En'âm Suresi - Ayet 68
Sure 6: En'âm/Büyük Başlar, Küçük Başlar ve Develer
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve gördüğün zaman kimseleri (ki) dalarlar* ayetlerimize; yüz çevir onlardan**; ta ki dalarlar* onun başkası bir söze***; ve unutturursa**** sana şeytân29; öyle ki oturma zikir/hatırlama sonrası zalimler257 kavmiyle/topluluğuyla birlikte.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | ve zaman | وَإِذَا | - |
| 2 | raeyte | gördüğün | رَأَيْتَ | راي |
| 3 | ellezine | kimseleri | الَّذِينَ | - |
| 4 | yehudune | (münasebetsizliğe) dalarlar | يَخُوضُونَ | خوض |
| 5 | fi | فِي | - | |
| 6 | ayatina | ayetlerimize | ايَاتِنَا | ايي |
| 7 | feea'rid | yüz çevir | فَأَعْرِضْ | عرض |
| 8 | anhum | onlardan | عَنْهُمْ | - |
| 9 | hatta | taki | حَتَّىٰ | - |
| 10 | yehudu | dalarlar | يَخُوضُوا | خوض |
| 11 | fi | فِي | - | |
| 12 | hadisin | bir söze | حَدِيثٍ | حدث |
| 13 | gayrihi | onun başkasına | غَيْرِهِ | غير |
| 14 | ve imma | ve | وَإِمَّا | - |
| 15 | yunsiyenneke | unutturursa sana | يُنْسِيَنَّكَ | نسي |
| 16 | ş-şeytanu | şeytan | الشَّيْطَانُ | شطن |
| 17 | fela | öyle ki | فَلَا | - |
| 18 | tek'ud | oturma | تَقْعُدْ | قعد |
| 19 | bea'de | sonrası | بَعْدَ | بعد |
| 20 | z-zikra | zikir/hatırlama | الذِّكْرَىٰ | ذكر |
| 21 | mea | birlikte | مَعَ | - |
| 22 | l-kavmi | kavmiyle/topluluğuyla | الْقَوْمِ | قوم |
| 23 | z-zalimine | zalimler | الظَّالِمِينَ | ظلم |
Notlar
Not 1
*Kur'an ayetleri hakkında ileri-geri, laubali, ciddiyetsiz şekilde sokak ağzıyla konuşmak. **Görüldüğü üzere "Kur'an ayetlerine iman etmeyenleri öldürün, kesin, doğrayın, savaş açın onlara" gibi bir emir yoktur. Sadece yüz çevrilir. ***Kur'an ayetleri sıradan sözler değildir. Laubali şekilde dalınabilecek diğer sözler gibi değildir. ****Anlarız ki resûller de diğer insanlar gibi en büyük şeytân olan iblîs ve soyunun vesvesesinden/fısıldamasından münezzeh değildir.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Şeytân
Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Zalim, zulmetmek.
Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.