Nisâ Suresi - Ayet 101
Sure 4: Nisâ/Kadınlar
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve darbettiğiniz/vurduğunuz zaman (ayakları) yerde/yeryüzünde; öyle ki yoktur sizlere bir günah ki kısarsınız salâttan5; eğer korkarsanız/tedirgin olursanız ki işkence ederler kâfirlik25 etmiş kimseler; doğrusu kâfirler25 oldular sizlere apaçık bir düşman.
Ahmed Samira Çevirisi
4:101. Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, eğer Kâfirlerin1 size kötülük yapmalarından korkarsanız, salâtı2 kısaltmanızda3 bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, gerçeği yalanlayan nankörler sizin apaçık düşmanınızdır.1- Kâfir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah’ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman’ın karşıtıdır. 2- Namazı. 3- Burada bir tehlike anında namazın kısaltılabilineceğinden söz edilmektedir: Kısaltma, rekat sayısı ikiden bire düşürümesidir. Namazı kısaltmanın tek koşulu “tehlikenin olmasıdır.” Bunun dışında İslam (!) Fıkhında yer alan “seferilikte” (normal yolculukta) namazı kısaltma kuralı doğru değildir. Ayette de ifade edildiği gibi kısaltma yapmak için bir tehlikenin; korkulacak bir durumun söz konusu olması gerekir. Hele hele yolculuk esnasında farz namazları kısaltıp, sünnet namazları kısaltmadan kılmak “akla ziyan” bir durumdur.4:101. And if you (P) moved in the Earth/land, so offense/guilt is not on you, that you shorten/reduce from the prayers if you feared that those who disbelieved betray/torture you , that the disbelievers are/were to you an evident, an enemy. (NOTE: THE CONDITION FOR REDUCTION OR SHORTENING OF PRAYERS DURING TRAVEL IN THE PRECEDING VERSE)59
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | ve zaman | وَإِذَا | - |
| 2 | derabtum | darp ettiğiniz/vurduğunuz (ayakları) | ضَرَبْتُمْ | ضرب |
| 3 | fi | فِي | - | |
| 4 | l-erdi | yerde/yeryüzünde | الْأَرْضِ | ارض |
| 5 | feleyse | öyle ki yoktur | فَلَيْسَ | ليس |
| 6 | aleykum | sizlere | عَلَيْكُمْ | - |
| 7 | cunahun | bir günah | جُنَاحٌ | جنح |
| 8 | en | ki | أَنْ | - |
| 9 | teksuru | kısarsınız | تَقْصُرُوا | قصر |
| 10 | mine | -dan | مِنَ | - |
| 11 | s-salati | salat- | الصَّلَاةِ | صلو |
| 12 | in | eğer | إِنْ | - |
| 13 | hiftum | korkarsanız/tedirgin olursanız | خِفْتُمْ | خوف |
| 14 | en | ki | أَنْ | - |
| 15 | yeftinekumu | işkence ederler | يَفْتِنَكُمُ | فتن |
| 16 | ellezine | kimseler | الَّذِينَ | - |
| 17 | keferu | kâfirlik etmiş | كَفَرُوا | كفر |
| 18 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 19 | l-kafirine | kâfirler | الْكَافِرِينَ | كفر |
| 20 | kanu | oldular | كَانُوا | كون |
| 21 | lekum | sizlere | لَكُمْ | - |
| 22 | aduvven | bir düşman | عَدُوًّا | عدو |
| 23 | mubinen | apaçık | مُبِينًا | بين |
Notlar
Not
Yola ya da sefere çıktığınızda.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Müminlerin günlük vakitli salâtı.
Kısa Açıklama: 5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).
Kâfir
Kısa Açıklama: 25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.
Detaylı Açıklama: Yüce Allah'ın mümin kimselerin bazı günahlarına kâfirlik edeceği yani örtüp gizleyeceği 5:12 ayetinde bildirilir.