Sure 19: Meryem/Meryem

Ayet Sayısı: 98
مَرْيَم

Ayet 1

2249|19|1|كٓهيعٓصٓ
2249|19|1|كهيعص
1. Kâf, hâ, yâ, ayn, sâd.
K H Y A' S44*
Ahmed Samira: 1 K H Y EN S/C .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 khyas Ke he ye 'ayn sad كهيعص -

Notlar

Not 1: Ke He Ye Ayn Sad

Ayet 2

2250|19|2|ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُۥ زَكَرِيَّآ
2250|19|2|ذكر رحمت ربك عبده زكريا
2. Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyyâ.
Zikridir78 rahmetinin271 (senin) Rabbinin4 kulu907 Zekeriyyâ’ya.
Ahmed Samira: 2 Your Lord’s mercy mention (on) His worshipper/slave Zachary/Zacharias .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zikru zikridir ذِكْرُ ذكر
2 rahmeti rahmetinin رَحْمَتِ رحم
3 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 abdehu kulu عَبْدَهُ عبد
5 zekeriyya Zekeriyyâ’ya زَكَرِيَّا -

Ayet 3

2251|19|3|إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّا
2251|19|3|اذ نادي ربه ندا خفيا
3. İz nâdâ rabbehu nidâen hafiyyâ(hafiyyen).
Nida ettiği* zaman Rabbine4 hafiye988 bir nida**.
Ahmed Samira: 3 When he called/cried (to) his Lord a hidden/secret call/cry.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 nada nida ettiği نَادَىٰ ندو
3 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
4 nida'en bir nida نِدَاءً ندو
5 hafiyyen bir hafiye خَفِيًّا خفي

Notlar

Not 1: *Seslendiği.**Bir seslenme.

Ayet 4

2252|19|4|قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا
2252|19|4|قال رب اني وهن العظم مني واشتعل الراس شيبا ولم اكن بدعايك رب شقيا
4. Kâle rabbî innî ve henel azmu minnî veştealer re’su şeyben ve lem ekun bi duâike rabbî şakıyyâ(şakıyyen).
Dedi*: "Rabbim4! Doğrusu ben (ki) zayıfladı kemikler benden; ve tutuştu başım bir ağarmaya; ve asla olmadım seni çağırmayla (ey) Rabbim4 bir mutsuz."
Ahmed Samira: 4 He said: "My Lord that I, the bones weakened/enfeebled from me, and the hair turned white or gray and my Lord I was not miserable/unhappy with calling you."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 vehene zayıfladı وَهَنَ وهن
5 l-azmu kemikler الْعَظْمُ عظم
6 minni benden مِنِّي -
7 veşteale ve tutuştu وَاشْتَعَلَ شعل
8 r-ra'su başım الرَّأْسُ راس
9 şeyben bir ağarma شَيْبًا شيب
10 velem ve asla وَلَمْ -
11 ekun olmadım أَكُنْ كون
12 biduaaike çağırmayla seni بِدُعَائِكَ دعو
13 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
14 şekiyyen bir mutsuz شَقِيًّا شقو

Notlar

Not 1: *Zekeriyyâ.

Ayet 5

2253|19|5|وَإِنِّى خِفْتُ ٱلْمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا فَهَبْ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا
2253|19|5|واني خفت المولي من وراي وكانت امراتي عاقرا فهب لي من لدنك وليا
5. Ve innî hıftul mevâliye min verâî ve kânetimreetî âkıran feheb lî min ledunke veliyyâ(veliyyen).
"Ve doğrusu ben* korku duydum arkamdan veli28 olanlara; ve oldu karım bir kısır; öyle ki bahşet bana katından bir veli28."
Ahmed Samira: 5 And that I, I feared the followers/dependents from behind/beyond me, and my woman (wife) was infertile to grant/present for me from at you a follower/friend .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
2 hiftu korktum خِفْتُ خوف
3 l-mevaliye veli olanlara الْمَوَالِيَ ولي
4 min مِنْ -
5 verai arkamdan وَرَائِي وري
6 ve kaneti ve oldu وَكَانَتِ كون
7 mraeti karım امْرَأَتِي مرا
8 aakiran bir kısır عَاقِرًا عقر
9 feheb öyle ki bahşet فَهَبْ وهب
10 li bana لِي -
11 min مِنْ -
12 ledunke katından لَدُنْكَ لدن
13 veliyyen bir veli وَلِيًّا ولي

Notlar

Not 1: *Zekeriyyâ.

Ayet 6

2254|19|6|يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنْ ءَالِ يَعْقُوبَ وَٱجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا
2254|19|6|يرثني ويرث من ال يعقوب واجعله رب رضيا
6. Yerisunî ve yerisu min âli ya’kûbe vec’alhu rabbî radıyyâ(radıyyen).
"Varis olsun bana*; ve varis olsun Ya’kûb ailesinden; ve yap ona Rabbim4 bir rıza**."
Ahmed Samira: 6 (He) inherits me and (he) inherits from Jacob’s family, and my Lord make him accepted/approved/satisfied .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yerisuni varis olsun bana يَرِثُنِي ورث
2 ve yerisu ve varis olsun وَيَرِثُ ورث
3 min مِنْ -
4 ali ailesinden الِ اول
5 yea'kube Ya'kûb يَعْقُوبَ -
6 vec'alhu ve yap ona وَاجْعَلْهُ جعل
7 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
8 radiyyen bir rıza رَضِيًّا رضو

Notlar

Not 1: *Zekeriyyâ.**Razı ol, onay ver.

Ayet 7

2255|19|7|يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسْمُهُۥ يَحْيَىٰ لَمْ نَجْعَل لَّهُۥ مِن قَبْلُ سَمِيًّا
2255|19|7|يزكريا انا نبشرك بغلم اسمه يحيي لم نجعل له من قبل سميا
7. Yâ zekeriyyâ innâ nubeşşiruke bi gulâminismuhu yahyâ lem nec’al lehu min kablu semiyyâ(semiyyen).
Ey Zekeriyyâ! Doğrusu biz müjdeliyoruz sana bir gılmân412; ismi onun Yahyâ'dır (ki) asla yapmadık ona* önceden bir denk/eşit**.
Ahmed Samira: 7 You Zacharias/Zachary , that We, We announce good news to you with a boy , his name (is) John/Yahya , We did not make for him from before (an) equivalent/equivalent in height/position .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya zekeriyya Ey Zekeriyyâ يَا زَكَرِيَّا -
2 inna doğrusu biz إِنَّا -
3 nubeşşiruke müjdeleriz sana نُبَشِّرُكَ بشر
4 bigulamin bir gılman بِغُلَامٍ غلم
5 ismuhu onun adı اسْمُهُ سمو
6 yehya Yahya'dır يَحْيَىٰ -
7 lem asla لَمْ -
8 nec'al yapmadık نَجْعَلْ جعل
9 lehu ona لَهُ -
10 min مِنْ -
11 kablu önceden قَبْلُ قبل
12 semiyyen bir (aynı) isimli سَمِيًّا سمو

Notlar

Not 1: *Yahyâ'ya.**Yahyâ'nın eşsiz bir özelliği vardır. Onu da Rabbimiz 19:12 ayetinde bizlere bildirmiştir. Yahyâ kendi zamanına kadar olan dönem için daha sübyanken yani çocukken resûllük verilen, belki de nebilik verilen tek kimsedir. Bu yönüyle eşi/dengi yoktur.

Ayet 8

2256|19|8|قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا
2256|19|8|قال رب اني يكون لي غلم وكانت امراتي عاقرا وقد بلغت من الكبر عتيا
8. Kâle rabbî ennâ yekûnu lî gulâmun ve kânetimreetî âkıran ve kad belagtu minel kiberi ıtiyyâ(ıtiyyen).
Dedi*: "Rabbim4! Nasıl olur bana bir gılmân412? ve oldu karım bir kısır; ve muhakkak ulaştım kebirlikten** bir ihtiyar***"
Ahmed Samira: 8 He said: "My Lord that how (could there) be for me a boy and my woman (wife) was infertile and I had reached from the old age exceeding the limit?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 enna nasıl olur? أَنَّىٰ اني
4 yekunu olur يَكُونُ كون
5 li bana لِي -
6 gulamun bir gılmân غُلَامٌ غلم
7 vekaneti ve oldu وَكَانَتِ كون
8 mraeti karım امْرَأَتِي مرا
9 aakiran bir kısır عَاقِرًا عقر
10 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
11 belegtu ulaştım بَلَغْتُ بلغ
12 mine مِنَ -
13 l-kiberi kebirlikten الْكِبَرِ كبر
14 itiyyen bir ihtiyar عِتِيًّا عتو

Notlar

Not 1: *Zekeriyyâ.**Büyüklükten, yaşlılıktan.***Sınırı aşan, yaşamın üst sınırlarına ulaşmış.

Ayet 9

2257|19|9|قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا
2257|19|9|قال كذلك قال ربك هو علي هين وقد خلقتك من قبل ولم تك شيا
9. Kâle kezâlik(kezâlike), kâle rabbuke huve aleyye heyyinun ve kad halaktuke min kablu ve lem teku şey’â(şey’en).
Dedi*: "İşte böyledir dedi (senin) Rabbin4 (ki) "o** bana bir kolaydır ve muhakkak yaratmıştım seni önceden; ve asla olmuyordun bir şey.""
Ahmed Samira: 9 He said: "Like that." Your Lord said: "It is on Me easy/light , and I had created you from before, and you were not a thing."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
3 kale dedi قَالَ قول
4 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
5 huve o هُوَ -
6 aleyye bana عَلَيَّ -
7 heyyinun bir kolaydır هَيِّنٌ هون
8 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
9 halektuke yarattım seni خَلَقْتُكَ خلق
10 min مِنْ -
11 kablu önceden قَبْلُ قبل
12 velem ve asla وَلَمْ -
13 teku olmuyordun تَكُ كون
14 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

Notlar

Not 1: *Zekeriyyâ'ya Yüce Allah'ın mesajını getiren şerefli melek. **Bir gılmân bağışlama.

Ayet 10

2258|19|10|قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا
2258|19|10|قال رب اجعل لي ايه قال ايتك الا تكلم الناس ثلث ليال سويا
10. Kâle rabbic’al lî âyeh(âyeten), kâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâse leyâlin seviyyâ(seviyyen).
Dedi*: "Rabbim4! Yap bana bir ayet287"; dedi**: "Ayetin287 senin ki kelam edemezsin*** insanlara üç gece bir düzgün****(olarak)."
Ahmed Samira: 10 He said: "My Lord, make/put for me a sign/evidence." He said: "Your sign/evidence (is) that you do not converse/talk (to) the people three nights straight ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 c'al yap اجْعَلْ جعل
4 li bana لِي -
5 ayeten bir ayet ايَةً ايي
6 kale dedi قَالَ قول
7 ayetuke ayetin senin ايَتُكَ ايي
8 ella ki أَلَّا -
9 tukellime kelam edemezsin تُكَلِّمَ كلم
10 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
11 selase üç ثَلَاثَ ثلث
12 leyalin gece لَيَالٍ ليل
13 seviyyen bir düzgün سَوِيًّا سوي

Notlar

Not 1: *Zekeriyyâ.**Allah.***Söz söyleyemezsin.****Doğru, eğri olmayan şekilde. Her zamanki düzgün konuşman gibi konuşamayacaksın.

Ayet 11

2259|19|11|فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنَ ٱلْمِحْرَابِ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا۟ بُكْرَةً وَعَشِيًّا
2259|19|11|فخرج علي قومه من المحراب فاوحي اليهم ان سبحوا بكره وعشيا
11. Fe harece alâ kavmihî minel mihrâbi fe evhâ ileyhim en sebbihû bukreten ve aşiyyâ(aşiyyen).
Öyle ki çıktı* kavmine/toplumuna mihrâbtan1075; öyle ki vahyetti/işaretle ilham etti* onlara ki tesbih31 edin sabah**ve akşam***.
Ahmed Samira: 11 So he emerged on (to) his nation, from the center of the assembly/the prayers’ niche , so he inspired/transmitted/signaled to them that praise/glorify (at) daybreaks/early mornings and evenings/first darkness/dinnertime.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feharace öyle ki çıktı فَخَرَجَ خرج
2 ala karşısına عَلَىٰ -
3 kavmihi kavminin/toplumunun قَوْمِهِ قوم
4 mine مِنَ -
5 l-mihrabi mihraptan/özel alandan الْمِحْرَابِ حرب
6 fe evha öyle ki vahyetti/işaretle ilham etti فَأَوْحَىٰ وحي
7 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
8 en ki أَنْ -
9 sebbihu tesbih edin سَبِّحُوا سبح
10 bukraten sabah/ilk aydınlanma (-yla)/seher (-le) بُكْرَةً بكر
11 ve aşiyyen ve akşam/Güneş’in batması (-yla). وَعَشِيًّا عشو

Notlar

Not 1: *Zekeriyyâ.**İlk aydınlanmayla/seherle. ***Güneş’in batmasıyla.

Ayet 12

2260|19|12|يَٰيَحْيَىٰ خُذِ ٱلْكِتَٰبَ بِقُوَّةٍ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحُكْمَ صَبِيًّا
2260|19|12|ييحيي خذ الكتب بقوه واتينه الحكم صبيا
12. Yâ yahyâ huzil kitâbe bi kuvveh(kuvvetin), ve âteynâhul hukme sabiyyâ(sabiyyen).
"Ey Yahyâ! Tut kitabı kuvvetle."; ve verdik ona* hikmet382** (ki) bir sübyandı***.
Ahmed Samira: 12 You John/Yahya, take The Book with power/strength, and We gave/brought him the judgment/rule (as) a boy/child/infant.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya yehya ey Yahyâ! يَا يَحْيَىٰ -
2 huzi tut خُذِ اخذ
3 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
4 bikuvvetin kuvvetle بِقُوَّةٍ قوي
5 ve ateynahu ve verdik ona وَاتَيْنَاهُ اتي
6 l-hukme hikmet الْحُكْمَ حكم
7 sabiyyen bir sübyandı صَبِيًّا صبو

Notlar

Not 1: *Yahyâ'ya.**Kutsal kitapların içerdiği ve asla değişmeyen hikmet.***Daha çocukken kendisine resûllük verilen, belki de nebilik verilen tek kimse. Not: Kendi dönemi öncesinde böyle bir şey asla yapılmamıştır.

Ayet 13

2261|19|13|وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةً وَكَانَ تَقِيًّا
2261|19|13|وحنانا من لدنا وزكوه وكان تقيا
13. Ve hanânen min ledunnâ ve zekâh(zekâten), ve kâne tekıyyâ(tekıyyen).
Ve bir hanân1076 katımızdan; ve bir zekât1063; ve oldu* bir takvalı21.
Ahmed Samira: 13 And compassion/kindness from at Us, and purification/correction and he was fearing and obeying.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve hananen ve hanân وَحَنَانًا حنن
2 min مِنْ -
3 ledunna katımızdan لَدُنَّا لدن
4 ve zekaten ve bir zekât وَزَكَاةً زكو
5 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
6 tekiyyen bir takvalı تَقِيًّا وقي

Notlar

Not 1: *Yahyâ.

Ayet 14

2262|19|14|وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا
2262|19|14|وبرا بولديه ولم يكن جبارا عصيا
14. Ve berren bi vâlideyhi ve lem yekun cebbâren asıyyâ(asıyyen).
Ve bir birr1077 ana babasına; ve asla olmuyordu* bir cebbâr898 bir asi1081.
Ahmed Samira: 14 And righteous/obedient with his parents, and he was not a disobedient tyrant/rebel .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve berran ve bir birr وَبَرًّا برر
2 bivalideyhi ana babasına بِوَالِدَيْهِ ولد
3 velem ve asla وَلَمْ -
4 yekun olmuyordu يَكُنْ كون
5 cebbaran bir cebbâr جَبَّارًا جبر
6 asiyyen bir asi عَصِيًّا عصي

Notlar

Not 1: *Yahyâ.

Ayet 15

2263|19|15|وَسَلَٰمٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا
2263|19|15|وسلم عليه يوم ولد ويوم يموت ويوم يبعث حيا
15. Ve selâmun aleyhi yevme vulide ve yevme yemûtu ve yevme yub’asu hayyâ(hayyen).
Ve bir selâmdır98 ona*; doğdurulduğu güne; ve güne (ki) ölür (o) ve güne (ki) diriltilir (o) bir hayat (-la).
Ahmed Samira: 15 And security/peace on him (on the) day he was born and (the) day he dies, and (the) day he be sent/resurrected/revived alive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve selamun ve bir selâmdır وَسَلَامٌ سلم
2 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
3 yevme güne يَوْمَ يوم
4 vulide doğduruldu وُلِدَ ولد
5 ve yevme ve güne (ki) وَيَوْمَ يوم
6 yemutu ölür (o) يَمُوتُ موت
7 ve yevme ve güne (ki) وَيَوْمَ يوم
8 yub'asu diriltilir (o) يُبْعَثُ بعث
9 hayyen bir hayat (-la) حَيًّا حيي

Notlar

Not 1: *Yahyâ'ya.

Ayet 16

2264|19|16|وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَرْيَمَ إِذِ ٱنتَبَذَتْ مِنْ أَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّا
2264|19|16|واذكر في الكتب مريم اذ انتبذت من اهلها مكانا شرقيا
16. Vezkur fil kitâbı meryem(meryeme), izintebezet min ehlihâ mekânen şarkıyyâ(şarkıyyen).
Ve zikret78 kitapta* Meryem'i; ayrılıp çekildiği zamanı ahalisinden568 bir doğu mekanına.
Ahmed Samira: 16 And remember/mention in The Book Mary when she distantly isolated herself from her family/relation (to) an easterly/eastern place/position.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 fi فِي -
3 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
4 meryeme Meryem'i مَرْيَمَ -
5 izi zaman إِذِ -
6 ntebezet ayrılıp çekildi انْتَبَذَتْ نبذ
7 min مِنْ -
8 ehliha ahalisinden أَهْلِهَا اهل
9 mekanen bir mekana مَكَانًا كون
10 şerkiyyen bir doğu شَرْقِيًّا شرق

Notlar

Not 1: *Şerefli Kur'ân.

Ayet 17

2265|19|17|فَٱتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَآ إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا
2265|19|17|فاتخذت من دونهم حجابا فارسلنا اليها روحنا فتمثل لها بشرا سويا
17. Fettehazet min dûnihim hicâben fe erselnâ ileyhâ rûhanâ fe temessele lehâ beşeren seviyyâ(seviyyen).
Öyle ki edindi* onların** astından*** bir hicâb1052; öyle ki gönderdik ona**** ruhumuzu1078; öyle ki benzeşti***** ona**** bir düzgün bir beşer (olarak).
Ahmed Samira: 17 So she took from other than them a divider/protection , so We sent to her Our Soul/Spirit , so he simulated/represented to her (as an) upright/average human.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fettehazet öyle ki tuttu فَاتَّخَذَتْ اخذ
2 min مِنْ -
3 dunihim onların astından دُونِهِمْ دون
4 hicaben bir hicab حِجَابًا حجب
5 feerselna öyle ki gönderdik فَأَرْسَلْنَا رسل
6 ileyha ona إِلَيْهَا -
7 ruhana ruhumuzu رُوحَنَا روح
8 fetemessele öyle ki benzeşti فَتَمَثَّلَ مثل
9 leha ona لَهَا -
10 beşeran bir beşer بَشَرًا بشر
11 seviyyen bir düzgün سَوِيًّا سوي

Notlar

Not 1: *Meryem.**Ahalisinin.***Ahalisinin yerini tutmayacak bir yer edindi.****Meryem'e.*****Evreni oluşturan sicimlerin titreşimlerini değiştirerek bir beşer gibi göründü.

Ayet 18

2266|19|18|قَالَتْ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِٱلرَّحْمَٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا
2266|19|18|قالت اني اعوذ بالرحمن منك ان كنت تقيا
18. Kâlet innî eûzu bir rahmâni minke in kunte tekıyyâ(tekıyyen).
Dedi*: "Doğrusu ben sığınırım Rahmân'a1 senden; eğer olduysan bir takvalı21."
Ahmed Samira: 18 She said: "That I, I seek protection by the merciful from you, if you were fearing and obeying."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalet dedi قَالَتْ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 euzu sığınırım أَعُوذُ عوذ
4 bir-rahmani Rahman'a بِالرَّحْمَٰنِ رحم
5 minke senden مِنْكَ -
6 in eğer إِنْ -
7 kunte olduysan كُنْتَ كون
8 tekiyyen bir takvalı تَقِيًّا وقي

Notlar

Not 1: *Meryem.

Ayet 19

2267|19|19|قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَٰمًا زَكِيًّا
2267|19|19|قال انما انا رسول ربك لاهب لك غلما زكيا
19. Kâle innemâ ene resûlu rabbiki li ehebe leki gulâmen zekiyyâ(zekiyyen).
Dedi*: "Ancak ki ben bir resûlüm418 (senin) Rabbinin4; bahşetmem içindir sana saf bir gılmân412."
Ahmed Samira: 19 He said: "Truly I am your Lord’s messenger to grant/present for you a pure/righteous boy ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 ena ben أَنَا -
4 rasulu bir resûl رَسُولُ رسل
5 rabbiki Rabbinin رَبِّكِ ربب
6 liehebe bahşetmem için لِأَهَبَ وهب
7 leki sana لَكِ -
8 gulamen bir gılmân غُلَامًا غلم
9 zekiyyen bir saf زَكِيًّا زكو

Notlar

Not 1: *Melek resûl/elçi.

Ayet 20

2268|19|20|قَالَتْ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِى بَشَرٌ وَلَمْ أَكُ بَغِيًّا
2268|19|20|قالت اني يكون لي غلم ولم يمسسني بشر ولم اك بغيا
20. Kâlet ennâ yekûnu lî gulâmun ve lem yemsesnî beşerun ve lem eku bagıyyâ(bagıyyen).
Dedi*: "Nasıl olur bana bir gılmân412; ve asla temas etmez bana bir beşer432 ve asla olmam bir azgın/taşkın**."
Ahmed Samira: 20 She said: "How/from where (there) be for me a boy and (a) human has not touched me, and I was not afornicatress/adulteress/prostitute ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalet dedi قَالَتْ قول
2 enna nasıl أَنَّىٰ اني
3 yekunu olur يَكُونُ كون
4 li bana لِي -
5 gulamun bir gılmân غُلَامٌ غلم
6 velem ve asla وَلَمْ -
7 yemsesni temas etmez bana يَمْسَسْنِي مسس
8 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
9 velem ve asla وَلَمْ -
10 eku olmam أَكُ كون
11 begiyyen bir azgın/taşkın بَغِيًّا بغي

Notlar

Not 1: *Meryem.**Cinsel olarak sınırı aşmaya, taşmaya bakınan; cinsellik için limitleri aşıp aranan/bakınan.

Ayet 21

2269|19|21|قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا
2269|19|21|قال كذلك قال ربك هو علي هين ولنجعله ايه للناس ورحمه منا وكان امرا مقضيا
21. Kâle kezâlik(kezâliki), kâle rabbuki huve aleyye heyyin(heyyinun), ve li nec’alehû âyeten lin nâsi ve rahmeten minnâ, ve kâne emren makdıyyâ(makdıyyen).
Dedi*: "İşte böyledir; dedi (senin) Rabbin4 (ki) o bana bir kolaydır; ve yapmamız içindir onu** bir ayet287 insanlara ve bir rahmet271 bizden; ve oldu tamamlanan bir emir."
Ahmed Samira: 21 He said: "’Like that,’ said your Lord, it is on Me easy/light , and to make/put him (as) a sign/evidence to the people, and mercy from Us, and (it was) a matter/command accomplished/ executed .’"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kezaliki işte böyledir كَذَٰلِكِ -
3 kale dedi قَالَ قول
4 rabbuki Rabbin (ki) رَبُّكِ ربب
5 huve o هُوَ -
6 aleyye bana عَلَيَّ -
7 heyyinun bir kolaydır هَيِّنٌ هون
8 velinec'alehu ve yapmamız içindir onu وَلِنَجْعَلَهُ جعل
9 ayeten bir ayet ايَةً ايي
10 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
11 ve rahmeten ve bir rahmet وَرَحْمَةً رحم
12 minna bizden مِنَّا -
13 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
14 emran bir emir أَمْرًا امر
15 mekdiyyen bir tamamlanan مَقْضِيًّا قضي

Notlar

Not 1: *Meryem'e gönderilen şerefli melek resûl/elçi.**Doğacak olan gılmânı.

Ayet 22

2270|19|22|فَحَمَلَتْهُ فَٱنتَبَذَتْ بِهِۦ مَكَانًا قَصِيًّا
2270|19|22|فحملته فانتبذت به مكانا قصيا
22. Fe hamelethu fentebezet bihî mekânen kasıyyâ(kasıyyen).
Öyle ki yüklendi* onu**; öyle ki ayrılıp çekildi*** onunla**** uzak bir mekana.
Ahmed Samira: 22 So she was pregnant (with) him so she distantly isolated herself with him (to) a far/remote place/position.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fehamelethu öyle ki yüklendi onu فَحَمَلَتْهُ حمل
2 fentebezet öyle ki ayrılıp çekildi فَانْتَبَذَتْ نبذ
3 bihi onunla بِهِ -
4 mekanen bir mekana مَكَانًا كون
5 kasiyyen bir uzak قَصِيًّا قصو

Notlar

Not 1: *Hamile kaldı Meryem.**Îsâ'yı.***Meryem.***Îsâ'yla.

Ayet 23

2271|19|23|فَأَجَآءَهَا ٱلْمَخَاضُ إِلَىٰ جِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ قَالَتْ يَٰلَيْتَنِى مِتُّ قَبْلَ هَٰذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا
2271|19|23|فاجاها المخاض الي جذع النخله قالت يليتني مت قبل هذا وكنت نسيا منسيا
23. Fe ecâe hel mehâdû ilâ ciz’ın nahleh(nahleti), kâlet yâ leytenî mittu kable hâzâ ve kuntu nesyen mensiyyâ(mensiyyen).
Öyle ki geldi ona* doğum sancısı hurma gövdesine doğru; dedi**: "Ah keşke ölseydim öncesinde bunun; ve olsaydım unutulmuş bir unutulan."
Ahmed Samira: 23 So the labour/childbirth came to her to (at) the palm tree’s trunk/stem, she said: "Oh I wish I would have died before this and I was forgotten (and long) forgotten."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feeca'eha öyle ki geldi ona فَأَجَاءَهَا جيا
2 l-mehadu doğum sancısı الْمَخَاضُ مخض
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 ciz'i gövdesine جِذْعِ جذع
5 n-nehleti hurma النَّخْلَةِ نخل
6 kalet dedi قَالَتْ قول
7 ya leyteni ah keşke! يَا لَيْتَنِي -
8 mittu ölseydim مِتُّ موت
9 kable öncesinde قَبْلَ قبل
10 haza bunun هَٰذَا -
11 ve kuntu ve olsaydım وَكُنْتُ كون
12 nesyen bir unutulan نَسْيًا نسي
13 mensiyyen bir unutulmuş مَنْسِيًّا نسي

Notlar

Not 1: *Meryem'e.**Meryem.

Ayet 24

2272|19|24|فَنَادَىٰهَا مِن تَحْتِهَآ أَلَّا تَحْزَنِى قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا
2272|19|24|فناديها من تحتها الا تحزني قد جعل ربك تحتك سريا
24. Fe nâdâhâ min tahtihâ ellâ tahzenî kad ceale rabbuki tahteki seriyyâ(seriyyen).
Öyle ki nida etti* ona** altından*** onun**** ki "Hüzünlenme; muhakkak yaptı (senin) Rabbin4 (senin) altından bir akış*****."
Ahmed Samira: 24 So he (Jesus) called her from below/beneath her: "That do not be sad/grieving, your Lord had put below/beneath you a stream/clearance of a burden/generosity ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fenadaha öyle ki nida etti ona فَنَادَاهَا ندو
2 min مِنْ -
3 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
4 ella ki أَلَّا -
5 tehzeni hüzünlenme تَحْزَنِي حزن
6 kad muhakkak قَدْ -
7 ceale yaptı جَعَلَ جعل
8 rabbuki (senin) Rabbin رَبُّكِ ربب
9 tehteki (senin) altında تَحْتَكِ تحت
10 seriyyen bir akış سَرِيًّا سري

Notlar

Not 1: *Seslendi. Konuşan yeni doğmuş olan Îsâ'dır. **Meryem'e.***Meryem'in çömelerek doğum yaptığını anlarız. Çömelerek doğum en sağlıklı ve kolay doğumdur. Îsâ artık Meryem'in içinde değil altındadır. Doğum gerçekleşmiştir. ****Meryem'in.*****Alttan nida eden yeni doğmuş Îsâ yine kendisini işaret etmektedir. Îsâ bir akıncı olacaktır. Îsâ gizlice yayılacak olan yayılma, akış, geçerlilik, yürürlüğe girme, etkinlik olacaktır.

Ayet 25

2273|19|25|وَهُزِّىٓ إِلَيْكِ بِجِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ تُسَٰقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا
2273|19|25|وهزي اليك بجذع النخله تسقط عليك رطبا جنيا
25. Ve huzzî ileyki bi ciz’ın nahleti tusâkıt aleyki rutaben ceniyyâ(ceniyyen).
"Ve silkele* kendine doğru hurma1097 gövdesini; düşer üzerine nemli/sulu bir hasat**."
Ahmed Samira: 25 And shake/move to(wards) you with the palm tree’s trunk/stem, it causes freshly harvested/gathered ripe/moist (dates) to fall/drop repeatedly on you.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huzzi ve silkele وَهُزِّي هزز
2 ileyki kendine إِلَيْكِ -
3 biciz'i gövdesini بِجِذْعِ جذع
4 n-nehleti hurma النَّخْلَةِ نخل
5 tusakit düşer تُسَاقِطْ سقط
6 aleyki üzerine عَلَيْكِ -
7 rutaben bir nemli/sulu رُطَبًا رطب
8 ceniyyen bir hasat جَنِيًّا جني

Notlar

Not 1: *Salla.**Yeni olgunlaşmış hurmalar. Kurutulmuş hurma değil! Doğum sonrası yenen taze hurma anneye dinginlik ve sakinlik verir.

Ayet 26

2274|19|26|فَكُلِى وَٱشْرَبِى وَقَرِّى عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرْتُ لِلرَّحْمَٰنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ ٱلْيَوْمَ إِنسِيًّا
2274|19|26|فكلي واشربي وقري عينا فاما ترين من البشر احدا فقولي اني نذرت للرحمن صوما فلن اكلم اليوم انسيا
26. Fe kulî veşrabî ve karrî aynâ(aynen), fe immâ terayinne minel beşeri ehaden fe kûlî innî nezertu lir rahmâni savmen fe len ukellimel yevme insiyyâ(insiyyen).
"Öyle ki ye ve iç; ve sakinleşsin/durulsun* göz; öyle ki ama görürsen beşerden432 birini; öyle ki de ki: "Doğrusu ben adadım Rahmân’a1 bir savm1079**; öyle ki asla kelam etmiyorum*** bugün bir insana.""
Ahmed Samira: 26 So eat and drink and be delighted/satisfied eye(s) (delight your eyes), so when you see anyone from the human, so say: ’That I made a duty/vow (on myself) to the merciful, a fast , so I will not converse/speak the day/today (to) a human .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekuli öyle ki ye فَكُلِي اكل
2 veşrabi ve iç وَاشْرَبِي شرب
3 ve karri ve sakinleşsin/durulsun وَقَرِّي قرر
4 aynen göz عَيْنًا عين
5 fe imma öyle ki ama فَإِمَّا -
6 terayinne görürsen تَرَيِنَّ راي
7 mine مِنَ -
8 l-beşeri beşerden الْبَشَرِ بشر
9 ehaden birini أَحَدًا احد
10 fekuli öyle ki de ki فَقُولِي قول
11 inni doğrusu ben إِنِّي -
12 nezertu adadım نَذَرْتُ نذر
13 lirrahmani Rahmân’a لِلرَّحْمَٰنِ رحم
14 savmen bir savm صَوْمًا صوم
15 felen öyle ki asla فَلَنْ -
16 ukellime kelam etmiyorum أُكَلِّمَ كلم
17 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
18 insiyyen bir insana إِنْسِيًّا انس

Notlar

Not 1: *Dinginleşsin. Taze hurma yemek ve bir şeyler içmek Meryem'in doğum sonrası duygu durumunun stabil olmasına destek olmuştur.**Kelam etmekten bir imtina.***Konuşmuyorum.

Ayet 27

2275|19|27|فَأَتَتْ بِهِۦ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۥ قَالُوا۟ يَٰمَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا
2275|19|27|فاتت به قومها تحمله قالوا يمريم لقد جيت شيا فريا
27. Fe etet bihî kavmehâ tahmiluh(tahmiluhu), kâlû yâ meryemu lekad ci’ti şey’en feriyyâ(feriyyen).
Öyle ki geldi* onunla** kavmine (ki) yükleniyordu onu***; dediler: "Ey Meryem! Ant olsun getirdin uyduruk**** bir şey."
Ahmed Samira: 27 So she came with him (to) her nation carrying him , they said: "You Mary, you had come (with) a strange and confusing thing."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feetet öyle ki geldi فَأَتَتْ اتي
2 bihi onunla بِهِ -
3 kavmeha kavmine قَوْمَهَا قوم
4 tehmiluhu yüklenerek onu تَحْمِلُهُ حمل
5 kalu dediler قَالُوا قول
6 ya meryemu ey Meryem يَا مَرْيَمُ -
7 lekad ant olsun لَقَدْ -
8 ci'ti getirdin جِئْتِ جيا
9 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
10 feriyyen bir uyduruk فَرِيًّا فري

Notlar

Not 1: *Meryem.**Yeni doğmuş bebek Îsâ'yla.***Îsâ'yı.****Uyduruk bir hikaye.

Ayet 28

2276|19|28|يَٰٓأُخْتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمْرَأَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيًّا
2276|19|28|ياخت هرون ما كان ابوك امرا سو وما كانت امك بغيا
28. Yâ uhte hârûne mâ kâne ebûkimrae sev’in ve mâ kânet ummuki begıyyâ(begıyyen).
Ey Hârûn'un kız kardeşi1080: "Olmuş değildi (senin) baban kötü bir adam; ve olmuş değildi (senin) annen bir azgın/taşkın.
Ahmed Samira: 28 You Aaron’s sister, your father was not (a) human/man of bad/evil , and your mother was not an fornicatress/adulteress/prostitute.

Ayet 29

2277|19|29|فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا۟ كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِى ٱلْمَهْدِ صَبِيًّا
2277|19|29|فاشارت اليه قالوا كيف نكلم من كان في المهد صبيا
29. Fe eşâret ileyh(ileyhi), kâlû keyfe nukellimu men kâne fîl mehdi sabiyyâ(sabiyyen).
Öyle ki işaret etti* onu**; dediler***: "Nasıl kelam ederiz**** kimseye (ki) oldu beşikteki bir sübyan****."
Ahmed Samira: 29 So she pointed/indicated to him, they said: "How (do) we converse/speak (to) whom was in the crib/cradle a boy/child/infant?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feeşarat öyle ki işaret etti فَأَشَارَتْ شور
2 ileyhi onu إِلَيْهِ -
3 kalu dediler قَالُوا قول
4 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
5 nukellimu kelam ederiz نُكَلِّمُ كلم
6 men kimseye مَنْ -
7 kane oldu كَانَ كون
8 fi فِي -
9 l-mehdi beşikteki الْمَهْدِ مهد
10 sabiyyen bir sübyan صَبِيًّا صبو

Notlar

Not 1: *Meryem.**Îsâ'yı.***Meryem'in kavmi/toplumu.****Konuşuruz.*****Çocuk.

Ayet 30

2278|19|30|قَالَ إِنِّى عَبْدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِىَ ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلَنِى نَبِيًّا
2278|19|30|قال اني عبد الله اتيني الكتب وجعلني نبيا
30. Kâle innî abdullâh(abdullâhi), âtâniyel kitâbe ve cealenî nebiyyâ(nebiyyen).
Dedi*: "Doğrusu ben bir kuluyum907 Allah'ın; verdi bana kitabı**; ve yaptı beni bir nebi132."
Ahmed Samira: 30 He said: "That I am God’s worshipper/slave, He gave/brought me The Book and He made me a prophet."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 abdu bir kuluyum عَبْدُ عبد
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 ataniye verdi bana اتَانِيَ اتي
6 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
7 ve cealeni ve yaptı beni وَجَعَلَنِي جعل
8 nebiyyen bir nebi نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1: *Beşikteki bebek Îsâ.**İncîl'i.

Ayet 31

2279|19|31|وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيْنَ مَا كُنتُ وَأَوْصَٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمْتُ حَيًّا
2279|19|31|وجعلني مباركا اين ما كنت واوصني بالصلوه والزكوه ما دمت حيا
31. Ve cealenî mubâreken eyne mâ kuntu ve evsânî bis salâti vez zekâti mâ dumtu hayyâ(hayyen).
"Ve yaptı* beni** bir mübarek139 her nerede olduysam; ve vasiyet etti973 bana salâtı5 ve zekâtı10; devam ettiğim (sürece) bir hayata."
Ahmed Samira: 31 And He made me blessed, wherever I was/am, and He directed/commanded me with the prayers and the charity/purification as long as I continued/lasted alive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealeni ve yaptı (Allah) beni (İsa) وَجَعَلَنِي جعل
2 mubaraken bir bereketlendirilmiş مُبَارَكًا برك
3 eyne her nerede أَيْنَ -
4 ma مَا -
5 kuntu olduğum كُنْتُ كون
6 ve evsani ve vasiyet etti bana وَأَوْصَانِي وصي
7 bis-salati salatı بِالصَّلَاةِ صلو
8 ve zzekati ve zekâtı وَالزَّكَاةِ زكو
9 ma مَا -
10 dumtu daim olduğum دُمْتُ دوم
11 hayyen bir hayata حَيًّا حيي

Notlar

Not 1: *Allah.**Beşikteki bebek Îsâ.

Ayet 32

2280|19|32|وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَتِى وَلَمْ يَجْعَلْنِى جَبَّارًا شَقِيًّا
2280|19|32|وبرا بولدتي ولم يجعلني جبارا شقيا
32. Ve berren bi vâlidetî ve lem yec’alnî cebbâren şakıyyâ(şakıyyen).
"Ve bir birr1077 anneme*; ve asla yapmadı beni mutsuz bir cebbâr898."
Ahmed Samira: 32 And charitable/obedient with my mother, and He did not make me a miserable/unhappy tyrant/rebel .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve berran ve bir birr وَبَرًّا برر
2 bivalideti anneme بِوَالِدَتِي ولد
3 velem ve asla وَلَمْ -
4 yec'alni yapmadı beni يَجْعَلْنِي جعل
5 cebbaran bir cebbar جَبَّارًا جبر
6 şekiyyen bir mutsuz شَقِيًّا شقو

Notlar

Not 1: *Meryem'e. Valideme.

Ayet 33

2281|19|33|وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّا
2281|19|33|والسلم علي يوم ولدت ويوم اموت ويوم ابعث حيا
33. Ves selâmu aleyye yevme vulidtu ve yevme emûtu ve yevme ub’asu hayyâ(hayyen).
"Ve selâmdır98 üzerime* doğdurulduğum gün; ve gün (ki) ölürüm ve gün (ki) diriltilirim bir hayat** (olarak)."
Ahmed Samira: 33 And the security/peace (was) on me (on the) day I was born, and (the) day I die, and (the) day I be sent/resurrected/revived alive.

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Îsâ.**Hayata geri döndürülürüm.

Ayet 34

2282|19|34|ذَٰلِكَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ قَوْلَ ٱلْحَقِّ ٱلَّذِى فِيهِ يَمْتَرُونَ
2282|19|34|ذلك عيسي ابن مريم قول الحق الذي فيه يمترون
34. Zâlike îsebnu meryem(meryeme), kavlel hakkıllezî fîhi yemterûn(yemterûne).
İşte böyledir Îsa oğlu Meryem; hak/gerçek kavlidir* kendisinde tartıştıklarının.
Ahmed Samira: 34 That (was) Jesus Mary’s son, the correct/real saying/opinion and belief which they (are) doubting/arguing in it.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte böyledir ذَٰلِكَ -
2 iysa Îsa عِيسَى -
3 bnu oğlu ابْنُ بني
4 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
5 kavle kavil/kelam قَوْلَ قول
6 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
7 llezi الَّذِي -
8 fihi onda فِيهِ -
9 yemterune tartışırlar يَمْتَرُونَ مري

Notlar

Not 1: *Sözdür.

Ayet 35

2283|19|35|مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍ سُبْحَٰنَهُۥٓ إِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
2283|19|35|ما كان لله ان يتخذ من ولد سبحنه اذا قضي امرا فانما يقول له كن فيكون
35. Mâ kâne lillâhi en yettehıze min veledin subhâneh(subhânehu), izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn(yekûnu).
Olmuş değildir Allah'a ki edinir hiçbir velet*; Subhân'dır7 O; kadere/karara bağladığı zaman bir emri; öyle ki ancak der ona: “Ol!”; öyle ki olur o.
Ahmed Samira: 35 (It) was not to God that (He) take from a child/children (son), His praise/glory, if He ordered/executed amatter/command , so but He says to it: "Be, so it becomes."

Notlar

Not 1: *Çocuk.

Ayet 36

2284|19|36|وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ
2284|19|36|وان الله ربي وربكم فاعبدوه هذا صرط مستقيم
36. Ve innallâhe rabbî ve rabbukum fa’budûh(fa’budûhu), hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).
"Ve doğrusu Allah Rabbimdir4*; ve Rabbidir4 sizlerin; öyle ki kulluk46 edin O’na (ki) bu bir dosdoğru yoldur."
Ahmed Samira: 36 And that God (is) my Lord and your Lord, so worship Him, that (is) a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
4 ve rabbukum ve Rabbidir sizlerin وَرَبُّكُمْ ربب
5 fea'buduhu öyle ki kulluk edin O’na فَاعْبُدُوهُ عبد
6 haza bu هَٰذَا -
7 siratun bir yoldur صِرَاطٌ صرط
8 mustekimun dosdoğru مُسْتَقِيمٌ قوم

Notlar

Not 1: *Konuşan şerefli melek resûl/elçi Cibrîl'dir.

Ayet 37

2285|19|37|فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن مَّشْهَدِ يَوْمٍ عَظِيمٍ
2285|19|37|فاختلف الاحزاب من بينهم فويل للذين كفروا من مشهد يوم عظيم
37. Fahtelefel ahzâbu min beynihim, fe veylun lillezîne keferû min meşhedi yevmin azîm(azîmin).
Öyle ki ihtilafa düştü hizipler* kendi aralarından; öyle ki vay haline kâfirlik25 etmiş kimselerin (ki) şahitliğinden*** azîm** bir günün109.
Ahmed Samira: 37 So the groups/parties differed/disagreed/disputed from between them, so grief/distress to those who disbelieved from an assembly of a great day.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fehtelefe öyle ki ihtilafa düştü فَاخْتَلَفَ خلف
2 l-ehzabu hizipler الْأَحْزَابُ حزب
3 min مِنْ -
4 beynihim kendi aralarından بَيْنِهِمْ بين
5 feveylun öyle ki vay haline فَوَيْلٌ -
6 lillezine kimselerin لِلَّذِينَ -
7 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
8 min مِنْ -
9 meşhedi şahitliğinden مَشْهَدِ شهد
10 yevmin bir günü يَوْمٍ يوم
11 azimin bir azim عَظِيمٍ عظم

Notlar

Not 1: *Gruplar.**Büyük, azametli.***Ahiret günündeki azametli kıyam, din gününe tanık olduklarından dolayı.

Ayet 38

2286|19|38|أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
2286|19|38|اسمع بهم وابصر يوم ياتوننا لكن الظلمون اليوم في ضلل مبين
38. Esmi’ bihim ve ebsır yevme ye’tûnenâ lâkiniz zâlimûnel yevme fî dalâlin mubîn(mubînin).
İşittirirsin* onlara ve gördürürsün*; gündür (ki) gelirler bize; fakat zalimler257 o gün bir dalalettedir128.
Ahmed Samira: 38 Make (to) hear/listen with them, and make to see/understand , a day they come to Us, but the unjust/oppressive today (are) in evident misguidance.211

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 esmia' (Nasıl) işittirirsin أَسْمِعْ سمع
2 bihim onlara بِهِمْ -
3 ve ebsir ve (nasıl) gördürürsün وَأَبْصِرْ بصر
4 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
5 ye'tunena gelirler bize يَأْتُونَنَا اتي
6 lakini fakat لَٰكِنِ -
7 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم
8 l-yevme o gün الْيَوْمَ يوم
9 fi فِي -
10 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
11 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1: *Nasıl? 2. tekil şahıs. Sen nasıl...

Ayet 39

2287|19|39|وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
2287|19|39|وانذرهم يوم الحسره اذ قضي الامر وهم في غفله وهم لا يومنون
39. Ve enzirhum yevmel hasreti iz kudıyel emr(emru), ve hum fî gafletin ve hum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Ve uyar onları hasret* gününe; tamamlandığı zaman emir ve onlar bir gaflettedir310; ve onlar iman47 etmezler.
Ahmed Samira: 39 And warn/give them notice (of) the Grief’s Day/Resurrection Day, when the matter/affair was accomplished/carried out , and they are in negligence/disregard, and they are not believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enzirhum ve uyar onları وَأَنْذِرْهُمْ نذر
2 yevme gününe يَوْمَ يوم
3 l-hasrati hasret الْحَسْرَةِ حسر
4 iz إِذْ -
5 kudiye tamamlandığı zaman قُضِيَ قضي
6 l-emru emir الْأَمْرُ امر
7 ve hum ve onlar وَهُمْ -
8 fi فِي -
9 gafletin bir gaflettedir غَفْلَةٍ غفل
10 ve hum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1: *İç yakan hüsrana neden olan pişmanlık.

Ayet 40

2288|19|40|إِنَّا نَحْنُ نَرِثُ ٱلْأَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ
2288|19|40|انا نحن نرث الارض ومن عليها والينا يرجعون
40. İnnâ nahnu nerisul arda ve men aleyhâ ve ileynâ yurceûn(yurceûne).
Doğrusu biz; biz varis oluruz yere*; ve kim üzerindendir onun** ve bize doğru döndürülürler***.
Ahmed Samira: 40 That We, We inhabit the earth/Planet Earth, and who (is) on it, and to Us they return.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 nehnu biz نَحْنُ -
3 nerisu varis oluruz نَرِثُ ورث
4 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
5 ve men ve kim وَمَنْ -
6 aleyha üzerinden onun عَلَيْهَا -
7 ve ileyna ve bize doğru وَإِلَيْنَا -
8 yurceune döndürülürler يُرْجَعُونَ رجع

Notlar

Not 1: *Yeryüzüne.**Yerin.***Bilinçleri ahiret evreninde diriltilecekleri güne olan yolculuklarına başlarlar.

Ayet 41

2289|19|41|وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِبْرَٰهِيمَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا
2289|19|41|واذكر في الكتب ابرهيم انه كان صديقا نبيا
41. Vezkur fîl kitâbi ibrâhîm(ibrâhîme), innehu kâne sıddîkan nebiyyâ(nebiyyen).
Ve zikret78 kitapta* İbrahim'i; doğrusu o** olmuştu sıddık551 bir nebi132.
Ahmed Samira: 41 And remember/mention in The Book Abraham, that he truly was an always very truthful prophet.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 fi فِي -
3 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
4 ibrahime İbrahim'i إِبْرَاهِيمَ -
5 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
6 kane olmuştu كَانَ كون
7 siddikan bir sıddık صِدِّيقًا صدق
8 nebiyyen bir nebi نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1: *Kur'ân'da.**İbrahim.

Ayet 42

2290|19|42|إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِى عَنكَ شَيْـًٔا
2290|19|42|اذ قال لابيه يابت لم تعبد ما لا يسمع ولا يبصر ولا يغني عنك شيا
42. İz kâle li ebîhi, yâ ebeti lime ta’budu mâ lâ yesmau ve lâ yubsıru ve lâ yugnî anke şey’â(şey’en).
Dediği* zaman babasına: "Ey babam! Niçin kulluk46 ediyorsun işitmeyene ve görmeyene ve ganiyleştirmeyene** senden bir şey?"
Ahmed Samira: 42 When he said to his father: "You my father, for what (do) you worship what does not hear/listen, and nor see/understand , and nor enrich/suffice from you a thing?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz إِذْ -
2 kale dediği zaman قَالَ قول
3 liebihi babasına لِأَبِيهِ ابو
4 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
5 lime niçin? لِمَ -
6 tea'budu kulluk ediyorsun تَعْبُدُ عبد
7 ma مَا -
8 la لَا -
9 yesmeu işitmeyene يَسْمَعُ سمع
10 ve la ve وَلَا -
11 yubsiru görmeyene يُبْصِرُ بصر
12 ve la ve وَلَا -
13 yugni ganiyleştirmeyene يُغْنِي غني
14 anke senden عَنْكَ -
15 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl İbrahim.**Zenginleştirmeyene, yeterli gelmeyene, fayda vermeyene.

Ayet 43

2291|19|43|يَٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدْ جَآءَنِى مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَٱتَّبِعْنِىٓ أَهْدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا
2291|19|43|يابت اني قد جاني من العلم ما لم ياتك فاتبعني اهدك صرطا سويا
43. Yâ ebeti innî kad câenî minel ilmi mâ lem ye’tike fettebi’nî ehdike sırâtan seviyyâ(seviyyen).
"Ey babam! Doğrusu bana*; muhakkak geldi bana* ilimden (ki) asla verilmeyendir sana; öyle ki tabi ol bana (ki) kılavuzlarım seni düzgün bir yola."
Ahmed Samira: 43 You my father, that I, (it) had come to me from the knowledge, what did not come to you, so follow me, I guide you a straight/level road/way.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
2 inni doğrusu bana إِنِّي -
3 kad muhakkak قَدْ -
4 ca'eni geldi bana جَاءَنِي جيا
5 mine مِنَ -
6 l-ilmi ilimden الْعِلْمِ علم
7 ma مَا -
8 lem asla لَمْ -
9 ye'tike verilmeyendir sana يَأْتِكَ اتي
10 fettebia'ni öyle ki tabi ol bana فَاتَّبِعْنِي تبع
11 ehdike kılavuzlarım seni أَهْدِكَ هدي
12 siraten bir yola صِرَاطًا صرط
13 seviyyen düzgün سَوِيًّا سوي

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl İbrahim.

Ayet 44

2292|19|44|يَٰٓأَبَتِ لَا تَعْبُدِ ٱلشَّيْطَٰنَ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ عَصِيًّا
2292|19|44|يابت لا تعبد الشيطن ان الشيطن كان للرحمن عصيا
44. Yâ ebeti lâ ta’budiş şeytân(şeytâne), inneş şeytâne kâne lir rahmâni asıyyâ(asıyyen).
"Ey babam! Kulluk46 etme şeytâna29; doğrusu şeytân29 oldu Rahmân'a1 bir asi1081."
Ahmed Samira: 44 You my father, do not worship the devil, that the devil was/is to the merciful disobedient.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
2 la لَا -
3 tea'budi kulluk etme تَعْبُدِ عبد
4 ş-şeytane şeytana الشَّيْطَانَ شطن
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 ş-şeytane şeytân الشَّيْطَانَ شطن
7 kane oldu كَانَ كون
8 lirrahmani Rahmân'a لِلرَّحْمَٰنِ رحم
9 asiyyen bir asi عَصِيًّا عصي

Ayet 45

2293|19|45|يَٰٓأَبَتِ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَٰنِ وَلِيًّا
2293|19|45|يابت اني اخاف ان يمسك عذاب من الرحمن فتكون للشيطن وليا
45. Yâ ebeti innî ehâfu en yemesseke azâbun miner rahmâni fe tekûne liş şeytâni veliyyâ(veliyyen).
"Ey babam! Doğrusu ben* korkuyorum ki temas eder sana bir azap Rahmân'dan1; öyle ki olursun şeytâna29 bir veli28."
Ahmed Samira: 45 You my father, that I fear that torture touches you from the merciful, so you be to the devil an ally/follower .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 ehafu korkuyorum أَخَافُ خوف
4 en ki أَنْ -
5 yemesseke temas eder sana يَمَسَّكَ مسس
6 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
7 mine مِنَ -
8 r-rahmani Rahmân'dan الرَّحْمَٰنِ رحم
9 fetekune öyle ki olursun فَتَكُونَ كون
10 lişşeytani şeytâna لِلشَّيْطَانِ شطن
11 veliyyen bir veli وَلِيًّا ولي

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl İbrahim.

Ayet 46

2294|19|46|قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنْ ءَالِهَتِى يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ لَأَرْجُمَنَّكَ وَٱهْجُرْنِى مَلِيًّا
2294|19|46|قال اراغب انت عن الهتي يابرهيم لين لم تنته لارجمنك واهجرني مليا
46. Kâle e râgıbun ente an âlihetî yâ ibrâhîm(ibrâhîmu), lein lem tentehi le ercumenneke vehcurnî meliyyâ(meliyyen).
Dedi*: "Bir rağbet767 eden misin sen ilâhlarımdan74** ey İbrahim? Mutlak (ki) eğer asla nehy1082 etmezsen mutlak recmederim906*** seni; ve hicret355 et benden uzun bir süre***."
Ahmed Samira: 46 He said: "Are you shunning/turning away from my gods, you Abraham? If (E) you do not end/terminate/stop, I will stone you, and leave/distance me a long/life time."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 eragibun bir rağbet eden misin أَرَاغِبٌ رغب
3 ente sen أَنْتَ -
4 an عَنْ -
5 aliheti ilâhlarımdan الِهَتِي اله
6 ya ibrahimu ey İbrahim يَا إِبْرَاهِيمُ -
7 lein mutlak eğer لَئِنْ -
8 lem asla لَمْ -
9 tentehi nefyetmezsen تَنْتَهِ نهي
10 leercumenneke mutlak recmederim seni لَأَرْجُمَنَّكَ رجم
11 vehcurni ve hicret et وَاهْجُرْنِي هجر
12 meliyyen uzun bir süre مَلِيًّا ملو

Notlar

Not 1: *İbrahim'in müşrik babası. **Uzaklaşmaya. ***Müşriklerin ortak özellikleridir ki kendileri gibi düşünmeyenlere yaşam hakkı tanımazlar. Ya taşlayarak öldürürler ya da hicrete zorlarlar.

Ayet 47

2295|19|47|قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا
2295|19|47|قال سلم عليك ساستغفر لك ربي انه كان بي حفيا
47. Kâle selâmun aleyk(aleyke), se estagfiru leke rabbî, innehu kâne bî hafiyyâ(hafiyyen).
Dedi*: "Bir selâmdır98 senin üzerine; mağfiret319 dileyeceğim sana** Rabbime4; doğrusu O*** oldu bana bir Hafiyy1083."
Ahmed Samira: 47 He said: "Security/peace on you, I will ask for forgiveness for you (from) my Lord, that He truly (was) with me generous/blessing ."

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl İbrahim.**Senin için.***Allah.

Ayet 48

2296|19|48|وَأَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدْعُوا۟ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّا
2296|19|48|واعتزلكم وما تدعون من دون الله وادعوا ربي عسي الا اكون بدعا ربي شقيا
48. Ve a’tezilukum ve mâ ted’ûne min dûnillâhi ve ed’û rabbî, asâ ellâ ekûne bi duâi rabbî şakıyyâ(şakıyyen).
"Ve uzak kalırım sizlere ve Allah’ın astından çağırdıklarınıza219; ve çağırırım219 Rabbimi4; umdum ki olmam çağırmakla Rabbimi4 bir mutsuz."
Ahmed Samira: 48 And I separate/isolate myself from you and what you call from other than God, and I call my Lord, maybe/perhaps that I not be with my Lord’s call/prayer miserable/unhappy.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ea'tezilukum ve uzak kalırım sizlere وَأَعْتَزِلُكُمْ عزل
2 ve ma ve وَمَا -
3 ted'une çağırdıklarınıza تَدْعُونَ دعو
4 min مِنْ -
5 duni astından دُونِ دون
6 llahi Allah’ın اللَّهِ -
7 ve ed'u ve çağırırım وَأَدْعُو دعو
8 rabbi Rabbimi رَبِّي ربب
9 asa umdum ki عَسَىٰ عسي
10 ella أَلَّا -
11 ekune olmam أَكُونَ كون
12 biduaa'i çağırmakla بِدُعَاءِ دعو
13 rabbi Rabbimi رَبِّي ربب
14 şekiyyen bir mutsuz شَقِيًّا شقو

Ayet 49

2297|19|49|فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا
2297|19|49|فلما اعتزلهم وما يعبدون من دون الله وهبنا له اسحق ويعقوب وكلا جعلنا نبيا
49. Fe lemmâ’tezelehum ve mâ ya’budûne min dûnillâhi vehebnâ lehû ishâka ve ya’kûb(ya’kûbe) ve kullen cealnâ nebiyyâ(nebiyyen).
Öyle ki ne zaman uzak kaldı* onlara ve Allah’ın astından çağırdıklarına219 bahşettik** ona*** İshâk'ı1084 ve Ya'kûb'u1085; ve her birini yaptık bir nebi132.
Ahmed Samira: 49 So when he separated/isolated himself from them, and what they call from other than God, We granted for him Issac , and Jacob and each/all, We made a prophet.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki be zaman فَلَمَّا -
2 a'tezelehum uzak kaldı onlara اعْتَزَلَهُمْ عزل
3 ve ma ve وَمَا -
4 yea'budune çağırdıklarına يَعْبُدُونَ عبد
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 llahi Allah’ın اللَّهِ -
8 vehebna bahşettik وَهَبْنَا وهب
9 lehu ona لَهُ -
10 ishaka İshâk'ı إِسْحَاقَ -
11 ve yea'kube ve Ya'kûb'u وَيَعْقُوبَ -
12 ve kullen ve her birini وَكُلًّا كلل
13 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
14 nebiyyen bir nebi نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl İbrahim.**Çok önemli bir işaret görürüz. Rabbimiz müşriklerden ve onların çağırdıklarından uzaklaştığımız zaman çağrılarımızı/dualarımızı kabul eder. Demek ki duanın/çağrının kabul edilmesinin ilk şartı zerre kadar da olsa şirkle birlikte olmamasıdır. ***Nebi ve resûl İbrahim'e.

Ayet 50

2298|19|50|وَوَهَبْنَا لَهُم مِّن رَّحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا
2298|19|50|ووهبنا لهم من رحمتنا وجعلنا لهم لسان صدق عليا
50. Ve vehebnâ lehum min rahmetinâ ve cealnâ lehum lisâne sıdkın aliyyâ(aliyyen).
Ve bahşettik onlara* rahmetimizden271; ve yaptık onlara* bir lisan** (ki) yüce/ulu bir sıddıktır551.
Ahmed Samira: 50 And We granted for them from Our mercy, and We made for them (a) truthful high and mighty/dignified tongue/language/speech.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vehebna ve bahşettik وَوَهَبْنَا وهب
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 min مِنْ -
4 rahmetina rahmetimizden رَحْمَتِنَا رحم
5 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 lisane bir lisan لِسَانَ لسن
8 sidkin bir sıddık صِدْقٍ صدق
9 aliyyen bir yüce/ulu عَلِيًّا علو

Notlar

Not 1: *Bir önceki ayette isimleri zikredilen İbrahim'e, İshâk'a ve Ya'kûb'a.**Dil.

Ayet 51

2299|19|51|وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مُوسَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا
2299|19|51|واذكر في الكتب موسي انه كان مخلصا وكان رسولا نبيا
51. Vezkur fîl kitâbi mûsâ, innehu kâne muhlesan ve kâne resûlen nebiyyâ(nebiyyen).
Ve zikret78 kitapta* Mûsâ’yı; doğrusu o* oldu bir muhlis309 ve oldu bir resûl418; bir nebi132.
Ahmed Samira: 51 And remember/mention in The Book Moses, that he truly was faithful/loyal/devoted and (he) was a messenger, a prophet.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 fi فِي -
3 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
4 musa Mûsâ’yı مُوسَىٰ -
5 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
6 kane oldu كَانَ كون
7 muhlesen bir muhlis مُخْلَصًا خلص
8 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
9 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
10 nebiyyen bir nebi نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1: *Kur'ân'da.**Mûsâ.

Ayet 52

2300|19|52|وَنَٰدَيْنَٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَٰهُ نَجِيًّا
2300|19|52|وندينه من جانب الطور الايمن وقربنه نجيا
52. Ve nâdeynâhu min cânibit tûril eymeni ve karrebnâhu neciyyâ(neciyyen).
Ve nida ettik* ona** Tûr'un1086 sağ kanadından**; ve yaklaştık ona*** bir gizli fısıldama (-yla).
Ahmed Samira: 52 And We called him from the mountain’s side/direction, the right (side), and We neared/approached him secretly conversing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nadeynahu ve nida ettik ona وَنَادَيْنَاهُ ندو
2 min مِنْ -
3 canibi kanadından جَانِبِ جنب
4 t-turi Tûr'un الطُّورِ طور
5 l-eymeni sağ الْأَيْمَنِ يمن
6 ve karrabnahu ve yaklaştık ona وَقَرَّبْنَاهُ قرب
7 neciyyen bir gizli fısıldama نَجِيًّا نجو

Notlar

Not 1: *Seslendik.**Mûsâ'ya.***Yanından.

Ayet 53

2301|19|53|وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّا
2301|19|53|ووهبنا له من رحمتنا اخاه هرون نبيا
53. Ve vehebnâ lehu min rahmetinâ ehâhu hârûne nebiyyâ(nebiyyen).
Ve bahşettik ona* rahmetimizden271 kardeşi Hârûn'u bir nebi132 (olarak).
Ahmed Samira: 53 And We granted for him from Our mercy his brother Aaron, a prophet.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vehebna ve bahşettik وَوَهَبْنَا وهب
2 lehu ona لَهُ -
3 min مِنْ -
4 rahmetina rahmetimizden رَحْمَتِنَا رحم
5 ehahu kardeşi أَخَاهُ اخو
6 harune Hârûn'u هَارُونَ -
7 nebiyyen bir nebi (olarak) نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1: *Mûsâ'ya.

Ayet 54

2302|19|54|وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا
2302|19|54|واذكر في الكتب اسمعيل انه كان صادق الوعد وكان رسولا نبيا
54. Vezkur fîl kitâbi ismâîle innehu kâne sâdıkal va’di ve kâne resûlen nebiyyâ(nebiyyen).
Ve zikret78 kitapta* İsmâîl’i1087; doğrusu o** oldu (bir) sâdık182 vaadinde; ve oldu bir resûl; bir nebi132.
Ahmed Samira: 54 And remember/mention in The Book Ishmael , that he truly was truthful (in) the promise, and was a messenger, a prophet.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 fi فِي -
3 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
4 ismaiyle İsmâîl’i إِسْمَاعِيلَ -
5 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
6 kane oldu كَانَ كون
7 sadika sadık صَادِقَ صدق
8 l-vea'di vaadinde الْوَعْدِ وعد
9 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
10 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
11 nebiyyen bir nebi نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1: *Kur'ân'da.**İsmâîl.

Ayet 55

2303|19|55|وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا
2303|19|55|وكان يامر اهله بالصلوه والزكوه وكان عند ربه مرضيا
55. Ve kâne ye’muru ehlehu bis salâti vez zekâti ve kâne inde rabbihî mardıyyâ(mardıyyen).
Ve oldu* emreder200 ahalisine/halkına salâtı5 ve zekâtı10; ve oldu* Rabbi4 indinde/katında razı olunan.
Ahmed Samira: 55 And (he) was ordering/commanding his family/people with the prayers and the charity/purification, and (he) was at his Lord accepted/approved.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kane ve oldu (İsmail) وَكَانَ كون
2 ye'muru emreder يَأْمُرُ امر
3 ehlehu ahalisine/halkına أَهْلَهُ اهل
4 bis-salati salatı بِالصَّلَاةِ صلو
5 ve zzekati ve zekâtı وَالزَّكَاةِ زكو
6 ve kane ve oldu (İsmail) وَكَانَ كون
7 inde indinde/katında عِنْدَ عند
8 rabbihi Rabbi رَبِّهِ ربب
9 merdiyyen razı olunan مَرْضِيًّا رضو

Notlar

Not 1: *İsmâîl.

Ayet 56

2304|19|56|وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِدْرِيسَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا
2304|19|56|واذكر في الكتب ادريس انه كان صديقا نبيا
56. Vezkur fîl kitâbi idrîse innehu kâne sıddîkan nebiyyâ(nebiyyen).
Ve zikret78 kitapta* İdrîs’i; doğrusu o** oldu bir sıddık551; bir nebi132.
Ahmed Samira: 56 And remember/mention in The Book Idris, that he truly was always very truthful, and a prophet.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 fi فِي -
3 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
4 idrise İdrîs’i إِدْرِيسَ -
5 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
6 kane oldu كَانَ كون
7 siddikan bir sıddık صِدِّيقًا صدق
8 nebiyyen bir nebi نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1: *Kur'ân'da.**İdrîs.

Ayet 57

2305|19|57|وَرَفَعْنَٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا
2305|19|57|ورفعنه مكانا عليا
57. Ve refa’nâhu mekânen aliyyâ(aliyyen).
Ve yükselttik onu* yüce/ulu bir mekana.
Ahmed Samira: 57 And We raised him a high and mighty/dignified place/position.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rafea'nahu ve yükselttik onu وَرَفَعْنَاهُ رفع
2 mekanen bir mekana مَكَانًا كون
3 aliyyen bir yüce/ulu عَلِيًّا علو

Notlar

Not 1: *İdrîs'i.

Ayet 58

2306|19|58|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّۦنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا
2306|19|58|اوليك الذين انعم الله عليهم من النبين من ذريه ادم وممن حملنا مع نوح ومن ذريه ابرهيم واسريل وممن هدينا واجتبينا اذا تتلي عليهم ايت الرحمن خروا سجدا وبكيا
58. Ulâikellezîne en’amallâhu aleyhim minen nebiyyîne min zurriyyeti âdeme ve mimmen hamelnâ mea nûhin ve min zurriyyeti ibrâhîme ve isrâîle ve mimmen hedeynâ vectebeynâ, izâ tutlâ aleyhim âyâtur rahmâni harrû succeden ve bukiyyâ(bukiyyen). (SECDE ÂYETİ)
İşte bunlar; kimselerdir (ki) nimet verdi Allah üzerlerine; nebilerden132; zürriyetinden Âdem’in50; ve Nûh’la birlikte taşıdığımız kimseden; ve zürriyetinden İbrahim’in ; ve İsrâîl’in (Yakûb'un); ve doğru yola kılavuzladığımız kimseden; ve seçtiğimiz (-den); okunduğu zaman onlara Rahmân'ın1 ayetleri; kapandılar secde12 edenler (olarak); ve ağlayanlar/göz yaşı dökenler (olarak).
Ahmed Samira: 58 Those are those who God blessed/praised on them from the prophets from Adam’s descendants; and from who We carried with Noah, , and from Abraham’s and Ishmael’s descendants, and from who We guided and We chose/purified, if the merciful’s verses/evidences are read/recited on them they fell down prostrating and weeping .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 en'ame nimet verdi أَنْعَمَ نعم
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
6 mine مِنَ -
7 n-nebiyyine nebilerden النَّبِيِّينَ نبا
8 min مِنْ -
9 zurriyyeti zürriyetinden/neslinden ذُرِّيَّةِ ذرر
10 ademe Adem ادَمَ -
11 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
12 hamelna taşıdık حَمَلْنَا حمل
13 mea birlikte مَعَ -
14 nuhin Nuh نُوحٍ -
15 ve min ve وَمِنْ -
16 zurriyyeti zürriyetinden/neslinden ذُرِّيَّةِ ذرر
17 ibrahime İbrahim’in إِبْرَاهِيمَ -
18 ve israile ve İsrail’in (Yakub’un) وَإِسْرَائِيلَ -
19 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
20 hedeyna doğru yola kılavuzladık هَدَيْنَا هدي
21 vectebeyna ve seçtiğimiz (-den) وَاجْتَبَيْنَا جبي
22 iza zaman إِذَا -
23 tutla okunduğu تُتْلَىٰ تلو
24 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
25 ayatu ayetleri ايَاتُ ايي
26 r-rahmani Rahman'ın الرَّحْمَٰنِ رحم
27 harru kapandılar خَرُّوا خرر
28 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
29 ve bukiyyen ve ağlayanlar/göz yaşı dökenler (olarak) وَبُكِيًّا بكي

Ayet 59

2307|19|59|فَخَلَفَ مِنۢ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلشَّهَوَٰتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا
2307|19|59|فخلف من بعدهم خلف اضاعوا الصلوه واتبعوا الشهوت فسوف يلقون غيا
59. Fe halefe min ba’dihim halfun edâus salâte vettebeûş şehevâti fe sevfe yelkavne gayyâ(gayyen).
Öyle ki halife65 oldu onlardan sonra bir halef65; zayi1088 ettiler/kaybettiler salâtı5; ve tabi oldular şehvetlerine; öyle ki yakında karşılaşırlar bir yanılmaya/yanlışa sapmaya.
Ahmed Samira: 59 So succeeded/followed from after them a succession , they lost/wasted/destroyed the prayers, and they212followed the lusts/desires/cravings, so they will/shall meet/find misguidance/failure .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fehalefe öyle ki halife oldu/ardından geldi فَخَلَفَ خلف
2 min مِنْ -
3 bea'dihim onlardan sonra بَعْدِهِمْ بعد
4 halfun bir halef/ardından gelen خَلْفٌ خلف
5 edau zayi ettiler/kaybettiler أَضَاعُوا ضيع
6 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
7 vettebeu ve tabi oldular وَاتَّبَعُوا تبع
8 ş-şehevati şehvetlerine الشَّهَوَاتِ شهو
9 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
10 yelkavne karşılaşırlar يَلْقَوْنَ لقي
11 gayyen bir yanılmaya/yanlışa sapmaya غَيًّا غوي

Ayet 60

2308|19|60|إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔا
2308|19|60|الا من تاب وامن وعمل صلحا فاوليك يدخلون الجنه ولا يظلمون شيا
60. İllâ men tâbe ve âmene ve amile sâlihan fe ulâike yedhulûnel cennete ve lâ yuzlemûne şey’â(şey’en).
Dışındadır kimseler (ki) tevbe33 ettiler; ve iman ettiler47; ve yaptılar bir sâlih777; öyle ki işte bunlar; girerler cennete970 ve zulmedilmezler257 bir şey.
Ahmed Samira: 60 Except who repented and believed and made/did correct/righteous deeds, so those, they enter the Paradise, and they are not being caused injustice to/oppressed a thing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimseler مَنْ -
3 tabe tevbe ettiler تَابَ توب
4 ve amene ve iman ettiler وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptılar وَعَمِلَ عمل
6 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
7 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
8 yedhulune girerler يَدْخُلُونَ دخل
9 l-cennete cennete الْجَنَّةَ جنن
10 ve la ve وَلَا -
11 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم
12 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

Ayet 61

2309|19|61|جَنَّٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلْغَيْبِ إِنَّهُۥ كَانَ وَعْدُهُۥ مَأْتِيًّا
2309|19|61|جنت عدن التي وعد الرحمن عباده بالغيب انه كان وعده ماتيا
61. Cennâti adninilletî vaader rahmânu ibâdehu bil gayb(gaybi), innehu kâne va’duhu me’tiyyâ(me’tiyyen).
Adn812 cennetleri970 ki vaat ettiğidir Rahmân'ın1 kullarına907 gıyaben*; doğrusu O'dur** (ki) oldu vaadi O'nun*** bir getirilen****.
Ahmed Samira: 61 Treed gardens/paradises (as) eternal residence which the merciful promises His worshippers/slaves with the unseen/hidden , that He truly, His promise was/is coming (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 cennati cennetleri جَنَّاتِ جنن
2 adnin Adn عَدْنٍ -
3 lleti ki الَّتِي -
4 veade vaat ettiğidir وَعَدَ وعد
5 r-rahmanu Rahmân'ın الرَّحْمَٰنُ رحم
6 ibadehu kullarına عِبَادَهُ عبد
7 bil-gaybi gıyaben بِالْغَيْبِ غيب
8 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
9 kane oldu كَانَ كون
10 vea'duhu vaadi O'nun وَعْدُهُ وعد
11 me'tiyyen bir gelen مَأْتِيًّا اتي

Notlar

Not 1: *Göstermeksizin. İnsanlar Adn cennetlerini gözleriyle, kulaklarıyla, duyu organlarıyla bilmeseler de Rableri onlara Adn cennetlerini anlattı ve vaat etti.**Allah.***Allah'ın.****Yüce Allah'ın vaadi mutlaka yerine getirilecektir; gerçekleştirilecektir.

Ayet 62

2310|19|62|لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا إِلَّا سَلَٰمًا وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
2310|19|62|لا يسمعون فيها لغوا الا سلما ولهم رزقهم فيها بكره وعشيا
62. Lâ yesmeûne fîhâ lagven illâ selâmâ(selâmen), ve lehum rızkuhum fîhâ bukreten ve aşiyyâ(aşiyyen).
İşitmezler orada* laubalilik; ancak bir selâmdır98; ve onlaradır rızıkları onların orada* sabah** ve akşam**.
Ahmed Samira: 62 They do not hear/listen in it nonsense/senseless talk , except (a) greeting/safety/peace and for them, (is) their provision in it (at) daybreaks/early mornings and (at) evening/first darkness/dinnertime.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yesmeune işitmezler يَسْمَعُونَ سمع
3 fiha orada فِيهَا -
4 legven bir laubalilik لَغْوًا لغو
5 illa ancak إِلَّا -
6 selamen bir selâmdır سَلَامًا سلم
7 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
8 rizkuhum rızıkları onların رِزْقُهُمْ رزق
9 fiha orada فِيهَا -
10 bukraten sabah بُكْرَةً بكر
11 ve aşiyyen ve akşam وَعَشِيًّا عشو

Notlar

Not 1: *Adn cennetinde.**Sürekli.

Ayet 63

2311|19|63|تِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا
2311|19|63|تلك الجنه التي نورث من عبادنا من كان تقيا
63. Tilkel cennetulletî nûrisu min ibâdinâ men kâne takıyyâ(takıyyen).
İşte şu; cennettir970 ki varis ettiğimizdir kullarımızdan907 kimseye (ki) oldu bir takvalı21.
Ahmed Samira: 63 That (is) the paradise which We make inherit (to) who was fearing and obeying from Our worshippers/slaves.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şu; تِلْكَ -
2 l-cennetu cennettir الْجَنَّةُ جنن
3 lleti ki الَّتِي -
4 nurisu varis ettiğimiz نُورِثُ ورث
5 min مِنْ -
6 ibadina kullarımızdan عِبَادِنَا عبد
7 men kimseye مَنْ -
8 kane oldu كَانَ كون
9 tekiyyen bir takvalı تَقِيًّا وقي

Ayet 64

2312|19|64|وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُۥ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَٰلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا
2312|19|64|وما نتنزل الا بامر ربك له ما بين ايدينا وما خلفنا وما بين ذلك وما كان ربك نسيا
64. Ve mâ netenezzelu illâ bi emri rabbik(rabbike), lehu mâ beyne eydînâ ve mâ halfenâ ve mâ beyne zâlik(zâlike), ve mâ kâne rabbuke nesiyyâ(nesiyyen).
Ve iner değiliz* (senin) Rabbinin4 emriyle (olması) dışında; O’nadır** ellerimiz arasındaki ve ardımızdaki; ve arasındaki işte bunun; ve olmuş değildir (senin) Rabbin4 bir unutan.
Ahmed Samira: 64 And We do not descend except with your Lord’s order/command, for Him what (is) between Our hands, and what (is) behind Us, and what (is) between that, and your Lord was not frequently forgetting.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 netenezzelu inerler نَتَنَزَّلُ نزل
3 illa dışında إِلَّا -
4 biemri emriyle بِأَمْرِ امر
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 lehu O’nadır لَهُ -
7 ma مَا -
8 beyne arasındaki بَيْنَ بين
9 eydina ellerimiz أَيْدِينَا يدي
10 ve ma ve وَمَا -
11 halfena ardımızdaki خَلْفَنَا خلف
12 ve ma ve وَمَا -
13 beyne arasındaki بَيْنَ بين
14 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
15 ve ma ve değildir وَمَا -
16 kane olmuş كَانَ كون
17 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
18 nesiyyen bir unutan نَسِيًّا نسي

Notlar

Not 1: *Konuşan şerefli elçi Cibrîl'dir. **Allah'adır.

Ayet 65

2313|19|65|رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا
2313|19|65|رب السموت والارض وما بينهما فاعبده واصطبر لعبدته هل تعلم له سميا
65. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ fa’budhu vastabir li ibâdetih(ibâdetihî), hel ta’lemu lehu semiyyâ(semiyyen).
Rabbidir4* göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; öyle ki kulluk46 et O’na**; ve sabret51 kulluğuna46 O’nun***; bilir misin O’na** bir denk/eşit?
Ahmed Samira: 65 The skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s and what (is) between them (B)’s Lord, so worship Him, and endure patience to His worshipping, do you know (an) equivalent to Him?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
2 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
3 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
4 ve ma ve وَمَا -
5 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
6 fea'budhu öyle ki kulluk et O’na فَاعْبُدْهُ عبد
7 vestabir ve sabret وَاصْطَبِرْ صبر
8 liibadetihi kulluğuna O’nun لِعِبَادَتِهِ عبد
9 hel هَلْ -
10 tea'lemu bilir misin? تَعْلَمُ علم
11 lehu O’na لَهُ -
12 semiyyen bir denk/eşit سَمِيًّا سمو

Notlar

Not 1: *Şerefli elçi Cibrîl konuşmaktadır.**Allah'a.***O'na kulluk etmek zorludur, sabır gerektirir, mücadele gerektirir, metanetli direnme gerektirir.

Ayet 66

2314|19|66|وَيَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ أُخْرَجُ حَيًّا
2314|19|66|ويقول الانسن اذا ما مت لسوف اخرج حيا
66. Ve yekûlul insânu e izâ mâ mittu le sevfe uhracu hayyâ(hayyen).
Ve der insan: "Öldüğüm zaman mı mutlak (ki) çıkarılacağım bir hayat* (-la)?"
Ahmed Samira: 66 And the human/mankind says: "Is (it that) if I died, I will/shall (E) be brought out alive! ."(expression of wonderment).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulu ve der وَيَقُولُ قول
2 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
3 eiza zaman mı? أَإِذَا -
4 ma مَا -
5 mittu öldüğüm مِتُّ موت
6 lesevfe mutlak لَسَوْفَ -
7 uhracu çıkarılacağım أُخْرَجُ خرج
8 hayyen bir hayat (-ta olarak) حَيًّا حيي

Notlar

Not 1: *Hayatta olarak.

Ayet 67

2315|19|67|أَوَلَا يَذْكُرُ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا
2315|19|67|اولا يذكر الانسن انا خلقنه من قبل ولم يك شيا
67. E ve lâ yezkurul insânu ennâ halaknâhu min kablu ve lem yeku şey’â(şey’en).
Ve zikretmez78 mi insan ki biz yarattık onu* önceden; ve asla olmuyordu bir şey**.
Ahmed Samira: 67 Or does not the human remember that We created him from before and (he) was not a thing?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evela ve أَوَلَا -
2 yezkuru zikretmez mi يَذْكُرُ ذكر
3 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
4 enna ki biz أَنَّا -
5 haleknahu yarattık onu خَلَقْنَاهُ خلق
6 min مِنْ -
7 kablu önceden قَبْلُ قبل
8 velem ve asla وَلَمْ -
9 yeku olmuyordu يَكُ كون
10 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

Notlar

Not 1: *İnsanı.**Hiçbir şey değilken, yokken Rabbi insanı yarattı.

Ayet 68

2316|19|68|فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا
2316|19|68|فوربك لنحشرنهم والشيطين ثم لنحضرنهم حول جهنم جثيا
68. Fe ve rabbike le nahşurennehum veş şeyâtîne summe le nuhdırannehum havle cehenneme cisiyyâ(cisiyyen).
Öyle ki ve Rabbine4*; mutlak haşrederiz53 onları** ve şeytânları29; sonra mutlak hazırlarız onları** çevresine*** cehennemin diz çökenler (olarak).
Ahmed Samira: 68 So by your Lord We will gather them (E), and the devils, then We will present/bring them (E) around Hell kneeling/standing on (their) toes.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feverabbike öyle ki ve Rabbine (ki) فَوَرَبِّكَ ربب
2 lenehşurannehum mutlak haşrederiz onları لَنَحْشُرَنَّهُمْ حشر
3 ve şşeyatine ve şeytânları وَالشَّيَاطِينَ شطن
4 summe sonra ثُمَّ -
5 lenuhdirannehum mutlak hazırlarız onları لَنُحْضِرَنَّهُمْ حضر
6 havle çevresinde حَوْلَ حول
7 cehenneme cehennemin جَهَنَّمَ -
8 cisiyyen diz çökenler جِثِيًّا جثو

Notlar

Not 1: *Rabbinin kendisi kanıttır.**İnsanları. Tüm insanlar ve şeytânlar ahiret evreninde haşredilecektir; toplanacaktır. ***Haşredilen insanların ve şeytânların cehennem paralel evrenini görecek bir şekilde hazırlandığını da anlarız. İnsanlardan takvalı olanları Rabbimiz bu durumdan kurtarıp cennetlerine sokacaktır.

Ayet 69

2317|19|69|ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمْ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحْمَٰنِ عِتِيًّا
2317|19|69|ثم لننزعن من كل شيعه ايهم اشد علي الرحمن عتيا
69. Summe le nenzianne min kulli şîatin eyyuhum eşeddu aler rahmâni ıtiyyâ(ıtiyyen).
Sonra mutlak çekip alırız* her bir şîa’dan1089 (ki) hangisi onların daha şiddetlidir Rahmân'a karşı bir inatçı/dirençli cüretkar** (olarak).
Ahmed Samira: 69 Then We will remove (E) from every group/party which of them (is) stronger arrogant/disobedience on (to) the merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 lenenzianne mutlak çekip alırız لَنَنْزِعَنَّ نزع
3 min مِنْ -
4 kulli her كُلِّ كلل
5 şiatin bir şîa’dan شِيعَةٍ شيع
6 eyyuhum hangisi onların أَيُّهُمْ -
7 eşeddu daha şiddetlidir أَشَدُّ شدد
8 ala karşı عَلَى -
9 r-rahmani Rahmân'a الرَّحْمَٰنِ رحم
10 itiyyen inatçı/dirençli cüretkar عِتِيًّا عتو

Notlar

Not 1: *İnsanlardan ve şeytânlardan oluşan bu topluluktan Rahmân'a karşı gelme derecesine göre insanlar ve şeytânlar gruplara ayrılır. **Cüretkarlık (haddini bilmezlik), kibir, küstahlık, saygısızlık; inatçılık, dikbaşlılık, vahşilik, yırtıcılık.

Ayet 70

2318|19|70|ثُمَّ لَنَحْنُ أَعْلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمْ أَوْلَىٰ بِهَا صِلِيًّا
2318|19|70|ثم لنحن اعلم بالذين هم اولي بها صليا
70. Summe le nahnu a’lemu billezîne hum evlâ bihâ sıliyyâ(sıliyyen).
Sonra mutlak ki biz daha iyi bileniz kimseleri (ki) onlar evlâdır1090 onunla* bir yanmaya.
Ahmed Samira: 70 Then We are (E) more knowledgeable with (about) those who, they are more worthy/deserving roasting/suffering/burning with (in) it (Hell).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 lenehnu mutlak ki biz لَنَحْنُ -
3 ea'lemu daha iyi bileniz أَعْلَمُ علم
4 biellezine kimseleri بِالَّذِينَ -
5 hum onlar هُمْ -
6 evla evlâdır أَوْلَىٰ ولي
7 biha onunla بِهَا -
8 siliyyen bir yanmaya صِلِيًّا صلي

Notlar

Not 1: *Cehennemle.

Ayet 71

2319|19|71|وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا
2319|19|71|وان منكم الا واردها كان علي ربك حتما مقضيا
71. Ve in minkum illâ vâriduhâ, kâne alâ rabbike hatmen makdıyyâ(makdıyyen).
Ve yoktur sizlerden1091* ancak (ki) varır ona**; oldu (senin) Rabbinin4 üzerine tamamlanan bir mühür***.
Ahmed Samira: 71 And that from you (there is not) except (who is) nearing/approaching it , (that) was on (by) your Lord decidedly/positively ordered/executed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve olmaz وَإِنْ -
2 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
3 illa ancak (ki) إِلَّا -
4 variduha varır ona وَارِدُهَا ورد
5 kane oldu كَانَ كون
6 ala üzerine عَلَىٰ -
7 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
8 hatmen bir mühr حَتْمًا حتم
9 mekdiyyen bir tamamlanan مَقْضِيًّا قضي

Notlar

Not 1: *İnsanlardan. **Cehennem evrenini çevresinden gören ahiret evrenindeki yere. ***Geri alınamaz, değiştirilemez.

Ayet 72

2320|19|72|ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا
2320|19|72|ثم ننجي الذين اتقوا ونذر الظلمين فيها جثيا
72. Summe nuneccîllezînettekav ve nezeruz zâlimîne fîhâ cisiyyâ(cisiyyen).
Sonra kurtarırız* kimseleri (ki) takvalı21 olurlar ve bırakırız zalimleri257 onda** bir diz üstü çöken*** (-olarak).
Ahmed Samira: 72 Then We save/rescue those who feared and obeyed, and We leave (disregard) the unjust/oppressors in it kneeling/standing on (their) toes.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 nunecci kurtarırız نُنَجِّي نجو
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 ttekav takvalı olurlar اتَّقَوْا وقي
5 ve nezeru ve bırakırız وَنَذَرُ وذر
6 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم
7 fiha onda فِيهَا -
8 cisiyyen diz çökenler (-olarak) جِثِيًّا جثو

Notlar

Not 1: *Kurtarma sıkıntılı olan bir durumdan olur. Demek ki cennete gidecek insanlar dahil olarak tüm insanlar cehennemin çevresinde onu görecek bir şekilde hazır edilecektir. Rabbimiz takvalı olanları oradan kurtaracaktır.**Cehennemin çevresinde.***Kurtulamazlar.

Ayet 73

2321|19|73|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَّقَامًا وَأَحْسَنُ نَدِيًّا
2321|19|73|واذا تتلي عليهم ايتنا بينت قال الذين كفروا للذين امنوا اي الفريقين خير مقاما واحسن نديا
73. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlellezîne keferû lillezîne âmenû eyyul ferîkayni hayrun makâmen ve ahsenu nediyyâ(nediyyen).
Ve okunduğu zaman üzerlerine ayetlerimiz389 bir beyanat352 (-la); dediler kâfirlik25 etmiş kimseler iman47 etmiş kimselere: "Hangisi iki fırkanın* bir hayır makamdır** ve daha güzel bir meclis/kuruldur?"
Ahmed Samira: 73 And when Our evidences/verses evidences are read/recited on (to) them, those who disbelieved said to those who believed: "Which (of) the two groups/parties/flocks is (in) better residence and best gathering/assembly/club?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 tutla okunduğu تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzelerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin bir beyanatlı بَيِّنَاتٍ بين
6 kale derler قَالَ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
9 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
10 amenu iman etmiş امَنُوا امن
11 eyyu hangisinin أَيُّ -
12 l-ferikayni iki fırkanın الْفَرِيقَيْنِ فرق
13 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
14 mekamen bir makam (olarak) مَقَامًا قوم
15 ve ehsenu ve daha güzeldir وَأَحْسَنُ حسن
16 nediyyen bir meclis/kurul (olarak) نَدِيًّا ندو

Notlar

Not 1: *Grubun. Kâfirler olarak bizler ve iman etmiş olarak sizler.**Mevki.

Ayet 74

2322|19|74|وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَحْسَنُ أَثَٰثًا وَرِءْيًا
2322|19|74|وكم اهلكنا قبلهم من قرن هم احسن اثثا وريا
74. Ve kem ehleknâ kablehum min karnin hum ahsenu esâsen ve ri’yâ(ri’yen).
Ve nice helak ettik onlardan önce bir karından*; onlar daha güzeldi bir bolluk/çokluk** ve bir görünüş*** (olarak).
Ahmed Samira: 74 And how many We destroyed from before them from people of one era/generation/century? They are better home effects/money and appearance/pleasant appearance.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kem ve nice وَكَمْ -
2 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
3 kablehum onlardan önce قَبْلَهُمْ قبل
4 min مِنْ -
5 karnin bir karından قَرْنٍ قرن
6 hum onlar هُمْ -
7 ehsenu daha güzeldi أَحْسَنُ حسن
8 esasen bir bolluk/çokluk أَثَاثًا اثث
9 ve ri'yen ve bir görünüş وَرِئْيًا راي

Notlar

Not 1: *Nesilden.**Bol ve göze görünen maddi varlık.***Göze görünen, dikkat çeken.

Ayet 75

2323|19|75|قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ مَدًّا حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضْعَفُ جُندًا
2323|19|75|قل من كان في الضلله فليمدد له الرحمن مدا حتي اذا راوا ما يوعدون اما العذاب واما الساعه فسيعلمون من هو شر مكانا واضعف جندا
75. Kul men kâne fîd dalâleti fel yemdud lehur rahmânu meddâ(medden), hattâ izâ raev mâ yûadûne immel azâbe ve immes sâah(sâate), fe se ya’lemûne men huve şerrun mekânen ve ad’afu cundâ(cunden).
De ki: "Kim oldu dalalette128; öyle ki mutlak uzatır* ona Rahmân1 bir uzatma*; ta ki gördükleri zaman vaat edildiklerini -ama azabı** ve ama sâati470-; öyle ki bilecekler kimdir (ki); o bir şerdir bir mekan*** (olarak); ve daha zaaflıdır**** bir asker (olarak)."
Ahmed Samira: 75 Say: "Who was in the misguidance, so the merciful will extend/spread (E) for him extension/spreading until when they saw/understood what they are being promised, either the torture, and either the Hour/Resurrection , so they will know who he is worst (in) a place/position, and weaker soldiers/warriors."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kim مَنْ -
3 kane oldu كَانَ كون
4 fi فِي -
5 d-delaleti dalalete الضَّلَالَةِ ضلل
6 felyemdud öyle ki mutlak uzatır فَلْيَمْدُدْ مدد
7 lehu ona لَهُ -
8 r-rahmanu Rahmân الرَّحْمَٰنُ رحم
9 medden bir uzatma مَدًّا مدد
10 hatta ta ki حَتَّىٰ -
11 iza zaman إِذَا -
12 raev gördükleri رَأَوْا راي
13 ma مَا -
14 yuadune vaat edildiklerini يُوعَدُونَ وعد
15 imma ama إِمَّا -
16 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
17 veimma ve ama وَإِمَّا -
18 s-saate sâati السَّاعَةَ سوع
19 feseyea'lemune öyle ki bilecekler onlar فَسَيَعْلَمُونَ علم
20 men kimdir (ki) مَنْ -
21 huve o هُوَ -
22 şerrun bir şerrdir شَرٌّ شرر
23 mekanen bir mekan (olarak) مَكَانًا كون
24 ve ed'afu ve daha zaaflıdır وَأَضْعَفُ ضعف
25 cunden bir asker جُنْدًا جند

Notlar

Not 1: *Süre tanır, yayar.**Sâat öncesi olan bir azap olmalıdır. Kıyamet kopmadan önce kendilerine resûl gelen ümmetler şirk koşmada ısrar ederlerse kendilerine azap edilir. Duhân suresinde işaret edilen duman azabı da böyledir. ***Bulunduğu yer açısından çok kötüdür.****Zayıftır.

Ayet 76

2324|19|76|وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا
2324|19|76|ويزيد الله الذين اهتدوا هدي والبقيت الصلحت خير عند ربك ثوابا وخير مردا
76. Ve yezîdullâhullezînehtedev hudâ(huden), vel bâkıyâtus sâlihâtu hayrun inde rabbike sevâben ve hayrun mereddâ(meredden).
Ve ziyade eder* Allah doğru yola kılavuzlanmış** kimselere doğru yola kılavuzu**; ve bakiler567 (olan) sâlihât18 bir hayırdır (senin) Rabbinin4 indinde/katında; bir sevaptır464 ve bir hayırdır bir geri dönüş (olarak).
Ahmed Samira: 76 And God increases those who were guided (in) guidance, and the remainders the correct/righteous deeds (are) better at your Lord a replacement/compensation and better (in) a return.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yezidu ve ziyade eder وَيَزِيدُ زيد
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 ellezine kimselere (ki) الَّذِينَ -
4 htedev doğru yola kılavulandılar اهْتَدَوْا هدي
5 huden doğru yola kılavuzu هُدًى هدي
6 velbakiyatu ve bakiler (olan) وَالْبَاقِيَاتُ بقي
7 s-salihatu sâlihât الصَّالِحَاتُ صلح
8 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
11 sevaben bir sevaptır ثَوَابًا ثوب
12 ve hayrun ve hayırdır وَخَيْرٌ خير
13 meradden bir geri dönüş (olarak) مَرَدًّا ردد

Notlar

Not 1: *Artırır, çoğaltır.**Doğru yola kılavuzlanma bir kez gerçekleşirse ivmelenerek bu süreç devam eder.

Ayet 77

2325|19|77|أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا
2325|19|77|افريت الذي كفر بايتنا وقال لاوتين مالا وولدا
77. E fe raeytellezî kefere bi âyâtinâ ve kâle le ûteyenne mâlen ve veledâ(veleden).
Öyle ki gördün mü ayetlerimize400 kâfirlik25 etmiş kimseyi? Ve dedi: "Mutlak verilir bana bir mal ve bir evlat."
Ahmed Samira: 77 So did you see/understand who disbelieved with Our evidences/verses, and said: "I will be given213property/possession/wealth and children ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eferaeyte öyle ki gördün mü أَفَرَأَيْتَ راي
2 llezi kimseyi الَّذِي -
3 kefera kâfirlik etmiş كَفَرَ كفر
4 biayatina ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
5 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
6 leuteyenne mutlak verilir bana لَأُوتَيَنَّ اتي
7 malen bir mal مَالًا مول
8 ve veleden ve bir evlat وَوَلَدًا ولد

Ayet 78

2326|19|78|أَطَّلَعَ ٱلْغَيْبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا
2326|19|78|اطلع الغيب ام اتخذ عند الرحمن عهدا
78. Ettalaal gaybe emittehaze inder rahmâni ahdâ(ahden).
Muttali1093 oldu* gayba62 ya da edindi indinde/katında Rahmân'ın1 bir ahid969.
Ahmed Samira: 78 Has he seen/been informed (of) the unseen/absent , or he took/received at the merciful a promise/contract ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ettalea muttali oldu أَطَّلَعَ طلع
2 l-gaybe gayba الْغَيْبَ غيب
3 emi ya da أَمِ -
4 ttehaze edindi اتَّخَذَ اخذ
5 inde indinde/katında عِنْدَ عند
6 r-rahmani Rahmân'ın الرَّحْمَٰنِ رحم
7 ahden bir ahid عَهْدًا عهد

Notlar

Not 1: *Kâfirlik etmiş kimse.

Ayet 79

2327|19|79|كَلَّا سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلْعَذَابِ مَدًّا
2327|19|79|كلا سنكتب ما يقول ونمد له من العذاب مدا
79. Kellâ, se nektubu mâ yekûlu ve nemuddu lehu minel azâbi meddâ(medden).
Hayır! Yazacağız dediğini*; ve uzatırız/yayarız ona** azaptan bir uzatma/yayma.
Ahmed Samira: 79 No but, We will write/dictate what he says, and We extend/spread to him from the torture extension/spreading.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kella hayır! كَلَّا -
2 senektubu yazacağız سَنَكْتُبُ كتب
3 ma مَا -
4 yekulu dediğini يَقُولُ قول
5 ve nemuddu ve uzatırır/yayarız وَنَمُدُّ مدد
6 lehu ona لَهُ -
7 mine مِنَ -
8 l-azabi azaptan الْعَذَابِ عذب
9 medden bir uzatma/yayma مَدًّا مدد

Notlar

Not 1: *Kâfirlik etmiş kimsenin.**Kâfirlik etmiş kimseye.

Ayet 80

2328|19|80|وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًا
2328|19|80|ونرثه ما يقول وياتينا فردا
80. Ve nerisuhu mâ yekûlu ve ye’tînâ ferdâ(ferden).Ve onun söylediği şeylere, Biz varis olacağız. Ve o, Bize fert olarak (tek başına, mal ve evlâdı olmaksızın) gelecek.
Ve vâris oluruz* ona**; dediğine***; ve gelir bizlere bir fert**** (olarak).
Ahmed Samira: 80 And We make him inherit what he says, and he comes to Us singly/alone.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nerisuhu ve varis oluruz ona وَنَرِثُهُ ورث
2 ma مَا -
3 yekulu (onun) dediğine يَقُولُ قول
4 ve ye'tina ve gelir bizlere وَيَأْتِينَا اتي
5 ferden bir fert (olarak) فَرْدًا فرد

Notlar

Not 1: *Bize miras kalır kendisi ve dediği. Tüm hakları bize geçer. **Kâfirlik etmiş kimseye.***Kâfirlik etmiş kimsenin.****Birey.

Ayet 81

2329|19|81|وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُوا۟ لَهُمْ عِزًّا
2329|19|81|واتخذوا من دون الله الهه ليكونوا لهم عزا
81. Vettehazû min dûnillâhi âliheten li yekûnû lehum ızzâ(ızzen).
Ve edindiler Allah’ın astından ilâhlar1094 olması için onlara bir izzet614*.
Ahmed Samira: 81 And they took/received from other than God gods, to be for them glory/might/honour .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vettehazu ve edindiler وَاتَّخَذُوا اخذ
2 min مِنْ -
3 duni astından دُونِ دون
4 llahi Allah’ın اللَّهِ -
5 aliheten ilâhlar الِهَةً اله
6 liyekunu olması için لِيَكُونُوا كون
7 lehum onlara لَهُمْ -
8 izzen bir izzet عِزًّا عزز

Notlar

Not 1: *Sözde bir izzet; asla gerçek olmayan bir sanı.

Ayet 82

2330|19|82|كَلَّا سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا
2330|19|82|كلا سيكفرون بعبادتهم ويكونون عليهم ضدا
82. Kellâ, se yekfurûne bi ibâdetihim ve yekûnûne aleyhim dıddâ(dıdden).
Hayır! Kâfirlik25 edecekler* kulluklarına46 onların**; ve olurlar* onlara*** bir zıt****.
Ahmed Samira: 82 No but they will disbelieve with their worshipping, and they (are) on them adversaries/opponents .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kella hayır! كَلَّا -
2 seyekfurune kâfirlik edecekler سَيَكْفُرُونَ كفر
3 biibadetihim kulluklarına onların بِعِبَادَتِهِمْ عبد
4 ve yekunune ve olurlar وَيَكُونُونَ كون
5 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
6 didden bir zıd ضِدًّا ضدد

Notlar

Not 1: *Sözde ilâhlar.**Sözde ilâhlar edinen kimselerin. ***Sözde ilâhlar edinen kimselere.****Karşıt. Anlarız ki sözde ilâh ilan edilenler şirk koşmuş kimselerin kendilerini ilâh edinmelerine karşı çıkacaktır.

Ayet 83

2331|19|83|أَلَمْ تَرَ أَنَّآ أَرْسَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّا
2331|19|83|الم تر انا ارسلنا الشيطين علي الكفرين توزهم ازا
83. E lem tere ennâ erselneş şeyâtîne alel kâfirîne teuzzuhum ezzâ(ezzen).
Hiç görmez misin ki biz gönderdik* şeytânları29 kâfirler25 üzerine (ki) vızıldar** onlara bir vızıldama**?
Ahmed Samira: 83 Do you not see/understand that We sent the devils on (to) the disbelievers, they penetrate their minds/influence them penetration of their minds/influence.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 enna ki biz أَنَّا -
4 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
5 ş-şeyatine şeytânları الشَّيَاطِينَ شطن
6 ala üzerine عَلَى -
7 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر
8 te'uzzuhum vızıldarlar onlara تَؤُزُّهُمْ ازز
9 ezzen vızıldama أَزًّا ازز

Notlar

Not 1: *Rabbimiz kâfirlerin daha da sapmasına izin vermiştir. Şeytânları bol olmaktadır.**Hafif sesle ve bezdirici biçimde söylenmek.

Ayet 84

2332|19|84|فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا
2332|19|84|فلا تعجل عليهم انما نعد لهم عدا
84. Fe lâ ta’cel aleyhim, innemâ neuddu lehum addâ(adden).
Öyle ki acele etme onlar üzerine; ancak ki adetleriz* onlara bir adetleme**.
Ahmed Samira: 84 So do not hurry/hasten/rush on them, but We count for them counting.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fela öyle ki فَلَا -
2 tea'cel acele etme تَعْجَلْ عجل
3 aleyhim onlar üzerine عَلَيْهِمْ -
4 innema ancak ki إِنَّمَا -
5 neuddu adetleriz نَعُدُّ عدد
6 lehum onlar için لَهُمْ -
7 adden bir adetleme عَدًّا عدد

Notlar

Not 1: *Sayarız.**Bir sayma.

Ayet 85

2333|19|85|يَوْمَ نَحْشُرُ ٱلْمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحْمَٰنِ وَفْدًا
2333|19|85|يوم نحشر المتقين الي الرحمن وفدا
85. Yevme nahşurul muttekîne iler rahmâni vefdâ(vefden).
Gündür (ki) haşrederiz556 muttakileri17 Rahmân’a17 karşı bir ziyaretçi (olarak).
Ahmed Samira: 85 A day We gather the fearing and obeying to the merciful (as) a delegation of dignitaries.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
2 nehşuru haşrederiz نَحْشُرُ حشر
3 l-muttekine muttakileri الْمُتَّقِينَ وقي
4 ila karşı إِلَى -
5 r-rahmani Rahmân’a الرَّحْمَٰنِ رحم
6 vefden bir ziyaretçi وَفْدًا وفد

Ayet 86

2334|19|86|وَنَسُوقُ ٱلْمُجْرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرْدًا
2334|19|86|ونسوق المجرمين الي جهنم وردا
86. Ve nesûkul mucrimîne ilâ cehenneme virdâ(virden).
Ve süreriz mücrimleri674 cehenneme968 doğru bir virdâ1095 (olarak).
Ahmed Samira: 86 And We drive (herd) the criminals/sinners to Hell successively in groups.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nesuku ve süreriz وَنَسُوقُ سوق
2 l-mucrimine mücrimleri الْمُجْرِمِينَ جرم
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 cehenneme cehenneme جَهَنَّمَ -
5 virden bir virdâ وِرْدًا ورد

Ayet 87

2335|19|87|لَّا يَمْلِكُونَ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا
2335|19|87|لا يملكون الشفعه الا من اتخذ عند الرحمن عهدا
87. Lâ yemlikûneş şefâate illâ menittehaze inder rahmâni ahdâ(ahden).
Malik olamaz* şefâate114 dışındadır kimse (ki) edindi indinde/katında Rahmân’ın1 bir ahid969.
Ahmed Samira: 87 They do not own/possess the mediation, except who took/received at the merciful a promise/contract .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yemlikune malik olmaz يَمْلِكُونَ ملك
3 ş-şefaate şefâate الشَّفَاعَةَ شفع
4 illa dışındadır إِلَّا -
5 meni kimse مَنِ -
6 ttehaze edindi اتَّخَذَ اخذ
7 inde indinde/katında عِنْدَ عند
8 r-rahmani Rahmân’ın الرَّحْمَٰنِ رحم
9 ahden bir ahid عَهْدًا عهد

Notlar

Not 1: *Sahip olmak, mülk edinmek, ele geçirmek, zapt etmek. Yüce Allah'ın katında bir antlaşmaya sahip olanlar ancak Yüce Allah'ın şefâatini ele geçirebilir.

Ayet 88

2336|19|88|وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًا
2336|19|88|وقالوا اتخذ الرحمن ولدا
88. Ve kâluttehazer rahmânu veledâ(veleden).
Ve dediler: "Edindi Rahmân1 bir velet*"
Ahmed Samira: 88 And they said: "The merciful took/received a child (son)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 ttehaze edindi اتَّخَذَ اخذ
3 r-rahmanu Rahmân الرَّحْمَٰنُ رحم
4 veleden bir velet وَلَدًا ولد

Notlar

Not 1: *Çocuk.

Ayet 89

2337|19|89|لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّا
2337|19|89|لقد جيتم شيا ادا
89. Lekad ci’tum şey’en iddâ(idden).
Ant olsun geldiniz iğrenç/tiksindirici* bir şey (-le).
Ahmed Samira: 89 You had come (with) a blasphemous/disastrous thing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 ci'tum geldiniz جِئْتُمْ جيا
3 şey'en bir şey (-le) شَيْئًا شيا
4 idden bir iğrenç/tiksindirici إِدًّا ادد

Notlar

Not 1: *İddâ; normal bir iğrençliğin çok üzerinde bir şey.

Ayet 90

2338|19|90|تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنشَقُّ ٱلْأَرْضُ وَتَخِرُّ ٱلْجِبَالُ هَدًّا
2338|19|90|تكاد السموت يتفطرن منه وتنشق الارض وتخر الجبال هدا
90. Tekâdus semâvâtu yetefattarne minhu ve tenşakkul ardu ve tehırrul cibâlu heddâ(hedden).
Neredeyse gökler162 çatlar ondan*; ve yarılır yer ve çöker** dağlar bir yıkılma (-yla).
Ahmed Samira: 90 The skies/space are about to/almost split/crack/cleave from it, and the earth/Planet Earth splits/cracks open ,and the mountains fall down (in) demolition and breaking down into pieces violently with noise.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tekadu neredeyse تَكَادُ كود
2 s-semavatu gökler السَّمَاوَاتُ سمو
3 yetefettarne çatlar يَتَفَطَّرْنَ فطر
4 minhu ondan مِنْهُ -
5 ve tenşekku ve yarılır وَتَنْشَقُّ شقق
6 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
7 ve tehirru ve çöker وَتَخِرُّ خرر
8 l-cibalu dağlar الْجِبَالُ جبل
9 hedden bir yıkılma هَدًّا هدد

Notlar

Not 1: *İğrenç şeyden.**Hırıltıyla.

Ayet 91

2339|19|91|أَن دَعَوْا۟ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدًا
2339|19|91|ان دعوا للرحمن ولدا
91. En deav lir rahmâni veledâ(veleden).
Ki iddia ettiler Rahmân’a1 bir velet*.
Ahmed Samira: 91 That (E) they called to the merciful a child (son).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 en ki أَنْ -
2 deav iddia ettiler دَعَوْا دعو
3 lirrahmani Rahmân için لِلرَّحْمَٰنِ رحم
4 veleden bir velet وَلَدًا ولد

Notlar

Not 1: *Çocuk.

Ayet 92

2340|19|92|وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحْمَٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا
2340|19|92|وما ينبغي للرحمن ان يتخذ ولدا
92. Ve mâ yenbagî lir rahmâni en yettehıze veledâ(veleden).
Ve uygun* değildir Rahmân’a1 ki edinir bir velet**.
Ahmed Samira: 92 And (it) would not (be) to the merciful that He takes a child (son).

Notlar

Not 1: *Bakınma, aranma.**Çocuk.

Ayet 93

2341|19|93|إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحْمَٰنِ عَبْدًا
2341|19|93|ان كل من في السموت والارض الا اتي الرحمن عبدا
93. İn kullu men fîs semâvâti vel ardı illâ âtir rahmâni abdâ(abden).
Ki her kimse göklerdeki162 ve yerdeki ancak gelendir Rahmân'a1 bir kul907 (olarak).
Ahmed Samira: 93 That every/each whom (is) in the skies/space and the earth/Planet Earth except is coming (E) (to) the merciful (as) a worshipper/slave .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in ki إِنْ -
2 kullu her كُلُّ كلل
3 men kimse مَنْ -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
7 illa ancak إِلَّا -
8 ati gelendir اتِي اتي
9 r-rahmani Rahman'a الرَّحْمَٰنِ رحم
10 abden bir kul (olarak) عَبْدًا عبد

Ayet 94

2342|19|94|لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّا
2342|19|94|لقد احصيهم وعدهم عدا
94. Lekad ahsâhum ve addehum addâ(adden).
Ant olsun hesaplayıp sakladı onları* ve adetledi** onları* bir adet (-le).
Ahmed Samira: 94 He had counted/completed them and He counted them counting.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 ehsahum hesaplayıp sakladı onları أَحْصَاهُمْ حصي
3 ve addehum ve adetledi onları وَعَدَّهُمْ عدد
4 adden bir adet (-le) عَدًّا عدد

Notlar

Not 1: *Göklerdeki ve yerdeki kimseleri.**Saydı tek tek.

Ayet 95

2343|19|95|وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فَرْدًا
2343|19|95|وكلهم اتيه يوم القيمه فردا
95. Ve kulluhum âtîhi yevmel kıyâmeti ferdâ(ferden).
Ve hepsi onların* gelir O'na** kıyamet günü148 bir fert*** (olarak).
Ahmed Samira: 95 And all of them are coming to Him (in) the Resurrection Day singly/alone/one.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kulluhum ve hepsi onların وَكُلُّهُمْ كلل
2 atihi gelir O'na اتِيهِ اتي
3 yevme günü يَوْمَ يوم
4 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
5 ferden bir fert (olarak) فَرْدًا فرد

Notlar

Not 1: *Göklerdeki ve yerdeki kimselerin.**Allah'a.***Birey.

Ayet 96

2344|19|96|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّا
2344|19|96|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت سيجعل لهم الرحمن ودا
96. İnnellezîne âmenû ve amilus sâlihâti se yec’alu lehumur rahmânu vuddâ(vudden).
Doğrusu kimselere (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihât18; yapacak onlara Rahmân1 bir sevgi.
Ahmed Samira: 96 That those who believed and made/did the correct/righteous deeds, the merciful will make/create for them love/affection.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimselere الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati saliha الصَّالِحَاتِ صلح
6 seyec'alu yapacak سَيَجْعَلُ جعل
7 lehumu onlara لَهُمُ -
8 r-rahmanu Rahmân الرَّحْمَٰنُ رحم
9 vudden bir sevgi وُدًّا ودد

Ayet 97

2345|19|97|فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا
2345|19|97|فانما يسرنه بلسانك لتبشر به المتقين وتنذر به قوما لدا
97. Fe innemâ yessernâhu bi lisânike li tubeşşire bihil muttekîne ve tunzire bihî kavmen luddâ(ludden).
Öyle ki ancak ki kolaylaştırdık onu* lisanınla972 senin; müjdelemen içindir onunla** muttakileri17; ve uyarman içindir onunla** inatla tartışan*** bir kavmi/toplumu.
Ahmed Samira: 97 So but We eased it with your tongue/language, to announce good news with it (to) the fearing and obeying, and warn/give notice with it (to) a nation (in) harsh/violent dispute

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feinnema öyle ki ancak ki فَإِنَّمَا -
2 yessernahu kolaylaştırırız onu يَسَّرْنَاهُ يسر
3 bilisanike lisanınla senin بِلِسَانِكَ لسن
4 litubeşşira müjdelemen için لِتُبَشِّرَ بشر
5 bihi onunla بِهِ -
6 l-muttekine muttakileri الْمُتَّقِينَ وقي
7 ve tunzira ve uyarman için وَتُنْذِرَ نذر
8 bihi onunla بِهِ -
9 kavmen bir kavmi قَوْمًا قوم
10 ludden inatla tartışan لُدًّا لدد

Notlar

Not 1: *Şerefli Kur'ân'ı.**Şerefli Kur'ân'la.***Şaşkın tartışmayla, temelsiz inatla.

Ayet 98

2346|19|98|وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا
2346|19|98|وكم اهلكنا قبلهم من قرن هل تحس منهم من احد او تسمع لهم ركزا
98. Ve kem ehleknâ kablehum min karn(karnin), hel tuhıssu minhum min ehadin ev tesmeu lehum rikzâ(rikzen).
Ve nicesini helak ettik onlardan önce bir karından*; hissediyor musun onlardan birinden ya da işitiyor musun onların bir sesini?
Ahmed Samira: 98 And how many before them We destroyed from people of one era/generation/century, do you sense/feel from them from anyone, or hear for them (a) low voice/whisper/faint sound?214

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kem ve nicesini وَكَمْ -
2 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
3 kablehum onlardan önce قَبْلَهُمْ قبل
4 min مِنْ -
5 karnin bir karından قَرْنٍ قرن
6 hel هَلْ -
7 tuhissu hisseder misin تُحِسُّ حسس
8 minhum onlardan مِنْهُمْ -
9 min مِنْ -
10 ehadin birinden أَحَدٍ احد
11 ev ya da أَوْ -
12 tesmeu işitir misin تَسْمَعُ سمع
13 lehum onların لَهُمْ -
14 rikzen bir sesini رِكْزًا ركز

Notlar

Not 1: *Nesilden.