Arapça Metin (Harekeli)
1240|9|5|فَإِذَا ٱنسَلَخَ ٱلْأَشْهُرُ ٱلْحُرُمُ فَٱقْتُلُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَٱحْصُرُوهُمْ وَٱقْعُدُوا۟ لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَخَلُّوا۟ سَبِيلَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Latin Literal
5. Fe izenselehal eşhurul hurumu faktulûl muşrikîne haysu vecedtumûhum ve huzûhum vahsurûhum vak’udû lehum kulle marsad (marsadin), fe in tâbû ve ekâmûs salâte ve âtûz zekâte fe hallû sebîlehum, innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Türkçe Çeviri
Öyle ki sonlandığı zaman haram aylar34; öyleyse katledin35 müşrikleri36 her nerede buldunuz onları; ve tutun/alın onları; ve kuşatın/sınırlayın onları; ve oturup bekleyin onları her bir rasat yerinde/gözlem yerinde; öyle ki eğer tevbe33 ettilerse; ve ikame572 ettilerse salâtı5; ve verdilerse zekâtı10; öyle ki serbest bırakın yollarını onların; doğrusu Allah Gafûr'dur20; Rahîm'dir2.
Ahmed Samira Çevirisi
<p>9:5. Haram aylar<sup>1</sup> çıktığı zaman, artık “o müşrikleri” nerede bulursanız öldürün<sup>2</sup>, onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip<sup>3</sup>, salâtı ikame eder<sup>4</sup>, zekâtı yaparlarsa<sup>5</sup> diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.1- Savaşmanın haram olduğu aylar. Bkz. 9:2. 2- “Bulundukları yerde öldürülecek olanlar,” müşriklerin tamamı değil; “o müşrikler” denilerek, “belli olan, yanı antlaşmanın hükümlerine uymayan, antlaşmayı bozan müşriklerdir.” Bunlar aynı zamanda Müslümanların aleyhinde düşmanlarla iş birliği yapanlardır. Bir önceki ayette, bunların kimler oldukları bildirilmektedir. Bir sonraki ayette de korunma isteyen müşriklere, korunma sağlanması ve güven içinde istedikleri yere ulaştırılmaları istenmektedir. 3- Savaşmaktan vazgeçerlerse. 4- Samimi olarak pişman olup, size yardım ve dayanışma içinde olurlarsa. Salat sözcüğünün, namazın yanı sıra; dua, destek, din, yardımlaşma, dayanışma, davet, kulluk, itaat ve yaradılış amacına uygun hareket etmek gibi anlamları bulunmaktadır. 5- Benliklerini kötülüklerden arındırıp samimi ve dürüst olurlarsa. Buradaki zekât sözcüğü, ekonomik yardımı değil, ikiyüzlülükten arınmış olmayı ifade etmektedir.9:5. So if the months the forbidden/sacred ended/passed , so fight/kill the sharers/takers of partners (with God) where/when you found them, and take/punish them and restrict/confine them and remain/be concerned and prepared/beset for them (in) every lookout/observatory , so if they repented, and kept up the prayers and gave/brought the charity/ purification , so free their way/path , that God (is) forgiving, merciful.</p>
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No |
Kelime |
Anlam |
Arapça |
Kök |
| 1 |
feiza |
öyle ki o zaman |
فَإِذَا |
- |
| 2 |
nseleha |
sonlandığında |
انْسَلَخَ |
سلخ |
| 3 |
l-eşhuru |
aylar |
الْأَشْهُرُ |
شهر |
| 4 |
l-hurumu |
haram |
الْحُرُمُ |
حرم |
| 5 |
fektulu |
öyle ki katledin |
فَاقْتُلُوا |
قتل |
| 6 |
l-muşrikine |
müşrikleri |
الْمُشْرِكِينَ |
شرك |
| 7 |
haysu |
her nerede |
حَيْثُ |
حيث |
| 8 |
vecedtumuhum |
buldunuz onları |
وَجَدْتُمُوهُمْ |
وجد |
| 9 |
ve huzuhum |
ve tutun/alın |
وَخُذُوهُمْ |
اخذ |
| 10 |
vehsuruhum |
ve kuşatın/sınırlayın onları |
وَاحْصُرُوهُمْ |
حصر |
| 11 |
vek'udu |
ve oturup bekleyin |
وَاقْعُدُوا |
قعد |
| 12 |
lehum |
onları |
لَهُمْ |
- |
| 13 |
kulle |
her bir |
كُلَّ |
كلل |
| 14 |
mersadin |
rasat yerinde/gözlem yerinde |
مَرْصَدٍ |
رصد |
| 15 |
fein |
öyle ki eğer |
فَإِنْ |
- |
| 16 |
tabu |
tevbe ettilerse |
تَابُوا |
توب |
| 17 |
ve ekamu |
ve diktilerse/ayağa kaldırdılarsa |
وَأَقَامُوا |
قوم |
| 18 |
s-salate |
salatı |
الصَّلَاةَ |
صلو |
| 19 |
ve atevu |
ve verdilerse |
وَاتَوُا |
اتي |
| 20 |
z-zekate |
zekâtı |
الزَّكَاةَ |
زكو |
| 21 |
fehallu |
öyle ki serbest bırakın |
فَخَلُّوا |
خلو |
| 22 |
sebilehum |
yollarını onların |
سَبِيلَهُمْ |
سبل |
| 23 |
inne |
doğrusu |
إِنَّ |
- |
| 24 |
llahe |
Allah |
اللَّهَ |
- |
| 25 |
gafurun |
gafûrdur |
غَفُورٌ |
غفر |
| 26 |
rahimun |
rahîmdir. |
رَحِيمٌ |
رحم |