Sâffât Suresi - Ayet 91
Sure 37: Sâffât/Saflar
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Öyle ki sinsice dolandı* ilâhlarına1030 doğru; öyle ki dedi: "Yemiyor1031 musunuz?"
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | feraga | öyle ki sinsice dolandı | فَرَاغَ | روغ |
| 2 | ila | doğru | إِلَىٰ | - |
| 3 | alihetihim | ilâhlarına | الِهَتِهِمْ | اله |
| 4 | fe kale | öyle ki dedi | فَقَالَ | قول |
| 5 | ela | أَلَا | - | |
| 6 | te'kulune | yemiyor musunuz? | تَأْكُلُونَ | اكل |
Notlar
Not 1
*İbrahim.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
İbrahim'in babasını ve kavminin/toplumunun uydurma ilâhları.
Kısa Açıklama: 1030 İbrahim MÖ 2000-1950 arasında Harran'da doğdu ve orada yaşadı. O dönemde babası tapınakta görevliydi. Babası ve kavmi kendi uydurdukları sözde ilâhlara taparlardı. Bu sözde ilâhları göksel cisimlerle . Ay – Sin (Nanna) – zaman, kader, takvim; Merkür – Nabu – yazı, ilim, kader kaydı; Venüs – İştar (İnanna) – bereket, cinsellik, savaş; Güneş – Şamaş (Utu) – adalet, hüküm, nur; Mars – Nergal – savaş, ölüm, salgın; Jüpiter – Marduk – krallık, düzen, iktidar; Satürn – Ninurta (Kayvan) – sınır, ağır kader, zaman.
İbrahim'in sözde ilâhlara yemek sunması.
Kısa Açıklama: 1031 Eski Mezopotamya'da tanrı heykelleri canlı varlıklar gibi muamele görürdü. Günde iki ila dört kez sofra kurulurdu: Sabah ve akşam ana öğünleri (naptanu) sunulur, heykelin önüne gerçek yemekler konurdu: ekmek, bira, et, balık, meyve, sebze, bal, yağ ve süt. Ritüelin işleyişi: Yemekler altın veya gümüş tabaklarda sunulurdu. Buhur yakılır, müzik çalınırdı. Heykelin önünde perde çekilir, "tanrının yemesine" fırsat verilirdi. Ardından yemekler kaldırılır, rahipler ve saray mensupları tarafından tüketilirdi.