Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
17. Sûre · Ayet 111
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

17. İsrâ Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

2138|17|111|وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٌ فِى ٱلْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ وَلِىٌّ مِّنَ ٱلذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًۢا

Latin Literal

111. Ve kulil hamdu lillâhillezî lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerîkun fîl mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbîrâ(tekbîren).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Hamd3 Allah’adır ki asla edinmeyendir bir velet*; ve asla olmaz* ona** bir ortak mülkte; ve asla olmaz ona** bir veli28 zilletten452; ve yücelt*** O’nu**** bir tekbîr**** (-le).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kuli ve de ki وَقُلِ قول
2 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
3 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
4 llezi ki الَّذِي -
5 lem asla لَمْ -
6 yettehiz edinmeyendir يَتَّخِذْ اخذ
7 veleden bir veled وَلَدًا ولد
8 velem ve asla وَلَمْ -
9 yekun olmaz يَكُنْ كون
10 lehu ona لَهُ -
11 şerikun bir ortak شَرِيكٌ شرك
12 fi فِي -
13 l-mulki mülkte الْمُلْكِ ملك
14 velem ve asla وَلَمْ -
15 yekun olmaz يَكُنْ كون
16 lehu ona لَهُ -
17 veliyyun bir veli وَلِيٌّ ولي
18 mine مِنَ -
19 z-zulli zilletten الذُّلِّ ذلل
20 ve kebbirhu ve yücelt O’nu وَكَبِّرْهُ كبر
21 tekbiran bir yüceltme (-yle) تَكْبِيرًا كبر

Notlar

Not 1

*Çocuk.**Allah'a.***Fiil söz konusudur. Eylem söz konusudur. Söyleyin, bağırın, tekbîr getirin demiyor Rabbimiz. Yüceltin buyuruyor. Tekbîr inançta ve tavırda Allah’ı yüceltmek demektir. O'nun ayetlerini baş tacı etmek demektir.***Allah'ı.****Bir yüceltme. Tekbîr

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

Kısa Açıklama:

3En yüce övgü/methetme.

Detaylı Açıklama:

Hamd kelimesinin kökü (حمد) ‘hmd’ olup övmek, methetmek (to praise) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 238 (of 1303)En yüce övgünün/methetmenin Yüce Allah’a ait olduğunu anlarız. İnsanların ağızlarıyla neredeyse her yerde ‘Hamd olsun Allah’a’ dediklerini görmekteyiz. Ağızla bu sözü söylemenin hiçbir kıymeti yoktur. Önemli olan bu sözün gerçek anlamına tanık olmak ve tecelli edenleri kalpten hissetmektir. Bir şeyi övmek için öncelikle övülen şeyin gerçekten o övgüye veya övgülere layık olup olmadığı tam olarak anlaşılmalıdır. Bu nedenle övgüyü yapacak kimse övgüde bulunacağı konuda kendisini geliştirmelidir ki gerçek anlamda övgü yapabilsin. Örneğin okuma yazma bilmeyen bir kimse genel görelilik teorisini geliştiren Albert Einstein’ı gerçek anlamda övebilir mi? Mümkün değil. Okuma yazma bilen ancak fizikten anlamayan bir kimse Albert Einstein’ı nasıl över? Diliyle bir şeyler söyler ancak kalbinde hissettiği yavandır. Güçlü bir duygu değildir. Sadece gerçek anlamda fizikçi olan bir kimse Albert Einstein’ı tam olarak övebilir. Albert Einstein’ın yaptıklarının anlamlarını tüm kalbiyle hisseder. Albert Einstein’a olan saygısı derinleşir. Rabbimiz ki evreni/evrenleri yarattı ve muhteşem bir düzen kurdu. Onu övebilmemiz için onun eserlerini iyi anlamamız gereklidir. Evren denilen kitabı ve Kur’an’ı iyi okumak durumundayız. Evreni ve Kur’an’ı anlamaya başladığımızda Rabbimize olan saygımız, haşyetimiz kat ve kat artacaktır.En yüce övgüye sahip bir varlığı O’nun astından hiçbir şey hakkıyla, tam olarak övemez, takdir edemez. Ancak sadece kendisi hak ettiği bu övgüyü takdir edebilir, kuşatabilir. Bize düşen görev gücümüzün yettiği ölçüde evren kitabını ve Kur’an’ı anlayarak okumaktır.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

İsrâ Suresi - Ayet 111

Sure 17 Ayet 111 - İsrâ/Gece Yürüyüşü

Sure 17: İsrâ/Gece Yürüyüşü

Ayet No: 111 | Kur'an Ayet No: 2138 | ٱلْإِسْرَاء

Arapça Metin (Harekeli)

2138|17|111|وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٌ فِى ٱلْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ وَلِىٌّ مِّنَ ٱلذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًۢا

Latin Literal

111. Ve kulil hamdu lillâhillezî lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerîkun fîl mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbîrâ(tekbîren).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Hamd3 Allah’adır ki asla edinmeyendir bir velet*; ve asla olmaz* ona** bir ortak mülkte; ve asla olmaz ona** bir veli28 zilletten452; ve yücelt*** O’nu**** bir tekbîr**** (-le).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kuli ve de ki وَقُلِ قول
2 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
3 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
4 llezi ki الَّذِي -
5 lem asla لَمْ -
6 yettehiz edinmeyendir يَتَّخِذْ اخذ
7 veleden bir veled وَلَدًا ولد
8 velem ve asla وَلَمْ -
9 yekun olmaz يَكُنْ كون
10 lehu ona لَهُ -
11 şerikun bir ortak شَرِيكٌ شرك
12 fi فِي -
13 l-mulki mülkte الْمُلْكِ ملك
14 velem ve asla وَلَمْ -
15 yekun olmaz يَكُنْ كون
16 lehu ona لَهُ -
17 veliyyun bir veli وَلِيٌّ ولي
18 mine مِنَ -
19 z-zulli zilletten الذُّلِّ ذلل
20 ve kebbirhu ve yücelt O’nu وَكَبِّرْهُ كبر
21 tekbiran bir yüceltme (-yle) تَكْبِيرًا كبر

Notlar

Not 1

*Çocuk.**Allah'a.***Fiil söz konusudur. Eylem söz konusudur. Söyleyin, bağırın, tekbîr getirin demiyor Rabbimiz. Yüceltin buyuruyor. Tekbîr inançta ve tavırda Allah’ı yüceltmek demektir. O'nun ayetlerini baş tacı etmek demektir.***Allah'ı.****Bir yüceltme. Tekbîr

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 3:

Hamd


Kısa Açıklama: 3 En yüce övgü/methetme.
Detaylı Açıklama: Hamd kelimesinin kökü (حمد) ‘hmd’ olup övmek, methetmek (to praise) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 238 (of 1303)En yüce övgünün/methetmenin Yüce Allah’a ait olduğunu anlarız. İnsanların ağızlarıyla neredeyse her yerde ‘Hamd olsun Allah’a’ dediklerini görmekteyiz. Ağızla bu sözü söylemenin hiçbir kıymeti yoktur. Önemli olan bu sözün gerçek anlamına tanık olmak ve tecelli edenleri kalpten hissetmektir. Bir şeyi övmek için öncelikle övülen şeyin gerçekten o övgüye veya övgülere layık olup olmadığı tam olarak anlaşılmalıdır. Bu nedenle övgüyü yapacak kimse övgüde bulunacağı konuda kendisini geliştirmelidir ki gerçek anlamda övgü yapabilsin. Örneğin okuma yazma bilmeyen bir kimse genel görelilik teorisini geliştiren Albert Einstein’ı gerçek anlamda övebilir mi? Mümkün değil. Okuma yazma bilen ancak fizikten anlamayan bir kimse Albert Einstein’ı nasıl över? Diliyle bir şeyler söyler ancak kalbinde hissettiği yavandır. Güçlü bir duygu değildir. Sadece gerçek anlamda fizikçi olan bir kimse Albert Einstein’ı tam olarak övebilir. Albert Einstein’ın yaptıklarının anlamlarını tüm kalbiyle hisseder. Albert Einstein’a olan saygısı derinleşir. Rabbimiz ki evreni/evrenleri yarattı ve muhteşem bir düzen kurdu. Onu övebilmemiz için onun eserlerini iyi anlamamız gereklidir. Evren denilen kitabı ve Kur’an’ı iyi okumak durumundayız. Evreni ve Kur’an’ı anlamaya başladığımızda Rabbimize olan saygımız, haşyetimiz kat ve kat artacaktır.En yüce övgüye sahip bir varlığı O’nun astından hiçbir şey hakkıyla, tam olarak övemez, takdir edemez. Ancak sadece kendisi hak ettiği bu övgüyü takdir edebilir, kuşatabilir. Bize düşen görev gücümüzün yettiği ölçüde evren kitabını ve Kur’an’ı anlayarak okumaktır.
Kavram 28:

Veli


Kısa Açıklama: 28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.
Kavram 452:

Zillet


Kısa Açıklama: 452 Alçaklık, aşağılık, hor görülmek.