Enbiyâ Suresi - Ayet 97
Sure 21: Enbiyâ/Nebiler
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve yaklaştı hak/gerçek vaat; öyle ki o zaman bir şahıstır** kâfirlik25 etmiş kimselerin gözleri: "Eyvah bize! Muhakkak olmuştuk gâflette310 bundan; evet! Olduk zalimler257."
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | vekterabe | ve yaklaştı | وَاقْتَرَبَ | قرب |
| 2 | l-vea'du | vaat | الْوَعْدُ | وعد |
| 3 | l-hakku | hak/gerçek | الْحَقُّ | حقق |
| 4 | feiza | öyle ki zaman | فَإِذَا | - |
| 5 | hiye | o | هِيَ | - |
| 6 | şahisatun | bir şahısdır | شَاخِصَةٌ | شخص |
| 7 | ebsaru | gözler | أَبْصَارُ | بصر |
| 8 | ellezine | kimselerin | الَّذِينَ | - |
| 9 | keferu | kâfirlik ettiler | كَفَرُوا | كفر |
| 10 | ya veylena | eyvah bize | يَا وَيْلَنَا | - |
| 11 | kad | muhakkak | قَدْ | - |
| 12 | kunna | olduk | كُنَّا | كون |
| 13 | fi | فِي | - | |
| 14 | gafletin | gaflette | غَفْلَةٍ | غفل |
| 15 | min | مِنْ | - | |
| 16 | haza | bundan | هَٰذَا | - |
| 17 | bel | evet | بَلْ | - |
| 18 | kunna | olduk | كُنَّا | كون |
| 19 | zalimine | zalimler | ظَالِمِينَ | ظلم |
Notlar
Not 1
*Belirginleşmiş, sabitlenmiş / dışa doğru belirginleşmiş.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Kâfir
Kısa Açıklama: 25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.
Detaylı Açıklama: Yüce Allah'ın mümin kimselerin bazı günahlarına kâfirlik edeceği yani örtüp gizleyeceği 5:12 ayetinde bildirilir.
Zalim, zulmetmek.
Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.
Gâfil, gâfil.
Kısa Açıklama: 310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.