Âl-i İmrân Suresi - Ayet 36
Sure 3: Âl-i İmrân/İmrân Ailesi
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Öyle ki ne zaman bıraktı/doğurdu onu* dedi: "Rabbim4! Doğrusu ben bıraktım/doğurdum bir kız*"; -ve Allah bilendir bıraktığını/doğurduğunu (onun)**- "ve olmaz erkek kız gibi; ve doğrusu ben Meryem ismini verdim ona; ve doğrusu ben sığındırırım onu* sana; ve zürriyetini380 (de) onun* racîm411 şeytândan29 "
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | felemma | öyle ki ne zaman | فَلَمَّا | - |
| 2 | vedeatha | bıraktı/doğurdu onu | وَضَعَتْهَا | وضع |
| 3 | kalet | dedi | قَالَتْ | قول |
| 4 | rabbi | Rabbim | رَبِّ | ربب |
| 5 | inni | doğrusu ben | إِنِّي | - |
| 6 | vedea'tuha | bıraktım/doğurdum | وَضَعْتُهَا | وضع |
| 7 | unsa | bir kız | أُنْثَىٰ | انث |
| 8 | vallahu | ve Allah | وَاللَّهُ | - |
| 9 | ea'lemu | bilendir | أَعْلَمُ | علم |
| 10 | bima | بِمَا | - | |
| 11 | vedeat | bıraktığını/doğurduğunu | وَضَعَتْ | وضع |
| 12 | veleyse | ve olmaz | وَلَيْسَ | ليس |
| 13 | z-zekeru | erkek | الذَّكَرُ | ذكر |
| 14 | kalunsa | kız gibi | كَالْأُنْثَىٰ | انث |
| 15 | ve inni | ve doğrusu ben | وَإِنِّي | - |
| 16 | semmeytuha | isim verdim ona | سَمَّيْتُهَا | سمو |
| 17 | meryeme | Meryem | مَرْيَمَ | - |
| 18 | ve inni | ve doğrusu ben | وَإِنِّي | - |
| 19 | uiyzuha | sığındırırım onu | أُعِيذُهَا | عوذ |
| 20 | bike | sana | بِكَ | - |
| 21 | ve zurriyyeteha | ve zürriyetini onun | وَذُرِّيَّتَهَا | ذرر |
| 22 | mine | مِنَ | - | |
| 23 | ş-şeytani | şeytandan | الشَّيْطَانِ | شطن |
| 24 | r-racimi | racim | الرَّجِيمِ | رجم |
Notlar
Not 1
*Dişil zamir ve kız işareti. Meryem'in annesinden doğduğunda dış cinsiyet organlarının tamamen dişil şeklinde görüldüğünü anlarız. **Yüce Allah'ın büyük bir işaretidir. Yüce Allah tabiri caizse; "siz Meryem'i dıştan kız gibi görseniz de durum sizin sandığınız gibi değil. Meryem genetik olarak 46 XX/46 XY'ye sahiptir. Vücudunda Y kromozomuna sahip hücreler de vardır. Erkek özelliği de taşımaktadır. Ben bilirim onu." buyurmaktadır.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Rab
Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Şeytân
Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Zürriyet
Kısa Açıklama: 380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.
Racîm
Kısa Açıklama: 411 Fırlamış, taş gibi fırlatılmış, fırlatılan taş gibi uzaklaşmış.