Kehf Suresi - Ayet 110
Sure 18: Kehf/Büyük Mağara
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
De ki*: "Ancak ki ben* bir beşerim432 misli870 sizlerin; vahy603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız74 bir tek ilâhtır74; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine4; öyle ki yapsın sâlih777 bir amel1072 ve şirk71 koşmasın kulluğuyla46** Rabbine4 birini.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kul | de ki | قُلْ | قول |
| 2 | innema | ancak ki | إِنَّمَا | - |
| 3 | ena | ben | أَنَا | - |
| 4 | beşerun | bir beşerim | بَشَرٌ | بشر |
| 5 | mislukum | misli sizlerin | مِثْلُكُمْ | مثل |
| 6 | yuha | vahy ediliyor | يُوحَىٰ | وحي |
| 7 | ileyye | bana | إِلَيَّ | - |
| 8 | ennema | ki ancak | أَنَّمَا | - |
| 9 | ilahukum | ilâhınız | إِلَٰهُكُمْ | اله |
| 10 | ilahun | ilâhtır | إِلَٰهٌ | اله |
| 11 | vahidun | bir tek | وَاحِدٌ | وحد |
| 12 | femen | öyle ki kim | فَمَنْ | - |
| 13 | kane | oldu | كَانَ | كون |
| 14 | yercu | rica eder | يَرْجُو | رجو |
| 15 | lika'e | karşılaşmayı | لِقَاءَ | لقي |
| 16 | rabbihi | Rabbine | رَبِّهِ | ربب |
| 17 | felyea'mel | öyle ki yapsın | فَلْيَعْمَلْ | عمل |
| 18 | amelen | bir amel | عَمَلًا | عمل |
| 19 | salihen | sâlih | صَالِحًا | صلح |
| 20 | ve la | ve | وَلَا | - |
| 21 | yuşrik | şirk koşmasın | يُشْرِكْ | شرك |
| 22 | biibadeti | kulluğuyla | بِعِبَادَةِ | عبد |
| 23 | rabbihi | Rabbine | رَبِّهِ | ربب |
| 24 | ehaden | birini | أَحَدًا | احد |
Notlar
Not 1
*Nebi ve resûl Muhammed.**Kulluk ederken şirk koşmasın, ortak koşmasın. İnsanların çoğu Yüce Allah'a ancak şirk koşarak iman ederler. Kulluklarına şirk karıştırırlar.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Rab
Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Kulluk etmek
Kısa Açıklama: 46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.
Şirk koşmak/ortak koşmak
Kısa Açıklama: 71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.
ilâh
Kısa Açıklama: 74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.
Beşer
Kısa Açıklama: 432 İnsanoğlu.
Vahiy, vahy etmek.
Kısa Açıklama: 603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.
Sâlih
Kısa Açıklama: 777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.
Misal, misil, çoğulu emsal.
Kısa Açıklama: 870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.
Amel
Kısa Açıklama: 1072 Yapma, etme, uygulama.