Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 33:

Tevbe

Bu kavram 61 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

33Dönmek, vazgeçmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

44|2|37|فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

37. Fe telekkâ âdemu min rabbihî kelimâtin fe tâbe aleyh(aleyhi), innehu huvet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kavuştu/karşılaştı Âdem50 Rabbinden4 kelimelere; öyle ki tevbe33 etti (Allah) ona (Âdem’e); doğrusu O (Allah); O’dur Tevvâb191; Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetelekka öyle ki kavuştu/karşılaştı فَتَلَقَّىٰ لقي
2 ademu Âdem ادَمُ -
3 min مِنْ -
4 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
5 kelimatin kelimelere كَلِمَاتٍ كلم
6 fetabe öyle ki tevbe etti (Allah) فَتَابَ توب
7 aleyhi ona عَلَيْهِ -
8 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
9 huve O’dur هُوَ -
10 t-tevvabu Tevvâb التَّوَّابُ توب
11 r-rahimu Rahîm الرَّحِيمُ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Âdem, Adem

Kavram 50

50Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti. 

2. Bakara Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

61|2|54|وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنفُسَكُم بِٱتِّخَاذِكُمُ ٱلْعِجْلَ فَتُوبُوٓا۟ إِلَىٰ بَارِئِكُمْ فَٱقْتُلُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ عِندَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

54. Ve iz kâle mûsâ li kavmihî yâ kavmi innekum zalemtum enfusekum bittihâzikumul icle fe tûbû ilâ bâriikum faktulû enfusekum zâlikum hayrun lekum inde bâriikum fe tâbe aleykum innehu huvet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman Musa kavmine: “Ey kavmim! Doğrusu sizler zulmettiniz257 nefislerinize201; tutmanızla/edinmenizle buzağıyı258; öyle ki tevbe33 edin yaratıcınıza doğru; öyle ki katledin35 nefislerinizi201; işte bu sizlere; yaratıcınız indinde/katında bir hayırdır sizlere; öyle ki tevbe33 etti (Allah) sizlere; doğrusu O; O’dur Tevvâb191; Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 kale dedi قَالَ قول
3 musa Musa مُوسَىٰ -
4 likavmihi kavmine لِقَوْمِهِ قوم
5 ya kavmi ey kavmim! يَا قَوْمِ قوم
6 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
7 zelemtum zulmettiniz ظَلَمْتُمْ ظلم
8 enfusekum nefislerinize أَنْفُسَكُمْ نفس
9 biattihazikumu tutmanızla/edinmenizle بِاتِّخَاذِكُمُ اخذ
10 l-icle buzağıyı الْعِجْلَ عجل
11 fetubu öyle ki tevbe edin فَتُوبُوا توب
12 ila doğru إِلَىٰ -
13 bariikum yaratıcınıza بَارِئِكُمْ برا
14 fektulu öyle ki katledin فَاقْتُلُوا قتل
15 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
16 zalikum işte bu sizlere ذَٰلِكُمْ -
17 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
18 lekum sizlere لَكُمْ -
19 inde indinde/katında عِنْدَ عند
20 bariikum yaratıcınız بَارِئِكُمْ برا
21 fetabe öyle ki tevbe etti/döndü/vazgeçti فَتَابَ توب
22 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
23 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
24 huve O هُوَ -
25 t-tevvabu Tevvâb’tır التَّوَّابُ توب
26 r-rahimu Rahîm’dir. الرَّحِيمُ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

2. Bakara Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

135|2|128|رَبَّنَا وَٱجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

128. Rabbenâ vec’alnâ muslimeyni leke ve min zurriyyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ, inneke entet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz4! Ve yap bizi iki teslim olan sana; ve zürriyetimizden bir ümmet305; teslim olan sana; ve göster bize nusuklarımızı169; ve tevbe33 et bizlere; doğrusu sen; sensin Tevvâb191; Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 vec'alna ve yap bizi وَاجْعَلْنَا جعل
3 muslimeyni iki teslim olan مُسْلِمَيْنِ سلم
4 leke sana لَكَ -
5 ve min ve وَمِنْ -
6 zurriyyetina zürriyetimizden ذُرِّيَّتِنَا ذرر
7 ummeten bir ümmet أُمَّةً امم
8 muslimeten teslim olan مُسْلِمَةً سلم
9 leke sana لَكَ -
10 ve erina ve göster bize وَأَرِنَا راي
11 menasikena nusuklarımızı مَنَاسِكَنَا نسك
12 ve tub ve tevbe et وَتُبْ توب
13 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
14 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
15 ente sensin أَنْتَ -
16 t-tevvabu Tevvâb التَّوَّابُ توب
17 r-rahimu Rahîm الرَّحِيمُ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Nusuk

Kavram 169

169Dine, İslam'a, sadece Kur'an'a adanmış hayat tarzı. Sadece Kur'an'ın emir ve yasaklarına dayanarak yapılan tüm eylemler.

Tevvâb

Kavram 191

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

2. Bakara Suresi

Ayet 160

Arapça Metin (Harekeli)

167|2|160|إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَبَيَّنُوا۟ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

160. İllellezîne tâbû ve aslahû ve beyyenû fe ulâike etûbu aleyhim, ve enet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler; tevbe33 ettiler; ve ıslah316 oldular; ve beyan/deklere ettiler*; öyle ki işte bunlardır; tevbe33 ederim onların üzerine; ve benim Tevvâb191; Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 tabu tevbe ettiler تَابُوا توب
4 ve eslehu ve ıslah olduler وَأَصْلَحُوا صلح
5 ve beyyenu ve beyan/deklere ettiler وَبَيَّنُوا بين
6 feulaike öyle ki işte bunlardır فَأُولَٰئِكَ -
7 etubu tevbe ederim أَتُوبُ توب
8 aleyhim onların üzerine عَلَيْهِمْ -
9 ve ena ve benim وَأَنَا -
10 t-tevvabu Tevvâb التَّوَّابُ توب
11 r-rahimu Rahîm الرَّحِيمُ رحم

Notlar

Not 1

*2:159 ayetinde işaret edilen, Yüce Allah'ın indirdiği beyanatları yani kutsal kitapları (Yüce Allah'ın biricik dini olan İslam'ı) katıksız, halis şekilde deklere ettiler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Tevvâb

Kavram 191

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 187

Arapça Metin (Harekeli)

194|2|187|أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ ٱلصِّيَامِ ٱلرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَآئِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتَانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ فَٱلْـَٰٔنَ بَٰشِرُوهُنَّ وَٱبْتَغُوا۟ مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمْ وَكُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ ٱلْخَيْطُ ٱلْأَبْيَضُ مِنَ ٱلْخَيْطِ ٱلْأَسْوَدِ مِنَ ٱلْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّوا۟ ٱلصِّيَامَ إِلَى ٱلَّيْلِ وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَٰكِفُونَ فِى ٱلْمَسَٰجِدِ تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

Latin Literal

187. Uhılle lekum leyletes sıyâmir refesu ilâ nisâikum hunne libâsun lekum ve entum libâsun lehun(lehunne) alîmallâhu ennekum kuntum tahtânûne enfusekum fe tâbe aleykum ve afâ ankum, fel âne bâşirûhunne vebtegû mâ keteballâhu lekum, ve kulû veşrabû hattâ yetebeyyene lekumul haytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri, summe etimmus sıyâme ilel leyli, ve lâ tubâşirûhunne ve entum âkifûne fîl mesâcid(mesâcidi), tilke hudûdullâhi fe lâ takrabûhâ kezâlike yubeyyinullâhu âyâtihî lin nâsi leallehum yettekûn(yettekûne).

Türkçe Çeviri

Helal kılındı sizlere siyam/oruç322 gecesi cinsellik içeren davranışlar kadınlarınıza karşı; onlardır bir elbise sizlere; ve sizlersiniz bir elbise onlara; bildi Allah ki sizler kandırır/aldatır/hainlik eder oldunuz kendi nefislerinize201; öyle ki tevbe etti33 (Allah) üzerinize; ve affetti (Allah) sizleri; öyle ki şimdi cinsellik içeren ten tene temas kurun onlara; ve arayın/bakının Allah'ın sizlere yazdığına; ve yiyin; ve için; ta ki beyan olur sizlere beyaz iplik siyah iplikten; fecirde*; sonra tamamlayın siyamı/orucu322 geceye doğru; cinsellik içeren ten tene temas kurmayın onlara ve sizler itikâf325 içindeler (-ken) mescitlerde16* işte şu; hudutlarıdır Allah'ın; öyle ki yaklaşmayın ona; işte budur; beyan226 eder Allah ayetlerini insanlara; belki onlar takvalı21 olurlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 uhille helal kılındı أُحِلَّ حلل
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 leylete gecesi لَيْلَةَ ليل
4 s-siyami siyam/oruç الصِّيَامِ صوم
5 r-rafesu cinsellik içeren davranışlar الرَّفَثُ رفث
6 ila karşı إِلَىٰ -
7 nisaikum kadınlarınıza نِسَائِكُمْ نسو
8 hunne onlardır هُنَّ -
9 libasun bir elbise لِبَاسٌ لبس
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 ve entum ve sizlersiniz وَأَنْتُمْ -
12 libasun bir elbise لِبَاسٌ لبس
13 lehunne onlara لَهُنَّ -
14 alime bildi عَلِمَ علم
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 ennekum ki sizler أَنَّكُمْ -
17 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
18 tehtanune kandırır/aldatır/hainlik eder تَخْتَانُونَ خون
19 enfusekum kendi nefislerinize أَنْفُسَكُمْ نفس
20 fetabe öyle ki tevbe etti فَتَابَ توب
21 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
22 ve afa ve affetti وَعَفَا عفو
23 ankum sizlerden عَنْكُمْ -
24 felane öyle ki şimdi فَالْانَ -
25 başiruhunne cinsellik içeren ten tene temas kurun onlara بَاشِرُوهُنَّ بشر
26 vebtegu ve arayın/bakının وَابْتَغُوا بغي
27 ma مَا -
28 ketebe yazdığını كَتَبَ كتب
29 llahu Allah'ın اللَّهُ -
30 lekum sizlere لَكُمْ -
31 ve kulu ve yiyin وَكُلُوا اكل
32 veşrabu ve için وَاشْرَبُوا شرب
33 hatta ta ki حَتَّىٰ -
34 yetebeyyene beyan olur يَتَبَيَّنَ بين
35 lekumu sizlere لَكُمُ -
36 l-haytu iplik الْخَيْطُ خيط
37 l-ebyedu beyaz الْأَبْيَضُ بيض
38 mine مِنَ -
39 l-hayti iplikten الْخَيْطِ خيط
40 l-esvedi siyah الْأَسْوَدِ سود
41 mine مِنَ -
42 l-fecri fecrin/şafağın الْفَجْرِ فجر
43 summe sonra ثُمَّ -
44 etimmu tamamlayın أَتِمُّوا تمم
45 s-siyame siyamı/orucu الصِّيَامَ صوم
46 ila doğru إِلَى -
47 l-leyli geceye اللَّيْلِ ليل
48 ve la وَلَا -
49 tubaşiruhunne cinsellik içeren ten tene temas kurmayın onlara تُبَاشِرُوهُنَّ بشر
50 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
51 aakifune itikâf içindeler عَاكِفُونَ عكف
52 fi فِي -
53 l-mesacidi mescitlerde الْمَسَاجِدِ سجد
54 tilke işte şu تِلْكَ -
55 hududu hudutlarıdır حُدُودُ حدد
56 llahi Allah'ın اللَّهِ -
57 fela öyle ki فَلَا -
58 tekrabuha yaklaşmayın ona تَقْرَبُوهَا قرب
59 kezalike işte budur كَذَٰلِكَ -
60 yubeyyinu beyan eder يُبَيِّنُ بين
61 llahu Allah اللَّهُ -
62 ayatihi ayetlerini ايَاتِهِ ايي
63 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
64 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
65 yettekune takvalı olurlar يَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1

*Tan yeri ağarmaya başladığında.**Evin bir bölümünde yoğunlaşmış şekilde Kur'an çalışmak, Kur'an öğrenmek, Yüce Allah'ı çağırmak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mescit

Kavram 16

16Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer.

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Siyam/oruç

Kavram 322

322İmtina etmek, çekinmek, sakınmak, uzak durmak anlamındadır. Ramazan ayında (30 gün) siyam/oruç tutulur. Şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt olunca -gün ışığı karanlıkta ilk belirginleştiğinde- başlar ve Güneş batınca biter. Siyam yemekten, içmekten ve cinsel yakınlaşmadan uzak durmaktır. Hasta veya seferde olanlar tutamadıkları günleri Ramazan ayı dışında tutarlar. Tâkatını kullanarak tutabilenlerse bir miskini/açlık sınırında yaşayanı doyurarak bir fidye verirler. Siyam/oruç tutmak da hayırlıdır; fidye vermek de hayırlıdır. Birbirlerine üstünlükleri yoktur. Siyam/oruç gecesi cinsel yakınlaşma serbesttir.    

itikâf

Kavram 325

325Odaklanmak ve yoğunlaşmak için bir kenara çekilme.

2. Bakara Suresi

Ayet 222

Arapça Metin (Harekeli)

229|2|222|وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَٱعْتَزِلُوا۟ ٱلنِّسَآءَ فِى ٱلْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوَّٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلْمُتَطَهِّرِينَ

Latin Literal

222. Ve yes’elûneke anil mahîd(mahîdi), kul huve ezen, fa’tezilûn nisâe fîl mahîdi, ve lâ takrabûhunne hattâ yathurn(yathurne) fe izâ tetahherne fe’tûhunne min haysu emerekumullâh(emerekumullâhu) innallâhe yuhıbbut tevvâbîne ve yuhibbul mutetahhirîn(mutetahhirîne).

Türkçe Çeviri

Ve sual ederler/sorarlar sana menstrüasyon/âdet* hakkında; de ki: “O bir eziyettir**; öyle ki azledin/uzaklaştırın kadınları*** menstrüasyonda/âdette*; yaklaşmayın onlara*** ta ki temizlenirler****; öyle ki temizlendikleri zaman, öyle ki gelin onlara Allah'ın size emrettiği yerden*****”; doğrusu Allah sever tevbe33 edenleri ve sever temizlenenleri.

Notlar

Not 1

*Kadınların ortalama 28 günde bir periyodik olarak yaşadığı, 2-7 gün süren, miktarı 30-80 ml olan vajinal kanaması. **Adet dönemi kadınlar oldukça fazla kasık ağrısı yaşarlar. Ağrılara ek olarak bulantı, kusma, ishal, baş ağrısı, baş dönmesi-sersemlik, uyum bozukluğu, fenalaşma ve yorgunluk görülebilir. Tam da Yüce Allah’ın ayette bildirdiği gibi; âdet dönemi kadınlar için bir eziyet, bir sıkıntıdır.***Âdet döneminde cinsel ilişki kadında 'endometriosiz' olarak bilinen bir hastalığın oluşma riskini artırır. Ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından da riski artırır. Bilimsel veriler âdet döneminde cinsel ilişkiyi asla önermez. ****Âdet döneminin bitmesi. *****Yüce Allah'ın emrettiği cinsel ilişki yeri kadın vajinasıdır. Kadınlar için bir eziyet olan adet döneminde cinsel ilişki neden yasaklandı? Endometriosiz, cinsel yolla geçen hastalıklar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 279

Arapça Metin (Harekeli)

286|2|279|فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا۟ فَأْذَنُوا۟ بِحَرْبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَٰلِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ

Latin Literal

279. Fe in lem tef’alû fe’zenû bi harbin minallâhi ve resûlih(resûlihî), ve in tubtum fe lekum ruûsu emvâlikum, lâ tazlimûne ve lâ tuzlemûn(tuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer asla faaliyete geçmezseniz; öyle ki farkına varın bir harbin Allah’tan ve resûlünden418*; ve eğer tevbe33 ederseniz; öyle ki sizleredir malınızın başlangıcı; haksızlık etmezsiniz; haksızlık edilmezsiniz.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe in öyle ki eğer فَإِنْ -
2 lem asla لَمْ -
3 tef'alu faaliyete geçmezseniz تَفْعَلُوا فعل
4 fe'zenu öyle ki farkına varın فَأْذَنُوا اذن
5 biharbin bir harbin بِحَرْبٍ حرب
6 mine مِنَ -
7 llahi Allah’tan اللَّهِ -
8 ve rasulihi ve resulünden وَرَسُولِهِ رسل
9 ve in ve eğer وَإِنْ -
10 tubtum tevbe ederseniz تُبْتُمْ توب
11 felekum öyle ki sizleredir فَلَكُمْ -
12 ru'usu başlangıç رُءُوسُ راس
13 emvalikum malınız أَمْوَالِكُمْ مول
14 la لَا -
15 tezlimune haksızlık etmezsiniz تَظْلِمُونَ ظلم
16 ve la وَلَا -
17 tuzlemune haksızlık edilmezsiniz تُظْلَمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kamu gücü ribaya savaş açar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 89

Arapça Metin (Harekeli)

382|3|89|إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

89. İllellezîne tâbû min ba’di zâlike ve aslehû fe innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler (ki) tevbe33 ettiler bunun sonrasında; ve ıslah316 oldular; öyle ki doğrusu Allah Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışında إِلَّا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 tabu tevbe ettiler تَابُوا توب
4 min مِنْ -
5 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
6 zalike bunun ذَٰلِكَ -
7 ve eslehu ve ıslah oldular وَأَصْلَحُوا صلح
8 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
9 llahe Allah اللَّهَ -
10 gafurun Gâfur’dur غَفُورٌ غفر
11 rahimun Rahîm’dir. رَحِيمٌ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

383|3|90|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْدَ إِيمَٰنِهِمْ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًا لَّن تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلضَّآلُّونَ

Latin Literal

90. İnnellezîne keferû ba’de îmânihim summezdâdû kufran len tukbele tevbetuhum, ve ulâike humud dâllûn(dâllûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler imanları47 sonrası; sonra ziyade ettiler/artırdılar küfrü422; asla kabul edilmez tevbeleri33 onların; ve işte bunlar; onlardır dalalet128 içinde olanlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
4 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
5 imanihim imanların إِيمَانِهِمْ امن
6 summe sonra ثُمَّ -
7 zdadu ziyade ettiler ازْدَادُوا زيد
8 kufran küfrü كُفْرًا كفر
9 len asla لَنْ -
10 tukbele kabul edilmez تُقْبَلَ قبل
11 tevbetuhum tevbeleri onların تَوْبَتُهُمْ توب
12 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
13 humu onlar هُمُ -
14 d-dallune dalalet içinde olanlardır الضَّالُّونَ ضلل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Küfür

Kavram 422

422Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

421|3|128|لَيْسَ لَكَ مِنَ ٱلْأَمْرِ شَىْءٌ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ أَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَإِنَّهُمْ ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

128. Leyse leke minel emri şey’un ev yetûbe aleyhim ev yuazzibehum fe innehum zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Olmaz sana emirden bir şey459; ya tevbe33 eder (Allah) onlara ya da azap426 eder onlara; öyle ki doğrusu onlar zalimlerdir257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse olmaz لَيْسَ ليس
2 leke sana لَكَ -
3 mine مِنَ -
4 l-emri emirden الْأَمْرِ امر
5 şey'un bir şey شَيْءٌ شيا
6 ev ya أَوْ -
7 yetube tevbe eder (Allah) يَتُوبَ توب
8 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
9 ev ya da أَوْ -
10 yuazzibehum azap eder onlara يُعَذِّبَهُمْ عذب
11 feinnehum öyle ki doğrusu onlar فَإِنَّهُمْ -
12 zalimune zalimlerdir ظَالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Yüce Allah'ın azap etmesi.

Kavram 426

426Yüce Allah azabı hak etmiş nefsi azaptan kurtarmayarak azap eder. Nefis kendine zulmetmiş ve kendine azap etmiştir. Yüce Allah durup dururken bir nefse azap edici asla değildir.  

Resûllerin bağışlama veya azap etme emrine müdahale edememesi.

Kavram 459

459Resûllerin emre/işlere müdahale yetkisi asla yoktur. Şefaat yetkisi yoktur. Araya girerek bağışlatma veya affettirme gibi bir yetkileri asla olamaz. Azaptan kurtarma gibi bir yetkileri yada talepleri asla olamaz. 3:128 ayetinde Yüce Allah tevbe etmenin de azap etmeninde sadece kendi uhdesinde olduğunu açık ve net olarak bizlere bildirmektedir.

4. Nisâ Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

509|4|16|وَٱلَّذَانِ يَأْتِيَٰنِهَا مِنكُمْ فَـَٔاذُوهُمَا فَإِن تَابَا وَأَصْلَحَا فَأَعْرِضُوا۟ عَنْهُمَآ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ تَوَّابًا رَّحِيمًا

Latin Literal

16. Vellezâni ye’tiyânihâ minkum fe âzûhumâ, fe in tâbâ ve aslehâ fe a’rıdû anhumâ. İnnallâhe kâne tevvâben rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Ve iki erkek kimse (ki) işledi ikisi onu (eş cinsel fahişeliğini) sizlerden; öyleyse eziyet edin* ikisine488; öyle ki eğer tevbe33 ettilerse ikisi; ve düzelttilerse** ikisi; öyle ki dönün ikisinden; doğrusu Allah oldu bir Tevvâb191; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezani ve iki erkek kimse وَاللَّذَانِ -
2 ye'tiyaniha işledi ikisi onu (eş cinsel fahişeliği) يَأْتِيَانِهَا اتي
3 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
4 fe azuhuma öyleyse eziyet edin ikisine فَاذُوهُمَا اذي
5 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
6 taba tevbe ettilerse ikisi تَابَا توب
7 ve esleha ve düzelttilerse ikisi وَأَصْلَحَا صلح
8 feea'ridu öyle ki dönün فَأَعْرِضُوا عرض
9 anhuma ikisinden عَنْهُمَا -
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 kane oldu كَانَ كون
13 tevvaben Tevvab تَوَّابًا توب
14 rahimen Rahim رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1

*Hayatlarını zorlaştıracak, sıkıntıya sokacak önlemler alın. **Psikoloji ve tıbbi tedaviyle düzelme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Tevvâb

Kavram 191

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Eş cinsel fahişeliğini işleyen kadınlar ve erkekler.

Kavram 488

488Kadınlar için; Ev hapsi. Psikolojik ve tıbbi tedaviyi (Yüce Allah'ın yolu) kabul etmezlerse ölünceye kadar ev hapsi devam eder.Yüce Allah'ın yolu olan bilimsel tedaviyi kabul ederlerse ev hapsi sonlanır.Erkekler için;Hayatlarını zorlaştırıcı eziyet faaliyetleriyle bilimsel tedaviye zorlamak. Tedaviyi kabul ederlerse faaliyetlere son vermek.Kadın ve erkeklerin eş cinsel fahişeliklerine karşı verilen önlemler neden farklı?Eş cinsellik erkeklerde kadınlarda olduğundan çok daha sıktır. Bunun nedeni anne karnında bulunan erkek bebeğin annenin hormonlarından daha fazla oranda olumsuz etkilenmesindendir. Kız bebeklerde bu durum bir soruna neden olmaz. Kadınların eş cinsel fahişeliği erkeklerin eş cinsel faaliyetlerine göre daha fazla sınırı aşmadır. Çünkü organik ve hormonsal olarak eş cinsel olmalarını gerektirecek hiç bir hormonsal neden yoktur. Tamamen psikolojik bir hastalıktır. Oysa eş cinsel erkeklerde durum daha farklıdır. Hormonsal etkilerin de rolü vardır. Psikolojik etki daha azdır. Bu nedenle eş cinsel erkeklere sadece 'eziyet uygulaması' verilirken eş cinsel kadınlara daha büyük bir ceza olan ölünceye kadar ev hapsi verilmiştir. 

4. Nisâ Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

510|4|17|إِنَّمَا ٱلتَّوْبَةُ عَلَى ٱللَّهِ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِن قَرِيبٍ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَتُوبُ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

Latin Literal

17. İnnemât tevbetu alâllâhi lillezîne ya’melûnes sûe bi cehâletin summe yetûbûne min karîbin fe ulâike yetûbullâhu aleyhim. Ve kânallâhu alîmen hakîmâ(hakîmen).

Türkçe Çeviri

Ancak Allah'ın üzerine (olan) tevbe33 kimseler içindir (ki) yaparlar kötülük cahillikle489; sonra tevbe33 ederler yakından*; öyle ki işte bunlar; tevbe33 eder Allah onların üzerine; ve oldu Allah bir Alîm8; bir Hakîm9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 t-tevbetu tevbe etmesi التَّوْبَةُ توب
3 ala üzerine عَلَى -
4 llahi Allah اللَّهِ -
5 lillezine kimseler içindir لِلَّذِينَ -
6 yea'melune yaparlar يَعْمَلُونَ عمل
7 s-su'e bir kötülük السُّوءَ سوا
8 bicehaletin cahillikle بِجَهَالَةٍ جهل
9 summe sonra ثُمَّ -
10 yetubune tevbe ederler يَتُوبُونَ توب
11 min مِنْ -
12 karibin yakından قَرِيبٍ قرب
13 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
14 yetubu tevbe eder يَتُوبُ توب
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 aleyhim üzerilerine onların عَلَيْهِمْ -
17 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 alimen Alim عَلِيمًا علم
20 hakimen Hakîm حَكِيمًا حكم

Notlar

Not 1

*İçtenlikle, yakın bir zamanda. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Cahil

Kavram 489

489Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

4. Nisâ Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

511|4|18|وَلَيْسَتِ ٱلتَّوْبَةُ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ حَتَّىٰٓ إِذَا حَضَرَ أَحَدَهُمُ ٱلْمَوْتُ قَالَ إِنِّى تُبْتُ ٱلْـَٰٔنَ وَلَا ٱلَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ أُو۟لَٰٓئِكَ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

Latin Literal

18. Ve leysetit tevbetu lillezîne ya’melûnes seyyiât(seyyiâti), hattâ izâ hadara ehadehumul mevtu kâle innî tubtul’âne ve lâllezîne yemûtûne ve hum kuffâr(kuffârun). Ulâike a’tednâ lehum azâben elîmâ(elîmen).

Türkçe Çeviri

Ve olmadı kimseler için tevbe33 (ki) yaparlar kötülükler; ta ki hazır olduğu zaman birine onlardan ölüm; dedi: "Doğrusu ben tevbe33 ettim şu anda"; ve olmaz (bir tevbe) kimselere (ki) ölürler ve onlar kâfirlerdir25; işte bunlar; hazırladık onlara elim/acıklı bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veleyseti ve olmadı وَلَيْسَتِ ليس
2 t-tevbetu tevbe التَّوْبَةُ توب
3 lillezine kimseler için لِلَّذِينَ -
4 yea'melune yaparlar يَعْمَلُونَ عمل
5 s-seyyiati kötülükler السَّيِّئَاتِ سوا
6 hatta ta ki حَتَّىٰ -
7 iza zaman إِذَا -
8 hadera hazır oldu حَضَرَ حضر
9 ehadehumu birine onlardan أَحَدَهُمُ احد
10 l-mevtu ölüm الْمَوْتُ موت
11 kale dedi قَالَ قول
12 inni doğrusu ben إِنِّي -
13 tubtu tevbe ettim تُبْتُ توب
14 l-ane şu anda الْانَ -
15 ve la ve olmaz وَلَا -
16 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
17 yemutune ölürler يَمُوتُونَ موت
18 vehum ve onlar وَهُمْ -
19 kuffarun kâfirler كُفَّارٌ كفر
20 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
21 ea'tedna hazırladık أَعْتَدْنَا عتد
22 lehum onlara لَهُمْ -
23 azaben bir azap عَذَابًا عذب
24 elimen elim أَلِيمًا الم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

4. Nisâ Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

519|4|26|يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Latin Literal

26. Yurîdullâhu li yubeyyine lekum ve yehdîyekum sunenellezîne min kablikum ve yetûbe aleykum. Vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

İster Allah beyan226 etmek sizlere; ve kılavuzlamak192 sizleri sizden öncekilerden kimselerin yasalarına/yollarına*; ve tevbe33 etmek (ister) üzerinize; ve Allah Alîm’dir8; Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yuridu ister يُرِيدُ رود
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 liyubeyyine beyan etmek لِيُبَيِّنَ بين
4 lekum sizlere لَكُمْ -
5 ve yehdiyekum ve doğru yola kılavuzlamak sizleri وَيَهْدِيَكُمْ هدي
6 sunene yasalarına/yollarına سُنَنَ سنن
7 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
8 min مِنْ -
9 kablikum sizden öncekilerden قَبْلِكُمْ قبل
10 ve yetube ve tevbe etmek (ister) وَيَتُوبَ توب
11 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
12 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
13 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم
14 hakimun Hakîm’dir. حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Sadece kutsal kitaplar demiş olan kimselerin yasalarına yani kutsal kitapların yasalarına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

4. Nisâ Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

520|4|27|وَٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُرِيدُ ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلشَّهَوَٰتِ أَن تَمِيلُوا۟ مَيْلًا عَظِيمًا

Latin Literal

27. Vallâhu yurîdu en yetûbe aleykum ve yurîdullezîne yettebiûneş şehevâti en temîlû meylen azîmâ(azîmen).

Türkçe Çeviri

Ve Allah ister ki tevbe33 etsin sizlere; ve (oysa) şehvetlere tabi olan kimseler ister ki meyledersiniz (yanlışa) büyük bir meyil (-le).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
2 yuridu ister يُرِيدُ رود
3 en ki أَنْ -
4 yetube tevbe etsin يَتُوبَ توب
5 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
6 veyuridu ve ister وَيُرِيدُ رود
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 yettebiune tabi olurlar يَتَّبِعُونَ تبع
9 ş-şehevati şehvetlere الشَّهَوَاتِ شهو
10 en ki أَنْ -
11 temilu meyledersiniz (yanlışa) تَمِيلُوا ميل
12 meylen bir meyil (-le) مَيْلًا ميل
13 azimen büyük عَظِيمًا عظم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

4. Nisâ Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

585|4|92|وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ أَن يَقْتُلَ مُؤْمِنًا إِلَّا خَطَـًٔا وَمَن قَتَلَ مُؤْمِنًا خَطَـًٔا فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُّؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُّسَلَّمَةٌ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَصَّدَّقُوا۟ فَإِن كَانَ مِن قَوْمٍ عَدُوٍّ لَّكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُّؤْمِنَةٍ وَإِن كَانَ مِن قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌ فَدِيَةٌ مُّسَلَّمَةٌ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ وَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُّؤْمِنَةٍ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ تَوْبَةً مِّنَ ٱللَّهِ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

Latin Literal

92. Ve mâ kâne li mu’minin en yaktule mu’minen illâ hataâ(hataen), ve men katele mu’minen hataen fe tahrîru rakabetin mu’minetin ve diyetun musellemetun ilâ ehlihî illâ en yessaddakû. Fe in kâne min kavmin aduvvin lekum ve huve mu’minun fe tahrîru rakabetin mu’mineh(mu’minetin). Ve in kâne min kavmin beynekum ve beynehum mîsâkun fe diyetun musellemetun ilâ ehlihî ve tahrîru rakabetin mu’mineh(mu’minetin), fe men lem yecid fe sıyâmu şehreyni mutetâbiayni tevbeten minallâh(minallâhi). Ve kânallâhu alîmen hakîmâ(hakîmen).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir bir mümin27 için ki katleder35 bir mümini27; dışındadır bir hata (-yla olması); ve kim katletti35 bir mümini27 bir hata (-yla); öyle ki serbestleştirmektir mümin bir rakabe520; ve bir diyettir teslim edilen onun (katledilenin) ehline*; dışındadır ki sadaka378 ederler (katledilenin ehli); öyle ki eğer olduysa sizlere bir düşman kavimden**; ve o (katledilen) bir müminse27; öyle ki serbestleştirmektir mümin bir rakabe520; ve eğer olduysa bir kavimden (ki) sizlerin arasında ve onların arasında (vardır) bir misak/antlaşma***; öyle ki bir diyettir teslim edilen onun (katledilenin) ehline; ve serbestleştirmektir mümin bir rakabe520; öyle ki kim asla bulamaz; öyle ki siyamdır322 mütemadiyen**** iki ay; bir tevbedir33 Allah’tan; ve oldu Allah bir Alîm8; bir Hakîm9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 limu'minin bir mümin için لِمُؤْمِنٍ امن
4 en ki أَنْ -
5 yektule katleder يَقْتُلَ قتل
6 mu'minen bir mümini مُؤْمِنًا امن
7 illa dışındadır إِلَّا -
8 hataen bir hata خَطَأً خطا
9 ve men ve kim وَمَنْ -
10 katele katletti قَتَلَ قتل
11 mu'minen bir mümini مُؤْمِنًا امن
12 hataen bir hata (-yla) خَطَأً خطا
13 fetehriru öyle ki serbestleştirmedir فَتَحْرِيرُ حرر
14 rakabetin bir rakabe رَقَبَةٍ رقب
15 mu'minetin mümin مُؤْمِنَةٍ امن
16 ve diyetun ve bir diyet وَدِيَةٌ ودي
17 musellemetun teslim edilen مُسَلَّمَةٌ سلم
18 ila إِلَىٰ -
19 ehlihi ehline onun أَهْلِهِ اهل
20 illa dışındadır إِلَّا -
21 en ki أَنْ -
22 yessaddeku sadaka ederler يَصَّدَّقُوا صدق
23 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
24 kane oldu كَانَ كون
25 min مِنْ -
26 kavmin bir kavimden قَوْمٍ قوم
27 aduvvin düşman عَدُوٍّ عدو
28 lekum sizlere لَكُمْ -
29 ve huve ve o (katledilen) وَهُوَ -
30 mu'minun bir mümin مُؤْمِنٌ امن
31 fetehriru öyle ki serbestleştirmedir فَتَحْرِيرُ حرر
32 rakabetin bir rakabe رَقَبَةٍ رقب
33 mu'minetin mümin مُؤْمِنَةٍ امن
34 ve in ve eğer وَإِنْ -
35 kane oldu كَانَ كون
36 min مِنْ -
37 kavmin bir kavimden قَوْمٍ قوم
38 beynekum arasında sizinle بَيْنَكُمْ بين
39 ve beynehum ve arasında onların وَبَيْنَهُمْ بين
40 misakun bir misak/anlaşma مِيثَاقٌ وثق
41 fediyetun öyle ki bir diyet فَدِيَةٌ ودي
42 musellemetun teslim edilen مُسَلَّمَةٌ سلم
43 ila إِلَىٰ -
44 ehlihi ehline onun أَهْلِهِ اهل
45 ve tehriru ve serbestleştirmedir وَتَحْرِيرُ حرر
46 rakabetin bir rakabe رَقَبَةٍ رقب
47 mu'minetin mümin مُؤْمِنَةٍ امن
48 fe men öyle ki kim فَمَنْ -
49 lem asla لَمْ -
50 yecid bulamaz يَجِدْ وجد
51 fesiyamu öyle ki siyamdır فَصِيَامُ صوم
52 şehrayni iki ay شَهْرَيْنِ شهر
53 mutetabiayni mütemadiyen مُتَتَابِعَيْنِ تبع
54 tevbeten bir tevbe تَوْبَةً توب
55 mine مِنَ -
56 llahi Allah’tan اللَّهِ -
57 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
58 llahu Allah اللَّهُ -
59 alimen bir Alîm عَلِيمًا علم
60 hakimen bir Hakîm حَكِيمًا حكم

Notlar

Not 1

*Ailesine.**Düşman bir kavimdense diyet verilmez.***Antlaşma olan bir kavimdense diyet verilir.****Ardışık. Aralıksız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Siyam/oruç

Kavram 322

322İmtina etmek, çekinmek, sakınmak, uzak durmak anlamındadır. Ramazan ayında (30 gün) siyam/oruç tutulur. Şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt olunca -gün ışığı karanlıkta ilk belirginleştiğinde- başlar ve Güneş batınca biter. Siyam yemekten, içmekten ve cinsel yakınlaşmadan uzak durmaktır. Hasta veya seferde olanlar tutamadıkları günleri Ramazan ayı dışında tutarlar. Tâkatını kullanarak tutabilenlerse bir miskini/açlık sınırında yaşayanı doyurarak bir fidye verirler. Siyam/oruç tutmak da hayırlıdır; fidye vermek de hayırlıdır. Birbirlerine üstünlükleri yoktur. Siyam/oruç gecesi cinsel yakınlaşma serbesttir.    

Sadaka-3

Kavram 378

378Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi. Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)Detaylı bilgi için; Sadaka nedir?

Rakabe

Kavram 520

520Bağlı boyunlar. Boyunduruk altına girmiş kimseler.

4. Nisâ Suresi

Ayet 146

Arapça Metin (Harekeli)

639|4|146|إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَٱعْتَصَمُوا۟ بِٱللَّهِ وَأَخْلَصُوا۟ دِينَهُمْ لِلَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَعَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَسَوْفَ يُؤْتِ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَجْرًا عَظِيمًا

Latin Literal

146. İllâllezîne tâbû ve aslehû va’tesamû billâhi ve ahlesû dînehum lillâhi fe ulâike meal mu’minîn(mu’minîne). Ve sevfe yu’tillâhul mu’minîne ecran azîmâ(azîmen).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler (ki) tevbe33 ettiler; ve ıslah316 oldular; ve yapıştılar Allah'a; ve has kıldılar528 dinlerini Allah'a; öyle ki işte bunlar; birliktedir müminlerle27; ve yakında verecek Allah müminlere27 büyük bir ecir820.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

Dini Yüce Allah'a has kılmak.

Kavram 528

528Tek tanrıcı/monoteist olmak. Sadece kutsal kitaplara tabi olmak. Kutsal kitaplar haricinde dinde hüküm koyucu kabul etmemek. Sadece Yüce Allah'ı çağırmak. O'nun astından hiçbir varlıktan şefaat aldatmacası gibi aracılık beklememek. Dini sadece Yüce Allah için yaşamak.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

5. Mâide Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

703|5|34|إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِن قَبْلِ أَن تَقْدِرُوا۟ عَلَيْهِمْ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

34. İllellezîne tâbû min kabli en takdirû aleyhim, fa’lemû ennallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Dışındadır* kimseler (ki) tevbe33 ettiler önceden ki güç yetirirsiniz üzerlerine; öyle ki bilin ki Allah Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 tabu tevbe ettiler تَابُوا توب
4 min مِنْ -
5 kabli önceden قَبْلِ قبل
6 en ki أَنْ -
7 tekdiru güç yetirirsiniz تَقْدِرُوا قدر
8 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
9 fea'lemu öyle ki bilin فَاعْلَمُوا علم
10 enne ki أَنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 gafurun Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
13 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*İsrâîloğullarından 5:33 ayetinin işaret ettiği firavun döneminde uygulanan cezaya müstahak olmayan kimseler de vardır. Bu kimseler tevbe etmiş kimselerdir. Kendiliğinden tevbe eden kimseler firavun döneminde yaşamış olsalardı uygulanan bu cezaya o dönemde muhatap olmazlardı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

5. Mâide Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

708|5|39|فَمَن تَابَ مِنۢ بَعْدِ ظُلْمِهِۦ وَأَصْلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

39. Fe men tâbe min ba’di zulmihî ve aslaha fe innallâhe yetûbu aleyh(aleyhi) innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kim tevbe33 etti zulmü257* sonrasında; ve ıslah316 oldu; öyle ki doğrusu Allah tevbe33 eder onun üzerine; doğrusu Allah Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kim فَمَنْ -
2 tabe tevbe etti تَابَ توب
3 min مِنْ -
4 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
5 zulmihi zulmünden ظُلْمِهِ ظلم
6 ve esleha ve ıslah oldu وَأَصْلَحَ صلح
7 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 yetubu tevbe eder يَتُوبُ توب
10 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 llahe Allah اللَّهَ -
13 gafurun Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
14 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Hırsızlığın büyük günahlardan olduğunu anlarız. Şirk koşmak da bir zulümdür. Demek ki tevbe edilmez ve ıslah olunmazsa cehenneme götürme durumu olasılığı vardır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

5. Mâide Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

740|5|71|وَحَسِبُوٓا۟ أَلَّا تَكُونَ فِتْنَةٌ فَعَمُوا۟ وَصَمُّوا۟ ثُمَّ تَابَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ ثُمَّ عَمُوا۟ وَصَمُّوا۟ كَثِيرٌ مِّنْهُمْ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِمَا يَعْمَلُونَ

Latin Literal

71. Ve hasibû ellâ tekûne fitnetun fe amû ve sammû summe tâballâhu aleyhim summe amû ve sammû kesîrun minhum vallâhu basîrun bimâ ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve sandılar ki olmaz bir fitne332; öyle ki âmâ/kör oldular ve sağır kesildiler; sonra tevbe33 etti Allah üzerlerine; sonra âmâ/kör oldular (tekrar) ve sağır kesildiler çoğu onlardan; ve Allah Basîr’dir513 yaptıklarına.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve hasibu ve sandılar وَحَسِبُوا حسب
2 ella ki أَلَّا -
3 tekune olmaz تَكُونَ كون
4 fitnetun bir fitne فِتْنَةٌ فتن
5 feamu öyle ki ama/kör oldular فَعَمُوا عمي
6 ve sammu ve sağır kesildiler وَصَمُّوا صمم
7 summe sonra ثُمَّ -
8 tabe tövbe etti تَابَ توب
9 llahu Allah اللَّهُ -
10 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
11 summe sonra ثُمَّ -
12 amu ama/kör oldular عَمُوا عمي
13 ve sammu ve sağır kesildiler وَصَمُّوا صمم
14 kesirun çoğu كَثِيرٌ كثر
15 minhum onlardan مِنْهُمْ -
16 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
17 besirun Bâsir’dir بَصِيرٌ بصر
18 bima ne ki بِمَا -
19 yea'melune yaptıkları يَعْمَلُونَ عمل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Fitne

Kavram 332

332Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

Basîr

Kavram 513

513Gören.

5. Mâide Suresi

Ayet 74

Arapça Metin (Harekeli)

743|5|74|أَفَلَا يَتُوبُونَ إِلَى ٱللَّهِ وَيَسْتَغْفِرُونَهُۥ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

74. E fe lâ yetûbûne ilâllâhi ve yestagfirûneh(yestagfirûnehu) vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tevbe33 etmezler mi Allah'a karşı ve mağfiret319 dilemezler mi O’na?; ve Allah Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efela öyle ki أَفَلَا -
2 yetubune tevbe etmezler mi يَتُوبُونَ توب
3 ila karşı إِلَى -
4 llahi Allah'a اللَّهِ -
5 ve yestegfirunehu ve mağfiret dilemezler mi O’na وَيَسْتَغْفِرُونَهُ غفر
6 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
7 gafurun Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
8 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

6. En'âm Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

843|6|54|وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِنَا فَقُلْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ أَنَّهُۥ مَنْ عَمِلَ مِنكُمْ سُوٓءًۢا بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُۥ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

54. Ve izâ câekellezîne yu’minûne bi âyâtinâ fe kul selâmun aleykum ketebe rabbukum alâ nefsihir rahmete ennehu men amile minkum sûen bi cehâletin summe tâbe min ba’dihî ve asleha fe ennehu gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve geldikleri zaman sana ayetlerimize454 iman47 etmiş kimseler; öyle ki de ki: "Bir selâm98 sizlere; yazdı Rabbiniz4 kendi nefsi406 üzerine rahmeti271; o kimse ki yaptı sizden bir kötülük cahillikle489; sonra tevbe33 etti sonrasında onun*; ve ıslah316 etti; öyle ki doğrusu O (Allah) bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 ca'eke geldikleri zaman sana جَاءَكَ جيا
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 yu'minune iman etmiş يُؤْمِنُونَ امن
5 biayatina ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
6 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
7 selamun bir selam سَلَامٌ سلم
8 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
9 ketebe yazdı كَتَبَ كتب
10 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
11 ala üzerine عَلَىٰ -
12 nefsihi kendi nefsine نَفْسِهِ نفس
13 r-rahmete rahmeti الرَّحْمَةَ رحم
14 ennehu ki o أَنَّهُ -
15 men kim مَنْ -
16 amile yaptı عَمِلَ عمل
17 minkum sizden مِنْكُمْ -
18 su'en bir kötülük سُوءًا سوا
19 bicehaletin cahillikle بِجَهَالَةٍ جهل
20 summe sonra ثُمَّ -
21 tabe tevbe etti تَابَ توب
22 min مِنْ -
23 bea'dihi sonrasında onun بَعْدِهِ بعد
24 ve esleha ve ıslah etti وَأَصْلَحَ صلح
25 feennehu öyle ki doğrusu O فَأَنَّهُ -
26 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
27 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Kötülüğün.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Selâm

Kavram 98

98Esenlik-güven bahşeden.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

Yüce Allah'ın nefsi.

Kavram 406

406Yüce Allah'ın bizzat kendisi, varlığı. Bir uyku veya uyuklama yaşamayan, yorulmayan, sonu ve başı olmayan, daima diri/canlı olan bilinç, varlık.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Cahil

Kavram 489

489Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

7. A'râf Suresi

Ayet 143

Arapça Metin (Harekeli)

1097|7|143|وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِىٓ أَنظُرْ إِلَيْكَ قَالَ لَن تَرَىٰنِى وَلَٰكِنِ ٱنظُرْ إِلَى ٱلْجَبَلِ فَإِنِ ٱسْتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوْفَ تَرَىٰنِى فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكًّا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقًا فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبْحَٰنَكَ تُبْتُ إِلَيْكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

143. Ve lemmâ câe mûsâ li mîkâtinâ ve kellemehu rabbuhu kâle rabbi erinî enzur ileyk(ileyke), kâle len terânî ve lakininzur ilel cebeli fe inistekarre mekânehu fe sevfe terânî fe lemmâ tecellâ rabbuhu lil cebeli cealehu dekkan ve harra mûsâ saıkan, fe lemmâ efaka kâle subhâneke tubtu ileyke ve ene evvelul mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki geldi Mûsâ vaktimize; ve kelam369 etti ona Rabbi4: dedi (Mûsâ): "Rabbim4! Görün bana; bakarım sana"; dedi (Allah): "Asla göremezsin beni; velakin/fakat bak dağa doğru; öyle ki eğer kararlı kalırsa o makamında; öyle ki yakında göreceksin beni"; öyle ki ne zaman tecelli etti onun Rabbi4 dağa; yaptı (Allah) onu dümdüz; ve düştü Mûsâ bayılma (-yla); ne zaman ki ayıldı dedi (Mûsâ): "Subhânsın7 sen! Tevbe33 ettim sana; ve ben evveliyim/öncüsüyüm müminlerin27."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman وَلَمَّا -
2 ca'e geldi جَاءَ جيا
3 musa Musa مُوسَىٰ -
4 limikatina vaktimize لِمِيقَاتِنَا وقت
5 ve kellemehu ve kelam etti ona وَكَلَّمَهُ كلم
6 rabbuhu Rabbi رَبُّهُ ربب
7 kale dedi قَالَ قول
8 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
9 erini görün bana أَرِنِي راي
10 enzur bakayım أَنْظُرْ نظر
11 ileyke sana إِلَيْكَ -
12 kale dedi ki قَالَ قول
13 len asla لَنْ -
14 terani göremezsin beni تَرَانِي راي
15 velakini velakin/fakat وَلَٰكِنِ -
16 unzur bak انْظُرْ نظر
17 ila doğru إِلَى -
18 l-cebeli dağa الْجَبَلِ جبل
19 feini öyle ki eğer فَإِنِ -
20 stekarra kararlı kalırsa اسْتَقَرَّ قرر
21 mekanehu makanında مَكَانَهُ كون
22 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
23 terani göreceksin beni تَرَانِي راي
24 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
25 tecella tecelli etti تَجَلَّىٰ جلو
26 rabbuhu onu Rabbi رَبُّهُ ربب
27 lilcebeli dağa لِلْجَبَلِ جبل
28 cealehu yaptı onu جَعَلَهُ جعل
29 dekken dümdüz دَكًّا دكك
30 ve harra ve düştü وَخَرَّ خرر
31 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
32 saikan bayılma (-yla) صَعِقًا صعق
33 fe lemma ne zaman ki فَلَمَّا -
34 efaka ayıldı أَفَاقَ فوق
35 kale dedi (Mûsâ) قَالَ قول
36 subhaneke Subhansın sen سُبْحَانَكَ سبح
37 tubtu tevbe ettim تُبْتُ توب
38 ileyke sana إِلَيْكَ -
39 ve ena ve ben وَأَنَا -
40 evvelu evveliyim/öncüsüyüm أَوَّلُ اول
41 l-mu'minine müminlerin الْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Subhân

Kavram 7

7Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Yüce Allah'ın bir beşere kelam etmesi.

Kavram 369

36942:51 ayetinde Yüce Allah bir beşere doğrudan kelam etmesinin asla olmayacağını bildirmiştir. Kelam 3 yöntemle olur. Kişiye doğrudan vahiyle; Mûsâ'nın annesine yapılan vahiy.Bir perde arkasından;  ağaç yada ateş gibi ara bir madde/perde arkasından. Mûsâ'nın Tur dağında ateş üzerinden vahiy alması. Muhammed'in ise ağaç üzerinden vahiy alması. Şerefli bir elçi göndererek; evrenimizin bir üst boyutundan bulunan Cibrîl, Rakim yoldaşları gibi varlıklar Yüce Allah'ın vahyini beşere yine O'nun izniyle vahy ederler.

7. A'râf Suresi

Ayet 153

Arapça Metin (Harekeli)

1107|7|153|وَٱلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِهَا وَءَامَنُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

153. Vellezîne amilûs seyyiâti summe tâbû min ba’dihâ ve âmenû inne rabbeke min ba’dihâ le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) yaptılar kötülükler; sonra tevbe33 ettiler onun* ardından; ve iman47 ettiler; doğrusu (senin) Rabbin4 onun** ardından mutlak Gafûr20’dur; Rahîm2’dir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 amilu yaptılar عَمِلُوا عمل
3 s-seyyiati kötülükler السَّيِّئَاتِ سوا
4 summe sonra ثُمَّ -
5 tabu tevbe ettiler تَابُوا توب
6 min مِنْ -
7 bea'diha sonrasında onun بَعْدِهَا بعد
8 ve amenu ve iman ettiler وَامَنُوا امن
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
11 min مِنْ -
12 bea'diha sonrasında onun بَعْدِهَا بعد
13 legafurun mutlak Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
14 rahimun Rahîm’dir. رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Kötülüğün.**Tevbenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

9. Tevbe Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

1238|9|3|وَأَذَٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦٓ إِلَى ٱلنَّاسِ يَوْمَ ٱلْحَجِّ ٱلْأَكْبَرِ أَنَّ ٱللَّهَ بَرِىٓءٌ مِّنَ ٱلْمُشْرِكِينَ وَرَسُولُهُۥ فَإِن تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِى ٱللَّهِ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Latin Literal

3. Ve ezanun minallâhi ve resûlihî ilen nâsi yevmel haccıl ekberi ennallâhe berîun minel muşrikîne ve resûluh (resûluhu), fe in tubtum fe huve hayrun lekum, ve in tevelleytum fa’lemû ennekum gayru mu’cizîllâh (mu’cizîllâhi), ve beşşirillezîne keferû bi azâbin elîm(elîmin).

Türkçe Çeviri

Ve bir ezandır752 Allah’tan ve resûlünden700 insanlara en büyük hac327 günü ki Allah uzaktır müşriklerden36; ve resûlü (de); öyle ki eğer tevbe33 ettinizse; öyle ki o hayırlıdır sizlere; ve eğer döndünüzse öyle ki bilin ki sizler olamazsınız aciz bırakanlar Allah'ı; ve müjdele kâfirlik25 etmiş kimseleri elim/acıklı bir azapla.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ezanun ve ezandır وَأَذَانٌ اذن
2 mine مِنَ -
3 llahi Allah’tan اللَّهِ -
4 ve rasulihi ve resûlünden وَرَسُولِهِ رسل
5 ila إِلَى -
6 n-nasi insanlara النَّاسِ نوس
7 yevme günü يَوْمَ يوم
8 l-hacci hac الْحَجِّ حجج
9 l-ekberi en büyük الْأَكْبَرِ كبر
10 enne ki أَنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 beri'un uzaktır بَرِيءٌ برا
13 mine مِنَ -
14 l-muşrikine müşriklerden الْمُشْرِكِينَ شرك
15 ve rasuluhu ve resûlü O’nun وَرَسُولُهُ رسل
16 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
17 tubtum tevbe ettinizse تُبْتُمْ توب
18 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
19 hayrun daha hayırlıdır خَيْرٌ خير
20 lekum sizlere لَكُمْ -
21 vein ve eğer وَإِنْ -
22 tevelleytum döndünüzse تَوَلَّيْتُمْ ولي
23 fea'lemu öyle ki bilin فَاعْلَمُوا علم
24 ennekum ki sizler أَنَّكُمْ -
25 gayru olmazsınız غَيْرُ غير
26 mua'cizi aciz bırakanlar مُعْجِزِي عجز
27 llahi Allah'ı اللَّهِ -
28 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
29 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
30 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
31 biazabin bir azapla بِعَذَابٍ عذب
32 elimin elim/acıklı أَلِيمٍ الم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Müşrik

Kavram 36

36Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Hac

Kavram 327

327Kur'an ayetlerinin delillerle tartışıldığı, öğrenildiği; belirlenmiş bir mekanda ve zamanda gerçekleştirilen, önceden duyurusu yapılan toplanma, bir araya gelme; kongre.

Allah ve resûlü=Kur'an.

Kavram 700

700Yüce Allah'ın mesajı olan sadece Kur'an. Yüce Allah'la resûllerinin arası asla ayrılamaz. Muhammed resûl kendisine şerefli elçi aracılığıyla indirilen Yüce Allah'ın mesajını direkt olarak okumuştur. Resûl olarak okuduğu ayetler Yüce Allah'ı temsil ettiği için Allah ve resûlü denildiğinde sadece Kur'an anlarız. Kur'an'ın hükümleri anlarız.

Ezan

Kavram 752

752Anons, duyuru.

9. Tevbe Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

1240|9|5|فَإِذَا ٱنسَلَخَ ٱلْأَشْهُرُ ٱلْحُرُمُ فَٱقْتُلُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَٱحْصُرُوهُمْ وَٱقْعُدُوا۟ لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَخَلُّوا۟ سَبِيلَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

5. Fe izenselehal eşhurul hurumu faktulûl muşrikîne haysu vecedtumûhum ve huzûhum vahsurûhum vak’udû lehum kulle marsad (marsadin), fe in tâbû ve ekâmûs salâte ve âtûz zekâte fe hallû sebîlehum, innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki sonlandığı zaman haram aylar34; öyleyse katledin35 müşrikleri36 her nerede buldunuz onları; ve tutun/alın onları; ve kuşatın/sınırlayın onları; ve oturup bekleyin onları her bir rasat yerinde/gözlem yerinde; öyle ki eğer tevbe33 ettilerse; ve ikame572 ettilerse salâtı5; ve verdilerse zekâtı10; öyle ki serbest bırakın yollarını onların; doğrusu Allah Gafûr'dur20; Rahîm'dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>9:5.&nbsp;Haram aylar<sup>1</sup>&nbsp;çıktığı zaman, artık “o müşrikleri” nerede bulursanız öldürün<sup>2</sup>, onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip<sup>3</sup>, salâtı ikame eder<sup>4</sup>, zekâtı yaparlarsa<sup>5</sup>&nbsp;diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.1-&nbsp;Savaşmanın haram olduğu aylar. Bkz. 9:2.&nbsp;2-&nbsp;“Bulundukları yerde öldürülecek olanlar,” müşriklerin tamamı değil; “o müşrikler” denilerek, “belli olan, yanı antlaşmanın hükümlerine uymayan, antlaşmayı bozan müşriklerdir.”&nbsp;Bunlar aynı&nbsp;zamanda Müslümanların aleyhinde&nbsp;düşmanlarla&nbsp;iş&nbsp;birliği yapanlardır. Bir önceki ayette, bunların kimler oldukları&nbsp;bildirilmektedir. Bir sonraki ayette de korunma isteyen müşriklere, korunma sağlanması&nbsp;ve güven içinde istedikleri yere ulaştırılmaları&nbsp;istenmektedir.&nbsp;3-&nbsp;Savaşmaktan vazgeçerlerse.&nbsp;4-&nbsp;Samimi olarak pişman olup, size yardım ve dayanışma içinde olurlarsa. Salat sözcüğünün, namazın yanı sıra; dua, destek, din, yardımlaşma, dayanışma, davet, kulluk, itaat ve yaradılış amacına uygun hareket etmek gibi anlamları bulunmaktadır.&nbsp;5-&nbsp;Benliklerini kötülüklerden arındırıp samimi ve dürüst olurlarsa. Buradaki zekât&nbsp;sözcüğü,&nbsp;ekonomik yardımı değil, ikiyüzlülükten arınmış&nbsp;olmayı ifade etmektedir.9:5.&nbsp;So if the months the forbidden/sacred ended/passed , so fight/kill the sharers/takers of partners (with God) where/when you found them, and take/punish them and restrict/confine them and remain/be concerned and prepared/beset for them (in) every lookout/observatory , so if they repented, and kept up the prayers and gave/brought the charity/ purification , so free their way/path , that God (is) forgiving, merciful.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feiza öyle ki o zaman فَإِذَا -
2 nseleha sonlandığında انْسَلَخَ سلخ
3 l-eşhuru aylar الْأَشْهُرُ شهر
4 l-hurumu haram الْحُرُمُ حرم
5 fektulu öyle ki katledin فَاقْتُلُوا قتل
6 l-muşrikine müşrikleri الْمُشْرِكِينَ شرك
7 haysu her nerede حَيْثُ حيث
8 vecedtumuhum buldunuz onları وَجَدْتُمُوهُمْ وجد
9 ve huzuhum ve tutun/alın وَخُذُوهُمْ اخذ
10 vehsuruhum ve kuşatın/sınırlayın onları وَاحْصُرُوهُمْ حصر
11 vek'udu ve oturup bekleyin وَاقْعُدُوا قعد
12 lehum onları لَهُمْ -
13 kulle her bir كُلَّ كلل
14 mersadin rasat yerinde/gözlem yerinde مَرْصَدٍ رصد
15 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
16 tabu tevbe ettilerse تَابُوا توب
17 ve ekamu ve diktilerse/ayağa kaldırdılarsa وَأَقَامُوا قوم
18 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
19 ve atevu ve verdilerse وَاتَوُا اتي
20 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
21 fehallu öyle ki serbest bırakın فَخَلُّوا خلو
22 sebilehum yollarını onların سَبِيلَهُمْ سبل
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 llahe Allah اللَّهَ -
25 gafurun gafûrdur غَفُورٌ غفر
26 rahimun rahîmdir. رَحِيمٌ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Haram aylar

Kavram 34

34Kur'an'ın indiği dönemde o bölgede yaşayan insanların belirlemiş olduğu bir kural/antlaşma. Savaşmanın haram olduğu 4 ay.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Müşrik

Kavram 36

36Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

9. Tevbe Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

1246|9|11|فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَنُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Latin Literal

11. Fe in tâbû ve ekâmus salâte ve âtuz zekâte fe ıhvânukum fîd dîn (dîni), ve nufassılul âyâti li kavmin ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer tevbe33 ettilerse; ve ikame572 ettilerse salâtı154; ve verdilerse zekâtı10; öyle ki kardeşlerdir753 sizlere dinde*; ve detaylı açıklarız ayetleri454; bilir bir kavim/toplum için.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>9:11.&nbsp;Eğer tevbe eder, “salâtı ikame eder<sup>1</sup>&nbsp;ve zekâtı yaparlarsa”<sup>1</sup>, onlar artık dinde sizinkardeşlerinizdir. Biz, âyetleri, bilen bir kavim için böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.1-&nbsp;Namazı kılın, zekâtı verin” şeklinde anlam verilen bu terkipteki “vermek” sözcüğünün kök harfleri&nbsp;أَتي&nbsp;(Elif-Te-Ye)&nbsp;olup, 549 yerde geçmektedir. Ve sözcük, ağırlıklı olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: Yapmak, getirmek ve vermek.&nbsp;(اتى)&nbsp;Âta,&nbsp;vermek,&nbsp;(أَتَى)&nbsp;Eta&nbsp;yapmak&nbsp;anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu terkipte, “vermek” anlamına gelen “Âtû” yer alsa da&nbsp;(اتى)&nbsp;âtû sözcüğüne, “yapmak” anlamının verilmesi de mümkündür. Zira arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan “zekât”, verilen bir şey değil, “yapılan” bir şeydir.&nbsp;Kur’an, zekât sözcüğünü “arınmak” anlamında kullanmaktadır.&nbsp;(Örneğin 19:13.)&nbsp;Zekât, mali yardım değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Mali yardım sadakadır. Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.&nbsp;Bu terkip: İbadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah’a yönelmeyi, kulluğu, duayı ve ibadeti, “şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak” demektir.9:11.&nbsp;So if they repented and kept up the prayers and gave/brought the charity/purification , so (they are) your brothers in the religion, and We detail/explain the verses/evidences to a nation knowing.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 tabu tevbe ettilerse تَابُوا توب
3 ve ekamu ve diktilerse/ayağa kaldırdılarsa وَأَقَامُوا قوم
4 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
5 ve atevu ve verdilerse وَاتَوُا اتي
6 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
7 feihvanukum öyle ki kardeşlerdir sizlere فَإِخْوَانُكُمْ اخو
8 fi فِي -
9 d-dini dinde الدِّينِ دين
10 ve nufessilu ve detaylı açıklarız وَنُفَصِّلُ فصل
11 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
12 likavmin bir kavim için لِقَوْمٍ قوم
13 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*İslam'da. Sadece kutsal kitaplar, sadece Kur'an diyen dinde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Savaş esirlerinin salâtı

Kavram 154

154Toplumunu yöneldiği, takip ettiği amaç ve hedeflere salât etme. Salâtlarını bilmiş olan göçmen kuşlar gibi toplumla aynı istikamete doğru uçma.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

Din kardeşliği.

Kavram 753

753Biyolojik kardeşlikten mutlak olarak farklı bir kavramdır. Yüce Allah aileye dahil edilen yetimleri kardeşler olarak nitelemekte ve bu kimselerle nikâhlanmayı yasaklamaktadır. Yetim aileye karışmışsa o yetim ailenin kardeşi olur. Ancak Yüce Allah bazı ayetlerde din kardeşliğine vurgu yapmaktadır. Bu da mutlak ki bizlerin ayetleri takip edebilmemiz için işaretlerdir. Din kardeşliği din konusunda kardeş olmak, aile olmaktır.  

9. Tevbe Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

1250|9|15|وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْ وَيَتُوبُ ٱللَّهُ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Latin Literal

15. Ve yuzhib gayza kulûbihim, ve yetûbullâhu alâ men yeşâ’u, vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Ve giderir onların* kalplerinin kızgınlığını; ve tevbe33 eder Allah dilediği kişiye karşı; ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yuzhib ve giderir وَيُذْهِبْ ذهب
2 gayze kızgınlığını غَيْظَ غيظ
3 kulubihim kalplerinin onların قُلُوبِهِمْ قلب
4 ve yetubu ve tevbe eder وَيَتُوبُ توب
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 ala karşı عَلَىٰ -
7 men kişiye مَنْ -
8 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
9 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
10 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
11 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Yeminlerini bozan, resûlü diyarından çıkarmak için ilk savaşı başlatan müşriklerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

9. Tevbe Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

1262|9|27|ثُمَّ يَتُوبُ ٱللَّهُ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

27. Summe yetûbullâhu min ba’di zâlike alâ men yeşâ’u, vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Sonra tevbe33 eder Allah sonrasında bunun dilediği kimseye karşı; ve Allah bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 yetubu tevbe eder يَتُوبُ توب
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 min مِنْ -
5 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
6 zalike bunun ذَٰلِكَ -
7 ala karşı عَلَىٰ -
8 men kimseye مَنْ -
9 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
10 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
11 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
12 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

9. Tevbe Suresi

Ayet 74

Arapça Metin (Harekeli)

1309|9|74|يَحْلِفُونَ بِٱللَّهِ مَا قَالُوا۟ وَلَقَدْ قَالُوا۟ كَلِمَةَ ٱلْكُفْرِ وَكَفَرُوا۟ بَعْدَ إِسْلَٰمِهِمْ وَهَمُّوا۟ بِمَا لَمْ يَنَالُوا۟ وَمَا نَقَمُوٓا۟ إِلَّآ أَنْ أَغْنَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ مِن فَضْلِهِۦ فَإِن يَتُوبُوا۟ يَكُ خَيْرًا لَّهُمْ وَإِن يَتَوَلَّوْا۟ يُعَذِّبْهُمُ ٱللَّهُ عَذَابًا أَلِيمًا فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ وَمَا لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

Latin Literal

74. Yahlifûne billâhi mâ kâlû, ve lekad kâlû kelimetel kufri ve keferû ba’de islâmihim ve hemmû bi mâ lem yenâlû, ve mâ nekamû illâ en egnâhumullâhu ve resûluhu min fadlih(fadlihi), fe in yetûbû yeku hayren lehum, ve in yetevellev yuazzibhumullâhu azâben elîmen fid dunyâ vel âhıreh(âhıreti), ve mâ lehum fîl ardı min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).

Türkçe Çeviri

Ant içerler Allah'a, demiş değillerdir (diye); ve muhakkak dediler küfür422 kelimesini/söylemini; ve kâfirlik25 ettiler İslam’ları218 sonrasında; ve yeltendiler asla nail* olamaz olduklarına; değillerdi öç alırlar dışında ki ganileştirir** onları Allah ve resûlü700 fazlından202; öyle ki eğer tevbe33 ederlerse olur onlara hayır; ve eğer dönerlerse azap eder onlara Allah elim/acıklı bir azapla dünyada ve ahirette; ve olmaz onlara yerde hiçbir bir veli28 ve ne de bir yardım eden.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yehlifune ant içerler يَحْلِفُونَ حلف
2 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
3 ma değildir مَا -
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 velekad ve muhakkak وَلَقَدْ -
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 kelimete kelime/söylem كَلِمَةَ كلم
8 l-kufri küfür الْكُفْرِ كفر
9 ve keferu ve kâfirlik ettiler وَكَفَرُوا كفر
10 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
11 islamihim İslam’ları إِسْلَامِهِمْ سلم
12 ve hemmu ve yeltendiler وَهَمُّوا همم
13 bima بِمَا -
14 lem asla لَمْ -
15 yenalu nail olamaz olduklarına يَنَالُوا نيل
16 ve ma değillerdi وَمَا -
17 nekamu öç almış نَقَمُوا نقم
18 illa dışında إِلَّا -
19 en ki أَنْ -
20 egnahumu ganileştirir onları أَغْنَاهُمُ غني
21 llahu Allah اللَّهُ -
22 ve rasuluhu ve resûlü وَرَسُولُهُ رسل
23 min مِنْ -
24 fedlihi fazlından فَضْلِهِ فضل
25 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
26 yetubu tevbe ederlerse يَتُوبُوا توب
27 yeku olur يَكُ كون
28 hayran hayır خَيْرًا خير
29 lehum onlara لَهُمْ -
30 ve in ve eğer وَإِنْ -
31 yetevellev dönerlerse يَتَوَلَّوْا ولي
32 yuazzibhumu azap eder onlara يُعَذِّبْهُمُ عذب
33 llahu Allah اللَّهُ -
34 azaben bir azapla عَذَابًا عذب
35 elimen elim/acıklı أَلِيمًا الم
36 fi فِي -
37 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
38 vel'ahirati ve ahirette وَالْاخِرَةِ اخر
39 ve ma ve olmaz وَمَا -
40 lehum onlara لَهُمْ -
41 fi فِي -
42 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
43 min hiçbir مِنْ -
44 veliyyin bir veli وَلِيٍّ ولي
45 ve la ve ne de وَلَا -
46 nesirin bir yardım eden نَصِيرٍ نصر

Notlar

Not 1

*Ulaşır, elde eder.**Zenginleştirir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

İslam, islam

Kavram 218

218Yüce Allah'ın biricik ve tek dini. Ahirette kabul edilecek tek din. İslam teslimiyet demektir; Yüce Allah ile insanın arasında yapılmış olan mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye teslim olmak, uymaktır demektir. Antlaşmayı bozmamaktır. Kutsal kitaplar bizlere işte bu antlaşmayı hatırlatır. Kısacası İslam sadece Kur'an demektir. Günümüzde milyarlarca insan kendisini müslüman sanmakta ve İslam dininde olduklarını, islam olduklarını iddia etmektedirler. Oysa büyük bir yanılgı içindedirler. Kur'an'la yakından uzaktan ilgisi olmayan, tamamı zan olan söyletilerle/hadislerle uydurulmuş bir din asla ama asla Yüce Allah'ın İslam dini değildir. İslam girmek için ilk şart söylentileri/hadisleri terk etmek ve sadece Kur'an'a tabi olmaktır.     

Küfür

Kavram 422

422Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.  

Allah ve resûlü=Kur'an.

Kavram 700

700Yüce Allah'ın mesajı olan sadece Kur'an. Yüce Allah'la resûllerinin arası asla ayrılamaz. Muhammed resûl kendisine şerefli elçi aracılığıyla indirilen Yüce Allah'ın mesajını direkt olarak okumuştur. Resûl olarak okuduğu ayetler Yüce Allah'ı temsil ettiği için Allah ve resûlü denildiğinde sadece Kur'an anlarız. Kur'an'ın hükümleri anlarız.

9. Tevbe Suresi

Ayet 104

Arapça Metin (Harekeli)

1339|9|104|أَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ يَقْبَلُ ٱلتَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِۦ وَيَأْخُذُ ٱلصَّدَقَٰتِ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

104. E lem ya’lemû ennallâhe huve yakbelut tevbete an ibâdihî ve ye’huzus sadakâti ve ennallâhe huvet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Hiç bilmezler mi ki Allah; O; kabul eder tevbeyi33 kullarından; ve edinir/tutar* sadakaları342; ve ki Allah; O; Tevvâb’tır191; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 yea'lemu bilmezler mi يَعْلَمُوا علم
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 huve O هُوَ -
6 yekbelu kabul eder يَقْبَلُ قبل
7 t-tevbete tevbeyi التَّوْبَةَ توب
8 an عَنْ -
9 ibadihi kullarından عِبَادِهِ عبد
10 ve ye'huzu ve edinir/tutar وَيَأْخُذُ اخذ
11 s-sadekati sadakaları الصَّدَقَاتِ صدق
12 ve enne ve ki وَأَنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 huve O هُوَ -
15 t-tevvabu Tevvâb’tır التَّوَّابُ توب
16 r-rahimu Rahîm’dir الرَّحِيمُ رحم

Notlar

Not 1

*Sadakalar Yüce Allah'ın rızası için verilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Tevvâb

Kavram 191

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Sadaka nedir?

Kavram 342

342Kur’an’da 3 tip sadaka vardır. Bunlar;1-Sadaka-1: Kamu yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türü.Kamu yönetimini 9:60 ayetinde Rabbimiz tarafından zikredilen gruplar için topladığı özel bir kamu vergisi (9:103, 9:58 ve 9:60). 2-Sadaka-2: Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce vermesi gereken sadaka vergisi (Kamu harcı).58:12 ayeti; bu fonda toplanan harç vergileri Sadaka-1 fonuna aktarılır.3-Sadaka-3: Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi.Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)Detaylı bilgi için;Sadaka nedir?

9. Tevbe Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

1341|9|106|وَءَاخَرُونَ مُرْجَوْنَ لِأَمْرِ ٱللَّهِ إِمَّا يُعَذِّبُهُمْ وَإِمَّا يَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Latin Literal

106. Ve âharûne murcevne li emrillâhi immâ yuazzibuhum ve immâ yetûbu aleyhim, vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Ve diğerleri bekletilenlerdir* Allah'ın emrine; ya azap eder** onlara; ve ya da tevbe33 eder üzerlerine; ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aharune ve diğerleri وَاخَرُونَ اخر
2 murcevne bekletilenlerdir مُرْجَوْنَ رجو
3 liemri emrine لِأَمْرِ امر
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 imma ya إِمَّا -
6 yuazzibuhum azap eder onlara يُعَذِّبُهُمْ عذب
7 veimma ve ya da وَإِمَّا -
8 yetubu tevbe eder يَتُوبُ توب
9 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
10 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
11 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
12 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Umutla, beklentiyle.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

9. Tevbe Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

1347|9|112|ٱلتَّٰٓئِبُونَ ٱلْعَٰبِدُونَ ٱلْحَٰمِدُونَ ٱلسَّٰٓئِحُونَ ٱلرَّٰكِعُونَ ٱلسَّٰجِدُونَ ٱلْءَامِرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱلنَّاهُونَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱلْحَٰفِظُونَ لِحُدُودِ ٱللَّهِ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

112. Ettâibûnel âbidûnel hâmidûnes sâihûner râkiûnes sâcidûnel âmirûne bil ma’rûfi ven nâhûne anil munkeri vel hâfizûne li hudûdillâh (hudûdillâhi), ve beşşiril mu’minîn (mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Tevbe33 edenlerdir; kulluk edenlerdir; hamd3 edenlerdir; seyahat edenlerdir*; rükû11 edenlerdir; secde12 edenlerdir; emredenlerdir marufla291; ve engelleyenlerdir/yasaklayanlardır münkeri82; ve koruyanlardır Allah'ın hudutlarını; ve müjdele müminleri27.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>9:112.&nbsp;Tevbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler<sup>1</sup>, seyahat edenler<sup>2</sup>, rukû edenler<sup>3</sup>, secde edenler<sup>4</sup>, mar’ûf olanı yapıp, münker olana engel olanlar;<sup>5</sup>&nbsp;Allah’ın hudutlarını koruyanlardır. Mü’minleri müjdele.1-&nbsp;Övgüyü, yalnızca Allah’a özgü kılanlar.&nbsp;2-&nbsp;Yol birlikteliği yapanlar. Allah’ın dinine hizmet için sefere çıkanlar.&nbsp;3-&nbsp;Allah’a bağlılığı ortaya koyanlar, buyruklarına içtenlikle teslim olanlar.&nbsp;4-&nbsp;Saygı gösterip, değerini takdir edenler, O’nun emirlerine içtenlikle boyun eğenler.&nbsp;5-&nbsp;Bkz. 9:71 Ayetin dipnotu.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 et-taibune tevbe edenler التَّائِبُونَ توب
2 l-aabidune kulluk edenler الْعَابِدُونَ عبد
3 l-hamidune hamd edenler الْحَامِدُونَ حمد
4 s-saihune seyahat edenler (Allah için) السَّائِحُونَ سيح
5 r-rakiune rükû edenler الرَّاكِعُونَ ركع
6 s-sacidune secde edenler السَّاجِدُونَ سجد
7 l-amirune emredenler الْامِرُونَ امر
8 bil-mea'rufi evrensel kabul edilmişle بِالْمَعْرُوفِ عرف
9 ve nnahune ve engelleyenler/yasaklayanlar وَالنَّاهُونَ نهي
10 ani عَنِ -
11 l-munkeri iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten الْمُنْكَرِ نكر
12 velhafizune ve koruyanlar وَالْحَافِظُونَ حفظ
13 lihududi hudutlarını لِحُدُودِ حدد
14 llahi Allah'ın اللَّهِ -
15 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
16 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın yolunda.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

insanın secdesi

Kavram 12

12Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Münker

Kavram 82

82İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

maruf

Kavram 291

291Evrensel kabuller, evrenin işleyişine uygun davranışlar, normlar.

9. Tevbe Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

1352|9|117|لَّقَد تَّابَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلنَّبِىِّ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ وَٱلْأَنصَارِ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوهُ فِى سَاعَةِ ٱلْعُسْرَةِ مِنۢ بَعْدِ مَا كَادَ يَزِيغُ قُلُوبُ فَرِيقٍ مِّنْهُمْ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ إِنَّهُۥ بِهِمْ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

117. Lekad tâballâhu alen nebiyyi vel muhâcirîne vel ensârillezînet tebeûhu fî sâatil usreti min ba’di mâ kâde yezîgu kulûbu ferîkın minhum summe tâbe aleyhim, innehu bihim raûfun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ant olsun tevbe33 etti Allah nebiye780 karşı; ve muhâcirlere716; ve ensâra776; kimselere (ki) tabi oldular ona* zor/çetin sâatte662; neredeyse eğilmesi sonrasında onlardan bir fırkanın** kalplerin; sonra tevbe33 etti*** üzerlerine; doğrusu O*** onlara bir Raûf’tur15; bir Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 tabe tevbe etti تَابَ توب
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 ala karşı عَلَى -
5 n-nebiyyi nebiye النَّبِيِّ نبا
6 velmuhacirine ve muhacirlere وَالْمُهَاجِرِينَ هجر
7 vel'ensari ve ensara وَالْأَنْصَارِ نصر
8 ellezine kimselere الَّذِينَ -
9 ttebeuhu tabi oldular ona اتَّبَعُوهُ تبع
10 fi فِي -
11 saati saatinde سَاعَةِ سوع
12 l-usrati zor/çetin الْعُسْرَةِ عسر
13 min مِنْ -
14 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
15 ma مَا -
16 kade neredeyse كَادَ كود
17 yezigu eğildi يَزِيغُ زيغ
18 kulubu kalpleri قُلُوبُ قلب
19 ferikin bir fırkanın فَرِيقٍ فرق
20 minhum onlardan مِنْهُمْ -
21 summe sonra ثُمَّ -
22 tabe tevbe etti تَابَ توب
23 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
24 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
25 bihim onlara بِهِمْ -
26 ra'ufun bir Rauf’tur رَءُوفٌ راف
27 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed'e.**Grubun.***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Raûf

Kavram 15

15Şefkatli/kibar.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Sâat

Kavram 662

662An, bir zaman periyodu.

Muhâcir.

Kavram 716

716Diyarlarından zorla çıkarılmış  kimseler.  

Ensâr

Kavram 776

776Yapışan, sponsor olan arkadaş. Bir şeye taraftar gibi bağlanan. 

Yüce Allah'ın nebi Muhammed'e tevbe etmesi.

Kavram 780

780Tevbe kelimesi vazgeçmek, dönmek demektir. 9:117 ayetinde Yüce Allah açık ve net olarak nebi Muhammed'e karşı tevbe ettiğini bildirmiştir. Yüce Allah nebiye tevbe ettiğine göre mutlak ki nebi tevbe gerektirecek bir durum içinde olmalıdır. Anlarız ki nebi de bir beşerdir ve günah işlemekten münezzeh değildir.

9. Tevbe Suresi

Ayet 118

Arapça Metin (Harekeli)

1353|9|118|وَعَلَى ٱلثَّلَٰثَةِ ٱلَّذِينَ خُلِّفُوا۟ حَتَّىٰٓ إِذَا ضَاقَتْ عَلَيْهِمُ ٱلْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ أَنفُسُهُمْ وَظَنُّوٓا۟ أَن لَّا مَلْجَأَ مِنَ ٱللَّهِ إِلَّآ إِلَيْهِ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

118. Ve ales selâsetillezîne hullifû, hattâ izâ dâkat aleyhimul ardu bimâ rehubet ve dâkat aleyhim enfusuhum ve zannû en lâ melcee minallâhi illâ ileyh(ileyhi), summe tâbe aleyhim li yetûbû, innallâhe huvet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Ve geri bırakılmış üç kimseye karşı (da); ta ki dar geldiği zaman üzerlerine yer (tüm) genişlemişliğiyle*; ve dar geldi üzerlerine kendi nefisleri201; ve zannettiler** ki olmaz bir iltica*** Allah’tan**** ancak O’nadır*****; sonra tevbe33 etti****** üzerlerine tevbe33 etmeleri için; doğrusu Allah; O Tevvâb’dır191; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ala ve karşı وَعَلَى -
2 s-selaseti üç الثَّلَاثَةِ ثلث
3 ellezine kimse الَّذِينَ -
4 hullifu geri bırakılmış خُلِّفُوا خلف
5 hatta ta ki حَتَّىٰ -
6 iza إِذَا -
7 dakat dar geldiği zaman ضَاقَتْ ضيق
8 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
9 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
10 bima بِمَا -
11 rahubet (tüm) genişlemişliğiyle رَحُبَتْ رحب
12 ve dakat ve dar geldi وَضَاقَتْ ضيق
13 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
14 enfusuhum kendi nefisleri أَنْفُسُهُمْ نفس
15 ve zennu ve zannettiler وَظَنُّوا ظنن
16 en ki أَنْ -
17 la olmaz لَا -
18 melcee bir iltica مَلْجَأَ لجا
19 mine مِنَ -
20 llahi Allah’tan اللَّهِ -
21 illa dışında إِلَّا -
22 ileyhi O’na إِلَيْهِ -
23 summe sonra ثُمَّ -
24 tabe tevbe etti تَابَ توب
25 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
26 liyetubu tevbe etmeleri için لِيَتُوبُوا توب
27 inne doğrusu إِنَّ -
28 llahe Allah اللَّهَ -
29 huve O هُوَ -
30 t-tevvabu Tevvâb’dır التَّوَّابُ توب
31 r-rahimu Rahîm’dir الرَّحِيمُ رحم

Notlar

Not 1

*Yer.**Varsayım yaptılar. ***Sığınak.****Allah'tan gelen.*****Allah sadece kendisine iltica ettirir; sığındırır. Sığınma ancak Allah'adır.*****Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Tevvâb

Kavram 191

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

9. Tevbe Suresi

Ayet 126

Arapça Metin (Harekeli)

1361|9|126|أَوَلَا يَرَوْنَ أَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ فِى كُلِّ عَامٍ مَّرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ

Latin Literal

126. E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merreten ev merreteyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve görmezler mi ki onlar fitnelendirilir610 her bir yılda bir kere ya da iki kere; sonra tevbe33 etmezler; ve ne de onlar zikrederler78.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evela ve أَوَلَا -
2 yeravne görmezler mi يَرَوْنَ راي
3 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
4 yuftenune fitnelendirilir يُفْتَنُونَ فتن
5 fi فِي -
6 kulli her كُلِّ كلل
7 aamin bir yılda عَامٍ عوم
8 merraten bir kez مَرَّةً مرر
9 ev ya da أَوْ -
10 merrateyni iki kez مَرَّتَيْنِ مرر
11 summe sonra ثُمَّ -
12 la لَا -
13 yetubune tevbe etmezler يَتُوبُونَ توب
14 ve la ve ne de وَلَا -
15 hum onlar هُمْ -
16 yezzekkerune zikrederler يَذَّكَّرُونَ ذكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Fitne.

Kavram 610

610Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

11. Hûd Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

1474|11|3|وَأَنِ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُم مَّتَٰعًا حَسَنًا إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِى فَضْلٍ فَضْلَهُۥ وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ

Latin Literal

3. Ve enistagfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yumetti’kum metâan hasenen ilâ ecelin musemmen ve yu’ti kulle zî fadlin fadleh(fadlehu), ve in tevellev fe innî ehâfu aleykum azâbe yevmin kebîr(kebîrin).

Türkçe Çeviri

Ve ki istiğfar396 dileyin Rabbinizden4; sonra tevbe33 edin O'na; metalandırır54 sizleri güzel bir meta54 (-yla) belirli bir ecele kadar; ve verir her bir fazl202 sahibine fazlını202 onun; ve eğer yüz çevirirseniz; öyle ki ben* korkarım üzerinize (olan) büyük bir günün azabına (karşı).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eni ve ki وَأَنِ -
2 stegfiru istiğfar isteyin اسْتَغْفِرُوا غفر
3 rabbekum Rabbinizden رَبَّكُمْ ربب
4 summe sonra ثُمَّ -
5 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
6 ileyhi O'na إِلَيْهِ -
7 yumettia'kum metalandırır sizleri يُمَتِّعْكُمْ متع
8 metaan bir meta (-yla) مَتَاعًا متع
9 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
10 ila kadar إِلَىٰ -
11 ecelin bir ecel أَجَلٍ اجل
12 musemmen bir belirli مُسَمًّى سمو
13 ve yu'ti ve verir وَيُؤْتِ اتي
14 kulle her bir كُلَّ كلل
15 zi sahibine ذِي -
16 fedlin fazl فَضْلٍ فضل
17 fedlehu fazlını onun فَضْلَهُ فضل
18 vein ve eğer وَإِنْ -
19 tevellev yüz çevirirseniz تَوَلَّوْا ولي
20 feinni öyle ki ben فَإِنِّي -
21 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
22 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
23 azabe azabına (karşı) عَذَابَ عذب
24 yevmin bir günün يَوْمٍ يوم
25 kebirin büyük كَبِيرٍ كبر

Notlar

Not 1

*Cibrîl.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Meta

Kavram 54

54Sermaye. Yararlanma.

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

istiğfar

Kavram 396

396Mağfiret dilemek, suçlarının bağışlanmasını dilemek.

11. Hûd Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

1523|11|52|وَيَٰقَوْمِ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً إِلَىٰ قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا۟ مُجْرِمِينَ

Latin Literal

52. Ve yâ kavmistagfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yursilis semâe aleykum midrâran ve yezidkum kuvveten ilâ kuvvetikum ve lâ tetevellev mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Ve ey kavmim/toplumum! Mağfiret319 dileyin Rabbinize4; sonra tevbe33 edin O'na doğru; göndersin gökten180 üzerinize bolca yağmur*; ve ziyade etsin sizlere bir kuvveti kuvvetinize doğru; yüz çevirmeyin mücrim674 (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ya kavmi ve ey kavmim/toplumum وَيَا قَوْمِ قوم
2 stegfiru mağfiret dileyin اسْتَغْفِرُوا غفر
3 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
4 summe sonra ثُمَّ -
5 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
6 ileyhi O'na doğru إِلَيْهِ -
7 yursili göndersin يُرْسِلِ رسل
8 s-semae gökten السَّمَاءَ سمو
9 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
10 midraran bolca yağmur مِدْرَارًا درر
11 ve yezidkum ve ziyade etsin sizlere وَيَزِدْكُمْ زيد
12 kuvveten bir kuvveti قُوَّةً قوي
13 ila doğru إِلَىٰ -
14 kuvvetikum kuvvetinize قُوَّتِكُمْ قوي
15 ve la وَلَا -
16 tetevellev yüz çevirmeyin تَتَوَلَّوْا ولي
17 mucrimine mücrimin مُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Bol akan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

11. Hûd Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1532|11|61|وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَٰلِحًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ هُوَ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَٱسْتَعْمَرَكُمْ فِيهَا فَٱسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّى قَرِيبٌ مُّجِيبٌ

Latin Literal

61. Ve ilâ semûde ehâhum sâlihâ(sâlihan), kâle yâ kavmi’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruh(gayruhu), huve enşeekum minel ardı vesta’merekum fîhâ festâgfirûhu summe tûbû ileyh(ileyhi), inne rabbî karîbun mucîb(mucîbun).

Türkçe Çeviri

Ve Semûd'adır kardeşleri Sâlih; dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh74 O'ndan başka; O (ki) inşa etti sizleri yerden**; ve yaşam oluşturdu orada***; öyle ki mağfiret319 dileyin; sonra tevbe33 edin O'na; doğrusu Rabbim4 bir yakındır cevaplayana****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ila ve وَإِلَىٰ -
2 semude Semûd’adır ثَمُودَ -
3 ehahum kardeşleri أَخَاهُمْ اخو
4 salihen Sâlih صَالِحًا صلح
5 kale dedi قَالَ قول
6 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
7 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
8 llahe Allah'a اللَّهَ -
9 ma yoktur مَا -
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 min hiçbir مِنْ -
12 ilahin ilâh إِلَٰهٍ اله
13 gayruhu O'ndan başka غَيْرُهُ غير
14 huve O (ki) هُوَ -
15 enşeekum inşa etti sizleri أَنْشَأَكُمْ نشا
16 mine مِنَ -
17 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
18 vestea'merakum ve yaşam oluşturdu sizlere وَاسْتَعْمَرَكُمْ عمر
19 fiha orada فِيهَا -
20 festegfiruhu öyle ki mağfiret dileyin O’na فَاسْتَغْفِرُوهُ غفر
21 summe sonra ثُمَّ -
22 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
23 ileyhi O’na إِلَيْهِ -
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
26 karibun bir yakındır قَرِيبٌ قرب
27 mucibun cevaplayana مُجِيبٌ جوب

Notlar

Not 1

*Sâlih.**Yeryüzünden.***Yerde.****Rablerinin çağrısına cevap verene yakındır. Tek tanrıcılara yakındır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

11. Hûd Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

1561|11|90|وَٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّى رَحِيمٌ وَدُودٌ

Latin Literal

90. Vestagfirû rabbekum summe tûbû ileyh(ileyhi), inne rabbî rahîmun vedûd(vedûdun).

Türkçe Çeviri

Ve mağfiret319 dileyin Rabbinizden4; sonra tevbe33 edin O'na ki benim Rabbim4 bir Rahîm’dir2; bir Vedûd’tur848.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Vedûd

Kavram 848

848Seven, sevgi dolu, sevecen, dost, arzulayan, isteyen, dostane, arkadaşça.

13. Ra'd Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

1735|13|30|كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ

Latin Literal

30. Kezâlike erselnâke fî ummetin kad halet min kablihâ umemun li tetluve aleyhimullezî evhaynâ ileyke ve hum yekfurûne bir rahmân(rahmâni), kul huve rabbî lâ ilâhe illâ hû(hûve), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metâb(metâbi).

Türkçe Çeviri

İşte böyledir; gönderdik seni* bir ümmete305; muhakkak gelip geçti ondan** önce ümmetler305; tilâvet874 etmen için onlara vahyettiğimizi603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik25 ederler Rahmân'a1; de ki: "O*** (ki) Rabbimdir4; yoktur ilâh74 O’nun**** dışında; O'na****** tevekkül79 ettim; ve O'nadır***** tevbem33."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 erselnake gönderdik seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
3 fi فِي -
4 ummetin bir ümmete أُمَّةٍ امم
5 kad muhakkak قَدْ -
6 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kabliha ondan önce قَبْلِهَا قبل
9 umemun ümmetler أُمَمٌ امم
10 litetluve tilavet etmen için لِتَتْلُوَ تلو
11 aleyhimu onlara عَلَيْهِمُ -
12 llezi şeyleri الَّذِي -
13 evhayna vahyettiğimiz أَوْحَيْنَا وحي
14 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 yekfurune kâfirlik ederler يَكْفُرُونَ كفر
17 bir-rahmani Rahmân'a بِالرَّحْمَٰنِ رحم
18 kul de ki قُلْ قول
19 huve O هُوَ -
20 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
21 la yoktur لَا -
22 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
23 illa dışında إِلَّا -
24 huve O’nun هُوَ -
25 aleyhi O'na عَلَيْهِ -
26 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
27 ve ileyhi ve O'nadır وَإِلَيْهِ -
28 metabi tevbem مَتَابِ توب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Ümmetten.***Allah.****Allah'ın.*****Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân

Kavram 1

1En yüce merhametli.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

16. Nahl Suresi

Ayet 119

Arapça Metin (Harekeli)

2018|16|119|ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

119. Summe inne rabbeke lillezîne amilûs sûe bi cehâletin summe tâbû min ba’di zâlike ve aslahû inne rabbeke min ba’dihâ le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Sonra* doğrusu (senin) Rabbin4 cehaletle489 kötülük yapmış kimselere (ki) sonra tevbe33 ettiler ardından bunun; ve ıslah316 oldular; doğrusu (senin) Rabbin4 sonrasında onun** mutlak Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
4 lillezine kimselere (ki) لِلَّذِينَ -
5 amilu yaptılar عَمِلُوا عمل
6 s-su'e kötülük السُّوءَ سوا
7 bicehaletin bir cehaletle بِجَهَالَةٍ جهل
8 summe sonra ثُمَّ -
9 tabu tevbe ettiler تَابُوا توب
10 min مِنْ -
11 bea'di ardından بَعْدِ بعد
12 zalike bunun ذَٰلِكَ -
13 ve eslehu ve ıslah oldular وَأَصْلَحُوا صلح
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
16 min مِنْ -
17 bea'diha sonrasında onun بَعْدِهَا بعد
18 legafurun mutlak Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
19 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Çok önemlidir! Bir önceki ayette kendi nefislerine zulmeden yani Yüce Allah'a şirk koşmuş kimseler ("Dilleriyle şu bir haramdır; şu bir helaldir" diyenler) zikredilmiştir. Bu kimseler eğer ölmeden önce tevbe edip şirkten vazgeçerlerse, düzelirlerse (ıslah olmak), tekrar geriye dönmezlerse Rabbimiz bu kimselere Gafûr ve Rahîm sıfatlarını Subhân sıfatıyla yürürlüğe koyacaktır. Cahillikle yaptıkları kötülükleri örtecektir.  **Islah olma. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

Cahil

Kavram 489

489Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

17. İsrâ Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

2052|17|25|رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِى نُفُوسِكُمْ إِن تَكُونُوا۟ صَٰلِحِينَ فَإِنَّهُۥ كَانَ لِلْأَوَّٰبِينَ غَفُورًا

Latin Literal

25. Rabbukum a’lemu bi mâ fî nufûsikum, in tekûnû sâlihîne fe innehu kâne lil evvâbîne gafûrâ(gafûren).

Türkçe Çeviri

Rabbiniz4 daha iyi bilendir nefislerinizdekini201; eğer olursanız sâlihler217*; öyle ki doğrusu O* oldu tevbe33 edenlere bir Gafûr20.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
2 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
3 bima بِمَا -
4 fi فِي -
5 nufusikum nefislerinizdekin نُفُوسِكُمْ نفس
6 in eğer إِنْ -
7 tekunu olursanız تَكُونُوا كون
8 salihine salihler صَالِحِينَ صلح
9 feinnehu öyle ki doğrusu O فَإِنَّهُ -
10 kane oldu كَانَ كون
11 lilevvabine tevbe edenlere لِلْأَوَّابِينَ اوب
12 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر

Notlar

Not 1

*Allah.**Öncelikli şart sâlihlerden olmaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Sâlihler

Kavram 217

217Düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler yapanlar.

19. Meryem Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

2308|19|60|إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔا

Latin Literal

60. İllâ men tâbe ve âmene ve amile sâlihan fe ulâike yedhulûnel cennete ve lâ yuzlemûne şey’â(şey’en).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler (ki) tevbe33 ettiler; ve iman ettiler47; ve yaptılar bir sâlih777; öyle ki işte bunlar; girerler cennete970 ve zulmedilmezler257 bir şey.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimseler مَنْ -
3 tabe tevbe ettiler تَابَ توب
4 ve amene ve iman ettiler وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptılar وَعَمِلَ عمل
6 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
7 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
8 yedhulune girerler يَدْخُلُونَ دخل
9 l-cennete cennete الْجَنَّةَ جنن
10 ve la ve وَلَا -
11 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم
12 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Cennetler

Kavram 970

970Şu anda içinde bulunduğumuz evrenimize benzer evrenler. Şerefli Kur'an'a göre içinde bulunduğumuz evrenin kumaşı yırtılacak ve yırtıklar ışık hızında evrenin her yerine ulaşacaktır. Genişleyemeyen evren yerçekimiyle dev bir karadeliğe çökecektir. Daha sonra tekillik hali olan ilk yaratılışa iade edilecektir. Bu tekillik enerjisinden tekrar büyük patlamayla yeni evrenler yaratılacaktır. Bu evrenlerden bir tanesi ahiret evreni olacak ve Rabbimiz bizleri burada yargılayacaktır. Yargılaması iyi bir hesapla sonlananlar cennet evrenlerine yükseltileceklerdir. Rabbimiz cehennem kelimesini tekil olarak bildirmesine rağmen cennetin cennetler olarak çoğul şekilde bildirilmesi bizlere 3 veya daha fazla evrenin cennetler olarak düzenleneceğini işaret eder. Şerefli Kur'an'dan cennetlerin asla yok olmayacağının işaretlerini görürüz.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

2428|20|82|وَإِنِّى لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ

Latin Literal

82. Ve innî le gaffârun li men tâbe ve âmene ve amile sâlihan summehtedâ.

Türkçe Çeviri

Ve doğrusu ben* mutlak bir mağfiret319 edenim kimseye (ki) tevbe33 etti ve iman47 etti ve yaptı bir sâlih777; sonra kılavuzlandı192.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veinni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
2 legaffarun mutlak bir mağfiret edenim لَغَفَّارٌ غفر
3 limen kimseye لِمَنْ -
4 tabe tevbe etti تَابَ توب
5 ve amene ve iman etti وَامَنَ امن
6 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
7 salihen bir salih صَالِحًا صلح
8 summe sonra ثُمَّ -
9 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Yüce Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 122

Arapça Metin (Harekeli)

2468|20|122|ثُمَّ ٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ

Latin Literal

122. Summectebâhu rabbuhu fe tâbe aleyhi ve hedâ.

Türkçe Çeviri

Sonra seçti* onu** Rabbi4; öyle ki tevbe33 etti üzerine***; ve doğru yola kılavuzladı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 ctebahu seçti onu اجْتَبَاهُ جبي
3 rabbuhu Rabbi رَبُّهُ ربب
4 fe tabe öyle ki tevbe etti فَتَابَ توب
5 aleyhi üzerine (Âdem’in) عَلَيْهِ -
6 ve heda ve doğru yola kılavuzladı وَهَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*İblîse karşı seçti, tercih etti. Rabbimiz erkekli kadınlı tüm insanları iblîse karşı tercih etmiştir. **Âdem'i.***Âdem’in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

24. Nûr Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

2794|24|5|إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

5. İllellezîne tâbû min ba’di zâlike ve aslehû, fe innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler* (ki) tevbe33 ettiler sonrasında bunun**; ve ıslah316 oldular öyle ki doğrusu Allah bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir20.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 tabu tevbe ettiler تَابُوا توب
4 min مِنْ -
5 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
6 zalike bunun ذَٰلِكَ -
7 ve eslehu ve ıslah oldular وَأَصْلَحُوا صلح
8 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
9 llahe Allah اللَّهَ -
10 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
11 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*24:5 ayetindeki "dışındadır" geçişi önceki dört ayetteki her şeyi sıfırlar. Tevbe eden ve ıslah olanlar önceki ayetlerin hükümlerinden kurtulurlar. Rabbimiz Gafûr ve Rahîm olduğu için bunu yapmıştır. Bu tevbe ve ıslah olma durumuna müminler tanık/şahit olmalıdır.**Bu ayet önceki durumların.     

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

24. Nûr Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

2820|24|31|وَقُل لِّلْمُؤْمِنَٰتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَٰرِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَىٰ جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ ءَابَآئِهِنَّ أَوْ ءَابَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَآئِهِنَّ أَوْ أَبْنَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ أَخَوَٰتِهِنَّ أَوْ نِسَآئِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُنَّ أَوِ ٱلتَّٰبِعِينَ غَيْرِ أُو۟لِى ٱلْإِرْبَةِ مِنَ ٱلرِّجَالِ أَوِ ٱلطِّفْلِ ٱلَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا۟ عَلَىٰ عَوْرَٰتِ ٱلنِّسَآءِ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِن زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَ ٱلْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Latin Literal

31. Ve kul lil mu’minâti yagdudne min ebsârihinne ve yahfazne furûcehunne, ve lâ yubdîne zînetehunneillâ mâ zahera minhâ, vel yadribne bi humurihinne alâ cuyûbihinne, ve lâ yubdîne zînetehunne illâ li buûletihinne ev âbâihinne ev âbâi buûletihinne ev ebnâihinne ev ebnâi buûletihinne ev ıhvânihinne ev benî ıhvânihinne ev benî ehavâtihinne ev nisâihinne ev mâ meleket eymânuhunne evit tâbiîne gayri ulîl irbeti miner ricâli evit tıflillezîne lem yazharû alâ avrâtin nisâi, ve lâ yadribne bi erculihinne li yu’leme mâ yuhfîne min zînetihinn(zînetihinne), ve tûbû ilâllâhi cemîan eyyuhel mu’minûne leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Türkçe Çeviri

Ve mümin27 kadınlara de ki "Alçaltsınlar* bakışlarından; ve muhafaza etsinler fürûclarını110; ve sergilemesinler** kendilerinin ziynetini854; dışındadır göründüğü ondan***; ve vursunlar örtülerini koyunlarının855 üstüne; ve sergilemesinler** kendilerinin ziynetini854 (ki) dışındadır kocaları ya da babaları ya da kocalarının babaları ya da oğulları ya da kocalarının oğulları ya da erkek kardeşleri ya da erkek kardeşlerinin oğulları ya da kız kardeşlerinin oğulları ya da kendi kadınları ya da sağ ellerinin malik olduğu77 yahut tabiler**** (ki) olmaksızın sahipleri maharet/beceri erkeklerden yahut tıfıl1211 kimseler (ki) asla algılamazlar kadınların avratlarına******  karşı; ve vurmasınlar******* ayaklarını bildirmek için hafiyelik***** ettiklerini kendilerinin ziynetinden854"; ve tevbe33 edin Allah'a karşı topluca ey müminler27! Belki sizler felaha326 ulaşırsınız.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 lilmu'minati mümin kadınlara لِلْمُؤْمِنَاتِ امن
3 yegdudne alçaltsınlar يَغْضُضْنَ غضض
4 min مِنْ -
5 ebsarihinne bakışlarından أَبْصَارِهِنَّ بصر
6 ve yehfezne ve muhafaza etsinler وَيَحْفَظْنَ حفظ
7 furucehunne fürûclarını فُرُوجَهُنَّ فرج
8 ve la ve وَلَا -
9 yubdine sergilemesinler يُبْدِينَ بدو
10 zinetehunne kendilerinin ziynetini زِينَتَهُنَّ زين
11 illa dışındadır إِلَّا -
12 ma مَا -
13 zehera göründüğü ظَهَرَ ظهر
14 minha ondan مِنْهَا -
15 velyedribne ve vursunlar وَلْيَضْرِبْنَ ضرب
16 bihumurihinne örtülerini بِخُمُرِهِنَّ خمر
17 ala üstüne عَلَىٰ -
18 cuyubihinne koyunlarının جُيُوبِهِنَّ جيب
19 ve la ve وَلَا -
20 yubdine sergilemesinler يُبْدِينَ بدو
21 zinetehunne kendilerinin ziynetini زِينَتَهُنَّ زين
22 illa dışındadır إِلَّا -
23 libuuletihinne kocaları لِبُعُولَتِهِنَّ بعل
24 ev ya da أَوْ -
25 abaihinne babaları ابَائِهِنَّ ابو
26 ev ya da أَوْ -
27 aba'i babaları ابَاءِ ابو
28 buuletihinne kocalarının بُعُولَتِهِنَّ بعل
29 ev ya da أَوْ -
30 ebnaihinne oğulları أَبْنَائِهِنَّ بني
31 ev ya da أَوْ -
32 ebna'i oğulları أَبْنَاءِ بني
33 buuletihinne kocalarının بُعُولَتِهِنَّ بعل
34 ev ya da أَوْ -
35 ihvanihinne erkek kardeşleri إِخْوَانِهِنَّ اخو
36 ev ya da أَوْ -
37 beni oğulları بَنِي بني
38 ihvanihinne erkek kardeşlerinin إِخْوَانِهِنَّ اخو
39 ev ya da أَوْ -
40 beni oğulları بَنِي بني
41 ehavatihinne kızkardeşlerinin أَخَوَاتِهِنَّ اخو
42 ev ya da أَوْ -
43 nisaihinne kendi kadınları نِسَائِهِنَّ نسو
44 ev ya da أَوْ -
45 ma مَا -
46 meleket malik olduğu مَلَكَتْ ملك
47 eymanuhunne sağ ellerinin أَيْمَانُهُنَّ يمن
48 evi yahut أَوِ -
49 t-tabiiyne tabiler التَّابِعِينَ تبع
50 gayri olmaksızın غَيْرِ غير
51 uli sahipleri أُولِي اول
52 l-irbeti maharet/beceri الْإِرْبَةِ ارب
53 mine مِنَ -
54 r-ricali erkekleden الرِّجَالِ رجل
55 evi yahut أَوِ -
56 t-tifli tıfıl الطِّفْلِ طفل
57 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
58 lem asla لَمْ -
59 yezheru algılamazlar يَظْهَرُوا ظهر
60 ala karşı عَلَىٰ -
61 avrati avrat yerlerine عَوْرَاتِ عور
62 n-nisa'i kadınların النِّسَاءِ نسو
63 ve la ve وَلَا -
64 yedribne vurmasınlar يَضْرِبْنَ ضرب
65 bierculihinne ayaklarını بِأَرْجُلِهِنَّ رجل
66 liyua'leme bildirmek için لِيُعْلَمَ علم
67 ma مَا -
68 yuhfine hafiyelik ettiklerini يُخْفِينَ خفي
69 min مِنْ -
70 zinetihinne kendilerinin ziynetinden زِينَتِهِنَّ زين
71 ve tubu ve tevbe edin وَتُوبُوا توب
72 ila karşı إِلَى -
73 llahi Allah'a اللَّهِ -
74 cemian topluca جَمِيعًا جمع
75 eyyuhe ey أَيُّهَ -
76 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن
77 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
78 tuflihune felaha ulaşırsınız تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*İndirmek, azaltmak, küçültmek. Şehvetle bakmamak.**Göstermek, sergilemek, kanıtlamak, açığa vurmak, beyan etmek, açıkça ilan etmek.***Ziynetten.****Kadına tabi olanlar yani hizmetçi erkekler. *****Gizlediklerini.******Cinsel organ organlar.*******Anlarız ki ayakların yere vurulmasıyla ziynetten gizlenen bazı şeyler hareket etmelidir. Memenin sallanarak yürümek.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Sağ elin sahip olduğu

Kavram 77

77Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Fürûc. Bacak arasında olan. İki bacak aralığında olan. 

Kavram 110

110Fürûc kelimesi aralık, açıklık, yarık demektir. Erkeklerin ve kadınların korumak zorunda olduğu cinsel organ bölgelerinin olduğu yerleri işaret eder. 

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

Kadının ziyneti.

Kavram 854

Kadının süsü, dekorasyonu, takısı, bezeği. Yüce Allah yaratılış gereği kadına bir ziynet/süs/takı/bezek olan memeleri bahşetmiştir. Kadını erkekten farklı kılan, kadına ait olan, kadının doğal bir takısı gibi olan bu ikincil seks organları kadınların ziynetidir.  

Ceyb, koyun bölgesi.

Kavram 855

855İki koltuk arasını birleştiren bir çizginin altında kalan ön bölgedir. Resûl Mûsâ'nın elini soktuğu bölgedir (27:12). 24:3 ayetinde kadınların örtülerini vurmaları gereken yerdir. Bu kısım kadının ziyneti/takısı/süsü olan memeyi de içerir. Sadece ön tarafı işaret eder.

Tıfıl

Kavram 1211

1211Bebek, küçük çocuk, hünüz ergenliğe girmemiş çocuk; ergenlik belirtisi göstermeyen çocuk. Kızlarda ergenliğin ilk belirtisi meme gelişiminin başlamasıdır. Erkeklerde ise testis boyutunun artmasıdır. Ergenliğin başlama yaş ortalaması kızlarda 10-10.5 yaş, erkeklerde ise 11.5-12 yaştır. Bu yaşların altındaki çocuklar tıfıldır.    

25. Furkan Suresi

Ayet 70

Arapça Metin (Harekeli)

2923|25|70|إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يُبَدِّلُ ٱللَّهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَٰتٍ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

Latin Literal

70. İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Dışındadır* kimse (ki) tevbe33 etti ve iman47 etti; ve yaptı sâlih777 bir amel1072; öyle ki işte bunlar; değiştirir Allah kötülüklerini onların güzelliklere; ve oldu Allah bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimse مَنْ -
3 tabe tevbe etti تَابَ توب
4 ve amene ve iman etti وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
6 amelen bir amel عَمَلًا عمل
7 salihen bir salih صَالِحًا صلح
8 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
9 yubeddilu değiştirir يُبَدِّلُ بدل
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 seyyiatihim kötülüklerini onların سَيِّئَاتِهِمْ سوا
12 hasenatin bir güzelliklere حَسَنَاتٍ حسن
13 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر
16 rahimen bir Rahîm رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1

*Anlarız ki 25:68 ayetinde sayılan büyük günahları işleyenlere 25:70 ayetinde bu azaptan kurtulma reçetesi verilmiştir. Dikkat edilmesi gereken en büyük günah olan şirk günahı bile bağışlanabilmektedir. Ancak şirk günahı ile ölene ahirette bir bağışlama olmayacaktır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

25. Furkan Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

2924|25|71|وَمَن تَابَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَإِنَّهُۥ يَتُوبُ إِلَى ٱللَّهِ مَتَابًا

Latin Literal

71. Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilallâhi metâbâ(metâben).

Türkçe Çeviri

Ve kim tevbe33 etti ve yaptı bir sâlih777; doğrusu o (ki) tevbe33 eder* Allah'a doğru bir tevbe33 yerine**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 tabe tevbe etti تَابَ توب
3 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
4 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
5 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
6 yetubu tevbe eder يَتُوبُ توب
7 ila doğru إِلَى -
8 llahi Allah'a اللَّهِ -
9 metaben bir tevbe yerine مَتَابًا توب

Notlar

Not 1

*Tevbe etmiş olur.**Tevbe yerine, zamanına, eylemine. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

28. Kasas Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

3317|28|67|فَأَمَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَعَسَىٰٓ أَن يَكُونَ مِنَ ٱلْمُفْلِحِينَ

Latin Literal

67. Fe emmâ men tâbe ve âmene ve amile sâlihân fe asâ en yekûne minel muflihîn(muflihîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ama kim tevbe33 etti; ve iman47 etti; ve yaptı bir sâlih777; öyle ki belki olur* muflihten174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feemma öyle ki ama فَأَمَّا -
2 men kim مَنْ -
3 tabe tevbe etti تَابَ توب
4 ve amene ve iman etti وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
6 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
7 feasa öyle ki belki فَعَسَىٰ عسي
8 en أَنْ -
9 yekune olur يَكُونَ كون
10 mine مِنَ -
11 l-muflihine muflihten الْمُفْلِحِينَ فلح

Notlar

Not 1

*O kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3555|33|24|لِّيَجْزِىَ ٱللَّهُ ٱلصَّٰدِقِينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَٰفِقِينَ إِن شَآءَ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

Latin Literal

24. Li yecziyallâhus sâdıkîne bi sıdkıhım ve yuazzibel munâfıkîne in şâe ev yetûbe aleyhim, innallâhe kâne gafûren rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Cezalandırması* içindir Allah’ın sâdıkları182 sıddıklıklarıyla551; ve azap etmesi içindir münâfıklara26 eğer dilerse (Allah) ya da tevbe33 etmesi içindir (Allah'ın) onlar üzerine**; doğrusu Allah oldu bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyecziye cezalandırması/karşılığını vermesi için لِيَجْزِيَ جزي
2 llahu Allah’ın اللَّهُ -
3 s-sadikine sadıkları الصَّادِقِينَ صدق
4 bisidkihim sıddıklıklarıyla بِصِدْقِهِمْ صدق
5 ve yuazzibe ve azap etmesi için وَيُعَذِّبَ عذب
6 l-munafikine münafıkları الْمُنَافِقِينَ نفق
7 in eğer إِنْ -
8 şa'e dilerse شَاءَ شيا
9 ev ya da أَوْ -
10 yetube tevbe etmesi için يَتُوبَ توب
11 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 kane oldu كَانَ كون
15 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر
16 rahimen bir Rahîm رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1

*Karşılığını vermesi, mükafatlandırması.**Bağışlamak istediği kimselere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Münâfık

Kavram 26

26İç yüzünü gizleyen. İki yüzlü. 

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Sıddık

Kavram 551

551Her zaman  doğruyu onaylayan, söyleyen, yapan.  

33. Ahzâb Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

3604|33|73|لِّيُعَذِّبَ ٱللَّهُ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَٰتِ وَيَتُوبَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًۢا

Latin Literal

73. Li yuazziballâhul munâfikîne vel munâfikâti vel muşrikîne vel muşrikâti ve yetûballâhu alel mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti), ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Azap426 etmesi içindir Allah’ın münâfık26 (erkeklere) ve münâfık26 (kadınlara); ve müşrik36 (erkeklere) ve müşrik36 (kadınlara); ve tevbe33 etmesi (içindir) Allah'ın mümin27 (erkeklere) ve mümin27 (kadınlara) karşı; ve oldu Allah bir Gafûr20; bir Rahîm2.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Münâfık

Kavram 26

26İç yüzünü gizleyen. İki yüzlü. 

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Müşrik

Kavram 36

36Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Yüce Allah'ın azap etmesi.

Kavram 426

426Yüce Allah azabı hak etmiş nefsi azaptan kurtarmayarak azap eder. Nefis kendine zulmetmiş ve kendine azap etmiştir. Yüce Allah durup dururken bir nefse azap edici asla değildir.  

38. Sâd Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3992|38|24|قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلْخُلَطَآءِ لَيَبْغِى بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٌ مَّا هُمْ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّٰهُ فَٱسْتَغْفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ

Latin Literal

24. Kâle lekad zalemeke bi suâli na’cetike ilâ niâcih(niâcihî), ve inne kesîren minel huletâi le yebgî ba’duhum alâ ba’dın illellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve kalîlun mâ hum, ve zanne dâvûdu ennemâ fetennâhu festagfere rabbehu ve harre râkian ve enâb(enâbe). (SECDE ÂYETİ)

Türkçe Çeviri

Dedi (Davut): “Ant olsun, zulmetti sana sormakla/istemekle dişi koyununu senin kendi koyunlarına; ve doğrusu, çoğu karışanlardan/ortaklardan mutlak güçlü gelir bir kısmı onların diğer bir kısmı üzerine; kimseler dışında; inandılar ve yaptılar sâlihât18; ve ne azdır onlar; ve zannetti Davut o durumda denediğimizi onu; öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi Rabbinden; ve kapandı yere rükû11 ederek; ve tevbe33 etti.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>38:24.&nbsp;“Gerçekten, senin koyununu kendi koyunlarına katmayı istemekle doğrusu sana haksızlık etmiştir. Ortakların çoğu, birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edenler ve salihatı<sup>1</sup>&nbsp;yapanlar haksızlık etmezler. Ancak onlar da ne kadar azdır!” dedi. Dâvud, kendisini fitnelendirdiğimizi<sup>2</sup>&nbsp;iyice anladı. Hemen Rabbinden bağışlanma<sup>3</sup>&nbsp;diledi, ruku<sup>4</sup>&nbsp;ederek, tam bir teslimiyetle Rabb’ine yöneldi.<sup>5</sup>1-&nbsp;Bozuk olan şeyi düzeltmek, düzelticilik yapmak, yapıcı olmak, düzeltmeye yönlendirmek, teşvik etmek.&nbsp;2-&nbsp;Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, “Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerinden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir.” Fitne sözcüğü, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.&nbsp;3-&nbsp;Haksızlık yapan kişi için.&nbsp;4-&nbsp;Boyun eğip, itaat etmek. Tam teslim olmak.&nbsp;5-&nbsp;Nebi Dâvud ile ilgili tefsir kitaplarında yer alan hikâyelerin tamamı yalan ve iftiradır. Tamamı İsrâîliyyât kaynaklıdır. Bu kaynaklarda, zani (zina eden erkek) olarak gösterilen Nebi Dâvud’u, Kur’an şu şekilde tanımlamaktadır: “Çok sabırlı kulumuz,” “Evvab (sürekli Allah’a yönelen),” “Salihatı yapan, kendisine hikmet verilen, Allah’ın koruması altında bulunan, Allah katında güzel bir yere sahip olan.” Nebi Dâvud, bu özellikleri ile Nebi Muhammed’e örnek gösterilen bir şahsiyettir. Söz konusu 23. ve 24. ayetlerde Dâvud Nebi’nin iki tarafı dinlemeden karar vermesi eleştirilmektedir.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale Dedi (Davut) قَالَ قول
2 lekad ant olsun لَقَدْ -
3 zelemeke zulmetti sana ظَلَمَكَ ظلم
4 bisu'ali sormakla/istemekle بِسُؤَالِ سال
5 nea'cetike dişi koyununu senin نَعْجَتِكَ نعج
6 ila إِلَىٰ -
7 niaacihi kendi koyunlarına نِعَاجِهِ نعج
8 ve inne ve doğrusu, وَإِنَّ -
9 kesiran çoğu كَثِيرًا كثر
10 mine مِنَ -
11 l-huleta'i karışanlardan/ortaklardan الْخُلَطَاءِ خلط
12 leyebgi mutlak güçlü gelir لَيَبْغِي بغي
13 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
14 ala üzerine عَلَىٰ -
15 bea'din diğer bir kısmı بَعْضٍ بعض
16 illa dışında إِلَّا -
17 ellezine kimseler الَّذِينَ -
18 amenu inandılar امَنُوا امن
19 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
20 s-salihati düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler الصَّالِحَاتِ صلح
21 ve kalilun ve ne azdır وَقَلِيلٌ قلل
22 ma مَا -
23 hum onlar هُمْ -
24 ve zenne ve zannetti وَظَنَّ ظنن
25 davudu Davut دَاوُودُ -
26 ennema أَنَّمَا -
27 fetennahu o durumda denediğimizi onu فَتَنَّاهُ فتن
28 festegfera öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi فَاسْتَغْفَرَ غفر
29 rabbehu Rabbinden رَبَّهُ ربب
30 ve harra ve kapandı yere وَخَرَّ خرر
31 rakian rükû ederek/eğilerek/dize gelerek/baş eğerek رَاكِعًا ركع
32 ve enabe ve döndü/tevbe etti. وَأَنَابَ نوب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

46. Ahkaf Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

4523|46|15|وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ إِحْسَٰنًا حَمَلَتْهُ أُمُّهُۥ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا وَحَمْلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهْرًا حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِىٓ أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتَ عَلَىَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَىَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَٰلِحًا تَرْضَىٰهُ وَأَصْلِحْ لِى فِى ذُرِّيَّتِىٓ إِنِّى تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّى مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

Latin Literal

15. Ve vassaynel insâne bi vâlideyhi ihsânâ(ihsânen), hamelethu ummuhu kurhen ve vadaathu kurhâ(kurhan), ve hamluhu ve fisâluhu selâsûne şehrâ(şehren), hattâ izâ belega eşuddehu ve belega erbaîne seneten kâle rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele sâlihan terdâhu ve aslıh lî fî zurriyyetî, innî tubtu ileyke ve innî minel muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

Ve vasiyet973 ettik insana ana babasına (karşı) bir ihsân250; taşıdı onu* anası bir zahmetle; ve doğurdu onu* bir zahmetle; ve taşınması onun** ve ayrılması onun**  otuz aydır974; ta ki ulaştığı zaman şiddetlisine ve ulaştığında kırk seneye***; dedi: "Rabbim! Sevk eyle/dizginle beni ki şükrederim (senin) nimetine ki nimetlendirdin üzerime ve anama babama karşı; ve ki yaparım bir sâlihât18 (ki) razı olursun ona***; ve ıslah316 et bana zürriyetimde380; doğrusu ben tevbe33 ettim sana ve doğrusu ben müslimdenim45."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vessayna ve vasiyet ettik وَوَصَّيْنَا وصي
2 l-insane insana الْإِنْسَانَ انس
3 bivalideyhi ana babasına (karşı) بِوَالِدَيْهِ ولد
4 ihsanen bir ihsan إِحْسَانًا حسن
5 hamelethu taşıdı onu حَمَلَتْهُ حمل
6 ummuhu anası أُمُّهُ امم
7 kurhen bir zahmetle كُرْهًا كره
8 ve vedeathu ve doğurdu onu وَوَضَعَتْهُ وضع
9 kurhen bir zahmetle كُرْهًا كره
10 ve hamluhu ve taşınması onun وَحَمْلُهُ حمل
11 ve fisaluhu ve ayrılması onun وَفِصَالُهُ فصل
12 selasune otuz ثَلَاثُونَ ثلث
13 şehran aydır شَهْرًا شهر
14 hatta ta ki حَتَّىٰ -
15 iza zaman إِذَا -
16 belega ulaştığı بَلَغَ بلغ
17 eşuddehu şiddetlisine أَشُدَّهُ شدد
18 ve belega ve ulaştı وَبَلَغَ بلغ
19 erbeiyne kırk أَرْبَعِينَ ربع
20 seneten seneye سَنَةً سنو
21 kale dedi قَالَ قول
22 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
23 evzia'ni sevk eyle/dizginle beni أَوْزِعْنِي وزع
24 en ki أَنْ -
25 eşkura şükrederim أَشْكُرَ شكر
26 nia'meteke (senin) nimetine نِعْمَتَكَ نعم
27 lleti ki الَّتِي -
28 en'amte nimetlendirdin أَنْعَمْتَ نعم
29 aleyye üzerime عَلَيَّ -
30 ve ala ve karşı وَعَلَىٰ -
31 velideyye anama babama وَالِدَيَّ ولد
32 ve en ve ki وَأَنْ -
33 ea'mele yaparım أَعْمَلَ عمل
34 salihen bir salihat صَالِحًا صلح
35 terdahu razı olursun ona تَرْضَاهُ رضو
36 ve eslih ve islah et وَأَصْلِحْ صلح
37 li bana لِي -
38 fi فِي -
39 zurriyeti zürriyetimde ذُرِّيَّتِي ذرر
40 inni doğrusu ben إِنِّي -
41 tubtu tevbe ettim تُبْتُ توب
42 ileyke sana إِلَيْكَ -
43 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
44 mine مِنَ -
45 l-muslimine müslimdenim الْمُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*İnsanı.**İnsanın.***Sâlihâta

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

İhsân, ihsân

Kavram 250

250İyilik etme, iyi davranma, dürüstlük, doğruluk.

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

Zürriyet

Kavram 380

380Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb. 

Vasiyet etmek

Kavram 973

973Emanet etmek, tavsiye etmek, tevdi etmek.

İnsan ceninine bilinç/ruh ne zaman verilir? Otuz ay taşıma ve sütten kesme, iki sene (yirmi dört ay) sütten kesme.

Kavram 974

974Rabbimiz insan ceninine bilincini son adet tarihine göre 16+4 haftalıkken verdiğini bizlere apaçık bildirmiştir. 46:15 ayetinde insanın anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi 30 kameri ay olarak bildirilir. Şerefli Kur'an sütten kesilmeyi 2 sene (24 kameri ay) olarak bildirdiğine göre demek ki insan cenininin anne rahminde kalış süresi 6 kameri aydır. Tam olarak 177.2 gündür. Gebelik süreci normal bir insanda son adet tarihine göre 41 hafta + 6 gündür. Bu da tam olarak 293 gün yapar. 293 - 177 = 116 gün eder ki bu da son adet tarihine göre 16+4 hafta yapar.    

58. Mücâdele Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

5115|58|13|ءَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىْ نَجْوَىٰكُمْ صَدَقَٰتٍ فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا۟ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

Latin Literal

13. E eşfaktum en tukaddimû beyne yedey necvâkum sadekât(sadekâtin), fe iz lem tef’alû ve tâballâhu aleykum, fe ekîmûs salâte ve âtûz zekâte ve etîûllâhe ve resûleh(resûlehu), vallâhu habîrun bi mâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Tasalandınız mı? Ki takdim edersiniz eliniz arasında, gizli konuşmanızda sadakalar95; öyle ki o zaman asla faaliyete geçemezsiniz; ve tevbe33 etti Allah sizlere; öyle ki ikame572 edin salâtı5; ve verin zekâtı10; ve itaat edin Allah'a ve resûlüne76; ve Allah haberdardır yaptıklarınızdan.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>58:13.&nbsp;Gizli bir şey konuşmadan önce sadaka vermek ağır geldi değil mi? Bunu yapamayınca Allah, size tevbe etti.<sup>1</sup>. Artık salatı ikame edin, zekâtı yapın<sup>2</sup>; Allah’a ve Resûl’üne itaat edin.<sup>3</sup>&nbsp;Allah yaptıklarınızdan haberdardır.1-&nbsp;Allah sizin hatadan dönüşünüzü kabul etti.&nbsp;2-&nbsp;Bkz. 2:43. Ayetin dipnotu.&nbsp;3-&nbsp;Bkz. 3:32. Ayetin dipnotu.58:13.&nbsp;Have you (been) cautious/guarding against that (E) you advance/present between your confidential talk’s/secret conversation’s hand, charities, so if you do not make/do , and God forgave on you, so keep up the prayers, and give/bring the charity/ purification , and obey God and His messenger, and God (is) expert/experienced with what you make/do .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eeşfektum tasalandınız mı أَأَشْفَقْتُمْ شفق
2 en ki أَنْ -
3 tukaddimu takdim edersiniz تُقَدِّمُوا قدم
4 beyne arasında بَيْنَ بين
5 yedey eliniz يَدَيْ يدي
6 necvakum gizli konuşmanızda نَجْوَاكُمْ نجو
7 sadekatin sadakalar/harçlar صَدَقَاتٍ صدق
8 feiz öyle ki o zaman فَإِذْ -
9 lem asla لَمْ -
10 tef'alu faaliyete geçemezsiniz تَفْعَلُوا فعل
11 ve tabe ve tevbe etti/döndü/bağışladı وَتَابَ توب
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
14 feekimu öyle ki dikin/ayağa kaldırın فَأَقِيمُوا قوم
15 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
16 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
17 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
18 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
19 llahe Allah'a اللَّهَ -
20 ve rasulehu ve resulüne/elçisine وَرَسُولَهُ رسل
21 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
22 habirun haberdardır خَبِيرٌ خبر
23 bima بِمَا -
24 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

Sadaka Harç

Kavram 95

95Kur'an'da 3 tür sadaka işaret edilmiştir. Bu ayetteki sadaka kamu hizmetinden, kamu görevlisinden faydalananların kamuya verdikleri harçtır.

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

66. Tahrim Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

5231|66|4|إِن تَتُوبَآ إِلَى ٱللَّهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَا وَإِن تَظَٰهَرَا عَلَيْهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ مَوْلَىٰهُ وَجِبْرِيلُ وَصَٰلِحُ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذَٰلِكَ ظَهِيرٌ

Latin Literal

4. İn tetûbâ ilâllâhi fe kad sagat kulûbukumâ, ve in tezâherâ aleyhi fe innallâhe huve mevlâhu ve cibrîlu ve sâlihul mû’minîn(mû’minîne), vel melâiketu ba’de zâlike zahîr(zahîrun).

Türkçe Çeviri

Eğer tevbe33 ederseniz ikiniz* Allah'a karşı; öyle ki muhakkak eğildi/büküldü ikinizin kalpleri; ve eğer destekleşirseniz ikiniz* ona** karşı; öyle ki doğrusu Allah; O; mevlâsıdır68 onun**; ve Cibrîl282; ve sâlihler217 müminler27; ve melekler48; bundan sonra bir destektir (ona).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 tetuba tevbe ederseni ikiniz تَتُوبَا توب
3 ila karşı إِلَى -
4 llahi Allah'a اللَّهِ -
5 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
6 sagat eğildi/büküldü صَغَتْ صغو
7 kulubukuma ikinizin kalpleri قُلُوبُكُمَا قلب
8 vein ve eğer وَإِنْ -
9 tezahera destekleşirseniz/yardımlaşırsanız ikiniz تَظَاهَرَا ظهر
10 aleyhi ona karşı عَلَيْهِ -
11 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
12 llahe Allah'tır اللَّهَ -
13 huve O هُوَ -
14 mevlahu mevlâsıdır onun مَوْلَاهُ ولي
15 ve cibrilu ve Cibril'dir وَجِبْرِيلُ -
16 ve salihu ve salihler وَصَالِحُ صلح
17 l-mu'minine müminler الْمُؤْمِنِينَ امن
18 velmelaiketu ve melekler وَالْمَلَائِكَةُ ملك
19 bea'de sonra بَعْدَ بعد
20 zalike bundan ذَٰلِكَ -
21 zehirun bir destektir/yardımcıdır ظَهِيرٌ ظهر

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed'in iki eşi.**Nebi Muhammed'e, Nebi Muhammed'in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi)

Kavram 48

48Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Mevlâ

Kavram 68

68Sahip

Sâlihler

Kavram 217

217Düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler yapanlar.

Cibrîl

Kavram 282

282Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli bir varlık. Kendisine elçilik görevi verilmiştir. Evrenimizin bir üst boyutunda bulunan arşta bulunur. Kendi iradesi/aklı vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değildir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamaz. İradesiyle oluşturduğu her fikir mutlak ki takva içerir. Levh-i Mahfuz’a (Korunmuş Levha'ya) yani holografik evren prensibi kapsamınsa evrenimizi bir üst boyuttan saran, evrenin zaman dahil tüm kuantum bilgilerini muhafaza eden rakamlanmış/kodlanmış 2D zara/membrana erişim hakkı vardır. Bu nedenle evrenin her zamanında ve her yerinde aynı anda bulunabilir. Matrix filmindeki ajanlar gibidir. Kendisine Yüce Allah tarafından bahşedilen Levh-i Mahfuz’u kodlama yetkisi gereği evren içinde diledikleri şekle dönüşebilir. Evrenimizin en küçük yapı taşı 1.65x10-35 metre uzunluğundaki bir sicimdir/iptir. Her sicimin titreşimi bir müzik aletinin telinin titreşmesi sonucu özel bir ses çıkarması gibi kendine özel atom altı parçacıkları oluşturur. Sicimler titreşim bilgilerini ruh aracılığıyla Levh-i Mahfuz’dan alır. Levh-i Mahfuz rakamlanmış bilgiyi ruh aracılığıyla sicimlere aktarır. Işık hızında yazan bir 3D printer/yazıcı gibi evreni canlandırır. Cibrîl Levh-i Mahfuz’u kodlayarak sicimlerin titreşimini değiştirir ve farklı atom altı parçacıkları oluşturarak farklı atomları oluşturur. Böylece elçiye bir insan şeklinde seslenebilir. Bir ağaç içinden seslenebilir. Bir ateş içinden seslenebilir. Şerefli elçi Cibrîl’in şerefli Kur’an’ı Muhammed peygamberin beyin ve kalpte bulunan sinir hücrelerine indirmesini yine Levh-i Mahfuz’u kodlayarak sicimler üzerinden gerçekleştirdiğini anlarız. Böylece Muhammed peygamber ezberlemek zorunda kalmadan tüm Kur’an’ı bilmiş olmaktadır. Kur’an’dan Cibrîl benzeri farklı varlıkların da insanlarla temas kurduklarını anlıyoruz. Ashab-ı Kehf (Mağara yoldaşları) gençlerine zaman yolculuğu yaptıran Rakim/rakamlayıcı yoldaşları kendilerine Levh-i Mahfuz’u kodlama yetkisi verilen şerefli varlıklardır. İbrahim peygambere, Lut peygambere ve Meryem’e gelen elçiler de Cibrîl benzeri şerefli varlıklardır.

66. Tahrim Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

5232|66|5|عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًا مِّنكُنَّ مُسْلِمَٰتٍ مُّؤْمِنَٰتٍ قَٰنِتَٰتٍ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٍ سَٰٓئِحَٰتٍ ثَيِّبَٰتٍ وَأَبْكَارًا

Latin Literal

5. Asâ rabbuhû in tallakakunne en yubdilehû ezvâcen hayren min kunne muslimâtin mû’minâtin kânitâtin tâibâtin âbidâtin sâihâtin seyyibâtin ve ebkârâ(ebkâren).

Türkçe Çeviri

Belki de (olmuştur) onun* Rabbi4 eğer boşadıysa sizleri ki değiştirir** ona*** zevceleri**** (ki) bir hayırlıdır sizlerden****; müslimât1286; müminat493; kanaatkarlar398; tevbe33 edenler; kulluk46 edenler; seyahat735 edenler; dullar ve bakirler (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 asa belki de عَسَىٰ عسي
2 rabbuhu Rabbin onun رَبُّهُ ربب
3 in eğer إِنْ -
4 tallekakunne boşasaydı sizleri طَلَّقَكُنَّ طلق
5 en ki أَنْ -
6 yubdilehu değiştirir (Rabbi) ona يُبْدِلَهُ بدل
7 ezvacen eşleri أَزْوَاجًا زوج
8 hayran hayırlı خَيْرًا خير
9 minkunne sizlerden مِنْكُنَّ -
10 muslimatin müslüman (kadınlar) مُسْلِمَاتٍ سلم
11 mu'minatin mümin (kadınlar) مُؤْمِنَاتٍ امن
12 kanitatin kanaat eden (kadınlar) قَانِتَاتٍ قنت
13 taibatin tevbe eden (kadınlar) تَائِبَاتٍ توب
14 aabidatin kulluk eden (kadınlar) عَابِدَاتٍ عبد
15 saihatin seyahat eden (kadınlar) سَائِحَاتٍ سيح
16 seyyibatin dullar (kadınlar) ثَيِّبَاتٍ ثيب
17 ve ebkaran ve bakirler (kadınlar) وَأَبْكَارًا بكر

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed'in.

**Allah.

***Nebi Muhammed'e.

****Eşler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Kanaat etmek.

Kavram 398

398Yetinmek. Yüce Allah'ın fazlından/lütfundan aranma/bakınma sonrası Yüce Allah'ın bahşettikleriyle yetinmek. Elindekinden hoşnut olma durumu, yeter bulmak.

Müminât

Kavram 493

493Mümin kadınlar. İman etmiş kadınlar.

Seyahat edenler.

Kavram 735

735Yüce Allah yolunda yani Kur'an yolunda seyahat edenler, su gibi akanlar.

Müslimât, müslimât.

Kavram 1286

1286Müslümanlar olan kadınlar. Yüce Allah'ın gerçek İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) tabi olmuş olan; teslim olmuş kadınlar. İslâm: İnsan bilincinin Yüce Allah ile arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslâm dinidir.     

66. Tahrim Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

5235|66|8|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Latin Literal

8. Yâ eyyuhellezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ(nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meah(meahu), nûruhum yes’â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Tevbe33 edin Allah'a karşı içten/samimi bir tevbe (-yle); belki de Rabbiniz4 ki kâfirlik25 eder sizden kötülüklerinizi ve sokar sizleri cennetlere (ki) akar altlarından onun** nehirler; gündür (ki) rezil etmez Allah nebiyi* ve onunla beraber iman47 etmiş kimseleri; nurları*** onların yürür/ilerler elleri arasında ve sağlarında; derler: "Rabbimiz4! Tamamla bizlere nurumuzu***; ve mağfiret319 et bizlere; doğrusu sensin her bir şey üzerine bir Kadîr177."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
5 ila karşı إِلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 tevbeten bir tevbe (-ile) تَوْبَةً توب
8 nesuhen bir içten/samimi نَصُوحًا نصح
9 asa belki de عَسَىٰ عسي
10 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
11 en ki أَنْ -
12 yukeffira kâfirlik eder يُكَفِّرَ كفر
13 ankum sizden عَنْكُمْ -
14 seyyiatikum kötülüklerinizi سَيِّئَاتِكُمْ سوا
15 ve yudhilekum ve sokar sizleri وَيُدْخِلَكُمْ دخل
16 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
17 tecri akar تَجْرِي جري
18 min مِنْ -
19 tehtiha altlarından onun تَحْتِهَا تحت
20 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
21 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
22 la لَا -
23 yuhzi hüzünlendirmez يُخْزِي خزي
24 llahu Allah اللَّهُ -
25 n-nebiyye nebiyi النَّبِيَّ نبا
26 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
27 amenu iman etmiş امَنُوا امن
28 meahu onunla beraber مَعَهُ -
29 nuruhum nurları/aydınlıkları نُورُهُمْ نور
30 yes'aa yürür/ilerler يَسْعَىٰ سعي
31 beyne arasında بَيْنَ بين
32 eydihim elleri أَيْدِيهِمْ يدي
33 ve bieymanihim ve sağlarında وَبِأَيْمَانِهِمْ يمن
34 yekulune derler يَقُولُونَ قول
35 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
36 etmim tamamla أَتْمِمْ تمم
37 lena bizlere لَنَا -
38 nurana nurumuzu نُورَنَا نور
39 vegfir ve mağfiret et وَاغْفِرْ غفر
40 lena bizlere لَنَا -
41 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
42 ala üzerine عَلَىٰ -
43 kulli her كُلِّ كلل
44 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
45 kadirun bir Kadîr’sin قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed.**Cennetin.***Aydınlıkları, aydınlığımızı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kadîr

Kavram 177

177Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

73. Müzzemmil Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

5493|73|20|إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌۢ

Latin Literal

20. İnne rabbeke ya’lemu enneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meak(meake), vallâhu yukaddirul leyle ven nehâr(nehâre), alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum, fakreû mâ teyessere minel kur’ân(kur’ânî), alime en seyekûnu minkum merdâ ve âharûne yadribûne fîl’ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâhi fakreû mâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûz zekâte ve akridullâhe kardan hasenâ(hasenen), ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayren ve a’zame ecrâ(ecren), vestagfirûllâh(vestağfirûllâhe), innellâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Rabbin4 bilir ki sen dikelirsin/ayağa kalkarsın gecenin171 üçte ikisinden yakınına; ve yarısında onun (gecenin); ve üçte birinde onun (gecenin); ve bir grup/tayfa (da) seninle birlikte (olan) kimselerden; ve Allah takdir eder/ölçeklendirir geceyi171 ve gündüzü170; bildi ki asla sayamazsınız/kapsayamazsınız onu; öyle ki tevbe33 etti sizlere; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni Kur'ân’dan; bildi ki olacak içinizden hastalar; ve başkaları, darbederler/vururlar (ayakları) yerde/yeryüzünde; aranırlar/bakınırlar fazlından/lütfundan Allah'ın; ve başkaları, katlederler35 Allah yolunda; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni ondan*; ve ikame572 edin salâtı5; ve verin zekâtı10; ve borç verin123 Allah'a; güzel bir borç123; ve taktim ettikleriniz/verdikleriniz hayırdan kendi nefsiniz içindir; bulursunuz onu Allah’ın indinde/katında; o (borç) hayırlıdır; ve en büyük bir ecirdir820; ve mağfiret/bağışlanma dileyin Allah'tan; doğrusu Allah Gafûr'dur20; Rahîm'dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbeke Rabbin رَبَّكَ ربب
3 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
4 enneke ki sen أَنَّكَ -
5 tekumu dikelirsin/ayağa kalkarsın تَقُومُ قوم
6 edna yakınına أَدْنَىٰ دنو
7 min مِنْ -
8 suluseyi 2/3’ünden ثُلُثَيِ ثلث
9 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
10 ve nisfehu ve yarısında onun (gecenin) وَنِصْفَهُ نصف
11 ve sulusehu ve 1/3’ünde onun (gecenin) وَثُلُثَهُ ثلث
12 ve taifetun ve bir grup/tayfa وَطَائِفَةٌ طوف
13 mine مِنَ -
14 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
15 meake seninle birlikte مَعَكَ -
16 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
17 yukaddiru takdir eder/ölçeklendirir يُقَدِّرُ قدر
18 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
19 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
20 alime bildi عَلِمَ علم
21 en ki أَنْ -
22 len asla لَنْ -
23 tuhsuhu sayamazsınız/kapsayamazsınızonu تُحْصُوهُ حصي
24 fetabe öyle ki tevbe etti/döndü فَتَابَ توب
25 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
26 fekra'u öyle ki okuyun/çalışın فَاقْرَءُوا قرا
27 ma مَا -
28 teyessera kolay geleni تَيَسَّرَ يسر
29 mine -dan مِنَ -
30 l-kurani Kur'an- الْقُرْانِ قرا
31 alime bildi عَلِمَ علم
32 en ki أَنْ -
33 seyekunu olacak سَيَكُونُ كون
34 minkum içinizden مِنْكُمْ -
35 merda hastalar مَرْضَىٰ مرض
36 ve aharune ve başkaları وَاخَرُونَ اخر
37 yedribune darp ederler/vururlar (ayakları) يَضْرِبُونَ ضرب
38 fi فِي -
39 l-erdi yerde/yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
40 yebtegune aranırlar/bakınırlar يَبْتَغُونَ بغي
41 min مِنْ -
42 fedli fazlından/lütfundan فَضْلِ فضل
43 llahi Allah'ın اللَّهِ -
44 ve aharune ve başkaları وَاخَرُونَ اخر
45 yukatilune katlederler/savaşırlar يُقَاتِلُونَ قتل
46 fi فِي -
47 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
48 llahi Allah اللَّهِ -
49 fekra'u öyle ki okuyun/çalışın فَاقْرَءُوا قرا
50 ma مَا -
51 teyessera kolay geleni تَيَسَّرَ يسر
52 minhu ondan (Kur’an’dan) مِنْهُ -
53 ve ekimu ve dikin/ayağa kaldırın وَأَقِيمُوا قوم
54 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
55 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
56 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
57 ve ekridu ve borç verin وَأَقْرِضُوا قرض
58 llahe Allah'a اللَّهَ -
59 kardan bir borç قَرْضًا قرض
60 hasenen güzel حَسَنًا حسن
61 ve ma ve وَمَا -
62 tukaddimu taktim ettikleriniz/verdikleriniz تُقَدِّمُوا قدم
63 lienfusikum kendi nefsiniz içindir لِأَنْفُسِكُمْ نفس
64 min -dan مِنْ -
65 hayrin hayır- خَيْرٍ خير
66 teciduhu bulursunuz onu تَجِدُوهُ وجد
67 inde indinde/katında عِنْدَ عند
68 llahi Allah اللَّهِ -
69 huve o (borç) هُوَ -
70 hayran hayırlıdır خَيْرًا خير
71 ve ea'zeme ve en büyük وَأَعْظَمَ عظم
72 ecran bir ecirdir/karşılıktır أَجْرًا اجر
73 vestegfiru ve mağfiret/bağışlanma dileyin وَاسْتَغْفِرُوا غفر
74 llahe Allah'tan اللَّهَ -
75 inne doğrusu إِنَّ -
76 llahe Allah اللَّهَ -
77 gafurun gafûrdur/bağışlayandır غَفُورٌ غفر
78 rahimun rahîmdir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Kur’ân’dan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Borç vermek (Yüce Allah'a)

Kavram 123

123Yüce Allah'ın kendisine yazmış olduğu şeyleri O'nun adına yapmak. Örnek; açlık çeken bir kimseyi Yüce Allah adına doyurmak.   

Gündüz

Kavram 170

170Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle gündüz başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasına kadar devam eder.

Gece

Kavram 171

171Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

85. Bürûc Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

5917|85|10|إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

Latin Literal

10. İnnellezîne fetenul mu’minîne vel mu’minâti summe lem yetûbû fe lehum azâbu cehenneme ve lehum azâbul harîk(harîkı).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) fitne* verdiler mümin27 erkeklere ve mümin27 kadınlara; sonra asla tevbe33 etmezler; öyle ki onlaradır cehennem azabı; ve onlaradır yangın azabı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
3 fetenu fitne verdiler فَتَنُوا فتن
4 l-mu'minine mümin erkeklere الْمُؤْمِنِينَ امن
5 velmu'minati ve mümin kadınlara وَالْمُؤْمِنَاتِ امن
6 summe sonra ثُمَّ -
7 lem asla لَمْ -
8 yetubu tevbe etmez يَتُوبُوا توب
9 felehum öyle ki onlaradır فَلَهُمْ -
10 azabu azabı عَذَابُ عذب
11 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
12 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
13 azabu azabı عَذَابُ عذب
14 l-hariki yangın الْحَرِيقِ حرق

Notlar

Not 1

*Sıkıntı, karışıklık, kargaşa vermek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 33:

Tevbe

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Tevbe

Kavram No: 33

Kısa Açıklama: 33 Dönmek, vazgeçmek.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 61

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Öyle ki kavuştu/karşılaştı Âdem 50 Rabbinden 4 kelimelere; öyle ki tevbe 33 etti (Allah) ona (Âdem’e); doğrusu O (Allah); O’dur Tevvâb 191 ; Rahîm 2 .

Bakara Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve dediği zaman Musa kavmine: “Ey kavmim! Doğrusu sizler zulmettiniz 257 nefislerinize 201 ; tutmanızla/edinmenizle buzağıyı 258 ; öyle ki tevbe 33 edin yaratıcınıza doğru; öyle ki katledin 35 nefislerinizi 201 ; işte bu sizlere; yaratıcınız indinde/katında bir hayırdır sizlere; öyle ki tevbe 33 etti (Allah) sizlere; doğrusu O; O’dur Tevvâb 191 ; Rahîm 2 .

Bakara Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Rabbimiz 4 ! Ve yap bizi iki teslim olan sana; ve zürriyetimizden bir ümmet 305 ; teslim olan sana; ve göster bize nusuklarımızı 169 ; ve tevbe 33 et bizlere; doğrusu sen; sensin Tevvâb 191 ; Rahîm 2 .

Bakara Suresi - Ayet 160

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler; tevbe 33 ettiler; ve ıslah 316 oldular; ve beyan/deklere ettiler * ; öyle ki işte bunlardır; tevbe 33 ederim onların üzerine; ve benim Tevvâb 191 ; Rahîm 2 .

Bakara Suresi - Ayet 187

Türkçe Meal: Helal kılındı sizlere siyam/oruç 322 gecesi cinsellik içeren davranışlar kadınlarınıza karşı; onlardır bir elbise sizlere; ve sizlersiniz bir elbise onlara; bildi Allah ki sizler kandırır/aldatır/hainlik eder oldunuz kendi nefislerinize 201 ; öyle ki tevbe etti 33 (Allah) üzerinize; ve affetti (Allah) sizleri; öyle ki şimdi cinsellik içeren ten tene temas kurun onlara; ve arayın/bakının Allah'ın sizlere yazdığına; ve yiyin; ve için; ta ki beyan olur sizlere beyaz iplik siyah iplikten; fecirde * ; sonra tamamlayın siyamı/orucu 322 geceye doğru; cinsellik içeren ten tene temas kurmayın onlara ve sizler itikâf 325 içindeler (-ken) mescitlerde 16 * işte şu; hudutlarıdır Allah'ın; öyle ki yaklaşmayın ona; işte budur; beyan 226 eder Allah ayetlerini insanlara; belki onlar takvalı 21 olurlar.

Bakara Suresi - Ayet 222

Türkçe Meal: Ve sual ederler/sorarlar sana menstrüasyon/âdet *  hakkında; de ki: “O bir eziyettir ** ; öyle ki azledin/uzaklaştırın kadınları ***  menstrüasyonda/âdette * ; yaklaşmayın onlara *** ta ki temizlenirler **** ; öyle ki temizlendikleri zaman, öyle ki gelin onlara Allah'ın size emrettiği yerden ***** ”; doğrusu Allah sever tevbe 33 edenleri ve sever temizlenenleri.

Bakara Suresi - Ayet 279

Türkçe Meal: Öyle ki eğer asla faaliyete geçmezseniz; öyle ki farkına varın bir harbin Allah’tan ve resûlünden 418 * ; ve eğer tevbe 33 ederseniz; öyle ki sizleredir malınızın başlangıcı; haksızlık etmezsiniz; haksızlık edilmezsiniz.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 89

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler (ki) tevbe 33  ettiler bunun sonrasında; ve ıslah 316 oldular; öyle ki doğrusu Allah Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler imanları 47 sonrası; sonra ziyade ettiler/artırdılar küfrü 422 ; asla kabul edilmez tevbeleri 33 onların; ve işte bunlar; onlardır dalalet 128 içinde olanlar.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Olmaz sana emirden bir şey 459 ; ya tevbe 33 eder (Allah) onlara ya da azap 426 eder onlara; öyle ki doğrusu onlar zalimlerdir 257 .

Nisâ Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Ve iki erkek kimse (ki) işledi ikisi onu (eş cinsel fahişeliğini) sizlerden; öyleyse eziyet edin * ikisine 488 ; öyle ki eğer tevbe 33 ettilerse ikisi; ve düzelttilerse ** ikisi; öyle ki dönün ikisinden; doğrusu Allah oldu bir Tevvâb 191 ; bir Rahîm 2 .

Nisâ Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Ancak Allah'ın üzerine (olan) tevbe 33 kimseler içindir (ki) yaparlar kötülük cahillikle 489 ; sonra tevbe 33 ederler yakından * ; öyle ki işte bunlar; tevbe 33 eder Allah onların üzerine; ve oldu Allah bir Alîm 8 ; bir Hakîm 9 .

Nisâ Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve olmadı kimseler için tevbe 33 (ki) yaparlar kötülükler; ta ki hazır olduğu zaman birine onlardan ölüm; dedi: "Doğrusu ben tevbe 33 ettim şu anda"; ve olmaz (bir tevbe) kimselere (ki) ölürler ve onlar kâfirlerdir 25 ; işte bunlar; hazırladık onlara elim/acıklı bir azap.

Nisâ Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: İster Allah beyan 226 etmek sizlere; ve kılavuzlamak 192 sizleri sizden öncekilerden kimselerin yasalarına/yollarına * ; ve tevbe 33 etmek (ister) üzerinize; ve Allah Alîm’dir 8 ; Hakîm’dir 9 .

Nisâ Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve Allah ister ki tevbe 33 etsin sizlere; ve (oysa) şehvetlere tabi olan kimseler ister ki meyledersiniz (yanlışa) büyük bir meyil (-le).

Nisâ Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir bir mümin 27 için ki katleder 35 bir mümini 27 ; dışındadır bir hata (-yla olması); ve kim katletti 35 bir mümini 27 bir hata (-yla); öyle ki serbestleştirmektir mümin bir rakabe 520 ; ve bir diyettir teslim edilen onun (katledilenin) ehline * ; dışındadır ki sadaka 378 ederler (katledilenin ehli); öyle ki eğer olduysa sizlere bir düşman kavimden ** ; ve o (katledilen) bir müminse 27 ; öyle ki serbestleştirmektir mümin bir rakabe 520 ; ve eğer olduysa bir kavimden (ki) sizlerin arasında ve onların arasında (vardır) bir misak/antlaşma *** ; öyle ki bir diyettir teslim edilen onun (katledilenin) ehline; ve serbestleştirmektir mümin bir rakabe 520 ; öyle ki kim asla bulamaz; öyle ki siyamdır 322 mütemadiyen **** iki ay; bir tevbedir 33 Allah’tan; ve oldu Allah bir Alîm 8 ; bir Hakîm 9 .

Nisâ Suresi - Ayet 146

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler (ki) tevbe 33 ettiler; ve ıslah 316 oldular; ve yapıştılar Allah'a; ve has kıldılar 528 dinlerini Allah'a; öyle ki işte bunlar; birliktedir müminlerle 27 ; ve yakında verecek Allah müminlere 27 büyük bir ecir 820 .

Mâide Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Dışındadır * kimseler (ki) tevbe 33 ettiler önceden ki güç yetirirsiniz üzerlerine; öyle ki bilin ki Allah Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

Mâide Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Öyle ki kim tevbe 33 etti zulmü 257 * sonrasında; ve ıslah 316 oldu; öyle ki doğrusu Allah tevbe 33 eder onun üzerine; doğrusu Allah Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

Mâide Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Ve sandılar ki olmaz bir fitne 332 ; öyle ki âmâ/kör oldular ve sağır kesildiler; sonra tevbe 33 etti Allah üzerlerine; sonra âmâ/kör oldular (tekrar) ve sağır kesildiler çoğu onlardan; ve Allah Basîr’dir 513 yaptıklarına.

Mâide Suresi - Ayet 74

Türkçe Meal: Öyle ki tevbe 33 etmezler mi Allah'a karşı ve mağfiret 319 dilemezler mi O’na?; ve Allah Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

En'âm Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve geldikleri zaman sana ayetlerimize 454 iman 47 etmiş kimseler; öyle ki de ki: "Bir selâm 98 sizlere; yazdı Rabbiniz 4 kendi nefsi 406 üzerine rahmeti 271 ; o kimse ki yaptı sizden bir kötülük cahillikle 489 ; sonra tevbe 33 etti sonrasında onun * ; ve ıslah 316 etti; öyle ki doğrusu O (Allah) bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

A'râf Suresi - Ayet 143

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki geldi Mûsâ vaktimize; ve kelam 369 etti ona Rabbi 4 : dedi (Mûsâ): "Rabbim 4 ! Görün bana; bakarım sana"; dedi (Allah): "Asla göremezsin beni; velakin/fakat bak dağa doğru; öyle ki eğer kararlı kalırsa o makamında; öyle ki yakında göreceksin beni"; öyle ki ne zaman tecelli etti onun Rabbi 4 dağa; yaptı (Allah) onu dümdüz; ve düştü Mûsâ bayılma (-yla); ne zaman ki ayıldı dedi (Mûsâ): "Subhânsın 7 sen! Tevbe 33 ettim sana; ve ben evveliyim/öncüsüyüm müminlerin 27 ."

A'râf Suresi - Ayet 153

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yaptılar kötülükler; sonra tevbe 33 ettiler onun * ardından; ve iman 47 ettiler; doğrusu (senin) Rabbin 4 onun ** ardından mutlak Gafûr 20 ’dur; Rahîm 2 ’dir.

Tevbe Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Ve bir ezandır 752 Allah’tan ve resûlünden 700 insanlara en büyük hac 327 günü ki Allah uzaktır müşriklerden 36 ; ve resûlü (de); öyle ki eğer tevbe 33 ettinizse; öyle ki o hayırlıdır sizlere; ve eğer döndünüzse öyle ki bilin ki sizler olamazsınız aciz bırakanlar Allah'ı; ve müjdele kâfirlik 25 etmiş kimseleri elim/acıklı bir azapla.

Tevbe Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Öyle ki sonlandığı zaman haram aylar 34 ; öyleyse katledin 35 müşrikleri 36 her nerede buldunuz onları; ve tutun/alın onları; ve kuşatın/sınırlayın onları; ve oturup bekleyin onları her bir rasat yerinde/gözlem yerinde; öyle ki eğer tevbe 33 ettilerse; ve ikame 572 ettilerse salâtı 5 ; ve verdilerse zekâtı 10 ; öyle ki serbest bırakın yollarını onların; doğrusu Allah Gafûr'dur 20 ; Rahîm'dir 2 .

Tevbe Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Öyle ki eğer tevbe 33 ettilerse; ve ikame 572 ettilerse salâtı 154 ; ve verdilerse zekâtı 10 ; öyle ki kardeşlerdir 753 sizlere dinde * ; ve detaylı açıklarız ayetleri 454 ; bilir bir kavim/toplum için.

Tevbe Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve giderir onların * kalplerinin kızgınlığını; ve tevbe 33 eder Allah dilediği kişiye karşı; ve Allah bir Alîm’dir 8 ; bir Hakîm’dir 9 .

Tevbe Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Sonra tevbe 33 eder Allah sonrasında bunun dilediği kimseye karşı; ve Allah bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

Tevbe Suresi - Ayet 74

Türkçe Meal: Ant içerler Allah'a, demiş değillerdir (diye); ve muhakkak dediler küfür 422 kelimesini/söylemini; ve kâfirlik 25 ettiler İslam’ları 218 sonrasında; ve yeltendiler asla nail * olamaz olduklarına; değillerdi öç alırlar dışında ki ganileştirir ** onları Allah ve resûlü 700 fazlından 202 ; öyle ki eğer tevbe 33 ederlerse olur onlara hayır; ve eğer dönerlerse azap eder onlara Allah elim/acıklı bir azapla dünyada ve ahirette; ve olmaz onlara yerde hiçbir bir veli 28 ve ne de bir yardım eden.

Tevbe Suresi - Ayet 104

Türkçe Meal: Hiç bilmezler mi ki Allah; O; kabul eder tevbeyi 33 kullarından; ve edinir/tutar * sadakaları 342 ; ve ki Allah; O; Tevvâb’tır 191 ; Rahîm’dir 2 .

Tevbe Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: Ve diğerleri bekletilenlerdir * Allah'ın emrine; ya azap eder ** onlara; ve ya da tevbe 33 eder üzerlerine; ve Allah bir Alîm’dir 8 ; bir Hakîm’dir 9 .

Tevbe Suresi - Ayet 112

Türkçe Meal: Tevbe 33 edenlerdir; kulluk edenlerdir; hamd 3 edenlerdir; seyahat edenlerdir * ; rükû 11 edenlerdir; secde 12 edenlerdir; emredenlerdir marufla 291 ; ve engelleyenlerdir/yasaklayanlardır münkeri 82 ; ve koruyanlardır Allah'ın hudutlarını; ve müjdele müminleri 27 .

Tevbe Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Ant olsun tevbe 33 etti Allah nebiye 780 karşı; ve muhâcirlere 716 ; ve ensâra 776 ; kimselere (ki) tabi oldular ona * zor/çetin sâatte 662 ; neredeyse eğilmesi sonrasında onlardan bir fırkanın ** kalplerin; sonra tevbe 33 etti *** üzerlerine; doğrusu O *** onlara bir Raûf’tur 15 ; bir Rahîm’dir 2 .

Tevbe Suresi - Ayet 118

Türkçe Meal: Ve geri bırakılmış üç kimseye karşı (da); ta ki dar geldiği zaman üzerlerine yer (tüm) genişlemişliğiyle * ; ve dar geldi üzerlerine kendi nefisleri 201 ; ve zannettiler ** ki olmaz bir iltica *** Allah’tan ****  ancak O’nadır ***** ; sonra tevbe 33 etti ****** üzerlerine tevbe 33 etmeleri için; doğrusu Allah; O Tevvâb’dır 191 ; Rahîm’dir 2 .

Tevbe Suresi - Ayet 126

Türkçe Meal: Ve görmezler mi ki onlar fitnelendirilir 610 her bir yılda bir kere ya da iki kere; sonra tevbe 33 etmezler; ve ne de onlar zikrederler 78 .

Hûd Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Ve ki istiğfar 396 dileyin Rabbinizden 4 ; sonra tevbe 33 edin O'na; metalandırır 54 sizleri güzel bir meta 54 (-yla) belirli bir ecele kadar; ve verir her bir fazl 202 sahibine fazlını 202 onun; ve eğer yüz çevirirseniz; öyle ki ben * korkarım üzerinize (olan) büyük bir günün azabına (karşı).

Hûd Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ve ey kavmim/toplumum! Mağfiret 319 dileyin Rabbinize 4 ; sonra tevbe 33 edin O'na doğru; göndersin gökten 180 üzerinize bolca yağmur * ; ve ziyade etsin sizlere bir kuvveti kuvvetinize doğru; yüz çevirmeyin mücrim 674 (olarak).

Hûd Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Ve Semûd'adır kardeşleri Sâlih; dedi * : "Ey kavmim/toplumum! Kulluk 46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh 74 O'ndan başka; O (ki) inşa etti sizleri yerden ** ; ve yaşam oluşturdu orada *** ; öyle ki mağfiret 319 dileyin; sonra tevbe 33 edin O'na; doğrusu Rabbim 4 bir yakındır cevaplayana **** .

Hûd Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Ve mağfiret 319 dileyin Rabbinizden 4 ; sonra tevbe 33 edin O'na ki benim Rabbim 4 bir Rahîm’dir 2 ; bir Vedûd’tur 848 .

Ra'd Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte böyledir; gönderdik seni * bir ümmete 305 ; muhakkak gelip geçti ondan ** önce ümmetler 305 ; tilâvet 874 etmen için onlara vahyettiğimizi 603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik 25 ederler Rahmân'a 1 ; de ki: "O *** (ki) Rabbimdir 4 ; yoktur ilâh 74 O’nun **** dışında; O'na ****** tevekkül 79 ettim; ve O'nadır ***** tevbem 33 ."

Nahl Suresi - Ayet 119

Türkçe Meal: Sonra * doğrusu (senin) Rabbin 4 cehaletle 489 kötülük yapmış kimselere (ki) sonra tevbe 33 ettiler ardından bunun; ve ıslah 316 oldular; doğrusu (senin) Rabbin 4 sonrasında onun ** mutlak Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

İsrâ Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Rabbiniz 4 daha iyi bilendir nefislerinizdekini 201 ; eğer olursanız sâlihler 217 * ; öyle ki doğrusu O * oldu tevbe 33 edenlere bir Gafûr 20 .

Meryem Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler (ki) tevbe 33 ettiler; ve iman ettiler 47 ; ve yaptılar bir sâlih 777 ; öyle ki işte bunlar; girerler cennete 970 ve zulmedilmezler 257 bir şey.

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: Ve doğrusu ben * mutlak bir mağfiret 319 edenim kimseye (ki) tevbe 33 etti ve iman 47 etti ve yaptı bir sâlih 777 ; sonra kılavuzlandı 192 .

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 122

Türkçe Meal: Sonra seçti * onu ** Rabbi 4 ; öyle ki tevbe 33 etti üzerine *** ; ve doğru yola kılavuzladı.

Nûr Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler * (ki) tevbe 33 ettiler sonrasında bunun ** ; ve ıslah 316 oldular öyle ki doğrusu Allah bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 20 .

Nûr Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Ve mümin 27 kadınlara de ki "Alçaltsınlar * bakışlarından; ve muhafaza etsinler fürûclarını 110 ; ve sergilemesinler ** kendilerinin ziynetini 854 ; dışındadır göründüğü ondan *** ; ve vursunlar örtülerini koyunlarının 855 üstüne; ve sergilemesinler ** kendilerinin ziynetini 854 (ki) dışındadır kocaları ya da babaları ya da kocalarının babaları ya da oğulları ya da kocalarının oğulları ya da erkek kardeşleri ya da erkek kardeşlerinin oğulları ya da kız kardeşlerinin oğulları ya da kendi kadınları ya da sağ ellerinin malik olduğu 77 yahut tabiler ****  (ki) olmaksızın sahipleri maharet/beceri erkeklerden yahut tıfıl 1211 kimseler (ki) asla algılamazlar kadınların avratlarına ******   karşı; ve vurmasınlar ******* ayaklarını bildirmek için hafiyelik ***** ettiklerini kendilerinin ziynetinden 854 "; ve tevbe 33 edin Allah'a karşı topluca ey müminler 27 ! Belki sizler felaha 326 ulaşırsınız.

Furkan Suresi - Ayet 70

Türkçe Meal: Dışındadır * kimse (ki) tevbe 33 etti ve iman 47 etti; ve yaptı sâlih 777 bir amel 1072 ; öyle ki işte bunlar; değiştirir Allah kötülüklerini onların güzelliklere; ve oldu Allah bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Furkan Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Ve kim tevbe 33 etti ve yaptı bir sâlih 777 ; doğrusu o (ki) tevbe 33 eder * Allah'a doğru bir tevbe 33 yerine ** .

Kasas Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Öyle ki ama kim tevbe 33 etti; ve iman 47 etti; ve yaptı bir sâlih 777 ; öyle ki belki olur * muflihten 174 .

Ahzâb Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Cezalandırması * içindir Allah’ın sâdıkları 182 sıddıklıklarıyla 551 ; ve azap etmesi içindir münâfıklara 26 eğer dilerse (Allah) ya da tevbe 33 etmesi içindir (Allah'ın) onlar üzerine ** ; doğrusu Allah oldu bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Ahzâb Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Azap 426 etmesi içindir Allah’ın münâfık 26 (erkeklere) ve münâfık 26 (kadınlara); ve müşrik 36 (erkeklere) ve müşrik 36 (kadınlara); ve tevbe 33 etmesi (içindir) Allah'ın mümin 27 (erkeklere) ve mümin 27 (kadınlara) karşı; ve oldu Allah bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Sâd Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Dedi (Davut): “Ant olsun, zulmetti sana sormakla/istemekle dişi koyununu senin kendi koyunlarına; ve doğrusu, çoğu karışanlardan/ortaklardan mutlak güçlü gelir bir kısmı onların diğer bir kısmı üzerine; kimseler dışında; inandılar ve yaptılar sâlihât 18 ; ve ne azdır onlar; ve zannetti Davut o durumda denediğimizi onu; öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi Rabbinden; ve kapandı yere rükû 11 ederek; ve tevbe 33 etti.

Ahkaf Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve vasiyet 973 ettik insana ana babasına (karşı) bir ihsân 250 ; taşıdı onu * anası bir zahmetle; ve doğurdu onu * bir zahmetle; ve taşınması onun ** ve ayrılması onun **   otuz aydır 974 ; ta ki ulaştığı zaman şiddetlisine ve ulaştığında kırk seneye *** ; dedi: "Rabbim! Sevk eyle/dizginle beni ki şükrederim (senin) nimetine ki nimetlendirdin üzerime ve anama babama karşı; ve ki yaparım bir sâlihât 18 (ki) razı olursun ona *** ; ve ıslah 316 et bana zürriyetimde 380 ; doğrusu ben tevbe 33 ettim sana ve doğrusu ben müslimdenim 45 ."

Mücâdele Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Tasalandınız mı? Ki takdim edersiniz eliniz arasında, gizli konuşmanızda sadakalar 95 ; öyle ki o zaman asla faaliyete geçemezsiniz; ve tevbe 33 etti Allah sizlere; öyle ki ikame 572 edin salâtı 5 ; ve verin zekâtı 10 ; ve itaat edin Allah'a ve resûlüne 76 ; ve Allah haberdardır yaptıklarınızdan.

Tahrim Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Eğer tevbe 33 ederseniz ikiniz * Allah'a karşı; öyle ki muhakkak eğildi/büküldü ikinizin kalpleri; ve eğer destekleşirseniz ikiniz * ona ** karşı; öyle ki doğrusu Allah; O; mevlâsıdır 68 onun ** ; ve Cibrîl 282 ; ve sâlihler 217 müminler 27 ; ve melekler 48 ; bundan sonra bir destektir (ona).

Tahrim Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Belki de (olmuştur) onun * Rabbi 4 eğer boşadıysa sizleri ki değiştirir ** ona *** zevceleri **** (ki) bir hayırlıdır sizlerden **** ; m üslimât 1286 ; müminat 493 ; kanaatkarlar 398 ; tevbe 33 edenler; kulluk 46 edenler; seyahat 735 edenler; dullar ve bakirler (olarak).

Tahrim Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Tevbe 33 edin Allah'a karşı içten/samimi bir tevbe (-yle); belki de Rabbiniz 4 ki kâfirlik 25 eder sizden kötülüklerinizi ve sokar sizleri cennetlere (ki) akar altlarından onun ** nehirler; gündür (ki) rezil etmez Allah nebiyi * ve onunla beraber iman 47 etmiş kimseleri; nurları *** onların yürür/ilerler elleri arasında ve sağlarında; derler: "Rabbimiz 4 ! Tamamla bizlere nurumuzu *** ; ve mağfiret 319 et bizlere; doğrusu sensin her bir şey üzerine bir Kadîr 177 ."

Müzzemmil Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Doğrusu Rabbin 4 bilir ki sen dikelirsin/ayağa kalkarsın gecenin 171 üçte ikisinden yakınına; ve yarısında onun (gecenin); ve üçte birinde onun (gecenin); ve bir grup/tayfa (da) seninle birlikte (olan) kimselerden; ve Allah takdir eder/ölçeklendirir geceyi 171 ve gündüzü 170 ; bildi ki asla sayamazsınız/kapsayamazsınız onu; öyle ki tevbe 33 etti sizlere; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni Kur'ân’dan; bildi ki olacak içinizden hastalar; ve başkaları, darbederler/vururlar (ayakları) yerde/yeryüzünde; aranırlar/bakınırlar fazlından/lütfundan Allah'ın; ve başkaları, katlederler 35 Allah yolunda; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni ondan * ; ve ikame 572 edin salâtı 5 ; ve verin zekâtı 10 ; ve borç verin 123 Allah'a; güzel bir borç 123 ; ve taktim ettikleriniz/verdikleriniz hayırdan kendi nefsiniz içindir; bulursunuz onu Allah’ın indinde/katında; o (borç) hayırlıdır; ve en büyük bir ecirdir 820 ; ve mağfiret/bağışlanma dileyin Allah'tan; doğrusu Allah Gafûr'dur 20 ; Rahîm'dir 2 .

Bürûc Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) fitne * verdiler mümin 27 erkeklere ve mümin 27 kadınlara; sonra asla tevbe 33 etmezler; öyle ki onlaradır cehennem azabı; ve onlaradır yangın azabı.