Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
11. Sûre · Ayet 10
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

11. Hûd Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

1481|11|10|وَلَئِنْ أَذَقْنَٰهُ نَعْمَآءَ بَعْدَ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌ فَخُورٌ

Latin Literal

10. Ve le in ezaknâhu na’mâe ba’de darrâe messethu le yekûlenne zehebes seyyiâtu annî, innehu le ferihun fahûr(fahûrun).

Türkçe Çeviri

Ve şayet tattırırsak ona* nimet757 sonrasında darlık (ki) temas etti ona*; mutlak der: "Gitti/kayboldu kötülükler benden"; doğrusu o** böbürlenen/öğünen bir ferahlayandır mutlak.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve şayet وَلَئِنْ -
2 ezeknahu tattırırsak ona أَذَقْنَاهُ ذوق
3 nea'ma'e nimet نَعْمَاءَ نعم
4 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
5 derra'e darlık (ki) ضَرَّاءَ ضرر
6 messethu temas etti ona مَسَّتْهُ مسس
7 leyekulenne mutlak der لَيَقُولَنَّ قول
8 zehebe gitti/kayboldu ذَهَبَ ذهب
9 s-seyyiatu kötülükler السَّيِّئَاتُ سوا
10 anni benden عَنِّي -
11 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
12 leferihun mutlak bir ferahlayandır لَفَرِحٌ فرح
13 fehurun bir böbürlenen/öğünen فَخُورٌ فخر

Notlar

Not 1

*İnsana.**İnsan.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Hûd Suresi - Ayet 10

Sure 11 Ayet 10 - Hûd/Hûd

Sure 11: Hûd/Hûd

Ayet No: 10 | Kur'an Ayet No: 1481 | هُود

Arapça Metin (Harekeli)

1481|11|10|وَلَئِنْ أَذَقْنَٰهُ نَعْمَآءَ بَعْدَ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌ فَخُورٌ

Latin Literal

10. Ve le in ezaknâhu na’mâe ba’de darrâe messethu le yekûlenne zehebes seyyiâtu annî, innehu le ferihun fahûr(fahûrun).

Türkçe Çeviri

Ve şayet tattırırsak ona* nimet757 sonrasında darlık (ki) temas etti ona*; mutlak der: "Gitti/kayboldu kötülükler benden"; doğrusu o** böbürlenen/öğünen bir ferahlayandır mutlak.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve şayet وَلَئِنْ -
2 ezeknahu tattırırsak ona أَذَقْنَاهُ ذوق
3 nea'ma'e nimet نَعْمَاءَ نعم
4 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
5 derra'e darlık (ki) ضَرَّاءَ ضرر
6 messethu temas etti ona مَسَّتْهُ مسس
7 leyekulenne mutlak der لَيَقُولَنَّ قول
8 zehebe gitti/kayboldu ذَهَبَ ذهب
9 s-seyyiatu kötülükler السَّيِّئَاتُ سوا
10 anni benden عَنِّي -
11 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
12 leferihun mutlak bir ferahlayandır لَفَرِحٌ فرح
13 fehurun bir böbürlenen/öğünen فَخُورٌ فخر

Notlar

Not 1

*İnsana.**İnsan.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 757:

Nimetler


Kısa Açıklama: 757 Yüce Allah Rahmân suresinde nimetlere bir işaret buyurmuştur. 31 temel parçacığın oluşturduğu tüm evren Yüce Allah'ın bir nimetidir. Cennetlerde de Yüce Allah hak eden kullarına ayakta/dikelmiş/kıyamda nimetler vereceğini bildirmektedir (Örn: 9:21). Anlarız ki cennetler gerçek anlamda yaratılan evrenler olacaktır. Muhtemel ki farklı atomlar muhteşem şeyle oluşturacak ve Rabbimiz bizlere inşAllah bu nimetlerinden tattıracaktır.