Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 603:

Vahiy, vahy etmek.

Bu kavram 49 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

337|3|44|ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يُلْقُونَ أَقْلَٰمَهُمْ أَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يَخْتَصِمُونَ

Latin Literal

44. Zâlike min enbâil gaybi nûhîhi ileyk(ileyke), ve mâ kunte ledeyhim iz yulkûne eklâmehum eyyuhum yekfulu meryeme, ve mâ kunte ledeyhim iz yahtesımûn(yahtesımûne).

Türkçe Çeviri

İşte bu; haberlerindendir gaybın/bilinmeyenin; vahyettik603 onu sana; ve olmuş değildin onların yanında attıkları zaman kalemlerini* hangisi onların kefil olur (diye) Meryem'e; ve olmuş değildin onların yanında hasımlaştıkları/tartıştıkları zaman.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 min مِنْ -
3 enba'i haberlerindendir أَنْبَاءِ نبا
4 l-gaybi gaybın/bilinmeyenin الْغَيْبِ غيب
5 nuhihi vahyettik onu نُوحِيهِ وحي
6 ileyke sana إِلَيْكَ -
7 ve ma ve değildin وَمَا -
8 kunte olmuş كُنْتَ كون
9 ledeyhim yanlarında onların لَدَيْهِمْ -
10 iz zaman إِذْ -
11 yulkune attıkları يُلْقُونَ لقي
12 eklamehum kalemlerini أَقْلَامَهُمْ قلم
13 eyyuhum onların hangisi أَيُّهُمْ -
14 yekfulu kefil olur يَكْفُلُ كفل
15 meryeme Meryem'e مَرْيَمَ -
16 ve ma ve değildin وَمَا -
17 kunte olmuş كُنْتَ كون
18 ledeyhim onların yanında لَدَيْهِمْ -
19 iz zaman إِذْ -
20 yehtesimune hasımlaştıkları/tartıştıkları يَخْتَصِمُونَ خصم

Notlar

Not 1

*Kura çekmek.

4. Nisâ Suresi

Ayet 163

Arapça Metin (Harekeli)

656|4|163|إِنَّآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ كَمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ نُوحٍ وَٱلنَّبِيِّۦنَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَٰرُونَ وَسُلَيْمَٰنَ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

Latin Literal

163. İnnâ evhaynâ ileyke kemâ evhaynâ ilâ nûhin ven nebiyyîne min ba’dihî, ve evhaynâ ilâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâti ve îsâ ve eyyûbe ve yûnuse ve hârûne ve suleymân(suleymâne), ve âteynâ dâvûde zebûrâ(zebûran).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz vahyettik603 sana; vahyettiğimiz603 gibi Nûh'a; ve ondan (Nûh'tan) sonraki nebilere132; ve vahyettik603 İbrâhîm'e; ve İsmâîl'e; ve İshâk'a; ve Yakûb'a; ve sıbtlara*; ve Îsâ’ya; ve Eyyûb'a; ve Yûnûs'a; ve Hârun'a; ve Süleymân'a; ve verdik Dâvûd'a zeburu477.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 evhayna vahyettik أَوْحَيْنَا وحي
3 ileyke sana إِلَيْكَ -
4 kema gibi كَمَا -
5 evhayna vahyettiğimiz أَوْحَيْنَا وحي
6 ila إِلَىٰ -
7 nuhin Nuh'a نُوحٍ -
8 ve nnebiyyine ve nebilere وَالنَّبِيِّينَ نبا
9 min مِنْ -
10 bea'dihi ondan sonraki بَعْدِهِ بعد
11 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
12 ila إِلَىٰ -
13 ibrahime İbrâhîm'e إِبْرَاهِيمَ -
14 ve ismaiyle ve İsmâîl'e وَإِسْمَاعِيلَ -
15 ve ishaka ve İshâk'a وَإِسْحَاقَ -
16 ve yea'kube ve Yakûb'a وَيَعْقُوبَ -
17 vel'esbati ve sıbtlara وَالْأَسْبَاطِ سبط
18 ve iysa ve Îsâ’ya وَعِيسَىٰ -
19 ve eyyube ve Eyyûb'a وَأَيُّوبَ -
20 ve yunuse ve Yûnûs'a وَيُونُسَ -
21 ve harune ve Hârun'a وَهَارُونَ -
22 ve suleymane ve Süleymân'a وَسُلَيْمَانَ -
23 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
24 davude Dâvûd'a دَاوُودَ -
25 zeburan Zebur'u زَبُورًا زبر

Notlar

Not 1

*Yahudilerden bir grup/klan.

5. Mâide Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

780|5|111|وَإِذْ أَوْحَيْتُ إِلَى ٱلْحَوَارِيِّۦنَ أَنْ ءَامِنُوا۟ بِى وَبِرَسُولِى قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَٱشْهَدْ بِأَنَّنَا مُسْلِمُونَ

Latin Literal

111. Ve iz evhaytu ilel havâriyyîne en âminû bî ve bi resûlî, kâlû âmennâ veşhed bi ennenâ muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

Ve vahyettiğim603 zaman havârilere565 ki iman47 edin bana ve resûlüme418*; dediler: "İman47 ettik; ve şahit ol bizlere ki (bizler) müslimiz45.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 evhaytu vahy ettim أَوْحَيْتُ وحي
3 ila إِلَى -
4 l-havariyyine havarilere الْحَوَارِيِّينَ حور
5 en ki أَنْ -
6 aminu iman edin امِنُوا امن
7 bi bana بِي -
8 ve birasuli ve resûlüme وَبِرَسُولِي رسل
9 kalu dediler قَالُوا قول
10 amenna iman ettik امَنَّا امن
11 veşhed ve şahit ol وَاشْهَدْ شهد
12 biennena ki bizlere بِأَنَّنَا -
13 muslimune müslimleriz مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Îsâ peygamber.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Havâri

Kavram 565

565Kelimenin kök (حور) anlamları ışığında; bir kimseyle birlikte olan, ona bağlı olan, o kimseyle yakından iletişim/diyalog halinde olan, o kimseye geri dönen, o kimsenin sürekli  çevresinde olup onu saran kimseleri işaret eder. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

6. En'âm Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

808|6|19|قُلْ أَىُّ شَىْءٍ أَكْبَرُ شَهَٰدَةً قُلِ ٱللَّهُ شَهِيدٌۢ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَأُوحِىَ إِلَىَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخْرَىٰ قُل لَّآ أَشْهَدُ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ وَإِنَّنِى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

Latin Literal

19. Kul eyyu şey’in ekberu şehâdeh(şehâdeten), kulillâhu şehîdun, beynî ve beynekum ve ûhiye ileyye hâzâl kur’ânu li unzirekum bihî ve men belag(belaga), e innekum le teşhedûne enne meallâhi âliheten uhrâ, kul lâ eşhed(eşhedu), kul innemâ huve ilâhun vâhidun ve innenî berîun mimmâ tuşrikûn(tuşrikûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Hangi şey daha büyüktür bir tanıklık/şahitlik (olarak)?"; de ki: "Allah bir Şehîd’tir499 benim aramla ve sizlerin arasında; ve vahyolundu603 bana bu Kur'ân; uyarmam için sizleri onunla* ve kimseyi (ki) ulaştı/vardı594 o**; doğrusu sizler mi mutlak şahitlik/tanıklık edersiniz ki Allah’la birlikte başka ilâhlara74?"; de ki: "Şahitlik etmem/tanıklık etmem"; de ki: "Doğrusu O (Allah) tek bir ilâhtır74; ve doğrusu ben bir beriyim/serbestim/temizim şirk71 koştuklarınızdan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 eyyu hangi أَيُّ -
3 şey'in şey شَيْءٍ شيا
4 ekberu daha büyüktür أَكْبَرُ كبر
5 şehadeten bir tanıklık/şahitlik (olarak) شَهَادَةً شهد
6 kuli de ki قُلِ قول
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 şehidun bir Şehîd’idr شَهِيدٌ شهد
9 beyni aramla بَيْنِي بين
10 ve beynekum ve sizlerin arasında وَبَيْنَكُمْ بين
11 ve uhiye ve vahyolundu وَأُوحِيَ وحي
12 ileyye bana إِلَيَّ -
13 haza bu هَٰذَا -
14 l-kuranu Kur'an الْقُرْانُ قرا
15 liunzirakum uyarmam için sizleri لِأُنْذِرَكُمْ نذر
16 bihi kendisiyle بِهِ -
17 ve men ve kimseye وَمَنْ -
18 belega ulaştı o (Kur'an) بَلَغَ بلغ
19 einnekum doğrusu sizler mi أَئِنَّكُمْ -
20 leteşhedune mutlak şahitlik/tanıklık edersiniz لَتَشْهَدُونَ شهد
21 enne ki أَنَّ -
22 mea birlikte مَعَ -
23 llahi Allah’la اللَّهِ -
24 aliheten ilahlar الِهَةً اله
25 uhra başka أُخْرَىٰ اخر
26 kul de ki قُلْ قول
27 la لَا -
28 eşhedu şahitlik etmem/tanıklık etmem أَشْهَدُ شهد
29 kul de ki قُلْ قول
30 innema doğrusu إِنَّمَا -
31 huve O هُوَ -
32 ilahun bir ilahtır إِلَٰهٌ اله
33 vahidun tek bir وَاحِدٌ وحد
34 ve inneni ve doğrusu ben وَإِنَّنِي -
35 beri'un beriyim/uzağım بَرِيءٌ برا
36 mimma şeylerden مِمَّا -
37 tuşrikune şirk koştuklarınızdan تُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Kur'an'la.**Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Şehîd

Kavram 499

499Tanık olan, şahit olan.

Kur'an ulaştığı kimselere bir uyarıcıdır.

Kavram 594

5946:19 ayetinde Yüce Allah Kur'an'ın ulaştığı kimselere bir uyarıcı olduğunu bildirmiştir. Mutlak ki bu durum diğer kutsal kitaplar için de geçerlidir. Elçilerin ya da kutsal kitapların ulaşmadığı kimselerin ahirette sorumlu tutulmayacağını Kur'an'ın bütününden anlayabiliriz.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

7. A'râf Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

1071|7|117|وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَلْقِ عَصَاكَ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

Latin Literal

117. Ve evhaynâ ilâ mûsâ en elkı asâke, fe izâ hiye telkafu mâ ye’fikûn(ye’fikûne).

Türkçe Çeviri

Ve vahyettik603 Mûsâ’ya ki "At asanı" (diye); öyle ki o zaman o* yakalayıp kapıyordu sahte** uydurduklarını.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
2 ila إِلَىٰ -
3 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
4 en ki أَنْ -
5 elki at أَلْقِ لقي
6 asake asanı عَصَاكَ عصو
7 fe iza öyleki o zaman فَإِذَا -
8 hiye o هِيَ -
9 telkafu yakalayıp kapıyordu تَلْقَفُ لقف
10 ma مَا -
11 ye'fikune sahte uydurduklarını يَأْفِكُونَ افك

Notlar

Not 1

*Yılana dönüşen asa. **Anlarız ki sihirbazların gösterdikleri sadece etkileyici bir gösteriden ibarettir. Gerçekle yakından uzaktan ilgisi yoktur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

7. A'râf Suresi

Ayet 203

Arapça Metin (Harekeli)

1157|7|203|وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِـَٔايَةٍ قَالُوا۟ لَوْلَا ٱجْتَبَيْتَهَا قُلْ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ مِن رَّبِّى هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

203. Ve izâ lem te’tihim biâyetin kâlû lev lectebeytehâ, kul innemâ ettebiu mâ yûhâ ileyye min rabbî hâzâ besâiru min rabbikum ve huden ve rahmetun li kavmin yu’minûn (yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve asla gelmediğin zaman onlara bir ayetle454 derler: "Keşke derleseydin/toplasaydın onu*; de ki ancak tabi olurum Rabbimden4 üzerime vahy603 edilene; bu**; basiretlerdir690 Rabbinizden4; ve bir kılavuzdur192; ve bir rahmettir271 iman47 eder bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 lem asla لَمْ -
3 te'tihim gelmediğin onlara تَأْتِهِمْ اتي
4 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
5 kalu derler قَالُوا قول
6 levla keşke لَوْلَا -
7 ctebeyteha derleseydin/toplasaydın onu اجْتَبَيْتَهَا جبي
8 kul de ki قُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 ettebiu tabi olurum أَتَّبِعُ تبع
11 ma مَا -
12 yuha vahy edilene يُوحَىٰ وحي
13 ileyye üzerime إِلَيَّ -
14 min مِنْ -
15 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
16 haza bu هَٰذَا -
17 besairu basiretlerdir بَصَائِرُ بصر
18 min مِنْ -
19 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
20 ve huden ve bir doğru yola kılavuzdur وَهُدًى هدي
21 ve rahmetun ve bir rahmettir وَرَحْمَةٌ رحم
22 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
23 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Ayeti.**Ayetler, Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Basiretler.

Kavram 690

690Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş; sağgörü, vizyon:

10. Yunus Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

1364|10|2|أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ رَجُلٍ مِّنْهُمْ أَنْ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِندَ رَبِّهِمْ قَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

2. E kâne linnâsi aceben en evhaynâ ilâ reculin minhum en enzirin nâse ve beşşirillezîne âmenû enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kâlel kâfirûne inne hâzâ le sâhırun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

İnsanlara bir şaşılan mı oldu ki vahy603 ettik bir adam üzerine onlardan? Ki "Uyar insanları; ve müjdele iman47 etmiş kimseleri ki onlaradır gerçek/doğru bir kademe/kıdem Rableri4 indinde/katında"; dedi kâfirler25: "Doğrusu bu* mutlak apaçık bir sihirdir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ekane olur mu أَكَانَ كون
2 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
3 aceben bir acayip/şaşılan عَجَبًا عجب
4 en ki أَنْ -
5 evhayna vahy ettik أَوْحَيْنَا وحي
6 ila doğru إِلَىٰ -
7 raculin bir adama رَجُلٍ رجل
8 minhum onlardan مِنْهُمْ -
9 en ki أَنْ -
10 enziri Uyar أَنْذِرِ نذر
11 n-nase insanları النَّاسَ نوس
12 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
13 ellezine kimselere الَّذِينَ -
14 amenu iman etmiş امَنُوا امن
15 enne ki أَنَّ -
16 lehum onlaradır لَهُمْ -
17 kademe kademe قَدَمَ قدم
18 sidkin bir gerçek doğruluk صِدْقٍ صدق
19 inde indinde/katında عِنْدَ عند
20 rabbihim Rableri رَبِّهِمْ ربب
21 kale dedi قَالَ قول
22 l-kafirune kâfirler الْكَافِرُونَ كفر
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 haza bu هَٰذَا -
25 lesahirun mutlak bir sihirdir لَسَاحِرٌ سحر
26 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

10. Yunus Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

1377|10|15|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا ٱئْتِ بِقُرْءَانٍ غَيْرِ هَٰذَآ أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِىٓ أَنْ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلْقَآئِ نَفْسِىٓ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Latin Literal

15. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlellezîne lâ yercûne likâena’ti bi kur’ânin gayri hâzâ ev beddilh(beddilhu), kul mâ yekûnu lî en ubeddilehû min tilkâi nefsî, in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy(ileyye), innî ehâfu in asaytu rabbî azâbe yevmin azîm(azîmin).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz389 beyanatlar620 (-la); dediler kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere: "Gel bunun başkası bir Kur’ân’la850 ya da değiştir onu*"; de ki: "Olur değildir bana ki değiştiririm onu* nefsim201 tarafından**; tabi olmam*** üzerime vahyedilen603 dışında; doğrusu ben korkarım eğer asilik1081 ettiysem Rabbime4; (korku duyarım) büyük bir günün azabına.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 tutla tilâvet edilir تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin beyanatlar (-la) بَيِّنَاتٍ بين
6 kale dediler قَالَ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 la لَا -
9 yercune ummazlar يَرْجُونَ رجو
10 lika'ena kavuşmayı bizlere لِقَاءَنَا لقي
11 ti gel ائْتِ اتي
12 bikur'anin bir Kur’an’la بِقُرْانٍ قرا
13 gayri başkası غَيْرِ غير
14 haza bunun هَٰذَا -
15 ev ya da أَوْ -
16 beddilhu değiştir onu بَدِّلْهُ بدل
17 kul de ki قُلْ قول
18 ma değildir مَا -
19 yekunu olur يَكُونُ كون
20 li bana لِي -
21 en ki أَنْ -
22 ubeddilehu değiştiririm onu أُبَدِّلَهُ بدل
23 min مِنْ -
24 tilka'i tarafından تِلْقَاءِ لقي
25 nefsi nefsim نَفْسِي نفس
26 in إِنْ -
27 ettebiu tabi olmam أَتَّبِعُ تبع
28 illa dışında إِلَّا -
29 ma مَا -
30 yuha vahyedilene يُوحَىٰ وحي
31 ileyye bana إِلَيَّ -
32 inni doğrusu ben إِنِّي -
33 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
34 in eğer إِنْ -
35 asaytu asilik ettiysem عَصَيْتُ عصي
36 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
37 azabe azabına عَذَابَ عذب
38 yevmin bir günün يَوْمٍ يوم
39 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

Notlar

Not 1

*Kur'an'ı. Kur'an'ın ayetlerini kabul edip uygulamak yerine işlerine gelen hükümlerin Kur'an'ın yerine geçmesini isteyen kimseler resûlden Kur'an'ı değiştirmesini istemektedir.**Kendi isteğimle, dileğimle, rızamla.***Mutlak ki resûl sadece Kur'an der. Kur'an bize yeter der. Aksi düşünülemez. Mutlak ki sadece Kur'an'a tabi olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Kur'an ayetleri.

Kavram 389

389Şerefli Kur'an'da 112 numarasız besmele (0. ayet olarak) ve 6234 numaralı ayet olarak toplam 6346 ayet vardır.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Asi

Kavram 1081

1081Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

10. Yunus Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

1449|10|87|وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰ وَأَخِيهِ أَن تَبَوَّءَا لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَٱجْعَلُوا۟ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

87. Ve evhaynâ ilâ mûsâ ve ahîhi en tebevveâ li kavmikumâ bi mısra buyûten vec’alû buyûtekum kıbleten ve akîmus sâlah(sâlate), ve beşşiril mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve vahyettik603 Mûsâ'ya ve kardeşine ki yerleşim yeri edinin ikiniz kavminize/toplumunuza şehirde evler; ve yapın evlerinizi bir kıble14; ve ikame edin salâtı5; ve müjdele müminleri27.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>10:87.&nbsp;Musa ve kardeşine vahyettik: “Halkınız için Mısır’da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble<sup>1</sup>&nbsp;yapın ve salâtı ikame edin.<sup>2</sup>&nbsp;Mü’minleri müjdele.”1-&nbsp;Bir araya gelme merkezleri, toplanma yerleri, birbirlerine yakın yerler.&nbsp;2-&nbsp;Yardımlaşma ve dayanışmayı canlı ve diri tutun.10:87.&nbsp;And We inspired/transmitted to Moses and his brother that you (B) reside/establish houses/homes to your (B)’s nation by a city/border/region/Egypt, and make your houses/homes direction, and keep up the prayers, and announce good news (to) the believers.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
2 ila إِلَىٰ -
3 musa Musa'ya مُوسَىٰ -
4 ve ehihi ve kardeşine وَأَخِيهِ اخو
5 en ki أَنْ -
6 tebevva yerleşim yeri edinin ikiniz تَبَوَّا بوا
7 likavmikuma kavminiz için لِقَوْمِكُمَا قوم
8 bimisra şehirde بِمِصْرَ مصر
9 buyuten evler بُيُوتًا بيت
10 vec'alu ve yapın وَاجْعَلُوا جعل
11 buyutekum evlerinizi بُيُوتَكُمْ بيت
12 kibleten bir kıble قِبْلَةً قبل
13 ve ekimu ve dikin/ayağa kaldırın وَأَقِيمُوا قوم
14 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
15 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
16 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Kıble

Kavram 14

14Tarafın/hedefin belli edilmesi amaçlı yönelme.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

10. Yunus Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

1471|10|109|وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَٱصْبِرْ حَتَّىٰ يَحْكُمَ ٱللَّهُ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْحَٰكِمِينَ

Latin Literal

109. Vettebi’ mâ yûhâ ileyke vasbir hattâ yahkumallâh(yahkumallâhu), ve huve hayrul hâkimîn(hâkimîne).

Türkçe Çeviri

Ve tabi ol vahyedilene603 üzerine; ve sabret51; ta ki hükmeder Allah; ve O hayırlısıdır hâkimlerin821.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vettebia' ve tabi ol وَاتَّبِعْ تبع
2 ma مَا -
3 yuha vahyedilen يُوحَىٰ وحي
4 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
5 vesbir ve sabret وَاصْبِرْ صبر
6 hatta ta ki حَتَّىٰ -
7 yehkume hükmeder يَحْكُمَ حكم
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 ve huve ve O وَهُوَ -
10 hayru hayırlısıdır خَيْرُ خير
11 l-hakimine hâkimlerin الْحَاكِمِينَ حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Hâkim

Kavram 821

821Yargıç, başta gelen, başta olan, baskın çıkan, egemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçiren, baskın.

11. Hûd Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

1507|11|36|وَأُوحِىَ إِلَىٰ نُوحٍ أَنَّهُۥ لَن يُؤْمِنَ مِن قَوْمِكَ إِلَّا مَن قَدْ ءَامَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

Latin Literal

36. Ve ûhiye ilâ nûhın ennehu len yu’mine min kavmike illâ men kad âmene fe lâ tebteis bi mâ kânû yef’alûn(yef’alûne).

Türkçe Çeviri

Ve vahyedildi603 Nûh'a ki ona asla iman47 etmez senin kavminden/toplumundan dışındadır kimse (ki) zaten iman47 etti (diye); öyle ki tasalanma/üzülme faaliyet içinde olduklarına onların (diye).

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

11. Hûd Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1508|11|37|وَٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ

Latin Literal

37. Vasnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrekûn(mugrekûne).

Türkçe Çeviri

Ve sanayi olarak üret gemiyi gözlerimizin önünde ve vahyimiz603 (-le); ve hitap etme bana kimseler hakkında (ki) zulmettiler257; doğrusu onlar boğulanlardır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesnei ve sanayi olarak üret وَاصْنَعِ صنع
2 l-fulke gemiyi الْفُلْكَ فلك
3 biea'yunina gözlerimizin önünde بِأَعْيُنِنَا عين
4 ve vehyina ve vahyimizle وَوَحْيِنَا وحي
5 ve la ve وَلَا -
6 tuhatibni hitap etme bana تُخَاطِبْنِي خطب
7 fi hakkında فِي -
8 ellezine kimseler الَّذِينَ -
9 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
10 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
11 mugrakune boğulanlardır مُغْرَقُونَ غرق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

11. Hûd Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

1520|11|49|تِلْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهَآ إِلَيْكَ مَا كُنتَ تَعْلَمُهَآ أَنتَ وَلَا قَوْمُكَ مِن قَبْلِ هَٰذَا فَٱصْبِرْ إِنَّ ٱلْعَٰقِبَةَ لِلْمُتَّقِينَ

Latin Literal

49. Tilke min enbâil gaybi nûhîhâ ileyk(ileyke), mâ kunte ta’lemuhâ ente ve lâ kavmuke min kabli hâzâ, fasbır, innel âkıbete lil muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

İşte şu (ki) gayb62 haberlerindendir; vahy603 ederiz onu* üzerine; olmuş değildin bilir onu* sen** ve ne de senin kavmin/toplumun öncesinde bunun; öyle ki sabret51; doğrusu akıbet892 takva21 sahiplerinedir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şu تِلْكَ -
2 min مِنْ -
3 enba'i haberlerindendir أَنْبَاءِ نبا
4 l-gaybi gayb الْغَيْبِ غيب
5 nuhiha vahy ederiz onu نُوحِيهَا وحي
6 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
7 ma değildin مَا -
8 kunte olmuş كُنْتَ كون
9 tea'lemuha bilir onu تَعْلَمُهَا علم
10 ente sen أَنْتَ -
11 ve la ve ne de وَلَا -
12 kavmuke senin kavmin قَوْمُكَ قوم
13 min مِنْ -
14 kabli öncesinde قَبْلِ قبل
15 haza bunun هَٰذَا -
16 fesbir öyle ki sabret فَاصْبِرْ صبر
17 inne doğrusu إِنَّ -
18 l-aakibete akibet الْعَاقِبَةَ عقب
19 lilmuttekine takva sahiplerinedir لِلْمُتَّقِينَ وقي

Notlar

Not 1

*Gaybı.**Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

12. Yusuf Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

1597|12|3|نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ ٱلْقَصَصِ بِمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلْغَٰفِلِينَ

Latin Literal

3. Nahnu nakussu aleyke ahsenel kasası bimâ evhaynâ ileyke hâzel kur’âne ve in kunte min kablihî le minel gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Biz kıssalaştırırız430daha güzel kıssayı430 (senin) üzerine;  vahy ettiğimizle603 sana bu Kur'ân'ı850; ve eğer olduysan (bile) öncesinde onun mutlak kimselerden ki gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 nehnu biz نَحْنُ -
2 nekussu kıssalaştırırız نَقُصُّ قصص
3 aleyke üzerine عَلَيْكَ -
4 ehsene daha güzelini أَحْسَنَ حسن
5 l-kasasi kıssaların الْقَصَصِ قصص
6 bima بِمَا -
7 evhayna vahyedettiğimizle أَوْحَيْنَا وحي
8 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
9 haza bu هَٰذَا -
10 l-kurane Kur'an'ı الْقُرْانَ قرا
11 vein ve eğer وَإِنْ -
12 kunte olduysan كُنْتَ كون
13 min مِنْ -
14 kablihi öncesinde onun قَبْلِهِ قبل
15 lemine mutlak kimselerden لَمِنَ -
16 l-gafiline gafil الْغَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*Kur'an'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

12. Yusuf Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

1609|12|15|فَلَمَّا ذَهَبُوا۟ بِهِۦ وَأَجْمَعُوٓا۟ أَن يَجْعَلُوهُ فِى غَيَٰبَتِ ٱلْجُبِّ وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُم بِأَمْرِهِمْ هَٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Latin Literal

15. Fe lemmâ zehebû bihî ve ecmeû en yec’alûhu fî gayâbetil cubb(cubbi), ve evhaynâ ileyhi le tunebbiennehum bi emrihim hâzâ ve hum lâ yeş’urûn(yeş’urûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman götürdüler onu*; ve toplaştılar ki koymaya onu* kuyu** oyuğuna/çukuruna; ve vahy603 ettik ona***; mutlak haber verirsin bu emrini/işlerini onların; ve onlar şuurlanmazlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 zehebu götürdüler ذَهَبُوا ذهب
3 bihi onu بِهِ -
4 ve ecmeu ve toplaştılar وَأَجْمَعُوا جمع
5 en ki أَنْ -
6 yec'aluhu koyarlar onu يَجْعَلُوهُ جعل
7 fi فِي -
8 gayabeti çukuruna غَيَابَتِ غيب
9 l-cubbi kuyunun الْجُبِّ جبب
10 veevhayna ve vahy ettik وَأَوْحَيْنَا وحي
11 ileyhi ona إِلَيْهِ -
12 letunebbiennehum mutlak haber verirsin لَتُنَبِّئَنَّهُمْ نبا
13 biemrihim emrini/işlerini onların بِأَمْرِهِمْ امر
14 haza bu هَٰذَا -
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 la لَا -
17 yeş'urune şuurlanmazlar يَشْعُرُونَ شعر

Notlar

Not 1

*Yûsuf'u.**Geniş ağızlı kuyu.  ***Yûsuf'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

12. Yusuf Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

1696|12|102|ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ أَجْمَعُوٓا۟ أَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ

Latin Literal

102. Zâlike min enbâil gaybi nûhîhi ileyk(ileyke), ve mâ kunte ledeyhim iz ecmaû emrehum ve hum yemkurûn(yemkurûne).

Türkçe Çeviri

İşte bu haberlerindendir gaybın62 (ki) vahy603 ederiz sana*; ve olmuş değildin onların** yanında toplandıkları zaman emirlerine200 ve onlar plan yapıyorlarken.

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Yûsuf'un kardeşlerinin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

emir, emretmek

Kavram 200

200Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.  

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

12. Yusuf Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

1703|12|109|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِم مِّنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰٓ أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَدَارُ ٱلْءَاخِرَةِ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

109. Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim min ehlil kurâ, e fe lem yesîrû fîl ardı fe yanzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, ve le dârul âhıreti hayrun lillezînettekav, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden önce erkekler dışında (ki) vahy603 ettik onlara kentlerin ehlinden568*; öyle ki hiç seyahat etmezler mi yerde**; öyle ki bakmazlar mı nasıl oldu akıbeti892 onlardan önceki kimselerin; ve ahiret diyarı*** hayırlıdır**** kimselere (ki) takvalı21 oldular; öyle ki akletmez562 misiniz?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 illa dışında إِلَّا -
6 ricalen bir erkekler رِجَالًا رجل
7 nuhi vahy ettik نُوحِي وحي
8 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
9 min مِنْ -
10 ehli ehlinden أَهْلِ اهل
11 l-kura kentlerin الْقُرَىٰ قري
12 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
13 yesiru seyahat etmezler mi يَسِيرُوا سير
14 fi فِي -
15 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
16 fe yenzuru öyle ki bakmazlar mı فَيَنْظُرُوا نظر
17 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
18 kane oldu كَانَ كون
19 aakibetu akibeti عَاقِبَةُ عقب
20 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
21 min مِنْ -
22 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
23 veledaru ve diyarı وَلَدَارُ دور
24 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
25 hayrun hayırlıdır خَيْرٌ خير
26 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
27 ttekav takvalı oldular اتَّقَوْا وقي
28 efela öyle ki أَفَلَا -
29 tea'kilune ekletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Kentlerin ahalisinin başına gelenler hakkında onlara da vahy ettik.**Yeryüzünde antik kentleri gezin.***Yurdu.****Ahiret diyarı/yurdu sadece takvalılara hayırlıdır. Başkalarına değil.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

13. Ra'd Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

1735|13|30|كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ

Latin Literal

30. Kezâlike erselnâke fî ummetin kad halet min kablihâ umemun li tetluve aleyhimullezî evhaynâ ileyke ve hum yekfurûne bir rahmân(rahmâni), kul huve rabbî lâ ilâhe illâ hû(hûve), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metâb(metâbi).

Türkçe Çeviri

İşte böyledir; gönderdik seni* bir ümmete305; muhakkak gelip geçti ondan** önce ümmetler305; tilâvet874 etmen için onlara vahyettiğimizi603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik25 ederler Rahmân'a1; de ki: "O*** (ki) Rabbimdir4; yoktur ilâh74 O’nun**** dışında; O'na****** tevekkül79 ettim; ve O'nadır***** tevbem33."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 erselnake gönderdik seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
3 fi فِي -
4 ummetin bir ümmete أُمَّةٍ امم
5 kad muhakkak قَدْ -
6 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kabliha ondan önce قَبْلِهَا قبل
9 umemun ümmetler أُمَمٌ امم
10 litetluve tilavet etmen için لِتَتْلُوَ تلو
11 aleyhimu onlara عَلَيْهِمُ -
12 llezi şeyleri الَّذِي -
13 evhayna vahyettiğimiz أَوْحَيْنَا وحي
14 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 yekfurune kâfirlik ederler يَكْفُرُونَ كفر
17 bir-rahmani Rahmân'a بِالرَّحْمَٰنِ رحم
18 kul de ki قُلْ قول
19 huve O هُوَ -
20 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
21 la yoktur لَا -
22 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
23 illa dışında إِلَّا -
24 huve O’nun هُوَ -
25 aleyhi O'na عَلَيْهِ -
26 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
27 ve ileyhi ve O'nadır وَإِلَيْهِ -
28 metabi tevbem مَتَابِ توب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Ümmetten.***Allah.****Allah'ın.*****Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân

Kavram 1

1En yüce merhametli.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

14. İbrahim Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1761|14|13|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

13. Ve kâlellezîne keferû li rusulihim le nuhricennekum min ardınâ ev le teûdunne fî milletinâ, fe evhâ ileyhim rabbuhum le nuhlikennez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler resûllerine418: "Mutlak çıkarırız675 sizleri yerimizden* ya da mutlak dönersiniz milletimize301"; öyle ki vahyetti603 onlara* Rableri4; "Mutlak helak ederiz zalimleri257.".

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 lirusulihim resûllerine لِرُسُلِهِمْ رسل
5 lenuhricennekum mutlak çıkarırız sizleri لَنُخْرِجَنَّكُمْ خرج
6 min مِنْ -
7 erdina yerinizden أَرْضِنَا ارض
8 ev ya da أَوْ -
9 leteudunne mutlak dönersiniz لَتَعُودُنَّ عود
10 fi فِي -
11 milletina milletimize مِلَّتِنَا ملل
12 feevha öyle ki vahyetti فَأَوْحَىٰ وحي
13 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
14 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
15 lenuhlikenne mutlak helak ederiz لَنُهْلِكَنَّ هلك
16 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Resûllere.**Zalimlerin bulunduğu yer, topraklar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Millet

Kavram 301

301Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Müşriklerin ortak noktası. Kendi uyduruk milletlerine yani dini öğretilerine uymayanlara zulmederek yurtlarından çıkarmak. Tehdit etmek. Cebirle/tehditle kendi uyduruk dinlerine girmeye zorlamak. 

Kavram 675

675Kur'an'ın bütününe baktığımızda açık ve net olarak görürüz ki müşrikler kendilerine zulmettikleri gibi kendi milletlerinden yani dinî öğretilerine tabi olmayan kimselere de zulmederler. Tehditle kendi öğretilerine girmeye zorlarlar. Kabul etmeyenleri yurtlarından çıkarırlar. Sadece Kur'an demeyen ve kendini Muhammedî sanarak mezheplere tabi olan herkes müşriktir. Bu müşriklerin milleti de yani dinî öğretileri de aynıdır. Kendisine tabi olmayanları dövmek, hapsetmek. Namaz kılmayanı dövmek ve hapsetmek. Namaz kılıncaya kadar hapiste tutmak. Sözde dinlerinden çıkanları mürted ilan edip öldürmek.   

16. Nahl Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

1942|16|43|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Latin Literal

43. Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden* önce erkekler dışında (ki) vahy603 ederiz üzerlerine; öyle ki sual edin** zikir* ehline135 eğer olduysanız bilmezler****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 illa dışında إِلَّا -
6 ricalen erkekler رِجَالًا رجل
7 nuhi vahyederiz نُوحِي وحي
8 ileyhim üzerlerine إِلَيْهِمْ -
9 feselu öyle ki sual edin/sorun فَاسْأَلُوا سال
10 ehle ehline أَهْلَ اهل
11 z-zikri zikir الذِّكْرِ ذكر
12 in eğer إِنْ -
13 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
14 la لَا -
15 tea'lemune bilmezler تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Sorun.***Hatırlatma, öğüt. Kutsal kitaplar zikirdir. Daha önce gönderilenler Tevrât ve İncîl'de vardır. O kitapları okuyanlara sorun.  ****Bilmediğimiz konularda bilenlere sormak, sözü dinleyip en güzeline uymak emirdir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

16. Nahl Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

1967|16|68|وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ

Latin Literal

68. Ve evhâ rabbuke ilen nahli enittehızî minel cibâli buyûten ve mineş şeceri ve mimmâ ya’rişûn(ya’rişûne).

Türkçe Çeviri

Ve vahy603 etti (senin) Rabbin4 bal arısına ki tut* dağlardan evler; ve ağaçtan; ve kurdukları arşlardan**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evha ve vahy etti وَأَوْحَىٰ وحي
2 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
3 ila إِلَى -
4 n-nehli bal arısına النَّحْلِ نحل
5 eni ki أَنِ -
6 ttehizi tut اتَّخِذِي اخذ
7 mine مِنَ -
8 l-cibali dağlardan الْجِبَالِ جبل
9 buyuten evler بُيُوتًا بيت
10 ve mine ve وَمِنَ -
11 ş-şeceri ağaçtan الشَّجَرِ شجر
12 ve mimma ve وَمِمَّا -
13 yea'rişune kurdukları arşlarda يَعْرِشُونَ عرش

Notlar

Not 1

*Edin dişi bal arısı.**İnsanların yaptıkları tahtlardan, köşklerden. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

16. Nahl Suresi

Ayet 123

Arapça Metin (Harekeli)

2022|16|123|ثُمَّ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ أَنِ ٱتَّبِعْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

Latin Literal

123. Summe evhaynâ ileyke enittebi’ millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen), ve mâ kâne minel muşrikîn(muşrikîne).

Türkçe Çeviri

Sonra vahyettik603 sana* ki tabi ol milletine301 İbrahim'in; bir hanîfti117; ve olmuş değildi** müşriklerden36.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 evhayna vahyettik أَوْحَيْنَا وحي
3 ileyke sana إِلَيْكَ -
4 eni ki أَنِ -
5 ttebia' tabi ol اتَّبِعْ تبع
6 millete milletine مِلَّةَ ملل
7 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
8 hanifen bir hanif حَنِيفًا حنف
9 ve ma ve değildi وَمَا -
10 kane olmuş كَانَ كون
11 mine مِنَ -
12 l-muşrikine müşriklerden الْمُشْرِكِينَ شرك

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müşrik

Kavram 36

36Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Hanîf

Kavram 117

117Dönen, eğilen. Hakka gerçeğe doğru dönen/eğilen. Çoğunluğun uymuş olduğu atalar dinini terk ederek tek tanrıcı, monoteist, Yüce Allah'a şirksiz iman eden olan. 

Millet

Kavram 301

301Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

17. İsrâ Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

2066|17|39|ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوْحَىٰٓ إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلْحِكْمَةِ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلْقَىٰ فِى جَهَنَّمَ مَلُومًا مَّدْحُورًا

Latin Literal

39. Zâlike mimmâ evhâ ileyke rabbuke minel hikmeh(hikmeti), ve lâ tec’al meallâhi ilâhen âhare fe tulkâ fî cehenneme melûmen medhûrâ(medhûren).

Türkçe Çeviri

İşte bu; vahy603 ettiğindendir sana (senin) Rabbinin4 hikmetten382; ve yapma Allah'la beraber öteki bir ilâh74; öyle ki bırakılırsın cehennemde968 bir melûm1047; bir medhûr1044 (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 mimma مِمَّا -
3 evha vahy ettiğindedir أَوْحَىٰ وحي
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 rabbuke (senin) Rabbinin رَبُّكَ ربب
6 mine مِنَ -
7 l-hikmeti hikmetten الْحِكْمَةِ حكم
8 ve la ve وَلَا -
9 tec'al yapma تَجْعَلْ جعل
10 mea beraber مَعَ -
11 llahi Allah اللَّهِ -
12 ilahen bir ilâh إِلَٰهًا اله
13 ahara öteki اخَرَ اخر
14 fetulka öyle ki bırakılır فَتُلْقَىٰ لقي
15 fi فِي -
16 cehenneme cehennemde جَهَنَّمَ -
17 melumen bir melûm مَلُومًا لوم
18 medhuran bir medhûr مَدْحُورًا دحر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Hikmet

Kavram 382

382Kur'an'ın içerdiği hikmete sahip olmak. Kur'an'ın hikmeti. Hikmetli Kur'an'ın içerdiği hükümlerle hikmetlenmek.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Cehennem

Kavram 968

968Şu anda içinde bulunduğumuz evrenimize benzer bir evren. Şerefli Kur'an'a göre içinde bulunduğumuz evrenin kumaşı yırtılacak ve yırtıklar ışık hızında evrenin her yerine ulaşacaktır. Genişleyemeyen evren yerçekimiyle dev bir karadeliğe çökecektir. Daha sonra tekillik hali olan ilk yaratılışa iade edilecektir. Bu tekillik enerjisinden tekrar büyük patlamayla yeni evrenler yaratılacaktır. Bu evrenlerden bir tanesi ahiret evreni olacak ve Rabbimiz bizleri burada yargılayacaktır. Yargılaması kötü bir hesapla sonlananlar cehennem evrenine alçaltılacaklardır. Cehennem evreninde cahîm kompleksleri vardır. Bu kompleksin anası bir karadeliktir (Haviye). Bu karadeliğin akresyon diskli Hutamedir. Karadeliğin etrafında dönen kaya gezegen ise Sekar'dır. Nar/ateş ise radyasyondur.  

Medhûr

Kavram 1044

1044Kovulmuş, defedilmiş, uzaklaştırılmış, rahmetten / mevkiden dışlanmış, sürülmüş.

Melûm

Kavram 1047

1047Kınanmış, ayıplanmış, suçlanmış.

17. İsrâ Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

2100|17|73|وَإِن كَادُوا۟ لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ لِتَفْتَرِىَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۥ وَإِذًا لَّٱتَّخَذُوكَ خَلِيلًا

Latin Literal

73. Ve in kâdû le yeftinûneke anillezî evhaynâ ileyke li tefteriye aleynâ gayreh(gayrehu) ve izen lettehazûke halîlâ(halîlen).

Türkçe Çeviri

Ve eğer neredeyse* mutlak fitnelendiriyorlardı332 seni ki vahy603 ettiğimizden sana; iftira atman402 için bize onun** başkasını; ve o zaman mutlak tutarlardı seni bir dost.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 kadu neredeyse كَادُوا كود
3 leyeftinuneke mutlak fitnelendiriyorlardı seni لَيَفْتِنُونَكَ فتن
4 ani عَنِ -
5 llezi ki الَّذِي -
6 evhayna vahy ettiğimizden أَوْحَيْنَا وحي
7 ileyke sana إِلَيْكَ -
8 litefteriye iftira atman için لِتَفْتَرِيَ فري
9 aleyna bize عَلَيْنَا -
10 gayrahu başkasını onun غَيْرَهُ غير
11 ve izen ve o zaman وَإِذًا -
12 lattehazuke mutlak tutarlardı seni لَاتَّخَذُوكَ اخذ
13 halilen bir dost خَلِيلًا خلل

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fitne

Kavram 332

332Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

17. İsrâ Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

2113|17|86|وَلَئِن شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِهِۦ عَلَيْنَا وَكِيلًا

Latin Literal

86. Ve lein şi’nâ le nezhebenne billezî evhaynâ ileyke summe lâ tecidu leke bihî aleynâ vekîlâ(vekîlen).

Türkçe Çeviri

Ve eğer dileseydik mutlak gideririz ki vahy603 ettiğimiz (olanı) sana*; sonra bulamazsın kendine onunla** aleyhimize bir vekîl517.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve eğer وَلَئِنْ -
2 şi'na dileseydik شِئْنَا شيا
3 lenezhebenne mutlak gideririz لَنَذْهَبَنَّ ذهب
4 billezi' ki بِالَّذِي -
5 evhayna vahy ettiğimizi أَوْحَيْنَا وحي
6 ileyke sana إِلَيْكَ -
7 summe sonra ثُمَّ -
8 la لَا -
9 tecidu bulamazsın تَجِدُ وجد
10 leke kendine لَكَ -
11 bihi ona بِهِ -
12 aleyna bize karşı عَلَيْنَا -
13 vekilen bir vekîl وَكِيلًا وكل

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Aleyhimize olacak bir şey.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vekîl

Kavram 517

517Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

18. Kehf Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2165|18|27|وَٱتْلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِن كِتَابِ رَبِّكَ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَن تَجِدَ مِن دُونِهِۦ مُلْتَحَدًا

Latin Literal

27. Vetlu mâ ûhıye ileyke min kitâbi rabbik(rabbike), lâ mubeddile li kelimâtihî ve len tecide min dûnihî multehadâ(multehaden).

Türkçe Çeviri

Ve oku vahyolunanı603 sana Rabbinin4 kitabından*; yoktur değiştirici O’nun** kelimelerini416; ve asla bulamazsın O'nun** astından bir sığınak.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:27.&nbsp;Ve sen, Rabb’inin Kitap’ından sana vahyedileni oku! O’nun kelimelerini<sup>1</sup>&nbsp;değiştirecek yoktur. O’ndan başka sığınılacak da bulamazsın.1-&nbsp;Takdir edilmiş hükmünü. “Allah’ın kelimeleri” deyimi “Allah’ın sözleri” anlamını değil, yarattığı şeyleri ve yaratma gücünü ifade etmektedir. Allah’ın sonsuz ilimi ve gücünü vurgulamaktadır.18:27.&nbsp;And read/recite what was inspired/transmitted to you from your Lord’s Book , (there is) no exchanger/replacer/substitutor to His words/expressions, and you will never/not find from other than Him a shelter/refuge.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vetlu ve oku وَاتْلُ تلو
2 ma مَا -
3 uhiye vahyolunanı أُوحِيَ وحي
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 min مِنْ -
6 kitabi kitabından كِتَابِ كتب
7 rabbike Rabb’inin رَبِّكَ ربب
8 la yoktur لَا -
9 mubeddile değiştirici مُبَدِّلَ بدل
10 likelimatihi O’nun kelimelerini لِكَلِمَاتِهِ كلم
11 velen ve asla وَلَنْ -
12 tecide bulamazsın تَجِدَ وجد
13 min مِنْ -
14 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
15 multehaden bir sığınak مُلْتَحَدًا لحد

Notlar

Not

Ne muhteşem bir ayet. Yukarıda özetledik. Muhammed peygamber sadece Kur’an diyen bir resuldü. Aksi zaten düşünülemez. Kur’an’ın indiği dönemde kendisinden önce gelen İbrahim peygamberin, Musa peygamberin ve İsa peygamberin sünnetine yani hadislerine tabi olmuş değildi. Sadece Kur’an’a teslim olmuştu. 13:30 İşte böyledir; gönderdik seni bir ümmete; mutlak ki geçti onlardan önce milletler; okuman için onlara vahyettiğimizi sana; ve onlar kâfirlik ederler Rahman'a; de ki: “O Rabb’imdir; yoktur ilah O'nun dışında; O'na tevekkül ettim; ve O'nadır dönüş yerim. Rabb’imin sözünden daha doğru hangi söz olabilir? 4:87 Allah; yoktur ilah O'nun dışında; mutlak bir araya toplar sizi kıyamet gününde; yoktur şüphe onda; ve bir sözde/bir hadiste Allah’tan daha doğru kim?Yüce Allah’ın tek bir hadisi/sözü vardır. O da Kur’an’dır. Kur’an haricinde yüce Allah’ın bir sözü/hadisi yoktur.Yüce Allah’ın ayetlerini yani Kur’an’ı etkisiz hale getirmeye çalışanlar her daim olacaktır. 28:87 Ve engellemesinler seni Allah'ın ayetlerinden; sana indirildikten sonra; ve davet et Rabb’ine; ve olma müşriklerden.Maalesef günümüzde yeryüzünde yaşayan insanların çoğunluğu yüce Allah’ın ayetlerinden engellenmiştir. Yahudiler içinden çıkılmaz bir bataklık olan Talmud kitaplarıyla; Hristiyanlar hikâyelerle, Müslümanlar da tamamı zan ve varsayım olan hadis kitaplarıyla yüce Allah’ın ayetlerinden koparılmıştır.Yüce Allah’ın kelimeleri olan Kur’an asla değiştirilemez. Kur’an kâğıt ve mürekkepten oluşan mushaf demek değildir. Levh-i Mahfuz’da matematiksel olarak kodlanmış, rakamlanmış bir kitaptır. Her bir harfi dizilişine kadar 19 matematiksel sistemiyle korunmaktadır.

Not 1

*Şerefli Kur'ân.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Yüce Allah'ın kelimesi/sözü.

Kavram 416

416Buyruğu, emri, hükmü, kararı, 'ol' demesi.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

18. Kehf Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

2248|18|110|قُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَمَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَٰلِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدًۢا

Latin Literal

110. Kul innemâ ene beşerun mislukum yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhid(vâhidun), fe men kâne yercû likâe rabbihî fel ya’mel amelen sâlihan ve lâ yuşrik bi ıbâdeti rabbihî ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

De ki*: "Ancak ki ben* bir beşerim432 misli870 sizlerin; vahy603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız74 bir tek ilâhtır74; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine4; öyle ki yapsın sâlih777 bir amel1072 ve şirk71 koşmasın kulluğuyla46** Rabbine4 birini.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 ena ben أَنَا -
4 beşerun bir beşerim بَشَرٌ بشر
5 mislukum misli sizlerin مِثْلُكُمْ مثل
6 yuha vahy ediliyor يُوحَىٰ وحي
7 ileyye bana إِلَيَّ -
8 ennema ki ancak أَنَّمَا -
9 ilahukum ilâhınız إِلَٰهُكُمْ اله
10 ilahun ilâhtır إِلَٰهٌ اله
11 vahidun bir tek وَاحِدٌ وحد
12 femen öyle ki kim فَمَنْ -
13 kane oldu كَانَ كون
14 yercu rica eder يَرْجُو رجو
15 lika'e karşılaşmayı لِقَاءَ لقي
16 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
17 felyea'mel öyle ki yapsın فَلْيَعْمَلْ عمل
18 amelen bir amel عَمَلًا عمل
19 salihen sâlih صَالِحًا صلح
20 ve la ve وَلَا -
21 yuşrik şirk koşmasın يُشْرِكْ شرك
22 biibadeti kulluğuyla بِعِبَادَةِ عبد
23 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
24 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Kulluk ederken şirk koşmasın, ortak koşmasın. İnsanların çoğu Yüce Allah'a ancak şirk koşarak iman ederler. Kulluklarına şirk karıştırırlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

2359|20|13|وَأَنَا ٱخْتَرْتُكَ فَٱسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰٓ

Latin Literal

13. Ve enahtertuke festemi’ li mâ yûhâ.

Türkçe Çeviri

"Ve ben* (ki) seçtim seni**; öyle ki işit** vahy olunanı603."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ena ve ben (ki) وَأَنَا -
2 htertuke seçtim seni اخْتَرْتُكَ خير
3 festemia' öyle ki işit فَاسْتَمِعْ سمع
4 lima لِمَا -
5 yuha vahyolunanı يُوحَىٰ وحي

Notlar

Not 1

*Nida eden Rabbimizdir.**Mûsâ. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

2384|20|38|إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ

Latin Literal

38. İz evhaynâ ilâ ummike mâ yûhâ.

Türkçe Çeviri

Vahy603 ettiğimiz zaman annene* vahy603 edileni.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 evhayna vahy ettiğimiz أَوْحَيْنَا وحي
3 ila إِلَىٰ -
4 ummike annene أُمِّكَ امم
5 ma مَا -
6 yuha vahyedileni يُوحَىٰ وحي

Notlar

Not 1

*Rabbimiz Mûsâ'nın annesine de vahy etmiştir. Rabbimiz dilediği kimseye ilham eder; bazı şeyleri bildirir veya bazı yönlendirmeler yapar. Mûsâ'nın annesi vahy aldı diye nebi veya resûl olmadı. Çünkü ona verilen vahiy dinde hüküm koyucu bilgiler değildi. Dinde hüküm koyucu vahiyler ancak kutsal kitaplarda yazılı olanlardır. Tilavet edilmemiş vahy olarak nebilere yapılan vahiy dini kaynak olmuş olsaydı mutlaka şerefli kutsal kitaplara girmiş olurdu. Uyduruk hadisleri/söylentileri nebi Muhammed'e verilen tilavet edilmemiş vahiydir diyenler cehennemde yerini hazırlasın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

2394|20|48|إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

Latin Literal

48. İnnâ kad ûhıye ileynâ ennel azâbe alâ men kezzebe ve tevellâ.

Türkçe Çeviri

"Doğrusu biz (ki) muhakkak vahy olundu603 üzerimize ki yalanlamış ve yüz çevirmiş kimse üzerinedir azap."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 kad muhakkak قَدْ -
3 uhiye vahyolundu أُوحِيَ وحي
4 ileyna üzerimize إِلَيْنَا -
5 enne ki أَنَّ -
6 l-azabe azap الْعَذَابَ عذب
7 ala üzerinedir عَلَىٰ -
8 men kimsenin مَنْ -
9 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
10 ve tevella ve yüz çevirdi وَتَوَلَّىٰ ولي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

2423|20|77|وَلَقَدْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِى فَٱضْرِبْ لَهُمْ طَرِيقًا فِى ٱلْبَحْرِ يَبَسًا لَّا تَخَٰفُ دَرَكًا وَلَا تَخْشَىٰ

Latin Literal

77. Ve lekad evhaynâ ilâ mûsâ en esri bi ibâdî fadrib lehum tarîkan fîl bahri yebesâ(yebesen), lâ tehâfu dereken ve lâ tahşâ.

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun vahy603 ettik Mûsâ’ya; "Yürü kullarımla907; öyle ki darp et* onlara bir tarîkat532 bir kuru bahrda236; korkma bir yetişmeye** ve haşyet53*** duyma".

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 evhayna vahy ettik أَوْحَيْنَا وحي
3 ila إِلَىٰ -
4 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
5 en ki أَنْ -
6 esri yürü أَسْرِ سري
7 biibadi kullarımla بِعِبَادِي عبد
8 fedrib öyle ki darp et فَاضْرِبْ ضرب
9 lehum onlara لَهُمْ -
10 tarikan bir tarikat طَرِيقًا طرق
11 fi فِي -
12 l-behri bahrda الْبَحْرِ بحر
13 yebesen bir kuru يَبَسًا يبس
14 la لَا -
15 tehafu korkma تَخَافُ خوف
16 deraken bir yetişmeye دَرَكًا درك
17 ve la ve وَلَا -
18 tehşa haşyet duyma تَخْشَىٰ خشي

Notlar

Not 1

*Ortaya koy. **Firavunun ordusu size yetişemez.***Firavun'a ve ordusuna bir haşyet duyma.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Haşyet/huşu

Kavram 53

53Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Bol su, bahr, bihâr.

Kavram 236

236Tatlı veya tuzlu fark etmeksizin bol su. Denizler, okyanuslar, yüksek debili nehirler (Nil), göller. 

Tarîkat

Kavram 532

532Tarik, yol, patika, metot, rota.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Kul

Kavram 907

907Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan. 

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 114

Arapça Metin (Harekeli)

2460|20|114|فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ وَلَا تَعْجَلْ بِٱلْقُرْءَانِ مِن قَبْلِ أَن يُقْضَىٰٓ إِلَيْكَ وَحْيُهُۥ وَقُل رَّبِّ زِدْنِى عِلْمًا

Latin Literal

114. Fe teâlallâhul melikul hak(hakku), ve lâ ta’cel bil kur’âni min kabli en yukdâ ileyke vahyuhu ve kul rabbi zidnî ılmâ(ılmen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki yücelmiştir Allah; Melik’tir96; Hakk’tır1114; ve acele etme Kur’ân’a850 önceden ki tamamlanır sana vahy603 edilmesi onun*; ve de ki: "Rabbim! Ziyade et bana bir ilmi."

Notlar

Not 1

*Kur’ân’ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Melik

Kavram 96

96Hükümdar/hünkâr.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Hakk

Kavram 1114

1114Gerçek, doğru, yanılsama olmayan,

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

2488|21|7|وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Latin Literal

7. Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden* önce dışında erkekler (ki) vahy603 edildi üzerine onların; öyle ki sual edin** zikir78 ehline568*** eğer olduysanız bilmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 kableke senden önce قَبْلَكَ قبل
4 illa dışında إِلَّا -
5 ricalen erkekler رِجَالًا رجل
6 nuhi vahy edildi نُوحِي وحي
7 ileyhim üzerine onların إِلَيْهِمْ -
8 feselu öyle ki sual edin فَاسْأَلُوا سال
9 ehle ehline أَهْلَ اهل
10 z-zikri zikir الذِّكْرِ ذكر
11 in eğer إِنْ -
12 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
13 la لَا -
14 tea'lemune bilmezler تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Sorun.***Sadece kutsal kitaplar diyen kimseler. Müşrikleşmiş Yahudiler ve Hristiyanlara değil. Şu anda da sadece Kur'an diyen zikir insanlarına. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

2506|21|25|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِىٓ إِلَيْهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدُونِ

Latin Literal

25. Ve mâ erselnâ min kablike min resûlin illâ nûhî ileyhi ennehu lâ ilâhe illâ ene fa’budûn(fa’budûni).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden* önce hiçbir resûl418 ancak ki vahy603 ettik ona** ki O’dur***; "Yoktur ilâh74 benim dışımda; öyle ki kulluk46 edin bana."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 min hiçbir مِنْ -
6 rasulin resul رَسُولٍ رسل
7 illa ancak ki إِلَّا -
8 nuhi vahy ettik نُوحِي وحي
9 ileyhi ona إِلَيْهِ -
10 ennehu ki O’dur أَنَّهُ -
11 la yoktur لَا -
12 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
13 illa dışımda إِلَّا -
14 ena benim أَنَا -
15 fea'buduni öyle ki kulluk edin bana فَاعْبُدُونِ عبد

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Resûle.***Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

2526|21|45|قُلْ إِنَّمَآ أُنذِرُكُم بِٱلْوَحْىِ وَلَا يَسْمَعُ ٱلصُّمُّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا مَا يُنذَرُونَ

Latin Literal

45. Kul innemâ unzirukum bil vahyi ve lâ yesmeus summud duâe izâ mâ yunzerûn(yunzerûne).

Türkçe Çeviri

De ki "Ancak ki uyarıyorum sizleri vahiyle603"; ve işitmez sağırlar çağrıyı/daveti (her) ne zaman uyarılırlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 unzirukum uyarıyorum sizleri أُنْذِرُكُمْ نذر
4 bil-vehyi vahiyle بِالْوَحْيِ وحي
5 vela ve وَلَا -
6 yesmeu işitmezler يَسْمَعُ سمع
7 s-summu sağırlar الصُّمُّ صمم
8 d-duaa'e çağrıyı/daveti الدُّعَاءَ دعو
9 iza zaman إِذَا -
10 ma مَا -
11 yunzerune uyarılırlar يُنْذَرُونَ نذر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

2554|21|73|وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِمْ فِعْلَ ٱلْخَيْرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِ وَكَانُوا۟ لَنَا عَٰبِدِينَ

Latin Literal

73. Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâh(zekâti), ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).

Türkçe Çeviri

Ve yaptık onları emirler200*; doğru yola kılavuzlarlar emrimizle200; ve vahyettik603 onlara faaliyet etmeyi hayırlar/iyilikler; ve ikame572 edenlerdir salâtı5; ve verenlerdir zekâtı10; ve oldular bize kulluk46 edenler.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>21:73.&nbsp;Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salâtı<sup>1</sup>&nbsp;ikame etmeyi, zekâtı yapmayı<sup>1</sup>&nbsp;vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.1-&nbsp;Bu terkip: İbadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah’a yönelmeyi, kulluğu, duayı ve ibadeti, “şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir.&nbsp;Namazı kılın, zekâtı verin” şeklinde anlam verilen bu terkipteki “vermek” sözcüğünün kök harfleri&nbsp;أَتي&nbsp;(Elif-Te-Ye)&nbsp;olup, 549 yerde geçmektedir. Ve sözcük, ağırlıklı olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: Yapmak, getirmek ve vermek.&nbsp;(اتى)&nbsp;Âta, vermek,&nbsp;(أَتَى)&nbsp;Eta yapmak anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu terkipte,” vermek” anlamına gelen “Âtû” yer alsa da&nbsp;(اتى)&nbsp;âtû sözcüğüne, “yapmak” anlamının verilmesi de mümkündür. Zira arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan “zekât”, verilen bir şey değil, “yapılan” bir şeydir.&nbsp;Kur’an, zekât sözcüğünü “arınmak” anlamında kullanmaktadır.&nbsp;(Örneğin 19:13)&nbsp;Zekât, mali yardım değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Mali yardım sadakadır. Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır21:73.&nbsp;And We made them leaders/examples guiding with Our order/command, and We inspired/transmitted to them making/doing the goodnesses , and keeping up the prayers, and giving/bringing the charity/purification , and they were to Us worshipping.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
2 eimmeten emirler أَئِمَّةً امم
3 yehdune doğru yola kılavuzlarlar يَهْدُونَ هدي
4 biemrina emrimizle بِأَمْرِنَا امر
5 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
6 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
7 fia'le faaliyet yapmayı فِعْلَ فعل
8 l-hayrati hayırlar/iyilikler الْخَيْرَاتِ خير
9 ve ikame ve ikame edenler/dikenler/ayağa kaldıranlar وَإِقَامَ قوم
10 s-salati salatı الصَّلَاةِ صلو
11 ve ita'e ve verenler وَإِيتَاءَ اتي
12 z-zekati zekâtı الزَّكَاةِ زكو
13 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
14 lena bize لَنَا -
15 aabidine kulluk edenler عَابِدِينَ عبد

Notlar

Not 1

*Buyuranlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

emir, emretmek

Kavram 200

200Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.  

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

2589|21|108|قُلْ إِنَّمَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ

Latin Literal

108. Kul innemâ yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhid(vâhidun), fe hel entum muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ancak ki vahy603 olunuyor bana* ancak ki ilâhınız74 bir tek ilâhtır74; öyle ki sizler müslim45 misiniz?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 yuha vahy olunuyor يُوحَىٰ وحي
4 ileyye bana إِلَيَّ -
5 ennema ancak ki أَنَّمَا -
6 ilahukum ilâhınız إِلَٰهُكُمْ اله
7 ilahun ilâhtır إِلَٰهٌ اله
8 vahidun bir tek وَاحِدٌ وحد
9 fehel öyle ki فَهَلْ -
10 entum siz misiniz أَنْتُمْ -
11 muslimune müslim مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2698|23|27|فَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ أَنِ ٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ فَٱسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ

Latin Literal

27. Fe evhaynâ ileyhi enısnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ fe izâ câe emrunâ ve fâret tennûru fesluk fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu minhum, ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrakûn(mugrakûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki vahy603 ettik ona* ki sanayi olarak yap gemiyi gözlerimizle** ve vahyimizle; öyle ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran etti tandır570; öyle ki sok ona her bir çiftten iki; ve ahalini568; dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun söz onlardan; ve hitap etme bana kimselerde (ki) zulmettiler257; doğrusu onlar boğulanlardır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feevhayna öyle ki vahy ettik فَأَوْحَيْنَا وحي
2 ileyhi ona إِلَيْهِ -
3 eni ki أَنِ -
4 snei sanayi olarak yap اصْنَعِ صنع
5 l-fulke gemiyi الْفُلْكَ فلك
6 biea'yunina gözlerimizle بِأَعْيُنِنَا عين
7 ve vehyina ve vahyimizle وَوَحْيِنَا وحي
8 feiza öyle ki فَإِذَا -
9 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
10 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
11 ve fara ve feveran etti وَفَارَ فور
12 t-tennuru tandır التَّنُّورُ -
13 fesluk öyle ki sok فَاسْلُكْ سلك
14 fiha ona فِيهَا -
15 min مِنْ -
16 kullin her bir كُلٍّ كلل
17 zevceyni çiftten زَوْجَيْنِ زوج
18 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
19 ve ehleke ve ahalini وَأَهْلَكَ اهل
20 illa dışındadır إِلَّا -
21 men kimse مَنْ -
22 sebeka öncelendi سَبَقَ سبق
23 aleyhi aleyhine onun عَلَيْهِ -
24 l-kavlu söz الْقَوْلُ قول
25 minhum onlardan مِنْهُمْ -
26 ve la ve وَلَا -
27 tuhatibni hitap etme bana تُخَاطِبْنِي خطب
28 fi فِي -
29 ellezine kimselerde الَّذِينَ -
30 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
31 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
32 mugrakune boğulanlardır مُغْرَقُونَ غرق

Notlar

Not 1

*Nûh'a.**Gözetimimizle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Tandır

Kavram 570

 570Çok sıcak yer-fırın-ocak-fırın gibi yer-kazan. 11:40 ve 23:27 ayetlerinde yer altı tuz domları için kullanılmıştır.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

2982|26|52|وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Latin Literal

52. Ve evhaynâ ilâ mûsâ en esri bi ıbâdî innekum muttebeûn(muttebeûne).

Türkçe Çeviri

Ve vahy ettik603 Mûsâ'ya ki yürü* kullarımla907**; doğrusu sizler tabi olunanlarsınız***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evhayna ve vahy ettik وَأَوْحَيْنَا وحي
2 ila إِلَىٰ -
3 musa Mûsâ'ya مُوسَىٰ -
4 en ki أَنْ -
5 esri yürü أَسْرِ سري
6 biibadi kullarımla بِعِبَادِي عبد
7 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
8 muttebeune tabi olanlarsınız مُتَّبَعُونَ تبع

Notlar

Not 1

*Gece yürüyüşü.**İsrâîloğulları.***Takip edilenlersiniz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Kul

Kavram 907

907Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan. 

26. Şuarâ Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

2993|26|63|فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

Latin Literal

63. Fe evhaynâ ilâ mûsâ enıdrib bi asâkel bahr(bahra), fenfeleka fe kâne kullu firkın ket tavdil azîm(azîmi).

Türkçe Çeviri

Öyle ki vahy603 ettik Mûsâ’ya ki darp* et asanla bahra236; sonra yarıldı**; öyle ki oldu her bir fırka*** azîm**** bir havaya yükselen***** gibi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feevhayna öyle ki vahy ettik فَأَوْحَيْنَا وحي
2 ila إِلَىٰ -
3 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
4 eni ki أَنِ -
5 drib darp et اضْرِبْ ضرب
6 biasake asanla بِعَصَاكَ عصو
7 l-behra bahar الْبَحْرَ بحر
8 fenfeleka sonra yarıldı فَانْفَلَقَ فلق
9 fe kane öyle ki oldu فَكَانَ كون
10 kullu her bir كُلُّ كلل
11 firkin bir fırka فِرْقٍ فرق
12 kattavdi havaya yükselen gibi كَالطَّوْدِ طود
13 l-azimi azim الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1

*Vur.**Bahr.***Bölüm, parça, bölüm.****Azametli.****Hava balonu gibi yükselen.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Bol su, bahr, bihâr.

Kavram 236

236Tatlı veya tuzlu fark etmeksizin bol su. Denizler, okyanuslar, yüksek debili nehirler (Nil), göller. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

28. Kasas Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

3257|28|7|وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّ مُوسَىٰٓ أَنْ أَرْضِعِيهِ فَإِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَأَلْقِيهِ فِى ٱلْيَمِّ وَلَا تَخَافِى وَلَا تَحْزَنِىٓ إِنَّا رَآدُّوهُ إِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Latin Literal

7. Ve evhaynâ ilâ ummi mûsâ en erdıîh(erdıîhi), fe izâ hıfti aleyhi fe elkîhi fîl yemmi ve lâ tehâfî ve lâ tahzenî, innâ râddûhu ileyki ve câılûhu minel murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Ve vahy603 ettik Mûsâ'nın annesine ki emzir onu*; öyle ki ne zaman ki korktun aleyhinde onun**; öyle ki bırak onu* yemmde1107; ve korkma; ve hüzünlenme; doğrusu biz geri döndürenleriz onu* sana; ve yapanlarız onu* mürselden619.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
2 ila إِلَىٰ -
3 ummi annesine أُمِّ امم
4 musa Musa'nın مُوسَىٰ -
5 en ki أَنْ -
6 erdiiyhi emzir onu أَرْضِعِيهِ رضع
7 feiza öyle ki ne zaman فَإِذَا -
8 hifti korkarsan خِفْتِ خوف
9 aleyhi aleyhinde عَلَيْهِ -
10 feelkihi öyle ki bırak onu فَأَلْقِيهِ لقي
11 fi فِي -
12 l-yemmi yemmde الْيَمِّ يمم
13 ve la ve وَلَا -
14 tehafi korkma تَخَافِي خوف
15 ve la ve وَلَا -
16 tehzeni hüzünlenme تَحْزَنِي حزن
17 inna doğrusu biz إِنَّا -
18 radduhu geri döndürenlerdeniz onu رَادُّوهُ ردد
19 ileyki sana إِلَيْكِ -
20 ve cailuhu ve yapanlardanız onu وَجَاعِلُوهُ جعل
21 mine مِنَ -
22 l-murseline mürselden الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Mûsâ'yı.

**Mûsâ'nın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Mürsel

Kavram 619

619Gönderilmiş olan elçiler. Uyarıcılar, müjdeleyiciler.

Yemm

Kavram 1107

1107Kelimenin kökü  yönelmek demektir. Yönelerek akan bol/engin su. Tuzlu veya tatlı su fark etmez. Mûsâ'nın bebek tabutunu firavunun bahçesine doğru yönlendirerek akan bol su Nil için de Rabbimiz kullanmıştır.  

28. Kasas Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

3336|28|86|وَمَا كُنتَ تَرْجُوٓا۟ أَن يُلْقَىٰٓ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبُ إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرًا لِّلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

86. Ve mâ kunte tercû en yulkâ ileykel kitâbu illâ rahmeten min rabbike fe lâ tekûnenne zahîren lil kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ve değildin sen* umar ki vahy603 olunur üzerine kitap**; (ki) ancak bir rahmettir271 (senin) Rabbinden4; öyle ki sakın olma kâfirlere25 bir arka***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildin وَمَا -
2 kunte sen كُنْتَ كون
3 tercu umar تَرْجُو رجو
4 en ki أَنْ -
5 yulka vahy olunur يُلْقَىٰ لقي
6 ileyke sana إِلَيْكَ -
7 l-kitabu kitap الْكِتَابُ كتب
8 illa dışındadır إِلَّا -
9 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
10 min مِنْ -
11 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
12 fela öyle ki فَلَا -
13 tekunenne asla olma تَكُونَنَّ كون
14 zehiran bir arka ظَهِيرًا ظهر
15 lilkafirine kafirlere لِلْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.

**Kur'ân.

***Arka çıkan, destek veren.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

29. Ankebût Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

3383|29|45|ٱتْلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ تَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

Latin Literal

45. Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).

Türkçe Çeviri

Oku vahyedileni603 sana kitaptan; ve ikame572 et salâtı5; doğrusu salât5 engeller/meneder fahşâttan81; ve münkerden82; ve mutlak ki zikri78 Allah'ı en büyüktür; ve Allah bilir ürettiklerinizi*.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>29:45.&nbsp;Kitap’tan sana vahyolunan şeyi oku. Salatı ikame et.<sup>1</sup>&nbsp;Salat<sup>2</sup>, fahşadan<sup>3</sup>&nbsp;ve münkerden<sup>4</sup>&nbsp;alıkoyar. Kesinlikle Allah’ın zikri<sup>5</sup>&nbsp;daha büyüktür. Allah, yaptığınız<sup>6</sup>&nbsp;şeyleri bilir.1-&nbsp;Allah’a yönelmede, Allah’ın yasalarına bağlılıkta kararlı ol.&nbsp;Salat, ibadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı, Allah’a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır.&nbsp;2-&nbsp;Allah’ın yasaları, dini.&nbsp;3-&nbsp;Her türlü aşırılıktan,&nbsp;4-&nbsp;Her türlü kötülükten.&nbsp;5-&nbsp;Allah’ın öğütleri her şeyden daha önemlidir; O, yaptığınız her şeyin karşılığını verecektir.&nbsp;6-&nbsp;Uğraştığınız şeyleri, çalışmalarınızı. 29:45.&nbsp;Read/recite/follow what was inspired/transmitted to you from The Book , and start/keep up the prayers, that (E) the prayers forbid/prevent from the enormous/atrocious deeds and the defiance of God and His orders/obscenity , and God’s remembrance/reminder (E) (is) greater , and God knows what you perform/produce .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 atlu oku اتْلُ تلو
2 ma مَا -
3 uhiye vahyedileni أُوحِيَ وحي
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 mine -tan مِنَ -
6 l-kitabi kitap- الْكِتَابِ كتب
7 ve ekimi ve dik/ayağa kaldır وَأَقِمِ قوم
8 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 s-salate salat الصَّلَاةَ صلو
11 tenha engeller/men eder تَنْهَىٰ نهي
12 ani عَنِ -
13 l-fehşa'i vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan الْفَحْشَاءِ فحش
14 velmunkeri ve iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten وَالْمُنْكَرِ نكر
15 velezikru ve mutlak ki zikri وَلَذِكْرُ ذكر
16 llahi Allah'ı اللَّهِ -
17 ekberu en büyüktür أَكْبَرُ كبر
18 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
19 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
20 ma مَا -
21 tesneune ürettiklerinizi تَصْنَعُونَ صنع

Notlar

Not 1

*Sanayileştirdiklerinizi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Fahşâ

Kavram 81

81Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Münker

Kavram 82

82İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

3533|33|2|وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

Latin Literal

2. Vettebi’ mâ yûhâ ileyke min rabbik(rabbike), innallâhe kâne bimâ ta’melûne habîrâ(habîren).

Türkçe Çeviri

Ve tabi ol Rabbinden4 vahyedilene603* sana**; doğrusu Allah oldu yaptıklarınıza bir Habîr466.

Notlar

Not 1

*Kur'an'a.**Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Habîr.

Kavram 466

466Haberdar.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

42. Şûrâ Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

4321|42|51|وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُكَلِّمَهُ ٱللَّهُ إِلَّا وَحْيًا أَوْ مِن وَرَآئِ حِجَابٍ أَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِىَ بِإِذْنِهِۦ مَا يَشَآءُ إِنَّهُۥ عَلِىٌّ حَكِيمٌ

Latin Literal

51. Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir bir beşere ki kelam531 eder ona Allah; dışındadır bir vahiy603 ya da bir perde arkasından ya da gönderir (Allah) bir resûl*; öyle ki vahy eder (resûl) O’nun (Allah’ın) izniyle dilediğini ( Allah’ın); doğrusu O (Allah) Aliyy’dir373; Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 libeşerin bir beşere لِبَشَرٍ بشر
4 en ki أَنْ -
5 yukellimehu kelam eder ona يُكَلِّمَهُ كلم
6 llahu Allah اللَّهُ -
7 illa dışındadır إِلَّا -
8 vehyen bir vahiy وَحْيًا وحي
9 ev ya da أَوْ -
10 min مِنْ -
11 vera'i arkasından وَرَاءِ وري
12 hicabin bir perde حِجَابٍ حجب
13 ev ya da أَوْ -
14 yursile gönderir يُرْسِلَ رسل
15 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
16 feyuhiye öyle ki vahyeder (elçi) فَيُوحِيَ وحي
17 biiznihi izniyle O’nun بِإِذْنِهِ اذن
18 ma مَا -
19 yeşa'u dilediğini (Allah’ın) يَشَاءُ شيا
20 innehu doğrusu O (Allah) إِنَّهُ -
21 aliyyun Aliyy’dir عَلِيٌّ علو
22 hakimun Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

Cibrîl benzeri şerefli resûller/elçiler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Aliyy

Kavram 373

373Her şeyden daha üstün, daha yüksek, aşkın.

Yüce Allah'ın bir beşere kelam etmesi nasıl olur?

Kavram 531

53142:51 ayetinde Yüce Allah bir beşere doğrudan kelam etmesinin asla olmayacağını bildirmiştir. Kelam 3 yöntemle olur. Kişiye doğrudan vahiyle; Mûsâ'nın annesine yapılan vahiy.Bir perde arkasından;  ağaç yada ateş gibi ara bir madde/perde arkasından. Mûsâ'nın Tur dağında ateş üzerinden vahiy alması. Muhammed'in ise ağaç üzerinden vahiy alması. Şerefli bir elçi göndererek; evrenimizin bir üst boyutundan bulunan Cibrîl, Rakim yoldaşları gibi varlıklar Yüce Allah'ın vahyini beşere yine O'nun izniyle vahy ederler.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

42. Şûrâ Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

4322|42|52|وَكَذَٰلِكَ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ رُوحًا مِّنْ أَمْرِنَا مَا كُنتَ تَدْرِى مَا ٱلْكِتَٰبُ وَلَا ٱلْإِيمَٰنُ وَلَٰكِن جَعَلْنَٰهُ نُورًا نَّهْدِى بِهِۦ مَن نَّشَآءُ مِنْ عِبَادِنَا وَإِنَّكَ لَتَهْدِىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Latin Literal

52. Ve kezâlike evhaynâ ileyke rûhan min emrinâ, mâ kunte tedrî mel kitâbu ve lel îmânu ve lâkin cealnâhu nûren nehdî bihî men neşâu min ibâdinâ, ve inneke le tehdî ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; vahyettik603 (senin) üzerine bir rûh279 emrimizden; idrak657 eder olmuş değildin kitabı* ve ne de imanı47**; velakin/fakat yaptık onu*** bir nur; kılavuzlarız192 onunla*** dilediğimiz kimseyi kullarımızdan; ve doğrusu sen mutlak kılavuzlarsın192****; dosdoğru bir yol doğru124.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 evhayna vahyettik أَوْحَيْنَا وحي
3 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
4 ruhen bir ruh رُوحًا روح
5 min مِنْ -
6 emrina emrimizden أَمْرِنَا امر
7 ma değildir مَا -
8 kunte olmuş كُنْتَ كون
9 tedri idrak eder تَدْرِي دري
10 ma nedir مَا -
11 l-kitabu kitabı الْكِتَابُ كتب
12 ve la ve ne de وَلَا -
13 l-imanu iman الْإِيمَانُ امن
14 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
15 cealnahu yaptık onu جَعَلْنَاهُ جعل
16 nuran bir nur نُورًا نور
17 nehdi doğru yola kılavuzlarız نَهْدِي هدي
18 bihi onunla بِهِ -
19 men kimseyi مَنْ -
20 neşa'u dilediğimiz نَشَاءُ شيا
21 min مِنْ -
22 ibadina kullarımızdan عِبَادِنَا عبد
23 ve inneke ve doğrusu sen وَإِنَّكَ -
24 letehdi mutlak doğru yola kılavuzlarsın لَتَهْدِي هدي
25 ila doğru إِلَىٰ -
26 siratin yola صِرَاطٍ صرط
27 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitabı. **Kesin delillere dayanan bir iman/inanç idrakın/algılaman yoktu.***Kur'an'ı. Kur'an'la.****Sen de Kur'an ile doğru yola kılavuzlarsın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Dosdoğru yol

Kavram 124

124Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Kutsal ve emin ruh

Kavram 279

279Ruh canlandıran demektir. Evrenimizi bir üst boyuttan saran, 2D zar olan Levh-i Mahfûz'daki bilgiyi evrenin içine ileten, ışık hızında hareket eden mekanizmadır. Evrenin en küçük yapı taşları olan sicimlerin nasıl titreşeceği bilgisini taşır. Levh-i Mahfûz bilgi içeren bir 2D film şeridiyse, onu duvara yansıtan ruhtur. Duvardaki yansıma da evrendir. Anlaşılır ki Cibrîl gibi, Ashab-ı Rakim gibi Levh-i Mahfûz'u yeniden kodlama yetkisi verilen şerefli elçilerin kodladıkları bu bilgiyi evrene yansıtan ruh da mutlak ki kutsaldır. Asla değiştirilemez. Dışardan asla müdahale edilemez. Gerçekleşmesi asla önlenemez. Evrenin dışında bulunan başka varlıklar da bu kutsal canlandıran yansımaya asla müdahale edemez. 2:87, 2:253, 5:110 ayetlerinde nebi Îsâ'nın kutsal ruhla desteklendiği bildirilmiştir. 16:102 ve 26:193 ayetlerinde nebi Muhammed'e şerefli Kur'ân'ı emin ruhun indirdiği bildirilmiştir. Bu ruh şerefli elçi Cibrîl'den başkası değildir.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

İdrak, idrak etmek.

Kavram 657

657Akıl erdirmek, anlamak, kavramak, algılamak. Bir olguya erişmek, kavuşmak, ulaşmak.

53. Necm Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

4786|53|4|إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ

Latin Literal

4. İn huve illâ vahyun yûhâ.

Türkçe Çeviri

Ki o* ancak bir vahiydir603 vahyedilen603.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in ki إِنْ -
2 huve o هُوَ -
3 illa ancak إِلَّا -
4 vehyun bir vahiydir وَحْيٌ وحي
5 yuha vahyedilen يُوحَىٰ وحي

Notlar

Not 1

*Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

53. Necm Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

4792|53|10|فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ

Latin Literal

10. Fe evhâ ilâ abdihî mâ evhâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki vahyetti603* kuluna** doğru vahyettiğini603.

Notlar

Not 1

*Allah. Yüce Allah vahyi Cibrîl aracılığıyla kulu nebi ve resûl Muhammed'e vahyetti. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

72. Cin Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5446|72|1|قُلْ أُوحِىَ إِلَىَّ أَنَّهُ ٱسْتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ ٱلْجِنِّ فَقَالُوٓا۟ إِنَّا سَمِعْنَا قُرْءَانًا عَجَبًا

Latin Literal

1. Kul ûhıye ileyye ennehustemea neferun minel cinni fe kâlû innâ semi’nâ kur’ânen acebâ(aceben).

Türkçe Çeviri

De ki: “Vahyedildi603 bana; ki onu* dinledi cinden bir takım/grup; öyle ki dediler: “Doğrusu biz dinledik bir Kur'ân; acayip/şaşılan.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 uhiye vahy edildi أُوحِيَ وحي
3 ileyye bana إِلَيَّ -
4 ennehu ki onu (Kur’an’ı) أَنَّهُ -
5 stemea dinledi اسْتَمَعَ سمع
6 neferun bir takım نَفَرٌ نفر
7 mine مِنَ -
8 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
9 fe kalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
10 inna doğrusu biz إِنَّا -
11 semia'na dinledik سَمِعْنَا سمع
12 kur'anen bir Kur'an قُرْانًا قرا
13 aceben acayip/şaşılan عَجَبًا عجب

Notlar

Not 1

*Kur’ân’ı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 603:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram No: 603

Kısa Açıklama: 603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 49

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: İşte bu; haberlerindendir gaybın/bilinmeyenin; vahyettik 603 onu sana; ve olmuş değildin onların yanında attıkları zaman kalemlerini * hangisi onların kefil olur (diye) Meryem'e; ve olmuş değildin onların yanında hasımlaştıkları/tartıştıkları zaman.

Nisâ Suresi - Ayet 163

Türkçe Meal: Doğrusu biz vahyettik 603 sana; vahyettiğimiz 603 gibi Nûh'a; ve ondan (Nûh'tan) sonraki nebilere 132 ; ve vahyettik 603 İbrâhîm'e; ve İsmâîl'e; ve İshâk'a; ve Yakûb'a; ve sıbtlara * ; ve Îsâ’ya; ve Eyyûb'a; ve Yûnûs'a; ve Hârun'a; ve Süleymân'a; ve verdik Dâvûd'a zeburu 477 .

Mâide Suresi - Ayet 111

Türkçe Meal: Ve vahyettiğim 603 zaman havârilere 565 ki iman 47 edin bana ve resûlüme 418 * ; dediler: "İman 47 ettik; ve şahit ol bizlere ki (bizler) müslimiz 45 .

En'âm Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: De ki: "Hangi şey daha büyüktür bir tanıklık/şahitlik (olarak)?"; de ki: "Allah bir Şehîd’tir 499 benim aramla ve sizlerin arasında; ve vahyolundu 603 bana bu Kur'ân; uyarmam için sizleri onunla * ve kimseyi (ki) ulaştı/vardı 594 o ** ; doğrusu sizler mi mutlak şahitlik/tanıklık edersiniz ki Allah’la birlikte başka ilâhlara 74 ?"; de ki: "Şahitlik etmem/tanıklık etmem"; de ki: "Doğrusu O (Allah) tek bir ilâhtır 74 ; ve doğrusu ben bir beriyim/serbestim/temizim şirk 71 koştuklarınızdan."

A'râf Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Ve vahyettik 603 Mûsâ’ya ki "At asanı" (diye); öyle ki o zaman o * yakalayıp kapıyordu sahte ** uydurduklarını.

A'râf Suresi - Ayet 203

Türkçe Meal: Ve asla gelmediğin zaman onlara bir ayetle 454 derler: "Keşke derleseydin/toplasaydın onu * ; de ki ancak tabi olurum Rabbimden 4 üzerime vahy 603 edilene; bu ** ; basiretlerdir 690 Rabbinizden 4 ; ve bir kılavuzdur 192 ; ve bir rahmettir 271 iman 47 eder bir kavme/topluma.

Yunus Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: İnsanlara bir şaşılan mı oldu ki vahy 603 ettik bir adam üzerine onlardan? Ki "Uyar insanları; ve müjdele iman 47 etmiş kimseleri ki onlaradır gerçek/doğru bir kademe/kıdem Rableri 4 indinde/katında"; dedi kâfirler 25 : "Doğrusu bu * mutlak apaçık bir sihirdir."

Yunus Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve tilâvet 874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz 389 beyanatlar 620 (-la); dediler kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere: "Gel bunun başkası bir Kur’ân’la 850 ya da değiştir onu * "; de ki: "Olur değildir bana ki değiştiririm onu * nefsim 201 tarafından ** ; tabi olmam *** üzerime vahyedilen 603 dışında; doğrusu ben korkarım eğer asilik 1081 ettiysem Rabbime 4 ; (korku duyarım) büyük bir günün azabına.

Yunus Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Ve vahyettik 603 Mûsâ'ya ve kardeşine ki yerleşim yeri edinin ikiniz kavminize/toplumunuza şehirde evler; ve yapın evlerinizi bir kıble 14 ; ve ikame edin salâtı 5 ; ve müjdele müminleri 27 .

Yunus Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Ve tabi ol vahyedilene 603 üzerine; ve sabret 51 ; ta ki hükmeder Allah; ve O hayırlısıdır hâkimlerin 821 .

Hûd Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Ve vahyedildi 603 Nûh'a ki ona asla iman 47 etmez senin kavminden/toplumundan dışındadır kimse (ki) zaten iman 47 etti (diye); öyle ki tasalanma/üzülme faaliyet içinde olduklarına onların (diye).

Hûd Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ve sanayi olarak üret gemiyi gözlerimizin önünde ve vahyimiz 603 (-le); ve hitap etme bana kimseler hakkında (ki) zulmettiler 257 ; doğrusu onlar boğulanlardır.

Hûd Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: İşte şu (ki) gayb 62 haberlerindendir; vahy 603 ederiz onu * üzerine; olmuş değildin bilir onu * sen ** ve ne de senin kavmin/toplumun öncesinde bunun; öyle ki sabret 51 ; doğrusu akıbet 892 takva 21 sahiplerinedir.

Yusuf Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Biz kıssalaştırırız 430 daha güzel kıssayı 430  (senin) üzerine;  vahy ettiğimizle 603  sana bu Kur'ân'ı 850 ; ve eğer olduysan (bile) öncesinde onun *  mutlak kimselerden ki gâfillerdir 310 .

Yusuf Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman götürdüler onu * ; ve toplaştılar ki koymaya onu *  kuyu ** oyuğuna/çukuruna; ve vahy 603 ettik ona *** ; mutlak haber verirsin bu emrini/işlerini onların; ve onlar şuurlanmazlar.

Yusuf Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: İşte bu haberlerindendir gaybın 62 (ki) vahy 603 ederiz sana * ; ve olmuş değildin onların ** yanında toplandıkları zaman emirlerine 200 ve onlar plan yapıyorlarken.

Yusuf Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden önce erkekler dışında (ki) vahy 603 ettik onlara kentlerin ehlinden 568 * ; öyle ki hiç seyahat etmezler mi yerde ** ; öyle ki bakmazlar mı nasıl oldu akıbeti 892 onlardan önceki kimselerin; ve ahiret diyarı *** hayırlıdır **** kimselere (ki) takvalı 21 oldular; öyle ki akletmez 562 misiniz?

Ra'd Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte böyledir; gönderdik seni * bir ümmete 305 ; muhakkak gelip geçti ondan ** önce ümmetler 305 ; tilâvet 874 etmen için onlara vahyettiğimizi 603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik 25 ederler Rahmân'a 1 ; de ki: "O *** (ki) Rabbimdir 4 ; yoktur ilâh 74 O’nun **** dışında; O'na ****** tevekkül 79 ettim; ve O'nadır ***** tevbem 33 ."

İbrahim Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve dedi kâfirlik 25 etmiş kimseler resûllerine 418 : "Mutlak çıkarırız 675 sizleri yerimizden * ya da mutlak dönersiniz milletimize 301 "; öyle ki vahyetti 603 onlara * Rableri 4 ; "Mutlak helak ederiz zalimleri 257 .".

Nahl Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden * önce erkekler dışında (ki) vahy 603 ederiz üzerlerine; öyle ki sual edin ** zikir * ehline 135 eğer olduysanız bilmezler **** .

Nahl Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Ve vahy 603 etti (senin) Rabbin 4 bal arısına ki tut * dağlardan evler; ve ağaçtan; ve kurdukları arşlardan ** .

Nahl Suresi - Ayet 123

Türkçe Meal: Sonra vahyettik 603 sana * ki tabi ol milletine 301 İbrahim'in; bir hanîfti 117 ; ve olmuş değildi ** müşriklerden 36 .

İsrâ Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: İşte bu; vahy 603 ettiğindendir sana (senin) Rabbinin 4 hikmetten 382 ; ve yapma Allah'la beraber öteki bir ilâh 74 ; öyle ki bırakılırsın cehennemde 968 bir melûm 1047 ; bir medhûr 1044 (olarak).

İsrâ Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Ve eğer neredeyse * mutlak fitnelendiriyorlardı 332 seni ki vahy 603 ettiğimizden sana; iftira atman 402 için bize onun ** başkasını; ve o zaman mutlak tutarlardı seni bir dost.

İsrâ Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Ve eğer dileseydik mutlak gideririz ki vahy 603 ettiğimiz (olanı) sana * ; sonra bulamazsın kendine onunla ** aleyhimize bir vekîl 517 .

Kehf Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve oku vahyolunanı 603 sana Rabbinin 4 kitabından * ; yoktur değiştirici O’nun ** kelimelerini 416 ; ve asla bulamazsın O'nun ** astından bir sığınak.

Kehf Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: De ki * : "Ancak ki ben * bir beşerim 432 misli 870 sizlerin; vahy 603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız 74 bir tek ilâhtır 74 ; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine 4 ; öyle ki yapsın sâlih 777 bir amel 1072 ve şirk 71 koşmasın kulluğuyla 46 ** Rabbine 4 birini.

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: "Ve ben * (ki) seçtim seni ** ; öyle ki işit ** vahy olunanı 603 ."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Vahy 603 ettiğimiz zaman annene * vahy 603 edileni.

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: "Doğrusu biz (ki) muhakkak vahy olundu 603 üzerimize ki yalanlamış ve yüz çevirmiş kimse üzerinedir azap."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Ve ant olsun vahy 603 ettik Mûsâ’ya; "Yürü kullarımla 907 ; öyle ki darp et * onlara bir tarîkat 532 bir kuru bahrda 236 ; korkma bir yetişmeye ** ve haşyet 53 *** duyma".

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 114

Türkçe Meal: Öyle ki yücelmiştir Allah; Melik’tir 96 ; Hakk’tır 1114 ; ve acele etme Kur’ân’a 850 önceden ki tamamlanır sana vahy 603 edilmesi onun * ; ve de ki: "Rabbim! Ziyade et bana bir ilmi."

Enbiyâ Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden * önce dışında erkekler (ki) vahy 603 edildi üzerine onların; öyle ki sual edin ** zikir 78 ehline 568 *** eğer olduysanız bilmezler.

Enbiyâ Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden * önce hiçbir resûl 418 ancak ki vahy 603 ettik ona ** ki O’dur *** ; "Yoktur ilâh 74 benim dışımda; öyle ki kulluk 46 edin bana."

Enbiyâ Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: De ki "Ancak ki uyarıyorum sizleri vahiyle 603 "; ve işitmez sağırlar çağrıyı/daveti (her) ne zaman uyarılırlar.

Enbiyâ Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Ve yaptık onları emirler 200 * ; doğru yola kılavuzlarlar emrimizle 200 ; ve vahyettik 603 onlara faaliyet etmeyi hayırlar/iyilikler; ve ikame 572 edenlerdir salâtı 5 ; ve verenlerdir zekâtı 10 ; ve oldular bize kulluk 46 edenler.

Enbiyâ Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: De ki: "Ancak ki vahy 603 olunuyor bana * ancak ki ilâhınız 74 bir tek ilâhtır 74 ; öyle ki sizler müslim 45 misiniz?"

Mü'minûn Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Öyle ki vahy 603 ettik ona * ki sanayi olarak yap gemiyi gözlerimizle ** ve vahyimizle; öyle ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran etti tandır 570 ; öyle ki sok ona her bir çiftten iki; ve ahalini 568 ; dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun söz onlardan; ve hitap etme bana kimselerde (ki) zulmettiler 257 ; doğrusu onlar boğulanlardır.

Şuarâ Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ve vahy ettik 603 Mûsâ'ya ki yürü * kullarımla 907 ** ; doğrusu sizler tabi olunanlarsınız *** .

Şuarâ Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: Öyle ki vahy 603 ettik Mûsâ’ya ki darp * et asanla bahra 236 ; sonra yarıldı ** ; öyle ki oldu her bir fırka *** azîm **** bir havaya yükselen ***** gibi.

Kasas Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve vahy 603 ettik Mûsâ'nın annesine ki emzir onu * ; öyle ki ne zaman ki korktun aleyhinde onun ** ; öyle ki bırak onu * yemmde 1107 ; ve korkma; ve hüzünlenme; doğrusu biz geri döndürenleriz onu * sana; ve yapanlarız onu * mürselden 619 .

Kasas Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Ve değildin sen * umar ki vahy 603 olunur üzerine kitap ** ; (ki) ancak bir rahmettir 271 (senin) Rabbinden 4 ; öyle ki sakın olma kâfirlere 25 bir arka *** .

Ankebût Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Oku vahyedileni 603 sana kitaptan; ve ikame 572 et salâtı 5 ; doğrusu salât 5 engeller/meneder fahşâttan 81 ; ve münkerden 82 ; ve mutlak ki zikri 78 Allah'ı en büyüktür; ve Allah bilir ürettiklerinizi * .

Ahzâb Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Ve tabi ol Rabbinden 4 vahyedilene 603 * sana ** ; doğrusu Allah oldu yaptıklarınıza bir Habîr 466 .

Şûrâ Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir bir beşere ki kelam 531 eder ona Allah; dışındadır bir vahiy 603 ya da bir perde arkasından ya da gönderir (Allah) bir resûl *; öyle ki vahy eder (resûl) O’nun (Allah’ın) izniyle dilediğini ( Allah’ın); doğrusu O (Allah) Aliyy’dir 373 ; Hakîm’dir 9 .

Şûrâ Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; vahyettik 603 (senin) üzerine bir rûh 279 emrimizden; idrak 657 eder olmuş değildin kitabı * ve ne de imanı 47 ** ; velakin/fakat yaptık onu *** bir nur; kılavuzlarız 192 onunla *** dilediğimiz kimseyi kullarımızdan; ve doğrusu sen mutlak kılavuzlarsın 192 **** ; dosdoğru bir yol doğru 124 .

Necm Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Ki o * ancak bir vahiydir 603 vahyedilen 603 .

Necm Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Öyle ki vahyetti 603 * kuluna ** doğru vahyettiğini 603 .

Cin Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: De ki: “Vahyedildi 603 bana; ki onu * dinledi cinden bir takım/grup; öyle ki dediler: “Doğrusu biz dinledik bir Kur'ân; acayip/şaşılan.”