Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 81: Fahşâ

Bu kavram 8 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

81Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

2. Bakara Suresi

Ayet 169

Arapça Metin (Harekeli)

176|2|169|إِنَّمَا يَأْمُرُكُم بِٱلسُّوٓءِ وَٱلْفَحْشَآءِ وَأَن تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

176|2|169|انما يامركم بالسو والفحشا وان تقولوا علي الله ما لا تعلمون

Latin Literal

169. İnnemâ ye’murukum bis sûi vel fahşâi ve en tekûlû alâllâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ancak emreder (şeytan) onlara kötülüğü ve fâhşayı81; ve ki söylersiniz Allah üzerine bilmediğinizi.

Ahmed Samira Çevirisi

169 That but He orders/commands you with the bad/evil/harm and the enormous/atrocious deeds , and to say on God what you do not know.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 ye'murukum emreder onlara يَأْمُرُكُمْ امر
3 bis-su'i kötülüğü بِالسُّوءِ سوا
4 velfehşa'i ve fahşayı وَالْفَحْشَاءِ فحش
5 ve en ve ki وَأَنْ -
6 tekulu söylersiniz تَقُولُوا قول
7 ala üzerine عَلَى -
8 llahi Allah اللَّهِ -
9 ma مَا -
10 la لَا -
11 tea'lemune bilmediğinizi تَعْلَمُونَ علم

2. Bakara Suresi

Ayet 268

Arapça Metin (Harekeli)

275|2|268|ٱلشَّيْطَٰنُ يَعِدُكُمُ ٱلْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُم بِٱلْفَحْشَآءِ وَٱللَّهُ يَعِدُكُم مَّغْفِرَةً مِّنْهُ وَفَضْلًا وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

275|2|268|الشيطن يعدكم الفقر ويامركم بالفحشا والله يعدكم مغفره منه وفضلا والله وسع عليم

Latin Literal

268. Eş şeytânu yeidukumul fakra ve ye’murukumbil fahşâi vallâhu yeidukum magfireten minhuve fadlâ(fadlan), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Şeytân29 vaat eder sizlere fakirliği; ve emreder200 sizlere fahşayı81; ve Allah vaat eder sizlere bir mağfiret319 kendinden; ve bir fazl/fazilet; ve Allah Vâsi’dir297; Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

268 The devil promises you the poverty/grief and orders/commands you with enormous/atrocious deeds , and God promises you forgiveness from Him and grace/favour , and God (is) extended/abundant , knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
2 yeidukumu vaat eder sizlere يَعِدُكُمُ وعد
3 l-fekra fakirliği الْفَقْرَ فقر
4 ve ye'murukum ve emreder sizlere وَيَأْمُرُكُمْ امر
5 bil-fehşa'i fahşayı بِالْفَحْشَاءِ فحش
6 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
7 yeidukum vaat eder sizlere يَعِدُكُمْ وعد
8 megfiraten mağfiret مَغْفِرَةً غفر
9 minhu kendinden مِنْهُ -
10 ve fedlen ve bir fazl/fazilet وَفَضْلًا فضل
11 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
12 vasiun Vâsi’dir وَاسِعٌ وسع
13 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 135

Arapça Metin (Harekeli)

428|3|135|وَٱلَّذِينَ إِذَا فَعَلُوا۟ فَٰحِشَةً أَوْ ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ ذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ فَٱسْتَغْفَرُوا۟ لِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ إِلَّا ٱللَّهُ وَلَمْ يُصِرُّوا۟ عَلَىٰ مَا فَعَلُوا۟ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

428|3|135|والذين اذا فعلوا فحشه او ظلموا انفسهم ذكروا الله فاستغفروا لذنوبهم ومن يغفر الذنوب الا الله ولم يصروا علي ما فعلوا وهم يعلمون

Latin Literal

135. Vellezîne izâ fealû fâhişeten ev zalemû enfusehum zekerûllâhe festagferû li zunûbihim, ve men yagfiruz zunûbe illâllâhu ve lem yusırrû alâ mâ fealû ve hum ya’lemûn (ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) faaliyet yaptıkları zaman bir fahşâ81 ya da zulmettiler257 kendi nefislerine; hatırladılar (onlar) Allah'ı; öyle ki mağfiret319 dilediler günahlarına; "Ve kimdir Allah’ın dışında (ki) mağfiret319 eder günahlara!"; ve asla ısrar etmezler (onlar) faaliyet yaptıkları üzerine; ve onlar bilirler*.

Ahmed Samira Çevirisi

135 And those who if they made/did an enormous/atrocious deed , they caused injustice (to) themselves, they mentioned/remembered God, so they asked for forgiveness for their crimes, and who forgives the crimes except God? And they did not insist/persist on what they made/did, and they know .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 iza zaman إِذَا -
3 fealu faaliyet yaptılar فَعَلُوا فعل
4 fahişeten bir fahşat فَاحِشَةً فحش
5 ev ya da أَوْ -
6 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
7 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
8 zekeru hatırladılar ذَكَرُوا ذكر
9 llahe Allah'ı اللَّهَ -
10 festegferu öyle ki mağfiret dilediler فَاسْتَغْفَرُوا غفر
11 lizunubihim günahlarına لِذُنُوبِهِمْ ذنب
12 ve men ve kim وَمَنْ -
13 yegfiru mağfiret eder يَغْفِرُ غفر
14 z-zunube günahlara الذُّنُوبَ ذنب
15 illa dışında إِلَّا -
16 llahu Allah’ın اللَّهُ -
17 velem ve asla وَلَمْ -
18 yusirru ve ısrar etmezler يُصِرُّوا صرر
19 ala üzerine عَلَىٰ -
20 ma مَا -
21 fealu faaliyet yaptıkları فَعَلُوا فعل
22 vehum ve onlar وَهُمْ -
23 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Bile bile fahşâ içinde olmazlar, bile bile kendilerine zulmetmezler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fahşâ Kavram 81

81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

7. A'râf Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

987|7|33|قُلْ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّىَ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَٱلْإِثْمَ وَٱلْبَغْىَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَأَن تُشْرِكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَأَن تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

987|7|33|قل انما حرم ربي الفوحش ما ظهر منها وما بطن والاثم والبغي بغير الحق وان تشركوا بالله ما لم ينزل به سلطنا وان تقولوا علي الله ما لا تعلمون

Latin Literal

33. Kul innemâ harreme rabbiyel fevâhişe mâ zahere minhâ ve mâ batane vel isme vel bagye bi gayril hakkı ve en tuşrikû billâhi mâ lem yunezzil bihî sultânen ve en tekûlû alallâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ancak haram etti Rabbim4 fahşaları81; açığını ondan ve gizlisini; ve günahı; ve bir hak/gerçek olmaksızın taşmayı552; ve ki şirk71 koşmayı Allah'a kendisiyle bir sultân660 asla indirmediğini*; ve ki Allah'a karşı bilmediğinizi söylemenizi661."

Ahmed Samira Çevirisi

33 Say: "But my Lord forbade the enormous/atrocious deeds what is/became visible from it, and what is/was hidden, and the sin/crime, and the oppression/transgression/corruption without the right , and that you share/make partners (with God) what He did not descend with it a proof/evidence , and that you say on (about) God what you do not know.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak إِنَّمَا -
3 harrame haram etti حَرَّمَ حرم
4 rabbiye Rabbim رَبِّيَ ربب
5 l-fevahişe fuhuşları الْفَوَاحِشَ فحش
6 ma مَا -
7 zehera açığını ظَهَرَ ظهر
8 minha ondan مِنْهَا -
9 ve ma ve وَمَا -
10 betane gizlisini بَطَنَ بطن
11 vel'isme ve günahı وَالْإِثْمَ اثم
12 velbegye ve taşmayı وَالْبَغْيَ بغي
13 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
14 l-hakki bir hak/gerçek الْحَقِّ حقق
15 ve en ve ki وَأَنْ -
16 tuşriku şirk koşmayı تُشْرِكُوا شرك
17 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
18 ma مَا -
19 lem asla لَمْ -
20 yunezzil indirmediğini يُنَزِّلْ نزل
21 bihi onunla بِهِ -
22 sultanen bir sultan سُلْطَانًا سلط
23 ve en ve ki وَأَنْ -
24 tekulu söylemenizi تَقُولُوا قول
25 ala karşı عَلَى -
26 llahi Allah اللَّهِ -
27 ma مَا -
28 la لَا -
29 tea'lemune bilmediğinizi تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar haricinde Allah'ın ve resûlünün adını kullanarak uydurulan, tamamı zan olan, hiçbir sultanları olmayan kitaplar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Fahşâ Kavram 81

81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Din konusunda sınırı aşmak, taşmak. Kavram 552

552 Hakka yani gerçeğe dayanmadan dinde yapılan tüm eylemler sınırı aşmadır, taşmadır. Kendilerine yetki verilmiş kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan kitaplara tabi olmak kesinlikle haktan bir şey getirmez. Resûl buyurdu ki şeklinde başlayan şeytan öğretilerinin tamamı zandır. Din konusunda sınırı aşmamak sadece kutsal kitaplar demekle olur. Sadece Kur'an demekle olur. 

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

İnsanların Allah karşı bilmediklerini söylemeleri. Kavram 661

661 Yüce Allah adına hakkı/gerçeği bilmedikleri halde ileri geri konuşmaları. Yüce Allah'ın kendisine hiçbir yetki indirmediği hadis/söylenti kitaplarıyla Yüce Allah'a karşı sanki O'nun emriymiş gibi şeylerin uydurulması.

7. A'râf Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

1034|7|80|وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنْ أَحَدٍ مِّنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1034|7|80|ولوطا اذ قال لقومه اتاتون الفحشه ما سبقكم بها من احد من العلمين

Latin Literal

80. Ve lûtan iz kâle li kavmihî e te’tûnel fâhışete mâ sebekakum bihâ min ehadin minel âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Ve Lût’u (da); dediği zaman (Lût) kavmine/toplumuna: "İşliyorsunuz fahşâyı81; sizlerden önce gelmiş değildir onunla* alemlerden hiç birisi."

Ahmed Samira Çevirisi

80 And Lot when he said to his nation: "Do you commit the enormous/atrocious deed , (that) not from one/anyone from the creations all together/(universes) did not precede you with it?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veluten ve Lût’u وَلُوطًا -
2 iz zaman إِذْ -
3 kale dediği قَالَ قول
4 likavmihi kavmine/toplumuna لِقَوْمِهِ قوم
5 ete'tune işlersiniz أَتَأْتُونَ اتي
6 l-fahişete fahşayı الْفَاحِشَةَ فحش
7 ma değildir مَا -
8 sebekakum önceden gelmiş sizlerden سَبَقَكُمْ سبق
9 biha onunla بِهَا -
10 min hi مِنْ -
11 ehadin birinin أَحَدٍ احد
12 mine مِنَ -
13 l-aalemine alemlerden الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Fahşâyla.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fahşâ Kavram 81

81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

16. Nahl Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

1989|16|90|إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ وَٱلْإِحْسَٰنِ وَإِيتَآئِ ذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَٱلْبَغْىِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1989|16|90|ان الله يامر بالعدل والاحسن وايتاي ذي القربي وينهي عن الفحشا والمنكر والبغي يعظكم لعلكم تذكرون

Latin Literal

90. İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel munkeri vel bagy(bagyi), yeizukum leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Allah emreder adaleti680 ve ihsânı250 ve vermeyi yakınlık130 sahiplerine; ve meneder fahşâdan81 ve münkerden82; ve aranmaktan/bakınmaktan yanlışa/taşmaya; vaaz653 verir* sizlere; belki sizler zikredersiniz78.

Ahmed Samira Çevirisi

90 That God orders/commands with the justice/equality and the goodness, and giving/bringing (to) of the relations/near, and (God) forbids/prevents from the enormous/atrocious deeds , and the defiance of God and His orders/obscenity , and the oppression/transgression , He preaches to/advises/warns you, maybe/perhaps you mention/remember .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 ye'muru emreder يَأْمُرُ امر
4 bil-adli adaleti بِالْعَدْلِ عدل
5 vel'ihsani ve ihsanı وَالْإِحْسَانِ حسن
6 ve ita'i ve vermeyi وَإِيتَاءِ اتي
7 zi ذِي -
8 l-kurba yakınlık sahiplerine الْقُرْبَىٰ قرب
9 ve yenha ve meneder وَيَنْهَىٰ نهي
10 ani عَنِ -
11 l-fehşa'i fahşadan الْفَحْشَاءِ فحش
12 velmunkeri ve münkerden وَالْمُنْكَرِ نكر
13 velbegyi ve aranmaktan/bakınmaktan yanlışa/taşmaya وَالْبَغْيِ بغي
14 yeizukum vaaz verir sizlere يَعِظُكُمْ وعظ
15 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
16 tezekkerune zikredersiniz تَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Fahşâ Kavram 81

81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Münker Kavram 82

82 İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

Yakınlık sahibi Kavram 130

130 Her türlü yakınlık sahibi. Soy yakınlığı, mekan yakınlığı vb.

İhsân, ihsân

Kavram 250

250 İyilik etme, iyi davranma, dürüstlük, doğruluk.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

Adalet Kavram 680

680 Hakka/gerçeğe uygunluk, hakkı/gerçeği gözetme. Hakka/gerçeğe uygunluk temelinde herkese eşit ve tarafsız bir şekilde davranma. Hakların herkes tarafından eşit/tarafsız şekilde kullanılmasının sağlanması. Hakları eşit olarak dengelemek, eşit olarak balanslamak. Adalet, doğruluk ve eşitlik prensiplerine dayanan evrensel bir değerdir.

24. Nûr Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

2810|24|21|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ وَمَن يَتَّبِعْ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ فَإِنَّهُۥ يَأْمُرُ بِٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ مَا زَكَىٰ مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2810|24|21|يايها الذين امنوا لا تتبعوا خطوت الشيطن ومن يتبع خطوت الشيطن فانه يامر بالفحشا والمنكر ولولا فضل الله عليكم ورحمته ما زكي منكم من احد ابدا ولكن الله يزكي من يشا والله سميع عليم

Latin Literal

21. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Tabi olmayın adımlarına şeytânın29; ve kim tabi olur adımlarına şeytânın29 öyle ki doğrusu o* emreder fahşayı81 ve münkeri82; ve şayet olmasaydı fazlı202 Allah'ın üzerinize ve rahmeti271 O’nun**; saflaşır değildi sizden hiç biriniz ebediyen; velakin/fakat Allah saflaştırır dilediği kimseyi; ve Allah bir Semî’dir41; bir Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

21 You, you those who believed, do not follow the devil’s foot steps, and who follows the devil’s foot steps, so that he truly orders/commands with the enormous/atrocious deeds , and the defiance of God and His orders/obscenity , and where it not for God’s grace/favour/blessing on you and His mercy (there would) not (be) from one from you ever (E) (that) purified/corrected , and but God purifies/corrects whom He wills/wants/intends, and God (is) hearing/listening, knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettebiu tabi olmayın تَتَّبِعُوا تبع
6 hutuvati adımlarına خُطُوَاتِ خطو
7 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
8 ve men ve kim وَمَنْ -
9 yettebia' tabi olur يَتَّبِعْ تبع
10 hutuvati adımlarına خُطُوَاتِ خطو
11 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
12 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
13 ye'muru emreder يَأْمُرُ امر
14 bil-fehşa'i fahşayı بِالْفَحْشَاءِ فحش
15 velmunkeri ve münkeri وَالْمُنْكَرِ نكر
16 velevla ve şayet olmasaydı وَلَوْلَا -
17 fedlu fazlı فَضْلُ فضل
18 llahi Allah'ın اللَّهِ -
19 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
20 ve rahmetuhu ve rahmeti O’nun وَرَحْمَتُهُ رحم
21 ma değildi مَا -
22 zeka saflaşır زَكَىٰ زكو
23 minkum sizden مِنْكُمْ -
24 min hiç مِنْ -
25 ehadin biriniz أَحَدٍ احد
26 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد
27 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
28 llahe Allah اللَّهَ -
29 yuzekki saflaştırır يُزَكِّي زكو
30 men kimseyi مَنْ -
31 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
32 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
33 semiun bir Semî’dir سَمِيعٌ سمع
34 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Şeytân.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8 Bilen.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Semî Kavram 41

41 İşiten.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Fahşâ Kavram 81

81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Münker Kavram 82

82 İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

29. Ankebût Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

3383|29|45|ٱتْلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ تَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3383|29|45|اتل ما اوحي اليك من الكتب واقم الصلوه ان الصلوه تنهي عن الفحشا والمنكر ولذكر الله اكبر والله يعلم ما تصنعون

Latin Literal

45. Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).

Türkçe Çeviri

Oku vahyedileni603 sana kitaptan; ve ikame572 et salâtı5; doğrusu salât5 engeller/meneder fahşâttan81; ve münkerden82; ve mutlak ki zikri78 Allah'ı en büyüktür; ve Allah bilir ürettiklerinizi.

Ahmed Samira Çevirisi

45 Read/recite/follow what was inspired/transmitted to you from The Book , and start/keep up the prayers, that (E) the prayers forbid/prevent from the enormous/atrocious deeds and the defiance of God and His orders/obscenity , and God’s remembrance/reminder (E) (is) greater , and God knows what you perform/produce .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 atlu oku اتْلُ تلو
2 ma مَا -
3 uhiye vahyedileni أُوحِيَ وحي
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 mine -tan مِنَ -
6 l-kitabi kitap- الْكِتَابِ كتب
7 ve ekimi ve dik/ayağa kaldır وَأَقِمِ قوم
8 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 s-salate salat الصَّلَاةَ صلو
11 tenha engeller/men eder تَنْهَىٰ نهي
12 ani عَنِ -
13 l-fehşa'i vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan الْفَحْشَاءِ فحش
14 velmunkeri ve iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten وَالْمُنْكَرِ نكر
15 velezikru ve mutlak ki zikri وَلَذِكْرُ ذكر
16 llahi Allah'ı اللَّهِ -
17 ekberu en büyüktür أَكْبَرُ كبر
18 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
19 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
20 ma مَا -
21 tesneune ürettiklerinizi تَصْنَعُونَ صنع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Fahşâ Kavram 81

81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Münker Kavram 82

82 İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 81: Fahşâ

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Fahşâ

Kavram No: 81

Kısa Açıklama: 81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 8

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 169

Türkçe Meal: Ancak emreder (şeytan) onlara kötülüğü ve fâhşayı 81 ; ve ki söylersiniz Allah üzerine bilmediğinizi.

Bakara Suresi - Ayet 268

Türkçe Meal: Şeytân 29 vaat eder sizlere fakirliği; ve emreder 200 sizlere fahşayı 81 ; ve Allah vaat eder sizlere bir mağfiret 319 kendinden; ve bir fazl/fazilet; ve Allah Vâsi’dir 297 ; Alîm’dir 8 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 135

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) faaliyet yaptıkları zaman bir fahşâ 81 ya da zulmettiler 257 kendi nefislerine; hatırladılar (onlar) Allah'ı; öyle ki mağfiret 319 dilediler günahlarına; "Ve kimdir Allah’ın dışında (ki) mağfiret 319 eder günahlara!"; ve asla ısrar etmezler (onlar) faaliyet yaptıkları üzerine; ve onlar bilirler * .

A'râf Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: De ki: "Ancak haram etti Rabbim 4 fahşaları 81 ; açığını ondan ve gizlisini; ve günahı; ve bir hak/gerçek olmaksızın taşmayı 552 ; ve ki şirk 71 koşmayı Allah'a kendisiyle bir sultân 660 asla indirmediğini * ; ve ki Allah'a karşı bilmediğinizi söylemenizi 661 ."

A'râf Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Ve Lût’u (da); dediği zaman (Lût) kavmine/toplumuna: "İşliyorsunuz fahşâyı 81 ; sizlerden önce gelmiş değildir onunla * alemlerden hiç birisi."

Nahl Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Doğrusu Allah emreder adaleti 680 ve ihsânı 250 ve vermeyi yakınlık 130 sahiplerine; ve meneder fahşâdan 81 ve münkerden 82 ; ve aranmaktan/bakınmaktan yanlışa/taşmaya; vaaz 653 verir * sizlere; belki sizler zikredersiniz 78 .

Nûr Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Tabi olmayın adımlarına şeytânın 29 ; ve kim tabi olur adımlarına şeytânın 29 öyle ki doğrusu o * emreder fahşayı 81 ve münkeri 82 ; ve şayet olmasaydı fazlı 202 Allah'ın üzerinize ve rahmeti 271 O’nun ** ; saflaşır değildi sizden hiç biriniz ebediyen; velakin/fakat Allah saflaştırır dilediği kimseyi; ve Allah bir Semî’dir 41 ; bir Alîm’dir 8 .

Ankebût Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Oku vahyedileni 603 sana kitaptan; ve ikame 572 et salâtı 5 ; doğrusu salât 5 engeller/meneder fahşâttan 81 ; ve münkerden 82 ; ve mutlak ki zikri 78 Allah'ı en büyüktür; ve Allah bilir ürettiklerinizi.