Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
7. Sûre · Ayet 20
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

7. A'râf Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

974|7|20|فَوَسْوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ لِيُبْدِىَ لَهُمَا مَا وُۥرِىَ عَنْهُمَا مِن سَوْءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ ٱلْخَٰلِدِينَ

Latin Literal

20. Fe vesvese lehumuş şeytânu li yubdiye lehumâ mâ vuriye anhumâ min sev’âtihimâ ve kâle mâ nehâkumâ rabbukumâ an hâzihiş şecereti illâ en tekûnâ melekeyni ev tekûnâ minel hâlidîn(hâlidîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki vesvese verdi* ikisine şeytân29; ortaya çıkarması için ikisine çirkinliklerinden** kendilerine gizlenmişi/saklanmışı; dedi (şeytân): "Men etmiş değildir ikinizi Rabbiniz4 şu ağaçtan691 dışında ki olursunuz ikiniz iki melek48; ya da olursunuz ikiniz ölümsüzlerden185."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fevesvese öyle ki vesvese verdi فَوَسْوَسَ وسوس
2 lehuma o ikisine لَهُمَا -
3 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
4 liyubdiye ortaya çıkaması için لِيُبْدِيَ بدو
5 lehuma ikisine لَهُمَا -
6 ma مَا -
7 vuriye gizlenmişi/saklanmışı
8 anhuma ikisinden عَنْهُمَا -
9 min مِنْ -
10 sev'atihima çirkinliklerinden سَوْاتِهِمَا سوا
11 ve kale dedi وَقَالَ قول
12 ma değildir مَا -
13 nehakuma men etmiş ikinizi نَهَاكُمَا نهي
14 rabbukuma Rabbiniz رَبُّكُمَا ربب
15 an عَنْ -
16 hazihi şu هَٰذِهِ -
17 ş-şecerati ağaçtan الشَّجَرَةِ شجر
18 illa ancak إِلَّا -
19 en ki أَنْ -
20 tekuna olursunuz ikiniz تَكُونَا كون
21 melekeyni iki melek مَلَكَيْنِ ملك
22 ev ya da أَوْ -
23 tekuna olursunuz ikiniz تَكُونَا كون
24 mine مِنَ -
25 l-halidine ölümsüzlerden الْخَالِدِينَ خلد

Notlar

Not 1

*Olay kendisine izin verilen en büyük şeytân olan İblîs'in bir cennet evreninde mesken edinen Âdem ve eşine fısıldamasıdır. İblîs kendi cennetinden indirilmiş ve kovulmuştur. İzin gereği Âdem ve eşinin bulunduğu cennet evrenine dışardan (mutlak ki başka bir paralel evrenden) fısıldama yapmaktadır. Âdem ve eşinin (tüm kadın erkek insanların) yaşadığı bu cennet bizlerin ilk cennetidir. Anlarız ki bu cennette ölümsüzlük yoktur. **Cinsel organ bölgeleri. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

Kısa Açıklama:

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Detaylı Açıklama:

Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

A'râf Suresi - Ayet 20

Sure 7 Ayet 20 - A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri

Sure 7: A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri

Ayet No: 20 | Kur'an Ayet No: 974 | ٱلْأَعْرَاف

Arapça Metin (Harekeli)

974|7|20|فَوَسْوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ لِيُبْدِىَ لَهُمَا مَا وُۥرِىَ عَنْهُمَا مِن سَوْءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ ٱلْخَٰلِدِينَ

Latin Literal

20. Fe vesvese lehumuş şeytânu li yubdiye lehumâ mâ vuriye anhumâ min sev’âtihimâ ve kâle mâ nehâkumâ rabbukumâ an hâzihiş şecereti illâ en tekûnâ melekeyni ev tekûnâ minel hâlidîn(hâlidîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki vesvese verdi* ikisine şeytân29; ortaya çıkarması için ikisine çirkinliklerinden** kendilerine gizlenmişi/saklanmışı; dedi (şeytân): "Men etmiş değildir ikinizi Rabbiniz4 şu ağaçtan691 dışında ki olursunuz ikiniz iki melek48; ya da olursunuz ikiniz ölümsüzlerden185."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fevesvese öyle ki vesvese verdi فَوَسْوَسَ وسوس
2 lehuma o ikisine لَهُمَا -
3 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
4 liyubdiye ortaya çıkaması için لِيُبْدِيَ بدو
5 lehuma ikisine لَهُمَا -
6 ma مَا -
7 vuriye gizlenmişi/saklanmışı
8 anhuma ikisinden عَنْهُمَا -
9 min مِنْ -
10 sev'atihima çirkinliklerinden سَوْاتِهِمَا سوا
11 ve kale dedi وَقَالَ قول
12 ma değildir مَا -
13 nehakuma men etmiş ikinizi نَهَاكُمَا نهي
14 rabbukuma Rabbiniz رَبُّكُمَا ربب
15 an عَنْ -
16 hazihi şu هَٰذِهِ -
17 ş-şecerati ağaçtan الشَّجَرَةِ شجر
18 illa ancak إِلَّا -
19 en ki أَنْ -
20 tekuna olursunuz ikiniz تَكُونَا كون
21 melekeyni iki melek مَلَكَيْنِ ملك
22 ev ya da أَوْ -
23 tekuna olursunuz ikiniz تَكُونَا كون
24 mine مِنَ -
25 l-halidine ölümsüzlerden الْخَالِدِينَ خلد

Notlar

Not 1

*Olay kendisine izin verilen en büyük şeytân olan İblîs'in bir cennet evreninde mesken edinen Âdem ve eşine fısıldamasıdır. İblîs kendi cennetinden indirilmiş ve kovulmuştur. İzin gereği Âdem ve eşinin bulunduğu cennet evrenine dışardan (mutlak ki başka bir paralel evrenden) fısıldama yapmaktadır. Âdem ve eşinin (tüm kadın erkek insanların) yaşadığı bu cennet bizlerin ilk cennetidir. Anlarız ki bu cennette ölümsüzlük yoktur. **Cinsel organ bölgeleri. 

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 4:

Rab


Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Kavram 48:

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi)


Kısa Açıklama: 48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.
Kavram 185:

Ölümsüzler


Kısa Açıklama: 185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 
Kavram 691:

İlk cennet evreninde hepimizin tattığı ölümsüzlük ağacı. İlk cennette bulunan ağaç.


Kısa Açıklama: 691 İlk cennet evrenimizde iblisin kandırmasıyla Yüce Allah'ın ilâhlık sıfatına ortak koştuğumuz ağaç. İblis bu ağaçtan tattığımızda ölümsüzler olacağımız yalanıyla hepimizi kandırdı ve ilk cennet evreninden çıkmamıza neden oldu. Bizler Yüce Allah'ı çağırmak yerine bir ağaca bel bağladık. Ağacın bizlere ilâhi yardım edeceğine inandık. Bu günahın bedelini ilk cennetten öldürülerek çıkarılmayla ödedik. Ancak Rabbimiz yine bizim tevbemizi kabul etti ve bizlere 2. bir şans verdi. Daha alçak olan bir evrene gönderildik. İblisle olan sınavın 2. periyodunu şu an yaşamaktayız.