Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 62:

Gayb

Bu kavram 32 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

2. Bakara Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

10|2|3|ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱلْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

Latin Literal

3. Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir* (ki) iman47 ederler gayba62**; ve ikame572 ederler salâtı5; ve rızıklandırdığımızdan onları infak6 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>2:3.&nbsp;Onlar; gayba<sup>1</sup>&nbsp;inanırlar, salâtı ikame ederler<sup>2</sup>&nbsp;ve verdiğimiz rızıktan infak<sup>3</sup>&nbsp;ederler.1-&nbsp;Ebedi hayata dair verilen bilgiler. Gizli, görünmeyen, bilinemeyen, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler.&nbsp;2-&nbsp;İbadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanarak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelirler. Salat, ritüel salat (namaz) anlamının yanı sıra Allah’a yönelmek, dua, destek, dayanışma, yardım, yakından ilgi duyma ve din anlamına gelmektedir. “Salât” sözcüğüne, yalnızca “namaz” olarak anlam verilmesini doğru değildir. Kur’an’da namaz sözcüğü yoktur. Namaz, Farsça bir sözcüktür. Salâtın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir.&nbsp;3-&nbsp;İhtiyacı olanlara karşılıksız yardım etmek.2:3.&nbsp;Those who believe with the unseen/hidden and they keep up/call for the prayers and from what We provided for them they spend.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن
3 bil-gaybi gayba/görünmeyene/gizliye بِالْغَيْبِ غيب
4 ve yukimune ve dikerler/ayağa kaldırırlar وَيُقِيمُونَ قوم
5 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
6 ve mimma ve وَمِمَّا -
7 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
8 yunfikune infak ederler/harcarlar يُنْفِقُونَ نفق

Notlar

Not 1

*Takva sahipleri.**Rablerini gözleriyle göremeseler de O'nun tecelli etmiş olan isimlerine/sıfatlarına tanık/şahit olarak iman ederler/emin olurlar.

2. Bakara Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

40|2|33|قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ أَنۢبِئْهُم بِأَسْمَآئِهِمْ فَلَمَّآ أَنۢبَأَهُم بِأَسْمَآئِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّىٓ أَعْلَمُ غَيْبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ

Latin Literal

33. Kâle yâ âdemu enbi’hum bi esmâihim, fe lemmâ enbeehum bi esmâihim, kâle e lem ekul lekum innî a’lemu gaybes semâvâti vel ardı ve a’lemu mâ tubdûne ve mâ kuntum tektumûn(tektumûne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Allah): “Ey Âdem50! Haber ver* onlara isimlerini49 onların (Yüce Allah'ın sıfatlarını)”; öyle ki ne zaman haber* verdi (Âdem) onlara (meleklere) isimlerini49 onların (Yüce Allah'ın sıfatlarını) dedi (Allah): “Dedim değil mi sizlere; doğrusu ben bilirim gaybını62 göklerin162 ve yerin; ve bilirim açık ettiğinizi ve gizler olduğunuzu.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 ya ademu Ey Adem! يَاادَمُ -
3 enbi'hum haber ver onlara أَنْبِئْهُمْ نبا
4 biesmaihim isimlerini onların بِأَسْمَائِهِمْ سمو
5 fe lemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
6 enbeehum haber verdi onlara أَنْبَأَهُمْ نبا
7 biesmaihim isimlerini onların بِأَسْمَائِهِمْ سمو
8 kale dedi (Allah) قَالَ قول
9 elem değil mi أَلَمْ -
10 ekul dedim أَقُلْ قول
11 lekum sizlere لَكُمْ -
12 inni doğrusu ben إِنِّي -
13 ea'lemu bilirim أَعْلَمُ علم
14 gaybe gaybını غَيْبَ غيب
15 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
16 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
17 ve ea'lemu ve bilirim وَأَعْلَمُ علم
18 ma مَا -
19 tubdune açık ettiğinizi تُبْدُونَ بدو
20 ve ma ve وَمَا -
21 kuntum olduğunuzu كُنْتُمْ كون
22 tektumune gizler تَكْتُمُونَ كتم

Notlar

Not 1

*Bilge insan prototipi olan Adem meleklerin yapamadığını yapmıştır. Yüce Allah'ın sıfatlarının isimlerini öğrenmiş ve onların nasıl tecelli ettiklerini şerefli meleklere haber vermiştir. İşte insanı değerli kılan da tam olarak budur. Yüce Allah'ın sıfatlarını kendisine bahşedilen akılla öğrenebilmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Âdem, Adem

Kavram 50

50Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti. 

5. Mâide Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

763|5|94|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَيَبْلُوَنَّكُمُ ٱللَّهُ بِشَىْءٍ مِّنَ ٱلصَّيْدِ تَنَالُهُۥٓ أَيْدِيكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ ٱللَّهُ مَن يَخَافُهُۥ بِٱلْغَيْبِ فَمَنِ ٱعْتَدَىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَلَهُۥ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

94. Yâ eyyuhellezîne âmenû le yebluvennekumullâhu bi şey’in mines saydı tenâluhu eydîkum ve rimâhukum li ya’lemallâhu men yahâfuhu bil gayb(gaybi), fe meni’tedâ ba’de zâlike fe lehu azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Mutlak belalandırır256 Allah avlanmadan şeyle (ki) erişir elleriniz ve mızraklarınız/zıpkınlarınız; bilindik kılması içindir Allah'ın (ki) kim korku474 duyar O'na gaybta62; öyle ki kim sınırı aştı/taştı bunun sonrası öyle ki onadır elim/acıklı bir azaptır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 leyebluvennekumu mutlak belalandırır لَيَبْلُوَنَّكُمُ بلو
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 bişey'in bişeyle بِشَيْءٍ شيا
7 mine مِنَ -
8 s-saydi avlanmadan الصَّيْدِ صيد
9 tenaluhu erişir تَنَالُهُ نيل
10 eydikum elleriniz أَيْدِيكُمْ يدي
11 ve rimahukum ve mızraklarınız/zıpkınlarınız وَرِمَاحُكُمْ رمح
12 liyea'leme bilmek için لِيَعْلَمَ علم
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 men kim مَنْ -
15 yehafuhu korku duyar kendisine يَخَافُهُ خوف
16 bil-gaybi gaybta بِالْغَيْبِ غيب
17 fe meni öyle ki kim فَمَنِ -
18 a'teda sınırı aştı/taştı اعْتَدَىٰ عدو
19 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
20 zalike bunun ذَٰلِكَ -
21 felehu öyle ki onadır
22 azabun bir azaptır عَذَابٌ عذب
23 elimun elim/acıklı أَلِيمٌ الم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Bela

Kavram 256

256Test, deneme amaçlı Yüce Allah katından gelen sıkıntı, felaket, bela, zor bir durum.

Allah'a karşı çekince duymak, Allah'tan korkmak.

Kavram 474

474Yüce Allah'ın öfkesine neden olacak işlerden/eylemlerden uzak durmak. Yüce Allah'ın gazabının hak edene karşı (kâfirlik etmiş ve müşrik olmuş kimselere) tecelli edebileceğini bilmek.

5. Mâide Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

778|5|109|يَوْمَ يَجْمَعُ ٱللَّهُ ٱلرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ أُجِبْتُمْ قَالُوا۟ لَا عِلْمَ لَنَآ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ

Latin Literal

109. Yevme yecmeullâhur rusule fe yekûlu mâzâ ucibtum kâlû lâ ilme lenâ inneke ente allâmul guyûb(guyûbi).

Türkçe Çeviri

Gündür (ki) bir araya getirir Allah resûlleri418; öyle ki der (Allah): "Ne cevap verildi sizlere?"; derler: "Yoktur ilim1143 bizlere563; doğrusu sen; sensin Alîm8 (olan) gayba62.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür يَوْمَ يوم
2 yecmeu bir araya getirir يَجْمَعُ جمع
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 r-rusule resûlleri الرُّسُلَ رسل
5 fe yekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
6 maza ne? مَاذَا -
7 ucibtum cevap verildi sizlere أُجِبْتُمْ جوب
8 kalu derler قَالُوا قول
9 la yoktur لَا -
10 ilme ilim/bilgi عِلْمَ علم
11 lena bizlere لَنَا -
12 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
13 ente sensin أَنْتَ -
14 allamu Alîm عَلَّامُ علم
15 l-guyubi gaybı الْغُيُوبِ غيب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Bir araya getirilen resûllerin cevabı. 

Kavram 563

5635:109 ayetinde Yüce Allah'ın ahiret evreninde resûlleri bir araya getireceği bildirilmiştir. Resûllere Yüce Allah gaybla ilgili bir soru sormaktadır. Resûller kendi kavimlerinin Yüce Allah'ın mesajına cevaplarının ne olduğunu bilmediklerini açık ve net olarak söylemektedirler. Bu da bizlere gösterir ki resûller de birer beşerdir; insandır. Vefat ettirildiklerinde içinde yaşadığımız evrenle bağlantıları kopar.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

6. En'âm Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

839|6|50|قُل لَّآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ إِنِّى مَلَكٌ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ أَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ

Latin Literal

50. Kul lâ ekûlu lekum indî hazâinullâhi ve lâ a’lemul gaybe ve lâ ekûlu lekum innî melek(melekun), in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy(ileyye), kul hel yestevîl a’mâ vel basîr(basîru),e fe lâ tetefekkerûn(tetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Demem sizlere (ki) indimdedir/yanımdadır Allah'ın hazineleri; ve bilmem gaybı62; ve demem sizlere (ki) ben bir meleğim48; tabi olur değilim üzerime vahyedilen* dışında"; de ki: "Aynı seviyede olur mu âmâ/kör ve gören; öyle ki tefekkür357 etmez misiniz?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 la لَا -
3 ekulu demem أَقُولُ قول
4 lekum sizlere لَكُمْ -
5 indi indimdedir/yanımdadır عِنْدِي عند
6 hazainu hazineleri خَزَائِنُ خزن
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 ve la ve وَلَا -
9 ea'lemu bilmem أَعْلَمُ علم
10 l-gaybe gaybı الْغَيْبَ غيب
11 ve la ve وَلَا -
12 ekulu demem أَقُولُ قول
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 inni ben إِنِّي -
15 melekun bir meleğim مَلَكٌ ملك
16 in değilim إِنْ -
17 ettebiu tabi olur أَتَّبِعُ تبع
18 illa dışında إِلَّا -
19 ma مَا -
20 yuha vahyedilene يُوحَىٰ وحي
21 ileyye üzerime إِلَيَّ -
22 kul de ki قُلْ قول
23 hel midir? هَلْ -
24 yestevi aynı seviyedem mi يَسْتَوِي سوي
25 l-ea'ma âmâ الْأَعْمَىٰ عمي
26 velbesiru ve gören وَالْبَصِيرُ بصر
27 efela öyle ki أَفَلَا -
28 tetefekkerune tefekkür etmez misiniz تَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi)

Kavram 48

48Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Tefekkür

Kavram 357

357Aklı kullanarak derinlemesine fikir/akıl/mantık yürütmek.

6. En'âm Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

848|6|59|وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَآ إِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

59. Ve indehu mefâtihul gaybi lâ ya’lemuhâ illâ huve, ve ya’lemu mâ fîl berri vel bahr(bahri), ve mâ teskutu min varakatin illâ ya’lemuhâ ve lâ habbetin fî zulumâtil ardı ve lâ ratbin ve lâ yâbisin illâ fî kitâbin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve O’nun (Allah'ın) indindedir/yanındadır gaybın62 anahtarları/açıcıları; bilmez (kimse) onu O’nun dışında; ve bilir (O) karadakini ve denizdekini; ve düşer değildir hiçbir bir varak/yaprak ancak bilir (O) onu; ve olmaz bir habbe/tahıl tanesi yerin karanlıklarında; ve olmaz bir nem ve ne de bir kuru; ancak apaçık bir kitaptadır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve indehu ve indindedir/yanındadır O’nun وَعِنْدَهُ عند
2 mefatihu anahtarları/açıcıları مَفَاتِحُ فتح
3 l-gaybi gaybın الْغَيْبِ غيب
4 la لَا -
5 yea'lemuha bilmez onu يَعْلَمُهَا علم
6 illa dışında إِلَّا -
7 huve O’nun هُوَ -
8 ve yea'lemu ve bilir (O) وَيَعْلَمُ علم
9 ma مَا -
10 fi فِي -
11 l-berri karadakini الْبَرِّ برر
12 velbehri ve denizdekini وَالْبَحْرِ بحر
13 ve ma ve değildir وَمَا -
14 teskutu düşer تَسْقُطُ سقط
15 min hiçbir مِنْ -
16 verakatin bir varak/yaprak وَرَقَةٍ ورق
17 illa dışında إِلَّا -
18 yea'lemuha bilir (O) onu يَعْلَمُهَا علم
19 ve la ve olmaz وَلَا -
20 habbetin bir habbe/tahıl tanesi حَبَّةٍ حبب
21 fi فِي -
22 zulumati karanlıklarda ظُلُمَاتِ ظلم
23 l-erdi yerin الْأَرْضِ ارض
24 ve la ve olmaz وَلَا -
25 ratbin bir nem رَطْبٍ رطب
26 ve la ve ne de وَلَا -
27 yabisin bir kuru يَابِسٍ يبس
28 illa dışında إِلَّا -
29 fi فِي -
30 kitabin bir kitaptadır كِتَابٍ كتب
31 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

6. En'âm Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

862|6|73|وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ قَوْلُهُ ٱلْحَقُّ وَلَهُ ٱلْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

Latin Literal

73. Ve huvellezî halakas semâvâti vel arda bil hakk(hakkı), ve yevme yekûlu kun fe yekûn(yekûnu), kavluhul hakk(hakku), ve lehul mulku yevme yunfehu fîs sûr(sûri), âlimul gaybi veş şehâdeh(şehâdeti), ve huvel hakîmul habîr(habîru).

Türkçe Çeviri

Ve O; O ki yaratandır gökleri162 ve yeri hakla/gerçekle; ve gündür (ki) der: "Ol!"; öyle ki olur (o); O’nun hak/gerçek kavli/sözü; ve O’nadır mülk; gündür (ki) üfürülür sûra64; bilendir gaybı62 ve şahitliyi/tanıklıyı*; ve O Hakîm'dir9; Habîr'dir466.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O وَهُوَ -
2 llezi o ki الَّذِي -
3 haleka yarattı خَلَقَ خلق
4 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
6 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
7 ve yevme ve gündür وَيَوْمَ يوم
8 yekulu der يَقُولُ قول
9 kun Ol! كُنْ كون
10 fe yekunu öyle ki olur فَيَكُونُ كون
11 kavluhu kavli/sözü O’nun قَوْلُهُ قول
12 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
13 velehu ve O’nadır وَلَهُ -
14 l-mulku mülk الْمُلْكُ ملك
15 yevme gündür يَوْمَ يوم
16 yunfehu üfürülür يُنْفَخُ نفخ
17 fi فِي -
18 s-suri Sur'a الصُّورِ صور
19 aalimu bilendir عَالِمُ علم
20 l-gaybi gaybı الْغَيْبِ غيب
21 ve şşehadeti ve şahitliyi/tanıklıyı وَالشَّهَادَةِ شهد
22 ve huve ve O وَهُوَ -
23 l-hakimu Hakîm الْحَكِيمُ حكم
24 l-habiru Haber الْخَبِيرُ خبر

Notlar

Not 1

*Tanık olunmuş, görünmüş, tespit edilmiş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Sûr

Kavram 64

64Borazan. Evrenimiz borazan şeklinde bir yapının yüzeyindedir. Borazan içine karanlık enerji üflenir. Bu üfleme evreni hızlanarak genişletir.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Habîr.

Kavram 466

466Haberdar.

9. Tevbe Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

1313|9|78|أَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَىٰهُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ

Latin Literal

78. E lem ya’lemû ennallâhe ya’lemu sırrehum ve necvâhum ve ennallâhe allamul guyûb(guyûbi).

Türkçe Çeviri

Hiç bilmezler mi ki Allah bilir sırlarını ve sakladıklarını; ve ki Allah bilendir gaybı62.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 yea'lemu bilmezler mi يَعْلَمُوا علم
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
6 sirrahum sırlarını onların سِرَّهُمْ سرر
7 ve necvahum ve sakladıklarını وَنَجْوَاهُمْ نجو
8 ve enne ve ki وَأَنَّ -
9 llahe Allah اللَّهَ -
10 allamu bilendir عَلَّامُ علم
11 l-guyubi gaybi الْغُيُوبِ غيب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

9. Tevbe Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

1329|9|94|يَعْتَذِرُونَ إِلَيْكُمْ إِذَا رَجَعْتُمْ إِلَيْهِمْ قُل لَّا تَعْتَذِرُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكُمْ قَدْ نَبَّأَنَا ٱللَّهُ مِنْ أَخْبَارِكُمْ وَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُۥ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Latin Literal

94. Ya’tezirûne ileykum izâ reca’tum ileyhim, kul lâ ta’tezirû len nu’mine lekum kad nebbe enallâhu min ahbârikum, ve se yerallâhu amelekum ve resûluhu summe tureddûne ilâ âlimil gaybi veş şehâdetî fe yunebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Özür beyan ederler sizlere geri döndüğünüz zaman onlara; de ki: "Özür beyan etmeyin; asla iman47 etmeyiz sizlere; muhakkak haber verdi bizlere Allah haberlerinizden; ve görecek* Allah yaptıklarınızı sizlerin; ve resûlü (de); sonra döndürülürsünüz gaybı62 bilene doğru; ve şahit/tanık olana; öyle ki haber verir** sizlere yapar olduğunuzu."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yea'tezirune özür beyan ederler يَعْتَذِرُونَ عذر
2 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
3 iza zaman إِذَا -
4 racea'tum geri döndüğünüz رَجَعْتُمْ رجع
5 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
6 kul de ki قُلْ قول
7 la لَا -
8 tea'teziru özür beyan etmeyin تَعْتَذِرُوا عذر
9 len asla لَنْ -
10 nu'mine iman etmeyiz نُؤْمِنَ امن
11 lekum sizlere لَكُمْ -
12 kad muhakkak قَدْ -
13 nebbeena haber verdi bizlere نَبَّأَنَا نبا
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 min مِنْ -
16 ehbarikum haberlerinizden أَخْبَارِكُمْ خبر
17 ve seyera ve görecek وَسَيَرَى راي
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 amelekum yaptıklarınızı sizlerin عَمَلَكُمْ عمل
20 ve rasuluhu ve resûlü وَرَسُولُهُ رسل
21 summe sonra ثُمَّ -
22 turaddune döndürülürsünüz تُرَدُّونَ ردد
23 ila doğru إِلَىٰ -
24 aalimi bilene عَالِمِ علم
25 l-gaybi gaybı الْغَيْبِ غيب
26 ve şşehadeti ve şahit/tanık olana وَالشَّهَادَةِ شهد
27 feyunebbiukum öyle ki haber verir sizlere فَيُنَبِّئُكُمْ نبا
28 bima بِمَا -
29 kuntum olduğunuza كُنْتُمْ كون
30 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Apaçık ortaya koyacak, hesabınızı görecek.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

9. Tevbe Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

1340|9|105|وَقُلِ ٱعْمَلُوا۟ فَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُۥ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَسَتُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Latin Literal

105. Ve kuli’melû fe se yerallâhu amelekum ve resûluhu vel mu’minûn(mu’minûne), ve se tureddûne ilâ âlimil gaybi veş şehâdeti fe yunebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Yapın; öyle ki görecek Allah yaptıklarınızı; ve resûlü* (de); ve müminler27 (de); sonra döndürülürsünüz bilene** doğru gaybı62 ve tanıklığı/şahitliği; öyle ki haber verir*** sizlere yapar olduğunuzu."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kuli ve de ki وَقُلِ قول
2 a'melu yapın اعْمَلُوا عمل
3 feseyera öyle ki görecek فَسَيَرَى راي
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 amelekum yaptıklarınızı عَمَلَكُمْ عمل
6 ve rasuluhu ve resûlü (de) وَرَسُولُهُ رسل
7 velmu'minune ve müminler (de) وَالْمُؤْمِنُونَ امن
8 ve seturaddune sonra döndürülürsünüz وَسَتُرَدُّونَ ردد
9 ila doğru إِلَىٰ -
10 aalimi bilene عَالِمِ علم
11 l-gaybi gaybı الْغَيْبِ غيب
12 ve şşehadeti ve tanıklığı/şahitliği وَالشَّهَادَةِ شهد
13 feyunebbiukum öyle ki haber verir sizlere فَيُنَبِّئُكُمْ نبا
14 bima بِمَا -
15 kuntum olduğunuzu كُنْتُمْ كون
16 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed. **Yüce Allah'a.***Yüce Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

10. Yunus Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

1382|10|20|وَيَقُولُونَ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَقُلْ إِنَّمَا ٱلْغَيْبُ لِلَّهِ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

Latin Literal

20. Ve yekûlûne lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), fe kul innemel gaybu lillâhi fentezirû, innî meakum minel muntazirîn(muntazirîne).

Türkçe Çeviri

Ve derler: "Oysa indirilmedi ona* bir ayet287 Rabbinden4 onun*"; öyle ki de ki: "Gayb62 ancak Allah’adır; öyle ki gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle beraber gözetleyenlerdenim."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 levla oysa لَوْلَا -
3 unzile indirilmedi أُنْزِلَ نزل
4 aleyhi ona عَلَيْهِ -
5 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
8 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 l-gaybu gayb الْغَيْبُ غيب
11 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
12 fenteziru öyleyse gözetleyin فَانْتَظِرُوا نظر
13 inni doğrusu ben إِنِّي -
14 meakum sizinle beraber مَعَكُمْ -
15 mine مِنَ -
16 l-muntezirine gözetleyenlerdenim الْمُنْتَظِرِينَ نظر

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

11. Hûd Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

1502|11|31|وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ إِنِّى مَلَكٌ وَلَآ أَقُولُ لِلَّذِينَ تَزْدَرِىٓ أَعْيُنُكُمْ لَن يُؤْتِيَهُمُ ٱللَّهُ خَيْرًا ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا فِىٓ أَنفُسِهِمْ إِنِّىٓ إِذًا لَّمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

31. Ve lâ ekûlu lekum indî hazâinullâhi ve lâ a’lemul gaybe ve lâ ekûlu innî melekun ve lâ ekûlu lillezîne tezderî a’yunukum len yu’tiyehumullâhu hayrâ(hayren), allâhu a’lemu bimâ fî enfusihim, innî izen le minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

"Ve demiyorum sizlere indimdedir/katımdadır Allah'ın hazineleri; ve bilmiyorum gaybı62; ve demiyorum 'doğrusu ben bir meleğim'; ve demiyorum kimseler* için (ki) azarlar/hor görür gözleriniz 'asla vermez onlara Allah bir hayır'; Allah daha iyi bilir nefislerindekini201 onların; doğrusu ben o zaman mutlak zalimlerdenim257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 ekulu demiyorum أَقُولُ قول
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 indi indimdedir/katımdadır عِنْدِي عند
5 hazainu hazineleri خَزَائِنُ خزن
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 ve la ve وَلَا -
8 ea'lemu bilmiyorum أَعْلَمُ علم
9 l-gaybe gaybı الْغَيْبَ غيب
10 ve la ve وَلَا -
11 ekulu demiyorum أَقُولُ قول
12 inni doğrusu ben إِنِّي -
13 melekun bir meleğim مَلَكٌ ملك
14 ve la ve وَلَا -
15 ekulu demiyorum أَقُولُ قول
16 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
17 tezderi azarladığı/hor gördüğü تَزْدَرِي زري
18 ea'yunukum gözlerinizin أَعْيُنُكُمْ عين
19 len asla لَنْ -
20 yu'tiyehumu vermez onlara يُؤْتِيَهُمُ اتي
21 llahu Allah اللَّهُ -
22 hayran bir hayır خَيْرًا خير
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 ea'lemu daha iyi bilir أَعْلَمُ علم
25 bima olanı بِمَا -
26 fi فِي -
27 enfusihim onların nefislerindekini أَنْفُسِهِمْ نفس
28 inni doğrusu ben إِنِّي -
29 izen o zaman إِذًا -
30 lemine mutlak لَمِنَ -
31 z-zalimine zalimlerdenim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Müminler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

11. Hûd Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

1520|11|49|تِلْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهَآ إِلَيْكَ مَا كُنتَ تَعْلَمُهَآ أَنتَ وَلَا قَوْمُكَ مِن قَبْلِ هَٰذَا فَٱصْبِرْ إِنَّ ٱلْعَٰقِبَةَ لِلْمُتَّقِينَ

Latin Literal

49. Tilke min enbâil gaybi nûhîhâ ileyk(ileyke), mâ kunte ta’lemuhâ ente ve lâ kavmuke min kabli hâzâ, fasbır, innel âkıbete lil muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

İşte şu (ki) gayb62 haberlerindendir; vahy603 ederiz onu* üzerine; olmuş değildin bilir onu* sen** ve ne de senin kavmin/toplumun öncesinde bunun; öyle ki sabret51; doğrusu akıbet892 takva21 sahiplerinedir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şu تِلْكَ -
2 min مِنْ -
3 enba'i haberlerindendir أَنْبَاءِ نبا
4 l-gaybi gayb الْغَيْبِ غيب
5 nuhiha vahy ederiz onu نُوحِيهَا وحي
6 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
7 ma değildin مَا -
8 kunte olmuş كُنْتَ كون
9 tea'lemuha bilir onu تَعْلَمُهَا علم
10 ente sen أَنْتَ -
11 ve la ve ne de وَلَا -
12 kavmuke senin kavmin قَوْمُكَ قوم
13 min مِنْ -
14 kabli öncesinde قَبْلِ قبل
15 haza bunun هَٰذَا -
16 fesbir öyle ki sabret فَاصْبِرْ صبر
17 inne doğrusu إِنَّ -
18 l-aakibete akibet الْعَاقِبَةَ عقب
19 lilmuttekine takva sahiplerinedir لِلْمُتَّقِينَ وقي

Notlar

Not 1

*Gaybı.**Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

11. Hûd Suresi

Ayet 123

Arapça Metin (Harekeli)

1594|11|123|وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ يُرْجَعُ ٱلْأَمْرُ كُلُّهُۥ فَٱعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Latin Literal

123. Ve lillâhi gaybus semâvâti vel ardı ve ileyhi yurceul emru kulluhu fa’budhu ve tevekkel aleyh(aleyhi), ve mâ rabbuke bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve Allah’adır gaybı62 göklerin162 ve yerin; ve O'na* döndürülür emir351; her biri onun**; öyle ki kulluk46 et O’na*; ve tevekkül79 et O’na* karşı; ve değildir (senin) Rabbin4 yaptıklarınıza bir gâfil310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velillahi ve Allah’adır وَلِلَّهِ -
2 gaybu gaybı غَيْبُ غيب
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 ve ileyhi ve O'na وَإِلَيْهِ -
6 yurceu döndürülür يُرْجَعُ رجع
7 l-emru emir الْأَمْرُ امر
8 kulluhu her biri onun كُلُّهُ كلل
9 fea'budhu öyle ki kulluk et O’na فَاعْبُدْهُ عبد
10 ve teve kkel ve tevekkül et وَتَوَكَّلْ وكل
11 aleyhi O’na karşı عَلَيْهِ -
12 ve ma ve değildir وَمَا -
13 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
14 bigafilin bir gafil بِغَافِلٍ غفل
15 amma عَمَّا -
16 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Allah'a.**Emrin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Emir

Kavram 351

351İş ve oluş. Levh-i Mahfuzdaki (Holografik evren prensibi kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran 2D zar) rakamlanmış bilginin sicimlere (bak. sicim teorisi) ruh aracılığıyla iletilmesi. Sicimle aldıkları bilgilerle titreşirler ve atom altı parçacıklar oluşur. Evrenimiz ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi bilgiden yaratılır, canlanır.

12. Yusuf Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

1675|12|81|ٱرْجِعُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَبِيكُمْ فَقُولُوا۟ يَٰٓأَبَانَآ إِنَّ ٱبْنَكَ سَرَقَ وَمَا شَهِدْنَآ إِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَٰفِظِينَ

Latin Literal

81. Irciû ilâ ebîkum fe kûlû yâ ebânâ innebneke serak(seraka), ve mâ şehidnâ illâ bimâ alimnâ ve mâ kunnâ lil gaybi hâfizîn(hâfizîne).

Türkçe Çeviri

"Dönün babanıza* doğru; öyle ki deyin: "Ey babamız! Doğrusu senin oğlun hırsızlık etti; ve şahitlik/tanıklık etmiş değiliz bildiğimizin dışında; ve olmuş değiliz gayba62 hafîzlar613.""

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 irciu dönün ارْجِعُوا رجع
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 ebikum babanıza أَبِيكُمْ ابو
4 fe kulu öyle ki deyin فَقُولُوا قول
5 ya ebana ey babamız يَا أَبَانَا ابو
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 bneke senin oğlun ابْنَكَ بني
8 seraka hırsızlık etti سَرَقَ سرق
9 ve ma ve değiliz وَمَا -
10 şehidna şahitlik/tanık etmedik شَهِدْنَا شهد
11 illa dışında إِلَّا -
12 bima بِمَا -
13 alimna bildiğimizin عَلِمْنَا علم
14 ve ma ve değiliz وَمَا -
15 kunna olduk كُنَّا كون
16 lilgaybi gayba لِلْغَيْبِ غيب
17 hafizine hafızları حَافِظِينَ حفظ

Notlar

Not 1

*Yakûb'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Hafîz

Kavram 613

613Koruyan, muhafaza eden, gözeten, himaye eden, devam ettiren.

12. Yusuf Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

1696|12|102|ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ أَجْمَعُوٓا۟ أَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ

Latin Literal

102. Zâlike min enbâil gaybi nûhîhi ileyk(ileyke), ve mâ kunte ledeyhim iz ecmaû emrehum ve hum yemkurûn(yemkurûne).

Türkçe Çeviri

İşte bu haberlerindendir gaybın62 (ki) vahy603 ederiz sana*; ve olmuş değildin onların** yanında toplandıkları zaman emirlerine200 ve onlar plan yapıyorlarken.

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Yûsuf'un kardeşlerinin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

emir, emretmek

Kavram 200

200Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.  

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

13. Ra'd Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

1714|13|9|عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْكَبِيرُ ٱلْمُتَعَالِ

Latin Literal

9. Âlimul gaybi veş şehâdetil kebîrul muteâl(muteâli).

Türkçe Çeviri

Bilendir gaybı62 ve şahit/tanık olunanı; Kebîr’dir502; Muteâl’dir953.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Kebîr

Kavram 502

502Her şeyin ötesinde büyük.

Muteâl

Kavram 953

953Yücelmiş, yücelen.

16. Nahl Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

1976|16|77|وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَآ أَمْرُ ٱلسَّاعَةِ إِلَّا كَلَمْحِ ٱلْبَصَرِ أَوْ هُوَ أَقْرَبُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Latin Literal

77. Ve lillâhi gaybus semâvâti vel ard(ardı), ve mâ emrus sâati illâ kelemhıl basari ev huve akreb(akrebu), innallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Ve Allah’adır gaybı62 göklerin162 ve yerin; ve değildir sâatin470 emri351 bir göz atış* gibi dışında veya o** daha yakındır***; doğrusu Allah her bir şey üzerine bir Kadîr’dir177.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velillahi ve Allah’adır وَلِلَّهِ -
2 gaybu gaybı غَيْبُ غيب
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 ve ma ve değildir وَمَا -
6 emru emri أَمْرُ امر
7 s-saati saatin السَّاعَةِ سوع
8 illa dışında إِلَّا -
9 kelemhi bakışı gibidir كَلَمْحِ لمح
10 l-besari bir göz الْبَصَرِ بصر
11 ev veya أَوْ -
12 huve o هُوَ -
13 ekrabu daha yakındır أَقْرَبُ قرب
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 ala üzerine عَلَىٰ -
17 kulli her bir كُلِّ كلل
18 şey'in şey شَيْءٍ شيا
19 kadirun bir Kadîr’dir قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1

*Gözün bir yere bakış süresi.**Emir.***Anlarız ki emir ışık hızında hareket etmektedir. Evrenin yırtıkları ışık hızında Güneş sistemimize ulaşacaktır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Kadîr

Kavram 177

177Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Emir

Kavram 351

351İş ve oluş. Levh-i Mahfuzdaki (Holografik evren prensibi kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran 2D zar) rakamlanmış bilginin sicimlere (bak. sicim teorisi) ruh aracılığıyla iletilmesi. Sicimle aldıkları bilgilerle titreşirler ve atom altı parçacıklar oluşur. Evrenimiz ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi bilgiden yaratılır, canlanır.

Sâat

Kavram 470

470Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

18. Kehf Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

2160|18|22|سَيَقُولُونَ ثَلَٰثَةٌ رَّابِعُهُمْ كَلْبُهُمْ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًۢا بِٱلْغَيْبِ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ بِعِدَّتِهِم مَّا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا قَلِيلٌ فَلَا تُمَارِ فِيهِمْ إِلَّا مِرَآءً ظَٰهِرًا وَلَا تَسْتَفْتِ فِيهِم مِّنْهُمْ أَحَدًا

Latin Literal

22. Se yekûlûne selâsetun râbiuhum kelbuhum, ve yekûlûne hamsetun sâdisuhum kelbuhum recmen bil gayb(gaybi), ve yekûlûne seb’atun ve sâminuhum kelbuhum, kul rabbî a’lemu bi ıddetihim mâ ya’lemuhum illâ kalîl(kalîlun), fe lâ tumâri fîhim illâ mirâen zâhirâ(zâhiren), ve lâ testefti fîhim minhum ehâdâ(ehâden).

Türkçe Çeviri

Diyecekler: "Üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir"; ve derler: "Beştir, altıncıları onların köpekleridir"; bir taş atmadır gayba62; ve derler: "Yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir*"; de ki: “Rabbim4 daha iyi bilir onların sayısını”; yoktur bilen onları biraz dışında**; öyle ki münakaşa etme onlar*** hakkında apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:22.&nbsp;“Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir.” diyecekler. Gayba taş atar gibi<sup>1</sup>&nbsp;“Beş kişidir, altıncısı köpekleridir.” diyecekler, “Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir.” diyecekler. De ki: “Onların sayılarını Rabb’im bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez.” Onlar hakkında, Kur’an’ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.1-&nbsp;Gerçek bilgiye sahip olmadan, zanda bulunarak.18:22.&nbsp;They will say: "Three, their fourth (is) their dog." And they say: "Five, their sixth (is) their dog." An unsubstantiated guess with the unseen/absent , and they say: "Seven and their eighth (is) their dog." Say: "My Lord (is) more knowledgeable with (of) their number, none knows them except few/little , so do not argue/discuss in (about) them, except apparent/visible argument/discussion, and do not take (an) opinion/a clarification (of)anyone from them in (about) them."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seyekulune diyecekler سَيَقُولُونَ قول
2 selasetun üçtür ثَلَاثَةٌ ثلث
3 rabiuhum dördüncüleri onların رَابِعُهُمْ ربع
4 kelbuhum köpekleridir كَلْبُهُمْ كلب
5 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
6 hamsetun beştir خَمْسَةٌ خمس
7 sadisuhum altıncıları onların سَادِسُهُمْ سدس
8 kelbuhum köpekleridir كَلْبُهُمْ كلب
9 racmen bir taş atma رَجْمًا رجم
10 bil-gaybi gayba/bilinmeyene بِالْغَيْبِ غيب
11 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
12 seb'atun yedidir سَبْعَةٌ سبع
13 ve saminuhum ve sekizincileri onların وَثَامِنُهُمْ ثمن
14 kelbuhum köpekleridir كَلْبُهُمْ كلب
15 kul de ki قُلْ قول
16 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
17 ea'lemu daha iyi bilir أَعْلَمُ علم
18 biiddetihim sayılarını onların بِعِدَّتِهِمْ عدد
19 ma yoktur مَا -
20 yea'lemuhum bilen onları يَعْلَمُهُمْ علم
21 illa dışında إِلَّا -
22 kalilun biraz قَلِيلٌ قلل
23 fela öyle ki فَلَا -
24 tumari münakaşa etme تُمَارِ مري
25 fihim onlar hakkında فِيهِمْ -
26 illa dışında إِلَّا -
27 mira'en bir münakaşa مِرَاءً مري
28 zahiran apaçık görünen/açık kanıtlı ظَاهِرًا ظهر
29 ve la ve وَلَا -
30 testefti kesin biçimde ifade etme تَسْتَفْتِ فتي
31 fihim onlar hakkında فِيهِمْ -
32 minhum onlardan مِنْهُمْ -
33 ehaden birine أَحَدًا احد

Notlar

Not

Ayete göre bu gençlerin sayısı hakkında gelecek nesiller tartışacaktır. Bazı grupların 3 kişi, bazı grupların 5 kişi, bazı grupların da 7 kişi olduklarını tahmin ederek iddiada bulunacakları belirtilmektedir. Bu gençlerin sayısını en iyi bilenin yüce Allah olduğu muhakkaktır. Ayette “deki: “Rabb’im daha iyi bilir sayısını onların” buyurarak yüce Allah net bir şekilde bunu göstermiştir. Fakat bu cümleden sonra "yoktur bilen onları, biraz dışında" buyurarak azınlıkta olan (sayısı az olan) bazı kimselerin gençlerin sayısını doğru olarak bilebileceklerini bildirmiştir. Demek ki bu gençlerin sayısı yüce Allah dışında bazı kimseler tarafından kesin olarak bilinebilecektir. Bu nasıl olacaktır? Elbette yine Kur’an’ın işaretiyle. Yüce Allah’ın Allah kelimesini Kur’an’da kasıtlı olarak yerleştirdiğini, bu yöntemle bizlere bazı işaretler verdiğine birçok yerde tanık olmuştuk. Bu mucizelerin bir kısmını örnek olması için verelim ki yüce Allah’ımızın mucizelerine herkes tanık olsun. Dişi bal arısının (kraliçe ve işçiler) 32 olan kromozom sayısının işaret edilmesi:16. sure olan bal arısı (Nahl) suresinde sure başından dişi bal arısı kelimesinin geçtiği 68. ayete 32 Allah kelimesi geçmektedir. Bu geçiş sayısı da bize dişi işçi ve dişi kraliçe bal arısının kromozom sayısı olan 32’yi vermektedir.16:68 Ve vahyetti Rabb’in dişi bal arısına; ki “edin evler dağlarda; ve ağaçlarda; ve yuva olarak inşa ettikleri (insanların) şeylerde.”Bal arısı suresinin 16. sure olması da yüce Allah tarafından ayarlanmıştır. 16 sayısı erkek bal arısının kromozom sayısını işaret etmektedir. https://kuranmucizeler.com/bal-arisi-ve-kuran-mucizesi-32-allah-geçerDemir atomunun 26 olan atom numarasının işaret edilmesi:57. sure olan demir (Hadid) suresinde sure başından demir kelimesinin geçtiği 25. ayete 26 Allah kelimesi geçmektedir. 57:25 Ant olsun gönderdik elçilerimizi açık kanıtlarla/delillerle; ve indirdik onlarla birlikte kitabı; ve ölçüyü/dengeyi; ayağa kaldırıp dikmesi için insanların eşitliği; ve indirdik demiri; sert/sağlam bir güç/kuvvet onda; ve menfaatler/yararlar insanlar için; ve bilmesi/bilindik kılması için Allah’ın kim yardım eder ona ve elçilerine, gaybda/bilinmezde; doğrusu Allah güçlü/kuvvetlidir; güç yetirendir. Demirin atom numarası olan 26 sayısının 26 Allah kelimesi geçirilerek işaret edilmesi gerçekten büyük bir delildir.https://kuranmucizeler.com/demir-kuran-mucizesi-26-atom-numarasi-57-izotopAyrıca Güneş ve Ay tutulması döngüsü olan Saros döngüsü 18 yıl, 11 gün, 8 saat olarak Allah kelimesiyle işaret edilmişti. Güneş'in kendi etrafında dönüş süresi olan 24 gün (Ekvatorial, Sidereal) gibi bilimsel verilerin Allah kelimesi geçişleriyle Kur’an'da bildirildiğini görmüştük. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgiler https://kuranmucizeler.com sitesinden öğrenilebilir.Görüldüğü üzere Allah kelimesinin geçişleri sistematik olarak bize bazı işaretler vermektedir. Kehf suresinde buna benzer bir işaret olabilir mi diye araştırdığımızda mucizevi şekilde bazı işaretler görürüz.Surenin başından gençlerin sayısının işaret edildiği 22. ayete kadar kaç Allah kelimesi geçiyor diye saydığımızda mucizevi bir şekilde 7 sayısına ulaşırız. Yüce Allah mağaraya sığınan gençlerin sayısını işaret ettiği 18:22 ayete 7 adet Allah kelimesi geçirmiştir. Bu 7 sayısı gençlerin sayısına büyük bir işarettir. 18:22 ayeti detaylı incelendiğinde; "üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir; ve derler; beştir, altıncıları onların köpekleridir" diyenler önce zikredilmiş ve “recmen bil gayb” (bir taş atma gayba, bilinmeyene, bilinmeyen şey hakkında atıp tutmak) buyrularak bunu diyenlerin bilinmedik bir şey hakkında atıp tuttukları belirtilmiştir ve eleştirilmiştir. Fakat "ve derler; yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir" diyenlerle ilgili aynı ifade yüce Allah tarafından kullanılmamıştır. Bu nokta da yüce Allah'ın bir işareti olabilir.Ayetin devamında “münakaşa etme onlar hakkında; apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.” buyrulmuştur. Gençler hakkında bir tartışma ancak apaçık delillerle yapılmalıdır. Şu şöyle söylemiş, bu böyle söylemiş gibi delilsiz hikayelerle bir tartışma asla yapılmamalıdır. Delilsiz bir tartışmanın kimseye bir faydası olmaz. Apaçık görünen, açık kanıtlı bir münakaşaysa doğruyu bulmamıza yardımcı olacaktır. Elbette gençlerle ilgili gerçekleri ancak ve ancak yüce Allah bizlere göstermeyi dilerse bizler onu kuşatabiliriz. En doğrusunu elbette yüce Rabb’imiz bilir. Allah kelimesi geçişlerini detaylı olarak verelim:Ayette geçen Allah kelimesi sayısıKur’an Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet12139|18|1|ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِىٓأَنزَلَعَلَىٰعَبْدِهِٱلْكِتَٰبَوَلَمْيَجْعَللَّهُۥعِوَجَا12142|18|4|وَيُنذِرَٱلَّذِينَقَالُوا۟ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ وَلَدًا12153|18|15|هَٰٓؤُلَآءِقَوْمُنَاٱتَّخَذُوا۟مِندُونِهِۦٓءَالِهَةًلَّوْلَايَأْتُونَعَلَيْهِمبِسُلْطَٰنٍۭبَيِّنٍفَمَنْأَظْلَمُمِمَّنِٱفْتَرَىٰعَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا12154|18|16|وَإِذِٱعْتَزَلْتُمُوهُمْوَمَايَعْبُدُونَإِلَّا ٱللَّهَ فَأْوُۥٓا۟إِلَىٱلْكَهْفِيَنشُرْلَكُمْرَبُّكُممِّنرَّحْمَتِهِۦوَيُهَيِّئْلَكُممِّنْأَمْرِكُممِّرْفَقًا22155|18|17|وَتَرَىٱلشَّمْسَإِذَاطَلَعَتتَّزَٰوَرُعَنكَهْفِهِمْذَاتَٱلْيَمِينِوَإِذَاغَرَبَتتَّقْرِضُهُمْذَاتَٱلشِّمَالِوَهُمْفِىفَجْوَةٍمِّنْهُذَٰلِكَمِنْءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَنيَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَٱلْمُهْتَدِوَمَنيُضْلِلْفَلَنتَجِدَلَهُۥوَلِيًّامُّرْشِدًا12159|18|21|وَكَذَٰلِكَأَعْثَرْنَاعَلَيْهِمْلِيَعْلَمُوٓا۟أَنَّوَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّوَأَنَّٱلسَّاعَةَلَارَيْبَفِيهَآإِذْيَتَنَٰزَعُونَبَيْنَهُمْأَمْرَهُمْفَقَالُوا۟ٱبْنُوا۟عَلَيْهِمبُنْيَٰنًارَّبُّهُمْأَعْلَمُبِهِمْقَالَٱلَّذِينَغَلَبُوا۟عَلَىٰٓأَمْرِهِمْلَنَتَّخِذَنَّعَلَيْهِممَّسْجِدًاAllah'ın gençlerin sayısına dikkat çektiği ayete kadar toplam 7 Allah kelimesi geçer.2160|18|22|سَيَقُولُونَثَلَٰثَةٌرَّابِعُهُمْكَلْبُهُمْوَيَقُولُونَخَمْسَةٌسَادِسُهُمْكَلْبُهُمْرَجْمًۢابِٱلْغَيْبِوَيَقُولُونَسَبْعَةٌوَثَامِنُهُمْكَلْبُهُمْقُلرَّبِّىٓأَعْلَمُبِعِدَّتِهِممَّايَعْلَمُهُمْإِلَّاقَلِيلٌفَلَاتُمَارِفِيهِمْإِلَّامِرَآءًظَٰهِرًاوَلَاتَسْتَفْتِفِيهِممِّنْهُمْأَحَدًاBüyük bir mucizeye tanık olun;Ayetteki diğer bir mucizeyse 've derler; yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir' geçişidir. 7 Allah kelimesiyle gençlerin 7 kişi olduğunun işaretini aldık. Demek ki sekizincileri onların köpekmiş. 7 ve 8 rakamlarının bir araya gelmesi de büyük bir mucizedir. Çünkü köpeklerin 78 kromozomu vardır. İnsanlarınsa 46 kromozomu vardır. Köpeği işaret etmek için 78'den daha iyi bir sayı seçilemez.

Not 1

*Bu ayete kadar 7 Allah kelimesi geçer. Gençlerin 7 kişi olduğunu şerefli Kur'an bizlere matematikle bildirir. Sekizincileri ise köpektir. Köpeğin kromozom sayısı olan 78 sayısını 7 ve 8 rakamlarıyla işaret edilmesi de büyük bir mucizedir. **Gençlerin gerçek sayısı olan 7 sayısına ilimde derinleşen az bir kimse ulaşacaktır. Matematik bizlere bildirmiştir.***Gençler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

18. Kehf Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

2164|18|26|قُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثُوا۟ لَهُۥ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَبْصِرْ بِهِۦ وَأَسْمِعْ مَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّ وَلَا يُشْرِكُ فِى حُكْمِهِۦٓ أَحَدًا

Latin Literal

26. Kulillâhu a’lemu bimâ lebisû, lehu gaybus semâvâti vel ard(ardı), ebsır bihî ve esmı’, mâ lehum min dûnihî min veliyyin ve lâ yuşriku fî hukmihî ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

De ki: “Allah daha iyi bilendir kaldıklarını onların*; O'nadır** gaybı62 göklerin162 ve yerin; görür onunla***; ve işitir; yoktur onlara O'nun**** astından hiçbir veli28; ve ortak etmez kendi hükmüne birini.”

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:26.&nbsp;De ki: “Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir.” Göklerin ve yerin bilinmezi yalnızca O’na aittir. En iyi gören ve en iyi işiten O’dur! Onlar için O’ndan başka veli<sup>1</sup>&nbsp;yoktur. O, hükümranlığına<sup>2</sup>&nbsp;kimseyi ortak etmez.1-&nbsp;Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur’an’da yer alan “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur’an, “dost” için “halil” sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)&nbsp;2-&nbsp;Egemenliğine, gaybı bilme gücüne.18:26.&nbsp;Say: "God (is) more knowledgeable with what they stayed/remained , for Him (are) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s unseen/invisible , see/look/understand with Him, and make (to) hear/listen, (there is) none for them from other than Him (as a) guardian/ally , and He does not share/make partners in His judgment/rule anyone.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kuli de ki قُلِ قول
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
4 bima بِمَا -
5 lebisu kaldıklarını onların لَبِثُوا لبث
6 lehu O'nundur لَهُ -
7 gaybu gaybı/bilinmeyeni غَيْبُ غيب
8 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
9 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
10 ebsir en iyi görür أَبْصِرْ بصر
11 bihi onu بِهِ -
12 ve esmia' ve en iyi işitir وَأَسْمِعْ سمع
13 ma yoktur مَا -
14 lehum onlara لَهُمْ -
15 min مِنْ -
16 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
17 min hiçbir مِنْ -
18 veliyyin veli (yakın koruyucu) وَلِيٍّ ولي
19 ve la ve وَلَا -
20 yuşriku ortak etmez يُشْرِكُ شرك
21 fi فِي -
22 hukmihi kendi hükmüne حُكْمِهِ حكم
23 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not

Yüce Allah bu ayette mağarada gençlerin ne kadar kaldığını en iyi kendisinin bilebileceğini, kendisi ancak dilerse başkalarının onun ilmini kuşatabileceğine vurgu yapmıştır. Gençler mağarada kaç sene kaldılar, nasıl zaman yolculuğu yaptılar gibi soruların elbette kesin cevabını bizlere Rabb’imiz verir. Bu cevapları da şerefli Kur’an’a yerleştirerek bizlere gösterir ki bizler Kur’an’ın yüce Allah katından geldiğine kesin olarak kanaat getirelim; sadece Kur’an’a teslim olalım. Sadece Kur’an’a teslim olma süreci başlarsa yüce Allah bizim velimiz olur; yakın koruyucumuz olur. Ayetin sonunda ‘ve ortak etmez kendi hükmüne birini’ geçişi o kadar önemlidir ki, bu geçiş herkese ders olmalıdır. Yüce Allah hükmü olan Kur’an haricinde hiçbir şeyi dinde hüküm koyucu olarak kabul etmez. Dinlerini parça etmiş olan;Ey Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbelî, Zahiri kardeşlerim!Ey Ezarika, Sufr’îyye, Necadat, Acaride, İbadiyye kardeşlerim!Ey Caferî, Zeydî, İsmailî kardeşlerim!Ey Alevi kardeşlerim! Ey Protestan, Katolik, Ortodoks Hristiyan kardeşlerim!Ey Hasidî, Ferisî, Sadukî, Essnî, Zelot, Rabbânî, İseviyye, Yudganiyye Yahudi kardeşlerim!Yüce Allah’a iman etmiş olan insanlar!Yüce Allah’ın bir rahmeti olan, bir hatırlatması olan Kur’an varken ne olur onun astından kitaplar edinmeyin. Hepiniz “en doğru mezhep benimkidir; en doğru mezhep benim tabi olduğum mezheptir, en doğru yol benim yolumdur; Allah’a en yakın yol benim yolumdur” diyorsunuz. Samimisiniz; biliyorum. Yüce Allah’a iman ediyorsunuz, ahirete iman ediyorsunuz, samimi olarak yüce Allah’a ibadet ediyorsunuz. Bazılarınız oruç tutuyor, namaz kılıyor. Ancak durum sizlerin düşündüğü gibi değildir. Ne yaparsanız yapın eğer en ufak bir şirk günahını işlerseniz tüm yaptıklarınız boşa gidecektir. Şeytan da bunu biliyor ve insanlara bu günahı işletmek için elinden geleni yapıyor. O da biliyor ki tüm ömrünü alnı secdede geçiren bir kimse secdede Yüce Allah’a yönelirken O’nun astından başkalarına da yönelirse tüm yaptıkları boşa gidecektir.6:88 İşte bu, kılavuzudur Allah'ın; doğru yola iletir onunla kullarından dilediği kimseyi; ve eğer ortak koşsalardı mutlak boşa çıkardı onlardan yapmış oldukları.İnsanların çoğunluğu dinlerini parça parça edip hiziplere bölmüştür. 30:32 Kimselerden; parça parça ettiler dinlerini; ve oldular takipçiler; her bir hizip/bölük yanındakiyle ferahlayanlar/rahatlayanlardır.Oysa yüce Allah’ın katında sadece tek bir din vardır. O da İslam’dır. İslam da İbrahim peygamberin dinidir; Musa peygamberin dinidir, İsa peygamberin dinidir, Muhammed peygamberin dinidir. Tüm peygamberin dini tek dindir. O da İslam’dır. Sadece Kur’an’dır. Ahirette İslam’dan başka bir din asla kabul edilmeyecektir.3:19 Doğrusu Allah indinde/katında din İslam’dır; ve ayrılığa-ihtilafa düştüler/farklılaştılar kitap verilen kimseler, onlara gelen ilim sonrasında; zorbalık/baskı/yozlaşma aralarında; başka değil; ve kim kâfirlik eder/örter Allah'ın ayetlerini; öyle ki doğrusu Allah seridir/çabuktur hesapta/hesaplaşmada.3:85 Ve kim arzular/arar İslam’dan başka bir din; öyle ki asla kabul edilmez ondan; ve o ahirette hüsran içinde olanlardandır/kaybedenlerdendir.4:125 Ve kim daha güzeldir kimseden bir dinen? Teslim etti yüzünü Allah'a; ve o güzel işler yapandır; ve tabi oldu İbrahim’in inanç öğretisine; bir tek tanrıcı; ve edindi Allah İbrahim’i bir dost.6:161 De ki: “Şüphesiz beni; doğruya kılavuzladı beni Rabb’im; dosdoğru bir yola; doğru/düzgün bir dine; İbrahim'in inanç öğretisine; bir tek tanrıcı; ve değildi olmuş (İbrahim) müşriklerden/ortak koşanlardan.Peygamber buyurdu ki diye başlayan, tamamı zan ve varsayım olan söylentileri/sözleri/hadisleri lütfen yüce Allah’ın sözü olan Kur’an’la bir tutmayın. Zannı tümden terk edin; çünkü resuller kendilerine indirilen kitaplar haricinde dinde hüküm koyucu tek bir kelime etmedi. Peygamberimiz de Kur’an haricinde dinde hüküm koyan asla bir şey söylemedi, okumadı. Yüce Allah’ın elçisi olarak görevini yaptı. Kur’an’ı okudu. Kur’an’ı söyledi. Kur’an haricinde din adına bir şey söyleseydi mutlak ki yüce Allah gereğini yapardı. 69:43 Bir indirilen (Kur’an); alemlerin Rabb’inden.69:44 Ve eğer söylerse (resul Muhammed) bize karşı bazı sözler.69:45 Mutlak alırdık ondan sağ eli.69:46 Sonra mutlak keserdik ondan şah damarı.69:47 Öyle ki, olamazdı sizden hiçbirisi; ondan (resul Muhammed’den) (onu) engelleyen.Kur’an bize yeter. Yüce Allah’ın kitabı bize yeter. Bana ne olmuş ki yüce Allah’ın biricik kitabı elimdeyken onun astından kitaplar edinecekmişim!Kur’an doğru yolu gösteren bir nurdur, aydınlıktır. Elbette sadece Kur’an’ın takip edilmesi gerekir.5:15 Ey ehli kitap! Muhakkak ki geldi size resûlümüz; beyan eder/bildirir/deklere eder sizlere, kitaptan gizler/saklar olduğunuzdan çoğunu; ve ki siler çoğunu; muhakkak geldi size Allah’tan bir nur; ve bir kitap (Kur’an); apaçık.5:16 Kılavuzlar onunla (Kur’an’la) Allah, rızasına tabi olan kimseyi; barışcıl/esenlikli/güvenli yollara; ve çıkarır onları (Kur’an) karanlıklardan nura/aydınlığa; izniyle O’nun (Allah’ın); ve kılavuzlar (Kur’an) dosdoğru bir yola.Muhammed peygamber kendisine indirilen Kur’an’ı okudu ve insanlara sadece Kur’an’ı deklere etti. Kur’an da kendisine tabi olan kimseleri karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kitabın sonlarına yaklaştık. Kur’an’ın birçok mucizesine tanık olduk. Artık sadece Kur’an’a teslim olma vakti geldi. Kur’an’ımızı anlayarak okuma vakti geldi. Kur’an’ı anlayabilmek, ona dokunabilmek için öncelikle kendimizi aklen temizlememiz gereklidir. Bu nedenle Kur’an haricinde dinî hüküm koyan; Kur’an’ın astından olan tüm kitapları, tüm bilgileri, tüm gelenekleri terk ederek Kur’an okumaya başlamalıyız.

Not 1

*Gençlerin.**Allah'adır.***Eril ve tekil zamir gökleri ve yeri görme ve işitmeyi sağlayan bilemediğimiz bir sistemin/mekanizmanın varlığını işaret eder. ****Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

19. Meryem Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

2326|19|78|أَطَّلَعَ ٱلْغَيْبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

Latin Literal

78. Ettalaal gaybe emittehaze inder rahmâni ahdâ(ahden).

Türkçe Çeviri

Muttali1093 oldu* gayba62 ya da edindi indinde/katında Rahmân'ın1 bir ahid969.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ettalea muttali oldu أَطَّلَعَ طلع
2 l-gaybe gayba الْغَيْبَ غيب
3 emi ya da أَمِ -
4 ttehaze edindi اتَّخَذَ اخذ
5 inde indinde/katında عِنْدَ عند
6 r-rahmani Rahmân'ın الرَّحْمَٰنِ رحم
7 ahden bir ahid عَهْدًا عهد

Notlar

Not 1

*Kâfirlik etmiş kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân

Kavram 1

1En yüce merhametli.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Ahid, ahd.

Kavram 969

969Söz vermek, taahhüt etmek, yükümlülük altına girmek, yemin etmek, ant içmek.

Muttali

Kavram 1093

1093Güneş-Ay gibi apaçık ortaya çıkan, yükselen bir şeyi apaçık gören.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

2530|21|49|ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَهُم مِّنَ ٱلسَّاعَةِ مُشْفِقُونَ

Latin Literal

49. Ellezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve hum mines sâati muşfikûn(muşfikûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) haşyet53 duyarlar Rablerine4 gaybla62*; ve onlar sâatten470 işfâklılardır1122.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 yehşevne haşyet duyarlar يَخْشَوْنَ خشي
3 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
4 bil-gaybi gaybla بِالْغَيْبِ غيب
5 ve hum ve onlar وَهُمْ -
6 mine -nden مِنَ -
7 s-saati sâatten السَّاعَةِ سوع
8 muşfikune işfâklılardır مُشْفِقُونَ شفق

Notlar

Not 1

*Gözleriyle görmeseler, kulaklarıyla duymasalar bile.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Haşyet/huşu

Kavram 53

53Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Sâat

Kavram 470

470Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

İşfâk, işfâk.

Kavram 1122

1122Korku ve merhamet karışımı bir endişe, şefkatle aynın kökten gelir.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

2763|23|92|عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Latin Literal

92. Âlimil gaybi veş şehâdeti fe teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Bilendir* gaybı62 ve şahitliği*; öyle ki ululaştı/yüceldi* şirk71 koştuklarından.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 aalimi bilendir عَالِمِ علم
2 l-gaybi gaybı الْغَيْبِ غيب
3 ve şşehadeti ve şahitliği وَالشَّهَادَةِ شهد
4 feteaala öyle ki ululaştı/yüceldi فَتَعَالَىٰ علو
5 amma عَمَّا -
6 yuşrikune şirk koştuklarından يُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Allah.**Şahit olunanı/tanık olunanı.*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

27. Neml Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

3222|27|65|قُل لَّا يَعْلَمُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلْغَيْبَ إِلَّا ٱللَّهُ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

Latin Literal

65. Kul lâ ya’lemu men fîs semâvâti vel ardıl gaybe illallâh(illallâhu) ve mâ yeş’urûne eyyâne yub’asûn(yub’asûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Bilmez kimse göklerdeki162 ve yerdeki gaybı62 Allah'ın dışında; ve şuurlanır değillerdir ne zaman diriltilirler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 la لَا -
3 yea'lemu bilmez يَعْلَمُ علم
4 men kimse مَنْ -
5 fi فِي -
6 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
7 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
8 l-gaybe gaybı الْغَيْبَ غيب
9 illa dışında إِلَّا -
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 ve ma ve değildir وَمَا -
12 yeş'urune şuurlanırlar يَشْعُرُونَ شعر
13 eyyane ne zaman أَيَّانَ -
14 yub'asune diriltilirler يُبْعَثُونَ بعث

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

27. Neml Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

3232|27|75|وَمَا مِنْ غَآئِبَةٍ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

75. Ve mâ min gâibetin fîs semâi vel ardı illâ fî kitâbin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve yoktur bir gaybten62 gökte180 ve yerde; dışındadır (ki) mubîn1194 bir kitaptadır*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve yoktur وَمَا -
2 min مِنْ -
3 gaibetin bir gaybten غَائِبَةٍ غيب
4 fi فِي -
5 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
6 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
7 illa dışındadır إِلَّا -
8 fi فِي -
9 kitabin kitaptadır كِتَابٍ كتب
10 mubinin mutin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Yazıttadır. Bu kitap Levh-i Mahfûz'dur. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

34. Sebe' Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

3618|34|14|فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ ٱلْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلَىٰ مَوْتِهِۦٓ إِلَّا دَآبَّةُ ٱلْأَرْضِ تَأْكُلُ مِنسَأَتَهُۥ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ ٱلْجِنُّ أَن لَّوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ ٱلْغَيْبَ مَا لَبِثُوا۟ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

Latin Literal

14. Fe lemmâ kadaynâ aleyhil mevte mâ dellehum alâ mevtihî illâ dâbbetul ardı te’kulu minseeteh(minseetehu), fe lemmâ harre tebeyyenetil cinnu en lev kânû ya’lemûnel gaybe mâ lebisû fîl azâbil muhîn(muhîni).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman tamamladık ona* ölümü644**; göstermiş değildi onlara ölümünü** onun***; onun*** değneğini/bastonunu yiyen bir yer/yeryüzü dâbbesi599 dışında; öyle ki ne zaman yere kapandı****; beyan oldu226 cinne91; ki eğer olsalardı bilirler***** gaybı62; kalır değillerdi***** alçaltıcı/yıkıcı azapta.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 kadeyna karara bağladık قَضَيْنَا قضي
3 aleyhi ona (Süleyman’a) عَلَيْهِ -
4 l-mevte ölümü الْمَوْتَ موت
5 ma değildi مَا -
6 dellehum göstermiş onlara, دَلَّهُمْ دلل
7 ala عَلَىٰ -
8 mevtihi ölümünü (Süleyman’ın) مَوْتِهِ موت
9 illa dışında إِلَّا -
10 dabbetu bir yer canlısı دَابَّةُ دبب
11 l-erdi yer/yeryüzü الْأَرْضِ ارض
12 te'kulu yer تَأْكُلُ اكل
13 minseetehu değneğini/bastonunu onun مِنْسَأَتَهُ نسا
14 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
15 harra yere kapandı (Süleyman) خَرَّ خرر
16 tebeyyeneti beyan oldu/deklere oldu تَبَيَّنَتِ بين
17 l-cinnu cinne الْجِنُّ جنن
18 en ki أَنْ -
19 lev eğer لَوْ -
20 kanu olsalardı كَانُوا كون
21 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم
22 l-gaybe bilinmeyeni/görünmeyeni/gaybı الْغَيْبَ غيب
23 ma değil مَا -
24 lebisu kalırlar لَبِثُوا لبث
25 fi فِي -
26 l-azabi azapta الْعَذَابِ عذب
27 l-muhini alçaltıcı/yıkıcı الْمُهِينِ هون

Notlar

Not 1

*Süleyman’a.**Sizin ölüm olarak tanımladığınız şeyi. Tüm resûller tıpkı resûl Îsâ gibi sadece vefat ettirilmiştir. İnsanların ölüm tanımı gibi bir olay gerçekleşse de gerçek anlamda ölmemişlerdir. Bilinçleri kaybolmadan Yüce Allah'ın indinde/katında bulunan selam diyarına/yurduna yerleştirilmişlerdir ve orada Rableri tarafından rızıklandırılmaktadırlar. Tıpkı Yüce Allah yolunda katledilen kimseler gibi. İnsanlar Yüce Allah yolunda katledilen kimseleri kendi tanımlarıyla ölü olarak görseler de aslında o kimseler gerçek anlamda ölmemektedirler. İnsanlar sadece bu durumun şuuruna varamamaktadırlar; anlayamamaktadırlar.  ***Süleyman’ın.****Süleyman.*****Cinler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Cin, yabancı insanlar

Kavram 91

91Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;Bir yerleşim yerinde yaşayan insanların/halkın daha önce görmediği, o kimselere gizli kalmış, örtülü kalmış yabancı kimseler/insanlar için kullanılır. Kur'an dinlemek için Muhammed peygambere gelen yabancı insanlar ve Süleyman peygamberin ordusunda görev yapan yabancı insanlar.  İblîs ve onun soyu olan varlıklar da cin olarak işaret edilir. Görünür, elle tutulur olan maddeden/atomlardan yaratılmadıkları için Rabbimiz onları da cin kelimesiyle işaret etmektedir.  

Dâbbe

Kavram 599

599Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

Genel olarak ölüm kelimesi.

Kavram 644

644Bir insan için bilincin ortadan kalkması, kaybolması. Bir bayılma nedeniyle bilincin geçici olarak kaybolması da ölüm olarak işaret edilmiştir. İnsanların kendilerinin ölüm olarak tanımları her şey de Kur'an'da ölüm olarak tanımlanmıştır. Ölü toprak gibi, resûl Süleyman'ın bilincinin kaybolarak ölmesi gibi, resûl Muhammed'in ölmesinin işaret edilmesi gibi insanların kendi tanımları olan ölüm de Yüce Allah tarafından ölüm olarak işaret edilir.   

35. Fâtır Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3676|35|18|وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَإِن تَدْعُ مُثْقَلَةٌ إِلَىٰ حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَىْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰٓ إِنَّمَا تُنذِرُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَمَن تَزَكَّىٰ فَإِنَّمَا يَتَزَكَّىٰ لِنَفْسِهِۦ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

Latin Literal

18. Ve lâ tezirû vâziretun vizre uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salâh(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsih(nefsihî), ve ilâllâhil masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

Ve üstlenmez/yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve eğer çağırsa bir ağır yük yüklenen, yüklenmeye onu (yükü); yüklenmez (çağrılan) ondan (yükten) bir şey; kaldı ki olsa (bile) yakınlık sahibi; ancak uyarırsın kimseleri; haşyet53 duyarlar Rablerinden4 gaybla62*; ve ikame572 ederler salâtı5; ve kim zekâtlanırsa10 (verirse zekâtı) ; öyle ki ancak zekâtlanmış10 olur (vermiş olur zekâtı) kendi nefsin için; ve Allah'a doğrudur dönüş yeri.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>35:18.&nbsp;Yük taşıyan birisi,<sup>1</sup>&nbsp;bir başkasının yükünü taşımaz.<sup>1</sup>&nbsp;Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı yakını da olsa ona yardım etmez.<sup>2</sup>&nbsp;Sen, ancak görmedikleri halde Rabb’ine içtenlikle saygı duyan ve salatı<sup>3</sup>&nbsp;ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa<sup>4</sup>&nbsp;kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah’adır.1-&nbsp;Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını taşımaz.&nbsp;2-&nbsp;Sorumluluk kişiseldir, hiç kimse yakını da olsa başkasının yaptığından sorumlu değildir. Ve hiç kimsenin bir başkasına yardım etmesi; hiç kimsenin başkasının günahını yüklenmesi de mümkün değildir.&nbsp;3-&nbsp;Salat, ibadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı, Allah’a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır.&nbsp;4-&nbsp;Arınma/Tezkiye; kişinin, kendisini şirk, günah, pislik, cehalet, kötü duygu ve düşüncelerden temizlemesidir.35:18.&nbsp;And no sinner/loader/burdener (F) (self) carries/bears/sins (F) another’s sin/load/burden , and if she/it calls (a) burdened/loaded (F) (self) to (remove) her/its weight/load , nothing from it (will) be carried/lifted a thing, and even if it was/is (to) of relations , truly/indeed you warn/give notice (to) those who fear their Lord with the unseen/hidden and they kept up the prayers, and who purifies , so but he purifies to/for him self, and to God (is) the end/destination.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 teziru üstlenmez/yüklenmez تَزِرُ وزر
3 vaziratun bir yüklenici وَازِرَةٌ وزر
4 vizra yükünü وِزْرَ وزر
5 uhra başkasının أُخْرَىٰ اخر
6 ve in ve eğer وَإِنْ -
7 ted'u çağırsa تَدْعُ دعو
8 muskaletun bir ağır yük yüklenen مُثْقَلَةٌ ثقل
9 ila إِلَىٰ -
10 himliha yüklenmeye onu (yükü) حِمْلِهَا حمل
11 la لَا -
12 yuhmel yüklenmez يُحْمَلْ حمل
13 minhu ondan (yükten) مِنْهُ -
14 şey'un bir şey شَيْءٌ شيا
15 velev kaldı ki (bile) وَلَوْ -
16 kane olsa كَانَ كون
17 za sahibi ذَا -
18 kurba yakınlık قُرْبَىٰ قرب
19 innema ancak إِنَّمَا -
20 tunziru uyarırsın تُنْذِرُ نذر
21 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
22 yehşevne haşyet duyarlar/korkarlar يَخْشَوْنَ خشي
23 rabbehum Rablerinden رَبَّهُمْ ربب
24 bil-gaybi gaybla/görünmezle/bilinmezle (gözleriyle görmedikleri halde) بِالْغَيْبِ غيب
25 ve ekamu ve dikerler/ayağa kaldırırlar وَأَقَامُوا قوم
26 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
27 ve men ve kim وَمَنْ -
28 tezekka zekâtlanırsa/arınırsa (verirse zekâtı) تَزَكَّىٰ زكو
29 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
30 yetezekka zekâtlanmış/arınmış olur (vermiş olur zekâtı) يَتَزَكَّىٰ زكو
31 linefsihi kendi nefsin için لِنَفْسِهِ نفس
32 ve ila ve وَإِلَى -
33 llahi Allah'a doğrudur اللَّهِ -
34 l-mesiru dönüş yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1

*Gözleriyle görmedikleri halde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Haşyet/huşu

Kavram 53

53Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

36. Yâsin Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

3714|36|11|إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّكْرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ

Latin Literal

11. İnnemâ tunziru menittebeaz zikre ve haşiyer rahmâne bil gayb(gaybi), fe beşşirhu bi magfiretin ve ecrin kerîm(kerîmin).

Türkçe Çeviri

Ancak ki (sen) uyarırsın kimseyi (ki) tabi olur zikre78*; ve haşyet53 duyar Rahmân'a1 gaybla62; öyle ki müjdele onu** bir mağfiretle319 ve kerîm858 bir ecirle820.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak ki إِنَّمَا -
2 tunziru uyarırsın تُنْذِرُ نذر
3 meni kimseyi مَنِ -
4 ttebea tabi olur اتَّبَعَ تبع
5 z-zikra zikre الذِّكْرَ ذكر
6 ve haşiye ve haşyet duyar وَخَشِيَ خشي
7 r-rahmane Rahmân'a الرَّحْمَٰنَ رحم
8 bil-gaybi gayple بِالْغَيْبِ غيب
9 febeşşirhu öyleki müjdele onu فَبَشِّرْهُ بشر
10 bimegfiratin bir mağfiretle بِمَغْفِرَةٍ غفر
11 ve ecrin ve bir ecirle وَأَجْرٍ اجر
12 kerimin kerîm كَرِيمٍ كرم

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân.

**Zikre tabi olmuş kimseyi; sadece Kur'ân'a tabi olmuş, sadece Kur'ân demiş kimseyi. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân

Kavram 1

1En yüce merhametli.

Haşyet/huşu

Kavram 53

53Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

Kerîm

Kavram 858

858Asil, seçkin, yüce gönüllü, cömert, eli açık.

53. Necm Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

4817|53|35|أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ

Latin Literal

35. E indehu ilmul gaybi fe huve yerâ.

Türkçe Çeviri

İndinde/yanında mı onun* gaybın62 ilmi958 öyle ki o görür?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eindehu indinde/yanında mı onun أَعِنْدَهُ عند
2 ilmu ilmi عِلْمُ علم
3 l-gaybi gaybın الْغَيْبِ غيب
4 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
5 yera görür يَرَىٰ راي

Notlar

Not 1

*Sırt çeviren kimsenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Gaybın ilmi.

Kavram 958

958Rabbimiz şerefli Kur'an'da gaybın bir ilminin olduğunu bildirmektedir. Bu da bizlere apaçık gösteri ki üst boyutlara çıkabilecek teknolojiye sahip olan uygarlıklar ya da zaten hiperuzayda bulunan varlıklar (melekler vb) kendilerine verilen ilimle Levh-i Mahfûz'daki gaybın bilgisine erişebilirler. Yüce Allah insanlara bu ilmi vermediğini bildirmektedir. 

72. Cin Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

5471|72|26|عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلَىٰ غَيْبِهِۦٓ أَحَدًا

Latin Literal

26. Âlimul gaybi fe lâ yuzhiru alâ gaybihî ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

Bilendir gaybı62; öyle ki zahir/belli etmez kendi gaybı62 üzerine birini.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 aalimu bilendir عَالِمُ علم
2 l-gaybi gaybı الْغَيْبِ غيب
3 fela öyle ki فَلَا -
4 yuzhiru zahir/belli etmez يُظْهِرُ ظهر
5 ala üzerine عَلَىٰ -
6 gaybihi gaybı onun/kendi غَيْبِهِ غيب
7 ehaden birine أَحَدًا احد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

81. Tekvir Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

5822|81|24|وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ

Latin Literal

24. Ve mâ huve alel gaybi bi danîn(danînin).

Türkçe Çeviri

Ve değildir o* gayba62 karşı bir geri duran/kıt/yetersiz**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 huve o هُوَ -
3 ala üzerine عَلَى -
4 l-gaybi gayb الْغَيْبِ غيب
5 bidaninin bir kıt/yetersiz بِضَنِينٍ ضنن

Notlar

Not 1

*Cibrîl.**Geçmişe, geleceğe ait olan, evrenin her noktasının kuantum bilgilerini içeren Levh-i Mahfûz'a erişim yetkisi vardır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

82. İnfitâr Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

5843|82|16|وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَآئِبِينَ

Latin Literal

16. Ve mâ hum anhâ bi gâibîn(gâibîne).

Türkçe Çeviri

Ve değildir onlar ondan* gayb62 olanlar**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 hum onlar هُمْ -
3 anha ondan عَنْهَا -
4 bigaibine gayb olanlar بِغَائِبِينَ غيب

Notlar

Not 1

*Cahîmden.**Gizlenemezler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 62:

Gayb

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Gayb

Kavram No: 62

Kısa Açıklama: 62 Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 32

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Kimselerdir * (ki) iman 47 ederler gayba 62 ** ; ve ikame 572 ederler salâtı 5 ; ve rızıklandırdığımızdan onları infak 6 ederler.

Bakara Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Dedi (Allah): “Ey Âdem 50 ! Haber ver * onlara isimlerini 49 onların (Yüce Allah'ın sıfatlarını)”; öyle ki ne zaman haber * verdi (Âdem) onlara (meleklere) isimlerini 49 onların (Yüce Allah'ın sıfatlarını) dedi (Allah): “Dedim değil mi sizlere; doğrusu ben bilirim gaybını 62 göklerin 162 ve yerin; ve bilirim açık ettiğinizi ve gizler olduğunuzu.”

Mâide Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Mutlak belalandırır 256 Allah avlanmadan şeyle (ki) erişir elleriniz ve mızraklarınız/zıpkınlarınız; bilindik kılması içindir Allah'ın (ki) kim korku 474 duyar O'na gaybta 62 ; öyle ki kim sınırı aştı/taştı bunun sonrası öyle ki onadır elim/acıklı bir azaptır.

Mâide Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Gündür (ki) bir araya getirir Allah resûlleri 418 ; öyle ki der (Allah): "Ne cevap verildi sizlere?"; derler: "Yoktur ilim 1143 bizlere 563 ; doğrusu sen; sensin Alîm 8 (olan) gayba 62 .

En'âm Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: De ki: "Demem sizlere (ki) indimdedir/yanımdadır Allah'ın hazineleri; ve bilmem gaybı 62 ; ve demem sizlere (ki) ben bir meleğim 48 ; tabi olur değilim üzerime vahyedilen * dışında"; de ki: "Aynı seviyede olur mu âmâ/kör ve gören; öyle ki tefekkür 357 etmez misiniz?"

En'âm Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve O’nun (Allah'ın) indindedir/yanındadır gaybın 62 anahtarları/açıcıları; bilmez (kimse) onu O’nun dışında; ve bilir (O) karadakini ve denizdekini; ve düşer değildir hiçbir bir varak/yaprak ancak bilir (O) onu; ve olmaz bir habbe/tahıl tanesi yerin karanlıklarında; ve olmaz bir nem ve ne de bir kuru; ancak apaçık bir kitaptadır.

En'âm Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Ve O; O ki yaratandır gökleri 162 ve yeri hakla/gerçekle; ve gündür (ki) der: "Ol!"; öyle ki olur (o); O’nun hak/gerçek kavli/sözü; ve O’nadır mülk; gündür (ki) üfürülür sûra 64 ; bilendir gaybı 62 ve şahitliyi/tanıklıyı * ; ve O Hakîm'dir 9 ; Habîr'dir 466 .

Tevbe Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Hiç bilmezler mi ki Allah bilir sırlarını ve sakladıklarını; ve ki Allah bilendir gaybı 62 .

Tevbe Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: Özür beyan ederler sizlere geri döndüğünüz zaman onlara; de ki: "Özür beyan etmeyin; asla iman 47 etmeyiz sizlere; muhakkak haber verdi bizlere Allah haberlerinizden; ve görecek * Allah yaptıklarınızı sizlerin; ve resûlü (de); sonra döndürülürsünüz gaybı 62 bilene doğru; ve şahit/tanık olana; öyle ki haber verir ** sizlere yapar olduğunuzu."

Tevbe Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Ve de ki: "Yapın; öyle ki görecek Allah yaptıklarınızı; ve resûlü * (de); ve müminler 27 (de); sonra döndürülürsünüz bilene ** doğru gaybı 62 ve tanıklığı/şahitliği; öyle ki haber verir *** sizlere yapar olduğunuzu."

Yunus Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Ve derler: "Oysa indirilmedi ona * bir ayet 287 Rabbinden 4 onun * "; öyle ki de ki: "Gayb 62 ancak Allah’adır; öyle ki gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle beraber gözetleyenlerdenim."

Hûd Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: "Ve demiyorum sizlere indimdedir/katımdadır Allah'ın hazineleri; ve bilmiyorum gaybı 62 ; ve demiyorum 'doğrusu ben bir meleğim'; ve demiyorum kimseler * için (ki) azarlar/hor görür gözleriniz 'asla vermez onlara Allah bir hayır'; Allah daha iyi bilir nefislerindekini 201 onların; doğrusu ben o zaman mutlak zalimlerdenim 257 ."

Hûd Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: İşte şu (ki) gayb 62 haberlerindendir; vahy 603 ederiz onu * üzerine; olmuş değildin bilir onu * sen ** ve ne de senin kavmin/toplumun öncesinde bunun; öyle ki sabret 51 ; doğrusu akıbet 892 takva 21 sahiplerinedir.

Hûd Suresi - Ayet 123

Türkçe Meal: Ve Allah’adır gaybı 62 göklerin 162 ve yerin; ve O'na * döndürülür emir 351 ; her biri onun ** ; öyle ki kulluk 46 et O’na * ; ve tevekkül 79 et O’na * karşı; ve değildir (senin) Rabbin 4 yaptıklarınıza bir gâfil 310 .

Yusuf Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: "Dönün babanıza * doğru; öyle ki deyin: "Ey babamız! Doğrusu senin oğlun hırsızlık etti; ve şahitlik/tanıklık etmiş değiliz bildiğimizin dışında; ve olmuş değiliz gayba 62 hafîzlar 613 .""

Yusuf Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: İşte bu haberlerindendir gaybın 62 (ki) vahy 603 ederiz sana * ; ve olmuş değildin onların ** yanında toplandıkları zaman emirlerine 200 ve onlar plan yapıyorlarken.

Ra'd Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Bilendir gaybı 62 ve şahit/tanık olunanı; Kebîr’dir 502 ; Muteâl’dir 953 .

Nahl Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Ve Allah’adır gaybı 62 göklerin 162 ve yerin; ve değildir sâatin 470 emri 351 bir göz atış * gibi dışında veya o ** daha yakındır *** ; doğrusu Allah her bir şey üzerine bir Kadîr’dir 177 .

Kehf Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Diyecekler: "Üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir"; ve derler: "Beştir, altıncıları onların köpekleridir"; bir taş atmadır gayba 62 ; ve derler: "Yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir * "; de ki: “Rabbim 4 daha iyi bilir onların sayısını”; yoktur bilen onları biraz dışında ** ; öyle ki münakaşa etme onlar *** hakkında apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.

Kehf Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: De ki: “Allah daha iyi bilendir kaldıklarını onların * ; O'nadır ** gaybı 62 göklerin 162 ve yerin; görür onunla *** ; ve işitir; yoktur onlara O'nun **** astından hiçbir veli 28 ; ve ortak etmez kendi hükmüne birini.”

Meryem Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Muttali 1093 oldu * gayba 62 ya da edindi indinde/katında Rahmân'ın 1 bir ahid 969 .

Enbiyâ Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) haşyet 53 duyarlar Rablerine 4 gaybla 62 * ; ve onlar sâatten 470 işfâklılardır 1122 .

Mü'minûn Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Bilendir * gaybı 62 ve şahitliği * ; öyle ki ululaştı/yüceldi * şirk 71 koştuklarından.

Neml Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: De ki: "Bilmez kimse göklerdeki 162 ve yerdeki gaybı 62 Allah'ın dışında; ve şuurlanır değillerdir ne zaman diriltilirler.

Neml Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Ve yoktur bir gaybten 62 gökte 180 ve yerde; dışındadır (ki) mubîn 1194 bir kitaptadır * .

Sebe' Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman tamamladık ona * ölümü 644 ** ; göstermiş değildi onlara ölümünü ** onun *** ; onun *** değneğini/bastonunu yiyen bir yer/yeryüzü dâbbesi 599 dışında; öyle ki ne zaman yere kapandı **** ; beyan oldu 226 cinne 91 ; ki eğer olsalardı bilirler ***** gaybı 62 ; kalır değillerdi ***** alçaltıcı/yıkıcı azapta.

Fâtır Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve üstlenmez/yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve eğer çağırsa bir ağır yük yüklenen, yüklenmeye onu (yükü); yüklenmez (çağrılan) ondan (yükten) bir şey; kaldı ki olsa (bile) yakınlık sahibi; ancak uyarırsın kimseleri; haşyet 53 duyarlar Rablerinden 4 gaybla 62 * ; ve ikame 572 ederler salâtı 5 ; ve kim zekâtlanırsa 10 (verirse zekâtı) ; öyle ki ancak zekâtlanmış 10 olur (vermiş olur zekâtı) kendi nefsin için; ve Allah'a doğrudur dönüş yeri.

Yâsin Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Ancak ki (sen) uyarırsın kimseyi (ki) tabi olur zikre 78 * ; ve haşyet 53 duyar Rahmân'a 1  gaybla 62 ; öyle ki müjdele onu ** bir mağfiretle 319 ve kerîm 858 bir ecirle 820 .

Necm Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: İndinde/yanında mı onun * gaybın 62 ilmi 958 öyle ki o görür?

Cin Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Bilendir gaybı 62 ; öyle ki zahir/belli etmez kendi gaybı 62 üzerine birini.

Tekvir Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ve değildir o * gayba 62 karşı bir geri duran/kıt/yetersiz ** .

İnfitâr Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Ve değildir onlar ondan * gayb 62 olanlar ** .