Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 195:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Bu kavram 32 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

2. Bakara Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

46|2|39|وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Latin Literal

39. Vellezîne keferû ve kezzebû bi âyâtinâ ulâike ashâbun nâr(nârı), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler; ve yalanladılar195 ayetlerimizi; işte bunlar; ateş ashâbıdır194; onlar orada* ölümsüzlerdir185.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
3 ve kezzebu ve yalanladılar وَكَذَّبُوا كذب
4 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
5 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
6 eshabu ashâbıdır أَصْحَابُ صحب
7 n-nari ateş النَّارِ نور
8 hum onlar هُمْ -
9 fiha orada (cehennemde) فِيهَا -
10 halidune ölümsüzlerdir. خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1

*Cehennemde.

2. Bakara Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

94|2|87|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَقَفَّيْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ بِٱلرُّسُلِ وَءَاتَيْنَا عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدْنَٰهُ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ أَفَكُلَّمَا جَآءَكُمْ رَسُولٌۢ بِمَا لَا تَهْوَىٰٓ أَنفُسُكُمُ ٱسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرِيقًا كَذَّبْتُمْ وَفَرِيقًا تَقْتُلُونَ

Latin Literal

87. Ve lekad âteynâ mûsâl kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir rusuli ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhil kudus(kudusi), e fe kullemâ câekum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumustekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn(taktulûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun verdik Mûsâ'ya kitabı*; ve gönderdik resûller418 kafiyeli/ahenkli (olarak)** ardından onun (Musa’nın); ve verdik Meryem oğlu Îsa'ya beyanlar226; ve destekledik onu kutsal rûhla279; öyle (değil) mi? Her ne zaman geldi/ulaştı sizlere bir resûl418, nefislerinizin201 hevâsına278 uymayanla; büyüklendiniz/kibirlendiniz; öyle ki bir fırka/grup yalanlarsınız195; ve bir fırka/grup katledersiniz35.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Musa'ya مُوسَى -
4 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
5 ve kaffeyna ve gönderdik kafiyeli/ahenkli وَقَفَّيْنَا قفو
6 min مِنْ -
7 bea'dihi ardından onun (Musa’nın) بَعْدِهِ بعد
8 bir-rusuli resuller بِالرُّسُلِ رسل
9 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
10 iysa Îsa'ya عِيسَى -
11 bne oğlu ابْنَ بني
12 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
13 l-beyyinati beyanlar/deklarasyonlar الْبَيِّنَاتِ بين
14 ve eyyednahu ve destekledik onu وَأَيَّدْنَاهُ ايد
15 biruhi ruhla بِرُوحِ روح
16 l-kudusi kutsal الْقُدُسِ قدس
17 efekullema öyle mi? her ne zaman أَفَكُلَّمَا كلل
18 ca'ekum geldi/ulaştı sizlere جَاءَكُمْ جيا
19 rasulun bir resul رَسُولٌ رسل
20 bima بِمَا -
21 la لَا -
22 tehva hevâsına uymayanla تَهْوَىٰ هوي
23 enfusukumu nefislerinizin أَنْفُسُكُمُ نفس
24 stekbertum büyüklendiniz/kibirlendiniz اسْتَكْبَرْتُمْ كبر
25 feferikan öyle ki bir fırka/grup فَفَرِيقًا فرق
26 kezzebtum yalanlarsınız كَذَّبْتُمْ كذب
27 ve ferikan ve bir fırka/grup وَفَرِيقًا فرق
28 tektulune katledersiniz تَقْتُلُونَ قتل

Notlar

Not 1

*Tevrat**Bir düzene bağlı şekilde.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kutsal ve emin ruh

Kavram 279

279Ruh canlandıran demektir. Evrenimizi bir üst boyuttan saran, 2D zar olan Levh-i Mahfûz'daki bilgiyi evrenin içine ileten, ışık hızında hareket eden mekanizmadır. Evrenin en küçük yapı taşları olan sicimlerin nasıl titreşeceği bilgisini taşır. Levh-i Mahfûz bilgi içeren bir 2D film şeridiyse, onu duvara yansıtan ruhtur. Duvardaki yansıma da evrendir. Anlaşılır ki Cibrîl gibi, Ashab-ı Rakim gibi Levh-i Mahfûz'u yeniden kodlama yetkisi verilen şerefli elçilerin kodladıkları bu bilgiyi evrene yansıtan ruh da mutlak ki kutsaldır. Asla değiştirilemez. Dışardan asla müdahale edilemez. Gerçekleşmesi asla önlenemez. Evrenin dışında bulunan başka varlıklar da bu kutsal canlandıran yansımaya asla müdahale edemez. 2:87, 2:253, 5:110 ayetlerinde nebi Îsâ'nın kutsal ruhla desteklendiği bildirilmiştir. 16:102 ve 26:193 ayetlerinde nebi Muhammed'e şerefli Kur'ân'ı emin ruhun indirdiği bildirilmiştir. Bu ruh şerefli elçi Cibrîl'den başkası değildir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

304|3|11|كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Latin Literal

11. Ke de’bi âli fir’avne, vellezîne min kablihim kezzebû bi âyâtinâ, fe ehazehumullâhu bi zunûbihim vallâhu şedîdul ıkâb(ıkâbi).

Türkçe Çeviri

Huyu/alışkanlığı gibidir firavun ailesinin/taraftarlarının ; ve onlardan önceki kimselerin (de); yalanladılar onlar ayetlerimizi195; öyle ki tuttu/yakaladı onları Allah günahlarıyla; ve Allah şiddetlidir akabinde*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kede'bi huyu gibidir كَدَأْبِ داب
2 ali ailesi/taraftarları الِ اول
3 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
4 vellezine ve kimselerin وَالَّذِينَ -
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
7 kezzebu yalanladılar onlar كَذَّبُوا كذب
8 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
9 feehazehumu öyle ki tuttu/yakaladı فَأَخَذَهُمُ اخذ
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 bizunubihim günahlarıyla بِذُنُوبِهِمْ ذنب
12 vallahu ve Allah'ın وَاللَّهُ -
13 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
14 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1

*Arkasında, ardında.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

5. Mâide Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

755|5|86|وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

Latin Literal

86. Vellezîne keferû ve kezzebû bi âyâtinâ ulâike ashâbul cahîm(cahîmi).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler ve yalanladılar195 ayetlerimizi; işte bunlar; cahîm808 ashâbıdır194.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
3 ve kezzebu ve yalanladılar وَكَذَّبُوا كذب
4 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
5 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
6 eshabu ashabıdır أَصْحَابُ صحب
7 l-cehimi cahîm الْجَحِيمِ جحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Ashâb

Kavram 194

194Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar. 

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Cahîm

Kavram 808

808Yangın, yanan, cehennem yangını, cehenneme ait.

6. En'âm Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

800|6|11|قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ ٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

Latin Literal

11. Kul sîrû fîl ardı summenzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Dolaşın yerde; sonra bakın nasıl oldu yalanlayanların195 akıbeti892."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 siru dolaşın سِيرُوا سير
3 fi فِي -
4 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
5 summe sonra ثُمَّ -
6 nzuru bakın انْظُرُوا نظر
7 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
8 kane oldu كَانَ كون
9 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
10 l-mukezzibine yalanlayanların الْمُكَذِّبِينَ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

6. En'âm Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

810|6|21|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

21. Ve men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben ev kezzebe bi âyâtih(âyatihî), innehu lâ yuflihuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı195 O'nun ayetlerini; doğrusu O (Allah) felaha326 ulaştırmaz zalimleri257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
4 ftera iftira افْتَرَىٰ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 keziben bir yalanı كَذِبًا كذب
8 ev ya da أَوْ -
9 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
10 biayatihi O'nun ayetlerini بِايَاتِهِ ايي
11 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
12 la لَا -
13 yuflihu felaha ulaştırmaz يُفْلِحُ فلح
14 z-zalimune zalimleri الظَّالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

6. En'âm Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

816|6|27|وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

27. Ve lev terâ iz vukıfû alen nâri fe kâlû yâ leytenâ nureddu ve lâ nukezzibe bi âyâti rabbinâ ve nekûne minel mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Şayet görsen getirilip durduruldukları zaman onları ateşe834 karşı; öyle ki dediler: "Ey! Keşke bizler geri döndürülsek; ve yalanlamayız195 Rabbimizin4 ayetlerini; ve oluruz müminlerden27."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev şayet وَلَوْ -
2 tera görsen تَرَىٰ راي
3 iz zaman إِذْ -
4 vukifu getirilip durduruldukları onları وُقِفُوا وقف
5 ala karşı عَلَى -
6 n-nari ateşe النَّارِ نور
7 fekalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
8 ya leytena ey! keşke bizler يَا لَيْتَنَا -
9 nuraddu geri döndürülsek نُرَدُّ ردد
10 ve la ve وَلَا -
11 nukezzibe yalanlamayız نُكَذِّبَ كذب
12 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
13 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
14 ve nekune ve oluruz وَنَكُونَ كون
15 mine مِنَ -
16 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

6. En'âm Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

828|6|39|وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَن يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Latin Literal

39. Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ summun ve bukmun fîz zulumât(zulumâti), men yeşâillâhu yudlilhu, ve men yeşe’ yec’alhu alâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; sağırlardır ve dilsizlerdir karanlıklarda; kimi diler Allah dalalette128 bırakır onu; ve kimi diler yapar onu dosdoğru bir yol üzerine124.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
3 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
4 summun sağırlardır صُمٌّ صمم
5 ve bukmun ve dilsizlerdir وَبُكْمٌ بكم
6 fi فِي -
7 z-zulumati karanlıklada الظُّلُمَاتِ ظلم
8 men kimi مَنْ -
9 yeşei diler يَشَإِ شيا
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 yudlilhu dalalete bırakır onu يُضْلِلْهُ ضلل
12 ve men ve kim وَمَنْ -
13 yeşe' diler يَشَأْ شيا
14 yec'alhu yapar onu يَجْعَلْهُ جعل
15 ala üzerine عَلَىٰ -
16 siratin bir yol صِرَاطٍ صرط
17 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Dosdoğru yol

Kavram 124

124Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

838|6|49|وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يَمَسُّهُمُ ٱلْعَذَابُ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

Latin Literal

49. Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ yemessuhumul azâbu bimâ kânû yefsukûn(yefsukûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; temas eder onlara azap; fâsıklık38 ederler olduklarıyla.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fâsık

Kavram 38

38Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 150

Arapça Metin (Harekeli)

939|6|150|قُلْ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَا فَإِن شَهِدُوا۟ فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

Latin Literal

150. Kul helumme şuhedâekumullezîne yeşhedûne ennallâhe harreme hâzâ, fe in şehidû fe lâ teşhed meahum, ve lâ tettebi’ ehvâellezîne kezzebû bi âyâtinâ vellezîne lâ yu’minûne bil âhireti ve hum bi rabbihim ya’dilûn(ya’dilûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Haydi bir araya getirin şahitlerinizi/tanıklarınızı ki onlar şahitlik/tanıklık ederler ki 'Allah haram kıldı bunu' (diye); öyle ki eğer şahitlik/tanıklık ettilerse; öyle ki şahitlik/tanıklık etme onlarla birlikte; ve tabi olma hevalarına kimselerin (ki) yalanladırlar195 ayetlerimizi; ve kimselerin (ki) iman etmezler ahirete648"; ve onlar Rablerine4 denk* tutarlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 helumme haydi bir araya getirin هَلُمَّ لمم
3 şuheda'ekumu şahitlerinizi/tanıklarızını شُهَدَاءَكُمُ شهد
4 ellezine ki onlar الَّذِينَ -
5 yeşhedune şahitlik/tanıklık ederler يَشْهَدُونَ شهد
6 enne ki أَنَّ -
7 llahe Allah'ın اللَّهَ -
8 harrame haram kıldı حَرَّمَ حرم
9 haza bunu هَٰذَا -
10 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
11 şehidu şahitlik/tanıklık ettilerse شَهِدُوا شهد
12 fela öyle ki فَلَا -
13 teşhed şahitlik/tanıklık etme تَشْهَدْ شهد
14 meahum onlarla birlikte مَعَهُمْ -
15 ve la ve وَلَا -
16 tettebia' tabi olma تَتَّبِعْ تبع
17 ehva'e hevalarına أَهْوَاءَ هوي
18 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
19 kezzebu yalanladırlar كَذَّبُوا كذب
20 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
21 vellezine ve kimselerin وَالَّذِينَ -
22 la لَا -
23 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
24 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
25 vehum ve onlar وَهُمْ -
26 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
27 yea'dilune denk tutarlar يَعْدِلُونَ عدل

Notlar

Not 1

*Uyduruk, tamamı zan olan hadisleri (Yahudiler için Talmud) Yüce Allah'ın Kur'an'ı ile denk tutarlar. Yüce Allah'ın haram kılmadığı şeyleri haram ederler. Midyenin haram edilmesi en güzel örnektir. Midyeyi haram diye yemeyenler (sevmediği için yemiyorsa sorun yoktur) bu ayetin tam olarak muhatabıdır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ahirete iman etmeyen, ahireti yalanlayan müşrikler.

Kavram 648

648Kur'an'ın tanımlamış olduğu ahirete iman etmeyen kimselerdir. Din gününü yalanlayan kimselerdir. "Sadece bu evren vardır. Sonrası yoktur." diyen herkes bu tanıma girer. Ancak kafasına göre Kur'an'a aykırı olarak ahiret inancı geliştirenler de aslında Kur'an'ın ahiretine iman etmemiş olurlar.  "Ahiret evreni/evrenleri vardır. Orada yargılanacağız. Cennetler ve cehenneme vardır" derken aynı zamanda ahiret evrenini Kur'an'da belirtilen kurallarını kabul etmeyip yalan yanlış hadislere iman edenler de aslında ahirete iman etmemiş olur. Ahireti yalanlamış olurlar.

7. A'râf Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

990|7|36|وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Latin Literal

36. Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ vestekberû anhâ ulâike ashabun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; ve büyüklendiler663 ona*; işte bunlar; ashâbıdır194 ateş834; onlar orada ölümsüzlerdir185.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
3 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
4 vestekberu ve büyüklendiler وَاسْتَكْبَرُوا كبر
5 anha ona عَنْهَا -
6 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
7 eshabu ashabıdır أَصْحَابُ صحب
8 n-nari ateş النَّارِ نور
9 hum onlar هُمْ -
10 fiha orada فِيهَا -
11 halidune ölümsüzlerdir خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1

*Ayete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ölümsüzler

Kavram 185

185Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 

Ashâb

Kavram 194

194Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar. 

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Yüce Allah'ın ayetlerine karşı büyüklenmek.

Kavram 663

663Kutsal kitaplarda bulunan ayetlere karşı kibirli olmak, büyüklenmek. Ayetlerin hükümlerini bazı söylentilerle/hadislerle yok sayanlar da; yok hükmüne çıkaranlar da bu gruptadır.

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

7. A'râf Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

991|7|37|فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْ قَالُوٓا۟ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ قَالُوا۟ ضَلُّوا۟ عَنَّا وَشَهِدُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰفِرِينَ

Latin Literal

37. Fe men azlemu mimmenifterâ alallâhi keziben ev kezzebe bi âyâtih(âyâtihi) ulâike yenâluhum nasîbuhum minel kitâb(kitâbi), hattâ izâ câethum rusulunâ yeteveffevnehum kâlû eyne mâ kuntum ted’ûne min dûnillâh(dûnillâhi) kâlû dallû annâ ve şehidû alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kim daha zalimdir257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalan ya da yalanladı195 ayetlerini O’nun (Allah'ın); işte bunlar; kavuşur nasipleri onların kitaptan*; ta ki geldiği zaman onlara resûllerimiz418; vefat ettirirken onları; dediler (resûl melekler): "Hani nerede Allah’ın astından çağırmış olduklarınız?"; dediler (vefat eden kimseler): "Saptılar bizden"; ve şahidlik/tanıklık ettiler kendi nefislerine201 karşı ki onlar oldular kâfirler25.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kim فَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
4 ftera iftira attı افْتَرَىٰ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 keziben bir yalan كَذِبًا كذب
8 ev ya da أَوْ -
9 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
10 biayatihi ayetlerini O’nun بِايَاتِهِ ايي
11 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
12 yenaluhum kavuşur يَنَالُهُمْ نيل
13 nesibuhum nasipleri onların نَصِيبُهُمْ نصب
14 mine مِنَ -
15 l-kitabi kitaptan الْكِتَابِ كتب
16 hatta ta ki حَتَّىٰ -
17 iza zaman إِذَا -
18 ca'ethum geldi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
19 rusuluna resûllerimiz رُسُلُنَا رسل
20 yeteveffevnehum vefat ettirirken onları يَتَوَفَّوْنَهُمْ وفي
21 kalu dediler (resûl melekler) قَالُوا قول
22 eyne hani nerede? أَيْنَ -
23 ma مَا -
24 kuntum olduklarınız كُنْتُمْ كون
25 ted'une çağırmış تَدْعُونَ دعو
26 min مِنْ -
27 duni astından دُونِ دون
28 llahi Allah’ın اللَّهِ -
29 kalu dediler قَالُوا قول
30 dellu saptılar ضَلُّوا ضلل
31 anna bizden عَنَّا -
32 ve şehidu ve şahidlik/tanıklık ettiler وَشَهِدُوا شهد
33 ala karşı عَلَىٰ -
34 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
35 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
36 kanu oldular كَانُوا كون
37 kafirine kâfirler كَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Yapıp ettikleri kitaptan/kayıttan gösterilir. Bu kayda bakan kimse kendi nefsine zulmettiğini, kâfirlerden olduğunu anlar; buna tanıklık/şahitlik eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

7. A'râf Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

994|7|40|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَٰبُ ٱلسَّمَآءِ وَلَا يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ حَتَّىٰ يَلِجَ ٱلْجَمَلُ فِى سَمِّ ٱلْخِيَاطِ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُجْرِمِينَ

Latin Literal

40. İnnellezîne kezzebû bi âyâtinâ vestekberû anhâ lâ tufettehu lehum ebvâbus semâi ve lâ yedhulûnel cennete hattâ yelicel cemelu fî semmil hiyât(hiyâti) ve kezâlike neczîl mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; ve büyüklendiler663 ondan*; açılmaz onlara gök kapıları664 ve giremezler cennete ta ki geçer halat/deve665 boşluğundan sicimin/iğnenin665; ve işte böyledir; cezalandırırız mücrimleri674.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
4 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
5 vestekberu ve büyüklendiler وَاسْتَكْبَرُوا كبر
6 anha ondan عَنْهَا -
7 la لَا -
8 tufettehu açılmaz تُفَتَّحُ فتح
9 lehum onlara لَهُمْ -
10 ebvabu kapıları أَبْوَابُ بوب
11 s-semai gök السَّمَاءِ سمو
12 ve la ve وَلَا -
13 yedhulune giremezler يَدْخُلُونَ دخل
14 l-cennete cennete الْجَنَّةَ جنن
15 hatta taki حَتَّىٰ -
16 yelice geçer يَلِجَ ولج
17 l-cemelu deve الْجَمَلُ جمل
18 fi içinden فِي -
19 semmi deliğinden سَمِّ سمم
20 l-hiyati iğne الْخِيَاطِ خيط
21 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
22 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
23 l-mucrimine cürüm işleyenleri الْمُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Ayetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Yüce Allah'ın ayetlerine karşı büyüklenmek.

Kavram 663

663Kutsal kitaplarda bulunan ayetlere karşı kibirli olmak, büyüklenmek. Ayetlerin hükümlerini bazı söylentilerle/hadislerle yok sayanlar da; yok hükmüne çıkaranlar da bu gruptadır.

Gök kapıları.

Kavram 664

664Paralel evrenler arasındaki portaller. Anlarız ki cennetler ve cehennem evrenleri birbirine paralel evrenlerdir. Cehennem evreninde olan kimselerin cennet evrenlerine geçişi engellenmiştir.  

Devenin iğne deliğinden geçmesi.

Kavram 665

665Yüce Allah cehennem evreninde olan kimselerin cennet evrenlerine girmesini engelleyen bir mekanizma olduğunu bizlere 7:40 ayetinde bildirmiştir. 7:40 ayetinde geçen işaretin müteşabih bir ayet olduğu ortadadır. Bir devenin ya da bir halatın bir iğne deliğinden geçmesi işaret edilmiş olabilir. Ancak ayetin başka bir bilimsel yansıması daha vardır. Kelime anlamları incelendiğinde aşağıdaki anlam çıkar; "...ta ki geçer halat/deve boşluğundan/deliğinden/açıklığından ipliğin/sicimin/iğnenin...". Anlarız ki bu cehennem evreni cennet evrenlerine paraleldir. Sicim teorisine göre paralel evrenler arasındaki mesafe 1.65x10-35 metredir. Yani bir sicim/iplik uzunluğundadır. Ancak bu sicimler farklı boşluklarda, deliklerde titreştikleri için paralel evrenler bu kadar yakın mesafede olmasına rağmen birbirleriyle etkileşemezler. Ayette halat işaret edildiğinde göre anlarız ki cehennem evrenini oluşturan sicimler cennet evrenlerini oluşturan sicimlere göre daha kalındır.

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

7. A'râf Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

1018|7|64|فَكَذَّبُوهُ فَأَنجَيْنَٰهُ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا عَمِينَ

Latin Literal

64. Fe kezzebûhu fe enceynâhu vellezîne meahu fil fulki ve agraknellezîne kezzebû bi âyâtinâ, innehum kânû kavmen amîn(amîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki yalanladılar onu*; öyle ki kurtardık onu* ve gemide onunla** birlikte (olan) kimseleri; ve boğduk kimseleri (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; doğrusu onlar oldular âmâ/kör bir kavim/toplum.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekezzebuhu öyle ki yalanladılar onu فَكَذَّبُوهُ كذب
2 feenceynahu öyle ki kurtardık onu فَأَنْجَيْنَاهُ نجو
3 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
4 meahu onunda birlikte مَعَهُ -
5 fi فِي -
6 l-fulki gemide الْفُلْكِ فلك
7 ve egrakna ve boğduk وَأَغْرَقْنَا غرق
8 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
9 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
10 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
11 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
12 kanu oldular كَانُوا كون
13 kavmen bir kavim قَوْمًا قوم
14 amine âmâ/kör عَمِينَ عمي

Notlar

Not 1

*Nûh'u.**Nûh'la.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

7. A'râf Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

1026|7|72|فَأَنجَيْنَٰهُ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَمَا كَانُوا۟ مُؤْمِنِينَ

Latin Literal

72. Fe enceynâhu vellezîne meahu bi rahmetin minnâ ve kata’nâ dâbirellezîne kezzebû bi âyâtinâ ve mâ kânû mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kurtardık onu* ve onunla beraber kimseleri bizden bir rahmetle271; ve kestik arkasını* kimselerin (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; ve olmuş değillerdi müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feenceynahu öyle ki kurtardık onu (Hûd’u) فَأَنْجَيْنَاهُ نجو
2 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
3 meahu onunla beraber مَعَهُ -
4 birahmetin bir rahmetle بِرَحْمَةٍ رحم
5 minna bizden مِنَّا -
6 ve kataa'na ve kestik وَقَطَعْنَا قطع
7 dabira arkasını دَابِرَ دبر
8 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
9 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
10 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
11 ve ma ve değildi وَمَا -
12 kanu olmuşlar كَانُوا كون
13 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Hûd'u**Kökünü.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

7. A'râf Suresi

Ayet 146

Arapça Metin (Harekeli)

1100|7|146|سَأَصْرِفُ عَنْ ءَايَٰتِىَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلْغَىِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

Latin Literal

146. Seasrifu an âyâtiyellezîne yetekebberûne fîl ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minu bihâ ve in yerev sebîler ruşdi lâ yettehızûhu sebîlen ve in yerev sebilel gayyi yettehızûhu sebîl(sebîlen), zâlike bi ennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Uzak tutacağım ayetlerimden454 kimseleri (ki) kibirlenirler/büyüklenirler yerde olmaksızın hak/gerçek; ve eğer görseler her bir ayeti287 iman47 etmezler ona*; ve eğer görseler reşit/doğru/olgun yolu edinmezler/tutmazlar onu** bir yol (olarak); ve eğer görseler sapkınlık yolunu edinirler/tutarlar onu** bir yol (olarak); işte böyledir; ki ayetlerimizi yalanladıklarındandır195; ve ondan gâfil310 olduklarındandır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seesrifu uzak tutacağım سَأَصْرِفُ صرف
2 an عَنْ -
3 ayatiye ayetlerim ايَاتِيَ ايي
4 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
5 yetekebberune kibirlenirler/büyüklenirler يَتَكَبَّرُونَ كبر
6 fi فِي -
7 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
8 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
9 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
10 ve in ve eğer وَإِنْ -
11 yerav görseler يَرَوْا راي
12 kulle herbir كُلَّ كلل
13 ayetin ayeti ايَةٍ ايي
14 la لَا -
15 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
16 biha ona بِهَا -
17 ve in ve eğer وَإِنْ -
18 yerav görseler يَرَوْا راي
19 sebile yolu سَبِيلَ سبل
20 r-ruşdi reşid/doğru/olgun الرُّشْدِ رشد
21 la لَا -
22 yettehizuhu edinmezler/tutmazlar onu يَتَّخِذُوهُ اخذ
23 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل
24 vein ve eğer وَإِنْ -
25 yerav görseler يَرَوْا راي
26 sebile yolunu سَبِيلَ سبل
27 l-gayyi sapkınlık الْغَيِّ غوي
28 yettehizuhu edinirler/tutarlar onu يَتَّخِذُوهُ اخذ
29 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل
30 zalike işte böyledir ذَٰلِكَ -
31 biennehum ki onların بِأَنَّهُمْ -
32 kezzebu yalanlamalarıyladır كَذَّبُوا كذب
33 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
34 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
35 anha ondan عَنْهَا -
36 gafiline gafiller غَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*Ayete.**Yolu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

7. A'râf Suresi

Ayet 182

Arapça Metin (Harekeli)

1136|7|182|وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ

Latin Literal

182. Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ se nestedricuhum min haysu lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve ayetlerimizi yalanlamış195 kimseleri; adım adım ilerleteceğiz onları yerden (ki) bilmezler (onlar).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
2 kezzebu yalanlandılar كَذَّبُوا كذب
3 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
4 senestedricuhum adım adım ilerleteceğiz onları سَنَسْتَدْرِجُهُمْ درج
5 min مِنْ -
6 haysu yerden (ki) حَيْثُ حيث
7 la لَا -
8 yea'lemune bilmezler (onlar) يَعْلَمُونَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

10. Yunus Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

1379|10|17|فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْمُجْرِمُونَ

Latin Literal

17. Fe men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben ev kezzebe bi âyâtih(âyâtihî), innehû lâ yuflihul mucrimûn(mucrimûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira attı402 Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı195 ayetlerini O’nun*; doğrusu O**; felaha326 kavuşturmaz mücrimleri674.

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

10. Yunus Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

1431|10|69|قُلْ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ

Latin Literal

69. Kul innellezîne yefterûne alâllâhil kezibe lâ yuflihûn(yuflihûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Doğrusu kimseler (ki) iftira atarlar402 Allah karşı yalanı195; felaha326 kavuşamazlar."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
4 yefterune iftira atarlar يَفْتَرُونَ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah اللَّهِ -
7 l-kezibe yalanı الْكَذِبَ كذب
8 la لَا -
9 yuflihune felaha kavuşamazlar يُفْلِحُونَ فلح

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

10. Yunus Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

1435|10|73|فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَعَلْنَٰهُمْ خَلَٰٓئِفَ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

Latin Literal

73. Fe kezzebûhu fe necceynâhu ve men meahu fîl fulki ve cealnâhum halâife ve agraknellezîne kezzebû bi âyâtinâ, fanzur keyfe kâne âkıbetul munzerîn(munzerîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki yalanladılar onu*; öyle ki kurtardık onu* ve gemide onunla** birlikte (olan) kimseyi; ve yaptık onları halifeler65; ve boğduk kimseleri (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; öyle ki bak! Nasıl oldu uyarılanların akıbeti892.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekezzebuhu öyle ki yalanladılar onu فَكَذَّبُوهُ كذب
2 fenecceynahu öyle ki kurtardık onu فَنَجَّيْنَاهُ نجو
3 ve men ve kimseyi وَمَنْ -
4 meahu onunla birlikte مَعَهُ -
5 fi فِي -
6 l-fulki gemide الْفُلْكِ فلك
7 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
8 halaife halifeler خَلَائِفَ خلف
9 ve egrakna ve boğduk وَأَغْرَقْنَا غرق
10 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
11 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
12 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
13 fenzur öyle ki bak فَانْظُرْ نظر
14 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
15 kane oldu كَانَ كون
16 aakibetu akibetleri عَاقِبَةُ عقب
17 l-munzerine uyarılanların الْمُنْذَرِينَ نذر

Notlar

Not 1

*Resûl Nûh'u.**Resûl Nûh'la.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Halife

Kavram 65

65Sonrası gelen, halef.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

10. Yunus Suresi

Ayet 95

Arapça Metin (Harekeli)

1457|10|95|وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

Latin Literal

95. Ve lâ tekûnenne minellezîne kezzebû bi âyâtillâhi fe tekûne minel hâsirîn(hâsirîne).

Türkçe Çeviri

Ve sakın olma kimselerden (ki) yalanladılar195 ayetlerini Allah'ın; öyle ki olursun hüsrana uğrayanlardan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tekunenne sakın olma تَكُونَنَّ كون
3 mine مِنَ -
4 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
5 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
6 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 fetekune öyle ki olursun فَتَكُونَ كون
9 mine مِنَ -
10 l-hasirine hüsrana uğrayanlardan الْخَاسِرِينَ خسر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

16. Nahl Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

1985|16|86|وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ شُرَكَآءَهُمْ قَالُوا۟ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدْعُوا۟ مِن دُونِكَ فَأَلْقَوْا۟ إِلَيْهِمُ ٱلْقَوْلَ إِنَّكُمْ لَكَٰذِبُونَ

Latin Literal

86. Ve izâ raellezîne eşrekû şurekâehum kâlû rabbenâ hâulâi şurekâunellezîne kunnâ ned’û min dûnik(dûnike), fe elkav ileyhimul kavle innekum le kâzibûn(kâzibûne).

Türkçe Çeviri

Ve gördükleri zaman şirk koşmuş71 kimseler şirk koştuklarını71 dediler: "Rabbimiz! İşte bunlar şirk koştuklarımızdır; kimselerdir (ki) olduk çağırırlar senin astından"; öyle ki attılar* onlara** kavil/söz; "doğrusu sizler mutlak yalancılarsınız195***."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 raa gördükleri رَأَى راي
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 eşraku şirk koştular أَشْرَكُوا شرك
5 şuraka'ehum şirk koştuklarını شُرَكَاءَهُمْ شرك
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
8 ha'ula'i işte bunlar هَٰؤُلَاءِ -
9 şuraka'una şirk koştuklarımız شُرَكَاؤُنَا شرك
10 ellezine kimsler الَّذِينَ -
11 kunna olduk كُنَّا كون
12 ned'u çağırırlar نَدْعُو دعو
13 min مِنْ -
14 dunike astından senin دُونِكَ دون
15 feelkav öyle ki attılar فَأَلْقَوْا لقي
16 ileyhimu onlara إِلَيْهِمُ -
17 l-kavle kavil/söz الْقَوْلَ قول
18 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
19 lekazibune mutlak yalancılarsınız لَكَاذِبُونَ كذب

Notlar

Not 1

*Şirk koşulanlar.**Şirk koşanlara.***Ayetleri yalanlayanlarsınız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

17. İsrâ Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

2086|17|59|وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْءَايَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا۟ بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْءَايَٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًا

Latin Literal

59. Ve mâ meneanâ en nursile bil âyâti illâ en kezzebe bihel evvelûn(evvelûne), ve âteynâ semûden nâkate mubsıraten fe zalemû bihâ, ve mâ nursilu bil âyâti illâ tahvîfâ(tahvîfen).

Türkçe Çeviri

Ve menetmiş* değildir bizi ki göndeririz ayetleri237; ancak ki yalanladı195 onu** evvelkiler; ve verdik Semûd'a dişi deveyi672 bir bakılan/görülen***; öyle ki zulmettiler257 ona****; ve gönderir değiliz ayetleri237 bir korkutma***** dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 meneana menetmiş bizi مَنَعَنَا منع
3 en ki أَنْ -
4 nursile göndeririz نُرْسِلَ رسل
5 bil-ayati ayetleri بِالْايَاتِ ايي
6 illa dışında إِلَّا -
7 en ki أَنْ -
8 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
9 biha onu بِهَا -
10 l-evvelune evvelkiler الْأَوَّلُونَ اول
11 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
12 semude Semud'a ثَمُودَ -
13 n-nakate dişi deveyi النَّاقَةَ نوق
14 mubsiraten görülen مُبْصِرَةً بصر
15 fezelemu öyle ki zulmettiler فَظَلَمُوا ظلم
16 biha ona بِهَا -
17 ve ma ve değiliz وَمَا -
18 nursilu gönderir نُرْسِلُ رسل
19 bil-ayati ayetleri بِالْايَاتِ ايي
20 illa dışında إِلَّا -
21 tehvifen bir korkutma تَخْوِيفًا خوف

Notlar

Not 1

*Nebi ve Muhammed resûle de ayetler/mucizeler gönderebiliriz; buna bir engel yoktur ancak evvelkilerin yalanlaması da bir göstergedir ki bu yöntemden insanlar anlamıyor. **Ayeti.***Gözle görülen, bakılan.****Dişi deveye.*****Ayetlerin tecelli etmesi insanlarda korku da oluşturur. Bir şok yaşatır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Allah'ın dişi devesi.

Kavram 672

672Semûd kavmine verilen bir ayettir; mucizedir. Allah'ın bir malı, bir evi, bir hayvanı asla olmaz. Evrenin her şeyi zaten O'nundur. Anlarız ki bir şeyin Yüce Allah'a ait olduğunun vurgulanması onun kamuya, topluma ait olmasındandır. Hiç kimseye, hiçbir şahsa ait olmayan şey demektir. Allah'ın evi, Allah'ın dişi devesi, Allah'a ait olan ganimetler bu şekilde okunmalıdır.Anlarız ki bu dişi deve bir mucizedir. Muhtemel ki kendi başına gezinen, Yüce Allah'ın yeri olan kamuya ait arazilerde beslenen bu dişi deve ihtiyaç sahipleri için bol miktarda süt vermektedir. 7:73 ayetinde deveye kötülükle temas edilmemesi vurgulanmıştır. Anlarız ki bu deveye iyilik amaçlı olarak temas edilmektedir. Belirli aralıklarla sütü alınıp dağıtılmaktadır.  

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

2558|21|77|وَنَصَرْنَٰهُ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ أَجْمَعِينَ

Latin Literal

77. Ve nasarnâhu minel kavmillezîne kezzebû bi âyâtinâ, innehum kânû kavme sev’in fe agraknâhum ecmaîn(ecmaîne).

Türkçe Çeviri

Ve yardım ettik ona* kavmine/toplumuna karşı; kimselerdir (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; doğrusu onlar olmuşlardı kötü bir kavim/toplum; öyle ki boğduk onları topluca.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nesarnahu ve yardım ettik ona وَنَصَرْنَاهُ نصر
2 mine مِنَ -
3 l-kavmi kavminden (karşı) الْقَوْمِ قوم
4 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
5 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
6 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
7 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
8 kanu oldular كَانُوا كون
9 kavme bir kavim قَوْمَ قوم
10 sev'in kötü سَوْءٍ سوا
11 feegraknahum öyle ki boğduk onları فَأَغْرَقْنَاهُمْ غرق
12 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1

*Nûh'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

22. Hac Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2650|22|57|وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

Latin Literal

57. Vellezîne keferû ve kezzebû bi âyâtinâ fe ulâike lehum azâbun muhîn(muhînun).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler ve yalanladılar195 ayetlerimizi; öyle ki işte bunlar; onlaradır alçaltan bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
3 ve kezzebu ve yalanladılar وَكَذَّبُوا كذب
4 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
5 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
6 lehum onlaradır لَهُمْ -
7 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
8 muhinun bir alçaltan مُهِينٌ هون

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

25. Furkan Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

2889|25|36|فَقُلْنَا ٱذْهَبَآ إِلَى ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَدَمَّرْنَٰهُمْ تَدْمِيرًا

Latin Literal

36. Fe kulnazhebâ ilel kavmillezîne kezzebû bi âyâtinâ, fe demmernâhum tedmîrâ(tedmîren).

Türkçe Çeviri

Öyle ki dedik: "Gidin (ikiniz)* kavme/topluma doğru; kimselerdir (ki) yalanlarlar195 ayetlerimizi454; öyle ki dumur1223 ettik onları bir dumura1223."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekulna öyle ki dedik فَقُلْنَا قول
2 zheba gidin اذْهَبَا ذهب
3 ila doğru إِلَى -
4 l-kavmi kavme الْقَوْمِ قوم
5 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
6 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
7 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
8 fedemmernahum ve dumur ettik فَدَمَّرْنَاهُمْ دمر
9 tedmiran bir dumura تَدْمِيرًا دمر

Notlar

Not 1

*Mûsâ ve Hârûn.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Dumur etmek, demmermek.

Kavram 1223

1223Mahvetmek, yok etmek, harap etmek, çökertmek, sistemi çökertmek, zihnen çökertmek (şaşkına çevirmek, afallatmak), darmadağın etmek.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 160

Arapça Metin (Harekeli)

3090|26|160|كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

Latin Literal

160. Kezzebet kavmu lûtınil murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Yalanladı195 Lût kavmi/toplumu mürselini368.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezzebet yalanladı كَذَّبَتْ كذب
2 kavmu kavmi/toplumu قَوْمُ قوم
3 lutin Lût لُوطٍ -
4 l-murseline mürselini الْمُرْسَلِينَ رسل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Mürsel

Kavram 368

368Kendisine resûllük verilenler. Gönderilenler. Yüce Allah tarafından bir görev için gönderilenler.

27. Neml Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

3240|27|83|وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ فَوْجًا مِّمَّن يُكَذِّبُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ

Latin Literal

83. Ve yevme nahşuru min kulli ummetin fevcen mimmen yukezzibu bi âyâtinâ fe hum yûzeûn(yûzeûne).

Türkçe Çeviri

Ve gündür (ki) haşrederiz556 her bir ümmetten305 bir grup/parti; yalanlayanlardan ayetlerimizi195; öyle ki onlar dağıtılıp bölünürler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür (ki) وَيَوْمَ يوم
2 nehşuru haşrederiz نَحْشُرُ حشر
3 min مِنْ -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 ummetin ümmetten أُمَّةٍ امم
6 fevcen bir grup/parti فَوْجًا فوج
7 mimmen مِمَّنْ -
8 yukezzibu yalanlayanlardan يُكَذِّبُ كذب
9 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
10 fe hum öyle ki onlar فَهُمْ -
11 yuzeune dağıtılıp bölünürler يُوزَعُونَ وزع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Haşretmek

Kavram 556

556Toplamak, bir araya getirmek.

27. Neml Suresi

Ayet 84

Arapça Metin (Harekeli)

3241|27|84|حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُو قَالَ أَكَذَّبْتُم بِـَٔايَٰتِى وَلَمْ تُحِيطُوا۟ بِهَا عِلْمًا أَمَّاذَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Latin Literal

84. Hattâ izâ câû kâle e kezzebtum bi âyâtî ve lem tuhîtû bihâ ılmen em mâzâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ta ki geldikleri* zaman dedi**: "Yalanladınız195 mı ayetlerimi ve asla kuşatmıyordunuz onu*** bir ilim1143 (olarak) ya da nedir (bu) yapar olduğunuz?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 ca'u geldikleri جَاءُوا جيا
4 kale dedi قَالَ قول
5 ekezzebtum yalanladınız mı? أَكَذَّبْتُمْ كذب
6 biayati ayetlerimi بِايَاتِي ايي
7 velem ve asla وَلَمْ -
8 tuhitu kuşatmadınız تُحِيطُوا حوط
9 biha onu بِهَا -
10 ilmen bir ilim (olarak) عِلْمًا علم
11 emmaza ya da nedir أَمَّاذَا -
12 kuntum olduğunuz كُنْتُمْ كون
13 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar.**Allah.***Ayeti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

29. Ankebût Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3356|29|18|وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

18. Ve in tukezzibû fe kad kezzebe umemun min kablikum, ve mâ aler resûli illel belâgul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

Ve eğer yalanlıyorsanız195; öyle ki muhakkak yalanladılar195 sizlerden önceki ümmetler305 (de); ve olmaz resûl418 üzerine mubîn1194 belagat515 dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 tukezzibu yalanlıyorsanız تُكَذِّبُوا كذب
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 kezzebe yalanladılar كَذَّبَ كذب
5 umemun ümmetler أُمَمٌ امم
6 min مِنْ -
7 kablikum sizden önceki قَبْلِكُمْ قبل
8 ve ma ve yoktur وَمَا -
9 ala üzerine عَلَى -
10 r-rasuli resûle الرَّسُولِ رسل
11 illa dışında إِلَّا -
12 l-belagu belagat الْبَلَاغُ بلغ
13 l-mubinu mubin الْمُبِينُ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Belagat

Kavram 515

515Bilgilendirme, mesaj, raporlama, duyuru, ilan, deklarasyon.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

30. Rûm Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

3417|30|10|ثُمَّ كَانَ عَٰقِبَةَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ ٱلسُّوٓأَىٰٓ أَن كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ بِهَا يَسْتَهْزِءُونَ

Latin Literal

10. Summe kâne âkıbetellezîne esâus sûâ en kezzebû bi âyâtillâhi ve kânû bihâ yestehziûn(yestehziûne).

Türkçe Çeviri

Sonra oldu akıbeti892 kötülük* etmiş kimselerin kötü* ki yalanlamışlardı195 Allah'ın ayetlerini454; ve olmuşlardı onunla** istihza361 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 aakibete akıbeti عَاقِبَةَ عقب
4 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
5 esa'u kötülük ettiler أَسَاءُوا سوا
6 s-sua kötü السُّوأَىٰ سوا
7 en ki أَنْ -
8 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
9 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
10 llahi Allah'ın اللَّهِ -
11 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
12 biha onunla بِهَا -
13 yestehziune istihza ederler يَسْتَهْزِئُونَ هزا

Notlar

Not 1

*Kötülük etmiş kimselerin akıbeti kötü olur. 

**Ayetle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

İstihza/istihza

Kavram 361

361Tiye almak, alay etmek.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

83. Mutaffifin Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

5856|83|10|وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

Latin Literal

10. Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).

Türkçe Çeviri

Vay haline o gün yalanlayanların195.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veylun vay haline وَيْلٌ -
2 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
3 lilmukezzibine yalanlayanların لِلْمُكَذِّبِينَ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 195:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram No: 195

Kısa Açıklama: 195 Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 32

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler; ve yalanladılar 195 ayetlerimizi; işte bunlar; ateş ashâbıdır 194 ; onlar orada * ölümsüzlerdir 185 .

Bakara Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Ve ant olsun verdik Mûsâ'ya kitabı * ; ve gönderdik resûller 418 kafiyeli/ahenkli (olarak) ** ardından onun (Musa’nın); ve verdik Meryem oğlu Îsa'ya beyanlar 226 ; ve destekledik onu kutsal rûhla 279 ; öyle (değil) mi? Her ne zaman geldi/ulaştı sizlere bir resûl 418 , nefislerinizin 201 hevâsına 278 uymayanla; büyüklendiniz/kibirlendiniz; öyle ki bir fırka/grup yalanlarsınız 195 ; ve bir fırka/grup katledersiniz 35 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Huyu/alışkanlığı gibidir firavun ailesinin/taraftarlarının ; ve onlardan önceki kimselerin (de); yalanladılar onlar ayetlerimizi 195 ; öyle ki tuttu/yakaladı onları Allah günahlarıyla; ve Allah şiddetlidir akabinde * .

Mâide Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler ve yalanladılar 195 ayetlerimizi; işte bunlar; cahîm 808 ashâbıdır 194 .

En'âm Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: De ki: "Dolaşın yerde; sonra bakın nasıl oldu yalanlayanların 195 akıbeti 892 ."

En'âm Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı 195 O'nun ayetlerini; doğrusu O (Allah) felaha 326 ulaştırmaz zalimleri 257 .

En'âm Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Şayet görsen getirilip durduruldukları zaman onları ateşe 834 karşı; öyle ki dediler: "Ey! Keşke bizler geri döndürülsek; ve yalanlamayız 195 Rabbimizin 4 ayetlerini; ve oluruz müminlerden 27 ."

En'âm Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; sağırlardır ve dilsizlerdir karanlıklarda; kimi diler Allah dalalette 128 bırakır onu; ve kimi diler yapar onu dosdoğru bir yol üzerine 124 .

En'âm Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; temas eder onlara azap; fâsıklık 38 ederler olduklarıyla.

En'âm Suresi - Ayet 150

Türkçe Meal: De ki: "Haydi bir araya getirin şahitlerinizi/tanıklarınızı ki onlar şahitlik/tanıklık ederler ki 'Allah haram kıldı bunu' (diye); öyle ki eğer şahitlik/tanıklık ettilerse; öyle ki şahitlik/tanıklık etme onlarla birlikte; ve tabi olma hevalarına kimselerin (ki) yalanladırlar 195 ayetlerimizi; ve kimselerin (ki) iman etmezler ahirete 648 "; ve onlar Rablerine 4 denk * tutarlar.

A'râf Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; ve büyüklendiler 663 ona * ; işte bunlar; ashâbıdır 194 ateş 834 ; onlar orada ölümsüzlerdir 185 .

A'râf Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Öyle ki kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalan ya da yalanladı 195 ayetlerini O’nun (Allah'ın); işte bunlar; kavuşur nasipleri onların kitaptan * ; ta ki geldiği zaman onlara resûllerimiz 418 ; vefat ettirirken onları; dediler (resûl melekler): "Hani nerede Allah’ın astından çağırmış olduklarınız?"; dediler (vefat eden kimseler): "Saptılar bizden"; ve şahidlik/tanıklık ettiler kendi nefislerine 201 karşı ki onlar oldular kâfirler 25 .

A'râf Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; ve büyüklendiler 663 ondan * ; açılmaz onlara gök kapıları 664 ve giremezler cennete ta ki geçer halat/deve 665 boşluğundan sicimin/iğnenin 665 ; ve işte böyledir; cezalandırırız mücrimleri 674 .

A'râf Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Öyle ki yalanladılar onu * ; öyle ki kurtardık onu * ve gemide onunla ** birlikte (olan) kimseleri; ve boğduk kimseleri (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; doğrusu onlar oldular âmâ/kör bir kavim/toplum.

A'râf Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Öyle ki kurtardık onu * ve onunla beraber kimseleri bizden bir rahmetle 271 ; ve kestik arkasını * kimselerin (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; ve olmuş değillerdi müminler 27 .

A'râf Suresi - Ayet 146

Türkçe Meal: Uzak tutacağım ayetlerimden 454 kimseleri (ki) kibirlenirler/büyüklenirler yerde olmaksızın hak/gerçek; ve eğer görseler her bir ayeti 287 iman 47 etmezler ona * ; ve eğer görseler reşit/doğru/olgun yolu edinmezler/tutmazlar onu ** bir yol (olarak); ve eğer görseler sapkınlık yolunu edinirler/tutarlar onu ** bir yol (olarak); işte böyledir; ki ayetlerimizi yalanladıklarındandır 195 ; ve ondan gâfil 310 olduklarındandır.

A'râf Suresi - Ayet 182

Türkçe Meal: Ve ayetlerimizi yalanlamış 195 kimseleri; adım adım ilerleteceğiz onları yerden (ki) bilmezler (onlar).

Yunus Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Öyle ki kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira attı 402 Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı 195 ayetlerini O’nun * ; doğrusu O ** ; felaha 326 kavuşturmaz mücrimleri 674 .

Yunus Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: De ki: "Doğrusu kimseler (ki) iftira atarlar 402 Allah karşı yalanı 195 ; felaha 326 kavuşamazlar."

Yunus Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Öyle ki yalanladılar onu * ; öyle ki kurtardık onu * ve gemide onunla ** birlikte (olan) kimseyi; ve yaptık onları halifeler 65 ; ve boğduk kimseleri (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; öyle ki bak! Nasıl oldu uyarılanların akıbeti 892 .

Yunus Suresi - Ayet 95

Türkçe Meal: Ve sakın olma kimselerden (ki) yalanladılar 195 ayetlerini Allah'ın; öyle ki olursun hüsrana uğrayanlardan.

Nahl Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Ve gördükleri zaman şirk koşmuş 71 kimseler şirk koştuklarını 71 dediler: "Rabbimiz! İşte bunlar şirk koştuklarımızdır; kimselerdir (ki) olduk çağırırlar senin astından"; öyle ki attılar * onlara ** kavil/söz; "doğrusu sizler mutlak yalancılarsınız 195 *** ."

İsrâ Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve menetmiş * değildir bizi ki göndeririz ayetleri 237 ; ancak ki yalanladı 195 onu ** evvelkiler; ve verdik Semûd'a dişi deveyi 672 bir bakılan/görülen *** ; öyle ki zulmettiler 257 ona **** ; ve gönderir değiliz ayetleri 237 bir korkutma ***** dışında.

Enbiyâ Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Ve yardım ettik ona * kavmine/toplumuna karşı; kimselerdir (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; doğrusu onlar olmuşlardı kötü bir kavim/toplum; öyle ki boğduk onları topluca.

Hac Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler ve yalanladılar 195 ayetlerimizi; öyle ki işte bunlar; onlaradır alçaltan bir azap.

Furkan Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Öyle ki dedik: "Gidin (ikiniz) * kavme/topluma doğru; kimselerdir (ki) yalanlarlar 195 ayetlerimizi 454 ; öyle ki dumur 1223 ettik onları bir dumura 1223 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 160

Türkçe Meal: Yalanladı 195 Lût kavmi/toplumu mürselini 368 .

Neml Suresi - Ayet 83

Türkçe Meal: Ve gündür (ki) haşrederiz 556 her bir ümmetten 305 bir grup/parti; yalanlayanlardan ayetlerimizi 195 ; öyle ki onlar dağıtılıp bölünürler.

Neml Suresi - Ayet 84

Türkçe Meal: Ta ki geldikleri * zaman dedi ** : "Yalanladınız 195 mı ayetlerimi ve asla kuşatmıyordunuz onu *** bir ilim 1143 (olarak) ya da nedir (bu) yapar olduğunuz?"

Ankebût Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve eğer yalanlıyorsanız 195 ; öyle ki muhakkak yalanladılar 195 sizlerden önceki ümmetler 305 (de); ve olmaz resûl 418 üzerine mubîn 1194 belagat 515 dışında.

Rûm Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Sonra oldu akıbeti 892  kötülük * etmiş kimselerin kötü * ki yalanlamışlardı 195 Allah'ın ayetlerini 454 ; ve olmuşlardı onunla ** istihza 361 ederler.

Mutaffifin Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Vay haline o gün yalanlayanların 195 .