Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
🧠 AI Entegrasyonu
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 237:

Ayetler

Bu kavram 56 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

2. Bakara Suresi

Ayet 118

Arapça Metin (Harekeli)

125|2|118|وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا ٱللَّهُ أَوْ تَأْتِينَآ ءَايَةٌ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَٰبَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

Latin Literal

118. Ve kâlellezîne lâ ya’lemûne lev lâ yukellimunâllâhu ev te’tînâ âyeh(âyetun), kezâlike kâlellezîne min kablihim misle kavlihim, teşâbehet kulûbuhum, kad beyyennal âyâti li kavmin yûkınûn(yûkınûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi bilmeyen kimseler: “Eğer konuşmazsa bizlerle Allah; ya da getirmezse bizlere bir ayet287”; işte böyledir; onlardan önceki kimseler (de) onların söylemlerinin mislini870 dedi; benzeşti kalpleri onların; mutlak ki beyan226 ettik ayetleri237 bir kavim için (ki) kesinleşirler299 onlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 la لَا -
4 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم
5 levla eğer لَوْلَا -
6 yukellimuna konuşmazsa bizlerle يُكَلِّمُنَا كلم
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 ev ya da أَوْ -
9 te'tina getirmezse bizlere تَأْتِينَا اتي
10 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 kale dedi قَالَ قول
13 ellezine kimseler الَّذِينَ -
14 min مِنْ -
15 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
16 misle mislini/benzerini مِثْلَ مثل
17 kavlihim söylemlerini onların قَوْلِهِمْ قول
18 teşabehet benzeşti تَشَابَهَتْ شبه
19 kulubuhum Kalpleri onların قُلُوبُهُمْ قلب
20 kad Mutlak ki قَدْ -
21 beyyenna Beyan ettik/deklere ettik بَيَّنَّا بين
22 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
23 likavmin kavim için لِقَوْمٍ قوم
24 yukinune kesinleşirler يُوقِنُونَ يقن

2. Bakara Suresi

Ayet 164

Arapça Metin (Harekeli)

171|2|164|إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلْفُلْكِ ٱلَّتِى تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلْمُسَخَّرِ بَيْنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

164. İnne fî halkıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri vel fulkilletî tecrî fîl bahri bimâ yenfeun nâse ve mâ enzelallâhu mines semâi min mâin fe ahyâ bihil arda ba’de mevtihâ ve besse fîhâ min kulli dâbbe(dâbbetin), ve tasrîfir riyâhı ves sehâbil musahhari beynes semâi vel ardı le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu yaratılışında göklerin ve yerin; ve halifeliğinde* gece ve gündüzün; ve gemilerde -ki akar bahrda236 faydalı olmasıyla insanlara-; indirdiğinde Allah'ın gökten bir sudan -öyle ki diriltti onunla** yeri ölümü sonrası onun***; ve yaydı orada**** her bir dâbbeden599-; ve evirip çevirmesinde gök180 ve yer arasındaki emre hazırlanmış rüzgârları ve bulutları; mutlak ayetlerdir237 akleden bir kavme/topluma.

Notlar

Not 1

*Yerine geçmesi.**Suyla.***Yerin.****Yerde.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

342|3|49|وَرَسُولًا إِلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَنِّى قَدْ جِئْتُكُم بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّىٓ أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ ٱلطِّينِ كَهَيْـَٔةِ ٱلطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًۢا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَأُبْرِئُ ٱلْأَكْمَهَ وَٱلْأَبْرَصَ وَأُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِى بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

49. Ve resûlen ilâ benî isrâîle ennî kad ci’tukum bi âyetin min rabbikum, ennî ehluku lekum minet tîni ke heyetit tayri fe enfuhu fîhi fe yekûnu tayran bi iznillâh(iznillâhi), ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyîl mevtâ bi iznillâh(iznillâhi), ve unebbiukum bi mâ te’kulûne ve mâ teddehırûne, fî buyûtikum inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve bir resûldür418 İsrâîloğullarına197; (der) "ki ben muhakkak geldim sizlere Rabbinizden4 bir ayetle287; ki ben yaratırım sizlere ıslak topraktan kuş şekli gibi (bir şey); öyle ki üflerim onun içine; öyle ki olur bir kuş419 Allah'ın izniyle; ve iyileştiririm doğuştan körü ve cüzzamı/leprayı419; ve diriltirim/canlandırırım ölüleri419 Allah'ın izniyle; ve haber veririm sizlere yediğinizi ve depoladığınızı evlerinizde419; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 sizlere; eğer olduysanız müminler27."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rasulen ve bir resuldür وَرَسُولًا رسل
2 ila إِلَىٰ -
3 beni oğullarına بَنِي بني
4 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
5 enni ki ben أَنِّي -
6 kad muhakkak قَدْ -
7 ci'tukum geldim sizlere جِئْتُكُمْ جيا
8 biayetin ayetle بِايَةٍ ايي
9 min مِنْ -
10 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
11 enni ki ben أَنِّي -
12 ehluku yaratırım أَخْلُقُ خلق
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 mine مِنَ -
15 t-tini ıslak topraktan الطِّينِ طين
16 kehey'eti şekli gibi كَهَيْئَةِ هيا
17 t-tayri kuş الطَّيْرِ طير
18 feenfuhu öyle ki üflerim فَأَنْفُخُ نفخ
19 fihi onun içine فِيهِ -
20 fe yekunu öyle ki olur o فَيَكُونُ كون
21 tayran bir kuş طَيْرًا طير
22 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 ve ubriu ve iyileştiririm وَأُبْرِئُ برا
25 l-ekmehe doğuştan körü الْأَكْمَهَ كمه
26 vel'ebrasa ve cüzzamı/leprayı وَالْأَبْرَصَ برص
27 ve uhyi ve diriltirim/canlandırırım وَأُحْيِي حيي
28 l-mevta ölüleri الْمَوْتَىٰ موت
29 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
30 llahi Allah'ın اللَّهِ -
31 ve unebbiukum ve haber veririm sizlere وَأُنَبِّئُكُمْ نبا
32 bima بِمَا -
33 te'kulune yediğinizi تَأْكُلُونَ اكل
34 ve ma ve وَمَا -
35 teddehirune depoladığınızı تَدَّخِرُونَ ذخر
36 fi فِي -
37 buyutikum evlerinizde بُيُوتِكُمْ بيت
38 inne doğrusu إِنَّ -
39 fi فِي -
40 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
41 layeten mutlak ayetler (vardır) لَايَةً ايي
42 lekum sizlere لَكُمْ -
43 in eğer إِنْ -
44 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
45 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Îsâ'nın mucizeleri.

Kavram 419

419Îsâ peygamberin göstermiş olduğu mucizeleri.Doğuştan körü ve cüzzamlıyı iyileştirmek. Bu iki hastalığın işaret edilmesi de anlamlıdır. Doğuştan körlüğün en sık nedeni Trahomdur. Doğum esnasında bebeğin gözüne annenin doğum kanalından bir bakteri ('Chlamydia trachomatis') bulaşırsa gözün korneası iltihaplanır ve ışığa geçirgenliğini kaybeder. Bebek doğuştan kör olmuş olur.  Kendiliğinden iyileşmesi asla söz konusu olmaz. Cüzzam/lepra ise 'Mycobacterium leprae' isimli bir bakterinin neden olduğu, bulaşıcı ve kronik bir hastalıktır. Hastaların vücutlarında korkunç bezeler çıkar. Sinir sistemini etkiler. Sinir sistemi tutulumunda modern tedaviye rağmen bile iyileşme olmaz. Sayısız hastalık içinden kendiliğinden iyileşme ihtimali olmayan bu iki hastalığın işaret edilmesi bile Kur'an'ın bir mucizesidir. Islak topraktan kuşu canlı kuşa dönüştürmek ve ölüleri diriltmek.Evrenimiz holografik evren prensibi kapsamında bir üst boyutta bulunan 2D zardaki (Levh-i Mahfuz) bilginin evrenin içine yansımasından oluşur. Matrix filmi gibi düşünülebilir. Yüce Allah Levh-i Mahfuz'da kodlanmış olan kuş şeklindeki ıslak toprak atomlarının kuantum bilgilerini değiştirerek bu atomları canlı bir kuşu oluşturan atomlara dönüştürür. Ölmüş bir insanı tekrar canlandırmak da aynı şekildedir. Bu dönüşümleri ancak evreni yaratan ve evrene bir üst boyuttan müdahale etme yetkisi olan bir varlık yapabilir.Îsâ'ya verilen bu mucizeler mutlak ki Yüce Allah'ın izni ve yetkisiyle gerçekleşmiştir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

390|3|97|فِيهِ ءَايَٰتٌۢ بَيِّنَٰتٌ مَّقَامُ إِبْرَٰهِيمَ وَمَن دَخَلَهُۥ كَانَ ءَامِنًا وَلِلَّهِ عَلَى ٱلنَّاسِ حِجُّ ٱلْبَيْتِ مَنِ ٱسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلًا وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

97. Fîhi âyâtun beyyinâtun makâmu ibrâhîm(ibrâhîme), ve men dahalehu kâne âminâ(âminen), ve lillâhi alen nâsi hiccul beyti menistetâa ileyhi sebîlâ(sebîlen), ve men kefere fe innallâhe ganiyyun anil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Ondadır beyanlı352 ayetler237; İbrahim'in makamı448 (-nda); ve kim girdi ona (makama), olmuştu o (kimse) emin447; ve Allah’adır (Allah içindir) insanlar üzerine beyt/ev446 haccı327* kimseye (ki) güç yetirebildi onun üzerine bir yol**; ve kim kâfirlik25 etti; öyle ki doğrusu Allah alemlerden Ganiyy’dir106.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fihi ondadır فِيهِ -
2 ayatun ayetler ايَاتٌ ايي
3 beyyinatun beyanatlı بَيِّنَاتٌ بين
4 mekamu makamın مَقَامُ قوم
5 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
6 ve men ve kim وَمَنْ -
7 dehalehu girdi ona دَخَلَهُ دخل
8 kane oldu كَانَ كون
9 aminen emin امِنًا امن
10 velillahi ve Allah’adır (içindir) وَلِلَّهِ -
11 ala üzerinde عَلَى -
12 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
13 hiccu hacc حِجُّ حجج
14 l-beyti beyte/eve الْبَيْتِ بيت
15 meni kim مَنِ -
16 stetaa güç yetirebildi اسْتَطَاعَ طوع
17 ileyhi üzerine onun إِلَيْهِ -
18 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل
19 ve men ve kim وَمَنْ -
20 kefera kâfirlik etti كَفَرَ كفر
21 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
22 llahe Allah اللَّهَ -
23 ganiyyun Ganiyy’dir غَنِيٌّ غني
24 ani عَنِ -
25 l-aalemine alemlerden الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*İbrahim'e indirilen kutsal kitapla. Kur'an'ın özünü içeren.**Yöntem, ilerleyiş şekli.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Ganiyy

Kavram 106

106Zengin.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Hac

Kavram 327

327Kur'an ayetlerinin delillerle tartışıldığı, öğrenildiği; belirlenmiş bir mekanda ve zamanda gerçekleştirilen, önceden duyurusu yapılan toplanma, bir araya gelme; kongre.

Beyanlı

Kavram 352

352Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.

İnsanları doğru yola kılavuzlayan, Bekke'deki mübarek ilk ev/beyt.

Kavram 446

446Kur'an'a göre kendisine kitap indirilen ilk nebi İbrahim'dir. İbrahim'e indirilen bu kutsal kitabın öğrenilmesi ve öğretilmesi için inşa edilen ilk ev. Bu evde insanlar salât ettiler. Vakitli bir şekilde (sabah-akşam) İbrahim'e indirilen kitabı çalıştılar. Ders yaptılar. Tek tanrıcı oldular.    

İbrahim'in makamı bulunan evde/beytte emin olmak.

Kavram 447

447Emin kelimesi şüphenin ortadan kalktığı durumları işaret eder. Türkçede 'Bunun doğru olduğuna emin misin?' deriz. Sadece kutsal kitap öğretilerinin yapıldığı bu evde olanlar delillerle yapılan hac/tartışma sonrası ikna olarak tek tanrıcı olurlar. Yüce Allah'ın varlığı ve birliği konusunda emin olurlar. Şüpheleri kaybolur. Kutsal kitapların Yüce Allah katından geldiğine kesin emin olurlar. 

İbrahim'in makamı.

Kavram 448

448İbrahim'in dini öğretisi olan tek tanrıcı din için yaratılış özelliği olan beynin ayağa kalkma/dikelme yeri. Bilincin ayağa kalktığı, dik durduğu yer.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 190

Arapça Metin (Harekeli)

483|3|190|إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ لَءَايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ

Latin Literal

190. İnne fî halkıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri le âyâtin li ulîl elbâb(ulîl elbâbı).

Türkçe Çeviri

Doğrusu göklerin162 ve yerin yaratılışında; ve halife65 olmasında gecenin ve gündüzün (birbirine); mutlak (vardır) ayetler237 elbâb88 sahiplerine.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 halki yaratılışında خَلْقِ خلق
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
6 vehtilafi ve halife olmasında وَاخْتِلَافِ خلف
7 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
8 ve nnehari ve gündüzün وَالنَّهَارِ نهر
9 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
10 liuli sahipleri için لِأُولِي اول
11 l-elbabi elbab/mantık الْأَلْبَابِ لبب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Halife

Kavram 65

65Sonrası gelen, halef.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

6. En'âm Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

835|6|46|قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَخَذَ ٱللَّهُ سَمْعَكُمْ وَأَبْصَٰرَكُمْ وَخَتَمَ عَلَىٰ قُلُوبِكُم مَّنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِهِ ٱنظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ ٱلْءَايَٰتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ

Latin Literal

46. Kul e reeytum in ehazallâhu sem’akum ve ebsârekum ve hateme alâ kulûbikum men ilâhun gayrullâhi ye’tîkum bih(bihî), unzur keyfe nusarriful âyâti summe hum yasdifûn (yasdifûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Gördünüz mü? Eğer tutsa/alsa Allah işitmenizi ve bakışınızı; ve mühürlese175 kalbinizin üzerini; kimdir bir ilâh74 Allah’ın dışında (ki) gelir sizlere onunla"; bak! Nasıl dikkat çekeriz ayetlere237; sonra onlar yüz çevirirler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 eraeytum gördünüz mü أَرَأَيْتُمْ راي
3 in eğer إِنْ -
4 ehaze tutsa/alsa أَخَذَ اخذ
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 sem'akum işitmenizi سَمْعَكُمْ سمع
7 ve ebsarakum ve görüşlerinizi وَأَبْصَارَكُمْ بصر
8 ve hateme ve mühürlese وَخَتَمَ ختم
9 ala üzerini عَلَىٰ -
10 kulubikum kalblerinizin قُلُوبِكُمْ قلب
11 men kimdir? مَنْ -
12 ilahun bir ilah إِلَٰهٌ اله
13 gayru dışında غَيْرُ غير
14 llahi Allah’ın اللَّهِ -
15 ye'tikum gelir sizlere يَأْتِيكُمْ اتي
16 bihi onunla بِهِ -
17 unzur bak انْظُرْ نظر
18 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
19 nusarrifu dikkat çekeriz نُصَرِّفُ صرف
20 l-ayati ayetlere الْايَاتِ ايي
21 summe sonra ثُمَّ -
22 hum onlar هُمْ -
23 yesdifune yüz çeviriyorlar يَصْدِفُونَ صدف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma.

Kavram 175

175Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

6. En'âm Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

888|6|99|وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦ نَبَاتَ كُلِّ شَىْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ ٱلنَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّٰتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَٰبِهٍ ٱنظُرُوٓا۟ إِلَىٰ ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثْمَرَ وَيَنْعِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكُمْ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

99. Ve huvellezî enzele mines semâi mâ’(mâen), fe ahrecnâ bihî nebate kulli şey’in fe ahrecnâ minhu hadıran nuhricu minhu habben muterâkibâ(muterâkiben), ve minen nahli min tal’ıhâ kınvânun dâniyetun ve cennâtin min a’nâbin vez zeytûne ver rummâne muştebihen ve gayre muteşâbih(muteşâbihin), unzurû ilâ semerihî izâ esmere ve yen’ıh(yen’ıhî), inne fî zâlikum le âyâtin li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve O'dur indiren gökten bir su179; öyle ki çıkardık onunla (suyla) bitkiyi; her bir şeyi; öyle ki çıkardık ondan (şeyden) yeşili; çıkarırız ondan (şeyden) binmiş (birbiri üzerine) taneyi; hurmadan (da); öncüsünden/tomurcuğundan onun (bitkinin) sarkık salkımlar; ve cennetler/bahçeler üzümlerden ve zeytin (-den) ve nar (-dan); benzeşir ve benzeşir olmayan; bakın meyvesine onun (şeyin) meyve verdiği zaman ve olgunlaştığı (zaman); doğrusu işte bundadır sizlere mutlak ayetler237 iman47 eder bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi الَّذِي -
3 enzele indiren أَنْزَلَ نزل
4 mine مِنَ -
5 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
6 maen bir su مَاءً موه
7 feehracna öyle ki çıkardık فَأَخْرَجْنَا خرج
8 bihi onunla (suyla) بِهِ -
9 nebate bitkiyi نَبَاتَ نبت
10 kulli her bir كُلِّ كلل
11 şey'in bir şeyi شَيْءٍ شيا
12 feehracna öyle ki çıkardık فَأَخْرَجْنَا خرج
13 minhu ondan (şeyden) مِنْهُ -
14 hadiran yeşili خَضِرًا خضر
15 nuhricu çıkarırız نُخْرِجُ خرج
16 minhu ondan (şeyden) مِنْهُ -
17 habben taneyi حَبًّا حبب
18 muterakiben binmiş (birbiri üzerine) مُتَرَاكِبًا ركب
19 ve mine وَمِنَ -
20 n-nehli hurmadan النَّخْلِ نخل
21 min -ndan مِنْ -
22 tal'iha öncüsünden (tomurcuğundan) onun (bitkinin) طَلْعِهَا طلع
23 kinvanun salkımlar قِنْوَانٌ قنو
24 daniyetun sarkık دَانِيَةٌ دنو
25 ve cennatin ve cennetler وَجَنَّاتٍ جنن
26 min مِنْ -
27 ea'nabin üzümlerden أَعْنَابٍ عنب
28 ve zzeytune ve zeytin (-den) وَالزَّيْتُونَ زيت
29 ve rrummane ve nar (-dan) وَالرُّمَّانَ رمن
30 muştebihen benzeşen مُشْتَبِهًا شبه
31 ve gayra ve olmaksızın وَغَيْرَ غير
32 muteşabihin benzeşen مُتَشَابِهٍ شبه
33 nzuru bakın انْظُرُوا نظر
34 ila إِلَىٰ -
35 semerihi meyvesine onun (şeyin) ثَمَرِهِ ثمر
36 iza إِذَا -
37 esmera meyve verdiği zaman أَثْمَرَ ثمر
38 ve yen'ihi ve olgunlaştığı وَيَنْعِهِ ينع
39 inne doğrusu إِنَّ -
40 fi فِي -
41 zalikum işte bundadır sizlere ذَٰلِكُمْ -
42 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
43 likavmin kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
44 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Gökten inen su

Kavram 179

179Evrenimizdeki ilk su molekülleri (H2O) Tarık (Nötron) yıldızlarını oluşturan Süpernova patlamalarında yaratıldı. Dünya gezegeninin ilk oluşum evresi olan Hadean döneminde yeryüzünde su yoktu. Bol miktarda donmuş su içeren Jüpiter bölgesi asteroidlerinin yeryüzüne çarpmasıyla Dünya gezegenimiz suya kavuştu. Dünyamızın suyu gökten yani uzaydan inmiştir. Rabbimiz ayrıca bu suyu yağmurlarla yine gökten yere indirmektedir.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

6. En'âm Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

898|6|109|وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَئِن جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ لَّيُؤْمِنُنَّ بِهَا قُلْ إِنَّمَا ٱلْءَايَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْ أَنَّهَآ إِذَا جَآءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

109. Ve aksemû billâhi cehde eymânihim le in câethum âyetun le yu’minunne bih(bihâ), kul innemel ayâtu indallâhi ve mâ yuş’irukum ennehâ izâ câet lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve kasem548 ettiler Allah'a en güçlü yeminleriyle; ki eğer gelseydi onlara bir ayet287 mutlak iman47 ederler ona* (diye); de ki: "Doğrusu ayetler237 Allah’ın indindedir/katındadır; ve (Allah) şuurlandırır** sizleri; ki o* geldiği zaman iman47 etmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eksemu ve kasem ettiler وَأَقْسَمُوا قسم
2 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
3 cehde en güçlü جَهْدَ جهد
4 eymanihim yeminleriyle أَيْمَانِهِمْ يمن
5 lein ki eğer لَئِنْ -
6 ca'ethum gelseydi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
7 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
8 leyu'minunne mutlak iman ederler لَيُؤْمِنُنَّ امن
9 biha ona بِهَا -
10 kul de ki قُلْ قول
11 innema doğrusu إِنَّمَا -
12 l-ayatu ayetler الْايَاتُ ايي
13 inde indindedir عِنْدَ عند
14 llahi Allah’ın اللَّهِ -
15 ve ma ve وَمَا -
16 yuş'irukum şuurlandırandır sizlere يُشْعِرُكُمْ شعر
17 enneha ki o أَنَّهَا -
18 iza إِذَا -
19 ca'et geldiği zaman جَاءَتْ جيا
20 la لَا -
21 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Ayete, ayet.**Bilinçlendirir, farkındalık verir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Kasem

Kavram 548

548Ant içmek, yemin, bir şeyi yapmaya veya yapmamaya söz vermek.

6. En'âm Suresi

Ayet 158

Arapça Metin (Harekeli)

947|6|158|هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِىَ بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ يَوْمَ يَأْتِى بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَٰنُهَا لَمْ تَكُنْ ءَامَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِىٓ إِيمَٰنِهَا خَيْرًا قُلِ ٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

Latin Literal

158. Hel yanzurûne illâ en te’tiyehumul melâiketu ev ye’tiye rabbuke ev ye’tiye ba’du âyâti rabbik(rabbike), yevme ye’tî ba’du âyâti rabbike lâ yenfeu nefsen îmânuhâ lem tekun âmenet min kablu ev kesebet fî îmânihâ hayrâ(hayran), kul intezırû innâ muntezırûn(muntezırûne).

Türkçe Çeviri

Bakarlar mı (onlar) dışında ki gelir onlara melekler48 ya da gelir (senin) Rabbin4 ya da gelir (senin) Rabbinin4 bazıları ayetleri237?; gündür (ki) gelir bazı ayetleri237 (senin) Rabbinin; menfaat sağlamaz bir nefse201 iman47 etmesi onun (nefsin); asla olmaz (-sa) (o nefis) iman47 etmiş önceden ya da kazanmamış (-sa) (o nefis) kendi imanında47 bir hayır; de ki: "Bakın! Doğrusu bizler (de) bakanlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi)

Kavram 48

48Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

7. A'râf Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

980|7|26|يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ قَدْ أَنزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسًا يُوَٰرِى سَوْءَٰتِكُمْ وَرِيشًا وَلِبَاسُ ٱلتَّقْوَىٰ ذَٰلِكَ خَيْرٌ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ

Latin Literal

26. Yâ benî âdeme kad enzelnâ aleykum libâsen yuvârî sev’âtikum ve rîşâ(rîşâen) ve libâsut takvâ zâlike hayr(hayrun), zâlike min âyâtillâhi leallehum yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ey âdemoğulları692! Muhakkak indirdik sizlere bir elbise; örter ayıp olan cinsel organ bölgelerinizi; ve bir rîşâ*; ve takva21 elbisesi; işte bu**; hayırlıdır; işte bu; ayetlerindendir237 Allah'ın; belki onlar zikrederler78.

Ahmed Samira Çevirisi

7:26. Ey âdemoğulları! Cesetlerinizi1 örtecek ve sizi süsleyecek libas2 indirdik.3 Takva libası4 ise daha hayırlıdır. İşte bu Allah’ın ayetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.1- Bedenlerinizi, (5:31). 2-Elbise. 3- Bağışladık. 4- Zihinsel tesettür. Takva elbisesi. Takva; korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.7:26. You Adam’s sons and daughters, We had descended on you a cover/dress (that) hides/conceals your shameful genital private parts, and feathers/riches/possessions, and the fear and obedience (of God’s) cover/dress, that (is) better , and that (is) from God’s signs/verses/evidences, maybe/perhaps they remember/glorify .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya beni ey oğulları يَابَنِي بني
2 ademe âdem ادَمَ -
3 kad muhakkak قَدْ -
4 enzelna indirdik أَنْزَلْنَا نزل
5 aleykum size عَلَيْكُمْ -
6 libasen bir elbise لِبَاسًا لبس
7 yuvari örter يُوَارِي -
8 sev'atikum ayıp olan cinsel organ bölgelerinizi سَوْاتِكُمْ سوا
9 ve rişen ve bir rîşâ وَرِيشًا ريش
10 velibasu ve elbisesi وَلِبَاسُ لبس
11 t-tekva takva التَّقْوَىٰ وقي
12 zalike İşte bu ذَٰلِكَ -
13 hayrun hayırlıdır خَيْرٌ خير
14 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
15 min مِنْ -
16 ayati ayetlerindendir ايَاتِ ايي
17 llahi Allah'ın اللَّهِ -
18 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
19 yezzekkerune düşünüp öğüt alırlar. يَذَّكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not

Takva kelimesi sakınmak demektir. Yüce Allah’ın razı olmayacağı eylemlerden sakınmaktır. Yüce Allah’ın emirlerine uymak demektir.Soru şudur; bu takva elbisesi nerededir ve nasıl giyilir?Yüce Allah bu takva elbisesini indirdiğini bildirmiştir. Bu da bize açıkça gösterir ki bu takva elbisesi Kur’an’ın ta kendisidir. Kur’an’ın emir ve yasaklarına uyan bir kimse takva elbisesini giymiş olur.Kur’an üzerinde düşünen kimselerin öğüt alma şansının olduğu ayette bildirilmiştir. Bir kitaptan öğüt alabilmek için onu anlamak için okumak gerektiği evrensel bir gerçektir. Demek ki Kur’an’ı anlayarak okuyacağız ve üzerinde düşüneceğiz. Bu düşünme bize bir öğüt, bir hatırlatma olacaktır. Takva elbisesini giymemize neden olacaktır.Takva elbisesi her şeyden daha hayırlıdır. Daha faydalıdır. Çünkü Yüce Allah’ın rızasını almaktan daha büyük ve daha değerli hiçbir şey olamaz.

Not 1

*Süslü, gösterişli elbiseler, süslü donatılar. Ziynet kelimesinden farklıdır. **Takva elbisesi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Âdemoğulları.

Kavram 692

692Homo Sapiens türünün bilgelik kazandırılmış insan çocukları. Erkek insanlar, kadın insanlar.

7. A'râf Suresi

Ayet 126

Arapça Metin (Harekeli)

1080|7|126|وَمَا تَنقِمُ مِنَّآ إِلَّآ أَنْ ءَامَنَّا بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا لَمَّا جَآءَتْنَا رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ

Latin Literal

126. Ve mâ tenkımu minnâ illâ en âmennâ bi âyâti rabbinâ lemmâ câetnâ, rabbenâ efrıg aleynâ sabren ve teveffenâ muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

"Ve intikam alır değilsin bizden dışında ki iman47 ettik Rabbimizin4 ayetlerine237 geldiğinde o* bizlere; Rabbimiz4! Boşalt üzerimize bir sabır51; ve vefat621 ettir bizleri müslim45 (olarak)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilsin وَمَا -
2 tenkimu intikam alır تَنْقِمُ نقم
3 minna bizden مِنَّا -
4 illa dışında إِلَّا -
5 en kli أَنْ -
6 amenna iman ettik امَنَّا امن
7 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
8 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
9 lemma لَمَّا -
10 ca'etna geldiğinde bizlere جَاءَتْنَا جيا
11 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
12 efrig boşalt أَفْرِغْ فرغ
13 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
14 sabran bir sabır صَبْرًا صبر
15 ve teve ffena ve vefat ettir bizleri وَتَوَفَّنَا وفي
16 muslimine müslim (olarak) مُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Ayet.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Vefat

Kavram 621

621Vefat ölümden farklıdır. Bilincin aktif olduğu beynin korteks kısmının işlevlerinin talamus tarafından devreden çıkarılmasıdır. İlkel işlevler devam eder. Soluma, kalp atışı vb. Yüce Allah uykunun bir vefat olduğunu bizlere bildirmiştir. Ölüm gerçekleşmeden önce mutlaka vefat gerçekleşir. Her vefat ölümle sonlanmaz. Yüce Allah yolunda katledilenlerin ve müminlerin ölmeden vefat ettirildiği Kur'an'ımızda bizlere bildirilmiştir. Resûl Îsâ'nın da vefat ettirildiği ancak ölmediği ortadadır. Bu kimseler Rableri indinde rızıklandırılırlar.  6:60 ayetinde "...sonra diriltir sizleri orada.." buyrulmuştur. Orada kelimesi yeri/arzı/yeryüzünü işaret eder. Anlaşılır ki uykudaki vefat sürecinde bilincin kaybolmasını ve geri yüklenmesini sağlayan talamus bölgesi kuantum seviyesinde yeri de kapsayan evrenle direkt olarak ilişkilidir.  

7. A'râf Suresi

Ayet 136

Arapça Metin (Harekeli)

1090|7|136|فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

Latin Literal

136. Fentekamnâ minhum fe agraknâhum fîl yemmi biennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki intikam aldık onlardan; öyle ki boğduk onları yemmde1107; nedeniyle ki onlar yalanladılar ayetlerimizi237; ve oldular ondan* gâfiller310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fentekamna öyle ki intikam aldık فَانْتَقَمْنَا نقم
2 minhum onlardan مِنْهُمْ -
3 fe egraknahum öyle ki boğduk onları فَأَغْرَقْنَاهُمْ غرق
4 fi فِي -
5 l-yemmi bol suda الْيَمِّ يمم
6 biennehum nedeniyle ki onlar بِأَنَّهُمْ -
7 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
8 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
9 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
10 anha ondan عَنْهَا -
11 gafiline gafiller غَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*Ayetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Yemm

Kavram 1107

1107Kelimenin kökü  yönelmek demektir. Yönelerek akan bol/engin su. Tuzlu veya tatlı su fark etmez. Mûsâ'nın bebek tabutunu firavunun bahçesine doğru yönlendirerek akan bol su Nil için de Rabbimiz kullanmıştır.  

10. Yunus Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

1368|10|6|إِنَّ فِى ٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَّقُونَ

Latin Literal

6. İnne fîhtilâfil leyli ven nehâri ve mâ halakallâhu fîs semâvâti vel ardı le âyâtin li kavmin yettekûn(yettekûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu halifeliği* gece ve gündüzün; ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı; mutlak ayetlerdir237 takvalı olur bir kavim/toplum için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 htilafi halifeliği/yerine geçmesi اخْتِلَافِ خلف
4 l-leyli gece اللَّيْلِ ليل
5 ve nnehari ve gündüzün وَالنَّهَارِ نهر
6 ve ma ve وَمَا -
7 haleka yarattığı خَلَقَ خلق
8 llahu Allah'ın اللَّهُ -
9 fi فِي -
10 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
11 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
12 layatin mutlak ayetlerdir لَايَاتٍ ايي
13 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
14 yettekune takvalı olurlar يَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1

*Ardışık gelişi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

10. Yunus Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

1429|10|67|هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

Latin Literal

67. Huvellezî ceale lekumul leyle li teskunû fîhi ven nehâre mubsırâ(mubsıren), inne fî zâlike leâyâtin li kavmin yesmeûn(yesmeûne).

Türkçe Çeviri

O'dur* yapan sizlere geceyi171 sükûnet bulmanız için kendisinde; ve gündüzü170 bir gördüren; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 işitir bir kavim/toplum için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O'dur هُوَ -
2 llezi الَّذِي -
3 ceale yapan جَعَلَ جعل
4 lekumu sizlere لَكُمُ -
5 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
6 liteskunu sükûnet bulmanız için لِتَسْكُنُوا سكن
7 fihi onda (gecede) فِيهِ -
8 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
9 mubsiran bir gördüren مُبْصِرًا بصر
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 fi فِي -
12 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
13 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
14 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
15 yesmeune işitirler يَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gece

Kavram 171

171Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

10. Yunus Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

1454|10|92|فَٱلْيَوْمَ نُنَجِّيكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ ءَايَةً وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ عَنْ ءَايَٰتِنَا لَغَٰفِلُونَ

Latin Literal

92. Fel yevme nuneccîke bi bedenike li tekûne limen halfeke âyeh(âyeten), ve inne kesîren minen nâsi an âyâtinâ le gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki o gün kurtarırız seni* bedeninle877 olman için sana halife65** (olan) kimseye bir ayet287; ve doğrusu insanlardan ekserisi ayetlerimizden237 mutlak gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felyevme öyle ki o gün فَالْيَوْمَ يوم
2 nuneccike kurtarırız seni نُنَجِّيكَ نجو
3 bibedenike bedeninle senin بِبَدَنِكَ بدن
4 litekune olman için لِتَكُونَ كون
5 limen kimseye لِمَنْ -
6 halfeke halifedir sana خَلْفَكَ خلف
7 ayeten bir ayet ايَةً ايي
8 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
9 kesiran ekserisi كَثِيرًا كثر
10 mine مِنَ -
11 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
12 an عَنْ -
13 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
14 legafilune mutlak gafillerdir لَغَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Firavun.**Tüm insanlara değil! Firavun sonrası Mısır'a firavun olan yeni kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Halife

Kavram 65

65Sonrası gelen, halef.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

10. Yunus Suresi

Ayet 101

Arapça Metin (Harekeli)

1463|10|101|قُلِ ٱنظُرُوا۟ مَاذَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا تُغْنِى ٱلْءَايَٰتُ وَٱلنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

101. Kulinzurû mâzâ fîs semâvâti vel ard(ardı), ve mâ tugnîl âyâtu ven nuzuru an kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Bakın* ne var göklerde162 ve yerde"; ve ganileştirir** değildir ayetler237 ve uyarılar iman47 etmez bir kavme/topluluğa.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kuli de ki قُلِ قول
2 nzuru bakın انْظُرُوا نظر
3 maza ne var مَاذَا -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
7 vema ve değildir وَمَا -
8 tugni ganileştirir تُغْنِي غني
9 l-ayatu ayetler الْايَاتُ ايي
10 ve nnuzuru ve uyarılar وَالنُّذُرُ نذر
11 an عَنْ -
12 kavmin bir kavme/topluluğa قَوْمٍ قوم
13 la لَا -
14 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*İnceleyin, araştırın.**Yeterli gelir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

12. Yusuf Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

1595|12|1|الٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

Latin Literal

1. Elif lâm râ tilke âyâtul kitâbil mubîn(mubîni).

Türkçe Çeviri

ALR44*; işte şu (ki) ayetleridir237 apaçık kitabın**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elif, Lam, Ra Elif Lâm Râ الر -
2 tilke işte şu (ki) تِلْكَ -
3 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
4 l-kitabi kitabın الْكِتَابِ كتب
5 l-mubini apaçık الْمُبِينِ بين

Notlar

Not 1

*Elif Lâm Râ.**Kur'an'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Anahtar harfler. Hurûf-u mukatta.

Kavram 44

44Kesik harfler olarak tanımlanır. On dört (14) harfin tekli, ikili, üçlü, dörtlü ve beşli kombinasyonlarından oluşurlar. Yirmi dokuz (29) surenin başında yer alarak surenin açılışını yaparlar. Yedi (7) grup oluştururlar. İlgili gruplarda ve alt gruplarda anahtar harflerin geçiş sayısı on dokuzun (19) tam katıdır. On dokuz (19) mucizesinin tecelli edişinin çok güzel örneklerini sunarlar. Kur'an'ın bir beşer sözü olamayacağına en büyük delillerdendirler. Hurûf-u Mukataa  (Anahtar Harfler) Mucizesi.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

12. Yusuf Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

1629|12|35|ثُمَّ بَدَا لَهُم مِّنۢ بَعْدِ مَا رَأَوُا۟ ٱلْءَايَٰتِ لَيَسْجُنُنَّهُۥ حَتَّىٰ حِينٍ

Latin Literal

35. Summe bedâlehum min ba’di mâ raevul âyâti le yescununnehu hattâ hîn(hînin).

Türkçe Çeviri

Sonra belirdi onlara* gördükleri ayetler237 sonrasında (ki) mutlak zindana atarlar onu** bir süreye kadar.

Notlar

Not 1

*Eril çoğul 3. şahıs. Artık olaya erkeklerin de katıldığını anlarız. Eski Mısır'da da bir hukuk sistemi vardı. Bir mahkeme heyetinin (3 veya daha fazla erkek) delilleri incelemiş olduğunu ve Yûsuf'un suçsuz olduğunu gösteren apaçık ayetleri/göstergeleri gördükleri halde Yûsuf'u zindana tıkmayı tercih ettiklerini anlarız. Mutlak ki güçlünün lehine karar vermeyi tercih etmişlerdir. Ahirette bunun hesabını elbette zerresine kadar vereceklerdir. Yûsuf gibi suçsuz insanların zindana girmesine zerre katkı sunanların ahiretteki hesapları acıklı bir hesap olacaktır.**Yûsuf'u.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

13. Ra'd Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

1709|13|4|وَفِى ٱلْأَرْضِ قِطَعٌ مُّتَجَٰوِرَٰتٌ وَجَنَّٰتٌ مِّنْ أَعْنَٰبٍ وَزَرْعٌ وَنَخِيلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقَىٰ بِمَآءٍ وَٰحِدٍ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلْأُكُلِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

4. Ve fîl ardı kıtaun mutecâvirâtun ve cennâtun min a’nâbin ve zer’un ve nahîlun sınvânun ve gayru sınvânin yuskâ bi mâin vâhid(vâhidin), ve nufaddılu ba’dehâ alâ ba’dın fîl ukul(ukuli), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve yerdedir* komşu kıtalar**; ve cennetler*** üzümlerden; ve ekin; ve hurmalar; budaklılar**** ve olmaksızın***** budaklılar; sulanır tek bir suyla950; ve faziletlendiririz202 bir kısmını onun yemede****** bir kısım üzerine; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 bir kavme/topluma (ki) aklederler562.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve fi ve وَفِي -
2 l-erdi yerdedir الْأَرْضِ ارض
3 kitaun kıtalar قِطَعٌ قطع
4 mutecaviratun komşu مُتَجَاوِرَاتٌ جور
5 ve cennatun ve cennetler وَجَنَّاتٌ جنن
6 min مِنْ -
7 ea'nabin üzümlerden أَعْنَابٍ عنب
8 ve zer'un ve ekin وَزَرْعٌ زرع
9 ve nehilun ve hurmalar وَنَخِيلٌ نخل
10 sinvanun budaklılar صِنْوَانٌ صنو
11 ve gayru ve olmaksızın وَغَيْرُ غير
12 sinvanin budaklılar صِنْوَانٍ صنو
13 yuska sulanır يُسْقَىٰ سقي
14 bimain bir suyla بِمَاءٍ موه
15 vahidin tek وَاحِدٍ وحد
16 venufeddilu ve faziletlendiririz وَنُفَضِّلُ فضل
17 bea'deha bir kısmını onun بَعْضَهَا بعض
18 ala üzerine عَلَىٰ -
19 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
20 fi فِي -
21 l-ukuli yemede الْأُكُلِ اكل
22 inne doğrusu إِنَّ -
23 fi فِي -
24 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
25 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
26 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
27 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Yeryüzündedir.**Arada okyanuslar olsa da kıtalar derinlerde birbirine komşudur. ***Bahçeler.****Budaklı, dallı ve çatallı gövdeli. Örnek elma ağacı vb. *****Budaklı, dallı ve çatallı gövdeli olmayan. Tek gövdeli. Örneğin buğday, arpa vb.  ******Yeme lezzeti, faydaları.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

 Tek bir suyla sulanan bitkiler.

Kavram 950

950Yüce Rabbimiz 13:4 ayetinde tek bir suyla sulanan bitkilerin farklı fazilet sahibi olarak yaratıldığını bildirmektedir. Muhteşem bir ayettir. Aynı H2O ile sulanan bitkiler aynı havadan aldıkları CO2'yi aynı Güneş'ten aldıkları enerjiyle birleştirirler ve 6 karbonlu şeker yaparlar. Aynı zamanda farklı proteinler ve vitaminler yaparlar. Hatta yağ asitleri sentezlerler. Böylece her biri farklı düzeyde faziletli olur.Aynı su (H2O) ile sulanan bitki ve ağaçların farklı ürünler vermesi; Yüce Allah’ın ayetleri.  

15. Hicr Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

1875|15|75|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

Latin Literal

75. İnne fî zâlike le âyâtin lil mutevessimîn (mutevessimîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 simaları/izleri inceleyenlere*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
4 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
5 lilmutevessimine simaları kavranlara لِلْمُتَوَسِّمِينَ وسم

Notlar

Not 1

*Dikkatle bakıp bir iz/sembol görmek. Lût kavmini yok eden airburst patlamasının izleri mutlak ki bilim insanları tarafından bulunacaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

15. Hicr Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

1877|15|77|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

77. İnne fî zâlike le âyeten lil mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 müminlere451.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak ayetler لَايَةً ايي
5 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ehli kitaptan mümin kimseler.

Kavram 451

451İman etmiş kimselere mümin denir. İman sahibi kimseler demektir. Anlarız ki bu kavram resûllere isnat edilemez. Kişilere isnat edilemez. Sadece kutsal kitaplara tabi olarak tek tanrıcı olmuş kimseler gerçek mümindir. Yüce Allah 3:110 ayetinde bunu işaretini vermiştir. Şerefli Kur'an'a göre kitap ehlinden (başta Yahudiler ve Hristiyanlar olmak üzere kendilerine Kur'an öncesi kitap verilenlerden) azınlık olan kimseler de mümindir. Mümin olmak bir nebiyi ya da resûlü takip etmek değildir. Sadece kutsal kitapları takip etmektir.  

15. Hicr Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

1881|15|81|وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

Latin Literal

81. Ve âteynâhum âyâtinâ fe kânû anhâ mu’rıdîn(mu’rıdîne).

Türkçe Çeviri

Ve verdik onlara* ayetlerimizi237; öyle ki oldular ondan** yüz çevirenler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ateynahum ve verdik onlara وَاتَيْنَاهُمْ اتي
2 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
3 fekanu öyle ki oldular فَكَانُوا كون
4 anha ondan عَنْهَا -
5 mua'ridine yüz çevirenler, ilgisiz kalanlar, sırt dönenler مُعْرِضِينَ عرض

Notlar

Not 1

*Hicr ashâbına.**Ayetten.***İlgisiz kalanlar, sırt dönenler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

16. Nahl Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

1910|16|11|يُنۢبِتُ لَكُم بِهِ ٱلزَّرْعَ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلنَّخِيلَ وَٱلْأَعْنَٰبَ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Latin Literal

11. Yunbitu lekum bihiz zer’a vez zeytûne ven nahîle vel a’nâbe ve min kullis semerât(semereti), inne fî zâlike le âyeten li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Bitiririz* sizlere onunla** ekinler*** ve zeytin; ve hurmalar; ve üzümler ve her bir meyveden; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237**** fıkıh770 eder bir kavim/toplum için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yunbitu bitiririz يُنْبِتُ نبت
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 bihi onunla بِهِ -
4 z-zer'a ekinler الزَّرْعَ زرع
5 ve zzeytune ve zeytin وَالزَّيْتُونَ زيت
6 ve nnehile ve hurmalar وَالنَّخِيلَ نخل
7 vel'ea'nabe ve üzümler وَالْأَعْنَابَ عنب
8 ve min ve وَمِنْ -
9 kulli her bir كُلِّ كلل
10 s-semerati meyveden الثَّمَرَاتِ ثمر
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 fi فِي -
13 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
14 layeten mutlak ayetler لَايَةً ايي
15 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
16 yetefekkerune fıkıh ederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Yerden bitki bitirme, yetiştirme.**Suyla.***Ziraî ürünler.****İlimde derinleşen toplumlar Rablerinin bu lütfunu görür ve şükredici olur.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Fıkıh

Kavram 770

770Anlamak, kavramak, iç yüzünü anlamak, anlayış, bilincine varmak.

16. Nahl Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

1911|16|12|وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Latin Literal

12. Ve sehhara lekumul leyle ven nehâre veş şemse vel kamer(kamere), ven nucûmu musahharâtun bi emrih(emrihî), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve boyun eğdirdi sizlere geceyi* ve gündüzü*; ve Güneş’i; ve Ay'ı; ve yıldızları (ki) boyun eğdirilenlerdir O'nun** emriyle; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 akleder*** bir kavim/toplum için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve sehhara ve boyun eğdirdi وَسَخَّرَ سخر
2 lekumu sizlere لَكُمُ -
3 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
4 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
5 ve şşemse ve Güneş’i وَالشَّمْسَ شمس
6 velkamera ve Ay'ı وَالْقَمَرَ قمر
7 ve nnucumu ve yıldızları (da) وَالنُّجُومُ نجم
8 musehharatun boyun eğdirilendir مُسَخَّرَاتٌ سخر
9 biemrihi O'nun emriyle بِأَمْرِهِ امر
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 fi فِي -
12 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
13 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
14 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
15 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Gece gündüz tanımı Dünya gezegenini ve onun dönüşünü işaret eder.**Allah'ın.***İlimde derinleşen toplumlar Rablerinin göklerdekileri nasıl boyun eğdirmiş olduğunu görür. O'nun kudretini az da olsa idrak edebilirler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

16. Nahl Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1912|16|13|وَمَا ذَرَأَ لَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

Latin Literal

13. Ve mâ zerae lekum fîl ardı muhtelifen elvânuh(elvânuhu), inne fî zâlike le âyeten li kavmin yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve ektiği* sizlere yerde (ki) muhteliftir** renkleri onun***; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 zikreder78**** bir kavim/toplum için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve وَمَا -
2 zerae eker/tohumlar ذَرَأَ ذرا
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 muhtelifen muhtelif مُخْتَلِفًا خلف
7 elvanuhu renkleri onun أَلْوَانُهُ لون
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 fi işte فِي -
10 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
11 layeten mutlak ayetler لَايَةً ايي
12 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
13 yezzekkerune zikrederler يَذَّكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*Allah'ın saçtığı, tohumladığı.**Çeşit çeşit.***Ekilen tohumun.****İlimde derinleşen toplumlar Rablerinin ekilen renkli renkli tohumlardan nasıl cömertçe yeni tohumlar verdiğini görür. Aynı su ile sulanan ve aynı toprakta yetişen iki tohum farklı renklerde tohum verir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

17. İsrâ Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

2086|17|59|وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْءَايَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا۟ بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْءَايَٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًا

Latin Literal

59. Ve mâ meneanâ en nursile bil âyâti illâ en kezzebe bihel evvelûn(evvelûne), ve âteynâ semûden nâkate mubsıraten fe zalemû bihâ, ve mâ nursilu bil âyâti illâ tahvîfâ(tahvîfen).

Türkçe Çeviri

Ve menetmiş* değildir bizi ki göndeririz ayetleri237; ancak ki yalanladı195 onu** evvelkiler; ve verdik Semûd'a dişi deveyi672 bir bakılan/görülen***; öyle ki zulmettiler257 ona****; ve gönderir değiliz ayetleri237 bir korkutma***** dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 meneana menetmiş bizi مَنَعَنَا منع
3 en ki أَنْ -
4 nursile göndeririz نُرْسِلَ رسل
5 bil-ayati ayetleri بِالْايَاتِ ايي
6 illa dışında إِلَّا -
7 en ki أَنْ -
8 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
9 biha onu بِهَا -
10 l-evvelune evvelkiler الْأَوَّلُونَ اول
11 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
12 semude Semud'a ثَمُودَ -
13 n-nakate dişi deveyi النَّاقَةَ نوق
14 mubsiraten görülen مُبْصِرَةً بصر
15 fezelemu öyle ki zulmettiler فَظَلَمُوا ظلم
16 biha ona بِهَا -
17 ve ma ve değiliz وَمَا -
18 nursilu gönderir نُرْسِلُ رسل
19 bil-ayati ayetleri بِالْايَاتِ ايي
20 illa dışında إِلَّا -
21 tehvifen bir korkutma تَخْوِيفًا خوف

Notlar

Not 1

*Nebi ve Muhammed resûle de ayetler/mucizeler gönderebiliriz; buna bir engel yoktur ancak evvelkilerin yalanlaması da bir göstergedir ki bu yöntemden insanlar anlamıyor. **Ayeti.***Gözle görülen, bakılan.****Dişi deveye.*****Ayetlerin tecelli etmesi insanlarda korku da oluşturur. Bir şok yaşatır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Allah'ın dişi devesi.

Kavram 672

672Semûd kavmine verilen bir ayettir; mucizedir. Allah'ın bir malı, bir evi, bir hayvanı asla olmaz. Evrenin her şeyi zaten O'nundur. Anlarız ki bir şeyin Yüce Allah'a ait olduğunun vurgulanması onun kamuya, topluma ait olmasındandır. Hiç kimseye, hiçbir şahsa ait olmayan şey demektir. Allah'ın evi, Allah'ın dişi devesi, Allah'a ait olan ganimetler bu şekilde okunmalıdır.Anlarız ki bu dişi deve bir mucizedir. Muhtemel ki kendi başına gezinen, Yüce Allah'ın yeri olan kamuya ait arazilerde beslenen bu dişi deve ihtiyaç sahipleri için bol miktarda süt vermektedir. 7:73 ayetinde deveye kötülükle temas edilmemesi vurgulanmıştır. Anlarız ki bu deveye iyilik amaçlı olarak temas edilmektedir. Belirli aralıklarla sütü alınıp dağıtılmaktadır.  

18. Kehf Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

2155|18|17|وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

Latin Literal

17. Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).

Türkçe Çeviri

Ve* görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği zaman eğilir mağaralarından** sağa doğru; ve battığı*** zaman makaslar/çaprazlar onları**** sola doğru; ve onlar***** içindedirler bir gedik/bir oyuk onun******; işte bu; ayetlerindendir237 Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah, öyle ki o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki asla bulamazsın ona bir mürşid60 veli28.

Ahmed Samira Çevirisi

18:17. Onlar, mağaranın geniş bir dehlizinde bulunurlarken, Güneş’in doğduğu zaman, mağaralarından sağa tarafa yöneldiğini, battığı zaman da sol tarafa doğru onları makaslayıp geçtiğini görürsün.1 Bu Allah’ın âyetlerindendir.2 Allah, kimi doğru yola iletirse3, işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de sapkınlıkta bırakırsa3, artık onun için yol gösteren bir veli4 bulamazsın.1- Güneş hiçbir durumda onların üzerlerine vurup onları rahatsız etmiyor. 2-Mucizelerindendir. 3-. Allah, sapkınlığı hak edeni, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı, sapkınlığı tercih edeni saptırır; doğru yola iletilmeyi hak edeni, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı, doğru yolu tercih edeni de doğru yola iletir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Doğru yolu seçmek ve sapkınlık konusu insanın dilemesiyle ilgilidir. Sorumluluk insana aittir. 4- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.18:17. And you see the sun when it rose/ascended/appeared, it bends and curves/visits on their cave that of the right, and when it departed/declined/set, it parallels/crosses/passes them that of the left, and they are in an opening from it; that (is) from God’s verses/signs/evidences; whom God guides so he is the guided, and whom He misguides/who misguides (others) so you will never/not find for him a guardian/ally a correct/right guide.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tera ve görürsün وَتَرَى راي
2 ş-şemse Güneş’i الشَّمْسَ شمس
3 iza zaman إِذَا -
4 taleat doğduğu/yükseldiği طَلَعَتْ طلع
5 tezaveru eğilir تَزَاوَرُ زور
6 an عَنْ -
7 kehfihim mağaralarından كَهْفِهِمْ كهف
8 zate doğru ذَاتَ -
9 l-yemini sağa الْيَمِينِ يمن
10 ve iza ve zaman وَإِذَا -
11 garabet battığı (Güneş) غَرَبَتْ غرب
12 tekriduhum makaslar/çaprazlar onları تَقْرِضُهُمْ قرض
13 zate doğru ذَاتَ -
14 ş-şimali sola الشِّمَالِ شمل
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 fi içindedirler فِي -
17 fecvetin bir gedik/bir oyuk فَجْوَةٍ فجو
18 minhu onun (mağaranın) مِنْهُ -
19 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
20 min مِنْ -
21 ayati ayetlerindendir ايَاتِ ايي
22 llahi Allah'ın اللَّهِ -
23 men kimi مَنْ -
24 yehdi kılavuzlar doğru yola يَهْدِ هدي
25 llahu Allah اللَّهُ -
26 fe huve öyle ki o فَهُوَ -
27 l-muhtedi doğru yolu bulandır الْمُهْتَدِ هدي
28 ve men ve kimi وَمَنْ -
29 yudlil saptırır يُضْلِلْ ضلل
30 felen öyle ki asla فَلَنْ -
31 tecide bulamazsın تَجِدَ وجد
32 lehu ona لَهُ -
33 veliyyen bir veli (yakın koruyucu) وَلِيًّا ولي
34 murşiden bir doğru yol/bir olgunluk. مُرْشِدًا رشد

Notlar

Not

Yüce Allah bu ayette mağaranın pozisyonuyla ilgili muhteşem güzellikte bilgiler veriyor. Tek yapmamız gereken ayetleri doğru çevirip olduğu gibi yüce Allah’ın işaretlerini izlemektir. Bu ayette doğu ve batı yönleriyle birlikte sağ ve sol yönleri de işaret ediliyor. Doğu ve batı yönlerinde zaten bir sorun yok. Güneş’in doğduğu yer doğu, battığı yer batı olur. Ancak sağ ve sol yönleri için durum daha karmaşıktır. Bu nedenle ayette Rabb’imiz sağ ve sol yön işaretiyle hangi yönleri işaret etmiş öncelikle bunu bulmamız gereklidir.'Ve görürsün Güneş’i” işareti önemlidir. Arapça gramer olarak ‘تَرَىٱلشَّمْسَ’, “tere ş-şemse” geçişindeki ‘تَرَى’ “tere” fiili ikinci şahıs tekil olarak gelmiştir. Sesleniş direkt olarak Muhammed peygamberedir. Muhammed peygambere olan seslenişi biz kendi üzerimize de alabiliriz. Bu nedenle ayetleri mağara ve rakim yoldaşları dışında bir kimsenin gözünden okumak durumdayız. Analiz mağara içindeki gençlerin gözünden yapılmamalıdır. Bu nokta çok önemlidir. Bu nedenle mağara içinde değil, mağarayı dışardan gören bir kimse olarak analiz yapmak durumundayız. Güneş’in doğuşunu izleyen ve Güneş’i sağına doğru eğildiğini gören bir kimse mutlak ki kuzey yarım kürededir. Sağ taraf da her zaman güney olur. Sol tarafsa her zaman kuzey olur. demek ki ayette geçen sağ güneyi, sol da kuzeyi işaret eder.Ayetin devamında “ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru” buyrulmuştur. “Makaslar (çaprazlar) onları”, ‘تَّقْرِضُهُمْ’, ‘takrıduhum’ fiilindeki “onları” zamiri mağara içindeki gençleri işaret eder. Güneş’in batışı esnasında farklı bir durum oluştuğunu yüce Rabb’imiz bizlere bildiriyor. Güneş batarken Güneş ışınları mağara girişini içerideki gençlere göre çaprazlayacak şekilde aydınlatmaktadır. Bu makaslama sola doğru olmaktadır yani kuzeye doğru. Anlarız ki Güneş ışığı Güneş batarken mağara girişinin kuzey duvarının içine düşmektedir. Makaslama (çaprazlama) kelimesinden anlarız ki Güneş batımından bir süre önce mağara girişinin kuzey iç duvarı yönüne Güneş ışığı düşmeye başlamaktadır. Güneş’in batmak için eğilmesiyle birlikte bu aydınlanma mağara girişinin kuzey iç duvarında mağara içine doğru ve daha yükseğe doğru hareket etmektedir. Bu ışık hareketi mağara içindeki gençleri kuzey-sol duvardan çaprazlamaktadır. Açık olarak anlarız ki mağara içinde, mağaranın daha derinlerinde bir yarık, bir boşluk, bir gedik vardır. Gençler mağaraya sadece girmekle kalmamış onun en gizli, en derin, en görünmez yerine saklanmışlardır. Gençleri makaslayan/çaprazlayan akşam güneşi onları soldan yani kuzeyden çaprazladığına göre mutlak ki bu gençler mağaranın güney yönüne doğru yerleşim gösteren bir oyuğa, bir gediğe, bir boşluğa, bir aralığa saklanmış olmalılardır. Bu şartlara uygun bir mağaranın girişi mutlak ki kuzey-batıya bakmalıdır.Yüce Allah’ın izniyle Kur’an’ın çok büyük bir mucizesine tanık olacaksınız. Gerçek Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) Mağarası nerede? Yüce Allah'ın gerçek Ashab-ı Kehf mağarasının GPS koordinatlarını 17. ayette vermesi 2023 yılı itibariyle tecelli etmiştir. Ayet 34 kelimeden oluşur. İşaret ettiği konuya göre 3 parçadan oluşur. 1. parça; 9 kelime ve 36 harften oluşur. Mağaranın dünya üzerindeki konumunu işaret eder. Mağara kuzey yarımkürededir. 2. parça; 10 kelime ve 38 harften oluşur. Gençlerin mağara içindeki konumunu işaret eder. Gençler mağaranın güneyindedir.3. parça; 15 kelime ve 51 harften oluşur. Doğru yola kılavuzlu olanların gerçek mağarayı bulacağını işaret eder.Aşağıdaki resimde 1. kısmın 36. derece doğu boylamını işaret etmesi görülmektedir.    Aşağıdaki resimde 2. kısmın 38 derece kuzey enlemini işaret etmesi gösterilmiştir.   Aşağıdaki resimde 3. kısmın doğru mağaraya kılavuzlaması gösterilmiştir.Aşağıdaki resimde 17. ayetin işaretiyle ortaya çıkan Google Earth görüntüsü vardır. Afşin bölgesinin bu alanda kaldığı görülür.Mağaranın metresine kadar GPS değerini verecek olan şeyse ayetin künyesi olan 17. sayısıdır. 17 sayısı da gerçek ashab-ı kehf mağarasını metresine kadar gösterir.Mağara neden 17 metre daha batıda?Bunun nedeni Anadolu plakasının depremlerle batıya doğru kaymasındandır. Doğu Anadolu fay hattı boyunca Anadolu levhasının batıya doğru kayması yılda yaklaşık 18 mm’dir. Yani her yıl Anadolu levhası batıya doğru 1,8 cm kaymaktadır. Basit bir hesapla anlarız ki 34,6 metrelik batıya bir kayma yaklaşık olarak 1922 yılda gerçekleşebilir. Bu da Rabb’imizin bir işareti olarak karşımıza çıkar. Google Earth resmi 2022 yılında alındığına göre 2022 yılından 1922 yıl geriye gittiğimizde MS 100 yılını elde ederiz. Demek ki MS 100-150 yıllarında gençler mağaraya girmiş olmalıdır.2023 yılı itibariyle büyük bir Kur'an mucizesi ortaya çıkmıştır. Elbette bu büyük mucize Yüce Allah'ın izniyle meydana gelmiştir. Ne mutlu Kur’an’a tanık olanlara! Ne mutlu mağara yoldaşları gibi tek tanrıcı olanlara! Hanif olanlara!Ne mutlu atalar dinini terk edenlere!Ne mutlu sadece Kur’an diyenlere!

Not 1

*Otuz dört kelimelik bu muhteşem ayetin harfleri gerçek ashâb-ı kehf mağarasının GPS koordinatlarını 36 derece, 51 dakika, 17 saniye doğu ve 42 derece kuzey olarak metresine kadar vermiştir. Kahramanmaraş ilimizdeki Afşin'deki mağara şerefli Kur'an'da işaret edilen gerçek mağaradır.  **Gençlerin.***Güneş.****Gençleri.*****Gençler.******Mağaranın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

mürşid

Kavram 60

60Doğruluk/olgunluk sahibi.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

2369|20|23|لِنُرِيَكَ مِنْ ءَايَٰتِنَا ٱلْكُبْرَى

Latin Literal

23. Li nuriyeke min âyâtinel kubrâ.

Türkçe Çeviri

Göstermek içindir sana* ayetlerimizden237 büyüğünü.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 linuriyeke göstermek içindir لِنُرِيَكَ راي
2 min مِنْ -
3 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
4 l-kubra büyüğünü الْكُبْرَى كبر

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

2400|20|54|كُلُوا۟ وَٱرْعَوْا۟ أَنْعَٰمَكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

Latin Literal

54. Kulû ver’av en’âmekum, inne fî zâlike le âyâtin li ulîn nuhâ.

Türkçe Çeviri

Yiyin ve otlatın en'âmınızı645; doğrusu bundadır mutlaka ayetler237 nuhâ1117 sahiplerine.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kulu yiyin كُلُوا اكل
2 ver'av ve otlatın وَارْعَوْا رعي
3 en'aamekum enâmınızı أَنْعَامَكُمْ نعم
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 fi فِي -
6 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
7 layatin mutlaka ayetler لَايَاتٍ ايي
8 liuli sahiplerine لِأُولِي اول
9 n-nuha alıkoyan النُّهَىٰ نهي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.

Kavram 645

645Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.  

Nuhâ

Kavram 1117

1117Sağduyular, yasak koyan/frenleyen mekanizmaları, insanı sapmaktan koruyan, engelleyen mekanizmalar.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

2402|20|56|وَلَقَدْ أَرَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ

Latin Literal

56. Ve lekad ereynâhu âyâtinâ kullehâ fe kezzebe ve ebâ.

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gösterdik ona* ayetlerimizi237; hepsini onun**; öyle ki yalanladı*** ve hoşlanmadı/reddetti****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 eraynahu gösterdik ona أَرَيْنَاهُ راي
3 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
4 kulleha hepsini onun كُلَّهَا كلل
5 fekezzebe öyle ki yalanladı فَكَذَّبَ كذب
6 ve eba ve hoşlanmadı/reddetti وَأَبَىٰ ابي

Notlar

Not 1

*Firavuna.**Mûsâ'ya verilen 9 ayetin.***Gerçek/hak olanın üzerini örttü, kâfirlik etti ve kabul etmedi.****İblîs'in tarzı. Hak gerçeği değil de nefsine uygun olanı tercih etti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

2474|20|128|أَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

Latin Literal

128. E fe lem yehdi lehum kem ehleknâ kablehum minel kurûni yemşûne fî mesâkinihim, inne fî zâlike le âyâtin li ulîn nuhâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki hiç kılavuzlamaz192 mı onları (ki) nicelerini helak ettik onlardan önce; karınlardan* (ki) dolaşıyorlardı onların meskenlerinde; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 nuhâ1117 sahipleri için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
2 yehdi doğru yola kılavuzlamaz mı يَهْدِ هدي
3 lehum onları لَهُمْ -
4 kem nicelerini كَمْ -
5 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
6 kablehum onardan önce قَبْلَهُمْ قبل
7 mine مِنَ -
8 l-kuruni karınlardan الْقُرُونِ قرن
9 yemşune yürüyorlardı يَمْشُونَ مشي
10 fi فِي -
11 mesakinihim onların meskenlerinde مَسَاكِنِهِمْ سكن
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 fi فِي -
14 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
15 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
16 liuli sahipleri için لِأُولِي اول
17 n-nuha nuhâ النُّهَىٰ نهي

Notlar

Not 1

*Nesillerden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Nuhâ

Kavram 1117

1117Sağduyular, yasak koyan/frenleyen mekanizmaları, insanı sapmaktan koruyan, engelleyen mekanizmalar.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

2518|21|37|خُلِقَ ٱلْإِنسَٰنُ مِنْ عَجَلٍ سَأُو۟رِيكُمْ ءَايَٰتِى فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ

Latin Literal

37. Hulikal insânu min acel(acelin), seurîkum âyâtî fe lâ testa’cilûn(testa’cilûni).

Türkçe Çeviri

Yaratıldı insan bir aceleden*; "Göstereceğim* size ayetlerimi237; öyle ki acele ettirmeyin beni."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hulika yaratıldı خُلِقَ خلق
2 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
3 min مِنْ -
4 acelin aceleden عَجَلٍ عجل
5 seurikum size göstereceğim سَأُرِيكُمْ راي
6 ayati ayetlerimi ايَاتِي ايي
7 fela öyle ki فَلَا -
8 testea'ciluni acele ettirmeyin beni تَسْتَعْجِلُونِ عجل

Notlar

Not 1

*İnsan acelecidir.**Gelecek zaman kipi. Rabbimiz günümüzde ayetlerini ufuklarda ve kendi nefsimizde göstermektedir.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

2701|23|30|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ

Latin Literal

30. İnne fî zâlike le âyâtin ve in kunnâ le mubtelîn(mubtelîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bundadır* mutlak ayetler237 ve eğer ki olduysak mutlak belalandıranlar256.

Notlar

Not 1

*Nûh'un gemisinin bereketli topraklar olan Cudi'ye (52o 26' 44'' Doğu boylamı; 24o Kuzey enlemi) oturtulacak olması; onun oturduğu yerin GPS koordinatlarının 2025 yılında Allah'ın izniyle tecelli edeceği ve geminin kalıntılarının yine Allah'ın izniyle bulunacağı bir ayet olacaktır insanlara. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Bela

Kavram 256

256Test, deneme amaçlı Yüce Allah katından gelen sıkıntı, felaket, bela, zor bir durum.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

2945|26|15|قَالَ كَلَّا فَٱذْهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

Latin Literal

15. Kâle kellâ, fezhebâ bi âyâtinâ innâ meakum mustemiûn(mustemiûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Hayır! Öyle ki gidin** ayetlerimizle237; doğrusu biz sizinleyiz***; işitenleriz."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kella hayır كَلَّا -
3 fezheba öyle ki gidin فَاذْهَبَا ذهب
4 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
5 inna doğrusu biz إِنَّا -
6 meakum sizlerleyiz مَعَكُمْ -
7 mustemiune işitenleriz مُسْتَمِعُونَ سمع

Notlar

Not 1

*Allah.**İkiniz.***İkinizleyiz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

27. Neml Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

3170|27|13|فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ ءَايَٰتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا۟ هَٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

13. Fe lemmâ câethum âyâtunâ mubsıraten kâlû hâzâ sihrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi onlara ayetlerimiz237 bir görülen (olarak); dediler: "Bu mubîn1194 bir sihirdir283."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 ca'ethum geldi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
3 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
4 mubsiraten bir görülen (olarak) مُبْصِرَةً بصر
5 kalu dediler قَالُوا قول
6 haza bu هَٰذَا -
7 sihrun bir sihirdir سِحْرٌ سحر
8 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

27. Neml Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

3243|27|86|أَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا جَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِيَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

86. E lem yerev ennâ cealnel leyle li yeskunû fîhî ven nehâra mubsırâ(mubsıran), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Hiç görmezler mi ki biz yaptık geceyi171 sükûnet bulmaları için onda* ve gündüzü170 bir gördüren; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 bir kavme/topluma (ki) iman47 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 yerav görmezler mi يَرَوْا راي
3 enna ki biz أَنَّا -
4 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
5 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
6 liyeskunu sukûnet bulmaları için لِيَسْكُنُوا سكن
7 fihi onda (gecede) فِيهِ -
8 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
9 mubsiran görüş sağlayan مُبْصِرًا بصر
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 fi فِي -
12 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
13 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
14 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
15 yu'minune iman ederler. يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Gecede.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Gündüz

Kavram 170

170Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle gündüz başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasına kadar devam eder.

Gece

Kavram 171

171Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

27. Neml Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

3250|27|93|وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ سَيُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ فَتَعْرِفُونَهَا وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Latin Literal

93. Ve kulil hamdu lillâhi seyurîkum âyâtihî fe ta’rifûnehâ, ve mâ rabbuke bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Hamd3 Allah’adır; gösterecek* sizlere ayetlerini237 öyle ki arif*​* olursunuz ona***; ve (senin) Rabbin4 gafil**** değildir yaptıklarınıza."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kuli ve de ki وَقُلِ قول
2 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
3 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
4 seyurikum gösterecek sizlere سَيُرِيكُمْ راي
5 ayatihi ayetlerini ايَاتِهِ ايي
6 fe tea'rifuneha öyle ki tanırsınız/bilirsiniz onu فَتَعْرِفُونَهَا عرف
7 ve ma ve değildir وَمَا -
8 rabbuke Rabbin senin رَبُّكَ ربب
9 bigafilin gafil بِغَافِلٍ غفل
10 amma عَمَّا -
11 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Gelecek zaman kipi; Kur'an'ın indirilişinden sonra olacak bilimsel keşiflerle.

**Tanırsınız.

***Ayete; mucizeye.

****Aymaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

28. Kasas Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

3285|28|35|قَالَ سَنَشُدُّ عَضُدَكَ بِأَخِيكَ وَنَجْعَلُ لَكُمَا سُلْطَٰنًا فَلَا يَصِلُونَ إِلَيْكُمَا بِـَٔايَٰتِنَآ أَنتُمَا وَمَنِ ٱتَّبَعَكُمَا ٱلْغَٰلِبُونَ

Latin Literal

35. Kâle se neşuddu adudeke bi ahîke ve nec’alu lekumâ sultânen fe lâ yasılûne ileykumâ bi âyâtinâ, entumâ ve menittebeakumel gâlibûn(gâlibûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Şiddetlendireceğiz (senin) pazunu** kardeşinle; ve yaparız ikinize bir sultân660 (ki) öyle ki erişemezler ikinize doğru ayetlerimizle237; ikiniz ve kimse (ki) tabi olur ikinize galiplersiniz."

Notlar

Not 1

*Allah.

**Üst kol. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

28. Kasas Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

3286|28|36|فَلَمَّا جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَا بَيِّنَٰتٍ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ

Latin Literal

36. Fe lemmâ câehum mûsâ bi ayâtinâ beyyinâtin kâlû mâ hâzâ illâ sihrun mufteren ve mâ semi’nâ bi hâzâ fî âbâinel evvelîn(evvelîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi onlara* Mûsâ beyanat620 (-lı) ayetlerimizle237 dediler*: "Değildir bu dışında sahte bir sihir283; ve işitmiş değiliz bunu evvelki babalarımızda/atalarımızda."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
3 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
4 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
5 beyyinatin bir beyanat (-lı) بَيِّنَاتٍ بين
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 ma değildir مَا -
8 haza bu هَٰذَا -
9 illa dışında إِلَّا -
10 sihrun bir sihir سِحْرٌ سحر
11 mufteran bir sahte مُفْتَرًى فري
12 ve ma ve değiliz وَمَا -
13 semia'na işitmiş سَمِعْنَا سمع
14 bihaza bununla بِهَٰذَا -
15 fi فِي -
16 abaina babalarımızd/atalarımızda ابَائِنَا ابو
17 l-evveline evvelki الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1

*Firavun ve melesi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

29. Ankebût Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3362|29|24|فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱقْتُلُوهُ أَوْ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

24. Fe mâ kâne cevâbe kavmihî illâ en kâlûktulûhu ev harrýkûhu fe encâhullâhu minen nâr(nâri), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki olmuş değildi cevabı onun* kavminin/toplumunun dışında ki dediler: "Katledin35 onu** ya da yakın onu**"; öyle ki kurtardı onu** Allah ateşten; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 iman47 eder bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe ma öyle ki değildi فَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 cevabe cevabı جَوَابَ جوب
4 kavmihi kavminin قَوْمِهِ قوم
5 illa dışında إِلَّا -
6 en ki أَنْ -
7 kalu dediler قَالُوا قول
8 ktuluhu katledin onu اقْتُلُوهُ قتل
9 ev ya da أَوْ -
10 harrikuhu onu yakın onu حَرِّقُوهُ حرق
11 feencahu öyle ki kurtardı onu فَأَنْجَاهُ نجو
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 mine مِنَ -
14 n-nari ateşten النَّارِ نور
15 inne doğrusu إِنَّ -
16 fi فِي -
17 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
18 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
19 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
20 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*İbrahim'in.

**İbrahim'i.​

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

29. Ankebût Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

3388|29|50|وَقَالُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَٰتٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّمَا ٱلْءَايَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

50. Ve kâlû lev lâ unzile aleyhi âyâtun min rabbih(rabbihî), kul innemel âyâtu indallâh(indallâhi), ve innemâ ene nezîrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: "İndirilmeli değil miydi ona ayetler237 (onun) Rabbinden4?"; de ki: "Ancak ki ayetler237 Allah'ın indindendir/katındandır; ve ben ancak ki mubîn1194 bir nezîrim1240."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 levla değil miydi لَوْلَا -
3 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
4 aleyhi ona عَلَيْهِ -
5 ayatun ayetler ايَاتٌ ايي
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden onun رَبِّهِ ربب
8 kul de ki قُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 l-ayatu ayetler الْايَاتُ ايي
11 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
12 llahi Allah'ın اللَّهِ -
13 ve innema ve ancak وَإِنَّمَا -
14 ena ben أَنَا -
15 nezirun bir uyarıcıyım نَذِيرٌ نذر
16 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

Bâhı

Kavram 1240

1240Hayat damarını keserek öldürme, canını çıkarma, üzüntüden kendini yiyip bitirme, kahretme, kendini tüketme.

30. Rûm Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

3427|30|20|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ إِذَآ أَنتُم بَشَرٌ تَنتَشِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3427|30|20|ومن ايته ان خلقكم من تراب ثم اذا انتم بشر تنتشرون

Latin Literal

20. Ve min âyâtihî en halakakum min turâbin summe izâ entum beşerun tenteşirûn(tenteşirûne).

Türkçe Çeviri

Ve O'nun* ayetlerindendir237 ki yaratır sizleri turâbtan428; sonra (o) zaman sizler neşr923 olur bir beşersiniz432.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 ayatihi O'nun ayetlerindendir ايَاتِهِ ايي
3 en ki أَنْ -
4 halekakum yaratır sizleri خَلَقَكُمْ خلق
5 min مِنْ -
6 turabin turabinden تُرَابٍ ترب
7 summe sonra ثُمَّ -
8 iza (o) zaman إِذَا -
9 entum siz أَنْتُمْ -
10 beşerun bir beşersiniz بَشَرٌ بشر
11 tenteşirune neşrolan تَنْتَشِرُونَ نشر

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Turâb

Kavram 428

428Toz. Yıldız tozu. Nötron/Pulsar yani Tarık yıldızlarını oluşturan süpernova patlamalarında uzaya saçılan gaz ve toz bulutları. İnsan yaratılışı için gerekli tüm atomları içeren bu turâbin Güneş sistemimizi oluşturacaktır. İnsanın topraktan yaratılması; ‘tînin’, ‘turâbin’, ‘salsâlin’ geçişleri; karbon (C12) ve azot (N14) atomları; çıngırdayan/tıngırdayan moleküller; 'turâbin' yıldız tozu.

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

Neşredilenler, neşretmek.

Kavram 923

923Yaymak, açıp yaymak, dağıtmak, saçmak, yayımlamak.

30. Rûm Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

3428|30|21|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا لِّتَسْكُنُوٓا۟ إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3428|30|21|ومن ايته ان خلق لكم من انفسكم ازوجا لتسكنوا اليها وجعل بينكم موده ورحمه ان في ذلك لايت لقوم يتفكرون

Latin Literal

21. Ve min âyâtihî en halaka lekum min enfusikum ezvâcen li teskunû ileyhâ ve ceale beynekum meveddeten ve rahmeh(rahmeten), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve O'nun* ayetlerindendir237 ki yarattı sizlere kendi nefislerinizden201 zevceler** (ki) sakinleşmeniz içindir*** ona**** doğru; ve yapar aranıza bir sevgi***** ve bir rahmet271; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 fikreder bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 ayatihi O'nun ayetlerindendir ايَاتِهِ ايي
3 en ki أَنْ -
4 haleka yarattı خَلَقَ خلق
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 min مِنْ -
7 enfusikum kendi nefislerinizden أَنْفُسِكُمْ نفس
8 ezvacen zevceler أَزْوَاجًا زوج
9 liteskunu sakinleşmeniz için لِتَسْكُنُوا سكن
10 ileyha ona doğru إِلَيْهَا -
11 ve ceale ve yapar وَجَعَلَ جعل
12 beynekum aranıza بَيْنَكُمْ بين
13 meveddeten bir sevgi مَوَدَّةً ودد
14 ve rahmeten ve bir rahmet وَرَحْمَةً رحم
15 inne doğrusu إِنَّ -
16 fi işte فِي -
17 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
18 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
19 likavmin bir kavme لِقَوْمٍ قوم
20 yetefekkerune fikrederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın.

**Eşler.

***Dinginleşirsiniz.

****Dişil zamir yine dişil olan nefse gider. Nefisler dinginleşir/sakinleşir. Erkek ve kadın birlikteliği her iki nefsi de sakinleştirir.

*****Aşk, arzulama, istek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

30. Rûm Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

3429|30|22|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ خَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفُ أَلْسِنَتِكُمْ وَأَلْوَٰنِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّلْعَٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3429|30|22|ومن ايته خلق السموت والارض واختلف السنتكم والونكم ان في ذلك لايت للعلمين

Latin Literal

22. Ve min âyâtihî halkus semâvâti vel ardı vahtilâfu elsinetikum ve elvânikum, inne fî zâlike le âyâtin lil âlimîn(âlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve ayetlerindendir237 O’nun* yaratması gökleri162 ve yeri; ve farklılığı** lisanlarınızın*** ve renklerinizin***; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 bilenlere****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 ayatihi ayetlerindendir O’nun ايَاتِهِ ايي
3 halku yaratması خَلْقُ خلق
4 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yeri وَالْأَرْضِ ارض
6 vehtilafu ve farklılığı وَاخْتِلَافُ خلف
7 elsinetikum lisanlarınızın أَلْسِنَتِكُمْ لسن
8 ve elvanikum ve renklerinizin وَأَلْوَانِكُمْ لون
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 fi فِي -
11 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
12 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
13 lil'aalimine bilenlere لِلْعَالِمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

**İhtilaflı olması, halef olması; ardışık birbirinin yerine geçer olması. Halife olması.

***Nesillerle birlikte lisanlar ve renkler birbirinin yerini alır.

****İlim sahipleri bu ayetlere tanık olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

30. Rûm Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

3430|30|23|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبْتِغَآؤُكُم مِّن فَضْلِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

Latin Literal

23. Ve min âyâtihî menâmukum bil leyli ven nehâri vebtigâukum min fadlih(fadlihi), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yesmeûn(yesmeûne).

Türkçe Çeviri

Ve ayetlerindendir237 O’nun* uyumanız geceyle; ve gündüz ve bakınmanız** fazlından202 O’nun*; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 işitir bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 ayatihi ayetlerindendir O’nun ايَاتِهِ ايي
3 menamukum uyumanız مَنَامُكُمْ نوم
4 bil-leyli geceyle بِاللَّيْلِ ليل
5 ve nnehari ve gündüz وَالنَّهَارِ نهر
6 vebtiga'ukum ve bakınmanız وَابْتِغَاؤُكُمْ بغي
7 min مِنْ -
8 fedlihi fazlından O’nun فَضْلِهِ فضل
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 fi فِي -
11 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
12 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
13 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
14 yesmeune işitirler يَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Aranmanız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

30. Rûm Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3431|30|24|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَيُحْىِۦ بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3431|30|24|ومن ايته يريكم البرق خوفا وطمعا وينزل من السما ما فيحي به الارض بعد موتها ان في ذلك لايت لقوم يعقلون

Latin Literal

24. Ve min âyâtihî yurîkumul berka havfen ve tamaan, ve yunezzilu mines semâi mâen fe yuhyî bihil arda ba’de mevtihâ, inne fî zâlike le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve ayetlerindendir237 O’nun* (ki) gördürür sizlere şimşeği bir korku (olarak); ve bir umut (olarak); ve indirir gökten180 bir su179; öyle ki hayat verir onunla** yere sonrasında onun*** ölümü; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 akleder562 bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 ayatihi ayetlerinindendir O’nun ايَاتِهِ ايي
3 yurikumu gördürmesi sizlere يُرِيكُمُ راي
4 l-berka şimşeği الْبَرْقَ برق
5 havfen bir korku (olarak) خَوْفًا خوف
6 ve tamean ve umut وَطَمَعًا طمع
7 ve yunezzilu ve indirir وَيُنَزِّلُ نزل
8 mine مِنَ -
9 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
10 maen bir su مَاءً موه
11 fe yuhyi öyle ki hayat verir فَيُحْيِي حيي
12 bihi onunla بِهِ -
13 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
14 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
15 mevtiha onun ölümü مَوْتِهَا موت
16 inne doğrusu إِنَّ -
17 fi فِي -
18 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
19 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
20 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
21 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

**Suyla.

***Yerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gökten inen su

Kavram 179

179Evrenimizdeki ilk su molekülleri (H2O) Tarık (Nötron) yıldızlarını oluşturan Süpernova patlamalarında yaratıldı. Dünya gezegeninin ilk oluşum evresi olan Hadean döneminde yeryüzünde su yoktu. Bol miktarda donmuş su içeren Jüpiter bölgesi asteroidlerinin yeryüzüne çarpmasıyla Dünya gezegenimiz suya kavuştu. Dünyamızın suyu gökten yani uzaydan inmiştir. Rabbimiz ayrıca bu suyu yağmurlarla yine gökten yere indirmektedir.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

30. Rûm Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

3432|30|25|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن تَقُومَ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ بِأَمْرِهِۦ ثُمَّ إِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ إِذَآ أَنتُمْ تَخْرُجُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3432|30|25|ومن ايته ان تقوم السما والارض بامره ثم اذا دعاكم دعوه من الارض اذا انتم تخرجون

Latin Literal

25. Ve min âyâtihî en tekûmes semâu vel ardu bi emrih(emrihî), summe izâ deâkum da’veten minel ardı izâ entum tahrucûn(tahrucûne).

Türkçe Çeviri

Ve ayetlerindendir237 O’nun* ki kıyam143 olur gök180 ve yer O’nun* emriyle; sonra çağırdığı zaman sizleri bir çağırma (-yla) yerden**; (o) zaman sizler çıkarsınız***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 ayatihi ayetlerindendir O’nun ايَاتِهِ ايي
3 en ki أَنْ -
4 tekume kıyam olması تَقُومَ قوم
5 s-semau göğün السَّمَاءُ سمو
6 vel'erdu ve yerin وَالْأَرْضُ ارض
7 biemrihi O’nun emriyle بِأَمْرِهِ امر
8 summe sonra ثُمَّ -
9 iza إِذَا -
10 deaakum çağırdığı zaman sizleri دَعَاكُمْ دعو
11 dea'veten bir bağırma (-yla) دَعْوَةً دعو
12 mine مِنَ -
13 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
14 iza (o) zaman إِذَا -
15 entum sizler أَنْتُمْ -
16 tehrucune çıkarsınız تَخْرُجُونَ خرج

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

**Yeni oluşan ahiret evrenindeki bir gezegenden. 

***Avatar bedenlerin yerden çekirgelerin üreme döngüsü benzeri şekilde çıkarılması ve bilinçlerin avatar bedene transfer edilmesi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kıyam; genel tanım.

Kavram 143

143Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için ayaklanması/hareketlenmesi.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

30. Rûm Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

3444|30|37|أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3444|30|37|اولم يروا ان الله يبسط الرزق لمن يشا ويقدر ان في ذلك لايت لقوم يومنون

Latin Literal

37. EE ve lem yerev ennellâhe yebsutur rızka li men yeşâu ve yakdir(yakdiru), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç görmezler mi ki Allah genişletir rızkı dilediği kimseye; ve ölçeklendirir; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 iman47 ederler bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
2 yerav görmezler mi يَرَوْا۟ راي
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah ٱللَّهَ -
5 yebsutu yayar يَبْسُطُ بسط
6 r-rizka rızkı ٱلرِّزْقَ رزق
7 limen kimseye لِمَن -
8 yeşa'u dilediği يَشَآءُ شيا
9 ve yekdiru ve ölçeklendirir وَيَقْدِرُ ۚ قدر
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 fi فِى -
12 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
13 layatin mutlak ayetler لَـَٔايَـٰتٍۢ ايي
14 likavmin bir kavme/topluma لِّقَوْمٍۢ قوم
15 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

30. Rûm Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

3453|30|46|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن يُرْسِلَ ٱلرِّيَاحَ مُبَشِّرَٰتٍ وَلِيُذِيقَكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَلِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3453|30|46|ومن ايته ان يرسل الرياح مبشرت وليذيقكم من رحمته ولتجري الفلك بامره ولتبتغوا من فضله ولعلكم تشكرون

Latin Literal

46. Ve min âyâtihî en yursiler riyâha mubeşşirâtin ve li yuzîkakum min rahmetihî ve li tecriyel fulku bi emrihî ve li tebtegû min fadlihî ve leallekum teşkurûn(teşkurûne).

Türkçe Çeviri

Ve ayetlerindendir237 O’nun* ki gönderir rüzgârları1001 müjdeleyenler (olarak); ve tattırması içindir sizlere kendi rahmetinden271; ve akması içindir geminin emriyle O’nun*; ve bakınmanız** içindir fazlından202 O’nun*; ve belki sizler şükredersiniz43.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 ayatihi ayetlerindendir O’nun ءَايَـٰتِهِۦٓ ايي
3 en ki أَن -
4 yursile gönderir يُرْسِلَ رسل
5 r-riyaha rüzgârları ٱلرِّيَاحَ روح
6 mubeşşiratin bir müjdeleyenler (olarak) مُبَشِّرَٰتٍۢ بشر
7 veliyuziykakum ve tattırması için sizlere وَلِيُذِيقَكُم ذوق
8 min مِّن -
9 rahmetihi kendi rahmetinden رَّحْمَتِهِۦ رحم
10 velitecriye ve akması için وَلِتَجْرِىَ جري
11 l-fulku gemilerin ٱلْفُلْكُ فلك
12 biemrihi emriyle O’nun بِأَمْرِهِۦ امر
13 velitebtegu ve bakınmanız için وَلِتَبْتَغُوا۟ بغي
14 min مِن -
15 fedlihi fazlından O’nun فَضْلِهِۦ فضل
16 veleallekum ve belki sizler وَلَعَلَّكُمْ -
17 teşkurune şükredersiniz تَشْكُرُونَ شكر

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

**Aranmanız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr

Kavram 43

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Aşılayıcı rüzgârlar.

Kavram 1001

1001Rüzgârlar yağmur bulutlarının oluşması için dölleyici/aşılayıcıdırlar. Yeryüzünden kaldırdıkları mikroskobik tozlara mikroskobik su damlacıkları yapışır ve bu suyla çevrili toz parçacıları bulutlar içinde yine rüzgârlarla taşınırlar.    Ve gönderdik rüzgârları; aşılayıcılar/dölleyiciler.

30. Rûm Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

3465|30|58|وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3465|30|58|ولقد ضربنا للناس في هذا القران من كل مثل ولين جيتهم بايه ليقولن الذين كفروا ان انتم الا مبطلون

Latin Literal

58. Ve lekad darebnâ lin nâsi fî hâzel kur’âni min kulli mesel(meselin), ve le in ci’tehum bi âyetin le yekûlennellezîne keferû in entum illâ mubtılûn(mubtılûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun darp ettik* insanlara bu Kur'ân'da850 her bir misalden870; ve mutlak ki eğer gelseydin onlara bir ayetle237; mutlak der kâfirlik etmiş kimseler ki "Sizler** ancak batıllılarsınız199".

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 derabna darp ettik ضَرَبْنَا ضرب
3 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
4 fi فِى -
5 haza bu هَـٰذَا -
6 l-kurani Kur'an'da ٱلْقُرْءَانِ قرا
7 min مِن -
8 kulli her bir كُلِّ كلل
9 meselin misalden مَثَلٍۢ ۚ مثل
10 velein ve mutlak ki eğer وَلَئِن -
11 ci'tehum gelsen onlara جِئْتَهُم جيا
12 biayetin bir ayetle بِـَٔايَةٍۢ ايي
13 leyekulenne mutlak derler لَّيَقُولَنَّ قول
14 ellezine kimseler ٱلَّذِينَ -
15 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوٓا۟ كفر
16 in ki إِنْ -
17 entum siz أَنتُمْ -
18 illa ancak إِلَّا -
19 mubtilune batılılarsınız مُبْطِلُونَ بطل

Notlar

Not 1

*Vurduk, ortaya koyduk.

**Sizler olarak çoğul gelmesi Kur'ân'a musaddık olan kimselerin de aynı muameleye maruz kalacaklarını işaret eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Batıl

Kavram 199

199Gerçek olmayan, geçersiz, temelsiz, asılsız.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

31. Lokman Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

3498|31|31|أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِنِعْمَتِ ٱللَّهِ لِيُرِيَكُم مِّنْ ءَايَٰتِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

3498|31|31|الم تر ان الفلك تجري في البحر بنعمت الله ليريكم من ايته ان في ذلك لايت لكل صبار شكور

Latin Literal

31. E lem tere ennel fulke tecrî fîl bahri bi ni’metillâhi li yuriyekum min âyâtih(âyâtihî) inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misin ki gemi akar bahrda236 nimetiyle Allah'ın; göstermesi içindir sizlere kendi ayetlerinden237; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 her bir sabredene51 bir şükredene43.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 enne ki أَنَّ -
4 l-fulke gemi ٱلْفُلْكَ فلك
5 tecri akar تَجْرِى جري
6 fi فِى -
7 l-behri barda ٱلْبَحْرِ بحر
8 binia'meti nimetiyle بِنِعْمَتِ نعم
9 llahi Allah'ın ٱللَّهِ -
10 liyuriyekum göstermesi içindir sizlere لِيُرِيَكُم راي
11 min مِّنْ -
12 ayatihi kendi ayetlerinden ءَايَـٰتِهِۦٓ ۚ ايي
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 fi فِى -
15 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
16 layatin mutlak ayetler لَـَٔايَـٰتٍۢ ايي
17 likulli her bir لِّكُلِّ كلل
18 sabbarin sabredene صَبَّارٍۢ صبر
19 şekurin bir şükredene شَكُورٍۢ شكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr

Kavram 43

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Bol su, bahr, bihâr.

Kavram 236

236Tatlı veya tuzlu fark etmeksizin bol su. Denizler, okyanuslar, yüksek debili nehirler (Nil), göller. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

32. Secde Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

3527|32|26|أَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ أَفَلَا يَسْمَعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3527|32|26|اولم يهد لهم كم اهلكنا من قبلهم من القرون يمشون في مسكنهم ان في ذلك لايت افلا يسمعون

Latin Literal

26. E ve lem yehdi lehum kem ehleknâ min kablihim minel kurûni yemşûne fî mesâkinihim, inne fî zâlike le âyât(âyâtin), e fe lâ yesmeûn(yesmeûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç kılavuzlamaz mı onları (ki) nicesini helak ettik onlardan önce karınlardan* (ki) dolaşırlar meskenlerinde onların? Doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237** öyle ki işitmezler mi?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
2 yehdi kılavuzlamaz mı يَهْدِ هدي
3 lehum onları لَهُمْ -
4 kem nicesini كَمْ -
5 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
6 min مِن -
7 kablihim onlardan önce قَبْلِهِم قبل
8 mine مِّنَ -
9 l-kuruni karınlardan ٱلْقُرُونِ قرن
10 yemşune dolaşırlar يَمْشُونَ مشي
11 fi فِى -
12 mesakinihim meskenlerinde onları مَسَـٰكِنِهِمْ ۚ سكن
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 fi işte فِى -
15 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
16 layatin mutlak ayetler لَـَٔايَـٰتٍ ۖ ايي
17 efela öyle ki أَفَلَا -
18 yesmeune işitmezler mi يَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1

*Nesilleden.

**Antik kadim kentlerin arkeolojik kalıntıları iman etmek isteyen bir kimse için büyük bir kanıttır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

34. Sebe' Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

3623|34|19|فَقَالُوا۟ رَبَّنَا بَٰعِدْ بَيْنَ أَسْفَارِنَا وَظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَجَعَلْنَٰهُمْ أَحَادِيثَ وَمَزَّقْنَٰهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

3623|34|19|فقالوا ربنا بعد بين اسفارنا وظلموا انفسهم فجعلنهم احاديث ومزقنهم كل ممزق ان في ذلك لايت لكل صبار شكور

Latin Literal

19. Fe kâlû rabbenâ bâidbeyne esfârinâ ve zalemû enfusehum fe cealnâhum ehâdîse ve mezzaknâhum kulle mumezzak(mumezzakın), inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki dediler*: "Rabbimiz4! Uzaklaştır arasını seferlerimizin**"; ve zulmettiler257 kendi nefislerine201; öyle ki yaptık onları*** hadisler****; ve parçaladık onları*** her bir parçaya; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 her bir sabredene51 şükredene43.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 fekalu öyle ki dediler فَقَالُوا۟ قول
2 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
3 baid uzaklaştır بَـٰعِدْ بعد
4 beyne arasını بَيْنَ بين
5 esfarina seferlerimizin أَسْفَارِنَا سفر
6 ve zelemu ve zulmettiler وَظَلَمُوٓا۟ ظلم
7 enfusehum kendi nefislerine أَنفُسَهُمْ نفس
8 fecealnahum öyle ki yaptık onları فَجَعَلْنَـٰهُمْ جعل
9 ehadise hadisler أَحَادِيثَ حدث
10 ve mezzeknahum ve parçaladık onları وَمَزَّقْنَـٰهُمْ مزق
11 kulle her bir كُلَّ كلل
12 mumezzekin bir parçaya مُمَزَّقٍ ۚ مزق
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 fi فِى -
15 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
16 layatin mutlak ayetler لَـَٔايَـٰتٍۢ ايي
17 likulli her bir لِّكُلِّ كلل
18 sabbarin sabredene صَبَّارٍۢ صبر
19 şekurin şükredene شَكُورٍۢ شكر

Notlar

Not 1

*Sebeliler.

**Daha geniş mülk ver; geniş bir ülke yap; ticaret ağlarını uzat.

***Sebelileri.

***Sebelilerin helak haberini duyan komşu kavimler sözler söyleyecektir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

şükür/şükr

Kavram 43

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

42. Şûrâ Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

4302|42|32|وَمِنْ ءَايَٰتِهِ ٱلْجَوَارِ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ

Latin Literal

32. Ve min âyâtihil cevâri fîl bahri kel a’lâm(a’lâmi).

Türkçe Çeviri

Ve ayetlerindendir237 O’nun (Allah'ın); akanlar238 bol suda236; dağlar gibi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Bol su, bahr, bihâr.

Kavram 236

236Tatlı veya tuzlu fark etmeksizin bol su. Denizler, okyanuslar, yüksek debili nehirler (Nil), göller. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

cevâr, akanlar,

Kavram 238

238l-cevâri (ٱلْبَحْرِ) kelimesi kökü (جري) olup akmak (flow), cereyan yapmak (stream) anlamındadır. Ayette isim kelimesi ve çoğul olarak gelmiş olup ‘akanlar’ anlamındadır. Bu kelimenin asıl anlamı dışında ‘gemiler’ olarak çevrilmesi asla doğru değildir. Bol suyla ilgili 42:32 ve 55:24 ayetlerinde geçer. Bol suda yükseltilmiş olan, dağlar gibi olan bu su akımları okyanus kıyılarında gözlenen çıkma ve inme akımlarıdır. Rüzgârlar nedeniyle ortaya çıkarlar. Sabırla ve şükretmekle direk bağlantılı olan balıkçılıkla direkt olarak ilgilidirler. Dünya balıkçılığının %25'i Rabbimizin işaret ettiği bu su akımları sayesinde gerçekleşir.   Dağ gibi gemiler mi? Yoksa dağ gibi dikey deniz akımları mı? Kur’an’ın 2024 yılı mucizesi. 

53. Necm Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

4800|53|18|لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ

Latin Literal

18. Lekad reâ min âyâti rabbihil kubrâ.

Türkçe Çeviri

Ant olsun gördü* Rabbinin4 büyük** ayetlerinden237.

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Yüce Allah Cibrîl aracılığıyla, tabiri caizse sidre/hünnap ağacını ışık hızında yazan bir 3D yazıcı haline sokmuştur. Resûl Muhammed'e burada ne gösterildi bizlere bildirilmemiş. Benim görüşüme göre evrenin yaratılışı gösterilmiş olabilir.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

54. Kamer Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

4886|54|42|كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُّقْتَدِرٍ

Latin Literal

42. Kezzebû bi âyâtinâ kullihâ fe ehaznâhum ahze azîzin muktedir(muktedirin).

Türkçe Çeviri

Yalanladılar ayetlerimizi237*; hepsini onun**; öyle ki tuttuk onları bir tutuş (-la); bir azîz*** ve muktedir**** (muktedir).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
2 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
3 kulliha hepsini onun كُلِّهَا كلل
4 feehaznahum öyle ki tuttuk فَأَخَذْنَاهُمْ اخذ
5 ehze tutuş (-la) أَخْذَ اخذ
6 azizin bir azîz عَزِيزٍ عزز
7 muktedirin ve bir muktedir مُقْتَدِرٍ قدر

Notlar

Not 1

*Firavuna gönderilen 9 ayeti/mucizeyi.**Ayetin.***Güç yetiren.****Kudretli, başarıya ulaşmaması mümkün olmayan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 237:

Ayetler

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Ayetler

Kavram No: 237

Kısa Açıklama: 237 Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 56

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 118

Türkçe Meal: Ve dedi bilmeyen kimseler: “Eğer konuşmazsa bizlerle Allah; ya da getirmezse bizlere bir ayet 287 ”; işte böyledir; onlardan önceki kimseler (de) onların söylemlerinin mislini 870 dedi; benzeşti kalpleri onların; mutlak ki beyan 226 ettik ayetleri 237 bir kavim için (ki) kesinleşirler 299 onlar.

Arapça: 125|2|118|وقال الذين لا يعلمون لولا يكلمنا الله او تاتينا ايه كذلك قال الذين من قبلهم مثل قولهم تشبهت قلوبهم قد بينا الايت لقوم يوقنون

Bakara Suresi - Ayet 164

Türkçe Meal: Doğrusu yaratılışında göklerin ve yerin; ve halifeliğinde * gece ve gündüzün; ve gemilerde -ki akar bahrda 236 faydalı olmasıyla insanlara-; indirdiğinde Allah'ın gökten bir sudan -öyle ki diriltti onunla ** yeri ölümü sonrası onun *** ; ve yaydı orada **** her bir dâbbeden 599 -; ve evirip çevirmesinde gök 180 ve yer arasındaki emre hazırlanmış rüzgârları ve bulutları; mutlak ayetlerdir 237 akleden bir kavme/topluma.

Arapça: 171|2|164|ان في خلق السموت والارض واختلف اليل والنهار والفلك التي تجري في البحر بما ينفع الناس وما انزل الله من السما من ما فاحيا به الارض بعد موتها وبث فيها من كل دابه وتصريف الريح والسحاب المسخر بين السما والارض لايت لقوم يعقلون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve bir resûldür 418 İsrâîloğullarına 197 ; (der) "ki ben muhakkak geldim sizlere Rabbinizden 4 bir ayetle 287 ; ki ben yaratırım sizlere ıslak topraktan kuş şekli gibi (bir şey); öyle ki üflerim onun içine; öyle ki olur bir kuş 419 Allah'ın izniyle; ve iyileştiririm doğuştan körü ve cüzzamı/leprayı 419 ; ve diriltirim/canlandırırım ölüleri 419 Allah'ın izniyle; ve haber veririm sizlere yediğinizi ve depoladığınızı evlerinizde 419 ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 sizlere; eğer olduysanız müminler 27 ."

Arapça: 342|3|49|ورسولا الي بني اسريل اني قد جيتكم بايه من ربكم اني اخلق لكم من الطين كهيه الطير فانفخ فيه فيكون طيرا باذن الله وابري الاكمه والابرص واحي الموتي باذن الله وانبيكم بما تاكلون وما تدخرون في بيوتكم ان في ذلك لايه لكم ان كنتم مومنين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Ondadır beyanlı 352 ayetler 237 ; İbrahim'in makamı 448 (-nda); ve kim girdi ona (makama), olmuştu o (kimse) emin 447 ; ve Allah’adır (Allah içindir) insanlar üzerine beyt/ev 446 haccı 327 * kimseye (ki) güç yetirebildi onun üzerine bir yol ** ; ve kim kâfirlik 25 etti; öyle ki doğrusu Allah alemlerden Ganiyy’dir 106 .

Arapça: 390|3|97|فيه ايت بينت مقام ابرهيم ومن دخله كان امنا ولله علي الناس حج البيت من استطاع اليه سبيلا ومن كفر فان الله غني عن العلمين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 190

Türkçe Meal: Doğrusu göklerin 162 ve yerin yaratılışında; ve halife 65 olmasında gecenin ve gündüzün (birbirine); mutlak (vardır) ayetler 237 elbâb 88  sahiplerine.

Arapça: 483|3|190|ان في خلق السموت والارض واختلف اليل والنهار لايت لاولي الالبب

En'âm Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: De ki: "Gördünüz mü? Eğer tutsa/alsa Allah işitmenizi ve bakışınızı; ve mühürlese 175 kalbinizin üzerini; kimdir bir ilâh 74 Allah’ın dışında (ki) gelir sizlere onunla"; bak! Nasıl dikkat çekeriz ayetlere 237 ; sonra onlar yüz çevirirler.

Arapça: 835|6|46|قل اريتم ان اخذ الله سمعكم وابصركم وختم علي قلوبكم من اله غير الله ياتيكم به انظر كيف نصرف الايت ثم هم يصدفون

En'âm Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Ve O'dur indiren gökten bir su 179 ; öyle ki çıkardık onunla (suyla) bitkiyi; her bir şeyi; öyle ki çıkardık ondan (şeyden) yeşili; çıkarırız ondan (şeyden) binmiş (birbiri üzerine) taneyi; hurmadan (da); öncüsünden/tomurcuğundan onun (bitkinin) sarkık salkımlar; ve cennetler/bahçeler üzümlerden ve zeytin (-den) ve nar (-dan); benzeşir ve benzeşir olmayan; bakın meyvesine onun (şeyin) meyve verdiği zaman ve olgunlaştığı (zaman); doğrusu işte bundadır sizlere mutlak ayetler 237 iman 47 eder bir kavme/topluma.

Arapça: 888|6|99|وهو الذي انزل من السما ما فاخرجنا به نبات كل شي فاخرجنا منه خضرا نخرج منه حبا متراكبا ومن النخل من طلعها قنوان دانيه وجنت من اعناب والزيتون والرمان مشتبها وغير متشبه انظروا الي ثمره اذا اثمر وينعه ان في ذلكم لايت لقوم يومنون

En'âm Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Ve kasem 548 ettiler Allah'a en güçlü yeminleriyle; ki eğer gelseydi onlara bir ayet 287 mutlak iman 47 ederler ona * (diye); de ki: "Doğrusu ayetler 237 Allah’ın indindedir/katındadır; ve (Allah) şuurlandırır ** sizleri; ki o * geldiği zaman iman 47 etmezler.

Arapça: 898|6|109|واقسموا بالله جهد ايمنهم لين جاتهم ايه ليومنن بها قل انما الايت عند الله وما يشعركم انها اذا جات لا يومنون

En'âm Suresi - Ayet 158

Türkçe Meal: Bakarlar mı (onlar) dışında ki gelir onlara melekler 48 ya da gelir (senin) Rabbin 4 ya da gelir (senin) Rabbinin 4 bazıları ayetleri 237 ?; gündür (ki) gelir bazı ayetleri 237 (senin) Rabbinin; menfaat sağlamaz bir nefse 201 iman 47 etmesi onun (nefsin); asla olmaz (-sa) (o nefis) iman 47 etmiş önceden ya da kazanmamış (-sa) (o nefis) kendi imanında 47 bir hayır; de ki: "Bakın! Doğrusu bizler (de) bakanlarız.

Arapça: 947|6|158|هل ينظرون الا ان تاتيهم المليكه او ياتي ربك او ياتي بعض ايت ربك يوم ياتي بعض ايت ربك لا ينفع نفسا ايمنها لم تكن امنت من قبل او كسبت في ايمنها خيرا قل انتظروا انا منتظرون

A'râf Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Ey âdemoğulları 692 ! Muhakkak indirdik sizlere bir elbise; örter ayıp olan cinsel organ bölgelerinizi; ve bir rîşâ * ; ve takva 21 elbisesi; işte bu ** ; hayırlıdır; işte bu; ayetlerindendir 237 Allah'ın; belki onlar zikrederler 78 .

Arapça: 980|7|26|يبني ادم قد انزلنا عليكم لباسا يوري سوتكم وريشا ولباس التقوي ذلك خير ذلك من ايت الله لعلهم يذكرون

A'râf Suresi - Ayet 126

Türkçe Meal: "Ve intikam alır değilsin bizden dışında ki iman 47 ettik Rabbimizin 4 ayetlerine 237 geldiğinde o* bizlere; Rabbimiz 4 ! Boşalt üzerimize bir sabır 51 ; ve vefat 621 ettir bizleri müslim 45 (olarak)."

Arapça: 1080|7|126|وما تنقم منا الا ان امنا بايت ربنا لما جاتنا ربنا افرغ علينا صبرا وتوفنا مسلمين

A'râf Suresi - Ayet 136

Türkçe Meal: Öyle ki intikam aldık onlardan; öyle ki boğduk onları yemmde 1107 ; nedeniyle ki onlar yalanladılar ayetlerimizi 237 ; ve oldular ondan * gâfiller 310 .

Arapça: 1090|7|136|فانتقمنا منهم فاغرقنهم في اليم بانهم كذبوا بايتنا وكانوا عنها غفلين

Yunus Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Doğrusu halifeliği * gece ve gündüzün; ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı; mutlak ayetlerdir 237 takvalı olur bir kavim/toplum için.

Arapça: 1368|10|6|ان في اختلف اليل والنهار وما خلق الله في السموت والارض لايت لقوم يتقون

Yunus Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: O'dur * yapan sizlere geceyi 171 sükûnet bulmanız için kendisinde; ve gündüzü 170 bir gördüren; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 işitir bir kavim/toplum için.

Arapça: 1429|10|67|هو الذي جعل لكم اليل لتسكنوا فيه والنهار مبصرا ان في ذلك لايت لقوم يسمعون

Yunus Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Öyle ki o gün kurtarırız seni * bedeninle 877 olman için sana halife 65 ** (olan) kimseye bir ayet 287 ; ve doğrusu insanlardan ekserisi ayetlerimizden 237 mutlak gâfillerdir 310 .

Arapça: 1454|10|92|فاليوم ننجيك ببدنك لتكون لمن خلفك ايه وان كثيرا من الناس عن ايتنا لغفلون

Yunus Suresi - Ayet 101

Türkçe Meal: De ki: "Bakın * ne var göklerde 162 ve yerde"; ve ganileştirir ** değildir ayetler 237 ve uyarılar iman 47 etmez bir kavme/topluluğa.

Arapça: 1463|10|101|قل انظروا ماذا في السموت والارض وما تغني الايت والنذر عن قوم لا يومنون

Yusuf Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: ALR 44 * ; işte şu (ki) ayetleridir 237 apaçık kitabın ** .

Arapça: 1595|12|1|الر تلك ايت الكتب المبين

Yusuf Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Sonra belirdi onlara * gördükleri ayetler 237 sonrasında (ki) mutlak zindana atarlar onu ** bir süreye kadar.

Arapça: 1629|12|35|ثم بدا لهم من بعد ما راوا الايت ليسجننه حتي حين

Ra'd Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Ve yerdedir * komşu kıtalar ** ; ve cennetler *** üzümlerden; ve ekin; ve hurmalar; budaklılar ****  ve olmaksızın ***** budaklılar; sulanır tek bir suyla 950 ; ve faziletlendiririz 202 bir kısmını onun yemede ****** bir kısım üzerine; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 bir kavme/topluma (ki) aklederler 562 .

Arapça: 1709|13|4|وفي الارض قطع متجورت وجنت من اعنب وزرع ونخيل صنوان وغير صنوان يسقي بما وحد ونفضل بعضها علي بعض في الاكل ان في ذلك لايت لقوم يعقلون

Hicr Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 simaları/izleri inceleyenlere * .

Arapça: 1875|15|75|ان في ذلك لايت للمتوسمين

Hicr Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 müminlere 451 .

Arapça: 1877|15|77|ان في ذلك لايه للمومنين

Hicr Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Ve verdik onlara * ayetlerimizi 237 ; öyle ki oldular ondan ** yüz çevirenler.

Arapça: 1881|15|81|واتينهم ايتنا فكانوا عنها معرضين

Nahl Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Bitiririz * sizlere onunla ** ekinler *** ve zeytin; ve hurmalar; ve üzümler ve her bir meyveden; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 **** fıkıh 770 eder bir kavim/toplum için.

Arapça: 1910|16|11|ينبت لكم به الزرع والزيتون والنخيل والاعنب ومن كل الثمرت ان في ذلك لايه لقوم يتفكرون

Nahl Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve boyun eğdirdi sizlere geceyi * ve gündüzü * ; ve Güneş’i; ve Ay'ı; ve yıldızları (ki) boyun eğdirilenlerdir O'nun ** emriyle; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 akleder *** bir kavim/toplum için.

Arapça: 1911|16|12|وسخر لكم اليل والنهار والشمس والقمر والنجوم مسخرت بامره ان في ذلك لايت لقوم يعقلون

Nahl Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve ektiği * sizlere yerde (ki) muhteliftir ** renkleri onun *** ; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 zikreder 78 **** bir kavim/toplum için.

Arapça: 1912|16|13|وما ذرا لكم في الارض مختلفا الونه ان في ذلك لايه لقوم يذكرون

İsrâ Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve menetmiş * değildir bizi ki göndeririz ayetleri 237 ; ancak ki yalanladı 195 onu ** evvelkiler; ve verdik Semûd'a dişi deveyi 672 bir bakılan/görülen *** ; öyle ki zulmettiler 257 ona **** ; ve gönderir değiliz ayetleri 237 bir korkutma ***** dışında.

Arapça: 2086|17|59|وما منعنا ان نرسل بالايت الا ان كذب بها الاولون واتينا ثمود الناقه مبصره فظلموا بها وما نرسل بالايت الا تخويفا

Kehf Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Ve * görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği zaman eğilir mağaralarından ** sağa doğru; ve battığı *** zaman makaslar/çaprazlar onları **** sola doğru; ve onlar ***** içindedirler bir gedik/bir oyuk onun ****** ; işte bu; ayetlerindendir 237 Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah, öyle ki o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki asla bulamazsın ona bir mürşid 60  veli 28 .

Arapça: 2155|18|17|وتري الشمس اذا طلعت تزور عن كهفهم ذات اليمين واذا غربت تقرضهم ذات الشمال وهم في فجوه منه ذلك من ايت الله من يهد الله فهو المهتد ومن يضلل فلن تجد له وليا مرشدا

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Göstermek içindir sana *  ayetlerimizden 237 büyüğünü.

Arapça: 2369|20|23|لنريك من ايتنا الكبري

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Yiyin ve otlatın en'âmınızı 645 ; doğrusu bundadır mutlaka ayetler 237 nuhâ 1117 sahiplerine.

Arapça: 2400|20|54|كلوا وارعوا انعمكم ان في ذلك لايت لاولي النهي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Ve ant olsun gösterdik ona * ayetlerimizi 237 ; hepsini onun ** ; öyle ki yalanladı *** ve hoşlanmadı/reddetti **** .

Arapça: 2402|20|56|ولقد ارينه ايتنا كلها فكذب وابي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Öyle ki hiç kılavuzlamaz 192 mı onları (ki) nicelerini helak ettik onlardan önce; karınlardan * (ki) dolaşıyorlardı onların meskenlerinde; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 nuhâ 1117 sahipleri için.

Arapça: 2474|20|128|افلم يهد لهم كم اهلكنا قبلهم من القرون يمشون في مسكنهم ان في ذلك لايت لاولي النهي

Enbiyâ Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Yaratıldı insan bir aceleden * ; "Göstereceğim * size ayetlerimi 237 ; öyle ki acele ettirmeyin beni."

Arapça: 2518|21|37|خلق الانسن من عجل ساوريكم ايتي فلا تستعجلون

Mü'minûn Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Doğrusu bundadır * mutlak ayetler 237 ve eğer ki olduysak mutlak belalandıranlar 256 .

Arapça: 2701|23|30|ان في ذلك لايت وان كنا لمبتلين

Şuarâ Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Dedi * : "Hayır! Öyle ki gidin ** ayetlerimizle 237 ; doğrusu biz sizinleyiz *** ; işitenleriz."

Arapça: 2945|26|15|قال كلا فاذهبا بايتنا انا معكم مستمعون

Neml Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman ki geldi onlara ayetlerimiz 237 bir görülen (olarak); dediler: "Bu mubîn 1194 bir sihirdir 283 ."

Arapça: 3170|27|13|فلما جاتهم ايتنا مبصره قالوا هذا سحر مبين

Neml Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Hiç görmezler mi ki biz yaptık geceyi 171 sükûnet bulmaları için onda *  ve gündüzü 170 bir gördüren; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 bir kavme/topluma (ki) iman 47 ederler.

Arapça: 3243|27|86|الم يروا انا جعلنا اليل ليسكنوا فيه والنهار مبصرا ان في ذلك لايت لقوم يومنون

Neml Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: Ve de ki: "Hamd 3 Allah’adır; gösterecek *  sizlere ayetlerini 237 öyle ki arif *​* olursunuz ona *** ; ve (senin) Rabbin 4 gafil **** değildir yaptıklarınıza."

Arapça: 3250|27|93|وقل الحمد لله سيريكم ايته فتعرفونها وما ربك بغفل عما تعملون

Kasas Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Dedi * : "Şiddetlendireceğiz (senin) pazunu ** kardeşinle; ve yaparız ikinize bir sultân 660 (ki) öyle ki erişemezler ikinize doğru ayetlerimizle 237 ; ikiniz ve kimse (ki) tabi olur ikinize galiplersiniz."

Arapça: 3285|28|35|قال سنشد عضدك باخيك ونجعل لكما سلطنا فلا يصلون اليكما بايتنا انتما ومن اتبعكما الغلبون

Kasas Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman ki geldi onlara * Mûsâ beyanat 620 (-lı) ayetlerimizle 237 dediler * : "Değildir bu dışında sahte bir sihir 283 ; ve işitmiş değiliz bunu evvelki babalarımızda/atalarımızda."

Arapça: 3286|28|36|فلما جاهم موسي بايتنا بينت قالوا ما هذا الا سحر مفتري وما سمعنا بهذا في اباينا الاولين

Ankebût Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Öyle ki olmuş değildi cevabı onun * kavminin/toplumunun dışında ki dediler: "Katledin 35 onu ** ya da yakın onu ** "; öyle ki kurtardı onu ** Allah ateşten; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 iman 47 eder bir kavme/topluma.

Arapça: 3362|29|24|فما كان جواب قومه الا ان قالوا اقتلوه او حرقوه فانجيه الله من النار ان في ذلك لايت لقوم يومنون

Ankebût Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Ve dediler: "İndirilmeli değil miydi ona ayetler 237  (onun) Rabbinden 4 ?"; de ki: "Ancak ki ayetler 237  Allah'ın indindendir/katındandır; ve ben ancak ki mubîn 1194 bir nezîrim 1240 ."

Arapça: 3388|29|50|وقالوا لولا انزل عليه ايت من ربه قل انما الايت عند الله وانما انا نذير مبين

Rûm Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Ve O'nun * ayetlerindendir 237 ki yaratır sizleri turâbtan 428 ; sonra (o) zaman sizler neşr 923 olur bir beşersiniz 432 .

Arapça: 3427|30|20|ومن ايته ان خلقكم من تراب ثم اذا انتم بشر تنتشرون

Rûm Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve O'nun * ayetlerindendir 237 ki yarattı sizlere kendi nefislerinizden 201 zevceler ** (ki) sakinleşmeniz içindir ***  ona **** doğru; ve yapar aranıza bir sevgi ***** ve bir rahmet 271 ; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 fikreder bir kavme/topluma.

Arapça: 3428|30|21|ومن ايته ان خلق لكم من انفسكم ازوجا لتسكنوا اليها وجعل بينكم موده ورحمه ان في ذلك لايت لقوم يتفكرون

Rûm Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Ve ayetlerindendir 237 O’nun * yaratması gökleri 162 ve yeri; ve farklılığı ** lisanlarınızın *** ve renklerinizin *** ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 bilenlere **** .

Arapça: 3429|30|22|ومن ايته خلق السموت والارض واختلف السنتكم والونكم ان في ذلك لايت للعلمين

Rûm Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ve ayetlerindendir 237 O’nun * uyumanız geceyle; ve gündüz ve bakınmanız ** fazlından 202 O’nun * ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 işitir bir kavme/topluma.

Arapça: 3430|30|23|ومن ايته منامكم باليل والنهار وابتغاوكم من فضله ان في ذلك لايت لقوم يسمعون

Rûm Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ve ayetlerindendir 237 O’nun * (ki) gördürür sizlere şimşeği bir korku (olarak); ve bir umut (olarak); ve indirir gökten 180 bir su 179 ; öyle ki hayat verir onunla ** yere sonrasında onun *** ölümü; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 akleder 562 bir kavme/topluma.

Arapça: 3431|30|24|ومن ايته يريكم البرق خوفا وطمعا وينزل من السما ما فيحي به الارض بعد موتها ان في ذلك لايت لقوم يعقلون

Rûm Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve ayetlerindendir 237 O’nun * ki kıyam 143 olur gök 180 ve yer O’nun * emriyle; sonra çağırdığı zaman sizleri bir çağırma (-yla) yerden ** ; (o) zaman sizler çıkarsınız *** .

Arapça: 3432|30|25|ومن ايته ان تقوم السما والارض بامره ثم اذا دعاكم دعوه من الارض اذا انتم تخرجون

Rûm Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ve hiç görmezler mi ki Allah genişletir rızkı dilediği kimseye; ve ölçeklendirir; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 iman 47 ederler bir kavme/topluma.

Arapça: 3444|30|37|اولم يروا ان الله يبسط الرزق لمن يشا ويقدر ان في ذلك لايت لقوم يومنون

Rûm Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve ayetlerindendir 237 O’nun * ki gönderir rüzgârları 1001  müjdeleyenler (olarak); ve tattırması içindir sizlere kendi rahmetinden 271 ; ve akması içindir geminin emriyle O’nun * ; ve bakınmanız ** içindir fazlından 202 O’nun * ; ve belki sizler şükredersiniz 43 .

Arapça: 3453|30|46|ومن ايته ان يرسل الرياح مبشرت وليذيقكم من رحمته ولتجري الفلك بامره ولتبتغوا من فضله ولعلكم تشكرون

Rûm Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: Ve ant olsun darp ettik * insanlara bu Kur'ân'da 850 her bir misalden 870 ; ve mutlak ki eğer gelseydin onlara bir ayetle 237 ; mutlak der kâfirlik etmiş kimseler ki "Sizler ** ancak batıllılarsınız 199 ".

Arapça: 3465|30|58|ولقد ضربنا للناس في هذا القران من كل مثل ولين جيتهم بايه ليقولن الذين كفروا ان انتم الا مبطلون

Lokman Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Hiç görmez misin ki gemi akar bahrda 236 nimetiyle Allah'ın; göstermesi içindir sizlere kendi ayetlerinden 237 ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 her bir sabredene 51 bir şükredene 43 .

Arapça: 3498|31|31|الم تر ان الفلك تجري في البحر بنعمت الله ليريكم من ايته ان في ذلك لايت لكل صبار شكور

Secde Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Ve hiç kılavuzlamaz mı onları (ki) nicesini helak ettik onlardan önce karınlardan * (ki) dolaşırlar meskenlerinde onların? Doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 ** öyle ki işitmezler mi?

Arapça: 3527|32|26|اولم يهد لهم كم اهلكنا من قبلهم من القرون يمشون في مسكنهم ان في ذلك لايت افلا يسمعون

Sebe' Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Öyle ki dediler * : "Rabbimiz 4 ! Uzaklaştır arasını seferlerimizin ** "; ve zulmettiler 257 kendi nefislerine 201 ; öyle ki yaptık onları *** hadisler **** ; ve parçaladık onları *** her bir parçaya; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 her bir sabredene 51 şükredene 43 .

Arapça: 3623|34|19|فقالوا ربنا بعد بين اسفارنا وظلموا انفسهم فجعلنهم احاديث ومزقنهم كل ممزق ان في ذلك لايت لكل صبار شكور

Şûrâ Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Ve ayetlerindendir 237 O’nun (Allah'ın); akanlar 238 bol suda 236 ; dağlar gibi.

Arapça: 4302|42|32|ومن ايته الجوار في البحر كالاعلم

Necm Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ant olsun gördü * Rabbinin 4 büyük ** ayetlerinden 237 .

Arapça: 4800|53|18|لقد راي من ايت ربه الكبري

Kamer Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: Yalanladılar ayetlerimizi 237 * ; hepsini onun ** ; öyle ki tuttuk onları bir tutuş (-la); bir azîz *** ve muktedir **** (muktedir).

Arapça: 4886|54|42|كذبوا بايتنا كلها فاخذنهم اخذ عزيز مقتدر