Hûd Suresi - Ayet 49
Sure 11: Hûd/Hûd
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
İşte şu (ki) gayb62 haberlerindendir; vahy603 ederiz onu* üzerine; olmuş değildin bilir onu* sen** ve ne de senin kavmin/toplumun öncesinde bunun; öyle ki sabret51; doğrusu akıbet892 takva21 sahiplerinedir.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | tilke | işte şu | تِلْكَ | - |
| 2 | min | مِنْ | - | |
| 3 | enba'i | haberlerindendir | أَنْبَاءِ | نبا |
| 4 | l-gaybi | gayb | الْغَيْبِ | غيب |
| 5 | nuhiha | vahy ederiz onu | نُوحِيهَا | وحي |
| 6 | ileyke | üzerine | إِلَيْكَ | - |
| 7 | ma | değildin | مَا | - |
| 8 | kunte | olmuş | كُنْتَ | كون |
| 9 | tea'lemuha | bilir onu | تَعْلَمُهَا | علم |
| 10 | ente | sen | أَنْتَ | - |
| 11 | ve la | ve ne de | وَلَا | - |
| 12 | kavmuke | senin kavmin | قَوْمُكَ | قوم |
| 13 | min | مِنْ | - | |
| 14 | kabli | öncesinde | قَبْلِ | قبل |
| 15 | haza | bunun | هَٰذَا | - |
| 16 | fesbir | öyle ki sabret | فَاصْبِرْ | صبر |
| 17 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 18 | l-aakibete | akibet | الْعَاقِبَةَ | عقب |
| 19 | lilmuttekine | takva sahiplerinedir | لِلْمُتَّقِينَ | وقي |
Notlar
Not 1
*Gaybı.**Resûl Muhammed.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Takva
Kısa Açıklama: 21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.
Sabır/sabr.
Kısa Açıklama: 51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.
Gayb
Kısa Açıklama: 62 Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.
Vahiy, vahy etmek.
Kısa Açıklama: 603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.
Akıbet, akıbet.
Kısa Açıklama: 892 Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.