Hûd Suresi - Ayet 6
Sure 11: Hûd/Hûd
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve yoktur hiçbir dâbbe599 yerde (ki) ancak Allah'a karşıdır rızkı onun*; ve bilir müstakarrını881 onun* ve müstavda'sın882 onun*; hepsi apaçık bir kitaptadır134.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | ve yoktur | وَمَا | - |
| 2 | min | hiçbir | مِنْ | - |
| 3 | dabbetin | dabbe | دَابَّةٍ | دبب |
| 4 | fi | فِي | - | |
| 5 | l-erdi | yerde | الْأَرْضِ | ارض |
| 6 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 7 | ala | karşı | عَلَى | - |
| 8 | llahi | Allah'a | اللَّهِ | - |
| 9 | rizkuha | rızkı onun | رِزْقُهَا | رزق |
| 10 | ve yea'lemu | ve bilir | وَيَعْلَمُ | علم |
| 11 | mustekarraha | karar/kararlı yerini onun | مُسْتَقَرَّهَا | قرر |
| 12 | ve mustevdeaha | ve veda ettiği yeri | وَمُسْتَوْدَعَهَا | ودع |
| 13 | kullun | hepsi | كُلٌّ | كلل |
| 14 | fi | فِي | - | |
| 15 | kitabin | bir kitaptadır | كِتَابٍ | كتب |
| 16 | mubinin | apaçık | مُبِينٍ | بين |
Notlar
Not 1
*Dâbbenin.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Levh-i Mahfuz
Kısa Açıklama: 134 Korunmuş levha. Holografik evren prensibi 'The holographic principle' kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran, evrenimizin zaman dahil 3D kuantum bilgilerini içeren 2D zar/membran. Bu zardaki bilgi ışık hızında evrenin en küçük yapı taşları olan titreşen sicimlere ruh aracılığıyla yansır ve evren ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi canlanır.
Dâbbe
Kısa Açıklama: 599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.
Müstakarr
Kısa Açıklama: 881 Kararlı yer, karar yeri, sabit yeri, konut, mesken, yaşam yeri, ikamet, oturak yeri, dinlenme yeri. 11:6 ayetinde Rabbimiz her bir dâbbenin müstakarrını bildiğini buyurmuştur. Higgs bozonu atom altı parçacıklara kütle kazandırarak onları sabitler; mekanlarında, bulundukları yerde durmalarını sağlar. Higgs bozonu olmasaydı madde sabit kalamazdı. Işık hızında her yere dağılırdı. Anlarız ki canlılara canlılık veren mekanizma da bu şekilde maddeyle eşleştirilmektedir.
Müstavda'
Kısa Açıklama: 882 Veda ettiği yer, emanet ettiği yer, uğurladığı yer, emanet edilen, teslim edilen, yatırılan, depolanmış, geçici emeklilikte bulunan, görevden alınmış. 11:6 ayetinde Rabbimiz her bir dâbbenin müstavda'sını bildiğini buyurmuştur. Müstekarr olmuş olan canlılar öldüklerinde onlara canlılık veren mekanizma evrene veda etmektedir. İnsanı düşündüğümüzde insan vefat ettirildiğinde bilinci evrenin dışında bir emanet yerde saklanmaktadır. Müminlerin ölmediklerini sadece vefat ettirilerek selam diyarına transfer edildiklerini biliyoruz. Müminler ahiret evrenindeki yargılama gününe kadar emanet olarak selam diyarında rızıklandırılır. Cehennemlikler ise öldürülür. Onların nerede bekletildikleri hakkında Kur'an'da bir bilgi verilmemiştir.