Bakara Suresi - Ayet 16
Türkçe Meal: İşte bunlar * , kimselerdir * (ki) satın alıp takas ettiler ** dalaleti 128 kılavuzla 192 *** ; öyle ki kazanmış değildi ticaretleri; ve olmuş değillerdi muhtedler 176 .
Arama Operatörleri:
Ayet 16
İşte bunlar*, kimselerdir* (ki) satın alıp takas ettiler** dalaleti128 kılavuzla192***; öyle ki kazanmış değildi ticaretleri; ve olmuş değillerdi muhtedler176.
*2:8 ayetinde işaret edilen sahte müminler.**Kur'an yerine abuk sabuk taşkınlıklara/sapkınlıklara tabi oldular.***Kur'an'la.
Ayet 70
Dediler: “Dua80 et bizlere; Rabbine4; beyan226 etsin bizlere nedir o*; doğrusu (o) sığır benzer geldi bizlere; ve doğrusu bizler (ki) eğer dilediyse** Allah; mutlak muhtedleriz.176”
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kalu | dediler | قَالُوا | قول |
| 2 | d'u | dua et | ادْعُ | دعو |
| 3 | lena | bizlere | لَنَا | - |
| 4 | rabbeke | Rabbine | رَبَّكَ | ربب |
| 5 | yubeyyin | beyan etsin | يُبَيِّنْ | بين |
| 6 | lena | bizlere | لَنَا | - |
| 7 | ma | nedir | مَا | - |
| 8 | hiye | o | هِيَ | - |
| 9 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 10 | l-bekara | sığır | الْبَقَرَ | بقر |
| 11 | teşabehe | benzeşti | تَشَابَهَ | شبه |
| 12 | aleyna | bizlere | عَلَيْنَا | - |
| 13 | ve inna | ve doğrusu biz | وَإِنَّا | - |
| 14 | in | eğer | إِنْ | - |
| 15 | şa'e | dilerse | شَاءَ | شيا |
| 16 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 17 | lemuhtedune | mutlak muhtedleriz | لَمُهْتَدُونَ | هدي |
*Dişi sığır.**İnşAllâh.
Ayet 140
Muhakkak hüsrana uğradı kimseler (ki) katlettiler35 kendi evlatlarını ahmakça; olmaksızın bir ilim1143; ve haramlaştırdılar Allah'ın kendilerini rızıklandırdığını iftira402 atarak Allah'a karşı; muhakkak dalalete128 düştüler; ve olmuş değillerdi muhted176.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kad | muhakkak | قَدْ | - |
| 2 | hasira | hüsrana uğradı | خَسِرَ | خسر |
| 3 | ellezine | kimseler | الَّذِينَ | - |
| 4 | katelu | katlettirler | قَتَلُوا | قتل |
| 5 | evladehum | evlatlarını | أَوْلَادَهُمْ | ولد |
| 6 | sefehen | ahmakça | سَفَهًا | سفه |
| 7 | bigayri | olmaksızın | بِغَيْرِ | غير |
| 8 | ilmin | bir ilim | عِلْمٍ | علم |
| 9 | ve harramu | ve haramlaştırdılar | وَحَرَّمُوا | حرم |
| 10 | ma | مَا | - | |
| 11 | razekahumu | kendileri rızıklandırdığını | رَزَقَهُمُ | رزق |
| 12 | llahu | Allah'ın | اللَّهُ | - |
| 13 | ftira'en | iftira ederek | افْتِرَاءً | فري |
| 14 | ala | karşı | عَلَى | - |
| 15 | llahi | Allah'a | اللَّهِ | - |
| 16 | kad | muhakkak | قَدْ | - |
| 17 | dellu | dalalete düştüler | ضَلُّوا | ضلل |
| 18 | ve ma | ve değillerdir | وَمَا | - |
| 19 | kanu | oldular | كَانُوا | كون |
| 20 | muhtedine | muhted | مُهْتَدِينَ | هدي |
Ayet 18
Ancak ki imar755 eder Allah'ın mescitlerini16 kimse (ki) iman47 etti Allah'a; ve ahiret gününe; ve ikame572 etti salâtı5; ve verdi zekâtı10; ve asla haşyet53 duymaz Allah'ın dışında; öyle ki belki bunlar; ki olurlar muhtedlerden176.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | innema | ancak ki | إِنَّمَا | - |
| 2 | yea'muru | imar eder | يَعْمُرُ | عمر |
| 3 | mesacide | mescitlerini | مَسَاجِدَ | سجد |
| 4 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 5 | men | kimse (ki) | مَنْ | - |
| 6 | amene | iman etti | امَنَ | امن |
| 7 | billahi | Allah'a | بِاللَّهِ | - |
| 8 | velyevmi | ve gününe | وَالْيَوْمِ | يوم |
| 9 | l-ahiri | ahiret | الْاخِرِ | اخر |
| 10 | ve ekame | ve dikti/ayağa kaldırdı | وَأَقَامَ | قوم |
| 11 | s-salate | salatı | الصَّلَاةَ | صلو |
| 12 | ve ata | ve verdi | وَاتَى | اتي |
| 13 | z-zekate | zekâtı | الزَّكَاةَ | زكو |
| 14 | velem | ve asla | وَلَمْ | - |
| 15 | yehşe | haşyet/çekince hissetmez | يَخْشَ | خشي |
| 16 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 17 | llahe | Allah'ın (birine) | اللَّهَ | - |
| 18 | feasa | öyle ki belki | فَعَسَىٰ | عسي |
| 19 | ulaike | bunlar | أُولَٰئِكَ | - |
| 20 | en | ki | أَنْ | - |
| 21 | yekunu | olurlar | يَكُونُوا | كون |
| 22 | mine | مِنَ | - | |
| 23 | l-muhtedine | doğru yola kılavuzlananlardan | الْمُهْتَدِينَ | هدي |
Ayet 45
Ve gündür (ki) haşrederiz556 onları; gibidir ki asla kalmamışlar gündüzden bir sâat662 dışında871; arif olurlar/tanırlar aralarında; muhakkak hüsrana uğradı kimseler (ki) yalanladılar kavuşmayı Allah'a; ve olmuş değillerdi muhtedler176.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve yevme | ve gündür (ki) | وَيَوْمَ | يوم |
| 2 | yehşuruhum | haşrederiz onları | يَحْشُرُهُمْ | حشر |
| 3 | keen | gibidir ki | كَأَنْ | - |
| 4 | lem | asla | لَمْ | - |
| 5 | yelbesu | kalmamışlar | يَلْبَثُوا | لبث |
| 6 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 7 | saaten | bir saat | سَاعَةً | سوع |
| 8 | mine | مِنَ | - | |
| 9 | n-nehari | gündüzden | النَّهَارِ | نهر |
| 10 | yeteaarafune | arif olurlar/tanırlar | يَتَعَارَفُونَ | عرف |
| 11 | beynehum | aralarında | بَيْنَهُمْ | بين |
| 12 | kad | muhakkak | قَدْ | - |
| 13 | hasira | hüsrana uğradı | خَسِرَ | خسر |
| 14 | ellezine | kimseler (ki) | الَّذِينَ | - |
| 15 | kezzebu | yalanladılar | كَذَّبُوا | كذب |
| 16 | bilika'i | kavuşmayı | بِلِقَاءِ | لقي |
| 17 | llahi | Allah'a | اللَّهِ | - |
| 18 | ve ma | ve değillerdi | وَمَا | - |
| 19 | kanu | olmuş | كَانُوا | كون |
| 20 | muhtedine | muhtedler | مُهْتَدِينَ | هدي |
Ayet 21
Tabi olun kimseye (ki) sual etmez* sizlere bir ecir820; ve onlar muhtedtir176.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ittebiu | tabi olun | اتَّبِعُوا | تبع |
| 2 | men | kimseye | مَنْ | - |
| 3 | la | لَا | - | |
| 4 | yeselukum | sual etmez sizlere | يَسْأَلُكُمْ | سال |
| 5 | ecran | bir ecir | أَجْرًا | اجر |
| 6 | ve hum | ve onlar | وَهُمْ | - |
| 7 | muhtedune | muhtedtir | مُهْتَدُونَ | هدي |
*Sormaz.
Muhted
Kavram Adı:
Muhted
Kavram No: 176
Kısa Açıklama: 176 Doğru yola kılavuzlu, hidayetli, dosdoğru yol olan sıratel müstakim üzerinde olanlar. Yüce Allah'ın biricik dini olan İslam'a yani sadece Kur'an'a tabi olanlar.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 6
Türkçe Meal: İşte bunlar * , kimselerdir * (ki) satın alıp takas ettiler ** dalaleti 128 kılavuzla 192 *** ; öyle ki kazanmış değildi ticaretleri; ve olmuş değillerdi muhtedler 176 .
Türkçe Meal: Dediler: “Dua 80 et bizlere; Rabbine 4 ; beyan 226 etsin bizlere nedir o * ; doğrusu (o) sığır benzer geldi bizlere; ve doğrusu bizler (ki) eğer dilediyse ** Allah; mutlak muhtedleriz. 176 ”
Türkçe Meal: Muhakkak hüsrana uğradı kimseler (ki) katlettiler 35 kendi evlatlarını ahmakça; olmaksızın bir ilim 1143 ; ve haramlaştırdılar Allah'ın kendilerini rızıklandırdığını iftira 402 atarak Allah'a karşı; muhakkak dalalete 128 düştüler; ve olmuş değillerdi muhted 176 .
Türkçe Meal: Ancak ki imar 755 eder Allah'ın mescitlerini 16 kimse (ki) iman 47 etti Allah'a; ve ahiret gününe; ve ikame 572 etti salâtı 5 ; ve verdi zekâtı 10 ; ve asla haşyet 53 duymaz Allah'ın dışında; öyle ki belki bunlar; ki olurlar muhtedlerden 176 .
Türkçe Meal: Ve gündür (ki) haşrederiz 556 onları; gibidir ki asla kalmamışlar gündüzden bir sâat 662 dışında 871 ; arif olurlar/tanırlar aralarında; muhakkak hüsrana uğradı kimseler (ki) yalanladılar kavuşmayı Allah'a; ve olmuş değillerdi muhtedler 176 .
Türkçe Meal: Tabi olun kimseye (ki) sual etmez * sizlere bir ecir 820 ; ve onlar muhtedtir 176 .