Hûd Suresi - Ayet 18
Sure 11: Hûd/Hûd
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalanı244; işte bunlar; arz ederler* Rabblerine4 karşı; ve der şahitler/tanıklar885: "İşte bunlar kimselerdir (ki) yalan söylediler Rabblerine4 karşı"; değil mi (ki) Allah'ın laneti280 zalimlere257 karşıdır.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve men | ve kimdir | وَمَنْ | - |
| 2 | ezlemu | daha zalim | أَظْلَمُ | ظلم |
| 3 | mimmeni | kimseden (ki) | مِمَّنِ | - |
| 4 | ftera | iftira attı | افْتَرَىٰ | فري |
| 5 | ala | karşı | عَلَى | - |
| 6 | llahi | Allah'a | اللَّهِ | - |
| 7 | keziben | bir yalanı | كَذِبًا | كذب |
| 8 | ulaike | işte bunlar | أُولَٰئِكَ | - |
| 9 | yua'radune | arz ederler | يُعْرَضُونَ | عرض |
| 10 | ala | karşı | عَلَىٰ | - |
| 11 | rabbihim | Rabblerine | رَبِّهِمْ | ربب |
| 12 | ve yekulu | ve der | وَيَقُولُ | قول |
| 13 | l-eşhadu | şahitler/tanıklar | الْأَشْهَادُ | شهد |
| 14 | ha'ula'i | işte bunlardır | هَٰؤُلَاءِ | - |
| 15 | ellezine | kimseler (ki) | الَّذِينَ | - |
| 16 | kezebu | yalan söylediler | كَذَبُوا | كذب |
| 17 | ala | karşı | عَلَىٰ | - |
| 18 | rabbihim | Rabblerine | رَبِّهِمْ | ربب |
| 19 | ela | değil mi (ki) | أَلَا | - |
| 20 | lea'netu | laneti | لَعْنَةُ | لعن |
| 21 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 22 | ala | karşıdır | عَلَى | - |
| 23 | z-zalimine | zalimlere | الظَّالِمِينَ | ظلم |
Notlar
Not 1
*Fiil aktif çoğul 3. şahıs eril gelmiştir. Arzı bu kimseler yapmaktadır. Savunmalarını arz etmektedirler; sunmaktadırlar.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Rab
Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Yalanlama
Kısa Açıklama: 244 Yanıltmak, aldatmak, kandırmak, hakkında yalan söylemek, yanlış yönlendirmek, onaylamamak, inkâr etmek. İşaret edilen şeyi inkâr etmemekle birlikte onun hakkında yanıltıcı, gerçek dışı uyduruk şeylere tabi olmak da tam olarak aynı kelimeyle işaret edilir.
Zalim, zulmetmek.
Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.
Lanet etmek.
Kısa Açıklama: 280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.
Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.
Kısa Açıklama: 402 Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.
Allah'a karşı yalan iftira eden zalimlerin yaptıklarına tanık/şahit olanlar.
Kısa Açıklama: 885 Yüce Allah 11:18 ayetinde ahiret evreninde gerçekleşecek olan yargılama sürecinden bazı kesitleri bizlere bildirmiştir. Zalimler yani Yüce Allah'a şirk koşanlar argümanlarını Rablerine karşı arz etmektedirler. Yüce Allah'a yalan iftira atan bu kimselerin sundukları argümanlara karşı olaylara tanık/şahit olmuş varlıklar konuşmaktadır. Bu varlıkların tanıklığı/şahitliği kesin doğru olması gerektiğine göre; olaylara Planck zamanında bile tanık/şahit olmaları gerektiğine göre bu kimseler Cibrîl benzeri şerefli elçilerdir; meleklerdir. Anlarız ki bu şerefli varlıkların Levh-i Mahfûz'un tamamına erişim yetkisi vardır. Evrenin her anının kuantum bilgilerini barındıran bu korunmuş levha holografik evren prensibine göre evrenimizi bir üst boyuttan saran zardır. Bu elçiler işte bu 2D levhadaki bilgilere göre tanıklık/şahitlik etmektedirler.