Kur'an-ı Kerim - Kavram 870:
Misal, misil, çoğulu emsal.
Kavram Bilgisi
Kavram Adı:
Misal, misil, çoğulu emsal.
Kavram No: 870
Kısa Açıklama: 870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 80
Bu Kavramın Geçtiği Ayetler
Bakara Suresi - Ayet 23
Türkçe Meal: Ve eğer olduysanız şüphe içinde kulumuz * üzerine indirdiğimizden 172 ; öyleyse gelin bir sûreyle 183 mislinden 870 onun ** ; ve çağırın şahitlerinizi/tanıklarınızı Allah’ın astından; eğer olduysanız sâdıklar 182 .
Bakara Suresi - Ayet 106
Türkçe Meal: Nesh 288 ettiğimizi/sildiğimizi bir ayetten 287 ; ya da unuttururuz onu * ; getiririz hayırlısını ondan ** ya da mislini 870 onun *** ; bilmez misin ki Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir 177 .
Bakara Suresi - Ayet 113
Türkçe Meal: Ve dedi Yahudiler 295 : “Nasârâlılar 296 bir şey üzerinde değildir”; ve dedi Nasârâlılar 296 : “Yahudiler 295 bir şey üzerinde değildir”; ve onlar okurlar (da) kitabı * ; işte böyledir; bilmeyen kimseler (de) onların söyleminin mislini 870 dedi; öyle ki Allah hükmeder aralarında kıyamet 148 günü 242 ; kendisinde ihtilafa 1307 ** düşerler olduklarında.
Bakara Suresi - Ayet 118
Türkçe Meal: Ve dedi bilmeyen kimseler: “Eğer konuşmazsa bizlerle Allah; ya da getirmezse bizlere bir ayet 287 ”; işte böyledir; onlardan önceki kimseler (de) onların söylemlerinin mislini 870 dedi; benzeşti kalpleri onların; mutlak ki beyan 226 ettik ayetleri 237 bir kavim için (ki) kesinleşirler 299 onlar.
Bakara Suresi - Ayet 137
Türkçe Meal: Öyle ki eğer iman 47 ettilerse iman 47 ettiğinizin misli 870 (gibi) ona * ; öyle ki muhakkak kılavuzlandılar 192 ; ve eğer sırt çevirdilerse; öyle ki doğrusu ancak onlar bölünme/parçalanma içindedir; öyle ki kâfi/yeterli gelecektir Allah sana onlara karşı; ve O (Allah) Semî’dir 41 ; Alîm’dir 8 .
Bakara Suresi - Ayet 194
Türkçe Meal: Haram ay 34 haram ayladır 34 ; ve hürmetler kısaslıdır/karşılıklıdır 335 ; öyle ki, kim sınırı aştı sizlere; öyle ki sınırı aşın ona; sınırı aştığı misliyle 870 sizlere; ve takvalı 21 olun Allah'a; ve bilin ki Allah beraberdir takva 21 sahipleriyle.
Bakara Suresi - Ayet 214
Türkçe Meal: Ya da düşündünüz ki girersiniz cennete 970 ; ve (düşündünüz ki) asla gelir değildir sizlere kimselerin misali 870 (ki) geçtiler sizlerden önce; (oysa) dokunmuştu onlara sıkıntı/ıstırap/biçarelik ve darlık; ve sarsılmışlardı; ta ki der ki resûl 418 ve onunla * birlikte iman 47 etmiş kimseler: "Ne zamandır Allah'ın yardımı”; değil mi (ki) doğrusu Allah'ın yardımı yakındır?
Bakara Suresi - Ayet 233
Türkçe Meal: Ve anneler emzirirler evlatlarını iki tam yıl * ; kimse** içindir; istedi ki tamamlar emzirmeyi; ve evlat sahibi (baba) olanadır rızıkları (annelerin) ve giyecekleri (annelerin) marufla 291 ; külfete sokulmaz bir nefis 201 kapasitesi dışında; zarara sokulmaz bir anne evladıyla; ve ne de evlat sahibi (baba) olan evladıyla; ve varislerin/mirasçıların üzerinedir misli 870 bunun; öyle ki eğer istedilerse (anne-baba) kesmek/ayırmak (sütten) o ikisinden (anne-baba) (olan) bir rızadan ve bir danışmadan (sonra); öyle ki olmaz bir günah o ikisi (anne-baba) üzerine; ve eğer isterseniz ki emzirtmek (süt anneye) evlatlarınızı; öyle ki olmaz bir günah üzerinize; selamladığınız zaman verdiğiniz (-le) (karşılığıyla), marufla 291 ; ve takvalı 21 olun Allah'a; ve bilin ki Allah yaptığınızı görendir.
Bakara Suresi - Ayet 275
Türkçe Meal: Kimseler (ki) yerler riba 383 ; kalkmazlar (onlar) ancak kalkan kimse gibi; çarptı onu şeytan temasından; işte bu onların "Doğrusu (ki) satış neyse riba 383 (da) mislidir 870 " demelerindendir; ve helal kıldı Allah satışı; ve haram etti ribayı 383 ; öyle ki kim getirdi kendine bir vaaz 653 Rabbinden; öyle ki engelledi (o); öyle ki önceden geçeni ona; ve emri/işi onun Allah'adır; ve kim geri döndü; öyle ki işte bunlar ateş ashâbıdır 194 ; onlar orada * ölümsüzlerdir 185 .
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 13
Türkçe Meal: Muhakkak ki oldu sizlere bir ayet 287 karşılaşan iki grupta; bir grup katleder Allah yolunda 331 ; ve diğer (grup) kâfirdir 25 ; göz bakışı (-yla) görürler (kâfirler) onları (Allah yolunda olanları) kendilerinin iki misli 870 ; ve Allah destekler/arka çıkar kendi yardımıyla dilediği kimseye; doğrusu bundadır mutlak bir ibret; görüş sahipleri için.
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 73
Türkçe Meal: "Ve iman 47 etmeyin kimse dışında (ki) tabi oldu sizin dininize 122 "; de ki: "Doğrusu kılavuz 192 Allah'ın kılavuzlamasıdır 192 "; ki verilir birine misli 870 sizlere verilenin * ya da hac 376 ederler sizlere Rabbinizin 4 indinde/katında; de ki: "Doğrusu fazl 202 Allah'ın elindedir; verir onu dilediği kimseye; ve Allah Vâsi’dir 297 ; Alîm’dir 8 ."
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 140
Türkçe Meal: Eğer dokunsa sizlere bir yara; öyle ki muhakkak dokundu (o) kavme/topluma (da) onun misli 870 bir yara; ve işte şu; günlerdir (ki) döndürürüz * onu ** periyodik olarak insanlar arasında; ve bilindik kılması içindir Allah'ın iman 47 etmiş kimseleri; ve edinmesi (içindir) sizlerden şahitler/tanıklar *** ; ve Allah sevmez zalimleri 257 .
Âl-i İmrân Suresi - Ayet 165
Türkçe Meal: Ya da ne zaman isabet etti sizlere bir musibet 311 (ki) muhakkak isabet ettirdiniz onlara iki mislini 870 onun * ; dediniz: "Neredendir bu ** ?"; de ki o ** nefisleriniz 201 indindendir/yanındandır; doğrusu Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir 177 .
Nisâ Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Vasiyet * eder 481 Allah sizlere evlatlarınızda; erkeğedir misli 870 iki kadın payı ** ; öyle ki eğer oldularsa kadınlar iki üzerinde öyle ki onlaradır (kadınlaradır) üçte ikisi (2/3) terk ettiğinin (ölenin); ve eğer olduysa (kadın) tek öyle ki onadır yarısı (1/2); ve ana babasınadır onun (ölenin) ikisinden (ana-baba) her bir tekine altıda biri (1/6) terk ettiğinden (ölenin) eğer olduysa ona (ölene) bir evlat *** ; öyle ki eğer asla olmazsa ona (ölene) bir evlat **** ve varis oldu ana babası onun (ölenin) öyle ki anasınadır (ölenin) üçte bir (1/3); öyle ki eğer olduysa ona kardeşler öyle ki anasınadır altıda bir (1/6); sonrasındadır bir vasiyetten ***** (ki) vasiyet eder (kimse) onunla ya da (sonrasındadır) borç ***** ; babalarınızı ve oğullarınızı (ki) bilmezsiniz hangisi daha yakındır sizlere faydada/yararda; bir farzdır 497 Allah’tan; doğrusu Allah oldu bir Alîm 8 ; bir Hakîm 9 .
Nisâ Suresi - Ayet 140
Türkçe Meal: Ve muhakkak indirdi üzerinize kitapta * ki işittiğiniz zaman Allah'ın ayetlerini (ki) kâfirlik 25 ederler ona (ayete) ve maskaralık ** ederler ona (ayete); öyle ki kalmayın/oturmayın onlarla beraber ta ki dalarlar bir başka hadîse 89 ; doğrusu sizler (olursunuz) o zaman onların misli 870 ; doğrusu Allah münâfıkları 26 ve kâfirleri 25 topluca cehennemde bir toplayandır/bir araya getirendir .
Nisâ Suresi - Ayet 176
Türkçe Meal: Fetva sorarlar sana; de ki: "Allah fetva verir sizlere kelâle 482 hakkında; eğer bir kişi (erkek) helak * olduysa; yoksa ona (helak olan erkeğe) bir evlat ** ; ve onaysa (helak olan erkeğe) bir kız kardeş; öyle ki onadır (kız kardeşedir) yarısı (1/2) terk ettiğinin (helak olan erkeğin); ve o (helak olan erkek) miras bırakır ona (kız kardeşe) eğer asla olmazsa ona (kız kardeşe) bir evlat *** ; öyle ki eğer olduysa ikiler (kız kardeş) öyle ki o ikisinedir üçte ikisi (2/3) bıraktığından (helak olan erkeğin); ve eğer oldularsa kardeşler; erkekler ve kadınlar; öyle ki erkeğin payı iki kadın **** mislidir 870 ; beyan eder Allah sizlere dalalete 128 düşersiniz diye; ve Allah her bir şeye bir Alîm’dir 8 .
Mâide Suresi - Ayet 36
Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler; şayet ki onlara (olsa) yerdekini topluca ve misli 870 onun * onunla ** beraber; mutlak fidye verirler onu kıyamet günü 148 azaptan (kurtulmaya); kabul edilmiş değildir onlardan; ve onlaradır elim/acıklı bir azap.
Mâide Suresi - Ayet 95
Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Katletmeyin 35 avı; ve sizler ihramlı 534 (olarak); ve kim katletti 35 onu (avı) sizlerden kasıtlı/kasten; öyle ki bir cezadır misli 870 katlettiğinin 35 çiftlik hayvanlarından (ki) hükmeder ona sizlerden iki adalet 680 sahibi; Kabe'ye 557 ulaşan bir hediye (olarak); ya da bir kefaret (olarak) yedirmedir miskine 113 ; ya da buna adil/eşit/denk bir oruçtur; tatması içindir vebalini (o kimsenin) emrini/işini; affetti Allah geçeni; ve kim taştı/sınırı aştı; intikam alır Allah ondan; ve Allah Azîz’dir 37 ; Zuntikâmdır 390 .
En'âm Suresi - Ayet 93
Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalan 402 ya da dedi: "Vahyolundu üzerime; ve (oysa) asla vahyedilmez onun üzerine bir şey" ve kimse (ki) dedi: "İndireceğim Allah'ın indirdiğinin misli 870 "; ve şayet görsen o zaman zalimleri 257 ölümün taşmaları/kabarmaları/baskınları içinde; ve melekler 522 (ki) yayanlardır/genişletenlerdir ellerini; (derler) "Çıkarın kendi nefislerinizi 201 ; bugün cezalandırılırsınız 63 alçaltan/aşağılayan bir azap (-la); Allah'a hak/gerçek olmayanı diyenler olduğunuza karşı; ve O’nun ayetlerine 454 büyüklenirler 663 olmanızdan.
En'âm Suresi - Ayet 124
Türkçe Meal: Ve geldiği zaman onlara bir ayet 353 dediler: "Asla iman 47 etmeyiz; ta ki verilir misli 870 Allah'ın resûllerine 418 verilenin"; Allah daha iyi bilendir nereye koyar kendi risâletini 223 ; isabet edecektir suç işlemiş kimselere bir aşağılama/alçalma Allah’ın indinde/katında; ve şiddetli bir azap; ayartır * olduklarıyla.
En'âm Suresi - Ayet 160
Türkçe Meal: Kim geldi bir ihsanla/güzellikle; on * (kattır) misali 870 onun; ve kim geldi bir kötülükle öyle ki cezalandırılmaz onun misli/benzeri dışında ** ; ve onlar zulmedilmezler 257 .
A'râf Suresi - Ayet 169
Türkçe Meal: Öyle ki halife 65 oldu onların sonrasında bir halife 65 (ki) varis oldular kitaba * ; tutarlar/edinirler arzını/sunduğunu bu alçağın ** ; ve derler: "Mağfiret 319 edilecek bizlere"; ve eğer gelse onlara arzın/sunulanın kendi (kadar) misli 870 ; tutarlar/edinirler onu; asla tutmazlar/edinmezler üzerlerine kitabın * mîsâkını 281 ki "demeyin Allah’a karşı hak/gerçek dışında" (dır); ve (oysa) ders çalıştılar (onlar) onun * içindekine; ve ahiret diyarı hayırlıdır kimselere (ki) takvalı 21 olurlar; öyle ki akletmez misiniz?
Enfâl Suresi - Ayet 31
Türkçe Meal: Ve okunduğu zaman üzerlerine ayetlerimiz 389 dediler: "Muhakkak işittik; şayet istersek mutlak derdik bunun * mislini 870 ; ki bu * ancak evvelkilerin satırlarıdır."
Yunus Suresi - Ayet 27
Türkçe Meal: Ve kimselere (ki) kazandılar kötülükler; cezadır 63 bir kötülüğe misliyle 870 onun * ; ve bürür onları bir zillet 452 ; yoktur onlara Allah'tan hiçbir koruma; sanki kaplanmıştır yüzlerini geceden kararmış kıtalar ** (-la); işte bunlar ateş 834 ashâbıdır 194 ; onlar orada ölümsüzlerdir 185 .
Yunus Suresi - Ayet 38
Türkçe Meal: Ya da derler: "İftira attı * onu ** "; de ki: "Gelin bir sûreyle 183 onun *** misli 870 ; ve çağırın kimseyi (ki) itaat **** ettiniz Allah’ın astından; eğer olduysanız sâdıklar 182 ."
Yunus Suresi - Ayet 102
Türkçe Meal: Öyle ki bakarlar mı onlardan önce geçmiş kimselerin misli 870 günleri dışında?"; de ki: "Öyle ki bakın; doğrusu ben (de) sizlerle beraber bakanlardanım."
Hûd Suresi - Ayet 24
Türkçe Meal: Misali 870 iki fırkanın * gibidir kör ve sağır; ve gören ve işiten; aynı seviyede mi ikisinin misali 870 ? Öyle ki zikretmez 78 misiniz?
Hûd Suresi - Ayet 27
Türkçe Meal: Öyle ki (Nûh’un) kavminden/toplumundan kâfirlik 25 etmiş kimselerin melesi 364 dedi: "Görür değiliz seni bir beşer * dışında; mislimiz 870 bizim; ve görür değiliz seni tabi oldu sana ancak kimseler (ki) onlar rezillerimizdir; sığ görüşlüdür; ve görür değiliz sizleri bizlere karşı bir faziletli/fazlalıklı; evet! Zannediyoruz sizleri (ki) yalancılarsınız.
Hûd Suresi - Ayet 89
Türkçe Meal: Ve ey kavmim/toplumum! Sakın cürüm işletmesin yarmam * ki isabet eder sizlere Nûh’un kavmine/toplumuna isabet edenin misli 870 ; ya da Hûd’un kavmine/toplumuna ya da Sâlih’in kavmine/toplumuna; ve değildir Lût'un kavmi sizlere bir uzak.
Ra'd Suresi - Ayet 6
Türkçe Meal: Ve acele ettirirler sana kötülüğü iyilikten önce; ve muhakkak gelip geçti onlardan önce misallari 870 * ; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak sahibidir bir mağfiret 319 insanlara; onların zulümlerine 257 karşı; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak şiddetlidir akıbetinde 892 .
Ra'd Suresi - Ayet 17
Türkçe Meal: İndirdi * gökten 179 bir su; öyle ki aktı dereler kendi ölçüsüyle; ve öyle ki taşıdı akıntı aşan/taşan bir köpük 967 ; ve ateşte yaktıklarının/tutuşturduklarının üzerindedir ** misali 870 bir köpük 967 (ki) aranırlar bakınırlar bir süse/donatıya ya da bir metaya 54 ; işte böyledir; darbeder/vurur Allah hakkı/gerçeği ve batılı; öyle ki gelince köpüğe öylece gider/uzaklaşır bir cüruf (olarak) ve gelince menfaat sağlayana *** insanlara öyle ki kalır/durur yerde; işte böyle darbeder/vurur Allah emsali 870 **** .
Ra'd Suresi - Ayet 18
Türkçe Meal: Kimseleredir güzellik (ki) cevap verirler Rablerine 4 ve kimseler (ki) asla cevap vermezler O’na *; şayet ki onlara (olsa) yerdeki topluca ve onun ** misli 870 yanında onun *** ; mutlak fidye verirdi onu **** ; işte bunlara; onlaradır bir kötü hesap; ve varış yerleri cehennemdir 968 ; ve ne kötü yataktır.
Ra'd Suresi - Ayet 35
Türkçe Meal: Misalidir 870 cennetin 970 ki vaat edilendir muttakilere 17 ; akar altından onun * nehirler; meyvesi onun * bir daimdir ** ; ve onun * gölgesi (de); işte şu; akıbetidir 892 kimselerin (ki) takvalı 21 oldular; ve akıbeti 892 kâfirlerin 25 ateştir 834 .
İbrahim Suresi - Ayet 10
Türkçe Meal: Dedi resûlleri 418 onların: "Allah hakkında mıdır (sizlere) bir kuşku (ki) yarandır * gökleri 162 ve yeri; davet eder/çağırır sizleri mağfiret 319 etmeye üzerinize günahlarınızdan; ve öteler sizleri belirlenmiş bir ecele doğru?"; dediler: "Sizler değilsiniz bizim mislimiz 870 dışında bir beşer 432 (ki) arzularsınız ki çevrilerim kulluk eder 46 olduğumuzdan babalarımızın/atalarımızın; öyle ki gelin bize apaçık bir sultânla 660 ."
İbrahim Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Dedi onlara resûlleri 418 : "Değiliz bizler bir beşer 432 dışında sizin misaliniz 870 ; velakin/fakat Allah minnet 982 eder kullarından dilediği kimseye karşı; ve olmuş değildir bizlere 983 ki geliriz sizlere bir sultânla 660 (ki) Allah'ın izniyle (olması) dışındadır; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül 79 etsinler müminler 27 ."
İbrahim Suresi - Ayet 18
Türkçe Meal: Misalidir 870 kimselerin (ki) kâfirlik 25 ettiler Rablerine 4 ; yaptıkları onların * bir kül gibidir (ki) savurdu onu ** rüzgâr fırtınalı bir günde; muktedir 964 olamazlar kazandıklarından *** bir şeye karşı; işte bu (ki) o uzak bir dalalettir 128 .
İbrahim Suresi - Ayet 24
Türkçe Meal: Hiç görmez misin (ki) nasıl darp etti/ortaya koydu Allah bir misali 870 ; güzel bir kelime * güzel bir ağaç 986 gibidir; kökü onun ** sabittir *** ; ve onun **** dalları göktedir 180 .
İbrahim Suresi - Ayet 26
Türkçe Meal: Ve misaldir 870 (ki) kötü * bir kelime ** kökü yerin üstünden sökülmüş *** bir ağaç gibidir; olmaz ona **** hiç bir karar ***** .
İbrahim Suresi - Ayet 45
Türkçe Meal: Ve mesken edindiniz * kendi nefislerine 201 zulmetmiş 257 kimselerin meskenlerinde; ve beyan 226 oldu sizlere * (ki) nasıl faaliyet ettik onlara ** ; ve darp ettik/ortaya koyduk sizlere * misaller 870 .
Nahl Suresi - Ayet 60
Türkçe Meal: Ahirete iman 47 etmeyen kimseleredir kötü misal 870 ; ve Allah’adır yücelmiş misal 870 ; ve O * Azîz’dir 37 ; Hakîm’dir 9 .
Nahl Suresi - Ayet 75
Türkçe Meal: Darp eder * Allah bir misali 870 ; mülk edilmiş ** bir kulu (ki) muktedir olamaz bir şeye karşı; ve kimseyi (ki) rızıklandırdık onu bizden güzel bir rızık (-la); öyle ki o *** infak 6 eder ondan **** bir sırlı ***** ve açıkça; aynı seviyede midirler? Hamd 3 Allah'adır; evet! Ekserisi ***** onların ****** bilmezler.
Nahl Suresi - Ayet 76
Türkçe Meal: Ve darp etti * Allah bir misalini 870 iki adamın; birisi ikisinden sessizdir * ; muktedir olamaz bir şey üzerine; ve o bir yorgunluktur mevlâsının *** üzerine; nereye yönlendirse onu gelemez bir hayırla; aynı seviyede midir o ve kimse (ki) emreder adaleti 680 ; ve o dosdoğru/dimdik bir yol üzerindedir?"
Nahl Suresi - Ayet 126
Türkçe Meal: Ve eğer neticelendirdilerse * sizleri öyle ki neticelendirin * onları misliyle 870 sizleri neticelendirdiklerine * (karşı) kendisiyle; ve şayet sabrederseniz 51 mutlak ki o bir hayırdır sabredenlere 51 .
İsrâ Suresi - Ayet 48
Türkçe Meal: Bak nasıl darp ettiler * sana ** misallar 870 ; öyle ki dalalete 128 düştüler; öyle ki itaat *** edemezler bir yola.
İsrâ Suresi - Ayet 88
Türkçe Meal: De ki: “Mutlak ki eğer toplansa insan ve cin 210 getirme üzerine mislini 870 bu Kur'ân'ın; getiremezler 214 mislini 870 onun * ; ve şayet olduysa (bile) bir kısmı onların bir kısmına bir yardımcı/arka çıkan/destekçi.”
İsrâ Suresi - Ayet 89
Türkçe Meal: Ve ant olsun çevirdik * insanlara bu Kur'ân'da 850 her bir misalden 870 ; öyle ki geri çevirdi ** çoğunluğu insanların ancak bir kâfir 25 (olarak).
İsrâ Suresi - Ayet 99
Türkçe Meal: Ve hiç görmezler mi ki Allah yaratandır gökleri ve yeri; bir Kadîr'dir 177 ki yaratmaya mislini 870 onların * ; ve yaptı onlara * bir ecel ** ; yoktur şüphe onda *** ; öyle ki geri çevirir **** zalimler 257 ancak bir kâfir 25 (olarak).
Kehf Suresi - Ayet 32
Türkçe Meal: Ve darp et * onlara iki adamın bir misalini 870 ; yaptık ikisinin birine üzümlerden iki cennet 379 ; ve sardık ikisini ** hurmayla; ve yaptık ikisi ** arasına ekin.
Kehf Suresi - Ayet 45
Türkçe Meal: Ve darp * et onlara dünya hayatının misalini 870 ; bir su 179 gibidir 1059 (ki) indirdik onu gökten 180 ; karıştı onunla ** yerin bitkisi; öyle ki sabahladı *** bir heşîm 1058 (olarak) (ki) savurdu onu **** rüzgârlar; ve oldu Allah her bir şey üzerine bir Muktedir 964 .
Kehf Suresi - Ayet 54
Türkçe Meal: Ve ant olsun sarf 1061 ettik bu Kur'ân'da 850 insanlara her bir misalden 870 ; ve oldu insan çoğu şeye bir cedelleşen 1060 .
Kehf Suresi - Ayet 109
Türkçe Meal: De ki: "Şayet olduysa (bile) bahr 236 bir mürekkep kelimelerine 416 Rabbimin 4 ; mutlak tükenir bahr 236 öncesi ki tükenir kelimeleri 416 Rabbimin 4 ; ve şayet geldiysek (de) misliyle 870 onun * bir medet 1037 olarak."
Kehf Suresi - Ayet 110
Türkçe Meal: De ki * : "Ancak ki ben * bir beşerim 432 misli 870 sizlerin; vahy 603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız 74 bir tek ilâhtır 74 ; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine 4 ; öyle ki yapsın sâlih 777 bir amel 1072 ve şirk 71 koşmasın kulluğuyla 46 ** Rabbine 4 birini.
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 58
Türkçe Meal: "Öyle ki mutlak geliriz * sana ** onun *** misli 870 bir sihirle 283 ; öyle ki yap aramıza ve arana bir vaat **** (ki) ihtilaf etmez ***** ona biz ve ne de sen seviyeli/düzgün bir mekan (olarak)."
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 63
Türkçe Meal: Dediler * : "Doğrusu bunlar ** mutlak iki sihirbazdır 283 ; arzularlar ** ki çıkarsınlar ** sizleri yerinizden sihirleriyle 283 ve gidersinler ** tarîkatınızı 532 bir misal 870 **** (olarak).
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 104
Türkçe Meal: Biz daha iyi bileniz ne derler dediği zaman onların daha * emsali 870 bir tarîkat 532 "ki kaldınız ancak bir gün."
Enbiyâ Suresi - Ayet 3
Türkçe Meal: Bir oyalanmasıdır kalplerinin 1121 ; ve sırlaştırdılar fısıldaşmayı zulmetmiş 257 kimseler; "Bu * mu? Ancak ki bir beşerdir 432 misli 870 sizlerin; öyle ki getirirsiniz ** sihri 283 ve sizler bakarsınız *** ."
Enbiyâ Suresi - Ayet 84
Türkçe Meal: Öyle ki cevap verdik ona * ; öyle ki keşfettik neyse onunla ** (olan) zarardan; ve verdik ona * ehlini 568 onun *** ve mislini 870 onların **** onlarla ***** beraber; bir rahmettir 271 indimizden/katımızdan; ve zikirdir 78 kulluk 46 edenlere.
Hac Suresi - Ayet 73
Türkçe Meal: Ey insanlar! Darp * edildi bir misal 870 ; öyle ki işitin onu ** ; doğrusu kimseler (ki) çağırırsınız *** Allah’ın astından asla yaratamazlar bir karasinek 1165 ; ve şayet toplandıysalar (bile) ona **** ; ve eğer kapsa onlardan karasinek 1165 bir şey; kurtaramazlar onu ***** ondan ****** ; zaaflaştı ******* talep eden ve talep edilen.
Mü'minûn Suresi - Ayet 47
Türkçe Meal: Öyle ki dediler * : "İman 47 eder miyiz iki beşere 432 mislimiz 870 bizim ve ikisinin kavmi/toplumu bizlere 1176 kulluk 46 edenlerdir?"
Mü'minûn Suresi - Ayet 81
Türkçe Meal: Evet! Dediler evvelkilerin dediğinin mislini 870 .
Nûr Suresi - Ayet 34
Türkçe Meal: Ve ant olsun indirdik üzerinize beyanatlı 620 ayetler 389 ; ve bir misal 870 kimselerden (ki) gelip geçti sizlerden önce; ve bir vaazlıdır 653 muttakilere 17 .
Nûr Suresi - Ayet 35
Türkçe Meal: Allah nurudur * göklerin 162 ve yerin; O’nun ** nurunun misali 870 bir kandil 1201 gibidir; ondadır *** bir lamba **** ; lamba **** bir camdadır; cam (ki) sanki o inci bir kevkeb 159 ; yakılır ***** bir mübarek bir zeytin ağacından; değil bir doğulu ve ne de bir batılı; neredeyse yağı onun ****** ışıldar ve şayet asla temas etmese (bile) ona ******* bir ateş; bir nur üzerine bir nurdur; kılavuzlar Allah kendi nuruna dilediği kimseyi; ve darp eder ******** Allah emsal ********* insanlara; ve Allah her bir şeye bir Alîm’dir 8 .
Furkan Suresi - Ayet 9
Türkçe Meal: Bak nasıl darp * ettiler sana emsâl 870 ; öyle ki dalalete 128 düştüler; öyle ki itaat ** edemezler bir yola.
Furkan Suresi - Ayet 33
Türkçe Meal: Ve gelemezler sana bir misalle 870 dışında (ki) geldik sana * hakla/gerçekle; ve daha güzeldir bir tefsîr 1311 (olarak).
Furkan Suresi - Ayet 39
Türkçe Meal: Ve her birine (ki) darp * ettik ona ** emsal 870 ; ve her birine (ki) tetbîr 1224 ettik bir tetbîr 1224 .
Şuarâ Suresi - Ayet 154
Türkçe Meal: "Değilsin sen * bir beşer 432 dışında mislimiz 870 ; öyle ki gel bir ayetle 287 eğer olduysan sâdıklardan 182 ."
Şuarâ Suresi - Ayet 186
Türkçe Meal: "Ve değilsin sen * bir beşer 432 dışında mislimiz 870 ; ve doğrusu zannederiz ** seni * (ki) mutlak yalancılardansın."
Kasas Suresi - Ayet 48
Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman ki geldi onlara * hak/gerçek indimizden/katımızdan dediler ** : "Değil miydi verilmeli (ona) misli 870 verildiğinin Mûsâ’ya?"; ve hiç kâfirlik 25 etmezler mi verilmişe *** Mûsâ'ya önceden? Dediler ** : "İki sihirdir **** (ki) destekleşirler"; ve dediler ** : "Doğrusu biz her birine kâfirleriz 25 ."
Kasas Suresi - Ayet 79
Türkçe Meal: Öyle ki çıktı * kavminin/toplumunun üzerine ** kendi ziynetinde 856 *** ; dedi kimseler (ki) arzularlar dünya hayatını: "Keşke bizlere (de olsa) misli 870 verilmişin Kârûn'a 1294 ; doğrusu o **** mutlak sahibidir azîm ***** bir şans."
Ankebût Suresi - Ayet 41
Türkçe Meal: Misali 870 kimselerin (ki) edindiler Allah’ın astından evliya 212 ; misali 870 gibidir örümcek (ki) edindi * bir ev ** ; ve doğrusu en gevşeği evlerin mutlak evidir örümceğin 1300 ; şayet olsaydılar bilirler.
Ankebût Suresi - Ayet 43
Türkçe Meal: Ve işte şu emsaldir 870 (ki) darp ederiz * onu ** insanlara; ve değildir akleder 562 onu ** âlimler 1301 *** dışında.
Rûm Suresi - Ayet 28
Türkçe Meal: Darp * etti sizlere bir misali 870 kendi nefislerinizden 201 ; sizlere midir malik olduğundan sağ ellerinizin 77 hiç bir ortak rızıklandırdığımızda; öyle ki sizler onda (olursunuz) aynı seviye/eşit? Korku duyarsınız onlara korkunuz gibi kendi nefislerinize 870 ; işte böyledir; tefsîl 651 ederiz ayetleri 454 aklerder 562 bir kavme/topluma.
Yâsin Suresi - Ayet 13
Türkçe Meal: Ve darp et * onlara bir misali 870 kentin ashâbının 194 geldiği zaman ona ** mürsel 368 .
Yâsin Suresi - Ayet 15
Türkçe Meal: Dediler * : "Değilsiniz sizler ** bir beşer 432 (bizim) mislimiz 870 dışında; ve indirmiş değildir Rahmân 1 *** hiçbir şey *** ; değilsiniz sizler yalan söylerler ***** dışında."
Fussilet Suresi - Ayet 13
Türkçe Meal: Öyle ki eğer yüz çevirirlerse; öyle ki de ki: "Uyardım sizleri bir yıldırıma 260 (karşı) (ki) Âd ve Semûd'un misli 870 yıldırımıdır 260 ."
Zuhruf Suresi - Ayet 57
Türkçe Meal: Ve ne zaman ki darp edilir * Meryem oğlu bir misal 870 (olarak); (o) zaman senin ** kavmin/toplumun ondan *** yan dönerler/uzaklaşırlar.
Zuhruf Suresi - Ayet 59
Türkçe Meal: Değildir o * bir kul 907 ** dışında; nimet verdik üzerine onun *** ; ve yaptık onu **** bir misal 870 İsrâîloğullarına 197 .
Mümtehine Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Ve eğer geçip gittiyse bir şey eşlerinizden kâfir 25 erkeklere doğru; öyle ki akabinde/ardında oldunuz (böyle bir durumun aynısına karşı); öyle ki verin mislini 870 infak 743 ettiklerinin kimselere * (ki) gitti/terk etti eşleri ** onları * ; ve takvalı 21 olun Allah'a; ki sizler O’na *** müminlersiniz 27 .
Talâk Suresi - Ayet 12
Türkçe Meal: Allah (ki) yaratandır yedi gökleri 161 ve yerden mislini 870 onların * ; iner emir ** onların arasında; bilmeniz içindir *** ki Allah her bir şey üzerine bir Kadîr'dir 177 ; ve ki Allah muhakkak sardı/kuşattı her bir şeyi bir ilim 1143 **** (-le).
Fecr Suresi - Ayet 8
Türkçe Meal: Asla yaratılmayandır onun * misli 870 beldelerde 832 .