Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 287:

Ayet

Bu kavram 61 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

2. Bakara Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

113|2|106|مَا نَنسَخْ مِنْ ءَايَةٍ أَوْ نُنسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِّنْهَآ أَوْ مِثْلِهَآ أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Latin Literal

106. Mâ nensah min âyetin ev nunsihâ ne’ti bi hayrin minhâ ev mislihâ e lem ta’lem ennallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Nesh288 ettiğimizi/sildiğimizi bir ayetten287; ya da unuttururuz onu*; getiririz hayırlısını ondan** ya da mislini870 onun***; bilmez misin ki Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir177.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma مَا -
2 nenseh sildiğimizi نَنْسَخْ نسخ
3 min مِنْ -
4 ayetin bir ayetten ايَةٍ ايي
5 ev ya da أَوْ -
6 nunsiha unuttururuz onu نُنْسِهَا نسي
7 ne'ti getiririz نَأْتِ اتي
8 bihayrin hayırlısını بِخَيْرٍ خير
9 minha ondan (ayetten) مِنْهَا -
10 ev ya da أَوْ -
11 misliha mislini/benzerini onun مِثْلِهَا مثل
12 elem أَلَمْ -
13 tea'lem bilmez misin? تَعْلَمْ علم
14 enne ki أَنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 ala üzerine عَلَىٰ -
17 kulli her bir كُلِّ كلل
18 şey'in şey شَيْءٍ شيا
19 kadirun Kadîr’dir قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1

*Ayeti.**Ayetten.***Ayetin.

2. Bakara Suresi

Ayet 118

Arapça Metin (Harekeli)

125|2|118|وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا ٱللَّهُ أَوْ تَأْتِينَآ ءَايَةٌ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَٰبَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

Latin Literal

118. Ve kâlellezîne lâ ya’lemûne lev lâ yukellimunâllâhu ev te’tînâ âyeh(âyetun), kezâlike kâlellezîne min kablihim misle kavlihim, teşâbehet kulûbuhum, kad beyyennal âyâti li kavmin yûkınûn(yûkınûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi bilmeyen kimseler: “Eğer konuşmazsa bizlerle Allah; ya da getirmezse bizlere bir ayet287”; işte böyledir; onlardan önceki kimseler (de) onların söylemlerinin mislini870 dedi; benzeşti kalpleri onların; mutlak ki beyan226 ettik ayetleri237 bir kavim için (ki) kesinleşirler299 onlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 la لَا -
4 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم
5 levla eğer لَوْلَا -
6 yukellimuna konuşmazsa bizlerle يُكَلِّمُنَا كلم
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 ev ya da أَوْ -
9 te'tina getirmezse bizlere تَأْتِينَا اتي
10 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 kale dedi قَالَ قول
13 ellezine kimseler الَّذِينَ -
14 min مِنْ -
15 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
16 misle mislini/benzerini مِثْلَ مثل
17 kavlihim söylemlerini onların قَوْلِهِمْ قول
18 teşabehet benzeşti تَشَابَهَتْ شبه
19 kulubuhum Kalpleri onların قُلُوبُهُمْ قلب
20 kad Mutlak ki قَدْ -
21 beyyenna Beyan ettik/deklere ettik بَيَّنَّا بين
22 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
23 likavmin kavim için لِقَوْمٍ قوم
24 yukinune kesinleşirler يُوقِنُونَ يقن

2. Bakara Suresi

Ayet 248

Arapça Metin (Harekeli)

255|2|248|وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ءَايَةَ مُلْكِهِۦٓ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحْمِلُهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

248. Ve kâle lehum nebiyyuhum inne âyete mulkihî en ye’tiyekumut tâbûtu fîhi sekînetun min rabbikum ve bakiyyetun mimmâ terake âlu mûsâ ve âlu hârûne tahmiluhul melâikeh(melâiketu), inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi onlara nebileri132: "Doğrusu onun hükümdarlığının ayeti287 gelmesidir sizlere tabutun; ondadır bir sakinlik/dinginlik Rabbinizden4; ve bir bakiye/kalan Mûsâ ailesinin ve Hârûn ailesinin geride bıraktığından; yüklendi onu melekler366; doğrusu bundadır mutlak bir ayet287 sizlere; eğer olduysanız müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 nebiyyuhum nebileri نَبِيُّهُمْ نبا
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 ayete ayeti ايَةَ ايي
6 mulkihi onun hükümdarlığının مُلْكِهِ ملك
7 en ki أَنْ -
8 ye'tiyekumu getirir sizlere يَأْتِيَكُمُ اتي
9 t-tabutu tabutu التَّابُوتُ -
10 fihi ondadır فِيهِ -
11 sekinetun bir sakinlik سَكِينَةٌ سكن
12 min مِنْ -
13 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
14 ve bekiyyetun ve bir bakiye/kalan وَبَقِيَّةٌ بقي
15 mimma -ndan مِمَّا -
16 terake geride bıraktığından تَرَكَ ترك
17 alu ailesinin الُ اول
18 musa Musa مُوسَىٰ -
19 ve alu ve ailesinin وَالُ اول
20 harune Harun هَارُونَ -
21 tehmiluhu yüklendi onu تَحْمِلُهُ حمل
22 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 fi فِي -
25 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
26 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
27 lekum sizlere لَكُمْ -
28 in eğer إِنْ -
29 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
30 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Tabut yüklenen melekler.

Kavram 366

366Yetki/güç sahibi varlık.

2. Bakara Suresi

Ayet 259

Arapça Metin (Harekeli)

266|2|259|أَوْ كَٱلَّذِى مَرَّ عَلَىٰ قَرْيَةٍ وَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحْىِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعْدَ مَوْتِهَا فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِا۟ئَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۥ قَالَ كَمْ لَبِثْتَ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالَ بَل لَّبِثْتَ مِا۟ئَةَ عَامٍ فَٱنظُرْ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْ وَٱنظُرْ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَٱنظُرْ إِلَى ٱلْعِظَامِ كَيْفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًا فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعْلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Latin Literal

259. Ev kellezî merra alâ karyetin ve hiye hâviyetun alâ urûşihâ, kâle ennâ yuhyî hâzihillâhu ba’de mevtihâ, fe emâtehullâhu miete âmin summe beaseh(beasehu), kâle kem lebist(lebiste), kâle lebistu yevme ev ba’da yevm(yevmin), kâle bel lebiste miete âmin fenzur ilâ taâmike ve şerâbike lem yetesenneh, venzur ilâ hımârike ve li nec’aleke âyeten lin nâsi venzur ilâl izâmi keyfe nunşizuhâ summe neksûhâ lahmâ(lahmen), fe lemmâ tebeyyene lehu, kâle a’lemu ennallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Ya da bir kent üzerine uğramış kimse gibi; ve o (kent) harap/yıkıktır taşıyıcı yapıları üzerine; dedi (o kimse): “Nasıl canlandırır bunu Allah onun (kentin) ölümünden sonra?”; öyle ki öldürdü onu (o kimseyi) Allah bir yüz sene; sonra diriltti onu; dedi: “Ne kadar kaldın?”; dedi: “Kaldım bir gün ya da günün bir parçası; dedi (Allah): “Hayır! Kaldın bir yüz sene; öyle ki bak yiyeceğine ve içeceğine; asla bozulmaz o; ve bak merkebine/eşeğine; ve yapmamız için seni bir ayet287 insanlar için; ve bak kemiklere nasıl kaldırırız onu; sonra giydiririz ona et”; öyle ki ne zaman beyan226 oldu ona (o kimseye); dedi (o kimse): “Bildim ki doğrusu Allah her bir şey üzerine Kadîr'dir 177.”

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kadîr

Kavram 177

177Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

306|3|13|قَدْ كَانَ لَكُمْ ءَايَةٌ فِى فِئَتَيْنِ ٱلْتَقَتَا فِئَةٌ تُقَٰتِلُ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَأُخْرَىٰ كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُم مِّثْلَيْهِمْ رَأْىَ ٱلْعَيْنِ وَٱللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِهِۦ مَن يَشَآءُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّأُو۟لِى ٱلْأَبْصَٰرِ

Latin Literal

13. Kad kâne lekum âyetun fî fieteynil tekatâ fietun tukâtilu fî sebîlillâhi ve uhrâ kâfiratun yeravnehum misleyhim ra’yel ayn(ayni), vallâhu yûeyyidu bi nasrihî men yeşâ’(yeşâu) inne fî zâlike le ibreten li ulîl ebsâr(ebsâri).

Türkçe Çeviri

Muhakkak ki oldu sizlere bir ayet287 karşılaşan iki grupta; bir grup katleder Allah yolunda331; ve diğer (grup) kâfirdir25; göz bakışı (-yla) görürler (kâfirler) onları (Allah yolunda olanları) kendilerinin iki misli870; ve Allah destekler/arka çıkar kendi yardımıyla dilediği kimseye; doğrusu bundadır mutlak bir ibret; görüş sahipleri için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 ayetun bir ayet/gösterge ايَةٌ ايي
5 fi فِي -
6 fieteyni iki grupta فِئَتَيْنِ فاي
7 t-tekata karşılaştı ikisi الْتَقَتَا لقي
8 fietun bir grup فِئَةٌ فاي
9 tukatilu katleder (o grup) تُقَاتِلُ قتل
10 fi فِي -
11 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
12 llahi Allah اللَّهِ -
13 ve uhra ve diğer (grup) وَأُخْرَىٰ اخر
14 kafiratun kâfirdir كَافِرَةٌ كفر
15 yeravnehum görürler (kâfirler) onları يَرَوْنَهُمْ راي
16 misleyhim kendilerinin iki misli مِثْلَيْهِمْ مثل
17 ra'ye bakışı رَأْيَ راي
18 l-ayni göz الْعَيْنِ عين
19 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
20 yu'eyyidu destekler/arka çıkar يُؤَيِّدُ ايد
21 binesrihi yardımıyla O’nun بِنَصْرِهِ نصر
22 men kimseye مَنْ -
23 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 fi فِي -
26 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
27 leibraten mutlak bir ibret لَعِبْرَةً عبر
28 liuli sahipleri için لِأُولِي اول
29 l-ebsari görüşler الْأَبْصَارِ بصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Allah yolunda katletmek

Kavram 331

331Yüce Allah'ın yolu olan tek tanrıcı/monoteist inanca sahip kimseleri haksız yere katleden kimselere karşı tek tanrıcıların yaptığı, sınırı aşmadan yapılan katletme.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

334|3|41|قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ إِلَّا رَمْزًا وَٱذْكُر رَّبَّكَ كَثِيرًا وَسَبِّحْ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

Latin Literal

41. Kâle rabbic’al lî âyeh(âyeten), kâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâsete eyyâmin illâ remzâ(remzan), vezkur rabbeke kesîran ve sebbih bil aşiyyi vel ibkâr(ibkâri).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Yap bana bir ayet287"; dedi (Allah): "Senin ayetin287 konuşmamandır insanlara üç gün414; haricindedir bir işaret**"; ve zikret/an Rabbini4 çokça; ve tesbih57 et akşamla/aşiyyle ve sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle/ibkârla413."

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ**İşaret ederek, göstererek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tesbih

Kavram 57

57Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

İnsan ne zaman tesbih eder?

Kavram 413

AyetTesbih zamanı
24:36Gün doğumu sonrasında ve gün batımı öncesinde.
33:42Sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle ve gün batımı öncesinde.
19:11Sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle ve akşamla/Güneş’in batmasıyla.
40:55Sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle ve akşamla/gün batımı sonrasında.
20:130Güneş’in doğuşu öncesinde ve batışı öncesinde;
20:130Gece vakitlerinde
20:130Gündüzün iki yanında
50:39Güneş’in doğuşu öncesinde ve batışı öncesinde
24:36Gün doğumu sonrasında ve gün batımı öncesinde

Zekeriyyâ peygamberin 3 gün konuşamaması.

Kavram 414

414Yaşlı (3:40) olan Zekeriyyâ peygamberin geçici iskemik atak ‘transient ischaemic attack’ (TIA) olayına maruz kaldığını anlıyoruz. Boyundaki şah damarındaki bir pıhtının beyindeki bazı damarları geçici olarak tıkamasına bağlı geçici bir felç durumu gelişir. TIA geçiren bir kişide farklı belirtiler olur. Bunlardan bir tanesi de konuşmanın bozulması veya hiç konuşamamaktır. Ancak TIA geçiren kimselerin bilinci açık olur; el-kol hareketleri ile insanlarla anlaşabilirler. Belirli bir süre sonra damar açılır ve hasta normale döner. Zekeriyyâ peygamber 3 gün boyunca neden konuşamadı? TIA ‘geçici iskemik atak’ ‘Transient ischaemic attack’ ile verilen bir ders.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

342|3|49|وَرَسُولًا إِلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَنِّى قَدْ جِئْتُكُم بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّىٓ أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ ٱلطِّينِ كَهَيْـَٔةِ ٱلطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًۢا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَأُبْرِئُ ٱلْأَكْمَهَ وَٱلْأَبْرَصَ وَأُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِى بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

49. Ve resûlen ilâ benî isrâîle ennî kad ci’tukum bi âyetin min rabbikum, ennî ehluku lekum minet tîni ke heyetit tayri fe enfuhu fîhi fe yekûnu tayran bi iznillâh(iznillâhi), ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyîl mevtâ bi iznillâh(iznillâhi), ve unebbiukum bi mâ te’kulûne ve mâ teddehırûne, fî buyûtikum inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve bir resûldür418 İsrâîloğullarına197; (der) "ki ben muhakkak geldim sizlere Rabbinizden4 bir ayetle287; ki ben yaratırım sizlere ıslak topraktan kuş şekli gibi (bir şey); öyle ki üflerim onun içine; öyle ki olur bir kuş419 Allah'ın izniyle; ve iyileştiririm doğuştan körü ve cüzzamı/leprayı419; ve diriltirim/canlandırırım ölüleri419 Allah'ın izniyle; ve haber veririm sizlere yediğinizi ve depoladığınızı evlerinizde419; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 sizlere; eğer olduysanız müminler27."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rasulen ve bir resuldür وَرَسُولًا رسل
2 ila إِلَىٰ -
3 beni oğullarına بَنِي بني
4 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
5 enni ki ben أَنِّي -
6 kad muhakkak قَدْ -
7 ci'tukum geldim sizlere جِئْتُكُمْ جيا
8 biayetin ayetle بِايَةٍ ايي
9 min مِنْ -
10 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
11 enni ki ben أَنِّي -
12 ehluku yaratırım أَخْلُقُ خلق
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 mine مِنَ -
15 t-tini ıslak topraktan الطِّينِ طين
16 kehey'eti şekli gibi كَهَيْئَةِ هيا
17 t-tayri kuş الطَّيْرِ طير
18 feenfuhu öyle ki üflerim فَأَنْفُخُ نفخ
19 fihi onun içine فِيهِ -
20 fe yekunu öyle ki olur o فَيَكُونُ كون
21 tayran bir kuş طَيْرًا طير
22 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 ve ubriu ve iyileştiririm وَأُبْرِئُ برا
25 l-ekmehe doğuştan körü الْأَكْمَهَ كمه
26 vel'ebrasa ve cüzzamı/leprayı وَالْأَبْرَصَ برص
27 ve uhyi ve diriltirim/canlandırırım وَأُحْيِي حيي
28 l-mevta ölüleri الْمَوْتَىٰ موت
29 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
30 llahi Allah'ın اللَّهِ -
31 ve unebbiukum ve haber veririm sizlere وَأُنَبِّئُكُمْ نبا
32 bima بِمَا -
33 te'kulune yediğinizi تَأْكُلُونَ اكل
34 ve ma ve وَمَا -
35 teddehirune depoladığınızı تَدَّخِرُونَ ذخر
36 fi فِي -
37 buyutikum evlerinizde بُيُوتِكُمْ بيت
38 inne doğrusu إِنَّ -
39 fi فِي -
40 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
41 layeten mutlak ayetler (vardır) لَايَةً ايي
42 lekum sizlere لَكُمْ -
43 in eğer إِنْ -
44 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
45 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Îsâ'nın mucizeleri.

Kavram 419

419Îsâ peygamberin göstermiş olduğu mucizeleri.Doğuştan körü ve cüzzamlıyı iyileştirmek. Bu iki hastalığın işaret edilmesi de anlamlıdır. Doğuştan körlüğün en sık nedeni Trahomdur. Doğum esnasında bebeğin gözüne annenin doğum kanalından bir bakteri ('Chlamydia trachomatis') bulaşırsa gözün korneası iltihaplanır ve ışığa geçirgenliğini kaybeder. Bebek doğuştan kör olmuş olur.  Kendiliğinden iyileşmesi asla söz konusu olmaz. Cüzzam/lepra ise 'Mycobacterium leprae' isimli bir bakterinin neden olduğu, bulaşıcı ve kronik bir hastalıktır. Hastaların vücutlarında korkunç bezeler çıkar. Sinir sistemini etkiler. Sinir sistemi tutulumunda modern tedaviye rağmen bile iyileşme olmaz. Sayısız hastalık içinden kendiliğinden iyileşme ihtimali olmayan bu iki hastalığın işaret edilmesi bile Kur'an'ın bir mucizesidir. Islak topraktan kuşu canlı kuşa dönüştürmek ve ölüleri diriltmek.Evrenimiz holografik evren prensibi kapsamında bir üst boyutta bulunan 2D zardaki (Levh-i Mahfuz) bilginin evrenin içine yansımasından oluşur. Matrix filmi gibi düşünülebilir. Yüce Allah Levh-i Mahfuz'da kodlanmış olan kuş şeklindeki ıslak toprak atomlarının kuantum bilgilerini değiştirerek bu atomları canlı bir kuşu oluşturan atomlara dönüştürür. Ölmüş bir insanı tekrar canlandırmak da aynı şekildedir. Bu dönüşümleri ancak evreni yaratan ve evrene bir üst boyuttan müdahale etme yetkisi olan bir varlık yapabilir.Îsâ'ya verilen bu mucizeler mutlak ki Yüce Allah'ın izni ve yetkisiyle gerçekleşmiştir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

343|3|50|وَمُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَىَّ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَلِأُحِلَّ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُم بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Latin Literal

50. Ve musaddikan limâ beyne yedeyye minet tevrâti ve li uhılle lekum ba’dallezî hurrime aleykum ve ci’tukum bi âyetin min rabbikum fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).

Türkçe Çeviri

"Ve bir musaddık140 (olarak) Tevrât’tan iki eliniz arasındakine; ve helal kılmak için sizlere bazısını ki haram kılındı üzerinize421; ve geldim sizlere Rabbinizden4 bir ayetle287; ve takvalı21 olun Allah’a; ve itaat edin bana420."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve musaddikan ve bir musaddık وَمُصَدِّقًا صدق
2 lima لِمَا -
3 beyne arasındakine بَيْنَ بين
4 yedeyye iki eliniz يَدَيَّ يدي
5 mine مِنَ -
6 t-tevrati Tevrat’tan التَّوْرَاةِ -
7 veliuhille ve helal kılmak için وَلِأُحِلَّ حلل
8 lekum sizlere لَكُمْ -
9 bea'de bazısını بَعْضَ بعض
10 llezi ki الَّذِي -
11 hurrime haram kılındı حُرِّمَ حرم
12 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
13 ve ci'tukum ve geldim sizlere وَجِئْتُكُمْ جيا
14 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
15 min مِنْ -
16 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
17 fetteku ve takvalı olun فَاتَّقُوا وقي
18 llahe Allah’a اللَّهَ -
19 ve etiuni ve itaat edin bana وَأَطِيعُونِ طوع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Musaddık

Kavram 140

140Doğrulayıp tasdik edici. Sadece tasdik edici/doğrulayıcı değil; aynı zamanda yanlış olanın doğrusunu da tasdik edici. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Îsâ'ya itaat etmek.

Kavram 420

420Yüce Allah resûllerin getirdiğine yani kutsal kitaplara itaat etmemizi emretmiştir. Kendilerine değil. Îsâ'ya itaat etmemiz de emredilmiştir. Demek ki resûl Muhammed'e itaat etmek onun adına uydurulmuş, tamamı zan olan söylentilere/hadislere itaat etmek değildir. Ehli sünnete tabi olmuş kimseler şunu iyice düşünsün; resûle itaat etmeyi kutsal kitaplar haricinde söylentilere/hadislere itaat olarak algılıyorlarsa Îsâ'nın sünnetine de tabi olmaları gerektiğini bilsinler. Hristiyanlıkta Îsâ adına uydurulmuş birçok söylenti/hadis mevcuttur. Mûsâ adına uydurulmuş Talmud kitabına uymaları gerektiğini bilsinler.     

Resûllerin haram helal kılma yetkisi var mı?

Kavram 421

421Resûllerin kendi dinleri olmaz. Kendi helalleri ve kendi haramları olamaz. Nasıl ki kendi mucizeleri olamayacağı gibi. Yüce Allah'ın İslam dini asla değişmez. Ancak dinden şeriat değişebilir. Yahudilere hayvanların iç yağı haram edilmişti. Kur'an bu haramı helal kıldı. Haram ve helal etme yetkisi sadece Yüce Allah'ın uhdesindedir. Sadece kutsal kitapların uhdesindedir. Yüce Allah tarafından tamamı zan olan hadislerin/söylentilere bir yetki verilmemiştir.   

6. En'âm Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

814|6|25|وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوكَ يُجَٰدِلُونَكَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Latin Literal

25. Ve minhum men yestemiu ileyk(ileyke), ve cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakran), ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minû bihâ, hattâ izâ câuke yucâdilûneke yekûlullezîne keferû in hâzâ illâ esâtîrul evvelîn(evvelîne).

Türkçe Çeviri

Ve onlardan kimse (ki) işitir seni; ve yaptık kalplerinin üzerine bir saklayan/gizleyen siper ki (farklı) fıkıh eder/anlar onu*; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer görseler her bir ayeti287 iman47 etmezler ona; ta ki geldikleri zaman sana mücadeleye girişirler sana; kâfirlik25 etmiş kimseler dedi ki: "Bu ancak evvelkilerin** satırlarıdır/hikayeleridir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
2 men kimse مَنْ -
3 yestemiu işitir يَسْتَمِعُ سمع
4 ileyke seni إِلَيْكَ -
5 vecealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
6 ala üzerine عَلَىٰ -
7 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
8 ekinneten bir saklayan/gizleyen siper أَكِنَّةً كنن
9 en ki أَنْ -
10 yefkahuhu (farklı) fıkıh eder onu يَفْقَهُوهُ فقه
11 ve fi ve وَفِي -
12 azanihim kulaklarına اذَانِهِمْ اذن
13 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
14 ve in ve eğer وَإِنْ -
15 yerav görseler يَرَوْا راي
16 kulle her كُلَّ كلل
17 ayetin bir ayeti ايَةٍ ايي
18 la لَا -
19 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
20 biha ona بِهَا -
21 hatta taki حَتَّىٰ -
22 iza zaman إِذَا -
23 ca'uke geldikler zaman sana جَاءُوكَ جيا
24 yucadiluneke mücadeleye girişirler sana يُجَادِلُونَكَ جدل
25 yekulu dedi يَقُولُ قول
26 ellezine kimseler الَّذِينَ -
27 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
28 in ki إِنْ -
29 haza bu هَٰذَا -
30 illa ancak إِلَّا -
31 esatiru satırlarıdır/hikayeleridir أَسَاطِيرُ سطر
32 l-evveline evvelkilerin الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1

*Risâleti. Yüce Allah'ın mesajını (Kur'an'ı) resûlün ağzından işitirler. Ancak kalplerindeki siper, hastalık, perde, paslanma nedeniyle Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını doğru anlayamazlar. Farklı anlarlar. Bozuk numaralı bir gözlük takmış bir insan gibi gerçeği göremezler. Kalplerindeki bu siper de doğru anlamayı imkansızlaştırır. Kulaklarındaki ağırlık, uyuşukluk da doğru anlamalarına engeldir. **İlklerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

6. En'âm Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

824|6|35|وَإِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ إِعْرَاضُهُمْ فَإِنِ ٱسْتَطَعْتَ أَن تَبْتَغِىَ نَفَقًا فِى ٱلْأَرْضِ أَوْ سُلَّمًا فِى ٱلسَّمَآءِ فَتَأْتِيَهُم بِـَٔايَةٍ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ

Latin Literal

35. Ve in kâne kebure aleyke i’râduhum fe inisteta’te en tebtegıye nefekan fîl ardı ev sullemen fîs semâi fe te’tiyehum bi âyeh(âyetin), ve lev şâallâhu le cemeahum alel hudâ fe lâ tekûnenne minel câhilîn(câhilîne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer olduysa sana yüz çevirmeleri büyük (bir şey); öyle ki eğer tabi olabilirsen ki ara/bakın* bir delik yerde ya da bir merdiven gökte; öyle ki gelirsin onlara bir ayetle287; şayet dileseydi* Allah (ki) mutlak bir araya getirirdi onları hidayet üzerine; öyle ki sakın olma cahillerden*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 kane olduysa كَانَ كون
3 kebura büyük كَبُرَ كبر
4 aleyke sana عَلَيْكَ -
5 ia'raduhum yüz çevirmeleri إِعْرَاضُهُمْ عرض
6 feini öyle ki eğer فَإِنِ -
7 stetaa'te tabi olabilirsen اسْتَطَعْتَ طوع
8 en ki أَنْ -
9 tebtegiye ara/bakın تَبْتَغِيَ بغي
10 nefekan bir delik نَفَقًا نفق
11 fi فِي -
12 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
13 ev ya da أَوْ -
14 sullemen bir merdiven سُلَّمًا سلم
15 fi فِي -
16 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
17 fete'tiyehum öyle ki gelirsin onlara فَتَأْتِيَهُمْ اتي
18 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
19 velev şayet وَلَوْ -
20 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
21 llahu Allah اللَّهُ -
22 lecemeahum mutlak bir araya getirirdi onları لَجَمَعَهُمْ جمع
23 ala üzerine عَلَى -
24 l-huda hidayet الْهُدَىٰ هدي
25 fela öyle ki فَلَا -
26 tekunenne sakın olma تَكُونَنَّ كون
27 mine مِنَ -
28 l-cahiline cahillerden الْجَاهِلِينَ جهل

Notlar

Not 1

*Anlaşılır ki resûl Muhammed yüz çeviren kimseleri ikna etmek için Yüce Allah'tan mucize istemiştir. Yüce Allah mucizelerin kendi indinden geldiğini, şayet dileseydi insanların tamamını iman eder olarak bir araya toplayabileceğini bildirmiştir. Ayrıca bilmediğimiz konularda, bilmediğimiz şeylerde Yüce Allah'tan ısrarla bir şeyler dilemenin de cahillik olacağını Yüce Rabbimiz bizlere bildirmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

6. En'âm Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

826|6|37|وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يُنَزِّلَ ءَايَةً وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Latin Literal

37. Ve kâlû lev lâ nuzzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), kul innallâhe kâdirun alâ en yunezzile âyeten ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: "Değil miydi indirilmeli ona bir ayet287 Rabbinden4!"; de ki: "Doğrusu Allah bir Kâdir’dir598 üzerine ki indirir bir ayet287; velakin/fakat çokları onların bilmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 levla değil miydi? لَوْلَا -
3 nuzzile indirilmeli نُزِّلَ نزل
4 aleyhi ona عَلَيْهِ -
5 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
8 kul de ki قُلْ قول
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 llahe Allah اللَّهَ -
11 kadirun bir Kâdir’dir قَادِرٌ قدر
12 ala üzerine عَلَىٰ -
13 en ki أَنْ -
14 yunezzile indirir يُنَزِّلَ نزل
15 ayeten bir ayet ايَةً ايي
16 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
17 ekserahum çokları onların أَكْثَرَهُمْ كثر
18 la لَا -
19 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Kâdir

Kavram 598

598Güç kudret üstünlük sahibi; başarmaya/yapmaya yetkin. Her şeyin üstesinden gelen.

6. En'âm Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

898|6|109|وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَئِن جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ لَّيُؤْمِنُنَّ بِهَا قُلْ إِنَّمَا ٱلْءَايَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْ أَنَّهَآ إِذَا جَآءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

109. Ve aksemû billâhi cehde eymânihim le in câethum âyetun le yu’minunne bih(bihâ), kul innemel ayâtu indallâhi ve mâ yuş’irukum ennehâ izâ câet lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve kasem548 ettiler Allah'a en güçlü yeminleriyle; ki eğer gelseydi onlara bir ayet287 mutlak iman47 ederler ona* (diye); de ki: "Doğrusu ayetler237 Allah’ın indindedir/katındadır; ve (Allah) şuurlandırır** sizleri; ki o* geldiği zaman iman47 etmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eksemu ve kasem ettiler وَأَقْسَمُوا قسم
2 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
3 cehde en güçlü جَهْدَ جهد
4 eymanihim yeminleriyle أَيْمَانِهِمْ يمن
5 lein ki eğer لَئِنْ -
6 ca'ethum gelseydi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
7 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
8 leyu'minunne mutlak iman ederler لَيُؤْمِنُنَّ امن
9 biha ona بِهَا -
10 kul de ki قُلْ قول
11 innema doğrusu إِنَّمَا -
12 l-ayatu ayetler الْايَاتُ ايي
13 inde indindedir عِنْدَ عند
14 llahi Allah’ın اللَّهِ -
15 ve ma ve وَمَا -
16 yuş'irukum şuurlandırandır sizlere يُشْعِرُكُمْ شعر
17 enneha ki o أَنَّهَا -
18 iza إِذَا -
19 ca'et geldiği zaman جَاءَتْ جيا
20 la لَا -
21 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Ayete, ayet.**Bilinçlendirir, farkındalık verir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Kasem

Kavram 548

548Ant içmek, yemin, bir şeyi yapmaya veya yapmamaya söz vermek.

7. A'râf Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

1012|7|58|وَٱلْبَلَدُ ٱلطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُۥ بِإِذْنِ رَبِّهِۦ وَٱلَّذِى خَبُثَ لَا يَخْرُجُ إِلَّا نَكِدًا كَذَٰلِكَ نُصَرِّفُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَشْكُرُونَ

Latin Literal

58. Vel beledut tayyibu yahrucu nebâtuhu bi izni rabbih(rabbihi), vellezî habuse lâ yahrucu illâ nekidâ(nekiden), kezâlike nusarriful âyâti li kavmin yeşkurûn(yeşkurûne).

Türkçe Çeviri

Ve iyi/hoş belde (ki) çıkar onun bitkisi onun (beldenin) Rabbinin4 izniyle; ve habisin/kötünün (ise) çıkmaz az veren/haşin (olan) dışında; işte böyledir; yönlendiririz ayetleri287 şükreder43 bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velbeledu ve beldenin وَالْبَلَدُ بلد
2 t-tayyibu iyi/hoş الطَّيِّبُ طيب
3 yehrucu çıkar يَخْرُجُ خرج
4 nebatuhu bitkisi onun نَبَاتُهُ نبت
5 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
6 rabbihi onun (beldenin) Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 vellezi ve وَالَّذِي -
8 habuse habisin/kötünün خَبُثَ خبث
9 la لَا -
10 yehrucu çıkmaz يَخْرُجُ خرج
11 illa dışında إِلَّا -
12 nekiden az veren/haşin نَكِدًا نكد
13 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
14 nusarrifu yönlendiririz نُصَرِّفُ صرف
15 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
16 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
17 yeşkurune şükrederler يَشْكُرُونَ شكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

şükür/şükr

Kavram 43

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

7. A'râf Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

1027|7|73|وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَٰلِحًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ قَدْ جَآءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمْ ءَايَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِىٓ أَرْضِ ٱللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

73. Ve ilâ semûde ehâhum sâlihan kâle yâ kavmi’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu, kad câetkum beyyinetun min rabbikum hâzihî nâkatullâhi lekum âyeten fe zerûha te’kul fî ardıllâhi ve lâ temessûhâ bi sûin fe ye’huzekum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Ve Semûd’a kardeşleri Sâlih'i; dedi: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh74 O'ndan başka; muhakkak geldi sizlere bir beyanat620 Rabbinizden4; bu dişi devesi672 Allah'ın sizlere bir ayetidir287; öyle ki bırakın onu (dişi deveyi) yesin Allah'ın yerinde; ve temas etmeyin ona (dişi deveye) bir kötülükle; öyle ki yakalar sizleri elim bir azap."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ila ve وَإِلَىٰ -
2 semude Semud’a ثَمُودَ -
3 ehahum kardeşleri أَخَاهُمْ اخو
4 salihen Salih'i صَالِحًا صلح
5 kale dedi قَالَ قول
6 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
7 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
8 llahe Allah'a اللَّهَ -
9 ma yoktur مَا -
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 min hiçbir مِنْ -
12 ilahin ilâh إِلَٰهٍ اله
13 gayruhu O'ndan başka غَيْرُهُ غير
14 kad muhakkak قَدْ -
15 ca'etkum gelsi sizlere جَاءَتْكُمْ جيا
16 beyyinetun bir beyanat بَيِّنَةٌ بين
17 min مِنْ -
18 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
19 hazihi budur هَٰذِهِ -
20 nakatu dişi devesi نَاقَةُ نوق
21 llahi Allah'ın اللَّهِ -
22 lekum sizlere لَكُمْ -
23 ayeten bir ayet (olarak) ايَةً ايي
24 fezeruha öyle ki bırakın onu (dişi deveyi) فَذَرُوهَا وذر
25 te'kul yesin تَأْكُلْ اكل
26 fi فِي -
27 erdi yerde أَرْضِ ارض
28 llahi Allah'ın اللَّهِ -
29 ve la ve وَلَا -
30 temessuha temas etmeyin ona تَمَسُّوهَا مسس
31 bisu'in bir kötülükle بِسُوءٍ سوا
32 feye'huzekum öyle ki yakalar sizleri فَيَأْخُذَكُمْ اخذ
33 azabun bir azab عَذَابٌ عذب
34 elimun bir elim أَلِيمٌ الم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Allah'ın dişi devesi.

Kavram 672

672Semûd kavmine verilen bir ayettir; mucizedir. Allah'ın bir malı, bir evi, bir hayvanı asla olmaz. Evrenin her şeyi zaten O'nundur. Anlarız ki bir şeyin Yüce Allah'a ait olduğunun vurgulanması onun kamuya, topluma ait olmasındandır. Hiç kimseye, hiçbir şahsa ait olmayan şey demektir. Allah'ın evi, Allah'ın dişi devesi, Allah'a ait olan ganimetler bu şekilde okunmalıdır.Anlarız ki bu dişi deve bir mucizedir. Muhtemel ki kendi başına gezinen, Yüce Allah'ın yeri olan kamuya ait arazilerde beslenen bu dişi deve ihtiyaç sahipleri için bol miktarda süt vermektedir. 7:73 ayetinde deveye kötülükle temas edilmemesi vurgulanmıştır. Anlarız ki bu deveye iyilik amaçlı olarak temas edilmektedir. Belirli aralıklarla sütü alınıp dağıtılmaktadır.  

7. A'râf Suresi

Ayet 103

Arapça Metin (Harekeli)

1057|7|103|ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَظَلَمُوا۟ بِهَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

Latin Literal

103. Summe beasnâ min ba’dihim mûsâ bi âyâtinâ ilâ fir’avne ve melâihi fe zalemû bihâ, fanzur keyfe kâne âkıbetul mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

Sonra gönderdik onların sonrasında Mûsâ'yı ayetlerimizle287 firavuna ve onun* melesine364; öyle ki zulmettiler257 ona**; öyle ki bak nasıl oldu akıbeti892 fesat265 çıkaranların.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 beasna gönderdik بَعَثْنَا بعث
3 min مِنْ -
4 bea'dihim sonrasında onların بَعْدِهِمْ بعد
5 musa Musa'yı مُوسَىٰ -
6 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
7 ila إِلَىٰ -
8 fir'avne Fir'avn'a فِرْعَوْنَ -
9 ve meleihi ve melesine onun وَمَلَئِهِ ملا
10 fezelemu öyle ki zulmettiler فَظَلَمُوا ظلم
11 biha ona بِهَا -
12 fenzur öyle ki bak فَانْظُرْ نظر
13 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
14 kane oldu كَانَ كون
15 aakibetu akibeti عَاقِبَةُ عقب
16 l-mufsidine fesat çıkaranların الْمُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*Firavunun.**Ayete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fesat çıkarmak

Kavram 265

265Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Mele

Kavram 364

364Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

7. A'râf Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

1060|7|106|قَالَ إِن كُنتَ جِئْتَ بِـَٔايَةٍ فَأْتِ بِهَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

106. Kâle in kunte ci’te bi âyetin fe’ti bihâ in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (firavun): "Eğer olduysan (ki) geldin bir ayetle287; getir onu*; eğer olduysan sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (firavun) قَالَ قول
2 in eğer إِنْ -
3 kunte olduysan كُنْتَ كون
4 ci'te gelmiş جِئْتَ جيا
5 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
6 fe'ti getir فَأْتِ اتي
7 biha onu بِهَا -
8 in eğer إِنْ -
9 kunte olduysan كُنْتَ كون
10 mine مِنَ -
11 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Ayeti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

7. A'râf Suresi

Ayet 132

Arapça Metin (Harekeli)

1086|7|132|وَقَالُوا۟ مَهْمَا تَأْتِنَا بِهِۦ مِنْ ءَايَةٍ لِّتَسْحَرَنَا بِهَا فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

132. Ve kâlû mehmâ te’tinâ bihî min âyetin li tesharenâ bihâ fe mâ nahnu leke bi mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: "Ne kadar gelsen de bizlere kendisiyle bir ayetten287; sihirle büyülemek için bizleri onunla; öyle ki değiliz bizler sana iman47 edenler."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 mehma ne kadar مَهْمَا -
3 te'tina gelsen de bizlere تَأْتِنَا اتي
4 bihi onunla بِهِ -
5 min bir مِنْ -
6 ayetin bir ayetten ايَةٍ ايي
7 litesharana sihirle büyülemek için لِتَسْحَرَنَا سحر
8 biha kendisiyle بِهَا -
9 fema öyle ki değiliz فَمَا -
10 nehnu biz نَحْنُ -
11 leke sana لَكَ -
12 bimu'minine iman edenler بِمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

7. A'râf Suresi

Ayet 146

Arapça Metin (Harekeli)

1100|7|146|سَأَصْرِفُ عَنْ ءَايَٰتِىَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلْغَىِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

Latin Literal

146. Seasrifu an âyâtiyellezîne yetekebberûne fîl ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minu bihâ ve in yerev sebîler ruşdi lâ yettehızûhu sebîlen ve in yerev sebilel gayyi yettehızûhu sebîl(sebîlen), zâlike bi ennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Uzak tutacağım ayetlerimden454 kimseleri (ki) kibirlenirler/büyüklenirler yerde olmaksızın hak/gerçek; ve eğer görseler her bir ayeti287 iman47 etmezler ona*; ve eğer görseler reşit/doğru/olgun yolu edinmezler/tutmazlar onu** bir yol (olarak); ve eğer görseler sapkınlık yolunu edinirler/tutarlar onu** bir yol (olarak); işte böyledir; ki ayetlerimizi yalanladıklarındandır195; ve ondan gâfil310 olduklarındandır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seesrifu uzak tutacağım سَأَصْرِفُ صرف
2 an عَنْ -
3 ayatiye ayetlerim ايَاتِيَ ايي
4 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
5 yetekebberune kibirlenirler/büyüklenirler يَتَكَبَّرُونَ كبر
6 fi فِي -
7 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
8 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
9 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
10 ve in ve eğer وَإِنْ -
11 yerav görseler يَرَوْا راي
12 kulle herbir كُلَّ كلل
13 ayetin ayeti ايَةٍ ايي
14 la لَا -
15 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
16 biha ona بِهَا -
17 ve in ve eğer وَإِنْ -
18 yerav görseler يَرَوْا راي
19 sebile yolu سَبِيلَ سبل
20 r-ruşdi reşid/doğru/olgun الرُّشْدِ رشد
21 la لَا -
22 yettehizuhu edinmezler/tutmazlar onu يَتَّخِذُوهُ اخذ
23 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل
24 vein ve eğer وَإِنْ -
25 yerav görseler يَرَوْا راي
26 sebile yolunu سَبِيلَ سبل
27 l-gayyi sapkınlık الْغَيِّ غوي
28 yettehizuhu edinirler/tutarlar onu يَتَّخِذُوهُ اخذ
29 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل
30 zalike işte böyledir ذَٰلِكَ -
31 biennehum ki onların بِأَنَّهُمْ -
32 kezzebu yalanlamalarıyladır كَذَّبُوا كذب
33 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
34 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
35 anha ondan عَنْهَا -
36 gafiline gafiller غَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*Ayete.**Yolu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

10. Yunus Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

1382|10|20|وَيَقُولُونَ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَقُلْ إِنَّمَا ٱلْغَيْبُ لِلَّهِ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

Latin Literal

20. Ve yekûlûne lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), fe kul innemel gaybu lillâhi fentezirû, innî meakum minel muntazirîn(muntazirîne).

Türkçe Çeviri

Ve derler: "Oysa indirilmedi ona* bir ayet287 Rabbinden4 onun*"; öyle ki de ki: "Gayb62 ancak Allah’adır; öyle ki gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle beraber gözetleyenlerdenim."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 levla oysa لَوْلَا -
3 unzile indirilmedi أُنْزِلَ نزل
4 aleyhi ona عَلَيْهِ -
5 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
8 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 l-gaybu gayb الْغَيْبُ غيب
11 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
12 fenteziru öyleyse gözetleyin فَانْتَظِرُوا نظر
13 inni doğrusu ben إِنِّي -
14 meakum sizinle beraber مَعَكُمْ -
15 mine مِنَ -
16 l-muntezirine gözetleyenlerdenim الْمُنْتَظِرِينَ نظر

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

10. Yunus Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

1454|10|92|فَٱلْيَوْمَ نُنَجِّيكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ ءَايَةً وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ عَنْ ءَايَٰتِنَا لَغَٰفِلُونَ

Latin Literal

92. Fel yevme nuneccîke bi bedenike li tekûne limen halfeke âyeh(âyeten), ve inne kesîren minen nâsi an âyâtinâ le gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki o gün kurtarırız seni* bedeninle877 olman için sana halife65** (olan) kimseye bir ayet287; ve doğrusu insanlardan ekserisi ayetlerimizden237 mutlak gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felyevme öyle ki o gün فَالْيَوْمَ يوم
2 nuneccike kurtarırız seni نُنَجِّيكَ نجو
3 bibedenike bedeninle senin بِبَدَنِكَ بدن
4 litekune olman için لِتَكُونَ كون
5 limen kimseye لِمَنْ -
6 halfeke halifedir sana خَلْفَكَ خلف
7 ayeten bir ayet ايَةً ايي
8 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
9 kesiran ekserisi كَثِيرًا كثر
10 mine مِنَ -
11 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
12 an عَنْ -
13 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
14 legafilune mutlak gafillerdir لَغَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Firavun.**Tüm insanlara değil! Firavun sonrası Mısır'a firavun olan yeni kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Halife

Kavram 65

65Sonrası gelen, halef.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

10. Yunus Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

1459|10|97|وَلَوْ جَآءَتْهُمْ كُلُّ ءَايَةٍ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Latin Literal

97. Ve lev câethum kullu âyetin hattâ yerevûl azâbel elîm(elîme).

Türkçe Çeviri

Ve şayet gelse (de) onlara her bir ayet287; ta ki* görürler elim/acıklı azabı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/şayet وَلَوْ -
2 ca'ethum gelse جَاءَتْهُمْ جيا
3 kullu her bir كُلُّ كلل
4 ayetin bir ayet ايَةٍ ايي
5 hatta taki حَتَّىٰ -
6 yeravu görürler يَرَوُا راي
7 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
8 l-elime elim/acıklı الْأَلِيمَ الم

Notlar

Not 1

*Elim/acıklı azabı görünceye kadar iman etmezler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

11. Hûd Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

1535|11|64|وَيَٰقَوْمِ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمْ ءَايَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِىٓ أَرْضِ ٱللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَرِيبٌ

Latin Literal

64. Ve yâ kavmi hâzihî nâkatullâhi lekum âyeten fe zerûhâ te’kul fî ardıllâhi ve lâ temessûhâ bi sûin fe ye’huzekum azâbun karîb(karîbun).

Türkçe Çeviri

"Ve ey kavmim/toplumum! İşte bu dişi devesidir672 Allah'ın; sizlere bir ayettir287; öyle ki bırakın onu* yesin yerde Allah'ın; temas etmeyin ona bir kötülükle; öyle ki tutar sizleri yakın bir azap."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ya kavmi ve ey kavmim/toplumum وَيَا قَوْمِ قوم
2 hazihi işte bu هَٰذِهِ -
3 nakatu dişi devesidir نَاقَةُ نوق
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 ayeten bir ayettir ايَةً ايي
7 fezeruha öyle ki bırakın onu فَذَرُوهَا وذر
8 te'kul yesin تَأْكُلْ اكل
9 fi فِي -
10 erdi yerde أَرْضِ ارض
11 llahi Allah'ın اللَّهِ -
12 ve la وَلَا -
13 temessuha temas etmeyin ona تَمَسُّوهَا مسس
14 bisu'in bir kötülükle بِسُوءٍ سوا
15 feye'huzekum öyle ki tutar sizleri فَيَأْخُذَكُمْ اخذ
16 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
17 karibun bir yakın قَرِيبٌ قرب

Notlar

Not 1

*Dişi deveyi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Allah'ın dişi devesi.

Kavram 672

672Semûd kavmine verilen bir ayettir; mucizedir. Allah'ın bir malı, bir evi, bir hayvanı asla olmaz. Evrenin her şeyi zaten O'nundur. Anlarız ki bir şeyin Yüce Allah'a ait olduğunun vurgulanması onun kamuya, topluma ait olmasındandır. Hiç kimseye, hiçbir şahsa ait olmayan şey demektir. Allah'ın evi, Allah'ın dişi devesi, Allah'a ait olan ganimetler bu şekilde okunmalıdır.Anlarız ki bu dişi deve bir mucizedir. Muhtemel ki kendi başına gezinen, Yüce Allah'ın yeri olan kamuya ait arazilerde beslenen bu dişi deve ihtiyaç sahipleri için bol miktarda süt vermektedir. 7:73 ayetinde deveye kötülükle temas edilmemesi vurgulanmıştır. Anlarız ki bu deveye iyilik amaçlı olarak temas edilmektedir. Belirli aralıklarla sütü alınıp dağıtılmaktadır.  

11. Hûd Suresi

Ayet 103

Arapça Metin (Harekeli)

1574|11|103|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّمَنْ خَافَ عَذَابَ ٱلْءَاخِرَةِ ذَٰلِكَ يَوْمٌ مَّجْمُوعٌ لَّهُ ٱلنَّاسُ وَذَٰلِكَ يَوْمٌ مَّشْهُودٌ

Latin Literal

103. İnne fî zâlike le âyeten li men hâfe azâbel âhıreh(âhıreti), zâlike yevmun mecmûun lehun nâsu ve zâlike yevmun meşhûd(meşhûdun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bundadır mutlak bir ayet287 kimse için (ki) korktu ahiret azabına (karşı); işte bu; insanların ona* toplandığı bir gündür; ve işte bu; şahit/tanık olunan bir gündür.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 limen kimse için (ki) لِمَنْ -
6 hafe korktu خَافَ خوف
7 azabe azabına (karşı) عَذَابَ عذب
8 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
9 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
10 yevmun bir günüdür يَوْمٌ يوم
11 mecmuun bir toplanma مَجْمُوعٌ جمع
12 lehu ona (karşı) لَهُ -
13 n-nasu insanların النَّاسُ نوس
14 ve zalike ve işte bu وَذَٰلِكَ -
15 yevmun bir gündür يَوْمٌ يوم
16 meşhudun şahit olunan مَشْهُودٌ شهد

Notlar

Not 1

*O güne.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

12. Yusuf Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

1601|12|7|لَّقَدْ كَانَ فِى يُوسُفَ وَإِخْوَتِهِۦٓ ءَايَٰتٌ لِّلسَّآئِلِينَ

Latin Literal

7. Le kad kâne fî yûsufe ve ihvetihî âyâtun lis sâilîn(sâilîne).

Türkçe Çeviri

Ant olsun oldu Yûsuf’ta ve kardeşlerinde onun* bir ayet287 sual edenlere**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 fi فِي -
4 yusufe Yusuf’ta يُوسُفَ -
5 ve ihve tihi ve kardeşlerinde onun وَإِخْوَتِهِ اخو
6 ayatun bir ayet ايَاتٌ ايي
7 lissailine sual edenlere لِلسَّائِلِينَ سال

Notlar

Not 1

*Yûsuf’un.**Soranlara. İsteyenlere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

12. Yusuf Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

1699|12|105|وَكَأَيِّن مِّنْ ءَايَةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ

Latin Literal

105. Ve keeyyin min âyetin fîs semâvâti vel ardı yemurrûne aleyhâ ve hum anhâ mu’ridûn(mu’ridûne).

Türkçe Çeviri

Ve nicedir bir ayetten287 göklerde162 ve yerde; geçerler onun* üzerine; ve onlar* ondan yüz çevirenlerdir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve keeyyin ve nicedir وَكَأَيِّنْ -
2 min مِنْ -
3 ayetin bir ayetten ايَةٍ ايي
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
7 yemurrune geçerler يَمُرُّونَ مرر
8 aleyha üzerine onun عَلَيْهَا -
9 vehum ve onlar وَهُمْ -
10 anha ondan عَنْهَا -
11 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض"

Notlar

Not 1

*Ayetin, ayetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

13. Ra'd Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

1712|13|7|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦٓ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ

Latin Literal

7. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin).

Türkçe Çeviri

Ve diyorlar kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirmeli ona* Rabbinden4 bir ayet287; ancak ki sen* bir nezîrsin1240; ve her bir kavmedir/toplumadır bir kılavuzlayan192**."

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Yüce Rabbimiz her bir kavme/topluma bir uyarıcı resûl gönderir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Bâhı

Kavram 1240

1240Hayat damarını keserek öldürme, canını çıkarma, üzüntüden kendini yiyip bitirme, kahretme, kendini tüketme.

13. Ra'd Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

1732|13|27|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

Latin Literal

27. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).

Türkçe Çeviri

Ve diyor kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun* üzerine bir ayet287 Rabbinden4?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 kendisine sıkça dönmüş** kimseyi."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulu ve diyor وَيَقُولُ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 levla değil miydi? لَوْلَا -
5 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
6 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
7 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
8 min مِنْ -
9 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
10 kul de ki قُلْ قول
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 llahe Allah اللَّهَ -
13 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
14 men kimseyi مَنْ -
15 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
16 ve yehdi ve kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
17 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
18 men kimseyi مَنْ -
19 enabe sıkca döndü أَنَابَ نوب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Her anında Rabbini hatırlayan/zikreden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

13. Ra'd Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

1743|13|38|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَٰجًا وَذُرِّيَّةً وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ لِكُلِّ أَجَلٍ كِتَابٌ

Latin Literal

38. Ve lekad erselnâ rusulen min kablike ve cealnâ lehum ezvâcen ve zurriyyeh(zurriyyeten), ve mâ kâne li resûlin en ye’tiye bi âyetin illâ bi iznillâh(iznillâhi), li kulli ecelin kitâb(kitâbun).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gönderdik resûller418 senden* önce; ve verdik onlara** zevceler*** ve bir zürriyet380; olmuş değildir bir resûle418 (ki) gelir bir ayetle287; Allah'ın izniyle (olması) dışında; her bir eceledir bir kitap****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 rusulen resûller رُسُلًا رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 ve cealna ve verdik وَجَعَلْنَا جعل
7 lehum onlara لَهُمْ -
8 ezvacen zevceler أَزْوَاجًا زوج
9 ve zurriyyeten ve bir zürriyet وَذُرِّيَّةً ذرر
10 ve ma değildir وَمَا -
11 kane olmuş كَانَ كون
12 lirasulin hiçbir elçinin لِرَسُولٍ رسل
13 en أَنْ -
14 ye'tiye gelir يَأْتِيَ اتي
15 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
16 illa dışındadır إِلَّا -
17 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
18 llahi Allah'ın اللَّهِ -
19 likulli her bir لِكُلِّ كلل
20 ecelin eceledir أَجَلٍ اجل
21 kitabun bir kitap كِتَابٌ كتب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Resûllere.***Eşler.****Yazıt, kayıt. Levh-i Mahfûz'da bulunan kuantum bilgileri. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Zürriyet

Kavram 380

380Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

14. İbrahim Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

1753|14|5|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ أَنْ أَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرْهُم بِأَيَّىٰمِ ٱللَّهِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

Latin Literal

5. Ve le kad erselnâ mûsâ bi âyâtinâ en ahric kavmeke minez zulumâti ilen nûri, ve zekkirhum bi eyyâmillâh(eyyâmillâhi), inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gönderdik Mûsâ’yı ayetlerimizle* ki çıkarır kavmini/toplumunu karanlıklardan nura** doğru; ve zikreder78 onlara Allah'ın günlerini981; doğrusu bundadır mutlak ayetler287 her bir sabredene51; şükredene43.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 musa Mûsâ’yı مُوسَىٰ -
4 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
5 en ki أَنْ -
6 ehric çıkarır أَخْرِجْ خرج
7 kavmeke kavmini قَوْمَكَ قوم
8 mine مِنَ -
9 z-zulumati karanlıklardan الظُّلُمَاتِ ظلم
10 ila doğru إِلَى -
11 n-nuri nura النُّورِ نور
12 ve zekkirhum ve zikreder onlara وَذَكِّرْهُمْ ذكر
13 bieyyami günlerini بِأَيَّامِ يوم
14 llahi Allah'ın اللَّهِ -
15 inne doğrusu إِنَّ -
16 fi فِي -
17 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
18 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
19 likulli her bir لِكُلِّ كلل
20 sabbarin sabredene صَبَّارٍ صبر
21 şekurin şükredene شَكُورٍ شكر

Notlar

Not 1

*Mûsâ'ya verilen 9 ayet ve Tevrât'ın ayetleri.**Aydınlığa.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr

Kavram 43

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Allah'ın günlerini zikreden Mûsâ.

Kavram 981

981Yüce Allah 14:5 ayetinde Mûsâ'nın İsrailoğullarına Allah'ın günlerini hatırlattığını bildirmiştir. Allah'ın yolunda (tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu; kutsal kitapların öğretilerinin yolu) yürünen, yaşanan günler Yüce Allah'ın günleridir.   

16. Nahl Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

1964|16|65|وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

Latin Literal

65. Vallâhu enzele mines semâi mâen fe ahyâ bihil arda ba’de mevtihâ, inne fî zâlike le âyeten li kavmin yesmeûn(yesmeûne).

Türkçe Çeviri

Ve Allah indirdi gökten180 bir su179; öyle ki hayat verdi onunla* yere sonrasında ölümü**; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet287 işitir bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
2 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
3 mine مِنَ -
4 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
5 maen bir su مَاءً موه
6 feehya öyle ki hayat verdi فَأَحْيَا حيي
7 bihi onunla بِهِ -
8 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
9 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
10 mevtiha ölümü مَوْتِهَا موت
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 fi فِي -
13 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
14 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
15 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
16 yesmeune işitirler يَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1

*Suyla.**Yerin ölümü.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gökten inen su

Kavram 179

179Evrenimizdeki ilk su molekülleri (H2O) Tarık (Nötron) yıldızlarını oluşturan Süpernova patlamalarında yaratıldı. Dünya gezegeninin ilk oluşum evresi olan Hadean döneminde yeryüzünde su yoktu. Bol miktarda donmuş su içeren Jüpiter bölgesi asteroidlerinin yeryüzüne çarpmasıyla Dünya gezegenimiz suya kavuştu. Dünyamızın suyu gökten yani uzaydan inmiştir. Rabbimiz ayrıca bu suyu yağmurlarla yine gökten yere indirmektedir.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

16. Nahl Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

1968|16|69|ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Latin Literal

69. Summe kulî min kullis semerâti feslukî subule rabbiki zululâ(zululen), yahrucu min butûnihâ şarâbun muhtelifun elvânuhu fîhi şifâun lin nâs(nâsi), inne fî zâlike le âyeten li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Sonra ye her bir meyveden; ve koyul Rabbinin4 yollarına bir zelil* (olarak); çıkar batınlarından** onun*** bir içecek****; muhteliftir***** renkleri; ondadır****** bir şifa1020 insanlara; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet287 fikreder868 bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 kuli ye كُلِي اكل
3 min مِنْ -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 s-semerati meyveden الثَّمَرَاتِ ثمر
6 fesluki ve koyul فَاسْلُكِي سلك
7 subule yollarına/pastikalarına سُبُلَ سبل
8 rabbiki Rabbinin رَبِّكِ ربب
9 zululen bir celil (olarak) ذُلُلًا ذلل
10 yehrucu çıkar يَخْرُجُ خرج
11 min مِنْ -
12 butuniha batınlarından onun بُطُونِهَا بطن
13 şerabun bir içecek شَرَابٌ شرب
14 muhtelifun muhtelif مُخْتَلِفٌ خلف
15 elvanuhu renkleri أَلْوَانُهُ لون
16 fihi ondadır فِيهِ -
17 şifa'un bir şifa شِفَاءٌ شفي
18 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 fi فِي -
21 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
22 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
23 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
24 yetefekkerune fikrederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Alçalmış, boyun eğmiş.**Karınlarından.***Dişil zamir. Dişi bal arısının.****Bal.*****Çeşit çeşit.*****Balda.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Fikretmek

Kavram 868

868Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

Şifalı, çeşit çeşit renkli bal.

Kavram 1020

1020Yüce Allah 16:69 ayetinde dişi bal arısının karnından çıkan balın insanlar için bir şifa olduğunu apaçık bildirmiştir. Ayrıca balın renklerinin muhtelif olduğun yani çeşit çeşit olduğunu bizlere bildirmiştir. Gerçekten de balların renkleri arıların yedikleri meyve nektarlarına göre değişir. Her balın farklı bir rengi vardır. Birbirine asla uymaz. Balda ayrıca şifa vardır. İnsanlara konsantre enerji verir. Ayrıca akciğer hastalıklarına şifa etkisi gösterir.Kraliçe bal arısına verilen yuva yapma emri; dişi işçi bal arısına Rabbin yollarını takip etme emri; dişi işçi bal arısına karınlarından bal üretme emri; farklı renklerde olan baldaki insanlar için faydalar.  

16. Nahl Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

1978|16|79|أَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ مُسَخَّرَٰتٍ فِى جَوِّ ٱلسَّمَآءِ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱللَّهُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

79. E lem yerev ilet tayri musahharâtin fî cevvis semâ(semâi), mâ yumsikuhunne illallâh(illallâhu), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Hiç görmezler mi kuşu (ki) boyun eğdirilmiştir iç kısmında* göğün; tutar değildir onları Allah'ın dışında; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet287 iman47 eder bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 yerav görmezler mi يَرَوْا راي
3 ila إِلَى -
4 t-tayri kuşu الطَّيْرِ طير
5 musehharatin bir boyun eğdirilmiş مُسَخَّرَاتٍ سخر
6 fi فِي -
7 cevvi iç kısımda جَوِّ جوو
8 s-semai göğün السَّمَاءِ سمو
9 ma değildir مَا -
10 yumsikuhunne tutar onları يُمْسِكُهُنَّ مسك
11 illa dışında إِلَّا -
12 llahu Allah'tan اللَّهُ -
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 fi فِي -
15 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
16 layatin mutlak bir ayet لَايَاتٍ ايي
17 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
18 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Cevvi kelimesi hava, iç kısım demektir. Göğün iç kısımları kuşların uçabilecekleri atmosfer bölgeleridir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

17. İsrâ Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

2039|17|12|وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةً لِّتَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ وَكُلَّ شَىْءٍ فَصَّلْنَٰهُ تَفْصِيلًا

Latin Literal

12. Ve cealnel leyle ven nehâre âyeteyni fe mehavnâ âyetel leyli ve cealnâ âyeten nehâri mubsıraten li tebtegû fadlen min rabbikum ve li ta’lemû adedes sinîne vel hisâb(hisâbe), ve kulle şey’in fassalnâhu tafsîlâ(tafsîlen).

Türkçe Çeviri

Ve yaptık geceyi ve gündüzü iki ayet287; öyle ki sildik1040 ayetini287 gecenin ve yaptık1040 ayetini287 gündüzün bir gördüren*; bakınıp aranmanız içindir Rabbinizin4 bir fazlını202; ve bilmeniz içindir adedini senelerin ve hesabı; ve her bir şeyi (ki) tefsîl ettik651 onu bir tefsîl651 (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
3 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
4 ayeteyni iki ayet ايَتَيْنِ ايي
5 femehavna öyle ki sildik فَمَحَوْنَا محو
6 ayete ayetini ايَةَ ايي
7 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
8 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
9 ayete ayetini ايَةَ ايي
10 n-nehari gündüzün النَّهَارِ نهر
11 mubsiraten bir gördürücü مُبْصِرَةً بصر
12 litebtegu bakınıp aranmanız içindir لِتَبْتَغُوا بغي
13 fedlen bir fazl فَضْلًا فضل
14 min مِنْ -
15 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
16 velitea'lemu ve bilmeniz içindir وَلِتَعْلَمُوا علم
17 adede adetini عَدَدَ عدد
18 s-sinine senelerin السِّنِينَ سنو
19 velhisabe ve hesabı وَالْحِسَابَ حسب
20 ve kulle her وَكُلَّ كلل
21 şey'in bir şeyi شَيْءٍ شيا
22 fessalnahu tefsil ettik onu فَصَّلْنَاهُ فصل
23 tefsilen bir tefsil (-le) تَفْصِيلًا فصل

Notlar

Not 1

*Güneş'in ilk ışıklarını her yere ulaştırmasıyla birlikte gece ayeti silindi ve gündüz ayeti Güneş sistemine dominant oldu. Bu da gördürücü oldu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Tefsîl

Kavram 651

651Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

Gece ve gündüzün iki ayet olması; gece ayetinin silinip gündüz ayetinin bir gördürücü olması.

Kavram 1040

1040Rabbimiz 17:12 ayetinde bizlere Güneş sistemimizin yaratılışıyla ilgili muhteşem bilgiler vermektedir. Güneşimizin henüz oluşmadığı yere, yaklaşık 4.6 milyar yıl önceye gittiğimizi düşünelim. Etrafımızda ne görürüz? Henüz Güneş olmadığı için şu an bir gecede ne görüyorsak ona benzer şeyler görürüz. Güneş'ten daha önce doğmuş olan yaklaşık 2000-3000 yıldızı çıplak gözlerimizle görürüz. Ancak galaksimizde Güneş'ten önce milyarlarca yıldız doğmuştu ve parlıyorlardır. Rabbimiz işte bu sürekli gece durumunu işaret etmiştir. Gece ayeti budur. Rabbimiz bu ayeti silecek ve gündüz ayetini ortaya çıkaracaktır. Bu da Güneş'in oluşup parlamasıyla oluşur. Bu parlamayla gece ayeti Güneş sistemimizde tamamen silinir. Güneş sistemimizde gündüz ayetine tanık olmayan hiçbir yer kalmaz. Gece ayeti ancak oluşan gezegenlerin ve uydularının gündüz ayetine tanık olmayan taraflarında yaşayabilir. Güneş sistemimizde şu an gündüz ayeti ezici bir çoğunlukla hakimdir.

19. Meryem Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

2258|19|10|قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا

Latin Literal

10. Kâle rabbic’al lî âyeh(âyeten), kâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâse leyâlin seviyyâ(seviyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Yap bana bir ayet287"; dedi**: "Ayetin287 senin ki kelam edemezsin*** insanlara üç gece bir düzgün****(olarak)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 c'al yap اجْعَلْ جعل
4 li bana لِي -
5 ayeten bir ayet ايَةً ايي
6 kale dedi قَالَ قول
7 ayetuke ayetin senin ايَتُكَ ايي
8 ella ki أَلَّا -
9 tukellime kelam edemezsin تُكَلِّمَ كلم
10 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
11 selase üç ثَلَاثَ ثلث
12 leyalin gece لَيَالٍ ليل
13 seviyyen bir düzgün سَوِيًّا سوي

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ.**Allah.***Söz söyleyemezsin.****Doğru, eğri olmayan şekilde. Her zamanki düzgün konuşman gibi konuşamayacaksın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

19. Meryem Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

2269|19|21|قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا

Latin Literal

21. Kâle kezâlik(kezâliki), kâle rabbuki huve aleyye heyyin(heyyinun), ve li nec’alehû âyeten lin nâsi ve rahmeten minnâ, ve kâne emren makdıyyâ(makdıyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "İşte böyledir; dedi (senin) Rabbin4 (ki) o bana bir kolaydır; ve yapmamız içindir onu** bir ayet287 insanlara ve bir rahmet271 bizden; ve oldu tamamlanan bir emir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kezaliki işte böyledir كَذَٰلِكِ -
3 kale dedi قَالَ قول
4 rabbuki Rabbin (ki) رَبُّكِ ربب
5 huve o هُوَ -
6 aleyye bana عَلَيَّ -
7 heyyinun bir kolaydır هَيِّنٌ هون
8 velinec'alehu ve yapmamız içindir onu وَلِنَجْعَلَهُ جعل
9 ayeten bir ayet ايَةً ايي
10 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
11 ve rahmeten ve bir rahmet وَرَحْمَةً رحم
12 minna bizden مِنَّا -
13 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
14 emran bir emir أَمْرًا امر
15 mekdiyyen bir tamamlanan مَقْضِيًّا قضي

Notlar

Not 1

*Meryem'e gönderilen şerefli melek resûl/elçi.**Doğacak olan gılmânı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

2368|20|22|وَٱضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخْرَىٰ

Latin Literal

22. Vadmum yedeke ilâ cenâhıke tahruc beydâe min gayri sûin âyeten uhrâ.

Türkçe Çeviri

Ve topla elini* kanadına doğru; çıkar* beyaz olmaksızın bir kötülük/şer/zarar başka bir ayet287 (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vedmum ve topla وَاضْمُمْ ضمم
2 yedeke elini يَدَكَ يدي
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 cenahike kanadına جَنَاحِكَ جنح
5 tehruc çıkar تَخْرُجْ خرج
6 beyda'e beyaz بَيْضَاءَ بيض
7 min مِنْ -
8 gayri olmaksızın غَيْرِ غير
9 su'in bir kötülük/şer/zarar سُوءٍ سوا
10 ayeten bir bir ayet ايَةً ايي
11 uhra başka أُخْرَىٰ اخر

Notlar

Not 1

*Daha önce ceyb içinde olan elini kanadına/yanına doğru topla.**El. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2393|20|47|فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

Latin Literal

47. Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike), ves selâmu alâ menittebeal hudâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki gelin ikiniz* ona**; öyle ki deyin ikiniz*: "Doğrusu biz* iki resûlüyüz418 (senin) Rabbinin4; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını197; ve zulmetme257 onlara***; muhakkak geldik sana bir ayetle287 Rabbinden4; ve selâm748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza192."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tiyahu öyle ki gelin ona فَأْتِيَاهُ اتي
2 fe kula öyle ki deyin ikiniz فَقُولَا قول
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 rasula iki resûlüyüz رَسُولَا رسل
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 feersil öyle ki gönder فَأَرْسِلْ رسل
7 meana bizimle مَعَنَا -
8 beni oğullarını بَنِي بني
9 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
10 ve la ve وَلَا -
11 tuazzibhum zulmetme onlara تُعَذِّبْهُمْ عذب
12 kad muhakkak قَدْ -
13 ci'nake geldik sana جِئْنَاكَ جيا
14 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
15 min مِنْ -
16 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
17 ve sselamu ve selâm وَالسَّلَامُ سلم
18 ala üzerinedir عَلَىٰ -
19 meni kimse مَنِ -
20 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
21 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Mûsâ ve Hârûn.**Firavuna.***İsrâîloğullarına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Selâm

Kavram 748

748Esenlik ve güven durumu.  Selâmet. Korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

2486|21|5|بَلْ قَالُوٓا۟ أَضْغَٰثُ أَحْلَٰمٍۭ بَلِ ٱفْتَرَىٰهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌ فَلْيَأْتِنَا بِـَٔايَةٍ كَمَآ أُرْسِلَ ٱلْأَوَّلُونَ

Latin Literal

5. Bel kâlû adgâsu ahlâmin belifterâhu bel huve şâır(şâırun), fel ye’tinâ bi âyetin kemâ ursilel evvelûn(evvelûne).

Türkçe Çeviri

Evet! Dediler*: "Karmaşık düşlerdir**; evet! İftira883 atmış onu***; Evet! O**** bir şairdir; öyle ki gelsin bizlere bir ayetle287 evvelki gönderilmiş olan gibi."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 kalu dediler قَالُوا قول
3 edgasu karmaşık أَضْغَاثُ ضغث
4 ehlamin düşlerdir أَحْلَامٍ حلم
5 beli evet بَلِ -
6 fterahu iftira atmış onu افْتَرَاهُ فري
7 bel evet بَلْ -
8 huve o هُوَ -
9 şairun bir şairdir شَاعِرٌ شعر
10 felye'tina öyle ki gelsin bizlere فَلْيَأْتِنَا اتي
11 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
12 kema gibi كَمَا -
13 ursile gönderilmiş olan أُرْسِلَ رسل
14 l-evvelune evvelki الْأَوَّلُونَ اول

Notlar

Not 1

*Kâfirlik etmiş kimseler.**Ahlâm, gerçek dışı hayaller, ütopyalar, gerçekleşmesi zor düşler. ***Zikri, Kur'ân'ı uydurmuş.****Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

iftira

Kavram 883

883Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 91

Arapça Metin (Harekeli)

2572|21|91|وَٱلَّتِىٓ أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهَا مِن رُّوحِنَا وَجَعَلْنَٰهَا وَٱبْنَهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

91. Velletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhâ min rûhinâ ve cealnâhâ vebnehâ âyeten lil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Ve korumuş* olanı* fercini110 öyle ki üfledik içine onun** rûhumuzdan608; ve yaptık onu*** ve oğlunu**** bir ayet287 alemlere203.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velleti ve olanı وَالَّتِي -
2 ehsanet korumuş أَحْصَنَتْ حصن
3 ferceha fercini فَرْجَهَا فرج
4 fenefehna öyle ki üfledik فَنَفَخْنَا نفخ
5 fiha onda فِيهَا -
6 min مِنْ -
7 ruhina ruhumuzdan رُوحِنَا روح
8 ve cealnaha ve yaptık onu وَجَعَلْنَاهَا جعل
9 vebneha ve oğlunu وَابْنَهَا بني
10 ayeten bir ayet ايَةً ايي
11 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Meryem.**Meryem'in.***Meryem'i.****Îsâ'yı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fürûc. Bacak arasında olan. İki bacak aralığında olan. 

Kavram 110

110Fürûc kelimesi aralık, açıklık, yarık demektir. Erkeklerin ve kadınların korumak zorunda olduğu cinsel organ bölgelerinin olduğu yerleri işaret eder. 

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Yüce Allah'ın ruhundan üflemesi.

Kavram 608

608Ruh canlandıran demektir. Anlaşılır ki yaratılan cansız bir beşer bedenine bilincin yüklenmesi Yüce Allah'ın kendi canlandırması olan ruhundan üflemesiyle olur. Yüce Allah 'Hayy' sıfatıyla cansız atomları canlandırır. Bilinç kazandırır. Bizlere de Rabbimiz ruhunda üflemiştir. İnsan yaratılış özelliği olarak kıymetli bir varlıktır. Rabbine karşı takvalı olursa şerefli bir varlık olur.  

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

2721|23|50|وَجَعَلْنَا ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةً وَءَاوَيْنَٰهُمَآ إِلَىٰ رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ

Latin Literal

50. Ve cealnebne meryeme ve ummehû âyeten ve âveynâhumâ ilâ rabvetin zâti karârin ve maîn(maînin).

Türkçe Çeviri

Ve yaptık Meryem oğlunu* ve annesini** onun*** bir ayet287; ve sığındırdık ikisini bir karar sahibi ve gözlü****  bir terbiyeliye**** doğru.

Notlar

Not 1

*Îsâ'yı.**Meryem'i.***Îsâ'nın.****Pınar, gözeli.****Artmış, adım adım büyümüş, gelişmiş, olgunlaşmış, yükselmiş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

25. Furkan Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

2890|25|37|وَقَوْمَ نُوحٍ لَّمَّا كَذَّبُوا۟ ٱلرُّسُلَ أَغْرَقْنَٰهُمْ وَجَعَلْنَٰهُمْ لِلنَّاسِ ءَايَةً وَأَعْتَدْنَا لِلظَّٰلِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا

Latin Literal

37. Ve kavme nûhın lemmâ kezzebûr rusule agraknâhum ve cealnâhum lin nâsi âyeh(âyeten), ve a’tednâ liz zâlimîne azâben elîmâ(elîmen).

Türkçe Çeviri

Ve Nûh1014 kavmini/toplumunu; ne zaman ki yalanladılar resûlleri*; öyle ki boğduk onları; ve yaptık onları insanlara bir ayet287; ve hazırladık zalimlere elim/acıklı bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kavme ve kavmi وَقَوْمَ قوم
2 nuhin Nuh نُوحٍ -
3 lemma ne zaman ki لَمَّا -
4 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
5 r-rusule resûlleri الرُّسُلَ رسل
6 egraknahum öyle ki boğduk onları أَغْرَقْنَاهُمْ غرق
7 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
8 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
9 ayeten bir ayet ايَةً ايي
10 ve ea'tedna ve hazırladık وَأَعْتَدْنَا عتد
11 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
12 azaben bir azap عَذَابًا عذب
13 elimen elim/acıklı أَلِيمًا الم

Notlar

Not 1

*Apaçık anlarız ki Nûh'un kavmine Nûh'la birlikte en az 3 resûl gelmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Nûh

Kavram 1014

1014MÖ 2668 yılında doğan, MÖ 2630 yılında resûllük görevi tebliğ edilen Sümerli resûldür. Adı Ziusudra'dır. Babası tufan öncesi Shuruppak'ta (Modern Irak'ta bulunan Tel Fera) yaşayan Sümer kralı Ubara-Tutu'dur. Oğlu Ziusudra'ya (Nûh'a) öğütlermiş ve bunu tabletlere yazdırmış olan Lokmân'dır. MÖ 2608 tarihinde gerçekleşen tufanda daha önceden Yüce Allah'ın emriyle yaptığı gemi sayesinde kurtulan bu resûlün gemisi cûdiye oturmuştur. Cûdi'nin GPS değerleri şerefli Kur'an'ın 11:44 ayetinden Rabbimiz tarafından bizlere bildirilmiştir. 52o, 26'', 44' Doğu (East), 24o Kuzey (North) noktaları Nûh'un gemisinin MÖ 2608 yılında oturduğu yeri gösterir. Nûh'un gemisi bu çizginin 17 metre doğusunda aranmalıdır.     

26. Şuarâ Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

2934|26|4|إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ

Latin Literal

4. İn neşe’ nunezzil aleyhim mines semâi âyeten fe zallet a’nâkuhum lehâ hâdıîn(hâdıîne).

Türkçe Çeviri

Eğer dilersek indiririz üzerlerine gökten180 bir ayet287; öyle ki zillete452 düşerdi boyunları ona* huzûlar1241 (-olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 neşe' dileseydik نَشَأْ شيا
3 nunezzil indirirdik نُنَزِّلْ نزل
4 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
5 mine مِنَ -
6 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
7 ayeten bir ayet ايَةً ايي
8 fezellet öyle ki zillete düşerdi فَظَلَّتْ ظلل
9 ea'nakuhum boyunları أَعْنَاقُهُمْ عنق
10 leha ona لَهَا -
11 hadiiyne huzûlar (olarak) خَاضِعِينَ خضع

Notlar

Not 1

*Ayete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Zillet

Kavram 452

452Alçaklık, aşağılık, hor görülmek.

Huzû

Kavram 1241

1241Boyun eğiş, boyun eğerek itaatkâr olma, mutlak otoriteye boyun eğme, psikolojik teslimiyet, iradenin kırılması, sakinleşme/yumuşama.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

2938|26|8|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

8. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet287; ve olmuş değildir ekserisi** onların mümin27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değildir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine mümin مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Bitkilerin de erkek-dişi şeklinde eşler oldukları ilim sahiplerine bir delildir.**Çoğunluğu; insanların.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

2997|26|67|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

67. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet287; ve olmuş değildir ekserisi** onların müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değildir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın Mûsâ ve yanındakileri kurtarması.**Firavun kavminin/toplumunun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 121

Arapça Metin (Harekeli)

3051|26|121|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

121. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet287; ve olmuş değil ekserisi** onların*** müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değildir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Nûh kıssasında; Nûh'un toplumunun başına gelenlerde.**Çoğunluğu.***Nûh kavminin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

3058|26|128|أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ

Latin Literal

128. E tebnûne bi kulli rîın âyeten ta’besûn(ta’besûne).

Türkçe Çeviri

"Bina edersiniz her bir yükseltiye bir ayet287*; abes** işler yaparsınız."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 etebnune bina edersiniz أَتَبْنُونَ بني
2 bikulli her بِكُلِّ كلل
3 riin bir yükseltiye رِيعٍ ريع
4 ayeten bir ayet ايَةً ايي
5 tea'besune abes işler yaparsınız تَعْبَثُونَ عبث

Notlar

Not 1

*Güçlerini yansıtan taş yazıtlar, anıtlar.**Gereksiz, yersiz, boş olan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 139

Arapça Metin (Harekeli)

3069|26|139|فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَٰهُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

139. Fe kezzebûhu fe ehleknâhum, inne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki yalanladılar* onu**; öyle ki helak ettik onları***; doğrusu bundadır mutlak bir ayet287; ve olmuş değildir ekserisi**** onların müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekezzebuhu öyle ki yalanladılar onu فَكَذَّبُوهُ كذب
2 feehleknahum öyle ki helak ettik onları فَأَهْلَكْنَاهُمْ هلك
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 fi فِي -
5 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
6 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
7 vema ve değildir وَمَا -
8 kane olmuş كَانَ كون
9 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
10 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Âd kavmi.**Hûd'u.​***Âd kavmini.​ ****Çoğunluğu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 154

Arapça Metin (Harekeli)

3084|26|154|مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

154. Mâ ente illâ beşerun mislunâ, fe’ti bi âyetin in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

"Değilsin sen* bir beşer432 dışında mislimiz870; öyle ki gel bir ayetle287 eğer olduysan sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değilsin مَا -
2 ente sen أَنْتَ -
3 illa dışıda إِلَّا -
4 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
5 misluna mislimiz مِثْلُنَا مثل
6 fe'ti öyle ki gel فَأْتِ اتي
7 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
8 in eğer إِنْ -
9 kunte olduysan كُنْتَ كون
10 mine - مِنَ -
11 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Sâlih.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 158

Arapça Metin (Harekeli)

3088|26|158|فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

158. Fe ehazehumul azâb(azâbu), inne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tuttu onları* azap; doğrusu bundadır** mutlak bir ayet287; ve değildir olmuş ekserisi*** onların**** müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feehazehumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَهُمُ اخذ
2 l-azabu azab الْعَذَابُ عذب
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 fi فِي -
5 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
6 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
7 vema ve değildir وَمَا -
8 kane olmuş كَانَ كون
9 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
10 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Semûd kavmini/toplumunu.**Arkeologlar Semûd kavminin başına gelenleri mutlak bir mucize olarak ortaya çıkaracaktır.***Çoğunluğu.****Semûd kavminin/toplumunun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 174

Arapça Metin (Harekeli)

3104|26|174|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

174. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet287; ve olmuş değildir ekserisi** onların*** müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değidir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Lût kavminin/toplumunun helak olma şekli.**Çoğunluğu.***Lût kavminin/toplumunun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 190

Arapça Metin (Harekeli)

3120|26|190|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

190. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet287; ve olmuş değildir ekserisi** onların müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değildir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Gölge azabında.**Çoğunluğu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 197

Arapça Metin (Harekeli)

3127|26|197|أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Latin Literal

197. E ve lem yekun lehum âyeten en ya’lemehu ulemâu benî isrâîl(isrâîle).

Türkçe Çeviri

Ve hiç olmaz mı onlara bir ayet287 ki bilirler onu* İsrâîloğulları197 ulemâsı**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
2 yekun olmaz mı يَكُنْ كون
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 ayeten bir ayet ايَةً ايي
5 en ki أَنْ -
6 yea'lemehu bilirler onu يَعْلَمَهُ علم
7 ulema'u uleması عُلَمَاءُ علم
8 beni oğulları بَنِي بني
9 israile İsrâîl إِسْرَائِيلَ -

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân'ı.**Bilginleri, alimleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

27. Neml Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

3209|27|52|فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةًۢ بِمَا ظَلَمُوٓا۟ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Latin Literal

52. Fe tilke buyûtuhum hâviyeten bimâ zalemû, inne fî zâlike le âyeten li kavmin ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki işte şu (ki) evleridir* bir boşalmış/yıkılmış zulmettiklerine257 (karşı); doğrusu bundadır mutlak bir ayet287 bilir bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetilke öyle ki işte şu فَتِلْكَ -
2 buyutuhum evleridir بُيُوتُهُمْ بيت
3 haviyeten bir boşalmış/yıkılmış خَاوِيَةً خوي
4 bima بِمَا -
5 zelemu zulmettiklerine (karşı) ظَلَمُوا ظلم
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 fi فِي -
8 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
9 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
10 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
11 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Semûd kavminin/toplumunun evleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

29. Ankebût Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3353|29|15|فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَصْحَٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلْنَٰهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

15. Fe enceynâhu ve ashâbes sefîneti ve cealnâ hââyeten lil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kurtardık onu* ve gemi/tekne ashâbını194; ve yaptık onu** alemlere bir ayet287 .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feenceynahu öyle ki kurtardık onu فَأَنْجَيْنَاهُ نجو
2 ve eshabe ve ashabını وَأَصْحَابَ صحب
3 s-sefineti gemi/tekne السَّفِينَةِ سفن
4 ve cealnaha ve yaptık onu وَجَعَلْنَاهَا جعل
5 ayeten bir ayet ايَةً ايي
6 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Nûh'u.**Dişil zamir gemiye/tekneye gider.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ashâb

Kavram 194

194Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

29. Ankebût Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

3373|29|35|وَلَقَد تَّرَكْنَا مِنْهَآ ءَايَةًۢ بَيِّنَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

35. Ve lekad tereknâ minhâ âyeten beyyineten li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun terk ettik* ondan** bir ayet287 bir beyanat620 (olarak) aklederler562 bir kavme/topluma***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 terakna terk ettik تَرَكْنَا ترك
3 minha ondan مِنْهَا -
4 ayeten bir ayet ايَةً ايي
5 beyyineten bir beyanat (olarak) بَيِّنَةً بين
6 likavmin bir kavim لِقَوْمٍ قوم
7 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Helak olan kentin kalıntıları mutlak ki bir ayet/mucize olarak ortaya çıkarılacaktır.

**Kentten.

***Akleden bir toplum mutlak ki bilimde ilerlemiş bir toplum olmalıdır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

29. Ankebût Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

3382|29|44|خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

44. Halakallâhus semâvâti vel arda bil hakk(hakkı), inne fî zâlike le âyeten lil mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Yarattı Allah gökleri162 ve yeri hakla/gerçekle; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet287 müminlere27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 haleka yarattı خَلَقَ خلق
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
5 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 fi فِي -
8 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
9 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
10 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

29. Ankebût Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

3387|29|49|بَلْ هُوَ ءَايَٰتٌۢ بَيِّنَٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

49. Bel huve âyâtun beyyinâtun fî sudûrillezîne ûtûl ilm(ilme), ve mâ yechadu bi âyâtinâ illez zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Evet! O* beyanat (-lı)620 ayetlerdir287 göğüslerdekine kimselerin (ki) verildiler ilim1143; ve cihat356 eder değillerdir ayetlerimize1027 zalimler257 dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 huve o هُوَ -
3 ayatun ayetlerdir ايَاتٌ ايي
4 beyyinatun bir beyyinattır بَيِّنَاتٌ بين
5 fi فِي -
6 suduri göğüslerdekine صُدُورِ صدر
7 ellezine kimselerin (kş) الَّذِينَ -
8 utu verildiler أُوتُوا اتي
9 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
10 ve ma ve değildir وَمَا -
11 yechadu cihat ederler يَجْحَدُ جحد
12 biayatina -ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
13 illa dışında إِلَّا -
14 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Cihat etmek

Kavram 356

356Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Yüce Allah'ın ayetleri.

Kavram 1027

1027Yüce Allah'ın kutsal kitaplar ve zeburlar (taş yazıtlar) aracılığıyla insanlara gönderdiği mesajları; İslâm dini. Özü = Tek Allah'a şirksiz iman, ahirete iman ve sâlihât (düzeltici, doğru işler) yapmak.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

34. Sebe' Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

3613|34|9|أَفَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِن نَّشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ ٱلْأَرْضَ أَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

Latin Literal

9. E fe lem yerev ilâ mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum mines semâi vel ard(ardı), in neşe’nahsif bihimul arda ev nuskıt aleyhim kisefen mines semâ(semâi), inne fî zâlike le âyeten li kulli abdin munîb(munîbin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki hiç bakmazlar mı elleri arasına ve arkalarına doğru gökten180 ve yerden; eğer dilersek batırırız onları yere; ya da düşürürüz üzerlerine parçalar gökten180; doğrusu bundadır mutlak bir ayet287 her bir munîb902 bir kula.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
2 yerav bakmazlar mı يَرَوْا راي
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 ma مَا -
5 beyne arasındakine بَيْنَ بين
6 eydihim elleri أَيْدِيهِمْ يدي
7 ve ma ve وَمَا -
8 halfehum arkalarında خَلْفَهُمْ خلف
9 mine مِنَ -
10 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
11 vel'erdi ve yerden وَالْأَرْضِ ارض
12 in eğer إِنْ -
13 neşe' dilersek نَشَأْ شيا
14 nehsif batırırız نَخْسِفْ خسف
15 bihimu onları بِهِمُ -
16 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
17 ev ya da أَوْ -
18 nuskit düşürürüz نُسْقِطْ سقط
19 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
20 kisefen parçalar كِسَفًا كسف
21 mine مِنَ -
22 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 fi vardır فِي -
25 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
26 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
27 likulli her bir لِكُلِّ كلل
28 abdin bir kul عَبْدٍ عبد
29 munibin munîb مُنِيبٍ نوب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Munîb

Kavram 902

902Dönen, tekrarlı dönen, tekrar tekrar ziyaret eden, alternatif akım gibi sürekli dönen.

40. Mü'min Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

4209|40|78|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ مِنْهُم مَّن قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُم مَّن لَّمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ فَإِذَا جَآءَ أَمْرُ ٱللَّهِ قُضِىَ بِٱلْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلْمُبْطِلُونَ

Latin Literal

78. Ve lekad erselnâ rusulen min kablike minhum men kasasnâ aleyke ve minhum men lem naksus aleyk(aleyke), ve mâ kâne li resûlin en ye’tiye bi âyetin illâ bi iznillâh(iznillâhi), fe izâ câe emrullâhi kudıye bil hakkı ve hasire hunâlikel mubtılûn(mubtılûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gönderdik resûller418 senden önce; onlardan kimini kıssalaştırdık430 sana; ve onlardan kimini asla kıssalaştırmadık430 sana; ve olmuş değildir bir resûle418 ki getirir bir ayet287 Allah'ın izni dışında; öyle ki geldiği zaman emri Allah'ın; tamamlandı hakla/gerçekle; ve hüsrana uğradı orada/zamanda batılla418 uğraşanlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 rusulen resûller رُسُلًا رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 minhum onlardan مِنْهُمْ -
7 men kimini مَنْ -
8 kasasna kısaslaştırdık قَصَصْنَا قصص
9 aleyke sana عَلَيْكَ -
10 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
11 men kimini مَنْ -
12 lem asla لَمْ -
13 neksus kısaslaştırmadık نَقْصُصْ قصص
14 aleyke sana عَلَيْكَ -
15 ve ma ve değildir وَمَا -
16 kane olmuş كَانَ كون
17 lirasulin bir resûle لِرَسُولٍ رسل
18 en ki أَنْ -
19 ye'tiye getirir يَأْتِيَ اتي
20 biayetin bir ayet بِايَةٍ ايي
21 illa dışında إِلَّا -
22 biizni izni بِإِذْنِ اذن
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
25 ca'e geldiği جَاءَ جيا
26 emru emri أَمْرُ امر
27 llahi Allah'ın اللَّهِ -
28 kudiye karara bağlandı قُضِيَ قضي
29 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
30 ve hasira ve hüsrana uğradı وَخَسِرَ خسر
31 hunalike orada/zamanda هُنَالِكَ -
32 l-mubtilune batılla uğraşanlar الْمُبْطِلُونَ بطل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

45. Câsiye Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

4476|45|5|وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزْقٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

5. Vahtilâfil leyli ven nehâri ve mâ enzelallâhu mines semâi min rızkın fe ahyâ bihil arda ba’de mevtihâ ve tasrîfir rîyâhı âyâtun li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve hilafeti* gecenin ve gündüzün; ve indirdiği Allah'ın gökten180 bir rızıktan; öyle ki hayat vermesi onunla** yere ölümü sonra onun***; ve estirmesi rüzgârları; bir ayettir287 akleder562 bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vehtilafi ve hilafeti وَاخْتِلَافِ خلف
2 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
3 ve nnehari ve gündüzün وَالنَّهَارِ نهر
4 ve ma ve وَمَا -
5 enzele indirdiği أَنْزَلَ نزل
6 llahu Allah'ın اللَّهُ -
7 mine مِنَ -
8 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
9 min مِنْ -
10 rizkin bir rızıktan رِزْقٍ رزق
11 fe ehya öyle ki hayat vermesi فَأَحْيَا حيي
12 bihi onunla بِهِ -
13 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
14 bea'de sonra بَعْدَ بعد
15 mevtiha ölümü onun مَوْتِهَا موت
16 ve tesrifi ve estirmesi وَتَصْرِيفِ صرف
17 r-riyahi rüzgarları الرِّيَاحِ روح
18 ayatun bir ayettir ايَاتٌ ايي
19 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
20 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Ardışık birbiri arkasına gelişleri; birbirlerine halef selef oluşları.**Rızıkla.***Yerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

54. Kamer Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

4846|54|2|وَإِن يَرَوْا۟ ءَايَةً يُعْرِضُوا۟ وَيَقُولُوا۟ سِحْرٌ مُّسْتَمِرٌّ

Latin Literal

2. Ve in yerev âyeten yu’ridû ve yekûlû sihrun mustemirr(mustemirrun).

Türkçe Çeviri

Ve eğer görseler bir ayet287 kaçınırlar/direnirler; ve derler: "bir sihirdir süregelen (mustemirr)"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 yerav görseler يَرَوْا راي
3 ayeten bir ayet ايَةً ايي
4 yua'ridu kaçınırlar/direnirler يُعْرِضُوا عرض
5 ve yekulu ve derler وَيَقُولُوا قول
6 sihrun bir sihirdir سِحْرٌ سحر
7 mustemirrun bir süregelen مُسْتَمِرٌّ مرر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 287:

Ayet

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Ayet

Kavram No: 287

Kısa Açıklama: 287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 61

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: Nesh 288 ettiğimizi/sildiğimizi bir ayetten 287 ; ya da unuttururuz onu * ; getiririz hayırlısını ondan ** ya da mislini 870 onun *** ; bilmez misin ki Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir 177 .

Bakara Suresi - Ayet 118

Türkçe Meal: Ve dedi bilmeyen kimseler: “Eğer konuşmazsa bizlerle Allah; ya da getirmezse bizlere bir ayet 287 ”; işte böyledir; onlardan önceki kimseler (de) onların söylemlerinin mislini 870 dedi; benzeşti kalpleri onların; mutlak ki beyan 226 ettik ayetleri 237 bir kavim için (ki) kesinleşirler 299 onlar.

Bakara Suresi - Ayet 248

Türkçe Meal: Ve dedi onlara nebileri 132 : "Doğrusu onun hükümdarlığının ayeti 287 gelmesidir sizlere tabutun; ondadır bir sakinlik/dinginlik Rabbinizden 4 ; ve bir bakiye/kalan Mûsâ ailesinin ve Hârûn ailesinin geride bıraktığından; yüklendi onu melekler 366 ; doğrusu bundadır mutlak bir ayet 287 sizlere; eğer olduysanız müminler 27 .

Bakara Suresi - Ayet 259

Türkçe Meal: Ya da bir kent üzerine uğramış kimse gibi; ve o (kent) harap/yıkıktır taşıyıcı yapıları üzerine; dedi (o kimse): “Nasıl canlandırır bunu Allah onun (kentin) ölümünden sonra?”; öyle ki öldürdü onu (o kimseyi) Allah bir yüz sene; sonra diriltti onu; dedi: “Ne kadar kaldın?”; dedi: “Kaldım bir gün ya da günün bir parçası; dedi (Allah): “Hayır! Kaldın bir yüz sene; öyle ki bak yiyeceğine ve içeceğine; asla bozulmaz o; ve bak merkebine/eşeğine; ve yapmamız için seni bir ayet 287 insanlar için; ve bak kemiklere nasıl kaldırırız onu; sonra giydiririz ona et”; öyle ki ne zaman beyan 226 oldu ona (o kimseye); dedi (o kimse): “Bildim ki doğrusu Allah her bir şey üzerine Kadîr'dir  177 .”

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Muhakkak ki oldu sizlere bir ayet 287 karşılaşan iki grupta; bir grup katleder Allah yolunda 331 ; ve diğer (grup) kâfirdir 25 ; göz bakışı (-yla) görürler (kâfirler) onları (Allah yolunda olanları) kendilerinin iki misli 870 ; ve Allah destekler/arka çıkar kendi yardımıyla dilediği kimseye; doğrusu bundadır mutlak bir ibret; görüş sahipleri için.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Yap bana bir ayet 287 "; dedi (Allah): "Senin ayetin 287 konuşmamandır insanlara üç gün 414 ; haricindedir bir işaret ** "; ve zikret/an Rabbini 4 çokça; ve tesbih 57 et akşamla/aşiyyle ve sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle/ibkârla 413 ."

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve bir resûldür 418 İsrâîloğullarına 197 ; (der) "ki ben muhakkak geldim sizlere Rabbinizden 4 bir ayetle 287 ; ki ben yaratırım sizlere ıslak topraktan kuş şekli gibi (bir şey); öyle ki üflerim onun içine; öyle ki olur bir kuş 419 Allah'ın izniyle; ve iyileştiririm doğuştan körü ve cüzzamı/leprayı 419 ; ve diriltirim/canlandırırım ölüleri 419 Allah'ın izniyle; ve haber veririm sizlere yediğinizi ve depoladığınızı evlerinizde 419 ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 sizlere; eğer olduysanız müminler 27 ."

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: "Ve bir musaddık 140 (olarak) Tevrât’tan iki eliniz arasındakine; ve helal kılmak için sizlere bazısını ki haram kılındı üzerinize 421 ; ve geldim sizlere Rabbinizden 4 bir ayetle 287 ; ve takvalı 21 olun Allah’a; ve itaat edin bana 420 ."

En'âm Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve onlardan kimse (ki) işitir seni; ve yaptık kalplerinin üzerine bir saklayan/gizleyen siper ki (farklı) fıkıh eder/anlar onu * ; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer görseler her bir ayeti 287 iman 47 etmezler ona; ta ki geldikleri zaman sana mücadeleye girişirler sana; kâfirlik 25 etmiş kimseler dedi ki: "Bu ancak evvelkilerin ** satırlarıdır/hikayeleridir."

En'âm Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Ve eğer olduysa sana yüz çevirmeleri büyük (bir şey); öyle ki eğer tabi olabilirsen ki ara/bakın * bir delik yerde ya da bir merdiven gökte; öyle ki gelirsin onlara bir ayetle 287 ; şayet dileseydi * Allah (ki) mutlak bir araya getirirdi onları hidayet üzerine; öyle ki sakın olma cahillerden * .

En'âm Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ve dediler: "Değil miydi indirilmeli ona bir ayet 287 Rabbinden 4 !"; de ki: "Doğrusu Allah bir Kâdir’dir 598 üzerine ki indirir bir ayet 287 ; velakin/fakat çokları onların bilmezler.

En'âm Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Ve kasem 548 ettiler Allah'a en güçlü yeminleriyle; ki eğer gelseydi onlara bir ayet 287 mutlak iman 47 ederler ona * (diye); de ki: "Doğrusu ayetler 237 Allah’ın indindedir/katındadır; ve (Allah) şuurlandırır ** sizleri; ki o * geldiği zaman iman 47 etmezler.

A'râf Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: Ve iyi/hoş belde (ki) çıkar onun bitkisi onun (beldenin) Rabbinin 4 izniyle; ve habisin/kötünün (ise) çıkmaz az veren/haşin (olan) dışında; işte böyledir; yönlendiririz ayetleri 287 şükreder 43 bir kavme/topluma.

A'râf Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Ve Semûd’a kardeşleri Sâlih'i; dedi: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk 46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh 74 O'ndan başka; muhakkak geldi sizlere bir beyanat 620 Rabbinizden 4 ; bu dişi devesi 672 Allah'ın sizlere bir ayetidir 287 ; öyle ki bırakın onu (dişi deveyi) yesin Allah'ın yerinde; ve temas etmeyin ona (dişi deveye) bir kötülükle; öyle ki yakalar sizleri elim bir azap."

A'râf Suresi - Ayet 103

Türkçe Meal: Sonra gönderdik onların sonrasında Mûsâ'yı ayetlerimizle 287 firavuna ve onun * melesine 364 ; öyle ki zulmettiler 257 ona ** ; öyle ki bak nasıl oldu akıbeti 892 fesat 265 çıkaranların.

A'râf Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: Dedi (firavun): "Eğer olduysan (ki) geldin bir ayetle 287 ; getir onu * ; eğer olduysan sâdıklardan 182 ."

A'râf Suresi - Ayet 132

Türkçe Meal: Ve dediler: "Ne kadar gelsen de bizlere kendisiyle bir ayetten 287 ; sihirle büyülemek için bizleri onunla; öyle ki değiliz bizler sana iman 47 edenler."

A'râf Suresi - Ayet 146

Türkçe Meal: Uzak tutacağım ayetlerimden 454 kimseleri (ki) kibirlenirler/büyüklenirler yerde olmaksızın hak/gerçek; ve eğer görseler her bir ayeti 287 iman 47 etmezler ona * ; ve eğer görseler reşit/doğru/olgun yolu edinmezler/tutmazlar onu ** bir yol (olarak); ve eğer görseler sapkınlık yolunu edinirler/tutarlar onu ** bir yol (olarak); işte böyledir; ki ayetlerimizi yalanladıklarındandır 195 ; ve ondan gâfil 310 olduklarındandır.

Yunus Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Ve derler: "Oysa indirilmedi ona * bir ayet 287 Rabbinden 4 onun * "; öyle ki de ki: "Gayb 62 ancak Allah’adır; öyle ki gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle beraber gözetleyenlerdenim."

Yunus Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Öyle ki o gün kurtarırız seni * bedeninle 877 olman için sana halife 65 ** (olan) kimseye bir ayet 287 ; ve doğrusu insanlardan ekserisi ayetlerimizden 237 mutlak gâfillerdir 310 .

Yunus Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Ve şayet gelse (de) onlara her bir ayet 287 ; ta ki * görürler elim/acıklı azabı.

Hûd Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: "Ve ey kavmim/toplumum! İşte bu dişi devesidir 672 Allah'ın; sizlere bir ayettir 287 ; öyle ki bırakın onu * yesin yerde Allah'ın; temas etmeyin ona bir kötülükle; öyle ki tutar sizleri yakın bir azap."

Hûd Suresi - Ayet 103

Türkçe Meal: Doğrusu bundadır mutlak bir ayet 287 kimse için (ki) korktu ahiret azabına (karşı); işte bu; insanların ona * toplandığı bir gündür; ve işte bu; şahit/tanık olunan bir gündür.

Yusuf Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ant olsun oldu Yûsuf’ta ve kardeşlerinde onun * bir ayet 287 sual edenlere ** .

Yusuf Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Ve nicedir bir ayetten 287 göklerde 162 ve yerde; geçerler onun * üzerine; ve onlar * ondan yüz çevirenlerdir.

Ra'd Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve diyorlar kâfirlik 25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirmeli ona * Rabbinden 4 bir ayet 287 ; ancak ki sen * bir nezîrsin 1240 ; ve her bir kavmedir/toplumadır bir kılavuzlayan 192 ** ."

Ra'd Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve diyor kâfirlik 25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun * üzerine bir ayet 287 Rabbinden 4 ?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette 128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 kendisine sıkça dönmüş ** kimseyi."

Ra'd Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ve ant olsun gönderdik resûller 418 senden * önce; ve verdik onlara ** zevceler *** ve bir zürriyet 380 ; olmuş değildir bir resûle 418 (ki) gelir bir ayetle 287 ; Allah'ın izniyle (olması) dışında; her bir eceledir bir kitap **** .

İbrahim Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Ve ant olsun gönderdik Mûsâ’yı ayetlerimizle * ki çıkarır kavmini/toplumunu karanlıklardan nura ** doğru; ve zikreder 78 onlara Allah'ın günlerini 981 ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 287 her bir sabredene 51 ; şükredene 43 .

Nahl Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Ve Allah indirdi gökten 180 bir su 179 ; öyle ki hayat verdi onunla * yere sonrasında ölümü ** ; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet 287 işitir bir kavme/topluma.

Nahl Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Sonra ye her bir meyveden; ve koyul Rabbinin 4 yollarına bir zelil * (olarak); çıkar batınlarından ** onun *** bir içecek **** ; muhteliftir ***** renkleri; ondadır ****** bir şifa 1020 insanlara; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet 287 fikreder 868 bir kavme/topluma.

Nahl Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Hiç görmezler mi kuşu (ki) boyun eğdirilmiştir iç kısmında * göğün; tutar değildir onları Allah'ın dışında; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet 287 iman 47 eder bir kavme/topluma.

İsrâ Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve yaptık geceyi ve gündüzü iki ayet 287 ; öyle ki sildik 1040 ayetini 287  gecenin ve yaptık 1040 ayetini 287  gündüzün bir gördüren * ; bakınıp aranmanız içindir Rabbinizin 4 bir fazlını 202 ; ve bilmeniz içindir adedini senelerin ve hesabı; ve her bir şeyi (ki) tefsîl ettik 651 onu bir tefsîl 651 (olarak).

Meryem Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Yap bana bir ayet 287 "; dedi ** : "Ayetin 287 senin ki kelam edemezsin *** insanlara üç gece bir düzgün **** (olarak)."

Meryem Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Dedi * : "İşte böyledir; dedi (senin) Rabbin 4 (ki) o bana bir kolaydır; ve yapmamız içindir onu ** bir ayet 287 insanlara ve bir rahmet 271 bizden; ve oldu tamamlanan bir emir."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Ve topla elini * kanadına doğru; çıkar * beyaz olmaksızın bir kötülük/şer/zarar başka bir ayet 287 (olarak).

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Öyle ki gelin ikiniz *  ona ** ; öyle ki deyin ikiniz * : "Doğrusu biz * iki resûlüyüz 418 (senin) Rabbinin 4 ; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını 197 ; ve zulmetme 257 onlara *** ; muhakkak geldik sana bir ayetle 287 Rabbinden 4 ; ve selâm 748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza 192 ."

Enbiyâ Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Evet! Dediler * : "Karmaşık düşlerdir ** ; evet! İftira 883 atmış onu *** ; Evet! O **** bir şairdir; öyle ki gelsin bizlere bir ayetle 287 evvelki gönderilmiş olan gibi."

Enbiyâ Suresi - Ayet 91

Türkçe Meal: Ve korumuş * olanı * fercini 110 öyle ki üfledik içine onun ** rûhumuzdan 608 ; ve yaptık onu *** ve oğlunu **** bir ayet 287 alemlere 203 .

Mü'minûn Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Ve yaptık Meryem oğlunu * ve annesini ** onun *** bir ayet 287 ; ve sığındırdık ikisini bir karar sahibi ve gözlü ****   bir terbiyeliye **** doğru.

Furkan Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ve Nûh 1014 kavmini/toplumunu; ne zaman ki yalanladılar resûlleri * ; öyle ki boğduk onları; ve yaptık onları insanlara bir ayet 287 ; ve hazırladık zalimlere elim/acıklı bir azap.

Şuarâ Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Eğer dilersek indiririz üzerlerine gökten 180 bir ayet 287 ; öyle ki zillete 452 düşerdi boyunları ona * huzûlar 1241 (-olarak).

Şuarâ Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Doğrusu bundadır * mutlak bir ayet 287 ; ve olmuş değildir ekserisi ** onların mümin 27 .

Şuarâ Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Doğrusu bundadır * mutlak bir ayet 287 ; ve olmuş değildir ekserisi ** onların müminler 27 .

Şuarâ Suresi - Ayet 121

Türkçe Meal: Doğrusu bundadır * mutlak bir ayet 287 ; ve olmuş değil ekserisi ** onların *** müminler 27 .

Şuarâ Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: "Bina edersiniz her bir yükseltiye bir ayet 287 * ; abes ** işler yaparsınız."

Şuarâ Suresi - Ayet 139

Türkçe Meal: Öyle ki yalanladılar * onu ** ; öyle ki helak ettik onları *** ; doğrusu bundadır mutlak bir ayet 287 ; ve olmuş değildir ekserisi **** onların müminler 27 .

Şuarâ Suresi - Ayet 154

Türkçe Meal: "Değilsin sen * bir beşer 432 dışında mislimiz 870 ; öyle ki gel bir ayetle 287 eğer olduysan sâdıklardan 182 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 158

Türkçe Meal: Öyle ki tuttu onları * azap; doğrusu bundadır** mutlak bir ayet 287 ; ve değildir olmuş ekserisi *** onların **** müminler 27 .

Şuarâ Suresi - Ayet 174

Türkçe Meal: Doğrusu bundadır * mutlak bir ayet 287 ; ve olmuş değildir ekserisi ** onların *** müminler 27 .

Şuarâ Suresi - Ayet 190

Türkçe Meal: Doğrusu bundadır * mutlak bir ayet 287 ; ve olmuş değildir ekserisi ** onların müminler 27 .

Şuarâ Suresi - Ayet 197

Türkçe Meal: Ve hiç olmaz mı onlara bir ayet 287 ki bilirler onu* İsrâîloğulları 197 ulemâsı ** .

Neml Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Öyle ki işte şu (ki) evleridir * bir boşalmış/yıkılmış zulmettiklerine 257 (karşı); doğrusu bundadır mutlak bir ayet 287  bilir bir kavme/topluma.

Ankebût Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Öyle ki kurtardık onu * ve gemi/tekne ashâbını 194 ; ve yaptık onu ** alemlere bir ayet 287 .

Ankebût Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Ve ant olsun terk ettik * ondan ** bir ayet 287 bir beyanat 620 (olarak) aklederler 562 bir kavme/topluma *** .

Ankebût Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Yarattı Allah gökleri 162 ve yeri hakla/gerçekle; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet 287 müminlere 27 .

Ankebût Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Evet! O * beyanat (-lı) 620 ayetlerdir 287 göğüslerdekine kimselerin (ki) verildiler ilim 1143 ; ve cihat 356 eder değillerdir ayetlerimize 1027 zalimler 257 dışında.

Sebe' Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Öyle ki hiç bakmazlar mı elleri arasına ve arkalarına doğru gökten 180 ve yerden; eğer dilersek batırırız onları yere; ya da düşürürüz üzerlerine parçalar gökten 180 ; doğrusu bundadır mutlak bir ayet 287 her bir munîb 902 bir kula.

Mü'min Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Ve ant olsun gönderdik resûller 418 senden önce; onlardan kimini kıssalaştırdık 430 sana; ve onlardan kimini asla kıssalaştırmadık 430 sana; ve olmuş değildir bir resûle 418 ki getirir bir ayet 287 Allah'ın izni dışında; öyle ki geldiği zaman emri Allah'ın; tamamlandı hakla/gerçekle; ve hüsrana uğradı orada/zamanda batılla 418 uğraşanlar.

Câsiye Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Ve hilafeti * gecenin ve gündüzün; ve indirdiği Allah'ın gökten 180 bir rızıktan; öyle ki hayat vermesi onunla ** yere ölümü sonra onun *** ; ve estirmesi rüzgârları; bir ayettir 287 akleder 562 bir kavme/topluma.

Kamer Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Ve eğer görseler bir ayet 287 kaçınırlar/direnirler; ve derler: "bir sihirdir süregelen (mustemirr)"