Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 51:

Sabır/sabr.

Bu kavram 62 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

2. Bakara Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

52|2|45|وَٱسْتَعِينُوا۟ بِٱلصَّبْرِ وَٱلصَّلَوٰةِ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَةٌ إِلَّا عَلَى ٱلْخَٰشِعِينَ

Latin Literal

45. Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).

Türkçe Çeviri

Ve yardım/destek isteyin sabırla51; ve salâtla5; ve doğrusu o (salât) mutlak bir büyüktür (yüktür); dışındadır haşyetliler/huşulular53 üzerine (olanı).

Ahmed Samira Çevirisi

<p>2:45.&nbsp;Sabır<sup>1</sup>&nbsp;ve salâtla<sup>2</sup>&nbsp;yardım isteyin. Kuşkusuz bu içtenlikle itaat edenlerden başkasına ağır gelir.1-&nbsp;Sabır; dayanma, direnme, yılgınlık ve usanç göstermeme, kararlı ve azimli olma anlamına gelmektedir.&nbsp;2- Allah’tan destek dilemekle. Ayette sabrettikten sonra ayrıca salâtla yani dua ile Allah’tan yardım dileme, O’na sığınma istenmektedir. Dolayısıyla bu ayetteki “salât” sözcüğü ile kast edilen şey, “namaz” değil yardım, destek isteme duasıdır.2:45.&nbsp;And seek support with the patience and the prayers and that it truly is a great/burden (E) except on the humble .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesteiynu ve yardım/destek isteyin وَاسْتَعِينُوا عون
2 bis-sabri sabırla بِالصَّبْرِ صبر
3 ve ssalati ve salatla وَالصَّلَاةِ صلو
4 ve inneha ve doğrusu o (salat) وَإِنَّهَا -
5 lekebiratun mutlak bir büyüktür(yüktür) لَكَبِيرَةٌ كبر
6 illa dışındadır إِلَّا -
7 ala üzerine (olan) عَلَى -
8 l-haşiiyne haşyet الْخَاشِعِينَ خشع

2. Bakara Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

68|2|61|وَإِذْ قُلْتُمْ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصْبِرَ عَلَىٰ طَعَامٍ وَٰحِدٍ فَٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ مِنۢ بَقْلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا قَالَ أَتَسْتَبْدِلُونَ ٱلَّذِى هُوَ أَدْنَىٰ بِٱلَّذِى هُوَ خَيْرٌ ٱهْبِطُوا۟ مِصْرًا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلْتُمْ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلْمَسْكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقْتُلُونَ ٱلنَّبِيِّۦنَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا۟ وَّكَانُوا۟ يَعْتَدُونَ

Latin Literal

61. Ve iz kultum yâ mûsâ len nasbira alâ taâmin vâhidin fed’u lenâ rabbeke yuhric lenâ mimmâ tunbitulardu min baklihâ ve kıssâiha ve fûmihâ ve adesihâ ve basalihâ, kâle e testebdilûnellezî huve ednâ billezî huve hayr(hayrun), ihbitû mısran fe inne lekum mâ seeltum ve duribet aleyhimuz zilletu vel meskenetu ve bâu bi gadabin minallâh(minallâhi), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnen nebiyyîne bi gayril hak(hakkı), zâlike bi mâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).

Türkçe Çeviri

Ve dediğiniz zaman: “Ey Musa! Asla sabretmeyiz51 tek bir yemeğe; öyle ki dua80 et bizlere; Rabbine4; çıkarsın bizlere bitirdiğinden yerin baklagilinden; ve hıyarından/kabağından; ve sarımsağından; ve mercimeğinden; ve soğanından onun”; dedi (Musa): “Takas mı edersiniz o ast/aşağı olanı o hayır olanla? İnin bir şehre; öyle ki doğrusu sizleredir sual ettiğiniz/sorduğunuz”; ve vuruldu üzerlerine aşağılık/alçaklık ve miskinlik113; ve maruz kaldılar Allah’tan bir gazaba; işte bu; nedeniyledir ki kâfirlik25 eder oldular Allah'ın ayetlerine; ve katleder35 (oldular) nebileri132 hak değilken; işte bu; nedeniyledir (ki) isyan ettiler ve sınırı aşar oldular.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 kultum dediniz قُلْتُمْ قول
3 ya musa ey Musa يَا مُوسَىٰ -
4 len asla لَنْ -
5 nesbira sabretmeyiz نَصْبِرَ صبر
6 ala عَلَىٰ -
7 taaamin bir yemeğe طَعَامٍ طعم
8 vahidin tek وَاحِدٍ وحد
9 fed'u öyle ki dua et فَادْعُ دعو
10 lena bizlere لَنَا -
11 rabbeke Rabbine رَبَّكَ ربب
12 yuhric çıkarsın يُخْرِجْ خرج
13 lena bizlere لَنَا -
14 mimma مِمَّا -
15 tunbitu bitirdiğinden تُنْبِتُ نبت
16 l-erdu yerin الْأَرْضُ ارض
17 min مِنْ -
18 bekliha baklagilinden بَقْلِهَا بقل
19 vekissaiha ve hıyarından/kabağından وَقِثَّائِهَا قثا
20 vefumiha ve sarımsağından وَفُومِهَا فوم
21 veadesiha ve mercimeğinden وَعَدَسِهَا عدس
22 ve besaliha ve soğanından onun وَبَصَلِهَا بصل
23 kale dedi (Musa) قَالَ قول
24 etestebdilune takas mı edersiniz أَتَسْتَبْدِلُونَ بدل
25 llezi olan الَّذِي -
26 huve o هُوَ -
27 edna ast/aşağı/ أَدْنَىٰ دنو
28 billezi' olanla بِالَّذِي -
29 huve o هُوَ -
30 hayrun hayır خَيْرٌ خير
31 hbitu inin اهْبِطُوا هبط
32 misran bir şehre مِصْرًا مصر
33 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
34 lekum sizleredir لَكُمْ -
35 ma مَا -
36 seeltum sual ettiğiniz/sorduğunuz سَأَلْتُمْ سال
37 ve duribet ve vuruldu وَضُرِبَتْ ضرب
38 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
39 z-zilletu aşağılık/alçaklık الذِّلَّةُ ذلل
40 velmeskenetu ve miskinlik وَالْمَسْكَنَةُ سكن
41 ve ba'u ve maruz kaldılar/ وَبَاءُوا بوا
42 bigadebin bir gazaba بِغَضَبٍ غضب
43 mine -tan مِنَ -
44 llahi Allah- اللَّهِ -
45 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
46 biennehum doğrusu onların nedeniyledir بِأَنَّهُمْ -
47 kanu oldular كَانُوا كون
48 yekfurune Kâfirlik ederler يَكْفُرُونَ كفر
49 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
50 llahi Allah'ın اللَّهِ -
51 ve yektulune ve katlederler وَيَقْتُلُونَ قتل
52 n-nebiyyine nebileri النَّبِيِّينَ نبا
53 bigayri başka بِغَيْرِ غير
54 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
55 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
56 bima nedeniyledir بِمَا -
57 asav isyan ettiler عَصَوْا عصي
58 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
59 yea'tedune sınırı aştılar يَعْتَدُونَ عدو

2. Bakara Suresi

Ayet 153

Arapça Metin (Harekeli)

160|2|153|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَعِينُوا۟ بِٱلصَّبْرِ وَٱلصَّلَوٰةِ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

153. Yâ eyyuhellezîne âmenustainû bis sabri ves salât(salâti), innallâhe meas sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Yardım/destek isteyin sabırla51; ve salâtla5; doğrusu Allah birliktedir sabredenlerle51.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>2:153.&nbsp;Ey iman edenler! Sabır ve salâtla<sup>1</sup>&nbsp;yardım dileyin. Kuşkusuz, Allah, sabredenlerle beraberdir.1-&nbsp;Allah’tan destek almak için dua ederek.2:153.&nbsp;You, you those who believed, seek help with the patience and the prayers that God (is) with the patient/enduring.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 steiynu yardım/destek isteyin اسْتَعِينُوا عون
5 bis-sabri sabırla/metanetli direnmeyle بِالصَّبْرِ صبر
6 ve ssalati ve salatla وَالصَّلَاةِ صلو
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 mea birliktedir مَعَ -
10 s-sabirine sabredenlerle/metanetli direnenlerle الصَّابِرِينَ صبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

2. Bakara Suresi

Ayet 155

Arapça Metin (Harekeli)

162|2|155|وَلَنَبْلُوَنَّكُم بِشَىْءٍ مِّنَ ٱلْخَوْفِ وَٱلْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَنفُسِ وَٱلثَّمَرَٰتِ وَبَشِّرِ ٱلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

155. Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât(semerâti), ve beşşiris sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

*Ve mutlak belalandırırız256 sizleri bir şeyle; korkudan; ve açlıktan; ve noksanlık/eksilme mallardan ve nefislerden201; ve ürünlerden; ve müjdele sabredenleri51.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velenebluvennekum ve mutlak belalandırırız sizleri وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بلو
2 bişey'in bir şeyle بِشَيْءٍ شيا
3 mine مِنَ -
4 l-havfi korkudan الْخَوْفِ خوف
5 velcui ve açlıktan وَالْجُوعِ جوع
6 ve neksin ve noksanlık/eksilme وَنَقْصٍ نقص
7 mine مِنَ -
8 l-emvali mallardan الْأَمْوَالِ مول
9 vel'enfusi ve nefislerden وَالْأَنْفُسِ نفس
10 vessemerati ve ürünlerinizin وَالثَّمَرَاتِ ثمر
11 vebeşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
12 s-sabirine sabredenleri الصَّابِرِينَ صبر

Notlar

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Bela

Kavram 256

256Test, deneme amaçlı Yüce Allah katından gelen sıkıntı, felaket, bela, zor bir durum.

2. Bakara Suresi

Ayet 175

Arapça Metin (Harekeli)

182|2|175|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ وَٱلْعَذَابَ بِٱلْمَغْفِرَةِ فَمَآ أَصْبَرَهُمْ عَلَى ٱلنَّارِ

Latin Literal

175. Ulâikellezîneşteravud dalâlete bil hudâ vel azâbe bil magfireh(magfireti), fe mâ asberehum alen nâr(nâri).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; kimselerdir (ki) satın aldılar dalaleti128 kılavuzla192*; ve azabı** (da) mağfiretle319; öyle ki onları ateşe karşı sabrettiren51 nedir!

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 şteravu satın aldılar اشْتَرَوُا شري
4 d-delalete dalaleti الضَّلَالَةَ ضلل
5 bil-huda doğru yola kılavuzla بِالْهُدَىٰ هدي
6 vel'azabe ve azapla وَالْعَذَابَ عذب
7 bil-megfirati mağfiretle بِالْمَغْفِرَةِ غفر
8 fema öyle ki فَمَا -
9 esberahum sabrettirendir onları أَصْبَرَهُمْ صبر
10 ala karşı عَلَى -
11 n-nari ateşe النَّارِ نور

Notlar

Not 1

*Doğru yolu verip sapkın yol olan dalaleti satın aldılar.**Mağfireti verip azabı satın aldılar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

2. Bakara Suresi

Ayet 177

Arapça Metin (Harekeli)

184|2|177|لَّيْسَ ٱلْبِرَّ أَن تُوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ قِبَلَ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلْبِرَّ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ وَٱلْكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّۦنَ وَءَاتَى ٱلْمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِى ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ إِذَا عَٰهَدُوا۟ وَٱلصَّٰبِرِينَ فِى ٱلْبَأْسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلْبَأْسِ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُتَّقُونَ

Latin Literal

177. Leysel birre en tuvellû vucûhekum kıbelel maşrıkı vel magrıbi ve lâkinnel birre men âmene billâhi vel yevmil âhırı vel melâiketi vel kitâbi ven nebiyyîn(nebiyyîne), ve âtel mâle alâ hubbihî zevil kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîne vebnes sebîli, ves sâilîne ve fîr rıkâb(rıkâbi), ve ekâmes salâte ve âtez zekât(zekâte), vel mûfûne bi ahdihim izâ âhed(âhedû), ves sâbirîne fîl be’sâi ved darrâi ve hînel be’s(be’si) ulâikellezîne sadakû, ve ulâike humul muttekûn(muttekûne).

Türkçe Çeviri

Erdem değildir ki çevirirsiniz yüzlerinizi doğu ve batı kıbleye14; fakat erdem kimsededir (ki) iman47 etti Allah'a ve ahiret gününe; ve meleklere; ve kitaba* ve nebilere132; ve verdi malını -üzerindedir sevgisi-; yakında olanlara; ve yetimlere; ve açlık sınırında yaşayanlara; ve yolun oğluna/evsize; ve isteyenlere/talep edenlere; ve boyunlardadır (boyunduruğu çözmededir); ve ikame572 etti salâtı5; ve verdi zekâtı10; ve yerine getirenlerdedir antlaşmalarını antlaştıkları zaman; ve sabredenlerdedir51 sefalette/sıkıntıda; ve başı darda/bunalımda; ve seferberlik zamanında; işte bunlar; doğru kimselerdir; ve işte bunlar; onlardır takva sahipleri21.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>2:177.&nbsp;Yüzünüzü doğu ve batı tarafına çevirmeniz birr<sup>1</sup>&nbsp;değildir. Ama birr: Allah’a, Ahiret Günü’ne, meleklere, kitaplara ve nebilere iman etmek; malını sevdiği halde onu yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yol oğluna<sup>2</sup>, yardım isteyenlere, rikâb olanlara<sup>3</sup>&nbsp;vermek; “salâtı ikame etmek, zekât yapmak<sup>4</sup>”, söz verdiği zaman sözünü yerine getirmek, sıkıntıda, zorlukta ve felakete uğrama durumunda sabretmektir. İşte bunlar, sadık olanlardır. Ve işte bunlar, takva sahibi olanlardır.1-&nbsp;İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.&nbsp;1-&nbsp;“İbnu’s-sebili,” deyim olarak “yol oğlu” demektir. Bu deyime, “yolda kalanlar” anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, karayolu anlamında “yol” demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında “iki yol” dan birini seçmek yani “tercih edilen yol” demektir. Hakk veya Batıl yoldan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı “yolda kalanlar” değil, büyün varlığı ile “Allah yolunda” çalışma yolunu tercih etmiş ve bundan dolayı yardıma muhtaç duruma düşmüş olanlar anlamındadır. Ayrıca yaptığı bir şeyi imkânsızlık nedeni yarım kalmış kimselere de denmektedir.&nbsp;3-&nbsp;Boyunduruk altında bulunan ve özgürlüğüne kavuşmak isteyen kimse. Rekâbe, boyun demektir; özgürlüğü kısıtlı olan kimseler için kullanılmaktadır. Sözcük anlamı olarak; gözetlenmek, gözetlemek, korumak, korunmak anlamlarına gelmektedir.2:177.&nbsp;The righteousness/obedience is not that you turn your faces/fronts facing the sunrise/east, and the sunset/west, and but the righteousness/obedience (is) who believed with God, and the Day the Last/Resurrection Day, and the angels and The Book , and the prophets, and brought/gave the property/possession/wealth on his love/like (to it), (to) of the relations/near (ones), and the orphans, and the poorest of the poor/poor oppressed, and the traveler/stranded traveler , and the askers/beggars , and in the necks’/slaves’ (freeing) , and kept up/performed the prayers, and gave/brought the charity/purification , and the fulfilling with the promise/contract if they promised/made a contract, and the patient in the misery/hardship and the calamity/disastrous distress , and (during the) time of the war/hardship ,those are who were truthful, and those, those are the fearing and obeying (God).</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse değildir لَيْسَ ليس
2 l-birra erdem الْبِرَّ برر
3 en ki أَنْ -
4 tuvellu çevirirsiniz تُوَلُّوا ولي
5 vucuhekum yüzlerinizi وُجُوهَكُمْ وجه
6 kibele kıbleye/yönüne قِبَلَ قبل
7 l-meşriki doğu الْمَشْرِقِ شرق
8 velmegribi ve batı وَالْمَغْرِبِ غرب
9 velakinne fakat وَلَٰكِنَّ -
10 l-birra erdem الْبِرَّ برر
11 men kimsededir مَنْ -
12 amene iman etti امَنَ امن
13 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
14 velyevmi ve gününe وَالْيَوْمِ يوم
15 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
16 velmelaiketi ve meleklere وَالْمَلَائِكَةِ ملك
17 velkitabi ve kitaba (Kur’an’a) وَالْكِتَابِ كتب
18 ve nnebiyyine ve nebilere/peygamberlere وَالنَّبِيِّينَ نبا
19 ve ata ve verdi وَاتَى اتي
20 l-male malını الْمَالَ مول
21 ala üzerindedir عَلَىٰ -
22 hubbihi sevgisi حُبِّهِ حبب
23 zevi olanlara ذَوِي -
24 l-kurba yakında الْقُرْبَىٰ قرب
25 velyetama ve yetimlere وَالْيَتَامَىٰ يتم
26 velmesakine ve açlık sınırında yaşayanlara وَالْمَسَاكِينَ سكن
27 vebne ve oğluna وَابْنَ بني
28 s-sebili yolun السَّبِيلِ سبل
29 ve ssailine ve isteyenlere/talep edenlere وَالسَّائِلِينَ سال
30 ve fi ve وَفِي -
31 r-rikabi boyunlardadır (boyunduruğu çözmededir) الرِّقَابِ رقب
32 ve ekame ve dikti/ayağa kaldırdı وَأَقَامَ قوم
33 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
34 ve ata ve verdi وَاتَى اتي
35 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
36 velmufune ve yerine getirenler وَالْمُوفُونَ وفي
37 biahdihim antlaşmalarını بِعَهْدِهِمْ عهد
38 iza zaman إِذَا -
39 aahedu antlaştıkları عَاهَدُوا عهد
40 ve ssabirine ve sabrederler/metanetli direnirler وَالصَّابِرِينَ صبر
41 fi فِي -
42 l-be'sa'i sefalette/sıkıntıda الْبَأْسَاءِ باس
43 ve dderra'i ve başı darda/bunalımda وَالضَّرَّاءِ ضرر
44 ve hine ve zamanında وَحِينَ حين
45 l-be'si seferberlik الْبَأْسِ باس
46 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
47 ellezine kimseler الَّذِينَ -
48 sadeku doğrular صَدَقُوا صدق
49 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
50 humu onlardır هُمُ -
51 l-muttekune muttakiler الْمُتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1

*Kur'ân'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Kıble

Kavram 14

14Tarafın/hedefin belli edilmesi amaçlı yönelme.

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

2. Bakara Suresi

Ayet 250

Arapça Metin (Harekeli)

257|2|250|وَلَمَّا بَرَزُوا۟ لِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَٱنصُرْنَا عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

250. Ve lemmâ berazû li câlûte ve cunûdihî kâlû rabbenâ efrig aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman barizleşti/ortaya çıktı Câlût ve orduları onun; dediler: "Rabbimiz! Dök/yağdır üzerimize bir sabır51; ve sebat et/sabitle ayaklarımızı; ve yardım et bizlere; kâfirler25 kavmine karşı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman وَلَمَّا -
2 berazu barizleşti/ortaya çıktı بَرَزُوا برز
3 licalute Câlût لِجَالُوتَ -
4 ve cunudihi ve orduları onun وَجُنُودِهِ جند
5 kalu dediler قَالُوا قول
6 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
7 efrig dök/yağdır أَفْرِغْ فرغ
8 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
9 sabran bir sabır صَبْرًا صبر
10 ve sebbit ve sebat et/sabitle وَثَبِّتْ ثبت
11 ekdamena ayaklarımızı أَقْدَامَنَا قدم
12 vensurna ve yardım et bizlere وَانْصُرْنَا نصر
13 ala karşı عَلَى -
14 l-kavmi kavmi الْقَوْمِ قوم
15 l-kafirine kafirler الْكَافِرِينَ كفر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

310|3|17|ٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْمُنفِقِينَ وَٱلْمُسْتَغْفِرِينَ بِٱلْأَسْحَارِ

Latin Literal

17. Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr(eshâri).

Türkçe Çeviri

Sabredenlerdir51; ve sâdıklardır182; ve kanaat398 edenlerdir; ve infak6 edenlerdir; ve istiğfar396 edenlerdir seherlerde397.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 es-sabirine sabredenlerdir الصَّابِرِينَ صبر
2 ve ssadikine ve sadıklardır وَالصَّادِقِينَ صدق
3 velkanitine ve kanaat edenlerdir وَالْقَانِتِينَ قنت
4 velmunfikine ve infak edenlerdir وَالْمُنْفِقِينَ نفق
5 velmustegfirine ve istiğfar edenlerdir وَالْمُسْتَغْفِرِينَ غفر
6 bil-eshari seherlerde بِالْأَسْحَارِ سحر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

istiğfar

Kavram 396

396Mağfiret dilemek, suçlarının bağışlanmasını dilemek.

seher

Kavram 397

397Fecr, tan yeri, şafak, tam karanlığın Güneş'in ilk ışıklarıyla aydınlanmaya başlamasından Güneş'in kendisinin doğması öncesine kadar geçen zaman. Seher vakti sabah salatı vaktidir. Salatın içinde beyin her secde ettiğinde Yüce Allah'tan bağışlanma dilemek gerekir.

Kanaat etmek.

Kavram 398

398Yetinmek. Yüce Allah'ın fazlından/lütfundan aranma/bakınma sonrası Yüce Allah'ın bahşettikleriyle yetinmek. Elindekinden hoşnut olma durumu, yeter bulmak.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 120

Arapça Metin (Harekeli)

413|3|120|إِن تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْ وَإِن تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا۟ بِهَا وَإِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ

Latin Literal

120. İn temseskum hasenetun tesû’hum, ve in tusibkum seyyietun yefrahû bihâ ve in tasbirû ve tettekû lâ yadurrukum keyduhum şey’a(şey’en), innallâhe bi mâ ya’melûne muhît(muhîtun).

Türkçe Çeviri

Eğer dokunsa sizlere bir güzellik; kötülük verir (güzellik) onlara; ve eğer dokunsa sizlere bir kötülük; ferahlarlar onunla; ve eğer sabrederseniz51 ve takvalı21 olursanız; zarar vermez sizlere onların tezgâhları bir şey (-le); doğrusu Allah (onların) yaptıklarını kuşatandır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 temseskum dokunsa sizlere تَمْسَسْكُمْ مسس
3 hasenetun bir güzellik حَسَنَةٌ حسن
4 tesu'hum kötüleşir (güzellik) onlara تَسُؤْهُمْ سوا
5 ve in ve eğer وَإِنْ -
6 tusibkum dokunsa sizlere تُصِبْكُمْ صوب
7 seyyietun bir kötülük سَيِّئَةٌ سوا
8 yefrahu ferahlarlar يَفْرَحُوا فرح
9 biha onunla بِهَا -
10 ve in ve eğer وَإِنْ -
11 tesbiru sabrederseniz تَصْبِرُوا صبر
12 ve tetteku ve takvalı olursanız وَتَتَّقُوا وقي
13 la لَا -
14 yedurrukum zarar vermez sizlere يَضُرُّكُمْ ضرر
15 keyduhum tezgahları onların كَيْدُهُمْ كيد
16 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
17 inne doğrusu إِنَّ -
18 llahe Allah اللَّهَ -
19 bima بِمَا -
20 yea'melune yaptıklarını يَعْمَلُونَ عمل
21 muhitun kuşatmadır مُحِيطٌ حوط

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

418|3|125|بَلَىٰٓ إِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ وَيَأْتُوكُم مِّن فَوْرِهِمْ هَٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُم بِخَمْسَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُسَوِّمِينَ

Latin Literal

125. Belâ in tasbirû ve tettekû ve ye’tûkum min fevrihim hâzâ yumdidkum rabbukum bi hamseti âlâfin minel melâiketi musevvimîn(musevvimîne).

Türkçe Çeviri

Evet! Eğer sabrederseniz51 ve takvalı21 olursanız; ve gelseler (bile) sizlere birdenbire/fevrice şu (anda); destekler sizleri Rabbiniz4 nişanlı meleklerden beş binle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 142

Arapça Metin (Harekeli)

435|3|142|أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ مِنكُمْ وَيَعْلَمَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

142. Em hasibtum en tedhulûl cennete ve lemmâ ya’lemillâhullezîne câhedû minkum ve ya’lemes sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Ya da sandınız (mı) ki girersiniz cennete*; ve bilindik etmeden Allah sizlerden cihat356 etmiş kimseleri; ve bilindik etmeden sabredenleri51.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 hasibtum sandınız حَسِبْتُمْ حسب
3 en ki أَنْ -
4 tedhulu girersiniz تَدْخُلُوا دخل
5 l-cennete cennete الْجَنَّةَ جنن
6 velemma ve وَلَمَّا -
7 yea'lemi bilindik etmeden يَعْلَمِ علم
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
10 cahedu cihat ettiler جَاهَدُوا جهد
11 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
12 ve yea'leme ve bilindik etmeden وَيَعْلَمَ علم
13 s-sabirine sabredenleri الصَّابِرِينَ صبر

Notlar

Not 1

*Cennete girmek mücadele gerektirir; eylem gerektirir. Zorluklara karşı metanetle direnme gerektirir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Cihat etmek

Kavram 356

356Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 146

Arapça Metin (Harekeli)

439|3|146|وَكَأَيِّن مِّن نَّبِىٍّ قَٰتَلَ مَعَهُۥ رِبِّيُّونَ كَثِيرٌ فَمَا وَهَنُوا۟ لِمَآ أَصَابَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَمَا ضَعُفُوا۟ وَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

146. Ve keeyyin min nebiyyin kâtele, meahu rıbbiyyûne kesîr(kesîrun), fe mâ vehenû li mâ asâbehum fî sebîlillâhi ve mâ daufû ve mestekânû vallâhu yuhibbus sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Ve nicedir bir nebiden (ki) katletti35 (o); onun (nebinin) yanındadır birçok rabbânî462; öyle ki gevşemiş değillerdi isabet edene onlara Allah yolunda336; ve zaafa* kapılmış değillerdi; ve boyun eğmiş değillerdi; ve Allah sever sabredenleri51.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve keeyyin ve nicedir وَكَأَيِّنْ -
2 min مِنْ -
3 nebiyyin bir nebiden نَبِيٍّ نبا
4 katele katletti (o) قَاتَلَ قتل
5 meahu onun yanındadır مَعَهُ -
6 ribbiyyune Rabbani رِبِّيُّونَ ربب
7 kesirun birçok كَثِيرٌ كثر
8 fema öyle ki değillerdi فَمَا -
9 vehenu gevşemiş وَهَنُوا وهن
10 lima لِمَا -
11 esabehum isabet edene onlara أَصَابَهُمْ صوب
12 fi فِي -
13 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
14 llahi Allah اللَّهِ -
15 ve ma ve değillerdi وَمَا -
16 deufu zaafa kapılmış ضَعُفُوا ضعف
17 ve ma ve değillerdi وَمَا -
18 stekanu boyun eğmiş اسْتَكَانُوا كين
19 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
20 yuhibbu sever يُحِبُّ حبب
21 s-sabirine sabredenleri الصَّابِرِينَ صبر

Notlar

Not 1

*İrade kaybı, güçsüzlük, eksiklik, düşkünlük.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Rabbânî

Kavram 462

462Sadece Rabba kulluk/kölelik edenler.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 186

Arapça Metin (Harekeli)

479|3|186|لَتُبْلَوُنَّ فِىٓ أَمْوَٰلِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ أَذًى كَثِيرًا وَإِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ

Latin Literal

186. Le tublevunne fî emvâlikum ve enfusikum ve le tesmeunne minellezîne ûtûl kitâbe min kablikum ve minellezîne eşrakû ezen kesîrâ(kesîran), ve in tasbirû ve tettekû fe inne zâlike min azmil umûr(umûri).

Türkçe Çeviri

Mutlak belalandırılırsınız256 mallarınızda ve nefislerinizde201; mutlak işitirsiniz çokça bir eziyet/inciten kimselerden (ki) verildiler kitap135 sizlerden önce ve kimselerden (ki) şirk koşarlar71; ve eğer sabrederseniz51; ve takvalı21 olursanız öyle ki doğrusu işte budur azmi gerektiren emirler/işler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 letublevunne mutlak belalandırılırsınız لَتُبْلَوُنَّ بلو
2 fi فِي -
3 emvalikum mallarınızda أَمْوَالِكُمْ مول
4 ve enfusikum ve nefislerinizde وَأَنْفُسِكُمْ نفس
5 veletesmeunne mutlak işitirisiniz وَلَتَسْمَعُنَّ سمع
6 mine مِنَ -
7 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
8 utu verildiler أُوتُوا اتي
9 l-kitabe Kitap الْكِتَابَ كتب
10 min مِنْ -
11 kablikum sizden önce قَبْلِكُمْ قبل
12 ve mine ve وَمِنَ -
13 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
14 eşraku şirk koş أَشْرَكُوا شرك
15 ezen eziyet/inciten أَذًى اذي
16 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
17 ve in ve eğer وَإِنْ -
18 tesbiru sabrederseniz تَصْبِرُوا صبر
19 ve tetteku ve takvalı olursanız وَتَتَّقُوا وقي
20 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
21 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
22 min مِنْ -
23 azmi azmi gerektiren عَزْمِ عزم
24 l-umuri işlerdir الْأُمُورِ امر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Bela

Kavram 256

256Test, deneme amaçlı Yüce Allah katından gelen sıkıntı, felaket, bela, zor bir durum.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 200

Arapça Metin (Harekeli)

493|3|200|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱصْبِرُوا۟ وَصَابِرُوا۟ وَرَابِطُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Latin Literal

200. Yâ eyyuhellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettekûllâhe leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Sabredin51; ve yarışın sabırda51; ve bağlanın*; ve takvalı21 olun Allah’a; belki sizler felaha326 ulaşırsınız.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 sbiru sabredin اصْبِرُوا صبر
5 ve sabiru ve yarışın sabırda وَصَابِرُوا صبر
6 ve rabitu ve bağlanın وَرَابِطُوا ربط
7 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
8 llahe Allah’a اللَّهَ -
9 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
10 tuflihune felaha ulaşırsınız تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Tutunmak, ayakları yere sağlam basmak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

6. En'âm Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

823|6|34|وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِّن قَبْلِكَ فَصَبَرُوا۟ عَلَىٰ مَا كُذِّبُوا۟ وَأُوذُوا۟ حَتَّىٰٓ أَتَىٰهُمْ نَصْرُنَا وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِ ٱللَّهِ وَلَقَدْ جَآءَكَ مِن نَّبَإِى۟ ٱلْمُرْسَلِينَ

Latin Literal

34. Ve lekad kuzzibet rusulun min kablike fe saberû alâ mâ kuzzibû ve ûzû hattâ etâhum nasrunâ, ve lâ mubeddile li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), ve lekad câeke min nebeil murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun yalanlandı resûller418 senden önce; öyle ki sabrettiler51 yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı; ta ki geldi onlara yardımımız; ve olmaz bir mübadele/değişim* Allah'ın kelimelerine; ve ant olsun geldi sana gönderilmişlerin haberinden.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 kuzzibet yalanlandı كُذِّبَتْ كذب
3 rusulun resûller رُسُلٌ رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 fesaberu öyle ki sabrettiler فَصَبَرُوا صبر
7 ala karşı عَلَىٰ -
8 ma مَا -
9 kuzzibu yalanlanmalarına كُذِّبُوا كذب
10 ve uzu ve eziyet edilmelerine وَأُوذُوا اذي
11 hatta ta ki حَتَّىٰ -
12 etahum geldi onlara أَتَاهُمْ اتي
13 nesruna yardımımız نَصْرُنَا نصر
14 ve la ve olmaz وَلَا -
15 mubeddile mübadele/değişim مُبَدِّلَ بدل
16 likelimati kelimelerine لِكَلِمَاتِ كلم
17 llahi Allah'ın اللَّهِ -
18 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
19 ca'eke geldi sana جَاءَكَ جيا
20 min مِنْ -
21 nebei haberinden نَبَإِ نبا
22 l-murseline gönderilmişlerin الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Tüm resûller Yüce Allah'ın tek dini olan İslam'ı getirmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

7. A'râf Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

1041|7|87|وَإِن كَانَ طَآئِفَةٌ مِّنكُمْ ءَامَنُوا۟ بِٱلَّذِىٓ أُرْسِلْتُ بِهِۦ وَطَآئِفَةٌ لَّمْ يُؤْمِنُوا۟ فَٱصْبِرُوا۟ حَتَّىٰ يَحْكُمَ ٱللَّهُ بَيْنَنَا وَهُوَ خَيْرُ ٱلْحَٰكِمِينَ

Latin Literal

87. Ve in kâne tâifetun minkum âmenû billezî ursiltu bihî ve tâifetun lem yu’minû fasbirû hattâ yahkumallâhu beynenâ, ve huve hayrul hâkimîn(hâkimîne).

Türkçe Çeviri

"Ve eğer olduysa sizlerden bir tayfa* (ki) iman47 ettiler kendisiyle gönderildiğime; ve bir tayfa* (ki) asla iman47 etmezler; öyle ki sabredin51; ta ki hükmeder Allah aramızda; ve O hayırlısıdır hükmedenlerin."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 kane olduysa كَانَ كون
3 taifetun bir tayfa طَائِفَةٌ طوف
4 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
5 amenu iman ettiler امَنُوا امن
6 billezi' بِالَّذِي -
7 ursiltu gönderildiğime أُرْسِلْتُ رسل
8 bihi kendisiyle بِهِ -
9 ve taifetun ve bir tayfa وَطَائِفَةٌ طوف
10 lem asla لَمْ -
11 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
12 fesbiru öyle ki sabredin فَاصْبِرُوا صبر
13 hatta taki حَتَّىٰ -
14 yehkume hükmeder يَحْكُمَ حكم
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 beynena aramızda بَيْنَنَا بين
17 ve huve ve O وَهُوَ -
18 hayru hayırlısıdır خَيْرُ خير
19 l-hakimine hükmedenlerin الْحَاكِمِينَ حكم

Notlar

Not 1

*Grup.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

7. A'râf Suresi

Ayet 126

Arapça Metin (Harekeli)

1080|7|126|وَمَا تَنقِمُ مِنَّآ إِلَّآ أَنْ ءَامَنَّا بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا لَمَّا جَآءَتْنَا رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ

Latin Literal

126. Ve mâ tenkımu minnâ illâ en âmennâ bi âyâti rabbinâ lemmâ câetnâ, rabbenâ efrıg aleynâ sabren ve teveffenâ muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

"Ve intikam alır değilsin bizden dışında ki iman47 ettik Rabbimizin4 ayetlerine237 geldiğinde o* bizlere; Rabbimiz4! Boşalt üzerimize bir sabır51; ve vefat621 ettir bizleri müslim45 (olarak)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilsin وَمَا -
2 tenkimu intikam alır تَنْقِمُ نقم
3 minna bizden مِنَّا -
4 illa dışında إِلَّا -
5 en kli أَنْ -
6 amenna iman ettik امَنَّا امن
7 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
8 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
9 lemma لَمَّا -
10 ca'etna geldiğinde bizlere جَاءَتْنَا جيا
11 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
12 efrig boşalt أَفْرِغْ فرغ
13 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
14 sabran bir sabır صَبْرًا صبر
15 ve teve ffena ve vefat ettir bizleri وَتَوَفَّنَا وفي
16 muslimine müslim (olarak) مُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Ayet.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Vefat

Kavram 621

621Vefat ölümden farklıdır. Bilincin aktif olduğu beynin korteks kısmının işlevlerinin talamus tarafından devreden çıkarılmasıdır. İlkel işlevler devam eder. Soluma, kalp atışı vb. Yüce Allah uykunun bir vefat olduğunu bizlere bildirmiştir. Ölüm gerçekleşmeden önce mutlaka vefat gerçekleşir. Her vefat ölümle sonlanmaz. Yüce Allah yolunda katledilenlerin ve müminlerin ölmeden vefat ettirildiği Kur'an'ımızda bizlere bildirilmiştir. Resûl Îsâ'nın da vefat ettirildiği ancak ölmediği ortadadır. Bu kimseler Rableri indinde rızıklandırılırlar.  6:60 ayetinde "...sonra diriltir sizleri orada.." buyrulmuştur. Orada kelimesi yeri/arzı/yeryüzünü işaret eder. Anlaşılır ki uykudaki vefat sürecinde bilincin kaybolmasını ve geri yüklenmesini sağlayan talamus bölgesi kuantum seviyesinde yeri de kapsayan evrenle direkt olarak ilişkilidir.  

7. A'râf Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

1082|7|128|قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ ٱسْتَعِينُوا۟ بِٱللَّهِ وَٱصْبِرُوٓا۟ إِنَّ ٱلْأَرْضَ لِلَّهِ يُورِثُهَا مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَٱلْعَٰقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ

Latin Literal

128. Kâle mûsâ li kavmihisteînû billâhi vasbirû, innel arda lillâhi yûrisuhâ men yeşâu min ibâdih(ibâdihî), vel âkıbetu lil muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

Dedi Mûsâ kavmine/toplumuna: "Çağırın Allah’ı; ve sabredin51; doğrusu yer Allah’adır; varis eder onu* kullarından dilediği kimseye; ve akıbet892 muttakileredir17."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 likavmihi kavmine/toplumuna لِقَوْمِهِ قوم
4 steiynu çağırın اسْتَعِينُوا عون
5 billahi Allah’ı بِاللَّهِ -
6 vesbiru ve sabredin وَاصْبِرُوا صبر
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 l-erde yer الْأَرْضَ ارض
9 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
10 yurisuha varis eder ona يُورِثُهَا ورث
11 men kimseyi مَنْ -
12 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
13 min مِنْ -
14 ibadihi kullarından عِبَادِهِ عبد
15 vel'aakibetu ve akıbeti وَالْعَاقِبَةُ عقب
16 lilmuttekine mutakileredir لِلْمُتَّقِينَ وقي

Notlar

Not 1

*Yer.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Muttaki

Kavram 17

17Takva sahipleri/Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı her şeyden sakınanlar.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

8. Enfâl Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

1206|8|46|وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَنَٰزَعُوا۟ فَتَفْشَلُوا۟ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَٱصْبِرُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

46. Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Ve itaat edin Allah'a ve resûlüne76; ve çekişmeyin; öyle ki cesaretinizi kaybedersiniz ve gider canlılığınız*; ve sabredin51; doğrusu Allah beraberdir sabredenlerle51.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
2 llahe Allah'a اللَّهَ -
3 ve rasulehu ve resûlüne وَرَسُولَهُ رسل
4 ve la ve وَلَا -
5 tenazeu çekişmeyin تَنَازَعُوا نزع
6 fetefşelu öyle ki cesaretinizi kaybedersiniz فَتَفْشَلُوا فشل
7 ve tezhebe ve gider وَتَذْهَبَ ذهب
8 rihukum canlılığınız رِيحُكُمْ روح
9 vesbiru ve sabredin وَاصْبِرُوا صبر
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 mea beraberdir مَعَ -
13 s-sabirine sabredenlerle الصَّابِرِينَ صبر

Notlar

Not 1

*Enerjiniz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

8. Enfâl Suresi

Ayet 66

Arapça Metin (Harekeli)

1226|8|66|ٱلْـَٰٔنَ خَفَّفَ ٱللَّهُ عَنكُمْ وَعَلِمَ أَنَّ فِيكُمْ ضَعْفًا فَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُمْ أَلْفٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفَيْنِ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

66. El’âne haffefallâhu ankum ve alime enne fîkum da’fâ(da’fen), fe in yekun minkum mietun sâbiretun yaglibû mieteyn(mieteyni), ve in yekun minkum elfun yaglibû elfeyni bi iznillâh(iznillâhi), vallâhu meas sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Şimdi hafifletti Allah sizden; ve bildi ki sizlerdedir bir zaaf*; öyle ki eğer olursa sizlerden sabreden51 bir yüz**; galip gelir iki yüze**; ve eğer olursa sizlerden bir bin*** galip gelir iki bine*** Allah'ın izniyle; ve Allah beraberdir sabredenlerle.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-ane şimdi الْانَ -
2 haffefe hafifletti خَفَّفَ خفف
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 ankum sizden عَنْكُمْ -
5 ve alime ve bildi وَعَلِمَ علم
6 enne ki أَنَّ -
7 fikum sizlerdeki فِيكُمْ -
8 dea'fen zaafı ضَعْفًا ضعف
9 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
10 yekun olursa يَكُنْ كون
11 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
12 miaetun bie yüz مِائَةٌ ماي
13 sabiratun sabreden صَابِرَةٌ صبر
14 yeglibu galip gelir يَغْلِبُوا غلب
15 miaeteyni iki yüze مِائَتَيْنِ ماي
16 ve in ve eğer وَإِنْ -
17 yekun olursa يَكُنْ كون
18 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
19 elfun bir bin أَلْفٌ الف
20 yeglibu galip gelir يَغْلِبُوا غلب
21 elfeyni iki bine أَلْفَيْنِ الف
22 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
25 mea beraberdir مَعَ -
26 s-sabirine sabredenlerle الصَّابِرِينَ صبر

Notlar

Not 1

*Düşkünlük, eksiklik.**100/200 yani 1/2 oranı (+). Sabreden kimselerin kâfirlere karşı galip gelme oranı. Dikkat! Anlarız ki müminlerin içinde %100 mümin olamamış kimseler vardır. Zaaf imandaki eksikliktir.***1000/2000 yani yine 1/2 oranı (+). Sabreden kimselerin kâfirlere karşı galip gelme oranı. Dikkat! Anlarız ki müminlerin içinde %100 mümin olamamış kimseler vardır. Zaaf imandaki eksikliktir.****Önemli olan sayı değil kalitedir. Sabreden ancak %100 imanlı olamayan zaaflı bir toplum da sayıca kendisinden üstün olan (1/2) toplumlara karşı galip gelebilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

10. Yunus Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

1471|10|109|وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَٱصْبِرْ حَتَّىٰ يَحْكُمَ ٱللَّهُ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْحَٰكِمِينَ

Latin Literal

109. Vettebi’ mâ yûhâ ileyke vasbir hattâ yahkumallâh(yahkumallâhu), ve huve hayrul hâkimîn(hâkimîne).

Türkçe Çeviri

Ve tabi ol vahyedilene603 üzerine; ve sabret51; ta ki hükmeder Allah; ve O hayırlısıdır hâkimlerin821.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vettebia' ve tabi ol وَاتَّبِعْ تبع
2 ma مَا -
3 yuha vahyedilen يُوحَىٰ وحي
4 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
5 vesbir ve sabret وَاصْبِرْ صبر
6 hatta ta ki حَتَّىٰ -
7 yehkume hükmeder يَحْكُمَ حكم
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 ve huve ve O وَهُوَ -
10 hayru hayırlısıdır خَيْرُ خير
11 l-hakimine hâkimlerin الْحَاكِمِينَ حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Hâkim

Kavram 821

821Yargıç, başta gelen, başta olan, baskın çıkan, egemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçiren, baskın.

11. Hûd Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

1482|11|11|إِلَّا ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

Latin Literal

11. İllellezîne saberû ve amilûs sâlihât(sâlihâti), ûlâike lehum magfiretun ve ecrun kebîr(kebîrun).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler (ki) sabrettiler51 ve yaptılar sâlihât18; işte bunlar; onlaradır bir mağfiret319 ve büyük bir ecir820.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ellezine kimseler ki() الَّذِينَ -
3 saberu sabrettiler صَبَرُوا صبر
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati sâlihât الصَّالِحَاتِ صلح
6 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
7 lehum onlaradır لَهُمْ -
8 megfiratun bir mağfiret مَغْفِرَةٌ غفر
9 ve ecrun ve bir ecir وَأَجْرٌ اجر
10 kebirun büyük كَبِيرٌ كبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

11. Hûd Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

1520|11|49|تِلْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهَآ إِلَيْكَ مَا كُنتَ تَعْلَمُهَآ أَنتَ وَلَا قَوْمُكَ مِن قَبْلِ هَٰذَا فَٱصْبِرْ إِنَّ ٱلْعَٰقِبَةَ لِلْمُتَّقِينَ

Latin Literal

49. Tilke min enbâil gaybi nûhîhâ ileyk(ileyke), mâ kunte ta’lemuhâ ente ve lâ kavmuke min kabli hâzâ, fasbır, innel âkıbete lil muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

İşte şu (ki) gayb62 haberlerindendir; vahy603 ederiz onu* üzerine; olmuş değildin bilir onu* sen** ve ne de senin kavmin/toplumun öncesinde bunun; öyle ki sabret51; doğrusu akıbet892 takva21 sahiplerinedir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şu تِلْكَ -
2 min مِنْ -
3 enba'i haberlerindendir أَنْبَاءِ نبا
4 l-gaybi gayb الْغَيْبِ غيب
5 nuhiha vahy ederiz onu نُوحِيهَا وحي
6 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
7 ma değildin مَا -
8 kunte olmuş كُنْتَ كون
9 tea'lemuha bilir onu تَعْلَمُهَا علم
10 ente sen أَنْتَ -
11 ve la ve ne de وَلَا -
12 kavmuke senin kavmin قَوْمُكَ قوم
13 min مِنْ -
14 kabli öncesinde قَبْلِ قبل
15 haza bunun هَٰذَا -
16 fesbir öyle ki sabret فَاصْبِرْ صبر
17 inne doğrusu إِنَّ -
18 l-aakibete akibet الْعَاقِبَةَ عقب
19 lilmuttekine takva sahiplerinedir لِلْمُتَّقِينَ وقي

Notlar

Not 1

*Gaybı.**Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

11. Hûd Suresi

Ayet 115

Arapça Metin (Harekeli)

1586|11|115|وَٱصْبِرْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ

Latin Literal

115. Vasbir fe innallâhe lâ yudîu ecrel muhsinîn(muhsinîne).

Türkçe Çeviri

Ve sabret51; öyle ki doğrusu Allah zayi etmez* muhsinlerin294 ecrini820.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesbir ve sabret وَاصْبِرْ صبر
2 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
3 llahe Allah اللَّهَ -
4 la لَا -
5 yudiu zayi etmez يُضِيعُ ضيع
6 ecra ecrini أَجْرَ اجر
7 l-muhsinine muhsinlerin الْمُحْسِنِينَ حسن

Notlar

Not 1

*Gidermez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Muhsin

Kavram 294

294Güzel işler yapan, güzelleştiren.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

12. Yusuf Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

1612|12|18|وَجَآءُو عَلَىٰ قَمِيصِهِۦ بِدَمٍ كَذِبٍ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ أَنفُسُكُمْ أَمْرًا فَصَبْرٌ جَمِيلٌ وَٱللَّهُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ

Latin Literal

18. Ve câû alâ kamîsıhî bi demin kezib(kezibin), kâle bel sevvelet lekum enfusukum emrâ(emren), fe sabrun cemîl(cemîlun), vallâhul musteânu alâ mâ tesıfûn(tesıfûne).

Türkçe Çeviri

Ve geldiler onun* gömleğine karşı** yalandan bir kanla; dedi***: "Evet! Ayartmış sizleri nefisleriniz201 bir emre200; öyle ki bir cemîl930 bir sabırdır51****; ve Allah Müsteân'dır1134 vasıflandırdığınıza1135 karşı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ca'u ve geldiler وَجَاءُوا جيا
2 ala karşı عَلَىٰ -
3 kamisihi onun gömleğine قَمِيصِهِ قمص
4 bidemin bir kanla بِدَمٍ دمو
5 kezibin bir yalan كَذِبٍ كذب
6 kale dedi قَالَ قول
7 bel evet بَلْ -
8 sevvelet ayartmış سَوَّلَتْ سول
9 lekum sizleri لَكُمْ -
10 enfusukum nefisleriniz أَنْفُسُكُمْ نفس
11 emran bir emre أَمْرًا امر
12 fesabrun öyle ki bir sabırdır فَصَبْرٌ صبر
13 cemilun bir cemîl جَمِيلٌ جمل
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 l-musteaanu yardım/destek istenendir الْمُسْتَعَانُ عون
16 ala kaşı عَلَىٰ -
17 ma مَا -
18 tesifune vasıflandırdığınıza/tasvir ettiğinize تَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1

*Yûsuf'un.**Gömleğin üzerine sürülmüş.***Yakûb.****Bana düşen; gerekir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

emir, emretmek

Kavram 200

200Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.  

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Cemîl

Kavram 930

930Güzel, zarif, incelikli, sevimli, hoş, yakışıklı.

Müsteân

Kavram 1134

1134Yardım talep edilen, destek talep edilen, aktif yardım talep edilen, bir işi tek başına yapamayana, o işi yapabilir hale gelmesi için aktif destek veren. Bu yardım  sürece katılan, işi birlikte taşıyan, yükü paylaşan bir yardımdır.  

Vasıflandırmak

Kavram 1135

1135Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

12. Yusuf Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

1684|12|90|قَالُوٓا۟ أَءِنَّكَ لَأَنتَ يُوسُفُ قَالَ أَنَا۠ يُوسُفُ وَهَٰذَآ أَخِى قَدْ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَآ إِنَّهُۥ مَن يَتَّقِ وَيَصْبِرْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ

Latin Literal

90. Kâlû e inneke le ente yûsuf(yûsufu), kâle ene yûsufu ve hâzâ ahî kad mennallâhu aleynâ, innehu men yettekı ve yasbir fe innallâhe lâ yudî’u ecrel muhsinîn(muhsinîne).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Doğrusu sen misin? Mutlak ki sensin Yûsuf!"; Dedi**: "Benim Yûsuf; ve bu da kardeşimdir; muhakkak minnet*** gösterdi Allah bizlere; doğrusu o (ki) kim takvalı21 olur ve sabreder51; öyle ki doğrusu Allah zayi etmez**** muhsinlerin294 ecrini820."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 einneke doğrusu sen misin? أَإِنَّكَ -
3 leente mutlak sensin لَأَنْتَ -
4 yusufu Yûsuf يُوسُفُ -
5 kale dedi قَالَ قول
6 ena benim أَنَا -
7 yusufu Yûsuf يُوسُفُ -
8 ve haza ve bu da وَهَٰذَا -
9 ehi kardeşimdir أَخِي اخو
10 kad muhakkak قَدْ -
11 menne minnet gösterdi مَنَّ منن
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
14 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
15 men kim مَنْ -
16 yetteki takvalı olur يَتَّقِ وقي
17 ve yesbir ve sabreder وَيَصْبِرْ صبر
18 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 la لَا -
21 yudiu zayi etmez يُضِيعُ ضيع
22 ecra ecrini أَجْرَ اجر
23 l-muhsinine muhsinlerin الْمُحْسِنِينَ حسن

Notlar

Not 1

*Yûsuf'un kardeşleri.**Yûsuf.***Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma.****Gidermez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Muhsin

Kavram 294

294Güzel işler yapan, güzelleştiren.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

13. Ra'd Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

1727|13|22|وَٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَءُونَ بِٱلْحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى ٱلدَّارِ

Latin Literal

22. Vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim ve ekâmûs salâte ve enfekû mimmâ rezaknâhum sirren ve alâniyeten ve yedreûne bil hasenetis seyyiete ulâike lehum ukbed dâr(dâri).

Türkçe Çeviri

Ve kimselerdir (ki) sabrettiler51; arayanlardır Rablerinin4 yüzünü; ve ikame572 ettiler salâtı5; ve infak ettiler6 rızıklandırdığımızdan onları sırlı/gizlice ve alenen/bildirerek; ve savarlar/defederler güzellikle rezilliği/iğrençliği; işte bunlar; onlaradır diyarın** sonu*.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>13:22.&nbsp;Ve o kimseler, sabırla Rabb’lerine yönelirler ve salâtı ikâme ederler<sup>1</sup>, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak<sup>2</sup>&nbsp;ederler, kötülüğü iyilikle savarlar; dünya yurdunun sonucu onlar içindir.1-&nbsp;Salat, ibadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır.&nbsp;1-&nbsp;İhtiyacı olanlara karşılıksız yardım etmek.13:22.&nbsp;And those who were patient desiring their Lord’s direction/face , and kept up the prayers, and they spent from what We provided for them secretly and openly/publicly , and they drive away/repel the sin/crime with the good/goodness, those, for them (are) the home’s/house’s end/turn (result).</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 saberu sabrederler/metanetle direnirler صَبَرُوا صبر
3 btiga'e arayan ابْتِغَاءَ بغي
4 vechi yüzünü وَجْهِ وجه
5 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
6 ve ekamu ve diktiler/ayağa kaldırdılar وَأَقَامُوا قوم
7 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
8 ve enfeku ve infak ettiler/harcadılar وَأَنْفَقُوا نفق
9 mimma مِمَّا -
10 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
11 sirran sırlı şekilde/gizlice سِرًّا سرر
12 ve alaniyeten ve alenen/bildirerek وَعَلَانِيَةً علن
13 ve yedra'une ve savarlar/defederler وَيَدْرَءُونَ درا
14 bil-haseneti güzellikle بِالْحَسَنَةِ حسن
15 s-seyyiete rezilliği/iğrençliği السَّيِّئَةَ سوا
16 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
17 lehum onlaradır لَهُمْ -
18 ukba sonu عُقْبَى عقب
19 d-dari diyarın/yurdun الدَّارِ دور

Notlar

Not 1

*Selam diyarı/yurdu sonrası girilecek olan son yurt/diyar olan cennet yurdu/diyarı.**Yurdun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

13. Ra'd Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1729|13|24|سَلَٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى ٱلدَّارِ

Latin Literal

24. Selâmun aleykum bi mâ sabertum fe ni’me ukbed dâr(dâri).

Türkçe Çeviri

"Bir selâmdır98 üzerinize; sabretmenize51 karşılık; öyle ki ne muhteşemdir akıbeti892 diyarın*."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 selamun bir selamdır سَلَامٌ سلم
2 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
3 bima karşılık بِمَا -
4 sabertum sabretmenize صَبَرْتُمْ صبر
5 fe nia'me öyle ki ne muhteşemdir فَنِعْمَ نعم
6 ukba akibeti عُقْبَى عقب
7 d-dari diyarın الدَّارِ دور

Notlar

Not 1

*Yurdun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Selâm

Kavram 98

98Esenlik-güven bahşeden.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

14. İbrahim Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

1753|14|5|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ أَنْ أَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرْهُم بِأَيَّىٰمِ ٱللَّهِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

Latin Literal

5. Ve le kad erselnâ mûsâ bi âyâtinâ en ahric kavmeke minez zulumâti ilen nûri, ve zekkirhum bi eyyâmillâh(eyyâmillâhi), inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gönderdik Mûsâ’yı ayetlerimizle* ki çıkarır kavmini/toplumunu karanlıklardan nura** doğru; ve zikreder78 onlara Allah'ın günlerini981; doğrusu bundadır mutlak ayetler287 her bir sabredene51; şükredene43.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 musa Mûsâ’yı مُوسَىٰ -
4 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
5 en ki أَنْ -
6 ehric çıkarır أَخْرِجْ خرج
7 kavmeke kavmini قَوْمَكَ قوم
8 mine مِنَ -
9 z-zulumati karanlıklardan الظُّلُمَاتِ ظلم
10 ila doğru إِلَى -
11 n-nuri nura النُّورِ نور
12 ve zekkirhum ve zikreder onlara وَذَكِّرْهُمْ ذكر
13 bieyyami günlerini بِأَيَّامِ يوم
14 llahi Allah'ın اللَّهِ -
15 inne doğrusu إِنَّ -
16 fi فِي -
17 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
18 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
19 likulli her bir لِكُلِّ كلل
20 sabbarin sabredene صَبَّارٍ صبر
21 şekurin şükredene شَكُورٍ شكر

Notlar

Not 1

*Mûsâ'ya verilen 9 ayet ve Tevrât'ın ayetleri.**Aydınlığa.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr

Kavram 43

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Allah'ın günlerini zikreden Mûsâ.

Kavram 981

981Yüce Allah 14:5 ayetinde Mûsâ'nın İsrailoğullarına Allah'ın günlerini hatırlattığını bildirmiştir. Allah'ın yolunda (tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu; kutsal kitapların öğretilerinin yolu) yürünen, yaşanan günler Yüce Allah'ın günleridir.   

14. İbrahim Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

1760|14|12|وَمَا لَنَآ أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى ٱللَّهِ وَقَدْ هَدَىٰنَا سُبُلَنَا وَلَنَصْبِرَنَّ عَلَىٰ مَآ ءَاذَيْتُمُونَا وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

Latin Literal

12. Ve mâ lenâ ellâ netevekkele alâllâhi ve kad hedânâ subulenâ, ve le nasbirenne alâ mâ âzeytumûnâ, ve alâllâhi fel yetevekkelil mutevekkilûn (mutevekkilûne).

Türkçe Çeviri

"Ve nedir bizlere* (olan) ki tevekkül79 etmeyiz Allah'a karşı; ve muhakkak kılavuzladı192** yollarımızı; ve mutlak sabrederiz51 eziyet ettiğinize karşı bizlere; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül79 etsinler tevekkül79 edenler."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve nedir وَمَا -
2 lena bizlere لَنَا -
3 ella ki أَلَّا -
4 netevekkele tevekkül etmeyiz نَتَوَكَّلَ وكل
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 vekad ve muhakkak وَقَدْ -
8 hedana doğru yola kılavuzladı هَدَانَا هدي
9 subulena yollarımızı سُبُلَنَا سبل
10 velenesbiranne ve mutlak sabrederiz وَلَنَصْبِرَنَّ صبر
11 ala karşı عَلَىٰ -
12 ma مَا -
13 azeytumuna eziyet ettiğinize bizlere اذَيْتُمُونَا اذي
14 ve ala ve karşı وَعَلَى -
15 llahi Allah'a اللَّهِ -
16 felyetevekkeli öyle ki tevekkül etsinler فَلْيَتَوَكَّلِ وكل
17 l-mutevekkilune tevekkül edenler الْمُتَوَكِّلُونَ وكل

Notlar

Not 1

*Resûller.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

16. Nahl Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

1941|16|42|ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Latin Literal

42. Ellezîne saberû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) sabrettiler51; ve Rablerine4 karşı tevekkül79 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 saberu sabrettiler صَبَرُوا صبر
3 ve ala ve karşı وَعَلَىٰ -
4 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
5 yetevekkelune tevekkül ederler يَتَوَكَّلُونَ وكل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

16. Nahl Suresi

Ayet 96

Arapça Metin (Harekeli)

1995|16|96|مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍ وَلَنَجْزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓا۟ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Latin Literal

96. Mâ ındekum yenfedu ve mâ ındallâhi bâk(bâkın), ve le necziyennellezîne saberû ecrehum bi ahseni mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

İndinizdeki/yanınızdaki tükenir; Allah'ın indindeki/yanındaki bir bakidir567; ve mutlak cezalandırırız63 sabretmiş51 kimseleri ecirlerine820 (karşı); yapar olduklarının daha güzeliyle*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma مَا -
2 indekum indinizdeki/yanınızdaki عِنْدَكُمْ عند
3 yenfedu tükenir يَنْفَدُ نفد
4 ve ma bulunan ise وَمَا -
5 inde indedeki عِنْدَ عند
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 bakin bir bakidir بَاقٍ بقي
8 velenecziyenne ve mutlak cezalandırırız وَلَنَجْزِيَنَّ جزي
9 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
10 saberu sabrettiler صَبَرُوا صبر
11 ecrahum ecirlerine أَجْرَهُمْ اجر
12 biehseni daha güzeliyle بِأَحْسَنِ حسن
13 ma مَا -
14 kanu olduklarına كَانُوا كون
15 yea'melune yaparlar يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Rabbimiz hak edenlere hak ettiği ecirden daha güzelini verecektir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Baki

Kavram 567

567Bir şeyden artan, geriye kalan, kalıcı olan.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

16. Nahl Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

2009|16|110|ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا فُتِنُوا۟ ثُمَّ جَٰهَدُوا۟ وَصَبَرُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

110. Summe inne rabbeke lillezîne hâcerû min ba’di mâ futinû summe câhedû ve saberû inne rabbeke min ba’dihâ le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Sonra doğrusu (senin) Rabbin4 kimselere* (ki) hicret355 ettiler fitnelendirildiklerinin610** ardından; sonra cihat356 ettiler ve sabrettiler51; doğrusu (senin) Rabbin4 onun** ardından mutlak bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
4 lillezine kimselere (ki) لِلَّذِينَ -
5 haceru hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
6 min مِنْ -
7 bea'di ardından بَعْدِ بعد
8 ma مَا -
9 futinu fitnelendirildikleri فُتِنُوا فتن
10 summe sonra ثُمَّ -
11 cahedu cihat ettiler جَاهَدُوا جهد
12 ve saberu ve sabrettiler وَصَبَرُوا صبر
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
15 min مِنْ -
16 bea'diha ardından onun بَعْدِهَا بعد
17 legafurun mutlak bir Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
18 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Senin Rabbin o kimselere mutlak bir Gafûr’dur; bir Rahîm’dir.**Sınav, test, deneme kapsamında zorlanmalarının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Hicret etmek.

Kavram 355

355Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Cihat etmek

Kavram 356

356Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Fitne.

Kavram 610

610Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

16. Nahl Suresi

Ayet 126

Arapça Metin (Harekeli)

2025|16|126|وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا۟ بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِۦ وَلَئِن صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِّلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

126. Ve in âkabtum fe âkıbû bi misli mâ ûkıbtum bih(bihî), ve le in sabertum le huve hayrun lis sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer neticelendirdilerse* sizleri öyle ki neticelendirin* onları misliyle870 sizleri neticelendirdiklerine* (karşı) kendisiyle; ve şayet sabrederseniz51 mutlak ki o bir hayırdır sabredenlere51.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 aakabtum neticelendirdilerse sizlere عَاقَبْتُمْ عقب
3 feaakibu öyle ki neticelendirin فَعَاقِبُوا عقب
4 bimisli misliyle بِمِثْلِ مثل
5 ma مَا -
6 ukibtum sizleri neticelendirdiklerine عُوقِبْتُمْ عقب
7 bihi kendisiyle بِهِ -
8 velein ve şayet وَلَئِنْ -
9 sabertum sabdederseniz صَبَرْتُمْ صبر
10 lehuve mutlak ki o لَهُوَ -
11 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
12 lissabirine sabredenlere لِلصَّابِرِينَ صبر

Notlar

Not 1

*Akıbetine kadar devam edip neticelendirmek. Sonuna kadar ilerlemek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

16. Nahl Suresi

Ayet 127

Arapça Metin (Harekeli)

2026|16|127|وَٱصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ فِى ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ

Latin Literal

127. Vasbır ve mâ sabruke illâ billâhi ve lâ tahzen aleyhim ve lâ teku fî daykın mimmâ yemkurûn(yemkurûne).

Türkçe Çeviri

Ve sabret51; ve senin sabrın51 değildir Allah’la* (olması) dışında; ve hüzünlenme onlara; ve olma bir sıkıntıda tuzak kurduklarından (dolayı).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesbir ve sabret وَاصْبِرْ صبر
2 ve ma ve değildir وَمَا -
3 sabruke sabrın senin صَبْرُكَ صبر
4 illa dışında إِلَّا -
5 billahi Allah’la بِاللَّهِ -
6 ve la ve وَلَا -
7 tehzen hüzünlenme تَحْزَنْ حزن
8 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
9 ve la ve وَلَا -
10 teku olma تَكُ كون
11 fi فِي -
12 deykin sıkıntıda ضَيْقٍ ضيق
13 mimma مِمَّا -
14 yemkurune tuzak kurduklarından يَمْكُرُونَ مكر

Notlar

Not 1

*Tek tanrıcıların sabrı mutlak ki Yüce Allah'ladır. Rabbimiz sabredenlerle birlikte olduğunu apaçık bildirmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

18. Kehf Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

2166|18|28|وَٱصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُۥ عَن ذِكْرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمْرُهُۥ فُرُطًا

Latin Literal

28. Vasbır nefseke meallezîne yed’ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vechehu ve lâ ta’du aynâke anhum, turîdu zînetel hayâtid dunyâ ve lâ tutı’ men agfelnâ kalbehu an zikrinâ vettebea hevâhu ve kâne emruhu furutâ(furutan).

Türkçe Çeviri

Ve sabret51* kendi nefsine201; kimselerle beraber (ki) çağırırlar219 Rablerini4 sabahla ve akşamla; arzularlar yüzünü O’nun**; ve çevirme iki gözünü onlardan*** arzulayarak ziynetini856 dünya hayatının; ve itaat etme kimseye (ki) gâfil310 ettik kalbini onun zikrimizden78; ve tâbi oldu hevâsına278; ve oldu emri/işi onun**** bir sınırı aşan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesbir ve sabret وَاصْبِرْ صبر
2 nefseke kendi nefsine نَفْسَكَ نفس
3 mea beraber مَعَ -
4 ellezine kimselerle الَّذِينَ -
5 yed'une çağırırlar يَدْعُونَ دعو
6 rabbehum Rablerini رَبَّهُمْ ربب
7 bil-gadati sabahla بِالْغَدَاةِ غدو
8 vel'aşiyyi ve akşam وَالْعَشِيِّ عشو
9 yuridune arzularlar يُرِيدُونَ رود
10 vechehu yününü O’nun وَجْهَهُ وجه
11 ve la ve وَلَا -
12 tea'du çevirme تَعْدُ عدو
13 aynake iki gözünü عَيْنَاكَ عين
14 anhum onlardan عَنْهُمْ -
15 turidu arzulayarak تُرِيدُ رود
16 zinete zinetini زِينَةَ زين
17 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
18 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
19 ve la ve وَلَا -
20 tutia' itaat etme تُطِعْ طوع
21 men kimseye مَنْ -
22 egfelna gafil yaptık أَغْفَلْنَا غفل
23 kalbehu kalbini onun قَلْبَهُ قلب
24 an عَنْ -
25 zikrina zikrimizden ذِكْرِنَا ذكر
26 vettebea ve tâbi oldu وَاتَّبَعَ تبع
27 hevahu hevasına هَوَاهُ هوي
28 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
29 emruhu emri onun أَمْرُهُ امر
30 furuten bir sınırı aşan فُرُطًا فرط

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Allah'ın.***Seninle beraber Rablerini çağıran kimselerden.***Gâfil kimsenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Yüce Allah'ı çağırmak/dua etmek

Kavram 219

219Dua etmek. Dua kelimesi Türkçeye de geçmiş bir kelimedir. Çağrıda bulunmak demektir. Yüce Allah'a her an, her durumda, her yerde çağrıda bulunabiliriz. Rabbimizle iletişime geçebiliriz. O'nu çağırıp isteklerimizi arz ederiz. Dua etmek için özel ritüellere gerek yoktur. Yüce Allah insana şah damarından daha yakındır. Kuluna bir Planck mesafesinden (1.6x10-35 metre) daha yakındır. Ancak şirk içermeyen dualar/çağrılar Yüce Allah'a yükselir. Sadece Kur'an demeyen, Kur'an'ın astından tamamı zan içeren söylentilere/hadislere tabi olarak şirk günahını işleyenlerin çağrıları Yüce Allah'ın katına ulaşmaz. Ancak tek tanrıcıların çağrıları Yüce Allah'a ulaşır. Sadece Kur'an diyenlerin; Kur'an bize yeter diyenlerin.  Beynin secde etmesi sonrası yapılan duanın/çağrının Yüce Allah tarafından kabul buyrulması daha olasıdır. Bu nedenle müminlere vakitli olarak emredilen sabah-akşam salâtları ve toplantı salâtı yani Kur'an dersleri bitiminde yapılan beynin secdesi sonrası (fiziksel secde de beynin secdesine eşlik edebilir veya etmeyebilir) Yüce Allah'a çağrıda bulunmak en güzel dua zamanıdır. Ancak beynin secde ettiği her yer ve zamanda da dua edilmesi, Rabbimize çağrıda bulunulması kulun kendisi için hayırlı olacaktır.      

Hevâ

Kavram 278

278İstek, heves, meyil, sevme, düşme, ihtiras, rağbet.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

18. Kehf Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

2205|18|67|قَالَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا

Latin Literal

67. Kâle inneke len testetîa maiye sabrâ(sabren).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Doğrusu sen** asla itaat edemezsin*** benimle beraberliğe bir sabra51."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
3 len asla لَنْ -
4 testetia itaat edemezsin تَسْتَطِيعَ طوع
5 meiye benimle beraberliğe مَعِيَ -
6 sabran bir sabra صَبْرًا صبر

Notlar

Not 1

*Bilge kul.**Mûsâ.***Uyum göstermeye, dayanmaya.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

18. Kehf Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

2206|18|68|وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلَىٰ مَا لَمْ تُحِطْ بِهِۦ خُبْرًا

Latin Literal

68. Ve keyfe tesbiru alâ mâ lem tuhıt bihî hubrâ(hubren).

Türkçe Çeviri

"Ve nasıl sabredersin51 üzerine (ki) asla kuşatamadığının kendisine bir haber*?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve keyfe ve nasıl? وَكَيْفَ كيف
2 tesbiru sabredersin تَصْبِرُ صبر
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 ma مَا -
5 lem asla لَمْ -
6 tuhit kuşatamadığının تُحِطْ حوط
7 bihi kendisine بِهِ -
8 hubran bir haber خُبْرًا خبر

Notlar

Not 1

*Bir şeyin iç yüzünü bilmek, deneyimle öğrenmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

18. Kehf Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

2210|18|72|قَالَ أَلَمْ أَقُلْ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا

Latin Literal

72. Kâle e lem ekul inneke len testetîa maiye sabrâ(sabren).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Hiç demiyor muyum (ki) doğrusu sen asla itaat edemezsin** benimle beraberliğe bir sabra51.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 elem hiç أَلَمْ -
3 ekul demiyor muyum أَقُلْ قول
4 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
5 len asla لَنْ -
6 testetia itaat edemezsin تَسْتَطِيعَ طوع
7 meiye beraberliğe benimle مَعِيَ -
8 sabran bir sabra صَبْرًا صبر

Notlar

Not 1

*Bilge kul.**Uyum gösteremezsin. Dayanamazsın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

18. Kehf Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

2213|18|75|قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا

Latin Literal

75. Kâle e lem ekul leke inneke len testetîa maıye sabrâ(sabren).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Hiç demiyor muyum sana (ki) doğrusu sen asla itaat edemezsin** benimle beraberliğe bir sabra51.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 elem hiç أَلَمْ -
3 ekul demiyor muyum أَقُلْ قول
4 leke sana لَكَ -
5 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
6 len asla لَنْ -
7 testetia itaat edemezsin تَسْتَطِيعَ طوع
8 meiye beraberliğe benimle مَعِيَ -
9 sabran bir sabra صَبْرًا صبر

Notlar

Not 1

*Bilge kul.**Uyum gösteremezsin. Dayanamazsın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

18. Kehf Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

2216|18|78|قَالَ هَٰذَا فِرَاقُ بَيْنِى وَبَيْنِكَ سَأُنَبِّئُكَ بِتَأْوِيلِ مَا لَمْ تَسْتَطِع عَّلَيْهِ صَبْرًا

Latin Literal

78. Kâle hâzâ firâku beynî ve beynik(beynike), se unebbiuke bi te’vîli mâ lem testetı’ aleyhi sabrâ(sabren).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “İşte bu, ayrılmasıdır benim aram ve senin** aranın; haber vereceğim sana tevilini401 asla itaat edemediğinin*** kendisi üzerine bir sabır51. "

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 haza işte bu هَٰذَا -
3 firaku ayrılmasıdır فِرَاقُ فرق
4 beyni aramla بَيْنِي بين
5 ve beynike ve senin aran وَبَيْنِكَ بين
6 seunebbiuke haber vereceğim سَأُنَبِّئُكَ نبا
7 bite'vili tevilini بِتَأْوِيلِ اول
8 ma مَا -
9 lem asla لَمْ -
10 testetia' itaat edemediğinin تَسْتَطِعْ طوع
11 aleyhi kendisi üzerine عَلَيْهِ -
12 sabran bir sabır صَبْرًا صبر

Notlar

Not 1

*Bilge kul.**Mûsâ.***Uyum gösteremediğinin, dayanamadığının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

18. Kehf Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

2220|18|82|وَأَمَّا ٱلْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِى ٱلْمَدِينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُۥ كَنزٌ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحًا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبْلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنزَهُمَا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ وَمَا فَعَلْتُهُۥ عَنْ أَمْرِى ذَٰلِكَ تَأْوِيلُ مَا لَمْ تَسْطِع عَّلَيْهِ صَبْرًا

Latin Literal

82. Ve emmel cidâru fe kâne li gulâmeyni yetîmeyni fîl medîneti ve kâne tahtehu kenzun lehumâ ve kâne ebûhumâ sâlihâ(sâlihan), fe erâde rabbuke en yeblugâ eşuddehumâ ve yestahricâ kenzehumâ rahmeten min rabbik(rabbike) ve mâ fealtuhu an emrî, zâlike te’vîlu mâ lem testı’ aleyhi sabrâ(sabren).

Türkçe Çeviri

"Ve gelince duvara; öyle ki olmuştu* şehirdeki yetim iki gılmâna412; ve olmuştu altında onun** bir hazine o ikisine***; ve olmuştu babaları o ikisinin**** bir sâlih777; öyle ki murat etti (senin) Rabbin4 ki erişsin o ikisi***** güçlü çağlarına; ve çıkarsın o ikisi***** hazinelerini; bir rahmettir271 (senin) Rabbinden4; ve faaliyet etmiş değilim onu kendi emrimden/işimden; işte bu; tevilidir401 asla itaat edemediğinin****** kendisi üzerine bir sabır51."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve emma ve gelince وَأَمَّا -
2 l-cidaru duvara الْجِدَارُ جدر
3 fekane öyle ki olmuştu فَكَانَ كون
4 ligulameyni iki gılmâna لِغُلَامَيْنِ غلم
5 yetimeyni iki yetim يَتِيمَيْنِ يتم
6 fi فِي -
7 l-medineti şehirde الْمَدِينَةِ مدن
8 ve kane ve olmuştu وَكَانَ كون
9 tehtehu altında onun تَحْتَهُ تحت
10 kenzun bir hazine كَنْزٌ كنز
11 lehuma ikisine لَهُمَا -
12 ve kane ve olmuştu وَكَانَ كون
13 ebuhuma babaları ikisinin أَبُوهُمَا ابو
14 salihen bir salih صَالِحًا صلح
15 feerade öyle ki murat etti فَأَرَادَ رود
16 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
17 en ki أَنْ -
18 yebluga ulaşır ikisi يَبْلُغَا بلغ
19 eşuddehuma daha şiddetlisine أَشُدَّهُمَا شدد
20 ve yestehrica ve çıkarsın ikisi وَيَسْتَخْرِجَا خرج
21 kenzehuma hazinelerini كَنْزَهُمَا كنز
22 rahmeten bir rahmettir رَحْمَةً رحم
23 min مِنْ -
24 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
25 ve ma ve değilim وَمَا -
26 fealtuhu faaliyete geçirir onu فَعَلْتُهُ فعل
27 an عَنْ -
28 emri emrimden أَمْرِي امر
29 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
30 te'vilu tevili تَأْوِيلُ اول
31 ma مَا -
32 lem asla لَمْ -
33 testia' itaat edemediğin تَسْطِعْ طوع
34 aleyhi kendisi üzerine عَلَيْهِ -
35 sabran bir sabır صَبْرًا صبر

Notlar

Not 1

*Duvar.**Duvarın.***O iki gılmâna.****O iki gılmânın.*****O iki gılmân.******Uyum gösteremediğin, dayanamadığın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Tevil

Kavram 401

401Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Gılmân

Kavram 412

412Delikanlı. Oğlan.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

19. Meryem Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

2313|19|65|رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا

Latin Literal

65. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ fa’budhu vastabir li ibâdetih(ibâdetihî), hel ta’lemu lehu semiyyâ(semiyyen).

Türkçe Çeviri

Rabbidir4* göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; öyle ki kulluk46 et O’na**; ve sabret51 kulluğuna46 O’nun***; bilir misin O’na** bir denk/eşit?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
2 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
3 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
4 ve ma ve وَمَا -
5 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
6 fea'budhu öyle ki kulluk et O’na فَاعْبُدْهُ عبد
7 vestabir ve sabret وَاصْطَبِرْ صبر
8 liibadetihi kulluğuna O’nun لِعِبَادَتِهِ عبد
9 hel هَلْ -
10 tea'lemu bilir misin? تَعْلَمُ علم
11 lehu O’na لَهُ -
12 semiyyen bir denk/eşit سَمِيًّا سمو

Notlar

Not 1

*Şerefli elçi Cibrîl konuşmaktadır.**Allah'a.***O'na kulluk etmek zorludur, sabır gerektirir, mücadele gerektirir, metanetli direnme gerektirir.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 130

Arapça Metin (Harekeli)

2476|20|130|فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ

Latin Literal

130. Fasbir alâ mâ yekûlûne ve sebbih bi hamdi rabbike kable tulûış şemsi ve kable gurûbihâ, ve min ânâil leyli fe sebbih ve etrâfen nehâri lealleke terdâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki sabret51 üzerine ne derler onlar; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun*; ve gece171 vakitlerinden; öyle ki tesbih31 et; ve taraflarında/etrafında gündüzün170; belki sen razı olursun.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesbir öyle ki sabret فَاصْبِرْ صبر
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 ma ne مَا -
4 yekulune derler onlar يَقُولُونَ قول
5 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
6 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
7 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
8 kable öncesi قَبْلَ قبل
9 tului doğuşu طُلُوعِ طلع
10 ş-şemsi Güneş’in الشَّمْسِ شمس
11 ve kable ve öncesi وَقَبْلَ قبل
12 gurubiha batışı onun غُرُوبِهَا غرب
13 ve min ve وَمِنْ -
14 ana'i vakitlerinden انَاءِ اني
15 l-leyli gece اللَّيْلِ ليل
16 fe sebbih öyle ki tesbih et فَسَبِّحْ سبح
17 veetrafe ve taraflarında/etfarında وَأَطْرَافَ طرف
18 n-nehari gündüzün النَّهَارِ نهر
19 lealleke belki sen لَعَلَّكَ -
20 terda razı olursun تَرْضَىٰ رضو

Notlar

Not 1

*Güneş'in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi

Kavram 31

31Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Gündüz

Kavram 170

170Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle gündüz başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasına kadar devam eder.

Gece

Kavram 171

171Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 132

Arapça Metin (Harekeli)

2478|20|132|وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًا نَّحْنُ نَرْزُقُكَ وَٱلْعَٰقِبَةُ لِلتَّقْوَىٰ

Latin Literal

132. Ve’mur ehleke bis salâti vastabir aleyhâ, lâ nes’eluke rızkâ(rızkan), nahnu nerzukuk(nerzukuke), vel âkıbetu lit takvâ.

Türkçe Çeviri

Ve emret200 ahaline568 salâtı5; ve bağlan sabırla51 ona*; sual etmeyiz** sana bir rızık; biz rızıklandırırız seni; ve akıbet892 takvalılaradır21.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>20:132.&nbsp;Ehline salâtı buyur.<sup>1</sup>&nbsp;Kendin de onun üzerinde sabırlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni, Biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takva<sup>2</sup>&nbsp;içindir.1-&nbsp;Seninle birlikte hareket edenlere, yanında yer alanlara, Allah’a yönelmelerini, Allah’tan istemelerini buyur. Birbirlerine destek olmalarını, yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalarını öğütle. Salât sözcüğü, namaz kılmak, dua etmek, din, kulluk, yardım etmek, destek olmak gibi anlamlara gelmektedir. Bu ayette; salât sözcüğü, ayetin bağlamı dikkate alındığında; “rızkın Allah’tan istenmesi, isteğin Allah’a yönelmesi” ve yardımlaşıp, birbirlerine destek olunması, dayanışma içinde güç birliği yapılması anlamına gelmektedir. Dünya hayatının gayri meşru yollarla elde edilen zenginliğine, servetine imrenmek yerine, az da olsa helal kazançla, kendi emeğimizle ve hak ederek kazandıklarımızla yetinmenin sonuç olarak daha kazançlı ve hayırlı olduğu uyarısı yapılmaktadır. Bu ayetin, söylendiği gibi “Aile bireylerine namaz kılmalarını emretmek” ile bir ilgisi yoktur.&nbsp;2-&nbsp;Korunmak; Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.20:132.&nbsp;And order/command your family/people with the prayers and endure patience on it, We do not ask/question you (for) a provision/means of livelihood , We provide for you, and the end (result is) to the fear and obedience (of God).</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve'mur ve emret وَأْمُرْ امر
2 ehleke ahaline/halkına أَهْلَكَ اهل
3 bis-salati salatı بِالصَّلَاةِ صلو
4 vestabir ve bağlan sabırla وَاصْطَبِرْ صبر
5 aleyha ona (salata) عَلَيْهَا -
6 la لَا -
7 neseluke sormayız sana نَسْأَلُكَ سال
8 rizkan bir rızık رِزْقًا رزق
9 nehnu biz نَحْنُ -
10 nerzukuke rızıklandırırız seni نَرْزُقُكَ رزق
11 vel'aakibetu ve akıbet/son وَالْعَاقِبَةُ عقب
12 littekva takvalılaradır/sakınanlaradır لِلتَّقْوَىٰ وقي

Notlar

Not 1

*Salâta.**Sormayız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

emir, emretmek

Kavram 200

200Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.  

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

2566|21|85|وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِدْرِيسَ وَذَا ٱلْكِفْلِ كُلٌّ مِّنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

85. Ve ismâîle ve idrîse ve zelkifl(zelkifli), kullun mines sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Ve İsmâîl1087; İdrîs; ve Zulkifl1128; her biri sabredenlerdendi51.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ismaiyle ve İsmâîl وَإِسْمَاعِيلَ -
2 ve idrise İdrîs وَإِدْرِيسَ -
3 ve za ve zu وَذَا -
4 l-kifli kifl الْكِفْلِ كفل
5 kullun her biri كُلٌّ كلل
6 mine مِنَ -
7 s-sabirine sabredenlerdendi الصَّابِرِينَ صبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

İsmâîl

Kavram 1087

1087Bir nebi ve resûldür. İbrahim'in ikinci eşinden doğmuştur. Eşlerin arasının bozulmasıyla İbrahim İsmâîl'i Yüce Allah'ın işaret ettiği Mekke'ye yerleştirmiştir. İsmâîl'in soyundan Araplar gelmiştir.  

Zulkifl

Kavram 1128

1128Kifl; kefil olmak, bakmak, beslemek, geçimini sağlamak, himaye etmek, garanti vermek, sorumluluk üstlenmek demektir. "Zu" ise sahiplik demektir. Kifl özelliğine sahip bir resûlü işaret eder. Bak. 21:85 

22. Hac Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

2628|22|35|ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمْ وَٱلْمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

Latin Literal

35. Ellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum vas sâbirîne alâ mâ esâbehum vel mukîmis salâti ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) zikredildiği zaman Allah, korkar kalpleri; ve sabredenlerdir51 isabet eden üzerine kendilerine; ve kıyam143 edenlerdir salâtı5; ve infak6 ederler rızıklandırdığımızdan onları.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>22:35.&nbsp;Onlar ki<sup>1</sup>&nbsp;Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, başlarına gelene sabrederler<sup>2</sup>, salâtı ikame ederler<sup>3</sup>, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infak<sup>4</sup>&nbsp;ederler.1-Samimi insanlar.&nbsp;2-&nbsp;Dayanmak, direnmek, yılgınlık ve usanç göstermemek, kararlı ve azimli olmak, sıkıntılara göğüs germek.&nbsp;3-&nbsp;Yardımlaşmayı, dayanışmayı, destek olmayı canlı ve diri tutarlar.&nbsp;4-&nbsp;İhtiyacı olana karşılıksız yardım ederler.22:35.&nbsp;Those whom if God was mentioned their hearts/minds became afraid/apprehensive, and the patient on what struck them , and the keeping up the prayers, and from what We provided for them they spend.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 iza zaman إِذَا -
3 zukira anıldığı ذُكِرَ ذكر
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 vecilet korkar وَجِلَتْ وجل
6 kulubuhum kalpleri قُلُوبُهُمْ قلب
7 ve ssabirine ve sabrederler/metanetli direnenler وَالصَّابِرِينَ صبر
8 ala üzerine عَلَىٰ -
9 ma مَا -
10 esabehum isabet edene onlara أَصَابَهُمْ صوب
11 velmukimi ve dikenler/ayağa kaldıranlar وَالْمُقِيمِي قوم
12 s-salati salatı الصَّلَاةِ صلو
13 ve mimma ve وَمِمَّا -
14 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
15 yunfikune infak ederler/harcarlar يُنْفِقُونَ نفق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Kıyam; genel tanım.

Kavram 143

143Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için ayaklanması/hareketlenmesi.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

2782|23|111|إِنِّى جَزَيْتُهُمُ ٱلْيَوْمَ بِمَا صَبَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ

Latin Literal

111. İnnî cezeytuhumul yevme bimâ saberû ennehum humul fâizûn(fâizûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu ben (ki) cezalandırırım63 onları bugün sabrettikleriyle51 ki onlar; onlardır fevz768 (-li).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 cezeytuhumu cezalandırırım onları جَزَيْتُهُمُ جزي
3 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
4 bima بِمَا -
5 saberu sabrettikleriyle صَبَرُوا صبر
6 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
7 humu onlardır هُمُ -
8 l-faizune fevz (-li) الْفَائِزُونَ فوز

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Fevz

Kavram 768

768Başarı, zafer.

25. Furkan Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

2873|25|20|وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّآ إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِى ٱلْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا

Latin Literal

20. Ve mâ erselnâ kableke minel murselîne illâ innehum le ye’kulûnet taâme ve yemşûne fîl esvâkı ve cealnâ ba’dakum li ba’dın fitneten(fitneten), e tasbirûn(tasbirûne), ve kâne rabbuke basîrâ(basîren).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden önce murselînden619 dışında (ki) doğrusu onlar* mutlak yiyorlardı yemek ve yürüyorlardı esvâkta1215; ve yaptık bir kısmınızı bir kısma bir fitne332 (ki) sabreder51 misiniz? Ve oldu (senin) Rabbin4 bir Basîr513.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 kableke senden önce قَبْلَكَ قبل
4 mine مِنَ -
5 l-murseline gönderilen resûllerden الْمُرْسَلِينَ رسل
6 illa dışında إِلَّا -
7 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
8 leye'kulune mutlak yiyorlardı لَيَأْكُلُونَ اكل
9 t-taaame yemek الطَّعَامَ طعم
10 ve yemşune ve yürüyorlardı وَيَمْشُونَ مشي
11 fi فِي -
12 l-esvaki esvâkta الْأَسْوَاقِ سوق
13 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
14 bea'dekum bir kısmınızı بَعْضَكُمْ بعض
15 libea'din bir kısma لِبَعْضٍ بعض
16 fitneten bir fitne فِتْنَةً فتن
17 etesbirune sabreder misiniz أَتَصْبِرُونَ صبر
18 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
19 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
20 besiran bir Basîr بَصِيرًا بصر

Notlar

Not 1

*Gönderilmiş olan resûller.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Basîr

Kavram 513

513Gören.

Mürsel

Kavram 619

619Gönderilmiş olan elçiler. Uyarıcılar, müjdeleyiciler.

Esvâk.

Kavram 1215

1215Çarşılar, pazarlar, insanların ve malların “sevk edildiği/toplandığı yerler”.

25. Furkan Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

2928|25|75|أُو۟لَٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ ٱلْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا۟ وَيُلَقَّوْنَ فِيهَا تَحِيَّةً وَسَلَٰمًا

Latin Literal

75. Ulâike yuczevnel gurfete bi mâ saberû ve yulekkavne fîhâ tahiyyeten ve selâmâ(selâmen).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; cezalandırılırlar63 gurfet1238 (-le) sabrettiklerine51 (karşı); ve karşılandırılırlar orada* bir hayatlamaya** ve bir selâma98.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 yuczevne cezalandırılırlar يُجْزَوْنَ جزي
3 l-gurfete gurfete الْغُرْفَةَ غرف
4 bima بِمَا -
5 saberu sabrettiklerine صَبَرُوا صبر
6 ve yulekkavne ve karşılandırılırlar وَيُلَقَّوْنَ لقي
7 fiha onda فِيهَا -
8 tehiyyeten bir hayatlamaya تَحِيَّةً حيي
9 ve selamen ve selama وَسَلَامًا سلم

Notlar

Not 1

*Gurfette.**Yaşamaya.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Selâm

Kavram 98

98Esenlik-güven bahşeden.

Gurfet

Kavram 1238

1238Ayrılmış/yükselmiş bölüm, yüksek odalar/üst makamlar, avuçlanarak ele geçirilmiş bölüm/alan; ayrı kompartıman, özel bölüm.

28. Kasas Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

3304|28|54|أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْتَوْنَ أَجْرَهُم مَّرَّتَيْنِ بِمَا صَبَرُوا۟ وَيَدْرَءُونَ بِٱلْحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

Latin Literal

54. Ulâike yu’tevne ecrehum merreteyni bimâ saberû ve yedraûne bil hasenetis seyyiete ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar (ki) verilir ecirleri820 iki kere sabrettiklerine51 (karşı); ve savarlar güzellikle kötülüğü; ve rızıklandırdığımızdan infak6 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 yu'tevne verilir يُؤْتَوْنَ اتي
3 ecrahum ecirleri أَجْرَهُمْ اجر
4 merrateyni iki kez مَرَّتَيْنِ مرر
5 bima بِمَا -
6 saberu sabretmelerine (karşı) صَبَرُوا صبر
7 ve yedra'une ve savarlar وَيَدْرَءُونَ درا
8 bil-haseneti güzellikle بِالْحَسَنَةِ حسن
9 s-seyyiete kötülüğü السَّيِّئَةَ سوا
10 ve mimma ve وَمِمَّا -
11 razeknahum rızıklandırdığımızdan رَزَقْنَاهُمْ رزق
12 yunfikune infak ederler يُنْفِقُونَ نفق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

28. Kasas Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

3330|28|80|وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ ٱللَّهِ خَيْرٌ لِّمَنْ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا وَلَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ٱلصَّٰبِرُونَ

Latin Literal

80. Ve kâlellezîne ûtûl ilme veylekum sevâbullâhi hayrun li men âmene ve amile sâlihâ(sâlihan) ve lâ yulekkâhâ illes sâbirûn(sâbirûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi ilim verilmiş kimseler: "Vay halinize! Sevabı464 Allah'ın bir hayırdır kimse için (ki) iman47 etti ve yaptı bir sâlih777; ve kavuşturulmaz ona* sabredenler51 dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vekale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 utu verilmiş أُوتُوا اتي
4 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
5 veylekum vay halinize وَيْلَكُمْ -
6 sevabu sevabı ثَوَابُ ثوب
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
9 limen kimse için لِمَنْ -
10 amene iman etti امَنَ امن
11 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
12 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
13 ve la ve وَلَا -
14 yulekkaha kavuşturulmaz ona يُلَقَّاهَا لقي
15 illa dışında إِلَّا -
16 s-sabirune sabredenler الصَّابِرُونَ صبر

Notlar

Not 1

*Sevaba.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Sevap

Kavram 464

464Ödül, mükâfat, karşılık.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

29. Ankebût Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

3397|29|59|ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Latin Literal

59. Ellezîne saberû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) sabrettiler51; ve Rabbleri4 üzerine tevekkül79 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 saberu sabrettiler صَبَرُوا صبر
3 ve ala ve üzerine وَعَلَىٰ -
4 rabbihim Rabbleri رَبِّهِمْ ربب
5 yetevekkelune tevekkül ederler يَتَوَكَّلُونَ وكل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

31. Lokman Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

3484|31|17|يَٰبُنَىَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأْمُرْ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱنْهَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ

Latin Literal

17. Yâ buneyye ekımıs salâte ve’mur bil ma’rûfi venhe anil munkeri vasbir alâ mâ esâbek(esâbeke), inne zâlike min azmil umûr(umûri).

Türkçe Çeviri

Ey oğlum! İkame572 et salâtı5; ve emret marûfla73; ve engelle/yasakla münkerden82; ve sabret51 sana isabet eden üzerine; doğrusu bu azimden* emirlerdir/işlerdir.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>31:17.&nbsp;“Ey oğulcuğum! Salatı ikame et<sup>1</sup>, ma’ruf<sup>2</sup>&nbsp;olanı yap, münker olandan sakındır.<sup>2</sup>&nbsp;Karşılaştığın zorluklara sabret.<sup>3</sup>&nbsp;Bunlar kararlılık göstermen gereken şeylerdir.”1-&nbsp;Salat, ibadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı, Allah’a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. 2-&nbsp;“Emr-i b’il-ma’rûf nehy-i ani’l munker,” terkip olarak: İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir. ”&nbsp;Ma’rûf:&nbsp;İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir.&nbsp;Munker ise;&nbsp;kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir.&nbsp;“Emr” fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki “Emr-i b’il-ma’rûf terkibine “iyiliği emret” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.&nbsp;3-&nbsp;Dayan, diren, yılgınlığa düşme.31:17.&nbsp;You my son, keep up/start the prayers, and order/command with the kindness/known , and forbid/prevent from the defiance of God and His orders/obscenity, and be patient on what struck/hit you , that (is) from the matter’s/affair’s decisiveness/determination .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya buneyye ey oğlum يَابُنَيَّ بني
2 ekimi dik/ayakta tut أَقِمِ قوم
3 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
4 ve'mur ve emret وَأْمُرْ امر
5 bil-mea'rufi evrensel kabulleri/normları بِالْمَعْرُوفِ عرف
6 venhe ve engelle/yasakla وَانْهَ نهي
7 ani عَنِ -
8 l-munkeri iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten الْمُنْكَرِ نكر
9 vesbir ve sabret/metanetle diren وَاصْبِرْ صبر
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 ma مَا -
12 esabeke isabet edene أَصَابَكَ صوب
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 zalike bunlar ذَٰلِكَ -
15 min مِنْ -
16 azmi azimden/engelleri aşma kararlılığından عَزْمِ عزم
17 l-umuri işlerdir الْأُمُورِ امر

Notlar

Not 1

*Engelleri aşma kararlılığından.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ma'rûf

Kavram 73

73Evrensel kabuller/normlar.

Münker

Kavram 82

82İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

3566|33|35|إِنَّ ٱلْمُسْلِمِينَ وَٱلْمُسْلِمَٰتِ وَٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلصَّٰدِقَٰتِ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰبِرَٰتِ وَٱلْخَٰشِعِينَ وَٱلْخَٰشِعَٰتِ وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ وَٱلْمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّٰٓئِمِينَ وَٱلصَّٰٓئِمَٰتِ وَٱلْحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَٱلْحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱلذَّٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا

Latin Literal

35. İnnel muslimîne vel muslimâti vel mu’minîne vel mu’minâti vel kânitîne vel kânitâti ves sâdikîne ves sâdikâti ves sâbirîne ves sâbirâti vel hâşiîne vel hâşiâti vel mutesaddikîne vel mutesaddikâti ves sâimîne ves sâimâti vel hâfızîne furûcehum vel hâfızâti vez zâkirînallâhe kesîren vez zâkirâti eaddallâhu lehum magfireten ve ecren azîmâ(azîmen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu müslim45 (erkekler) ve müslim45 (kadınlar); ve mümin27 (erkekler) ve mümin27 (kadınlar); ve kanaat eden (erkekler) ve kanaat eden (kadınlar); ve sâdık182 (erkekler) ve sâdık182 (kadınlar); ve sabreden51 (erkekler) ve sabreden51 (kadınlar); haşyet53 duyan (erkekler) ve haşyet53 duyan (kadınlar); sadaka342 veren (erkekler) ve sadaka342 veren (kadınlar); ve siyam322 eden (erkekler) ve siyam322 eden (kadınlar); ve koruyan (erkekler) fürûclarını110 ve koruyan (kadınlar); ve Allah'ı çokça zikreden78 (erkekler) ve zikreden78 (kadınlar); hazırlardı Allah onlara* bir mağfiret319 ve büyük bir ecir820 .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 l-muslimine müslim (erkekler) الْمُسْلِمِينَ سلم
3 velmuslimati ve müslim (kadınlar) وَالْمُسْلِمَاتِ سلم
4 velmu'minine ve mümin (erkekler) وَالْمُؤْمِنِينَ امن
5 velmu'minati ve mümin (kadınlar) وَالْمُؤْمِنَاتِ امن
6 velkanitine ve kanaat eden (erkekler) وَالْقَانِتِينَ قنت
7 velkanitati ve kanaat eden (kadınlar) وَالْقَانِتَاتِ قنت
8 ve ssadikine ve sadık (erkekler) وَالصَّادِقِينَ صدق
9 ve ssadikati ve sadık (kadınlar) وَالصَّادِقَاتِ صدق
10 ve ssabirine ve sabreden (erkekler) وَالصَّابِرِينَ صبر
11 ve ssabirati ve sabreden (kadınlar) وَالصَّابِرَاتِ صبر
12 velhaşiiyne haşyet duyan (erkekler) وَالْخَاشِعِينَ خشع
13 velhaşiaati ve haşyet duyan (kadınlar) وَالْخَاشِعَاتِ خشع
14 velmutesaddikine sadaka veren (erkekler) وَالْمُتَصَدِّقِينَ صدق
15 velmutesaddikati ve sadaka veren (kadınlar) وَالْمُتَصَدِّقَاتِ صدق
16 ve ssaimine ve siyam eden (erkekler) وَالصَّائِمِينَ صوم
17 ve ssaimati ve siyam eden (kadınlar) وَالصَّائِمَاتِ صوم
18 velhafizine ve koruyan (erkekler) وَالْحَافِظِينَ حفظ
19 furucehum fürûçlarını فُرُوجَهُمْ فرج
20 velhafizati ve koruyan (kadınlar) وَالْحَافِظَاتِ حفظ
21 vezzakirine ve zikreden (erkekler) وَالذَّاكِرِينَ ذكر
22 llahe Allah'ı اللَّهَ -
23 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
24 vezzakirati ve zikreden (kadınlar) وَالذَّاكِرَاتِ ذكر
25 eadde hazırlardı أَعَدَّ عدد
26 llahu Allah اللَّهُ -
27 lehum onlara لَهُمْ -
28 megfiraten bir mağfiret مَغْفِرَةً غفر
29 ve ecran ve bir ecir/karşılık وَأَجْرًا اجر
30 azimen büyük عَظِيمًا عظم

Notlar

Not 1

*Eril çoğul gelen zamir. İşaret edilen erkek ve kadınların tümümü kapsar. Bu da bizlere Arapça gramer olarak eril çoğulla gelen zamirlerin sadece erkekleri değil hem erkekleri hem de kadınları işaret ettiğine güzel bir delil olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Haşyet/huşu

Kavram 53

53Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Fürûc. Bacak arasında olan. İki bacak aralığında olan. 

Kavram 110

110Fürûc kelimesi aralık, açıklık, yarık demektir. Erkeklerin ve kadınların korumak zorunda olduğu cinsel organ bölgelerinin olduğu yerleri işaret eder. 

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Siyam/oruç

Kavram 322

322İmtina etmek, çekinmek, sakınmak, uzak durmak anlamındadır. Ramazan ayında (30 gün) siyam/oruç tutulur. Şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt olunca -gün ışığı karanlıkta ilk belirginleştiğinde- başlar ve Güneş batınca biter. Siyam yemekten, içmekten ve cinsel yakınlaşmadan uzak durmaktır. Hasta veya seferde olanlar tutamadıkları günleri Ramazan ayı dışında tutarlar. Tâkatını kullanarak tutabilenlerse bir miskini/açlık sınırında yaşayanı doyurarak bir fidye verirler. Siyam/oruç tutmak da hayırlıdır; fidye vermek de hayırlıdır. Birbirlerine üstünlükleri yoktur. Siyam/oruç gecesi cinsel yakınlaşma serbesttir.    

Sadaka nedir?

Kavram 342

342Kur’an’da 3 tip sadaka vardır. Bunlar;1-Sadaka-1: Kamu yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türü.Kamu yönetimini 9:60 ayetinde Rabbimiz tarafından zikredilen gruplar için topladığı özel bir kamu vergisi (9:103, 9:58 ve 9:60). 2-Sadaka-2: Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce vermesi gereken sadaka vergisi (Kamu harcı).58:12 ayeti; bu fonda toplanan harç vergileri Sadaka-1 fonuna aktarılır.3-Sadaka-3: Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi.Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)Detaylı bilgi için;Sadaka nedir?

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

37. Sâffât Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

3888|37|102|فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Latin Literal

102. Fe lemmâ belega meahus sa’ye kâle yâ buneyye innî erâ fîl menâmi ennî ezbehuke fanzur mâzâ terâ, kâle yâ ebetif’al mâ tû’meru setecidunî inşâallâhu mines sâbirîn(sâbirîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ulaştı* yanında onun** harekete/gayrete***; dedi****: "Ey oğlum! Doğrusu ben görüyorum uykumda ki ben boğazlıyorum seni; öyle ki bak neyi görürsün?"; dedi*****: "Ey babam! Faaliyete geçir emredileni; bulacaksın beni eğer dilerse Allah sabredenlerden51."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 belega ulaştı بَلَغَ بلغ
3 meahu yanında onun مَعَهُ -
4 s-sea'ye amaçlı harekete, sonuç odaklı gayrete السَّعْيَ سعي
5 kale dedi قَالَ قول
6 ya buneyye ey oğlum يَا بُنَيَّ بني
7 inni doğrusu ben إِنِّي -
8 era görüyorum أَرَىٰ راي
9 fi فِي -
10 l-menami uykumda الْمَنَامِ نوم
11 enni ki ben أَنِّي -
12 ezbehuke boğazlıyorum seni أَذْبَحُكَ ذبح
13 fenzur öyle ki bak فَانْظُرْ نظر
14 maza neyi مَاذَا -
15 tera görürsün تَرَىٰ راي
16 kale dedi قَالَ قول
17 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
18 f'al faaliyete geçir افْعَلْ فعل
19 ma مَا -
20 tu'meru emredileni تُؤْمَرُ امر
21 seteciduni bulacaksın beni سَتَجِدُنِي وجد
22 in eğer إِنْ -
23 şa'e dilerse شَاءَ شيا
24 llahu Allah اللَّهُ -
25 mine مِنَ -
26 s-sabirine sabredenlerden الصَّابِرِينَ صبر

Notlar

Not 1

*İshâk.**İbrahim'in.***Bilinçli, amaçlı hareketler, çabalar. Anlarız ki İshâk çocukluktan çıkmıştır. Ergenlik dönemi olabilir. Kısacası aklı başındadır.  ****İbrahim.*****İshâk.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

40. Mü'min Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

4186|40|55|فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

Latin Literal

55. Fasbir inne va’dallâhi hakkun vestagfir li zenbike ve sebbih bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkâr(ibkâri).

Türkçe Çeviri

Öyle ki sabret51; doğrusu Allah'ın vaadi haktır/gerçektir; ve istiğfar et/bağışlanma dile günahların için; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; akşamla/gün batımı sonrasıyla; sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesbir öyle ki sabret/metanetle diren فَاصْبِرْ صبر
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 vea'de vaadi وَعْدَ وعد
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 hakkun haktır/gerçektir حَقٌّ حقق
6 vestegfir ve istiğfar et/bağışlanma dile وَاسْتَغْفِرْ غفر
7 lizenbike günahları için لِذَنْبِكَ ذنب
8 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
9 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
10 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
11 bil-aşiyyi akşamla/gün batımı sonrasıyla بِالْعَشِيِّ عشو
12 vel'ibkari sabahla/ilk aydınlanmayla /seherle وَالْإِبْكَارِ بكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi

Kavram 31

31Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

42. Şûrâ Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

4303|42|33|إِن يَشَأْ يُسْكِنِ ٱلرِّيحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلَىٰ ظَهْرِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

Latin Literal

33. İn yeşe’ yuskinir rîha fe yazlelne revâkide alâ zahrih(zahrihi), inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Türkçe Çeviri

Eğer dilerse (Allah) sakinleştirir rüzgârı; öyle ki kalakalırlar (akanlar) hareketsiz/durağan; arka tarafına doğru onun (bol suyun); doğrusu bundadır mutlak ayetler her bir sabreden51, şükreden43 için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 yeşe' dilerse (Allah) يَشَأْ شيا
3 yuskini sakinleştirir يُسْكِنِ سكن
4 r-riha rüzgarı الرِّيحَ روح
5 feyezlelne öyle ki kalakalır فَيَظْلَلْنَ ظلل
6 ravakide hareketsiz/durağan رَوَاكِدَ ركد
7 ala عَلَىٰ -
8 zehrihi arka tarafına doğru onun (bol suyun) ظَهْرِهِ ظهر
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 fi فِي -
11 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
12 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
13 likulli her bir için لِكُلِّ كلل
14 sabbarin sabreden صَبَّارٍ صبر
15 şekurin şükreden شَكُورٍ شكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr

Kavram 43

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

50. Kaf Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

4667|50|39|فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

Latin Literal

39. Fasbir alâ mâ yekûlûne ve sebbih bi hamdi rabbike kable tulûış şemsi ve kablel gurûb(gurûbi).

Türkçe Çeviri

Öyle ki sabret51 onların dedikleri üzerine; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun (Güneş’in).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesbir öyle ki sabret/metanetle diren فَاصْبِرْ صبر
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 ma مَا -
4 yekulune dediklerine onların يَقُولُونَ قول
5 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
6 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
7 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
8 kable öncesi قَبْلَ قبل
9 tului doğuşu طُلُوعِ طلع
10 ş-şemsi Güneş’in الشَّمْسِ شمس
11 ve kable ve öncesi وَقَبْلَ قبل
12 l-gurubi batışı onun (Güneş’in) الْغُرُوبِ غرب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi

Kavram 31

31Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

52. Tûr Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

4781|52|48|وَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

Latin Literal

48. Vasbir li hukmi rabbike fe inneke bi a’yuninâ, ve sebbih bi hamdi rabbike hîne tekûmu.

Türkçe Çeviri

Ve sabret51 Rabbinin4 hükmüne; öyle ki doğrusu sen gözlerimizin önündesin; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; zaman (ki); dikelirsin/ayağa kalkarsın.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesbir ve sabret/metanetle diren وَاصْبِرْ صبر
2 lihukmi hükmüne لِحُكْمِ حكم
3 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 feinneke öyle ki doğrusu sen فَإِنَّكَ -
5 biea'yunina gözlerimizin önündesin بِأَعْيُنِنَا عين
6 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
7 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
8 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
9 hine zaman حِينَ حين
10 tekumu dikelirsin/ayağa kalkarsın تَقُومُ قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi

Kavram 31

31Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

90. Beled Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

6038|90|17|ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

Latin Literal

17. Summe kâne minellezîne âmenû ve tevâsav bis sabri ve tevâsav bil merhame(merhameti).

Türkçe Çeviri

Sonra oldu (o) kimselerden (ki) iman47 ettiler; ve tavsiye ettiler sabrı51; ve tavsiye ettiler merhameti829.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Merhamet.

Kavram 829

829Anne rahminin içinde büyüttüğü bebeğe göstermiş olduğu her şey merhametin tecelli etmiş halidir. Bebeğin tüm ihtiyaçlarını gidermesi, ona koruma sağlaması merhametin ete kemiğe bürünmesidir. Merhametli olan da bir anne rahmi gibi olandır. İhtiyacı olanları bir anne rahmini şefkati gibi sarıp sarmalı ve tüm ihtiyaçlarını gözetmelidir. 

103. Asr Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

6177|103|3|إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْحَقِّ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ

Latin Literal

3. İllellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabr(sabrı).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler (ki) iman47 ettiler; ve yaptılar sâlihât18; ve tavsiye ettiler hakkı/gerçeği; ve tavsiye ettiler sabrı51.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati sâlihât الصَّالِحَاتِ صلح
6 ve tevasav ve tavsiye ettiler وَتَوَاصَوْا وصي
7 bil-hakki hakkı/gerçeği بِالْحَقِّ حقق
8 ve tevasav ve tavsiye ettiler وَتَوَاصَوْا وصي
9 bis-sabri sabrı بِالصَّبْرِ صبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 51:

Sabır/sabr.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Sabır/sabr.

Kavram No: 51

Kısa Açıklama: 51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 62

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Ve yardım/destek isteyin sabırla 51 ; ve salâtla 5 ; ve doğrusu o (salât) mutlak bir büyüktür (yüktür); dışındadır haşyetliler/huşulular 53 üzerine (olanı).

Bakara Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Ve dediğiniz zaman: “Ey Musa! Asla sabretmeyiz 51 tek bir yemeğe; öyle ki dua 80 et bizlere; Rabbine 4 ; çıkarsın bizlere bitirdiğinden yerin baklagilinden; ve hıyarından/kabağından; ve sarımsağından; ve mercimeğinden; ve soğanından onun”; dedi (Musa): “Takas mı edersiniz o ast/aşağı olanı o hayır olanla? İnin bir şehre; öyle ki doğrusu sizleredir sual ettiğiniz/sorduğunuz”; ve vuruldu üzerlerine aşağılık/alçaklık ve miskinlik 113 ; ve maruz kaldılar Allah’tan bir gazaba; işte bu; nedeniyledir ki kâfirlik 25 eder oldular Allah'ın ayetlerine; ve katleder 35 (oldular) nebileri 132 hak değilken; işte bu; nedeniyledir (ki) isyan ettiler ve sınırı aşar oldular.

Bakara Suresi - Ayet 153

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Yardım/destek isteyin sabırla 51 ; ve salâtla 5 ; doğrusu Allah birliktedir sabredenlerle 51 .

Bakara Suresi - Ayet 155

Türkçe Meal: * Ve mutlak belalandırırız 256 sizleri bir şeyle; korkudan; ve açlıktan; ve noksanlık/eksilme mallardan ve nefislerden 201 ; ve ürünlerden; ve müjdele sabredenleri 51 .

Bakara Suresi - Ayet 175

Türkçe Meal: İşte bunlar; kimselerdir (ki) satın aldılar dalaleti 128 kılavuzla 192 * ; ve azabı ** (da) mağfiretle 319 ; öyle ki onları ateşe karşı sabrettiren 51 nedir!

Bakara Suresi - Ayet 177

Türkçe Meal: Erdem değildir ki çevirirsiniz yüzlerinizi doğu ve batı kıbleye 14 ; fakat erdem kimsededir (ki) iman 47 etti Allah'a ve ahiret gününe; ve meleklere; ve kitaba * ve nebilere 132 ; ve verdi malını -üzerindedir sevgisi-; yakında olanlara; ve yetimlere; ve açlık sınırında yaşayanlara; ve yolun oğluna/evsize; ve isteyenlere/talep edenlere; ve boyunlardadır (boyunduruğu çözmededir); ve ikame 572 etti salâtı 5 ; ve verdi zekâtı 10 ; ve yerine getirenlerdedir antlaşmalarını antlaştıkları zaman; ve sabredenlerdedir 51 sefalette/sıkıntıda; ve başı darda/bunalımda; ve seferberlik zamanında; işte bunlar; doğru kimselerdir; ve işte bunlar; onlardır takva sahipleri 21 .

Bakara Suresi - Ayet 250

Türkçe Meal: Ve ne zaman barizleşti/ortaya çıktı Câlût ve orduları onun; dediler: "Rabbimiz! Dök/yağdır üzerimize bir sabır 51 ; ve sebat et/sabitle ayaklarımızı; ve yardım et bizlere; kâfirler 25 kavmine karşı.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Sabredenlerdir 51 ; ve sâdıklardır 182 ; ve kanaat 398 edenlerdir; ve infak 6 edenlerdir; ve istiğfar 396 edenlerdir seherlerde 397 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 120

Türkçe Meal: Eğer dokunsa sizlere bir güzellik; kötülük verir (güzellik) onlara; ve eğer dokunsa sizlere bir kötülük; ferahlarlar onunla; ve eğer sabrederseniz 51 ve takvalı 21 olursanız; zarar vermez sizlere onların tezgâhları bir şey (-le); doğrusu Allah (onların) yaptıklarını kuşatandır.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Evet! Eğer sabrederseniz 51 ve takvalı 21 olursanız; ve gelseler (bile) sizlere birdenbire/fevrice şu (anda); destekler sizleri Rabbiniz 4 nişanlı meleklerden beş binle.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 142

Türkçe Meal: Ya da sandınız (mı) ki girersiniz cennete * ; ve bilindik etmeden Allah sizlerden cihat 356 etmiş kimseleri; ve bilindik etmeden sabredenleri 51 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 146

Türkçe Meal: Ve nicedir bir nebiden (ki) katletti 35 (o); onun (nebinin) yanındadır birçok rabbânî 462 ; öyle ki gevşemiş değillerdi isabet edene onlara Allah yolunda 336 ; ve zaafa * kapılmış değillerdi; ve boyun eğmiş değillerdi; ve Allah sever sabredenleri 51 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 186

Türkçe Meal: Mutlak belalandırılırsınız 256 mallarınızda ve nefislerinizde 201 ; mutlak işitirsiniz çokça bir eziyet/inciten kimselerden (ki) verildiler kitap 135 sizlerden önce ve kimselerden (ki) şirk koşarlar 71 ; ve eğer sabrederseniz 51 ; ve takvalı 21 olursanız öyle ki doğrusu işte budur azmi gerektiren emirler/işler.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 200

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Sabredin 51 ; ve yarışın sabırda 51 ; ve bağlanın * ; ve takvalı 21 olun Allah’a; belki sizler felaha 326 ulaşırsınız.

En'âm Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Ve ant olsun yalanlandı resûller 418 senden önce; öyle ki sabrettiler 51 yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı; ta ki geldi onlara yardımımız; ve olmaz bir mübadele/değişim * Allah'ın kelimelerine; ve ant olsun geldi sana gönderilmişlerin haberinden.

A'râf Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: "Ve eğer olduysa sizlerden bir tayfa * (ki) iman 47 ettiler kendisiyle gönderildiğime; ve bir tayfa * (ki) asla iman 47 etmezler; öyle ki sabredin 51 ; ta ki hükmeder Allah aramızda; ve O hayırlısıdır hükmedenlerin."

A'râf Suresi - Ayet 126

Türkçe Meal: "Ve intikam alır değilsin bizden dışında ki iman 47 ettik Rabbimizin 4 ayetlerine 237 geldiğinde o* bizlere; Rabbimiz 4 ! Boşalt üzerimize bir sabır 51 ; ve vefat 621 ettir bizleri müslim 45 (olarak)."

A'râf Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Dedi Mûsâ kavmine/toplumuna: "Çağırın Allah’ı; ve sabredin 51 ; doğrusu yer Allah’adır; varis eder onu * kullarından dilediği kimseye; ve akıbet 892 muttakileredir 17 ."

Enfâl Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve itaat edin Allah'a ve resûlüne 76 ; ve çekişmeyin; öyle ki cesaretinizi kaybedersiniz ve gider canlılığınız * ; ve sabredin 51 ; doğrusu Allah beraberdir sabredenlerle 51 .

Enfâl Suresi - Ayet 66

Türkçe Meal: Şimdi hafifletti Allah sizden; ve bildi ki sizlerdedir bir zaaf * ; öyle ki eğer olursa sizlerden sabreden 51 bir yüz ** ; galip gelir iki yüze ** ; ve eğer olursa sizlerden bir bin *** galip gelir iki bine *** Allah'ın izniyle; ve Allah beraberdir sabredenlerle.

Yunus Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Ve tabi ol vahyedilene 603 üzerine; ve sabret 51 ; ta ki hükmeder Allah; ve O hayırlısıdır hâkimlerin 821 .

Hûd Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler (ki) sabrettiler 51 ve yaptılar sâlihât 18 ; işte bunlar; onlaradır bir mağfiret 319 ve büyük bir ecir 820 .

Hûd Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: İşte şu (ki) gayb 62 haberlerindendir; vahy 603 ederiz onu * üzerine; olmuş değildin bilir onu * sen ** ve ne de senin kavmin/toplumun öncesinde bunun; öyle ki sabret 51 ; doğrusu akıbet 892 takva 21 sahiplerinedir.

Hûd Suresi - Ayet 115

Türkçe Meal: Ve sabret 51 ; öyle ki doğrusu Allah zayi etmez * muhsinlerin 294 ecrini 820 .

Yusuf Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve geldiler onun * gömleğine karşı ** yalandan bir kanla; dedi *** : "Evet! Ayartmış sizleri nefisleriniz 201 bir emre 200 ; öyle ki bir cemîl 930 bir sabırdır 51 **** ; ve Allah Müsteân'dır 1134 vasıflandırdığınıza 1135 karşı.

Yusuf Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Dediler * : "Doğrusu sen misin? Mutlak ki sensin Yûsuf!"; Dedi ** : "Benim Yûsuf; ve bu da kardeşimdir; muhakkak minnet *** gösterdi Allah bizlere; doğrusu o (ki) kim takvalı 21 olur ve sabreder 51 ; öyle ki doğrusu Allah zayi etmez **** muhsinlerin 294 ecrini 820 ."

Ra'd Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Ve kimselerdir (ki) sabrettiler 51 ; arayanlardır Rablerinin 4 yüzünü; ve ikame 572 ettiler salâtı 5 ; ve infak ettiler 6 rızıklandırdığımızdan onları sırlı/gizlice ve alenen/bildirerek; ve savarlar/defederler güzellikle rezilliği/iğrençliği; işte bunlar; onlaradır diyarın ** sonu * .

Ra'd Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: "Bir selâmdır 98 üzerinize; sabretmenize 51 karşılık; öyle ki ne muhteşemdir akıbeti 892 diyarın * ."

İbrahim Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Ve ant olsun gönderdik Mûsâ’yı ayetlerimizle * ki çıkarır kavmini/toplumunu karanlıklardan nura ** doğru; ve zikreder 78 onlara Allah'ın günlerini 981 ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 287 her bir sabredene 51 ; şükredene 43 .

İbrahim Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: "Ve nedir bizlere * (olan) ki tevekkül 79 etmeyiz Allah'a karşı; ve muhakkak kılavuzladı 192 ** yollarımızı; ve mutlak sabrederiz 51 eziyet ettiğinize karşı bizlere; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül 79 etsinler tevekkül 79 edenler."

Nahl Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) sabrettiler 51 ; ve Rablerine 4 karşı tevekkül 79 ederler.

Nahl Suresi - Ayet 96

Türkçe Meal: İndinizdeki/yanınızdaki tükenir; Allah'ın indindeki/yanındaki bir bakidir 567 ; ve mutlak cezalandırırız 63 sabretmiş 51 kimseleri ecirlerine 820 (karşı); yapar olduklarının daha güzeliyle * .

Nahl Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: Sonra doğrusu (senin) Rabbin 4 kimselere * (ki) hicret 355 ettiler fitnelendirildiklerinin 610 ** ardından; sonra cihat 356 ettiler ve sabrettiler 51 ; doğrusu (senin) Rabbin 4 onun ** ardından mutlak bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

Nahl Suresi - Ayet 126

Türkçe Meal: Ve eğer neticelendirdilerse * sizleri öyle ki neticelendirin * onları misliyle 870 sizleri neticelendirdiklerine * (karşı) kendisiyle; ve şayet sabrederseniz 51 mutlak ki o bir hayırdır sabredenlere 51 .

Nahl Suresi - Ayet 127

Türkçe Meal: Ve sabret 51 ; ve senin sabrın 51 değildir Allah’la * (olması) dışında; ve hüzünlenme onlara; ve olma bir sıkıntıda tuzak kurduklarından (dolayı).

Kehf Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Ve sabret 51 * kendi nefsine 201 ; kimselerle beraber (ki) çağırırlar 219 Rablerini 4 sabahla ve akşamla; arzularlar yüzünü O’nun ** ; ve çevirme iki gözünü onlardan *** arzulayarak ziynetini 856 dünya hayatının; ve itaat etme kimseye (ki) gâfil 310 ettik kalbini onun zikrimizden 78 ; ve tâbi oldu hevâsına 278 ; ve oldu emri/işi onun **** bir sınırı aşan.

Kehf Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Dedi * : “Doğrusu sen ** asla itaat edemezsin *** benimle beraberliğe bir sabra 51 ."

Kehf Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: "Ve nasıl sabredersin 51 üzerine (ki) asla kuşatamadığının kendisine bir haber * ?"

Kehf Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Dedi * : “Hiç demiyor muyum (ki) doğrusu sen asla itaat edemezsin **  benimle beraberliğe bir sabra 51 .”

Kehf Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Dedi * : “Hiç demiyor muyum sana (ki) doğrusu sen asla itaat edemezsin ** benimle beraberliğe bir sabra 51 .”

Kehf Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Dedi * : “İşte bu, ayrılmasıdır benim aram ve senin ** aranın; haber vereceğim sana tevilini 401 asla itaat edemediğinin *** kendisi üzerine bir sabır 51 . "

Kehf Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: "Ve gelince duvara; öyle ki olmuştu * şehirdeki yetim iki gılmâna 412 ; ve olmuştu altında onun ** bir hazine o ikisine *** ; ve olmuştu babaları o ikisinin **** bir sâlih 777 ; öyle ki murat etti (senin) Rabbin 4 ki erişsin o ikisi ***** güçlü çağlarına; ve çıkarsın o ikisi ***** hazinelerini; bir rahmettir 271 (senin) Rabbinden 4 ; ve faaliyet etmiş değilim onu kendi emrimden/işimden; işte bu; tevilidir 401 asla itaat edemediğinin ****** kendisi üzerine bir sabır 51 ."

Meryem Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Rabbidir 4 * göklerin 162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; öyle ki kulluk 46 et O’na ** ; ve sabret 51 kulluğuna 46 O’nun *** ; bilir misin O’na ** bir denk/eşit?

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 130

Türkçe Meal: Öyle ki sabret 51 üzerine ne derler onlar; ve tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun * ; ve gece 171 vakitlerinden; öyle ki tesbih 31 et; ve taraflarında/etrafında gündüzün 170 ; belki sen razı olursun.

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 132

Türkçe Meal: Ve emret 200 ahaline 568 salâtı 5 ; ve bağlan sabırla 51 ona * ; sual etmeyiz ** sana bir rızık; biz rızıklandırırız seni; ve akıbet 892 takvalılaradır 21 .

Enbiyâ Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Ve İsmâîl 1087 ; İdrîs; ve Zulkifl 1128 ; her biri sabredenlerdendi 51 .

Hac Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) zikredildiği zaman Allah, korkar kalpleri; ve sabredenlerdir 51  isabet eden üzerine kendilerine; ve kıyam 143 edenlerdir salâtı 5 ; ve infak 6 ederler rızıklandırdığımızdan onları.

Mü'minûn Suresi - Ayet 111

Türkçe Meal: Doğrusu ben (ki) cezalandırırım 63 onları bugün sabrettikleriyle 51 ki onlar; onlardır fevz 768 (-li).

Furkan Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden önce murselînden 619  dışında (ki) doğrusu onlar * mutlak yiyorlardı yemek ve yürüyorlardı esvâkta 1215 ; ve yaptık bir kısmınızı bir kısma bir fitne 332 (ki) sabreder 51 misiniz? Ve oldu (senin) Rabbin 4 bir Basîr 513 .

Furkan Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: İşte bunlar; cezalandırılırlar 63 gurfet 1238 (-le) sabrettiklerine 51 (karşı); ve karşılandırılırlar orada * bir hayatlamaya ** ve bir selâma 98 .

Kasas Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: İşte bunlar (ki) verilir ecirleri 820 iki kere sabrettiklerine 51 (karşı); ve savarlar güzellikle kötülüğü; ve rızıklandırdığımızdan infak 6 ederler.

Kasas Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Ve dedi ilim verilmiş kimseler: "Vay halinize! Sevabı 464 Allah'ın bir hayırdır kimse için (ki) iman 47 etti ve yaptı bir sâlih 777 ; ve kavuşturulmaz ona * sabredenler 51 dışında."

Ankebût Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) sabrettiler 51 ; ve Rabbleri 4  üzerine tevekkül 79 ederler.

Lokman Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Ey oğlum! İkame 572 et salâtı 5 ; ve emret marûfla 73 ; ve engelle/yasakla münkerden 82 ; ve sabret 51  sana isabet eden üzerine; doğrusu bu azimden * emirlerdir/işlerdir.

Ahzâb Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Doğrusu müslim 45 (erkekler) ve müslim 45 (kadınlar); ve mümin 27 (erkekler) ve mümin 27 (kadınlar); ve kanaat eden (erkekler) ve kanaat eden (kadınlar); ve sâdık 182 (erkekler) ve sâdık 182 (kadınlar); ve sabreden 51 (erkekler) ve sabreden 51 (kadınlar); haşyet 53 duyan (erkekler) ve haşyet 53 duyan (kadınlar); sadaka 342 veren (erkekler) ve sadaka 342 veren (kadınlar); ve siyam 322 eden (erkekler) ve siyam 322 eden (kadınlar); ve koruyan (erkekler) fürûclarını 110 ve koruyan (kadınlar); ve Allah'ı çokça zikreden 78 (erkekler) ve zikreden 78 (kadınlar); hazırlardı Allah onlara * bir mağfiret 319 ve büyük bir ecir 820 .

Sâffât Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman ulaştı * yanında onun ** harekete/gayrete *** ; dedi **** : "Ey oğlum! Doğrusu ben görüyorum uykumda ki ben boğazlıyorum seni; öyle ki bak neyi görürsün?"; dedi ***** : "Ey babam! Faaliyete geçir emredileni; bulacaksın beni eğer dilerse Allah sabredenlerden 51 ."

Mü'min Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Öyle ki sabret 51 ; doğrusu Allah'ın vaadi haktır/gerçektir; ve istiğfar et/bağışlanma dile günahların için; ve tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; akşamla/gün batımı sonrasıyla; sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle.

Şûrâ Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Eğer dilerse (Allah) sakinleştirir rüzgârı; öyle ki kalakalırlar (akanlar) hareketsiz/durağan; arka tarafına doğru onun (bol suyun); doğrusu bundadır mutlak ayetler her bir sabreden 51 , şükreden 43 için.

Kaf Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Öyle ki sabret 51  onların dedikleri üzerine; ve tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun (Güneş’in).

Tûr Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Ve sabret 51 Rabbinin 4 hükmüne; öyle ki doğrusu sen gözlerimizin önündesin; ve tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; zaman (ki); dikelirsin/ayağa kalkarsın.

Beled Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Sonra oldu (o) kimselerden (ki) iman 47 ettiler; ve tavsiye ettiler sabrı 51 ; ve tavsiye ettiler merhameti 829 .

Asr Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler (ki) iman 47 ettiler; ve yaptılar sâlihât 18 ; ve tavsiye ettiler hakkı/gerçeği; ve tavsiye ettiler sabrı 51 .