Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
2. Sûre · Ayet 170
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

2. Bakara Suresi

Ayet 170

Arapça Metin (Harekeli)

177|2|170|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَآ أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

Latin Literal

170. Ve izâ kîle lehumuttebiû mâ enzelallâhu kâlû bel nettebiu mâ elfeynâ aleyhi âbâenâ e ve lev kâne âbâuhum lâ ya’kılûne şey’en ve lâ yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve denildiği zaman onlara; tabi olun Allah'ın indirdiğine*; dediler: "Evet! Tabi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuza317”; şayet ataları onların akletmezler562 bir şey ve kılavuzlanmazlar192 olmuş olsa da mı?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 ttebiu tabi olun اتَّبِعُوا تبع
5 ma مَا -
6 enzele indirdiğine أَنْزَلَ نزل
7 llahu Allah'ın اللَّهُ -
8 kalu dediler قَالُوا قول
9 bel Evet! بَلْ -
10 nettebiu tabi oluruz نَتَّبِعُ تبع
11 ma مَا -
12 elfeyna bulduğumuza أَلْفَيْنَا لفو
13 aleyhi üzerinde عَلَيْهِ -
14 aba'ena atalarımızı ابَاءَنَا ابو
15 evelev şayet أَوَلَوْ -
16 kane olmuş olsa da mı كَانَ كون
17 aba'uhum ataları onların ابَاؤُهُمْ ابو
18 la لَا -
19 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل
20 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
21 ve la ve وَلَا -
22 yehtedune ve doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Bakara Suresi - Ayet 170

Sure 2 Ayet 170 - Bakara/Dişi Sığır

Sure 2: Bakara/Dişi Sığır

Ayet No: 170 | Kur'an Ayet No: 177 | ٱلْبَقَرَة

Arapça Metin (Harekeli)

177|2|170|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَآ أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

Latin Literal

170. Ve izâ kîle lehumuttebiû mâ enzelallâhu kâlû bel nettebiu mâ elfeynâ aleyhi âbâenâ e ve lev kâne âbâuhum lâ ya’kılûne şey’en ve lâ yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve denildiği zaman onlara; tabi olun Allah'ın indirdiğine*; dediler: "Evet! Tabi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuza317”; şayet ataları onların akletmezler562 bir şey ve kılavuzlanmazlar192 olmuş olsa da mı?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 ttebiu tabi olun اتَّبِعُوا تبع
5 ma مَا -
6 enzele indirdiğine أَنْزَلَ نزل
7 llahu Allah'ın اللَّهُ -
8 kalu dediler قَالُوا قول
9 bel Evet! بَلْ -
10 nettebiu tabi oluruz نَتَّبِعُ تبع
11 ma مَا -
12 elfeyna bulduğumuza أَلْفَيْنَا لفو
13 aleyhi üzerinde عَلَيْهِ -
14 aba'ena atalarımızı ابَاءَنَا ابو
15 evelev şayet أَوَلَوْ -
16 kane olmuş olsa da mı كَانَ كون
17 aba'uhum ataları onların ابَاؤُهُمْ ابو
18 la لَا -
19 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل
20 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
21 ve la ve وَلَا -
22 yehtedune ve doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 192:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.


Kısa Açıklama: 192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.
Kavram 317:

Atalar dini


Kısa Açıklama: 317 Tamamı zan olan söylentiler/hadisler temelinde kurulmuş olan din. Mezhepler, tarikatlar vb.    
Kavram 562:

Akletmek.


Kısa Açıklama: 562 İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.