Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
5. Sûre · Ayet 45
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

5. Mâide Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

714|5|45|وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ فِيهَآ أَنَّ ٱلنَّفْسَ بِٱلنَّفْسِ وَٱلْعَيْنَ بِٱلْعَيْنِ وَٱلْأَنفَ بِٱلْأَنفِ وَٱلْأُذُنَ بِٱلْأُذُنِ وَٱلسِّنَّ بِٱلسِّنِّ وَٱلْجُرُوحَ قِصَاصٌ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِۦ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَّهُۥ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

45. Ve ketebnâ aleyhim fîhâ ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curûha kısâs(kısâsun) fe men tesaddeka bihî fe huve keffâretun leh(lehu) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve yazdık üzerlerine onda (Tevrât’ta) ki nefis201 nefsedir201; ve göz gözedir; ve burun burunadır; ve kulak kulağadır; ve diş dişedir; ve yaralara (da) bir kısas320; öyle ki kim sadaka378 etti bunu öyle ki o bir kefarettir* ona; ve kim asla hükmetmez Allah'ın indirdiğiyle544; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ketebna ve yazdık وَكَتَبْنَا كتب
2 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
3 fiha onda (Tevrât’ta) فِيهَا -
4 enne ki أَنَّ -
5 n-nefse nefis النَّفْسَ نفس
6 bin-nefsi nefse بِالنَّفْسِ نفس
7 vel'ayne ve göz وَالْعَيْنَ عين
8 bil-ayni göze بِالْعَيْنِ عين
9 vel'enfe ve burun وَالْأَنْفَ انف
10 bil-enfi buruna بِالْأَنْفِ انف
11 vel'uzune ve kulak وَالْأُذُنَ اذن
12 bil-uzuni kulağa بِالْأُذُنِ اذن
13 ve ssinne ve diş وَالسِّنَّ سنن
14 bis-sinni dişe بِالسِّنِّ سنن
15 velcuruha ve yaralara (da) وَالْجُرُوحَ جرح
16 kisasun bir kısas قِصَاصٌ قصص
17 femen öyle ki kim فَمَنْ -
18 tesaddeka sadaka etti تَصَدَّقَ صدق
19 bihi bunu بِهِ -
20 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
21 keffaratun bir kefarettir كَفَّارَةٌ كفر
22 lehu ona لَهُ -
23 ve men ve kim وَمَنْ -
24 lem asla لَمْ -
25 yehkum hükmetmez يَحْكُمْ حكم
26 bima بِمَا -
27 enzele indirdiğiyle أَنْزَلَ نزل
28 llahu Allah'ın اللَّهُ -
29 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
30 humu onlardır هُمُ -
31 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*İşlenmiş bir günah, suç veya kabahatin bağışlanması.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Mâide Suresi - Ayet 45

Sure 5 Ayet 45 - Mâide/Sofra

Sure 5: Mâide/Sofra

Ayet No: 45 | Kur'an Ayet No: 714 | ٱلْمَائِدَة

Arapça Metin (Harekeli)

714|5|45|وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ فِيهَآ أَنَّ ٱلنَّفْسَ بِٱلنَّفْسِ وَٱلْعَيْنَ بِٱلْعَيْنِ وَٱلْأَنفَ بِٱلْأَنفِ وَٱلْأُذُنَ بِٱلْأُذُنِ وَٱلسِّنَّ بِٱلسِّنِّ وَٱلْجُرُوحَ قِصَاصٌ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِۦ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَّهُۥ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

45. Ve ketebnâ aleyhim fîhâ ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curûha kısâs(kısâsun) fe men tesaddeka bihî fe huve keffâretun leh(lehu) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve yazdık üzerlerine onda (Tevrât’ta) ki nefis201 nefsedir201; ve göz gözedir; ve burun burunadır; ve kulak kulağadır; ve diş dişedir; ve yaralara (da) bir kısas320; öyle ki kim sadaka378 etti bunu öyle ki o bir kefarettir* ona; ve kim asla hükmetmez Allah'ın indirdiğiyle544; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ketebna ve yazdık وَكَتَبْنَا كتب
2 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
3 fiha onda (Tevrât’ta) فِيهَا -
4 enne ki أَنَّ -
5 n-nefse nefis النَّفْسَ نفس
6 bin-nefsi nefse بِالنَّفْسِ نفس
7 vel'ayne ve göz وَالْعَيْنَ عين
8 bil-ayni göze بِالْعَيْنِ عين
9 vel'enfe ve burun وَالْأَنْفَ انف
10 bil-enfi buruna بِالْأَنْفِ انف
11 vel'uzune ve kulak وَالْأُذُنَ اذن
12 bil-uzuni kulağa بِالْأُذُنِ اذن
13 ve ssinne ve diş وَالسِّنَّ سنن
14 bis-sinni dişe بِالسِّنِّ سنن
15 velcuruha ve yaralara (da) وَالْجُرُوحَ جرح
16 kisasun bir kısas قِصَاصٌ قصص
17 femen öyle ki kim فَمَنْ -
18 tesaddeka sadaka etti تَصَدَّقَ صدق
19 bihi bunu بِهِ -
20 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
21 keffaratun bir kefarettir كَفَّارَةٌ كفر
22 lehu ona لَهُ -
23 ve men ve kim وَمَنْ -
24 lem asla لَمْ -
25 yehkum hükmetmez يَحْكُمْ حكم
26 bima بِمَا -
27 enzele indirdiğiyle أَنْزَلَ نزل
28 llahu Allah'ın اللَّهُ -
29 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
30 humu onlardır هُمُ -
31 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*İşlenmiş bir günah, suç veya kabahatin bağışlanması.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 201:

Nefis


Kısa Açıklama: 201 Benlik, kişilik, öz varlık.
Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.


Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 
Kavram 320:

Kısas


Kısa Açıklama: 320 Tam karşılık, misilleme, tam karşılıklı öç/intikam.
Kavram 378:

Sadaka-3


Kısa Açıklama: 378 Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi. Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)Detaylı bilgi için; Sadaka nedir?
Kavram 544:

Yüce Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirlerdir.


Kısa Açıklama: 544 Sadece kutsal kitaplar demeyip onun yanında tamamı zan olan hadis/söylenti/Talmud uydurmalarıyla hükmederek kitabın ayetlerine kâfirlik edenler.