Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
10. Sûre · Ayet 18
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

10. Yunus Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

1380|10|18|وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰٓؤُلَآءِ شُفَعَٰٓؤُنَا عِندَ ٱللَّهِ قُلْ أَتُنَبِّـُٔونَ ٱللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Latin Literal

18. Ve ya’budûne min dûnillâhi mâ lâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum ve yekûlûne hâulâi şufeâunâ indallâh(indallâhi), kul e tunebbiûnâllâhe bimâ lâ ya’lemu fîs semâvâti ve lâ fîl ard(ardı), subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Ve kulluk46 ederler Allah'ı astından zarar veremeyene onlara ve de menfaat sağlayamayana onlara; ve derler: "Bunlar şefâatçilerimizdir114 Allah'ın indinde/katında"; de ki: "Haber mi verirsiniz Allah'a bilmediğini göklerde162 ve ne de yerde? Subhân’dır7 O; ve yücelmiştir şirk71 koştuklarından."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yea'budune ve kulluk ederler وَيَعْبُدُونَ عبد
2 min مِنْ -
3 duni astından دُونِ دون
4 llahi Allah'ı اللَّهِ -
5 ma مَا -
6 la لَا -
7 yedurruhum zarar veremeyene onlara يَضُرُّهُمْ ضرر
8 ve la ve وَلَا -
9 yenfeuhum menfaat sağlayamana onlara يَنْفَعُهُمْ نفع
10 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
11 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
12 şufeaa'una şefaatçilerimizdir شُفَعَاؤُنَا شفع
13 inde indinde/katında عِنْدَ عند
14 llahi Allah اللَّهِ -
15 kul de ki قُلْ قول
16 etunebbiune haber mi verir siniz أَتُنَبِّئُونَ نبا
17 llahe Allah'a اللَّهَ -
18 bima بِمَا -
19 la لَا -
20 yea'lemu bilmediğini يَعْلَمُ علم
21 fi فِي -
22 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
23 ve la ve ne de وَلَا -
24 fi فِي -
25 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
26 subhanehu Sunhân’dır O سُبْحَانَهُ سبح
27 ve teaala ve yüceldi وَتَعَالَىٰ علو
28 amma عَمَّا -
29 yuşrikune şirk koştuklarına يُشْرِكُونَ شرك

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Yunus Suresi - Ayet 18

Sure 10 Ayet 18 - Yunus/Yunus

Sure 10: Yunus/Yunus

Ayet No: 18 | Kur'an Ayet No: 1380 | يُونُس

Arapça Metin (Harekeli)

1380|10|18|وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰٓؤُلَآءِ شُفَعَٰٓؤُنَا عِندَ ٱللَّهِ قُلْ أَتُنَبِّـُٔونَ ٱللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Latin Literal

18. Ve ya’budûne min dûnillâhi mâ lâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum ve yekûlûne hâulâi şufeâunâ indallâh(indallâhi), kul e tunebbiûnâllâhe bimâ lâ ya’lemu fîs semâvâti ve lâ fîl ard(ardı), subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Ve kulluk46 ederler Allah'ı astından zarar veremeyene onlara ve de menfaat sağlayamayana onlara; ve derler: "Bunlar şefâatçilerimizdir114 Allah'ın indinde/katında"; de ki: "Haber mi verirsiniz Allah'a bilmediğini göklerde162 ve ne de yerde? Subhân’dır7 O; ve yücelmiştir şirk71 koştuklarından."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yea'budune ve kulluk ederler وَيَعْبُدُونَ عبد
2 min مِنْ -
3 duni astından دُونِ دون
4 llahi Allah'ı اللَّهِ -
5 ma مَا -
6 la لَا -
7 yedurruhum zarar veremeyene onlara يَضُرُّهُمْ ضرر
8 ve la ve وَلَا -
9 yenfeuhum menfaat sağlayamana onlara يَنْفَعُهُمْ نفع
10 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
11 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
12 şufeaa'una şefaatçilerimizdir شُفَعَاؤُنَا شفع
13 inde indinde/katında عِنْدَ عند
14 llahi Allah اللَّهِ -
15 kul de ki قُلْ قول
16 etunebbiune haber mi verir siniz أَتُنَبِّئُونَ نبا
17 llahe Allah'a اللَّهَ -
18 bima بِمَا -
19 la لَا -
20 yea'lemu bilmediğini يَعْلَمُ علم
21 fi فِي -
22 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
23 ve la ve ne de وَلَا -
24 fi فِي -
25 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
26 subhanehu Sunhân’dır O سُبْحَانَهُ سبح
27 ve teaala ve yüceldi وَتَعَالَىٰ علو
28 amma عَمَّا -
29 yuşrikune şirk koştuklarına يُشْرِكُونَ شرك

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 7:

Subhân


Kısa Açıklama: 7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.
Kavram 46:

Kulluk etmek


Kısa Açıklama: 46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  
Kavram 71:

Şirk koşmak/ortak koşmak


Kısa Açıklama: 71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.
Kavram 114:

Şefâat


Kısa Açıklama: 114 Yargılama esnasında araya girip müdahale etmek. Şefâat kavramı şeytânın en büyük aldatmacasıdır. Şefâatin tamamı Yüce Allah'a aittir. O'nun astından şefâatçiler ummak/beklenti içine girmek şirktir. Müşriklerin yani Yüce Allah'a ortak koşan kimselerin ortak özelliklerinden bir tanesi Yüce Allah'ın katında/indinde Yüce Allah'ın astından şeyleri şefâatçiler olarak beklemektir (10:18). Peygamberlerin, ölmüş insanların, şeyhlerin, imamların ahirette şefâatçiler olacağına iman etmek büyük bir şirktir ve affı yoktur. Şeytanın en büyük tuzağı: Şefâat aldatmacası
Kavram 162:

Gökler


Kısa Açıklama: 162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.