Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
4. Sûre · Ayet 6
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

4. Nisâ Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

499|4|6|وَٱبْتَلُوا۟ ٱلْيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُوا۟ ٱلنِّكَاحَ فَإِنْ ءَانَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَٱدْفَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ وَلَا تَأْكُلُوهَآ إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَن يَكْبَرُوا۟ وَمَن كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ وَمَن كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِٱلْمَعْرُوفِ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ فَأَشْهِدُوا۟ عَلَيْهِمْ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

Latin Literal

6. Vebtelûl yetâmâ hattâ izâ belagûn nikâh(nikâha), fe in ânestum minhum ruşden fedfeû ileyhim emvâlehum, ve lâ te’kulûhâ isrâfen ve bidâren en yekberû. Ve men kâne ganiyyen felyesta’fif, ve men kâne fakîran felye’kul bil ma’rûf(ma’rûfi). Fe izâ defa’tum ileyhim emvâlehum fe eşhidû aleyhim. Ve kefâ billâhi hasîbâ(hasîben).

Türkçe Çeviri

Belalandırın* yetimleri ta ki ulaştıkları zaman nikâha**; öyle ki eğer farkına varırsanız onlardan bir reşitlik/olgunluk/doğruluk; öyle ki savuşturun*** onlara doğru mallarını; yemeyin onu bir israf (-la) ve bir telaş (-la) ki büyürler (diye); ve kim oldu bir gani/zengin; öyle ki tutsun kendini/sakınsın**** ve kim oldu bir fakir; öyle ki yesin marufla291; öyle ki savurduğunuz*** zaman onlar üzerine mallarını; öyle ki şahit tutun üzerlerine; ve kâfi geldi/yetti Allah bir Hasîb486 olarak.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vebtelu belalandırın وَابْتَلُوا بلو
2 l-yetama yetimleri الْيَتَامَىٰ يتم
3 hatta ta ki حَتَّىٰ -
4 iza zaman إِذَا -
5 belegu ulaştılar بَلَغُوا بلغ
6 n-nikaha nikaha النِّكَاحَ نكح
7 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
8 anestum farkına vardıysanız انَسْتُمْ انس
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 ruşden bir reşitlik/olgunluk/doğruluk رُشْدًا رشد
11 fedfeu öyle ki savuşturun فَادْفَعُوا دفع
12 ileyhim onlara doğru إِلَيْهِمْ -
13 emvalehum mallarını onların أَمْوَالَهُمْ مول
14 ve la وَلَا -
15 te'kuluha yemeyin onu تَأْكُلُوهَا اكل
16 israfen bir israf (-la) إِسْرَافًا سرف
17 ve bidaran ve bir telaş (-la) وَبِدَارًا بدر
18 en ki أَنْ -
19 yekberu büyürler (diye) يَكْبَرُوا كبر
20 ve men ve kim وَمَنْ -
21 kane oldu كَانَ كون
22 ganiyyen bir ganiyy/zengin غَنِيًّا غني
23 felyestea'fif öyle ki tutsun kendini/sakınsın فَلْيَسْتَعْفِفْ عفف
24 ve men ve kim وَمَنْ -
25 kane oldu كَانَ كون
26 fekiran bir fakir فَقِيرًا فقر
27 felye'kul öyle ki yesin فَلْيَأْكُلْ اكل
28 bil-mea'rufi marufla بِالْمَعْرُوفِ عرف
29 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
30 defea'tum savurdunuz onlar- دَفَعْتُمْ دفع
31 ileyhim üzerine إِلَيْهِمْ -
32 emvalehum mallarını أَمْوَالَهُمْ مول
33 feeşhidu öyle ki şahit tutun فَأَشْهِدُوا شهد
34 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
35 ve kefa ve yetti وَكَفَىٰ كفي
36 billahi Allah بِاللَّهِ -
37 hasiben bir hesap gören olarak حَسِيبًا حسب

Notlar

Not 1

*Test etmek, denemek. **Nikâh yaşına geldiklerinde.***İtmek, uzaklaştırmak.****Yetimlerin malından uzak dursun.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Nisâ Suresi - Ayet 6

Sure 4 Ayet 6 - Nisâ/Kadınlar

Sure 4: Nisâ/Kadınlar

Ayet No: 6 | Kur'an Ayet No: 499 | ٱلنِّسَاء

Arapça Metin (Harekeli)

499|4|6|وَٱبْتَلُوا۟ ٱلْيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُوا۟ ٱلنِّكَاحَ فَإِنْ ءَانَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَٱدْفَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ وَلَا تَأْكُلُوهَآ إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَن يَكْبَرُوا۟ وَمَن كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ وَمَن كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِٱلْمَعْرُوفِ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ فَأَشْهِدُوا۟ عَلَيْهِمْ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

Latin Literal

6. Vebtelûl yetâmâ hattâ izâ belagûn nikâh(nikâha), fe in ânestum minhum ruşden fedfeû ileyhim emvâlehum, ve lâ te’kulûhâ isrâfen ve bidâren en yekberû. Ve men kâne ganiyyen felyesta’fif, ve men kâne fakîran felye’kul bil ma’rûf(ma’rûfi). Fe izâ defa’tum ileyhim emvâlehum fe eşhidû aleyhim. Ve kefâ billâhi hasîbâ(hasîben).

Türkçe Çeviri

Belalandırın* yetimleri ta ki ulaştıkları zaman nikâha**; öyle ki eğer farkına varırsanız onlardan bir reşitlik/olgunluk/doğruluk; öyle ki savuşturun*** onlara doğru mallarını; yemeyin onu bir israf (-la) ve bir telaş (-la) ki büyürler (diye); ve kim oldu bir gani/zengin; öyle ki tutsun kendini/sakınsın**** ve kim oldu bir fakir; öyle ki yesin marufla291; öyle ki savurduğunuz*** zaman onlar üzerine mallarını; öyle ki şahit tutun üzerlerine; ve kâfi geldi/yetti Allah bir Hasîb486 olarak.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vebtelu belalandırın وَابْتَلُوا بلو
2 l-yetama yetimleri الْيَتَامَىٰ يتم
3 hatta ta ki حَتَّىٰ -
4 iza zaman إِذَا -
5 belegu ulaştılar بَلَغُوا بلغ
6 n-nikaha nikaha النِّكَاحَ نكح
7 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
8 anestum farkına vardıysanız انَسْتُمْ انس
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 ruşden bir reşitlik/olgunluk/doğruluk رُشْدًا رشد
11 fedfeu öyle ki savuşturun فَادْفَعُوا دفع
12 ileyhim onlara doğru إِلَيْهِمْ -
13 emvalehum mallarını onların أَمْوَالَهُمْ مول
14 ve la وَلَا -
15 te'kuluha yemeyin onu تَأْكُلُوهَا اكل
16 israfen bir israf (-la) إِسْرَافًا سرف
17 ve bidaran ve bir telaş (-la) وَبِدَارًا بدر
18 en ki أَنْ -
19 yekberu büyürler (diye) يَكْبَرُوا كبر
20 ve men ve kim وَمَنْ -
21 kane oldu كَانَ كون
22 ganiyyen bir ganiyy/zengin غَنِيًّا غني
23 felyestea'fif öyle ki tutsun kendini/sakınsın فَلْيَسْتَعْفِفْ عفف
24 ve men ve kim وَمَنْ -
25 kane oldu كَانَ كون
26 fekiran bir fakir فَقِيرًا فقر
27 felye'kul öyle ki yesin فَلْيَأْكُلْ اكل
28 bil-mea'rufi marufla بِالْمَعْرُوفِ عرف
29 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
30 defea'tum savurdunuz onlar- دَفَعْتُمْ دفع
31 ileyhim üzerine إِلَيْهِمْ -
32 emvalehum mallarını أَمْوَالَهُمْ مول
33 feeşhidu öyle ki şahit tutun فَأَشْهِدُوا شهد
34 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
35 ve kefa ve yetti وَكَفَىٰ كفي
36 billahi Allah بِاللَّهِ -
37 hasiben bir hesap gören olarak حَسِيبًا حسب

Notlar

Not 1

*Test etmek, denemek. **Nikâh yaşına geldiklerinde.***İtmek, uzaklaştırmak.****Yetimlerin malından uzak dursun.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 291:

maruf


Kısa Açıklama: 291 Evrensel kabuller, evrenin işleyişine uygun davranışlar, normlar.
Kavram 486:

Hasîb


Kısa Açıklama: 486 Hesap gören. Hesaplayan.