Tâ-Hâ Suresi - Ayet 132
Sure 20: Tâ-Hâ/Tâ-Hâ Harfleri
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve emret200 ahaline568 salâtı5; ve bağlan sabırla51 ona*; sual etmeyiz** sana bir rızık; biz rızıklandırırız seni; ve akıbet892 takvalılaradır21.
Ahmed Samira Çevirisi
20:132. Ehline salâtı buyur.1 Kendin de onun üzerinde sabırlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni, Biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takva2 içindir.1- Seninle birlikte hareket edenlere, yanında yer alanlara, Allah’a yönelmelerini, Allah’tan istemelerini buyur. Birbirlerine destek olmalarını, yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalarını öğütle. Salât sözcüğü, namaz kılmak, dua etmek, din, kulluk, yardım etmek, destek olmak gibi anlamlara gelmektedir. Bu ayette; salât sözcüğü, ayetin bağlamı dikkate alındığında; “rızkın Allah’tan istenmesi, isteğin Allah’a yönelmesi” ve yardımlaşıp, birbirlerine destek olunması, dayanışma içinde güç birliği yapılması anlamına gelmektedir. Dünya hayatının gayri meşru yollarla elde edilen zenginliğine, servetine imrenmek yerine, az da olsa helal kazançla, kendi emeğimizle ve hak ederek kazandıklarımızla yetinmenin sonuç olarak daha kazançlı ve hayırlı olduğu uyarısı yapılmaktadır. Bu ayetin, söylendiği gibi “Aile bireylerine namaz kılmalarını emretmek” ile bir ilgisi yoktur. 2- Korunmak; Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.20:132. And order/command your family/people with the prayers and endure patience on it, We do not ask/question you (for) a provision/means of livelihood , We provide for you, and the end (result is) to the fear and obedience (of God).
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve'mur | ve emret | وَأْمُرْ | امر |
| 2 | ehleke | ahaline/halkına | أَهْلَكَ | اهل |
| 3 | bis-salati | salatı | بِالصَّلَاةِ | صلو |
| 4 | vestabir | ve bağlan sabırla | وَاصْطَبِرْ | صبر |
| 5 | aleyha | ona (salata) | عَلَيْهَا | - |
| 6 | la | لَا | - | |
| 7 | neseluke | sormayız sana | نَسْأَلُكَ | سال |
| 8 | rizkan | bir rızık | رِزْقًا | رزق |
| 9 | nehnu | biz | نَحْنُ | - |
| 10 | nerzukuke | rızıklandırırız seni | نَرْزُقُكَ | رزق |
| 11 | vel'aakibetu | ve akıbet/son | وَالْعَاقِبَةُ | عقب |
| 12 | littekva | takvalılaradır/sakınanlaradır | لِلتَّقْوَىٰ | وقي |
Notlar
Not 1
*Salâta.**Sormayız.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Müminlerin günlük vakitli salâtı.
Kısa Açıklama: 5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).
Takva
Kısa Açıklama: 21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.
Sabır/sabr.
Kısa Açıklama: 51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.
emir, emretmek
Kısa Açıklama: 200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.
Ahali, ehli.
Kısa Açıklama: 568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.
Akıbet, akıbet.
Kısa Açıklama: 892 Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.