Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 490:

Fahişelik.

Bu kavram 11 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

4. Nisâ Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

515|4|22|وَلَا تَنكِحُوا۟ مَا نَكَحَ ءَابَآؤُكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِلَّا مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّهُۥ كَانَ فَٰحِشَةً وَمَقْتًا وَسَآءَ سَبِيلًا

Latin Literal

22. Ve lâ tenkihû mâ nekaha âbâukum minen nisâi, illâ mâ kad selef(selefe). İnnehu kâne fâhışeten ve maktâ(maktan). Ve sâe sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Nikâhlamayın491 nikâhladığını* babalarınızın/atalarınızın** kadınlardan; dışındadır geçmişte olan***; doğrusu o oldu bir fahişelik490; ve nefret; ve kötü bir yol.

Notlar

Not 1

*Geçmiş zaman kipiyle geldiği için bir kez bile nikâhlanma yasağı aktif hale getirir. **Öz babanın, öz baba tarafından dedenin (ve bu şekilde eski nesillere ilerletilebilir) daha önceden karıları olmuş olanlar. Öz ana tarafından dedenin (ve bu şekilde eski nesillere ilerletilebilir) daha önceden karıları olmuş olanlar.***Ayet inmeden önce böyle bir yasağın olmadığı anlaşılmaktadır. Ayet öncesi gerçekleşmiş bu tarz nikâhlar aynen devam edecektir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nikâhlanması haram olan kimseler.

Kavram 491

4914:22, 4:23 ve 220 ayetlerinde Yüce Rabbimiz bizlere açık ve net olarak nikâhlanmanın haram olduğu durumları açık ve net olarak bildirmiştir. 4:22'de; bir erkek için nikâh şunlara haramdır;Kadınlara ki (erkeğin) öz olarak babasının, baba tarafından dedesinin (ve bu şekilde eski nesillere ilerletilebilir) daha önceden karıları olmuşlar; kadınlara ki (erkeğin) öz olarak ana tarafından dedesinin (ve bu şekilde eski nesillere ilerletilebilir) karıları olmuşlar.4:23'de; nikâh şunlara haramdır;Öz anaya, öz ana tarafından anneanneye (ve bu şekilde eski nesillere ilerletilebilir), öz baba tarafından babaanneye (ve bu şekilde eski nesillere ilerletilebilir).Öz kızlara; öz kız torunlara (ve bu şekilde yeni nesillere ilerletilebilir).Kız kardeşlere.Halalara ve teyzelere.Öz kız yeğenlere.Süt analara.Süt ananın kızlarına, süt kardeşlere.Kadının önceki evliliğinden olan ve yeni kocanın himayesine giren üvey kızlara. Kadınla cinsel birleşme olmadan bir boşanma gerçekleşmişse bu kızlarla evlenmek haram değildir.Öz oğulların, öz torunların (ve bu şekilde yeni nesillere ilerletilebilir) daha önceden karıları olmuş kadınlara.Kız kardeşlerle aynı anda evli olmak.2:220'de nikâh şunlara haramdır;Ailenin bir üyesi olarak aileye karışan yani evlat edinilen kızlara. Rabbimiz evlatlık edinilen kız ve erkeklerin artık kardeş olduklarını açıkça bildirmiştir. 4:23'de bildirildiği üzere kardeşlerle evlenmek haramdır. 

4. Nisâ Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

518|4|25|وَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ مِنكُمْ طَوْلًا أَن يَنكِحَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِكُم بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ مُحْصَنَٰتٍ غَيْرَ مُسَٰفِحَٰتٍ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخْدَانٍ فَإِذَآ أُحْصِنَّ فَإِنْ أَتَيْنَ بِفَٰحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى ٱلْمُحْصَنَٰتِ مِنَ ٱلْعَذَابِ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ ٱلْعَنَتَ مِنكُمْ وَأَن تَصْبِرُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

25. Ve men lem yestetı’ minkum tavlen en yenkıhal muhsanâtil mu’minâti fe min mâ meleket eymânukum min feteyâtikumul mu’minât(mu’minâti). Vallâhu a’lemu bi îmânikum. Ba’dukum min ba’d(ba’dın), fenkihûhunne bi izni ehlihinne ve âtûhunne ucûrehunne bil ma’rûfi muhsanâtin gayra musâfihâtin ve lâ muttehızâti ahdân(ahdânin), fe izâ uhsinne fe in eteyne bi fâhışetin fe aleyhinne nısfu mâ alâl muhsanâti minel azâb(azâbi). Zâlike li men haşiyel anete minkum. Ve en tasbirû hayrun lekum. Vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve kim asla güç yetiremez sizlerden bir uzanıp ulaşmaya ki nikâhlar müminât493 muhsanât492; öyle ki müminât493 fettanlarınızdan*, sağ ellerinizin malik/sahip77 olduğundandır; ve Allah daha iyi bilir imanlarınızı; bir kısmınız bir kısımdandır; öyle ki nikâhlayın onları (sağ ellerinizin malik/sahip olduklarını) ehlinin/ahalisinin** izniyle; ve verin ecirlerini*** marufla291; muhsanât492 (olsunlar) olmaksızın musâfihât494; ve edinmeyenler (olsunlar) gizli/saklı arkadaş; öyle ki muhsanât492 oldukları zaman; öyle ki (sonrası) eğer işlerlerse bir fahişelik490 öyle ki onlar üzerinedir yarısı muhsanât492 üzerine (olan) azaptan; işte bu kimse içindir (ki) haşyet duyar zorluğa/strese sizlerden; ve ki sabretmeniz**** bir hayırdır sizlere; ve Allah Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 lem asla لَمْ -
3 yestetia' gücü yetiremez يَسْتَطِعْ طوع
4 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
5 tavlen bir uzanıp ulaşmaya طَوْلًا طول
6 en ki أَنْ -
7 yenkiha nikâhlar يَنْكِحَ نكح
8 l-muhsanati muhsanât الْمُحْصَنَاتِ حصن
9 l-mu'minati müminât الْمُؤْمِنَاتِ امن
10 femin öyle ki فَمِنْ -
11 ma مَا -
12 meleket malik/sahip olduğunuzdan مَلَكَتْ ملك
13 eymanukum sağ ellerinizin أَيْمَانُكُمْ يمن
14 min مِنْ -
15 feteyatikumu fettanlarınızdan فَتَيَاتِكُمُ فتي
16 l-mu'minati müminât الْمُؤْمِنَاتِ امن
17 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
18 ea'lemu daha iyi bilir أَعْلَمُ علم
19 biimanikum imanlarınızı بِإِيمَانِكُمْ امن
20 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
21 min مِنْ -
22 bea'din bir kısımdandır بَعْضٍ بعض
23 fenkihuhunne öyle ki nikâhların onları فَانْكِحُوهُنَّ نكح
24 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
25 ehlihinne ehlinin/ahalisinin أَهْلِهِنَّ اهل
26 ve atuhunne ve verin وَاتُوهُنَّ اتي
27 ucurahunne ecirlerini أُجُورَهُنَّ اجر
28 bil-mea'rufi marufla بِالْمَعْرُوفِ عرف
29 muhsanatin muhsanât مُحْصَنَاتٍ حصن
30 gayra olmaksızın غَيْرَ غير
31 musafihatin musâfihât مُسَافِحَاتٍ سفح
32 ve la وَلَا -
33 muttehizati ve edinmeyenler مُتَّخِذَاتِ اخذ
34 ehdanin gizli/saklı arkadaş أَخْدَانٍ خدن
35 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
36 uhsinne muhsenât أُحْصِنَّ حصن
37 fe in öyle ki eğer فَإِنْ -
38 eteyne işlerlerse أَتَيْنَ اتي
39 bifahişetin bir fahişelik بِفَاحِشَةٍ فحش
40 fealeyhinne öyle ki onlar üzerinedir فَعَلَيْهِنَّ -
41 nisfu yarısı نِصْفُ نصف
42 ma مَا -
43 ala üzerine عَلَى -
44 l-muhsanati muhsanât الْمُحْصَنَاتِ حصن
45 mine مِنَ -
46 l-azabi azaptan الْعَذَابِ عذب
47 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
48 limen kimse içindir لِمَنْ -
49 haşiye haşyet duyar خَشِيَ خشي
50 l-anete zorluğa/strese الْعَنَتَ عنت
51 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
52 ve en ve ki وَأَنْ -
53 tesbiru sabretmeniz تَصْبِرُوا صبر
54 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
55 lekum sizlere لَكُمْ -
56 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
57 gafurun Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
58 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Gençler.**Onlardan sorumlu olan ilgili kimselerin. ***Muhsanât kadınlarla evlenmek için sadaka/mehir verilir. Sağ ellerin malik/sahip olduğu kadınlar için de nikâha bir karşılık/ecir bir farz/zorunluluk olarak verilmelidir.****Müminât muhsanât kadınlarla evlenmek için gereken mücadeleyi sabırla devam etmek.  

6. En'âm Suresi

Ayet 151

Arapça Metin (Harekeli)

940|6|151|قُلْ تَعَالَوْا۟ أَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ أَلَّا تُشْرِكُوا۟ بِهِۦ شَيْـًٔا وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُم مِّنْ إِمْلَٰقٍ نَّحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَإِيَّاهُمْ وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

Latin Literal

151. Kul teâlev etlu mâ harreme rabbukum aleykum ellâ tuşrikû bihî şey’â(şey’en), ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen), ve lâ taktulû evlâdekum min imlak(imlakin), nahnu nerzukukum ve iyyâhum, ve lâ takrebûl fevâhışe mâ zahere minhâ ve mâ batan(batane), ve lâ taktulûn nefselletî harremallâhu illâ bil hakk(hakkı), zâlikum vassâkum bihî leallekum ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Gelin; okuyayım Rabbinizin4 haram kıldığını üzerinize; ki şirk71 koşmayın O’na bir şeyi; ve ana babayadır bir ihsan/güzellik; ve katletmeyin35 evlatlarınızı yoksulluktan; biz rızıklandırırız onları; onlaradır (o rızık); yaklaşmayın fahişeliklere490 açılmışa ondan ve gizlenmişe; ve katletmeyin35 nefsi201 ki (o) haram ettiğidir649 Allah'ın hakla* (olması) dışında; işte bu sizlere (ki) vasiyet etti (Allah) sizlere onunla; belki sizler akledersiniz.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 teaalev gelin تَعَالَوْا علو
3 etlu okurum أَتْلُ تلو
4 ma مَا -
5 harrame haram kıldığını حَرَّمَ حرم
6 rabbukum Rabbinizin رَبُّكُمْ ربب
7 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
8 ella ki أَلَّا -
9 tuşriku şirk koşmayın تُشْرِكُوا شرك
10 bihi O’na بِهِ -
11 şey'en bir şeyi شَيْئًا شيا
12 ve bil-valideyni ve ana babaya وَبِالْوَالِدَيْنِ ولد
13 ihsanen bir ihsan إِحْسَانًا حسن
14 ve la ve وَلَا -
15 tektulu katletmeyin تَقْتُلُوا قتل
16 evladekum evlatlarınızı أَوْلَادَكُمْ ولد
17 min مِنْ -
18 imlakin yoksulluktan إِمْلَاقٍ ملق
19 nehnu biz نَحْنُ -
20 nerzukukum rızıklandırırız onları نَرْزُقُكُمْ رزق
21 ve iyyahum ve onlaradır وَإِيَّاهُمْ -
22 ve la وَلَا -
23 tekrabu yaklaşmayın تَقْرَبُوا قرب
24 l-fevahişe fahişeliklere الْفَوَاحِشَ فحش
25 ma مَا -
26 zehera açılana ظَهَرَ ظهر
27 minha ondan مِنْهَا -
28 ve ma ve وَمَا -
29 betane gizlenene بَطَنَ بطن
30 ve la وَلَا -
31 tektulu ve katletmeyin تَقْتُلُوا قتل
32 n-nefse nefsi النَّفْسَ نفس
33 lleti ki الَّتِي -
34 harrame haram ettiğidir حَرَّمَ حرم
35 llahu Allah'ın اللَّهُ -
36 illa dışında إِلَّا -
37 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
38 zalikum işte bu sizlere ذَٰلِكُمْ -
39 vessakum vasiyet etti (Allah) وَصَّاكُمْ وصي
40 bihi onunla بِهِ -
41 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
42 tea'kilune akledersiniz تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Nefsi müdafaa; katledenleri katletmek. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

Bir nefsi katletmek hangi şartlara bağlıdır?

Kavram 649

649Yüce Allah bir nefsi haksız yere katletmeyi haram kılmıştır. Zorunlu şartlar 5:32 ayetinde göre şunlardır.Nefsi müdafaa kapsamında başka bir nefsi ölümden kurtarmak için diğer nefis katledilebilir. Yeryüzünde fitne/fesat çıkaran nefisler gerekirse katledilebilir.

12. Yusuf Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1618|12|24|وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهِۦ وَهَمَّ بِهَا لَوْلَآ أَن رَّءَا بُرْهَٰنَ رَبِّهِۦ كَذَٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ ٱلسُّوٓءَ وَٱلْفَحْشَآءَ إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُخْلَصِينَ

Latin Literal

24. Ve le kad hemmet bihî ve hemme bihâ, levlâ en reâ burhâne rabbih(rabbihi), kezâlike li nasrife anhus sûe vel fahşâ(fahşâe), innehu min ibâdinel muhlesîn(muhlesîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun ehemmiyet* verdi** ona***; ve ehemmiyet* verirdi**** ona***** şayet ki görmeseydi burhânı293 Rabbinin4; işte böyledir; çevirmek/uzak tutmak içindir ondan****** kötülüğü ve fahişeliği490; doğrusu o**** muhles934 kullarımızdandı46.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 hemmet ehemmiyet verdi هَمَّتْ همم
3 bihi ona بِهِ -
4 ve hemme ve ehemmiyet verirdi وَهَمَّ همم
5 biha ona بِهَا -
6 levla şayet لَوْلَا -
7 en ki أَنْ -
8 raa görmeseydi رَأَىٰ راي
9 burhane burhanını بُرْهَانَ برهن
10 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 linesrife çevirmek/uzak tutmak içindir لِنَصْرِفَ صرف
13 anhu ondan عَنْهُ -
14 s-su'e kötülüğü السُّوءَ سوا
15 velfehşa'e ve fahişeliği وَالْفَحْشَاءَ فحش
16 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
17 min مِنْ -
18 ibadina kullarımızdandı عِبَادِنَا عبد
19 l-muhlesine muhles الْمُخْلَصِينَ خلص

Notlar

Not 1

*Önem vermek, ilgilenmek.**Kadın.***Yusuf'a.****Yûsuf.*****Kadına.******Yûsuf'tan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Burhân

Kavram 293

293Delil, kanıt, ispat, gösterim.

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

Muhles

Kavram 934

934Saf, duru hale gelmiş, saflaşmış, içinde pislik barındırmayan, kontamine olmayan, şirke bulaşmamış.  

17. İsrâ Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

2059|17|32|وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلزِّنَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ فَٰحِشَةً وَسَآءَ سَبِيلًا

Latin Literal

32. Ve lâ takrebûz zinâ innehu kâne fâhışeh(fâhışeten), ve sâe sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Ve yaklaşmayın zinâya1049; doğrusu o* oldu bir fahişelik490; ve kötü bir yol.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

Zinâ

Kavram 1049

1049Dar bir yerde bulunmak, bir şeyin dar, sıkışık olması, daralma / sıkışma anlamındadır. Gayrimeşru cinsel ilişkidir. Meşru, evrensel kurallara uygun demektir. Şerefli Kur'an bir anneden doğan bebeğin babasının kim olduğunun toplum tarafından ve elbette babası tarafından bilinmesini dilemektedir. Yetimlerin biyolojik babasına isnat edilmesi gerektiği apaçık bildirilmiştir. Şerefli Kur'an'da nikâh olayı bir ritüele asla bağlanmamıştır. Evlenmek isteyen çiftler evlendiklerini topluma duyururlar. Hepsi o kadardır. Günümüzdeki gibi resmi bir nikâh yapmak zorunluluğu yoktur. Yapmasında da bir sakınca yoktur. Kadın mehir isterse erkek onu vermek zorundadır. Cinsel birliktelik meşru olarak bir kadın ve bir erkek arasında gerçekleşir. Aynı anda toplu cinsel birliktelik evlilik sözleşmesine aykırıdır. Cinsel birliktelik yaşayan kadın veya erkeğin en az birisinin başka bir kimseyle evlilik sözleşmesinin bulunması her ikisi için de zinâdır. Zinâ eden erkek ve kadına azap olarak 100 celde vurulur (24:2). Ancak bunun şartı her ikisinin de Yüce Allah'ın dinine tabi olmalarıdır. Zinânın cezasını dünya hayatında çekmek isteyenler içindir. Kur'an'a iman etmemiş, ateist, deist veya başka bir dine tabi olmuş kimselere zinâ cezası verilemez. Yüce Rabbimiz 24:5 ayetinde Gafûr ve Rahîm sıfatlarını göstererek zinâ eden kadın ve erkeğin eğer tevbe edip ıslah olmaları durumunda bu 100 celde cezasının da verilemeyeceğini bizlere bildirmiştir. 24:5 ayeti kendisinden önce gelen hükümleri şarta bağlar. Tevbe ve ıslah varsa şartlar ortadan kalkar. Anlaşılır ki tevbe ve ıslah durumuna müminler şahit/tanık olacaktır. 

24. Nûr Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

2808|24|19|إِنَّ ٱلَّذِينَ يُحِبُّونَ أَن تَشِيعَ ٱلْفَٰحِشَةُ فِى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Latin Literal

19. İnnellezîne yuhıbbûne en teşîal fâhışetu fîllezîne âmenû lehum azâbun elîmun fîd dunyâ vel âhırah(âhırati), vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) severler ki yayılır fahişelik490 iman47 etmiş kimselerde; onlaradır elim bir azap dünyada ve ahirette; ve Allah bilir ve sizler bilmezsiniz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

27. Neml Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

3211|27|54|وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ

Latin Literal

54. Ve lûtan iz kâle li kavmihî ete’tûnel fâhışete ve entum tubsırûn(tubsırûne).

Türkçe Çeviri

Ve Lût (ki) dediği zaman kavmine/toplumuna: "İşliyor musunuz fahişeliği490; ve sizler görüyorsunuz (da)?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veluten ve Lût وَلُوطًا -
2 iz إِذْ -
3 kale dediği zaman قَالَ قول
4 likavmihi kavmine لِقَوْمِهِ قوم
5 ete'tune işliyor musunuz أَتَأْتُونَ اتي
6 l-fahişete fahşeliği الْفَاحِشَةَ فحش
7 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
8 tubsirune görüyorsunuz تُبْصِرُونَ بصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

29. Ankebût Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

3366|29|28|وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ إِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنْ أَحَدٍ مِّنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

28. Ve lûtan iz kâle li kavmihî innekum le te’tûnel fâhışete mâ sebekakum bihâ min ehadin minel âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Ve Lût; dediği zaman kendi kavmine/toplumuna: "Doğrusu sizler mutlak edinirsiniz bir fahişelik490 (ki) yoktur sizlerin önüne geçen onunla** alemlerden203 hiç bir***."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veluten ve Lût وَلُوطًا -
2 iz إِذْ -
3 kale dediği zaman قَالَ قول
4 likavmihi kendi kavmine لِقَوْمِهِ قوم
5 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
6 lete'tune mutlak ediniyorsunuz لَتَأْتُونَ اتي
7 l-fahişete bir fahişelik الْفَاحِشَةَ فحش
8 ma yoktur مَا -
9 sebekakum önüne geçen sizlerin سَبَقَكُمْ سبق
10 biha onunla بِهَا -
11 min hiç مِنْ -
12 ehadin bir أَحَدٍ احد
13 mine مِنَ -
14 l-aalemine alemlerden الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*İleri giden, öncülük eden.

**Kendisiyle; fahişelikte.

***Tek bir kavim yoktu sizin gibi. Özellikle ayrı yazıldı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

3561|33|30|يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِىِّ مَن يَأْتِ مِنكُنَّ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ يُضَٰعَفْ لَهَا ٱلْعَذَابُ ضِعْفَيْنِ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا

Latin Literal

30. Yâ nisâen nebiyyi men ye’ti min kunne bi fâhışetin mubeyyinetin yudâ’af lehel’azâbu dı’feyn(dı’feyni), ve kâne zâlike alâllâhi yesîrâ(yesîran).

Türkçe Çeviri

Ey nebinin* kadınları! Kim gelir sizlerden apaçık bir fahişelikle490; katlanır723 ona** azap iki kat; ve olmuştur bu Allah'a karşı bir kolay.

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed'in.**Kadına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

Nebinin kadınlarının yapacağı apaçık bir fahişelik günahının diğer kadınlara göre iki kat daha fazla olması. Aynı günahın azabının şartlara göre farklı olması.

Kavram 723

723Nebinin eşlerini  yapacağı apaçık bir fahişeliğin azabının diğer kadınlara göre iki kat fazla olacağı apaçık bildirilmiştir. Bu da bizlere günahın aynı olmasına karşı kişiden kişiye cezanın artıp azalabileceğine bir kanıttır.  Anlarız ki şartlar/durumlar aynı günah için azabının değişmesine neden olmaktadır. Kur'an'ın inişine tanık olmuş, İslam'a tanık olmuş, nebiyle birebir aynı ev içinde yaşayan kadınların fahişelik günahına girmeleri diğer kadınlara göre daha sapkın olmalarını gerektirdiği için azap da iki kat artırılmaktadır. Açlık nedeniyle bir ekmek çalan bir kişinin hırsızlık cezası ile devletin malını çalıp lüks içinde yaşayan kimsenin hırsızlık cezası elbette aynı olmayacaktır. Müminlerin imanları sonrası küfre girmelerinin cezası da diğer kimselere göre daha fazladır.   

53. Necm Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

4814|53|32|ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ

Latin Literal

32. Ellezîne yectenibûne kebâirel ismi vel fevâhışe lemem(lememe), inne rabbeke vâsiul magfireh(magfireti), huve a’lemu bikum iz enşeekum minel ardı ve iz entum e cinnetun fî butûni ummehâtikum, fe lâ tuzekkû enfusekum, huve a’lemu bi menittekâ.

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) uzak tutarlar büyükler* (olan) günahları ve fahişelikleri490; dışındadır lemem957**; doğrusu (senin) Rabbin4 Vâsi’dir297 mağfirete319; O*** (ki) daha iyi bilendir sizleri inşa ettiği zaman sizleri yerden****; sizler ceninlerken***** annelerinizin karınlarında; öyle ki temize çıkarmayın955 nefislerinizi201; O*** (ki) daha iyi bilendir takvalı21 olan kimseyi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 yectenibune uzak tutarlar يَجْتَنِبُونَ جنب
3 kebaira büyükler (olanları) كَبَائِرَ كبر
4 l-ismi günahların الْإِثْمِ اثم
5 velfevahişe ve fahişelikleri وَالْفَوَاحِشَ فحش
6 illa dışındadır إِلَّا -
7 l-lememe lemem اللَّمَمَ لمم
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 rabbeke (senin) Rabbinin رَبَّكَ ربب
10 vasiu Vâsi’dir وَاسِعُ وسع
11 l-megfirati mağfirete الْمَغْفِرَةِ غفر
12 huve O هُوَ -
13 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
14 bikum sizleri بِكُمْ -
15 iz zaman إِذْ -
16 enşeekum inşa etti sizleri أَنْشَأَكُمْ نشا
17 mine مِنَ -
18 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
19 ve iz zaman وَإِذْ -
20 entum sizler أَنْتُمْ -
21 ecinnetun ceninlerken أَجِنَّةٌ جنن
22 fi فِي -
23 butuni karınlarında بُطُونِ بطن
24 ummehatikum annelerinizin أُمَّهَاتِكُمْ امم
25 fela öyle ki فَلَا -
26 tuzekku temize çıkarmayın تُزَكُّوا زكو
27 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
28 huve O هُوَ -
29 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
30 bimeni kimseyi بِمَنِ -
31 tteka takvalı olur اتَّقَىٰ وقي

Notlar

Not 1

*Sıfat değil isim kelimesidir. Çoğuldur. Dikkat: Günahları derecesi ne olursa olsun sürekli işlemek de büyükleştirir. **Büyüklerden olan günahlar dışında kısa süreli, tekrarlamayan.***Allah.****Yeryüzündeki atomlardan evrim süreciyle.*****Fetüs.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Vâsi

Kavram 297

297Genişleten, enginleştiren, hacim kazandırarak büyüten.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

 Nefisleri temize çıkarmak.

Kavram 955

955Suçu günahı başkasına yüklemek; kendisinden temizlemek. Yaptığı işlerin sonucunu kabul etmemek. Yağ gibi üste çıkmak.

Lemem

Kavram 957

957Kalıcı olmayan ziyaret, kısa süreli uğramak, ara sıra, zaman zaman, nadiren, seyrek olarak.

65. Talâk Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5216|65|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ رَبَّكُمْ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ لَا تَدْرِى لَعَلَّ ٱللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَٰلِكَ أَمْرًا

Latin Literal

1. Yâ eyyuhen nebiyyu izâ tallaktumun nisâe fe tallikûhunne li iddetihinne ve ahsûl iddeh(iddete), vettekûllâhe rabbekum, lâ tuhricûhunne min buyûtihinne ve lâ yahrucne illâ en ye’tîne bi fâhişetin mubeyyineh(mubeyyinetin), ve tilke hudûdullâh(hudûdullâhi), ve men yeteadde hudûdallâhi fe kad zaleme nefseh(nefsetu), lâ tedrî leallallâhe yuhdısu ba’de zâlike emrâ(emren).

Türkçe Çeviri

Ey nebi132! Boşadığınız zaman kadınları; öyle ki boşayın onları iddetleri652 için*, ve hesaplayın iddeti652; ve takvalı olun Allah’a; Rabbinize4; çıkarmayın onları evlerinden; ve çıkmasınlar (onlar da); dışında ki gelirler apaçık (olmuş) bir fahişelikle490; ve işte şu; hudutlarıdır Allah'ın; ve kim taştı hudutlarını Allah'ın; öyle ki muhakkak zulmetti257 kendi nefsine201 farkına varmaksızın; belki Allah söyler/ortaya çıkarır bunun sonrası bir emir**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 iza zaman إِذَا -
4 tallektumu boşadığınız zaman طَلَّقْتُمُ طلق
5 n-nisa'e kadınları النِّسَاءَ نسو
6 fetallikuhunne öyle ki boşayın onları فَطَلِّقُوهُنَّ طلق
7 liiddetihinne iddetlerinde لِعِدَّتِهِنَّ عدد
8 ve ehsu ve hesaplayın وَأَحْصُوا حصي
9 l-iddete iddeti الْعِدَّةَ عدد
10 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
11 llahe Allah’a اللَّهَ -
12 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
13 la لَا -
14 tuhricuhunne çıkarmayın onları تُخْرِجُوهُنَّ خرج
15 min مِنْ -
16 buyutihinne evlerinden بُيُوتِهِنَّ بيت
17 ve la ve وَلَا -
18 yehrucne çıkmasınlar يَخْرُجْنَ خرج
19 illa dışında إِلَّا -
20 en ki أَنْ -
21 ye'tine gelirler يَأْتِينَ اتي
22 bifahişetin bir fahişelikle بِفَاحِشَةٍ فحش
23 mubeyyinetin apaçık (olmuş) مُبَيِّنَةٍ بين
24 ve tilke ve işte şu وَتِلْكَ -
25 hududu hududlarıdır حُدُودُ حدد
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 ve men ve kim وَمَنْ -
28 yeteadde taştı يَتَعَدَّ عدو
29 hudude hududtlarını حُدُودَ حدد
30 llahi Allah'ın اللَّهِ -
31 fekad öyleki muhakkak فَقَدْ -
32 zeleme zulmetti ظَلَمَ ظلم
33 nefsehu kendi nefsine نَفْسَهُ نفس
34 la لَا -
35 tedri farkına varmaksınız تَدْرِي دري
36 lealle belki لَعَلَّ -
37 llahe Allah اللَّهَ -
38 yuhdisu söyler/ortaya çıkarır يُحْدِثُ حدث
39 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
40 zalike bunun ذَٰلِكَ -
41 emran bir emir أَمْرًا امر

Notlar

Not 1

*İddet sürelerini gözeterek/hesaplayarak boşayın.**Onların işleri artık Yüce Allah'adır. Dilediği gibi emreder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

iddet

Kavram 652

652Adetli, sayılı. Sayılabilen şeylerin sayısını işaret eder. Sayılı günler vb. 

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 490:

Fahişelik.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Fahişelik.

Kavram No: 490

Kısa Açıklama: 490 Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 11

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Nisâ Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Nikâhlamayın 491 nikâhladığını * babalarınızın/atalarınızın ** kadınlardan; dışındadır geçmişte olan *** ; doğrusu o oldu bir fahişelik 490 ; ve nefret; ve kötü bir yol.

Nisâ Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve kim asla güç yetiremez sizlerden bir uzanıp ulaşmaya ki nikâhlar müminât 493 muhsanât 492 ; öyle ki müminât 493 fettanlarınızdan * , sağ ellerinizin malik/sahip 77 olduğundandır; ve Allah daha iyi bilir imanlarınızı; bir kısmınız bir kısımdandır; öyle ki nikâhlayın onları (sağ ellerinizin malik/sahip olduklarını) ehlinin/ahalisinin ** izniyle; ve verin ecirlerini *** marufla 291 ; muhsanât 492 (olsunlar) olmaksızın musâfihât 494 ; ve edinmeyenler (olsunlar) gizli/saklı arkadaş; öyle ki muhsanât 492 oldukları zaman; öyle ki (sonrası) eğer işlerlerse bir fahişelik 490 öyle ki onlar üzerinedir yarısı muhsanât 492 üzerine (olan) azaptan; işte bu kimse içindir (ki) haşyet duyar zorluğa/strese sizlerden; ve ki sabretmeniz **** bir hayırdır sizlere; ve Allah Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

En'âm Suresi - Ayet 151

Türkçe Meal: De ki: "Gelin; okuyayım Rabbinizin 4 haram kıldığını üzerinize; ki şirk 71 koşmayın O’na bir şeyi; ve ana babayadır bir ihsan/güzellik; ve katletmeyin 35 evlatlarınızı yoksulluktan; biz rızıklandırırız onları; onlaradır (o rızık); yaklaşmayın fahişeliklere 490 açılmışa ondan ve gizlenmişe; ve katletmeyin 35 nefsi 201 ki (o) haram ettiğidir 649 Allah'ın hakla * (olması) dışında; işte bu sizlere (ki) vasiyet etti (Allah) sizlere onunla; belki sizler akledersiniz.

Yusuf Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ve ant olsun ehemmiyet * verdi ** ona *** ; ve ehemmiyet * verirdi **** ona ***** şayet ki görmeseydi burhânı 293  Rabbinin 4 ; işte böyledir; çevirmek/uzak tutmak içindir ondan ****** kötülüğü ve fahişeliği 490 ; doğrusu o ****  muhles 934 kullarımızdandı 46 .

İsrâ Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Ve yaklaşmayın zinâya 1049 ; doğrusu o * oldu bir fahişelik 490 ; ve kötü bir yol.

Nûr Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) severler ki yayılır fahişelik 490 iman 47 etmiş kimselerde; onlaradır elim bir azap dünyada ve ahirette; ve Allah bilir ve sizler bilmezsiniz.

Neml Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve Lût (ki) dediği zaman kavmine/toplumuna: "İşliyor musunuz fahişeliği 490 ; ve sizler görüyorsunuz (da)?"

Ankebût Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Ve Lût; dediği zaman kendi kavmine/toplumuna: "Doğrusu sizler mutlak edinirsiniz bir fahişelik 490 (ki) yoktur sizlerin önüne geçen onunla ** alemlerden 203 hiç bir *** ."

Ahzâb Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ey nebinin * kadınları! Kim gelir sizlerden apaçık bir fahişelikle 490 ; katlanır 723 ona ** azap iki kat; ve olmuştur bu Allah'a karşı bir kolay.

Necm Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) uzak tutarlar büyükler * (olan) günahları ve fahişelikleri 490 ; dışındadır lemem 957 ** ; doğrusu (senin) Rabbin 4 Vâsi’dir 297 mağfirete 319 ; O *** (ki) daha iyi bilendir sizleri inşa ettiği zaman sizleri yerden **** ; sizler ceninlerken ***** annelerinizin karınlarında; öyle ki temize çıkarmayın 955 nefislerinizi 201 ; O *** (ki) daha iyi bilendir takvalı 21 olan kimseyi.

Talâk Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Ey nebi 132 ! Boşadığınız zaman kadınları; öyle ki boşayın onları iddetleri 652 için * , ve hesaplayın iddeti 652 ; ve takvalı olun Allah’a; Rabbinize 4 ; çıkarmayın onları evlerinden; ve çıkmasınlar (onlar da); dışında ki gelirler apaçık (olmuş) bir fahişelikle 490 ; ve işte şu; hudutlarıdır Allah'ın; ve kim taştı hudutlarını Allah'ın; öyle ki muhakkak zulmetti 257 kendi nefsine 201 farkına varmaksızın; belki Allah söyler/ortaya çıkarır bunun sonrası bir emir ** .