Ra'd Suresi - Ayet 6
Sure 13: Ra'd/Gök Gürültüsü
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve acele ettirirler sana kötülüğü iyilikten önce; ve muhakkak gelip geçti onlardan önce misallari870*; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak sahibidir bir mağfiret319 insanlara; onların zulümlerine257 karşı; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak şiddetlidir akıbetinde892.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve yestea'ciluneke | ve acele ettirirler sana | وَيَسْتَعْجِلُونَكَ | عجل |
| 2 | bis-seyyieti | kötülüğü | بِالسَّيِّئَةِ | سوا |
| 3 | kable | önce | قَبْلَ | قبل |
| 4 | l-haseneti | iyilikten | الْحَسَنَةِ | حسن |
| 5 | ve kad | ve muhakkak | وَقَدْ | - |
| 6 | halet | gelip geçti | خَلَتْ | خلو |
| 7 | min | مِنْ | - | |
| 8 | kablihimu | onlardan önce | قَبْلِهِمُ | قبل |
| 9 | l-mesulatu | misallari | الْمَثُلَاتُ | مثل |
| 10 | ve inne | ve doğrusu | وَإِنَّ | - |
| 11 | rabbeke | (senin) Rabbin | رَبَّكَ | ربب |
| 12 | lezu | mutlak sahibidir | لَذُو | - |
| 13 | megfiratin | bir mağfiret | مَغْفِرَةٍ | غفر |
| 14 | linnasi | insanlara | لِلنَّاسِ | نوس |
| 15 | ala | karşı | عَلَىٰ | - |
| 16 | zulmihim | zulümlerine onların | ظُلْمِهِمْ | ظلم |
| 17 | ve inne | ve doğrusu | وَإِنَّ | - |
| 18 | rabbeke | (senin) Rabbinin | رَبَّكَ | ربب |
| 19 | leşedidu | mutlak şiddetlidir | لَشَدِيدُ | شدد |
| 20 | l-ikabi | akibeti | الْعِقَابِ | عقب |
Notlar
Not 1
*Azabın, helakın; kötü olanın.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Rab
Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Zalim, zulmetmek.
Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.
Mağfiret
Kısa Açıklama: 319 Bağışlama, affetme.
Misal, misil, çoğulu emsal.
Kısa Açıklama: 870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.
Akıbet, akıbet.
Kısa Açıklama: 892 Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.