Enbiyâ Suresi - Ayet 73
Sure 21: Enbiyâ/Nebiler
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve yaptık onları emirler200*; doğru yola kılavuzlarlar emrimizle200; ve vahyettik603 onlara faaliyet etmeyi hayırlar/iyilikler; ve ikame572 edenlerdir salâtı5; ve verenlerdir zekâtı10; ve oldular bize kulluk46 edenler.
Ahmed Samira Çevirisi
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve cealnahum | ve yaptık onları | وَجَعَلْنَاهُمْ | جعل |
| 2 | eimmeten | emirler | أَئِمَّةً | امم |
| 3 | yehdune | doğru yola kılavuzlarlar | يَهْدُونَ | هدي |
| 4 | biemrina | emrimizle | بِأَمْرِنَا | امر |
| 5 | ve evhayna | ve vahyettik | وَأَوْحَيْنَا | وحي |
| 6 | ileyhim | onlara | إِلَيْهِمْ | - |
| 7 | fia'le | faaliyet yapmayı | فِعْلَ | فعل |
| 8 | l-hayrati | hayırlar/iyilikler | الْخَيْرَاتِ | خير |
| 9 | ve ikame | ve ikame edenler/dikenler/ayağa kaldıranlar | وَإِقَامَ | قوم |
| 10 | s-salati | salatı | الصَّلَاةِ | صلو |
| 11 | ve ita'e | ve verenler | وَإِيتَاءَ | اتي |
| 12 | z-zekati | zekâtı | الزَّكَاةِ | زكو |
| 13 | ve kanu | ve oldular | وَكَانُوا | كون |
| 14 | lena | bize | لَنَا | - |
| 15 | aabidine | kulluk edenler | عَابِدِينَ | عبد |
Notlar
Not 1
*Buyuranlar.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Müminlerin günlük vakitli salâtı.
Kısa Açıklama: 5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).
Zekât
Kısa Açıklama: 10 Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür.
Kulluk etmek
Kısa Açıklama: 46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.
emir, emretmek
Kısa Açıklama: 200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.
İkame etmek.
Kısa Açıklama: 572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.
Vahiy, vahy etmek.
Kısa Açıklama: 603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.