Sure 26: Şuarâ/Şairler

Ayet Sayısı: 132
ٱلشُّعَرَاء

Ayet 1

2931|26|1|طسٓمٓ
2931|26|1|طسم
1. Tâ, sin, mim.
T S M44*
Ahmed Samira: 1 T S M .

Notlar

Not 1: *Tâ, Sîn, Mîm.

Ayet 2

2932|26|2|تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ
2932|26|2|تلك ايت الكتب المبين
2. Tilke âyâtul kitâbil mubîn(mubîni).
İşte şu (ki) ayetleridir454 kitabın* (ki) mubîndir1194**.
Ahmed Samira: 2 Those are The Book’s, the clear/evident verses/evidences .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şu (ki) تِلْكَ -
2 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
3 l-kitabi kitabın (ki) الْكِتَابِ كتب
4 l-mubini mubindir الْمُبِينِ بين

Notlar

Not 1: *Şerefli Kur'ân'ın.

Ayet 3

2933|26|3|لَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ
2933|26|3|لعلك بخع نفسك الا يكونوا مومنين
3. Lealleke bâhıun nefseke ellâ yekûnû mu’minîn(mu’minîne).
Belki sen bir bâhısın1240 kendi nefsine201 ki olmazlar mümin27.
Ahmed Samira: 3 Maybe/perhaps you (are) exhausting/destroying yourself from anger that they not be believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lealleke belki sen لَعَلَّكَ -
2 bahiun bir bâhısın بَاخِعٌ بخع
3 nefseke kendi nefsine نَفْسَكَ نفس
4 ella ki أَلَّا -
5 yekunu olmazlar يَكُونُوا كون
6 mu'minine mümin مُؤْمِنِينَ امن

Ayet 4

2934|26|4|إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ
2934|26|4|ان نشا ننزل عليهم من السما ايه فظلت اعنقهم لها خضعين
4. İn neşe’ nunezzil aleyhim mines semâi âyeten fe zallet a’nâkuhum lehâ hâdıîn(hâdıîne).
Eğer dilersek indiririz üzerlerine gökten180 bir ayet287; öyle ki zillette452 düşerdi boyunları ona* huzûlar1241 (-olarak).
Ahmed Samira: 4 If We want We descend on them from the sky an evidence/sign , so their necks continued/became to it bending/leaning .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 neşe' dileseydik نَشَأْ شيا
3 nunezzil indirirdik نُنَزِّلْ نزل
4 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
5 mine مِنَ -
6 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
7 ayeten bir ayet ايَةً ايي
8 fezellet öyle ki zillette düşerdi فَظَلَّتْ ظلل
9 ea'nakuhum boyunları أَعْنَاقُهُمْ عنق
10 leha ona لَهَا -
11 hadiiyne huzûlar (olarak) خَاضِعِينَ خضع

Notlar

Not 1: *Ayete.

Ayet 5

2935|26|5|وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهُ مُعْرِضِينَ
2935|26|5|وما ياتيهم من ذكر من الرحمن محدث الا كانوا عنه معرضين
5. Ve mâ ye’tîhim min zikrin miner rahmâni muhdesin illâ kânû anhu mu’ridîn(mu’ridîne).
Ve gelir değildir onlara hiçbir zikir78 Rahmân’dan1 bir yeni* (olarak); dışındadır (ki) olurlar ondan** yüz çevirenler.
Ahmed Samira: 5 And none from a reminder initiated/originated from the merciful comes to them except they were from it objecting/opposing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 ye'tihim gelir onlara يَأْتِيهِمْ اتي
3 min hiçbir مِنْ -
4 zikrin zikir ذِكْرٍ ذكر
5 mine مِنَ -
6 r-rahmani Rahmân’dan الرَّحْمَٰنِ رحم
7 muhdesin bir yeni مُحْدَثٍ حدث
8 illa dışındadır إِلَّا -
9 kanu olurlar كَانُوا كون
10 anhu ondan عَنْهُ -
11 mua'ridine yüz çevirenler مُعْرِضِينَ عرض

Notlar

Not 1: *Yeni bir oluşla bir zikir. Kutsal kitaplar.**Zikirden.

Ayet 6

2936|26|6|فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
2936|26|6|فقد كذبوا فسياتيهم انبوا ما كانوا به يستهزون
6. Fe kad kezzebû fe seye’tîhim enbâu mâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).
Öyle ki muhakkak yalanladılar; öyle ki gelecek onlara haberleri kendisiyle istihza361 eder olduklarının.
Ahmed Samira: 6 So they had lied/denied/falsified so (the) news/information (of) what they were with it mocking/making fun of, will come to them.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
2 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
3 feseye'tihim öyle ki gelecek onlara فَسَيَأْتِيهِمْ اتي
4 enba'u haberleri أَنْبَاءُ نبا
5 ma مَا -
6 kanu oldukları كَانُوا كون
7 bihi kendisiyle بِهِ -
8 yestehziune istihza ederler يَسْتَهْزِئُونَ هزا

Ayet 7

2937|26|7|أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلْأَرْضِ كَمْ أَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ
2937|26|7|اولم يروا الي الارض كم انبتنا فيها من كل زوج كريم
7. E ve lem yerev ilel ardı kem enbetnâ fîhâ min kulli zevcin kerîm(kerîmin).
Hiç bakmazlar mı yere* doğru (ki) nicesini bitirdik orada** her bir kerîm*** zevceden****.
Ahmed Samira: 7 Do they not see to the earth/Planet Earth how many/much We sprouted/grew in it from every/each generous pair .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem hiç أَوَلَمْ -
2 yerav bakmazlar mı يَرَوْا راي
3 ila doğru إِلَى -
4 l-erdi yere الْأَرْضِ ارض
5 kem nice كَمْ -
6 enbetna bitirdik أَنْبَتْنَا نبت
7 fiha orada فِيهَا -
8 min مِنْ -
9 kulli her bir كُلِّ كلل
10 zevcin zevceden زَوْجٍ زوج
11 kerimin kerîm كَرِيمٍ كرم

Notlar

Not 1: *Yeryüzüne.**Yerde.***Cömert, eli açık.****Eş, çift.

Ayet 8

2938|26|8|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
2938|26|8|ان في ذلك لايه وما كان اكثرهم مومنين
8. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).
Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet287; ve olmuş değildir ekserisi** onların mümin27.
Ahmed Samira: 8 That in that (is) an evidence/sign (E) , and most of them were not believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değildir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine mümin مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Bitkilerin de erkek-dişi şeklinde eşler oldukları ilim sahiplerine bir delildir.**Çoğunluğu.

Ayet 9

2939|26|9|وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
2939|26|9|وان ربك لهو العزيز الرحيم
9. Ve inne rabbeke le huvel azîzur rahîm(rahîme).
Ve doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) mutlak ki O'dur Azîz37; Rahîm2.
Ahmed Samira: 9 And that your Lord He is (E) the glorious/mighty , the merciful.

Ayet 10

2940|26|10|وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ
2940|26|10|واذ نادي ربك موسي ان ايت القوم الظلمين
10. Ve iz nâdâ rabbuke mûsâ eni’til kavmez zâlimîn(zâlimîne).
Ve nida* ettiği zaman (senin) Rabbin4 Mûsâ’ya ki var** zalimler257 kavmine/toplumuna (diye).
Ahmed Samira: 10 And when Moses called/cried (to) your Lord that: "Come/bring the nation the unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 nada nida ettiği نَادَىٰ ندو
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
5 eni ki أَنِ -
6 ti var ائْتِ اتي
7 l-kavme kavmine الْقَوْمَ قوم
8 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *Seslendiği.**Gel, ulaş.

Ayet 11

2941|26|11|قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ
2941|26|11|قوم فرعون الا يتقون
11. Kavme fir’avn(fir’avne), e lâ yettekûn(yettekûne).
Firavun678 kavmine/toplumuna (ki) takvalı21 olmazlar mı?
Ahmed Samira: 11 Pharaoh’s nation, do they not fear and obey?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kavme kavmine قَوْمَ قوم
2 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
3 ela أَلَا -
4 yettekune takvalı olmazlar mı? يَتَّقُونَ وقي

Ayet 12

2942|26|12|قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
2942|26|12|قال رب اني اخاف ان يكذبون
12. Kâle rabbi innî ehâfu en yukezzibûn(yukezzibûni).
Dedi*: "Rabbim4! Doğrusu ben korkuyorum ki yalanlarlar beni."
Ahmed Samira: 12 He said: "My Lord, that I, I fear that they deny me .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 ehafu korkuyorum أَخَافُ خوف
5 en أَنْ -
6 yukezzibuni yalanlarlar beni يُكَذِّبُونِ كذب

Notlar

Not 1: *Mûsâ.

Ayet 13

2943|26|13|وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ
2943|26|13|ويضيق صدري ولا ينطلق لساني فارسل الي هرون
13. Ve yadîku sadrî ve lâ yentaliku lisânî fe ersil ilâ hârûn(hârûne).
Ve daralır göğsüm; ve gevşemez* lisanım**; öyle ki resûllük418 ver Hârûn'a doğru.
Ahmed Samira: 13 And my chest narrows/tightens and my tongue/speech does not speak/clarify, so send to Aaron .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yediku ve daralır وَيَضِيقُ ضيق
2 sadri göğsüm صَدْرِي صدر
3 ve la ve وَلَا -
4 yentaliku gevşemez يَنْطَلِقُ طلق
5 lisani lisanım لِسَانِي لسن
6 feersil öyle ki resûllük ver فَأَرْسِلْ رسل
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 harune Hârûn'a هَارُونَ -

Notlar

Not 1: *Serbest kalmaz.**Dilimi.

Ayet 14

2944|26|14|وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ
2944|26|14|ولهم علي ذنب فاخاف ان يقتلون
14. Ve lehum aleyye zenbun fe ehâfu en yaktulûn(yaktulûni).
Ve onlaradır* aleyhime bir suç**; öyle ki korkarım ki katlederler35 beni.
Ahmed Samira: 14 And for them on (against) me (is) a crime, so I fear that they kill me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
2 aleyye aleyhime عَلَيَّ -
3 zenbun bir suç ذَنْبٌ ذنب
4 feehafu öyle ki korkarım فَأَخَافُ خوف
5 en ki أَنْ -
6 yektuluni katlederler beni يَقْتُلُونِ قتل

Notlar

Not 1: *Firavunu yasalarına göre.**Mûsâ'nın bir adamın ölümüne neden olmuş olası.

Ayet 15

2945|26|15|قَالَ كَلَّا فَٱذْهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ
2945|26|15|قال كلا فاذهبا بايتنا انا معكم مستمعون
15. Kâle kellâ, fezhebâ bi âyâtinâ innâ meakum mustemiûn(mustemiûne).
Dedi*: "Hayır! Öyle ki gidin** ayetlerimizle237; doğrusu biz sizinleyiz***; işitenleriz."
Ahmed Samira: 15 He said: "No but, so you (B) go/go away with Our verses/evidences/signs, that We are with you hearing/listening."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kella hayır كَلَّا -
3 fezheba öyle ki gidin فَاذْهَبَا ذهب
4 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
5 inna doğrusu biz إِنَّا -
6 meakum sizlerleyiz مَعَكُمْ -
7 mustemiune işitenleriz مُسْتَمِعُونَ سمع

Notlar

Not 1: *Allah.**İkiniz.***İkinizleyiz.

Ayet 16

2946|26|16|فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
2946|26|16|فاتيا فرعون فقولا انا رسول رب العلمين
16. Fe’tiyâ fir’avne fe kûlâ innâ resûlu rabbil âlemîn(âlemîne).
Öyle ki varın* firavuna678; öyle ki deyin*: "Doğrusu biz resûlüyüz418 alemlerin203 Rabbinin4."
Ahmed Samira: 16 So you (B) come to Pharaoh, so say (B): ’That we are messenger(s) (of) the creations all together’s/(universes’) Lord.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tiya öyle ki varın فَأْتِيَا اتي
2 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
3 fe kula öyle ki deyin فَقُولَا قول
4 inna doğrusu biz إِنَّا -
5 rasulu resûlüyüz رَسُولُ رسل
6 rabbi Rabbinin رَبِّ ربب
7 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *İkiniz. Mûsâ ve Hârûn.

Ayet 17

2947|26|17|أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
2947|26|17|ان ارسل معنا بني اسريل
17. En ersil meanâ benî isrâîl(isrâîle).
"Ki gönder bizimle beraber İsrâîloğullarını197."
Ahmed Samira: 17 ’That send with us Israel’s sons and daughters.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 en ki أَنْ -
2 ersil gönder أَرْسِلْ رسل
3 meana bizimle beraber مَعَنَا -
4 beni oğullarını بَنِي بني
5 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -

Ayet 18

2948|26|18|قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ
2948|26|18|قال الم نربك فينا وليدا ولبثت فينا من عمرك سنين
18. Kâle e lem nurabbike fînâ velîden ve lebiste fînâ min umurike sinîn(sinîne).
Dedi*: "Hiç yetiştirmedik mi seni** içimizde bir veled*** (olarak); ve kaldın içimizde ömründen senelerce."
Ahmed Samira: 18 He said: "Did we not bring you up in (between) us (as) a child/new born, and you stayed/remained in (between) us years from your lifetime?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 elem hiç أَلَمْ -
3 nurabbike yetiştirmedik mi seni نُرَبِّكَ ربو
4 fina içimizde فِينَا -
5 veliden bir veled (olarak) وَلِيدًا ولد
6 velebiste ve kaldın وَلَبِثْتَ لبث
7 fina içimizde فِينَا -
8 min مِنْ -
9 umurike ömründen عُمُرِكَ عمر
10 sinine senelerce سِنِينَ سنو

Notlar

Not 1: *Firavun.**Mûsâ.***Çocuk.

Ayet 19

2949|26|19|وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ
2949|26|19|وفعلت فعلتك التي فعلت وانت من الكفرين
19. Ve fealte fa’letekelletî fealte ve ente minel kâfirîn(kâfirîne).
"Ve faaliyete geçirdin* kendi faaliyetini* o ki faaliyet ettiğindir*; ve sen kâfirlerdensin25*."
Ahmed Samira: 19 And you made/did your one deed/act which you made/did, and you are from the disbelievers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve fealte ve faaliyete geçirdin وَفَعَلْتَ فعل
2 fea'leteke kendi faaliyetini فَعْلَتَكَ فعل
3 lleti o ki الَّتِي -
4 fealte faaliyet ettiğindir فَعَلْتَ فعل
5 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
6 mine مِنَ -
7 l-kafirine kâfirlerdensin الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1: *Firavun Mûsâ'nın bir adam öldürdüğünü dile getirmektedir. **Bu gerçeği örttün, gizledin; bu nedenle kâfirlerdensin.

Ayet 20

2950|26|20|قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ
2950|26|20|قال فعلتها اذا وانا من الضالين
20. Kâle fealtuhâ izen ve ene mined dâllîn(dâllîne).
Dedi*: "Faaliyet ettim onu** bir zaman***; ve ben1242 dalalet128 içindekilerdendim.
Ahmed Samira: 20 He said: "I made/did it then, and (while) I am from the misguided."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fealtuha faaliyet ettim onu فَعَلْتُهَا فعل
3 izen bir zaman إِذًا -
4 veena ve ben وَأَنَا -
5 mine مِنَ -
6 d-dalline dalalet içindekilerdendim الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Bir adamı öldürmeyi.***Önceki bir zamanda.

Ayet 21

2951|26|21|فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
2951|26|21|ففررت منكم لما خفتكم فوهب لي ربي حكما وجعلني من المرسلين
21. Fe ferartu minkum lemmâ hıftukum fe vehebe lî rabbî hukmen ve cealenî minel murselîn(murselîne).
"Öyle ki firar ettim* sizlerden ne zaman ki korktum sizlerden; öyle ki bahşetti** bana Rabbim4 bir hüküm***; ve yaptı beni mürselinden368."
Ahmed Samira: 21 So I escaped/fled from you when I feared you, so my Lord granted for me judgment/rule, and He made/put me from the messengers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feferartu öyle ki firar ettim فَفَرَرْتُ فرر
2 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
3 lemma ne zaman ki لَمَّا -
4 hiftukum korktum sizlerden خِفْتُكُمْ خوف
5 fevehebe öyle ki bahşetti فَوَهَبَ وهب
6 li bana لِي -
7 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
8 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
9 ve cealeni ve yaptı beni وَجَعَلَنِي جعل
10 mine مِنَ -
11 l-murseline mürselinden الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Bağışladı.***Resûl ve nebi mazbatasının verilmesi hükmü, kararı.

Ayet 22

2952|26|22|وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
2952|26|22|وتلك نعمه تمنها علي ان عبدت بني اسريل
22. Ve tilke ni’metun temunnuhâ aleyye en abbedte benî isrâîl(isrâîle).
"Ve* işte şu bir nimettir (ki) minnet ettin onu** üzerime ki kul ettin İsrâîloğullarını197."
Ahmed Samira: 22 And that is a blessing/goodness you brag/remind me repetitiously of , that you enslaved Israel’s sons and daughters.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tilke ve işte şu وَتِلْكَ -
2 nia'metun bir nimettir (kş) نِعْمَةٌ نعم
3 temunnuha minnet ettin onu تَمُنُّهَا منن
4 aleyye üzerime عَلَيَّ -
5 en ki أَنْ -
6 abbedte kul ettin عَبَّدْتَ عبد
7 beni oğullarını بَنِي بني
8 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -

Notlar

Not 1: *Mûsâ firavuna konuşmaktadır. **Nimeti.

Ayet 23

2953|26|23|قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ
2953|26|23|قال فرعون وما رب العلمين
23. Kâle fir’avnu ve mâ rabbul âlemîn(âlemîne).
Dedi firavun678: "Ve nedir alemlerin203 Rabbi4?"
Ahmed Samira: 23 Pharaoh said: "And what (is) the creations all together’s/(universes’) Lord?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fir'avnu firavun فِرْعَوْنُ -
3 ve ma ve nedir وَمَا -
4 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
5 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Ayet 24

2954|26|24|قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ
2954|26|24|قال رب السموت والارض وما بينهما ان كنتم موقنين
24. Kâle rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ, in kuntum mûkınîn(mûkınîne).
Dedi*: "Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; eğer olduysanız yakınlaşanlar**."
Ahmed Samira: 24 He (Moses) said: "Lord (of) the skies/space and the earth/Planet Earth, and what (is) between them (B), if youwere sure/certain."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 ve ma ve وَمَا -
6 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
7 in eğer إِنْ -
8 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
9 mukinine yakınlaşanlar مُوقِنِينَ يقن

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Kesinleşenler, kesin ilim sahibi olanlar.

Ayet 25

2955|26|25|قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ
2955|26|25|قال لمن حوله الا تستمعون
25. Kâle li men havlehû e lâ testemiûn(testemiûne).
Dedi* kimselere; kendi çevresine: "İşitiyor musunuz?"
Ahmed Samira: 25 He (Pharaoh) said to whom (was) around/surrounding him: "Do you not hear/listen?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 limen kimselere لِمَنْ -
3 havlehu kendi çevresine حَوْلَهُ حول
4 ela أَلَا -
5 testemiune işitiyor musunuz? تَسْتَمِعُونَ سمع

Notlar

Not 1: *Firavun.

Ayet 26

2956|26|26|قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
2956|26|26|قال ربكم ورب ابايكم الاولين
26. Kâle rabbukum ve rabbu âbâikumul evvelîn(evvelîne).
Dedi*: "Rabbinizdir4 ve Rabbidir4 evvelki babalarınızın/atalarınızın."
Ahmed Samira: 26 He (Moses) said: "Your Lord, and your first/beginning father’s/forefather’s Lord."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbukum Rabbinizdir رَبُّكُمْ ربب
3 ve rabbu ve Rabbidir وَرَبُّ ربب
4 abaikumu babalarınızın/atalarınızın ابَائِكُمُ ابو
5 l-evveline evvelki الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *Mûsâ.

Ayet 27

2957|26|27|قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ
2957|26|27|قال ان رسولكم الذي ارسل اليكم لمجنون
27. Kâle inne resûlekumullezî ursile ileykum le mecnûn(mecnûnun).
Dedi*: "Doğrusu resûlünüz418** o ki gönderilendir üzerinize mutlak bir mecnundur302."
Ahmed Samira: 27 He (Pharaoh) said: "That your messenger who was sent to you (is) mad/insane (E)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 rasulekumu resûlünüz رَسُولَكُمُ رسل
4 llezi o ki الَّذِي -
5 ursile gönderilen أُرْسِلَ رسل
6 ileykum zerinize إِلَيْكُمْ -
7 lemecnunun mutlak bir mecnundur لَمَجْنُونٌ جنن

Notlar

Not 1: *Firavun.**Mûsâ.

Ayet 28

2958|26|28|قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ
2958|26|28|قال رب المشرق والمغرب وما بينهما ان كنتم تعقلون
28. Kâle rabbul meşrıkı vel magribi ve mâ beynehumâ, in kuntum ta’kılûn(ta’kılûne).
Dedi*: "Rabbidir4 doğunun1243 ve batının1243 ve ikisi arasındakinin eğer olduysanız aklederler562."
Ahmed Samira: 28 He (Moses) said: "Lord (of) the sunrise/east and the sunset/west and what (is) between them (B) if you were reasoning/comprehending ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
3 l-meşriki doğunun الْمَشْرِقِ شرق
4 velmegribi ve batının وَالْمَغْرِبِ غرب
5 ve ma ve وَمَا -
6 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
7 in eğer إِنْ -
8 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
9 tea'kilune aklederler تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1: *Mûsâ.

Ayet 29

2959|26|29|قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ
2959|26|29|قال لين اتخذت الها غيري لاجعلنك من المسجونين
29. Kâle leinittehazte ilâhen gayrî le ec’alenneke minel mescûnîn(mescûnîne).
Dedi*: "Mutlak ki eğer tuttuysan** bir ilâh74 benden başka mutlak yaparım sen zindana atılanlardan."
Ahmed Samira: 29 He (Pharaoh) said: "If (E) you took/received a god other than me, I will make you (E) from the imprisoned/prisoners."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 leini mutlak ki eğer لَئِنِ -
3 ttehazte tuttuysan اتَّخَذْتَ اخذ
4 ilahen bir ilâh إِلَٰهًا اله
5 gayri benden başka غَيْرِي غير
6 leec'alenneke mutlak yaparım seni لَأَجْعَلَنَّكَ جعل
7 mine مِنَ -
8 l-mescunine zindana atılanlardan الْمَسْجُونِينَ سجن

Notlar

Not 1: *Firavun.**Edindiysen.

Ayet 30

2960|26|30|قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ
2960|26|30|قال اولو جيتك بشي مبين
30. Kâle e ve lev ci’tuke bi şey’in mubîn(mubînin).
Dedi*: "Velev/şayet geldiysem sana bir şeyle (ki) bir mubîndir1194?"
Ahmed Samira: 30 He (Moses) said: "Even if I came to you with a clear/evident thing."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 evelev velev/şayet أَوَلَوْ -
3 ci'tuke geldiysem sana جِئْتُكَ جيا
4 bişey'in bir şeyle بِشَيْءٍ شيا
5 mubinin mubin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1: *Mûsâ.

Ayet 31

2961|26|31|قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
2961|26|31|قال فات به ان كنت من الصدقين
31. Kâle fe’ti bihî in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).
Dedi*: "Öyle ki gel onunla** eğer olduysan sâdıklardan182."
Ahmed Samira: 31 He (Pharaoh) said: "So come/bring with it if you were from the truthful."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fe'ti öyle ki gel فَأْتِ اتي
3 bihi onunla بِهِ -
4 in eğer إِنْ -
5 kunte oluşan كُنْتَ كون
6 mine مِنَ -
7 s-sadikine sadıklardan الصَّادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1: *Firavun.**Mubîn dediğin şeyle.

Ayet 32

2962|26|32|فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ
2962|26|32|فالقي عصاه فاذا هي ثعبان مبين
32. Fe elkâ asâhu fe izâ hiye su’bânun mubîn(mubînun).
Öyle ki attı* asasını; öyle ki (o) zaman o** bir yılandı***; bir mubîndi1194.
Ahmed Samira: 32 So he threw/threw away his stick/cane, so then it is (a) clear/evident snake.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feelka öyle ki attı فَأَلْقَىٰ لقي
2 asahu asasını عَصَاهُ عصو
3 fe iza öyle ki (o) zaman فَإِذَا -
4 hiye o هِيَ -
5 sua'banun bir yılan ثُعْبَانٌ ثعب
6 mubinun bir mubîn مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Asa.***Büyük, korkutucu, dev yılan; anakonda benzeri yılan.

Ayet 33

2963|26|33|وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ
2963|26|33|ونزع يده فاذا هي بيضا للنظرين
33. Ve nezea yedehu fe izâ hiye beydâu lin nâzırîn(nâzırîne).
Ve çıkardı* elini; öyle ki (o) zaman o* bembeyazdı bakanlara.
Ahmed Samira: 33 And he removed/pulled his hand so then it is white to the lookers/seers .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nezea ve çıkardı وَنَزَعَ نزع
2 yedehu elini يَدَهُ يدي
3 fe iza öyle ki (o) zaman فَإِذَا -
4 hiye o هِيَ -
5 beyda'u bembeyazdı بَيْضَاءُ بيض
6 linnazirine bakanlara لِلنَّاظِرِينَ نظر

Notlar

Not 1: *Mûsâ. Söküp çıkarmak, soyup çıkarmak. Bir şeyi kınından çıkarmak. **El.

Ayet 34

2964|26|34|قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٌ
2964|26|34|قال للملا حوله ان هذا لسحر عليم
34. Kâle lil melei havlehû inne hâzâ le sâhırun alîm(alîmun).
Dedi* meleye364; kendi çevresine: "Doğrusu bu** mutlak alîm*** bir sihirbazdır."
Ahmed Samira: 34 He said to the nobles/assembly around/surrounding him, that, that (is) a knowledgeable magician/sorcerer (E):

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 lilmelei meleye لِلْمَلَإِ ملا
3 havlehu kendi çevresine حَوْلَهُ حول
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 haza bu هَٰذَا -
6 lesahirun mutlak bir sihirbazdır لَسَاحِرٌ سحر
7 alimun bir alim عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1: *Firavun.**Mûsâ.***Bilen, bilgili.

Ayet 35

2965|26|35|يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ
2965|26|35|يريد ان يخرجكم من ارضكم بسحره فماذا تامرون
35. Yurîdu en yuhricekum min ardıkum bi sıhrihî fe mâzâ te’murûn(te’murûne).
"Arzu ediyor ki çıkarır sizleri yerinizden sihriyle; öyle ki ne emrediyorsunuz?"
Ahmed Samira: 35 He wants/intends that he brings you out from your land with his magic/sorcery, so what (do) you order/command?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yuridu arzu ediyor يُرِيدُ رود
2 en ki أَنْ -
3 yuhricekum çıkarır sizleri يُخْرِجَكُمْ خرج
4 min مِنْ -
5 erdikum yerinizden أَرْضِكُمْ ارض
6 bisihrihi sihriyle بِسِحْرِهِ سحر
7 femaza öyle ki ne فَمَاذَا -
8 te'murune emredersiniz تَأْمُرُونَ امر

Ayet 36

2966|26|36|قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ
2966|26|36|قالوا ارجه واخاه وابعث في المداين حشرين
36. Kâlû ercih ve ehâhu veb’as fîl medâini hâşirîn(hâşirîne).
Dediler*: "Beklentiye sok** onu*** ve kardeşini****; ve gönder şehirlere1244 haşrediciler556."
Ahmed Samira: 36 They said: "Delay/postpone him and his brother and send in the villages/urban cities gatherers."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ercih beklentiye sok onu أَرْجِهْ رجو
3 ve ehahu ve kardeşini وَأَخَاهُ اخو
4 veb'as ve gönder وَابْعَثْ بعث
5 fi فِي -
6 l-medaini şehirlere الْمَدَائِنِ مدن
7 haşirine haşrediciler حَاشِرِينَ حشر

Notlar

Not 1: *Melesi ve çevresindekiler.**Rica kelimesi ile aynı kök, ummam, beklentiye girmek.***Mûsâ.****Hârûn'u.

Ayet 37

2967|26|37|يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ
2967|26|37|ياتوك بكل سحار عليم
37. Ye’tûke bi kulli sehhârin alîm(alîmin).
"Gelsinler* sana** her bir alîm*** sihirbazla."
Ahmed Samira: 37 They come to you with every knowledgeable magician/sorcerer.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ye'tuke gelsinler sana يَأْتُوكَ اتي
2 bikulli her bir بِكُلِّ كلل
3 sehharin sihirbazla سَحَّارٍ سحر
4 alimin alîm عَلِيمٍ علم

Notlar

Not 1: *Haşrediciler.**Firavun.***Bilgili, bilgin.

Ayet 38

2968|26|38|فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
2968|26|38|فجمع السحره لميقت يوم معلوم
38. Fe cumias seharatu li mîkâti yevmin ma’lûm(ma’lûmin).
Öyle ki toplatıldı* sihirbazlar vaktine** bir günün (ki) bir malum edilendi***.
Ahmed Samira: 38 So the magicians/sorcerers were gathered/collected to a known appointed place day/time .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fecumia öyle ki toplatıldı فَجُمِعَ جمع
2 s-seharatu sihirbazlar السَّحَرَةُ سحر
3 limikati vakte لِمِيقَاتِ وقت
4 yevmin bir gün يَوْمٍ يوم
5 mea'lumin bir malum مَعْلُومٍ علم

Notlar

Not 1: *Bir araya getirildi.**Bir vakit ve bir yer için.***Malum edilmiş, bilinir edilmiş.

Ayet 39

2969|26|39|وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ
2969|26|39|وقيل للناس هل انتم مجتمعون
39. Ve kîle lin nâsi hel entum muctemiûn(muctemiûne).
Ve denildi insanlara: "Sizler misiniz toplananlar?"
Ahmed Samira: 39 And (it) was said to the people: "Are you gathering/uniting?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kile ve denildi وَقِيلَ قول
2 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
3 hel mısınız? هَلْ -
4 entum sizler أَنْتُمْ -
5 muctemiune toplananlar مُجْتَمِعُونَ جمع

Ayet 40

2970|26|40|لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ
2970|26|40|لعلنا نتبع السحره ان كانوا هم الغلبين
40. Leallenâ nettebius seharate in kânû humul gâlibîn(gâlibîne).
"Belki bizler* tabi oluruz* sihirbazlara eğer oldularsa onlar galipler."
Ahmed Samira: 40 Maybe/perhaps we follow the magicians/sorcerers, if they, they were, the defeaters .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leallena belki bizler لَعَلَّنَا -
2 nettebiu tabi oluruz نَتَّبِعُ تبع
3 s-seharate sihirbazlara السَّحَرَةَ سحر
4 in eğer إِنْ -
5 kanu oldularsa كَانُوا كون
6 humu onlar هُمُ -
7 l-galibine galipler الْغَالِبِينَ غلب

Notlar

Not 1: *İnsanlar konuşmaktadır. İnsanların çoğu galip gelene, güçlü olana tabi olur. Güçlünün yanında olmak ister. Maalesef hak/gerçek 2. plandadır.

Ayet 41

2971|26|41|فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُوا۟ لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَٰلِبِينَ
2971|26|41|فلما جا السحره قالوا لفرعون اين لنا لاجرا ان كنا نحن الغلبين
41. Fe lemmâ câes seharatu kâlû li fir’avne e inne lenâ le ecran in kunnâ nahnul gâlibîn(gâlibîne).
Öyle ki ne zamanki geldiler büyücüler dediler firavuna678: "Doğrusu* mu (ki) bizedir mutlak bir ecir820 eğer olduysak bizler galipler?
Ahmed Samira: 41 So when the magicians/sorcerers came, they said to Pharaoh: "Is for us a reward/wage/fee (E) if we, we were the defeaters ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zamanki فَلَمَّا -
2 ca'e geldiler جَاءَ جيا
3 s-seharatu büyücüler السَّحَرَةُ سحر
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 lifir'avne firavuna لِفِرْعَوْنَ -
6 einne doğrusu değil mi أَئِنَّ -
7 lena bize لَنَا -
8 leecran mutlak bir ecir لَأَجْرًا اجر
9 in eğer إِنْ -
10 kunna olduysak كُنَّا كون
11 nehnu bizler نَحْنُ -
12 l-galibine galipler الْغَالِبِينَ غلب

Notlar

Not 1: *Gerçekten mi? Hakikat mı?

Ayet 42

2972|26|42|قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ
2972|26|42|قال نعم وانكم اذا لمن المقربين
42. Kâle neam ve innekum izen le minel mukarrabîn(mukarrabîne).
Dedi*: "Evet; ve doğrusu sizlersiniz (o) zaman mutlak yakınlaştırılanlar."
Ahmed Samira: 42 He said: "Yes and you are then from (E) the neared/closer."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 neam evet نَعَمْ -
3 ve innekum ve doğrusu sizlersiniz وَإِنَّكُمْ -
4 izen (o) zaman إِذًا -
5 lemine mutlak لَمِنَ -
6 l-mukarrabine yakınlaştırılanlardan الْمُقَرَّبِينَ قرب

Notlar

Not 1: *Firavun.

Ayet 43

2973|26|43|قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ
2973|26|43|قال لهم موسي القوا ما انتم ملقون
43. Kâle lehum mûsâ elkû mâ entum mulkûn(mulkûne).
Dedi onlara* Mûsâ: "Atın sizlerin atıcılar (olduğunuzu)."
Ahmed Samira: 43 Moses said to them: "Throw/throw away what you are throwing/throwing away."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
4 elku atın أَلْقُوا لقي
5 ma مَا -
6 entum sizlerin أَنْتُمْ -
7 mulkune atıcılar (olduğunuzu) مُلْقُونَ لقي

Notlar

Not 1: *Sihirbazlara.

Ayet 44

2974|26|44|فَأَلْقَوْا۟ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَٰلِبُونَ
2974|26|44|فالقوا حبالهم وعصيهم وقالوا بعزه فرعون انا لنحن الغلبون
44. Fe elkav hıbâlehum ve ısıyyehum ve kâlû bi izzeti fir’avne innâ le nahnul gâlibûn(gâlibûne).
Öyle ki attılar* bağlarını/iplerini ve asalarını; ve dediler: "İzzetiyledir614 firavunun678; doğrusu bizler; mutlak ki bizler galipleriz."
Ahmed Samira: 44 So they threw/threw away their ropes/ties and their sticks/canes, and they said: "With Pharaoh’s glory/might ,that we, we are the defeaters ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feelkav öyle ki attılar فَأَلْقَوْا لقي
2 hibalehum bağlarını/iplerini حِبَالَهُمْ حبل
3 ve isiyyehum ve asalarını وَعِصِيَّهُمْ عصو
4 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
5 biizzeti izzetiyledir بِعِزَّةِ عزز
6 fir'avne firavunun فِرْعَوْنَ -
7 inna doğrusu bizler إِنَّا -
8 lenehnu mutlaki bizler لَنَحْنُ -
9 l-galibune galipleriz الْغَالِبُونَ غلب

Notlar

Not 1: *Sihirbazlar.

Ayet 45

2975|26|45|فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ
2975|26|45|فالقي موسي عصاه فاذا هي تلقف ما يافكون
45. Fe elkâ mûsâ asâhu fe izâ hiye telkafu mâ ye’fikûn(ye’fikûne).
Öyle ki attı Mûsâ asasını; öyle ki (o) zaman o* kapıyordu** ifk1191 ettiklerini***.
Ahmed Samira: 45 So Moses threw/threw away his stick/cane, so then it snatches/swallows quickly what they lie/falsify.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feelka öyle ki attı فَأَلْقَىٰ لقي
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 asahu asasını عَصَاهُ عصو
4 fe iza öyle ki (o) zaman فَإِذَا -
5 hiye o هِيَ -
6 telkafu kapıyordu تَلْقَفُ لقف
7 ma مَا -
8 ye'fikune ifk ettiklerini يَأْفِكُونَ افك

Notlar

Not 1: *Dev bir yılana, anakonda benzeri bir yılana dönüşen asa.**Çabucak yakalamak, hızla kapmak. ***Sihrin kendisi organize bir yalandır, aldatmacadır.

Ayet 46

2976|26|46|فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ
2976|26|46|فالقي السحره سجدين
46. Fe ulkıyes seharatu sâcidîn(sâcidîne).
Öyle ki kapandılar sihirbazlar secde12 edenler (olarak).
Ahmed Samira: 46 So the magicians/sorcerers were thrown/thrown away prostrating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feulkiye öyle ki kapandılar فَأُلْقِيَ لقي
2 s-seharatu sihirbazlar السَّحَرَةُ سحر
3 sacidine secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سَاجِدِينَ سجد

Ayet 47

2977|26|47|قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
2977|26|47|قالوا امنا برب العلمين
47. Kâlû âmennâ bi rabbil âlemîn(âlemîne).
Dediler: "İiman ettik alemlerin Rabbine4."
Ahmed Samira: 47 They said: "We believed with the creations all together’s/(universes’) Lord."

Ayet 48

2978|26|48|رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ
2978|26|48|رب موسي وهرون
48. Rabbi mûsâ ve hârûn(hârûne).
Rabbine4 Mûsâ’nın ve Hârûn'un.
Ahmed Samira: 48 Moses’ Lord and Aaron’s.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbine رَبِّ ربب
2 musa Mûsâ’nın مُوسَىٰ -
3 ve harune ve Hârûn'un وَهَارُونَ -

Ayet 49

2979|26|49|قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ
2979|26|49|قال امنتم له قبل ان اذن لكم انه لكبيركم الذي علمكم السحر فلسوف تعلمون لاقطعن ايديكم وارجلكم من خلف ولاصلبنكم اجمعين
49. Kâle âmentum lehu kable en âzene lekum, innehu le kebîrukumullezî allemekumus sıhr(sıhra), fe le sevfe ta’lemûn(ta’lemûne), le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hılâfin ve le usallibennekum ecmaîn(ecmaîne).
Dedi*: "İman47 ettiniz ona** öncesinde ki izin veririm sizlere; doğrusu o*** mutlak kebîrinizdir****; o*** ki öğretendir sizlere sihri; öyle ki muhakkak yakında bileceksiniz (ki) mutlaka keserim ellerinizi ve ayaklarınızı bir çaprazdan; ve mutlak asarım sizleri topluca."
Ahmed Samira: 49 He said: "You believed to him before that I permit/allow for you, that he truly is your greatest/teacher and leader (E) who taught/instructed you the magic/sorcery, so you will/shall (E) know I will cut off/sever (E) your hands and your feet from opposites (sides), and I will crucify you/place you on crosses (E) all/all together."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 amentum iman ettiniz امَنْتُمْ امن
3 lehu ona لَهُ -
4 kable öncesinde قَبْلَ قبل
5 en ki أَنْ -
6 azene izin verdim اذَنَ اذن
7 lekum sizlere لَكُمْ -
8 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
9 lekebirukumu mutlak kebirlinizdir لَكَبِيرُكُمُ كبر
10 llezi o ki الَّذِي -
11 allemekumu öğretendir sizlere عَلَّمَكُمُ علم
12 s-sihra sihri السِّحْرَ سحر
13 felesevfe öyle ki muhakkak yakında فَلَسَوْفَ -
14 tea'lemune bileceksiniz تَعْلَمُونَ علم
15 leukattianne mutlaka kesceğim لَأُقَطِّعَنَّ قطع
16 eydiyekum ellerinizi أَيْدِيَكُمْ يدي
17 ve erculekum ve ayaklarınızı وَأَرْجُلَكُمْ رجل
18 min مِنْ -
19 hilafin bir çaprazdan خِلَافٍ خلف
20 veleusallibennekum ve mutlak asacağım sizi وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ صلب
21 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1: *Firavun.**Mûsâ'ya.***Mûsâ.****Büyüğünüzdür.

Ayet 50

2980|26|50|قَالُوا۟ لَا ضَيْرَ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ
2980|26|50|قالوا لا ضير انا الي ربنا منقلبون
50. Kâlû lâ dayra innâ ilâ rabbinâ munkalibûn(munkalibûne).
Dediler*: "Yoktur zarar; doğrusu bizler Rabbimize4 doğru dönenleriz."
Ahmed Samira: 50 They said: "No harm/pain , that we to our Lord are returning ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 la olmaz لَا -
3 deyra zarar ضَيْرَ ضير
4 inna doğrusu bizler إِنَّا -
5 ila doğru إِلَىٰ -
6 rabbina Rabbimize رَبِّنَا ربب
7 munkalibune dönenleriz مُنْقَلِبُونَ قلب

Notlar

Not 1: *Sihirbazlar.

Ayet 51

2981|26|51|إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَٰيَٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
2981|26|51|انا نطمع ان يغفر لنا ربنا خطينا ان كنا اول المومنين
51. İnnâ natmeu en yagfira lenâ rabbunâ hatâyânâ en kunnâ evvelel mu’minîn(mu’minîne).
"Doğrusu bizler* tamah** ederiz ki mağfiret319 eder bizlere Rabbimiz4 hatalarımıza (karşı) ki olduk evvelki müminler27."
Ahmed Samira: 51 That we wish/hope/covet that our Lord forgives for us our sins/mistakes , that we were first (of)259the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu bizler إِنَّا -
2 netmeu tamah ederiz نَطْمَعُ طمع
3 en أَنْ -
4 yegfira mağfiret eder يَغْفِرَ غفر
5 lena bizleri لَنَا -
6 rabbuna Rabbimizin رَبُّنَا ربب
7 hatayana hatalarımızı خَطَايَانَا خطا
8 en أَنْ -
9 kunna olduk كُنَّا كون
10 evvele evvelki أَوَّلَ اول
11 l-mu'minine müminler الْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Sihirbazlar.**Şiddetli arzulamak.

Ayet 52

2982|26|52|وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ
2982|26|52|واوحينا الي موسي ان اسر بعبادي انكم متبعون
52. Ve evhaynâ ilâ mûsâ en esri bi ıbâdî innekum muttebeûn(muttebeûne).
Ve vahy ettik603 Mûsâ'ya ki yürü* kullarımla907**; doğrusu sizler tabi olunanlarsınız***.
Ahmed Samira: 52 And We inspired/transmitted to Moses that: "Travel/depart at night with My worshippers/slaves, that you are being followed."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evhayna ve vahy ettik وَأَوْحَيْنَا وحي
2 ila إِلَىٰ -
3 musa Mûsâ'ya مُوسَىٰ -
4 en ki أَنْ -
5 esri yürü أَسْرِ سري
6 biibadi kullarımla بِعِبَادِي عبد
7 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
8 muttebeune tabi olanlarsınız مُتَّبَعُونَ تبع

Notlar

Not 1: *Gece yürüyüşü.**İsrâîloğulları.***Takip edilenlersiniz.

Ayet 53

2983|26|53|فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ
2983|26|53|فارسل فرعون في المداين حشرين
53. Fe ersele fir’avnu fîl medâini hâşirîn(hâşirîne).
Öyle ki gönderdi firavun678 şehirlerde1244* haşrediciler556.
Ahmed Samira: 53 So Pharaoh sent in the cities/towns gatherers (who said):

Notlar

Not 1: *Fi edatı içinde demektir. Şehirlerde olan anlamı olur. Anlarız ki bu görevliler zaten şehirlerin içindedir. Yani firavunun sarayından başka şehre gitmiyorlar. Zaten kendi şehirlerindeler. Buradan anlarız ki firavunun orduları şehirlere dağılmış durumdadır. Günümüzdeki kol ordular gibi.

Ayet 54

2984|26|54|إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ
2984|26|54|ان هولا لشرذمه قليلون
54. İnne hâulâi le şirzimetun kalîlûn(kalîlûne).
"Doğrusu şunlar (ki) mutlak bir şirzimedir1245 biraz."
Ahmed Samira: 54 That, those (are) a small group/portion (E) few/little.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ha'ula'i şunlar هَٰؤُلَاءِ -
3 leşirzimetun mutlak bir şirzimedir لَشِرْذِمَةٌ شرذم
4 kalilune biraz قَلِيلُونَ قلل

Ayet 55

2985|26|55|وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ
2985|26|55|وانهم لنا لغايظون
55. Ve innehum lenâ le gâizûn(gâizûne).
Ve doğrusu onlar* bizlere** mutlak gazaplıdır***.
Ahmed Samira: 55 And that they truly are for us angering/enraging (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve innehum ve doğrusu onlar وَإِنَّهُمْ -
2 lena bizlrtr لَنَا -
3 legaizune mutlak gazaplıdır. لَغَائِظُونَ غيظ

Notlar

Not 1: srâîloğulları.**Firavun ve kavmine.***Öfkeli.

Ayet 56

2986|26|56|وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَٰذِرُونَ
2986|26|56|وانا لجميع حذرون
56. Ve innâ le cemîun hâzirûn(hâzirûne).
"Ve doğrusu bizler* hazırlar (olan) bir topluluğuz."
Ahmed Samira: 56 And that we (E) (are) all together (E) cautious .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inna ve doğrusu bizler وَإِنَّا -
2 lecemiun bir topluluğuz لَجَمِيعٌ جمع
3 hazirune hazır حَاذِرُونَ حذر

Notlar

Not 1: *Firavunun orduları.

Ayet 57

2987|26|57|فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ
2987|26|57|فاخرجنهم من جنت وعيون
57. Fe ahracnâhum min cennâtin ve uyûn(uyûnin).
Öyle ki çıkardık onları* cennetlerden** ve gözlerden***.
Ahmed Samira: 57 So We brought them out from treed gardens/paradises and water springs/wells.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feehracnahum öyle ki çıkardık onları فَأَخْرَجْنَاهُمْ خرج
2 min مِنْ -
3 cennatin cennetlerden جَنَّاتٍ جنن
4 ve uyunin ve gözelerden وَعُيُونٍ عين

Notlar

Not 1: *Firavunun toplamış orduları. **Bahçelerden.***Pınarlardan.

Ayet 58

2988|26|58|وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ
2988|26|58|وكنوز ومقام كريم
58. Ve kunûzin ve makâmin kerîm(kerîmin).
Ve hazineler (-den) ve bir kerîm858 mekan (-dan).
Ahmed Samira: 58 And treasures/buried treasures and (an) honoured/generous position/status.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kunuzin ve hazineler (-den) وَكُنُوزٍ كنز
2 ve mekamin ve mekan (-dan) وَمَقَامٍ قوم
3 kerimin bir kerîm كَرِيمٍ كرم

Ayet 59

2989|26|59|كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
2989|26|59|كذلك واورثنها بني اسريل
59. Kezâlik(kezâlike), ve evresnâhâ benî isrâîl(isrâîle).
İşte böyledir; ve varis1246 ettik onu* İsrâîloğullarına197.
Ahmed Samira: 59 As/like that, and We made it be inherited (to) Israel’s sons and daughters.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 ve evrasnaha ve varis ettik onu وَأَوْرَثْنَاهَا ورث
3 beni oğullarına بَنِي بني
4 israile İsrâîl إِسْرَائِيلَ -

Notlar

Not 1: *Cenneti/bahçeyi ve gözü/pınarı.

Ayet 60

2990|26|60|فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ
2990|26|60|فاتبعوهم مشرقين
60. Fe etbeûhum muşrikîn(muşrikîne).
Öyle ki tabi oldular* onlara** gün doğumu.
Ahmed Samira: 60 So they followed them at sunrise.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feetbeuhum öyle ki tabi oldular onlara فَأَتْبَعُوهُمْ تبع
2 muşrikine gün doğumu مُشْرِقِينَ شرق

Notlar

Not 1: *Firavunun orduları.**İsrâiloğullarına.

Ayet 61

2991|26|61|فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ
2991|26|61|فلما ترا الجمعان قال اصحب موسي انا لمدركون
61. Fe lemmâ terâel cem’âni kâle ashâbu musâ innâ le mudrakûn(mudrakûne).
Öyle ki ne zaman ki görür iki topluluk* dedi Mûsâ’nın ashâbı194: "Doğrusu bizler mutlak ulaşılanlarız**."
Ahmed Samira: 61 So when the two groups/gatherings saw each other, Moses’ friends/company said: "That we are being caught up/overtaken (E) ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 tera'a gördü تَرَاءَى راي
3 l-cem'aani iki topluluk الْجَمْعَانِ جمع
4 kale dedi(ler) قَالَ قول
5 eshabu ashabı أَصْحَابُ صحب
6 musa Mâsâ’nın مُوسَىٰ -
7 inna doğrusu bizler إِنَّا -
8 lemudrakune mutlak ulaşılanlarız لَمُدْرَكُونَ درك

Notlar

Not 1: *Firavunun orduları ve İsrâîloğulları.**Erişilenleriz.

Ayet 62

2992|26|62|قَالَ كَلَّآ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ
2992|26|62|قال كلا ان معي ربي سيهدين
62. Kâle kellâ, inne maiye rabbî seyehdîn(seyehdîni).
Dedi*: "Hayır! Doğrusu benimle beraberdir Rabbim4 (ki) kılavuzlayacak beni."
Ahmed Samira: 62 He said: "No but that truly with me (is) my Lord, He will guide me."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kella hayır كَلَّا -
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 meiye benimle beraber مَعِيَ -
5 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
6 seyehdini kılavuzlayacak beni سَيَهْدِينِ هدي

Notlar

Not 1: *Mûsâ.

Ayet 63

2993|26|63|فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ
2993|26|63|فاوحينا الي موسي ان اضرب بعصاك البحر فانفلق فكان كل فرق كالطود العظيم
63. Fe evhaynâ ilâ mûsâ enıdrib bi asâkel bahr(bahra), fenfeleka fe kâne kullu firkın ket tavdil azîm(azîmi).
Öyle ki vahy603 ettik Mûsâ’ya ki darp* et asanla bahra236; sonra yarıldı**; öyle ki oldu her bir fırka*** azîm**** bir havaya yükselen***** gibi.
Ahmed Samira: 63 So We inspired/transmitted to Moses that: "Beat/strike/move with your stick/cane the sea/large body of water ." So it broke in half/split open/cracked, so every/each part/piece was as the huge mountain, the great.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feevhayna öyle ki vahy ettik فَأَوْحَيْنَا وحي
2 ila إِلَىٰ -
3 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
4 eni ki أَنِ -
5 drib darp et اضْرِبْ ضرب
6 biasake asanla بِعَصَاكَ عصو
7 l-behra bahar الْبَحْرَ بحر
8 fenfeleka sonra yarıldı فَانْفَلَقَ فلق
9 fe kane öyle ki oldu فَكَانَ كون
10 kullu her bir كُلُّ كلل
11 firkin bir fırka فِرْقٍ فرق
12 kattavdi havaya yükselen gibi كَالطَّوْدِ طود
13 l-azimi azim الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1: *Vur.**Bahr.***Bölüm, parça, bölüm.****Azametli.****Hava balonu gibi yükselen.

Ayet 64

2994|26|64|وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْءَاخَرِينَ
2994|26|64|وازلفنا ثم الاخرين
64. Ve ezlefnâ semmel âharîn(âharîne).
Ve yaklaştırdık oraya* ötekileri.
Ahmed Samira: 64 And We advanced/brought near the others/lasts there at the same time or place (We made them almost catch up).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ezlefna ve yaklaştırdık وَأَزْلَفْنَا زلف
2 semme oraya ثَمَّ -
3 l-aharine ötekileri الْاخَرِينَ اخر

Notlar

Not 1: *Sonra.

Ayet 65

2995|26|65|وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ
2995|26|65|وانجينا موسي ومن معه اجمعين
65. Ve enceynâ mûsâ ve men meahû ecmaîn(ecmaîne).
Ve kurtardık Mûsâ’yı ve onunla* beraber kimseyi topluca.
Ahmed Samira: 65 And We saved/rescued Moses and who (is) with him all/all together.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enceyna ve kurtardık وَأَنْجَيْنَا نجو
2 musa Mûsâ’yı مُوسَىٰ -
3 ve men ve kimseyi وَمَنْ -
4 meahu onunla beraber مَعَهُ -
5 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1: *Mûsâ'yla.

Ayet 66

2996|26|66|ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْءَاخَرِينَ
2996|26|66|ثم اغرقنا الاخرين
66. Summe agraknel âharîn(âharîne).
Sonra boğduk ötekileri.
Ahmed Samira: 66 Then We drowned/sunk the others .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 egrakna boğduk أَغْرَقْنَا غرق
3 l-aharine ötekileri الْاخَرِينَ اخر

Ayet 67

2997|26|67|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
2997|26|67|ان في ذلك لايه وما كان اكثرهم مومنين
67. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).
Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet287; ve olmuş değildir ekserisi* onların müminler27.
Ahmed Samira: 67 That in that (is) an evidence/sign (E) , and most of them were not believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değildir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Yüce Allah'ın Mûsâ ve yanındakileri kurtarması.

Ayet 68

2998|26|68|وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
2998|26|68|وان ربك لهو العزيز الرحيم
68. Ve inne rabbeke le huvel azîzur rahîm(rahîmu).
Ve doğrusu (senin) Rabbin4; mutlak ki O'dur Azîz37; Rahîm2.
Ahmed Samira: 68 And that your Lord He is (E) the glorious/mighty, the merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 lehuve mutlak ki O'dur لَهُوَ -
4 l-azizu Azîz’dir الْعَزِيزُ عزز
5 r-rahimu Rahîm’dir الرَّحِيمُ رحم

Ayet 69

2999|26|69|وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ
2999|26|69|واتل عليهم نبا ابرهيم
69. Vetlu aleyhim nebee ibrâhîm(ibrâhîme).
Tilâvet874 et üzerlerine İbrâhîm'in haberini.
Ahmed Samira: 69 And read/recite on (to) them Abraham’s information/news.

Ayet 70

3000|26|70|إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ
3000|26|70|اذ قال لابيه وقومه ما تعبدون
70. İz kâle li ebîhi ve kavmihî mâ ta’budûn(ta’budûne).
Dediği* zaman babasına ve kavmine/toplumuna: "Neye kulluk46 ediyorsunuz?"
Ahmed Samira: 70 When He said to his father and his nation: "What (do) you worship?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 kale dediği قَالَ قول
3 liebihi babasına لِأَبِيهِ ابو
4 ve kavmihi ve kavmine وَقَوْمِهِ قوم
5 ma neye? مَا -
6 tea'budune kulluk edersiniz تَعْبُدُونَ عبد

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl İbrahim.

Ayet 71

3001|26|71|قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ
3001|26|71|قالوا نعبد اصناما فنظل لها عكفين
71. Kâlû na’budu asnâmen fe nezallu lehâ âkifîn(âkifîne).
Dediler: "Kulluk46 ederiz idollere624; öyle ki devam ederiz* ona** yapışanlar*** (olarak).
Ahmed Samira: 71 They said: "We worship idols/statues so we continue/remain to it devoting/dedicating ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 nea'budu kulluk ederiz نَعْبُدُ عبد
3 esnamen idollere أَصْنَامًا صنم
4 fenezellu öyle ki devam ederiz فَنَظَلُّ ظلل
5 leha ona لَهَا -
6 aakifine yapışanlar عَاكِفِينَ عكف

Notlar

Not 1: *Aranırız/bakınırız bir koruma bir kalkan.**İdole.***Beynen ve/veya fiziksel yapışma.

Ayet 72

3002|26|72|قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ
3002|26|72|قال هل يسمعونكم اذ تدعون
72. Kâle hel yesmeûnekum iz ted’ûn(ted’ûne).
Dedi*: "İşitiyorlar mı sizleri çağırdığınız** zaman?"
Ahmed Samira: 72 He said: "Do they hear/listen to you when/if you call?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 hel هَلْ -
3 yesmeunekum işitiyorlar sizleri يَسْمَعُونَكُمْ سمع
4 iz zaman إِذْ -
5 ted'une çağırdığınız تَدْعُونَ دعو

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Davet ettiğiniz zaman.

Ayet 73

3003|26|73|أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ
3003|26|73|او ينفعونكم او يضرون
73. Ev yenfeûnekum ev yedurrûn(yedurrûne).
"Ya da menfaat sağlıyorlar sizlere ya da zarar veriyorlar"
Ahmed Samira: 73 Or they benefit you or they harm?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 yenfeunekum menfaat sağlıyorlar sizlere يَنْفَعُونَكُمْ نفع
3 ev ya da أَوْ -
4 yedurrune zarar veriyolar يَضُرُّونَ ضرر

Ayet 74

3004|26|74|قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ
3004|26|74|قالوا بل وجدنا ابانا كذلك يفعلون
74. Kâlû bel vecednâ âbâenâ kezâlike yef’alûn(yef’alûne).
Dediler*: "Evet! Bulduk babalarımızı/atalarımızı işte böyle faaliyet ediyorlar**."
Ahmed Samira: 74 They said: "But we found our fathers as/like that they make/do ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 bel Evet! بَلْ -
3 vecedna bulduk وَجَدْنَا وجد
4 aba'ena babalarımızı/atalarıızı ابَاءَنَا ابو
5 kezalike işte böyle كَذَٰلِكَ -
6 yef'alune faaliyet ediyorlar يَفْعَلُونَ فعل

Notlar

Not 1: *İbrahim'in kavmi. Harran'lılar.**Sözde ilâhlara kulluk faaliyeti yaparken. Başta Ay tanrısı Sin, Güneş ve Gezegen tanrıları.

Ayet 75

3005|26|75|قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ
3005|26|75|قال افريتم ما كنتم تعبدون
75. Kâle e fe raeytum mâ kuntum ta’budûn(ta’budûne).
Dedi*: "Gördünüz mü kulluk46 ediyor olduğunuzu?"
Ahmed Samira: 75 He said: "Did you see/understand what you were worshipping?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 eferaeytum gördünüz mü أَفَرَأَيْتُمْ راي
3 ma مَا -
4 kuntum olduğunuzu كُنْتُمْ كون
5 tea'budune kulluk ediyor تَعْبُدُونَ عبد

Notlar

Not 1: *İbrahim.

Ayet 76

3006|26|76|أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ
3006|26|76|انتم واباوكم الاقدمون
76. Entum ve âbâukumul akdemûn(akdemûne).
"Sizler ve babalarınız/atalarınız* (ki) kadîmlerdir**."
Ahmed Samira: 76 You and your fathers/forefathers the eldest/old/ancient .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 entum sizler أَنْتُمْ -
2 ve aba'ukumu ve babalarınız/atalarınzı وَابَاؤُكُمُ ابو
3 l-ekdemune kadîmler الْأَقْدَمُونَ قدم

Notlar

Not 1: *Anlarız ki çoklu antik atalara/babalara tabi olmaktadırlar. Binlerce yıl önceki insanların uyduruk dinlerini devam ettirmektedirler.​**Eski, antik.​

Ayet 77

3007|26|77|فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ
3007|26|77|فانهم عدو لي الا رب العلمين
77. Fe innehum aduvvun lî illâ rabbel âlemîn(âlemîne).
"Öyle ki doğrusu onlar* bir düşmandır** bana*** alemlerin203 Rabbi4 dışında."
Ahmed Samira: 77 So they truly are an enemy to me except the creations all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feinnehum öyle ki doğrusu onlar فَإِنَّهُمْ -
2 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
3 li bana لِي -
4 illa dışında إِلَّا -
5 rabbe Rabbi رَبَّ ربب
6 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Kadîm babaların/ataların uyduruk dinlerinin idolleri.**Anlarız ki Yüce Allah'ın dışında dinde hüküm koyan her idole, her şeye düşmanlık beslenir.***İbrahim.

Ayet 78

3008|26|78|ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ
3008|26|78|الذي خلقني فهو يهدين
78. Ellezî halakanî fe huve yehdîn(yehdîni).
"O ki yaratandır beni*; öyle ki O** kılavuzlar beni*."
Ahmed Samira: 78 Who created me, so He guides me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezi o ki الَّذِي -
2 halekani yaratandır beni خَلَقَنِي خلق
3 fe huve öyle ki O فَهُوَ -
4 yehdini kılavuzlar beni يَهْدِينِ هدي

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Allah.

Ayet 79

3009|26|79|وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ
3009|26|79|والذي هو يطعمني ويسقين
79. Vellezî huve yut’ımunî ve yeskîn(yeskîni).
"Ve O ki; O* yedirir beni ve içirir beni."
Ahmed Samira: 79 And who He feeds me and He gives me drink.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezi ve o ki وَالَّذِي -
2 huve O'dur هُوَ -
3 yut'imuni yedirir beni يُطْعِمُنِي طعم
4 ve yeskini ve içirir beni وَيَسْقِينِ سقي

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 80

3010|26|80|وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
3010|26|80|واذا مرضت فهو يشفين
80. Ve izâ maridtu fe huve yeşfîn(yeşfîni).
"Ve hastalandığım zaman; öyle ki O* şifa verir bana."
Ahmed Samira: 80 And if I became sick/diseased, so He cures/heals me .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 meridtu hastalandığım مَرِضْتُ مرض
3 fehuve öyle ki O فَهُوَ -
4 yeşfini şifa verir bana يَشْفِينِ شفي

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 81

3011|26|81|وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ
3011|26|81|والذي يميتني ثم يحيين
81. Vellezî yumîtunî summe yuhyîn(yuhyîni).
"Ve o ki öldürendir beni; sonra diriltendir beni."
Ahmed Samira: 81 And who makes me die, then revives/makes me alive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezi ve o ki وَالَّذِي -
2 yumituni öldüredir beni يُمِيتُنِي موت
3 summe sonra ثُمَّ -
4 yuhyini diriltendir beni يُحْيِينِ حيي

Ayet 82

3012|26|82|وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ
3012|26|82|والذي اطمع ان يغفر لي خطيتي يوم الدين
82. Vellezî atmeu en yagfira lî hatîetî yevmed dîn(dîni).
"Ve O ki tamah* ettiğimdir ki mağfiret319 eder bana hatamı din günü109."
Ahmed Samira: 82 And who I wish/hope/covet that He forgives for me my sin/wrong (on) the Judgment’s Day/Resurrection260Day .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezi ve O ki وَالَّذِي -
2 etmeu tamah ettiğimdir أَطْمَعُ طمع
3 en ki أَنْ -
4 yegfira mağfiret eder يَغْفِرَ غفر
5 li bana لِي -
6 hatieti hatamı خَطِيئَتِي خطا
7 yevme günü يَوْمَ يوم
8 d-dini din الدِّينِ دين

Notlar

Not 1: *Aç gözlülükle, asla doymak bilmeden.

Ayet 83

3013|26|83|رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ
3013|26|83|رب هب لي حكما والحقني بالصلحين
83. Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn(sâlihîne).
"Rabbim4! Bahşet bana* bir hüküm; ve kat beni sâlihlere217."
Ahmed Samira: 83 My Lord, grant/present for me judgment/rule and make me catch up/join with the correct/righteous.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
2 heb bahşet هَبْ وهب
3 li bana لِي -
4 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
5 ve elhikni ve kat beni وَأَلْحِقْنِي لحق
6 bis-salihine salihlere بِالصَّالِحِينَ صلح

Notlar

Not 1: *İbrahim.

Ayet 84

3014|26|84|وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْءَاخِرِينَ
3014|26|84|واجعل لي لسان صدق في الاخرين
84. Vec’al lî lisâne sıdkın fîl âhırîn(âhırîne).
"Ve yap bana* sıddık551 lisan** ötekilerde***."
Ahmed Samira: 84 And make/put for me (a) truth’s tongue/speech in the ends/lasts/others.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vec'al ve yap وَاجْعَلْ جعل
2 li bana لِي -
3 lisane lisan لِسَانَ لسن
4 sidkin sıddık صِدْقٍ صدق
5 fi içinde فِي -
6 l-ahirine ötekilerde الْاخِرِينَ اخر

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Dil. Hakkımda doğru bir lisan/dil.***Sonradan gelenler içinde.

Ayet 85

3015|26|85|وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ
3015|26|85|واجعلني من ورثه جنه النعيم
85. Vec’alnî min veraseti cennetin naîm(naîmi).
"Ve yap beni* varislerlerden** naîm783 cennetine970."
Ahmed Samira: 85 And make/put me from the blessing’s/comfort and eases’ treed garden’s/paradise’s heirs.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vec'alni ve yap beni وَاجْعَلْنِي جعل
2 min مِنْ -
3 veraseti varislerlerden وَرَثَةِ ورث
4 cenneti cennetine جَنَّةِ جنن
5 n-neiymi naîm النَّعِيمِ نعم

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Mirasçılardan.

Ayet 86

3016|26|86|وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ
3016|26|86|واغفر لابي انه كان من الضالين
86. Vagfir li ebî innehu kâne mined dâllîn(dâllîne).
"Ve mağfiret319 et babama**; doğrusu o** oldu dalalet128 içindekilerden."
Ahmed Samira: 86 And forgive to my father, that he truly was from the misguided.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vegfir ve mağfiret et وَاغْفِرْ غفر
2 liebi babama لِأَبِي ابو
3 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
4 kane oldu كَانَ كون
5 mine مِنَ -
6 d-dalline dalalet içindekilerden الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not 1: *İbrahim'in babası. Genetiğin zerre önemi yoktur. Ne faydası ne de zararı vardır. Önemli olan takvadır. Tek yumurta ikizi olan iki kişininin bir tanesi cennete diğeri cehenneme gidebilir. **Babam.

Ayet 87

3017|26|87|وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ
3017|26|87|ولا تخزني يوم يبعثون
87. Ve lâ tuhzinî yevme yûb’asûn(yûb’asûne).
"Ve utandırma beni*; gündür (ki) diriltilirler."
Ahmed Samira: 87 And do not shame/disgrace me (on) a day/time they are being resurrected/revived .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tuhzini utandırma beni تُخْزِنِي خزي
3 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
4 yub'asune diriltilirler يُبْعَثُونَ بعث

Notlar

Not 1: *İbrahim.

Ayet 88

3018|26|88|يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ
3018|26|88|يوم لا ينفع مال ولا بنون
88. Yevme lâ yenfau mâlun ve lâ benûn(benûne).
"Gündür (ki) menfaat sağlamaz bir mal ve ne de oğullar."
Ahmed Samira: 88 A day/time property/possession and nor sons/sons and daughters do not benefit.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
2 la لَا -
3 yenfeu menfaat sağlamaz يَنْفَعُ نفع
4 malun bir mal مَالٌ مول
5 ve la ve ne de وَلَا -
6 benune oğullar بَنُونَ بني

Ayet 89

3019|26|89|إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ
3019|26|89|الا من اتي الله بقلب سليم
89. İllâ men etâllâhe bi kalbin selîm(selîmin).
"Dışındadır kimse (ki) geldi Allah'a selîm1029 bir kalple1247."
Ahmed Samira: 89 Except who came (to) God with a sound/safe (clear) heart/mind .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimse مَنْ -
3 eta geldi أَتَى اتي
4 llahe Allah'a اللَّهَ -
5 bikalbin bir kalple بِقَلْبٍ قلب
6 selimin bir selim سَلِيمٍ سلم

Ayet 90

3020|26|90|وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ
3020|26|90|وازلفت الجنه للمتقين
90. Ve uzlifetil cennetu lil muttekîn(muttekîne).
Ve yaklaştırıldı cennet970 muttakilere17.
Ahmed Samira: 90 And paradise was advanced/brought near to the fearing and obeying.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve uzlifeti ve yaklaştırıldı وَأُزْلِفَتِ زلف
2 l-cennetu cennet الْجَنَّةُ جنن
3 lilmuttekine muttakilere لِلْمُتَّقِينَ وقي

Ayet 91

3021|26|91|وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ
3021|26|91|وبرزت الجحيم للغاوين
91. Ve burrizetil cahîmu lil gâvîn(gâvîne).
Ve barizleştirildi* cehennem968 sapkınlara**.
Ahmed Samira: 91 And the Hell/place of intense heat was made to emerge for the misguided/lured .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve burrizeti ve barizleştirildi وَبُرِّزَتِ برز
2 l-cehimu cehennem الْجَحِيمُ جحم
3 lilgavine sapkınlara لِلْغَاوِينَ غوي

Notlar

Not 1: *Ortaya çıkarılır. **Selîm bir kalple gelmeyene; İslâm ile gelmeyene.

Ayet 92

3022|26|92|وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ
3022|26|92|وقيل لهم اين ما كنتم تعبدون
92. Ve kîle lehum eyne mâ kuntum ta’budûn(ta’budûne).
Ve denildi onlara: "Nerede kulluk46 ediyor olduğunuz?"
Ahmed Samira: 92 And (it) was said to them: "Where (is) what you were worshipping?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kile ve denildi وَقِيلَ قول
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 eyne nerede أَيْنَ -
4 ma مَا -
5 kuntum olduğunuz كُنْتُمْ كون
6 tea'budune kulluk ediyor تَعْبُدُونَ عبد

Ayet 93

3023|26|93|مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ
3023|26|93|من دون الله هل ينصرونكم او ينتصرون
93. Min dûnillâh(dûnillâhi), hel yensurûnekum ev yentesırûn(yentesırûne).
Allah’ın astından; yardım edebilirler mi sizlere ya da yardım edebilirler* (mi)?
Ahmed Samira: 93 From other than God? Do they give you victory/aid or they become victorious?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 min مِنْ -
2 duni astından دُونِ دون
3 llahi Allah’ın اللَّهِ -
4 hel هَلْ -
5 yensurunekum yardım ederler sizlere يَنْصُرُونَكُمْ نصر
6 ev ya da أَوْ -
7 yentesirune yardım ederler يَنْتَصِرُونَ نصر

Notlar

Not 1: *Kendilerine; herhangi bir şeye.

Ayet 94

3024|26|94|فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ
3024|26|94|فكبكبوا فيها هم والغاون
94. Fe kubkıbû fîhâ hum vel gâvun(gâvune).
Öyle ki ters çevrililirler oraya*; onlar (ki) ve saptıranlardır**.
Ahmed Samira: 94 So they were thrown down in it, they and the enticing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekubkibu öyle ki ters çevrililirler فَكُبْكِبُوا كبكب
2 fiha oraya فِيهَا -
3 hum onlar هُمْ -
4 velgavune ve saptıranlardır وَالْغَاوُونَ -

Notlar

Not 1: *Cehenneme.**Yaptıklarıyla saptırdılar.

Ayet 95

3025|26|95|وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ
3025|26|95|وجنود ابليس اجمعون
95. Ve cunûdu iblîse ecmeûn(ecmeûne).
Ve orduları iblîsin190 topluca.
Ahmed Samira: 95 And Satan’s soldiers/warriors all/all together.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cunudu ve orduları وَجُنُودُ جند
2 iblise iblisin إِبْلِيسَ -
3 ecmeune topluca أَجْمَعُونَ جمع

Ayet 96

3026|26|96|قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ
3026|26|96|قالوا وهم فيها يختصمون
96. Kâlû ve hum fîhâ yahtesımûn(yahtesımûne).
Dediler*; ve onlar orada hasımlaşırlar1248.
Ahmed Samira: 96 They said and (while) they are in it disputing/arguing :

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 vehum ve onlar وَهُمْ -
3 fiha orada فِيهَا -
4 yehtesimune hasımlaşırlar يَخْتَصِمُونَ خصم

Notlar

Not 1: *Husûmet içinde dediler.

Ayet 97

3027|26|97|تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
3027|26|97|تالله ان كنا لفي ضلل مبين
97. Tallâhi in kunnâ le fî dalâlin mubîn(mubînin).
"TaAllahi1017; doğrusu olduk mutlak içinde mubîn1194 bir dalalet128."
Ahmed Samira: 97 By God, that truly we were in clear/evident misguidance.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tallehi TaAllah تَاللَّهِ -
2 in doğrusu إِنْ -
3 kunna olduk كُنَّا كون
4 lefi mutlak içinde لَفِي -
5 delalin bir dalalet ضَلَالٍ ضلل
6 mubinin bir mubin مُبِينٍ بين

Ayet 98

3028|26|98|إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
3028|26|98|اذ نسويكم برب العلمين
98. İz nusevvîkum bi rabbil âlemîn(âlemîne).
"Seviyelediğimiz* zaman sizleri alemlerin203 Rabbine4."
Ahmed Samira: 98 When/if we make you equal with the creations all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz إِذْ -
2 nusevvikum seviyelediğimiz zaman sizleri نُسَوِّيكُمْ سوي
3 birabbi Rabbiyle بِرَبِّ ربب
4 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Aynı, eşit seviye.

Ayet 99

3029|26|99|وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ
3029|26|99|وما اضلنا الا المجرمون
99. Ve mâ edallenâ illel mucrimûn(mucrimûne).
"Ve dalalete128 düşürmüş değildir bizleri mücrimler dışında674."
Ahmed Samira: 99 And none except the criminals/sinners misguided us.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 edellena dalalete düşürmüş bizleri أَضَلَّنَا ضلل
3 illa dışında إِلَّا -
4 l-mucrimune mücrimler الْمُجْرِمُونَ جرم

Ayet 100

3030|26|100|فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ
3030|26|100|فما لنا من شفعين
100. Fe mâ lenâ min şâfiîn(şâfiîne).
"Öyle ki yoktur bizlere şefâatçilerden114*."
Ahmed Samira: 100 So (there are) none for us from mediators.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fema öyle ki yoktur فَمَا -
2 lena bizlere لَنَا -
3 min مِنْ -
4 şafiiyne şefaatçilerden شَافِعِينَ شفع

Notlar

Not 1: *Şefâat sadece Allah'adır. O şefâat ederse ancak melekler şefâatçiler olurlar. Rabbimizin şefâat emrini yerine getirirler.

Ayet 101

3031|26|101|وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ
3031|26|101|ولا صديق حميم
101. Ve lâ sadîkın hamîm(hamîmin).
"Ve yoktur hamîm804* bir sadîk1249."
Ahmed Samira: 101 And nor a concerned friend.

Notlar

Not 1: *Dostluk ateşiyle kaynayan.

Ayet 102

3032|26|102|فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
3032|26|102|فلو ان لنا كره فنكون من المومنين
102. Fe lev enne lenâ kerraten fe nekûne minel mu’minîn(mu’minîne).
"Öyle ki şayet ki bizlere (olsa) bir kere* (daha); öyle ki oluruz müminlerden27."
Ahmed Samira: 102 And if that (E) (there were) for us a return/repetition so we be/become from the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felev öyle ki şayet فَلَوْ -
2 enne ki أَنَّ -
3 lena bizlere (olsa) لَنَا -
4 kerraten bir kere (daha) كَرَّةً كرر
5 fenekune öyle ki oluruz فَنَكُونَ كون
6 mine مِنَ -
7 l-mu'minine müminleden الْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Tekrar.

Ayet 103

3033|26|103|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
3033|26|103|ان في ذلك لايه وما كان اكثرهم مومنين
103. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).
Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet**; ve olmuş*** değillerdir ekserisi*** onların müminler27.
Ahmed Samira: 103 That truly in that (is) an evidence/sign (E) , and most of them were not believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değildir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Tekrar bir şans verilse bile çoğunluğu yine müminlerden olmaz. Çünkü zaten kendilerine bir tekrar verildi. İlk cennetten kovulma sonrası Rabbimiz 2. bir şans vermiştir. Şu anki evrenimiz de bu şansı kullanıyoruz. **Bilimsel olarak bu durum kesinlikle kanıtlanır. Çoğu müminlerden olmazlar. ***Zaten kendilerine 2. tekrar verildi. İlk cennetten kovuldular. Tevbe ettiler. Ancak çoğu yine miminlerden olmadı.***Çoğunluğu.

Ayet 104

3034|26|104|وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
3034|26|104|وان ربك لهو العزيز الرحيم
104. Ve inne rabbeke le huvel azîzur rahîm(rahîmu).
Ve doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) mutlak O’dur Azîz37; Rahîm2.
Ahmed Samira: 104 And that truly your Lord, He is (E) the glorious/mighty , the merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 lehuve mutlak O’dur لَهُوَ -
4 l-azizu Azîz الْعَزِيزُ عزز
5 r-rahimu Rahîm الرَّحِيمُ رحم

Ayet 105

3035|26|105|كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ
3035|26|105|كذبت قوم نوح المرسلين
105. Kezzebet kavmu nûhınil murselîn(murselîne).
Yalanladı244 Nûh kavmi gönderilmiş resûlleri418*.
Ahmed Samira: 105 Noah’s nation denied the messengers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezzebet yalanladı كَذَّبَتْ كذب
2 kavmu kavmi قَوْمُ قوم
3 nuhin Nûh نُوحٍ -
4 l-murseline gönderilmiş resûlleri الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1: *Çoğul kelime. En az 3 veya daha fazla resûl. Nûh kavmine Nûh öncesi şerefli Kur'an'da ismi zikredilmeyen en az iki (Nûh hariç) veya daha fazla resûl gönderilmiş olduğunu anlarız.

Ayet 106

3036|26|106|إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ
3036|26|106|اذ قال لهم اخوهم نوح الا تتقون
106. İz kâle lehum ehûhum nûhun e lâ tettekûn(tettekûne).
Dediği zaman onlara kardeşleri Nûh: "Takvalı21 olmaz mısınız?"
Ahmed Samira: 106 When their brother Noah, said to them: "Do you not fear and obey?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz إِذْ -
2 kale dediği zaman قَالَ قول
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 ehuhum kardeşleri أَخُوهُمْ اخو
5 nuhun Nuh نُوحٌ -
6 ela أَلَا -
7 tettekune takvalı olmaz mısınız? تَتَّقُونَ وقي

Ayet 107

3037|26|107|إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
3037|26|107|اني لكم رسول امين
107. İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
"Doğrusu ben sizlere emin bir resûlüm418."
Ahmed Samira: 107 That I am for you a faithful messenger.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu benim إِنِّي -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
4 eminun emin أَمِينٌ امن

Ayet 108

3038|26|108|فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
3038|26|108|فاتقوا الله واطيعون
108. Fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).
"Öyle ki takvalı21 olun Allah’a; ve itaat573 edin bana."
Ahmed Samira: 108 So fear and obey God, and obey me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetteku öyle ki takvalı olun فَاتَّقُوا وقي
2 llahe Allah’a اللَّهَ -
3 ve etiuni ve itaat edin bana. وَأَطِيعُونِ طوع

Ayet 109

3039|26|109|وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
3039|26|109|وما اسلكم عليه من اجر ان اجري الا علي رب العلمين
109. Ve mâ es’elukum aleyhi min ecr(ecrin), in ecriye illâ alâ rabbil âlemîn(âlemîne).
"Ve sual eder/sorar değilim sizlere ona* karşı hiçbir ecir820 ki ecrim820 ancak alemlerin Rabbine karşıdır."
Ahmed Samira: 109 And I do not ask/beg you on it from a wage/fee/reward, that truly my wage/reward (is) except on the creations all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilim وَمَا -
2 eselukum sual eder/sorar sizlere أَسْأَلُكُمْ سال
3 aleyhi ona karşı عَلَيْهِ -
4 min hiçbir مِنْ -
5 ecrin bir ecir/ücret أَجْرٍ اجر
6 in ki إِنْ -
7 ecriye ecrim/ücretim أَجْرِيَ اجر
8 illa dışında إِلَّا -
9 ala karşı عَلَىٰ -
10 rabbi Rabbine رَبِّ ربب
11 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Yüce Allah'ın risâletini tebliğ etmeye.

Ayet 110

3040|26|110|فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
3040|26|110|فاتقوا الله واطيعون
110. Fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).
"Öyle ki takvalı21 olun Allah’a; ve itaat573 edin bana."
Ahmed Samira: 110 So fear and obey God and obey me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetteku öyle ki takvalı olun فَاتَّقُوا وقي
2 llahe Allah’a اللَّهَ -
3 ve etiuni ve itaat edin bana وَأَطِيعُونِ طوع

Ayet 111

3041|26|111|قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ
3041|26|111|قالوا انومن لك واتبعك الارذلون
111. Kâlû e nu’minu leke vettebeakel erzelûn(erzelûne).
Dediler*: "İman47 eder miyiz sana? Ve tabi olur sana reziller"
Ahmed Samira: 111 They said: "Do we believe to you, and the mean/low/despised followed you?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 enu'minu iman eder miyiz أَنُؤْمِنُ امن
3 leke sana لَكَ -
4 vettebeake ve tabi olur sana وَاتَّبَعَكَ تبع
5 l-erzelune reziller الْأَرْذَلُونَ رذل

Notlar

Not 1: *Nûh'un kavmi.

Ayet 112

3042|26|112|قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
3042|26|112|قال وما علمي بما كانوا يعملون
112. Kâle ve mâ ilmî bimâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
Dedi*: "Ve nedir (ki) benim ilmim yapar olduklarına."
Ahmed Samira: 112 He said: "And what is my knowledge with what they were making/doing ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ve ma ve nedir وَمَا -
3 ilmi ilmim عِلْمِي علم
4 bima بِمَا -
5 kanu olduklarına كَانُوا كون
6 yea'melune yaparlar يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1: *Nûh.

Ayet 113

3043|26|113|إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى لَوْ تَشْعُرُونَ
3043|26|113|ان حسابهم الا علي ربي لو تشعرون
113. İn hısâbuhum illâ alâ rabbî lev teş’urûn(teş’urûne).
"Doğrusu hesapları onların ancak Rabbime4 karşıdır; şayet farkına varırsanız."
Ahmed Samira: 113 That truly their account/calculation (is) except on my Lord, if you feel/know/sense.

Ayet 114

3044|26|114|وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
3044|26|114|وما انا بطارد المومنين
114. Ve mâ ene bi târidil mu’minîn(mu’minîne).
"Ve ben müminleri27 kovan/uzaklaştıran değilim."
Ahmed Samira: 114 And I am not with expelling/forcing out the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilim وَمَا -
2 ena ben أَنَا -
3 bitaridi kovan/uzaklaştıran بِطَارِدِ طرد
4 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن

Ayet 115

3045|26|115|إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ
3045|26|115|ان انا الا نذير مبين
115. İn ene illâ nezîrun mubîn(mubînun).
"Ki ben ancak apaçık bir nezîrim1240."
Ahmed Samira: 115 That I am except a clear/evident warner/giver of notice.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in ki إِنْ -
2 ena ben أَنَا -
3 illa ancak إِلَّا -
4 nezirun bir uyarıcı نَذِيرٌ نذر
5 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Ayet 116

3046|26|116|قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ
3046|26|116|قالوا لين لم تنته ينوح لتكونن من المرجومين
116. Kâlû le in lem tentehi yâ nûhule tekûnenne minel mercûmîn(mercûmîne).
Dediler*: "Eğer asla vazgeçmezsen ey Nûh!; muhakkak olursun taşlananlardan."
Ahmed Samira: 116 They said: "If (E) you do not end/terminate/stop, you Noah, you will be/become (E) from the stoned."261

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 lein eğer لَئِنْ -
3 lem asla لَمْ -
4 tentehi vazgeçmezsen تَنْتَهِ نهي
5 ya nuhu ey Nuh يَا نُوحُ -
6 letekunenne muhakkak olursun لَتَكُونَنَّ كون
7 mine مِنَ -
8 l-mercumine taşlananlardan الْمَرْجُومِينَ رجم

Notlar

Not 1: *Nûh'un kavmi.

Ayet 117

3047|26|117|قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ
3047|26|117|قال رب ان قومي كذبون
117. Kâle rabbi inne kavmî kezzebûn(kezzebûni).
Dedi*: "Rabbim!4 Doğrusu kavmim/toplumum yalanladı beni."
Ahmed Samira: 117 He said: "My Lord, that truly my nation denied me ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Nuh) قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 kavmi kavmim قَوْمِي قوم
5 kezzebuni yalanladı beni كَذَّبُونِ كذب

Notlar

Not 1: *Nûh.

Ayet 118

3048|26|118|فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
3048|26|118|فافتح بيني وبينهم فتحا ونجني ومن معي من المومنين
118. Feftah beynî ve beynehum fethan ve neccinî ve men maiye minel mu’minîn(mu’minîne).
Aç/arala benim aramla ve onların arasını bir açış (-la)/bir aralama (-yla); ve kurtar beni ve benimle birlikte (olan) müminlerden27 kimseyi.
Ahmed Samira: 118 So judge/open between me and between them (between me and them) an opening/victory, and save/rescue me and who (is) with me from the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fefteh aç/arala فَافْتَحْ فتح
2 beyni benim aramla بَيْنِي بين
3 ve beynehum ve onların arasını وَبَيْنَهُمْ بين
4 fethen bir açış (-la)/bir aralama (-yla) فَتْحًا فتح
5 ve neccini ve kurtar beni وَنَجِّنِي نجو
6 ve men ve kimseyi وَمَنْ -
7 meiye benimle birlikte مَعِيَ -
8 mine مِنَ -
9 l-mu'minine müminlereden الْمُؤْمِنِينَ امن

Ayet 119

3049|26|119|فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ
3049|26|119|فانجينه ومن معه في الفلك المشحون
119. Fe enceynâhu ve men meahu fîl fulkil meşhûn(meşhûni).
Öyle ki kurtardık onu* ve onunla** birlikte (olan) kimseleri yüklü gemide.
Ahmed Samira: 119 So We saved/rescued him and who (was) with him in the ship/ships, the full/loaded.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feenceynahu öyle ki kurtardık onu فَأَنْجَيْنَاهُ نجو
2 ve men ve kimseleri وَمَنْ -
3 meahu onunla birlikte مَعَهُ -
4 fi فِي -
5 l-fulki gemide الْفُلْكِ فلك
6 l-meşhuni yüklü الْمَشْحُونِ شحن

Notlar

Not 1: *Nûh'u.**Nûh'la.

Ayet 120

3050|26|120|ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ
3050|26|120|ثم اغرقنا بعد الباقين
120. Summe agraknâ ba’dul bâkîn(bâkîne).
Sonra boğduk ardından bâkîleri*.
Ahmed Samira: 120 Then We drowned/sunk after (that) the remainders.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 egrakna boğduk أَغْرَقْنَا غرق
3 bea'du ardından بَعْدُ بعد
4 l-bakine bâkîleri الْبَاقِينَ بقي

Notlar

Not 1: *Geride kalanları.

Ayet 121

3051|26|121|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
3051|26|121|ان في ذلك لايه وما كان اكثرهم مومنين
121. İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).
Doğrusu bundadır* mutlak bir ayet287; ve olmuş değil ekserisi** onların*** müminler27.
Ahmed Samira: 121 That in that (is) an evidence/sign (E) , and most of them were not believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
5 vema ve değildir وَمَا -
6 kane olmuş كَانَ كون
7 ekseruhum ekserisi onların أَكْثَرُهُمْ كثر
8 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Nûh kıssasında; Nûh'un toplumunun başına gelenlerde.**Çoğunluğu.***Nûh kavminin.

Ayet 122

3052|26|122|وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
3052|26|122|وان ربك لهو العزيز الرحيم
122. Ve inne rabbeke le huvel azîzur rahîm(rahîmu).
Ve doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) mutlak O’dur Azîz37; Rahîm2.
Ahmed Samira: 122 And that truly your Lord, he is (E) the glorious/mighty , the merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 lehuve mutlak O’dur لَهُوَ -
4 l-azizu Azîz الْعَزِيزُ عزز
5 r-rahimu Rahîm الرَّحِيمُ رحم

Ayet 123

3053|26|123|كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ
3053|26|123|كذبت عاد المرسلين
123. Kezzebet âdunil murselîn(murselîne).
Yalanladı Âd1015 mürselini368 *.
Ahmed Samira: 123 Aad denied the messengers."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezzebet yalanladı كَذَّبَتْ كذب
2 aadun Ad عَادٌ عود
3 l-murseline mürselini الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1: *Anlarız ki Âd kavmine de Nûh kavmi gibi en az 3 resûl gelmiştir. Bunlardan sadede Hûd'un ismi zikredilmiştir.

Ayet 124

3054|26|124|إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ
3054|26|124|اذ قال لهم اخوهم هود الا تتقون
124. İz kâle lehum ehûhum hûdun e lâ tettekûn(tettekûne).
Dediği zaman onlara kardeşleri Hûd: "Takvalı olmuyor musunuz?"
Ahmed Samira: 124 When/if their brother Hood said to them: "Do you not fear and obey?"

Ayet 125

3055|26|125|إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
3055|26|125|اني لكم رسول امين
125. İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Doğrusu ben* sizlere emin** bir resûlüm418.
Ahmed Samira: 125 That I am for you a faithful messenger.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
4 eminun bir emin أَمِينٌ امن

Notlar

Not 1: *Hûd.**Güvenilir.

Ayet 126

3056|26|126|فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
3056|26|126|فاتقوا الله واطيعون
126. Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyle ki takvalı21 olun Allah’a; ve itaat1250 edin bana*.
Ahmed Samira: 126 So fear and obey God and obey me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetteku öyle ki takvalı olun فَاتَّقُوا وقي
2 llahe Allah’a اللَّهَ -
3 ve etiuni ve itaat edin bana وَأَطِيعُونِ طوع

Ayet 127

3057|26|127|وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
3057|26|127|وما اسلكم عليه من اجر ان اجري الا علي رب العلمين
127. Ve mâ es’elukum aleyhi min ecr(ecrin), in ecriye illâ alâ rabbil âlemîn(âlemîne).
Ve sual* eder değilim sizlere onun** üzerine hiçbir ecir820 ki (benim) ecrim820 ancak alemlerin203 Rabbi4 üzerinedir.
Ahmed Samira: 127 And I do not ask/beg you on it from a wage/fee/reward, that truly my wage/reward (is) except on the creations all together’s/(universe’s) Lord.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilim وَمَا -
2 eselukum sual eder sizler أَسْأَلُكُمْ سال
3 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
4 min hiçbir مِنْ -
5 ecrin bir ecir أَجْرٍ اجر
6 in ki إِنْ -
7 ecriye ecrim أَجْرِيَ اجر
8 illa ancak إِلَّا -
9 ala üzerinedir عَلَىٰ -
10 rabbi Rabbi رَبِّ ربب
11 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Sorar.**Risâlet; resûllük görevi.

Ayet 128

3058|26|128|أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ
3058|26|128|اتبنون بكل ريع ايه تعبثون
128. E tebnûne bi kulli rîın âyeten ta’besûn(ta’besûne).
Bina edersiniz her bir yükseltiye bir ayet287*; abes** işler yaparsınız.
Ahmed Samira: 128 Do you build/construct at every/each high hill an evidence , something useless in vanity ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 etebnune bina edersiniz أَتَبْنُونَ بني
2 bikulli her بِكُلِّ كلل
3 riin bir yükseltiye رِيعٍ ريع
4 ayeten bir ayet ايَةً ايي
5 tea'besune abes işler yaparsınız تَعْبَثُونَ عبث

Notlar

Not 1: *Güçlerini yansıtan taş yazıtlar, anıtlar.**Gereksiz, yersiz, boş olan.

Ayet 129

3059|26|129|وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ
3059|26|129|وتتخذون مصانع لعلكم تخلدون
129. Ve tettehızûne mesânia leallekum tahludûn(tahludûne).
Ve ediniyorsunuz sanayileşmeyi*; belki sizler ölümsüzleşirsiniz** (diye).
Ahmed Samira: 129 And you take factories , maybe/perhaps you be immortal/eternal ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tettehizune ve ediniyorsunuz وَتَتَّخِذُونَ اخذ
2 mesania sanayileşmeyi مَصَانِعَ صنع
3 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
4 tehludune ölümsüzleşirsiniz تَخْلُدُونَ خلد

Notlar

Not 1: *Üretmeyi.**Hâlidûn olmak.

Ayet 130

3060|26|130|وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ
3060|26|130|واذا بطشتم بطشتم جبارين
130. Ve izâ betaştum betaştum cebbârîn(cebbârîne).
Ve saldırdığınız zaman; saldırdınız cebbârlar898 (olarak).
Ahmed Samira: 130 And if you destroyed/attacked violently, you destroyed/attacked violently (as) tyrants/rebels ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 betaştum saldırdığınız بَطَشْتُمْ بطش
3 betaştum saldırdınız بَطَشْتُمْ بطش
4 cebbarine cebbârlar (-la) جَبَّارِينَ جبر

Ayet 218

3148|26|218|ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ
3148|26|218|الذي يريك حين تقوم
218. Ellezî yerâke hîne tekûm(tekûmu).
(Allah) ki görür seni; dikeldiğin/ayağa kalktığın zaman.
Ahmed Samira: 218 Who sees you when you stand/get up .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezi ki (Allah) الَّذِي -
2 yerake görür seni يَرَاكَ راي
3 hine zaman حِينَ حين
4 tekumu dikeldiğin/ayağa kalktığın تَقُومُ قوم

Ayet 219

3149|26|219|وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّٰجِدِينَ
3149|26|219|وتقلبك في السجدين
219. Ve tekallubeke fîs sâcidîn(sâcidîne).
Ve çevirmelerini (yüzünü göğe); secde12 edenler içinde.
Ahmed Samira: 219 And your turning in (between) the prostrating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tekallubeke ve çevirmelerini (yüzünü göğe) وَتَقَلُّبَكَ قلب
2 fi içinde فِي -
3 s-sacidine secde edenler/diz çöküp boyun eğenler السَّاجِدِينَ سجد