Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
18. Sûre · Ayet 14
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

18. Kehf Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

2152|18|14|وَرَبَطْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ إِذْ قَامُوا۟ فَقَالُوا۟ رَبُّنَا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَن نَّدْعُوَا۟ مِن دُونِهِۦٓ إِلَٰهًا لَّقَدْ قُلْنَآ إِذًا شَطَطًا

Latin Literal

14. Ve rabatnâ alâ kulûbihim iz kâmû fe kâlû rabbunâ rabbus semâvâti vel ardı len ned’uve min dûnihî ilâhen lekad kulnâ izen şetatâ(şetaten).

Türkçe Çeviri

Ve bağladık kalplerini* kıyam167 ettikleri zaman; ve öyle ki dediler: “Rabbimiz4 (ki) Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; asla çağırmayız O'nun** astından bir ilâh74; muhakkak ki söylemiş oluruz o zaman sınırı aşan (bir söz)."

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:14.&nbsp;Onların kalplerini pekiştirdik. Kıyam ederek<sup>1</sup>: “Bizim Rabb’imiz, göklerin ve yeryüzünün Rabb’idir” dediler. “Ondan başkasını asla ilah diye çağırmayız. Yoksa kesinlikle saçmalamış oluruz.”1-&nbsp;Müşrik yönetime başkaldırarak.18:14.&nbsp;And We strengthened/braced , on their hearts/minds , when they stood/kept up , so they said: "Our Lord, Lord (of) the skies/space and the earth/Planet Earth, we will never/not call from other than Him, a god, (what) we had then said (is) being unjust/excess of the limit ."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabetna ve bağladık وَرَبَطْنَا ربط
2 ala üzerini عَلَىٰ -
3 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
4 iz zaman إِذْ -
5 kamu kalktıkları/dikeldikleri قَامُوا قوم
6 fe kalu ve öyle ki dediler فَقَالُوا قول
7 rabbuna Rabb’imiz رَبُّنَا ربب
8 rabbu Rabb’idir رَبُّ ربب
9 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
10 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
11 len asla لَنْ -
12 ned'ue çağırmayız نَدْعُوَ دعو
13 min مِنْ -
14 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
15 ilahen bir ilah إِلَٰهًا اله
16 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
17 kulna söylemiş oluruz قُلْنَا قول
18 izen o zaman إِذًا -
19 şetaten sınırı aşan (söz). شَطَطًا شطط

Notlar

Not

Bu ayetlerle yüce Allah gençlerin mağaraya girmeden önce başlarından geçen olayları özetlemektedir. 18:13 ayetinde işaret edildiği gibi bu gençlerin hidayet sahibi oldukları ortadadır. Kalpleri birbirine bağlanmıştır. Gönülleri birdir, hedefleri birdir, kararları birdir. Ayette geçen ‘iz kâmû’ “kalktıkları/dikeldikleri vakit” geçişini gençlerin uyandıktan sonra ayağa kalkmaları olarak anlamak yanlıştır. Gençlerin dikelmeleri müşrik ve kâfir olan sisteme karşı başkaldırmadır. Yönetime karşı ayağa kalkmaları, dikelmeleri, diklenmeleridir. Zaten sonrası gençler neden bu diklenmeyi yaptıklarını açıklamaktadırlar. Göklerin ve yerin Rabb’i varken onun astından bir ilah asla edinmeyeceklerini bildirmektedirler. Gençlerin şirke karşı bilinçli oldukları hemen anlaşılır. Doğruyu yanlıştan ayırma yetisi verilen bu gençler sistemin kendilerine dayattığı şirk dinini asla kabul etmeyeceklerini deklare etmişlerdir. 

Not 1

*Kalpleri aynı amaç için bağlandı.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Kehf Suresi - Ayet 14

Sure 18 Ayet 14 - Kehf/Büyük Mağara

Sure 18: Kehf/Büyük Mağara

Ayet No: 14 | Kur'an Ayet No: 2152 | ٱلْكَهْف

Arapça Metin (Harekeli)

2152|18|14|وَرَبَطْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ إِذْ قَامُوا۟ فَقَالُوا۟ رَبُّنَا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَن نَّدْعُوَا۟ مِن دُونِهِۦٓ إِلَٰهًا لَّقَدْ قُلْنَآ إِذًا شَطَطًا

Latin Literal

14. Ve rabatnâ alâ kulûbihim iz kâmû fe kâlû rabbunâ rabbus semâvâti vel ardı len ned’uve min dûnihî ilâhen lekad kulnâ izen şetatâ(şetaten).

Türkçe Çeviri

Ve bağladık kalplerini* kıyam167 ettikleri zaman; ve öyle ki dediler: “Rabbimiz4 (ki) Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; asla çağırmayız O'nun** astından bir ilâh74; muhakkak ki söylemiş oluruz o zaman sınırı aşan (bir söz)."

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:14.&nbsp;Onların kalplerini pekiştirdik. Kıyam ederek<sup>1</sup>: “Bizim Rabb’imiz, göklerin ve yeryüzünün Rabb’idir” dediler. “Ondan başkasını asla ilah diye çağırmayız. Yoksa kesinlikle saçmalamış oluruz.”1-&nbsp;Müşrik yönetime başkaldırarak.18:14.&nbsp;And We strengthened/braced , on their hearts/minds , when they stood/kept up , so they said: "Our Lord, Lord (of) the skies/space and the earth/Planet Earth, we will never/not call from other than Him, a god, (what) we had then said (is) being unjust/excess of the limit ."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabetna ve bağladık وَرَبَطْنَا ربط
2 ala üzerini عَلَىٰ -
3 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
4 iz zaman إِذْ -
5 kamu kalktıkları/dikeldikleri قَامُوا قوم
6 fe kalu ve öyle ki dediler فَقَالُوا قول
7 rabbuna Rabb’imiz رَبُّنَا ربب
8 rabbu Rabb’idir رَبُّ ربب
9 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
10 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
11 len asla لَنْ -
12 ned'ue çağırmayız نَدْعُوَ دعو
13 min مِنْ -
14 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
15 ilahen bir ilah إِلَٰهًا اله
16 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
17 kulna söylemiş oluruz قُلْنَا قول
18 izen o zaman إِذًا -
19 şetaten sınırı aşan (söz). شَطَطًا شطط

Notlar

Not

Bu ayetlerle yüce Allah gençlerin mağaraya girmeden önce başlarından geçen olayları özetlemektedir. 18:13 ayetinde işaret edildiği gibi bu gençlerin hidayet sahibi oldukları ortadadır. Kalpleri birbirine bağlanmıştır. Gönülleri birdir, hedefleri birdir, kararları birdir. Ayette geçen ‘iz kâmû’ “kalktıkları/dikeldikleri vakit” geçişini gençlerin uyandıktan sonra ayağa kalkmaları olarak anlamak yanlıştır. Gençlerin dikelmeleri müşrik ve kâfir olan sisteme karşı başkaldırmadır. Yönetime karşı ayağa kalkmaları, dikelmeleri, diklenmeleridir. Zaten sonrası gençler neden bu diklenmeyi yaptıklarını açıklamaktadırlar. Göklerin ve yerin Rabb’i varken onun astından bir ilah asla edinmeyeceklerini bildirmektedirler. Gençlerin şirke karşı bilinçli oldukları hemen anlaşılır. Doğruyu yanlıştan ayırma yetisi verilen bu gençler sistemin kendilerine dayattığı şirk dinini asla kabul etmeyeceklerini deklare etmişlerdir. 

Not 1

*Kalpleri aynı amaç için bağlandı.**Allah'ın.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 4:

Rab


Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Kavram 74:

ilâh


Kısa Açıklama: 74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.
Kavram 162:

Gökler


Kısa Açıklama: 162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 
Kavram 167:

insanın kıyamı


Kısa Açıklama: 167 İnsanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için beynin (bedenle veya bedensiz) ayaklanması/hareketlenmesi.