Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 57:

Tesbih

Bu kavram 13 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

2. Bakara Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

37|2|30|وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى جَاعِلٌ فِى ٱلْأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُوٓا۟ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ ٱلدِّمَآءَ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Latin Literal

30. Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî câilun fîl ardı halîfeh(halîfeten), kâlû e tec’alu fîhâ men yufsidu fîhâ ve yesfikud dimâ(dimâe), ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek(leke), kâle innî a’lemu mâ lâ tâ’lemûn(tâ’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman Rabbin4 meleklere48: “Doğrusu ben yapıcıyım yerde/yeryüzünde bir halîfe189*.”; dediler**: “Kimse mi yaparsın orada*** (ki) fesat çıkarır/bozgunculuk yapar orada***; ve döker kan; ve bizler tesbih57 ederiz seni hamd3 ile; ve takdis ederiz/kutsarız seni”; dedi****: “Doğrusu ben bilirim bilmediğinizi.”

Notlar

Not 1

*Homo Sapiens yani bilge insan diğer insan türlerinin yerine halîfe olmuştur. 2:21 ayetinde işaret edilen insan türlerinin soyu kesilmiş ve onların yerine bilge insan yerin hâkimi yapılmıştır. Homo Sapiens öncesi Dünya gezegeninde yaşayan bu insan türleri takva sahibi değildi. Yaratılış gereği fücurlarıyla hareket ediyorlardı. Bilge insan değillerdi. Hayvansı iç güdülerle hareket ederek yerde kan döküyorlar, birbirlerini öldürüyorlar ve bozgunculuk yapıyorlardı. Melekler bunu gördüleri için Yüce Allah'a soru sormaktadırlar.   **Melekler.***Yerde.****Allah. 

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

334|3|41|قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ إِلَّا رَمْزًا وَٱذْكُر رَّبَّكَ كَثِيرًا وَسَبِّحْ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

Latin Literal

41. Kâle rabbic’al lî âyeh(âyeten), kâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâsete eyyâmin illâ remzâ(remzan), vezkur rabbeke kesîran ve sebbih bil aşiyyi vel ibkâr(ibkâri).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Yap bana bir ayet287"; dedi (Allah): "Senin ayetin287 konuşmamandır insanlara üç gün414; haricindedir bir işaret**"; ve zikret/an Rabbini4 çokça; ve tesbih57 et akşamla/aşiyyle ve sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle/ibkârla413."

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ**İşaret ederek, göstererek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

13. Ra'd Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1718|13|13|وَيُسَبِّحُ ٱلرَّعْدُ بِحَمْدِهِۦ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِۦ وَيُرْسِلُ ٱلصَّوَٰعِقَ فَيُصِيبُ بِهَا مَن يَشَآءُ وَهُمْ يُجَٰدِلُونَ فِى ٱللَّهِ وَهُوَ شَدِيدُ ٱلْمِحَالِ

Latin Literal

13. Ve yusebbihur ra’du bi hamdihî vel melâiketu min hîfetih(hîfetihî), ve yursilus savâıka fe yusîbu bihâ men ye?âu ve hum yucâdilûne fillâh(fillâhi), ve huve ?edîdul mihâl(mihâli).

Türkçe Çeviri

Ve tesbih57 eder gök gürültüsü* O’nun** hamdıyla3; ve melekler*** (de) O’nun** korkusundan; ve gönderir yıldırımlar260; öyle ki isabet ettir onunla**** dilediği kimseyi; ve onlar mücadele ederler Allah hakkında; ve O***** şiddetlidir mihâl966 (-de).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yusebbihu ve tesbih eder وَيُسَبِّحُ سبح
2 r-raa'du gök gürültüsü الرَّعْدُ رعد
3 bihamdihi O’nun hamdıyla بِحَمْدِهِ حمد
4 velmelaiketu ve melekler (de) وَالْمَلَائِكَةُ ملك
5 min مِنْ -
6 hifetihi O’nun korkusundan خِيفَتِهِ خوف
7 ve yursilu ve gönderir وَيُرْسِلُ رسل
8 s-savaika yıldırımlar الصَّوَاعِقَ صعق
9 fe yusibu öyle ki isabet ettir فَيُصِيبُ صوب
10 biha onunla بِهَا -
11 men kimseyi مَنْ -
12 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
13 vehum ve onlar وَهُمْ -
14 yucadilune mücadele ederler يُجَادِلُونَ جدل
15 fi hakkında فِي -
16 llahi Allah اللَّهِ -
17 ve huve ve O وَهُوَ -
18 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
19 l-mihali düzeni/planı/mihâl الْمِحَالِ محل

Notlar

Not 1

*Ra’d. Sureye adını veren kelime.**Allah'ın.***Evrenin içindeki sicimler ve evrenin dışındaki şerefli bilinçli varlıklar.****Yıldırımla.*****Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Yıldırım.

Kavram 260

260Yerle bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. Yere düşen/çarpan şimşek olup en tehlikeli şimşek türüdür. Yıldırımın dönüş darbesi yaklaşık 30.000 ampere ve sıcaklığı 30.000 °C'ye ulaşır. Öncül darbe buluttan yere yaklaşık 30 milisaniyede ulaşır ve yerden bulutun merkezine yaklaşık 100 milisaniyede döner.

Mihâl.

Kavram 966

966Düzenleme, planlama, kurnazlık, hileleri boşa çıkaracak planlama, tuzakları boşa çıkaracak tuzaklar.

17. İsrâ Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

2071|17|44|تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

Latin Literal

44. Tusebbihu lehus semâvâtus seb’u vel ardu ve men fîhinn(fîhinne), ve in min şey’in illâ yusebbihu bi hamdihî ve lâkin lâ tefkahûne tesbîhahum, innehu kâne halîmen gafûrâ(gafûren).

Türkçe Çeviri

Tesbih57 eder O'nu* yedi gökler161 ve yer; ve onlardaki kimse160; ve yoktur bir şeyden (ki) ancak tesbih57 eder hamd4 ile O’nu*; velakin/fakat anlamazsınız tesbihlerini57 onların; doğrusu O** oldu Halîm58; Gafûr20.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tusebbihu tesbih eder تُسَبِّحُ سبح
2 lehu O'nu (Allah’ı) لَهُ -
3 s-semavatu gökler السَّمَاوَاتُ سمو
4 s-seb'u yedi السَّبْعُ سبع
5 vel'erdu ve yer وَالْأَرْضُ ارض
6 ve men ve kimse وَمَنْ -
7 fihinne onlardaki فِيهِنَّ -
8 ve in ve yoktur وَإِنْ -
9 min مِنْ -
10 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
11 illa ancak إِلَّا -
12 yusebbihu tesbih eder يُسَبِّحُ سبح
13 bihamdihi hamd ile O’nu (Allah’ı) بِحَمْدِهِ حمد
14 velakin fakat وَلَٰكِنْ -
15 la لَا -
16 tefkahune anlamazsınız تَفْقَهُونَ فقه
17 tesbihahum tesbihlerini onların تَسْبِيحَهُمْ سبح
18 innehu doğrusu O (Allah) إِنَّهُ -
19 kane oldu كَانَ كون
20 halimen halîm/yumuşak huylu حَلِيمًا حلم
21 gafuran gafûr/bağışlayan غَفُورًا غفر

Notlar

Not 1

*Allah'ı. **Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Halîm

Kavram 58

58Yumuşak huylu.

Yedi göklerdeki kimse

Kavram 160

160Dış güneş sistemlerinde yaşayan, maddeden yaratılmış olan bilinçli varlıklar. Paralel evrenlerde yaşayan varlıklar.  

Yedi gökler

Kavram 161

161Çoklu gökler. Güneş sistemimiz ve onun benzerleri olan sistemler (çok sayıda gezegen atmosferi/gök içerdikleri için). Paralel evrenler (çok sayıda evren/gök içerdikleri için).

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

2501|21|20|يُسَبِّحُونَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ

Latin Literal

20. Yusebbihûnel leyle ven nehâre lâ yefturûn(yefturûne).

Türkçe Çeviri

Tesbih57 ederler gece171 ve gündüz170; gevşemezler/dinmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yusebbihune tesbih ederler يُسَبِّحُونَ سبح
2 l-leyle gece اللَّيْلَ ليل
3 ve nnehara ve gündüz وَالنَّهَارَ نهر
4 la لَا -
5 yefturune gevşemezler/dinmezler يَفْتُرُونَ فتر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Gündüz

Kavram 170

170Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle gündüz başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasına kadar devam eder.

Gece

Kavram 171

171Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

2560|21|79|فَفَهَّمْنَٰهَا سُلَيْمَٰنَ وَكُلًّا ءَاتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُۥدَ ٱلْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَٱلطَّيْرَ وَكُنَّا فَٰعِلِينَ

Latin Literal

79. Fe fehhemnâhâ suleymân(suleymâne), ve kullen âteynâ hukmen ve ılmen ve sehharnâ mea dâvudel cibâle yusebbihne vet tayr(tayre), ve kunnâ fâılîn(fâılîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kavrattık onu* Süleymân'a; ve her birine verdik bir hüküm67 ve bir ilim1143; ve boyun eğdirdik Dâvud'la birlikte dağları1137 (ki) tesbih57 ediyorlardı; ve kuşu1136 (da); ve olduk failler**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe fehhemnaha öyle ki, kavrattık onu فَفَهَّمْنَاهَا فهم
2 suleymane Süleyman'a سُلَيْمَانَ -
3 ve kullen ve her birine وَكُلًّا كلل
4 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
5 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
6 ve ilmen ve bir bilgi وَعِلْمًا علم
7 ve sehharna ve boyun eğdirdik وَسَخَّرْنَا سخر
8 mea birlikte مَعَ -
9 davude Davut'la دَاوُودَ -
10 l-cibale dağları الْجِبَالَ جبل
11 yusebbihne tesbih ederler يُسَبِّحْنَ سبح
12 ve ttayra ve kuşu وَالطَّيْرَ طير
13 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
14 failine yapanlar فَاعِلِينَ فعل

Notlar

Not 1

*Hüküm verme yetisini.**Faaliyete geçirenler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Hüküm

Kavram 67

67Yargı, karar, değer.

Dâvud'la beraber tesbih eden kuş.

Kavram 1136

1136İbibik kuşu; casusluk amacıyla kullanılan, güvercinlerden daha etkili kuşlar. Bu kuşlar sadece üreme döneminde öterler. Çok küçüktürler. Yabancı ülke topraklarına gizlice sokulurlar. İstihbarat küçük bir parşömene yazılıp ayağına bağlanır ve kuş salınır. Kuş doğruca yumurtadan çıktığı topraklara her nerede olursa olsun geri döner. Böylece çok kısa zamanda istihbarat elde edilir. Yaratılış özelliğine tabi olarak yüzüp gitmek anlamında olan tesbihlerini Dâvud'la birlikte yaparlar. İbibik kuşlarının eğitme, yönetme birimini başında olan insanın adı Hüdhüd olarak Kur'ân'da bize bildirilir.

Dâvud'la birlikte tesbih eden dağlar.

Kavram 1137

1137Tesbih etmek yaratılış özelliğine uyarak yüzüp gitmektir. Dağlar içlerindeki madenleri Dâvud'a sunarak onunla birlikte tesbih etmiştir.  

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

24. Nûr Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

2830|24|41|أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلطَّيْرُ صَٰٓفَّٰتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُۥ وَتَسْبِيحَهُۥ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِمَا يَفْعَلُونَ

Latin Literal

41. E lem tera ennallâhe yusebbihu lehu men fîs semâvâti vel ardı vet tayru sâffât(sâffâtin), kullun kad alime salâtehu ve tesbîhah(tesbîhahu), vallâhu alîmun bimâ yef’alûn(yef’alûne).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misin (ki) doğrusu Allah'ı; tesbih57 eder O’nu göklerdeki162 ve yerdeki kimse; ve kuş164 (ki) saflar halinde; her biri muhakkak ki bildi kendi salâtını75 ve tesbihini57; ve Allah bir Alîm'dir8 onların* yaptıklarına.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>24:41.&nbsp;Göklerde ve yeryüzünde bulunanların, sürü sürü uçanların, Allah’ı nasıl tesbih<sup>1</sup>&nbsp;ettiklerini görmüyor musun? Kuşkusuz hepsi salatını<sup>2</sup>&nbsp;ve tesbîhini bilmektedir. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.1-&nbsp;Evrendeki canlı- cansız varlıkların tamamı, Allah’ın varlığına ve gücüne tanıklık etmekte, yaradılışlarına uygun hareket etmekte, varoluş amaçlarının dışına çıkmamakta ve O’nun yüceliğini ifade etmektedirler. Allah’ın koyduğu yasaların işleyişindeki kusursuzluk ve düzen, Allah’ın tesbîh edilmesidir.&nbsp;Bu, evrendeki tüm varlıkların Allah’ın her türlü kusurdan uzak olduğunun kanıtı olması demektir. Tesbîh,Yaratan’ı tüm nitelikleriyle tanımak ve tanıtmaktır.&nbsp;2-&nbsp;O’na yönelmekte, O’na tabi olmakta, fıtratlarına uygun olanı yapmaktadırlar.24:41.&nbsp;Do you see/understand that God praises/glorifies for Him whom (is) in the skies/space and the earth/Planet Earth, and birds (with) expanded and motionless wings in a row? Each had known its prayers and its praise/glorification, and God (is) knowledgeable with what they make/do.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin? تَرَ راي
3 enne doğrusu أَنَّ -
4 llahe Allah'ı اللَّهَ -
5 yusebbihu tesbih eder يُسَبِّحُ سبح
6 lehu onu لَهُ -
7 men kimse مَنْ -
8 fi فِي -
9 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
10 vel'erdi ve yerdeki/yeryüzündeki وَالْأَرْضِ ارض
11 ve ttayru ve kuş وَالطَّيْرُ طير
12 saffatin saflar halinde صَافَّاتٍ صفف
13 kullun her biri كُلٌّ كلل
14 kad muhakkak ki قَدْ -
15 alime bildi عَلِمَ علم
16 salatehu kendi salatını صَلَاتَهُ صلو
17 ve tesbihahu ve tesbihini وَتَسْبِيحَهُ سبح
18 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
19 alimun bilendir عَلِيمٌ علم
20 bima بِمَا -
21 yef'alune onların yaptıklarını يَفْعَلُونَ فعل

Notlar

Not 1

*Kimselerin ve kuşların.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Salât-göçmen kuş

Kavram 75

75Bir göçmen kuşun kendisine verilen jeomanyetik GPS sistemini kullanarak bir hedefe doğru (göç) zihnen ve bedenen uçması.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Kuş

Kavram 164

164Saflar halinde uçan kuş. Göçmen kuşlar. Kendilerine bahşedilen jeomanyetik GPS sistemini takip ederek yılda iki kez göç etmeleri salâtlarıdır. 

38. Sâd Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3986|38|18|إِنَّا سَخَّرْنَا ٱلْجِبَالَ مَعَهُۥ يُسَبِّحْنَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِشْرَاقِ

Latin Literal

18. İnnâ sahharnel cibâle meahu yusebbıhne bil aşiyyi vel işrâk(işrâkı).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz boyun eğdirdik dağları onunla (Davut’la) birlikte; tesbih57 ederler akşamla/gün batımı sonrasıyla ve gün doğumuyla.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 sehharna boyun eğdirdik سَخَّرْنَا سخر
3 l-cibale dağları الْجِبَالَ جبل
4 meahu onunla (Davut’la) birlikte مَعَهُ -
5 yusebbihne tesbih ederler يُسَبِّحْنَ سبح
6 bil-aşiyyi akşamla/gün batımı sonrasıyla بِالْعَشِيِّ عشو
7 vel'işraki ve gün doğumuyla وَالْإِشْرَاقِ شرق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

41. Fussilet Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

4254|41|38|فَإِنِ ٱسْتَكْبَرُوا۟ فَٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُۥ بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ

Latin Literal

38. Fe inistekberû fellezîne inde rabbike yusebbihûne lehu bil leyli ven nehâri ve hum lâ yes’emûn(yes’emûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer büyüklendilerse; öyle ki kimseler; Rabbinin4 indinde/katında; tesbih57 ederler O'nu (Allah’ı); geceyle171 ve gündüzle170; ve onlar bıkmazlar/yorulmazlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feini öyle ki eğer فَإِنِ -
2 stekberu büyüklendilerse اسْتَكْبَرُوا كبر
3 fellezine öyle ki kimseler فَالَّذِينَ -
4 inde indinde/katında عِنْدَ عند
5 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 yusebbihune tesbih ederler يُسَبِّحُونَ سبح
7 lehu O'nu (Allah’ı) لَهُ -
8 bil-leyli geceyle بِاللَّيْلِ ليل
9 ve nnehari ve gündüzle وَالنَّهَارِ نهر
10 ve hum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yesemune bıkmazlar/yorulmazlar يَسْأَمُونَ سام

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Gündüz

Kavram 170

170Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle gündüz başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasına kadar devam eder.

Gece

Kavram 171

171Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.

57. Hadid Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5074|57|1|سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Latin Literal

1. Sebbeha lillâhi mâ fîs semâvâti vel ard(ardı), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Tesbih57 etti Allah'ı göklerdeki; ve yerdeki; ve O; Azîz'dir37; Hakîm'dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 sebbeha tesbih etti سَبَّحَ سبح
2 lillahi Allah'ı لِلَّهِ -
3 ma مَا -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
7 ve huve ve O وَهُوَ -
8 l-azizu azîzdir/güç yetirendir. الْعَزِيزُ عزز
9 l-hakimu hakîmdir/bilgedir. الْحَكِيمُ حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

59. Haşr Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

5148|59|24|هُوَ ٱللَّهُ ٱلْخَٰلِقُ ٱلْبَارِئُ ٱلْمُصَوِّرُ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Latin Literal

24. Huvallâhul hâlikul bâriûl musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehu mâ fîs semâvâti vel ard(ardı) ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

O; Allah’tır; Hâliktir103; Bârî'dir104; Musavvir'dir105; O'nadır güzel isimler49; tesbih57 ederler O'nu göklerdeki ve yerdeki; ve O (Allah); Azîz'dir37; Hakîm'dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O هُوَ -
2 llahu Allah’tır اللَّهُ -
3 l-haliku hâliktir/yaratandır الْخَالِقُ خلق
4 l-bariu bârî'dir/başlatıp yapandır الْبَارِئُ برا
5 l-musavviru musavvirdir/şekillendirendir/biçimlendirendir الْمُصَوِّرُ صور
6 lehu O'nadır لَهُ -
7 l-esma'u isimler الْأَسْمَاءُ سمو
8 l-husna en güzel الْحُسْنَىٰ حسن
9 yusebbihu tesbih ederler يُسَبِّحُ سبح
10 lehu O'nu لَهُ -
11 ma مَا -
12 fi فِي -
13 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
14 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
15 ve huve ve O وَهُوَ -
16 l-azizu azîzdir/güç yetirendir. الْعَزِيزُ عزز
17 l-hakimu hakîmdir/bilgedir الْحَكِيمُ حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

İsim, ad.

Kavram 49

49İsim; Yüce Allah'ın sıfatı ve tecelli edişi. Çoğul olarak 'isimler'; Yüce Allah'ın tüm sıfatları ve tecelli edişleri. En güzel isimler/sıfatlar O'nadır.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Hâlik

Kavram 103

103Yaratan.

Bârî

Kavram 104

104Başlatıp yapan.

Musavvir

Kavram 105

105Şekillendiren/biçimlendiren.

61. Saf Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5162|61|1|سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Latin Literal

1. Sebbeha lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı), ve huvel âzîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Tesbih57 etti Allah'ı göklerdeki162 ve yerdeki; ve O Azîz’dir37; Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 sebbeha tesbih etti سَبَّحَ سبح
2 lillahi Allah'ı لِلَّهِ -
3 ma مَا -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
6 ve ma ve وَمَا -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
9 ve huve ve O وَهُوَ -
10 l-azizu Azîz’dir الْعَزِيزُ عزز
11 l-hakimu Hakîm’dir الْحَكِيمُ حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

64. Teğabün Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5198|64|1|يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لَهُ ٱلْمُلْكُ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Latin Literal

1. Yusebbihu lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı), le hul mulku ve le hul hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Tesbih57 eder Allah'ı göklerdeki162 ve yerdeki; O’nadır* mülk**; ve O’nadır* hamd3; ve O*** her şey üzerine bir Kadîr’dir177.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yusebbihu tesbih eder يُسَبِّحُ سبح
2 lillahi Allah'ı لِلَّهِ -
3 ma مَا -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
6 ve ma ve وَمَا -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
9 lehu O’nadır لَهُ -
10 l-mulku mülk الْمُلْكُ ملك
11 velehu ve O’nadır وَلَهُ -
12 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
13 ve huve ve O وَهُوَ -
14 ala üzerine عَلَىٰ -
15 kulli her كُلِّ كلل
16 şey'in şey شَيْءٍ شيا
17 kadirun bir Kadîr’dir قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1

*Allah'adır.**Mülkiyet. Sahiplik. ***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Kadîr

Kavram 177

177Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 57:

Tesbih

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Tesbih

Kavram No: 57

Kısa Açıklama: 57 Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 13

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ve dediği zaman Rabbin 4 meleklere 48 : “Doğrusu ben yapıcıyım yerde/yeryüzünde bir halîfe 189 * .”; dediler ** : “Kimse mi yaparsın orada *** (ki) fesat çıkarır/bozgunculuk yapar orada *** ; ve döker kan; ve bizler tesbih 57 ederiz seni hamd 3 ile; ve takdis ederiz/kutsarız seni”; dedi **** : “Doğrusu ben bilirim bilmediğinizi.”

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Yap bana bir ayet 287 "; dedi (Allah): "Senin ayetin 287 konuşmamandır insanlara üç gün 414 ; haricindedir bir işaret ** "; ve zikret/an Rabbini 4 çokça; ve tesbih 57 et akşamla/aşiyyle ve sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle/ibkârla 413 ."

Ra'd Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve tesbih 57 eder gök gürültüsü * O’nun ** hamdıyla 3 ; ve melekler *** (de) O’nun ** korkusundan; ve gönderir yıldırımlar 260 ; öyle ki isabet ettir onunla **** dilediği kimseyi; ve onlar mücadele ederler Allah hakkında; ve O ***** şiddetlidir mihâl 966 (-de).

İsrâ Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Tesbih 57 eder O'nu * yedi gökler 161 ve yer; ve onlardaki kimse 160 ; ve yoktur bir şeyden (ki) ancak tesbih 57 eder hamd 4 ile O’nu * ; velakin/fakat anlamazsınız tesbihlerini 57 onların; doğrusu O ** oldu Halîm 58 ; Gafûr 20 .

Enbiyâ Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Tesbih 57 ederler gece 171 ve gündüz 170 ; gevşemezler/dinmezler.

Enbiyâ Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Öyle ki kavrattık onu * Süleymân'a; ve her birine verdik bir hüküm 67 ve bir ilim 1143 ; ve boyun eğdirdik Dâvud'la birlikte dağları 1137 (ki) tesbih 57 ediyorlardı; ve kuşu 1136 (da); ve olduk failler ** .

Nûr Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Hiç görmez misin (ki) doğrusu Allah'ı; tesbih 57 eder O’nu göklerdeki 162 ve yerdeki kimse; ve kuş 164 (ki) saflar halinde; her biri muhakkak ki bildi kendi salâtını 75 ve tesbihini 57 ; ve Allah bir Alîm'dir 8 onların * yaptıklarına.

Sâd Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Doğrusu biz boyun eğdirdik dağları onunla (Davut’la) birlikte; tesbih 57 ederler akşamla/gün batımı sonrasıyla ve gün doğumuyla.

Fussilet Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Öyle ki eğer büyüklendilerse; öyle ki kimseler; Rabbinin 4 indinde/katında; tesbih 57 ederler O'nu (Allah’ı); geceyle 171 ve gündüzle 170 ; ve onlar bıkmazlar/yorulmazlar.

Hadid Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Tesbih 57 etti Allah'ı göklerdeki; ve yerdeki; ve O; Azîz'dir 37 ; Hakîm'dir 9 .

Haşr Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: O; Allah’tır; Hâliktir 103 ; Bârî'dir 104 ; Musavvir'dir 105 ; O'nadır güzel isimler 49 ; tesbih 57 ederler O'nu göklerdeki ve yerdeki; ve O (Allah); Azîz'dir 37 ; Hakîm'dir 9 .

Saf Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Tesbih 57 etti Allah'ı göklerdeki 162 ve yerdeki; ve O Azîz’dir 37 ; Hakîm’dir 9 .

Teğabün Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Tesbih 57 eder Allah'ı göklerdeki 162 ve yerdeki; O’nadır * mülk ** ; ve O’nadır * hamd 3 ; ve O *** her şey üzerine bir Kadîr’dir 177 .