Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 182:

sâdık

Bu kavram 45 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

182Doğrular, dürüstler.

2. Bakara Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

30|2|23|وَإِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍ مِّمَّا نَزَّلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا فَأْتُوا۟ بِسُورَةٍ مِّن مِّثْلِهِۦ وَٱدْعُوا۟ شُهَدَآءَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

23. Ve in kuntum fî reybin mimmâ nezzelnâ alâ abdinâ fe’tû bi sûretin min mislihî, ved’û şuhedâekum min dûnillâhi in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer olduysanız şüphe içinde kulumuz* üzerine indirdiğimizden172; öyleyse gelin bir sûreyle183 mislinden870 onun**; ve çağırın şahitlerinizi/tanıklarınızı Allah’ın astından; eğer olduysanız sâdıklar182.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
3 fi içinde فِي -
4 raybin şüphe رَيْبٍ ريب
5 mimma مِمَّا -
6 nezzelna indirdiğimizden نَزَّلْنَا نزل
7 ala üzerine عَلَىٰ -
8 abdina kulumuz عَبْدِنَا عبد
9 fe'tu öyleyse gelin فَأْتُوا اتي
10 bisuratin bir sureyle بِسُورَةٍ سور
11 min مِنْ -
12 mislihi mislinden/örneğinden مِثْلِهِ مثل
13 ved'u ve çağırın وَادْعُوا دعو
14 şuheda'ekum şahitlerinizi/tanıklarınızı شُهَدَاءَكُمْ شهد
15 min مِنْ -
16 duni astından دُونِ دون
17 llahi Allah’ın اللَّهِ -
18 in eğer إِنْ -
19 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
20 sadikine sâdıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Kur'an'ın.

2. Bakara Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

38|2|31|وَعَلَّمَ ءَادَمَ ٱلْأَسْمَآءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ فَقَالَ أَنۢبِـُٔونِى بِأَسْمَآءِ هَٰٓؤُلَآءِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

31. Ve alleme âdemel esmâe kullehâ summe aradahum alel melâiketi fe kâle enbiûnî bi esmâi hâulâi in kuntum sadikîn(sadikîne).

Türkçe Çeviri

Ve öğretti* Âdem'e50 isimleri49; tamamını onun; sonra sundu onları (isimleri) melekler48 üzerine; ve dedi: “Haber verin bana bunların isimlerini49; eğer olduysanız sâdıklar182.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve alleme ve öğretti وَعَلَّمَ علم
2 ademe Adem'e ادَمَ -
3 l-esma'e isimleri الْأَسْمَاءَ سمو
4 kulleha tamamını onun كُلَّهَا كلل
5 summe sonra ثُمَّ -
6 aradehum sundu onları (isimleri) عَرَضَهُمْ عرض
7 ala üzerine عَلَى -
8 l-melaiketi melekler- الْمَلَائِكَةِ ملك
9 fekale ve dedi فَقَالَ قول
10 enbiuni haber verin bana أَنْبِئُونِي نبا
11 biesma'i isimlerini بِأَسْمَاءِ سمو
12 ha'ula'i bunların هَٰؤُلَاءِ -
13 in eğer إِنْ -
14 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
15 sadikine doğrular صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın sıfatları ve nasıl tecelli ettikleri öğretildi. Bu öğretme süreci evrenimiz yaratılmadan önce Yüce Allah'ın arşında bir yerde gerçekleşti.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Âdem, Adem

Kavram 50

50Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti. 

2. Bakara Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

101|2|94|قُلْ إِن كَانَتْ لَكُمُ ٱلدَّارُ ٱلْءَاخِرَةُ عِندَ ٱللَّهِ خَالِصَةً مِّن دُونِ ٱلنَّاسِ فَتَمَنَّوُا۟ ٱلْمَوْتَ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

94. Kul in kânet lekumud dârul âhiretu indallâhi hâlisaten min dûnin nâsi fe temennevûl mevte in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

De ki: “Eğer olduysa sizlere ahiret diyarı/yurdu Allah'ın indinde/katında bir halis* (olarak) insanların dışında**; öyleyse temenni edin ölümü eğer olduysanız sâdıklar182.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 in eğer إِنْ -
3 kanet olduysa كَانَتْ كون
4 lekumu sizlere لَكُمُ -
5 d-daru diyarı/yurdu الدَّارُ دور
6 l-ahiratu ahiret الْاخِرَةُ اخر
7 inde indinde/katında عِنْدَ عند
8 llahi Allah اللَّهِ -
9 halisaten halis/saf/has خَالِصَةً خلص
10 min مِنْ -
11 duni dışında دُونِ دون
12 n-nasi insanların النَّاسِ نوس
13 fetemennevu öyleyse temenni edin فَتَمَنَّوُا مني
14 l-mevte ölümü الْمَوْتَ موت
15 in eğer إِنْ -
16 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
17 sadikine sâdıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Saf, has, katıksız, karışıksız.**Diğer insanların haricinde, sadece sizlere özel, halis.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

2. Bakara Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

118|2|111|وَقَالُوا۟ لَن يَدْخُلَ ٱلْجَنَّةَ إِلَّا مَن كَانَ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ قُلْ هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

111. Ve kâlû len yedhulel cennete illâ men kâne hûden ev nasâr(nasârâ), tilke emâniyyuhum kul hâtû burhânekum in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: “Asla girmez cennete dışında kimse (ki) oldu (o) bir Yahudi295 ya da Nasârâlı296”; şu (ki); temennileridir onların; de ki: “Verin/getirin burhânınızı293; eğer olduysanız sâdıklar182.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 len asla لَنْ -
3 yedhule girmez يَدْخُلَ دخل
4 l-cennete cennete الْجَنَّةَ جنن
5 illa dışında إِلَّا -
6 men kimse مَنْ -
7 kane oldu كَانَ كون
8 huden bir Yahudi هُودًا هود
9 ev ya da أَوْ -
10 nesara Nasârâlı نَصَارَىٰ نصر
11 tilke şu (ki) تِلْكَ -
12 emaniyyuhum temennileridir onların أَمَانِيُّهُمْ مني
13 kul de ki قُلْ قول
14 hatu verin/getirin هَاتُوا هات
15 burhanekum burhânınızı بُرْهَانَكُمْ برهن
16 in eğer إِنْ -
17 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
18 sadikine sâdıklar صَادِقِينَ صدق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Burhân

Kavram 293

293Delil, kanıt, ispat, gösterim.

Yahudi

Kavram 295

295Sadece Tevrat'a tabi olan kimselerle birlikte sonrasında Tevrat'ı bırakıp da Talmud kitaplarına tabi olmuş tüm Yahudiler. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Yahudiler.

Nasârâlı, Hristiyan.

Kavram 296

296Sadece İncil'e tabi olan kimselerle birlikte sonrasında İncil'i bırakıp da masal/hikaye kitaplarına tabi olmuş tüm Hristiyanlar. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Hristiyanlar.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

310|3|17|ٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْمُنفِقِينَ وَٱلْمُسْتَغْفِرِينَ بِٱلْأَسْحَارِ

Latin Literal

17. Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr(eshâri).

Türkçe Çeviri

Sabredenlerdir51; ve sâdıklardır182; ve kanaat398 edenlerdir; ve infak6 edenlerdir; ve istiğfar396 edenlerdir seherlerde397.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 es-sabirine sabredenlerdir الصَّابِرِينَ صبر
2 ve ssadikine ve sadıklardır وَالصَّادِقِينَ صدق
3 velkanitine ve kanaat edenlerdir وَالْقَانِتِينَ قنت
4 velmunfikine ve infak edenlerdir وَالْمُنْفِقِينَ نفق
5 velmustegfirine ve istiğfar edenlerdir وَالْمُسْتَغْفِرِينَ غفر
6 bil-eshari seherlerde بِالْأَسْحَارِ سحر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

istiğfar

Kavram 396

396Mağfiret dilemek, suçlarının bağışlanmasını dilemek.

seher

Kavram 397

397Fecr, tan yeri, şafak, tam karanlığın Güneş'in ilk ışıklarıyla aydınlanmaya başlamasından Güneş'in kendisinin doğması öncesine kadar geçen zaman. Seher vakti sabah salatı vaktidir. Salatın içinde beyin her secde ettiğinde Yüce Allah'tan bağışlanma dilemek gerekir.

Kanaat etmek.

Kavram 398

398Yetinmek. Yüce Allah'ın fazlından/lütfundan aranma/bakınma sonrası Yüce Allah'ın bahşettikleriyle yetinmek. Elindekinden hoşnut olma durumu, yeter bulmak.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

386|3|93|كُلُّ ٱلطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِلَّا مَا حَرَّمَ إِسْرَٰٓءِيلُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ مِن قَبْلِ أَن تُنَزَّلَ ٱلتَّوْرَىٰةُ قُلْ فَأْتُوا۟ بِٱلتَّوْرَىٰةِ فَٱتْلُوهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

93. Kullut taâmi kâne hillen li benî isrâile illâ mâ harrame isrâîlu alâ nefsihî min kabli en tunezzelet tevrât(tevrâtu), kul fe’tû bit tevrâti fetlûhâ in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Yiyeceklerin hepsi helal olmuştu İsrâîloğullarına197 -dışındadır haram kılmış olduğu İsrâîl'in445 kendi nefsine201- önceden ki indirildi Tevrât*; de ki: "Öyle ki gelin Tevrât’la; öyle ki okuyun onu**; eğer olduysanız sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kullu hepsi كُلُّ كلل
2 t-taaami yiyeceklerinn الطَّعَامِ طعم
3 kane oldu كَانَ كون
4 hillen helal حِلًّا حلل
5 libeni oğullarına لِبَنِي بني
6 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
7 illa dışında إِلَّا -
8 ma مَا -
9 harrame haram kıldığı حَرَّمَ حرم
10 israilu İsrail'in إِسْرَائِيلُ -
11 ala عَلَىٰ -
12 nefsihi kendi nefsine نَفْسِهِ نفس
13 min مِنْ -
14 kabli önceden قَبْلِ قبل
15 en ki أَنْ -
16 tunezzele indirildi تُنَزَّلَ نزل
17 t-tevratu Tevrât التَّوْرَاةُ -
18 kul de ki قُلْ قول
19 fe'tu öyle ki gelin فَأْتُوا اتي
20 bit-tevrati Tevrât’la بِالتَّوْرَاةِ -
21 fetluha öyle ki okuyun onu فَاتْلُوهَا تلو
22 in eğer إِنْ -
23 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
24 sadikine sâdıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Tevrât yiyeceklerin tümünün helal olması hükmünü değiştirmiştir. Tevrât'la birlikte yiyeceklerde Yüce Allah tarafından haram kılınanlar olmuştur. Hayvanların iç yağlarının haram edilmesi gibi. Haram-helal kılma yetkisi sadece kutsal kitaplardadır. **Tevrât'ta İsrâîloğullarına önceden tüm yiyeceklerin helal kılınmış olduğu yazmaktadır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Tevrât öncesi İsrâîloğullarına tüm yiyeceklerin helal olması. İsrâîl'in sadece kendi nefsine bir yiyeceği haram kılması.

Kavram 445

445Resûl de olsa bir kimsenin Yüce Allah adına haram ve/veya helal koyma yetkisi asla yoktur. 3:93 ayeti bir delildir.  Yüce Allah'ın Tevrât öncesi İsrâîloğullarına tüm yiyecekleri helal kıldığını anlıyoruz. İsrâîl'in (Yakûb'un) kendi nefsi (sadece kendisi) adına bir şeyi yemediğini, bir şeyi haram kıldığını anlıyoruz.  İsrâîl'in (Yakûb'un) kendisine neyi haram ettiğini ve neden haram ettiğini bilmemiz tam olarak mümkün değildir. Ancak bilmemiz gereken şey vahye muhatap olan insanların İsrâîl'in (Yakûb'un) uygulamasına tabi olmak zorunda olmamalarıdır. İnsanlar sadece vahye muhataptır. Vahy ne emrettiyse ona uyarlar. Tevrât öncesi İsrâîloğulları  tüm yiyecekleri helal olarak yemiştir. İsrâîl'in (Yakûb'un) yaşlı ve hastalıklı olduğunu Kur'an'dan anlıyoruz. Belki de sağlığına kötü geldiği düşündüğü bir şeyi kendisine haram kılmıştır. Bizi ilgilendiren bir şey değildir.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 168

Arapça Metin (Harekeli)

461|3|168|ٱلَّذِينَ قَالُوا۟ لِإِخْوَٰنِهِمْ وَقَعَدُوا۟ لَوْ أَطَاعُونَا مَا قُتِلُوا۟ قُلْ فَٱدْرَءُوا۟ عَنْ أَنفُسِكُمُ ٱلْمَوْتَ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

168. Ellezîne kâlû li ihvânihim ve kaadû lev atâûnâ mâ kutil(kutilû), kul fedreû an enfusikumul mevte in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) dediler kardeşleri için ve oturmuşlar (-ken) onlar: "Eğer itaat etselerdi bizlere katledilmiş35 olmazlardı"; de ki: "Öyleyse defedin/savın kendi nefsinizden201 ölümü; eğer olduysanız sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 kalu dediler قَالُوا قول
3 liihvanihim kardeşleri için لِإِخْوَانِهِمْ اخو
4 vekaadu ve oturdular وَقَعَدُوا قعد
5 lev eğer لَوْ -
6 etauna itaat etselerdi bizlere أَطَاعُونَا طوع
7 ma değillerdi مَا -
8 kutilu katledildiler قُتِلُوا قتل
9 kul de ki قُلْ قول
10 fedra'u öyleyse defedin/savın فَادْرَءُوا درا
11 an عَنْ -
12 enfusikumu kendi nefsinizden أَنْفُسِكُمُ نفس
13 l-mevte ölümü الْمَوْتَ موت
14 in eğer إِنْ -
15 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
16 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 183

Arapça Metin (Harekeli)

476|3|183|ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ عَهِدَ إِلَيْنَآ أَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتَّىٰ يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ ٱلنَّارُ قُلْ قَدْ جَآءَكُمْ رُسُلٌ مِّن قَبْلِى بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَبِٱلَّذِى قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

183. Ellezîne kâlû innallâhe ahide ileynâ ellâ nu’mine li resûlin hattâ ye’tiyenâ bi kurbânin te’kuluhun nâr(nâru), kul kad câekum rusulun min kablî bil beyyinâti ve billezî kultum fe lime kateltumûhum in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) dediler: 'Doğrusu Allah ahdetti* bizlere ki iman47 etmeyiz bir resûle418; ta ki gelir bizlere bir kurbanla476 (ki) yer onu (kurbanı) ateş'; de ki: 'Muhakkak geldi sizlere resûller418 benden önce; beyanatlarla352 ve dediğinizle**; öyleyse niçin katlettiniz35 onları eğer olduysanız sâdıklar182.'

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 kalu dediler قَالُوا قول
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 ahide ahdetti عَهِدَ عهد
6 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
7 ella ki أَلَّا -
8 nu'mine iman etmeyiz نُؤْمِنَ امن
9 lirasulin bir resûle لِرَسُولٍ رسل
10 hatta ta ki حَتَّىٰ -
11 ye'tiyena gelir bizlere يَأْتِيَنَا اتي
12 bikurbanin bir kurbanla بِقُرْبَانٍ قرب
13 te'kuluhu yer onu تَأْكُلُهُ اكل
14 n-naru ateş النَّارُ نور
15 kul de ki قُلْ قول
16 kad muhakkak قَدْ -
17 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
18 rusulun resûller رُسُلٌ رسل
19 min مِنْ -
20 kabli benden önce قَبْلِي قبل
21 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
22 ve bil-lezi ve وَبِالَّذِي -
23 kultum dediğinizle قُلْتُمْ قول
24 felime öyleyse niçin فَلِمَ -
25 kateltumuhum katlettiniz onları قَتَلْتُمُوهُمْ قتل
26 in eğer إِنْ -
27 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
28 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Söz vermek, antlaşma yapmak.**Sunulan kurbanın yağının yakılarak tüketildiği/yenildiği bir durumun daha önceden gerçekleşmiş olduğunu anlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Beyanlı

Kavram 352

352Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kurban

Kavram 476

476Yakınlaşma amaçlı sunu, feda edilen.

4. Nisâ Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

580|4|87|ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ ٱللَّهِ حَدِيثًا

Latin Literal

87. Allâhu lâ ilâhe illâ huve. Le yecmeannekum ilâ yevmil kıyâmeti lâ raybe fîhi. Ve men asdeku minallâhi hadîsâ(hadîsen).

Türkçe Çeviri

Allah'tır; yoktur ilâh74  O’nun dışında; mutlak bir araya getirir sizleri kıyamet gününde148 (ki) olmaz bir şüphe onda; ve kimdir daha sâdık182 Allah’tan bir hadîste89*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah (ki) اللَّهُ -
2 la yoktur لَا -
3 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
4 illa dışında إِلَّا -
5 huve O’nun هُوَ -
6 leyecmeannekum mutlak bir araya getiri sizleri لَيَجْمَعَنَّكُمْ جمع
7 ila إِلَىٰ -
8 yevmi gününde يَوْمِ يوم
9 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
10 la olmaz لَا -
11 raybe bir şüphe رَيْبَ ريب
12 fihi onda فِيهِ -
13 ve men ve kimdir وَمَنْ -
14 esdeku daha sadık أَصْدَقُ صدق
15 mine -tan مِنَ -
16 llahi Allah’tan اللَّهِ -
17 hadisen bir hadis/bir söz حَدِيثًا حدث

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın sözü/hadisi olan Kur'an'dan başka sözleri/hadisleri dinde değişmez doğrular kabul etmek şirktir. Sadece Kur'an demeyen, Kur'an harici dinde hüküm koyan  şeylere de Kur'an'ın astından iman edenlerin tamamı müşrik olmuştur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Hadîs

Kavram 89

89Söz. Kur'an da bir sözdür. Hak ve gerçek sözdür. Tamamı zan olan hadislerse söylentidir. Hak/gerçek sözler değillerdir. 

Kıyamet günü

Kavram 148

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

4. Nisâ Suresi

Ayet 122

Arapça Metin (Harekeli)

615|4|122|وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ ٱللَّهِ قِيلًا

Latin Literal

122. Vellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti se nudhiluhum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden). Va’dallâhi hakkâ(hakkan). Ve men asdaku minallâhi kîlâ(kîlen).

Türkçe Çeviri

Ve kimseleri (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihât18; sokacağız onları cennetlere; akar altından onun (cennetin) nehirler; ölümsüzlerdir185 orada ebediyen; hak/gerçek vaadidir Allah'ın; ve kim daha sâdıktır182 Allah’tan bir söz/kelam (bakımından).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
4 s-salihati saliha الصَّالِحَاتِ صلح
5 senudhiluhum sokacağız onları سَنُدْخِلُهُمْ دخل
6 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
7 tecri akar تَجْرِي جري
8 min مِنْ -
9 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
10 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
11 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد
12 fiha orada فِيهَا -
13 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد
14 vea'de vaadidir وَعْدَ وعد
15 llahi Allah'ın اللَّهِ -
16 hakkan hak/gerçek حَقًّا حقق
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 esdeku daha sadıktır أَصْدَقُ صدق
19 mine مِنَ -
20 llahi Allah’tan اللَّهِ -
21 kilen sözlü قِيلًا قول

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Ölümsüzler

Kavram 185

185Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 

5. Mâide Suresi

Ayet 119

Arapça Metin (Harekeli)

788|5|119|قَالَ ٱللَّهُ هَٰذَا يَوْمُ يَنفَعُ ٱلصَّٰدِقِينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Latin Literal

119. Kâlellâhu hâzâ yevmu yenfeus sâdikîne sıdkuhum, lehum cennâtun tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden) radiyallâhu anhum ve radû anh(anhu) zâlikel fevzul azîm(azîmu).

Türkçe Çeviri

Dedi Allah: "Bu gündür (ki) fayda sağlar sâdıklara182 sâdıklıkları182 onların; onlaradır cennetler; akar altından nehirler; ölümsüzler185 orada ebediyen"; razı oldu Allah onlardan; ve razı oldular onlar O'ndan; işte budur büyük fazilet/fazlalık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Ölümsüzler

Kavram 185

185Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 

6. En'âm Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

829|6|40|قُلْ أَرَءَيْتَكُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُ ٱللَّهِ أَوْ أَتَتْكُمُ ٱلسَّاعَةُ أَغَيْرَ ٱللَّهِ تَدْعُونَ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

40. Kul e reeytekum in etâkum azâbullâhi ev etetkumus sâatu e gayrallâhi ted’ûn(ted’ûne), in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Gördünüz mü? Eğer gelse sizlere Allah'ın azabı ya da gelse sizlere o sâat470; Allah’tan başkasını mı çağırırsınız?"; eğer olduysanız* sâdıklar182.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 eraeytekum gördünüz mü أَرَأَيْتَكُمْ راي
3 in eğer إِنْ -
4 etakum gelse sizlere أَتَاكُمْ اتي
5 azabu azabı عَذَابُ عذب
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 ev ya da أَوْ -
8 etetkumu gelse sizlere أَتَتْكُمُ اتي
9 s-saatu o saat السَّاعَةُ سوع
10 egayra dışında mı أَغَيْرَ غير
11 llahi Allah’ın اللَّهِ -
12 ted'une çağırırsınız تَدْعُونَ دعو
13 in eğer إِنْ -
14 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
15 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Sâdıklar olmuş olsaydınız görürdünüz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Sâat

Kavram 470

470Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

7. A'râf Suresi

Ayet 70

Arapça Metin (Harekeli)

1024|7|70|قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ ٱللَّهَ وَحْدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

70. Kâlû e ci’tenâ li na’budallâhe vahdehu ve nezere mâ kâne ya’budu âbâunâ, fe’tinâ bi mâ teidunâ in kunte mines sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Dediler: "Geldin mi (sen) bizlere (ki) kulluk46 etmemiz için Allah'a ve tek O’na*; ve bırakalım atalarımızın/babalarımızın kulluk46 eder olduğunu?; öyle ki ver vaat ettiğini eğer olduysan sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 eci'tena geldin mi bizlere أَجِئْتَنَا جيا
3 linea'bude kulluk etmemiz için لِنَعْبُدَ عبد
4 llahe Allah'a اللَّهَ -
5 vehdehu ve tek O’na وَحْدَهُ وحد
6 ve nezera ve bırakalım وَنَذَرَ وذر
7 ma مَا -
8 kane olduğunu كَانَ كون
9 yea'budu kulluk eder يَعْبُدُ عبد
10 aba'una atalarımızın ابَاؤُنَا ابو
11 fe'tina öyle ki ver فَأْتِنَا اتي
12 bima بِمَا -
13 teiduna vaateddiğini تَعِدُنَا وعد
14 in eğer إِنْ -
15 kunte olduysan كُنْتَ كون
16 mine -dan مِنَ -
17 s-sadikine sadıklarıdan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Tek Allah'a kulluk etmeye bir itirazın olduğuna lütfen dikkat edin. Tek bir ilâh asla kabul etmiyorlar. Allah'la birlikte mutlaka birçok sözde ilâha da kulluk etmek istiyorlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

7. A'râf Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

1060|7|106|قَالَ إِن كُنتَ جِئْتَ بِـَٔايَةٍ فَأْتِ بِهَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

106. Kâle in kunte ci’te bi âyetin fe’ti bihâ in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (firavun): "Eğer olduysan (ki) geldin bir ayetle287; getir onu*; eğer olduysan sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (firavun) قَالَ قول
2 in eğer إِنْ -
3 kunte olduysan كُنْتَ كون
4 ci'te gelmiş جِئْتَ جيا
5 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
6 fe'ti getir فَأْتِ اتي
7 biha onu بِهَا -
8 in eğer إِنْ -
9 kunte olduysan كُنْتَ كون
10 mine مِنَ -
11 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Ayeti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

7. A'râf Suresi

Ayet 194

Arapça Metin (Harekeli)

1148|7|194|إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ عِبَادٌ أَمْثَالُكُمْ فَٱدْعُوهُمْ فَلْيَسْتَجِيبُوا۟ لَكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

194. İnnellezîne ted’ûne min dûnillâhi ıbâdun emsâlukum fed’ûhum felyestecibû lekum in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler* (ki) çağırırsınız Allah’ın astından; kullardır* sizlerin misalleri/benzerleri; öyle ki çağırın onları; öyle ki cevap versinler sizlere eğer olduysanız sâdıklar182.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 ted'une çağırırsınız تَدْعُونَ دعو
4 min مِنْ -
5 duni astından دُونِ دون
6 llahi Allah’ın اللَّهِ -
7 ibadun kullardır عِبَادٌ عبد
8 emsalukum sizlerin misalleri/benzerleri أَمْثَالُكُمْ مثل
9 fed'uhum öyle ki çağırın onları فَادْعُوهُمْ دعو
10 fe lyestecibu öyle ki cevap versinler فَلْيَسْتَجِيبُوا جوب
11 lekum size لَكُمْ -
12 in eğer إِنْ -
13 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
14 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Şirk koşulan şeylerin kimseler olarak işaret edildiğini görmekteyiz. Bu da bizlere Yüce Allah'ın kulları olan, diğer insanlardan farkı olmayan kimselerin ilâhlaştırıldığını gösterir. Günümüzde resûl Îsâ'ya ve Muhammed'e Yüce Allah'ın isimleri/sıfatları atfedilmiştir.   

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

9. Tevbe Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

1278|9|43|عَفَا ٱللَّهُ عَنكَ لِمَ أَذِنتَ لَهُمْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَتَعْلَمَ ٱلْكَٰذِبِينَ

Latin Literal

43. Afallâhu ank(anke), lime ezinte lehum hattâ yetebeyyene lekellezîne sadakû ve ta’lemel kâzibîn(kâzibîne).

Türkçe Çeviri

Affetti* Allah senden izin verdiğin için onlara; ta ki beyan226 olur sana sâdık182 olmuş kimseler ve bilirsin yalancıları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 afa affetti عَفَا عفو
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 anke senden عَنْكَ -
4 lime لِمَ -
5 ezinte izin verdiğine أَذِنْتَ اذن
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 hatta taki حَتَّىٰ -
8 yetebeyyene beyan olur يَتَبَيَّنَ بين
9 leke sana لَكَ -
10 ellezine kimseler الَّذِينَ -
11 sadeku sadık olmuş صَدَقُوا صدق
12 ve tea'leme ve bilirsin وَتَعْلَمَ علم
13 l-kazibine yalancıları الْكَاذِبِينَ كذب

Notlar

Not 1

*Erken izin verdiğin için.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

9. Tevbe Suresi

Ayet 119

Arapça Metin (Harekeli)

1354|9|119|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَكُونُوا۟ مَعَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

119. Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn (sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Takvalı21 olun Allah’a; ve olun sâdıklarla182 beraber.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 tteku takvalı olun اتَّقُوا وقي
5 llahe Allah’a اللَّهَ -
6 ve kunu ve olun وَكُونُوا كون
7 mea beraber مَعَ -
8 s-sadikine sadıklarla الصَّادِقِينَ صدق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

10. Yunus Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

1400|10|38|أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ قُلْ فَأْتُوا۟ بِسُورَةٍ مِّثْلِهِۦ وَٱدْعُوا۟ مَنِ ٱسْتَطَعْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

38. Em yekûlûnefterâh(yekûlûnefterâhu), kul fe’tû bi sûretin mislihî ved’û menisteta’tum min dûnillâhi in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Ya da derler: "İftira attı* onu**"; de ki: "Gelin bir sûreyle183 onun*** misli870; ve çağırın kimseyi (ki) itaat**** ettiniz Allah’ın astından; eğer olduysanız sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 yekulune derler يَقُولُونَ قول
3 fterahu iftira attı onu افْتَرَاهُ فري
4 kul de ki قُلْ قول
5 fe'tu gelin فَأْتُوا اتي
6 bisuratin bir sureyle بِسُورَةٍ سور
7 mislihi misli olun مِثْلِهِ مثل
8 ved'u ve çağırın وَادْعُوا دعو
9 meni kimseyi مَنِ -
10 stetaa'tum itaat ettiniz اسْتَطَعْتُمْ طوع
11 min مِنْ -
12 duni astından دُونِ دون
13 llahi Allah’ın اللَّهِ -
14 in eğer إِنْ -
15 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
16 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Yalan uydurdu, yalan üretti, fabrikasyon yaptı.**Kur'an'ı.***Kur'an'ın.****Kendisine tabi olduğunuzu da çağırın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

On sure getiremezler, bir sure getiremezler.

Kavram 183

183On sure getiremezler, bir sure getiremezler meydan okumaları asla boşuna değildir. Şerefli Kur’an 19 matematiksel mucizesiyle kodlanmıştır. Kur’an’ın bir beşer sözü olduğunu, eskilerin masalları olduğunu iddia eden kişiliğe karşı (74:10-25) Kur’an 19 sayısı temelli bir mucizeyi delil olarak sunmaktadır. Kur'an'ın her bir suresi birbiriyle ve Kur'an'ın bütünle 19 sistemiyle bağlantılıdır. Asla ayrılamaz. Aşağıdaki makalede bir örnek gösterilmiştir.  10 sure getiremezler; 1 sure getiremezler: Sure kelimesinin büyük mucizesi.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

10. Yunus Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

1410|10|48|وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

48. Ve yekûlûne metâ hâzel va’du in kuntum sadıkîn(sadıkîne).

Türkçe Çeviri

Ve derler: "Ne zamandır bu vaat edilen; eğer olduysanız sâdıklar182?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 meta ne zamandır? مَتَىٰ -
3 haza bu هَٰذَا -
4 l-vea'du vaad edilen الْوَعْدُ وعد
5 in eğer إِنْ -
6 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
7 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

11. Hûd Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1484|11|13|أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ قُلْ فَأْتُوا۟ بِعَشْرِ سُوَرٍ مِّثْلِهِۦ مُفْتَرَيَٰتٍ وَٱدْعُوا۟ مَنِ ٱسْتَطَعْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

13. Em yekûlûnefterâh(yekûlûnefterâhu), kul fe’tû bi aşri suverin mislihî muftereyâtin ved’û menisteta’tum min dûnillâhi in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Ya da derler: "İftira883 attı onu*"; de ki: "Gelin on sûreyle183 onun** iftira883 atılmış misli (-yle); ve çağırın itaat*** ettiğiniz kimseyi Allah’ın astından eğer olduysanız sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 yekulune derler يَقُولُونَ قول
3 fterahu iftira attı onu افْتَرَاهُ فري
4 kul de ki قُلْ قول
5 fe'tu gelin فَأْتُوا اتي
6 biaşri onla بِعَشْرِ عشر
7 suverin bir sure سُوَرٍ سور
8 mislihi misli onun مِثْلِهِ مثل
9 mufterayatin iftira atılmış مُفْتَرَيَاتٍ فري
10 ved'u ve çağırın وَادْعُوا دعو
11 meni kimseyi مَنِ -
12 stetaa'tum itaat ettiğiniz اسْتَطَعْتُمْ طوع
13 min مِنْ -
14 duni astından دُونِ دون
15 llahi Allah’ın اللَّهِ -
16 in eğer إِنْ -
17 kuntum oldduysanız كُنْتُمْ كون
18 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Kur'an'ı.**Kur'an'ın.***Tabi olduğunuz, takip ettiğiniz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

On sure getiremezler, bir sure getiremezler.

Kavram 183

183On sure getiremezler, bir sure getiremezler meydan okumaları asla boşuna değildir. Şerefli Kur’an 19 matematiksel mucizesiyle kodlanmıştır. Kur’an’ın bir beşer sözü olduğunu, eskilerin masalları olduğunu iddia eden kişiliğe karşı (74:10-25) Kur’an 19 sayısı temelli bir mucizeyi delil olarak sunmaktadır. Kur'an'ın her bir suresi birbiriyle ve Kur'an'ın bütünle 19 sistemiyle bağlantılıdır. Asla ayrılamaz. Aşağıdaki makalede bir örnek gösterilmiştir.  10 sure getiremezler; 1 sure getiremezler: Sure kelimesinin büyük mucizesi.

iftira

Kavram 883

883Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

11. Hûd Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

1503|11|32|قَالُوا۟ يَٰنُوحُ قَدْ جَٰدَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَٰلَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

32. Kâlû yâ nûhu kad câdeltenâ fe ekserte cidâlenâ fe’tinâ bi mâ teidunâ in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Dediler: "Ey Nûh! Muhakkak mücadele ettin bizlere; öyle ki çok oldun* mücadelemizde; öyle ki getir bizlere; vaat ettiğini bizlere eğer olduysan sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ya nuhu ey Nuh يَا نُوحُ -
3 kad muhakkak قَدْ -
4 cadeltena mücadele ettin bizlere جَادَلْتَنَا جدل
5 fe ekserte öyle ki çok oldun فَأَكْثَرْتَ كثر
6 cidalena mücadelemizde جِدَالَنَا جدل
7 fe'tina öyle ki getir bizlere فَأْتِنَا اتي
8 bima بِمَا -
9 teiduna vaadettiğini bizlere تَعِدُنَا وعد
10 in eğer إِنْ -
11 kunte olduysan كُنْتَ كون
12 mine مِنَ -
13 s-sadikine sâdıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Çoğaldın, arttın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

12. Yusuf Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

1611|12|17|قَالُوا۟ يَٰٓأَبَانَآ إِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا يُوسُفَ عِندَ مَتَٰعِنَا فَأَكَلَهُ ٱلذِّئْبُ وَمَآ أَنتَ بِمُؤْمِنٍ لَّنَا وَلَوْ كُنَّا صَٰدِقِينَ

Latin Literal

17. Kâlû yâ ebânâ innâ zehebnâ nestebiku ve tereknâ yûsufe inde metâınâ fe ekelehuz zi’bu, ve mâ ente bi mu’minin lenâ ve lev kunnâ sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Ey babamız**! Doğrusu biz gitmiştik müsabaka*** yapmaya; ve terk etmiştik Yûsuf'u metalarımızın54 yanında; öyle ki yemiş onu**** kurt/çakal; ve değilsin sen bir mümin***** bizlere ve şayet olduysak (da) sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ya ebana ey babamız يَا أَبَانَا ابو
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 zehebna gitmiştik ذَهَبْنَا ذهب
5 nestebiku müsabaka yapmaya نَسْتَبِقُ سبق
6 ve terakna ve terk etmiştik وَتَرَكْنَا ترك
7 yusufe Yûsuf'u يُوسُفَ -
8 inde yanında عِنْدَ عند
9 metaina metalarımızın مَتَاعِنَا متع
10 fe ekelehu öyle ki yemiş onu فَأَكَلَهُ اكل
11 z-zi'bu kurt/çakal الذِّئْبُ ذاب
12 vema ve değilsin وَمَا -
13 ente sen أَنْتَ -
14 bimu'minin bir mümin بِمُؤْمِنٍ امن
15 lena bizlere لَنَا -
16 velev velev/şayet وَلَوْ -
17 kunna olduysak كُنَّا كون
18 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Yûsuf'un kardeşleri.**Yakûb.***Yarış.****Yûsuf'u.*****Kanıtlarla iman eden. Kesinleşen.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Meta

Kavram 54

54Sermaye. Yararlanma.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

12. Yusuf Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

1621|12|27|وَإِن كَانَ قَمِيصُهُۥ قُدَّ مِن دُبُرٍ فَكَذَبَتْ وَهُوَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

27. Ve in kâne kamîsuhu kudde min duburin fe kezebet ve huve mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

"Ve eğer olduysa gömleği onun* yırtılmış arkadan; öyle ki yalan söylemiştir** (o); ve o*** sâdıklardandır182." (diye)

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vein ve eğer وَإِنْ -
2 kane olduysa كَانَ كون
3 kamisuhu gömleği onun قَمِيصُهُ قمص
4 kudde yırtılmış قُدَّ قدد
5 min مِنْ -
6 duburin arkadan دُبُرٍ دبر
7 fekezebet öyleki yalan söyledi (o) فَكَذَبَتْ كذب
8 ve huve ve o وَهُوَ -
9 mine مِنَ -
10 s-sadikine sadıklardandır الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Yûsuf'un.**Kadın.***Yûsuf.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

12. Yusuf Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

1645|12|51|قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ إِذْ رَٰوَدتُّنَّ يُوسُفَ عَن نَّفْسِهِۦ قُلْنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِن سُوٓءٍ قَالَتِ ٱمْرَأَتُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْـَٰٔنَ حَصْحَصَ ٱلْحَقُّ أَنَا۠ رَٰوَدتُّهُۥ عَن نَّفْسِهِۦ وَإِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

51. Kâle mâ hatbukunne iz râvedtunne yûsufe an nefsih(nefsihî), kulne hâşe lillâhi mâ alimnâ aleyhi min sû’(sûin), kâletimre’etul azîzil âne hashasal hakku ene râvedtuhu an nefsihî ve innehu le mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Neydi meseleniz murad talep ettiğiniz zaman Yûsuf'a; nefsinden201 onun**?"; dediler***: "Hâşa941 Allah'adır (ki) bilmiş değiliz onun** üzerine hiçbir kötülük"; dedi azizin karısı: "İşte şimdi ortaya çıktı hak/gerçek; ben murad talep ettim nefsinden201 onun**; ve doğrusu o**** mutlak sâdıklardandır182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ma neydi? مَا -
3 hatbukunne meseleniz خَطْبُكُنَّ خطب
4 iz zaman إِذْ -
5 ravedtunne murad talep ettiniz رَاوَدْتُنَّ رود
6 yusufe Yûsuf'a يُوسُفَ -
7 an عَنْ -
8 nefsihi nefsinden onun نَفْسِهِ نفس
9 kulne dediler ki قُلْنَ قول
10 haşe hâşa حَاشَ حوش
11 lillahi Allah'adır لِلَّهِ -
12 ma değiliz مَا -
13 alimna bilmiş عَلِمْنَا علم
14 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
15 min hiçbir مِنْ -
16 su'in kötülük سُوءٍ سوا
17 kaleti dedi قَالَتِ قول
18 mraetu karısı امْرَأَتُ مرا
19 l-azizi Aziz'in الْعَزِيزِ عزز
20 l-ane işte şimdi الْانَ -
21 hashasa ortaya çıktı حَصْحَصَ حصحص
22 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
23 ena ben أَنَا -
24 ravedtuhu murad talep ettim رَاوَدْتُهُ رود
25 an عَنْ -
26 nefsihi nefsinden onun نَفْسِهِ نفس
27 ve innehu ve doğrusu o وَإِنَّهُ -
28 lemine mutlak لَمِنَ -
29 s-sadikine sadıklardandır الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Melik.**Yûsuf'un.***Kadınlar.****Yûsuf.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Hâşa.

Kavram 941

941Geri durma/engelleme.

12. Yusuf Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

1676|12|82|وَسْـَٔلِ ٱلْقَرْيَةَ ٱلَّتِى كُنَّا فِيهَا وَٱلْعِيرَ ٱلَّتِىٓ أَقْبَلْنَا فِيهَا وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

Latin Literal

82. Ves’elil karyetelletî kunnâ fîhâ vel îrelletî akbelnâ fîhâ, ve innâ le sâdikûn(sâdikûne).

Türkçe Çeviri

"Ve sual edin/sorun kente ki olduk içinde onun*; ve kervana ki geldik içinde onun**; ve doğrusu bizler mutlak sâdıklarız182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veseli ve sual edin/sorun وَاسْأَلِ سال
2 l-karyete kente الْقَرْيَةَ قري
3 lleti ki الَّتِي -
4 kunna olduk كُنَّا كون
5 fiha onun içinde فِيهَا -
6 vel'iyra ve kervana وَالْعِيرَ عير
7 lleti ki الَّتِي -
8 ekbelna geldik أَقْبَلْنَا قبل
9 fiha onun içinde فِيهَا -
10 ve inna ve doğrusu bizler وَإِنَّا -
11 lesadikune mutlak sâdıklarız لَصَادِقُونَ صدق

Notlar

Not 1

*Kentin.**Kervanın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

15. Hicr Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

1864|15|64|وَأَتَيْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

Latin Literal

64. Ve eteynâke bil hakkı ve innâ le sâdikûn(sâdikûne).

Türkçe Çeviri

"Ve geldik* hakla/gerçekle; ve doğrusu bizler mutlak sâdıklarız182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eteynake ve geldik وَأَتَيْنَاكَ اتي
2 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
3 ve inna ve doğrusu bizleri وَإِنَّا -
4 lesadikune mutlak sadıklarız لَصَادِقُونَ صدق

Notlar

Not 1

*Melekler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

19. Meryem Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

2302|19|54|وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

Latin Literal

54. Vezkur fîl kitâbi ismâîle innehu kâne sâdıkal va’di ve kâne resûlen nebiyyâ(nebiyyen).

Türkçe Çeviri

Ve zikret78 kitapta* İsmâîl’i1087; doğrusu o** oldu (bir) sâdık182 vaadinde; ve oldu bir resûl; bir nebi132.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 fi فِي -
3 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
4 ismaiyle İsmâîl’i إِسْمَاعِيلَ -
5 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
6 kane oldu كَانَ كون
7 sadika sadık صَادِقَ صدق
8 l-vea'di vaadinde الْوَعْدِ وعد
9 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
10 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
11 nebiyyen bir nebi نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1

*Kur'ân'da.**İsmâîl.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

İsmâîl

Kavram 1087

1087Bir nebi ve resûldür. İbrahim'in ikinci eşinden doğmuştur. Eşlerin arasının bozulmasıyla İbrahim İsmâîl'i Yüce Allah'ın işaret ettiği Mekke'ye yerleştirmiştir. İsmâîl'in soyundan Araplar gelmiştir.  

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

2519|21|38|وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

38. Ve yekûlûne metâ hâzel va’du in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Ve derler*: "Ne zamandır bu vaat eğer olduysanız sâdıklar182?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 meta ne zaman? مَتَىٰ -
3 haza bu هَٰذَا -
4 l-vea'du vaat الْوَعْدُ وعد
5 in eğer إِنْ -
6 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
7 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Kâfirlik etmiş kimseler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

24. Nûr Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

2795|24|6|وَٱلَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَٰجَهُمْ وَلَمْ يَكُن لَّهُمْ شُهَدَآءُ إِلَّآ أَنفُسُهُمْ فَشَهَٰدَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَٰدَٰتٍۭ بِٱللَّهِ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

6. Vellezîne yermûne ezvâcehum ve lem yekun lehum şuhedâu illâ enfusuhum fe şehâdetu ehadihim erbeû şehâdâtin billâhi innehû le mines sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) suçlarlar eşlerini ve asla olmaz onlara şahitler/tanıklar kendi nefisleri201 dışında; öyle ki şahitliktir/tanıklıktır onlardan birisine dört şahitlik Allah'a -doğrusu o mutlak sâdıklardandır182- (diye).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 yermune suçlarlar يَرْمُونَ رمي
3 ezvacehum eşlerini أَزْوَاجَهُمْ زوج
4 velem ve asla وَلَمْ -
5 yekun olmaz يَكُنْ كون
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 şuheda'u şahitler شُهَدَاءُ شهد
8 illa dışında إِلَّا -
9 enfusuhum kendi nefisleri أَنْفُسُهُمْ نفس
10 feşehadetu öyle ki şahitliktir فَشَهَادَةُ شهد
11 ehadihim birisine onlardan أَحَدِهِمْ احد
12 erbeu dört أَرْبَعُ ربع
13 şehadatin bir şahitlik شَهَادَاتٍ شهد
14 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
15 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
16 lemine mutlak لَمِنَ -
17 s-sadikine sadıklardandır الصَّادِقِينَ صدق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

24. Nûr Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

2798|24|9|وَٱلْخَٰمِسَةَ أَنَّ غَضَبَ ٱللَّهِ عَلَيْهَآ إِن كَانَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

9. Vel hâmisete enne gadaballâhi aleyhâ in kâne mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Ve beşincisi* ki gazabı** Allah'ın üzerinedir onun*** eğer olduysa**** sâdıklardan182.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velhamisete ve beşincisi وَالْخَامِسَةَ خمس
2 enne ki أَنَّ -
3 gadebe gazabı غَضَبَ غضب
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 aleyha üzerinedir onun عَلَيْهَا -
6 in eğer إِنْ -
7 kane olduysa كَانَ كون
8 mine مِنَ -
9 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Allah'la birlikte tanık/şahit olduğunu 5. kez söylemesi. Kocasının 5. yeminine karşı 5. yemin kadın üzerine olacak olan azabı def eder. Yani en son kadının dediği geçerli olur. Kocasına 6. yemin izni verilmez.  **Öfkesi.***Kadının.****Kocası.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

2961|26|31|قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

31. Kâle fe’ti bihî in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Öyle ki gel onunla** eğer olduysan sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fe'ti öyle ki gel فَأْتِ اتي
3 bihi onunla بِهِ -
4 in eğer إِنْ -
5 kunte oluşan كُنْتَ كون
6 mine مِنَ -
7 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Firavun.**Mubîn dediğin şeyle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 154

Arapça Metin (Harekeli)

3084|26|154|مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

154. Mâ ente illâ beşerun mislunâ, fe’ti bi âyetin in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

"Değilsin sen* bir beşer432 dışında mislimiz870; öyle ki gel bir ayetle287 eğer olduysan sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değilsin مَا -
2 ente sen أَنْتَ -
3 illa dışıda إِلَّا -
4 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
5 misluna mislimiz مِثْلُنَا مثل
6 fe'ti öyle ki gel فَأْتِ اتي
7 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
8 in eğer إِنْ -
9 kunte olduysan كُنْتَ كون
10 mine - مِنَ -
11 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Sâlih.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 187

Arapça Metin (Harekeli)

3117|26|187|فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

187. Fe eskıt aleynâ kisefen mines semâi in kunte mines sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

"Öyle ki düşür üzerimize* parçalar gökten180 eğer olduysan** sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feeskit öyle ki düşür فَأَسْقِطْ سقط
2 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
3 kisefen parçalar كِسَفًا كسف
4 mine مِنَ -
5 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
6 in eğer إِنْ -
7 kunte olduysan كُنْتَ كون
8 mine مِنَ -
9 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

Eyke ashâbı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

27. Neml Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

3184|27|27|قَالَ سَنَنظُرُ أَصَدَقْتَ أَمْ كُنتَ مِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

Latin Literal

27. Kâle se nenzuru e sadakte em kunte minel kâzibîn(kâzibîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Bakacağız sâdık182 mı oldun ya da oldun yalancılardan"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 senenzuru bakacağız سَنَنْظُرُ نظر
3 esadekte sadık mı oldun أَصَدَقْتَ صدق
4 em ya da أَمْ -
5 kunte oldun كُنْتَ كون
6 mine مِنَ -
7 l-kazibine yalancılardan الْكَاذِبِينَ كذب

Notlar

Not 1

*Süleymân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

27. Neml Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

3206|27|49|قَالُوا۟ تَقَاسَمُوا۟ بِٱللَّهِ لَنُبَيِّتَنَّهُۥ وَأَهْلَهُۥ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّهِۦ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ أَهْلِهِۦ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

Latin Literal

49. Kâlû tekâsemû billâhi le nubeyyitennehu ve ehlehu summe le nekûlenne li veliyyihî mâ şehidnâ mehlike ehlihî ve innâ le sâdikûn(sâdikûne).

Türkçe Çeviri

Dediler* -(bir de) kasem548 ediyorsunuz** Allah'a***-: "Mutlak ki gece baskını yaparız ona**** ve ehline568; sonra mutlak deriz onun***** velisine28 değiliz şahit/tanık helakine348 ailesinin ve bizler mutlak sâdıklarız182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 tekasemu (bir de) kasem ediyorsunuz تَقَاسَمُوا قسم
3 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
4 lenubeyyitennehu mutlak gece baskını yaparız ona لَنُبَيِّتَنَّهُ بيت
5 ve ehlehu ve ehline وَأَهْلَهُ اهل
6 summe sonra ثُمَّ -
7 lenekulenne mutlak deriz لَنَقُولَنَّ قول
8 liveliyyihi onun velisine لِوَلِيِّهِ ولي
9 ma değiliz مَا -
10 şehidna şahit/tanık شَهِدْنَا شهد
11 mehlike helakine مَهْلِكَ هلك
12 ehlihi ailesinin أَهْلِهِ اهل
13 ve inna ve biz وَإِنَّا -
14 lesadikune mutlak sâdıklarız لَصَادِقُونَ صدق

Notlar

Not 1

*Semûd kavmi/toplumu.

**Zamir 2. çoğul eril oldu. Semûd kavminde kasem eden insanlar muhatap oldu bir anda.

***Anlarız ki Semûd kavmi Allah'a iman etmektedir; ancak mutlak ki şirk koşarak iman etmektedirler. Şu an milyonlarca sahte müslümanın Allah adına yeminler vermesine rağmen gerçek İslâm'ın düşmanları olmaları gibi.

****Sâlih'e.

*****Sâlîh'in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Helak etmek.

Kavram 348

348Yok etmek, bitkin duruma getirmek.  

Kasem

Kavram 548

548Ant içmek, yemin, bir şeyi yapmaya veya yapmamaya söz vermek.

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

27. Neml Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

3221|27|64|أَمَّن يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ وَمَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ أَءِلَٰهٌ مَّعَ ٱللَّهِ قُلْ هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

64. Emmen yebdeul halka summe yuîduhu ve men yerzukukum mines semâi vel ard(ardı), e ilâhun meallâh(meallâhi), kul hâtû burhânekum in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

Ya da kimse (ki) başlatır yaratmayı; sonra iade eder onu*; ve kimse (ki) rızıklandırır sizleri gökten180 ve yerden; bir ilâh1094 mı Allah’la beraber? De ki: "Getirin* burhânınızı293 eğer olduysanız sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 emmen ya da kimse (ki) أَمَّنْ -
2 yebdeu başlatır يَبْدَأُ بدا
3 l-halka yaratmayı الْخَلْقَ خلق
4 summe sonra ثُمَّ -
5 yuiyduhu iade eder onu يُعِيدُهُ عود
6 ve men ve kimse (ki) وَمَنْ -
7 yerzukukum rızıklandırır sizleri يَرْزُقُكُمْ رزق
8 mine مِنَ -
9 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
10 vel'erdi ve yerden وَالْأَرْضِ ارض
11 eilahun bir ilâh mı أَإِلَٰهٌ اله
12 mea beraber مَعَ -
13 llahi Allah’la اللَّهِ -
14 kul de ki قُلْ قول
15 hatu getirin هَاتُوا هات
16 burhanekum burhanınızı بُرْهَانَكُمْ برهن
17 in eğer إِنْ -
18 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
19 sadikine sâdıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Yaratmayı.

**Verin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Burhân

Kavram 293

293Delil, kanıt, ispat, gösterim.

Sözde ilâhlar, Yüce Allah'ın astından edinilen sözde ilâhlar

Kavram 1094

1094İlâh tanrı demektir. Tek ilâh vardır; O da Rabbimizdir. Şerefli Kur'ân'ın en önemli konusu şirk konusudur. Şirk Yüce Allah'a ortak koşmak, eş edinmek demektir. Bu şirk sözde ilâhlar edinilerek olur. Yüce Allah'ın haşa yerine geçirilen bu kimseler ve idoller kendileri yaratılmış olmasına rağmen kendilerine ilâhlık payesi verilir. İnsanlardan, meleklerden, cinlerden, idollerden, şekil verilmiş şeylerden olabilirler. Bu sözde ilâhların da Rabbimiz gibi dualara cevap vereceği, yaratacağı, şeffat edeceği gibi sanılır.  

27. Neml Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

3228|27|71|وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

71. Ve yekûlûne metâ hâzel va’du in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Ve derler*: "Ne zamandır bu vaat** eğer olduysanız sâdıklar182?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 meta ne zamandır مَتَىٰ -
3 haza bu هَٰذَا -
4 l-vea'du vaat الْوَعْدُ وعد
5 in eğer إِنْ -
6 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
7 sadikine sâdıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*İnsanlar.

**Ahiret evrenindeki tekrar dirilme; turâbtan yani tozdan tekrar diriltme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

28. Kasas Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

3299|28|49|قُلْ فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبٍ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ هُوَ أَهْدَىٰ مِنْهُمَآ أَتَّبِعْهُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

49. Kul fe’tû bi kitâbin min indillâhi huve ehdâ min humâ ettebi’ hu in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Öyle ki gelin bir kitapla* indinden/katından Allah’ın; o** (ki) daha kılavuzlu (olsun) ikisinden***; tabi olurum ona****; eğer olduysanız sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 fe'tu öyle ki gelin فَأْتُوا اتي
3 bikitabin bir kitapla بِكِتَابٍ كتب
4 min مِنْ -
5 indi indinden/katından عِنْدِ عند
6 llahi Allah’ın اللَّهِ -
7 huve o هُوَ -
8 ehda daha kılavuzlu أَهْدَىٰ هدي
9 minhuma ikisinden مِنْهُمَا -
10 ettebia'hu tabi olurum ona أَتَّبِعْهُ تبع
11 in eğer إِنْ -
12 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
13 sadikine sâdıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Kutsal kitapla.

**Kitap.

***Tevrât ve İncîl'den.

****Kitaba.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

29. Ankebût Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

3341|29|3|وَلَقَدْ فَتَنَّا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْكَٰذِبِينَ

Latin Literal

3. Ve lekad fetennellezîne min kablihim fe le ya’lemennellâhullezîne sadakû ve le ya’lemenel kâzibîn(kâzibîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun fitnelendirdik610 kimseleri onlardan önce; öyle ki mutlak ki bilir Allah kimseleri (ki) sâdıklaştılar182; ve mutlak ki bilir* yalancıları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 fetenna fitnelendirdik فَتَنَّا فتن
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 min مِنْ -
5 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
6 fe leyea'lemenne öyle ki mutlak ki bilir فَلَيَعْلَمَنَّ علم
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 ellezine kimseleri (ki) الَّذِينَ -
9 sadeku sadık oldular صَدَقُوا صدق
10 veleyea'lemenne ve mutlak ki bilir وَلَيَعْلَمَنَّ علم
11 l-kazibine yalancıları الْكَاذِبِينَ كذب

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Fitne.

Kavram 610

610Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

29. Ankebût Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

3367|29|29|أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأْتُونَ فِى نَادِيكُمُ ٱلْمُنكَرَ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Latin Literal

29. E innekum le te’tûner ricâle ve taktaûnes sebîle ve te’tûne fî nâdîkumulmunker(munkere), fe mâ kâne cevâbe kavmihî illâ en kâlû’tinâ bi azâbillâhi in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu sizler mutlak gelirsiniz erkeklere*; ve kesersiniz yol**; ve gelirsiniz toplantılarınızda münkere82"; öyle ki olmuş değildi cevabı kavminin/toplumunun*** dışında ki dediler: "Gel bizlere Allah'ın azabıyla eğer olduysan sâdıklardan182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 einnekum doğrusu sizler أَئِنَّكُمْ -
2 lete'tune mutlak gelirsiniz لَتَأْتُونَ اتي
3 r-ricale adamlara الرِّجَالَ رجل
4 ve tektaune ve kesiyorsunuz وَتَقْطَعُونَ قطع
5 s-sebile yol السَّبِيلَ سبل
6 ve te'tune ve gelirsiniz وَتَأْتُونَ اتي
7 fi فِي -
8 nadikumu toplantılarınızda نَادِيكُمُ ندو
9 l-munkera münkere الْمُنْكَرَ نكر
10 fe ma öyle ki değildi فَمَا -
11 kane olmuş كَانَ كون
12 cevabe cevabı جَوَابَ جوب
13 kavmihi kavminin قَوْمِهِ قوم
14 illa dışında إِلَّا -
15 en ki أَنْ -
16 kalu dediler قَالُوا قول
17 tina gel bizlere ائْتِنَا اتي
18 biazabi azabıyla بِعَذَابِ عذب
19 llahi Allah'ın اللَّهِ -
20 in eğer إِنْ -
21 kunte olduysan كُنْتَ كون
22 mine مِنَ -
23 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Adamlara.

**Yolları kesip eşkiyalık yaptıklarını anlarız.

***Lût'un.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Münker

Kavram 82

82İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

3539|33|8|لِّيَسْـَٔلَ ٱلصَّٰدِقِينَ عَن صِدْقِهِمْ وَأَعَدَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًا أَلِيمًا

Latin Literal

8. Li yes’eles sâdikîne an sıdkıhim, ve eadde lil kâfirîne azâben elîmâ(elîmen).

Türkçe Çeviri

Sual etmesi/sorması içindir (Allah’ın) sâdıklığı182 onların sıddıklığından551; ve hazırladı (Allah) kâfirlere25 elim/acıklı bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyesele sual etmesi/sorması için (Allah’ın) لِيَسْأَلَ سال
2 s-sadikine sadıklığı الصَّادِقِينَ صدق
3 an عَنْ -
4 sidkihim onların sıddıklığından صِدْقِهِمْ صدق
5 ve eadde ve hazırladı (Allah) وَأَعَدَّ عدد
6 lilkafirine kâfirlere لِلْكَافِرِينَ كفر
7 azaben bir azap عَذَابًا عذب
8 elimen elim/acıklı أَلِيمًا الم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Sıddık

Kavram 551

551Her zaman  doğruyu onaylayan, söyleyen, yapan.  

33. Ahzâb Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

3554|33|23|مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا۟ مَا عَٰهَدُوا۟ ٱللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَىٰ نَحْبَهُۥ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا۟ تَبْدِيلًا

Latin Literal

23. Minel mu’minîne ricâlun sadakû mâ âhedûllahe aleyh(aleyhi), fe minhum men kadâ nahbehu ve minhum men yentezırû ve mâ beddelû tebdîlâ(tebdîlan).

Türkçe Çeviri

Müminlerdendir27 adamlar (ki) sâdık182 kaldılar ahit verdiklerine Allah'a onun* üzerine; öyle ki onlardan** kimi tamamladı adağını***; ve onlardan kimi gözetlerler/bakarlar****; ve değiştirmiş değildiler bir değişmeyi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 mine مِنَ -
2 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن
3 ricalun adamlar رِجَالٌ رجل
4 sadeku sadık oldular صَدَقُوا صدق
5 ma مَا -
6 aahedu ahit verdiklerine عَاهَدُوا عهد
7 llahe Allah اللَّهَ -
8 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
9 fe minhum öyle ki onlardan فَمِنْهُمْ -
10 men kimi مَنْ -
11 kada tamamladı قَضَىٰ قضي
12 nehbehu adağını نَحْبَهُ نحب
13 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
14 men kimi مَنْ -
15 yenteziru bakarlar يَنْتَظِرُ نظر
16 ve ma ve değildi وَمَا -
17 beddelu değişmişler بَدَّلُوا بدل
18 tebdilen bir değişme تَبْدِيلًا بدل

Notlar

Not 1

*Allah yolunda katledilmeyi/katletmeyi.**Müminlerden.***Vaat ettiği Allah yolunda gerekirse katledilmeyi/katletmeyi.****Tamamlamaya bakarlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3555|33|24|لِّيَجْزِىَ ٱللَّهُ ٱلصَّٰدِقِينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَٰفِقِينَ إِن شَآءَ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

Latin Literal

24. Li yecziyallâhus sâdıkîne bi sıdkıhım ve yuazzibel munâfıkîne in şâe ev yetûbe aleyhim, innallâhe kâne gafûren rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Cezalandırması* içindir Allah’ın sâdıkları182 sıddıklıklarıyla551; ve azap etmesi içindir münâfıklara26 eğer dilerse (Allah) ya da tevbe33 etmesi içindir (Allah'ın) onlar üzerine**; doğrusu Allah oldu bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyecziye cezalandırması/karşılığını vermesi için لِيَجْزِيَ جزي
2 llahu Allah’ın اللَّهُ -
3 s-sadikine sadıkları الصَّادِقِينَ صدق
4 bisidkihim sıddıklıklarıyla بِصِدْقِهِمْ صدق
5 ve yuazzibe ve azap etmesi için وَيُعَذِّبَ عذب
6 l-munafikine münafıkları الْمُنَافِقِينَ نفق
7 in eğer إِنْ -
8 şa'e dilerse شَاءَ شيا
9 ev ya da أَوْ -
10 yetube tevbe etmesi için يَتُوبَ توب
11 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 kane oldu كَانَ كون
15 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر
16 rahimen bir Rahîm رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1

*Karşılığını vermesi, mükafatlandırması.**Bağışlamak istediği kimselere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Münâfık

Kavram 26

26İç yüzünü gizleyen. İki yüzlü. 

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Sıddık

Kavram 551

551Her zaman  doğruyu onaylayan, söyleyen, yapan.  

33. Ahzâb Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

3566|33|35|إِنَّ ٱلْمُسْلِمِينَ وَٱلْمُسْلِمَٰتِ وَٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلصَّٰدِقَٰتِ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰبِرَٰتِ وَٱلْخَٰشِعِينَ وَٱلْخَٰشِعَٰتِ وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ وَٱلْمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّٰٓئِمِينَ وَٱلصَّٰٓئِمَٰتِ وَٱلْحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَٱلْحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱلذَّٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا

Latin Literal

35. İnnel muslimîne vel muslimâti vel mu’minîne vel mu’minâti vel kânitîne vel kânitâti ves sâdikîne ves sâdikâti ves sâbirîne ves sâbirâti vel hâşiîne vel hâşiâti vel mutesaddikîne vel mutesaddikâti ves sâimîne ves sâimâti vel hâfızîne furûcehum vel hâfızâti vez zâkirînallâhe kesîren vez zâkirâti eaddallâhu lehum magfireten ve ecren azîmâ(azîmen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu müslim45 (erkekler) ve müslim45 (kadınlar); ve mümin27 (erkekler) ve mümin27 (kadınlar); ve kanaat eden (erkekler) ve kanaat eden (kadınlar); ve sâdık182 (erkekler) ve sâdık182 (kadınlar); ve sabreden51 (erkekler) ve sabreden51 (kadınlar); haşyet53 duyan (erkekler) ve haşyet53 duyan (kadınlar); sadaka342 veren (erkekler) ve sadaka342 veren (kadınlar); ve siyam322 eden (erkekler) ve siyam322 eden (kadınlar); ve koruyan (erkekler) fürûclarını110 ve koruyan (kadınlar); ve Allah'ı çokça zikreden78 (erkekler) ve zikreden78 (kadınlar); hazırlardı Allah onlara* bir mağfiret319 ve büyük bir ecir820 .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 l-muslimine müslim (erkekler) الْمُسْلِمِينَ سلم
3 velmuslimati ve müslim (kadınlar) وَالْمُسْلِمَاتِ سلم
4 velmu'minine ve mümin (erkekler) وَالْمُؤْمِنِينَ امن
5 velmu'minati ve mümin (kadınlar) وَالْمُؤْمِنَاتِ امن
6 velkanitine ve kanaat eden (erkekler) وَالْقَانِتِينَ قنت
7 velkanitati ve kanaat eden (kadınlar) وَالْقَانِتَاتِ قنت
8 ve ssadikine ve sadık (erkekler) وَالصَّادِقِينَ صدق
9 ve ssadikati ve sadık (kadınlar) وَالصَّادِقَاتِ صدق
10 ve ssabirine ve sabreden (erkekler) وَالصَّابِرِينَ صبر
11 ve ssabirati ve sabreden (kadınlar) وَالصَّابِرَاتِ صبر
12 velhaşiiyne haşyet duyan (erkekler) وَالْخَاشِعِينَ خشع
13 velhaşiaati ve haşyet duyan (kadınlar) وَالْخَاشِعَاتِ خشع
14 velmutesaddikine sadaka veren (erkekler) وَالْمُتَصَدِّقِينَ صدق
15 velmutesaddikati ve sadaka veren (kadınlar) وَالْمُتَصَدِّقَاتِ صدق
16 ve ssaimine ve siyam eden (erkekler) وَالصَّائِمِينَ صوم
17 ve ssaimati ve siyam eden (kadınlar) وَالصَّائِمَاتِ صوم
18 velhafizine ve koruyan (erkekler) وَالْحَافِظِينَ حفظ
19 furucehum fürûçlarını فُرُوجَهُمْ فرج
20 velhafizati ve koruyan (kadınlar) وَالْحَافِظَاتِ حفظ
21 vezzakirine ve zikreden (erkekler) وَالذَّاكِرِينَ ذكر
22 llahe Allah'ı اللَّهَ -
23 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
24 vezzakirati ve zikreden (kadınlar) وَالذَّاكِرَاتِ ذكر
25 eadde hazırlardı أَعَدَّ عدد
26 llahu Allah اللَّهُ -
27 lehum onlara لَهُمْ -
28 megfiraten bir mağfiret مَغْفِرَةً غفر
29 ve ecran ve bir ecir/karşılık وَأَجْرًا اجر
30 azimen büyük عَظِيمًا عظم

Notlar

Not 1

*Eril çoğul gelen zamir. İşaret edilen erkek ve kadınların tümümü kapsar. Bu da bizlere Arapça gramer olarak eril çoğulla gelen zamirlerin sadece erkekleri değil hem erkekleri hem de kadınları işaret ettiğine güzel bir delil olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Haşyet/huşu

Kavram 53

53Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Fürûc. Bacak arasında olan. İki bacak aralığında olan. 

Kavram 110

110Fürûc kelimesi aralık, açıklık, yarık demektir. Erkeklerin ve kadınların korumak zorunda olduğu cinsel organ bölgelerinin olduğu yerleri işaret eder. 

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Siyam/oruç

Kavram 322

322İmtina etmek, çekinmek, sakınmak, uzak durmak anlamındadır. Ramazan ayında (30 gün) siyam/oruç tutulur. Şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt olunca -gün ışığı karanlıkta ilk belirginleştiğinde- başlar ve Güneş batınca biter. Siyam yemekten, içmekten ve cinsel yakınlaşmadan uzak durmaktır. Hasta veya seferde olanlar tutamadıkları günleri Ramazan ayı dışında tutarlar. Tâkatını kullanarak tutabilenlerse bir miskini/açlık sınırında yaşayanı doyurarak bir fidye verirler. Siyam/oruç tutmak da hayırlıdır; fidye vermek de hayırlıdır. Birbirlerine üstünlükleri yoktur. Siyam/oruç gecesi cinsel yakınlaşma serbesttir.    

Sadaka nedir?

Kavram 342

342Kur’an’da 3 tip sadaka vardır. Bunlar;1-Sadaka-1: Kamu yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türü.Kamu yönetimini 9:60 ayetinde Rabbimiz tarafından zikredilen gruplar için topladığı özel bir kamu vergisi (9:103, 9:58 ve 9:60). 2-Sadaka-2: Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce vermesi gereken sadaka vergisi (Kamu harcı).58:12 ayeti; bu fonda toplanan harç vergileri Sadaka-1 fonuna aktarılır.3-Sadaka-3: Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi.Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)Detaylı bilgi için;Sadaka nedir?

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

44. Duhân Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

4448|44|36|فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

36. Fe’tû bi âbâinâ in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Türkçe Çeviri

"Öyle ki gelin* babalarımızla/atalarımızla eğer olduysanız sâdıklar182."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tu öyle ki gelin فَأْتُوا اتي
2 biabaina babalarımızla/atalarımızla بِابَائِنَا ابو
3 in eğer إِنْ -
4 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
5 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Ölmedilerse getirin onları da görelim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 182:

sâdık

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

sâdık

Kavram No: 182

Kısa Açıklama: 182 Doğrular, dürüstler.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 45

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ve eğer olduysanız şüphe içinde kulumuz * üzerine indirdiğimizden 172 ; öyleyse gelin bir sûreyle 183 mislinden 870 onun ** ; ve çağırın şahitlerinizi/tanıklarınızı Allah’ın astından; eğer olduysanız sâdıklar 182 .

Bakara Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Ve öğretti * Âdem'e 50 isimleri 49 ; tamamını onun; sonra sundu onları (isimleri) melekler 48 üzerine; ve dedi: “Haber verin bana bunların isimlerini 49 ; eğer olduysanız sâdıklar 182 .”

Bakara Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: De ki: “Eğer olduysa sizlere ahiret diyarı/yurdu Allah'ın indinde/katında bir halis * (olarak) insanların dışında ** ; öyleyse temenni edin ölümü eğer olduysanız sâdıklar 182 .”

Bakara Suresi - Ayet 111

Türkçe Meal: Ve dediler: “Asla girmez cennete dışında kimse (ki) oldu (o) bir Yahudi 295 ya da Nasârâlı 296 ”; şu (ki); temennileridir onların; de ki: “Verin/getirin burhânınızı 293 ; eğer olduysanız sâdıklar 182 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Sabredenlerdir 51 ; ve sâdıklardır 182 ; ve kanaat 398 edenlerdir; ve infak 6 edenlerdir; ve istiğfar 396 edenlerdir seherlerde 397 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: Yiyeceklerin hepsi helal olmuştu İsrâîloğullarına 197 -dışındadır haram kılmış olduğu İsrâîl'in 445 kendi nefsine 201 - önceden ki indirildi Tevrât * ; de ki: "Öyle ki gelin Tevrât’la; öyle ki okuyun onu ** ; eğer olduysanız sâdıklar 182 ."

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 168

Türkçe Meal: Kimseler (ki) dediler kardeşleri için ve oturmuşlar (-ken) onlar: "Eğer itaat etselerdi bizlere katledilmiş 35 olmazlardı"; de ki: "Öyleyse defedin/savın kendi nefsinizden 201 ölümü; eğer olduysanız sâdıklar 182 ."

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 183

Türkçe Meal: Kimseler (ki) dediler: 'Doğrusu Allah ahdetti * bizlere ki iman 47 etmeyiz bir resûle 418 ; ta ki gelir bizlere bir kurbanla 476 (ki) yer onu (kurbanı) ateş'; de ki: 'Muhakkak geldi sizlere resûller 418 benden önce; beyanatlarla 352 ve dediğinizle ** ; öyleyse niçin katlettiniz 35 onları eğer olduysanız sâdıklar 182 .'

Nisâ Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Allah'tır; yoktur ilâh 74   O’nun dışında; mutlak bir araya getirir sizleri kıyamet gününde 148 (ki) olmaz bir şüphe onda; ve kimdir daha sâdık 182 Allah’tan bir hadîste 89 * .

Nisâ Suresi - Ayet 122

Türkçe Meal: Ve kimseleri (ki) iman 47 ettiler ve yaptılar sâlihât 18 ; sokacağız onları cennetlere; akar altından onun (cennetin) nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada ebediyen; hak/gerçek vaadidir Allah'ın; ve kim daha sâdıktır 182 Allah’tan bir söz/kelam (bakımından).

Mâide Suresi - Ayet 119

Türkçe Meal: Dedi Allah: "Bu gündür (ki) fayda sağlar sâdıklara 182 sâdıklıkları 182 onların; onlaradır cennetler; akar altından nehirler; ölümsüzler 185 orada ebediyen"; razı oldu Allah onlardan; ve razı oldular onlar O'ndan; işte budur büyük fazilet/fazlalık.

En'âm Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: De ki: "Gördünüz mü? Eğer gelse sizlere Allah'ın azabı ya da gelse sizlere o sâat 470 ; Allah’tan başkasını mı çağırırsınız?"; eğer olduysanız * sâdıklar 182 .

A'râf Suresi - Ayet 70

Türkçe Meal: Dediler: "Geldin mi (sen) bizlere (ki) kulluk 46 etmemiz için Allah'a ve tek O’na * ; ve bırakalım atalarımızın/babalarımızın kulluk 46 eder olduğunu?; öyle ki ver vaat ettiğini eğer olduysan sâdıklardan 182 ."

A'râf Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: Dedi (firavun): "Eğer olduysan (ki) geldin bir ayetle 287 ; getir onu * ; eğer olduysan sâdıklardan 182 ."

A'râf Suresi - Ayet 194

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler * (ki) çağırırsınız Allah’ın astından; kullardır * sizlerin misalleri/benzerleri; öyle ki çağırın onları; öyle ki cevap versinler sizlere eğer olduysanız sâdıklar 182 .

Tevbe Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Affetti * Allah senden izin verdiğin için onlara; ta ki beyan 226 olur sana sâdık 182 olmuş kimseler ve bilirsin yalancıları.

Tevbe Suresi - Ayet 119

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Takvalı 21 olun Allah’a; ve olun sâdıklarla 182 beraber.

Yunus Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ya da derler: "İftira attı * onu ** "; de ki: "Gelin bir sûreyle 183 onun *** misli 870 ; ve çağırın kimseyi (ki) itaat **** ettiniz Allah’ın astından; eğer olduysanız sâdıklar 182 ."

Yunus Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Ve derler: "Ne zamandır bu vaat edilen; eğer olduysanız sâdıklar 182 ?"

Hûd Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ya da derler: "İftira 883 attı onu * "; de ki: "Gelin on sûreyle 183 onun ** iftira 883 atılmış misli (-yle); ve çağırın itaat *** ettiğiniz kimseyi Allah’ın astından eğer olduysanız sâdıklar 182 ."

Hûd Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Dediler: "Ey Nûh! Muhakkak mücadele ettin bizlere; öyle ki çok oldun * mücadelemizde; öyle ki getir bizlere; vaat ettiğini bizlere eğer olduysan sâdıklardan 182 ."

Yusuf Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Dediler * : "Ey babamız ** ! Doğrusu biz gitmiştik müsabaka *** yapmaya; ve terk etmiştik Yûsuf'u metalarımızın 54 yanında; öyle ki yemiş onu **** kurt/çakal; ve değilsin sen bir mümin ***** bizlere ve şayet olduysak (da) sâdıklar 182 ."

Yusuf Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: "Ve eğer olduysa gömleği onun * yırtılmış arkadan; öyle ki yalan söylemiştir ** (o); ve o *** sâdıklardandır 182 ." (diye)

Yusuf Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Dedi * : "Neydi meseleniz murad talep ettiğiniz zaman Yûsuf'a; nefsinden 201 onun ** ?"; dediler *** : "Hâşa 941 Allah'adır (ki) bilmiş değiliz onun ** üzerine hiçbir kötülük"; dedi azizin karısı: "İşte şimdi ortaya çıktı hak/gerçek; ben murad talep ettim nefsinden 201 onun ** ; ve doğrusu o **** mutlak sâdıklardandır 182 ."

Yusuf Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: "Ve sual edin/sorun kente ki olduk içinde onun * ; ve kervana ki geldik içinde onun ** ; ve doğrusu bizler mutlak sâdıklarız 182 ."

Hicr Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: "Ve geldik * hakla/gerçekle; ve doğrusu bizler mutlak sâdıklarız 182 ."

Meryem Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve zikret 78 kitapta * İsmâîl’i 1087 ; doğrusu o ** oldu (bir) sâdık 182 vaadinde; ve oldu bir resûl; bir nebi 132 .

Enbiyâ Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ve derler * : "Ne zamandır bu vaat eğer olduysanız sâdıklar 182 ?"

Nûr Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) suçlarlar eşlerini ve asla olmaz onlara şahitler/tanıklar kendi nefisleri 201 dışında; öyle ki şahitliktir/tanıklıktır onlardan birisine dört şahitlik Allah'a -doğrusu o mutlak sâdıklardandır 182 - (diye).

Nûr Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve beşincisi * ki gazabı ** Allah'ın üzerinedir onun *** eğer olduysa **** sâdıklardan 182 .

Şuarâ Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Dedi * : "Öyle ki gel onunla ** eğer olduysan sâdıklardan 182 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 154

Türkçe Meal: "Değilsin sen * bir beşer 432 dışında mislimiz 870 ; öyle ki gel bir ayetle 287 eğer olduysan sâdıklardan 182 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 187

Türkçe Meal: "Öyle ki düşür üzerimize * parçalar gökten 180 eğer olduysan ** sâdıklardan 182 ."

Neml Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Dedi * : "Bakacağız sâdık 182 mı oldun ya da oldun yalancılardan"

Neml Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Dediler * -(bir de) kasem 548 ediyorsunuz ** Allah'a *** -: "Mutlak ki gece baskını yaparız ona **** ve ehline 568 ; sonra mutlak deriz onun ***** velisine 28 değiliz şahit/tanık helakine 348 ailesinin ve bizler mutlak sâdıklarız 182 ."

Neml Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Ya da kimse (ki) başlatır yaratmayı; sonra iade eder onu * ; ve kimse (ki) rızıklandırır sizleri gökten 180 ve yerden; bir ilâh 1094 mı Allah’la beraber? De ki: "Getirin * burhânınızı 293 eğer olduysanız sâdıklar 182 ."

Neml Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Ve derler * : "Ne zamandır bu vaat ** eğer olduysanız sâdıklar 182 ?"

Kasas Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: De ki: "Öyle ki gelin bir kitapla * indinden/katından Allah’ın; o ** (ki) daha kılavuzlu (olsun) ikisinden *** ; tabi olurum ona **** ; eğer olduysanız sâdıklar 182 ."

Ankebût Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Ve ant olsun fitnelendirdik 610 kimseleri onlardan önce; öyle ki mutlak ki bilir Allah kimseleri (ki) sâdıklaştılar 182 ; ve mutlak ki bilir * yalancıları.

Ankebût Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: "Doğrusu sizler mutlak gelirsiniz erkeklere * ; ve kesersiniz yol ** ; ve gelirsiniz toplantılarınızda münkere 82 "; öyle ki olmuş değildi cevabı kavminin/toplumunun *** dışında ki dediler: "Gel bizlere Allah'ın azabıyla eğer olduysan sâdıklardan 182 ."

Ahzâb Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Sual etmesi/sorması içindir (Allah’ın) sâdıklığı 182 onların sıddıklığından 551 ; ve hazırladı (Allah) kâfirlere 25 elim/acıklı bir azap.

Ahzâb Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Müminlerdendir 27 adamlar (ki) sâdık 182  kaldılar ahit verdiklerine Allah'a onun * üzerine; öyle ki onlardan ** kimi tamamladı adağını *** ; ve onlardan kimi gözetlerler/bakarlar **** ; ve değiştirmiş değildiler bir değişmeyi.

Ahzâb Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Cezalandırması * içindir Allah’ın sâdıkları 182 sıddıklıklarıyla 551 ; ve azap etmesi içindir münâfıklara 26 eğer dilerse (Allah) ya da tevbe 33 etmesi içindir (Allah'ın) onlar üzerine ** ; doğrusu Allah oldu bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Ahzâb Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Doğrusu müslim 45 (erkekler) ve müslim 45 (kadınlar); ve mümin 27 (erkekler) ve mümin 27 (kadınlar); ve kanaat eden (erkekler) ve kanaat eden (kadınlar); ve sâdık 182 (erkekler) ve sâdık 182 (kadınlar); ve sabreden 51 (erkekler) ve sabreden 51 (kadınlar); haşyet 53 duyan (erkekler) ve haşyet 53 duyan (kadınlar); sadaka 342 veren (erkekler) ve sadaka 342 veren (kadınlar); ve siyam 322 eden (erkekler) ve siyam 322 eden (kadınlar); ve koruyan (erkekler) fürûclarını 110 ve koruyan (kadınlar); ve Allah'ı çokça zikreden 78 (erkekler) ve zikreden 78 (kadınlar); hazırlardı Allah onlara * bir mağfiret 319 ve büyük bir ecir 820 .

Duhân Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: "Öyle ki gelin * babalarımızla/atalarımızla eğer olduysanız sâdıklar 182 ."