Sure 25: Furkan/Ayıran

Ayet Sayısı: 72
ٱلْفُرْقَان

Ayet 1

2854|25|1|تَبَارَكَ ٱلَّذِى نَزَّلَ ٱلْفُرْقَانَ عَلَىٰ عَبْدِهِۦ لِيَكُونَ لِلْعَٰلَمِينَ نَذِيرًا
2854|25|1|تبارك الذي نزل الفرقان علي عبده ليكون للعلمين نذيرا
1. Tebârekellezî nezzelel furkâne alâ abdihî li yekûne lil âlemîne nezîrâ(nezîren).
Bereketlendi*; o ki indirendir furkânı259 üzerine kulu907**; olması için alemlere203 bir uyarıcı.
Ahmed Samira: 1 Blessed (is) Who descended the Separator of Right and Wrong/Koran/Torah on (to) His worshipper/slave to be a warning/notice to the creations all together/(universes).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tebarake bereketlendi تَبَارَكَ برك
2 llezi o ki الَّذِي -
3 nezzele indirendir نَزَّلَ نزل
4 l-furkane furkânı الْفُرْقَانَ فرق
5 ala üzerine عَلَىٰ -
6 abdihi kulu عَبْدِهِ عبد
7 liyekune olması için لِيَكُونَ كون
8 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم
9 neziran bir uyarıcı نَذِيرًا نذر

Notlar

Not 1: *Allah.**Nebi Muhammed.

Ayet 2

2855|25|2|ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٌ فِى ٱلْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَىْءٍ فَقَدَّرَهُۥ تَقْدِيرًا
2855|25|2|الذي له ملك السموت والارض ولم يتخذ ولدا ولم يكن له شريك في الملك وخلق كل شي فقدره تقديرا
2. Ellezî lehu mulkus semâvâti vel ardı ve lem yettehız veleden ve lem yekûn lehu şerîkun fîl mulki ve halaka kulle şey’in fe kadderahu takdîrâ(takdîren).
O ki O'na (olandır) mülkü göklerin162 ve yerin; ve asla edinmez bir veled*; ve asla olmaz O’na** bir ortak/şirk mülkünde; ve yarattı her bir şeyi ve kadere bağladı onu*** bir takdîre1214.
Ahmed Samira: 2 Who, for Him (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s ownership and (He) did not take a child (son) , and a partner was not for Him in the ownership , and He created every thing so He predestined it predestination.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezi o ki الَّذِي -
2 lehu O’nadır لَهُ -
3 mulku mülkü مُلْكُ ملك
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
6 velem ve asla وَلَمْ -
7 yettehiz edinmez يَتَّخِذْ اخذ
8 veleden bir veled وَلَدًا ولد
9 velem ve asla وَلَمْ -
10 yekun olmaz يَكُنْ كون
11 lehu O’na لَهُ -
12 şerikun bir ortak/şirk شَرِيكٌ شرك
13 fi فِي -
14 l-mulki mülkünde الْمُلْكِ ملك
15 ve haleka ve yarattı وَخَلَقَ خلق
16 kulle her bir كُلَّ كلل
17 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
18 fe kadderahu ve kadere bağladı onu فَقَدَّرَهُ قدر
19 tekdiran bir takdîre تَقْدِيرًا قدر

Notlar

Not 1: *Çocuk.**Allah'a.***Şeyi.

Ayet 3

2856|25|3|وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً لَّا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَوٰةً وَلَا نُشُورًا
2856|25|3|واتخذوا من دونه الهه لا يخلقون شيا وهم يخلقون ولا يملكون لانفسهم ضرا ولا نفعا ولا يملكون موتا ولا حيوه ولا نشورا
3. Vettehazû min dûnihî âliheten lâ yahlukûne şey’en ve hum yuhlekûne ve lâ yemlikûne li enfusihim darran ve lâ nef’an ve lâ yemlikûne mevten ve lâ hayâten ve lâ nuşûrâ(nuşûren).
Ve edindiler astından O’nun* ilâhlar1094 (ki) yaratamazlar bir şey; ve onlar yaratılırlar; ve malik olamazlar kendi nefislerine201 bir zarara ve ne de bir menfaate; ve malik olamazlar bir ölüme ve ne de bir hayata; ve ne de bir neşretmeye923.
Ahmed Samira: 3 And they took from other than Him gods, they do not create a thing, and they are being created, and they do not own/possess to themselves harm, and nor benefit/usefulness , and they do not own/possess death/lifelessness, and nor life , and nor revival/resurrection.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vettehazu ve edindiler وَاتَّخَذُوا اخذ
2 min مِنْ -
3 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
4 aliheten ilâhlar الِهَةً اله
5 la لَا -
6 yehlukune yaratamazlar يَخْلُقُونَ خلق
7 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
8 vehum ve onlar وَهُمْ -
9 yuhlekune yaratılırlar يُخْلَقُونَ خلق
10 ve la ve وَلَا -
11 yemlikune malik olamazlar يَمْلِكُونَ ملك
12 lienfusihim nefislerine لِأَنْفُسِهِمْ نفس
13 derran bir zarara ضَرًّا ضرر
14 ve la ve ne de وَلَا -
15 nef'an bir menfaate نَفْعًا نفع
16 ve la ve وَلَا -
17 yemlikune malik olamazlar يَمْلِكُونَ ملك
18 mevten bir ölüme مَوْتًا موت
19 ve la ve ne de وَلَا -
20 hayaten bir hayata حَيَاةً حيي
21 ve la ve ne de وَلَا -
22 nuşuran bir neşretmeye نُشُورًا نشر

Notlar

Not 1: *Allah'ın.

Ayet 4

2857|25|4|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌ ٱفْتَرَىٰهُ وَأَعَانَهُۥ عَلَيْهِ قَوْمٌ ءَاخَرُونَ فَقَدْ جَآءُو ظُلْمًا وَزُورًا
2857|25|4|وقال الذين كفروا ان هذا الا افك افتريه واعانه عليه قوم اخرون فقد جاو ظلما وزورا
4. Ve kâlellezîne keferû in hâzâ illâ ifkunifterâhu ve eânehu aleyhi kavmun âharûn(âharûne), fe kad câû zulmen ve zûrâ(zûran).
Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değildir bu* bir ifk1191 dışında (ki) iftira883 attı** onu*** ve yardım etti onun**** üzerine öteki bir kavim/toplum"; öyle ki muhakkak getirdiler bir zulüm257 ve bir sahtelik*****.
Ahmed Samira: 4 And those who disbelieved say: "That that (is) except lies/falsehood he fabricated/cut and split it, and a nation (of) others helped/assisted him on it." So they had come unjustly/oppressively and falsely .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 in değildir إِنْ -
5 haza bu هَٰذَا -
6 illa dışında إِلَّا -
7 ifkun bir ifk إِفْكٌ افك
8 fterahu iftira attı onu افْتَرَاهُ فري
9 ve eaanehu ve yardım etti وَأَعَانَهُ عون
10 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
11 kavmun bir kavim قَوْمٌ قوم
12 aharune bir öteki اخَرُونَ اخر
13 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
14 ca'u getirdiler جَاءُوا جيا
15 zulmen bir zulüm ظُلْمًا ظلم
16 ve zuran ve bir sahtelik وَزُورًا زور

Notlar

Not 1: *Kur'ân.**Nebi Muhammed.***Kur'ân'ı.****Kur'ân'ın.*****Zûr, yalan, sahtecilik, uydurma.

Ayet 5

2858|25|5|وَقَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ٱكْتَتَبَهَا فَهِىَ تُمْلَىٰ عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
2858|25|5|وقالوا اسطير الاولين اكتتبها فهي تملي عليه بكره واصيلا
5. Ve kâlû esâtîrul evvelînektetebehâ fe hiye tumlâ aleyhi bukreten ve asîlâ(asîlen).
Ve dediler: "Satırlarıdır* evvelkilerin (ki) yazar** onu***; öyle ki o**** dikte edilir ona***** sabah ve akşam."
Ahmed Samira: 5 And they said: "The first’s/beginner’s myths/baseless stories , he wrote it, so it is being dictated on (to) him early mornings and evening to sunset ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 esatiru satırlarıdır أَسَاطِيرُ سطر
3 l-evveline evvelkilerin الْأَوَّلِينَ اول
4 ktetebeha yazar onu اكْتَتَبَهَا كتب
5 fe hiye öyle ki o فَهِيَ -
6 tumla dikte edilir تُمْلَىٰ ملو
7 aleyhi ona عَلَيْهِ -
8 bukraten sabah بُكْرَةً بكر
9 ve esilen ve akşam وَأَصِيلًا اصل

Notlar

Not 1: *Şerefli Kur'ân'ın indirilirken ince parşömenlere satır satır yazılmış olduğu apaçık ortadadır. 52:2 ve 52:3 ayetleri bu durumu apaçık bildirmektedir. Kemiklere yazıldığı büyük bir yalandır.**Nebi Muhammed.***Şerefli Kur'ân'ı.****Şerefli Kur'ân.*****Nebi Muhammed'e.

Ayet 6

2859|25|6|قُلْ أَنزَلَهُ ٱلَّذِى يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا
2859|25|6|قل انزله الذي يعلم السر في السموت والارض انه كان غفورا رحيما
6. Kul enzelehullezî ya’lemus sırre fîs semâvâti vel ard(ardı), innehu kâne gafûran rahîmâ(rahîmen).
De ki: "İndirdi onu*; O ki bilendir sırrı göklerdeki162 ve yerdeki; doğrusu O** oldu bir Gafûr20; bir Rahîm2.
Ahmed Samira: 6 Say: "Who knows the secret in the skies/space and the earth/Planet Earth descended it, that He truly is/was forgiving, merciful."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 enzelehu indirdi onu أَنْزَلَهُ نزل
3 llezi o ki الَّذِي -
4 yea'lemu bilendir يَعْلَمُ علم
5 s-sirra sırrı السِّرَّ سرر
6 fi فِي -
7 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
8 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
9 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
10 kane oldu كَانَ كون
11 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر
12 rahimen bir Rahîm رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1: *Şerefli Kur'ân'ı.**Allah.

Ayet 7

2860|25|7|وَقَالُوا۟ مَالِ هَٰذَا ٱلرَّسُولِ يَأْكُلُ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشِى فِى ٱلْأَسْوَاقِ لَوْلَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُۥ نَذِيرًا
2860|25|7|وقالوا مال هذا الرسول ياكل الطعام ويمشي في الاسواق لولا انزل اليه ملك فيكون معه نذيرا
7. Ve kâlû mâli hâzer resûli ye’kulit taâme ve yemşî fîl esvâk(esvâkı), lev lâ unzile ileyhi melekun fe yekûne meahu nezîrâ(nezîren).
Ve dediler: "Ne içindir (ki) bu resûl418* yiyor yemek ve yürüyor esvâkta1215; şayet değil mi (ki) indirilmeliydi ona** bir melek48; öyle ki olsun onunla beraber bir uyarıcı."
Ahmed Samira: 7 And they said: "What to that (what is the matter) the messenger, he eats the food and walks in the markets, if only an angel was descended to him, so he (the angel) becomes a warner with him."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 mali ne içindir (ki) مَالِ -
3 haza bu هَٰذَا -
4 r-rasuli resûl الرَّسُولِ رسل
5 ye'kulu yiyor يَأْكُلُ اكل
6 t-taaame yemek الطَّعَامَ طعم
7 ve yemşi ve yürüyor وَيَمْشِي مشي
8 fi فِي -
9 l-esvaki esvâkta الْأَسْوَاقِ سوق
10 levla şayet değil mi لَوْلَا -
11 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
12 ileyhi ona إِلَيْهِ -
13 melekun bir melek مَلَكٌ ملك
14 feyekune öyle ki olsun فَيَكُونَ كون
15 meahu onunla beraber مَعَهُ -
16 neziran bir uyarıcı نَذِيرًا نذر

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.***Resûle.

Ayet 8

2861|25|8|أَوْ يُلْقَىٰٓ إِلَيْهِ كَنزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُۥ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا
2861|25|8|او يلقي اليه كنز او تكون له جنه ياكل منها وقال الظلمون ان تتبعون الا رجلا مسحورا
8. Ev yulkâ ileyhi kenzun ev tekûnu lehu cennetunye’kulu minhâ, ve kâlez zâlimûne in tettebiûne illâ raculen meshûrâ(meshûran).
"Ya da atılır onun* üzerine bir hazine** ya da olur ona*** bir cennet (ki) yer ondan****"; ve dedi zalimler257: "Değilsiniz tabi olur sihre283 kaptırılmış bir adam dışında"
Ahmed Samira: 8 Or a treasure be thrown to him, or a treed garden/paradise be for him, he eats from it. And the unjust/oppressive said: "That you follow except a bewitched/enchanted man."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 yulka atılır يُلْقَىٰ لقي
3 ileyhi üzerine إِلَيْهِ -
4 kenzun bir hazine كَنْزٌ كنز
5 ev ya da أَوْ -
6 tekunu olur تَكُونُ كون
7 lehu ona لَهُ -
8 cennetun bir cennet جَنَّةٌ جنن
9 ye'kulu yer يَأْكُلُ اكل
10 minha ondan مِنْهَا -
11 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
12 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم
13 in değilsiniz إِنْ -
14 tettebiune tabi olur تَتَّبِعُونَ تبع
15 illa dışında إِلَّا -
16 raculen bir adam رَجُلًا رجل
17 meshuran sihre kaptırılmış مَسْحُورًا سحر

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Kenz. Anlarız ki kenz ihtiyaçtan fazla biriktirilen şey değildir. Hazine düzeyinde, toplumu şok edecek şekilde hazineleşen şeyler için kullanılır. Gariban bir bayan vatandaş birkaç hediyelik altın biriktirip alnına süs olsun diye koyduysa bu kenz olmaz. Tevbe 34-35 ayetlerine muhatap olmaz.***Nebi ve resûl Muhammed.****Cennetten.

Ayet 9

2862|25|9|ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَٰلَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا
2862|25|9|انظر كيف ضربوا لك الامثل فضلوا فلا يستطيعون سبيلا
9. Unzur keyfe darabû lekel emsâle fe dallû fe lâ yestetîûne sebîlâ(sebîlen).
Bak nasıl darp* ettiler sana emsâl870; öyle ki dalalete128 düştüler; öyle ki itaat** edemezler bir yola.
Ahmed Samira: 9 See how they gave to you the examples/proverbs, so they were misguided, so they are not being able (of) a way/path .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 unzur bak انْظُرْ نظر
2 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
3 derabu darp ettiler ضَرَبُوا ضرب
4 leke sana لَكَ -
5 l-emsale emsal الْأَمْثَالَ مثل
6 fedellu öyle ki dalalete düştü فَضَلُّوا ضلل
7 fela öyle ki فَلَا -
8 yestetiune itaat edemezler يَسْتَطِيعُونَ طوع
9 sebilen bir yola سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1: *Ortaya koydular.**Güç yetiremezler.

Ayet 10

2863|25|10|تَبَارَكَ ٱلَّذِىٓ إِن شَآءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِّن ذَٰلِكَ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَيَجْعَل لَّكَ قُصُورًۢا
2863|25|10|تبارك الذي ان شا جعل لك خيرا من ذلك جنت تجري من تحتها الانهر ويجعل لك قصورا
10. Tebârekellezî in şâe ceale leke hayren min zâlike cennâtin tecrî min tahtihel enhâru ve yec’al leke kusûrâ(kusûran).
Bereketlendi*; O ki eğer dileseydi yapardı sana hayırlısını bundan**; cennetlerdir (ki) akar altından onun*** nehirler; ve yapar sana kasrlar1159.
Ahmed Samira: 10 Blessed (is) who, if He willed/wanted He made/created for you better than that, treed gardens/paradises, the rivers/waterways run/flow from below/beneath it, and He makes/puts for you castles/palaces .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tebarake bereketlendi تَبَارَكَ برك
2 llezi O ki الَّذِي -
3 in eğer إِنْ -
4 şa'e dilediyse شَاءَ شيا
5 ceale yapardı جَعَلَ جعل
6 leke sana لَكَ -
7 hayran hayırlısını خَيْرًا خير
8 min مِنْ -
9 zalike bundan ذَٰلِكَ -
10 cennatin cennetler جَنَّاتٍ جنن
11 tecri akar تَجْرِي جري
12 min مِنْ -
13 tehtiha altından تَحْتِهَا تحت
14 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
15 ve yec'al ve yapar وَيَجْعَلْ جعل
16 leke sana لَكَ -
17 kusuran kasrlar قُصُورًا قصر

Notlar

Not 1: *Allah.**Önceki ayetlerde sayılan hazine ve cennet.***Cennetin.

Ayet 11

2864|25|11|بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلسَّاعَةِ وَأَعْتَدْنَا لِمَن كَذَّبَ بِٱلسَّاعَةِ سَعِيرًا
2864|25|11|بل كذبوا بالساعه واعتدنا لمن كذب بالساعه سعيرا
11. Bel kezzebû bis sâati ve a’tednâ li men kezzebe bis sâati saîrâ(saîren).
Evet! Yalanladılar sâati470; ve hazırladık sâati470 yalanlamış kimseye bir se’ir. sâir
Ahmed Samira: 11 But they denied with the Hour/Resurrection , and We prepared to who denied with the Hour/Resurrection blazing/inflaming (fire).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
3 bis-saati sâati بِالسَّاعَةِ سوع
4 ve ea'tedna ve hazırladık وَأَعْتَدْنَا عتد
5 limen kimseye لِمَنْ -
6 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
7 bis-saati sâati بِالسَّاعَةِ سوع
8 seiyran bir se’ir سَعِيرًا سعر

Ayet 12

2865|25|12|إِذَا رَأَتْهُم مِّن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ سَمِعُوا۟ لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا
2865|25|12|اذا راتهم من مكان بعيد سمعوا لها تغيظا وزفيرا
12. İzâ raethum min mekânin baîdin semiû lehâ tegayyuzan ve zefîrâ(zefîran).
Gördüğü* zaman onları** uzak bir mekandan; işittiler*** ona**** (olan) gazabı ve solumayı/uğultuyu806.
Ahmed Samira: 12 If it saw them from a far/distant place/position , they heard/listened to it a rage/anger and (the) sound of roaring fire .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iza إِذَا -
2 raethum gördüğü zaman onları رَأَتْهُمْ راي
3 min مِنْ -
4 mekanin mekandan مَكَانٍ كون
5 beiydin uzak بَعِيدٍ بعد
6 semiu işittiler سَمِعُوا سمع
7 leha onun لَهَا -
8 tegayyuzen gazabını تَغَيُّظًا غيظ
9 ve zefiran ve uğultusunu وَزَفِيرًا زفر

Notlar

Not 1: *Cehennem.**Cehennemlik kimseleri.***Cehennemlik kimseler.****Cehennemin.

Ayet 13

2866|25|13|وَإِذَآ أُلْقُوا۟ مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُّقَرَّنِينَ دَعَوْا۟ هُنَالِكَ ثُبُورًا
2866|25|13|واذا القوا منها مكانا ضيقا مقرنين دعوا هنالك ثبورا
13. Ve izâ ulkû minhâ mekânen dayyıkan mukarrenîne deav hunâlike subûrâ(subûran).
Ve atıldıkları zaman ondan* dar bir mekana1217 bağlanmışlar (olarak); davet ettiler** işte orada*** bir yıkımı****.
Ahmed Samira: 13 And if they were thrown from it (to) a narrow/tight place/position tied to each other, at that time and place they called (for) destruction and grief .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 ulku atıldıkları أُلْقُوا لقي
3 minha ondan مِنْهَا -
4 mekanen bir mekana مَكَانًا كون
5 deyyikan bir dar ضَيِّقًا ضيق
6 mukarranine bağlanmışlar (olarak) مُقَرَّنِينَ قرن
7 deav davet ettiler دَعَوْا دعو
8 hunalike işte orada هُنَالِكَ -
9 suburan bir yıkımı ثُبُورًا ثبر

Notlar

Not 1: *Cehennemden.**Çağırırlar.***Atıldıkları dar yerde.****Yok olmayı.

Ayet 14

2867|25|14|لَّا تَدْعُوا۟ ٱلْيَوْمَ ثُبُورًا وَٰحِدًا وَٱدْعُوا۟ ثُبُورًا كَثِيرًا
2867|25|14|لا تدعوا اليوم ثبورا وحدا وادعوا ثبورا كثيرا
14. Lâ ted’ûl yevme subûran vâhıden ved’û subûran kesîrâ(kesîren).
Davet etmeyin* bugün tek bir yıkımı**; davet edin*** birçok yıkımı**.
Ahmed Samira: 14 Do not call today (for) one destruction and grief , and call (for) many destruction(s) (and) grief(s).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 ted'u davet etmeyin تَدْعُوا دعو
3 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
4 suburan bir yıkımı ثُبُورًا ثبر
5 vahiden tek وَاحِدًا وحد
6 ved'u çağırın وَادْعُوا دعو
7 suburan yıkımı ثُبُورًا ثبر
8 kesiran birçok كَثِيرًا كثر

Notlar

Not 1: *Çağırmayın.**Yok olmayı.***Çağırın.

Ayet 15

2868|25|15|قُلْ أَذَٰلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ ٱلْخُلْدِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَآءً وَمَصِيرًا
2868|25|15|قل اذلك خير ام جنه الخلد التي وعد المتقون كانت لهم جزا ومصيرا
15. Kul e zâlike hayrun em cennetul huldilletî vuidel muttekûn(muttekûne), kânet lehum cezâen ve masîrâ(masîren).
De ki: "Bu mu* bir hayırdır ya da ölümsüz cennet1216 mi?"; o ki vaat edilendir muttakilere17; oldu** onlara bir ceza63*** ve bir varış yeri.
Ahmed Samira: 15 Say: "Is that better or the immortality’s/eternity’s treed garden/paradise which was promised (to) the fearing and obeying, (it) was for them a reward and an end/destination."

Notlar

Not 1: *Cehennemin dar bir yerine atılma.**Ölümsüz cennet.***Karşılık.

Ayet 16

2869|25|16|لَّهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ خَٰلِدِينَ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ وَعْدًا مَّسْـُٔولًا
2869|25|16|لهم فيها ما يشاون خلدين كان علي ربك وعدا مسولا
16. Lehum fîhâ mâ yeşâûne hâlidîn(hâlidîne), kâne alâ rabbike va’den mes’ûlâ(mes’ûlen).
Onlaradır onda* diledikleri; ve ölümsüzlerdir185**; oldu*** (senin) Rabbinin4 üzerine bir vaat (ki) (olunan) bir mesûldür1218.
Ahmed Samira: 16 For them in it what they will/want immortally/eternally, (it) was on your Lord a questioned promise.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehum onlaradır لَهُمْ -
2 fiha onda فِيهَا -
3 ma مَا -
4 yeşa'une diledikleri يَشَاءُونَ شيا
5 halidine ve ölümsüzlerdir خَالِدِينَ خلد
6 kane oldu كَانَ كون
7 ala üzerine عَلَىٰ -
8 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
9 vea'den bir vaat وَعْدًا وعد
10 mes'ulen bir mesûl (olunan) مَسْئُولًا سال

Notlar

Not 1: *Ölümsüz cennette.**Cennetin kendisi de ölümsüz olduğuna göre asla bitmeyen bir süreç devam edecektir inşAllah.****Bunu gerçekleştirmek.

Ayet 17

2870|25|17|وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَقُولُ ءَأَنتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِى هَٰٓؤُلَآءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا۟ ٱلسَّبِيلَ
2870|25|17|ويوم يحشرهم وما يعبدون من دون الله فيقول انتم اضللتم عبادي هولا ام هم ضلوا السبيل
17. Ve yevme yahşuruhum ve mâ ya’budûne min dûnillâhi fe yekûlu e entum adleltum ibâdî hâulâi em hum dallûs sebîl(sebîle).
Ve gündür (ki) haşreder556* onları ve kulluk46 ettiklerini Allah’ın astından; öyle ki der*: "Sizler misiniz (ki) dalalete128 düşürdünüz kullarımı907?; işte bunları; ya da onlar dalalete128 düşürdü yolu124."
Ahmed Samira: 17 And a day/time He gathers them and what they worship from other than God, so He says: "Are you, you (who) misguided those My worshippers/slaves ? Or they misguided (from) the way/path ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür (ki) وَيَوْمَ يوم
2 yehşuruhum haşreder onları يَحْشُرُهُمْ حشر
3 ve ma ve وَمَا -
4 yea'budune kulluk ettikleri يَعْبُدُونَ عبد
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 llahi Allah’ın اللَّهِ -
8 fe yekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
9 eentum sizler misiniz أَأَنْتُمْ -
10 edleltum dalalete düşürdünüz أَضْلَلْتُمْ ضلل
11 ibadi kullarımı عِبَادِي عبد
12 ha'ula'i işte bunları هَٰؤُلَاءِ -
13 em ya da أَمْ -
14 hum onlar هُمْ -
15 dellu dalalete düşürdü ضَلُّوا ضلل
16 s-sebile yolu السَّبِيلَ سبل

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 18

2871|25|18|قَالُوا۟ سُبْحَٰنَكَ مَا كَانَ يَنۢبَغِى لَنَآ أَن نَّتَّخِذَ مِن دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَآءَ وَلَٰكِن مَّتَّعْتَهُمْ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ نَسُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَكَانُوا۟ قَوْمًۢا بُورًا
2871|25|18|قالوا سبحنك ما كان ينبغي لنا ان نتخذ من دونك من اوليا ولكن متعتهم واباهم حتي نسوا الذكر وكانوا قوما بورا
18. Kâlû subhâneke mâ kâne yenbegî lenâ en nettehıze min dûnike min evliyâe ve lâkin metta’tehum ve âbâehum hattâ nesûz zikre, ve kânû kavmen bûra(bûren).
Dediler*: "Subhânsın7! Olmuş değildir (ki) uyar bizlere ki ediniriz astından senin hiçbir evliya212; velakin/fakat metalandırdın54 onları ve babalarını/atalarını ta ki unuttular zikri78 ve oldular bûr1219 bir kavim/topluluk."
Ahmed Samira: 18 They said: "Your praise/glory (it) was, ought not (be) to us that we take from other than You from guardians/allies . And but you made them enjoy and their fathers, until they forgot the reminder, and they were a destroyed/failed nation."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 subhaneke Subhânsın سُبْحَانَكَ سبح
3 ma değildir مَا -
4 kane olmuş كَانَ كون
5 yenbegi uyar يَنْبَغِي بغي
6 lena bizlere لَنَا -
7 en ki أَنْ -
8 nettehize ediniriz نَتَّخِذَ اخذ
9 min مِنْ -
10 dunike astından senin دُونِكَ دون
11 min hiçbir مِنْ -
12 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
13 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
14 mettea'tehum metalandırdın onları مَتَّعْتَهُمْ متع
15 ve aba'ehum ve babalarını/atalarını وَابَاءَهُمْ ابو
16 hatta ta ki حَتَّىٰ -
17 nesu unuttular نَسُوا نسي
18 z-zikra zikri الذِّكْرَ ذكر
19 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
20 kavmen bir kavim/topluluk قَوْمًا قوم
21 buran bûra بُورًا بور

Notlar

Not 1: *Yüce Allah'a haberleri bile olmadan şirk koşulan insanlardan, meleklerden kimseler.

Ayet 19

2872|25|19|فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَن يَظْلِم مِّنكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا
2872|25|19|فقد كذبوكم بما تقولون فما تستطيعون صرفا ولا نصرا ومن يظلم منكم نذقه عذابا كبيرا
19. Fe kad kezzebûkum bimâ tekûlûne fe mâ testetîûne sarfan ve lâ nasrâ(nasran), ve men yazlım minkum nuzıkhu azâben kebîrâ(kebîren).
Öyle ki muhakkak yalanladılar* sizleri; dediklerinizi; öyle ki itaat eder** değilsiniz bir çevirmeye ve ne de bir yardıma; ve kim zulmeder257 sizlerden tattırırız ona kebîr*** bir azap.
Ahmed Samira: 19 So they had denied you because (of) what you say, so you do not be able (of) diversion and nor a victory/aid , and who causes injustice/oppresses from you, We make him taste/experience a great torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
2 kezzebukum yalanladılar sizleri كَذَّبُوكُمْ كذب
3 bima بِمَا -
4 tekulune dediklerinizi تَقُولُونَ قول
5 fema öyle ki değildir فَمَا -
6 testetiune itaat edersiniz تَسْتَطِيعُونَ طوع
7 sarfen bir çevirmeye صَرْفًا صرف
8 ve la ve ne de وَلَا -
9 nesran bir yardıma نَصْرًا نصر
10 ve men ve kim وَمَنْ -
11 yezlim zulmederse يَظْلِمْ ظلم
12 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
13 nuzikhu tarttırız ona نُذِقْهُ ذوق
14 azaben bir azap عَذَابًا عذب
15 kebiran büyük كَبِيرًا كبر

Notlar

Not 1: *Haberleri bile olmadan kendilerini Yüce Allah'a şirk koşma aracı yaptığınız insanlardan ve meleklerden kimseler.**Güç yetirir.***Büyük.

Ayet 20

2873|25|20|وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّآ إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِى ٱلْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا
2873|25|20|وما ارسلنا قبلك من المرسلين الا انهم لياكلون الطعام ويمشون في الاسواق وجعلنا بعضكم لبعض فتنه اتصبرون وكان ربك بصيرا
20. Ve mâ erselnâ kableke minel murselîne illâ innehum le ye’kulûnet taâme ve yemşûne fîl esvâkı ve cealnâ ba’dakum li ba’dın fitneten(fitneten), e tasbirûn(tasbirûne), ve kâne rabbuke basîrâ(basîren).
Ve göndermiş değiliz senden önce murselînden619 dışında (ki) doğrusu onlar* mutlak yiyorlardı yemek ve yürüyorlardı esvâkta1215; ve yaptık bir kısmınızı bir kısma bir fitne332; sabreder51 misiniz? Ve oldu (senin) Rabbin4 bir Basîr513.
Ahmed Samira: 20 And We did not send from before you from the messengers except that they truly eat (E) the food and they walk in the markets, and We made/put some of you to some (as) a test/seduction , would you be patient? And your Lord was/is seeing/knowing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 kableke senden önce قَبْلَكَ قبل
4 mine مِنَ -
5 l-murseline gönderilen resûllerden الْمُرْسَلِينَ رسل
6 illa dışında إِلَّا -
7 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
8 leye'kulune mutlak yiyorlardı لَيَأْكُلُونَ اكل
9 t-taaame yemek الطَّعَامَ طعم
10 ve yemşune ve yürüyorlardı وَيَمْشُونَ مشي
11 fi فِي -
12 l-esvaki esvâkta الْأَسْوَاقِ سوق
13 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
14 bea'dekum bir kısmınızı بَعْضَكُمْ بعض
15 libea'din bir kısma لِبَعْضٍ بعض
16 fitneten bir fitne فِتْنَةً فتن
17 etesbirune sabreder misiniz أَتَصْبِرُونَ صبر
18 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
19 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
20 besiran bir Basîr بَصِيرًا بصر

Notlar

Not 1: *Gönderilmiş olan resûller.

Ayet 21

2874|25|21|وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ نَرَىٰ رَبَّنَا لَقَدِ ٱسْتَكْبَرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُوًّا كَبِيرًا
2874|25|21|وقال الذين لا يرجون لقانا لولا انزل علينا المليكه او نري ربنا لقد استكبروا في انفسهم وعتو عتوا كبيرا
21. Ve kâlellezîne lâ yercûne likâenâ lev lâ unzile aleynel melâiketu ev nerâ rabbenâ, lekad istekberû fî enfusihim ve atev utuvven kebîrâ(kebîren).
Ve dedi kimseler (ki) ummazlar karşılaşmayı bize: "Şayet indirilmeli değil miydi üzerimize melekler48 ya da görürüz Rabbimizi4"; ant olsun ki kebîrlendiler* kendi nefislerinde201 ve azdılar kebîr** bir azgınlığa.
Ahmed Samira: 21 And those who do not hope/expect meeting Us said: "If only angels were descended on (to) us, or we see our Lord." They had become arrogant in themselves, and they became arrogant/disobedient, great arrogance/disobedience.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 la لَا -
4 yercune ummazlar يَرْجُونَ رجو
5 lika'ena karşılaşmayı bize لِقَاءَنَا لقي
6 levla şayet değil mi لَوْلَا -
7 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
8 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
9 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
10 ev ya da أَوْ -
11 nera görmeliyiz نَرَىٰ راي
12 rabbena Rabbimizi رَبَّنَا ربب
13 lekadi ant olsun ki لَقَدِ -
14 stekberu kebîrlendiler اسْتَكْبَرُوا كبر
15 fi فِي -
16 enfusihim kendi nefislerinde أَنْفُسِهِمْ نفس
17 ve atev ve azdılar وَعَتَوْا عتو
18 utuvven bir azgınlığa عُتُوًّا عتو
19 kebiran kebîr كَبِيرًا كبر

Notlar

Not 1: *Büyüklendiler, kibirlendiler.

Ayet 22

2875|25|22|يَوْمَ يَرَوْنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ لَا بُشْرَىٰ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَّحْجُورًا
2875|25|22|يوم يرون المليكه لا بشري يوميذ للمجرمين ويقولون حجرا محجورا
22. Yevme yerevnel melâikete lâ buşrâ yevme izin lil mucrimîne ve yekûlûne hicran mahcûrâ(mahcûren).
Gündür (ki) görürler melekleri48; olmaz müjde o gün mücrimlere674; ve derler*: "Bir engellenmiş** engeldir***."
Ahmed Samira: 22 A day/time they see the angels: "(There is) no good news that day to the criminals/sinners ." And they say: "Confinement/obstruction fortified/in custody ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
2 yeravne görürler يَرَوْنَ راي
3 l-melaikete melekleri الْمَلَائِكَةَ ملك
4 la olmaz لَا -
5 buşra müjde بُشْرَىٰ بشر
6 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
7 lilmucrimine mücrimlere لِلْمُجْرِمِينَ جرم
8 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
9 hicran bir engelleme حِجْرًا حجر
10 mehcuran bir engellenmiş مَحْجُورًا حجر

Notlar

Not 1: *Melekler.**Yasaklanmış, kısıtlanmış, erişilmez edilmiş.***Yasak, erişilmez.

Ayet 23

2876|25|23|وَقَدِمْنَآ إِلَىٰ مَا عَمِلُوا۟ مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَٰهُ هَبَآءً مَّنثُورًا
2876|25|23|وقدمنا الي ما عملوا من عمل فجعلنه هبا منثورا
23. Ve kadimnâ ilâ mâ amilû min amelin fe cealnâhu hebâen mensûrâ(mensûran).
Ve kademe aldık* yaptıklarına doğru** bir amelden1072; ve yaptık onu*** bir ufalanmış uçup savrulan.
Ahmed Samira: 23 And We came/tended to to what they made/did from (a) deed, so We made it scattered/spread dust.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kadimna ve kademe alırız وَقَدِمْنَا قدم
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 ma مَا -
4 amilu yaptıklarına عَمِلُوا عمل
5 min مِنْ -
6 amelin bir amelden عَمَلٍ عمل
7 fe cealnahu ve yaptık onu فَجَعَلْنَاهُ جعل
8 heba'en bir uçup savrulan هَبَاءً هبو
9 mensuran bir ufalanmış مَنْثُورًا نثر

Notlar

Not 1: *Öne geçeriz, önde oluruz, ileride bulunuruz.**Karşı.***Ameli, yapıp etmeyi.

Ayet 24

2877|25|24|أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُّسْتَقَرًّا وَأَحْسَنُ مَقِيلًا
2877|25|24|اصحب الجنه يوميذ خير مستقرا واحسن مقيلا
24. Ashâbul cenneti yevme izin hayrun mustekarran ve ahsenu makîlâ(makîlen).
Cennet970 ashâbı194 o gün bir hayırlıdır (ki) bir müstekardır881*; ve daha güzel dinlendirme yeridir*.
Ahmed Samira: 24 The Paradise’s owners/company (at) that day (are in a) best settlement , and better place of resting or sleeping at midday.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eshabu ashabı أَصْحَابُ صحب
2 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
3 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
4 hayrun bir hayırlıdır خَيْرٌ خير
5 mustekarran bir müstekardır مُسْتَقَرًّا قرر
6 ve ehsenu ve daha güzel وَأَحْسَنُ حسن
7 mekilen bir dinlendirme yeri مَقِيلًا قيل

Notlar

Not 1: *Hayırlı olan şey.

Ayet 25

2878|25|25|وَيَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلسَّمَآءُ بِٱلْغَمَٰمِ وَنُزِّلَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ تَنزِيلًا
2878|25|25|ويوم تشقق السما بالغمم ونزل المليكه تنزيلا
25. Ve yevme teşakkakus semâu bil gamâmi ve nuzzilel melâiketu tenzîlâ(tenzîlen).
Ve gündür (ki) yarılır gök180 bulutlarla1220; ve indirildi melekler48 bir indirilişe*.
Ahmed Samira: 25 And a day/time the sky/space splits/cracks open with the clouds, and the angels were descended descent.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür (ki) وَيَوْمَ يوم
2 teşekkaku yarılır تَشَقَّقُ شقق
3 s-semau gök السَّمَاءُ سمو
4 bil-gamami bulutlarla بِالْغَمَامِ غمم
5 ve nuzzile ve indirildi وَنُزِّلَ نزل
6 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
7 tenzilen bir indirilişe تَنْزِيلًا نزل

Notlar

Not 1: *Arştaki yani hiperuzayda şerefli melekler evrenin içine emre uyarak inerler. Kendilerine emredileni yerine getirirler.

Ayet 26

2879|25|26|ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ ٱلْحَقُّ لِلرَّحْمَٰنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ عَسِيرًا
2879|25|26|الملك يوميذ الحق للرحمن وكان يوما علي الكفرين عسيرا
26. El mulku yevmeizinil hakku lir rahmân(rahmâni), ve kâne yevmen alel kâfirîne asîrâ(asîran).
Mülk o gün hak* (-la) Rahmân’adır1; ve oldu bir gün (ki) kâfirler üzerine bir zorludur.
Ahmed Samira: 26 The ownership/kingdom, the truth (on) that day (is) to the merciful, and (it) was on the disbelievers a difficult/distressing day/time .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-mulku mülk الْمُلْكُ ملك
2 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
3 l-hakku hak/gerçek (-le) الْحَقُّ حقق
4 lirrahmani Rahmân’adır لِلرَّحْمَٰنِ رحم
5 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
6 yevmen bir gün يَوْمًا يوم
7 ala üzerine عَلَى -
8 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر
9 asiran bir zorlu عَسِيرًا عسر

Notlar

Not 1: *Gerçek (-le).

Ayet 27

2880|25|27|وَيَوْمَ يَعَضُّ ٱلظَّالِمُ عَلَىٰ يَدَيْهِ يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى ٱتَّخَذْتُ مَعَ ٱلرَّسُولِ سَبِيلًا
2880|25|27|ويوم يعض الظالم علي يديه يقول يليتني اتخذت مع الرسول سبيلا
27. Ve yevme yeadduz zâlimu alâ yedeyhi yekûlu yâ leytenîttehaztu mear resûli sebîlâ(sebîlen).
Ve gündür (ki) ısırır zalim (iki) elini; der: “Ey keşke edinseydim resûlle418 beraber bir yol.”
Ahmed Samira: 27 And a day/time the unjust/oppressor bites on his hands, he says: "Oh I wish I would have taken/received with the messenger a way/road ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür وَيَوْمَ يوم
2 yeaddu ısırır يَعَضُّ عضض
3 z-zalimu zalim الظَّالِمُ ظلم
4 ala عَلَىٰ -
5 yedeyhi iki elini يَدَيْهِ يدي
6 yekulu der يَقُولُ قول
7 ya leyteni ey keşke يَالَيْتَنِي -
8 ttehaztu edinseydim اتَّخَذْتُ اخذ
9 mea birlikte مَعَ -
10 r-rasuli resulle/elçiyle الرَّسُولِ رسل
11 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

Ayet 28

2881|25|28|يَٰوَيْلَتَىٰ لَيْتَنِى لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا
2881|25|28|يويلتي ليتني لم اتخذ فلانا خليلا
28. Yâ veyletâ leytenî lem ettehız fulânen halîlâ(halîlen).
"Ey bana! Keşke asla tutmasaydım falanı/filanı bir dost."
Ahmed Samira: 28 Oh my calamity, I wish I did not take so and so (as) a faithful, close friend .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya veyleta vah bana! يَاوَيْلَتَىٰ -
2 leyteni keşke لَيْتَنِي -
3 lem asla لَمْ -
4 ettehiz tutmasaydım أَتَّخِذْ اخذ
5 fulanen falanı/filanı فُلَانًا فلن
6 halilen bir dost خَلِيلًا خلل

Ayet 29

2882|25|29|لَّقَدْ أَضَلَّنِى عَنِ ٱلذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَآءَنِى وَكَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ لِلْإِنسَٰنِ خَذُولًا
2882|25|29|لقد اضلني عن الذكر بعد اذ جاني وكان الشيطن للانسن خذولا
29. Lekad edallenî aniz zikri ba’de iz câenî, ve kâneş şeytânu lil insâni hazûlâ(hazûlen).
"Muhakkak ki dalalete128 düşürdü beni zikirden78*; sonrası geldiği zaman bana o** (zikir); ve oldu şeytân29 insan için bir yüzüstü bırakan***."
Ahmed Samira: 29 He had misguided me from the reminder after when (it) came to me. And the devil was to the human/mankind a disaster/letting down ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
2 edelleni saptırdı beni أَضَلَّنِي ضلل
3 ani عَنِ -
4 z-zikri zikirden/öğütten/hatırlatmadan (Kur’an’dan) الذِّكْرِ ذكر
5 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
6 iz إِذْ -
7 ca'eni geldiği zaman bana o (zikir/öğüt/hatırlatma) جَاءَنِي جيا
8 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
9 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
10 lilinsani insan için لِلْإِنْسَانِ انس
11 hazulen bir yüzüstü bırakan خَذُولًا خذل

Notlar

Not 1: *Kutsal kitaptan. Kur'ân'dan.**Zikir. Ahiret evreninde şerefli Kur'an apaçık bir şekilde insanlara hatırlatılacaktır. ***Şerefli Kur'an'dan saptıranlar o gün ortalıklarda olamayacaktır.

Ayet 30

2883|25|30|وَقَالَ ٱلرَّسُولُ يَٰرَبِّ إِنَّ قَوْمِى ٱتَّخَذُوا۟ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ مَهْجُورًا
2883|25|30|وقال الرسول يرب ان قومي اتخذوا هذا القران مهجورا
30. Ve kâler resûlu yâ rabbi inne kavmîttehazû hâzel kur’âne mehcûrâ(mehcûran).
Ve dedi resûl418: “Ey Rabbim4! Doğrusu benim kavmim/toplumum (ki) tuttular bu Kur'ân'ı bir mehcûr1221."
Ahmed Samira: 30 And the messenger said: "You my Lord, that my nation took this the Koran deserted/abandoned ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 r-rasulu resul/elçi الرَّسُولُ رسل
3 ya rabbi ey Rabbim! يَارَبِّ ربب
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 kavmi Benim kavmim قَوْمِي قوم
6 ttehazu tuttular اتَّخَذُوا اخذ
7 haza bu هَٰذَا -
8 l-kurane Kur'an'ı الْقُرْانَ قرا
9 mehcuran bir terk edilmiş مَهْجُورًا هجر

Ayet 31

2884|25|31|وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا مِّنَ ٱلْمُجْرِمِينَ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَصِيرًا
2884|25|31|وكذلك جعلنا لكل نبي عدوا من المجرمين وكفي بربك هاديا ونصيرا
31. Ve kezâlike cealnâ li kulli nebiyyin aduvven minel mucrimîn(mucrimîne), ve kefâ bi rabbike hâdiyen ve nasîrâ(nasîran).
Ve işte böyledir; yaptık her bir nebiye132 bir düşman mücrimleden674; ve kâfi geldi* (senin) Rabbin4 bir kılavuz (olarak) ve yardımcı (olarak).
Ahmed Samira: 31 And as/like that We made/put to every/each prophet an enemy from the criminals/sinners , and enough/sufficient with your Lord guiding and a victorior/savior .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 likulli her bir لِكُلِّ كلل
4 nebiyyin nebiye نَبِيٍّ نبا
5 aduvven bir düşman عَدُوًّا عدو
6 mine مِنَ -
7 l-mucrimine mücrimleden الْمُجْرِمِينَ جرم
8 vekefa ve kâfi geldi وَكَفَىٰ كفي
9 birabbike (senin) Rabbin بِرَبِّكَ ربب
10 hadiyen bir kılavuz (olarak) هَادِيًا هدي
11 ve nesiran ve yardımcı (olarak) وَنَصِيرًا نصر

Notlar

Not 1: *Yetti.

Ayet 32

2885|25|32|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلْقُرْءَانُ جُمْلَةً وَٰحِدَةً كَذَٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِۦ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَٰهُ تَرْتِيلًا
2885|25|32|وقال الذين كفروا لولا نزل عليه القران جمله وحده كذلك لنثبت به فوادك ورتلنه ترتيلا
32. Ve kâlellezîne keferû lev lâ nuzzile aleyhil kur’ânu, cumleten vâhideh(vâhideten), kezâlike li nusebbite bihî fuâdeke ve rettelnâhu tertîlâ(tertîlen).
Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler: "Şayet değil mi indirilmeliydi üzerine onun* Kur'ân850 bir topluca bir tek (sefer); işte böyledir; mutlak sabitleriz onunla** senin fuâdını915; ve tertîlledik1222 onu*** bir tertîl1222 (olarak).
Ahmed Samira: 32 And those who disbelieved said: "If only the Koran was descended on (to) him once in entirety ." Like that to strengthen with it your heart and We compiled (it) well/read or recited slowly, distinctly and clearly , good composition/slow, distinct and clear reading or recitation .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfilik etmiş كَفَرُوا كفر
4 levla şayet değil mi لَوْلَا -
5 nuzzile indirilmeliydi نُزِّلَ نزل
6 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
7 l-kuranu Kur'an الْقُرْانُ قرا
8 cumleten bir topluca جُمْلَةً جمل
9 vahideten bir tek (sefer) وَاحِدَةً وحد
10 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
11 linusebbite mutlak sabitleriz لِنُثَبِّتَ ثبت
12 bihi onunla بِهِ -
13 fu'adeke senin fuadını فُؤَادَكَ فاد
14 ve rattelnahu ve tertiledik onu وَرَتَّلْنَاهُ رتل
15 tertilen bir tertil تَرْتِيلًا رتل

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed'in.**Kur'ân'la.***Kur'ân'ı.

Ayet 33

2886|25|33|وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا
2886|25|33|ولا ياتونك بمثل الا جينك بالحق واحسن تفسيرا
33. Ve lâ ye’tûneke bi meselin illâ ci’nâke bil hakkı ve ahsene tefsîrâ(tefsîren).
Ve gelemezler sana bir misalle870 dışında (ki) geldik sana* hakla/gerçekle; ve daha güzeldir bir tefsîl651 (olarak).
Ahmed Samira: 33 And they do not come to you with an example except We came to you with the truth and (a) better explanation/interpretation .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 ye'tuneke gelemezler sana يَأْتُونَكَ اتي
3 bimeselin bir misalle بِمَثَلٍ مثل
4 illa dışında إِلَّا -
5 ci'nake geldik sana جِئْنَاكَ جيا
6 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
7 ve ehsene ve daha güzeldir وَأَحْسَنَ حسن
8 tefsiran tefsil (olarak) تَفْسِيرًا فسر

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 34

2887|25|34|ٱلَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ أُو۟لَٰٓئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا
2887|25|34|الذين يحشرون علي وجوههم الي جهنم اوليك شر مكانا واضل سبيلا
34. Ellezîne yuhşerûne alâ vucûhihim ilâ cehenneme ulâike şerrun mekânen ve edallu sebîlâ(sebîlen).
Kimselerdir (ki) haşredilirler556 yüzleri üzerine* cehenneme968 doğru; işte bunlardır**; bir şerdir205 bir mekan (olarak); ve daha dalalettir128 bir yol (olarak).
Ahmed Samira: 34 Those who are being gathered on their faces/fronts to Hell , those are (in a) worst place/position, more253misguided (in) a way/road .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
2 yuhşerune haşredilirler يُحْشَرُونَ حشر
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 vucuhihim yüzleri وُجُوهِهِمْ وجه
5 ila doğru إِلَىٰ -
6 cehenneme cehenneme جَهَنَّمَ -
7 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
8 şerrun bir şerdir شَرٌّ شرر
9 mekanen bir mekan (olarak) مَكَانًا كون
10 ve edellu ve daha dalalettir وَأَضَلُّ ضلل
11 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1: *Yüzleri cehennem evrenini görecek şekilde hasredilirler.**Kimseler ve durumları.

Ayet 35

2888|25|35|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَا مَعَهُۥٓ أَخَاهُ هَٰرُونَ وَزِيرًا
2888|25|35|ولقد اتينا موسي الكتب وجعلنا معه اخاه هرون وزيرا
35. Ve lekad âteynâ mûsel kitâbe ve cealnâ meahû ehâhu hârûne vezîrâ(vezîren).
Ve ant olsun verdik Mûsâ'ya kitabı*; ve yaptık onunla beraber kardeşini, Hârûn'u bir vezîr1101.
Ahmed Samira: 35 And We had (E) given/brought Moses The Book , and We made/put with it, his brother Aaron (as) a minister/supporter .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Mûsâ'ya مُوسَى -
4 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
5 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
6 meahu beraber onunla مَعَهُ -
7 ehahu kardeşi أَخَاهُ اخو
8 harune Hârûn'u هَارُونَ -
9 veziran bir vezir وَزِيرًا وزر

Notlar

Not 1: *Tevrât'ı. Taş tabletlere yazılmış yazıt/kitap.

Ayet 36

2889|25|36|فَقُلْنَا ٱذْهَبَآ إِلَى ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَدَمَّرْنَٰهُمْ تَدْمِيرًا
2889|25|36|فقلنا اذهبا الي القوم الذين كذبوا بايتنا فدمرنهم تدميرا
36. Fe kulnazhebâ ilel kavmillezîne kezzebû bi âyâtinâ, fe demmernâhum tedmîrâ(tedmîren).
Öyle ki dedik: "Gidin (ikiniz)* kavme/topluma doğru; kimselerdir (ki) yalanlarlar195 ayetlerimizi454; öyle ki dumur1223 ettik onları bir dumura1223."
Ahmed Samira: 36 So We said: "Go/go away (B) to the nation those who lied/denied/falsified with Our verses/evidences ."So We destroyed them destruction/destructively.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekulna öyle ki dedik فَقُلْنَا قول
2 zheba gidin اذْهَبَا ذهب
3 ila doğru إِلَى -
4 l-kavmi kavme الْقَوْمِ قوم
5 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
6 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
7 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
8 fedemmernahum ve dumur ettik فَدَمَّرْنَاهُمْ دمر
9 tedmiran bir dumura تَدْمِيرًا دمر

Notlar

Not 1: *Mûsâ ve Hârûn.

Ayet 37

2890|25|37|وَقَوْمَ نُوحٍ لَّمَّا كَذَّبُوا۟ ٱلرُّسُلَ أَغْرَقْنَٰهُمْ وَجَعَلْنَٰهُمْ لِلنَّاسِ ءَايَةً وَأَعْتَدْنَا لِلظَّٰلِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا
2890|25|37|وقوم نوح لما كذبوا الرسل اغرقنهم وجعلنهم للناس ايه واعتدنا للظلمين عذابا اليما
37. Ve kavme nûhın lemmâ kezzebûr rusule agraknâhum ve cealnâhum lin nâsi âyeh(âyeten), ve a’tednâ liz zâlimîne azâben elîmâ(elîmen).
Ve Nûh1014 kavmi/toplumu; ne zaman ki yalanladılar resûlleri*; öyle ki boğduk onları; ve yaptık onları insanlara bir ayet287; ve hazırladık zalimlere elim/acıklı bir azap.
Ahmed Samira: 37 And Noah’s nation when they lied/denied/falsified the messengers, We drowned/sunk them, and We made them to the people (as) an evidence/sign , and We prepared to the unjust/oppressors, a painful torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kavme ve kavmi وَقَوْمَ قوم
2 nuhin Nuh نُوحٍ -
3 lemma ne zaman ki لَمَّا -
4 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
5 r-rusule resûlleri الرُّسُلَ رسل
6 egraknahum öyle ki boğduk onları أَغْرَقْنَاهُمْ غرق
7 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
8 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
9 ayeten bir ayet ايَةً ايي
10 ve ea'tedna ve hazırladık وَأَعْتَدْنَا عتد
11 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
12 azaben bir azap عَذَابًا عذب
13 elimen elim/acıklı أَلِيمًا الم

Notlar

Not 1: *Apaçık anlarız ki Nûh'un kavmine Nûh'la birlikte en az 3 resûl gelmiştir.

Ayet 38

2891|25|38|وَعَادًا وَثَمُودَا۟ وَأَصْحَٰبَ ٱلرَّسِّ وَقُرُونًۢا بَيْنَ ذَٰلِكَ كَثِيرًا
2891|25|38|وعادا وثمودا واصحب الرس وقرونا بين ذلك كثيرا
38. Ve âden ve semûdâ ve ashâber ressi ve kurûnen beyne zâlike kesîrâ(kesîren).
Ve Âd'ı; ve Semûd'u ve Ress ashâbını194; ve karınlar* arası; budur** birçok.
Ahmed Samira: 38 And Aad , and Thamud , and the Riss’s/old well’s friends/company , and many generations/centuries between that.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aaden ve Âd وَعَادًا عود
2 ve semude ve Semûd'u وَثَمُودَ -
3 ve eshabe ve ashabını وَأَصْحَابَ صحب
4 r-rassi Ress الرَّسِّ رسس
5 ve kurunen ve karınları وَقُرُونًا قرن
6 beyne arasında بَيْنَ بين
7 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
8 kesiran birçok كَثِيرًا كثر

Notlar

Not 1: *Nesiller.**Nesiller arasında helak olan çoktur.

Ayet 39

2892|25|39|وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ ٱلْأَمْثَٰلَ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا
2892|25|39|وكلا ضربنا له الامثل وكلا تبرنا تتبيرا
39. Ve kullen darabnâ lehul emsâle ve kullen tebbernâ tetbîrâ(tetbîren).
Ve her birine (ki) darp* ettik ona** emsal870; ve her birine (ki) tetbîr1224 ettik bir tetbîr1224.
Ahmed Samira: 39 And each/all We gave to it the examples/proverbs, and each/all We destroyed/ruined destruction/ruin .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kullen ve her birine (ki) وَكُلًّا كلل
2 derabna darp ettik ضَرَبْنَا ضرب
3 lehu ona لَهُ -
4 l-emsale emsal الْأَمْثَالَ مثل
5 ve kullen ve her birine (ki) وَكُلًّا كلل
6 tebberna tetbîr ettik تَبَّرْنَا تبر
7 tetbiran bir tetbîre تَتْبِيرًا تبر

Notlar

Not 1: *Vurduk; ortaya koyduk.**Kavme/topluma.

Ayet 40

2893|25|40|وَلَقَدْ أَتَوْا۟ عَلَى ٱلْقَرْيَةِ ٱلَّتِىٓ أُمْطِرَتْ مَطَرَ ٱلسَّوْءِ أَفَلَمْ يَكُونُوا۟ يَرَوْنَهَا بَلْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ نُشُورًا
2893|25|40|ولقد اتوا علي القريه التي امطرت مطر السو افلم يكونوا يرونها بل كانوا لا يرجون نشورا
40. Ve lekad atev alel karyetilletî umtırat mataras sev’(sev’ı), e fe lem yekûnû yerevnehâ, bel kânû lâ yercûne nuşûrâ(nuşûren).
Ve ant olsun (ki) geldiler* kent üzerine; o ki yağdırıldı kötülük bir yağdırma (-yla); öyle ki hiç olmazlar mı (ki) görürler onu? Evet! Olmuşlardı** ummazlar bir neşredilmeyi923.
Ahmed Samira: 40 And they had come/passed by on (to) the village/urban city which was rained the fire’s/harm’s rain, where they not being seeing it? But they were not hoping/expecting revival/resurrection.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 etev geldiler أَتَوْا اتي
3 ala üzerine عَلَى -
4 l-karyeti kente الْقَرْيَةِ قري
5 lleti o ki الَّتِي -
6 umtirat yağdırıldı أُمْطِرَتْ مطر
7 metara bir yağdırma مَطَرَ مطر
8 s-sev'i kötülük السَّوْءِ سوا
9 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
10 yekunu olmazlar mı يَكُونُوا كون
11 yeravneha görürler onu يَرَوْنَهَا راي
12 bel evet بَلْ -
13 kanu oldular كَانُوا كون
14 la لَا -
15 yercune ummazlar يَرْجُونَ رجو
16 nuşuran bir neşredilmeyi نُشُورًا نشر

Notlar

Not 1: *Tetbîr edilmiş arkeolojik kentleri gezip gören insanlar. Örnek: Pompei vb.**O kentlerin insanları.

Ayet 41

2894|25|41|وَإِذَا رَأَوْكَ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِى بَعَثَ ٱللَّهُ رَسُولًا
2894|25|41|واذا راوك ان يتخذونك الا هزوا اهذا الذي بعث الله رسولا
41. Ve iza reavke in yettehızûneke illâ huzuvâ(huzuven), e hâzellezî beasallâhu resûlâ(resûlen).
Ve gördükleri zaman seni* edinir değillerdir seni* bir maskaralık dışında: "Bu mu ki gönderdiğidir Allah'ın bir resûl418 (olarak)?"
Ahmed Samira: 41 And if they saw you, that they take you except mockingly/making fun: "Is that who God sent (as) a messenger?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 raevke gördükleri seni رَأَوْكَ راي
3 in değildir إِنْ -
4 yettehizuneke edinirler seni يَتَّخِذُونَكَ اخذ
5 illa dışında إِلَّا -
6 huzuven bir maskaralık هُزُوًا هزا
7 ehaza bu mu? أَهَٰذَا -
8 llezi o ki الَّذِي -
9 bease gönderdiğidir بَعَثَ بعث
10 llahu Allah'ın اللَّهُ -
11 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 42

2895|25|42|إِن كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ ءَالِهَتِنَا لَوْلَآ أَن صَبَرْنَا عَلَيْهَا وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا
2895|25|42|ان كاد ليضلنا عن الهتنا لولا ان صبرنا عليها وسوف يعلمون حين يرون العذاب من اضل سبيلا
42. İn kâde le yudıllunâ an âlihetinâ lev lâ en sabernâ aleyhâ, ve sevfe ya’lemûne hîne yerevnel azâbe men edallu sebîlâ(sebîlen).
"Neredeyse mutlak dalalete128 düşürüyordu bizleri ilâhlarımızdan1094 şayet ki sabretmeseydik üzerinde onun*"; ve yakında bilecekler; (o) zaman/an görürler azabı kim daha dalalette128 bir yol (-ludur).
Ahmed Samira: 42 That he was about to/almost to misguide us from our gods, except for that we were patient on it. And they will know when they see/understand the torture who (is) more misguided a way/path .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in إِنْ -
2 kade nerdeyse كَادَ كود
3 leyudilluna mutlak dalalete düşürürdü bizleri لَيُضِلُّنَا ضلل
4 an عَنْ -
5 alihetina ilâhlarımızdan الِهَتِنَا اله
6 levla şayet لَوْلَا -
7 en ki أَنْ -
8 saberna sabretmeseydik صَبَرْنَا صبر
9 aleyha üzerinde onun عَلَيْهَا -
10 ve sevfe ve yakında وَسَوْفَ -
11 yea'lemune bilecekler يَعْلَمُونَ علم
12 hine zaman/an حِينَ حين
13 yeravne gördükleri يَرَوْنَ راي
14 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
15 men kimedir مَنْ -
16 edellu daha dalalettir أَضَلُّ ضلل
17 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1: *Sapkınlıkta.

Ayet 43

2896|25|43|أَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ أَفَأَنتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا
2896|25|43|اريت من اتخذ الهه هويه افانت تكون عليه وكيلا
43. E raeyte menittehaze ilâhehu hevâh(hevâhu), e fe ente tekûnu aleyhi vekîlâ(vekîlen).
Görmedin mi kimseyi (ki) edindi ilâhını1094 kendi hevâsı?; öyle ki sen mi olursun onun* üzerine bir vekîl517?
Ahmed Samira: 43 Did you see who took/received his god (as) his self attraction for desire , so do you be on him a guardian/ally?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eraeyte görmedin mi أَرَأَيْتَ راي
2 meni kimseyi مَنِ -
3 ttehaze edindi اتَّخَذَ اخذ
4 ilahehu ilâhını إِلَٰهَهُ اله
5 hevahu kendi hevâsı هَوَاهُ هوي
6 efeente öyle ki sen mi أَفَأَنْتَ -
7 tekunu olursun تَكُونُ كون
8 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
9 vekilen bir vekil وَكِيلًا وكل

Notlar

Not 1: *O kimsenin.

Ayet 44

2897|25|44|أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَٱلْأَنْعَٰمِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا
2897|25|44|ام تحسب ان اكثرهم يسمعون او يعقلون ان هم الا كالانعم بل هم اضل سبيلا
44. Em tahsebu enne ekserehum yesmeûne ev ya’kılûn(ya’kılûne), in hum illâ kel en’âmi bel hum edallu sebîlâ(sebîlen).
Yoksa düşünürsün ki ekserisi* onların işitirler ya da aklederler562; onlar ancak en’âm645 gibidir1227; evet! Onlar daha dalalettir128 bir yol (olarak).
Ahmed Samira: 44 Or you think/suppose that most of them hear/listen or reason/comprehend , that they are except as the camels/livestock, but they are more misguided (in) a way/path .

Notlar

Not 1: *Çoğu.

Ayet 45

2898|25|45|أَلَمْ تَرَ إِلَىٰ رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ ٱلظِّلَّ وَلَوْ شَآءَ لَجَعَلَهُۥ سَاكِنًا ثُمَّ جَعَلْنَا ٱلشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلًا
2898|25|45|الم تر الي ربك كيف مد الظل ولو شا لجعله ساكنا ثم جعلنا الشمس عليه دليلا
45. E lem tere ilâ rabbike keyfe meddez zıll(zılle), ve lev şâe le cealehu sâkinâ(sâkinen), summe cealneş şemse aleyhi delîlâ(delîlen).
Hiç bakmaz mısın Rabbine4 doğru (ki) nasıl uzattı gölgeyi? Ve şayet dileseydi mutlak yapardı onu* bir sakin**; sonra yaptık Güneş’i ona*** bir delil1228***.
Ahmed Samira: 45 Do you not see to your Lord how He extended/spread the shade ? And if He willed/wanted, He would have made it still/motionless, then We made/put the sun on it (as) a proof/evidence.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 tera bakmaz mısın تَرَ راي
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 rabbike Rabbine رَبِّكَ ربب
5 keyfe nasıl? كَيْفَ كيف
6 medde uzattı مَدَّ مدد
7 z-zille gölgeyi الظِّلَّ ظلل
8 velev ve şayet وَلَوْ -
9 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
10 lecealehu mutlak yapardı onu لَجَعَلَهُ جعل
11 sakinen bir sakin سَاكِنًا سكن
12 summe sonra ثُمَّ -
13 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
14 ş-şemse Güneş’i الشَّمْسَ شمس
15 aleyhi ona عَلَيْهِ -
16 delilen bir delil دَلِيلًا دلل

Notlar

Not 1: *Gölgeyi.**Durağan. Hareketsin.***Güneş'i bir delil kabul edip onu takip edersen gölgeyi mutlaka bulursun.***Gölgeye.

Ayet 46

2899|25|46|ثُمَّ قَبَضْنَٰهُ إِلَيْنَا قَبْضًا يَسِيرًا
2899|25|46|ثم قبضنه الينا قبضا يسيرا
46. Summe kabadnâhu ileynâ kabdan yesîrâ(yesîren).
Sonra kabzettik1229 onu* kendimize kolay bir kabzetme1229 (-yle).
Ahmed Samira: 46 Then We grasped it to Us easy grasping .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 kabednahu kavradık onu قَبَضْنَاهُ قبض
3 ileyna kendimize إِلَيْنَا -
4 kabdan bir kavrama قَبْضًا قبض
5 yesiran bir kolay يَسِيرًا يسر

Notlar

Not 1: *Gölgeyi.

Ayet 47

2900|25|47|وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِبَاسًا وَٱلنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ ٱلنَّهَارَ نُشُورًا
2900|25|47|وهو الذي جعل لكم اليل لباسا والنوم سباتا وجعل النهار نشورا
47. Ve huvellezî ceale lekumul leyle libâsen ven nevme subâten ve cealen nehâre nuşûrâ(nuşûren).
Ve O* ki yapandır sizlere geceyi bir elbise; ve uykuyu bir sebt**; ve yaptı gündüzü bir neşretme923.
Ahmed Samira: 47 And He is who made/put for you the night (as) a cover/dress, and the sleep (for) rest/sleep , and He made/put the daytime (for) revival .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 ceale yapandır جَعَلَ جعل
4 lekumu sizlere لَكُمُ -
5 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
6 libasen bir elbise لِبَاسًا لبس
7 ve nnevme ve uykuyu وَالنَّوْمَ نوم
8 subaten bir sebt سُبَاتًا سبت
9 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
10 n-nehara gündüzü النَّهَارَ نهر
11 nuşuran bir neşretme نُشُورًا نشر

Notlar

Not 1: *Allah.**Durma, kesilme, dinlenme.

Ayet 48

2901|25|48|وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ ٱلرِّيَٰحَ بُشْرًۢا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِۦ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً طَهُورًا
2901|25|48|وهو الذي ارسل الريح بشرا بين يدي رحمته وانزلنا من السما ما طهورا
48. Ve huvellezî erseler riyâha buşren beyne yedey rahmetih(rahmetihî), ve enzelnâ mines semâi mâen tahûrâ(tahûran).
Ve O* ki gönderendir rüzgârları bir müjde (olarak) rahmetinin271 iki eli arasında; ve indirdik179 gökten180 tertemiz** bir su.
Ahmed Samira: 48 And He is who sent the winds/breezes (as) a good news between His mercy’s hand, and We descended from the sky pure/clean water.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 ersele gönderendir أَرْسَلَ رسل
4 r-riyaha rüzgarları الرِّيَاحَ روح
5 buşran bir müjde (olarak) بُشْرًا بشر
6 beyne arasında بَيْنَ بين
7 yedey iki elinin يَدَيْ يدي
8 rahmetihi rahmetinin رَحْمَتِهِ رحم
9 ve enzelna ve indirdik وَأَنْزَلْنَا نزل
10 mine -ten مِنَ -
11 s-semai gök- السَّمَاءِ سمو
12 maen bir su مَاءً موه
13 tahuran bir tertemiz طَهُورًا طهر

Notlar

Not 1: *Allah.**Gökten inen su tertemizdir. Pislenmiş şeylerin içinden buharlaşarak arınan su temizlenmiş olarak yere iner.

Ayet 49

2902|25|49|لِّنُحْۦِىَ بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا وَنُسْقِيَهُۥ مِمَّا خَلَقْنَآ أَنْعَٰمًا وَأَنَاسِىَّ كَثِيرًا
2902|25|49|لنحي به بلده ميتا ونسقيه مما خلقنا انعما واناسي كثيرا
49. Li nuhyiye bihî beldeten meyten ve nuskıyehu mimmâ halaknâ en’âmen ve enâsiyye kesîrâ(kesîren).
Hayat vermek için onunla* ölü bir beldeye ve içiririz onu** en’âm645 ve insanlar (olarak) yarattığımızdan birçoğuna.
Ahmed Samira: 49 To revive with it a dead/lifeless country/land , and We give it drink from what We created (from) camels/livestock and many humans/people.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 linuhyiye hayat vermeye لِنُحْيِيَ حيي
2 bihi onunla بِهِ -
3 beldeten bir beldeye بَلْدَةً بلد
4 meyten bir ölü مَيْتًا موت
5 ve nuskiyehu ve içiririz onu وَنُسْقِيَهُ سقي
6 mimma مِمَّا -
7 halekna yarattığımızdan خَلَقْنَا خلق
8 en'aamen en’âm أَنْعَامًا نعم
9 ve enasiyye ve insanlardan وَأَنَاسِيَّ انس
10 kesiran birçoğunu كَثِيرًا كثر

Notlar

Not 1: *Suyla.**Suyu.

Ayet 50

2903|25|50|وَلَقَدْ صَرَّفْنَٰهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا۟ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا
2903|25|50|ولقد صرفنه بينهم ليذكروا فابي اكثر الناس الا كفورا
50. Ve lekad sarrafnâhu beynehum li yezzekkerû fe ebâ ekserun nâsi illâ kufûrâ(kufûran).
Ve ant olsun dağıttık* onu** aralarında zikretmeleri78 için; öyle ki iba1230 ederler ekserisi*** insanların (ki) dışındadır bir küfür422.
Ahmed Samira: 50 And We had purified it/detailed it linguistically between them (so) they mention/remember , so most of the people refused/hated except (insistent) disbelief.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 sarrafnahu dağıttık onu صَرَّفْنَاهُ صرف
3 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
4 liyezzekkeru zikretmeleri için لِيَذَّكَّرُوا ذكر
5 feeba öyle ki iba ederler فَأَبَىٰ ابي
6 ekseru ekserisi أَكْثَرُ كثر
7 n-nasi insanların النَّاسِ نوس
8 illa dışındadır إِلَّا -
9 kufuran bir küfür كُفُورًا كفر

Notlar

Not 1: *Saflaştırıp dağıttık.**Suyu.***Çoğunluğu.

Ayet 51

2904|25|51|وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍ نَّذِيرًا
2904|25|51|ولو شينا لبعثنا في كل قريه نذيرا
51. Ve lev şi’nâ le beasnâ fî kulli karyetin nezîrâ(nezîren).
Ve şayet dileseydik* mutlak göndermiştik* her bir kente bir uyarıcı.
Ahmed Samira: 51 And if We willed/wanted, We would have sent in every village/urban city a warner/giver of notice .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev ve şayet وَلَوْ -
2 şi'na dileseydik شِئْنَا شيا
3 lebeasna mutlak gönderirdik لَبَعَثْنَا بعث
4 fi فِي -
5 kulli her bir كُلِّ كلل
6 karyetin kente قَرْيَةٍ قري
7 neziran bir uyarıcı نَذِيرًا نذر

Notlar

Not 1: *Gramerden anlarız ki her bir kente bir uyarıcı gönderilmemiştir.

Ayet 52

2905|25|52|فَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَجَٰهِدْهُم بِهِۦ جِهَادًا كَبِيرًا
2905|25|52|فلا تطع الكفرين وجهدهم به جهادا كبيرا
52. Fe lâ tutııl kâfirîne ve câhidhum bihî cihâden kebîrâ(kebîren).
Öyle ki itaat etme kâfirlere25; ve cihat356 et onlara onunla* (ki) kebîr** bir cihattır356.
Ahmed Samira: 52 So do not obey the disbelievers and struggle against them with it great struggling/defending for the faith.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fela öyle ki فَلَا -
2 tutii itaat etme تُطِعِ طوع
3 l-kafirine kâfirlere الْكَافِرِينَ كفر
4 ve cahidhum ve cihat et onlara وَجَاهِدْهُمْ جهد
5 bihi onunla بِهِ -
6 cihaden bir cihat جِهَادًا جهد
7 kebiran bir kebîr كَبِيرًا كبر

Notlar

Not 1: *Kur'ân'la.**Büyük.

Ayet 53

2906|25|53|وَهُوَ ٱلَّذِى مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ هَٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهَٰذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَّحْجُورًا
2906|25|53|وهو الذي مرج البحرين هذا عذب فرات وهذا ملح اجاج وجعل بينهما برزخا وحجرا محجورا
53. Ve huvellezî meracel bahreyni hâzâ azbun furâtun ve hâzâ milhun ucâc(ucâcun), ve ceale beynehumâ, berzehan ve hıcran mahcûrâ(mahcûran).
Ve O* ki saldı iki bahrı236; bu bir tatlı, bir lezzetli**; ve bu bir tuzlu, bir acı***; ve yaptı ikisinin arasına bir engel/berzah; ve yasaklanmış-menedilmiş bir bariyer.
Ahmed Samira: 53 And He is who mixed/set loose the two large bodies of water that (is) fresh/delightful very sweet/fresh, and that is salty salty and bitter, and He made/put between them (B) a barrier and (an) obstruction obstructed .254

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 merace saldı مَرَجَ مرج
4 l-behrayni iki bol suyu الْبَحْرَيْنِ بحر
5 haza bu هَٰذَا -
6 azbun tatlı عَذْبٌ عذب
7 furatun lezzetli فُرَاتٌ فرت
8 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
9 milhun tuzlu مِلْحٌ ملح
10 ucacun acı أُجَاجٌ اجج
11 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
12 beynehuma ikisinin arasına بَيْنَهُمَا بين
13 berzehen bir engel/berzah بَرْزَخًا -
14 ve hicran ve bir bariyer وَحِجْرًا حجر
15 mehcuran yasaklanmış-men edilmiş مَحْجُورًا حجر

Notlar

Not 1: *Allah.**Tatlı su; nehirler, göller.***Tuzlu su; denizler.

Ayet 54

2907|25|54|وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ مِنَ ٱلْمَآءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُۥ نَسَبًا وَصِهْرًا وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرًا
2907|25|54|وهو الذي خلق من الما بشرا فجعله نسبا وصهرا وكان ربك قديرا
54. Ve huvellezî halaka minel mâi beşeren fe cealehû neseben ve sıhrâ(sıhran), ve kâne rabbuke kadîrâ(kadîren).
Ve O* ki yaratandır sudan388 bir insan; öyle ki yaptı onu** bir nesep211 ve bir sıhr1231; ve oldu (senin) Rabbin4 bir Kadîr177.
Ahmed Samira: 54 And He is who created from the water a human so He made/put him a relationship/kinship and relations through marriage, and your Lord was/is capable/able/overpowering .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 haleka yaratandır خَلَقَ خلق
4 mine مِنَ -
5 l-mai sudan الْمَاءِ موه
6 beşeran bir insan بَشَرًا بشر
7 fe cealehu öyle ki yaptı onu فَجَعَلَهُ جعل
8 neseben bir nesep نَسَبًا نسب
9 ve sihran ve bir sıhr وَصِهْرًا صهر
10 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
11 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
12 kadiran bir Kadîr قَدِيرًا قدر

Notlar

Not 1: *Allah.**İnsanı.

Ayet 55

2908|25|55|وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْ وَكَانَ ٱلْكَافِرُ عَلَىٰ رَبِّهِۦ ظَهِيرًا
2908|25|55|ويعبدون من دون الله ما لا ينفعهم ولا يضرهم وكان الكافر علي ربه ظهيرا
55. Ve ya’budûne min dûnillâhi mâ lâ yenfeuhum ve lâ yadurruhum, ve kânel kâfiru alâ rabbihî zahîrâ(zahîran).
Ve kulluk46 ederler Allah'ın astından menfaat sağlayamayana onlara ve ne de zarar veremeyene onlara; ve oldu kâfir25 Rabbine karşı bir zahîr1232.
Ahmed Samira: 55 And they worship from other that God what does not benefit them, and nor harms them, and the disbeliever was/is on (against) his Lord a supporter/helper.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veyea'budune ve kulluk ederler وَيَعْبُدُونَ عبد
2 min مِنْ -
3 duni astından دُونِ دون
4 llahi Allah'tan اللَّهِ -
5 ma مَا -
6 la لَا -
7 yenfeuhum menfaat sağlayamayana onlara يَنْفَعُهُمْ نفع
8 ve la ve ne de وَلَا -
9 yedurruhum zarar veremeyene onlara يَضُرُّهُمْ ضرر
10 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
11 l-kafiru kafir الْكَافِرُ كفر
12 ala karşı عَلَىٰ -
13 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
14 zehiran (şeytana) yardımcıdır ظَهِيرًا ظهر

Ayet 56

2909|25|56|وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
2909|25|56|وما ارسلنك الا مبشرا ونذيرا
56. Ve mâ erselnâke illâ mubeşşiren ve nezîrâ(nezîren).
Ve göndermiş değiliz seni* bir müjdeleyen ve bir uyaran dışında.
Ahmed Samira: 56 And We did not send you except (as) an announcer of good news and a warner .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselnake göndermiş seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
3 illa dışında إِلَّا -
4 mubeşşiran bir müjdeleyen مُبَشِّرًا بشر
5 ve neziran ve bir uyaran وَنَذِيرًا نذر

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 57

2910|25|57|قُلْ مَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِلَّا مَن شَآءَ أَن يَتَّخِذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا
2910|25|57|قل ما اسلكم عليه من اجر الا من شا ان يتخذ الي ربه سبيلا
57. Kul mâ es’elukum aleyhi min ecrin illâ men şâe en yettehıze ilâ rabbihî sebîlâ(sebîlen).
De ki: "Değilim sual eder* sizlere onun** üzerine hiçbir ecir820 dışındadır*** dilemiş*** kimse ki tutar Rabbine4 doğru bir yol."
Ahmed Samira: 57 Say: "I do not ask/demand of you on it from a wage/fee except who willed/wanted that he takes to His Lord a way/path ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ma değilim مَا -
3 eselukum sual eder sizlere أَسْأَلُكُمْ سال
4 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
5 min hiçbir مِنْ -
6 ecrin ecir أَجْرٍ اجر
7 illa dışında إِلَّا -
8 men kimse مَنْ -
9 şa'e dilemiş شَاءَ شيا
10 en ki أَنْ -
11 yettehize tutar يَتَّخِذَ اخذ
12 ila doğru إِلَىٰ -
13 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
14 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1: *Sorar.**Risâlet.***Bir kimsenin Rabbine yol edinmiş olmasını sorarım, sual ederim; derdim ecir değil odur.

Ayet 58

2911|25|58|وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْحَىِّ ٱلَّذِى لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِۦ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا
2911|25|58|وتوكل علي الحي الذي لا يموت وسبح بحمده وكفي به بذنوب عباده خبيرا
58. Ve tevekkel alel hayyillezî lâ yemûtu ve sebbih bi hamdih(hamdihî), ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihî habîrâ(habîren).
Ve tevekkül79 et Hayy371 üzerine o ki ölmeyendir; ve tesbih31 et O'nun* hamdıyla3; ve kâfi geldi/yetti** kendisiyle*** (ki) günahlarına kullarının bir Habîr (olmasıyla).
Ahmed Samira: 58 And rely/depend on the alive/live who does not die, and praise/glorify with His praise/gratitude , and enough/sufficient with Him, with His worshippers’/slaves’ crimes (as) an expert/experienced.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tevekkel ve tevekkül et وَتَوَكَّلْ وكل
2 ala üzerine عَلَى -
3 l-hayyi Hayy الْحَيِّ حيي
4 llezi ki الَّذِي -
5 la لَا -
6 yemutu ölmez يَمُوتُ موت
7 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
8 bihamdihi hamd ile O’nu بِحَمْدِهِ حمد
9 ve kefa ve kafi geldi/yetti (Allah) وَكَفَىٰ كفي
10 bihi kendisiyle بِهِ -
11 bizunubi günahlarına بِذُنُوبِ ذنب
12 ibadihi kullarının عِبَادِهِ عبد
13 habiran haberdar (olmasıyla) خَبِيرًا خبر

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Allah.***O'nunla demektir. Zamir Rabbimize gider. Kendisiyle demektir.

Ayet 59

2912|25|59|ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱلرَّحْمَٰنُ فَسْـَٔلْ بِهِۦ خَبِيرًا
2912|25|59|الذي خلق السموت والارض وما بينهما في سته ايام ثم استوي علي العرش الرحمن فسل به خبيرا
59. Ellezî halakas semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arşir rahmânu fes’el bihî habîrâ(habîren).
O ki yaratandır* gökleri162 ve yeri; ve ikisinin arasındakini altı günde781; sonra istiva188 etti arş66 üzerine; Rahmân'dır1; öyle ki sual et** O'nu*** bir haberdara****.
Ahmed Samira: 59 Who created the skies/space and the earth/Planet Earth and what is between them both in six days, then He aimed/tended to on the throne , the merciful, so ask/question with Him (about) an expert/experienced.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezi Ki الَّذِي -
2 haleka yaratandır خَلَقَ خلق
3 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
5 ve ma ve وَمَا -
6 beynehuma ikisinin arasındakini بَيْنَهُمَا بين
7 fi فِي -
8 sitteti altı سِتَّةِ ستت
9 eyyamin günde أَيَّامٍ يوم
10 summe sonra ثُمَّ -
11 steva istiva etti اسْتَوَىٰ سوي
12 ala karşı عَلَى -
13 l-arşi Arş الْعَرْشِ عرش
14 r-rahmanu Rahman'dır الرَّحْمَٰنُ رحم
15 fesel öyle ki sula et/sor فَاسْأَلْ سال
16 bihi O'nu بِهِ -
17 habiran bir haberdara خَبِيرًا خبر

Notlar

Not 1: *Allah.**Sor.***Allah'ı.****Evrenin yaratılışına tanık olmuş, haberdar olmuş bilim insanlarına.

Ayet 60

2913|25|60|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسْجُدُوا۟ لِلرَّحْمَٰنِ قَالُوا۟ وَمَا ٱلرَّحْمَٰنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا
2913|25|60|واذا قيل لهم اسجدوا للرحمن قالوا وما الرحمن انسجد لما تامرنا وزادهم نفورا
60. Ve izâ kîle lehumuscudû lir rahmâni kâlû ve mer rahmânu e nescudu li mâ te’murunâ ve zâdehum nufûrâ(nufûren). (SECDE ÂYETİ)
Ve denildiği zaman onlara secde12 edin Rahmân'a1; derler: “Ve nedir (ki) Rahmân1? Secde12 eder miyiz (hiç) senin e bize emrettiğine”; ve ziyade eder/artırır (denilen) onlara nefreti.
Ahmed Samira: 60 And if (it) was said to them: "Prostrate to the merciful." They said: "And what (is) the merciful? Do we prostrate to what you order/command us?" And (it) increased them hastening away with aversion.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 scudu secde edin/diz çöküp boyun eğin اسْجُدُوا سجد
5 lirrahmani Rahman'a لِلرَّحْمَٰنِ رحم
6 kalu derler قَالُوا قول
7 ve ma ve nedir? وَمَا -
8 r-rahmanu Rahman الرَّحْمَٰنُ رحم
9 enescudu secde eder miyiz/diz çöküp boyun eğer miyiz أَنَسْجُدُ سجد
10 lima لِمَا -
11 te'muruna senin emrettiğine bize تَأْمُرُنَا امر
12 ve zadehum ve ziyade eder/artırır (denilen) onlara وَزَادَهُمْ زيد
13 nufuran nefreti نُفُورًا نفر

Ayet 61

2914|25|61|تَبَارَكَ ٱلَّذِى جَعَلَ فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا
2914|25|61|تبارك الذي جعل في السما بروجا وجعل فيها سرجا وقمرا منيرا
61. Tebârekellezî ceale fîs semâi burûcen ve ceale fîhâ sirâcen ve kameren munîrâ(munîren).
Bereketlendi*; O ki yapandır gökte180 burçlar846; ve yaptı orada** bir sırâc1233 ve bir Ay (ki) bir nurlandıran***.
Ahmed Samira: 61 Blessed (is) who made/put in the sky/space constellations and He made/put in it a lamp (light) and a luminous moon .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tebarake bereketlendi تَبَارَكَ برك
2 llezi O ki الَّذِي -
3 ceale yapandır جَعَلَ جعل
4 fi فِي -
5 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
6 burucen burçlar بُرُوجًا برج
7 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
8 fiha orada فِيهَا -
9 siracen bir sıra سِرَاجًا سرج
10 ve kameran ve bir ay وَقَمَرًا قمر
11 muniran nurlandıran مُنِيرًا نور

Notlar

Not 1: *Allah.**Gökte.***Aydınlatan, aydınlık veren.

Ayet 62

2915|25|62|وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ خِلْفَةً لِّمَنْ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوْ أَرَادَ شُكُورًا
2915|25|62|وهو الذي جعل اليل والنهار خلفه لمن اراد ان يذكر او اراد شكورا
62. Ve huvellezî cealel leyle ven nehâre hılfeten li men erâde en yezzekkere ev erâde şukûrâ(şukûren).
Ve O’dur*; ki yapandır geceyi ve gündüzü bir halife**; kimseye (ki) arzuladı ki zikreder78 ya da arzuladı bir şükür43.
Ahmed Samira: 62 And He is who made/put the night and the daytime different/succeeding (one another) to who wanted that he remembers or wanted gratefulness .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O’dur وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 ceale yapandır جَعَلَ جعل
4 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
5 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
6 hilfeten bir halife خِلْفَةً خلف
7 limen kimseye لِمَنْ -
8 erade arzuladı أَرَادَ رود
9 en ki أَنْ -
10 yezzekkera zikreder يَذَّكَّرَ ذكر
11 ev ya da أَوْ -
12 erade arzuladı أَرَادَ رود
13 şukuran bir şükür شُكُورًا شكر

Notlar

Not 1: *Allah'tır.**Ardışık gelen. Birbirinin yerine gelen.

Ayet 63

2916|25|63|وَعِبَادُ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى ٱلْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ ٱلْجَٰهِلُونَ قَالُوا۟ سَلَٰمًا
2916|25|63|وعباد الرحمن الذين يمشون علي الارض هونا واذا خاطبهم الجهلون قالوا سلما
63. Ve ibâdur rahmânillezîne yemşûne alel ardı hevnen ve izâ hâtabehumul câhilûne kâlû selâmâ(selâmen).
Ve kulları907 Rahmân'ın1 kimselerdir (ki) yürürler yeryüzünde bir hevn1234 (olarak); ve hitap ettiği zaman onlara cahiller489 derler: "Bir selâm98."
Ahmed Samira: 63 And the merciful’s worshippers/slaves (are) those who walk on the land/earth quietly/tranquilly , and if the lowly/ignorant conversed with them , they said: "Greeting/peace ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ibadu ve kulları وَعِبَادُ عبد
2 r-rahmani Rahmân'ın الرَّحْمَٰنِ رحم
3 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
4 yemşune yürürler يَمْشُونَ مشي
5 ala عَلَى -
6 l-erdi yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
7 hevnen bir hevn (olarak) هَوْنًا هون
8 ve iza ve وَإِذَا -
9 hatabehumu hitap ettiği zaman onlara خَاطَبَهُمُ خطب
10 l-cahilune cahiller الْجَاهِلُونَ جهل
11 kalu derler قَالُوا قول
12 selamen bir Selam’dır سَلَامًا سلم

Ayet 64

2917|25|64|وَٱلَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَٰمًا
2917|25|64|والذين يبيتون لربهم سجدا وقيما
64. Vellezîne yebîtûne li rabbihim succeden ve kıyâmâ(kıyâmen).
Kimselerdir (ki) olurlar gece171 Rablerine4 secde12 edenler ve kıyam143 edenler.
Ahmed Samira: 64 And those who spend the night to their Lord prostrating and keeping up .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine kimseler وَالَّذِينَ -
2 yebitune gece olurlar/yaparlar يَبِيتُونَ بيت
3 lirabbihim Rablerine لِرَبِّهِمْ ربب
4 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
5 ve kiyamen ve dikelenler/ayağa kalkanlar (olarak) وَقِيَامًا قوم

Ayet 65

2918|25|65|وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا
2918|25|65|والذين يقولون ربنا اصرف عنا عذاب جهنم ان عذابها كان غراما
65. Vellezîne yekûlûne rabbenasrif annâ azâbe cehenneme inne azâbehâ kâne garâmâ(garâmen).
Ve kimselerdir (ki) derler: "Rabbimiz4! İsrif et1236 bizden cehennem968 azabını; doğrusu azabı onun* oldu bir garâm1235**."
Ahmed Samira: 65 And those who say: "Our Lord divert from us Hell’s torture, that truly its torture was/is destruction ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir وَالَّذِينَ -
2 yekulune derler يَقُولُونَ قول
3 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
4 srif isrif et اصْرِفْ صرف
5 anna bizden عَنَّا -
6 azabe azabını عَذَابَ عذب
7 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 azabeha azabı onun عَذَابَهَا عذب
10 kane oldu كَانَ كون
11 garamen bir garam غَرَامًا غرم

Notlar

Not 1: *Cehennemin.**Sapkın aşık gibi bağlanıp zarar veren.

Ayet 66

2919|25|66|إِنَّهَا سَآءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا
2919|25|66|انها سات مستقرا ومقاما
66. İnnehâ sâet mustekarren ve mukâmâ(mukâmen).
Doğrusu o* kötüleşti** bir müstakarr881 ve bir makam (olarak).
Ahmed Samira: 66 That it truly was bad/harmful a settlement/establishment and residence.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inneha doğrusu o إِنَّهَا -
2 sa'et kötüleşti سَاءَتْ سوا
3 mustekarran bir müstakarr مُسْتَقَرًّا قرر
4 ve mukamen ve bir makam (olarak) وَمُقَامًا قوم

Notlar

Not 1: *Cehennem.**Geçmiş zaman tekil eylem. Yani anlarız ki cehennem sonradan kötüleşmiştir.

Ayet 67

2920|25|67|وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَنفَقُوا۟ لَمْ يُسْرِفُوا۟ وَلَمْ يَقْتُرُوا۟ وَكَانَ بَيْنَ ذَٰلِكَ قَوَامًا
2920|25|67|والذين اذا انفقوا لم يسرفوا ولم يقتروا وكان بين ذلك قواما
67. Vellezîne izâ enfekû lem yusrifû ve lem yakturû ve kâne beyne zâlike kavâmâ(kavâmen).
Ve kimselerdir (ki) infak6 ettikleri zaman asla israf463 etmezler ve asla kısmazlar*; ve oldular arasında bunun bir kıvam** (-da).
Ahmed Samira: 67 And those who if they spent, they did not waste/extravagate and they did not tighten/restrict and economize, and was (were) between that just .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir وَالَّذِينَ -
2 iza zaman إِذَا -
3 enfeku infak ettikleri أَنْفَقُوا نفق
4 lem asla لَمْ -
5 yusrifu israf etmezler يُسْرِفُوا سرف
6 velem ve asla وَلَمْ -
7 yekturu kısmazlar يَقْتُرُوا قتر
8 vekane ve oldular وَكَانَ كون
9 beyne arasında بَيْنَ بين
10 zalike bunun ذَٰلِكَ -
11 kavamen bir kıvam (-da) قَوَامًا قوم

Notlar

Not 1: *Dengede, tam kıvamında. Hamurun tam kıvamında olması gibi. Ne çok sert ne çok yumuşak.**Daraltmazlar, sıkmazlar, eli sıkı olmazlar.

Ayet 68

2921|25|68|وَٱلَّذِينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ يَلْقَ أَثَامًا
2921|25|68|والذين لا يدعون مع الله الها اخر ولا يقتلون النفس التي حرم الله الا بالحق ولا يزنون ومن يفعل ذلك يلق اثاما
68. Vellezîne lâ yed’ûne meallâhi ilâhen âhara ve lâ yaktulûnen nefselletî harremallâhu illâ bil hakkı ve lâ yeznûn(yeznûne), ve men yef’al zâlike yelka esâmâ(esâmen).
Ve kimselerdir (ki) çağırmazlar* Allah’la beraber öteki bir ilâhı1094; ve katletmezler35 bir nefsi201 o ki haram ettiğidir Allah'ın hakla649 (olması) dışında; ve zinâ1049 etmezler; ve kim faaliyet eder bunu** karşılaşır*** bir günaha1237.
Ahmed Samira: 68 And those who do not call with God another god, and they do not kill the self that God forbade except with the right/just , and they do not commit adultery/fornication , and who makes/does that, he meets/finds (a) sins’ punishment/compensation .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir وَالَّذِينَ -
2 la لَا -
3 yed'une çağırmazlar يَدْعُونَ دعو
4 mea beraber مَعَ -
5 llahi Allah’la اللَّهِ -
6 ilahen bir ilâh إِلَٰهًا اله
7 ahara öteki اخَرَ اخر
8 ve la ve وَلَا -
9 yektulune katletmezler يَقْتُلُونَ قتل
10 n-nefse bir nefsi النَّفْسَ نفس
11 lleti o ki الَّتِي -
12 harrame haram ettiğidir حَرَّمَ حرم
13 llahu Allah'ın اللَّهُ -
14 illa dışında إِلَّا -
15 bil-hakki hakla بِالْحَقِّ حقق
16 ve la ve وَلَا -
17 yeznune zina etmezler يَزْنُونَ زني
18 ve men ve kim وَمَنْ -
19 yef'al faaliyet eder يَفْعَلْ فعل
20 zalike bunu ذَٰلِكَ -
21 yelka karşılaşır يَلْقَ لقي
22 esamen bir günaha أَثَامًا اثم

Notlar

Not 1: *Davet etmezler, dua etmezler.**Ayette sayılanları.***Buluşur.

Ayet 69

2922|25|69|يُضَٰعَفْ لَهُ ٱلْعَذَابُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَيَخْلُدْ فِيهِۦ مُهَانًا
2922|25|69|يضعف له العذاب يوم القيمه ويخلد فيه مهانا
69. Yudâaf lehul azâbu yevmel kıyâmeti ve yahlud fîhî muhânâ(muhânen).
Katlandırılır* ona** azap kıyamet148 günü; ve kalır onda*** bir yıpratılıp çöktürülen (olarak).
Ahmed Samira: 69 The torture be doubled/multiplied for him (on) the Resurrection Day, and he be immortal/eternal in it, humiliated/disgraced .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yudaaf katmerlenir يُضَاعَفْ ضعف
2 lehu ona لَهُ -
3 l-azabu azap الْعَذَابُ عذب
4 yevme günü يَوْمَ يوم
5 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
6 ve yehlud ve kalır وَيَخْلُدْ خلد
7 fihi onda فِيهِ -
8 muhanen bir yıpratılıp çöktürülen مُهَانًا هون

Notlar

Not 1: *Katmerlendirilir, kat kat yapılır.**Bir önceki ayette işaret edilen kimseye.***Cehennemde.

Ayet 70

2923|25|70|إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يُبَدِّلُ ٱللَّهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَٰتٍ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
2923|25|70|الا من تاب وامن وعمل عملا صلحا فاوليك يبدل الله سياتهم حسنت وكان الله غفورا رحيما
70. İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).
Dışındadır* kimse (ki) tevbe33 etti ve iman47 etti; ve yaptı sâlih777 bir amel1072; öyle ki işte bunlar; değiştirir Allah kötülüklerini onların bir güzelliklere; ve oldu Allah bir Gafûr20; bir Rahîm2.
Ahmed Samira: 70 Except who repented and believed and made/did correct/righteous deeds, so those God exchanges/substitutes their sins/crimes (by) goodnesses, and God was/is forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimse مَنْ -
3 tabe tevbe etti تَابَ توب
4 ve amene ve iman etti وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
6 amelen bir amel عَمَلًا عمل
7 salihen bir salih صَالِحًا صلح
8 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
9 yubeddilu değiştirir يُبَدِّلُ بدل
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 seyyiatihim kötülüklerini onların سَيِّئَاتِهِمْ سوا
12 hasenatin bir güzelliklere حَسَنَاتٍ حسن
13 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر
16 rahimen bir Rahîm رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1: *Anlarız ki 25:68 ayetinde sayılan büyük günahları işleyenlere 25:70 ayetinde bu azaptan kurtulma reçetesi verilmiştir. Dikkat edilmesi gereken en büyük günah olan şirk günahı bile bağışlanabilmektedir. Ancak şirk günahı ile ölene ahirette bir bağışlama olmayacaktır.

Ayet 71

2924|25|71|وَمَن تَابَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَإِنَّهُۥ يَتُوبُ إِلَى ٱللَّهِ مَتَابًا
2924|25|71|ومن تاب وعمل صلحا فانه يتوب الي الله متابا
71. Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilallâhi metâbâ(metâben).
Ve kim tevbe33 etti ve yaptı bir sâlih777; doğrusu o (ki) tevbe33 eder* Allah'a doğru bir tevbe33 yerine**.
Ahmed Samira: 71 And who repented and made/did correct/righteous deeds, so that he truly repents to God repentance .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 tabe tevbe etti تَابَ توب
3 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
4 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
5 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
6 yetubu tevbe eder يَتُوبُ توب
7 ila doğru إِلَى -
8 llahi Allah'a اللَّهِ -
9 metaben bir tevbe yerine مَتَابًا توب

Notlar

Not 1: *Tevbe etmiş olur.**Tevbe yerine, zamanına, eylemine.

Ayet 77

2930|25|77|قُلْ مَا يَعْبَؤُا۟ بِكُمْ رَبِّى لَوْلَا دُعَآؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًۢا
2930|25|77|قل ما يعبوا بكم ربي لولا دعاوكم فقد كذبتم فسوف يكون لزاما
77. Kul mâ ya’beu bikum rabbî lev lâ duâukum, fe kad kezzebtum fe sevfe yekûnu lizâmâ(lizâmen).
De ki: “Önem verir/mühimser değildir sizleri Rabbim4; şayet olmasaydı duanız80; öyle ki muhakkak yalanladınız; öyle ki yakında olur bir lüzum/bir gereklilik."
Ahmed Samira: 77 Say: "My Lord does not care/bother with you, where it not for your call/prayer so you had lied/denied/falsified, so (your punishment) will be (a) necessity/obligation ."256

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ma değildir مَا -
3 yea'beu önem verir/mühimser يَعْبَأُ عبا
4 bikum sizleri بِكُمْ -
5 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
6 levla şayet olmasaydı لَوْلَا -
7 duaa'ukum duanız/çağrınız دُعَاؤُكُمْ دعو
8 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
9 kezzebtum yalanladınız كَذَّبْتُمْ كذب
10 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
11 yekunu olur يَكُونُ كون
12 lizamen bir lüzum/bir gereklilik لِزَامًا لزم

Notlar

Not: İnsanoğlunun duası yani Yüce Allah'a çağrısı olmasa kendisine değer verilecek bir yanı yoktur. İnsanı değerli kılan ona verilen akıldır, bilgeliktir. Bu akıl ve bilgelikle kendisini yaratan tek Yüce Allah'a dua ettiğinde Yüce Allah katında değerlenir. Ayetten anlıyoruz ki insanların çoğu bunu yalanlamıştır. Tek Rablerine dua edeceklerine O'nun astından da ilahlar edinmişler ve Yüce Allah'ın yetkisine bunları da ortak etmişlerdir. Şirke girmişlerdir. Müşrik olmuşlardır. Bu yalanlamanın da elbette yakında zamanda lüzumlu olarak bir karşılığı olacaktır. Bir gereklilik olarak verilecek bu karşılık bir azaptır. Yüce Allah'ın ayette 'لِزَامًۢا' 'lizâmâ' kelimesini kullanması da büyük bir işarettir. Anlaşılır ki Yüce Allah bu karşılığı isteyerek/mutlu olarak vermemektedir. Gerekli olduğu için, lüzum olduğu için bu ceza verilir. Demek ki insanların çoğu Yüce Allah'la yaptıkları antlaşmayı ihlal etmiştir. Bu antlaşma gereği verilecek olan ceza/karşılık da azap olmuştur. Bu antlaşma bilinçlerimiz avatar bedenlerimize transfer edilmeden önce, hiperuzayda yani Yüce Allah'ın arşında yapıldı. Antlaşmanın özü Yüce Allah'ı tek ilah olarak kabul etmek ve O'nun astlarından hiçbir şeyi O'nun hükmüne ortak etmemekti.