Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
21. Sûre · Ayet 97
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

2578|21|97|وَٱقْتَرَبَ ٱلْوَعْدُ ٱلْحَقُّ فَإِذَا هِىَ شَٰخِصَةٌ أَبْصَٰرُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَٰوَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا بَلْ كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

97. Vakterabel va’dul hakku fe izâ hiye şahısatun ebsârullezîne keferû, yâ veylenâ kad kunnâ fî gafletin min hâzâ bel kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve yaklaştı hak/gerçek vaat; öyle ki o zaman bir şahıstır** kâfirlik25 etmiş kimselerin gözleri: "Eyvah bize! Muhakkak olmuştuk gâflette310 bundan; evet! Olduk zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vekterabe ve yaklaştı وَاقْتَرَبَ قرب
2 l-vea'du vaat الْوَعْدُ وعد
3 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
4 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
5 hiye o هِيَ -
6 şahisatun bir şahısdır شَاخِصَةٌ شخص
7 ebsaru gözler أَبْصَارُ بصر
8 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
10 ya veylena eyvah bize يَا وَيْلَنَا -
11 kad muhakkak قَدْ -
12 kunna olduk كُنَّا كون
13 fi فِي -
14 gafletin gaflette غَفْلَةٍ غفل
15 min مِنْ -
16 haza bundan هَٰذَا -
17 bel evet بَلْ -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Belirginleşmiş, sabitlenmiş / dışa doğru belirginleşmiş.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Enbiyâ Suresi - Ayet 97

Sure 21 Ayet 97 - Enbiyâ/Nebiler

Sure 21: Enbiyâ/Nebiler

Ayet No: 97 | Kur'an Ayet No: 2578 | ٱلْأَنْبِيَاء

Arapça Metin (Harekeli)

2578|21|97|وَٱقْتَرَبَ ٱلْوَعْدُ ٱلْحَقُّ فَإِذَا هِىَ شَٰخِصَةٌ أَبْصَٰرُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَٰوَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا بَلْ كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

97. Vakterabel va’dul hakku fe izâ hiye şahısatun ebsârullezîne keferû, yâ veylenâ kad kunnâ fî gafletin min hâzâ bel kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve yaklaştı hak/gerçek vaat; öyle ki o zaman bir şahıstır** kâfirlik25 etmiş kimselerin gözleri: "Eyvah bize! Muhakkak olmuştuk gâflette310 bundan; evet! Olduk zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vekterabe ve yaklaştı وَاقْتَرَبَ قرب
2 l-vea'du vaat الْوَعْدُ وعد
3 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
4 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
5 hiye o هِيَ -
6 şahisatun bir şahısdır شَاخِصَةٌ شخص
7 ebsaru gözler أَبْصَارُ بصر
8 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
10 ya veylena eyvah bize يَا وَيْلَنَا -
11 kad muhakkak قَدْ -
12 kunna olduk كُنَّا كون
13 fi فِي -
14 gafletin gaflette غَفْلَةٍ غفل
15 min مِنْ -
16 haza bundan هَٰذَا -
17 bel evet بَلْ -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Belirginleşmiş, sabitlenmiş / dışa doğru belirginleşmiş.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 25:

Kâfir


Kısa Açıklama: 25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  
Detaylı Açıklama: Yüce Allah'ın mümin kimselerin bazı günahlarına kâfirlik edeceği yani örtüp gizleyeceği 5:12 ayetinde bildirilir.
Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.


Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 
Kavram 310:

Gâfil, gâfil.


Kısa Açıklama: 310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.