Nûr Suresi - Ayet 55
Sure 24: Nûr/Aydınlık
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Vaat etti Allah kimselere (ki) iman47 ettiler sizlerden ve yaptılar sâlihât18; mutlak halife kılar onları yerde halife kıldığı gibi kimseleri onlardan önce; ve mutlak mekanlı* kılar onlara dinlerini122 ki razı olduğunadır onlara; ve mutlak bedelleştirir** onlara ardından korkularının bir eminliğe (ki) kulluk46 ederler bana; şirk koşmazlar bana bir şeyi; ve kim kâfirlik25 etti sonrasında işte bunun; öyle ki işte bunlar; onlardır fâsıklar38.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | veade | vaat etti | وَعَدَ | وعد |
| 2 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 3 | ellezine | kimselere | الَّذِينَ | - |
| 4 | amenu | iman ettiler | امَنُوا | امن |
| 5 | minkum | sizlerden | مِنْكُمْ | - |
| 6 | ve amilu | ve yaptılar | وَعَمِلُوا | عمل |
| 7 | s-salihati | sâlihât | الصَّالِحَاتِ | صلح |
| 8 | leyestehlifennehum | mutlak halife kılar onları | لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ | خلف |
| 9 | fi | فِي | - | |
| 10 | l-erdi | yerde | الْأَرْضِ | ارض |
| 11 | kema | gibi | كَمَا | - |
| 12 | stehlefe | halife kıldığı gibi | اسْتَخْلَفَ | خلف |
| 13 | ellezine | kimseleri | الَّذِينَ | - |
| 14 | min | مِنْ | - | |
| 15 | kablihim | onlardan önce | قَبْلِهِمْ | قبل |
| 16 | veleyumekkinenne | ve mutlak imkan sağlar | وَلَيُمَكِّنَنَّ | مكن |
| 17 | lehum | onlara | لَهُمْ | - |
| 18 | dinehumu | dinlerini | دِينَهُمُ | دين |
| 19 | llezi | ki | الَّذِي | - |
| 20 | rteda | razı olduğuna | ارْتَضَىٰ | رضو |
| 21 | lehum | onlara | لَهُمْ | - |
| 22 | veleyubeddilennehum | ve mutlak bedelleştirir onlara | وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ | بدل |
| 23 | min | مِنْ | - | |
| 24 | bea'di | ardından | بَعْدِ | بعد |
| 25 | havfihim | korkularının | خَوْفِهِمْ | خوف |
| 26 | emnen | bir eminliğe | أَمْنًا | امن |
| 27 | yea'buduneni | kulluk ederler bana | يَعْبُدُونَنِي | عبد |
| 28 | la | لَا | - | |
| 29 | yuşrikune | şirk koşmazlar | يُشْرِكُونَ | شرك |
| 30 | bi | bana | بِي | - |
| 31 | şey'en | bir şeyi | شَيْئًا | شيا |
| 32 | vemen | ve kim | وَمَنْ | - |
| 33 | kefera | kâfirlik etti | كَفَرَ | كفر |
| 34 | bea'de | sonrasında | بَعْدَ | بعد |
| 35 | zalike | işte bu | ذَٰلِكَ | - |
| 36 | feulaike | öyle ki işte onlar | فَأُولَٰئِكَ | - |
| 37 | humu | onlardır | هُمُ | - |
| 38 | l-fasikune | fasıklar | الْفَاسِقُونَ | فسق |
Notlar
Not 1
*İmkan tanımak, sabit yerler yapmak. **Karşılıklı değiştirir.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Sâlihât
Kısa Açıklama: 18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.
Kâfir
Kısa Açıklama: 25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.
Detaylı Açıklama: Yüce Allah'ın mümin kimselerin bazı günahlarına kâfirlik edeceği yani örtüp gizleyeceği 5:12 ayetinde bildirilir.
Fâsık
Kısa Açıklama: 38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.
Kulluk etmek
Kısa Açıklama: 46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.
iman
Kısa Açıklama: 47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.
Din
Kısa Açıklama: 122 Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.