Hûd Suresi - Ayet 12
Sure 11: Hûd/Hûd
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Öyle ki belki sen terk edensin bir kısmını vahy edilenin sana; ve daralandır onunla göğsün ki derler: "Değil mi (ki) indirilmeliydi ona bir hazine ya da gelmeliydi onunla beraber bir melek133?"; ancak ki sen bir nezîrsin1240; ve Allah her bir şey üzerine bir Vekîl’dir517.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | felealleke | öyle ki belki sen | فَلَعَلَّكَ | - |
| 2 | tarikun | terkedensin | تَارِكٌ | ترك |
| 3 | bea'de | bir kısmını | بَعْضَ | بعض |
| 4 | ma | مَا | - | |
| 5 | yuha | vahyedilenin | يُوحَىٰ | وحي |
| 6 | ileyke | sana | إِلَيْكَ | - |
| 7 | ve daikun | ve daralanddır | وَضَائِقٌ | ضيق |
| 8 | bihi | onunla | بِهِ | - |
| 9 | sadruke | göğsün | صَدْرُكَ | صدر |
| 10 | en | ki | أَنْ | - |
| 11 | yekulu | derler | يَقُولُوا | قول |
| 12 | levla | değil miydi? | لَوْلَا | - |
| 13 | unzile | indirilmeli | أُنْزِلَ | نزل |
| 14 | aleyhi | ona | عَلَيْهِ | - |
| 15 | kenzun | bir hazine | كَنْزٌ | كنز |
| 16 | ev | ya da | أَوْ | - |
| 17 | ca'e | gelmeli | جَاءَ | جيا |
| 18 | meahu | beraber onunla | مَعَهُ | - |
| 19 | melekun | bir melek | مَلَكٌ | ملك |
| 20 | innema | ancak ki | إِنَّمَا | - |
| 21 | ente | sen | أَنْتَ | - |
| 22 | nezirun | bir uyarıcısın | نَذِيرٌ | نذر |
| 23 | vallahu | ve Allah | وَاللَّهُ | - |
| 24 | ala | üzerine | عَلَىٰ | - |
| 25 | kulli | her | كُلِّ | كلل |
| 26 | şey'in | şey | شَيْءٍ | شيا |
| 27 | vekilun | bir Vekîl’dir | وَكِيلٌ | وكل |
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Melekler; İbrahim-Lut-Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçiler. Rakim yoldaşları.
Kısa Açıklama: 133 Yüce Allah'ın indinde/katında olan; Levh-i Mahfuz'un tamamına erişim yetkisi olan Cibrîl benzeri şerefli varlıklar. Diledikleri şekle dönüşerek Yüce Allah'ın emrini yerine getirirler. Mağara yoldaşlarına zaman yolculuğu yaptıran Rakim yoldaşları; İbrahim, Lut, Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçilerdir.
Vekîl
Kısa Açıklama: 517 Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.
Bâhı
Kısa Açıklama: 1240 Hayat damarını keserek öldürme, canını çıkarma, üzüntüden kendini yiyip bitirme, kahretme, kendini tüketme.