İsrâ Suresi - Ayet 78
Sure 17: İsrâ/Gece Yürüyüşü
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
İkame572 et salâtı5; Güneş’in dulûkundan1055 gecenin171 gasakına1056 kadar/doğru; ve fecrin55 toplanması* (da); doğrusu fecrin55 toplanması* oldu bir tanık/şahit olunan**.
Ahmed Samira Çevirisi
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ekimi | dik/ayağa kaldır | أَقِمِ | قوم |
| 2 | s-salate | salatı | الصَّلَاةَ | صلو |
| 3 | liduluki | batmasından | لِدُلُوكِ | دلك |
| 4 | ş-şemsi | Güneş’in | الشَّمْسِ | شمس |
| 5 | ila | إِلَىٰ | - | |
| 6 | gaseki | karanlığına | غَسَقِ | غسق |
| 7 | l-leyli | gecenin | اللَّيْلِ | ليل |
| 8 | ve kur'ane | ve toplanması (da) | وَقُرْانَ | قرا |
| 9 | l-fecri | fecrin/şafağın/tanyerinin/seherin | الْفَجْرِ | فجر |
| 10 | inne | Doğrusu | إِنَّ | - |
| 11 | kur'ane | toplanması | قُرْانَ | قرا |
| 12 | l-fecri | fecrin/şafağın/tanyerinin/seherin | الْفَجْرِ | فجر |
| 13 | kane | oldu | كَانَ | كون |
| 14 | meşhuden | tanık/şahit olunan | مَشْهُودًا | شهد |
Notlar
Not 1
*Kelimenin okuma anlamı aslında harflerin, kelimelerin bir araya getirilerek okunmasından türemiştir. Kelimenin ilk anlamı aslında toplanma, bir araya gelmedir.**Tam karanlıktan fecre geçiş esnasında ışık hüzmelerinin toplanarak yeryüzünün aydınlanması rahatlıkla görülebilir
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Müminlerin günlük vakitli salâtı.
Kısa Açıklama: 5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).
Fecir
Kısa Açıklama: 55 Şafak/tanyeri/seher.
Gece
Kısa Açıklama: 171 Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.
İkame etmek.
Kısa Açıklama: 572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.
Dulûk
Kısa Açıklama: 1055 Ovma, ovalama, sıvazlama, okşama, elin bir şeyin üzerinden geçmesi, yoğurma. Güneş'in dulûk olması bir elin Güneş'in üzerini sıvazlaması, ovması, kapatması olarak anlaşılır. Bu da mutlak ki ufuktur. Güneş'in batışını izleyen bir kimse Güneş'i hareket ediyor gibi görür ancak hareket eden Güneş değildir. Dünyanın dönmesiyle birlikte aslında ufuk Güneş'i bir elin bir şeyi sıvazlayıp, üzerinden geçip kapatması gibi kapatır. Bu nedenle apaçıktır ki Güneş'in dulûk olması onun tam olarak battığı zamandır. Güneş batıyorken değil! Tam olarak Güneş sıvazlandığı zaman dulûk hali tecelli etmiş olur.
Gasak
Kısa Açıklama: 1056 Karanlık, tam karanlık, zifiri karanlık. Batan Güneş'in ışınları artık etkisini tamamen yitirmiştir.