Nisâ Suresi - Ayet 119
Sure 4: Nisâ/Kadınlar
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
"Ve mutlak dalalete128 düşürürüm onları; ve mutlak temenniye* sokarım onları; ve mutlak emrederim200 onlara öyle ki mutlak keserler kulaklarını çiftlik hayvanlarının; ve mutlak emrederim200 öyle ki mutlak değiştirirler Allah'ın yaratışını"; ve kim tutar/edinir şeytânı29 bir veli28 astından Allah'ın; öyle ki muhakkak hüsrana uğrar; apaçık bir hüsrana.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | veleudillennehum | ve mutlak dalalete düşürürüm onları | وَلَأُضِلَّنَّهُمْ | ضلل |
| 2 | veleumenniyennehum | ve mutlak temenni ettiririm onları | وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ | مني |
| 3 | velamurannehum | ve mutlak emrederim onlara | وَلَامُرَنَّهُمْ | امر |
| 4 | feleyubettikunne | öyle ki mutlak keserler | فَلَيُبَتِّكُنَّ | بتك |
| 5 | azane | kulaklarını | اذَانَ | اذن |
| 6 | l-en'aami | enamın | الْأَنْعَامِ | نعم |
| 7 | velamurannehum | ve mutlak emrederim | وَلَامُرَنَّهُمْ | امر |
| 8 | feleyugayyirunne | öyle ki mutlak değiştirirler | فَلَيُغَيِّرُنَّ | غير |
| 9 | halka | yaratışını | خَلْقَ | خلق |
| 10 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 11 | ve men | ve kim | وَمَنْ | - |
| 12 | yettehizi | tutar/edinir | يَتَّخِذِ | اخذ |
| 13 | ş-şeytane | şeytanı | الشَّيْطَانَ | شطن |
| 14 | veliyyen | bir veli | وَلِيًّا | ولي |
| 15 | min | مِنْ | - | |
| 16 | duni | astından | دُونِ | دون |
| 17 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 18 | fekad | öyle ki muhakkak | فَقَدْ | - |
| 19 | hasira | hüsrana uğrar | خَسِرَ | خسر |
| 20 | husranen | bir hüsran | خُسْرَانًا | خسر |
| 21 | mubinen | bir apacık | مُبِينًا | بين |
Notlar
Not 1
*Bitmez tükenmez beklentiler.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Veli
Kısa Açıklama: 28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.
Şeytân
Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Sapkınlar/dalalet içinde olanlar
Kısa Açıklama: 128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.
emir, emretmek
Kısa Açıklama: 200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.