Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 562:

Akletmek.

Bu kavram 27 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

51|2|44|أَتَأْمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلْبِرِّ وَتَنسَوْنَ أَنفُسَكُمْ وَأَنتُمْ تَتْلُونَ ٱلْكِتَٰبَ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

44. E te’murûnen nâse bil birri ve tensevne enfusekum ve entum tetlûnel kitâb(kitâbe) e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

İnsanlara dürüstlüğü mü emredersiniz200? Ve unutursunuz nefislerinizi201; ve sizler okursunuz (da) kitabı*; öyle ki akletmez562 misiniz?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ete'murune emreder misiniz? أَتَأْمُرُونَ امر
2 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
3 bil-birri dürüstlüğü بِالْبِرِّ برر
4 ve tensevne ve unutursunuz وَتَنْسَوْنَ نسي
5 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
6 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
7 tetlune okursunuz تَتْلُونَ تلو
8 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
9 efela öyle ki أَفَلَا -
10 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Tevrat

2. Bakara Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

82|2|75|أَفَتَطْمَعُونَ أَن يُؤْمِنُوا۟ لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُۥ مِنۢ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

Latin Literal

75. E fe tatmeûne en yu’minû lekum ve kad kâne ferîkun minhum yesmeûne kelâmallâhi summe yuharrifûnehu min ba’di mâ akalûhu ve hum ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Tamah* mı edersiniz ki iman47 ederler sizlere? Muhakkak ki bir fırka/grup onlardan işitir oldular Allah'ın kelamını/sözünü**; sonra tahrif276 ettiler onu (kelamı/sözü); akletmelerinin562 ardından onu (kelamı/sözü); ve onlar bilenlerdir***.

Notlar

Not 1

*Çok istemek.**Kutsal kitaplar.***Bilerek tahrif ettiler. Kutsal kitapları anladıkları halde. Yüce Allah'ın kelamını tahrif etmenin yasak olduğunu bilmelerine rağmen. 

2. Bakara Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

83|2|76|وَإِذَا لَقُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ قَالُوٓا۟ أَتُحَدِّثُونَهُم بِمَا فَتَحَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَآجُّوكُم بِهِۦ عِندَ رَبِّكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

76. Ve izâ lekûllezîne âmenû kâlû âmennâ, ve izâ halâ ba’duhum ilâ ba’din kâlû e tuhaddisûnehum bi mâ fetehallâhu aleykum li yuhâccûkum bihî inde rabbikum e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve karşılaştıkları zaman iman47 etmiş kimselere; dediler: ”İman47 ettik”; ve yalnız kaldığı zaman; bazısı onların bazısına doğru dediler: ”Onlara Allah'ın sizlere açtığını* mı söylersiniz**? Tartışarak mağlup etmeleri*** için sizleri onunla (Allah'ın açtığıyla) Rabbinizin indinde/katında”; öyleyse akletmez562 misiniz****?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 leku karşılaştıkları لَقُوا لقي
3 ellezine kimselere الَّذِينَ -
4 amenu iman etmiş امَنُوا امن
5 kalu dediler قَالُوا قول
6 amenna iman ettik امَنَّا امن
7 veiza ve zaman وَإِذَا -
8 hala yalnız kaldığı خَلَا خلو
9 bea'duhum bazısı onların بَعْضُهُمْ بعض
10 ila doğru إِلَىٰ -
11 bea'din bazısına بَعْضٍ بعض
12 kalu dediler قَالُوا قول
13 etuhaddisunehum söyler misiniz onlara أَتُحَدِّثُونَهُمْ حدث
14 bima بِمَا -
15 feteha açtığını فَتَحَ فتح
16 llahu Allah'ın اللَّهُ -
17 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
18 liyuhaccukum argümanla/tartışarak mağlup ederler sizleri لِيُحَاجُّوكُمْ حجج
19 bihi onunla بِهِ -
20 inde indinde/katında عِنْدَ عند
21 rabbikum Rabbinizin رَبِّكُمْ ربب
22 efela Öyle ki أَفَلَا -
23 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Kutsal kitapların ayetleri. Hidayetin yollarını açarlar; cennetlerin yolunu açarlar. **Ayetleri halkan/toplumdan gizleyelim. Ayetleri açık etmeyelim. Toplum anlamasın ayetleri. Bizim kontrolümüzde olsunlar.  ***Sizler ayetleri onlara açık ederseniz onlar da bu ayetleri Rabbinizin katında sizlere karşı kullanır ve sizlere galip gelirler. ****Yüce Allah bu düşüncenin toptan akılsızlık, beyinsizlik olduğunu vurgulamaktadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 170

Arapça Metin (Harekeli)

177|2|170|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَآ أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

Latin Literal

170. Ve izâ kîle lehumuttebiû mâ enzelallâhu kâlû bel nettebiu mâ elfeynâ aleyhi âbâenâ e ve lev kâne âbâuhum lâ ya’kılûne şey’en ve lâ yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve denildiği zaman onlara; tabi olun Allah'ın indirdiğine*; dediler: "Evet! Tabi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuza317”; şayet ataları onların akletmezler562 bir şey ve kılavuzlanmazlar192 olmuş olsa da mı?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 ttebiu tabi olun اتَّبِعُوا تبع
5 ma مَا -
6 enzele indirdiğine أَنْزَلَ نزل
7 llahu Allah'ın اللَّهُ -
8 kalu dediler قَالُوا قول
9 bel Evet! بَلْ -
10 nettebiu tabi oluruz نَتَّبِعُ تبع
11 ma مَا -
12 elfeyna bulduğumuza أَلْفَيْنَا لفو
13 aleyhi üzerinde عَلَيْهِ -
14 aba'ena atalarımızı ابَاءَنَا ابو
15 evelev şayet أَوَلَوْ -
16 kane olmuş olsa da mı كَانَ كون
17 aba'uhum ataları onların ابَاؤُهُمْ ابو
18 la لَا -
19 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل
20 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
21 ve la ve وَلَا -
22 yehtedune ve doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Atalar dini

Kavram 317

317Tamamı zan olan söylentiler/hadisler temelinde kurulmuş olan din. Mezhepler, tarikatlar vb.    

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 171

Arapça Metin (Harekeli)

178|2|171|وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ كَمَثَلِ ٱلَّذِى يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ إِلَّا دُعَآءً وَنِدَآءً صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

Latin Literal

171. Ve meselullezîne keferû ke meselillezî yen’ıku bi mâ lâ yesmeû illâ duâen ve nidââ(nidâen), summun bukmun umyun fe hum lâ ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve kâfirlik25 etmiş kimselerin misali misali gibidir kimse (ki) haykırır işitmeze385; ancak bir çağırmadır ve bir nida/sesleniştir sağırlara, dilsizlere, körlere; öyle ki onlar (kâfirler) akletmezler562.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve meselu ve misali وَمَثَلُ مثل
2 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
4 kemeseli misali gibidir كَمَثَلِ مثل
5 llezi kimsenin الَّذِي -
6 yen'iku haykırır يَنْعِقُ نعق
7 bima بِمَا -
8 la لَا -
9 yesmeu işitmeze يَسْمَعُ سمع
10 illa ancak إِلَّا -
11 duaa'en bir çağırma دُعَاءً دعو
12 ve nida'en ve bir nida/sesleniş وَنِدَاءً ندو
13 summun sağırlara صُمٌّ صمم
14 bukmun dilsizlere بُكْمٌ بكم
15 umyun körlere عُمْيٌ عمي
16 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
17 la لَا -
18 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

İşitmeze haykırmak. Köre, sağıra ve dilsize seslenmek, çağrı yapmak.

Kavram 385

385Bir kimse işitmeyen sağır bir kimseye karşı ne kadar haykırsa da, ne kadar seslense de amacına asla ulaşamaz.  Hatta kişi kör ve dilsizse tüm çabalar mutlak ki boşa gider. Kâfirlerin durumu da işte böyledir. Sağır, kör ve dilsiz olan bir kimseye haykıran kimseler gibidirler. Yaptıkları her şey boşunadır. Asla bir fayda sağlamaz.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

358|3|65|يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لِمَ تُحَآجُّونَ فِىٓ إِبْرَٰهِيمَ وَمَآ أُنزِلَتِ ٱلتَّوْرَىٰةُ وَٱلْإِنجِيلُ إِلَّا مِنۢ بَعْدِهِۦٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

65. Yâ ehlel kitâbi lime tuhâccûne fî ibrâhîme ve mâ unziletit tevrâtu vel incîlu illâ min ba’dih(ba’dihî), e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ey kitap ehli135! Neden hac376 edersiniz İbrahim hakkında; ve indirilmiş değildi Tevrât ve İncîl; ancak ondan (İbrahim’den) sonradır; öyle ki akletmez562 misiniz?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ehle Ey ehli يَا أَهْلَ اهل
2 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب
3 lime neden لِمَ -
4 tuhaccune hacc edersiniz تُحَاجُّونَ حجج
5 fi hakkında فِي -
6 ibrahime İbrahim إِبْرَاهِيمَ -
7 vema ve değildi وَمَا -
8 unzileti indirilmiş أُنْزِلَتِ نزل
9 t-tevratu Tevrât التَّوْرَاةُ -
10 vel'incilu ve İncîl وَالْإِنْجِيلُ -
11 illa ancak إِلَّا -
12 min مِنْ -
13 bea'dihi ondan (İbrahim’den) sonra بَعْدِهِ بعد
14 efela öyle ki أَفَلَا -
15 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

Hac

Kavram 376

376Delillerle tartışma.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

5. Mâide Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

727|5|58|وَإِذَا نَادَيْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ ٱتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْقِلُونَ

Latin Literal

58. Ve izâ nâdeytum iles salâtittehazûhâ huzuven ve leıbâ(leıben) zâlike bi ennehum kavmun lâ ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve davet/çağrı aldıkları zaman salâta5; edindiler/tuttular onu (salâtı) maskaraca* ve laubalice**; işte bu; olmalarıyladır onların akletmez562 bir kavim/topluluk.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>5:58.&nbsp;Salâta<sup>1</sup>&nbsp;çağrıldığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu, onların kesinlikle aklını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.1-&nbsp;Namaza.5:58.&nbsp;And if you called to (for) the prayers, they took it mockingly and playing/amusement, that (is) with that they are a nation (that) do not reason/understand/comprehend.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 nadeytum davet/çağrı aldığınızda نَادَيْتُمْ ندو
3 ila إِلَى -
4 s-salati salata الصَّلَاةِ صلو
5 ttehazuha edindiler/tuttular onu (salatı) اتَّخَذُوهَا اخذ
6 huzuven bir eğlence هُزُوًا هزا
7 veleiben ve oyun وَلَعِبًا لعب
8 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
9 biennehum olmalarıyladır onların بِأَنَّهُمْ -
10 kavmun bir kavim/topluluk قَوْمٌ قوم
11 la لَا -
12 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Şerefsizce, onursuzca, haysiyetsizce, rezilce (kimse); şebekçe.**Davranışları ölçüsüz, olgun olmayan; ciddiyetsiz, gayriciddi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

5. Mâide Suresi

Ayet 103

Arapça Metin (Harekeli)

772|5|103|مَا جَعَلَ ٱللَّهُ مِنۢ بَحِيرَةٍ وَلَا سَآئِبَةٍ وَلَا وَصِيلَةٍ وَلَا حَامٍ وَلَٰكِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَأَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

Latin Literal

103. Mâ cealallâhu min bahîretin ve lâ sâibetin ve lâ vasîletin ve lâ hâmin ve lâkinnellezîne keferû yefterûne alâllâhi kezib(kezibe) ve ekseruhum lâ ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Yapmış değildir Allah bir bahîreden558; ve ne de bir sâibeden559; ve ne de bir vasîleden560; ve ne de bir hâmdan561; velakin/fakat kâfirlik25 etmiş kimseler uydururlar402 Allah'a karşı yalan; ve çokları onların akletmezler562.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 ceale yapmış جَعَلَ جعل
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 min مِنْ -
5 behiratin bir bahîreden بَحِيرَةٍ بحر
6 ve la ve ne de وَلَا -
7 saibetin bir sâibe سَائِبَةٍ سيب
8 ve la ve ne de وَلَا -
9 vesiletin bir vasîle وَصِيلَةٍ وصل
10 ve la ve ne de وَلَا -
11 hamin bir hâm حَامٍ حمي
12 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
13 ellezine kimseler الَّذِينَ -
14 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
15 yefterune uydururlar يَفْتَرُونَ فري
16 ala karşı عَلَى -
17 llahi Allah'a اللَّهِ -
18 l-kezibe yalan الْكَذِبَ كذب
19 ve ekseruhum ve çokları onların وَأَكْثَرُهُمْ كثر
20 la لَا -
21 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Bahîre

Kavram 558

558Belirli şartları sağlayan hayvanların kulaklarını uyduruk bir dini ritüel olarak kesip yararak hayvanı işaretleme. Hayvana özel bir dini kutsiyet vermek. Bu dini ritüelin Allah'a yakınlaşma sağladığına inanmak. Mutlak ki bu uyduruk dini ritüelleri şeytân emretmiştir. Elbette kutsal kitaplar dışındaki şeytân öğretileri olan hadis/söz/talmud kitaplarıyla.

Sâibe

Kavram 559

559Belirli şartları sağlayan hayvanları uyduruk bir dini ritüel olarak salıvermek. Başı boş bırakmak. Bu dini ritüeli Yüce Allah'a yaklaşma amaçlı yapmak.

Vasîle

Kavram 560

560Belirli şartları sağlayan birbirine bağlantılı/bağlı hayvanları (ikiz eşleri) uyduruk bir dini ritüel olarak kutsal saymak. Yüce Allah'a yaklaştırma amaçlı bu hayvanlar üzerinden eylemler yapmak.

Hâm

Kavram 561

561Belirli şartları sağlayan hayvanların uyduruk bir dini ritüel olarak koruma altına alınması.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

6. En'âm Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

821|6|32|وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَلَلدَّارُ ٱلْءَاخِرَةُ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

32. Ve mâl hayâtud dunyâ illâ leibun ve lehv(lehvun), ve led dârul âhiretu hayrun lillezîne yettekûn(yettekûne), e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve değildir dünya hayatı bir aldatıcı oyun ve bir oyalayıcı dışında; ve mutlak ki ahiret diyarı hayırlıdır kimselere (ki) takvalı21 olurlar; öyle ki akletmez562 misiniz?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 l-hayatu hayatı الْحَيَاةُ حيي
3 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
4 illa dışında إِلَّا -
5 leibun bir aldatıcı oyun لَعِبٌ لعب
6 velehvun ve bir oyalayıcı وَلَهْوٌ لهو
7 veleddaru ve mutlak diyarı وَلَلدَّارُ دور
8 l-ahiratu ahiret الْاخِرَةُ اخر
9 hayrun hayırlıdır خَيْرٌ خير
10 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
11 yettekune takvalı olurlar يَتَّقُونَ وقي
12 efela öyleyse أَفَلَا -
13 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

10. Yunus Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

1378|10|16|قُل لَّوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا تَلَوْتُهُۥ عَلَيْكُمْ وَلَآ أَدْرَىٰكُم بِهِۦ فَقَدْ لَبِثْتُ فِيكُمْ عُمُرًا مِّن قَبْلِهِۦٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

16. Kul lev sâallâhu mâ televtuhû aleykum ve lâ edrâkum bihî, fe kad lebistu fîkum umuren min kablih(kablihî), e fe lâ ta’kilûn(ta’kilûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Şayet dileseydi Allah tilâvet874 etmiş değildim onu* üzerinize; ve dirayetlendirmezdi788 (Allah) sizleri onunla**; öyle ki muhakkak kaldım içinizde bir ömür öncesinde onun***; öyle ki akletmez562 misiniz?"

Notlar

Not 1

*Kur'an'ı.**Kur'an'la.***Kur'an'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Kur'an'ın dirayet vermesi.

Kavram 788

788Dirayet kelimesi kavrama, anlayış, bilme, farkında olma, bilinçli, farkındalık demektir. Yüce Allah Kur'an'la insanları bilinçlendirir. Kur'an'ı anlayarak okuyanlar bilinçlenirler; iblis ve ordusunun tuzaklarına düşmezler. Şirke girmezler. Sadece Kur'an derler. 

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

11. Hûd Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

1522|11|51|يَٰقَوْمِ لَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَى ٱلَّذِى فَطَرَنِىٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

51. Yâ kavmi lâ es’elukum aleyhi ecrâ(ecren), in ecriye illâ alellezî fetaranî, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

"Ey kavmim/toplumum! Sual etmem/sormam sizlere ona* karşı bir ecir820 ki ecrim820 ancak yarana893 karşıdır; öyle ki akletmez562 misiniz?"

Notlar

Not 1

*Risâlete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

Fatır, yarma, bölme, ayırma.

Kavram 893

Yarma, ayırma. Şerefli Kur'an Yüce Allah'ın yaratma fiilini yararak, ayırarak yaptığını bildirmiştir. Gerçekten de yaratılışın her aşamasında yarma eylemini görebiliriz. Evrenin tekillik halinden yarılarak çıkarılması, insan tohumu olan embriyonun yarılarak bölünmesi gibi örnekler verilebilir.

12. Yusuf Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

1596|12|2|إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

Latin Literal

2. İnnâ enzelnâhu kur’ânen arabiyyen le allekum ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz indirdik onu* arabiy929** bir Kur’ân850; belki sizler akledersiniz562.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
3 kur'anen bir Kur’an قُرْانًا قرا
4 arabiyyen bir arabiy عَرَبِيًّا عرب
5 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
6 tea'kilune akledersiniz تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Kitabı.**Arapça oluşunun yanında apaçık ifade edilmiş olması da işaret edilmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Arabiy

Kavram 929

929Arapçalaştırmak, Arapça yapmak, Arapça bir form vermek, açık veya net hale getirmek, açıkça belirtmek, beyan etmek, şüphesiz bir şekilde ifade etmek, dile getirmek, seslendirmek, ilan etmek, bildirmek, açığa vurmak.

12. Yusuf Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

1703|12|109|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِم مِّنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰٓ أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَدَارُ ٱلْءَاخِرَةِ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

109. Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim min ehlil kurâ, e fe lem yesîrû fîl ardı fe yanzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, ve le dârul âhıreti hayrun lillezînettekav, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden önce erkekler dışında (ki) vahy603 ettik onlara kentlerin ehlinden568*; öyle ki hiç seyahat etmezler mi yerde**; öyle ki bakmazlar mı nasıl oldu akıbeti892 onlardan önceki kimselerin; ve ahiret diyarı*** hayırlıdır**** kimselere (ki) takvalı21 oldular; öyle ki akletmez562 misiniz?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 illa dışında إِلَّا -
6 ricalen bir erkekler رِجَالًا رجل
7 nuhi vahy ettik نُوحِي وحي
8 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
9 min مِنْ -
10 ehli ehlinden أَهْلِ اهل
11 l-kura kentlerin الْقُرَىٰ قري
12 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
13 yesiru seyahat etmezler mi يَسِيرُوا سير
14 fi فِي -
15 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
16 fe yenzuru öyle ki bakmazlar mı فَيَنْظُرُوا نظر
17 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
18 kane oldu كَانَ كون
19 aakibetu akibeti عَاقِبَةُ عقب
20 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
21 min مِنْ -
22 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
23 veledaru ve diyarı وَلَدَارُ دور
24 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
25 hayrun hayırlıdır خَيْرٌ خير
26 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
27 ttekav takvalı oldular اتَّقَوْا وقي
28 efela öyle ki أَفَلَا -
29 tea'kilune ekletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Kentlerin ahalisinin başına gelenler hakkında onlara da vahy ettik.**Yeryüzünde antik kentleri gezin.***Yurdu.****Ahiret diyarı/yurdu sadece takvalılara hayırlıdır. Başkalarına değil.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

13. Ra'd Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

1709|13|4|وَفِى ٱلْأَرْضِ قِطَعٌ مُّتَجَٰوِرَٰتٌ وَجَنَّٰتٌ مِّنْ أَعْنَٰبٍ وَزَرْعٌ وَنَخِيلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقَىٰ بِمَآءٍ وَٰحِدٍ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلْأُكُلِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

4. Ve fîl ardı kıtaun mutecâvirâtun ve cennâtun min a’nâbin ve zer’un ve nahîlun sınvânun ve gayru sınvânin yuskâ bi mâin vâhid(vâhidin), ve nufaddılu ba’dehâ alâ ba’dın fîl ukul(ukuli), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve yerdedir* komşu kıtalar**; ve cennetler*** üzümlerden; ve ekin; ve hurmalar; budaklılar**** ve olmaksızın***** budaklılar; sulanır tek bir suyla950; ve faziletlendiririz202 bir kısmını onun yemede****** bir kısım üzerine; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 bir kavme/topluma (ki) aklederler562.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve fi ve وَفِي -
2 l-erdi yerdedir الْأَرْضِ ارض
3 kitaun kıtalar قِطَعٌ قطع
4 mutecaviratun komşu مُتَجَاوِرَاتٌ جور
5 ve cennatun ve cennetler وَجَنَّاتٌ جنن
6 min مِنْ -
7 ea'nabin üzümlerden أَعْنَابٍ عنب
8 ve zer'un ve ekin وَزَرْعٌ زرع
9 ve nehilun ve hurmalar وَنَخِيلٌ نخل
10 sinvanun budaklılar صِنْوَانٌ صنو
11 ve gayru ve olmaksızın وَغَيْرُ غير
12 sinvanin budaklılar صِنْوَانٍ صنو
13 yuska sulanır يُسْقَىٰ سقي
14 bimain bir suyla بِمَاءٍ موه
15 vahidin tek وَاحِدٍ وحد
16 venufeddilu ve faziletlendiririz وَنُفَضِّلُ فضل
17 bea'deha bir kısmını onun بَعْضَهَا بعض
18 ala üzerine عَلَىٰ -
19 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
20 fi فِي -
21 l-ukuli yemede الْأُكُلِ اكل
22 inne doğrusu إِنَّ -
23 fi فِي -
24 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
25 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
26 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
27 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Yeryüzündedir.**Arada okyanuslar olsa da kıtalar derinlerde birbirine komşudur. ***Bahçeler.****Budaklı, dallı ve çatallı gövdeli. Örnek elma ağacı vb. *****Budaklı, dallı ve çatallı gövdeli olmayan. Tek gövdeli. Örneğin buğday, arpa vb.  ******Yeme lezzeti, faydaları.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

 Tek bir suyla sulanan bitkiler.

Kavram 950

950Yüce Rabbimiz 13:4 ayetinde tek bir suyla sulanan bitkilerin farklı fazilet sahibi olarak yaratıldığını bildirmektedir. Muhteşem bir ayettir. Aynı H2O ile sulanan bitkiler aynı havadan aldıkları CO2'yi aynı Güneş'ten aldıkları enerjiyle birleştirirler ve 6 karbonlu şeker yaparlar. Aynı zamanda farklı proteinler ve vitaminler yaparlar. Hatta yağ asitleri sentezlerler. Böylece her biri farklı düzeyde faziletli olur.Aynı su (H2O) ile sulanan bitki ve ağaçların farklı ürünler vermesi; Yüce Allah’ın ayetleri.  

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

2491|21|10|لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

10. Lekad enzelnâ ileykum kitâben fîhi zikrukum, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ant olsun indirdik sizlere bir kitap*; ondadır** zikriniz78; öyle ki akletmez562 misiniz?

Ahmed Samira Çevirisi

<p>21:10.&nbsp;Ant olsun ki, gerçekten içinde sizin öğüdünüz<sup>1</sup>&nbsp;olan bir kitap indirdik. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?1-&nbsp;Sizin için bildirdiğimiz, yapmanız ve sakınmanız gereken bilgiler. /Sizin öğüt kitabınız.21:10.&nbsp;We had descended to you a Book in it (is) your memory/mention , so do you not reason/understand?</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 enzelna indirdik أَنْزَلْنَا نزل
3 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
4 kitaben bir kitap (Kur’an) كِتَابًا كتب
5 fihi ondadır فِيهِ -
6 zikrukum zikriniz ذِكْرُكُمْ ذكر
7 efela öyleyse أَفَلَا -
8 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Kur’ân.**Kitaptadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

2548|21|67|أُفٍّ لَّكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

67. Uffin lekum ve li mâ ta’budûne min dûnillâh(dûnillâhi), e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

"Öf1126 sizlere ve kulluk46 ettiklerinize Allah’ın astından; öyle ki akletmez562 misiniz?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 uffin Öf! أُفٍّ افف
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 velima ve وَلِمَا -
4 tea'budune kulluk ettiklerinize تَعْبُدُونَ عبد
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 llahi Allah’ın اللَّهِ -
8 efela öyle ki أَفَلَا -
9 tea'kilune akletmez misiniz تَعْقِلُونَ عقل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Öf

Kavram 1126

1126“Öf!”, “uf", bıkkınlık, usanç, rahatsızlık, hafif kızgınlık / sıkılma ifadesi.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

2751|23|80|وَهُوَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَلَهُ ٱخْتِلَٰفُ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

80. Ve huvellezî yuhyî ve yumîtu ve lehuhtilâful leyli ven nehâr(nehâri), e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve O'dur*; ki hayat verendir ve öldürendir; ve O’nadır** halifeliği*** gecenin ve gündüzün; öyle ki akletmez misiniz562?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 yuhyi hayat verendir يُحْيِي حيي
4 ve yumitu ve öldürürendir وَيُمِيتُ موت
5 velehu ve O’nadır وَلَهُ -
6 htilafu halifeliği اخْتِلَافُ خلف
7 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
8 ve nnehari ve gündüzün وَالنَّهَارِ نهر
9 efela öyle ki أَفَلَا -
10 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Allah'tır.**Allah'adır.***Ardışık gelişleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

24. Nûr Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

2850|24|61|لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌ وَلَا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ أَن تَأْكُلُوا۟ مِنۢ بُيُوتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ ءَابَآئِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أُمَّهَٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ إِخْوَٰنِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخَوَٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَعْمَٰمِكُمْ أَوْ بُيُوتِ عَمَّٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخْوَٰلِكُمْ أَوْ بُيُوتِ خَٰلَٰتِكُمْ أَوْ مَا مَلَكْتُم مَّفَاتِحَهُۥٓ أَوْ صَدِيقِكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَأْكُلُوا۟ جَمِيعًا أَوْ أَشْتَاتًا فَإِذَا دَخَلْتُم بُيُوتًا فَسَلِّمُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُبَٰرَكَةً طَيِّبَةً كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْءَايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

Latin Literal

61. Leyse alel a’mâ haracun ve lâ alel a’raci haracun ve lâ alel marîdı haracun ve lâ alâ enfusikum en te’kulû min buyûtikum ev buyûti âbâikum ev buyûti ummehâtikum ev buyûti ihvânikum ev buyûti ehavâtikum ev buyûti a’mâmikum ev buyûti ammâtikum ev buyûti ahvâlikum ev buyûti hâlâtikum ev mâ melektum mefâtihahû ev sadîkıkum, leyse aleykum cunâhun en te’kulû cemîan ev eştâtâ(eştâten), fe izâ dahaltum buyûten fe sellimû alâ enfusikum tehıyyeten min indillâhi mubareketen tayyibeh(tayyibeten), kezâlike yubeyyinullâhu lekumul âyâti leallekum ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Yoktur âmâ* üzerine bir kısıtlama; ve yoktur aksak** üzerine bir kısıtlama; ve yoktur hasta üzerine bir kısıtlama; ve ne de nefisleriniz201 üzerinize (ki) yersiniz evlerinizden ya da babalarınızın evlerinden ya da annelerinizin evlerinden ya da kardeşlerinizin evlerinden ya da kız kardeşlerinizin evlerinden; ya da amcalarınızın evlerinden ya da halalarınızın evlerinden ya da dayılarınızın evlerinden ya da teyzelerinizin evlerinden; ya da anahtarlarına*** malik olduğunuz (-dan)  ya da arkadaşınız**** (-dan); yoktur üzerinize bir günah ki yersiniz bir toplu ya da ayrılar (olarak); öyle ki dahil olduğunuz zaman bir eve öyle ki selamlayın nefisleriniz201 üzerine bir hayat indinden/katından Allah’ın; iyi bir mübarektir; işte böyledir beyan226 eder Allah sizlere ayetleri; belki sizler akledersiniz562.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse yoktur لَيْسَ ليس
2 ala üzerine عَلَى -
3 l-ea'ma âmâ الْأَعْمَىٰ عمي
4 haracun bir kısıtlama حَرَجٌ حرج
5 ve la ve yoktur وَلَا -
6 ala üzerine عَلَى -
7 l-ea'raci aksak الْأَعْرَجِ عرج
8 haracun bir bir kısıtlama حَرَجٌ حرج
9 ve la ve yoktur وَلَا -
10 ala üzerine عَلَى -
11 l-meridi hasta الْمَرِيضِ مرض
12 haracun bir kısıtlama حَرَجٌ حرج
13 ve la ve ne de وَلَا -
14 ala üzerinize عَلَىٰ -
15 enfusikum nefisleriniz أَنْفُسِكُمْ نفس
16 en أَنْ -
17 te'kulu yersiniz تَأْكُلُوا اكل
18 min مِنْ -
19 buyutikum evlerinizden بُيُوتِكُمْ بيت
20 ev ya da أَوْ -
21 buyuti evlerinden بُيُوتِ بيت
22 abaikum babalarınızın ابَائِكُمْ ابو
23 ev ya da أَوْ -
24 buyuti evlerinden بُيُوتِ بيت
25 ummehatikum annelerinizin أُمَّهَاتِكُمْ امم
26 ev ya da أَوْ -
27 buyuti evlerinden بُيُوتِ بيت
28 ihvanikum kardeşlerinizin إِخْوَانِكُمْ اخو
29 ev ya da أَوْ -
30 buyuti evlerinden بُيُوتِ بيت
31 ehavatikum kızkardeşlerinizin أَخَوَاتِكُمْ اخو
32 ev ya da أَوْ -
33 buyuti evlerinden بُيُوتِ بيت
34 ea'mamikum amcalarınızın أَعْمَامِكُمْ عمم
35 ev ya da أَوْ -
36 buyuti evlerinden بُيُوتِ بيت
37 ammatikum halalarınızın عَمَّاتِكُمْ عمم
38 ev yahut أَوْ -
39 buyuti evlerinden بُيُوتِ بيت
40 ehvalikum dayılarınızın أَخْوَالِكُمْ خول
41 ev ya da أَوْ -
42 buyuti evlerinden بُيُوتِ بيت
43 halatikum teyzelerinizin خَالَاتِكُمْ خول
44 ev ya da أَوْ -
45 ma مَا -
46 melektum malik olduğunuz مَلَكْتُمْ ملك
47 mefatihahu onun anahtarlarına مَفَاتِحَهُ فتح
48 ev ya da أَوْ -
49 sadikikum arkadaşınızın صَدِيقِكُمْ صدق
50 leyse yoktur لَيْسَ ليس
51 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
52 cunahun bir günah جُنَاحٌ جنح
53 en ki أَنْ -
54 te'kulu yersiniz تَأْكُلُوا اكل
55 cemian bir toplu جَمِيعًا جمع
56 ev ya da أَوْ -
57 eştaten ayrılar (olarak) أَشْتَاتًا شتت
58 feiza öyle ki فَإِذَا -
59 dehaltum dahil olduğunuz zaman دَخَلْتُمْ دخل
60 buyuten bir eve بُيُوتًا بيت
61 fesellimu öyle ki selamlayın فَسَلِّمُوا سلم
62 ala üzerine عَلَىٰ -
63 enfusikum nefisleriniz أَنْفُسِكُمْ نفس
64 tehiyyeten bir hayat تَحِيَّةً حيي
65 min مِنْ -
66 indi indinden/katından عِنْدِ عند
67 llahi Allah’ın اللَّهِ -
68 mubaraketen bir mübarek مُبَارَكَةً برك
69 tayyibeten bir iyilik طَيِّبَةً طيب
70 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
71 yubeyyinu beyan eder يُبَيِّنُ بين
72 llahu Allah اللَّهُ -
73 lekumu sizlere لَكُمُ -
74 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
75 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
76 tea'kilune akledersiniz تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Kör.**Aksayarak yürüyen, topallayarak yürüyen, düzgün yürüyemeyen.***Açanlara.****Sadakati/doğruluğu bulunan kişi; dost.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

25. Furkan Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

2897|25|44|أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَٱلْأَنْعَٰمِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا

Latin Literal

44. Em tahsebu enne ekserehum yesmeûne ev ya’kılûn(ya’kılûne), in hum illâ kel en’âmi bel hum edallu sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Yoksa düşünürsün ki ekserisi* onların işitirler ya da aklederler562; onlar ancak en’âm645 gibidir1227; evet! Onlar daha dalalettir128 bir yol (olarak).

Notlar

Not 1

*Çoğu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.

Kavram 645

645Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.  

En’âm/enâm gibi insanlar; hatta daha sapkınlar.

Kavram 1227

1227Rabbimiz hevâsını ilâh edinen kimseleri (25:43) çiftlik hayvanlarına yani davarlara ve sığırlara benzetmiştir (25:44). Hatta daha sapkın bir yolda olduklarını da işaret etmiştir. Gerçekten de böyledir. Davar ve sığırlarda işitme, akletme, fikretme, düşünme yoktur. Tam olarak hevâlarına uyarlar. Hevâları neyi emrediyorsa sadece onu yaparlar. Yeme içmeden başka bir şey düşünmezler. Çiftleşme zamanları geldiğinde tek düşünceleri bu iç güdülerine uymak olur. Doğruyu söylesen, bağırıp çağırsan yine de işitmezler.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

2958|26|28|قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

Latin Literal

28. Kâle rabbul meşrıkı vel magribi ve mâ beynehumâ, in kuntum ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbidir4 doğunun1243 ve batının1243 ve ikisi arasındakinin eğer olduysanız aklederler562."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
3 l-meşriki doğunun الْمَشْرِقِ شرق
4 velmegribi ve batının وَالْمَغْرِبِ غرب
5 ve ma ve وَمَا -
6 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
7 in eğer إِنْ -
8 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
9 tea'kilune aklederler تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Firavunun sözde doğu ve batı ilâhları. Mûsâ'nın gerçek ilâhı firavuna tanıtıyor.

Kavram 1243

1243Mûsâ'nın firavuna 26:28 ayetine kendi Rabbini tanıtırken O'nun doğunu ve batının Rabbi olduğunu özellikle vurgulaması önemlidir. Antik Mısır'da firavunun dini inanışına göre sözde ilâhlar doğunun ve batının ilâhları olarak ayrılıyordu.Doğunun sözde ilâhları: Khepri — Güneşin sabah doğuşunu temsil eden kutsal bok böceği biçimindeki tanrı. Ra — Güneşin doğudan yükselip gökyüzünde yolculuk yapan formu. Horus — Bazı metinlerde doğu ufkuyla ilişkilendirilir. Mısırlılar doğuyu "yaşayanların tarafı" olarak görürlerdi. Bu nedenle birçok tapınak doğuya bakacak şekilde inşa edilmiştir. Batının sözde ilâhları: Amentet — Ölüleri karşılayan "Batının Hanımı" olarak bilinir. Osiris — Ölümden sonraki yaşamın ve dirilişin tanrısı. Anubis — Ruhlara öteki dünyaya geçişte rehberlik eder. Bu yüzden Nil'in batı yakasında çok sayıda nekropol (mezarlık) bulunur.

28. Kasas Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

3310|28|60|وَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَىْءٍ فَمَتَٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَزِينَتُهَا وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

60. Ve mâ ûtîtum min şey’in fe metâul hayâtid dunyâ ve zînetuhâ ve mâ indallâhi hayrun ve ebkâ, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve verildiğiniz bir şeyden öyle ki metasıdır54 dünya hayatının; ve ziynetidir856 onun*; ve indindeki/katındaki Allah'ın bir hayırdır ve daha bakidir567 akletmez562 misiniz?

Notlar

Not 1

*Dünya hayatının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Meta

Kavram 54

54Sermaye. Yararlanma.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Baki

Kavram 567

567Bir şeyden artan, geriye kalan, kalıcı olan.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

29. Ankebût Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

3373|29|35|وَلَقَد تَّرَكْنَا مِنْهَآ ءَايَةًۢ بَيِّنَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

35. Ve lekad tereknâ minhâ âyeten beyyineten li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun terk ettik* ondan** bir ayet287 bir beyanat620 (olarak) aklederler562 bir kavme/topluma***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 terakna terk ettik تَرَكْنَا ترك
3 minha ondan مِنْهَا -
4 ayeten bir ayet ايَةً ايي
5 beyyineten bir beyanat (olarak) بَيِّنَةً بين
6 likavmin bir kavim لِقَوْمٍ قوم
7 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Helak olan kentin kalıntıları mutlak ki bir ayet/mucize olarak ortaya çıkarılacaktır.

**Kentten.

***Akleden bir toplum mutlak ki bilimde ilerlemiş bir toplum olmalıdır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

29. Ankebût Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

3381|29|43|وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ وَمَا يَعْقِلُهَآ إِلَّا ٱلْعَٰلِمُونَ

Latin Literal

43. Ve tilkel emsâlu nadribuhâ lin nâs(nâsi) ve mâ ya’kıluhâ illel âlimûn(âlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve işte şu emsaldir870 (ki) darp ederiz* onu** insanlara; ve değildir akleder562 onu** âlimler1301*** dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tilke ve işte şu (ki) وَتِلْكَ -
2 l-emsalu emsaldir الْأَمْثَالُ مثل
3 nedribuha darp ederiz onu نَضْرِبُهَا ضرب
4 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
5 vema ve değildir وَمَا -
6 yea'kiluha aklederler onu يَعْقِلُهَا عقل
7 illa dışında إِلَّا -
8 l-aalimune alimler الْعَالِمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Vururuz, ortaya koyarız.

**Misali; örneği.

***Dişi örümcek örneğini ancak bilim insanları ortaya çıkarmıştır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Âlim

Kavram 1301

1301İlim/bilim sahibi.

29. Ankebût Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

3401|29|63|وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّن نَّزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

Latin Literal

63. Ve le in seeltehum men nezzele mines semâi mâen fe ahyâ bihil arda min ba’di mevtihâ le yekûlunnallâh(yekûlunnallâhu), kulil hamdu lillâh(lillâhi), bel ekseruhum lâ ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve mutlak ki eğer sual etseydin* onlara: "Kim indirdi gökten180 bir su179; öyle ki hayat verdi onunla** yere sonrasında ölümünden?"; mutlak derler1304: "Allah"; de ki: "Hamd3 Allah'adır"; evet! Ekserisi*** onların akletmezler562.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve mutlak ki eğer وَلَئِنْ -
2 seeltehum sual etseydin onlara سَأَلْتَهُمْ سال
3 men kim مَنْ -
4 nezzele indirdi نَزَّلَ نزل
5 mine مِنَ -
6 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
7 maen bir suy مَاءً موه
8 fe ehya öyleki hayat verdi فَأَحْيَا حيي
9 bihi onunla بِهِ -
10 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
11 min مِنْ -
12 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
13 mevtiha ölümünden مَوْتِهَا موت
14 leyekulunne mutlak derler لَيَقُولُنَّ قول
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 kuli de ki قُلِ قول
17 l-hamdu hanmd الْحَمْدُ حمد
18 lillahi Allah'adır لِلَّهِ -
19 bel evet بَلْ -
20 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
21 la لَا -
22 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Sorsaydın.

**Suyla.

***Çoğunluğu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Gökten inen su

Kavram 179

179Evrenimizdeki ilk su molekülleri (H2O) Tarık (Nötron) yıldızlarını oluşturan Süpernova patlamalarında yaratıldı. Dünya gezegeninin ilk oluşum evresi olan Hadean döneminde yeryüzünde su yoktu. Bol miktarda donmuş su içeren Jüpiter bölgesi asteroidlerinin yeryüzüne çarpmasıyla Dünya gezegenimiz suya kavuştu. Dünyamızın suyu gökten yani uzaydan inmiştir. Rabbimiz ayrıca bu suyu yağmurlarla yine gökten yere indirmektedir.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Sahte müminlerin özellikleri.

Kavram 1304

1304Sahte müminler gökleri ve yeri Allah'ın yarattığına iman ederler; Güneş'i ve Ay'ı Allah'ın boyun eğdirdiğine iman ederler; gökten bir su indirerek yeryüzüne ölümünden sonra hayat verenin Allah olduğuna iman ederler. İmanlılardır; ancak ki batılla imanlılardır. İmanları gerçek değildir. Allah'a sözde iman ederler. Allah'a sözde mümindirler. Kur'an'ı ellerinde tutarlar ancak terk etmiş şekilde tutarlar. Sözde Kur'an'a iman ederler ancak uygulamalarda tam tersidir. Hadisler ve uyduruk söylentilerle bina edilen mezheplere tabi olurlar. Bir ifk yani organize bir yalanın içindedirler. Asla akletmezler. Böylece üzerlerine pislik yağdırılır. Sonları da cehennemin kuşatması olur.   

30. Rûm Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

3435|30|28|ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

28. : Darabe lekum meselen min enfusikum, hel lekum min mâ meleket eymânukum min şurekâe fî mâ rezaknâkum fe entum fîhi sevâun tehâfûnehum ke hîfetikum enfusekum, kezâlike nufassılul âyâti li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Darp* etti sizlere bir misali870 kendi nefislerinizden201; sizlere midir malik olduğundan sağ ellerinizin77 hiç bir ortak rızıklandırdığımızda; öyle ki sizler onda (olursunuz) aynı seviye/eşit? Korku duyarsınız onlara korkunuz gibi kendi nefislerinize870; işte böyledir; tefsîl651 ederiz ayetleri454 aklerder562 bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 derabe darp etti ضَرَبَ ضرب
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 meselen bir misali مَثَلًا مثل
4 min مِنْ -
5 enfusikum kendi nefislerinizden أَنْفُسِكُمْ نفس
6 hel هَلْ -
7 lekum sizlere midir لَكُمْ -
8 min مِنْ -
9 ma مَا -
10 meleket malik olduğundan مَلَكَتْ ملك
11 eymanukum sağ ellerinizin أَيْمَانُكُمْ يمن
12 min hiç bir مِنْ -
13 şuraka'e ortak شُرَكَاءَ شرك
14 fi فِي -
15 ma مَا -
16 razeknakum rızıklandırdığımızda رَزَقْنَاكُمْ رزق
17 feentum öyle ki sizler فَأَنْتُمْ -
18 fihi onda فِيهِ -
19 seva'un aynı seviye/eşit سَوَاءٌ سوي
20 tehafunehum korku duyarsınız onlara تَخَافُونَهُمْ خوف
21 kehifetikum korkunuz gibi كَخِيفَتِكُمْ خوف
22 enfusekum kendi nefislerinize أَنْفُسَكُمْ نفس
23 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
24 nufessilu tefsil ederiz نُفَصِّلُ فصل
25 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
26 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
27 yea'kilune aklerderler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Vurdu, ortaya koydu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sağ elin sahip olduğu

Kavram 77

77Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Tefsîl

Kavram 651

651Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

34. Sebe' Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

3616|34|12|وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَأَسَلْنَا لَهُۥ عَيْنَ ٱلْقِطْرِ وَمِنَ ٱلْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِۦ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

Latin Literal

12. Ve li suleymâner rîha guduvvuhâ şehrun ve revâhuhâ şehr(şehrun), ve eselnâ lehu aynel kıtr(kıtri), ve minel cinni men ya’melu beyne yedeyhi bi izni rabbih(rabbihî), ve men yezıg minhum an emrinâ nuzıkhu min azâbis saîr(saîri).

Türkçe Çeviri

Ve Süleyman içindi rüzgâr; sabah gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akşam gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akıttık ona katran pınarını/gözünü; ve cinden91 kimse, yaptı/faaliyet gösterdi (cinden kimse) iki elinin arasında onun (Süleyman'ın) Rabbinin izniyle; ve emrimizden sapan kimseye (cinden kimseye) onlardan, tattırırız ona sa‘îr809 bir azaptan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velisuleymane ve Süleyman içindi وَلِسُلَيْمَانَ -
2 r-riha rüzgar الرِّيحَ روح
3 guduvvuha sabah gidişi onun (rüzgârın) غُدُوُّهَا غدو
4 şehrun bir ay شَهْرٌ شهر
5 ve ravahuha ve akşam gidişi onun (rüzgârın) وَرَوَاحُهَا روح
6 şehrun bir ay شَهْرٌ شهر
7 ve eselna ve akıttık وَأَسَلْنَا سيل
8 lehu ona لَهُ -
9 ayne pınarını/gözünü عَيْنَ عين
10 l-kitri katran الْقِطْرِ قطر
11 ve mine ve وَمِنَ -
12 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
13 men kimse مَنْ -
14 yea'melu yaptı يَعْمَلُ عمل
15 beyne arasında بَيْنَ بين
16 yedeyhi iki elinin onun يَدَيْهِ يدي
17 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
18 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
19 ve men ve kimse وَمَنْ -
20 yezig sapar يَزِغْ زيغ
21 minhum onlardan مِنْهُمْ -
22 an - عَنْ -
23 emrina emrimizden أَمْرِنَا امر
24 nuzikhu tattırırız ona نُذِقْهُ ذوق
25 min مِنْ -
26 azabi azaptan عَذَابِ عذب
27 s-seiyri alevli السَّعِيرِ سعر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cin, yabancı insanlar

Kavram 91

91Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;Bir yerleşim yerinde yaşayan insanların/halkın daha önce görmediği, o kimselere gizli kalmış, örtülü kalmış yabancı kimseler/insanlar için kullanılır. Kur'an dinlemek için Muhammed peygambere gelen yabancı insanlar ve Süleyman peygamberin ordusunda görev yapan yabancı insanlar.  İblîs ve onun soyu olan varlıklar da cin olarak işaret edilir. Görünür, elle tutulur olan maddeden/atomlardan yaratılmadıkları için Rabbimiz onları da cin kelimesiyle işaret etmektedir.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Cin

Kavram 210

210İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.         

Akleden kalpler

Kavram 213

213Kalpte yaklaşık olarak 40-50 bin arasında sinir hücresi bulunur. Bu hücrelerin kendi hafızaları vardır. Bu sinirler beynin karar verme yeri olan ön lobuna yani insanın perçem bölgesinin altında yer alan beyin bölgesine sinir uçları gönderir. Nasıl ki gözler beyinle görür, nasıl ki kulaklar beyinle duyar, beyin de kalple akleder. Doğru karar vermede kalplerin rolü vardır. Kalp nakli yapılan hastalarda davranış ve huy değişikliklerini olmasının nedeni budur.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.

Kavram 645

645Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.  

Sa‘îr, saîr.

Kavram 809

809Çılgın ateş.

45. Câsiye Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

4476|45|5|وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزْقٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

5. Vahtilâfil leyli ven nehâri ve mâ enzelallâhu mines semâi min rızkın fe ahyâ bihil arda ba’de mevtihâ ve tasrîfir rîyâhı âyâtun li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve hilafeti* gecenin ve gündüzün; ve indirdiği Allah'ın gökten180 bir rızıktan; öyle ki hayat vermesi onunla** yere ölümü sonra onun***; ve estirmesi rüzgârları; bir ayettir287 akleder562 bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vehtilafi ve hilafeti وَاخْتِلَافِ خلف
2 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
3 ve nnehari ve gündüzün وَالنَّهَارِ نهر
4 ve ma ve وَمَا -
5 enzele indirdiği أَنْزَلَ نزل
6 llahu Allah'ın اللَّهُ -
7 mine مِنَ -
8 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
9 min مِنْ -
10 rizkin bir rızıktan رِزْقٍ رزق
11 fe ehya öyle ki hayat vermesi فَأَحْيَا حيي
12 bihi onunla بِهِ -
13 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
14 bea'de sonra بَعْدَ بعد
15 mevtiha ölümü onun مَوْتِهَا موت
16 ve tesrifi ve estirmesi وَتَصْرِيفِ صرف
17 r-riyahi rüzgarları الرِّيَاحِ روح
18 ayatun bir ayettir ايَاتٌ ايي
19 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
20 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Ardışık birbiri arkasına gelişleri; birbirlerine halef selef oluşları.**Rızıkla.***Yerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 562:

Akletmek.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Akletmek.

Kavram No: 562

Kısa Açıklama: 562 İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 27

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: İnsanlara dürüstlüğü mü emredersiniz 200 ? Ve unutursunuz nefislerinizi 201 ; ve sizler okursunuz (da) kitabı * ; öyle ki akletmez 562 misiniz?

Bakara Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Tamah * mı edersiniz ki iman 47 ederler sizlere? Muhakkak ki bir fırka/grup onlardan işitir oldular Allah'ın kelamını/sözünü ** ; sonra tahrif 276 ettiler onu (kelamı/sözü); akletmelerinin 562 ardından onu (kelamı/sözü); ve onlar bilenlerdir *** .

Bakara Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: Ve karşılaştıkları zaman iman 47 etmiş kimselere; dediler: ”İman 47 ettik”; ve yalnız kaldığı zaman; bazısı onların bazısına doğru dediler: ”Onlara Allah'ın sizlere açtığını * mı söylersiniz ** ? Tartışarak mağlup etmeleri *** için sizleri onunla (Allah'ın açtığıyla) Rabbinizin indinde/katında”; öyleyse akletmez 562 misiniz **** ?

Bakara Suresi - Ayet 170

Türkçe Meal: Ve denildiği zaman onlara; tabi olun Allah'ın indirdiğine * ; dediler: "Evet! Tabi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuza 317 ”; şayet ataları onların akletmezler 562 bir şey ve kılavuzlanmazlar 192 olmuş olsa da mı?

Bakara Suresi - Ayet 171

Türkçe Meal: Ve kâfirlik 25 etmiş kimselerin misali misali gibidir kimse (ki) haykırır işitmeze 385 ; ancak bir çağırmadır ve bir nida/sesleniştir sağırlara, dilsizlere, körlere; öyle ki onlar (kâfirler) akletmezler 562 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Ey kitap ehli 135 ! Neden hac 376 edersiniz İbrahim hakkında; ve indirilmiş değildi Tevrât ve İncîl; ancak ondan (İbrahim’den) sonradır; öyle ki akletmez 562 misiniz?

Mâide Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: Ve davet/çağrı aldıkları zaman salâta 5 ; edindiler/tuttular onu (salâtı) maskaraca * ve laubalice ** ; işte bu; olmalarıyladır onların akletmez 562 bir kavim/topluluk.

Mâide Suresi - Ayet 103

Türkçe Meal: Yapmış değildir Allah bir bahîreden 558 ; ve ne de bir sâibeden 559 ; ve ne de bir vasîleden 560 ; ve ne de bir hâmdan 561 ; velakin/fakat kâfirlik 25 etmiş kimseler uydururlar 402 Allah'a karşı yalan; ve çokları onların akletmezler 562 .

En'âm Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Ve değildir dünya hayatı bir aldatıcı oyun ve bir oyalayıcı dışında; ve mutlak ki ahiret diyarı hayırlıdır kimselere (ki) takvalı 21 olurlar; öyle ki akletmez 562 misiniz?

Yunus Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: De ki: "Şayet dileseydi Allah tilâvet 874 etmiş değildim onu * üzerinize; ve dirayetlendirmezdi 788 (Allah) sizleri onunla ** ; öyle ki muhakkak kaldım içinizde bir ömür öncesinde onun *** ; öyle ki akletmez 562 misiniz?"

Hûd Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: "Ey kavmim/toplumum! Sual etmem/sormam sizlere ona * karşı bir ecir 820 ki ecrim 820 ancak yarana 893 karşıdır; öyle ki akletmez 562 misiniz?"

Yusuf Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Doğrusu biz indirdik onu * arabiy 929 ** bir Kur’ân 850 ; belki sizler akledersiniz 562 .

Yusuf Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden önce erkekler dışında (ki) vahy 603 ettik onlara kentlerin ehlinden 568 * ; öyle ki hiç seyahat etmezler mi yerde ** ; öyle ki bakmazlar mı nasıl oldu akıbeti 892 onlardan önceki kimselerin; ve ahiret diyarı *** hayırlıdır **** kimselere (ki) takvalı 21 oldular; öyle ki akletmez 562 misiniz?

Ra'd Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Ve yerdedir * komşu kıtalar ** ; ve cennetler *** üzümlerden; ve ekin; ve hurmalar; budaklılar ****  ve olmaksızın ***** budaklılar; sulanır tek bir suyla 950 ; ve faziletlendiririz 202 bir kısmını onun yemede ****** bir kısım üzerine; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 bir kavme/topluma (ki) aklederler 562 .

Enbiyâ Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Ant olsun indirdik sizlere bir kitap * ; ondadır ** zikriniz 78 ; öyle ki akletmez 562 misiniz?

Enbiyâ Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: "Öf 1126 sizlere ve kulluk 46 ettiklerinize Allah’ın astından; öyle ki akletmez 562 misiniz?"

Mü'minûn Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Ve O'dur * ; ki hayat verendir ve öldürendir; ve O’nadır ** halifeliği *** gecenin ve gündüzün; öyle ki akletmez misiniz 562 ?

Nûr Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Yoktur âmâ * üzerine bir kısıtlama; ve yoktur aksak ** üzerine bir kısıtlama; ve yoktur hasta üzerine bir kısıtlama; ve ne de nefisleriniz 201 üzerinize (ki) yersiniz evlerinizden ya da babalarınızın evlerinden ya da annelerinizin evlerinden ya da kardeşlerinizin evlerinden ya da kız kardeşlerinizin evlerinden; ya da amcalarınızın evlerinden ya da halalarınızın evlerinden ya da dayılarınızın evlerinden ya da teyzelerinizin evlerinden; ya da anahtarlarına *** malik olduğunuz (-dan)  ya da arkadaşınız **** (-dan); yoktur üzerinize bir günah ki yersiniz bir toplu ya da ayrılar (olarak); öyle ki dahil olduğunuz zaman bir eve öyle ki selamlayın nefisleriniz 201 üzerine bir hayat indinden/katından Allah’ın; iyi bir mübarektir; işte böyledir beyan 226 eder Allah sizlere ayetleri; belki sizler akledersiniz 562 .

Furkan Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Yoksa düşünürsün ki ekserisi * onların işitirler ya da aklederler 562 ; onlar ancak en’âm 645  gibidir 1227 ; evet! Onlar daha dalalettir 128 bir yol (olarak).

Şuarâ Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbidir 4 doğunun 1243 ve batının 1243 ve ikisi arasındakinin eğer olduysanız aklederler 562 ."

Kasas Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Ve verildiğiniz bir şeyden öyle ki metasıdır 54 dünya hayatının; ve ziynetidir 856 onun * ; ve indindeki/katındaki Allah'ın bir hayırdır ve daha bakidir 567 akletmez 562 misiniz?

Ankebût Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Ve ant olsun terk ettik * ondan ** bir ayet 287 bir beyanat 620 (olarak) aklederler 562 bir kavme/topluma *** .

Ankebût Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve işte şu emsaldir 870 (ki) darp ederiz * onu ** insanlara; ve değildir akleder 562  onu **  âlimler 1301 *** dışında.

Ankebût Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: Ve mutlak ki eğer sual etseydin * onlara: "Kim indirdi gökten 180 bir su 179 ; öyle ki hayat verdi onunla ** yere sonrasında ölümünden?"; mutlak derler 1304 : "Allah"; de ki: "Hamd 3 Allah'adır"; evet! Ekserisi *** onların akletmezler 562 .

Rûm Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Darp * etti sizlere bir misali 870 kendi nefislerinizden 201 ; sizlere midir malik olduğundan sağ ellerinizin 77 hiç bir ortak rızıklandırdığımızda; öyle ki sizler onda (olursunuz) aynı seviye/eşit? Korku duyarsınız onlara korkunuz gibi kendi nefislerinize 870 ; işte böyledir; tefsîl 651 ederiz ayetleri 454 aklerder 562 bir kavme/topluma.

Sebe' Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve Süleyman içindi rüzgâr; sabah gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akşam gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akıttık ona katran pınarını/gözünü; ve cinden 91 kimse, yaptı/faaliyet gösterdi (cinden kimse) iki elinin arasında onun (Süleyman'ın) Rabbinin izniyle; ve emrimizden sapan kimseye (cinden kimseye) onlardan, tattırırız ona sa‘îr 809 bir azaptan.

Câsiye Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Ve hilafeti * gecenin ve gündüzün; ve indirdiği Allah'ın gökten 180 bir rızıktan; öyle ki hayat vermesi onunla ** yere ölümü sonra onun *** ; ve estirmesi rüzgârları; bir ayettir 287 akleder 562 bir kavme/topluma.