Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
19. Sûre · Ayet 58
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

19. Meryem Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

2306|19|58|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّۦنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا

Latin Literal

58. Ulâikellezîne en’amallâhu aleyhim minen nebiyyîne min zurriyyeti âdeme ve mimmen hamelnâ mea nûhin ve min zurriyyeti ibrâhîme ve isrâîle ve mimmen hedeynâ vectebeynâ, izâ tutlâ aleyhim âyâtur rahmâni harrû succeden ve bukiyyâ(bukiyyen). (SECDE ÂYETİ)

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; kimselerdir (ki) nimet verdi Allah üzerlerine; nebilerden132; zürriyetinden Âdem’in50; ve Nûh’la birlikte taşıdığımız kimseden; ve zürriyetinden İbrahim’in ; ve İsrâîl’in (Yakûb'un); ve doğru yola kılavuzladığımız kimseden; ve seçtiğimiz (-den); okunduğu zaman onlara Rahmân'ın1 ayetleri; kapandılar secde12 edenler (olarak); ve ağlayanlar/göz yaşı dökenler (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 en'ame nimet verdi أَنْعَمَ نعم
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
6 mine مِنَ -
7 n-nebiyyine nebilerden النَّبِيِّينَ نبا
8 min مِنْ -
9 zurriyyeti zürriyetinden/neslinden ذُرِّيَّةِ ذرر
10 ademe Adem ادَمَ -
11 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
12 hamelna taşıdık حَمَلْنَا حمل
13 mea birlikte مَعَ -
14 nuhin Nuh نُوحٍ -
15 ve min ve وَمِنْ -
16 zurriyyeti zürriyetinden/neslinden ذُرِّيَّةِ ذرر
17 ibrahime İbrahim’in إِبْرَاهِيمَ -
18 ve israile ve İsrail’in (Yakub’un) وَإِسْرَائِيلَ -
19 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
20 hedeyna doğru yola kılavuzladık هَدَيْنَا هدي
21 vectebeyna ve seçtiğimiz (-den) وَاجْتَبَيْنَا جبي
22 iza zaman إِذَا -
23 tutla okunduğu تُتْلَىٰ تلو
24 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
25 ayatu ayetleri ايَاتُ ايي
26 r-rahmani Rahman'ın الرَّحْمَٰنِ رحم
27 harru kapandılar خَرُّوا خرر
28 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
29 ve bukiyyen ve ağlayanlar/göz yaşı dökenler (olarak) وَبُكِيًّا بكي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Âdem, Adem

Kavram 50

Kısa Açıklama:

50Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti. 

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Meryem Suresi - Ayet 58

Sure 19 Ayet 58 - Meryem/Meryem

Sure 19: Meryem/Meryem

Ayet No: 58 | Kur'an Ayet No: 2306 | مَرْيَم

Arapça Metin (Harekeli)

2306|19|58|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّۦنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا

Latin Literal

58. Ulâikellezîne en’amallâhu aleyhim minen nebiyyîne min zurriyyeti âdeme ve mimmen hamelnâ mea nûhin ve min zurriyyeti ibrâhîme ve isrâîle ve mimmen hedeynâ vectebeynâ, izâ tutlâ aleyhim âyâtur rahmâni harrû succeden ve bukiyyâ(bukiyyen). (SECDE ÂYETİ)

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; kimselerdir (ki) nimet verdi Allah üzerlerine; nebilerden132; zürriyetinden Âdem’in50; ve Nûh’la birlikte taşıdığımız kimseden; ve zürriyetinden İbrahim’in ; ve İsrâîl’in (Yakûb'un); ve doğru yola kılavuzladığımız kimseden; ve seçtiğimiz (-den); okunduğu zaman onlara Rahmân'ın1 ayetleri; kapandılar secde12 edenler (olarak); ve ağlayanlar/göz yaşı dökenler (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 en'ame nimet verdi أَنْعَمَ نعم
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
6 mine مِنَ -
7 n-nebiyyine nebilerden النَّبِيِّينَ نبا
8 min مِنْ -
9 zurriyyeti zürriyetinden/neslinden ذُرِّيَّةِ ذرر
10 ademe Adem ادَمَ -
11 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
12 hamelna taşıdık حَمَلْنَا حمل
13 mea birlikte مَعَ -
14 nuhin Nuh نُوحٍ -
15 ve min ve وَمِنْ -
16 zurriyyeti zürriyetinden/neslinden ذُرِّيَّةِ ذرر
17 ibrahime İbrahim’in إِبْرَاهِيمَ -
18 ve israile ve İsrail’in (Yakub’un) وَإِسْرَائِيلَ -
19 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
20 hedeyna doğru yola kılavuzladık هَدَيْنَا هدي
21 vectebeyna ve seçtiğimiz (-den) وَاجْتَبَيْنَا جبي
22 iza zaman إِذَا -
23 tutla okunduğu تُتْلَىٰ تلو
24 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
25 ayatu ayetleri ايَاتُ ايي
26 r-rahmani Rahman'ın الرَّحْمَٰنِ رحم
27 harru kapandılar خَرُّوا خرر
28 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
29 ve bukiyyen ve ağlayanlar/göz yaşı dökenler (olarak) وَبُكِيًّا بكي

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 1:

Rahmân


Kısa Açıklama: 1 En yüce merhametli.
Detaylı Açıklama: Rahman kelimesi (رحم) ‘rhm’ kökünden türemiş tekil sıfat kelimesidir. Fiil olarak ‘rhm’ kök anlamı merhamet/rahmet sahibi olmak (to have mercy), şefkat sahibi olmak (have compassion) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 384 (of 1303) Rahman (رحمن) kelimesi en yüce merhamet sahibi, yüce merhametli demektir.
Kavram 12:

insanın secdesi


Kısa Açıklama: 12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.
Kavram 50:

Âdem, Adem


Kısa Açıklama: 50 Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti. 
Kavram 132:

Nebi


Kısa Açıklama: 132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.