Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
17. Sûre · Ayet 55
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

17. İsrâ Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

2082|17|55|وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّۦنَ عَلَىٰ بَعْضٍ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

Latin Literal

55. Ve rabbuke a’lemu bi men fîs semâvâti vel ard(ardı), ve lekad faddalnâ ba’dan nebiyyîne alâ ba’dın ve âteynâ dâvude zebûrâ(zebûren).

Türkçe Çeviri

Ve (senin) Rabbin4 daha iyi bilendir kimseyi436 göklerdeki162 ve yerdeki; ve ant olsun faziletlendirdik202 nebilerin132 bir kısmını bir kısım üzerine*; ve verdik Dâvud’a bir zebur477.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
2 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
3 bimen kimseyi بِمَنْ -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
7 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
8 feddelna faziletli kıldık فَضَّلْنَا فضل
9 bea'de bir kısmı بَعْضَ بعض
10 n-nebiyyine nebilerin النَّبِيِّينَ نبا
11 ala üzerine عَلَىٰ -
12 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
13 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
14 davude Davud’a دَاوُودَ -
15 zeburan bir zebur زَبُورًا زبر

Notlar

Not 1

*Nebiler de birer insandır. Rableri katında dereceleri de farklıdır. Tek tanrıcılar olarak bizler nebileri ve resûlleri birbirinden ayırmayız. Fazilet yarışı yapmayız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

İsrâ Suresi - Ayet 55

Sure 17 Ayet 55 - İsrâ/Gece Yürüyüşü

Sure 17: İsrâ/Gece Yürüyüşü

Ayet No: 55 | Kur'an Ayet No: 2082 | ٱلْإِسْرَاء

Arapça Metin (Harekeli)

2082|17|55|وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّۦنَ عَلَىٰ بَعْضٍ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

Latin Literal

55. Ve rabbuke a’lemu bi men fîs semâvâti vel ard(ardı), ve lekad faddalnâ ba’dan nebiyyîne alâ ba’dın ve âteynâ dâvude zebûrâ(zebûren).

Türkçe Çeviri

Ve (senin) Rabbin4 daha iyi bilendir kimseyi436 göklerdeki162 ve yerdeki; ve ant olsun faziletlendirdik202 nebilerin132 bir kısmını bir kısım üzerine*; ve verdik Dâvud’a bir zebur477.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
2 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
3 bimen kimseyi بِمَنْ -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
7 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
8 feddelna faziletli kıldık فَضَّلْنَا فضل
9 bea'de bir kısmı بَعْضَ بعض
10 n-nebiyyine nebilerin النَّبِيِّينَ نبا
11 ala üzerine عَلَىٰ -
12 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
13 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
14 davude Davud’a دَاوُودَ -
15 zeburan bir zebur زَبُورًا زبر

Notlar

Not 1

*Nebiler de birer insandır. Rableri katında dereceleri de farklıdır. Tek tanrıcılar olarak bizler nebileri ve resûlleri birbirinden ayırmayız. Fazilet yarışı yapmayız.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 4:

Rab


Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Kavram 132:

Nebi


Kısa Açıklama: 132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.
Kavram 162:

Gökler


Kısa Açıklama: 162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 
Kavram 202:

faziletli kılmak, fazilet, fazl,


Kısa Açıklama: 202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   
Kavram 436:

Göklerdeki kimseler.


Kısa Açıklama: 436 Şerefli Kur'an'da akıllı/bilinçli uzaylı varlıkların/canlıların mevcut olduğu 1400 yıl öncesinden bildirilmiştir. Bu varlıklar öte gezegenlerde 'exoplanets' yaşarlar. Kendi Güneşleri vardır. Sabah ve akşamları vardır. Gölgeleri de vardır. Bu da bizlere maddeden yaratıldıklarını net bir şekilde gösterir.  ‘Men’ ‘مَن’ zamirinin bilinçleri olan, akıllı varlıkları işaret etmesi üzerine yapılan bir analiz: Evrenimizde bizden başka yaşayan akıllı/bilinçli varlıklar var mı? Yüce Allah'ın katındaki kimseler kim?
Kavram 477:

Zebur


Kısa Açıklama: 477 Taş/kil yazıt. Kil tabletler. Üzerine çivi yazısı yazılmış ve sonrası pişirilerek taş haline getirilmiş yazıtlar. Anlarız ki kutsal kitaplar öncesi Yüce Allah insanlara üzerinde çivi yazısı olan tabletler göndermiş. Resûller Yüce Allah'tan aldıkları vahyi taş tabletler üzerine yazmışlar. 3:184 ayetinde nurlu kitap öncesi zikredilmesi taş yazıtların parşömenlerden oluşan kitaplardan daha önce gönderildiğini düşündürür.