Sure 22: Hac/Delille Tartışma

Ayet Sayısı: 78
ٱلْحَجّ

Ayet 1

2594|22|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ ٱلسَّاعَةِ شَىْءٌ عَظِيمٌ
2594|22|1|يايها الناس اتقوا ربكم ان زلزله الساعه شي عظيم
1. Yâ eyyuhen nâsuttekû rabbekum, inne zelzeletes sâati şey’un azîm(azîmun).
Ey insanlar! Takvalı21 olun Rabbinize4; doğrusu sâatin470 zelzelesi* azametli** bir şeydir.
Ahmed Samira: 1 You, you the people, fear and obey your Lord, that the Hour’s/Resurrection’s shaking/rumbling/moving (is) a great thing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 tteku takvalı olun اتَّقُوا وقي
4 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 zelzelete zelzelesi زَلْزَلَةَ زلزل
7 s-saati sâatin السَّاعَةِ سوع
8 şey'un bir şeydir شَيْءٌ شيا
9 azimun bir azametli عَظِيمٌ عظم

Notlar

Not 1: *Sarsıntısı.**Görkemli, ululu, büyük.

Ayet 2

2595|22|2|يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّآ أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى ٱلنَّاسَ سُكَٰرَىٰ وَمَا هُم بِسُكَٰرَىٰ وَلَٰكِنَّ عَذَابَ ٱللَّهِ شَدِيدٌ
2595|22|2|يوم ترونها تذهل كل مرضعه عما ارضعت وتضع كل ذات حمل حملها وتري الناس سكري وما هم بسكري ولكن عذاب الله شديد
2. Yevme teravnehâ tezhelu kullu murdıatin ammâ erdaat ve tedau kullu zâti hamlin hamlehâ ve teren nâse sukârâ ve mâ hum bi sukârâ ve lâkinne azâballâhi şedîd(şedîdun).
Gündür (ki) görürsünüz onu*; donakalır** her bir emziren neyi emzirdiğine (karşı); ve bırakır her bir taşıma*** sahibi taşıdığını****; ve görürsün insanları sarhoşlar1138 ve (oysa) değillerdir onlar sarhoşlar1138; velakin/fakat Allah'ın azabı bir şiddetlidir.
Ahmed Samira: 2 A day/time you see/understand it, every/each breast feeder forgets/neglects of what she breast fed, every/each (owner) of a load/pregnancy gives birth/drops her load/pregnancy, and you see/understand the people intoxicated/loosing judgment , and they are not with intoxicated/loosing judgment, and but God’s punishment (is) strong (severe).

Notlar

Not 1: *Sâati.**Sersemler, afallar.***Hamilelik.****Hamileliğini.

Ayet 3

2596|22|3|وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَٰنٍ مَّرِيدٍ
2596|22|3|ومن الناس من يجدل في الله بغير علم ويتبع كل شيطن مريد
3. Ve minen nâsi men yucâdilu fîllâhi bi gayri ilmin ve yettebiu kulle şeytânin merîd(merîdin).
Ve insanlardan kimi mücadele* eder Allah'ta** olmaksızın bir ilim1143; ve tabi olur her bir dirençli/inatçı şeytâna29.
Ahmed Samira: 3 And from the people, who argues/disputes in (about) God without knowledge, and He follows every rebellious/mutinous devil.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mine ve وَمِنَ -
2 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
3 men kimi مَنْ -
4 yucadilu mücadele eder يُجَادِلُ جدل
5 fi فِي -
6 llahi Allah'ta اللَّهِ -
7 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
8 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
9 ve yettebiu ve tabi olur وَيَتَّبِعُ تبع
10 kulle her bir كُلَّ كلل
11 şeytanin şeytâna شَيْطَانٍ شطن
12 meridin dirençli/inatçı مَرِيدٍ مرد

Notlar

Not 1: *Cihat eder.**Fi edatı, Allah'ın içinde. Bir şeyin içinde olup da onun hakkında tartışmak gibi. Denizdeki balığın deniz hakkında bir ilim sahibi olmadığı halde yalan yanlış bilgilere sahip olması gibi.

Ayet 4

2597|22|4|كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُۥ مَن تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُۥ يُضِلُّهُۥ وَيَهْدِيهِ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ
2597|22|4|كتب عليه انه من تولاه فانه يضله ويهديه الي عذاب السعير
4. Kutibe aleyhi ennehu men tevellâhu fe ennehu yudılluhu ve yehdîhi ilâ azâbis saîr(saîri).
Yazıldı aleyhinde onun* ki o (kimse); kim veli28 edindi onu**; öyle ki doğrusu o*** dalalete128 düşürür*** onu****; ve kılavuzluk eder*** ona***** sa‘îr809 azaba doğru.
Ahmed Samira: 4 It was written/decreed on him that who followed him (the devil), that he (the devil) misguides him, and he (the devil) guides him to the torture, the blazing/inflamed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kutibe yazıldı كُتِبَ كتب
2 aleyhi aleyhine onun عَلَيْهِ -
3 ennehu ki o أَنَّهُ -
4 men kim مَنْ -
5 tevellahu veli edindi onu تَوَلَّاهُ ولي
6 feennehu öyle ki doğrusu o فَأَنَّهُ -
7 yudilluhu dalalete düşürür onu يُضِلُّهُ ضلل
8 ve yehdihi ve kılavuzluk eder ona وَيَهْدِيهِ هدي
9 ila doğru إِلَىٰ -
10 azabi azaba عَذَابِ عذب
11 s-seiyri sa’îr السَّعِيرِ سعر

Notlar

Not 1: *Kimsenin.**Şeytânı.***Şeytân.****Kimseyi.*****Kimseye.

Ayet 5

2598|22|5|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍ مِّنَ ٱلْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَٰكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِى ٱلْأَرْحَامِ مَا نَشَآءُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنۢ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔا وَتَرَى ٱلْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنۢبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ
2598|22|5|يايها الناس ان كنتم في ريب من البعث فانا خلقنكم من تراب ثم من نطفه ثم من علقه ثم من مضغه مخلقه وغير مخلقه لنبين لكم ونقر في الارحام ما نشا الي اجل مسمي ثم نخرجكم طفلا ثم لتبلغوا اشدكم ومنكم من يتوفي ومنكم من يرد الي ارذل العمر لكيلا يعلم من بعد علم شيا وتري الارض هامده فاذا انزلنا عليها الما اهتزت وربت وانبتت من كل زوج بهيج
5. Yâ eyyuhen nâsu in kuntum fî raybin minel ba’si fe innâ halaknâkum min turâbin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fîl erhâmi mâ neşâu ilâ ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugû eşuddekum ve minkum men yuteveffâ ve minkum men yuraddu ilâ erzelil umuri li keylâ ya’leme min ba’di ilmin şey’â(şey’an), ve terel arda hâmideten fe izâ enzelnâ aleyhel mâehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behîc(behîcin).
Ey insanlar! Eğer olduysanız bir şüphede dirilmekten; öyle ki biz yarattık sizleri turâbinden428; sonra bir nutfeden959; sonra bir alaktan816; sonra mudğadan1140 (ki) bir muhallaka1139 ve olmaksızın bir muhallaka1139; beyan226 etmek için sizlere; ve kararlı kılarız rahimlerde dilediğimiz kadar belirlenmiş bir ecele; sonra çıkarırız sizleri bir tıfıl* (olarak); sonra ulaşmanız için şiddetlinize; ve sizlerden kimi vefat621 ettirilir; ve sizlerden kimi geri döndürülür** reziline kadar ömrün; bilmemesi için sonrasında bir ilim1143; bir şey; ve görürsün yeri bir sönmüş/durulmuş; öyle ki indirdiğimiz zaman üzerine*** suyu; titreşir**** ve kabarır****; ve bitirir**** her bir behîc147 zevceden***** .
Ahmed Samira: 5 You, you the people, if you were in doubt/suspicion from the resurrection/revival, so We created you from dust/earth, then from a drop/males’ or female’s secretion/little water, then from a blood clot/sperm/semen , then from a piece of something chew able of flesh or other evened/smoothed/kneadable, and other than (that) not evened/smoothed/kneadable, to clarify/explain to you, and We settle/establish in the wombs/uteruses what We will/want to a named/identified term/time, then We bring you out (as) a child/children, then to reach your maturity/strength, and from you who (is) made to die, and from you who is returned to the life time’s worst/meanest , so that he not know from after knowledge a thing, and you see/understand the earth/Planet Earth quiet/lifeless , so if We descended on it the water, it shook/moved, and it grew/increased, and it sprouted/grew from every pair delightful/cheering .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 in eğer إِنْ -
4 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
5 fi فِي -
6 raybin bir kuşkuda رَيْبٍ ريب
7 mine مِنَ -
8 l-bea'si dirilmekten الْبَعْثِ بعث
9 feinna öyle ki biz فَإِنَّا -
10 haleknakum yarattık sizleri خَلَقْنَاكُمْ خلق
11 min مِنْ -
12 turabin turabinden تُرَابٍ ترب
13 summe sonra ثُمَّ -
14 min مِنْ -
15 nutfetin bir nutfeden نُطْفَةٍ نطف
16 summe sonra ثُمَّ -
17 min مِنْ -
18 alekatin bir alaktan عَلَقَةٍ علق
19 summe sonra ثُمَّ -
20 min مِنْ -
21 mudgatin mudgadan مُضْغَةٍ مضغ
22 muhallekatin bir muhallaka مُخَلَّقَةٍ خلق
23 ve gayri ve olmaksızın وَغَيْرِ غير
24 muhallekatin bir muhallaka مُخَلَّقَةٍ خلق
25 linubeyyine beyan etmek için لِنُبَيِّنَ بين
26 lekum sizlere لَكُمْ -
27 ve nukirru ve kararlaştırırız وَنُقِرُّ قرر
28 fi فِي -
29 l-erhami rahimlerde الْأَرْحَامِ رحم
30 ma مَا -
31 neşa'u dilediğimizi نَشَاءُ شيا
32 ila kadar إِلَىٰ -
33 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
34 musemmen belirlenmiş مُسَمًّى سمو
35 summe sonra ثُمَّ -
36 nuhricukum çıkarırız sizleri نُخْرِجُكُمْ خرج
37 tiflen bir tıfıl (olarak) طِفْلًا طفل
38 summe sonra ثُمَّ -
39 liteblugu ulaşmanız için لِتَبْلُغُوا بلغ
40 eşuddekum şiddetkinize أَشُدَّكُمْ شدد
41 ve minkum ve sizlerden وَمِنْكُمْ -
42 men kimi مَنْ -
43 yuteveffa vefat ettirilir يُتَوَفَّىٰ وفي
44 ve minkum ve sizlerden وَمِنْكُمْ -
45 men kimi مَنْ -
46 yuraddu reddedilir يُرَدُّ ردد
47 ila kadar إِلَىٰ -
48 erzeli reziline أَرْذَلِ رذل
49 l-umuri ömrün الْعُمُرِ عمر
50 likeyla لِكَيْلَا -
51 yea'leme bilmemesi için يَعْلَمَ علم
52 min مِنْ -
53 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
54 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
55 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
56 ve tera ve görürsün وَتَرَى راي
57 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
58 hamideten sönmüş/durmuş هَامِدَةً همد
59 feiza öyle ki فَإِذَا -
60 enzelna indirdiğimiz zaman أَنْزَلْنَا نزل
61 aleyha üzerine عَلَيْهَا -
62 l-mae suyu الْمَاءَ موه
63 htezzet titreşir اهْتَزَّتْ هزز
64 ve rabet ve kabarır وَرَبَتْ ربو
65 ve enbetet ve bitirir وَأَنْبَتَتْ نبت
66 min مِنْ -
67 kulli her كُلِّ كلل
68 zevcin zevceden زَوْجٍ زوج
69 behicin behîc بَهِيجٍ بهج

Notlar

Not 1: *Çocuk.**İtilir, reddedilir.***Yerin.****Yer.*****Çiftten, eşten.

Ayet 6

2599|22|6|ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّهُۥ يُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَأَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
2599|22|6|ذلك بان الله هو الحق وانه يحي الموتي وانه علي كل شي قدير
6. Zâlike bi ennallâhe huvel hakku ve ennehu yuhyil mevtâ ve ennehu alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).
İşte budur; çünkü Allah (ki) O'dur* Hakk1114; ve ki O* hayat verir ölülere ve ki O* her bir şey üzerine bir Kadîr’dir177.
Ahmed Samira: 6 That (is) with that God, He is the truth , and that He revives/makes alive the deads, and that He (is) on every thing capable/able .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 bienne çünkü بِأَنَّ -
3 llahe Allah اللَّهَ -
4 huve O هُوَ -
5 l-hakku Hakk’tır الْحَقُّ حقق
6 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
7 yuhyi hayat verir يُحْيِي حيي
8 l-mevta ölülere الْمَوْتَىٰ موت
9 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 kulli her كُلِّ كلل
12 şey'in şey شَيْءٍ شيا
13 kadirun bir Kadîr’dir قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 7

2600|22|7|وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ لَّا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبْعَثُ مَن فِى ٱلْقُبُورِ
2600|22|7|وان الساعه اتيه لا ريب فيها وان الله يبعث من في القبور
7. Ve ennes sâate âtiyetun lâ raybe fîhâ ve ennallâhe yeb’asu men fîl kubûr(kubûri).
Ve ki sâat470 bir gelendir; yoktur şüphe onda*; ve ki Allah dirildir1141 kimseleri kabirlerde1142.
Ahmed Samira: 7 And that the Hour/Resurrection is coming no doubt/suspicion in it, and that God sends/resurrects who (is) in the graves/burial places.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enne ve ki وَأَنَّ -
2 s-saate sâat السَّاعَةَ سوع
3 atiyetun bir gelendir اتِيَةٌ اتي
4 la yoktur لَا -
5 raybe şüphe رَيْبَ ريب
6 fiha onda فِيهَا -
7 ve enne ve ki وَأَنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 yeb'asu dirildir يَبْعَثُ بعث
10 men kimseleri مَنْ -
11 fi فِي -
12 l-kuburi kabirlerde الْقُبُورِ قبر

Notlar

Not 1: *Sâatin gelmesinde.

Ayet 8

2601|22|8|وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَٰبٍ مُّنِيرٍ
2601|22|8|ومن الناس من يجدل في الله بغير علم ولا هدي ولا كتب منير
8. Ve minen nâsi men yucâdilu fîllâhi bi gayri ilmin ve lâ huden ve lâ kitâbin munîr(munîrin).
Ve insanlardan kimi mücadele* eder Allah’ta** olmaksızın bir ilim1143; ve ne de bir kılavuz192; ve ne de bir nurlu kitap***.
Ahmed Samira: 8 And from the people who argues/disputes in (about) God without knowledge, and nor guidance, and nor a luminous/enlightening Book .

Notlar

Not 1: *Cihat.**Fi edatı (+). İçinde demektir. Bir balığın içinde bulunduğu deniz hakkında bir ilim sahibi olmadan yalan yanlış şeylere iman etmesi gibi.***Yazıt, bilgi içeren yazılar.

Ayet 9

2602|22|9|ثَانِىَ عِطْفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا خِزْىٌ وَنُذِيقُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ
2602|22|9|ثاني عطفه ليضل عن سبيل الله له في الدنيا خزي ونذيقه يوم القيمه عذاب الحريق
9. Sâniye ıtfihî li yudılle an sebîlillâh(sebîlillâhi), lehu fid dunyâ hızyun ve nuzîkuhu yevmel kıyâmeti azâbel harîk(harîkı).
Eğer/büker yanını* dalalete128 düşürmeye Allah'ın yolundan336; onadır** dünyada bir hizyet1118; ve tattırırız ona** kıyamet günü148 yakma azabını.
Ahmed Samira: 9 Turning his neck violently objecting to misguide from God’s way/path , for him in the present world (is) shame/scandal/disgrace, and We make him taste/experience (on) the Resurrection Day the burning’s torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 saniye eğer/büker ثَانِيَ ثني
2 itfihi yanını عِطْفِهِ عطف
3 liyudille dalalete düşürmeye لِيُضِلَّ ضلل
4 an عَنْ -
5 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 lehu onadır لَهُ -
8 fi فِي -
9 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
10 hizyun bir hizyet خِزْيٌ خزي
11 ve nuzikuhu ve tattırırız ona وَنُذِيقُهُ ذوق
12 yevme günü يَوْمَ يوم
13 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
14 azabe azabını عَذَابَ عذب
15 l-hariki yakma الْحَرِيقِ حرق

Notlar

Not 1: *Vücudunun yanını; mecazî anlam: kibirlenmek, yüz çevirmek gururla sırt dönme.**Yüce Allah'ın yolundan insanları saptıran kimseye.

Ayet 10

2603|22|10|ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ
2603|22|10|ذلك بما قدمت يداك وان الله ليس بظلم للعبيد
10. Zâlike bimâ kaddemet yedâke ve ennallâhe leyse bi zallâmin lil abîd(abîdi).
İşte bu; kıdemlendiğindendir601* senin** iki elinin ve ki Allah olmaz kullara907 bir zulmetmeye257.
Ahmed Samira: 10 That (is) because (of) what your hands advanced/introduced , and that God is not with an unjust/oppressor to the worshippers/slaves.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 bima بِمَا -
3 kaddemet kıdemlendiğindendir قَدَّمَتْ قدم
4 yedake senin iki elinin يَدَاكَ يدي
5 ve enne ve ki وَأَنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 leyse olmaz لَيْسَ ليس
8 bizellamin bir zulmetmeye بِظَلَّامٍ ظلم
9 lil'abidi kullara لِلْعَبِيدِ عبد

Notlar

Not 1: *Kademe aldığındandır.**Muhatap kıyamet gününde yakma azabına çarptırılan kimsedir.

Ayet 11

2604|22|11|وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ
2604|22|11|ومن الناس من يعبد الله علي حرف فان اصابه خير اطمان به وان اصابته فتنه انقلب علي وجهه خسر الدنيا والاخره ذلك هو الخسران المبين
11. Ve minen nâsi men ya’budullâhe alâ harf(harfın), fe in asâbehu hayrunıtmeenne bih(bihî), ve in asâbethu fitnetuninkalebe alâ vechihî, hasired dunyâ vel âhıreh(âhırete), zâlike huvel husrânul mubîn(mubînu).
Ve insanlardan kimi kulluk46 eder Allah'a bir kenar* üzerine; öyle ki eğer isabet ettiyse ona** bir hayır; tatmin oldu onunla***; ve eğer isabet ettiyse ona** bir fitne610 ters döndü**** yüzü üzerine; hüsran etti***** dünyayı ve ahireti; işte budur; o****** apaçık hüsrandır.
Ahmed Samira: 11 And from the people who worships God on edge, so if goodness struck/marked him he became assured/secured with it, and if test/betrayal/torture struck/marked him, he returned on his face/front , he lost the present world and the end (other life), that (is) the loss/misguidance and punishment, the clear/evident .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mine ve وَمِنَ -
2 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
3 men kimi مَنْ -
4 yea'budu kulluk eder يَعْبُدُ عبد
5 llahe Allah'a اللَّهَ -
6 ala üzerine عَلَىٰ -
7 harfin bir kenara حَرْفٍ حرف
8 fe in öyle ki eğer فَإِنْ -
9 esabehu isabet ettiyse ona أَصَابَهُ صوب
10 hayrun bir hayır خَيْرٌ خير
11 tmeenne tatmin oldu اطْمَأَنَّ طمن
12 bihi onunla بِهِ -
13 ve in ve eğer وَإِنْ -
14 esabethu isabet ettiyse ona أَصَابَتْهُ صوب
15 fitnetun bir fitne فِتْنَةٌ فتن
16 nkalebe tersine döndü انْقَلَبَ قلب
17 ala üzerine عَلَىٰ -
18 vechihi yüzü وَجْهِهِ وجه
19 hasira hüsran etti خَسِرَ خسر
20 d-dunya dünyayı الدُّنْيَا دنو
21 vel'ahirate ve ahireti وَالْاخِرَةَ اخر
22 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
23 huve o هُوَ -
24 l-husranu hüsrandır الْخُسْرَانُ خسر
25 l-mubinu apaçık الْمُبِينُ بين

Notlar

Not 1: *Kıyı, sınır.**Kimseye.***Hayırla.****Allah'a kulluk etmekten başka arayışlara girdi.*****O kimse.******Dünya ve ahiretini yakması

Ayet 12

2605|22|12|يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ
2605|22|12|يدعوا من دون الله ما لا يضره وما لا ينفعه ذلك هو الضلل البعيد
12. Yed’û min dûnillâhi mâ lâ yedurruhû ve mâ lâ yenfeuh(yenfeuhu), zâlike huved dalâlul baîd(baîdu).
Çağırır* Allah’ın astından zarar veremeyeni ona** ve menfaat sağlayamayanı ona**; işte budur; o*** uzak dalalettir128.
Ahmed Samira: 12 He calls from other than God what does not harm him and what does not benefit him, that (is) the misguidance thefar/distant.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yed'u çağırırlar يَدْعُو دعو
2 min مِنْ -
3 duni astından دُونِ دون
4 llahi Allah’ın اللَّهِ -
5 ma مَا -
6 la لَا -
7 yedurruhu zarar veremeyene ona يَضُرُّهُ ضرر
8 ve ma ve وَمَا -
9 la لَا -
10 yenfeuhu menfaat sağlayamayana ona يَنْفَعُهُ نفع
11 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
12 huve o هُوَ -
13 d-delalu dalalettir الضَّلَالُ ضلل
14 l-beiydu uzak الْبَعِيدُ بعد

Notlar

Not 1: *Dua eder, davet eder.**Kendisine.***Allah'ın astından idollere dua etmek, çağrıda bulunmak.

Ayet 13

2606|22|13|يَدْعُوا۟ لَمَن ضَرُّهُۥٓ أَقْرَبُ مِن نَّفْعِهِۦ لَبِئْسَ ٱلْمَوْلَىٰ وَلَبِئْسَ ٱلْعَشِيرُ
2606|22|13|يدعوا لمن ضره اقرب من نفعه لبيس المولي ولبيس العشير
13. Yed’û le men darruhû akrabu min nef’ıh(nef’ıhî), le bi’sel mevlâ ve le bi’sel aşîr(aşîru).
Çağırır* kimseyi** (ki) zararı onun daha yakındır menfaatinden onun; ne kötü mevlâ68 (oldu) ve ne kötü birliktelik*** (oldu).
Ahmed Samira: 13 He calls who (E) his harm (is) nearer/closer than his benefit, how bad (E) (is) the ally, and how bad (E) (is) the associate/companion ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yed'u çağırır يَدْعُو دعو
2 lemen kimseye لَمَنْ -
3 derruhu zararı onun ضَرُّهُ ضرر
4 ekrabu daha yakın أَقْرَبُ قرب
5 min مِنْ -
6 nef'ihi menfaatinden نَفْعِهِ نفع
7 lebi'se ne kötü لَبِئْسَ باس
8 l-mevla mevla الْمَوْلَىٰ ولي
9 velebi'se ve ne kötü وَلَبِئْسَ باس
10 l-aşiru birliktelik الْعَشِيرُ عشر

Notlar

Not 1: *Dua eder, davet eder.**Yüce Allah'ın astından olup kendisine sözde ilâhlık payesi verilenler.***Arkadaşlık.

Ayet 14

2607|22|14|إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ
2607|22|14|ان الله يدخل الذين امنوا وعملوا الصلحت جنت تجري من تحتها الانهر ان الله يفعل ما يريد
14. İnnallâhe yudhılullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti cennâtin tecrî min tahtihel enhâr(enhâru), innallâhe yef’alu mâ yurîd(yurîdu).
Doğrusu Allah girdirir iman47 etmiş ve sâlihât18 yapmış kimseleri cennetlere970; akar altından onun* nehirler; doğrusu Allah faaliyete geçirir arzu ettiğini.
Ahmed Samira: 14 That God enters those who believed and made/did the correct/righteous deeds, treed gardens/paradises, the rivers/waterways run/flow from beneath/below it , that God makes/does what He wills/wants .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 yudhilu girdirir يُدْخِلُ دخل
4 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
5 amenu iman etmiş امَنُوا امن
6 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
7 s-salihati salihât الصَّالِحَاتِ صلح
8 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
9 tecri akar تَجْرِي جري
10 min مِنْ -
11 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
12 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 llahe Allah اللَّهَ -
15 yef'alu faaliyet eder يَفْعَلُ فعل
16 ma مَا -
17 yuridu arzu ettiğine يُرِيدُ رود

Notlar

Not 1: *Cennetin.

Ayet 15

2608|22|15|مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَهُ ٱللَّهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ إِلَى ٱلسَّمَآءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُۥ مَا يَغِيظُ
2608|22|15|من كان يظن ان لن ينصره الله في الدنيا والاخره فليمدد بسبب الي السما ثم ليقطع فلينظر هل يذهبن كيده ما يغيظ
15. Men kâne yezunnu en len yensurehullâhu fîd dunyâ vel âhıreti felyemdud bi sebebin iles semâi summel yakta’ felyenzur hel yuzhibennekeyduhu mâ yagîz(yagîzu).
Kim oldu zanneder1144 ki asla yardım etmez ona Allah dünyada ve ahirette; öyle ki uzansın bir sebeple* göğe180 doğru; sonra kessin**; öyle ki baksın***; giderir mi taktiği/planı onun öfkelendiğini?
Ahmed Samira: 15 Who was thinking/assuming that God will never/not give him victory/aid in the present world and the end (other life), so he should extend/spread with a motive/connection to the sky/space, then he should cut (it) off/sever , so he should look/see does his plot/conspiracy/deceit eliminate (E) what angers/enrages (him)?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kim مَنْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 yezunnu zanneder يَظُنُّ ظنن
4 en ki أَنْ -
5 len asla لَنْ -
6 yensurahu yardım etmez ona يَنْصُرَهُ نصر
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 fi فِي -
9 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
10 vel'ahirati ve ahirette وَالْاخِرَةِ اخر
11 felyemdud öyle ki uzansın فَلْيَمْدُدْ مدد
12 bisebebin bir sebeple بِسَبَبٍ سبب
13 ila doğru إِلَى -
14 s-semai göğe السَّمَاءِ سمو
15 summe sonra ثُمَّ -
16 lyektaa' kessin لْيَقْطَعْ قطع
17 felyenzur öyle ki baksın فَلْيَنْظُرْ نظر
18 hel mi? هَلْ -
19 yuzhibenne giderir mi يُذْهِبَنَّ ذهب
20 keyduhu düzeni كَيْدُهُ كيد
21 ma مَا -
22 yegizu öfkelendiği يَغِيظُ غيظ

Notlar

Not 1: *Bir nedenle, bir amaçla; bir bağlantıyla.**Sebeple arasındakini, aradaki bağlantıyı.***Durumu bir görsün.

Ayet 16

2609|22|16|وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ وَأَنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يُرِيدُ
2609|22|16|وكذلك انزلنه ايت بينت وان الله يهدي من يريد
16. Ve kezâlike enzelnâhu âyâtin beyyinâtin ve ennallâhe yehdî men yurîd(yurîdu).
Ve işte böyledir; indirdik onu* beyanatlı620 ayetler389 (olarak); ve ki Allah kılavuzlar192 dilediği kimseyi**.
Ahmed Samira: 16 And like that We descended it evidences/signs/verses, evidences, and that God guides whom He wills/wants .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
3 ayatin ayetler (olarak) ايَاتٍ ايي
4 beyyinatin beyanatlı بَيِّنَاتٍ بين
5 ve enne ve ki وَأَنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
8 men kimseye مَنْ -
9 yuridu dilediği يُرِيدُ رود

Notlar

Not 1: *Kur'ân'ı.**Rabbimiz dilemedikçe hiçbir kimse doğru yolu bulamaz.

Ayet 17

2610|22|17|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلصَّٰبِـِٔينَ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلْمَجُوسَ وَٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
2610|22|17|ان الذين امنوا والذين هادوا والصبين والنصري والمجوس والذين اشركوا ان الله يفصل بينهم يوم القيمه ان الله علي كل شي شهيد
17. İnnellezîne âmenû vellezîne hâdû ves sâbiîne ven nasârâ vel mecûse vellezîne eşrekû innallâhe yafsılu beynehum yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), innallâhe alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun).
Doğrusu (ki) iman47 etmiş kimseler; ve yahudileşmiş267 kimseler; ve Sâbiîler266; ve Nasârâlılar268; ve Mecûsiler270; ve kimseler (ki) şirke71 girdiler*; doğrusu Allah ayırır** arasını onların kıyamet günü148; doğrusu Allah her bir şey üzerine bir şahittir/tanıktır.
Ahmed Samira: 17 That those who believed, and those who repented/Jews , and the Sabians/converts , and the Christians , and the magians/sun and fire worshippers , and those who shared/made partners (with God), that God separates/judges between them (on) the Resurrection Day, that God (is) on every thing witnessing .

Notlar

Not 1: *Ortak koştular. Yüce Allah'la birlikte O'nun astından ilâhlar edindiler.**Yüce Allah ortak koşarak Yüce Allah'a iman etmiş kimseleri diğerlerinden direkt olarak ayırır. Bu kimseler cehenneme girdirilir. Not: 2:62, 5:69, 22:17 ayetleri cennetlere girmenin minimum/asgari/en az şartlarını bildirmektedir. 22:17 ayetinde ayrıca cehenneme girmemenin yolu olan şirke günahına bir vurgu vardır.

Ayet 18

2611|22|18|أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ
2611|22|18|الم تر ان الله يسجد له من في السموت ومن في الارض والشمس والقمر والنجوم والجبال والشجر والدواب وكثير من الناس وكثير حق عليه العذاب ومن يهن الله فما له من مكرم ان الله يفعل ما يشا
18. E lem tera ennallâhe yescudu lehu men fis semâvâti ve men fîl ardı veş şemsu vel kameru ven nucûmu vel cibâlu veş şeceru ved devabbu ve kesîrun minen nâs(nâsi), ve kesîrun hakka aleyhil azâb(azâbu), ve men yuhinillâhu fe mâ lehu min mukrim(mukrimin), innallâhe yef’alu mâ yeşâ’(yeşâu).(SECDE ÂYETİ)
Hiç görmez misin ki Allah'a; secde70 eder O'na*, göklerdeki436 kimse ve yerdeki kimse; ve Güneş; ve Ay; ve yıldızlar; ve dağlar; ve ağaç92; ve dâbbeler599; ve insanlardan çoğu; ve çoğu (insan) hak etti kendi üzerine azabı; ve kimse (ki) aşağılar Allah; öyle ki olmaz ona*** hiçbir değer veren; doğrusu Allah yapar dilediğini.
Ahmed Samira: 18 Do you not see that God prostrates to Him who (is) in the skies/space and who (is) in the earth/Planet Earth, and the sun and the moon, and the stars/planets, and the mountains , and the trees, and the walkers/creepers/crawlers , and many of the people, and many became imminent/deserved on him the torture, and who God humiliates/disgraces/degrades so (there is) no honourer (supporter) for him, that God makes/does what He wills/wants .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin? تَرَ راي
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah'a اللَّهَ -
5 yescudu secde eder/diz çöküp boyun eğer يَسْجُدُ سجد
6 lehu O'na لَهُ -
7 men kimse مَنْ -
8 fi فِي -
9 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
10 ve men ve kimse وَمَنْ -
11 fi فِي -
12 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
13 ve şşemsu ve Güneş وَالشَّمْسُ شمس
14 velkameru ve Ay وَالْقَمَرُ قمر
15 ve nnucumu ve yıldızlar وَالنُّجُومُ نجم
16 velcibalu ve dağlar وَالْجِبَالُ جبل
17 ve şşeceru ve ağaç وَالشَّجَرُ شجر
18 ve ddevabbu ve hareketli canlılar وَالدَّوَابُّ دبب
19 ve kesirun ve çoğu وَكَثِيرٌ كثر
20 mine -dan مِنَ -
21 n-nasi insanlar- النَّاسِ نوس
22 vekesirun ve çoğu وَكَثِيرٌ كثر
23 hakka hak etti حَقَّ حقق
24 aleyhi üzerine عَلَيْهِ -
25 l-azabu azabı الْعَذَابُ عذب
26 ve men ve kimse وَمَنْ -
27 yuhini aşağılar يُهِنِ هون
28 llahu Allah اللَّهُ -
29 fema öyle ki olmaz فَمَا -
30 lehu ona لَهُ -
31 min hiçbir مِنْ -
32 mukrimin değer veren مُكْرِمٍ كرم
33 inne doğrusu إِنَّ -
34 llahe Allah اللَّهَ -
35 yef'alu yapar يَفْعَلُ فعل
36 ma مَا -
37 yeşa'u dilediğini يَشَاءُ شيا

Notlar

Not 1: *Allah'a.**Kozmik ağ. Dallanmış budaklanmış galaksiler sistemi. ***Yüce Allah'ın aşağıladığı kimsenin dünyaya ve ahirette hiçbir değeri olmaz.

Ayet 19

2612|22|19|هَٰذَانِ خَصْمَانِ ٱخْتَصَمُوا۟ فِى رَبِّهِمْ فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِّن نَّارٍ يُصَبُّ مِن فَوْقِ رُءُوسِهِمُ ٱلْحَمِيمُ
2612|22|19|هذان خصمان اختصموا في ربهم فالذين كفروا قطعت لهم ثياب من نار يصب من فوق روسهم الحميم
19. Hâzâni hasmânihtesamû fî rabbihim fellezîne keferû kuttıat lehum siyâbun min nâr(nârin), yusabbu min fevkı ruûsihumul hamîm(hamîmu).
İşte şu ikisi; iki hasım*; hasımlaştılar** Rableri435 hakkında; öyle ki kâfirlik25 etmiş kimselere (ki) kesildi onlara ateşten elbiseler803; dökülür başlarının üstenden hamîm804.
Ahmed Samira: 19 Those two, two disputers/adversaries disputed/controverted/argued in their Lord, so those who disbelieved, clothes/garments/dresses were cut for them from fire, the hot/cold water is being poured from above their heads.

Notlar

Not 1: *Karşı/zıt taraf.**Zıtlaştılar, tartıştılar.

Ayet 20

2613|22|20|يُصْهَرُ بِهِۦ مَا فِى بُطُونِهِمْ وَٱلْجُلُودُ
2613|22|20|يصهر به ما في بطونهم والجلود
20. Yusheru bihî mâ fî butûnihim vel culûd(culûdu).
Eritilir onunla* batınlarındaki** ve ciltleri.
Ahmed Samira: 20 What is in their bellies/insides and the skins is being melted/anointed with it.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yusheru eritilir يُصْهَرُ صهر
2 bihi onunla بِهِ -
3 ma مَا -
4 fi فِي -
5 butunihim batınlarındaki بُطُونِهِمْ بطن
6 velculudu ve ciltleri وَالْجُلُودُ جلد

Notlar

Not 1: *Hamîmle.**Karınlarındaki.

Ayet 21

2614|22|21|وَلَهُم مَّقَٰمِعُ مِنْ حَدِيدٍ
2614|22|21|ولهم مقمع من حديد
21. Ve lehum makâmıu min hadîd(hadîdin).
Ve onlaradır makâmi’1145 bir demirden.
Ahmed Samira: 21 And for them (are) sticks from iron .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
2 mekamiu makâmi’ مَقَامِعُ قمع
3 min مِنْ -
4 hadidin bir demirden حَدِيدٍ حدد

Ayet 22

2615|22|22|كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ
2615|22|22|كلما ارادوا ان يخرجوا منها من غم اعيدوا فيها وذوقوا عذاب الحريق
22. Kullemâ erâdû en yahrucû minhâ min gammin uîdû fîhâ ve zûkû azâbel harîk(harîkı).
Her ne zaman istediler ki çıkarlar ondan*; bir gamdan**; geri getirilirler oraya***; ve tadın yanma azabını.
Ahmed Samira: 22 Whenever they wanted that they get out from it from (because of) sadness/depression, they were returned in it, and (told): "Taste/experience the burning’s torture."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kullema her ne zaman كُلَّمَا كلل
2 eradu arzu ettiler أَرَادُوا رود
3 en ki أَنْ -
4 yehrucu çıkarlar يَخْرُجُوا خرج
5 minha ondan مِنْهَا -
6 min مِنْ -
7 gammin bir gamdan غَمٍّ غمم
8 uiydu geri getirilirler أُعِيدُوا عود
9 fiha oraya فِيهَا -
10 vezuku ve tadın وَذُوقُوا ذوق
11 azabe azabını عَذَابَ عذب
12 l-hariki yanma الْحَرِيقِ حرق

Notlar

Not 1: *Cehennemden.**Aşırı kederden, üzüntüden.***Cehenneme.

Ayet 23

2616|22|23|إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ
2616|22|23|ان الله يدخل الذين امنوا وعملوا الصلحت جنت تجري من تحتها الانهر يحلون فيها من اساور من ذهب ولولوا ولباسهم فيها حرير
23. İnnallâhe yudhılullezîne âmenû ve amilus sâlihâti cennâtin tecrî min tahtihel enhâru yuhallevne fîhâ min esâvira min zehebin ve lu’luâ(lu’luen), ve libâsuhum fîhâ harîr(harîrun).
Doğrusu Allah dahil eder/girdirir kimseleri (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihât18 cennetlere970 (ki) akar altından onun* nehirler; takındırılırlar orada** esâvirden1146; bir altından; ve bir inci; ve giysileri onların orada*** bir harirdir****.
Ahmed Samira: 23 That God enters those who believed and made/did the correct/righteous deeds, treed gardens/paradises, the rivers/waterways run/flow from beneath/below it, they be bejeweled/decorated in it from bracelets from gold, and pearls, and their cover/dress in it (is) silk.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 yudhilu sokar/girdirir يُدْخِلُ دخل
4 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
5 amenu iman etmiş امَنُوا امن
6 ve amilu ve yapanları وَعَمِلُوا عمل
7 s-salihati sâlihât الصَّالِحَاتِ صلح
8 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
9 tecri akar تَجْرِي جري
10 min مِنْ -
11 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
12 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
13 yuhallevne takınırlar يُحَلَّوْنَ حلي
14 fiha orada فِيهَا -
15 min مِنْ -
16 esavira esavirden أَسَاوِرَ سور
17 min مِنْ -
18 zehebin bir altından ذَهَبٍ ذهب
19 velu'lu'en ve bir indi وَلُؤْلُؤًا لالا
20 velibasuhum ve giysileri onların وَلِبَاسُهُمْ لبس
21 fiha orada فِيهَا -
22 harirun bir harirdir حَرِيرٌ حرر

Notlar

Not 1: *Cennetin.**Cennette.***Cennette.****İpektir.

Ayet 24

2617|22|24|وَهُدُوٓا۟ إِلَى ٱلطَّيِّبِ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَهُدُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْحَمِيدِ
2617|22|24|وهدوا الي الطيب من القول وهدوا الي صرط الحميد
24. Ve hudû ilet tayyibî minel kavli ve hudû ilâ sırâtıl hamîd(hamîdi).
Ve kılavuzlandılar192 kavilden/sözden iyiye doğru; ve kılavuzlandılar192 Hamîd’in107 yoluna doğru.
Ahmed Samira: 24 And they were guided to the good/pure from the words/opinion and belief, and they were guided to the praiseworthy’s/commendable’s road/way.

Ayet 25

2618|22|25|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ
2618|22|25|ان الذين كفروا ويصدون عن سبيل الله والمسجد الحرام الذي جعلنه للناس سوا العكف فيه والباد ومن يرد فيه بالحاد بظلم نذقه من عذاب اليم
25. İnnellezîne keferû ve yasuddûne an sebîlillâhi vel mescidil harâmillezî cealnâhu lin nâsi sevâenil âkıfu fîhi vel bâd(bâdı), ve men yurid fîhi bi ilhâdin bi zulmin nuzıkhu min âzâbin elîm(elîmin).
Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler ve geri çevirirler/engellerler Allah'ın yolundan336 ve haram158 mescit16 (-ten) o* ki yaptığımızdır insanlara bir seviyeli**; âkif1147 orada*** ve bedevî1148 ve kim arzu eder orada*** eğilmeye**** zulümle257 tattırırız ona elim***** bir azaptan.
Ahmed Samira: 25 That those who disbelieved and prevent/obstruct from God’s way/path , and the Mosque the Forbidden/Respected/Sacred which We made/put it to/for the people, equal the devoted/dedicated in it, and the apparent (visitor), and who wants/intends in it by deviation/apostasy with injustice/oppression, We make him taste/experience from a painful torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
4 ve yesuddune ve geri çevirirler/engellerler وَيَصُدُّونَ صدد
5 an عَنْ -
6 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 velmescidi ve mescit وَالْمَسْجِدِ سجد
9 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
10 llezi o ki الَّذِي -
11 cealnahu yaptık onu جَعَلْنَاهُ جعل
12 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
13 seva'en bir seviyeli سَوَاءً سوي
14 l-aakifu âkif الْعَاكِفُ عكف
15 fihi orada فِيهِ -
16 velbadi ve bedevî وَالْبَادِ بدو
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yurid arzu eder يُرِدْ رود
19 fihi orada فِيهِ -
20 biilhadin eğilmeye بِإِلْحَادٍ لحد
21 bizulmin zulümle بِظُلْمٍ ظلم
22 nuzikhu tattırırız نُذِقْهُ ذوق
23 min مِنْ -
24 azabin bir azaptan عَذَابٍ عذب
25 elimin elim أَلِيمٍ الم

Notlar

Not 1: *Mescit.**Düzgün, eşit.***Mescitte.****Yamukluk etmeye.*****Acıklı.

Ayet 26

2619|22|26|وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَٰهِيمَ مَكَانَ ٱلْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِى شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْقَآئِمِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ
2619|22|26|واذ بوانا لابرهيم مكان البيت ان لا تشرك بي شيا وطهر بيتي للطايفين والقايمين والركع السجود
26. Ve iz bevve’nâ li ibrâhîme mekânel beyti en lâ tuşrik bî şey’en ve tahhir beytiye lit tâifîne vel kâimîne ver rukkais sucûd(sucûdi).
Ve saptadığımız/tespit ettiğimiz zaman İbrahim'e beytin32 mekanını/yerini; ki şirk koşma71 benimle bir şey; ve temizle beytimi32* tavaf1149 edenlere; ve kıyam143 edenlere; ve rükû11 edenlere; secde12 edenlere.
Ahmed Samira: 26 And when We established/assigned to Abraham the House/Home’s place/position , that do not share/make partners with Me (in) a thing, and purify/clean My House/Home to the circlers/walkers around,232and the standing/keeping up , and the bowing , and the prostrating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 bevve'na saptadık/tespit ettik بَوَّأْنَا بوا
3 liibrahime İbrahim'e لِإِبْرَاهِيمَ -
4 mekane mekanını/yerini مَكَانَ كون
5 l-beyti beytin/evin الْبَيْتِ بيت
6 en ki أَنْ -
7 la لَا -
8 tuşrik ortak etme/ortaklaştırma تُشْرِكْ شرك
9 bi benimle بِي -
10 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
11 ve tahhir ve temizle وَطَهِّرْ طهر
12 beytiye beytimi/evimi بَيْتِيَ بيت
13 littaifine etrafta dolaşanlar için لِلطَّائِفِينَ طوف
14 velkaimine ve dikelmişler/ayağa kalkmışlar/doğrulmuşlar (için) وَالْقَائِمِينَ قوم
15 ve rrukkei ve rükû edenler/eğilenler/dize gelenler/baş eğenler (için) وَالرُّكَّعِ ركع
16 s-sucudi secde edenler/teslim olanlar (için). السُّجُودِ سجد

Notlar

Not 1: *Allah'ın bir şeyi kimseye ait olmayan, topluma ait olan demektir. Allah'ın devesi gibi.

Ayet 27

2620|22|27|وَأَذِّن فِى ٱلنَّاسِ بِٱلْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ
2620|22|27|واذن في الناس بالحج ياتوك رجالا وعلي كل ضامر ياتين من كل فج عميق
27. Ve ezzin fîn nâsi bil hacci ye’tûke ricâlen ve alâ kulli dâmirin ye’tîne min kulli feccin amîk(amîkın).
Ve ezan752 et insanlar içinde haccı327 (ki) gelsinler1150 sana* bir yaya (olarak) ve her bir dâmir1151 üzerinde (ki) gelir her bir uzak/derin bir yoldan**.
Ahmed Samira: 27 And inform/announce in the people with (about) the pilgrimage, they come to you walking and on every lean/thin , they come from every deep/far/long mountain path .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ezzin ve ezan et وَأَذِّنْ اذن
2 fi فِي -
3 n-nasi insanlarda النَّاسِ نوس
4 bil-hacci hacca بِالْحَجِّ حجج
5 ye'tuke gelsinler sana يَأْتُوكَ اتي
6 ricalen bir yaya (olarak) رِجَالًا رجل
7 ve ala ve üzerinde وَعَلَىٰ -
8 kulli her bir كُلِّ كلل
9 damirin bir dâmir ضَامِرٍ ضمر
10 ye'tine gelir يَأْتِينَ اتي
11 min مِنْ -
12 kulli her كُلِّ كلل
13 feccin bir feccten فَجٍّ فجج
14 amikin uzak/derin عَمِيقٍ عمق

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Fecc, geniş yol, güzergah.

Ayet 28

2621|22|28|لِّيَشْهَدُوا۟ مَنَٰفِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ فِىٓ أَيَّامٍ مَّعْلُومَٰتٍ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْبَآئِسَ ٱلْفَقِيرَ
2621|22|28|ليشهدوا منفع لهم ويذكروا اسم الله في ايام معلومت علي ما رزقهم من بهيمه الانعم فكلوا منها واطعموا البايس الفقير
28. Li yeşhedû menâfia lehum ve yezkurusmallâhi fî eyyâmin ma’lûmâtin alâ mâ rezakahum min behîmetil en’âm(en’âmi), fe kulû minhâ ve at’ımul bâisel fakîr(fakîre).
Şahitlik* etmeleri için kendilerine (olan) menfaatlere**; ve zikretmeleri78 (için) ismini Allah'ın bir bilindik*** günlerde**** kendilerini rızıklandırdığımız üzerine dört ayaklıdan; en'âm645 (-dan); öyle ki yiyin ondan***** ve yedirin perişan fakîre1152.
Ahmed Samira: 28 To witness benefits/uses for them, and they mention/remember God’s name in known days/times, on (for) what He provided for them from quadrupeds of land and sea excluding felines the camels/livestock, so eat from it, and feed the miserable/fallen in hardship, the poor/needy .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyeşhedu şahitlik etmeleri için لِيَشْهَدُوا شهد
2 menafia menfaatlere مَنَافِعَ نفع
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 ve yezkuru ve zikrederler وَيَذْكُرُوا ذكر
5 isme ismini اسْمَ سمو
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 fi فِي -
8 eyyamin günlerde أَيَّامٍ يوم
9 mea'lumatin bir bilindik مَعْلُومَاتٍ علم
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 ma مَا -
12 razekahum rızıklandırdığımız onları رَزَقَهُمْ رزق
13 min مِنْ -
14 behimeti dört ayaklıdan بَهِيمَةِ بهم
15 l-en'aami en'âm (-dan) الْأَنْعَامِ نعم
16 fekulu öyle ki yiyin فَكُلُوا اكل
17 minha ondan مِنْهَا -
18 ve et'imu ve yedirin وَأَطْعِمُوا طعم
19 l-baise perişan الْبَائِسَ باس
20 l-fekira fakire الْفَقِيرَ فقر

Notlar

Not 1: *Tanıklık etmeleri için hacca gelen insanların.**Hac bir kişiye mutlak menfaat sağlar. Ancak gerçek bir hac olursa. Günümüzde milyarlarca müşrik insanın Mekke'ye gidip gelmeleri gerçek hac asla değildir. ***Bildirilmiş, topluma açıklanmış.****Üç ve daha fazla gün belirlenmelidir.*****E'nâmdan.

Ayet 29

2622|22|29|ثُمَّ لْيَقْضُوا۟ تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا۟ نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا۟ بِٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ
2622|22|29|ثم ليقضوا تفثهم وليوفوا نذورهم وليطوفوا بالبيت العتيق
29. Summel yakdû tefesehum vel yûfû nuzûrahum vel yettavvefû bil beytil atîk(atîkı).
Sonra bitirsinler* tefeslerini1153; ve takvalı21 olsunlar nuzûrlarına1154; ve tavaf1149 etsinler** antik*** beyti32.
Ahmed Samira: 29 Then they should carry out/accomplish (remove/cleanse) their filth/dirt , and they should fulfill/complete their duties/vows (on themselves), and they should circle/walk around at the House/Home, the Honoured/Ancient .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 lyekdu tamamlasınlar لْيَقْضُوا قضي
3 tefesehum tefeslerini تَفَثَهُمْ تفث
4 velyufu ve takvalı olsunlar وَلْيُوفُوا وفي
5 nuzurahum adaklarına نُذُورَهُمْ نذر
6 velyettavvefu ve tavaf etsinler وَلْيَطَّوَّفُوا طوف
7 bil-beyti beyti بِالْبَيْتِ بيت
8 l-atiki antik الْعَتِيقِ عتق

Notlar

Not 1: *Halletsinler.**Beytin etrafında pislik içinde dolaşılmayacaktır. Temiz bir şekilde oraya varılacaktır. Çünkü topluluk halinde Kur'ân ayetleri öğrenilecek, tartışılacak, özümsenecektir.***Kabe'nin antik bir ev olduğu anlaşılır. Bu antik evi İbrahim ve oğlu İsmail inşa etmiştir. MÖ 1970-80 yılları arasında.

Ayet 30

2623|22|30|ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَٰتِ ٱللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمُ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلرِّجْسَ مِنَ ٱلْأَوْثَٰنِ وَٱجْتَنِبُوا۟ قَوْلَ ٱلزُّورِ
2623|22|30|ذلك ومن يعظم حرمت الله فهو خير له عند ربه واحلت لكم الانعم الا ما يتلي عليكم فاجتنبوا الرجس من الاوثن واجتنبوا قول الزور
30. Zâlike ve men yuazzım hurumâtillâhi fe huve hayrun lehu inde rabbih(rabbihî), ve uhıllet lekumul en’âmu illâ mâ yutlâ aleykum fectenibûr ricse minel evsâni vectenibû kavlez zûr(zûri).
İşte budur; ve kim azimleştirir* haramlarını Allah'ın; öyle ki o bir hayırdır ona Rabbinin4 indinde/katında; ve helal kılındı sizlere en’âm645; dışındadır tilâvet874 edilen üzerinize; artık yana kaçının rics773 (-den); evsândan786; ve yana kaçının zûr1155 kavil/söylem (-den)
Ahmed Samira: 30 That and who magnifies/makes great God’s ordered prohibitions, so it is better for him at his Lord, and the camels/livestock is permitted/allowed for you, except what is being read/recited on (to) you, so avoid the obscenity/filth from the idols/idolized statues, and avoid the lie’s/falsehood’s word/opinion and belief .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 yuazzim büyütür/büyük yapar يُعَظِّمْ عظم
4 hurumati haramlarını حُرُمَاتِ حرم
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
7 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
8 lehu ona لَهُ -
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
11 ve uhillet ve helal kılındı وَأُحِلَّتْ حلل
12 lekumu sizlere لَكُمُ -
13 l-en'aamu enam الْأَنْعَامُ نعم
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 ma مَا -
16 yutla tilavet edilen يُتْلَىٰ تلو
17 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
18 fectenibu artık kaçının فَاجْتَنِبُوا جنب
19 r-ricse rics (-den) الرِّجْسَ رجس
20 mine مِنَ -
21 l-evsani evsândan الْأَوْثَانِ وثن
22 vectenibu ve kaçının وَاجْتَنِبُوا جنب
23 kavle söz (-den) قَوْلَ قول
24 z-zuri sahte/yanıltıcı الزُّورِ زور

Notlar

Not 1: *Büyütür, önem verir.

Ayet 31

2624|22|31|حُنَفَآءَ لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِۦ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَتَخْطَفُهُ ٱلطَّيْرُ أَوْ تَهْوِى بِهِ ٱلرِّيحُ فِى مَكَانٍ سَحِيقٍ
2624|22|31|حنفا لله غير مشركين به ومن يشرك بالله فكانما خر من السما فتخطفه الطير او تهوي به الريح في مكان سحيق
31. Hunefâe lillâhi gayre muşrikîne bih(bihî), ve men yuşrik billâhi fe ke ennemâ harre mines semâi fe tahtafuhut tayru ev tehvî bihir rîhu fî mekânin sahîk(sahîkın).
Hanîflerdir117 Allah’a; olmaksızın müşrikler36 O'na; ve kim şirk71 koşar Allah'a öyle ki gibidir ki ancak düştü* gökten180; ve kaptı onu** kuş1156 ya da eser onunla*** rüzgâr bir mekanda bir savurma**** (-yla).
Ahmed Samira: 31 Submitters/Unifiers of God to God not sharing/taking partners with Him, and who shares/makes partners with God, so as if/though he fell down from the sky/space, so the birds snatch him, or the wind/breeze falls/drops with him in a far and remote place/position.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hunefa'e haniflerdir حُنَفَاءَ حنف
2 lillahi Allah’a لِلَّهِ -
3 gayra olmaksızın غَيْرَ غير
4 muşrikine müşrik مُشْرِكِينَ شرك
5 bihi O'na بِهِ -
6 ve men ve kim وَمَنْ -
7 yuşrik şirk koşar يُشْرِكْ شرك
8 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
9 fekeennema öyle ki gibidir ancak فَكَأَنَّمَا -
10 harra düştü خَرَّ خرر
11 mine مِنَ -
12 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
13 fe tehtafuhu ve kaptı onu فَتَخْطَفُهُ خطف
14 t-tayru kuş الطَّيْرُ طير
15 ev ya da أَوْ -
16 tehvi eser تَهْوِي هوي
17 bihi onunla بِهِ -
18 r-rihu rüzgar الرِّيحُ روح
19 fi فِي -
20 mekanin bir mekanda مَكَانٍ كون
21 sehikin bir savurma سَحِيقٍ سحق

Notlar

Not 1: *Allah'a şirk koşan kimse.**Gökten düşen müşrik kimseyi.***Kimseyle. ****Sadece savurma değil, parçalama, tozlaştırma.

Ayet 32

2625|22|32|ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقْوَى ٱلْقُلُوبِ
2625|22|32|ذلك ومن يعظم شعير الله فانها من تقوي القلوب
32. Zâlike ve men yuazzım şeâirallâhi fe innehâ min takvâl kulûb(kulûbi).
İşte budur; ve kim azimleştirir* şi'ârlarını312 Allah'ın; öyle ki doğrusu o** kalblerin takvasındandır21.
Ahmed Samira: 32 That and who magnifies/makes great God’s methods/ways of worship, so that it truly is from the hearts’/minds’ fearing/obedience of God.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 yuazzim azimleştirir يُعَظِّمْ عظم
4 şeaaira şi'ârlarını شَعَائِرَ شعر
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 feinneha öyle ki doğrusu o فَإِنَّهَا -
7 min مِنْ -
8 tekva takvasındandır تَقْوَى وقي
9 l-kulubi kalblerin الْقُلُوبِ قلب

Notlar

Not 1: *Büyütür, önemser.**Azimleştirme.

Ayet 33

2626|22|33|لَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَآ إِلَى ٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ
2626|22|33|لكم فيها منفع الي اجل مسمي ثم محلها الي البيت العتيق
33. Lekum fîhâ menâfiu ilâ ecelin musemmen summe mahılluhâ ilel beytil atîk(atîki).
Sizleredir onda* menfaatler belirlenmiş bir ecele kadar; sonra helâl yeri onun** antik*** beyte32 doğrudur.
Ahmed Samira: 33 For you in it (are) benefits/uses to a named/identified term/time, then its place/destination (is) to the House/Home the Honoured/Ancient .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekum sizleredir لَكُمْ -
2 fiha onda فِيهَا -
3 menafiu menfaatler مَنَافِعُ نفع
4 ila kadar إِلَىٰ -
5 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
6 musemmen bir belirlenmiş مُسَمًّى سمو
7 summe sonra ثُمَّ -
8 mehilluha helal yeri onun مَحِلُّهَا حلل
9 ila doğrusu إِلَى -
10 l-beyti beyte الْبَيْتِ بيت
11 l-atiki antik الْعَتِيقِ عتق

Notlar

Not 1: *Yüce Allah'ın isminin üzerlerine zikredildiği dört ayaklı en'âmdan hayvanlarda. **Helâl olarak yenileceği ver. Kesilen hayvanların etleri antik beyte de gönderilmelidir. ***Kabe'nin antik bir ev olduğu anlaşılır. Bu antik evi İbrahim ve oğlu İsmail inşa etmiştir. MÖ 1970-80 yılları arasında.

Ayet 34

2627|22|34|وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا لِّيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ فَإِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَلَهُۥٓ أَسْلِمُوا۟ وَبَشِّرِ ٱلْمُخْبِتِينَ
2627|22|34|ولكل امه جعلنا منسكا ليذكروا اسم الله علي ما رزقهم من بهيمه الانعم فالهكم اله وحد فله اسلموا وبشر المخبتين
34. Ve li kulli ummetin cealnâ menseken li yezkurûsmallâhi alâ mâ razakahum min behîmetil en’âm(en’âmi), fe ilâhukum ilâhun vâhıdun fe lehû eslimû ve beşşiril muhbitîn(muhbitîne).
Ve her bir ümmete305 yaptık bir mensek1162; zikretmeleri78 içindir Allah'ın ismini rızıklandırdığımız üzerine onları dört ayaklılardan; en'âm645 (-dan); öyle ki ilâhınız74 tek bir ilâhtır74; islam218 olun ve müjdele muhbitleri1157.
Ahmed Samira: 34 And to each/every nation We made/created a ritual or method of worship/familiar place , to mention/remember God’s name on what He provided for them from quadrupeds of land and sea excluding felines the camels/livestock, so your God (is) one God, so to Him submit/surrender , and announce good news (to) the humble/tranquil.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velikulli ve her bir وَلِكُلِّ كلل
2 ummetin ümmete أُمَّةٍ امم
3 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
4 menseken bir nusuk مَنْسَكًا نسك
5 liyezkuru zikretmeleri için لِيَذْكُرُوا ذكر
6 isme ismini اسْمَ سمو
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 ala üzerine عَلَىٰ -
9 ma مَا -
10 razekahum rızıklandırdığımızın onları رَزَقَهُمْ رزق
11 min مِنْ -
12 behimeti dört ayaklılardan بَهِيمَةِ بهم
13 l-en'aami en'âmdan الْأَنْعَامِ نعم
14 fe ilahukum öyle ki ilâhınız فَإِلَٰهُكُمْ اله
15 ilahun bir ilâhtır إِلَٰهٌ اله
16 vahidun bir tek وَاحِدٌ وحد
17 fe lehu (öyleyse O’na)
18 eslimu islam olun أَسْلِمُوا سلم
19 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
20 l-muhbitine muhbitleri الْمُخْبِتِينَ خبت

Ayet 35

2628|22|35|ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمْ وَٱلْمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ
2628|22|35|الذين اذا ذكر الله وجلت قلوبهم والصبرين علي ما اصابهم والمقيمي الصلوه ومما رزقنهم ينفقون
35. Ellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum vas sâbirîne alâ mâ esâbehum vel mukîmis salâti ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Kimselerdir (ki) zikredildiği zaman Allah, korkar kalpleri; ve sabredenlerdir51 isabet eden üzerine kendilerine; ve kıyam143 edenlerdir salâtı5; ve infak6 ederler rızıklandırdığımızdan onları.
Ahmed Samira: 35 Those whom if God was mentioned their hearts/minds became afraid/apprehensive, and the patient on what struck them , and the keeping up the prayers, and from what We provided for them they spend.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 iza zaman إِذَا -
3 zukira anıldığı ذُكِرَ ذكر
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 vecilet korkar وَجِلَتْ وجل
6 kulubuhum kalpleri قُلُوبُهُمْ قلب
7 ve ssabirine ve sabrederler/metanetli direnenler وَالصَّابِرِينَ صبر
8 ala üzerine عَلَىٰ -
9 ma مَا -
10 esabehum isabet edene onlara أَصَابَهُمْ صوب
11 velmukimi ve dikenler/ayağa kaldıranlar وَالْمُقِيمِي قوم
12 s-salati salatı الصَّلَاةِ صلو
13 ve mimma ve وَمِمَّا -
14 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
15 yunfikune infak ederler/harcarlar يُنْفِقُونَ نفق

Ayet 36

2629|22|36|وَٱلْبُدْنَ جَعَلْنَٰهَا لَكُم مِّن شَعَٰٓئِرِ ٱللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَٱذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهَا صَوَآفَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْقَانِعَ وَٱلْمُعْتَرَّ كَذَٰلِكَ سَخَّرْنَٰهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
2629|22|36|والبدن جعلنها لكم من شعير الله لكم فيها خير فاذكروا اسم الله عليها صواف فاذا وجبت جنوبها فكلوا منها واطعموا القانع والمعتر كذلك سخرنها لكم لعلكم تشكرون
36. Vel budne cealnâhâ lekum min şeâirillâhi lekum fîhâ hayr(hayrun), fezkurûsmallâhi aleyhâ savâff(savâffe), fe izâ vecebet cunûbuhâ fe kulû minhâ ve at’ımûl kânia vel mu’terr(mu’terra), kezâlike sahharnâhâ lekum leallekum teşkurûn(teşkurûne).
Ve bedenliler1158 (ki) yaptık onu* sizlere şi’ârlarından312 Allah'ın; sizleredir onda** bir hayır; öyle ki zikredin641 Allah'ın ismini onun*** üzerine saflar**** (-ken); öyle ki düştüğü* zaman yanlarına; öyle ki yiyin ondan***** ve yedirin kanaat edene ve utanana******; işte böyledir; boyun eğdirdi onu* sizlere; belki sizler şükredersiniz43.
Ahmed Samira: 36 And the fattened camel/cow (for sacrifice), We made it for you from God’s methods/ways of worship, for you in it (is) goodness , so remember/mention God’s name on it (when it is) lined/arranged in a row, so if it fell down and died (was sacrificed and fell on) its sides, so eat from it and feed the humble asker that is content with little or much , and the poor/needy/poorest, as/like that We manipulated/subjugated it for you, maybe/perhaps you thank/be grateful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velbudne ve bedenliler وَالْبُدْنَ بدن
2 cealnaha yaptık onu جَعَلْنَاهَا جعل
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 min مِنْ -
5 şeaairi şi’ârlarından شَعَائِرِ شعر
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 lekum sizleredir لَكُمْ -
8 fiha onda فِيهَا -
9 hayrun bir hayır خَيْرٌ خير
10 fezkuru öyle ki zikredin فَاذْكُرُوا ذكر
11 isme ismini اسْمَ سمو
12 llahi Allah'ın اللَّهِ -
13 aleyha üzerine عَلَيْهَا -
14 savaffe saflar (-ken) صَوَافَّ صفف
15 fe iza öyle ki zaman فَإِذَا -
16 vecebet düştüğü وَجَبَتْ وجب
17 cunubuha yanına جُنُوبُهَا جنب
18 fekulu öyle ki yiyin فَكُلُوا اكل
19 minha ondan مِنْهَا -
20 ve et'imu ve yedirin وَأَطْعِمُوا طعم
21 l-kania kanaat edene الْقَانِعَ قنع
22 velmua'terra ve utanana (isterken) وَالْمُعْتَرَّ عرر
23 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
24 sehharnaha boyun eğdirdi onu سَخَّرْنَاهَا سخر
25 lekum sizlere لَكُمْ -
26 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
27 teşkurune şükredersiniz تَشْكُرُونَ شكر

Notlar

Not 1: *Bedenli hayvanı.**Bedenli hayvanda.***Bedenli hayvanın.****Dizilmişler, sıralanmışlar.*****Bedenli hayvandan.******İsterken utanana, isteyerek kendisini istediği kişiye karşı kusurlu edene.

Ayet 37

2630|22|37|لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقْوَىٰ مِنكُمْ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَبَشِّرِ ٱلْمُحْسِنِينَ
2630|22|37|لن ينال الله لحومها ولا دماوها ولكن يناله التقوي منكم كذلك سخرها لكم لتكبروا الله علي ما هديكم وبشر المحسنين
37. Len yenâlellâhe luhûmuhâ ve lâ dimâuhâ ve lâkin yenâluhut takvâ minkum, kezâlike sahharahâ lekum li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum, ve beşşiril muhsinîn(muhsinîne).
Asla erişmez Allah'a etleri onun*; ve ne de kanları onun*; velakin/fakat erişir O’na** takvanız21 sizlerden; işte böyledir; boyun eğdirdi onu*** sizlere; büyüklemeniz**** içindir Allah'ın sizleri kılavuzlaması192 üzerine; ve müjdele muhsinleri294.
Ahmed Samira: 37 God will not take/receive its meat , and nor its blood, and but He takes/receives the fear and obedience from you, as/like that He manipulated/subjugated it for you to greaten/magnify God on what He guided you, and announce good news (to) the good doers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 len asla لَنْ -
2 yenale erişmez يَنَالَ نيل
3 llahe Allah'a اللَّهَ -
4 luhumuha etleri onun لُحُومُهَا لحم
5 ve la ve ne de وَلَا -
6 dima'uha kanları onun دِمَاؤُهَا دمو
7 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
8 yenaluhu erişir O’na يَنَالُهُ نيل
9 t-tekva takvanız التَّقْوَىٰ وقي
10 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 sehharaha boyun eğdirdi onu سَخَّرَهَا سخر
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 litukebbiru kebirleştirmeniz لِتُكَبِّرُوا كبر
15 llahe Allah'ı اللَّهَ -
16 ala üzere عَلَىٰ -
17 ma مَا -
18 hedakum kılavuzlamasına sizleri هَدَاكُمْ هدي
19 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
20 l-muhsinine muhsinleri الْمُحْسِنِينَ حسن

Notlar

Not 1: *Üzerine Allah'ın ismini zikrederek kesilen hayvanın.**Allah'a.***Üzerine Allah'ın ismini zikrederek kesilen hayvanı.****Kebirleştirmek. Yüceltmek, büyük yapmak. Yüce Allah'ın kılavuzlamasının önemini iyi anlamak.

Ayet 38

2631|22|38|إِنَّ ٱللَّهَ يُدَٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ
2631|22|38|ان الله يدفع عن الذين امنوا ان الله لا يحب كل خوان كفور
38. İnnallâhe yudâfiu anillezîne âmenû, innallâhe lâ yuhıbbu kulle havvânin kefûr(kefûrin).
Doğrusu Allah def eder* iman47 etmiş kimseleri**; doğrusu Allah sevmez her bir kâfir25 haini524.
Ahmed Samira: 38 That God defends on/about those who believed, that truly God does not love/like every/each betraying/being unfaithful (insistent) disbeliever.233

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 yudafiu def eder يُدَافِعُ دفع
4 ani عَنِ -
5 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
6 amenu iman etmiş امَنُوا امن
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 la لَا -
10 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
11 kulle her bir كُلَّ كلل
12 havvanin bir hain خَوَّانٍ خون
13 kefurin bir kâfir كَفُورٍ كفر

Notlar

Not 1: *Savunur, zararı/tehlikeyi onlardan def eder, uzaklaştırır.

Ayet 39

2632|22|39|أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَٰتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا۟ وَإِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ
2632|22|39|اذن للذين يقتلون بانهم ظلموا وان الله علي نصرهم لقدير
39. Uzine lillezîne yukâtelûne bi ennehum zulim(zulimû), ve innallâhe alâ nasrihim le kadîr(kadîrun).
İzin verildi* katledilmiş35** kimselere ki zulmedildikleri*** nedeniyle; ve doğrusu Allah onların yardımları üzerine mutlak bir Kadîr’dir177.
Ahmed Samira: 39 (It) was permitted/allowed/announced to those who fight/kill with that they are/were caused injustice to/oppressed, and that truly God (is) on giving them victory/aiding them capable/able (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 uzine izin verildi أُذِنَ اذن
2 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
3 yukatelune katledilirler يُقَاتَلُونَ قتل
4 biennehum ki nedeniyle بِأَنَّهُمْ -
5 zulimu zulmedilmeleriyle ظُلِمُوا ظلم
6 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
7 llahe Allah اللَّهَ -
8 ala üzerine عَلَىٰ -
9 nesrihim yardımları onların نَصْرِهِمْ نصر
10 lekadirun mutlak bir Kadîr’dir لَقَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1: *Katletmeye. **Pasif eylem. ***Zulme uğradıkları için. Pasif eylem.

Ayet 40

2633|22|40|ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ
2633|22|40|الذين اخرجوا من ديرهم بغير حق الا ان يقولوا ربنا الله ولولا دفع الله الناس بعضهم ببعض لهدمت صومع وبيع وصلوت ومسجد يذكر فيها اسم الله كثيرا ولينصرن الله من ينصره ان الله لقوي عزيز
40. Ellezîne uhricû min diyârihim bi gayri hakkın illâ en yekûlû rabbunallâh(rabbunallâhu), ve lev lâ def’ullâhin nâse ba’dahum bi ba’dın lehuddimet savâmıu ve biyaun ve salavâtun ve mesâcidu yuzkeru fîhesmullâhi kesîrâ(kesîran), ve le yansurennallâhu men yansuruh(yansuruhu), innallâhe le kaviyyun azîz(azîzun).
Kimseler (ki) çıkarıldılar diyarlarından olmaksızın bir hak dışında ki diyorlardı: “Rabbimiz4 Allah'tır”; şayet def etmeseydi Allah insanların bir kısmını bir kısmıyla onların; mutlak yıkılırdı manastırlar; ve kiliseler; ve salâtlar23; ve mescitler16 (ki) anılır onda* Allah'ın ismi çokça; ve mutlak yardım eder Allah kimseye (ki) yardım eder** O’na***; doğrusu Allah mutlak bir Kaviyy'dir72; bir Azîz'dir37.
Ahmed Samira: 40 Those who were brought/driven out from their homes/countries/places without (a) right/justice except that they say: "Our Lord (is) God." And were it not for God’s pushing the people some of them with some elevated and secluded monasteries , and temples (for Jews and Christians), and prayers, and mosques/places of worshipping God, God’s name is mentioned/remembered in it much, would have been demolished/torn down, and God will give victory/aid (E) (to) who gives Him victory/aid, that truly God (is) strong, glorious/mighty .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 uhricu çıkarıldılar أُخْرِجُوا خرج
3 min مِنْ -
4 diyarihim diyarlarından/yurtlarından دِيَارِهِمْ دور
5 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
6 hakkin bir hak حَقٍّ حقق
7 illa dışında إِلَّا -
8 en ki أَنْ -
9 yekulu diyorlardı يَقُولُوا قول
10 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
11 llahu Allah'tır اللَّهُ -
12 velevla şayet وَلَوْلَا -
13 def'u def etmeseydi دَفْعُ دفع
14 llahi Allah اللَّهِ -
15 n-nase insanların النَّاسَ نوس
16 bea'dehum bir kısmını بَعْضَهُمْ بعض
17 bibea'din bir kısmıyla onların بِبَعْضٍ بعض
18 lehuddimet mutlak yıkılırdı لَهُدِّمَتْ هدم
19 savamiu manastırlar صَوَامِعُ صمع
20 ve biyeun ve kiliseler وَبِيَعٌ بيع
21 ve salevatun ve salatlar وَصَلَوَاتٌ صلو
22 ve mesacidu ve mescitler وَمَسَاجِدُ سجد
23 yuzkeru anılır يُذْكَرُ ذكر
24 fiha onda فِيهَا -
25 ismu ismi اسْمُ سمو
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
28 veleyensuranne ve mutlak yardım eder وَلَيَنْصُرَنَّ نصر
29 llahu Allah اللَّهُ -
30 men kimseye مَنْ -
31 yensuruhu yardım eder O’na (Allah’a) يَنْصُرُهُ نصر
32 inne doğrusu إِنَّ -
33 llahe Allah اللَّهَ -
34 lekaviyyun mutlak bir Kaviyy'dir لَقَوِيٌّ قوي
35 azizun bir Azîzdir. عَزِيزٌ عزز

Notlar

Not 1: *Sayılan yerlerde.*O kimse.***Allah'a.

Ayet 41

2634|22|41|ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ
2634|22|41|الذين ان مكنهم في الارض اقاموا الصلوه واتوا الزكوه وامروا بالمعروف ونهوا عن المنكر ولله عقبه الامور
41. Ellezîne in mekkennâhum fîl ardı ekâmûs salâte ve âtevuz zekâte ve emerû bil ma’rûfi ve nehev anil munker(munkeri), ve lillâhi âkıbetul umûr(umûri).
Kimselerdir (ki) eğer imkan verseydik onlara yerde*; ikame572 ederlerdi salâtı5; ve verirlerdi zekâtı10; ve emrederlerdi marufla291; ve engellerlerdi münkeri82; ve Allah'adır akıbeti892 emirlerin/işlerin.
Ahmed Samira: 41 Those who if We highly positioned/strengthened them in the land/Earth , they stood/kept up the prayers, and gave/brought the charity/purification , and they ordered/commanded with the kindness/known , and they forbid/prevented from the defiance of God and His orders/obscenity , and to God (are) the matters’/affairs’ end/turn (result).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
2 in eğer إِنْ -
3 mekkennahum imkan verseydik مَكَّنَّاهُمْ مكن
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 ekamu dikerlerdi/ayağa kaldırırlardı أَقَامُوا قوم
7 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
8 ve atevu ve verirlerdi وَاتَوُا اتي
9 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
10 ve emeru ve emrederlerdi وَأَمَرُوا امر
11 bil-mea'rufi evrensel kabullerle/normlarla بِالْمَعْرُوفِ عرف
12 ve nehev ve engellerlerdi /yasaklarlardı وَنَهَوْا نهي
13 ani عَنِ -
14 l-munkeri iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten الْمُنْكَرِ نكر
15 velillahi ve Allah'adır وَلِلَّهِ -
16 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
17 l-umuri emirlerin/işlerin الْأُمُورِ امر

Notlar

Not 1: *Bulundukları yerde.

Ayet 42

2635|22|42|وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ
2635|22|42|وان يكذبوك فقد كذبت قبلهم قوم نوح وعاد وثمود
42. Ve in yukezzibûke fe kad kezzebet kablehum kavmu nûhın ve âdun ve semûd(semûdun).
Ve eğer yalanlıyorlarsa seni; öyle ki muhakkak yalanlamıştı onlardan önce Nûh kavmi/toplumu; ve Âd1015 ve Semûd443.
Ahmed Samira: 42 And if they deny you , so Noah’s nation had denied before them, and Aad’s and Thamud’s .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 yukezzibuke yalanlıyorlarsa seni يُكَذِّبُوكَ كذب
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 kezzebet yalanlamıştı كَذَّبَتْ كذب
5 kablehum onardan önce قَبْلَهُمْ قبل
6 kavmu kavmi قَوْمُ قوم
7 nuhin Nûh نُوحٍ -
8 ve aadun ve Âd وَعَادٌ عود
9 ve semudu ve Semûd وَثَمُودُ -

Ayet 43

2636|22|43|وَقَوْمُ إِبْرَٰهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍ
2636|22|43|وقوم ابرهيم وقوم لوط
43. Ve kavmu ibrâhîme ve kavmu lût(lûtın).
Ve İbrahim kavmi* ve Lût kavmi*.
Ahmed Samira: 43 And Abraham’s nation, and Lot’s nation.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kavmu ve kavmi وَقَوْمُ قوم
2 ibrahime İbrahim إِبْرَاهِيمَ -
3 ve kavmu ve kavmi وَقَوْمُ قوم
4 lutin Lût لُوطٍ -

Notlar

Not 1: *Toplumu.

Ayet 44

2637|22|44|وَأَصْحَٰبُ مَدْيَنَ وَكُذِّبَ مُوسَىٰ فَأَمْلَيْتُ لِلْكَٰفِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
2637|22|44|واصحب مدين وكذب موسي فامليت للكفرين ثم اخذتهم فكيف كان نكير
44. Ve ashâbu medyen(medyene), ve kuzzibe mûsâ fe emleytu lil kâfirîne summe ehaztuhum, fe keyfe kâne nekîr(nekîri).
Ve Medyen ashâbı194; ve yalanlandı Mûsâ; öyle ki mühlet verdim kâfirlere25; sonra yakaladım onları*; öyle ki nasıl oldu benim inkârım**.
Ahmed Samira: 44 And Madya’s owners/company/friends, and Moses was denied , so I extended to the disbelievers in time/life , then I punished/took them, so how was My severity/change (anger)?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eshabu ve ashabı وَأَصْحَابُ صحب
2 medyene Medyen مَدْيَنَ -
3 ve kuzzibe ve yalanlandı وَكُذِّبَ كذب
4 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
5 feemleytu öyle ki mühlet verdim فَأَمْلَيْتُ ملو
6 lilkafirine kâfirlere لِلْكَافِرِينَ كفر
7 summe sonra ثُمَّ -
8 ehaztuhum yakaladım onları أَخَذْتُهُمْ اخذ
9 fe keyfe öyle ki nasıl فَكَيْفَ كيف
10 kane oldu كَانَ كون
11 nekiri benim inkarım نَكِيرِ نكر

Notlar

Not 1: *Kâfirleri.**Tanımamam, karşı çıkmam.

Ayet 45

2638|22|45|فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ فَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ
2638|22|45|فكاين من قريه اهلكنها وهي ظالمه فهي خاويه علي عروشها وبير معطله وقصر مشيد
45. Fe ke eyyin min karyetin ehleknâhâ ve hiye zâlimetun fe hiye hâviyetun alâ urûşihâ ve bi’rin muattalatin ve kasrın meşîd(meşîdin).
Öyle ki nicedir bir kentten (ki) helak ettik onu*; ve o* bir zulmedendi257; öyle ki o** bir çökendi çatıları*** üzerine; ve (geride kalan) atıl bırakılmış bir kuyu****; ve heybetli***** bir kasr1159.
Ahmed Samira: 45 So how many from a village/urban city We made it die/destroyed it, and it is unjust/oppressive, so it is empty/destroyed on its ceilings/structures , and a well abandoned/inactive , and an erected/plastered castle/palace ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe keeyyin öyle ki nicedir فَكَأَيِّنْ -
2 min مِنْ -
3 karyetin bir kentten (ki) قَرْيَةٍ قري
4 ehleknaha helak ettik onu أَهْلَكْنَاهَا هلك
5 vehiye ve o وَهِيَ -
6 zalimetun bir zulmedendi ظَالِمَةٌ ظلم
7 fehiye öyle ki o فَهِيَ -
8 haviyetun bir çökendi خَاوِيَةٌ خوي
9 ala üzerine عَلَىٰ -
10 uruşiha tavanları عُرُوشِهَا عرش
11 ve bi'rin ve bir kuyu وَبِئْرٍ بار
12 muattaletin bir atıl kalmış مُعَطَّلَةٍ عطل
13 ve kasrin ve bir kasr وَقَصْرٍ قصر
14 meşidin heybetli مَشِيدٍ شيد

Notlar

Not 1: *Kenti.**Kent.***Tavanları.****Kuyular atıl kalmış, işlevsiz kalmış.*****Terkedilmiş heybetli saraylar.

Ayet 46

2639|22|46|أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَآ أَوْ ءَاذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى ٱلْأَبْصَٰرُ وَلَٰكِن تَعْمَى ٱلْقُلُوبُ ٱلَّتِى فِى ٱلصُّدُورِ
2639|22|46|افلم يسيروا في الارض فتكون لهم قلوب يعقلون بها او اذان يسمعون بها فانها لا تعمي الابصر ولكن تعمي القلوب التي في الصدور
46. E fe lem yesîrû fîl ardı fe tekûne lehum kulûbun ya’kılûne bihâ ev âzânunyesmeûne bihâ, fe innehâ lâ ta’mal ebsâru ve lâkin ta’mal kulûbulletî fîs sudûr(sudûri).
Öyle ki hiç gezmezler mi yerde?; öyle ki olur onlara kalpler (ki) aklederler213 onunla* ya da kulaklar (ki) işitirler onunla**; öyle ki doğrusu odur (ki) âmâ*** olmaz gözler velakin/fakat âmâ*** olur kalpler o ki göğüslerdedir.
Ahmed Samira: 46 Do they not walk/move/ride in the earth/Planet Earth, so it (can) be for them hearts/minds they reason/comprehend with it, or ears they hear/listen with it, so that it truly does not blind/confuse the eye sights/knowledge and but that the hearts/minds which (are) in the chests (innermosts) blind/confuse (although they have eyes, they refuse to accept it).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
2 yesiru gezmezler mi يَسِيرُوا سير
3 fi فِي -
4 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
5 fe tekune öyle ki olur فَتَكُونَ كون
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 kulubun kalpler (ki) قُلُوبٌ قلب
8 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل
9 biha onunla بِهَا -
10 ev ya da أَوْ -
11 azanun kulaklar (ki) اذَانٌ اذن
12 yesmeune işitirler يَسْمَعُونَ سمع
13 biha onunla بِهَا -
14 feinneha öyle ki doğrusu odur فَإِنَّهَا -
15 la لَا -
16 tea'ma âmâ olmaz تَعْمَى عمي
17 l-ebsaru gözler الْأَبْصَارُ بصر
18 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
19 tea'ma âmâ olur تَعْمَى عمي
20 l-kulubu kalpler الْقُلُوبُ قلب
21 lleti o ki الَّتِي -
22 fi فِي -
23 s-suduri göğüslerdedir الصُّدُورِ صدر

Notlar

Not 1: *Kalple.**Kulakla.***Kör.

Ayet 47

2640|22|47|وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ
2640|22|47|ويستعجلونك بالعذاب ولن يخلف الله وعده وان يوما عند ربك كالف سنه مما تعدون
47. Ve yesta’cilûneke bil azâbi ve len yuhlifallâhu va’deh(va’dehu), ve inne yevmen inde rabbike ke elfi senetin mimmâ teuddûn(teuddûne).
Ve acele ederler* sana azaba; ve asla ihtilaf etmez** Allah vaadine; ve doğrusu bir gün (ki) (senin) Rabbinin4 indinde bir bin1164 sene gibidir saydıklarınızdan.
Ahmed Samira: 47 And they hurry/hasten/urge you with the torture, and God will never/not break His promise, and that a day/time at your Lord (is) as a thousand years from what you count.

Notlar

Not 1: *Senin azabı getirmen için acele ederler. **Çelişkide bulunmaz, bozmaz.

Ayet 48

2641|22|48|وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ
2641|22|48|وكاين من قريه امليت لها وهي ظالمه ثم اخذتها والي المصير
48. Ve ke eyyin min karyetin emleytu lehâ ve hiye zâlimetun summe ehaztuhâ, ve ileyyel masîr(masîru).
Ve nicedir bir kentten (ki) mühlet verdim ona*; ve o** bir zalimdi257; sonra tuttum onu***; ve banadır varış yeri.
Ahmed Samira: 48 And how many from a village/urban city I extended in time/life for it, and it is unjust/oppressive? Then I took/punished it, and to Me (is) the end/destination.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve keeyyin ve nicedir وَكَأَيِّنْ -
2 min مِنْ -
3 karyetin bir kentten (ki) قَرْيَةٍ قري
4 emleytu mühlet verdim أَمْلَيْتُ ملو
5 leha ona لَهَا -
6 vehiye ve o وَهِيَ -
7 zalimetun bir zalimdi ظَالِمَةٌ ظلم
8 summe sonra ثُمَّ -
9 ehaztuha tuttum onu أَخَذْتُهَا اخذ
10 ve ileyye ve banadır وَإِلَيَّ -
11 l-mesiru varış yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1: *Kente.**Kent.***Kenti.

Ayet 49

2642|22|49|قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَآ أَنَا۠ لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
2642|22|49|قل يايها الناس انما انا لكم نذير مبين
49. Kul yâ eyyuhen nâsu innemâ ene lekum nezîrun mubîn(mubînun).
De ki: "Ey insanlar! Ancak ki ben sizlere apaçık bir uyarıcıyım."
Ahmed Samira: 49 Say: "You, you the people, truly I am for you a clear/evident warner/giver of notice."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
3 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
4 innema ancak ki إِنَّمَا -
5 ena ben أَنَا -
6 lekum sizlere لَكُمْ -
7 nezirun bir uyarıcıyım نَذِيرٌ نذر
8 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Ayet 50

2643|22|50|فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
2643|22|50|فالذين امنوا وعملوا الصلحت لهم مغفره ورزق كريم
50. Fellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti lehum magfiretun ve rızkun kerîm(kerîmun).
Öyle ki iman47 etmiş ve sâlihât18 yapmış kimselere; onlaradır bir mağfiret319 ve kerîm858 bir rızık.
Ahmed Samira: 50 So those who believed and made/did the correct/righteous deeds, for them (is) a forgiveness and an honoured/generous provision .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fellezine öyle ki kimselere (ki) فَالَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
4 s-salihati sâlihât الصَّالِحَاتِ صلح
5 lehum onlaradır لَهُمْ -
6 megfiratun bir mağfiret مَغْفِرَةٌ غفر
7 ve rizkun ve bir rızık وَرِزْقٌ رزق
8 kerimun bir kerîm كَرِيمٌ كرم

Ayet 51

2644|22|51|وَٱلَّذِينَ سَعَوْا۟ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مُعَٰجِزِينَ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ
2644|22|51|والذين سعوا في ايتنا معجزين اوليك اصحب الجحيم
51. Vellezîne seav fî âyâtinâ muâcizîne ulâike ashâbul cehîm(cehîmi).
Ve kimseler (ki) çabaladılar ayetlerimizde1027* acizleştirenler* (olmaya); işte bunlar cehennem968 ashâbıdır194.
Ahmed Samira: 51 And those who hurried/hastened disabling/frustrating in Our verses/evidences , those are the Hells’ owners/company/friends.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 seav çabaladılar سَعَوْا سعي
3 fi فِي -
4 ayatina ayetlerimizde ايَاتِنَا ايي
5 muaacizine aziz bırakanlar مُعَاجِزِينَ عجز
6 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
7 eshabu ashabıdır أَصْحَابُ صحب
8 l-cehimi cehennem الْجَحِيمِ جحم

Notlar

Not 1: *Fi edatı içinde demektir. Ayetlerin içinde olup da onu aciz bırakmaya çalışanlar. Kutsal kitapların ayetlerine sözde imanla birlikte hadislerle, talmudla ayetlerin hükmünü geçersiz bırakanlar.**Aciz bırakmaya çalışanlar.

Ayet 52

2645|22|52|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ وَلَا نَبِىٍّ إِلَّآ إِذَا تَمَنَّىٰٓ أَلْقَى ٱلشَّيْطَٰنُ فِىٓ أُمْنِيَّتِهِۦ فَيَنسَخُ ٱللَّهُ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ ثُمَّ يُحْكِمُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
2645|22|52|وما ارسلنا من قبلك من رسول ولا نبي الا اذا تمني القي الشيطن في امنيته فينسخ الله ما يلقي الشيطن ثم يحكم الله ايته والله عليم حكيم
52. Ve mâ erselnâ min kablike min resûlin ve lâ nebiyyin illâ izâ temennâ elkaş şeytânu fî umniyyetih(umniyyetihî), fe yensehullâhu mâ yulkış şeytânu summe yuhkimullâhu âyâtih(âyâtihî), vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).
Ve göndermiş değiliz senden* önce hiçbir resûl418 ve ne de bir nebi132; dışındadır (ki) temenni** ettiği zaman atar*** şeytân29 temennisine** onun****; öyle ki siler***** Allah şeytânın29 attığını; sonra hükmünü koyar****** Allah ayetlerinin ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.
Ahmed Samira: 52 And We did not send from before you from a messenger, and nor a prophet, except if/when he wished/desired, the devil threw in his wish/desire, so God erases/ nullifies what the devil throws , then God perfects/tightens His verses/evidences/signs, and God (is) knowledgeable, wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 min hiçbir مِنْ -
6 rasulin resûl رَسُولٍ رسل
7 ve la ve ne de وَلَا -
8 nebiyyin nebi نَبِيٍّ نبا
9 illa dışındadır إِلَّا -
10 iza zaman إِذَا -
11 temenna temenni ettiği تَمَنَّىٰ مني
12 elka atar أَلْقَى لقي
13 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
14 fi فِي -
15 umniyyetihi temennisine onun أُمْنِيَّتِهِ مني
16 feyensehu öyle ki siler فَيَنْسَخُ نسخ
17 llahu Allah اللَّهُ -
18 ma مَا -
19 yulki attığını يُلْقِي لقي
20 ş-şeytanu şeytânın الشَّيْطَانُ شطن
21 summe sonra ثُمَّ -
22 yuhkimu hükmünü koyar يُحْكِمُ حكم
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 ayatihi ayetlerinin ايَاتِهِ ايي
25 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
26 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
27 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Umma, gönülden geçirme, beklentiye girme.***Vesvese verir. Nebi ve resûllerin temennisinin içinde şeytâna ait temenniler de olur. Şeytân resûl ve nebilere Allah'tan gelecek olan ayetler konusunda farklı beklentiler içine sokar.****Resûlün ve nebinin.*****Giderir, ortadan kaldırır.******Yüce Allah sadece kendi ayetlerinin hükmünü bırakır.

Ayet 53

2646|22|53|لِّيَجْعَلَ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ فِتْنَةً لِّلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَفِى شِقَاقٍۭ بَعِيدٍ
2646|22|53|ليجعل ما يلقي الشيطن فتنه للذين في قلوبهم مرض والقاسيه قلوبهم وان الظلمين لفي شقاق بعيد
53. Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).
Yapmak içindir şeytânın29 attığını* bir fitne332 kimselere** (ki) kalplerindedir bir maraz***; ve kasvetlidir**** kalpleri; ve doğrusu zalimler257 mutlak uzak bir ayrılıktadır*****.
Ahmed Samira: 53 To make what the devil throws (as) a test/seduction to those whom in their hearts/minds (is) sickness/disease, and their hearts/minds (are) the cruel/merciless , and that the unjust/oppressive (are)234in (E) far/distant defiance/animosity .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyec'ale yapmak içindir لِيَجْعَلَ جعل
2 ma مَا -
3 yulki attığını يُلْقِي لقي
4 ş-şeytanu şeytanın الشَّيْطَانُ شطن
5 fitneten bir fitne فِتْنَةً فتن
6 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
7 fi فِي -
8 kulubihim kalplerindedir قُلُوبِهِمْ قلب
9 meradun bir maraz مَرَضٌ مرض
10 velkasiyeti ve kasvetlidir وَالْقَاسِيَةِ قسو
11 kulubuhum kalpleri قُلُوبُهُمْ قلب
12 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
13 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم
14 lefi mutlak لَفِي -
15 şikakin bir ayrılık/yarık شِقَاقٍ شقق
16 beiydin uzak بَعِيدٍ بعد

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûllerin Yüce Allah'tan gelecek olan ayetler konusunda farklı temennilerine, beklentilerine girmesini. **Bazı kimseler nebi ve resûllerin şeytâna ait olan beklentileri/temennileri üzerine fitne çıkarırlar. Ortalığı karıştırmaya ve insanları saptırmaya çalışırlar. ***Hastalık.****Sertleşmiş, kaskatı.*****Yarıktadır.

Ayet 54

2647|22|54|وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَيُؤْمِنُوا۟ بِهِۦ فَتُخْبِتَ لَهُۥ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
2647|22|54|وليعلم الذين اوتوا العلم انه الحق من ربك فيومنوا به فتخبت له قلوبهم وان الله لهاد الذين امنوا الي صرط مستقيم
54. Ve li ya’lemellezîne ûtul ılme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Ve bilmesi içindir kendilerine ilim verilmiş kimselerin ki o* haktır/gerçektir (senin) Rabbinden4; öyle ki iman47 ederler ona**; öyle ki boyun eğer ona** kalpleri; ve doğrusu Allah mutlak kılavuzlar iman47 etmiş kimseleri dosdoğru124 bir yola doğru.
Ahmed Samira: 54 And (for) those who were given/brought the knowledge to know that it (is) the truth from your Lord, so they believe with (in) it, so their hearts/minds became humble/tranquil to Him, and that truly God is guiding (E) those who believed to a straight/direct road/way .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veliyea'leme ve bilmesi içindir وَلِيَعْلَمَ علم
2 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
3 utu verildiler أُوتُوا اتي
4 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
5 ennehu ki o أَنَّهُ -
6 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
7 min مِنْ -
8 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
9 fe yu'minu öyle ki iman etsinler فَيُؤْمِنُوا امن
10 bihi ona بِهِ -
11 fe tuhbite öyle ki boyun eğer فَتُخْبِتَ خبت
12 lehu ona لَهُ -
13 kulubuhum kalpleri قُلُوبُهُمْ قلب
14 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 lehadi mutlak kılavuzlar لَهَادِ هدي
17 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
18 amenu iman etmiş امَنُوا امن
19 ila doğru إِلَىٰ -
20 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
21 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1: *Kur'ân.**Kur'ân'a.

Ayet 55

2648|22|55|وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ
2648|22|55|ولا يزال الذين كفروا في مريه منه حتي تاتيهم الساعه بغته او ياتيهم عذاب يوم عقيم
55. Ve lâ yezâlullezîne keferû fî miryetin minhu hattâ te’tiyehumus sâatu bagteten ev ye’tiyehum azâbu yevmin akîm(akîmin).
Ve ayrılmaz* kâfirlik25 etmiş kimseler bir kuşkuda (olmayı) ondan** ta ki gelir onlara sâat470 bir ansızın ya da gelir onlara kısır*** bir günün azabı.
Ahmed Samira: 55 And those who disbelieved remain/continue in doubt from it until the Hour/Resurrection comes to them suddenly/unexpectedly, or a day/time of no good strong/infertile torture comes to them.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 yezalu ayrılmaz يَزَالُ زيل
3 ellezine الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
5 fi فِي -
6 miryetin bir kuşkuda مِرْيَةٍ مري
7 minhu ondan مِنْهُ -
8 hatta ta ki حَتَّىٰ -
9 te'tiyehumu gelir. onlara تَأْتِيَهُمُ اتي
10 s-saatu sâat السَّاعَةُ سوع
11 begteten bir ansızın بَغْتَةً بغت
12 ev ya da أَوْ -
13 ye'tiyehum gelir onlara يَأْتِيَهُمْ اتي
14 azabu azabı عَذَابُ عذب
15 yevmin günün يَوْمٍ يوم
16 akimin bir kısır عَقِيمٍ عقم

Notlar

Not 1: *Sonlandırmaz.**Kurân'dan.***Verimsiz.

Ayet 56

2649|22|56|ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ
2649|22|56|الملك يوميذ لله يحكم بينهم فالذين امنوا وعملوا الصلحت في جنت النعيم
56. El mulku yevme izin lillâh(lillâhi), yahkumu beynehum, fellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fî cennâtin naîm(naîmi).
Mülk* o gün Allah içindir; hükmeder aralarında**; öyle ki iman47 etmiş ve sâlihât18 yapmış kimseler na'îm1160 cennetlerindedirler.
Ahmed Samira: 56 The ownership/kingdom (on) that day (is) to God, He judges/rules between them, so those who believed and made/did the correct/righteous deeds (are) in gardens/paradises (of) the blessing/comfort and eases .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-mulku mülk الْمُلْكُ ملك
2 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
3 lillahi Allah içindir لِلَّهِ -
4 yehkumu hükmeder يَحْكُمُ حكم
5 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
6 fellezine öyle ki kimseler فَالَّذِينَ -
7 amenu iman ettiler امَنُوا امن
8 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
9 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
10 fi فِي -
11 cennati cenettlerindedir جَنَّاتِ جنن
12 n-neiymi na'im النَّعِيمِ نعم

Notlar

Not 1: *Mülkiyet, mutlak sahiplik. **Müminler ile diğerleri arasında.

Ayet 57

2650|22|57|وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ
2650|22|57|والذين كفروا وكذبوا بايتنا فاوليك لهم عذاب مهين
57. Vellezîne keferû ve kezzebû bi âyâtinâ fe ulâike lehum azâbun muhîn(muhînun).
Ve kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler ve yalanladılar195 ayetlerimizi; öyle ki işte bunlar; onlaradır alçaltan bir azap.
Ahmed Samira: 57 And those who disbelieved and denied/falsified with Our verses/evidences , so those for them (is) a humiliating/disgracing torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
3 ve kezzebu ve yalanladılar وَكَذَّبُوا كذب
4 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
5 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
6 lehum onlaradır لَهُمْ -
7 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
8 muhinun bir alçaltan مُهِينٌ هون

Ayet 58

2651|22|58|وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوٓا۟ أَوْ مَاتُوا۟ لَيَرْزُقَنَّهُمُ ٱللَّهُ رِزْقًا حَسَنًا وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ
2651|22|58|والذين هاجروا في سبيل الله ثم قتلوا او ماتوا ليرزقنهم الله رزقا حسنا وان الله لهو خير الرزقين
58. Vellezîne hâcerû fî sebîlillâhi summe kutilû ev mâtû le yerzukannehumullâhu rızkan hasenâ(hasenen), ve innallâhe le huve hayrur râzikîn(râzikîne).
Ve kimseler (ki) hicret355 ettiler Allah yolunda336; sonra katledildiler35 veya öldüler720; mutlak rızıklandırır472 onları Allah güzel bir rızık472 (-la); ve doğrusu Allah'tır (ki) mutlak O'dur* hayırlısı rızık verenlerin.
Ahmed Samira: 58 And those who emigrated in God’s way/path/sake , then they were killed or they died, God will provide for them (E) a good/beautiful provision , and that God, He is (E) best (of) the providers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 haceru hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
3 fi فِي -
4 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
5 llahi Allah اللَّهِ -
6 summe sonra ثُمَّ -
7 kutilu katledildiler قُتِلُوا قتل
8 ev veya أَوْ -
9 matu öldüler مَاتُوا موت
10 leyerzukannehumu mutlak rızıklandırır onları لَيَرْزُقَنَّهُمُ رزق
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 rizkan bir rızık (-la) رِزْقًا رزق
13 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
14 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 lehuve mutlak odur لَهُوَ -
17 hayru hayırlısı خَيْرُ خير
18 r-razikine rızık verenlerin الرَّازِقِينَ رزق

Notlar

Not 1: *Allah'tır.

Ayet 59

2652|22|59|لَيُدْخِلَنَّهُم مُّدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۥ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ
2652|22|59|ليدخلنهم مدخلا يرضونه وان الله لعليم حليم
59. Le yudhılennehum mudhalen yerdavneh(yerdavnehu), ve innallâhe le alîmun halîm(halîmun).
Mutlak dahil eder/girdirir* onları** bir dahile/girişe*** (ki) razı olurlar ona****; ve doğrusu Allah mutlak Alîm’dir8; Halîm’dir58.
Ahmed Samira: 59 He will enter them (E) an entrance they accept/approve it, and that truly God (is) knowledgeable (E), clement/patient, powerful and capable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyudhilennehum mutlak dahil eder/girdirir onları لَيُدْخِلَنَّهُمْ دخل
2 mudhalen bir dahile/girişe مُدْخَلًا دخل
3 yerdevnehu razı olurlar ona يَرْضَوْنَهُ رضو
4 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
5 llahe Allah اللَّهَ -
6 lealimun mutlak Alîm’dir لَعَلِيمٌ علم
7 halimun Halîm’dir حَلِيمٌ حلم

Notlar

Not 1: *Allah.**Allah yolunda hicret edenlerden katledilen veya ölenleri.***Selâm diyarı. ****Selâm diyarına.

Ayet 60

2653|22|60|ذَٰلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِۦ ثُمَّ بُغِىَ عَلَيْهِ لَيَنصُرَنَّهُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ
2653|22|60|ذلك ومن عاقب بمثل ما عوقب به ثم بغي عليه لينصرنه الله ان الله لعفو غفور
60. Zâlik(zâlike), ve men âkabe bi misli mâ ûkıbe bihî summe bugıye aleyhi le yansurennehullâh(yansurennehullâhu), innallâhe le afuvvun gafûr(gafûrun).
İşte budur; ve kim akıbet892 etti misliyle akıbet892 edildiğinin kendisiyle; sonra aşıldı sınır onun üzerine*; mutlu yardım eder ona** Allah; doğrusu Allah mutlak bir Afuv’dur710; bir Gafûr'dur20.
Ahmed Samira: 60 That and who punished with equal/alike (to) what he was punished with it, then he was oppressed/transgressed on him, God will give him victory/aid (E) , that truly God (is) often forgiving/pardoning (E), forgiving.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 aakabe akıbet etti عَاقَبَ عقب
4 bimisli misliyle بِمِثْلِ مثل
5 ma مَا -
6 ukibe akıbet edildiğinin عُوقِبَ عقب
7 bihi kendisiyle بِهِ -
8 summe sonra ثُمَّ -
9 bugiye aşıldı sınır بُغِيَ بغي
10 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
11 leyensurannehu mutlu yardım eder ona لَيَنْصُرَنَّهُ نصر
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 llahe Allah اللَّهَ -
15 leafuvvun mutlak bir Afuv’dur لَعَفُوٌّ عفو
16 gafurun bir Gafûrdur غَفُورٌ غفر

Notlar

Not 1: *Kendisine sınır aşılan kimsenin.**Kendisine sınır aşılan kimseye.

Ayet 61

2654|22|61|ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ
2654|22|61|ذلك بان الله يولج اليل في النهار ويولج النهار في اليل وان الله سميع بصير
61. Zâlike bi ennallâhe yûlicul leyle fîn nehâri ve yûlicun nehâre fîl leyli ve ennallâhe semîun basîr(basîrun).
İşte budur; iledir ki Allah nüfuz ettirir* geceyi gündüzün içine; ve nüfuz ettirir* gündüzü gecenin içine; ve doğrusu Allah bir Semî’dir41; bir Basîr’dir513.
Ahmed Samira: 61 That (is) with that God makes the night to enter/penetrate in the daytime, and He makes the daytime to enter/penetrate in the night, and that God (is) hearing/listening, seeing/understanding.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 bienne iledir ki بِأَنَّ -
3 llahe Allah اللَّهَ -
4 yulicu nüfuz ettirir يُولِجُ ولج
5 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
6 fi içine فِي -
7 n-nehari gündüzün النَّهَارِ نهر
8 ve yulicu ve nüfuz ettirir وَيُولِجُ ولج
9 n-nehara gündüzü النَّهَارَ نهر
10 fi içine فِي -
11 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
12 ve enne ve doğrusu وَأَنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 semiun bir Semî’dir سَمِيعٌ سمع
15 besirun bir Basîr’dir بَصِيرٌ بصر

Notlar

Not 1: *Penetre ettirir.

Ayet 62

2655|22|62|ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ هُوَ ٱلْبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ
2655|22|62|ذلك بان الله هو الحق وان ما يدعون من دونه هو البطل وان الله هو العلي الكبير
62. Zâlike bi ennallâhe huvel hakku ve enne mâ yed’ûne min dûnihî huvel bâtılu ve ennallâhe huvel aliyyul kebîr(kebîru).
İşte budur; iledir ki Allah; O* (ki) Hakk’tır1114; ve ki çağırdıkları astından O’nun** o (ki) batıldır199; ve ki Allah; O (ki) Aliyy’dir373; Kebîr’dir502.
Ahmed Samira: 62 That (is) with that God, He is the truth , and that what they call from other than Him, it is the falsehood, and that God, He is the high/elevated, the great .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 bienne iledir ki بِأَنَّ -
3 llahe Allah اللَّهَ -
4 huve o (ki) هُوَ -
5 l-hakku Hakk’tır الْحَقُّ حقق
6 ve enne ve ki وَأَنَّ -
7 ma مَا -
8 yed'une çağırdıkları يَدْعُونَ دعو
9 min مِنْ -
10 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
11 huve o (ki) هُوَ -
12 l-batilu batıldır الْبَاطِلُ بطل
13 ve enne ve ki وَأَنَّ -
14 llahe Allah اللَّهَ -
15 huve O (ki) هُوَ -
16 l-aliyyu Aliyy’dir الْعَلِيُّ علو
17 l-kebiru Kebir’dir الْكَبِيرُ كبر

Notlar

Not 1: *Allah.**Allah'ın.

Ayet 63

2656|22|63|أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَتُصْبِحُ ٱلْأَرْضُ مُخْضَرَّةً إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ
2656|22|63|الم تر ان الله انزل من السما ما فتصبح الارض مخضره ان الله لطيف خبير
63. E lem tere ennallâhe enzele mines semâi mâen fe tusbihul ardu muhdarreh(muhdarreten), innallâhe latîfun habîr(habîrun).
Hiç görmez misin ki Allah indirdi gökten180 bir su179; öyle ki sabahlar yer bir yemyeşil (olarak); doğrusu Allah bir Latîf’tir40; bir Habîr’dir466.
Ahmed Samira: 63 Do you not see/understand that God descended from the sky water, so the land/Earth becomes green, that God (is) kind/courteous , expert/experienced?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
6 mine مِنَ -
7 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
8 maen bir su مَاءً موه
9 fetusbihu öyle ki sabahlar فَتُصْبِحُ صبح
10 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
11 muhderraten bir yemyeşil مُخْضَرَّةً خضر
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 letifun bir Latîf’tir لَطِيفٌ لطف
15 habirun bir Habîr’dir خَبِيرٌ خبر

Ayet 64

2657|22|64|لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ
2657|22|64|له ما في السموت وما في الارض وان الله لهو الغني الحميد
64. Lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı), ve innallâhe le huvel ganiyyul hamîd(hamîdu).
O’nadır* göklerdeki162 ve yerdeki; ve doğrusu Allah (ki) mutlak O’dur Ganiyy106; Hamîd107.
Ahmed Samira: 64 For Him what (is) in the skies/space and the earth/Planet Earth, and that God, He is (E) the rich, the praiseworthy/commendable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehu O’nadır لَهُ -
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
5 ve ma ve وَمَا -
6 fi فِي -
7 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
8 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
9 llahe Allah اللَّهَ -
10 lehuve mutlak O’dur لَهُوَ -
11 l-ganiyyu Ganiyy الْغَنِيُّ غني
12 l-hamidu Hamîd الْحَمِيدُ حمد

Notlar

Not 1: *Allah'adır.

Ayet 65

2658|22|65|أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ وَيُمْسِكُ ٱلسَّمَآءَ أَن تَقَعَ عَلَى ٱلْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ
2658|22|65|الم تر ان الله سخر لكم ما في الارض والفلك تجري في البحر بامره ويمسك السما ان تقع علي الارض الا باذنه ان الله بالناس لروف رحيم
65. E lem tere ennallâhe sahhara lekum mâ fîl ardı vel fulke tecrî fîl bahri bi emrih(emrihî), ve yumsikus semâe en tekaa alel ardı illâ bi iznih(iznihî), innallâhe bin nâsi le raûfun rahîm(rahîmun).
Hiç görmez misin ki Allah boyun eğdirdi sizlere yerdekini; ve gemi (ki) akar bahrda236 emriyle O’nun*; ve tutar1161 göğü** ki konar*** üzerine yerin; O'nun izniyle (olması) dışındadır; doğrusu Allah insanlara mutlak bir Raûf’tur15; bir Rahîm'dir2.
Ahmed Samira: 65 Do you not see/understand that God manipulated/subjugated for you what is in the earth/Planet Earth, and the ships flow/run in the sea/ocean with His will/command, and He holds/seizes the sky/space that it falls/lands on the earth/planet Earth except with His permission? That truly God (is) with the people merciful/compassionate (E), merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 sehhara boyun eğdirdi سَخَّرَ سخر
6 lekum sizlere لَكُمْ -
7 ma مَا -
8 fi فِي -
9 l-erdi yerdekini الْأَرْضِ ارض
10 velfulke ve gemi (ki) وَالْفُلْكَ فلك
11 tecri akar تَجْرِي جري
12 fi فِي -
13 l-behri bahrda الْبَحْرِ بحر
14 biemrihi emriyle O’nun بِأَمْرِهِ امر
15 ve yumsiku ve tutar وَيُمْسِكُ مسك
16 s-semae göğü السَّمَاءَ سمو
17 en ki أَنْ -
18 tekaa konar تَقَعَ وقع
19 ala üzerine عَلَى -
20 l-erdi yerin الْأَرْضِ ارض
21 illa dışında إِلَّا -
22 biiznihi izniyle O’nun بِإِذْنِهِ اذن
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 llahe Allah اللَّهَ -
25 bin-nasi insanlara بِالنَّاسِ نوس
26 lera'ufun mutlak bir Rauf’tur لَرَءُوفٌ راف
27 rahimun bir Rahim رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Atmosferi.***Düşer, aşağı düşer, yere düşer.

Ayet 66

2659|22|66|وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَكَفُورٌ
2659|22|66|وهو الذي احياكم ثم يميتكم ثم يحييكم ان الانسن لكفور
66. Ve huvellezî ahyâkum summe yumîtukum summe yuhyîkum, innel insâne le kefûr(kefûrun).
Ve O'dur* ki hayat verendir sizlere; sonra öldürür sizleri; sonra hayat verir sizlere; doğrusu insan mutlak bir kâfirdir25.
Ahmed Samira: 66 And He is who gave you life/revived you, then He makes you die, then He revives you/makes you alive, that the human (is an insistent) disbeliever (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi o ki الَّذِي -
3 ehyakum hayat verendir sizlere أَحْيَاكُمْ حيي
4 summe sonra ثُمَّ -
5 yumitukum öldürür sizleri يُمِيتُكُمْ موت
6 summe sonra ثُمَّ -
7 yuhyikum hayat verir sizlere يُحْيِيكُمْ حيي
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 l-insane insan الْإِنْسَانَ انس
10 lekefurun mutlak bir kâfirdir لَكَفُورٌ كفر

Notlar

Not 1: *Allah'tır.

Ayet 67

2660|22|67|لِّكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَٰزِعُنَّكَ فِى ٱلْأَمْرِ وَٱدْعُ إِلَىٰ رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَىٰ هُدًى مُّسْتَقِيمٍ
2660|22|67|لكل امه جعلنا منسكا هم ناسكوه فلا ينزعنك في الامر وادع الي ربك انك لعلي هدي مستقيم
67. Li kulli ummetin cealnâ menseken hum nâsikûhu fe lâ yunâziunneke fîl emri ved’u ilâ rabbik(rabbike), inneke le alâ huden mustekîm(mustekîmin).
Her bir ümmete305 yaptık bir mensek1162; onlaradır nusukları169 onların; öyle ki çekişmesinler sana* emirde; davet et** Rabbine4 doğru; doğrusu sen*** mutlak dosdoğru bir kılavuz192 üzerinesin.
Ahmed Samira: 67 To every/each nation We made/created a ritual or method of worship they are practicing the rituals or methods of worship , so they do not dispute/quarrel with you (E) in the matter/affair, and call to your Lord, that you are on (E) straight/direct guidance.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 likulli her bir لِكُلِّ كلل
2 ummetin ümmete أُمَّةٍ امم
3 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
4 menseken bir mensek مَنْسَكًا نسك
5 hum onlaradır هُمْ -
6 nasikuhu nusukları onların نَاسِكُوهُ نسك
7 fela öyle ki فَلَا -
8 yunaziunneke çekişmesinler sana يُنَازِعُنَّكَ نزع
9 fi فِي -
10 l-emri emirde الْأَمْرِ امر
11 ved'u davet et وَادْعُ دعو
12 ila doğru إِلَىٰ -
13 rabbike Rabbine رَبِّكَ ربب
14 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
15 leala mutlak üzerinesin لَعَلَىٰ -
16 huden bir kılavuz هُدًى هدي
17 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1: *Seninle.**Çağır.***Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 68

2661|22|68|وَإِن جَٰدَلُوكَ فَقُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ
2661|22|68|وان جدلوك فقل الله اعلم بما تعملون
68. Ve in câdelûke fe kulillâhu a’lemu bimâ ta’melûn(ta’melûne).
Ve eğer mücadele ettilerse sana; öyle ki de ki Allah daha iyi bilendir yaptıklarınızı.
Ahmed Samira: 68 And if they argued/disputed with you, so say: "God (is) more knowledgeable with what you make/do ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 cadeluke mücadele ettilerse sana جَادَلُوكَ جدل
3 fekuli öyle ki de ki فَقُلِ قول
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
6 bima بِمَا -
7 tea'melune yaptıklarınızı تَعْمَلُونَ عمل

Ayet 69

2662|22|69|ٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
2662|22|69|الله يحكم بينكم يوم القيمه فيما كنتم فيه تختلفون
69. Allâhu yahkumu beynekum yevmel kıyâmeti fîmâ kuntum fîhi tahtelifûn(tahtelifûne).
Allah hükmeder aranızda kıyamet148 günü kendisinde ihtilaf eder olduğunuzda.
Ahmed Samira: 69 God judges/rules between you (on) the Resurrection Day, in what you were in it differing/disagreeing .235

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah اللَّهُ -
2 yehkumu hükmeder يَحْكُمُ حكم
3 beynekum aranızda بَيْنَكُمْ بين
4 yevme günü يَوْمَ يوم
5 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
6 fima فِيمَا -
7 kuntum olduğunuzda كُنْتُمْ كون
8 fihi kendisinde فِيهِ -
9 tehtelifune ihtilaf edersiniz تَخْتَلِفُونَ خلف

Ayet 70

2663|22|70|أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّ ذَٰلِكَ فِى كِتَٰبٍ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ
2663|22|70|الم تعلم ان الله يعلم ما في السما والارض ان ذلك في كتب ان ذلك علي الله يسير
70. E lem ta’lem ennallâhe ya’lemu mâ fis semâi vel ard(ardı), inne zâlike fî kitâb(kitâbin), inne zâlike alâllâhi yesîr(yesîrun).
Hiç bilmez misin ki Allah bilir göktekini180 ve yerdekini? Doğrusu işte bu; bir kitaptadır*; doğrusu işte bu; Allah üzerine bir kolaydır.
Ahmed Samira: 70 Do you not know that God knows what (is) in the skies/space and the earth/Planet Earth? That truly that (is) in a Book , that truly that (is) on God easy/little .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 tea'lem bilmez misin تَعْلَمْ علم
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
6 ma مَا -
7 fi فِي -
8 s-semai göktekini السَّمَاءِ سمو
9 vel'erdi ve yerdekini وَالْأَرْضِ ارض
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
12 fi فِي -
13 kitabin bir kitaptadır كِتَابٍ كتب
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
16 ala üzerine عَلَى -
17 llahi Allah اللَّهِ -
18 yesirun bir kolaydır يَسِيرٌ يسر

Notlar

Not 1: *Levh-i Mahfûz. Evrenin tüm kuantum bilgileri hiperuzayda bulunan rakamlanmış bir kitapta kayıtlıdır.

Ayet 71

2664|22|71|وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَمَا لَيْسَ لَهُم بِهِۦ عِلْمٌ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ
2664|22|71|ويعبدون من دون الله ما لم ينزل به سلطنا وما ليس لهم به علم وما للظلمين من نصير
71. Ve ya’budûne min dûnillâhi mâ lem yunezzil bihî sultânen ve mâ leyse lehum bihî ılm(ılmun), ve mâ liz zâlimîne min nasîr(nasîrin).
Ve kulluk46 ederler Allah'ın astından asla indirmediğine kendisiyle bir sultân660; ve olmayana onlara onunla bir ilim1143; ve yoktur zalimlere257* hiçbir bir yardımcı.
Ahmed Samira: 71 And they worship from other than God what He did not descend with it a proof/evidence, and what (there) is not for them with it knowledge, and (there is) no victorior/savior to the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yea'budune ve kulluk ederler وَيَعْبُدُونَ عبد
2 min مِنْ -
3 duni astından دُونِ دون
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 ma مَا -
6 lem asla لَمْ -
7 yunezzil indirmediğine يُنَزِّلْ نزل
8 bihi onunla بِهِ -
9 sultanen bir sultan سُلْطَانًا سلط
10 ve ma ve وَمَا -
11 leyse olmayana لَيْسَ ليس
12 lehum onlara لَهُمْ -
13 bihi onunla بِهِ -
14 ilmun bir ilim عِلْمٌ علم
15 ve ma ve yoktur وَمَا -
16 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
17 min hiçbir مِنْ -
18 nesirin bir yardımcı نَصِيرٍ نصر

Notlar

Not 1: *Rabbimiz zalimliği çok güzel tanımlamıştır. Hiç bir ilime/bilime dayanmayan, tamamı zan olan, Yüce Allah katından gönderilmiş olduğuna dair zerre bir bir yetkisi, mazbatası olmayan hadislere, talmuda kulluk etmek en büyük zalimliktir.

Ayet 72

2665|22|72|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمُنكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكُمُ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
2665|22|72|واذا تتلي عليهم ايتنا بينت تعرف في وجوه الذين كفروا المنكر يكادون يسطون بالذين يتلون عليهم ايتنا قل افانبيكم بشر من ذلكم النار وعدها الله الذين كفروا وبيس المصير
72. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin ta’rifu fî vucûhillezîne keferûl munker(munkere), yekâdûne yestûne billezîne yetlûne aleyhim âyâtinâ, kul e fe unebbiukum bi şerrin min zâlikum, en nâr(nâru), vaadehallâhullezîne keferû, ve bi’sel masîr(masîru).
Ve tilâvet874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz454 beyanatlar620 (-la); arif* olursun yüzlerinde kâfirlik25 etmiş kimselerin münkere82; neredeyse saldırırlar** kimselere*** (ki) tilâvet874 ederler**** kendilerine***** ayetlerimizi454; de ki: "Öyle ki haber vereyim mi sizlere daha şerrini bundan?"; Ateş! Ve vaat etti onu****** Allah kimselere (ki) kâfirlik25 ettiler; ve ne kötü oldu varış yeri.
Ahmed Samira: 72 And if Our verses/evidences are read/recited on them, you know (recognize) in those who disbelieveds’ faces/fronts the defiance of God and His orders/obscenity , they are about to/almost violently attack and assault with those who read/recite on (to) them Our verses/evidences , say: "Shall I inform you with worse/more harmful than that one, the fire , God promised it (to) those who disbelieved, and how bad (is) the end/destination?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 tutla tilâvet edildiği تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin beyanatlar (-la) بَيِّنَاتٍ بين
6 tea'rifu arif olursun تَعْرِفُ عرف
7 fi فِي -
8 vucuhi yüzlerinde وُجُوهِ وجه
9 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
10 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
11 l-munkera münkeri الْمُنْكَرَ نكر
12 yekadune neredeyse يَكَادُونَ كود
13 yestune saldırırlar/atlarlar يَسْطُونَ سطو
14 biellezine kimselere بِالَّذِينَ -
15 yetlune tilâvet ederler يَتْلُونَ تلو
16 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
17 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
18 kul de ki قُلْ قول
19 efeunebbiukum öyle ki haber vereyim mi sizlere أَفَأُنَبِّئُكُمْ نبا
20 bişerrin şerrini بِشَرٍّ شرر
21 min مِنْ -
22 zalikumu bundan ذَٰلِكُمُ -
23 n-naru ateş! النَّارُ نور
24 veadeha ve vaat etti onu وَعَدَهَا وعد
25 llahu Allah اللَّهُ -
26 ellezine kimselere الَّذِينَ -
27 keferu inkar eden كَفَرُوا كفر
28 ve bi'se ve ne kötü oldu وَبِئْسَ باس
29 l-mesiru varış yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1: *Farkına varırsın, anlarsın.**Kâfirlik etmiş kimseler.***Kur'ân'ı tilâvet eden kimselere. ****Kur'ân'ı tilâvet eden kimseler. *****Kâfirlik etmiş kimselere.******Ateşi.

Ayet 73

2666|22|73|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَٱسْتَمِعُوا۟ لَهُۥٓ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخْلُقُوا۟ ذُبَابًا وَلَوِ ٱجْتَمَعُوا۟ لَهُۥ وَإِن يَسْلُبْهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيْـًٔا لَّا يَسْتَنقِذُوهُ مِنْهُ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلْمَطْلُوبُ
2666|22|73|يايها الناس ضرب مثل فاستمعوا له ان الذين تدعون من دون الله لن يخلقوا ذبابا ولو اجتمعوا له وان يسلبهم الذباب شيا لا يستنقذوه منه ضعف الطالب والمطلوب
73. Yâ eyyuhen nâsu duribe meselun festemiû leh(lehu), innellezîne ted’ûne min dûnillâhi len yahlukû zubâben ve levictemeû leh(lehu), ve in yeslubhumuz zubâbu şey’en lâ yestenkızûhu minh(minhu), daufat tâlibu vel matlûb(matlûbu).
Ey insanlar! Darp* edildi bir misal870; öyle ki işitin onu**; doğrusu kimseler (ki) çağırırsınız*** Allah’ın astından asla yaratamazlar bir karasinek1165; velev/şayet toplandıysalar (bile) ona****; ve eğer kapsa onlardan karasinek1165 bir şey; kurtaramazlar onu***** ondan******; zaaflaştı******* talep eden ve talep edilen.
Ahmed Samira: 73 You, you the people, (an) example/proverb was given , so listen to it, that those whom you call from other than God they will never/not create a fly/insanity and even if they gathered/unified/combined for it, and if the fly/insanity ravishes/robs them forcefully (of) a thing, they will not rescue/save it from it, the seeker/wanter and the sought after/wanted were weakened.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 duribe darp edildi ضُرِبَ ضرب
4 meselun bir misal مَثَلٌ مثل
5 festemiu öyle ki işitin فَاسْتَمِعُوا سمع
6 lehu onu لَهُ -
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
9 ted'une çağırırsınız تَدْعُونَ دعو
10 min مِنْ -
11 duni astından دُونِ دون
12 llahi Allah’ın اللَّهِ -
13 len asla لَنْ -
14 yehluku yaratamazlar يَخْلُقُوا خلق
15 zubaben bir karasinek ذُبَابًا ذبب
16 velevi velev/şayet وَلَوِ -
17 ctemeu toplandıysalar (bile) اجْتَمَعُوا جمع
18 lehu ona لَهُ -
19 ve in ve eğer وَإِنْ -
20 yeslubhumu kapsa onlardan يَسْلُبْهُمُ سلب
21 z-zubabu karasinek الذُّبَابُ ذبب
22 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
23 la لَا -
24 yestenkizuhu kurtaramazlar onu يَسْتَنْقِذُوهُ نقذ
25 minhu ondan مِنْهُ -
26 deufe zaaflaştı ضَعُفَ ضعف
27 t-talibu talep eden الطَّالِبُ طلب
28 velmetlubu ve talep edilen وَالْمَطْلُوبُ طلب

Notlar

Not 1: *Vuruldu, ortaya konuldu.**Misali.***Duaya dahil edersiniz.****Sineği yaratmaya.*****Sineğin kaptığını.******Sinekten.*******Zaafiyetli oldu, fiil geçmiş zaman.

Ayet 74

2667|22|74|مَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ
2667|22|74|ما قدروا الله حق قدره ان الله لقوي عزيز
74. Mâ kaderûllâhe hakka kadrih(kadrihî), innallâhe le kaviyyun azîz(azîzun).
Takdir1163 etmiş değillerdi Allah'ın hak/gerçek kadrini*; doğrusu Allah mutlak bir Kaviyy’dir72; bir Azîz’dir37.
Ahmed Samira: 74 They did not evaluate/estimate God His deserved/true value/estimation/capability , that truly God (is) powerful/strong (E), glorious/mighty .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değillerdi مَا -
2 kaderu takdir etmişler قَدَرُوا قدر
3 llahe Allah'ı اللَّهَ -
4 hakka hakkıyle حَقَّ حقق
5 kadrihi kadrini O’nun قَدْرِهِ قدر
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 llahe Allah اللَّهَ -
8 lekaviyyun mutlak bir Kaviyy’dir لَقَوِيٌّ قوي
9 azizun bir Aziz’dir عَزِيزٌ عزز

Notlar

Not 1: *Ölçüsünü, değerini.

Ayet 75

2668|22|75|ٱللَّهُ يَصْطَفِى مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ
2668|22|75|الله يصطفي من المليكه رسلا ومن الناس ان الله سميع بصير
75. Allâhu yastafî minel melâiketi rusulen ve minen nâs(nâsi), innallâhe semîun basîr(basîrun).
Allah saflaştırır409 meleklerden resûller418 ve insanlardan; doğrusu Allah bir Semî’dir41; bir Basîr’dir513.
Ahmed Samira: 75 God chooses/purifies from the angels messengers, and from the people, that truly God (is) hearing/listening, seeing/understanding .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah اللَّهُ -
2 yestafi saflaştırır يَصْطَفِي صفو
3 mine مِنَ -
4 l-melaiketi meleklerden الْمَلَائِكَةِ ملك
5 rusulen resûller رُسُلًا رسل
6 ve mine ve وَمِنَ -
7 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 llahe Allah اللَّهَ -
10 semiun bir Semî’dir سَمِيعٌ سمع
11 besirun bir Basîr’dir بَصِيرٌ بصر

Ayet 76

2669|22|76|يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ
2669|22|76|يعلم ما بين ايديهم وما خلفهم والي الله ترجع الامور
76. Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve ilallâhi turceul umûr(umûru).
Bilir* ellerinin** arasındakini ve arkalarındakini**; ve Allah'a doğru döndürülür emirler351.
Ahmed Samira: 76 He knows what (is) between their hands, and what (is) behind them, and to God the matters/affairs are returned

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
2 ma مَا -
3 beyne arasındakini بَيْنَ بين
4 eydihim ellerinin أَيْدِيهِمْ يدي
5 ve ma ve وَمَا -
6 halfehum arkalarındakini خَلْفَهُمْ خلف
7 ve ila ve doğru وَإِلَى -
8 llahi Allah'a اللَّهِ -
9 turceu döndürülür تُرْجَعُ رجع
10 l-umuru emirler الْأُمُورُ امر

Notlar

Not 1: *Allah.**Melek ve insanlardan resûllerin.

Ayet 77

2670|22|77|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱرْكَعُوا۟ وَٱسْجُدُوا۟ وَٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱفْعَلُوا۟ ٱلْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
2670|22|77|يايها الذين امنوا اركعوا واسجدوا واعبدوا ربكم وافعلوا الخير لعلكم تفلحون
77. Yâ eyyuhellezîne âmenûrkeû vescudû va’budû rabbekum vef’alûl hayre leallekum tuflihûn(tuflihûne). (Secde Ayeti)
Ey iman47 etmiş kimseler! Ve rükû11 edin; ve secde12 edin; ve kulluk edin46 Rabbinize4; ve faaliyet edin hayra; belki sizler felaha326 kavuşursunuz.
Ahmed Samira: 77 You, you those who believed, bow , and prostrate, and worship your Lord, and make/do the good ,maybe/perhaps you succeed/win.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 rkeu ve rükû edin/eğilin/dize gelin/baş eğin ارْكَعُوا ركع
5 vescudu ve secde edin/teslim olun وَاسْجُدُوا سجد
6 vea'budu ve kulluk edin وَاعْبُدُوا عبد
7 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
8 vef'alu ve faaliyetinde bulunun وَافْعَلُوا فعل
9 l-hayra hayır/iyilik الْخَيْرَ خير
10 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
11 tuflihune felaha/kurtuluşa kavuşursunuz تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not: Rükû için; bak 2:43

Ayet 78

2671|22|78|وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ
2671|22|78|وجهدوا في الله حق جهاده هو اجتبيكم وما جعل عليكم في الدين من حرج مله ابيكم ابرهيم هو سميكم المسلمين من قبل وفي هذا ليكون الرسول شهيدا عليكم وتكونوا شهدا علي الناس فاقيموا الصلوه واتوا الزكوه واعتصموا بالله هو موليكم فنعم المولي ونعم النصير
78. Ve câhidû fillâhi hakka cihâdih(cihâdihî), huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fid dîni min harac(haracin), millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmakumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alen nâs(nâsi), fe ekîmûs salâte ve âtuz zekâte va’tesımû billâh(billâhi), huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).
Ve mücadele edin Allah'ta*, gerçek/hak mücadelesi (-yle) O'nun**; O*** (ki) seçti sizleri; ve yapmış değildir üzerinize dinde122 hiçbir güçlük/zorluk; babanız İbrâhîm'in inanç öğretisidir; O*** (ki) önceden isimlendirdi sizleri müslim45 (olarak); ve bunda, olması içindir resûlün418 üzerinize bir tanık/bir şahit; ve olmanız içindir sizlerin tanıklar/şahitler insanlar üzerine; öyleyse ikame572 edin salâtı5 ve verin zekâtı10; ve sarılın Allah'a; O'dur*** mevlânız68; öyle ki bir muhteşem Mevlâ'dır68; ve bir muhteşem Nasîr'dir69.
Ahmed Samira: 78 And struggle/do (your) utmost His deserved/true struggle , He chose/purified you, and He did not make/put on you in the religion from strain/hardship , your father Abraham’s religion/faith, He named/identified you the Moslems/submitters/surrenderers from before, and in this the Messenger to be a witness/present on you, and you be witnessing/testifying/witnesses/testifiers on the people, so stand/keep up the prayers, and give/bring the charity/ purification , and hold fast/take shelter with/by God, He is your master/ally , so blessed/praised (is) the master/ally , and blessed/praised (is) the victorior/savior . 236

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cahidu ve mücadele edin وَجَاهِدُوا جهد
2 fi uğrunda فِي -
3 llahi Allah اللَّهِ -
4 hakka gerçek/hak حَقَّ حقق
5 cihadihi mücadelesi (-yle) onun جِهَادِهِ جهد
6 huve O هُوَ -
7 ctebakum seçti sizi اجْتَبَاكُمْ جبي
8 ve ma ve değildir وَمَا -
9 ceale yapmış جَعَلَ جعل
10 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
11 fi فِي -
12 d-dini dinde الدِّينِ دين
13 min hiç bir مِنْ -
14 haracin güçlük/zorluk حَرَجٍ حرج
15 millete inanç öğretisi مِلَّةَ ملل
16 ebikum babanız أَبِيكُمْ ابو
17 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
18 huve O هُوَ -
19 semmakumu isimlendirdi sizi سَمَّاكُمُ سمو
20 l-muslimine Müslümanlar الْمُسْلِمِينَ سلم
21 min مِنْ -
22 kablu önceden قَبْلُ قبل
23 ve fi ve وَفِي -
24 haza bunda هَٰذَا -
25 liyekune olması için لِيَكُونَ كون
26 r-rasulu resûlün/elçinin الرَّسُولُ رسل
27 şehiden şahid/tanık شَهِيدًا شهد
28 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
29 ve tekunu ve olmanız için sizin وَتَكُونُوا كون
30 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
31 ala üzerine عَلَى -
32 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
33 feekimu öyle ki dikin/ayağa kaldırın فَأَقِيمُوا قوم
34 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
35 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
36 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
37 vea'tesimu ve sarılın وَاعْتَصِمُوا عصم
38 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
39 huve O'dur هُوَ -
40 mevlakum mevlânız/sahibiniz مَوْلَاكُمْ ولي
41 fenia'me öyle ki bir muhteşem فَنِعْمَ نعم
42 l-mevla mevlâ/sahip الْمَوْلَىٰ ولي
43 ve nia'me ve bir muhteşem وَنِعْمَ نعم
44 n-nesiru yardımcı النَّصِيرُ نصر

Notlar

Not 1: *Fi edatı içinde demektir. Allah'ın içinde mücadele edin. Evren/evrenler, arş (hiperuzay) Yüce Allah'ın bizzat içindedir. Denizdeki balığın deniz hakkında bir ilimle mücadele etmesi gibi. Deniz hakkında doğruları söylemesi gibi. **Allah'ın.***Allah.****Allah'tır.