Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 77: Sağ elin sahip olduğu

Bu kavram 12 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

77Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

4. Nisâ Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

496|4|3|وَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تُقْسِطُوا۟ فِى ٱلْيَتَٰمَىٰ فَٱنكِحُوا۟ مَا طَابَ لَكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ مَثْنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تَعْدِلُوا۟ فَوَٰحِدَةً أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَلَّا تَعُولُوا۟

Arapça Metin (Harekesiz)

496|4|3|وان خفتم الا تقسطوا في اليتمي فانكحوا ما طاب لكم من النسا مثني وثلث وربع فان خفتم الا تعدلوا فوحده او ما ملكت ايمنكم ذلك ادني الا تعولوا

Latin Literal

3. Ve in hıftum ellâ tuksitû fîl yetâmâ fenkihû mâ tâbe lekum minen nisâi mesnâ ve sulâse ve rubâa, fe in hıftum ellâ ta’dilû fe vâhideten ev mâ meleket eymânukum. Zâlike ednâ ellâ teûlû.

Türkçe Çeviri

Ve eğer korktunuzsa ki eşitliği sağlayamazsınız yetimlerde*; öyle ki nikâhlayın483 iyi olmuş olanı sizlere kadınlardan** ikişer ve üçer ve dörder***; öyle ki eğer korktunuzsa ki adaleti680 sağlayamazsınız öyle ki tektir483 ya da malik/sahip olduğudur sağ77 ellerinizin483; işte bu; daha yakındır ki doğru yoldan sapmazsınız.

Ahmed Samira Çevirisi

3 And if you feared that you not be just/equitable in the orphans , so marry what (was) allowed/permitted for you from the women two twos/twos, and threes, and fours, so if you feared that you not be just/equitable, so (marry) one or what your rights owned/possessed, that (is) nearer that you not side away from justice .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 hiftum korktunuzsa خِفْتُمْ خوف
3 ella ki أَلَّا -
4 tuksitu eşitliği sağlayamazsınız تُقْسِطُوا قسط
5 fi فِي -
6 l-yetama yetimlerde الْيَتَامَىٰ يتم
7 fenkihu öyle ki nikahlayın فَانْكِحُوا نكح
8 ma مَا -
9 tabe iyi olmuşu طَابَ طيب
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 mine مِنَ -
12 n-nisa'i kadınlardan النِّسَاءِ نسو
13 mesna ikişer/ikili مَثْنَىٰ ثني
14 vesulase ve üçer/üçlü وَثُلَاثَ ثلث
15 verubaa ve dörder/dörtlü وَرُبَاعَ ربع
16 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
17 hiftum korktunuzsa خِفْتُمْ خوف
18 ella ki أَلَّا -
19 tea'dilu adalet sağlayamazsınız تَعْدِلُوا عدل
20 fevahideten öyle ki tek (nikahlayın) فَوَاحِدَةً وحد
21 ev ya da أَوْ -
22 ma مَا -
23 meleket malik/sahip olduğu مَلَكَتْ ملك
24 eymanukum sağ ellerinizin أَيْمَانُكُمْ يمن
25 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
26 edna daha yakındır أَدْنَىٰ دنو
27 ella ki أَلَّا -
28 teulu doğru yoldan sapmazsınız تَعُولُوا عول

Notlar

Not 1

*Ayetin ana konusu yetimlerdir. Nikâh değildir. Yetimlerin hakları ve ayağa kaldırılmaları konusunda eşitlik esastır. **Yetimlerin anneleri olan dul kadınlar.***Üleştirme, gruplaştırma vezini (mesnâ ve sulâse ve rubâa).

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yetimlerin kadınları olan yetim annelerinin ikişer, üçer ve dörder nikâhlanması. Kavram 483

483 Konu 4:3 ayetinde karşımıza çıkar. Ayetin ana konusu nikâh değildir. Ana konu yetimler ve onların eşit bir şekilde ayağa kaldırılmasıdır.  Bu konuya vurguyu 4:129 ayetinde de görürüz. Anlarız ki özel bir durum oluşmuştur. Toplumdaki yetim sayısı muhtemel ki bir savaş sonrası çok sayıda babanın ölmesi sonrası artmıştır. Yetimlerin kadınları olan anneler de geçimlerini sağlayamaz olmuşlardır. Topluma düşen görev bu yetimlerin eşit şekilde ayağa kaldırılmasıdır. Ancak yetimler konusunda eşitliği sağlayamama durumu varsa , bu nedenle bir korku oluşmuşsa şunlar yapılabilir. Dikkat: Şartların oluşması gereklidir. 1. Yetimlerin anneleri olan kadınların ikişer, üçer ve dörder şeklinde nikâhlanması .  Yüce Allah 4:129 ayetinde bir erkeğin kadınlar arasında adaleti asla gözetemeyeceğini açık ve net olarak bildirmiştir. Yüce Allah adil olmayacak, adaletsizliğe neden olacak bir şeyi asla emretmez. Çok kadınla evlenmek mutlak ki adaletsizliğe neden olacaktır. Anlarız ki çok özel bir durum söz konusudur. Eşlerini kaybeden, yetim çocuklarıyla ortada kalmış kadınların bir şekilde topluma sağlıkla tekrar kavuşturulması gereklidir. Şüphe yoktur ki en iyi yöntem kadınların kendi rızasıyla tekrar nikâhlanmalarıdır. Ancak ayetten anlarız ki yetimlerin annelerine yetecek sayıda nikâhlanmaya uygun erkek yoktur. Bu nedenle Yüce Allah'ın bu çok özel durumun çözümü için bir erkeğin iki, üç veya dört kadınla aynı anda nikâhlanabilmesine izin verdiği rahatlıkla görülür. Bu demek değildir ki Yüce Allah genel şartlarda çoklu evliliği emretmiştir. Asıl amaç evlenmek olmayıp yetimlere maddi ve manevi destek sağlayacak bir babaya kavuşmaktır. Mutlak ki bu nikâhlanmalar karşılıklı kabulle olmalıdır. Aksi düşünülemez.  2. Yetimlerin anneleri olan kadınların tek şekilde nikâhlanması .  Özel şartlar altında da olsa çoklu evliliklerin kadınlar açısından adaletsizliğe yol açacağı ortadadır. Bazı erkekler bu adaletsizlik ortamına girmek istemeyebilir. Yüce Allah bu erkeklere sadece bir tek kadınla nikâhlanmalarını tavsiye etmektedir. 3. Yetimlerin anneleri olan kadınları bir antlaşmayla sağ elin malik olduğu kimseler yapmak. 'Mâ meleket eymân' 'Sağ elin malik/sahip olduğu' geçişi asla cariye demek değildir. Seks kölesi anlamına gelen cariye kelimesi Kur'an'da geçmez. Sonradan uydurulmuş bir tanımdır. Bu vezin antlaşmayla/sözleşmeyle üzerinde hak sahibi olunan kimseleri kapsar. Erkek veya kadın olabilir. Örneğin; evsiz barksız kalan göçmen kadınlar ve erkeklerin bir aile yanına bir antlaşmayla/sözleşmeyle verilmesi durumunda o göçmen kimseler 'mâ meleket eymân' olur. Ya da bir antlaşma gereği evde çalıştırılan kadın ve erkekler 'mâ meleket eymân' olur. Özetle; karşılıklı bir antlaşmayla üzerinde hak sahibi olunan kimse demektir. Bu antlaşma bir nikâh/evlilik ahdi asla değildir. Ayetten anlaşılır ki çoklu veya tekli olarak yetimlerin annelerini nikâhlamak istemeyen erkeklere bir başka yol Rableri tarafından önerilmiştir. Bu da bu kadınları yetim evlatlarıyla birlikte bir sözleşmeyle/antlaşmayla evlerine almak ve onların geçimlerini sağlamaktır.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

517|4|24|وَٱلْمُحْصَنَٰتُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ إِلَّا مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ كِتَٰبَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَأُحِلَّ لَكُم مَّا وَرَآءَ ذَٰلِكُمْ أَن تَبْتَغُوا۟ بِأَمْوَٰلِكُم مُّحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَٰفِحِينَ فَمَا ٱسْتَمْتَعْتُم بِهِۦ مِنْهُنَّ فَـَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ فَرِيضَةً وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا تَرَٰضَيْتُم بِهِۦ مِنۢ بَعْدِ ٱلْفَرِيضَةِ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

517|4|24|والمحصنت من النسا الا ما ملكت ايمنكم كتب الله عليكم واحل لكم ما ورا ذلكم ان تبتغوا بامولكم محصنين غير مسفحين فما استمتعتم به منهن فاتوهن اجورهن فريضه ولا جناح عليكم فيما ترضيتم به من بعد الفريضه ان الله كان عليما حكيما

Latin Literal

24. Vel muhsanâtu minen nisâi illâ mâ meleket eymânukum, kitâballâhi aleykum, ve uhille lekum mâ varâe zâlikum en tebtegû bi emvâlikum muhsinîne gayra musâfihîn(musâfihîne). Fe mâstemta’tum bihî minhunne fe âtûhunne ucûrehunne farîdah(farîdaten). Ve lâ cunâha aleykum fîmâ terâdaytum bihî min ba’dil farîdah(farîdati). İnnallâhe kâne alîmen hakîmâ(hakîmen).

Türkçe Çeviri

Ve muhsanât492 kadınlardan (nikâh) (ki) -dışındadır* sağ ellerinizin malik/sahip77 olduğu- Allah'ın kitabıdır/yazgısıdır üzerine*; ve helal kılındı sizlere bunların ötesi/arkası (da) ki bakınırsınız mallarınızla** muhsinîn496 (olmaya), olmaksızın musâfihin494; öyle ki metalanmanızdır54*** onunla (nikâhla) onlardan (sağ ellerinizin malik/sahip olduklarından); öyle ki verin ecirlerini**** bir farz497 (olarak); ve farz497 (olan) sonrasında olmaz bir günah üzerinize onunla (nikâhla) razı olduğunuzdakinde*****; doğrusu Allah oldu bir Alîm8; bir Hakîm9.

Ahmed Samira Çevirisi

24 And the married from the women except what your rights owned/possessed (from spoils of war) God’s decree/judgment on you, and became/is permitted/allowed for you, what (is) behind that, that you ask/desire with your (P) wealths , marrying not fornicating/adulterating, so what you enjoyed with it, from them (F), so give them (F) their (F) rewards/fees (dowries) a religious duty/command/stipulation ,and no offense/guilt on you in what you (P) mutually agreed with it, from after the religious duty/command/stipulation , that God was/is knowledgeable, wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velmuhsanatu ve muhsenât وَالْمُحْصَنَاتُ حصن
2 mine مِنَ -
3 n-nisa'i kadınlardan النِّسَاءِ نسو
4 illa dışındadır إِلَّا -
5 ma مَا -
6 meleket malik/sahip olduğu مَلَكَتْ ملك
7 eymanukum sağ ellerinizin أَيْمَانُكُمْ يمن
8 kitabe kitabıdır/yazmasıdır كِتَابَ كتب
9 llahi Allah'ın اللَّهِ -
10 aleykum üzerine عَلَيْكُمْ -
11 ve uhille ve helal kılındı وَأُحِلَّ حلل
12 lekum sizlere لَكُمْ -
13 ma مَا -
14 vera'e ötesi/arkası وَرَاءَ وري
15 zalikum bunların ذَٰلِكُمْ -
16 en ki أَنْ -
17 tebtegu bakınırsınız تَبْتَغُوا بغي
18 biemvalikum mallarınızla بِأَمْوَالِكُمْ مول
19 muhsinine muhsine (olmaya) مُحْصِنِينَ حصن
20 gayra olmaksızın غَيْرَ غير
21 musafihine musâfihin مُسَافِحِينَ سفح
22 fema öyle ki فَمَا -
23 stemtea'tum metalandığınızdır اسْتَمْتَعْتُمْ متع
24 bihi onunla (nikahla)) بِهِ -
25 minhunne onlardan (kadınlardan) مِنْهُنَّ -
26 fe atuhunne öyle ki verin فَاتُوهُنَّ اتي
27 ucurahunne ecirlerini/karşılıklarını أُجُورَهُنَّ اجر
28 ferideten bir farz (olarak) فَرِيضَةً فرض
29 ve la ve olmaz وَلَا -
30 cunaha bir günah جُنَاحَ جنح
31 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
32 fima فِيمَا -
33 teradeytum razı olduğunuzdakinde تَرَاضَيْتُمْ رضو
34 bihi onunla (nikahla) بِهِ -
35 min مِنْ -
36 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
37 l-ferideti farz (olan) الْفَرِيضَةِ فرض
38 inne doğrusu إِنَّ -
39 llahe Allah اللَّهَ -
40 kane oldu كَانَ كون
41 alimen Alîm عَلِيمًا علم
42 hakimen Hakîm حَكِيمًا حكم

Notlar

Not 1

*Müslüman erkeklere muhsanât kadınlarla nikâh yazılmıştır. Müminlerin ilk hedefi öncelikle müminât muhsanât kadınlarla nikâhlanmak olmalıdır. Müminât muhsanât kadınlarla nikâhlanma çabalamasına rağmen asla güç yetiremeyenler varsa sağ ellerin malik/sahip olduğu kadınlardan birisiyle nikâhlanabilir. Elbette karşılıklı rızayla. 4:25 ayetinde sağ ellerin malik/sahip olduğu genç kadınlardan müminât (iman etmiş) olanların tercih edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sağ ellerin malik/sahip olduğu kadınlarla yapılan bu nikâh da çiftleri birbirine bağlayan bir nikâhtır (4:21). Geçici bir nikâh asla değildir. Çünkü bu nikâhtan çocuklar doğabilir. Çiftler nikâhın tüm sorumluluklarını ve şartlarını kabul etmiş sayılır. Boşanma şartları da mutlak ki Kur'an'da bildirilen kurallara tabidir. **Nikâhlanarak bir ev geçindirme gücünüz, kuvvetiniz ve malınız varsa. ***Bir kadınla evlilik hayatı paylaşarak geçimlik sağlama.****Muhsanât kadınlarla evlenmek için sadaka/mehir verilir. Sağ ellerin malik/sahip olduğu kadınlar için de nikâha bir karşılık/ecir bir farz/zorunluluk olarak verilmelidir.*****Farz olan ecir/karşılık tamamlanırsa nikâh şekli çiftlerin dilediği gibi yapılabilir.

4. Nisâ Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

518|4|25|وَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ مِنكُمْ طَوْلًا أَن يَنكِحَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِكُم بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ مُحْصَنَٰتٍ غَيْرَ مُسَٰفِحَٰتٍ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخْدَانٍ فَإِذَآ أُحْصِنَّ فَإِنْ أَتَيْنَ بِفَٰحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى ٱلْمُحْصَنَٰتِ مِنَ ٱلْعَذَابِ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ ٱلْعَنَتَ مِنكُمْ وَأَن تَصْبِرُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

518|4|25|ومن لم يستطع منكم طولا ان ينكح المحصنت المومنت فمن ما ملكت ايمنكم من فتيتكم المومنت والله اعلم بايمنكم بعضكم من بعض فانكحوهن باذن اهلهن واتوهن اجورهن بالمعروف محصنت غير مسفحت ولا متخذت اخدان فاذا احصن فان اتين بفحشه فعليهن نصف ما علي المحصنت من العذاب ذلك لمن خشي العنت منكم وان تصبروا خير لكم والله غفور رحيم

Latin Literal

25. Ve men lem yestetı’ minkum tavlen en yenkıhal muhsanâtil mu’minâti fe min mâ meleket eymânukum min feteyâtikumul mu’minât(mu’minâti). Vallâhu a’lemu bi îmânikum. Ba’dukum min ba’d(ba’dın), fenkihûhunne bi izni ehlihinne ve âtûhunne ucûrehunne bil ma’rûfi muhsanâtin gayra musâfihâtin ve lâ muttehızâti ahdân(ahdânin), fe izâ uhsinne fe in eteyne bi fâhışetin fe aleyhinne nısfu mâ alâl muhsanâti minel azâb(azâbi). Zâlike li men haşiyel anete minkum. Ve en tasbirû hayrun lekum. Vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve kim asla güç yetiremez sizlerden bir uzanıp ulaşmaya ki nikâhlar müminât493 muhsanât492; öyle ki müminât493 fettanlarınızdan*, sağ ellerinizin malik/sahip77 olduğundandır; ve Allah daha iyi bilir imanlarınızı; bir kısmınız bir kısımdandır; öyle ki nikâhlayın onları (sağ ellerinizin malik/sahip olduklarını) ehlinin/ahalisinin** izniyle; ve verin ecirlerini*** marufla291; muhsanât492 (olsunlar) olmaksızın musâfihât494; ve edinmeyenler (olsunlar) gizli/saklı arkadaş; öyle ki muhsanât492 oldukları zaman; öyle ki (sonrası) eğer işlerlerse bir fahişelik490 öyle ki onlar üzerinedir yarısı muhsanât492 üzerine (olan) azaptan; işte bu kimse içindir (ki) haşyet duyar zorluğa/strese sizlerden; ve ki sabretmeniz**** bir hayırdır sizlere; ve Allah Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

25 And who is not able, from you wealth/capability (means) that he marries the chaste, the believing (F) (free women), so from what your rights owned from your youths (girls) the believers (F), and God (is) more knowing with your (P) faith/belief, some of you (are) from some, so marry them (F), with their families’/relations’/(masters’) permission, and give them (F) their rewards/fees (dowries) with the kindness marrying, not fornicating/adulterating, and not taking (P/F) lovers/secret friends, so if they (F) married, so if they committed with an enormous deed/atrocious deed/adultery, so on them (F) half what (is) on the chaste/married (woman) from the torture, that (is) to who feared the exertion/corruption from you, and (to) be patient (is) better for you, and God (is) forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 lem asla لَمْ -
3 yestetia' gücü yetiremez يَسْتَطِعْ طوع
4 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
5 tavlen bir uzanıp ulaşmaya طَوْلًا طول
6 en ki أَنْ -
7 yenkiha nikâhlar يَنْكِحَ نكح
8 l-muhsanati muhsanât الْمُحْصَنَاتِ حصن
9 l-mu'minati müminât الْمُؤْمِنَاتِ امن
10 femin öyle ki فَمِنْ -
11 ma مَا -
12 meleket malik/sahip olduğunuzdan مَلَكَتْ ملك
13 eymanukum sağ ellerinizin أَيْمَانُكُمْ يمن
14 min مِنْ -
15 feteyatikumu fettanlarınızdan فَتَيَاتِكُمُ فتي
16 l-mu'minati müminât الْمُؤْمِنَاتِ امن
17 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
18 ea'lemu daha iyi bilir أَعْلَمُ علم
19 biimanikum imanlarınızı بِإِيمَانِكُمْ امن
20 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
21 min مِنْ -
22 bea'din bir kısımdandır بَعْضٍ بعض
23 fenkihuhunne öyle ki nikâhların onları فَانْكِحُوهُنَّ نكح
24 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
25 ehlihinne ehlinin/ahalisinin أَهْلِهِنَّ اهل
26 ve atuhunne ve verin وَاتُوهُنَّ اتي
27 ucurahunne ecirlerini أُجُورَهُنَّ اجر
28 bil-mea'rufi marufla بِالْمَعْرُوفِ عرف
29 muhsanatin muhsanât مُحْصَنَاتٍ حصن
30 gayra olmaksızın غَيْرَ غير
31 musafihatin musâfihât مُسَافِحَاتٍ سفح
32 ve la وَلَا -
33 muttehizati ve edinmeyenler مُتَّخِذَاتِ اخذ
34 ehdanin gizli/saklı arkadaş أَخْدَانٍ خدن
35 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
36 uhsinne muhsenât أُحْصِنَّ حصن
37 fe in öyle ki eğer فَإِنْ -
38 eteyne işlerlerse أَتَيْنَ اتي
39 bifahişetin bir fahişelik بِفَاحِشَةٍ فحش
40 fealeyhinne öyle ki onlar üzerinedir فَعَلَيْهِنَّ -
41 nisfu yarısı نِصْفُ نصف
42 ma مَا -
43 ala üzerine عَلَى -
44 l-muhsanati muhsanât الْمُحْصَنَاتِ حصن
45 mine مِنَ -
46 l-azabi azaptan الْعَذَابِ عذب
47 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
48 limen kimse içindir لِمَنْ -
49 haşiye haşyet duyar خَشِيَ خشي
50 l-anete zorluğa/strese الْعَنَتَ عنت
51 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
52 ve en ve ki وَأَنْ -
53 tesbiru sabretmeniz تَصْبِرُوا صبر
54 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
55 lekum sizlere لَكُمْ -
56 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
57 gafurun Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
58 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Gençler.**Onlardan sorumlu olan ilgili kimselerin. ***Muhsanât kadınlarla evlenmek için sadaka/mehir verilir. Sağ ellerin malik/sahip olduğu kadınlar için de nikâha bir karşılık/ecir bir farz/zorunluluk olarak verilmelidir.****Müminât muhsanât kadınlarla evlenmek için gereken mücadeleyi sabırla devam etmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20 Bağışlayan.

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

maruf

Kavram 291

291 Evrensel kabuller, evrenin işleyişine uygun davranışlar, normlar.

Fahişelik. Kavram 490

490 Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

Muhsanât Kavram 492

492 İffeti sağlam, güçlendirilmiş kadınlar.  İffetini korumuş, korunmuş kadınlar. Sağlam ve güçlü iffeti nedeniyle ulaşılmaz/erişilmez olmuş kadınlar. 

Müminât Kavram 493

493 Mümin kadınlar. İman etmiş kadınlar.

Musâfihât Kavram 494

494 Nikâh olmadan bekâr erkeklerle cinsel ilişkiye giren bekâr kadınlar.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

526|4|33|وَلِكُلٍّ جَعَلْنَا مَوَٰلِىَ مِمَّا تَرَكَ ٱلْوَٰلِدَانِ وَٱلْأَقْرَبُونَ وَٱلَّذِينَ عَقَدَتْ أَيْمَٰنُكُمْ فَـَٔاتُوهُمْ نَصِيبَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

526|4|33|ولكل جعلنا مولي مما ترك الولدان والاقربون والذين عقدت ايمنكم فاتوهم نصيبهم ان الله كان علي كل شي شهيدا

Latin Literal

33. Ve li kullin cealnâ mevâliye mimmâ terakel vâlidâni vel akrabûn(akrabûne). Vellezîne akadet eymânukum fe âtûhum nasîbehum. İnnallâhe kâne alâ kulli şey’in şehîdâ(şehîden).

Türkçe Çeviri

Ve her bir (kimse) için yaptık ardından gelen varisler* terk ettiğinden** ana babanın ve yakınlık sahiplerinin; ve kimselere (ki) bağladı/bağıtladı sağ elleriniz77; öyle ki verin nasiplerini onların (sağ ellerinizin bağladığı kimselerin); doğrusu Allah oldu her bir şey üzerine bir Şehîd499.

Ahmed Samira Çevirisi

33 And to each We made guardians/relatives (heirs) from what the parents and the nearest/relations left, and those who your oaths (had) determined/intended (you mad a contract with), so give them their share, that God was/is on every thing a witness/present.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velikullin ve her bir için وَلِكُلٍّ كلل
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 mevaliye ardından gelen varisler مَوَالِيَ ولي
4 mimma -ndan مِمَّا -
5 terake terkettik تَرَكَ ترك
6 l-validani ana babanın الْوَالِدَانِ ولد
7 vel'ekrabune ve yakınlık sahibi وَالْأَقْرَبُونَ قرب
8 vellezine ve kimselere وَالَّذِينَ -
9 akadet bağladı عَقَدَتْ عقد
10 eymanukum sağ elleriniz أَيْمَانُكُمْ يمن
11 fe atuhum öyle ki verin فَاتُوهُمْ اتي
12 nesibehum nasiplerini onların نَصِيبَهُمْ نصب
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 llahe Allah اللَّهَ -
15 kane oldu كَانَ كون
16 ala üzerine عَلَىٰ -
17 kulli her bir كُلِّ كلل
18 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
19 şehiden bir Şahit شَهِيدًا شهد

Notlar

Not 1

*Yakın koruyucular.**Bıraktığı mirastan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Şehîd Kavram 499

499 Tanık olan, şahit olan.

4. Nisâ Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

529|4|36|وَٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُشْرِكُوا۟ بِهِۦ شَيْـًٔا وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا وَبِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱلْجَارِ ذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْجَارِ ٱلْجُنُبِ وَٱلصَّاحِبِ بِٱلْجَنۢبِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ مَن كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

529|4|36|واعبدوا الله ولا تشركوا به شيا وبالولدين احسنا وبذي القربي واليتمي والمسكين والجار ذي القربي والجار الجنب والصاحب بالجنب وابن السبيل وما ملكت ايمنكم ان الله لا يحب من كان مختالا فخورا

Latin Literal

36. Va’budûllâhe ve lâ tuşrikû bihî şeyen ve bil vâlideyni ihsânen ve bizil kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîni vel câri zil kurbâ vel câril cunubi ves sâhıbi bil cenbi vebnis sebîli, ve mâ meleket eymânukum. İnnallâhe lâ yuhıbbu men kâne muhtâlen fehûrâ(fehûran).

Türkçe Çeviri

Ve kulluk46 edin Allah'a; ve şirk koşmayın71 O'na bir şeyi; ve ana babayadır bir ihsân250 ve yakınlık sahibine; ve yetimlere131; ve miskinlere113; ve yakınlık sahibi komşuya; ve uzak komşuya; ve (aynı) taraf/yönde yoldaşa; ve yolun oğluna354; ve malik/sahip olduğuna sağ ellerinizin77; doğrusu Allah sevmez kimseyi (ki) oldu (o) bir kurumlanan*; bir gururlanan.

Ahmed Samira Çevirisi

36 And worship God and do not share/make partners with Him a thing, and with the parents a goodness, and with of the relatives, and the orphans, and the poorest of poor/poor oppressed, and the neighbour of the relations/near, and the neighbour the distant/foreign, and the companion/friend with the side (close), and the traveler/stranded traveler, and what your rights owned; that God does not love/like who was/is a conceited/arrogant, proud/arrogant.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vea'budu ve kulluk edin وَاعْبُدُوا عبد
2 llahe Allah'a اللَّهَ -
3 ve la ve وَلَا -
4 tuşriku şirk koşmayın تُشْرِكُوا شرك
5 bihi O'na بِهِ -
6 şey'en bir şeyi شَيْئًا شيا
7 ve bil-valideyni ve ana babaya وَبِالْوَالِدَيْنِ ولد
8 ihsanen bir ihsan إِحْسَانًا حسن
9 ve bizi ve وَبِذِي -
10 l-kurba yakınlık sahibine الْقُرْبَىٰ قرب
11 velyetama ve yetimlere وَالْيَتَامَىٰ يتم
12 velmesakini ve miskinlere وَالْمَسَاكِينِ سكن
13 velcari ve komşuya وَالْجَارِ جور
14 zi sahibi ذِي -
15 l-kurba yakınlık الْقُرْبَىٰ قرب
16 velcari ve komşuya وَالْجَارِ جور
17 l-cunubi uzak الْجُنُبِ جنب
18 ve ssahibi ve yoldaşa وَالصَّاحِبِ صحب
19 bil-cenbi (aynı) taraf بِالْجَنْبِ جنب
20 vebni ve oğluna وَابْنِ بني
21 s-sebili yolun السَّبِيلِ سبل
22 ve ma ve وَمَا -
23 meleket malik/sahip olduğuna مَلَكَتْ ملك
24 eymanukum sağ ellerinizin أَيْمَانُكُمْ يمن
25 inne doğrusu إِنَّ -
26 llahe Allah اللَّهَ -
27 la لَا -
28 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
29 men kimselerin مَنْ -
30 kane oldu كَانَ كون
31 muhtalen bir kurumlanan مُخْتَالًا خيل
32 fehuran bir gururlanan فَخُورًا فخر

Notlar

Not 1

*Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Miskin Kavram 113

113 Açlık sınırında yaşayan. Açlıktan hareketleri kısıtlanmış.

Yetim Kavram 131

131 Anne veya babanın en az birisinden yoksun olan. Kendi geçimini sağlayacak güce ve akla henüz ulaşmamış olan çocuk.  

İhsân, ihsân

Kavram 250

250 İyilik etme, iyi davranma, dürüstlük, doğruluk.

Yolun oğlu. Kavram 354

354 Evsiz barksız olan.

16. Nahl Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

1970|16|71|وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلرِّزْقِ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1970|16|71|والله فضل بعضكم علي بعض في الرزق فما الذين فضلوا برادي رزقهم علي ما ملكت ايمنهم فهم فيه سوا افبنعمه الله يجحدون

Latin Literal

71. Vallâhu faddale ba’dakum alâ ba’dın fîr rızk(rızkı), femellezîne fuddılû bi râddî rızkıhim alâ mâ meleket eymânehum fe hum fîhi sevâ’(sevâun), e fe bi ni’metillâhi yechadûn(yechadûne).

Türkçe Çeviri

Ve Allah faziletli202 kıldı bir kısmınızı bir kısma karşı rızıkta; öyle ki kimseler* (ki) faziletli202 kılındılar değillerdir geri döndürmeyle rızıklarını sağ ellerinin malik olduklarına77 karşı; öyle ki onlar onda** aynı seviyede (olsun); öyle ki Allah'ın nimetine757 mi nankörlük* ederler?

Ahmed Samira Çevirisi

71 And God preferred/favoured some of you over some in the provision , so those who were preferred/favoured are not with returning their provision on (to) what their rights/oaths owned/possessed, so they are in it equal/alike . So are they with Gods’ blessing/goodness disbelieving and denying ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
2 feddele faziletlendir فَضَّلَ فضل
3 bea'dekum bir kısmınızı بَعْضَكُمْ بعض
4 ala karşı عَلَىٰ -
5 bea'din bir kısma بَعْضٍ بعض
6 fi فِي -
7 r-rizki rızıkta الرِّزْقِ رزق
8 fema öyle ki değildir فَمَا -
9 ellezine kimseler الَّذِينَ -
10 fuddilu faziletlendirilmiş فُضِّلُوا فضل
11 biraddi geri döndürücü بِرَادِّي ردد
12 rizkihim rızıklarını رِزْقِهِمْ رزق
13 ala عَلَىٰ -
14 ma مَا -
15 meleket malik oldukları مَلَكَتْ ملك
16 eymanuhum ellerinin أَيْمَانُهُمْ يمن
17 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
18 fihi onda فِيهِ -
19 seva'un aynı seviyede سَوَاءٌ سوي
20 efebinia'meti öyleyse nimetini mi أَفَبِنِعْمَةِ نعم
21 llahi Allah'ın اللَّهِ -
22 yechadune nankörlük ederler يَجْحَدُونَ جحد

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın kendilerine verdiği nimetlere nankörlük eden kimseler kendilerine verilen rızık nimetini başkalarıyla eşit oluncaya kadar paylaşmazlar. O durumda nimetin üzerine titrerler. Rızıklar kıymetlenir. Ancak Yüce Allah'ın kendilerine verdiği bu kıymetli nimetleri kendilerine karşılıksız olarak bağışladığının farkında olmazlar; teşekkür etmezler.**Rızıkta.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Nimetler Kavram 757

757 Yüce Allah Rahmân suresinde nimetlere bir işaret buyurmuştur. 31 temel parçacığın oluşturduğu tüm evren Yüce Allah'ın bir nimetidir. Cennetlerde de Yüce Allah hak eden kullarına ayakta/dikelmiş/kıyamda nimetler vereceğini bildirmektedir (Örn: 9:21). Anlarız ki cennetler gerçek anlamda yaratılan evrenler olacaktır. Muhtemel ki farklı atomlar muhteşem şeyle oluşturacak ve Rabbimiz bizlere inşAllah bu nimetlerinden tattıracaktır.  

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

2677|23|6|إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2677|23|6|الا علي ازوجهم او ما ملكت ايمنهم فانهم غير ملومين

Latin Literal

6. İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne).

Türkçe Çeviri

Dışındadır* zevcelerine** ya da sağ ellerinin malik olduklarına77; öyle ki doğrusu onlar olmaksızındır kınananlar***.

Ahmed Samira Çevirisi

6 Except on (to) their spouses or what their rights/oaths owned/possessed (i.e. caregivers under contract), so they truly are not blameworthy/blamed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ala عَلَىٰ -
3 ezvacihim zevcelerine أَزْوَاجِهِمْ زوج
4 ev ya da أَوْ -
5 ma مَا -
6 meleket malik olduklarına مَلَكَتْ ملك
7 eymanuhum ellerinin أَيْمَانُهُمْ يمن
8 feinnehum öyle ki doğrusu onlar فَإِنَّهُمْ -
9 gayru olmaksızındır غَيْرُ غير
10 melumine kınananlar مَلُومِينَ لوم

Notlar

Not 1

*Bir önceki ayette geçen furûc cinsel ilişkinin kendisiyle asla ilgili değildir. Şayet öyle olsaydı zaten buna Rabbimiz zina derdi veya fahişelik derdi ve cezası büyük olurdu. Cezası sadece kınama olmazdı. Ayette işaret edilen cinsel ilişkiden ziyade furûc bölgesinin görünmesine karşı bir korunmadır. Furûc bölgesini eşler ya da bir antlaşmayla evde çalışanlar veya bulunanlar gerektiğinde görebilir. Bunlar kınanmaz. Ayetlerde kadın ve erkek ayrımı yoktur. Bu da bize o bölgelerin bakımının veya temizliğinin yapılması gerektiği durumlarda eşlerin ya da antlaşmalı kimseleri (kadın ve erkek fark etmez) bu konuda ihtiyacı olan kimseye yardım edebileceğini gösterir. **Eşlerine.***Ayıplananlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

24. Nûr Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

2820|24|31|وَقُل لِّلْمُؤْمِنَٰتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَٰرِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَىٰ جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ ءَابَآئِهِنَّ أَوْ ءَابَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَآئِهِنَّ أَوْ أَبْنَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ أَخَوَٰتِهِنَّ أَوْ نِسَآئِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُنَّ أَوِ ٱلتَّٰبِعِينَ غَيْرِ أُو۟لِى ٱلْإِرْبَةِ مِنَ ٱلرِّجَالِ أَوِ ٱلطِّفْلِ ٱلَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا۟ عَلَىٰ عَوْرَٰتِ ٱلنِّسَآءِ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِن زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَ ٱلْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2820|24|31|وقل للمومنت يغضضن من ابصرهن ويحفظن فروجهن ولا يبدين زينتهن الا ما ظهر منها وليضربن بخمرهن علي جيوبهن ولا يبدين زينتهن الا لبعولتهن او ابايهن او ابا بعولتهن او ابنايهن او ابنا بعولتهن او اخونهن او بني اخونهن او بني اخوتهن او نسايهن او ما ملكت ايمنهن او التبعين غير اولي الاربه من الرجال او الطفل الذين لم يظهروا علي عورت النسا ولا يضربن بارجلهن ليعلم ما يخفين من زينتهن وتوبوا الي الله جميعا ايه المومنون لعلكم تفلحون

Latin Literal

31. Ve kul lil mu’minâti yagdudne min ebsârihinne ve yahfazne furûcehunne, ve lâ yubdîne zînetehunneillâ mâ zahera minhâ, vel yadribne bi humurihinne alâ cuyûbihinne, ve lâ yubdîne zînetehunne illâ li buûletihinne ev âbâihinne ev âbâi buûletihinne ev ebnâihinne ev ebnâi buûletihinne ev ıhvânihinne ev benî ıhvânihinne ev benî ehavâtihinne ev nisâihinne ev mâ meleket eymânuhunne evit tâbiîne gayri ulîl irbeti miner ricâli evit tıflillezîne lem yazharû alâ avrâtin nisâi, ve lâ yadribne bi erculihinne li yu’leme mâ yuhfîne min zînetihinn(zînetihinne), ve tûbû ilâllâhi cemîan eyyuhel mu’minûne leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Türkçe Çeviri

Ve mümin27 kadınlara de ki "Alçaltsınlar* bakışlarından; ve muhafaza etsinler fürûclarını110; ve sergilemesinler** kendilerinin ziynetini854; dışındadır göründüğü ondan***; ve vursunlar örtülerini koyunlarının855 üstüne; ve sergilemesinler** kendilerinin ziynetini854 (ki) dışındadır kocaları ya da babaları ya da kocalarının babaları ya da oğulları ya da kocalarının oğulları ya da erkek kardeşleri ya da erkek kardeşlerinin oğulları ya da kız kardeşlerinin oğulları ya da kendi kadınları ya da sağ ellerinin malik olduğu77 yahut tabiler**** (ki) olmaksızın sahipleri maharet/beceri erkeklerden yahut tıfıl1211 kimseler (ki) asla algılamazlar kadınların avratlarına****** karşı; ve vurmasınlar******* ayaklarını bildirmek için hafiyelik***** ettiklerini kendilerinin ziynetinden854"; ve tevbe33 edin Allah'a karşı topluca ey müminler27! Belki sizler felaha326 ulaşırsınız.

Ahmed Samira Çevirisi

31 And say to the believers they (F) lower/humble from their eye sights, and they (F) protect/safe keep from their genital parts between their legs, and they do not show their decoration/beauty except what appeared/is visible from it, and they hold in place/sew (E) with their head covers/covers on their collar opening in clothes/chests , and they do not show their decoration/beauty except to their husbands, or their fathers, or their husband’s fathers (fathers in-law), or their sons, or their husband’s sons (step- sons), or their brothers, or their brother’s sons (nephews), or their sisters’ sons (nephews), or their women, or what their right (hands) owned/possessed (i.e. care-giers under contract), or the followers/servants (those) not (owners) of need/desire/intelligence and resourcefulness (without a sexual drive) from the men or the child/children (the very old or very young), those who did not see and know of on the women’s shameful genital parts , and they (F) do not beat/strike with their (F) feet to be known what they (F) hide from their decoration/beauty , and repent to God all together , oh you the believers, maybe/perhaps you succeed/win.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 lilmu'minati mümin kadınlara لِلْمُؤْمِنَاتِ امن
3 yegdudne alçaltsınlar يَغْضُضْنَ غضض
4 min مِنْ -
5 ebsarihinne bakışlarından أَبْصَارِهِنَّ بصر
6 ve yehfezne ve muhafaza etsinler وَيَحْفَظْنَ حفظ
7 furucehunne fürûclarını فُرُوجَهُنَّ فرج
8 ve la ve وَلَا -
9 yubdine sergilemesinler يُبْدِينَ بدو
10 zinetehunne kendilerinin ziynetini زِينَتَهُنَّ زين
11 illa dışındadır إِلَّا -
12 ma مَا -
13 zehera göründüğü ظَهَرَ ظهر
14 minha ondan مِنْهَا -
15 velyedribne ve vursunlar وَلْيَضْرِبْنَ ضرب
16 bihumurihinne örtülerini بِخُمُرِهِنَّ خمر
17 ala üstüne عَلَىٰ -
18 cuyubihinne koyunlarının جُيُوبِهِنَّ جيب
19 ve la ve وَلَا -
20 yubdine sergilemesinler يُبْدِينَ بدو
21 zinetehunne kendilerinin ziynetini زِينَتَهُنَّ زين
22 illa dışındadır إِلَّا -
23 libuuletihinne kocaları لِبُعُولَتِهِنَّ بعل
24 ev ya da أَوْ -
25 abaihinne babaları ابَائِهِنَّ ابو
26 ev ya da أَوْ -
27 aba'i babaları ابَاءِ ابو
28 buuletihinne kocalarının بُعُولَتِهِنَّ بعل
29 ev ya da أَوْ -
30 ebnaihinne oğulları أَبْنَائِهِنَّ بني
31 ev ya da أَوْ -
32 ebna'i oğulları أَبْنَاءِ بني
33 buuletihinne kocalarının بُعُولَتِهِنَّ بعل
34 ev ya da أَوْ -
35 ihvanihinne erkek kardeşleri إِخْوَانِهِنَّ اخو
36 ev ya da أَوْ -
37 beni oğulları بَنِي بني
38 ihvanihinne erkek kardeşlerinin إِخْوَانِهِنَّ اخو
39 ev ya da أَوْ -
40 beni oğulları بَنِي بني
41 ehavatihinne kızkardeşlerinin أَخَوَاتِهِنَّ اخو
42 ev ya da أَوْ -
43 nisaihinne kendi kadınları نِسَائِهِنَّ نسو
44 ev ya da أَوْ -
45 ma مَا -
46 meleket malik olduğu مَلَكَتْ ملك
47 eymanuhunne sağ ellerinin أَيْمَانُهُنَّ يمن
48 evi yahut أَوِ -
49 t-tabiiyne tabiler التَّابِعِينَ تبع
50 gayri olmaksızın غَيْرِ غير
51 uli sahipleri أُولِي اول
52 l-irbeti maharet/beceri الْإِرْبَةِ ارب
53 mine مِنَ -
54 r-ricali erkekleden الرِّجَالِ رجل
55 evi yahut أَوِ -
56 t-tifli tıfıl الطِّفْلِ طفل
57 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
58 lem asla لَمْ -
59 yezheru algılamazlar يَظْهَرُوا ظهر
60 ala karşı عَلَىٰ -
61 avrati avrat yerlerine عَوْرَاتِ عور
62 n-nisa'i kadınların النِّسَاءِ نسو
63 ve la ve وَلَا -
64 yedribne vurmasınlar يَضْرِبْنَ ضرب
65 bierculihinne ayaklarını بِأَرْجُلِهِنَّ رجل
66 liyua'leme bildirmek için لِيُعْلَمَ علم
67 ma مَا -
68 yuhfine hafiyelik ettiklerini يُخْفِينَ خفي
69 min مِنْ -
70 zinetihinne kendilerinin ziynetinden زِينَتِهِنَّ زين
71 ve tubu ve tevbe edin وَتُوبُوا توب
72 ila karşı إِلَى -
73 llahi Allah'a اللَّهِ -
74 cemian topluca جَمِيعًا جمع
75 eyyuhe ey أَيُّهَ -
76 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن
77 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
78 tuflihune felaha ulaşırsınız تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*İndirmek, azaltmak, küçültmek. Şehvetle bakmamak.**Göstermek, sergilemek, kanıtlamak, açığa vurmak, beyan etmek, açıkça ilan etmek.***Ziynetten.****Kadına tabi olanlar yani hizmetçi erkekler.*****Gizlediklerini.******Cinsel organ organlar.*******Anlarız ki ayakların yere vurulmasıyla ziynetten gizlenen bazı şeyler hareket etmelidir. Memenin sallanarak yürümek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Fürûc. Bacak arasında olan. İki bacak aralığında olan.  Kavram 110

110 Fürûc kelimesi aralık, açıklık, yarık demektir. Erkeklerin ve kadınların korumak zorunda olduğu cinsel organ bölgelerinin olduğu yerleri işaret eder. 

Felah Kavram 326

326 Kurtuluş, başarı.

Kadının ziyneti. Kavram 854

Kadının süsü, dekorasyonu, takısı, bezeği. Yüce Allah yaratılış gereği kadına bir ziynet/süs/takı/bezek olan memeleri bahşetmiştir. Kadını erkekten farklı kılan, kadına ait olan, kadının doğal bir takısı gibi olan bu ikincil seks organları kadınların ziynetidir.  

Ceyb, koyun bölgesi. Kavram 855

855 İki koltuk arasını birleştiren bir çizginin altında kalan ön bölgedir. Resûl Mûsâ'nın elini soktuğu bölgedir (27:12). 24:3 ayetinde kadınların örtülerini vurmaları gereken yerdir. Bu kısım kadının ziyneti/takısı/süsü olan memeyi de içerir. Sadece ön tarafı işaret eder.

Tıfıl Kavram 1211

1211 Bebek, küçük çocuk, hünüz ergenliğe girmemiş çocuk; ergenlik belirtisi göstermeyen çocuk. Kızlarda ergenliğin ilk belirtisi meme gelişiminin başlamasıdır. Erkeklerde ise testis boyutunun artmasıdır. Ergenliğin başlama yaş ortalaması kızlarda 10-10.5 yaş, erkeklerde ise 11.5-12 yaştır. Bu yaşların altındaki çocuklar tıfıldır.    

24. Nûr Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

2822|24|33|وَلْيَسْتَعْفِفِ ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّىٰ يُغْنِيَهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ وَٱلَّذِينَ يَبْتَغُونَ ٱلْكِتَٰبَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَءَاتُوهُم مِّن مَّالِ ٱللَّهِ ٱلَّذِىٓ ءَاتَىٰكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا۟ فَتَيَٰتِكُمْ عَلَى ٱلْبِغَآءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِّتَبْتَغُوا۟ عَرَضَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَن يُكْرِههُّنَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ مِنۢ بَعْدِ إِكْرَٰهِهِنَّ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2822|24|33|وليستعفف الذين لا يجدون نكاحا حتي يغنيهم الله من فضله والذين يبتغون الكتب مما ملكت ايمنكم فكاتبوهم ان علمتم فيهم خيرا واتوهم من مال الله الذي اتيكم ولا تكرهوا فتيتكم علي البغا ان اردن تحصنا لتبتغوا عرض الحيوه الدنيا ومن يكرههن فان الله من بعد اكرههن غفور رحيم

Latin Literal

33. Velyesta’fifillezîne lâ yecidûne nikâhan hattâ yugniyehumullâhu min fadlih(fadlihi), vellezîne yebtegûnel kitâbe mimmâ meleket eymânukum fe kâtibûhum in alimtum fîhim hayren, ve âtûhum min mâlillâhillezî âtâkum, ve lâ tukrihû feteyâtikum alel bigâi in eradne tehassunen li tebtegû aradal hayâtid dunyâ ve men yukrıhhunne fe innellâhe min ba’di ikrâhihinne gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve geri dursun* kimseler (ki) bulamazlar bir nikâh ta ki ganiyleştirir** onları Allah kendi fazlından202 ve kimseler (ki) bakınırlar kitaba/yazıta1197 malik olduğundan sağ ellerinizin77; öyle ki kitaplaştırın/yazıtlaştırın1197 onlara*** eğer bildiyseniz**** onlarda bir hayır*****; ve verin onlara*** Allah'ın malından1198 ki verendir sizlere; ve kerhenleştirmeyin697****** feteyâtınızı1199 biğâʾiye1200 -eğer******* arzu ettilerse muhsanât492 olmayı- bakınmanız******** için dünya hayatının arzına/sunumuna; ve kim kerhenleştirir697 onları******** öyle ki doğrusu Allah sonrasında (bu) erhenleştirme bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

33 And those who do not find marriage should refrain/be chaste until God enriches/suffices them from His grace/favour/blessing, and those who ask/wish/desire the destiny/fate/term (marriage) from what your rights owned/possessed, so write with them (marry them), if you knew goodness in them, and give/bring them from God’s property/possession/wealth which He gave you, and do not compel/force your young women/(F) youths on (to) the prostitution, if they (F) wanted/intended chastity, to desire the life the present’s/worldly life’s vanities/non-essentials, and who compels/forces them (F), so then God (is) from after their having been compelled/forced, forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velyestea'fifi ve geri dursun وَلْيَسْتَعْفِفِ عفف
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 la لَا -
4 yecidune bulamazlar يَجِدُونَ وجد
5 nikahen bir nikâh نِكَاحًا نكح
6 hatta ta ki حَتَّىٰ -
7 yugniyehumu geniyleştirir onları يُغْنِيَهُمُ غني
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 min مِنْ -
10 fedlihi kendi fazlından فَضْلِهِ فضل
11 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
12 yebtegune bakınırlar يَبْتَغُونَ بغي
13 l-kitabe kitaba/yazıta الْكِتَابَ كتب
14 mimma مِمَّا -
15 meleket malik olduğundan مَلَكَتْ ملك
16 eymanukum sağ ellerinizin أَيْمَانُكُمْ يمن
17 fekatibuhum öyle ki kitaplaştırın/yazıtlaştırın onlara فَكَاتِبُوهُمْ كتب
18 in eğer إِنْ -
19 alimtum bildiyseniz عَلِمْتُمْ علم
20 fihim onlarda فِيهِمْ -
21 hayran bir hayır خَيْرًا خير
22 ve atuhum ve verin onlara وَاتُوهُمْ اتي
23 min مِنْ -
24 mali malından مَالِ مول
25 llahi Allah'ın اللَّهِ -
26 llezi ki الَّذِي -
27 atakum verendir sizlere اتَاكُمْ اتي
28 ve la ve وَلَا -
29 tukrihu kerhenleştirmeyin تُكْرِهُوا كره
30 feteyatikum fetayâtınızı فَتَيَاتِكُمْ فتي
31 ala karşı عَلَى -
32 l-biga'i bakınmaya الْبِغَاءِ بغي
33 in eğer إِنْ -
34 eradne arzu ederlerse أَرَدْنَ رود
35 tehassunen muhsanât olmaya تَحَصُّنًا حصن
36 litebtegu bakınmak için لِتَبْتَغُوا بغي
37 arade arzını/sunumu عَرَضَ عرض
38 hayatı hayatının الْحَيَاةِ حيي
39 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
40 ve men ve kim وَمَنْ -
41 yukrihhunne kerhenleştirir onları يُكْرِهْهُنَّ كره
42 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
43 llahe Allah اللَّهَ -
44 min مِنْ -
45 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
46 ikrahihinne (bu) kerhenleştirme إِكْرَاهِهِنَّ كره
47 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
48 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Kendilerini tutsunlar; nikâh olmadan nikâhlı gibi bir hayat yaşamasınlar. **Zenginleştirir, yeterli kılar.***Sağ elin sahip olduklarına. ****Bilmek eylemi. Kesin kanıtlarla bunu belgelemek gerekir. *****Herkesle değil. Bir hayır bilinirse. Sonucun iyi olmasının ibarelerinin tespit edilmesi.******Genç köle kızları kadın cinsel ticaretine (hem sahip olduğu kimse için hem de başka kimseler için) zorlamak. Köle kızları cinsel ticaret amaçlı geçici kiralamak. Anlarız ki o dönemde böyle bir uygulama varmış. Köle kızlar cinsel ticaret amaçlı kiralanıyormuş. *******Muhsanât olmayı arzu etmeyen genç köle kızlara da asla zorlama yapılamaz. Zorlama asla yoktur. Peki zorlama yoksa, karşılıklı rıza varsa ne olacak? Şerefli Kur'ân'da nikâhsız cinsel ilişki yasaktır. Furûçlar korunacaktır. Genç köle kızlar da kimseler oldukları için ayetin başındaki emre uyacaktır yani genç köle kızlar da bir nikâh bekleyecektir. Nikâh imkanları yoksa geri durma emrine uyarlar. Ayetin başındaki vurgu ayetteki tüm kimseleri kapsamaktadır.********Geçici zevk almaya, kazanç sağlamaya.*********Feteyâtı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20 Bağışlayan.

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Muhsanât Kavram 492

492 İffeti sağlam, güçlendirilmiş kadınlar.  İffetini korumuş, korunmuş kadınlar. Sağlam ve güçlü iffeti nedeniyle ulaşılmaz/erişilmez olmuş kadınlar. 

Kerhen.

Kavram 697

697 İstemeyerek, istemeye istemeye, gönülsüz olarak, tiksinerek, iğrenerek.

Sağ ellerin malik olduklarıyla yapılan yazıtlar/kitaplar, mukâtele/kitaplaştırma/yazıtlaştırma.  Kavram 1197

1197 Rabbimiz 24:33 ayetinde nikâhlanmaya güç yetiremeyen kimselerin bir kimseyle nikâhsız olmasına rağmen nikâhlıymış gibi bir yaşamdan geri durmaları gerektiğini apaçık bildirmiştir. Yüce Allah gerekli imkanları onlara verinceye kadar bekleyebilirler. Sağ ellerin malik oldukları olan kimseler yani bir antlaşma gereği bir kimsenin kısmı kontrolüne girmiş kimselere Rabbimiz hemen bir yol açmıştır. O da kamudan yani Yüce Allah'ın malından nikâhlanma için uygun bir pay verilmesidir. Bu payı kamu kafadan istediği kimseye dağıtamaz. Mutlaka bir kitaplaştırma, bir yazıtlaştırma olmalıdır. Kısacası bir yönetmelik yani bir kitabe ortaya koyulmalıdır. Geri ödeme şartları, veya kamu malını kullanma şartları yazılmalıdır. Bu şartları sağlayabileceği düşünülen yani kendisinde bir hayır görülen sağ ellerin malik oldukları eğer kendileri de isterlerse bu yazıt/kitap karşılıklı oluştururlur. Yüce Allah'ın malında pay verilir.  

Allah'ın malı. Kavram 1198

1198 Hiç kimseye ait olmayan; Allah'ın devesi gibi, yüce Allah'ın evi gibi kamuya/topluma ait olan mallar. 

Feteyât. Kavram 1199

1199 Genç kızlar.

Biğâʾi Kavram 1200

1200 Ahlaki sınırı aşmak (cinsel). Cinsel olarak sınırı aşmaya, taşmaya bakınan; cinsellik için limitleri aşıp aranan/bakınan.

24. Nûr Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

2847|24|58|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِيَسْتَـْٔذِنكُمُ ٱلَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَبْلُغُوا۟ ٱلْحُلُمَ مِنكُمْ ثَلَٰثَ مَرَّٰتٍ مِّن قَبْلِ صَلَوٰةِ ٱلْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُم مِّنَ ٱلظَّهِيرَةِ وَمِنۢ بَعْدِ صَلَوٰةِ ٱلْعِشَآءِ ثَلَٰثُ عَوْرَٰتٍ لَّكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌۢ بَعْدَهُنَّ طَوَّٰفُونَ عَلَيْكُم بَعْضُكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْءَايَٰتِ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2847|24|58|يايها الذين امنوا ليستذنكم الذين ملكت ايمنكم والذين لم يبلغوا الحلم منكم ثلث مرت من قبل صلوه الفجر وحين تضعون ثيابكم من الظهيره ومن بعد صلوه العشا ثلث عورت لكم ليس عليكم ولا عليهم جناح بعدهن طوفون عليكم بعضكم علي بعض كذلك يبين الله لكم الايت والله عليم حكيم

Latin Literal

58. Yâ eyyuhellezîne âmenû li yeste’zinkumullezîne meleket eymânukum vellezîne lem yeblugûl hulume minkum selâse merrât(merrâtin), min kabli salâtil fecri, ve hînetedaûne siyâbekum minez zahîrat(zahîrati), ve min ba’di salâtil ışâi, selâsu avrâtin lekum, leyse aleykum ve lâ aleyhim cunâhun ba’de hunn(hunne), tavvâfûne aleykum ba’dukum alâ ba’d(ba’dın), kezâlike yubeyyinullâhu lekumul âyât(âyâti), vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! İzin istesin sizlerden kimseler (ki) malik oldu sağ elleriniz77; ve kimseler (ki) asla ulaşmayanlar ihtilama1212 sizlerden üç vakitlerde; fecir55 salâtı5 öncesinde; ve öğlende siyâblarınızı853 bir kenara bıraktığınız zaman; ve sonrasında akşam56 salâtı5; üçtür avret/edep (zamanı) sizlere; yoktur sizlere ve yoktur onlara bir günah bunlardan sonra bir kısmınızın bir kısım üzerine dolaşmaları; işte böyledir; beyan226 eder Allah sizlere ayetleri; ve Allah Alîm'dir8; Hakîm'dir9.

Ahmed Samira Çevirisi

58 You, you those who believed, those who your rights (hands) owned/possessed (i.e. care-givers under contract), and those who did not reach the puberty/sexual maturity from you should ask for your permission three times, from before the dawn’s prayers, and when you put your clothes/garments (on) from the noon/midday, and from after the evening/first darkness prayers, three shameful genital parts (protective times are) for you, an offense/sin is not on you, and nor on them after them (the three times) circling/walking around on you, some of you to some, as/like that God clarifies/shows/explains for you the verses/evidences , and God (is) knowledgeable, wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 liyeste'zinkumu izin istesin sizlerden لِيَسْتَأْذِنْكُمُ اذن
5 ellezine kimseler الَّذِينَ -
6 meleket malik oldu مَلَكَتْ ملك
7 eymanukum sağ elleriniz أَيْمَانُكُمْ يمن
8 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
9 lem asla لَمْ -
10 yeblugu ulaşmazlar يَبْلُغُوا بلغ
11 l-hulume erginliğe الْحُلُمَ حلم
12 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
13 selase üç ثَلَاثَ ثلث
14 merratin vakitlerde مَرَّاتٍ مرر
15 min مِنْ -
16 kabli öncesinde قَبْلِ قبل
17 salati salatı صَلَاةِ صلو
18 l-fecri fecir/şafak/tanyeri/seher الْفَجْرِ فجر
19 ve hine ve zaman وَحِينَ حين
20 tedeune bir kenara bıraktığınız تَضَعُونَ وضع
21 siyabekum siyâblarınızı ثِيَابَكُمْ ثوب
22 mine مِنَ -
23 z-zehirati öğlende الظَّهِيرَةِ ظهر
24 ve min ve وَمِنْ -
25 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
26 salati salatı صَلَاةِ صلو
27 l-işa'i akşam الْعِشَاءِ عشو
28 selasu üçtür ثَلَاثُ ثلث
29 avratin avret/edep (zamanı) عَوْرَاتٍ عور
30 lekum sizlere لَكُمْ -
31 leyse yoktur لَيْسَ ليس
32 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
33 ve la ve yoktur وَلَا -
34 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
35 cunahun bir günah جُنَاحٌ جنح
36 bea'dehunne onlardan sonra بَعْدَهُنَّ بعد
37 tavvafune dolaşmalar طَوَّافُونَ طوف
38 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
39 bea'dukum bir kısmınızın بَعْضُكُمْ بعض
40 ala عَلَىٰ -
41 bea'din bir kısım üzerine بَعْضٍ بعض
42 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
43 yubeyyinu beyan eder يُبَيِّنُ بين
44 llahu Allah اللَّهُ -
45 lekumu sizlere لَكُمُ -
46 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
47 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
48 alimun alîmdir/bilendir عَلِيمٌ علم
49 hakimun hakîmdir/bilgedir. حَكِيمٌ حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Alîm

Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Fecir Kavram 55

55 Şafak/tanyeri/seher.

Akşam Kavram 56

56 Güneş'in batmasıyla başlar. Gecenin tam kararmasıyla biter.

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Siyâb Kavram 853

853 Günlük giyilen kıyafet, giysi. Ev içinde ya da ev dışında günlük olarak giyilir. Cennette giyilen giysiler (18:31, 76:21), cehennemdeki ateşten giysiler (22:19), günlük giysiler (24:58, 24:60), resûl Muhammed'in günlük giydiği giysiler (74:4). 

İhtilam, ihtilam. Kavram 1212

1212 Uyku sırasında cinsel içerikli rüyalar görerek veya kendiliğinden orgazm olup boşalma (erkeklerde meni, kadınlarda vajinal ıslanma) durumudur. Ergenlikten itibaren sık görülen doğal bir fizyolojik süreçtir. İhtilam ergenliğin başlamasıyla başlar; yaş ortalaması kızlarda 10-10.5 yaş, erkeklerde ise 11.5-12 yaştır.  

30. Rûm Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

3435|30|28|ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3435|30|28|ضرب لكم مثلا من انفسكم هل لكم من ما ملكت ايمنكم من شركا في ما رزقنكم فانتم فيه سوا تخافونهم كخيفتكم انفسكم كذلك نفصل الايت لقوم يعقلون

Latin Literal

28. : Darabe lekum meselen min enfusikum, hel lekum min mâ meleket eymânukum min şurekâe fî mâ rezaknâkum fe entum fîhi sevâun tehâfûnehum ke hîfetikum enfusekum, kezâlike nufassılul âyâti li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Darp* etti sizlere bir misali870 kendi nefislerinizden201; sizlere midir malik olduğundan sağ ellerinizin77 hiç bir ortak rızıklandırdığımızda; öyle ki sizler onda (olursunuz) aynı seviye/eşit? Korku duyarsınız onlara korkunuz gibi kendi nefislerinize870; işte böyledir; tefsîl651 ederiz ayetleri454 aklerder562 bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

28 He gave for you an example/proverb from your selves, are (there) for you from what your right (hands) owned/possessed from partners in what We provided for you (are your servants etc. equal partners in your wealth)? So you are (all) in it equal/alike? You fear them as you are fearing yourselves, (if you do not accept this for yourselves how could you make equal partners to God)? Like that We detail/explain the verses/evidences/signs to a nation reasoning/comprehending .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 derabe darp etti ضَرَبَ ضرب
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 meselen bir misali مَثَلًا مثل
4 min مِنْ -
5 enfusikum kendi nefislerinizden أَنْفُسِكُمْ نفس
6 hel هَلْ -
7 lekum sizlere midir لَكُمْ -
8 min مِنْ -
9 ma مَا -
10 meleket malik olduğundan مَلَكَتْ ملك
11 eymanukum sağ ellerinizin أَيْمَانُكُمْ يمن
12 min hiç bir مِنْ -
13 şuraka'e ortak شُرَكَاءَ شرك
14 fi فِي -
15 ma مَا -
16 razeknakum rızıklandırdığımızda رَزَقْنَاكُمْ رزق
17 feentum öyle ki sizler فَأَنْتُمْ -
18 fihi onda فِيهِ -
19 seva'un aynı seviye/eşit سَوَاءٌ سوي
20 tehafunehum korku duyarsınız onlara تَخَافُونَهُمْ خوف
21 kehifetikum korkunuz gibi كَخِيفَتِكُمْ خوف
22 enfusekum kendi nefislerinize أَنْفُسَكُمْ نفس
23 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
24 nufessilu tefsil ederiz نُفَصِّلُ فصل
25 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
26 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
27 yea'kilune aklerderler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Vurdu, ortaya koydu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Akletmek. Kavram 562

562 İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Tefsîl Kavram 651

651 Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

70. Meâric Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

5403|70|30|إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5403|70|30|الا علي ازوجهم او ما ملكت ايمنهم فانهم غير ملومين

Latin Literal

30. İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne).

Türkçe Çeviri

Dışında; eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu77; doğrusu onlar değildir ayıplananlar*.

Ahmed Samira Çevirisi

30 Except on (for) their spouses and what their rights owned/possessed (i.e.: care-givers of the sick, elderly and disabled under contract), so then they are not blameworthy/blamed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışında إِلَّا -
2 ala عَلَىٰ -
3 ezvacihim eşleri أَزْوَاجِهِمْ زوج
4 ev ya da أَوْ -
5 ma مَا -
6 meleket malik olduğuna مَلَكَتْ ملك
7 eymanuhum sağ ellerinizin أَيْمَانُهُمْ يمن
8 feinnehum doğrusu onlar فَإِنَّهُمْ -
9 gayru değildir غَيْرُ غير
10 melumine ayıplananalar مَلُومِينَ لوم

Notlar

Not

‘mâ meleket eymânuhum’ ‘sağ ellerinin malik olduğu’ demektir. Bir sözleşme, bir antlaşma gereği bazı kimselerin emrinde ve hükmünde olan kimselerdir. Günümüzde evlerde ya da iş yerlerinde maaşla çalışan işçiler örnek verilebilir. Bir önceki ayette geçen ‘onlar bacak aralarındakileri koruyucudurlar’ işareti düşünüldüğünde bacak arasında bulunan cinsel organ bölgelerini ancak eşleri veya kendileriyle bir sözleşme içinde çalışan erkek ya da kadın kimseler görebilecektir. Olayın cinsel ilişkiyle, nikahla bir ilgisi yoktur. Olay bacak arasındakileri görebilecek kimseleri işaret eder. Bu ayette sözleşmeli olarak evde çalışan yaşlı bakıcılar, hasta bakıcıların gibi kimselerin işaret edildiği ortadadır. Çünkü hiçbir şekilde bu durum ayıplanmaz. Eşlerin veya bakıcıların gerektiği durumda bacak arasındaki bölgeyi temizlemek gibi amaçlar için görmesi gerekebilir.

Not 1

*Yaşlı/hasta bakımı yapanların (kadın/erkek) gerektiğinde cinsel organları görmesi ayıplanmaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sağ elin sahip olduğu Kavram 77

77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 77: Sağ elin sahip olduğu

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Sağ elin sahip olduğu

Kavram No: 77

Kısa Açıklama: 77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar. 

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 12

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Nisâ Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Ve eğer korktunuzsa ki eşitliği sağlayamazsınız yetimlerde * ; öyle ki nikâhlayın 483 iyi olmuş olanı sizlere kadınlardan ** ikişer ve üçer ve dörder *** ; öyle ki eğer korktunuzsa ki adaleti 680 sağlayamazsınız öyle ki tektir 483 ya da malik/sahip olduğudur sağ 77 ellerinizin 483 ; işte bu; daha yakındır ki doğru yoldan sapmazsınız.

Nisâ Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ve muhsanât 492 kadınlardan (nikâh) (ki) -dışındadır * sağ ellerinizin malik/sahip 77 olduğu- Allah'ın kitabıdır/yazgısıdır üzerine * ; ve helal kılındı sizlere bunların ötesi/arkası (da) ki bakınırsınız mallarınızla ** muhsinîn 496 (olmaya), olmaksızın musâfihin 494 ; öyle ki metalanmanızdır 54 *** onunla (nikâhla) onlardan (sağ ellerinizin malik/sahip olduklarından); öyle ki verin ecirlerini **** bir farz 497 (olarak); ve farz 497 (olan) sonrasında olmaz bir günah üzerinize onunla (nikâhla) razı olduğunuzdakinde ***** ; doğrusu Allah oldu bir Alîm 8 ; bir Hakîm 9 .

Nisâ Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve kim asla güç yetiremez sizlerden bir uzanıp ulaşmaya ki nikâhlar müminât 493 muhsanât 492 ; öyle ki müminât 493 fettanlarınızdan * , sağ ellerinizin malik/sahip 77 olduğundandır; ve Allah daha iyi bilir imanlarınızı; bir kısmınız bir kısımdandır; öyle ki nikâhlayın onları (sağ ellerinizin malik/sahip olduklarını) ehlinin/ahalisinin ** izniyle; ve verin ecirlerini *** marufla 291 ; muhsanât 492 (olsunlar) olmaksızın musâfihât 494 ; ve edinmeyenler (olsunlar) gizli/saklı arkadaş; öyle ki muhsanât 492 oldukları zaman; öyle ki (sonrası) eğer işlerlerse bir fahişelik 490 öyle ki onlar üzerinedir yarısı muhsanât 492 üzerine (olan) azaptan; işte bu kimse içindir (ki) haşyet duyar zorluğa/strese sizlerden; ve ki sabretmeniz **** bir hayırdır sizlere; ve Allah Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

Nisâ Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Ve her bir (kimse) için yaptık ardından gelen varisler * terk ettiğinden ** ana babanın ve yakınlık sahiplerinin; ve kimselere (ki) bağladı/bağıtladı sağ elleriniz 77 ; öyle ki verin nasiplerini onların (sağ ellerinizin bağladığı kimselerin); doğrusu Allah oldu her bir şey üzerine bir Şehîd 499 .

Nisâ Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Ve kulluk 46 edin Allah'a; ve şirk koşmayın 71 O'na bir şeyi; ve ana babayadır bir ihsân 250 ve yakınlık sahibine; ve yetimlere 131 ; ve miskinlere 113 ; ve yakınlık sahibi komşuya; ve uzak komşuya; ve (aynı) taraf/yönde yoldaşa; ve yolun oğluna 354 ; ve malik/sahip olduğuna sağ ellerinizin 77 ; doğrusu Allah sevmez kimseyi (ki) oldu (o) bir kurumlanan * ; bir gururlanan.

Nahl Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Ve Allah faziletli 202 kıldı bir kısmınızı bir kısma karşı rızıkta; öyle ki kimseler * (ki) faziletli 202 kılındılar değillerdir geri döndürmeyle rızıklarını sağ ellerinin malik olduklarına 77 karşı; öyle ki onlar onda ** aynı seviyede (olsun); öyle ki Allah'ın nimetine 757 mi nankörlük * ederler?

Mü'minûn Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Dışındadır * zevcelerine **  ya da sağ ellerinin malik olduklarına 77 ; öyle ki doğrusu onlar olmaksızındır kınananlar *** .

Nûr Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Ve mümin 27 kadınlara de ki "Alçaltsınlar * bakışlarından; ve muhafaza etsinler fürûclarını 110 ; ve sergilemesinler ** kendilerinin ziynetini 854 ; dışındadır göründüğü ondan *** ; ve vursunlar örtülerini koyunlarının 855 üstüne; ve sergilemesinler ** kendilerinin ziynetini 854 (ki) dışındadır kocaları ya da babaları ya da kocalarının babaları ya da oğulları ya da kocalarının oğulları ya da erkek kardeşleri ya da erkek kardeşlerinin oğulları ya da kız kardeşlerinin oğulları ya da kendi kadınları ya da sağ ellerinin malik olduğu 77 yahut tabiler ****  (ki) olmaksızın sahipleri maharet/beceri erkeklerden yahut tıfıl 1211 kimseler (ki) asla algılamazlar kadınların avratlarına ******   karşı; ve vurmasınlar ******* ayaklarını bildirmek için hafiyelik ***** ettiklerini kendilerinin ziynetinden 854 "; ve tevbe 33 edin Allah'a karşı topluca ey müminler 27 ! Belki sizler felaha 326 ulaşırsınız.

Nûr Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Ve geri dursun * kimseler (ki) bulamazlar bir nikâh ta ki ganiyleştirir ** onları Allah kendi fazlından 202 ve kimseler (ki) bakınırlar kitaba/yazıta 1197 malik olduğundan sağ ellerinizin 77 ; öyle ki kitaplaştırın/yazıtlaştırın 1197 onlara *** eğer bildiyseniz **** onlarda bir hayır ***** ; ve verin onlara *** Allah'ın malından 1198 ki verendir sizlere; ve kerhenleştirmeyin 697 ****** feteyâtınızı 1199 biğâʾiye 1200 -eğer ******* arzu ettilerse muhsanât 492 olmayı- bakınmanız ******** için dünya hayatının arzına/sunumuna; ve kim kerhenleştirir 697 onları ******** öyle ki doğrusu Allah sonrasında (bu) kerhenleştirme bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

Nûr Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! İzin istesin sizlerden kimseler (ki) malik oldu sağ elleriniz 77 ; ve kimseler (ki) asla ulaşmayanlar ihtilama 1212 sizlerden üç vakitlerde; fecir 55 salâtı 5 öncesinde; ve öğlende siyâblarınızı 853 bir kenara bıraktığınız zaman; ve sonrasında akşam 56 salâtı 5 ; üçtür avret/edep (zamanı) sizlere; yoktur sizlere ve yoktur onlara bir günah bunlardan sonra bir kısmınızın bir kısım üzerine dolaşmaları; işte böyledir; beyan 226 eder Allah sizlere ayetleri; ve Allah Alîm'dir 8 ; Hakîm'dir 9 .

Rûm Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Darp * etti sizlere bir misali 870 kendi nefislerinizden 201 ; sizlere midir malik olduğundan sağ ellerinizin 77 hiç bir ortak rızıklandırdığımızda; öyle ki sizler onda (olursunuz) aynı seviye/eşit? Korku duyarsınız onlara korkunuz gibi kendi nefislerinize 870 ; işte böyledir; tefsîl 651 ederiz ayetleri 454 aklerder 562 bir kavme/topluma.

Meâric Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Dışında; eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu 77 ; doğrusu onlar değildir ayıplananlar * .