Nûr Suresi - Ayet 2
Sure 24: Nûr/Aydınlık
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Zinâ1049 edene (K) ve zinâ1049 edene (E) öyle ki celdeleyin1188 her bir tekine onlardan* yüz** celde1188; ve tutmasın sizleri onlara*** (karşı) bir ra’fet1189 Allah'ın dininde437 eğer olduysanız iman47 ederler Allah'a ve ahiret gününe; ve şahit olsun azaplarına **** bir tayfa719 müminlerden27.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ez-zaniyetu | zina edene | الزَّانِيَةُ | زني |
| 2 | ve zzani | ve zina edene | وَالزَّانِي | زني |
| 3 | feclidu | öyle ki celdeleyin | فَاجْلِدُوا | جلد |
| 4 | kulle | her bir | كُلَّ | كلل |
| 5 | vahidin | tekine | وَاحِدٍ | وحد |
| 6 | minhuma | onlardan | مِنْهُمَا | - |
| 7 | miaete | yüz | مِائَةَ | ماي |
| 8 | celdetin | bir celde | جَلْدَةٍ | جلد |
| 9 | ve la | ve | وَلَا | - |
| 10 | te'huzkum | tutmasın sizleri | تَأْخُذْكُمْ | اخذ |
| 11 | bihima | onlara | بِهِمَا | - |
| 12 | ra'fetun | bir ra'fet | رَأْفَةٌ | راف |
| 13 | fi | فِي | - | |
| 14 | dini | dininde | دِينِ | دين |
| 15 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 16 | in | eğer | إِنْ | - |
| 17 | kuntum | olduysanız | كُنْتُمْ | كون |
| 18 | tu'minune | iman ederler | تُؤْمِنُونَ | امن |
| 19 | billahi | Allah'a | بِاللَّهِ | - |
| 20 | velyevmi | ve gününe | وَالْيَوْمِ | يوم |
| 21 | l-ahiri | ahiret | الْاخِرِ | اخر |
| 22 | velyeşhed | ve şahid olsun | وَلْيَشْهَدْ | شهد |
| 23 | azabehuma | azaplarına | عَذَابَهُمَا | عذب |
| 24 | taifetun | bir tayfa | طَائِفَةٌ | طوف |
| 25 | mine | مِنَ | - | |
| 26 | l-mu'minine | müminlerden | الْمُؤْمِنِينَ | امن |
Notlar
Not 1
K=Kadın.E=Erkek.*İkisinden.**Yüz, 100 sayısı.***İkisine.****İkisinin.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Mümin
Kısa Açıklama: 27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.
iman
Kısa Açıklama: 47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.
Allah'ın dini.
Kısa Açıklama: 437 İslam. Sadece kutsal kitaplara teslim olma. Kutsal kitaplar haricinde dinde kaynak kabul etmemek. Kutsal kitaplarda ne varsa uymak. Kutsal kitapların astından hadis/söylenti kitapları edinmemek. Kur'an'ı terk edilmiş bırakmamak.
Tayfa
Kısa Açıklama: 719 Belirli bir işi yapmak için bir araya gelmiş olan grup. Askeri birlik, bir işi yapan işçiler vb.
Zinâ
Kısa Açıklama: 1049 Dar bir yerde bulunmak, bir şeyin dar, sıkışık olması, daralma / sıkışma anlamındadır. Gayrimeşru cinsel ilişkidir. Meşru, evrensel kurallara uygun demektir. Şerefli Kur'an bir anneden doğan bebeğin babasının kim olduğunun toplum tarafından ve elbette babası tarafından bilinmesini dilemektedir. Yetimlerin biyolojik babasına isnat edilmesi gerektiği apaçık bildirilmiştir. Şerefli Kur'an'da nikâh olayı bir ritüele asla bağlanmamıştır. Evlenmek isteyen çiftler evlendiklerini topluma duyururlar. Hepsi o kadardır. Günümüzdeki gibi resmi bir nikâh yapmak zorunluluğu yoktur. Yapmasında da bir sakınca yoktur. Kadın mehir isterse erkek onu vermek zorundadır. Cinsel birliktelik meşru olarak bir kadın ve bir erkek arasında gerçekleşir. Aynı anda toplu cinsel birliktelik evlilik sözleşmesine aykırıdır. Cinsel birliktelik yaşayan kadın veya erkeğin en az birisinin başka bir kimseyle evlilik sözleşmesinin bulunması her ikisi için de zinâdır. Zinâ eden erkek ve kadına azap olarak 100 celde vurulur (24:2). Ancak bunun şartı her ikisinin de Yüce Allah'ın dinine tabi olmalarıdır. Zinânın cezasını dünya hayatında çekmek isteyenler içindir. Kur'an'a iman etmemiş, ateist, deist veya başka bir dine tabi olmuş kimselere zinâ cezası verilemez. Yüce Rabbimiz 24:5 ayetinde Gafûr ve Rahîm sıfatlarını göstererek zinâ eden kadın ve erkeğin eğer tevbe edip ıslah olmaları durumunda bu 100 celde cezasının da verilemeyeceğini bizlere bildirmiştir. 24:5 ayeti kendisinden önce gelen hükümleri şarta bağlar. Tevbe ve ıslah varsa şartlar ortadan kalkar. Anlaşılır ki tevbe ve ıslah durumuna müminler şahit/tanık olacaktır.
Celdelemek, celde.
Kısa Açıklama: 1188 Kamçılamak, kırbaçlamak, bağlamak (özellikle kitap ciltlemek gibi), cilt (deri), kitap cildi, sert kısım, sert olmak, dayanıklı olmak, yılmamak, sabretmek. Kelimenin anlamları düşünüldüğünde azap olarak verilen kırbaçlama cezasında deriye direkt olarak sertçe, azaptaki kimsenin sabretmesini gerektirecek şekilde, vurulan cildin skar dokusuyla sertleşmesine neden olacak şekilde vurulmalıdır. Amaç asla öldürmek değildir. Ölüme neden olabilecek şiddet asla uygulanamaz.
Ra’fet, rafet.
Kısa Açıklama: 1189 Acıma duygusu, incitmemeye odaklı acımak.