Sure 23: Mü'minûn/İmanlılar

Ayet Sayısı: 118
ٱلْمُؤْمِنُون

Ayet 1

2672|23|1|قَدْ أَفْلَحَ ٱلْمُؤْمِنُونَ
2672|23|1|قد افلح المومنون
1. Kad eflehal mu’minun(mu’minune).
Muhakkak ki felaha326 ulaştı müminler27.
Ahmed Samira: 1 The believers had succeeded/won.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak ki قَدْ -
2 efleha felaha ulaştı أَفْلَحَ فلح
3 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن

Ayet 2

2673|23|2|ٱلَّذِينَ هُمْ فِى صَلَاتِهِمْ خَٰشِعُونَ
2673|23|2|الذين هم في صلاتهم خشعون
2. Ellezîne hum fî salâtihim hâşiûn(hâşiûne).
Kimselerdir (ki) onlar salâtlarında23* haşyetlilerdir53.
Ahmed Samira: 2 Those who in their prayers they are humble/submissive .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 fi فِي -
4 salatihim salatlarında صَلَاتِهِمْ صلو
5 haşiune huşu içindedirler/alçak gönüllülükle boyun eğenlerdir/teslim olanlardır خَاشِعُونَ خشع

Notlar

Not 1: *Tekil salât, çoğul 3. şahıs eril zamirle gelmiştir. Salâtında onlar, kendilerinin salâtında demektir.

Ayet 3

2674|23|3|وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنِ ٱللَّغْوِ مُعْرِضُونَ
2674|23|3|والذين هم عن اللغو معرضون
3. Vellezîne hum anil lagvi mu’ridûn(mu’ridûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar lagadan1166 yüz çevirenlerdir.
Ahmed Samira: 3 And those who from the nonsense/senseless talk, they are objecting/turning away .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir (ki) وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 ani عَنِ -
4 l-legvi laga اللَّغْوِ لغو
5 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Ayet 4

2675|23|4|وَٱلَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَوٰةِ فَٰعِلُونَ
2675|23|4|والذين هم للزكوه فعلون
4. Vellezîne hum liz zekâti fâilûn(fâilûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar zekâta1063 faaldirler*.
Ahmed Samira: 4 And those who to the charity/purification , they are making/doing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir (ki) وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 lizzekati zekâta لِلزَّكَاةِ زكو
4 failune faaldirler فَاعِلُونَ فعل

Notlar

Not 1: *Faaliyet içindedirler, faaliyete geçirenlerdir.

Ayet 5

2676|23|5|وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ
2676|23|5|والذين هم لفروجهم حفظون
5. Vellezîne hum li furûcihim hâfizûn(hâfizûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar furûclarına1167 hâfizlerdir1168.
Ahmed Samira: 5 And those who to their genital parts between their legs they are protecting/guarding .

Ayet 6

2677|23|6|إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
2677|23|6|الا علي ازوجهم او ما ملكت ايمنهم فانهم غير ملومين
6. İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne).
Dışındadır* zevcelerine** ya da sağ ellerinin malik olduklarına77; öyle ki doğrusu onlar olmaksızındır kınananlar***.
Ahmed Samira: 6 Except on (to) their spouses or what their rights/oaths owned/possessed (i.e. caregivers under contract), so they truly are not blameworthy/blamed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ala عَلَىٰ -
3 ezvacihim zevcelerine أَزْوَاجِهِمْ زوج
4 ev ya da أَوْ -
5 ma مَا -
6 meleket malik olduklarına مَلَكَتْ ملك
7 eymanuhum ellerinin أَيْمَانُهُمْ يمن
8 feinnehum öyle ki doğrusu onlar فَإِنَّهُمْ -
9 gayru olmaksızındır غَيْرُ غير
10 melumine kınananlar مَلُومِينَ لوم

Notlar

Not 1: *Bir önceki ayette geçen furûc cinsel ilişkinin kendisiyle asla ilgili değildir. Şayet öyle olsaydı zaten buna Rabbimiz zina derdi veya fahişelik derdi ve cezası büyük olurdu. Cezası sadece kınama olmazdı. Ayette işaret edilen cinsel ilişkiden ziyade furûc bölgesinin görünmesine karşı bir korunmadır. Furûc bölgesini eşler ya da bir antlaşmayla evde çalışanlar veya bulunanlar gerektiğinde görebilir. Bunlar kınanmaz. Ayetlerde kadın ve erkek ayrımı yoktur. Bu da bize o bölgelerin bakımının veya temizliğinin yapılması gerektiği durumlarda eşlerin ya da antlaşmalı kimseleri (kadın ve erkek fark etmez) bu konuda ihtiyacı olan kimseye yardım edebileceğini gösterir. **Eşlerine.***Ayıplananlar.

Ayet 7

2678|23|7|فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
2678|23|7|فمن ابتغي ورا ذلك فاوليك هم العادون
7. Fe menibtegâ verâe zâlike fe ulâike humul âdûn(âdûne).
Öyle ki kim bakınır/aranır* arkasında bunun**; öyle ki bunlar***; onlar (ki) haddi aşanlardır****.
Ahmed Samira: 7 So who asked/desired behind/beyond that, so those are the transgressors .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
2 btega bakınır/aranır ابْتَغَىٰ بغي
3 vera'e arkasında وَرَاءَ وري
4 zalike bunun ذَٰلِكَ -
5 feulaike öyle ki bunlar فَأُولَٰئِكَ -
6 humu onlar هُمُ -
7 l-aadune haddi aşanlardır الْعَادُونَ عدو

Notlar

Not 1: *Sağ ellerinin sahip olduklarına karşı nikahsız bir cinsel ilişki yaşamaya bakınır, aranır, fırsat kollar, amaçlar.**Yüce Allah'ın bir kimse ile o kimsenin sağ elinin sahip olduğu kimse arasındaki ölçülü yakınlaşma izninin (furûc bölgelerini bile görebilme izninin). ***Bu kimseler.****Zinaya doğru haddi/sınırı aşanlardır.

Ayet 8

2679|23|8|وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
2679|23|8|والذين هم لامنتهم وعهدهم رعون
8. Vellezîne hum li emânâtihim ve ahdihim râûn(râûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar emanetlerine617 ve ahidlerine969 riayet1169 edenlerdir.
Ahmed Samira: 8 And those whom to their securities/trusts , and their promise/contract they are protecting/observing

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir (ki) وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 liemanatihim emanetlerine لِأَمَانَاتِهِمْ امن
4 ve ahdihim ve ahidlerine وَعَهْدِهِمْ عهد
5 raune riayet edenlerdir رَاعُونَ رعي

Ayet 9

2680|23|9|وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَوَٰتِهِمْ يُحَافِظُونَ
2680|23|9|والذين هم علي صلوتهم يحافظون
9. Vellezîne hum alâ salavâtihim yuhâfızûn(yuhâfızûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar salâtlarını23* korurlar**.
Ahmed Samira: 9 And those whom, they are on their prayers they are protecting/observing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 ala عَلَىٰ -
4 salevatihim kendi salatlarını صَلَوَاتِهِمْ صلو
5 yuhafizune korurlar يُحَافِظُونَ حفظ

Notlar

Not 1: *Tekil salât, çoğul 3. şahıs eril zamirle gelmiştir. Salâtını onlar, kendilerinin salâtını demektir.**Muhafaza ederler.

Ayet 10

2681|23|10|أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْوَٰرِثُونَ
2681|23|10|اوليك هم الورثون
10. Ulâike humul vârisûn(vârisûne).
İşte bunlar*; onlardır varisler.
Ahmed Samira: 10 Those, they are the heirs/inheritants.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 humu onlardır هُمُ -
3 l-varisune varisler الْوَارِثُونَ ورث

Notlar

Not 1: *Önceki ayetlerde özellikleri zikredilen kimseler.

Ayet 11

2682|23|11|ٱلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
2682|23|11|الذين يرثون الفردوس هم فيها خلدون
11. Ellezîne yerisûnel firdevs(firdevse), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Kimselerdir (ki) varis olurlar firdevse1073; onlar orada* ölümsüzlerdir185.
Ahmed Samira: 11 Those who inherit the Elfirdowse/one of the paradises/garden , they are in it immortally/ eternally.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 yerisune varis olurlar يَرِثُونَ ورث
3 l-firdevse firdevse الْفِرْدَوْسَ -
4 hum onlar هُمْ -
5 fiha orada فِيهَا -
6 halidune ölümsüzlerdir خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1: *Firdevs cennetinde.

Ayet 12

2683|23|12|وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن سُلَٰلَةٍ مِّن طِينٍ
2683|23|12|ولقد خلقنا الانسن من سلله من طين
12. Ve lekad halaknal insâne min sulâletin min tîn(tînin).
Ve ant olsun yarattık insanı bir sülaleden*; bir tinden582.
Ahmed Samira: 12 And We had created the human from (a) descendent/gene/extract from mud/clay .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 halekna yarattık خَلَقْنَا خلق
3 l-insane insanı الْإِنْسَانَ انس
4 min مِنْ -
5 sulaletin bir sülaleden سُلَالَةٍ سلل
6 min مِنْ -
7 tinin bir tinden طِينٍ طين

Notlar

Not 1: *Soy, nesil, soy hattı, ırk, tür, su; Homo Sapiens sülalesinden.

Ayet 13

2684|23|13|ثُمَّ جَعَلْنَٰهُ نُطْفَةً فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ
2684|23|13|ثم جعلنه نطفه في قرار مكين
13. Summe cealnâhu nutfeten fî karârin mekîn(mekînin).
Sonra yaptık onu bir nutfe959 bir karar* mekanında**.
Ahmed Samira: 13 Then We created/made him a drop/male’s or female’s secretion in (a) firm/established bottom .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 cealnahu yaptık onu جَعَلْنَاهُ جعل
3 nutfeten bir nutfe نُطْفَةً نطف
4 fi فِي -
5 kararin bir karar قَرَارٍ قرر
6 mekinin bir mekanında مَكِينٍ مكن

Notlar

Not 1: *İstikrar, sabitlik.**Kadının rahim içi boşluğunda; sağlam bir mekanda.

Ayet 14

2685|23|14|ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَٰمًا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَٰمَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَٰلِقِينَ
2685|23|14|ثم خلقنا النطفه علقه فخلقنا العلقه مضغه فخلقنا المضغه عظما فكسونا العظم لحما ثم انشانه خلقا اخر فتبارك الله احسن الخلقين
14. Summe halaknen nutfete alakaten fe halaknel alakate mudgaten fe halaknel mudgate ızâmen fe kesevnel izâme lahmen summe enşe’nâhu halkan âhar(âhara), fe tebârekallâhu ahsenul hâlikîn(hâlikîne).
Sonra yarattık nutfeyi959 bir alak816 (olarak); öyle ki yarattık alakı816 bir mudğa1140 (olarak); öyle ki yarattık mudğayı1140 kemikler (olarak); sonra giydirdik1170 kemiklere et; sonra inşa ettik öteki bir yaratık (olarak); öyle ki tebarek* oldu Allah; yaratanların en güzeli.
Ahmed Samira: 14 Then We created the drop/male’s or female’s secretion (into) a blood clot/sperm/ semen , so We created the blood clot/sperm/semen (into) a piece of something chewable of flesh or other , so We created the piece of something chewable of flesh or other (into) bones , so We dressed/clothed the bones (with) flesh/meat, then We originated/developed him (into) another creation, so blessed (is) God, best (of) the creators.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 halekna yarattık خَلَقْنَا خلق
3 n-nutfete nutfeyi النُّطْفَةَ نطف
4 alekaten bir alak (olarak) عَلَقَةً علق
5 fehalekna öyle ki yarattık فَخَلَقْنَا خلق
6 l-alekate alakı الْعَلَقَةَ علق
7 mudgaten bir mudğa (olarak) مُضْغَةً مضغ
8 fehalekna öyle ki yarattık فَخَلَقْنَا خلق
9 l-mudgate mudğayı الْمُضْغَةَ مضغ
10 izamen kemikler (olarak) عِظَامًا عظم
11 fekesevna sonra giydirdik فَكَسَوْنَا كسو
12 l-izame kemiklere الْعِظَامَ عظم
13 lehmen et لَحْمًا لحم
14 summe sonra ثُمَّ -
15 enşe'nahu inşa ettik أَنْشَأْنَاهُ نشا
16 halkan bir yaratık خَلْقًا خلق
17 ahara öteki اخَرَ اخر
18 fetebarake öyle ki tebarek oldu فَتَبَارَكَ برك
19 llahu Allah اللَّهُ -
20 ehsenu en güzeli أَحْسَنُ حسن
21 l-halikine yaratanların الْخَالِقِينَ خلق

Notlar

Not 1: *Mübarek oldu, bereketlendi.

Ayet 15

2686|23|15|ثُمَّ إِنَّكُم بَعْدَ ذَٰلِكَ لَمَيِّتُونَ
2686|23|15|ثم انكم بعد ذلك لميتون
15. Summe innekum ba’de zâlike le meyyitûn(meyyitûne).
Sonra (ki) doğrusu sizler sonrasında bunun* mutlak ölenlersiniz.
Ahmed Samira: 15 Then that you are after that dying (E) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
3 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
4 zalike bunun ذَٰلِكَ -
5 lemeyyitune mutlak ölenlersiniz لَمَيِّتُونَ موت

Notlar

Not 1: *Yaratılışın.

Ayet 16

2687|23|16|ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ تُبْعَثُونَ
2687|23|16|ثم انكم يوم القيمه تبعثون
16. Summe innekum yevmel kıyâmeti tub’asûn(tub’asûne).
Sonra (ki) doğrusu sizler kıyamet günü148 diriltilirsiniz.
Ahmed Samira: 16 Then that you are (on) the Resurrection Day being resurrected/revived.

Ayet 17

2688|23|17|وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلْخَلْقِ غَٰفِلِينَ
2688|23|17|ولقد خلقنا فوقكم سبع طرايق وما كنا عن الخلق غفلين
17. Ve lekad halaknâ fevkakum seb’a tarâika ve mâ kunnâ anil halkı gâfilîn(gâfilîne).
Ve ant olsun yarattık üstünüzde* yedi1171 tarîkatlar532; ve olmuş değiliz yaratıştan** gâfiller310.
Ahmed Samira: 17 And We had created above you, seven stages/layers, and We were not from/of the creation ignoring/neglecting .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 halekna yarattık خَلَقْنَا خلق
3 fevkakum üstünüzde فَوْقَكُمْ فوق
4 seb'a yedi سَبْعَ سبع
5 taraika tarîkatlar طَرَائِقَ طرق
6 ve ma ve değiliz وَمَا -
7 kunna olmuş كُنَّا كون
8 ani عَنِ -
9 l-halki yaratıştan الْخَلْقِ خلق
10 gafiline gafiller غَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1: *İnsanlar.**İnsanın ve içinde bulunduğu evrenin yaratılışından daha muhteşem, daha güzel yaratılışlara bir kanıt olmalıdır insanın üstündeki yedi tarîkatlar. Çok çok yüce bir yaratılış olmalı.

Ayet 18

2689|23|18|وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّٰهُ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍۭ بِهِۦ لَقَٰدِرُونَ
2689|23|18|وانزلنا من السما ما بقدر فاسكنه في الارض وانا علي ذهاب به لقدرون
18. Ve enzelnâ mines semâi mâen bi kaderin fe eskennâhu fîl ardı ve innâ alâ zehâbin bihî le kâdirûn(kâdirûne).
Ve indirdik gökten180 bir su179 bir kaderle*; öyle ki sakinleştirdik onu** yerde*** ve doğrusu biziz bir giderme1172 üzerine ona**** mutlak kâdirler598.
Ahmed Samira: 18 And We descended from the sky/space water with a measure/quantity , so We settled it in the land/Earth , and We are on taking away/eliminating with it capable/able (E) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enzelna ve indirdik وَأَنْزَلْنَا نزل
2 mine مِنَ -
3 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
4 maen bir su مَاءً موه
5 bikaderin bir kaderle بِقَدَرٍ قدر
6 feeskennahu öyle ki sakinleştirdik onu فَأَسْكَنَّاهُ سكن
7 fi فِي -
8 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
9 ve inna ve doğrusu biziz وَإِنَّا -
10 ala عَلَىٰ -
11 zehabin bir giderme üzerine ذَهَابٍ ذهب
12 bihi ona بِهِ -
13 lekadirune mutlak kâdirler لَقَادِرُونَ قدر

Notlar

Not 1: *Ölçüyle.**Suyu.***Yeryüzünde.****Suya.

Ayet 19

2690|23|19|فَأَنشَأْنَا لَكُم بِهِۦ جَنَّٰتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَٰبٍ لَّكُمْ فِيهَا فَوَٰكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ
2690|23|19|فانشانا لكم به جنت من نخيل واعنب لكم فيها فوكه كثيره ومنها تاكلون
19. Fe enşe’nâ lekum bihî cennâtin min nahîlin ve a’nâb(a’nâbin), lekum fîhâ fevâkihu kesîretun ve minhâ te’kulûn(te’kulûne).
Öyle ki inşa ettik sizlere onunla* cennetler** (ki) hurmalardan ve üzümlerden; sizleredir onda*** meyveler birçok; ve ondan**** yersiniz.
Ahmed Samira: 19 So We originated/developed for you with it treed gardens/paradises from palm trees and grapes, for you in it (are) many/much fruits, and from it you eat.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feenşe'na öyle ki inşa ettik فَأَنْشَأْنَا نشا
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 bihi onunla بِهِ -
4 cennatin cennetler جَنَّاتٍ جنن
5 min مِنْ -
6 nehilin hurmalardan نَخِيلٍ نخل
7 ve ea'nabin ve üzümlerden وَأَعْنَابٍ عنب
8 lekum sizleredir لَكُمْ -
9 fiha onda فِيهَا -
10 fevakihu meyveler فَوَاكِهُ فكه
11 kesiratun birçok كَثِيرَةٌ كثر
12 ve minha ve ondan وَمِنْهَا -
13 te'kulune yersiniz تَأْكُلُونَ اكل

Notlar

Not 1: *Suyla.**Bahçeler.***Yerde.****Yerden. Yeryüzünün çıkardığı ürünlerden.

Ayet 20

2691|23|20|وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِن طُورِ سَيْنَآءَ تَنۢبُتُ بِٱلدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِّلْءَاكِلِينَ
2691|23|20|وشجره تخرج من طور سينا تنبت بالدهن وصبغ للاكلين
20. Ve şecereten tahrucu min tûri seynâe tenbutu bid duhni ve sıbgın lil âkilîn(âkilîne).
Ve bir ağaç* (ki) çıkar sinâ823 tûrundan1086 ; biter** bir yağla***; bir renklendirmedir/daldırmadır**** yiyenlere.
Ahmed Samira: 20 And a tree emerges from Sinai’s mountain , it sprouts/grows with the oil/fat/grease and dye/colour to the eaters/gluttons.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve şeceraten ve bir ağaç وَشَجَرَةً شجر
2 tehrucu çıkar تَخْرُجُ خرج
3 min مِنْ -
4 turi tûrundan طُورِ طور
5 seyna'e sinâ سَيْنَاءَ -
6 tenbutu biter تَنْبُتُ نبت
7 bid-duhni yağıyla بِالدُّهْنِ دهن
8 ve sibgin bir boyama/daldırma وَصِبْغٍ صبغ
9 lil'akiline yiyenlere لِلْاكِلِينَ اكل

Notlar

Not 1: *Zeytin ağacı.**Yetişir.***Kendisi yetişirken yağ oluşturur.****Her iki anlam da doğrudur. Sıkılan ilk yağın rengi damıtmalarla farklı renklere dönüşür. Ayrıca yağı alıp yemek için içine bir şey daldırılır.

Ayet 21

2692|23|21|وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَٰمِ لَعِبْرَةً نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ
2692|23|21|وان لكم في الانعم لعبره نسقيكم مما في بطونها ولكم فيها منفع كثيره ومنها تاكلون
21. Ve inne lekum fil en’âmi le ibreh(ibreten), nuskîkum mimmâ fî butûnihâ ve lekum fîhâ menâfiu kesîretun ve minhâ te’kulûn(te’kulûne).
Ve doğrusu sizleredir en'âmda645 mutlak bir ibret; içiririz sizlere batınlarındakinden*; ve sizleredir onda** birçok menfaatler; ve ondan*** yersiniz.
Ahmed Samira: 21 And that truly for you in the camels/livestock (is) an example/warning (E) , We make you drink from what (is) in its bellies/insides, and for you in it (are) many benefits/uses, and from it you eat.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 lekum sizleredir لَكُمْ -
3 fi فِي -
4 l-en'aami emanda الْأَنْعَامِ نعم
5 leibraten mutlak bir ibret لَعِبْرَةً عبر
6 nuskikum içiririz sizler نُسْقِيكُمْ سقي
7 mimma مِمَّا -
8 fi فِي -
9 butuniha batınlarındakinden بُطُونِهَا بطن
10 velekum ve sizleredir وَلَكُمْ -
11 fiha onda فِيهَا -
12 menafiu menfaatler مَنَافِعُ نفع
13 kesiratun bir çok كَثِيرَةٌ كثر
14 ve minha ve ondan وَمِنْهَا -
15 te'kulune yersiniz تَأْكُلُونَ اكل

Notlar

Not 1: *Karınlarındakinden. Süt ve süt ürünleri.**En'âmda.***En'âmdan.

Ayet 22

2693|23|22|وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ
2693|23|22|وعليها وعلي الفلك تحملون
22. Ve aleyhâ ve alel fulki tuhmelûn(tuhmelûne).
Ve üzerinde onun*; ve gemilerin üzerinde (de) taşınırsınız**.
Ahmed Samira: 22 And on it and on the ships, you are being carried/lifted .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aleyha ve üzerinde onun وَعَلَيْهَا -
2 ve ala ve üzerinde وَعَلَى -
3 l-fulki gemilerin الْفُلْكِ فلك
4 tuhmelune taşınırsınız تُحْمَلُونَ حمل

Notlar

Not 1: *En'âmın.**Pasif fiil.

Ayet 23

2694|23|23|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ
2694|23|23|ولقد ارسلنا نوحا الي قومه فقال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره افلا تتقون
23. Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihî fe kâle yâ kavmi’ budullâhe mâ lekum min ilâhin gayruh(gayruhu), e fe lâ tettekûn(tettekûne).
Ve ant olsun gönderdik Nûh'u1014 kavmine/toplumuna doğru; öyle ki dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk907 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh74 O'ndan** başka; öyle ki takvalı21 olmaz mısınız?"
Ahmed Samira: 23 And We had sent Noah to his nation, so he said: "You my nation, worship God, (there is) no God for you from other than Him, so do you not fear and obey?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 nuhen Nûh'u نُوحًا -
4 ila doğru إِلَىٰ -
5 kavmihi kavmine قَوْمِهِ قوم
6 fe kale öyle ki dedi فَقَالَ قول
7 ya kavmi ey kavmim يَا قَوْمِ قوم
8 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
9 llahe Allah'a اللَّهَ -
10 ma yoktur مَا -
11 lekum sizlere لَكُمْ -
12 min hiçbir مِنْ -
13 ilahin ilâh إِلَٰهٍ اله
14 gayruhu O'ndan başka غَيْرُهُ غير
15 efela öyle ki أَفَلَا -
16 tettekune takvalı olmaz mısınız تَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1: *Nûh.**Allah'tan.

Ayet 24

2695|23|24|فَقَالَ ٱلْمَلَؤُا۟ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُرِيدُ أَن يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَنزَلَ مَلَٰٓئِكَةً مَّا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ
2695|23|24|فقال الملوا الذين كفروا من قومه ما هذا الا بشر مثلكم يريد ان يتفضل عليكم ولو شا الله لانزل مليكه ما سمعنا بهذا في اباينا الاولين
24. Fe kâlel meleullezîne keferû min kavmihî mâ hâzâ illâ beşerun mıslukum yurîdu en yetefaddale aleykum, ve lev şâallâhu le enzele melâikeh(melâiketen), mâ semi’nâ bi hâzâ fî âbâinel evvelîn(evvelîne).
Öyle ki dedi melesi364 -(ki) onun* kavminden/toplumundan kâfirlik25 etmiş kimselerdir-: "Değildir bu** sizlerin misali870 bir beşer432 dışında; arzular** ki faziletli202 olsun üzerinize; ve şayet dileseydi Allah mutlak indirirdi melekleri48; işitmiş değiliz bunu*** evvelki babalarımızda/atalarımızda."
Ahmed Samira: 24 So said the nobles/assembly from those who disbelieved from his nation: "That (is) not except a human similar to you he wants that (he) makes himself more preferred/favoured on (to) you, and if God willed/wanted , He would have descended angels, we did not hear with that in our fathers/forefathers, the first/beginners."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekale öyle ki dedi فَقَالَ قول
2 l-meleu melesi الْمَلَأُ ملا
3 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
5 min مِنْ -
6 kavmihi kavminden/toplumundan onun قَوْمِهِ قوم
7 ma değildir مَا -
8 haza bu هَٰذَا -
9 illa dışında إِلَّا -
10 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
11 mislukum misli sizlerin مِثْلُكُمْ مثل
12 yuridu arzular يُرِيدُ رود
13 en ki أَنْ -
14 yetefeddele faziletli olsun يَتَفَضَّلَ فضل
15 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
16 velev velev/şayet وَلَوْ -
17 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 leenzele mutlak indirirdi لَأَنْزَلَ نزل
20 melaiketen melekleri مَلَائِكَةً ملك
21 ma değiliz مَا -
22 semia'na işitmiş سَمِعْنَا سمع
23 bihaza bunu بِهَٰذَا -
24 fi فِي -
25 abaina babalarımızda/atalarımızda ابَائِنَا ابو
26 l-evveline evvelki الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *Nûh'un.**Nûh.***Anlaşılır ki Nûh'tan meleklerin görünmesi gibi mucizeler istemektedirler. Melekler inmeden, bir mucize göstermeden bir resûl olamazsın demektedirler.

Ayet 25

2696|23|25|إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌۢ بِهِۦ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا۟ بِهِۦ حَتَّىٰ حِينٍ
2696|23|25|ان هو الا رجل به جنه فتربصوا به حتي حين
25. İn huve illâ raculun bihî cinnetun fe terabbasû bihî hattâ hîn(hînin).
"Değildir o* dışında bir adam (ki) onunladır** bir cinnet1173; öyle ki pusuya yatın*** ona**** ta ki bir süreye."
Ahmed Samira: 25 That he is except a man with him (is) insanity, so wait with him until a time .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in değildir إِنْ -
2 huve o هُوَ -
3 illa dışında إِلَّا -
4 raculun bir adam رَجُلٌ رجل
5 bihi onunla بِهِ -
6 cinnetun bir cinnet جِنَّةٌ جنن
7 feterabbesu öyle ki pusuya yatın فَتَرَبَّصُوا ربص
8 bihi ona بِهِ -
9 hatta ta ki حَتَّىٰ -
10 hinin bir süreye حِينٍ حين

Notlar

Not 1: *Nûh.**Nûh'ladır.***Gözleyin.****Nûh'a.

Ayet 26

2697|23|26|قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ
2697|23|26|قال رب انصرني بما كذبون
26. Kâle rabbinsurnî bimâ kezzebûn(kezzebûni).
Dedi*: "Rabbim4! Yardım et bana yalanladıklarına (karşı) beni."
Ahmed Samira: 26 He said: "My Lord, give me victory/aid because (of) what they denied me ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 nsurni yardım et bana انْصُرْنِي نصر
4 bima بِمَا -
5 kezzebuni yalanladıklarına beni كَذَّبُونِ كذب

Notlar

Not 1: *Nûh.

Ayet 27

2698|23|27|فَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ أَنِ ٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ فَٱسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ
2698|23|27|فاوحينا اليه ان اصنع الفلك باعيننا ووحينا فاذا جا امرنا وفار التنور فاسلك فيها من كل زوجين اثنين واهلك الا من سبق عليه القول منهم ولا تخطبني في الذين ظلموا انهم مغرقون
27. Fe evhaynâ ileyhi enısnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ fe izâ câe emrunâ ve fâret tennûru fesluk fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu minhum, ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrakûn(mugrakûne).
Öyle ki vahy603 ettik ona* ki sanayi olarak yap gemiyi gözlerimizle** ve vahyimizle; öyle ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran etti tandır570; öyle ki sok ona her bir çiftten iki; ve ahalini568; dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun söz onlardan; ve hitap etme bana kimselerde (ki) zulmettiler257; doğrusu onlar boğulanlardır.
Ahmed Samira: 27 So We inspired/transmitted to him: "That produce/manufacture the ship/ships with Our eyes/sights, and Our inspiration/revelation , so if Our order/command came, and the furnace/kiln/elten’noor boiled over/gushed, so enter/pass in it from every/each pair/couple two, and your family/people , except whom the words preceded on him from them, and do not address/converse with Me in (about) those who were unjust/oppressive, that they are being drowned/sunken."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feevhayna öyle ki vahy ettik فَأَوْحَيْنَا وحي
2 ileyhi ona إِلَيْهِ -
3 eni ki أَنِ -
4 snei sanayi olarak yap اصْنَعِ صنع
5 l-fulke gemiyi الْفُلْكَ فلك
6 biea'yunina gözlerimizle بِأَعْيُنِنَا عين
7 ve vehyina ve vahyimizle وَوَحْيِنَا وحي
8 feiza öyle ki فَإِذَا -
9 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
10 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
11 ve fara ve feveran etti وَفَارَ فور
12 t-tennuru tandır التَّنُّورُ -
13 fesluk öyle ki sok فَاسْلُكْ سلك
14 fiha ona فِيهَا -
15 min مِنْ -
16 kullin her bir كُلٍّ كلل
17 zevceyni çiftten زَوْجَيْنِ زوج
18 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
19 ve ehleke ve ahalini وَأَهْلَكَ اهل
20 illa dışındadır إِلَّا -
21 men kimse مَنْ -
22 sebeka öncelendi سَبَقَ سبق
23 aleyhi aleyhine onun عَلَيْهِ -
24 l-kavlu söz الْقَوْلُ قول
25 minhum onlardan مِنْهُمْ -
26 ve la ve وَلَا -
27 tuhatibni hitap etme bana تُخَاطِبْنِي خطب
28 fi فِي -
29 ellezine kimselerde الَّذِينَ -
30 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
31 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
32 mugrakune boğulanlardır مُغْرَقُونَ غرق

Notlar

Not 1: *Nûh'a.**Gözetimimizle.

Ayet 28

2699|23|28|فَإِذَا ٱسْتَوَيْتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى ٱلْفُلْكِ فَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى نَجَّىٰنَا مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
2699|23|28|فاذا استويت انت ومن معك علي الفلك فقل الحمد لله الذي نجينا من القوم الظلمين
28. Fe izesteveyte ente ve men meake alel fulki fe kulil hamdu lillâhillezî neccânâ minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
Öyle ki seviyelendiğin* zaman sen** ve senin** yanındaki kimse gemi üzerine; öyle ki de ki: "Hamd3 Allah’adır; ki kurtarandır bizleri zalim257 kavimden."
Ahmed Samira: 28 And if/when you sat on/tended to and who (is) with you on the ship/ships, so say: ’The praise/gratitude/thanks (is) to God who saved/rescued us from the nation the unjust/oppressive.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe iza öyle ki zaman فَإِذَا -
2 steveyte seviyelendiğin اسْتَوَيْتَ سوي
3 ente sen أَنْتَ -
4 ve men ve kimse وَمَنْ -
5 meake senin yanındaki مَعَكَ -
6 ala üzerine عَلَى -
7 l-fulki gemi الْفُلْكِ فلك
8 fekuli öyle ki de ki فَقُلِ قول
9 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
10 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
11 llezi o ki الَّذِي -
12 neccana kurtardı bizleri نَجَّانَا نجو
13 mine مِنَ -
14 l-kavmi kavimden الْقَوْمِ قوم
15 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *Eşitlendiği zaman, bindiğin zaman.**Nûh.

Ayet 29

2700|23|29|وَقُل رَّبِّ أَنزِلْنِى مُنزَلًا مُّبَارَكًا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْمُنزِلِينَ
2700|23|29|وقل رب انزلني منزلا مباركا وانت خير المنزلين
29. Ve kul rabbi enzilnî munzelen mubâreken ve ente hayrul munzilîn(munzilîne).
Ve de ki: "Rabbim!4 İndir beni bir mübarek139 inişe; ve sensin hayırlısı indirenlerin."
Ahmed Samira: 29 And say: "My Lord, descend me a blessed place of decent, and you are best (of) the senders of the descenders (host)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 enzilni indir beni أَنْزِلْنِي نزل
4 munzelen bir inişe مُنْزَلًا نزل
5 mubaraken bir mübarek مُبَارَكًا برك
6 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
7 hayru hayırlısısın خَيْرُ خير
8 l-munziline indirenlerin الْمُنْزِلِينَ نزل

Ayet 30

2701|23|30|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ
2701|23|30|ان في ذلك لايت وان كنا لمبتلين
30. İnne fî zâlike le âyâtin ve in kunnâ le mubtelîn(mubtelîne).
Doğrusu bundadır* mutlak ayetler237 ve eğer ki olduysak mutlak belalandıranlar256.
Ahmed Samira: 30 That in that (are) evidences/signs (E), and if We were testing (E).

Notlar

Not 1: *Nûh'un gemisinin bereketli topraklar olan Cudi'ye (52o 26' 44'' Doğu boylamı; 24o Kuzey enlemi) oturtulacak olması; onun oturduğu yerin GPS koordinatlarının 2025 yılında Allah'ın izniyle tecelli edeceği ve geminin kalıntılarının yine Allah'ın izniyle bulunacağı bir ayet olacaktır insanlara.

Ayet 31

2702|23|31|ثُمَّ أَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قَرْنًا ءَاخَرِينَ
2702|23|31|ثم انشانا من بعدهم قرنا اخرين
31. Summe enşe’nâ min ba’dihim karnen âharîn(âharîne).
Sonra inşa ettik ardından onların* bağlantılı başka** bir nesil/çağ/dönem1028***.
Ahmed Samira: 31 Then We originated/developed from after them people of one era/generation/century, others.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 enşe'na inşa ettik أَنْشَأْنَا نشا
3 min مِنْ -
4 bea'dihim ardından onların بَعْدِهِمْ بعد
5 karnen bir bağlantılı bir nesil / bir çağ / bir dönem قَرْنًا قرن
6 aharine başka اخَرِينَ اخر

Notlar

Not 1: *Nûh ve gemide olan kimselerin ardı devam etti.**Farklı Y kromozomu mutasyonu taşıyan bir nesil. J-L858 haplogrup dalı ve J-Z640 yan dalıyla.***Karn kelimesi bağlantılı nesilleri işaret eder. Cûdi'ye oturan gemidekilerin nesilleri bölgeye hakim olacaktır. Y kromozom analizleri bunu apaçık göstermiştir.

Ayet 32

2703|23|32|فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ
2703|23|32|فارسلنا فيهم رسولا منهم ان اعبدوا الله ما لكم من اله غيره افلا تتقون
32. Fe erselnâ fîhim resûlen minhum eni’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruh(gayruhu), e fe lâ tettekûn(tettekûne).
Öyle ki gönderdik onlarda* bir resûl418 onlardan** ki "kulluk46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh74 O'nun*** başkası" (diye); öyle ki takvalı21 olmaz mısınız?"
Ahmed Samira: 32 So We sent in (between) them a messenger from them: "That worship God, (there is) no God for you from other than Him, so do you not fear and obey?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe erselna öyle ki gönderdik فَأَرْسَلْنَا رسل
2 fihim onlarda فِيهِمْ -
3 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
4 minhum onlardan مِنْهُمْ -
5 eni ki أَنِ -
6 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
7 llahe Allah'a اللَّهَ -
8 ma yoktur مَا -
9 lekum sizlere لَكُمْ -
10 min hiçbir مِنْ -
11 ilahin ilâh إِلَٰهٍ اله
12 gayruhu O'ndan başka غَيْرُهُ غير
13 efela öyle ki أَفَلَا -
14 tettekune takvalı olmaz mısınız تَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1: *Fi edatı içinde demektir. Nûh'un sahip olduğu J-L858 haplogrup dalı ve İbrahim'in sahip olduğu J-Z640 yan dalıyla ilerleyen erkek soyunun içinde. **Kendilerinden.***Allah'ın.

Ayet 33

2704|23|33|وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱلْءَاخِرَةِ وَأَتْرَفْنَٰهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ
2704|23|33|وقال الملا من قومه الذين كفروا وكذبوا بلقا الاخره واترفنهم في الحيوه الدنيا ما هذا الا بشر مثلكم ياكل مما تاكلون منه ويشرب مما تشربون
33. Ve kâlel meleu min kavmihillezîne keferû ve kezzebû bi likâil âhıreti ve etrafnâhum fîl hayâtid dunyâ mâ hâzâ illâ beşerun mislukum ye’kulu mimmâ te’kulûne minhu yeşrebu mimmâ teşrabûn(teşrabûne).
Ve dedi mele364 kavminden/toplumundan* onun* -kimselerdir (ki) kâfirlik25 ettiler ve yalanladılar ahiret buluşmasını ve lükse sokmuştuk onları dünya hayatında-: "Değildir bu bir beşer dışında misliniz sizlerin (ki) yiyor yediğinizden; ondan**; ve içiyor içtiğinizden."
Ahmed Samira: 33 And the assembly/nobles from his nation those who disbelieved and denied/falsified with meeting the end (other life), and We blessed/luxuriated them in the life the present/worldly life said: "That is not except a human equal to you , he eats from what you eat from it, and he drinks from what you drink."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 l-meleu mele الْمَلَأُ ملا
3 min مِنْ -
4 kavmihi kavminden onun قَوْمِهِ قوم
5 ellezine kimseler الَّذِينَ -
6 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
7 ve kezzebu ve yalanladılar وَكَذَّبُوا كذب
8 bilika'i buluşmasını بِلِقَاءِ لقي
9 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
10 veetrafnahum ve lükse soktuk onlarI وَأَتْرَفْنَاهُمْ ترف
11 fi فِي -
12 l-hayati hayatında الْحَيَاةِ حيي
13 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
14 ma değildir مَا -
15 haza bu هَٰذَا -
16 illa dışında إِلَّا -
17 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
18 mislukum misliniz sizlerin مِثْلُكُمْ مثل
19 ye'kulu yiyor يَأْكُلُ اكل
20 mimma مِمَّا -
21 te'kulune yediklerinizden تَأْكُلُونَ اكل
22 minhu ondan مِنْهُ -
23 ve yeşrabu ve içiyor وَيَشْرَبُ شرب
24 mimma مِمَّا -
25 teşrabune içtiğinizden تَشْرَبُونَ شرب

Notlar

Not 1: *Nûh kavminden sonra gelen Âd kavmi. Akadlar. **Hûd'un.***Yenilenden.

Ayet 34

2705|23|34|وَلَئِنْ أَطَعْتُم بَشَرًا مِّثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَّخَٰسِرُونَ
2705|23|34|ولين اطعتم بشرا مثلكم انكم اذا لخسرون
34. Ve lein eta’tum beşeren mislekum innekum izen le hâsirûn(hâsirûne).
"Ve mutlak ki eğer itaat573 ederseniz bir beşere misli sizlerin; doğrusu sizler o zaman mutlak hüsranlılarsınız."
Ahmed Samira: 34 And if (E) you obeyed a human equal to you , that you are then losers (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve mutlak ki eğer وَلَئِنْ -
2 etaa'tum itaat ederseniz أَطَعْتُمْ طوع
3 beşeran bir beşere بَشَرًا بشر
4 mislekum misli sizlerin مِثْلَكُمْ مثل
5 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
6 izen o zaman إِذًا -
7 lehasirune mutlak hüsranlılarsınız لَخَاسِرُونَ خسر

Ayet 35

2706|23|35|أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنتُمْ تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَنَّكُم مُّخْرَجُونَ
2706|23|35|ايعدكم انكم اذا متم وكنتم ترابا وعظما انكم مخرجون
35. E yaıdukum ennekum izâ mittum ve kuntum turâben ve izâmen ennekum muhracûn(muhracûne).
"Vaat mı ediyor sizlere ki sizler öldürüldüğüz zaman ve olduğunuz (zaman) bir turâbin428 ve kemikler ki sizler çıkarılanlarsınız?"
Ahmed Samira: 35 Does he promise you, that you are if you died and you were dust/earth and bones, that you are being brought out?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eyeidukum vaat mı ediyor sizlere أَيَعِدُكُمْ وعد
2 ennekum ki sizler أَنَّكُمْ -
3 iza zaman إِذَا -
4 mittum öldürüldüğünüz مِتُّمْ موت
5 ve kuntum ve olduğunuz (zaman) وَكُنْتُمْ كون
6 turaben bir turâbin تُرَابًا ترب
7 ve izamen ve kemikler وَعِظَامًا عظم
8 ennekum ki sizler أَنَّكُمْ -
9 muhracune çıkarılanlarsınız مُخْرَجُونَ خرج

Ayet 36

2707|23|36|هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ
2707|23|36|هيهات هيهات لما توعدون
36. Heyhâte heyhâte limâ tûadûn(tûadûne).
"Heyhât1174! Heyhât1174! Vaat edilene sizlere."
Ahmed Samira: 36 How far/how impossible ? How far/how impossible to what you are being promised?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 heyhate Heyhât! هَيْهَاتَ -
2 heyhate Heyhât! هَيْهَاتَ -
3 lima لِمَا -
4 tuadune size vaat edilene sizlere تُوعَدُونَ وعد

Ayet 37

2708|23|37|إِنْ هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ
2708|23|37|ان هي الا حياتنا الدنيا نموت ونحيا وما نحن بمبعوثين
37. İn hiye illâ hayâtuned dunyâ nemûtu ve nahyâ ve mâ nahnu bi meb’ûsîn(meb’ûsîne).
"Değildir o dünya hayatımız dışında; ölürüz ve hayat buluruz; ve değiliz bizler diriltilenler."
Ahmed Samira: 37 That truly it is except our life the present/worldly life, we die, and we live, and we are not with being resurrected/revived.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in değildir إِنْ -
2 hiye o هِيَ -
3 illa dışında إِلَّا -
4 hayatuna hayatımız حَيَاتُنَا حيي
5 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
6 nemutu ölürüz نَمُوتُ موت
7 ve nehya ve hayat buluruz وَنَحْيَا حيي
8 ve ma ve değiliz وَمَا -
9 nehnu bizler نَحْنُ -
10 bimeb'usine diriltilenler بِمَبْعُوثِينَ بعث

Ayet 38

2709|23|38|إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُۥ بِمُؤْمِنِينَ
2709|23|38|ان هو الا رجل افتري علي الله كذبا وما نحن له بمومنين
38. İn huve illâ raculunifterâ alâllâhi keziben ve mâ nahnu lehu bi mu’minîn(mu’minîne).
"Değildir o* bir adam dışında (ki) iftira402 attı Allah üzerine bir yalanı; ve değiliz bizler ona** müminler27."
Ahmed Samira: 38 That he is except a man he fabricated/cut and split on (about) God lies/falsifications , and we are not to him with believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in değildir إِنْ -
2 huve o هُوَ -
3 illa dışında إِلَّا -
4 raculun bir adam (ki) رَجُلٌ رجل
5 ftera iftira atar افْتَرَىٰ فري
6 ala üzerine عَلَى -
7 llahi Allah اللَّهِ -
8 keziben bir yalanı كَذِبًا كذب
9 ve ma ve değiliz وَمَا -
10 nehnu bizler نَحْنُ -
11 lehu ona لَهُ -
12 bimu'minine müminler بِمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Hûd.**Hûd'a.

Ayet 39

2710|23|39|قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ
2710|23|39|قال رب انصرني بما كذبون
39. Kâle rabbinsurnî bimâ kezzebûn(kezzebûni).
Dedi*: "Rabbim4! Yardım et bana yalanlamalarına (karşı) beni."
Ahmed Samira: 39 He said: "My Lord, give me victory/aid because (of) what they denied me ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
3 nsurni yardım et bana انْصُرْنِي نصر
4 bima بِمَا -
5 kezzebuni yalanlamalarına (karşı) كَذَّبُونِ كذب

Notlar

Not 1: *Hûd.

Ayet 40

2711|23|40|قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَّيُصْبِحُنَّ نَٰدِمِينَ
2711|23|40|قال عما قليل ليصبحن ندمين
40. Kâle ammâ kalîlin le yusbihunne nâdimîn(nâdimîne).
Dedi*: "Amma ki birazdır**; mutlak sabahlarlar nâdim1175 (olarak)"
Ahmed Samira: 40 He said: "On what little (shortly) they (will) become/become in the morning regretful/remorseful ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 amma amama ki عَمَّا -
3 kalilin birazdır قَلِيلٍ قلل
4 leyusbihunne mutlak sabahlarlar لَيُصْبِحُنَّ صبح
5 nadimine bir nâdim (olarak) نَادِمِينَ ندم

Notlar

Not 1: *Allah.**Az kaldı.

Ayet 41

2712|23|41|فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ بِٱلْحَقِّ فَجَعَلْنَٰهُمْ غُثَآءً فَبُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
2712|23|41|فاخذتهم الصيحه بالحق فجعلنهم غثا فبعدا للقوم الظلمين
41. Fe ehazethumus sayhatu bil hakkı fe cealnâhum gusâen, fe bu’den lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
Öyle ki tuttu onları* sayha839 hakla/gerçekle; öyle ki yaptık onları bir gusâ840; öyle ki bir uzaklıktır* zalimler257 kavmine/toplumuna.
Ahmed Samira: 41 So the loud strong cry/torture raid punished/took them with the truth , so We made them rotten/useless , so a destruction/curse to the nation the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feehazethumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَتْهُمُ اخذ
2 s-sayhatu sayha الصَّيْحَةُ صيح
3 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
4 fe cealnahum öyle ki yaptık onları فَجَعَلْنَاهُمْ جعل
5 gusa'en bir gusâ غُثَاءً غثو
6 febua'den öyle ki uzaklık فَبُعْدًا بعد
7 lilkavmi kavimle لِلْقَوْمِ قوم
8 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *Âd kavmini/Akadları.**Zalimler kavmi Allah'ın rahmetinden uzak tutuldu.

Ayet 42

2713|23|42|ثُمَّ أَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قُرُونًا ءَاخَرِينَ
2713|23|42|ثم انشانا من بعدهم قرونا اخرين
42. Summe enşe’nâ min ba’dihim kurûnen âharîn(âharîne).
Sonra inşa ettik onlardan sonra öteki karınlar*.
Ahmed Samira: 42 Then We originated/developed from after them generations/peoples of eras/centuries, others.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 enşe'na inşa ettik أَنْشَأْنَا نشا
3 min مِنْ -
4 bea'dihim onlardan sonra بَعْدِهِمْ بعد
5 kurunen karınlar قُرُونًا قرن
6 aharine öteki اخَرِينَ اخر

Notlar

Not 1: *Nesiller.

Ayet 43

2714|23|43|مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ
2714|23|43|ما تسبق من امه اجلها وما يستخرون
43. Mâ tesbiku min ummetin ecelehâ ve mâ yeste’hırûn(yeste’hırûne).
Önceler* değildir hiçbir ümmet305 kendi ecelini; ve öteler** değildir.
Ahmed Samira: 43 None from a nation precedes its term/time and they do not delay/lag behind.239

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 tesbiku önceler تَسْبِقُ سبق
3 min hiçbir مِنْ -
4 ummetin ümmet أُمَّةٍ امم
5 eceleha kendi ecelini أَجَلَهَا اجل
6 ve ma ve değildir وَمَا -
7 yeste'hirune öteler يَسْتَأْخِرُونَ اخر

Notlar

Not 1: *Öne çıkarır.**Erteler.

Ayet 44

2715|23|44|ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَا كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةً رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُم بَعْضًا وَجَعَلْنَٰهُمْ أَحَادِيثَ فَبُعْدًا لِّقَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ
2715|23|44|ثم ارسلنا رسلنا تترا كل ما جا امه رسولها كذبوه فاتبعنا بعضهم بعضا وجعلنهم احاديث فبعدا لقوم لا يومنون
44. Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).
Sonra gönderdik resûllerimizi418 peş peşe; her bir geleni bir ümmete305 kendi resûlü418 (olarak) (ki) yalanladılar onu*; öyle ki tabi ettik onların bir kısmını** bir kısma; ve yaptık onları hadisler***; öyle ki bir uzaklıktır**** bir kavme/topluma (ki) iman47 etmezler.
Ahmed Samira: 44 Then We sent Our messengers successively/periodically , whenever a nation its messenger came to it, they denied him , so We made some of them follow some, and We made them information , so a destruction/curse to a nation they do not believe.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 rusulena resûllerimizi رُسُلَنَا رسل
4 tetra peş peşe تَتْرَىٰ وتر
5 kulle her bir كُلَّ كلل
6 ma مَا -
7 ca'e geleni جَاءَ جيا
8 ummeten bir ümmete أُمَّةً امم
9 rasuluha kendi resûlü رَسُولُهَا رسل
10 kezzebuhu yalanladılar onu كَذَّبُوهُ كذب
11 feetbea'na öyle ki tabi ettik فَأَتْبَعْنَا تبع
12 bea'dehum kısmını onların بَعْضَهُمْ بعض
13 bea'dan bir kısma بَعْضًا بعض
14 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
15 ehadise hadisler أَحَادِيثَ حدث
16 febua'den öyle ki bir uzaklıktır فَبُعْدًا بعد
17 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
18 la لَا -
19 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1: *Kendi resûllerini.**Onlardan bir kısım başka bir kısma tabi olur. ***Sonraki nesiller onlar hakkında söylentiler söylediler. ****Zalimler kavmi Allah'ın rahmetinden uzak tutuldu.

Ayet 45

2716|23|45|ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَٰرُونَ بِـَٔايَٰتِنَا وَسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ
2716|23|45|ثم ارسلنا موسي واخاه هرون بايتنا وسلطن مبين
45. Summe erselnâ mûsâ ve ehâhu hârûne bi âyâtinâ ve sultânin mubîn(mubînin).
Sonra gönderdik Mûsâ'yı ve kardeşi Hârûn'u ayetlerimizle677; ve bir apaçık sultân660 (-la).
Ahmed Samira: 45 Then We sent Moses and his brother Aaron, with Our verses/evidences and an evident proof/evidence .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 musa Mûsâ'yı مُوسَىٰ -
4 ve ehahu ve kardeşi وَأَخَاهُ اخو
5 harune Hârûn'u هَارُونَ -
6 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
7 ve sultanin ve bir sultânla وَسُلْطَانٍ سلط
8 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Ayet 46

2717|23|46|إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا عَالِينَ
2717|23|46|الي فرعون وملايه فاستكبروا وكانوا قوما عالين
46. İlâ fir’avne ve meleihî festekberû ve kânû kavmen âlîn(âlîne).
Firavuna678 ve melesine364 doğru; öyle ki kibirlendiler*; ve oldular ululaşan** bir kavim/toplum.
Ahmed Samira: 46 To Pharaoh, and his nobles/assembly , so they became arrogant and they were a high and mighty nation.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ila doğru إِلَىٰ -
2 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
3 ve meleihi ve melesine onun وَمَلَئِهِ ملا
4 festekberu öyleki kibirlendiler فَاسْتَكْبَرُوا كبر
5 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
6 kavmen bir kavim قَوْمًا قوم
7 aaline yücelmiş عَالِينَ علو

Notlar

Not 1: *Büyüklendiler.**Yücelmiş.

Ayet 47

2718|23|47|فَقَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَٰبِدُونَ
2718|23|47|فقالوا انومن لبشرين مثلنا وقومهما لنا عبدون
47. Fe kâlû e nu’minu li beşereyni mislinâ ve kavmuhumâ lenâ âbidûn(âbidûne).
Öyle ki dediler*: "İman47 eder miyiz iki beşere432 mislimiz870 bizim ve ikisinin kavmi/toplumu bizlere1176 kulluk46 edenlerdir?"
Ahmed Samira: 47 So they said: "Do we believe to two humans equal to us , and their (B)’s nation (are) to us worshipping?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
2 enu'minu iman eder miyiz أَنُؤْمِنُ امن
3 libeşerayni iki beşere لِبَشَرَيْنِ بشر
4 mislina mislimiz bizim مِثْلِنَا مثل
5 vekavmuhuma ve kavmi/toplumu ikisinin وَقَوْمُهُمَا قوم
6 lena bizlere لَنَا -
7 aabidune kulluk edenlerdir عَابِدُونَ عبد

Notlar

Not 1: *Firavun ve melesi.

Ayet 48

2719|23|48|فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْلَكِينَ
2719|23|48|فكذبوهما فكانوا من المهلكين
48. Fe kezzebûhumâ fe kânû minel muhlekîn(muhlekîne).
Öyle ki yalanladılar ikisini*; öyle ki oldular** helak edilenlerden.
Ahmed Samira: 48 So they denied them (B) , so they were from the perished/destroyed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekezzebuhuma öyle ki yalanladılar ikisini فَكَذَّبُوهُمَا كذب
2 fe kanu öyle ki oldular فَكَانُوا كون
3 mine مِنَ -
4 l-muhlekine helak edilenlerden الْمُهْلَكِينَ هلك

Notlar

Not 1: *Mûsâ ve Hârûn'u.**Firavun ve melesi.

Ayet 49

2720|23|49|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
2720|23|49|ولقد اتينا موسي الكتب لعلهم يهتدون
49. Ve lekad âteynâ mûsel kitâbe leallehum yehtedûn(yehtedûne).
Ve ant olsun verdik Mûsâ’ya kitabı*; belki onlar** kılavuzlanırlar192.
Ahmed Samira: 49 And We had given/brought to Moses The Book , maybe/perhaps they be guided.

Notlar

Not 1: *Tevrât'ı. Tevrât kitabı indirildiğinde bir zeburdu. Taş yazıtlardaydı. Sonradan kırtasiye haline getirildi.**İsrâîloğulları.

Ayet 50

2721|23|50|وَجَعَلْنَا ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةً وَءَاوَيْنَٰهُمَآ إِلَىٰ رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ
2721|23|50|وجعلنا ابن مريم وامه ايه واوينهما الي ربوه ذات قرار ومعين
50. Ve cealnebne meryeme ve ummehû âyeten ve âveynâhumâ ilâ rabvetin zâti karârin ve maîn(maînin).
Ve yaptık Meryem oğlunu* ve annesini** onun*** bir ayet287; ve sığındırdık ikisini bir karar sahibi ve gözlü**** bir terbiyeliye**** doğru.
Ahmed Samira: 50 And We made Mary’s son and his mother, an evidence/sign , and We sheltered them (B) to an elevated ground/hill of (with a) bottom and flowing easily and plentifully.

Notlar

Not 1: *Îsâ'yı.**Meryem'i.***Îsâ'nın.****Pınar, gözeli.****Artmış, adım adım büyümüş, gelişmiş, olgunlaşmış, yükselmiş.

Ayet 51

2722|23|51|يَٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُوا۟ مِنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَٱعْمَلُوا۟ صَٰلِحًا إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ
2722|23|51|يايها الرسل كلوا من الطيبت واعملوا صلحا اني بما تعملون عليم
51. Yâ eyyuher rusulu kulû minet tayyibâti va’melû sâlihâ(sâlihan), innî bimâ ta’melûne alîm(alîmun).
Ey resûller418! Yiyin iyilerden; ve yapın bir sâlih777; doğrusu ben yaptıklarınıza bir Alîm’im8.
Ahmed Samira: 51 You, you the messengers, eat from the goodnesses , and make/do correct/righteous deeds, that I am with what you make/do knowledgeable.

Ayet 52

2723|23|52|وَإِنَّ هَٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَأَنَا۠ رَبُّكُمْ فَٱتَّقُونِ
2723|23|52|وان هذه امتكم امه وحده وانا ربكم فاتقون
52. Ve inne hâzihî ummetukum ummeten vâhıdeten ve ene rabbukum fettekûn(fettekûni).
Ve doğrusu bu* ümmetiniz305 tek bir ümmettir305; ve ben Rabbinizim4; öyle ki takvalı21 olun bana.
Ahmed Samira: 52 And that this (is) your nation, one nation and I am your Lord so fear and obey Me.

Notlar

Not 1: *Homo Sapiens.

Ayet 53

2724|23|53|فَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ
2724|23|53|فتقطعوا امرهم بينهم زبرا كل حزب بما لديهم فرحون
53. Fe tekattaû emrehum beynehum zuburâ(zuburan), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).
Kestiler* emirlerini aralarında zeburlar** (olarak); her bir hizip1177 yanındakiyle ferahlayanlardır.
Ahmed Samira: 53 So they separated their matter/affair (into) pieces every/each group/party with what (is) at them, they are happy/delighted .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetekattau kestiler فَتَقَطَّعُوا قطع
2 emrahum emirlerini أَمْرَهُمْ امر
3 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
4 zuburan zeburlar (olarak) زُبُرًا زبر
5 kullu her bir كُلُّ كلل
6 hizbin hizip حِزْبٍ حزب
7 bima بِمَا -
8 ledeyhim yanındakiyle لَدَيْهِمْ -
9 ferihune ferahlayanlardır فَرِحُونَ فرح

Notlar

Not 1: *Her birinin emri başka emir oldu, ayrıldı.**Sözde ilâhların sözde emirlerini içeren taş yazıtlar.

Ayet 54

2725|23|54|فَذَرْهُمْ فِى غَمْرَتِهِمْ حَتَّىٰ حِينٍ
2725|23|54|فذرهم في غمرتهم حتي حين
54. Fe zerhum fî gamratihim hattâ hîn(hînin).
Öyle ki bırak onları gamralarında1178 ta ki bir süreye.
Ahmed Samira: 54 So leave them in their ignorance/hatred until a time/period of time.

Ayet 55

2726|23|55|أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُم بِهِۦ مِن مَّالٍ وَبَنِينَ
2726|23|55|ايحسبون انما نمدهم به من مال وبنين
55. E yahsebûne ennemâ numidduhum bihî min mâlin ve benîn(benîne).
Düşünürler* mi yaydığımızı/genişlettiğimizi onlara kendisiyle bir maldan ve oğullardan?
Ahmed Samira: 55 Do they think/suppose that We extend/spread them with it from property/possession/wealth and sons/sons and daughters?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eyehsebune düşünürler mi أَيَحْسَبُونَ حسب
2 ennema ki أَنَّمَا -
3 numidduhum yaydığımızı/genişlettiğimizi onlara نُمِدُّهُمْ مدد
4 bihi onunla بِهِ -
5 min مِنْ -
6 malin bir maldan مَالٍ مول
7 ve benine ve oğullar (-dan) وَبَنِينَ بني

Notlar

Not 1: *Hesap ederler mi?

Ayet 56

2727|23|56|نُسَارِعُ لَهُمْ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ بَل لَّا يَشْعُرُونَ
2727|23|56|نسارع لهم في الخيرت بل لا يشعرون
56. Nusâriu lehum fîl hayrât(hayrâti) bel lâ yeş’urûn(yeş’urûne).
Serileşiriz* onlara hayırlarda; evet! Şuurlanmazlar.
Ahmed Samira: 56 We rush/quicken for them in the goodnesses/generosity, but they do not feel/know/sense.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 nusariu serileşiriz نُسَارِعُ سرع
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 fi فِي -
4 l-hayrati hayırlarda الْخَيْرَاتِ خير
5 bel evet بَلْ -
6 la لَا -
7 yeş'urune şuurlanmazlar يَشْعُرُونَ شعر

Notlar

Not 1: *Çabuklaşmak, hızlanmak.

Ayet 57

2728|23|57|إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنْ خَشْيَةِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ
2728|23|57|ان الذين هم من خشيه ربهم مشفقون
57. İnnellezîne hum min haşyeti rabbihim muşfikûn(muşfikûne).
Doğrusu kimselerdir (ki) onlar haşyetinden53 Rablerinin4 müşfiktir1180.
Ahmed Samira: 57 That those who, they are from their Lord’s fearing cautious/compassionate .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
3 hum onlar هُمْ -
4 min مِنْ -
5 haşyeti haşyetinden خَشْيَةِ خشي
6 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
7 muşfikune müşfik مُشْفِقُونَ شفق

Ayet 58

2729|23|58|وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ
2729|23|58|والذين هم بايت ربهم يومنون
58. Vellezîne hum bi âyâti rabbihim yu’minûn(yu’minûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerinin4 ayetlerine454 iman47 ederler.
Ahmed Samira: 58 And those who, they are with their Lord’s verses/evidences believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler ki وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
4 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
5 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Ayet 59

2730|23|59|وَٱلَّذِينَ هُم بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ
2730|23|59|والذين هم بربهم لا يشركون
59. Vellezîne hum bi rabbihim lâ yuşrikûn(yuşrikûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerine4 şirk71 koşmazlar.
Ahmed Samira: 59 And those who, they are with their Lord, they do not share/make partners.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
4 la لَا -
5 yuşrikune şirk koşmazlar يُشْرِكُونَ شرك

Ayet 60

2731|23|60|وَٱلَّذِينَ يُؤْتُونَ مَآ ءَاتَوا۟ وَّقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَىٰ رَبِّهِمْ رَٰجِعُونَ
2731|23|60|والذين يوتون ما اتوا وقلوبهم وجله انهم الي ربهم رجعون
60. Vellezîne yu’tûne mâ âtev ve kulûbuhum veciletun ennehum ilâ rabbihim râciûn(râciûne).
Ve kimselerdir (ki) verirler* verdiklerini; ve kalpleri onların bir veciledir1179; ki onlar Rablerine4 doğru geri dönenlerdir.
Ahmed Samira: 60 And those who give/bring what they gave/brought, and their hearts/minds (are) afraid/apprehensive that they are to their Lord returning.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 yu'tune verirler يُؤْتُونَ اتي
3 ma مَا -
4 atev verdiklerini اتَوْا اتي
5 vekulubuhum ve kalpleri onların وَقُلُوبُهُمْ قلب
6 veciletun bir veciledir وَجِلَةٌ وجل
7 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
8 ila doğru إِلَىٰ -
9 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
10 raciune geri dönenlerdir رَاجِعُونَ رجع

Notlar

Not 1: *Zekât, infak. Verilecek şeyler.

Ayet 61

2732|23|61|أُو۟لَٰٓئِكَ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَهُمْ لَهَا سَٰبِقُونَ
2732|23|61|اوليك يسرعون في الخيرت وهم لها سبقون
61. Ulâike yusâriûne fîl hayrâti ve hum lehâ sâbikûn(sâbikûne).
İşte bunlar*; serileşirler** hayırlarda ve onlar* ona*** sâbıklardır775.
Ahmed Samira: 61 Those, they speed/rush in the goodnesses/generosity, and they are to it racing/surpassing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 yusariune serileşirler يُسَارِعُونَ سرع
3 fi فِي -
4 l-hayrati hayırlarda الْخَيْرَاتِ خير
5 ve hum ve onlar وَهُمْ -
6 leha ona لَهَا -
7 sabikune sâbıklardır سَابِقُونَ سبق

Notlar

Not 1: *Müminler.**Çabuklaşırlar, hızlanırlar.***Hayırlarda.

Ayet 62

2733|23|62|وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَٰبٌ يَنطِقُ بِٱلْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
2733|23|62|ولا نكلف نفسا الا وسعها ولدينا كتب ينطق بالحق وهم لا يظلمون
62. Ve lâ nukellifu nefsen illâ vus’ahâ ve ledeynâ kitâbun yantıku bil hakkı ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).
Ve mükellef kılmayız bir nefsi201 onun* kuşattığı dışında; ve yanımızdadır bir kitap** (ki) nutuk1181 eder hakla/gerçekle; ve onlar zulmedilmezler257.
Ahmed Samira: 62 And We do not burden/impose (on) a self except its endurance/capacity and at Us (is) a Book (it) speaks/clarifies with the truth , and they are not being caused injustice to/oppressed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 nukellifu mükellef kılmayız نُكَلِّفُ كلف
3 nefsen bir nefsi نَفْسًا نفس
4 illa dışında إِلَّا -
5 vus'aha kuşattığı onun وُسْعَهَا وسع
6 veledeyna ve yanımızdadır وَلَدَيْنَا -
7 kitabun bir kitap كِتَابٌ كتب
8 yentiku nutuk eder يَنْطِقُ نطق
9 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
10 ve hum ve onlara وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yuzlemune zulmedilmez يُظْلَمُونَ ظلم

Notlar

Not 1: *Nefsin.**Yüce Allah'ın indinde olan bu kitap/yazıt yapıp edilen her ne varsa apaçık deklere eder.

Ayet 63

2734|23|63|بَلْ قُلُوبُهُمْ فِى غَمْرَةٍ مِّنْ هَٰذَا وَلَهُمْ أَعْمَٰلٌ مِّن دُونِ ذَٰلِكَ هُمْ لَهَا عَٰمِلُونَ
2734|23|63|بل قلوبهم في غمره من هذا ولهم اعمل من دون ذلك هم لها عملون
63. Bel kulûbuhum fî gamratin min hâzâ ve lehum a’mâlun min dûni zâlike hum lehâ âmilûn(âmilûne).
Evet! Kalpleri onların bir gamrattadır1178 bundan; ve onlaradır ameller1072 astından bunun; onlar onu yapanlardır1072.
Ahmed Samira: 63 But their hearts/minds (are) in ignorance/intensity from this, and for them (are) deeds other than that, they are to it doing/working .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 kulubuhum kalpleri onların قُلُوبُهُمْ قلب
3 fi فِي -
4 gamratin gamrattadır غَمْرَةٍ غمر
5 min مِنْ -
6 haza bundan هَٰذَا -
7 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
8 ea'malun ameller أَعْمَالٌ عمل
9 min مِنْ -
10 duni astından دُونِ دون
11 zalike bunun ذَٰلِكَ -
12 hum onlar هُمْ -
13 leha onu لَهَا -
14 aamilune amel edenlerdir عَامِلُونَ عمل

Ayet 64

2735|23|64|حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِم بِٱلْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَ
2735|23|64|حتي اذا اخذنا مترفيهم بالعذاب اذا هم يجرون
64. Hattâ izâ ehaznâ mutrafîhim bil âzâbi izâ hum yec’erûn(yec’erûne).
Ta ki tuttuğumuz zaman lüksleştirilmişlerini* azapla; (o) zaman onlar böğürürler**.
Ahmed Samira: 64 Until when We took/punished their luxuriated ungrateful and arrogant with the torture, then, where/when they cry aloud and humbly/pray.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 ehazna tuttuğumuz أَخَذْنَا اخذ
4 mutrafihim lüksleştirilmişlerini مُتْرَفِيهِمْ ترف
5 bil-azabi azapla بِالْعَذَابِ عذب
6 iza zaman إِذَا -
7 hum onlar هُمْ -
8 yecerune böğürürler يَجْأَرُونَ جار

Notlar

Not 1: *Lüksleştirilmiş, şatafata girdirilmiş hayatlarını. Pasif bir isim kelimesi olarak gelmektedir.**Derinden gelen, yüksek ve güçlü ses. İnlemek, böğürmek.

Ayet 65

2736|23|65|لَا تَجْـَٔرُوا۟ ٱلْيَوْمَ إِنَّكُم مِّنَّا لَا تُنصَرُونَ
2736|23|65|لا تجروا اليوم انكم منا لا تنصرون
65. Lâ tec’erûl yevme innekum minnâ lâ tunsarûn(tunsarûne).
Böğürmeyin* bugün; doğrusu sizlere bizden yardım edilmez.
Ahmed Samira: 65 Do not cry aloud and humbly/pray the day/today, that you are from Us not being given victory/aid.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 teceru böğürmeyin تَجْأَرُوا جار
3 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
4 innekum doğrusu sizlere إِنَّكُمْ -
5 minna bizden مِنَّا -
6 la لَا -
7 tunsarune yardım edilmez تُنْصَرُونَ نصر

Notlar

Not 1: *Derinden gelen, yüksek ve güçlü ses. İnlemek, böğürmek.

Ayet 66

2737|23|66|قَدْ كَانَتْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَكُنتُمْ عَلَىٰٓ أَعْقَٰبِكُمْ تَنكِصُونَ
2737|23|66|قد كانت ايتي تتلي عليكم فكنتم علي اعقبكم تنكصون
66. Kad kânet âyâtî tutlâ aleykum fe kuntum alâ a’kâbikum tenkisûn(tenkisûne).
Muhakkak ki olmuştu ayetlerim454 (ki) tilâvet874 edilir üzerinize; öyle ki oldunuz topuklarınız üzere geri çevriliyorlar.
Ahmed Samira: 66 My verses/evidences had been read/recited on (to) you, so you were on your heels returning/withdrawing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak ki قَدْ -
2 kanet oldu كَانَتْ كون
3 ayati ayetlerim ايَاتِي ايي
4 tutla tilavet edilir تُتْلَىٰ تلو
5 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
6 fekuntum öyle ki oldunuz فَكُنْتُمْ كون
7 ala üzere عَلَىٰ -
8 ea'kabikum topuklarınız أَعْقَابِكُمْ عقب
9 tenkisune geri çevriliyorlar تَنْكِصُونَ نكص

Ayet 67

2738|23|67|مُسْتَكْبِرِينَ بِهِۦ سَٰمِرًا تَهْجُرُونَ
2738|23|67|مستكبرين به سمرا تهجرون
67. Mustekbirîne bihî sâmiran tehcurûn(tehcurûne).
Kibirlenenler (olarak) ona* bir gece sohbeti** uzaklaşırsınız/ayrılırsınız***.
Ahmed Samira: 67 Arrogantly conversing at night, you speak disgustedly/obscenely with (about) it.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 mustekbirine kibirlenenler (olarak) مُسْتَكْبِرِينَ كبر
2 bihi ona بِهِ -
3 samiran bir gece sohbeti سَامِرًا سمر
4 tehcurune uzaklaşırsınız/ayrılırsınız تَهْجُرُونَ هجر

Notlar

Not 1: *Kur'ân'a.**Anlarız ki gece sohbetlerinde bu kimseler şerefli Kur'an'dan uzaklaşmıştır. ***Kur'an'dan ayrılma, çıkma, terk etme.

Ayet 68

2739|23|68|أَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا۟ ٱلْقَوْلَ أَمْ جَآءَهُم مَّا لَمْ يَأْتِ ءَابَآءَهُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
2739|23|68|افلم يدبروا القول ام جاهم ما لم يات اباهم الاولين
68. E fe lem yeddebberûl kavle em câehum mâ lem ye’ti âbâehumul evvelîn(evvelîne).
Öyle ki hiç tedbir* almazlar mı kavle/söze** ya da geldi onlara asla gelmeyen evvelki babalarına/atalarına?
Ahmed Samira: 68 Did they not consider/regulate the word/opinion and belief ? Or came to them what did not come (to) their fathers, the first/beginners?240

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
2 yeddebberu tedbir almazlar mı يَدَّبَّرُوا دبر
3 l-kavle kavli/sözü الْقَوْلَ قول
4 em ya da أَمْ -
5 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
6 ma مَا -
7 lem asla لَمْ -
8 ye'ti gelmeyen يَأْتِ اتي
9 aba'ehumu babalarına/atalarına ابَاءَهُمُ ابو
10 l-evveline evvelkiler الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *Önceden planlamak, yönetmek, tasarlamak. Kur'an bir zikirdir. Uyarıcıdır. Tedbirli olmak için ayetleri iyi anlamak gereklidir.**Şerefli Kur'ân'a.

Ayet 69

2740|23|69|أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا۟ رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُۥ مُنكِرُونَ
2740|23|69|ام لم يعرفوا رسولهم فهم له منكرون
69. Em lem ya’rifû resûlehum fe hum lehu munkirûn(munkirûne).
Ya da hiç arif olmazlar* mı resûllerine418; öyle ki onlar onu** inkar edenlerdir***.
Ahmed Samira: 69 Or they did not know (recognize) their messenger, so they are to him denying/ignoring?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 lem hiç لَمْ -
3 yea'rifu arif olmazlar mı يَعْرِفُوا عرف
4 rasulehum resûllerine رَسُولَهُمْ رسل
5 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
6 lehu onu لَهُ -
7 munkirune inkar edenlerdir مُنْكِرُونَ نكر

Notlar

Not 1: *Tanımazlar mı?**Resûlü.***İçlerinden çıkan resûlün apaçık delillerini tanımlarına rağmen inkar etmeyi seçerler.

Ayet 70

2741|23|70|أَمْ يَقُولُونَ بِهِۦ جِنَّةٌۢ بَلْ جَآءَهُم بِٱلْحَقِّ وَأَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَٰرِهُونَ
2741|23|70|ام يقولون به جنه بل جاهم بالحق واكثرهم للحق كرهون
70. Em yekûlûne bihî cinneh(cinnetun), bel câehum bil hakkı ve ekseruhum lil hakkı kârihûn(kârihûne).
Ya da derler: "Onunladır* bir cinnet**"; evet! Geldi*** onlara hakla/gerçekle; ve ekserisi onların hakka/gerçeğe**** kerhenlerdir697.
Ahmed Samira: 70 Or they say: "With him (is) insanity/madness." But he came to them with the truth , and most of them to the truth (are) hating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 yekulune derler يَقُولُونَ قول
3 bihi onunladır بِهِ -
4 cinnetun bir cinnet جِنَّةٌ جنن
5 bel evet بَلْ -
6 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
7 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
8 veekseruhum ve ekserisi onların وَأَكْثَرُهُمْ كثر
9 lilhakki hakka/gerçeğe لِلْحَقِّ حقق
10 karihune kerhenlerdir كَارِهُونَ كره

Notlar

Not 1: *Resûlledir.**Aklı örtülmüşlük, bir mecnunluk, bir delilik.***Resûl.****Hak/gerçeğe uymak işlerine gelmez.

Ayet 71

2742|23|71|وَلَوِ ٱتَّبَعَ ٱلْحَقُّ أَهْوَآءَهُمْ لَفَسَدَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ بَلْ أَتَيْنَٰهُم بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَن ذِكْرِهِم مُّعْرِضُونَ
2742|23|71|ولو اتبع الحق اهواهم لفسدت السموت والارض ومن فيهن بل اتينهم بذكرهم فهم عن ذكرهم معرضون
71. Ve levittebeal hakku ehvâehum le fesedetis semâvâtu vel ardu ve men fî hinn(hinne), bel eteynâhum bi zikrihim fe hum an zikrihim mu’ridûn(mu’ridûne).
Ve şayet tabi olsaydı hak/gerçek** hevalarına278 onların; mutlak fesada265 uğrardı gökler162 ve yer; ve ikisindeki kimseler; evet! Geldik zikirleriyle78*; öyle ki onlar zikirlerinden78* yüz çevirenlerdir.
Ahmed Samira: 71 And if the truth followed their self attractions for desires , the skies/space and the earth/Planet Earth and who (is) in them (B) would have (been) corrupted/destroyed , but We came/brought to them with their reminder, so they are from their reminder objecting/opposing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velevi velev/şayet وَلَوِ -
2 ttebea tabi olsaydı اتَّبَعَ تبع
3 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
4 ehva'ehum hevâlarına onların أَهْوَاءَهُمْ هوي
5 lefesedeti mutlak fesada uğrardı لَفَسَدَتِ فسد
6 s-semavatu gökler السَّمَاوَاتُ سمو
7 vel'erdu ve yer وَالْأَرْضُ ارض
8 ve men ve kimseler وَمَنْ -
9 fihinne ikisindeki فِيهِنَّ -
10 bel evet! بَلْ -
11 eteynahum geldik أَتَيْنَاهُمْ اتي
12 bizikrihim zikirleriyle بِذِكْرِهِمْ ذكر
13 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
14 an عَنْ -
15 zikrihim zikirlerinden ذِكْرِهِمْ ذكر
16 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1: *Hak/gerçek hiç kimsenin hevâsına tabi olmaz. Aksi halde göklerdeki ve yerdeki düzen bozulur. **Kutsal kitaplar; Kur'ân.

Ayet 72

2743|23|72|أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ
2743|23|72|ام تسلهم خرجا فخراج ربك خير وهو خير الرزقين
72. Em tes’eluhum harcen fe haracu rabbike hayrun ve huve hayrur râzikîn(râzikîne).
Ya da sual edersin* onlara bir harç1183; öyle ki harcı1183 (senin) Rabbinin4 bir hayırdır; ve O** hayırlısıdır rızıklandıranların.
Ahmed Samira: 72 Or you ask/question them (for) a royalty/retainer , so your Lord’s royalty/retainer (is) best , and He is the provider’s best .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 teseluhum sual edersin onlara تَسْأَلُهُمْ سال
3 harcen bir harç خَرْجًا خرج
4 feharacu öyle ki haracı فَخَرَاجُ خرج
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
7 ve huve ve O وَهُوَ -
8 hayru hayırlısıdır خَيْرُ خير
9 r-razikine rızıklandıranların الرَّازِقِينَ رزق

Notlar

Not 1: *Sorarsın.**Allah.

Ayet 73

2744|23|73|وَإِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
2744|23|73|وانك لتدعوهم الي صرط مستقيم
73. Ve inneke le ted’ûhum ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Ve doğrusu sen* mutlak davet edersin** onları dosdoğru bir yola124 doğru.
Ahmed Samira: 73 And that you call them to a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inneke ve doğrusu sen وَإِنَّكَ -
2 leted'uhum mutlak davet edersin onları لَتَدْعُوهُمْ دعو
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
5 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Çağırırsın.

Ayet 74

2745|23|74|وَإِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ عَنِ ٱلصِّرَٰطِ لَنَٰكِبُونَ
2745|23|74|وان الذين لا يومنون بالاخره عن الصرط لنكبون
74. Ve innellezîne lâ yu’minûne bil âhıreti anis sırâtı le nâkibûn(nâkibûne).
Ve doğrusu kimselerdir (ki) iman47 etmezler ahirete*; yoldan124 mutlak sapanlardır.
Ahmed Samira: 74 And that those who do not believe with the end (other life) are from the road/way deviating/siding away (E) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 la لَا -
4 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
5 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
6 ani عَنِ -
7 s-sirati yoldan الصِّرَاطِ صرط
8 lenakibune mutlak sapanlardır لَنَاكِبُونَ نكب

Notlar

Not 1: *Ahirete iman cennetlere girmenin 2. şartıdır. 1. şart Yüce Allah'a şirksiz iman etmektir. 3. şart ise sâlihâtı yapmaktır.

Ayet 75

2746|23|75|وَلَوْ رَحِمْنَٰهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّ لَّلَجُّوا۟ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ
2746|23|75|ولو رحمنهم وكشفنا ما بهم من ضر للجوا في طغينهم يعمهون
75. Ve lev rahımnâhum ve keşefnâ mâ bihim min durrin le leccû fî tugyânihim ya’mehûn(ya’mehûne).
Ve şayet rahîmleşseydik2* onlara; ve keşfetseydik** bir zarardan onlardakini; mutlak inatlaşırlardı tûğyânlarında442 (ki) amaçsız dolaşırlar***.
Ahmed Samira: 75 And if We had mercy upon them, and We removed/uncovered (relieved) what (is) with them from harm, they would have persisted, excessed and insisted in their tyranny/arrogance being confused/puzzled .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/şayet وَلَوْ -
2 rahimnahum rahîmleşseydik onlara رَحِمْنَاهُمْ رحم
3 ve keşefna ve keşfetseydik وَكَشَفْنَا كشف
4 ma مَا -
5 bihim onlardakini بِهِمْ -
6 min مِنْ -
7 durrin zarardan ضُرٍّ ضرر
8 leleccu mutlak inatlaşırlardı لَلَجُّوا لجج
9 fi فِي -
10 tugyanihim tûğyânlarında طُغْيَانِهِمْ طغي
11 yea'mehune yönünü kaybedip amaçsız dolaşırlar يَعْمَهُونَ عمه

Notlar

Not 1: *Yüce Allah'ın rahîmleşmesi anne rahminin bebeğini sarıp koruması ve tüm ihtiyaçlarını vermesi gibi kulunu sarmasıdır.**Bir çıkış yolu bulsak. ***Yönünü kaybedip gezinme, yönsüzce sürüklenme, içsel körlük.

Ayet 76

2747|23|76|وَلَقَدْ أَخَذْنَٰهُم بِٱلْعَذَابِ فَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ
2747|23|76|ولقد اخذنهم بالعذاب فما استكانوا لربهم وما يتضرعون
76. Ve lekad ehaznâhum bil azâbi fe mestekânû li rabbihim ve mâ yetedarreûn(yetedarreûne).
Ve ant olsun tuttuk onları azapla; öyle ki boyun eğmiş değillerdi Rabblerine4 ve değillerdi alçalıyorlar.
Ahmed Samira: 76 And We had taken/punished them with the torture so they did not become humiliated/disgraced to their Lord, and they do not become humble and humiliate themselves.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ehaznahum tuttuk onları أَخَذْنَاهُمْ اخذ
3 bil-azabi azapla بِالْعَذَابِ عذب
4 fema öyle ki değillerdi فَمَا -
5 stekanu boyun eğdiler اسْتَكَانُوا كين
6 lirabbihim Rabblerine لِرَبِّهِمْ ربب
7 ve ma ve değillerdi وَمَا -
8 yetederraune alçalıyorlar يَتَضَرَّعُونَ ضرع

Ayet 77

2748|23|77|حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
2748|23|77|حتي اذا فتحنا عليهم بابا ذا عذاب شديد اذا هم فيه مبلسون
77. Hattâ izâ fetahnâ aleyhim bâben zâ azâbin şedîdin izâ hum fîhi mublisûn(mublisûne).
Ta ki açtığımız zaman üzerlerine bir kapı*; şiddetli bir azap sahibi; (o) zaman onlar onda** donakalanlardır***.
Ahmed Samira: 77 Until when We opened on them a door/entrance of strong (severe) torture, then they are in it, they are confused/dumbfounded.

Notlar

Not 1: *Gökten. Gökten gelecek bir azap.**Azapta.***Şok + çaresizlik + umutsuzluk + donakalma.

Ayet 78

2749|23|78|وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
2749|23|78|وهو الذي انشا لكم السمع والابصر والافده قليلا ما تشكرون
78. Ve huvellezî enşee lekumus sem’a vel ebsâra vel ef’ideh(ef’idete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Ve O'dur* ki inşa edendir sizlere işitmeyi ve bakışları ve fuâdları915; birazdır şükrettiğiniz43.
Ahmed Samira: 78 And He is who originated/developed for you the hearing/listening and the eye sights/knowledge, and the hearts , little (is) what you thank/be grateful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 enşee inşa edendir أَنْشَأَ نشا
4 lekumu sizlere لَكُمُ -
5 s-sem'a işitmeyi السَّمْعَ سمع
6 vel'ebsara ve bakışları وَالْأَبْصَارَ بصر
7 vel'ef'idete ve fuadları وَالْأَفْئِدَةَ فاد
8 kalilen birazdır قَلِيلًا قلل
9 ma مَا -
10 teşkurune şükrettiğiniz تَشْكُرُونَ شكر

Notlar

Not 1: *Allah'tır.

Ayet 79

2750|23|79|وَهُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
2750|23|79|وهو الذي ذراكم في الارض واليه تحشرون
79. Ve huvellezî zereekum fîl ardı ve ileyhi tuhşerûn(tuhşerûne).
Ve O'dur ki ekendir* sizleri yerde; ve O’na** karşı haşredilirsiniz556.
Ahmed Samira: 79 And He is who created/seeded you in the earth/Planet Earth, and to Him you are being gathered.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 zeraekum ekendir sizleri ذَرَأَكُمْ ذرا
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 ve ileyhi ve O’a karşı وَإِلَيْهِ -
7 tuhşerune haşredilirsiniz تُحْشَرُونَ حشر

Notlar

Not 1: *Tohumlamak, tohum eklemek, ziraat etmek.**Allah'a.

Ayet 80

2751|23|80|وَهُوَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَلَهُ ٱخْتِلَٰفُ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
2751|23|80|وهو الذي يحي ويميت وله اختلف اليل والنهار افلا تعقلون
80. Ve huvellezî yuhyî ve yumîtu ve lehuhtilâful leyli ven nehâr(nehâri), e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).
Ve O'dur*; ki hayat verendir ve öldürendir; ve O’nadır** halifeliği*** gecenin ve gündüzün; öyle ki akletmez misiniz562?
Ahmed Samira: 80 And He is who revives/makes alive and makes die, and to Him the night’s and the daytime’s difference, so do you not reason/comprehend ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 yuhyi hayat verendir يُحْيِي حيي
4 ve yumitu ve öldürürendir وَيُمِيتُ موت
5 velehu ve O’nadır وَلَهُ -
6 htilafu halifeliği اخْتِلَافُ خلف
7 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
8 ve nnehari ve gündüzün وَالنَّهَارِ نهر
9 efela öyle ki أَفَلَا -
10 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1: *Allah'tır.**Allah'adır.***Ardışık gelişleri.

Ayet 81

2752|23|81|بَلْ قَالُوا۟ مِثْلَ مَا قَالَ ٱلْأَوَّلُونَ
2752|23|81|بل قالوا مثل ما قال الاولون
81. Bel kâlû misle mâ kâlel evvelûn(evvelûne).
Evet! Dediler evvelkilerin dediğinin mislini870.
Ahmed Samira: 81 But they said similar/equal (to) what the first/beginners said.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 kalu dediler قَالُوا قول
3 misle mislini مِثْلَ مثل
4 ma مَا -
5 kale dediğinin قَالَ قول
6 l-evvelune evvelkilerin الْأَوَّلُونَ اول

Ayet 82

2753|23|82|قَالُوٓا۟ أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
2753|23|82|قالوا اذا متنا وكنا ترابا وعظما انا لمبعوثون
82. Kâlû e izâ mitnâ ve kunnâ turâben ve izâmen e innâ le meb’ûsûn(meb’ûsûne).
Dediler: "Öldüğümüz zaman mı ve olduğumuz (zaman mı) bir turâbin428 ve kemikler? Bizler miyiz mutlak diriltilenler?
Ahmed Samira: 82 They said: "Is (it that) if we died, and we were dust/earth and bones, are we being resurrected/revived (E)?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 eiza zaman mı? أَإِذَا -
3 mitna öldüğümüz مِتْنَا موت
4 ve kunna ve olduğumuz وَكُنَّا كون
5 turaben bir turâbin تُرَابًا ترب
6 ve izamen ve kemikler وَعِظَامًا عظم
7 einna bizler mi? أَإِنَّا -
8 lemeb'usune mutlak diriltilenler لَمَبْعُوثُونَ بعث

Ayet 83

2754|23|83|لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا هَٰذَا مِن قَبْلُ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
2754|23|83|لقد وعدنا نحن واباونا هذا من قبل ان هذا الا اسطير الاولين
83. Lekad vuıdnâ nahnu ve âbâunâ hâzâ min kablu in hâzâ illâ esâtîrul evvelîn(evvelîne).
Ant olsun vaat edildik bizler ve babalarımız/atalarımız bunu* önceden; değildir bu evvelkilerin satırları** dışında.
Ahmed Samira: 83 We had been promised this from before, we, and our fathers, that this (is) except the first’s/beginner’s myths/baseless stories .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 vuidna vaat edildik وُعِدْنَا وعد
3 nehnu bizler نَحْنُ -
4 ve aba'una ve babalarımız/atalarımız وَابَاؤُنَا ابو
5 haza bunu هَٰذَا -
6 min مِنْ -
7 kablu önceden قَبْلُ قبل
8 in değildir إِنْ -
9 haza bu هَٰذَا -
10 illa dışında إِلَّا -
11 esatiru satırları أَسَاطِيرُ سطر
12 l-evveline evvelkilerin الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *Kur'ân'ı.**Önceki kitapların satırlarıyla aynıdır. Bir özelliği yok.

Ayet 84

2755|23|84|قُل لِّمَنِ ٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
2755|23|84|قل لمن الارض ومن فيها ان كنتم تعلمون
84. Kul li menil ardu ve men fîhâ in kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).
De ki: "Kimedir* yer** ve ondaki*** kimse**** eğer olduysanız bilirler?"
Ahmed Samira: 84 Say: "To whom (is) the earth/Planet Earth and who (is) in it, if you were knowing?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 limeni kimedir لِمَنِ -
3 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
4 ve men ve kimse وَمَنْ -
5 fiha ondaki فِيهَا -
6 in eğer إِنْ -
7 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
8 tea'lemune bilirler تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1: *Kim içindir? Kimindir?**Yeryüzü.***Yerdeki.****Yeryüzünde yaşayan tüm insanlar kimin için yaratıldı?

Ayet 85

2756|23|85|سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
2756|23|85|سيقولون لله قل افلا تذكرون
85. Seyekûlûne lillâh(lillâhi), kul e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).
Diyecekler*: "Allah’adır**"; de ki: "Öyle ki zikretmez misiniz78?"
Ahmed Samira: 85 They will say: "To God." Say: "So do you not mention/remember ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seyekulune diyecekler سَيَقُولُونَ قول
2 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
3 kul de ki قُلْ قول
4 efela öyle ki أَفَلَا -
5 tezekkerune zikretmez misiniz? تَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1: *Gelecek zaman kipi.**Allah içindir.

Ayet 86

2757|23|86|قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلسَّبْعِ وَرَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْعَظِيمِ
2757|23|86|قل من رب السموت السبع ورب العرش العظيم
86. Kul men rabbus semâvâtis seb’ı ve rabbul arşil azîm(azîmi).
De ki: "Kimdir Rabbi4 yedi göklerin161 ve Rabbi4 azîm* arşın66?"
Ahmed Samira: 86 Say: "Who (is) the seven skies’ Lord, and the great throne’s Lord?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kimdir? مَنْ -
3 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 s-seb'i yedi السَّبْعِ سبع
6 ve rabbu ve Rabbi وَرَبُّ ربب
7 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
8 l-azimi azametli, الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1: *Azametli, büyük.

Ayet 87

2758|23|87|سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ
2758|23|87|سيقولون لله قل افلا تتقون
87. Seyekûlûne lillâh(lillâhi), kul e fe lâ tettekûn(tettekûne).
Diyecekler*: "Allah’adır**"; de ki: "Öyle ki takvalı21 olmaz mısınız?"
Ahmed Samira: 87 They will say: "To God." Say: "So do you not fear and obey?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seyekulune diyecekler سَيَقُولُونَ قول
2 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
3 kul de ki قُلْ قول
4 efela öyle ki أَفَلَا -
5 tettekune takvalı olmaz mısınız تَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1: *Gelecek zaman kipi.**Allah içindir.

Ayet 88

2759|23|88|قُلْ مَنۢ بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ يُجِيرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
2759|23|88|قل من بيده ملكوت كل شي وهو يجير ولا يجار عليه ان كنتم تعلمون
88. Kul men bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve huve yucîru ve lâ yucâru aleyhi in kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).
De ki: "Kimdir (ki) eliyledir O’nun melekûtu685 her bir şeyin; ve O* himaye eder** ve himaye** edilmez O’nun*** üzerine eğer olduysanız bilirler?"
Ahmed Samira: 88 Say: "Who (is) with (in) His hand every thing’s ownership , and He protects/defends, and is not (to) be protected/defended on him, if you were knowing?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kimdir? (ki) مَنْ -
3 biyedihi eliyledir O’nun بِيَدِهِ يدي
4 melekutu melekutu مَلَكُوتُ ملك
5 kulli her bir كُلِّ كلل
6 şey'in şeyin شَيْءٍ شيا
7 ve huve ve O وَهُوَ -
8 yuciru himaye eder يُجِيرُ جور
9 ve la ve وَلَا -
10 yucaru himaye edilmez يُجَارُ جور
11 aleyhi O’nun üzerine عَلَيْهِ -
12 in eğer إِنْ -
13 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
14 tea'lemune bilirler تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1: *Allah.**Yakın komşuluk ederek koruma, sığındırma.***Allah'ın.

Ayet 89

2760|23|89|سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ فَأَنَّىٰ تُسْحَرُونَ
2760|23|89|سيقولون لله قل فاني تسحرون
89. Seyekûlûne lillâh(lillâhi), kul fe ennâ tusharûn(tusharûne).
Diyecekler*: "Allah’adır"; de ki: "Öyle ki nasıl sihre283 kaptırılırsınız**?"
Ahmed Samira: 89 They will say: "To God," Say: "So how (do) you be bewitched/enchanted/corrupted ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seyekulune diyecekler سَيَقُولُونَ قول
2 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
3 kul de ki قُلْ قول
4 feenna öyle ki nasıl فَأَنَّىٰ اني
5 tusharune sihre kaptırılırsınız تُسْحَرُونَ سحر

Notlar

Not 1: *Gelecek zaman kipi.**Pasif eylem. Demek ki bu kimseleri büyüleyen, sihre kaptıran başka şeyler var.

Ayet 90

2761|23|90|بَلْ أَتَيْنَٰهُم بِٱلْحَقِّ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ
2761|23|90|بل اتينهم بالحق وانهم لكذبون
90. Bel eteynâhum bil hakkı ve innehum le kâzibûn(kâzibûne).
Evet! Geldik onlara* hakla/gerçekle**; ve doğrusu onlar* mutlak yalancılardır***.
Ahmed Samira: 90 But We came/brought/gave to them with the truth, and that they are lying/denying .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet! بَلْ -
2 eteynahum geldik onlara أَتَيْنَاهُمْ اتي
3 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
4 veinnehum ve doğrusu onlar وَإِنَّهُمْ -
5 lekazibune mutlak yalancıdırlardır لَكَاذِبُونَ كذب

Notlar

Not 1: *Allah'ı bilip de sihre kaptırılarak müşrik olan kimselere. Şu an sadece Kur'an demeyerek mezheplere, tarikatlara bölünmüş, sihre kapılmış, zombi gibi, beyni yıkanmış müşrik sözde müslümanlara. **Şerefli Kur'ân'la.***Allah'ı bilmelerine rağmen kapıldıkları sihir tamamen yalandan ibarettir; haktan/gerçekten uzaktır.

Ayet 91

2762|23|91|مَا ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ مِن وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُۥ مِنْ إِلَٰهٍ إِذًا لَّذَهَبَ كُلُّ إِلَٰهٍۭ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ
2762|23|91|ما اتخذ الله من ولد وما كان معه من اله اذا لذهب كل اله بما خلق ولعلا بعضهم علي بعض سبحن الله عما يصفون
91. Mettehazallâhu min veledin ve mâ kâne meahu min ilâhin izen le zehebe kullu ilâhin bimâ halaka ve le alâ ba’duhum alâ ba’d(ba’dın), subhânallâhi ammâ yasıfûn(yasıfûne).
Edinmiş değildir Allah hiçbir çocuk; ve olmuş değildir O'nunla birlikte hiçbir ilâh74; (o) zaman mutlak götürürdü/ilerletirdi her bir ilâh74 yarattığını; ve mutlak yücelirdi/üstünleşirdi bir kısmı onların bir kısım üzerine; Subhân'dır7 Allah; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).
Ahmed Samira: 91 God did not take/receive from a child (son), and (there) was not from a god with Him, then each/every god would have gone with what he created, and some of them would have heightened/elevated over some, God’s praise/glory about what they describe/categorize.241

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 ttehaze edinmiş اتَّخَذَ اخذ
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 min مِنْ -
5 veledin bir çocuktan وَلَدٍ ولد
6 ve ma ve değildir وَمَا -
7 kane olmuş كَانَ كون
8 meahu O'nunla birlikte مَعَهُ -
9 min hiçbir مِنْ -
10 ilahin ilah إِلَٰهٍ اله
11 izen o zaman إِذًا -
12 lezehebe mutlak götürürdü/ilerletirdi لَذَهَبَ ذهب
13 kullu her كُلُّ كلل
14 ilahin bir tanrı إِلَٰهٍ اله
15 bima بِمَا -
16 haleka yarattığını خَلَقَ خلق
17 veleala ve mutlak yücelirdi/üstünleşirdi وَلَعَلَا علو
18 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
19 ala üzerine عَلَىٰ -
20 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
21 subhane subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir سُبْحَانَ سبح
22 llahi Allah اللَّهِ -
23 amma عَمَّا -
24 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden(ayrıdı) يَصِفُونَ وصف

Ayet 92

2763|23|92|عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ
2763|23|92|علم الغيب والشهده فتعلي عما يشركون
92. Âlimil gaybi veş şehâdeti fe teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).
Bilendir* gaybı62 ve şahitliği*; öyle ki ululaştı/yüceldi* şirk71 koştuklarından.
Ahmed Samira: 92 Knower (of) the unseen/hidden and the testimony/presence , so (He is) high, mighty, exalted and dignified about what they share/make partners (with Him).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 aalimi bilendir عَالِمِ علم
2 l-gaybi gaybı الْغَيْبِ غيب
3 ve şşehadeti ve şahitliği وَالشَّهَادَةِ شهد
4 feteaala öyle ki ululaştı/yüceldi فَتَعَالَىٰ علو
5 amma عَمَّا -
6 yuşrikune şirk koştuklarından يُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1: *Allah.**Şahit olunanı/tanık olunanı.*Allah.

Ayet 93

2764|23|93|قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّى مَا يُوعَدُونَ
2764|23|93|قل رب اما تريني ما يوعدون
93. Kul rabbi immâ turiyennî mâ yûadûn(yûadûne).
De ki: "Rabbim4! Eğer gösterirsen mutlak ki bana vaat edildiklerini."
Ahmed Samira: 93 Say: "My Lord, if you show me what they are being promised."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 imma ya إِمَّا -
4 turienni gösterirsin mutlak bana تُرِيَنِّي راي
5 ma مَا -
6 yuadune vaat edildiklerinin يُوعَدُونَ وعد

Ayet 94

2765|23|94|رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِى فِى ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
2765|23|94|رب فلا تجعلني في القوم الظلمين
94. Rabbi fe lâ tec’alnî fil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
"Rabbim4! Öyle ki yapma beni zalimler257 kavminde/toplumunda*."
Ahmed Samira: 94 My Lord, so do not make/put me in (between) the nation the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
2 fela فَلَا -
3 tec'alni öyle ki yapma beni تَجْعَلْنِي جعل
4 fi فِي -
5 l-kavmi kavimde/toplumda الْقَوْمِ قوم
6 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *İçinde.

Ayet 95

2766|23|95|وَإِنَّا عَلَىٰٓ أَن نُّرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَٰدِرُونَ
2766|23|95|وانا علي ان نريك ما نعدهم لقدرون
95. Ve innâ alâ en nuriyeke mâ neıduhum le kâdirûn(kâdirûne).
Ve doğrusu biz mutlak kadîrleriz177 üzerine ki gösteririz sana vaat ettiğimizi onlara.
Ahmed Samira: 95 And We (E) on that We show you what We promise them (are) capable/able (E) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inna ve doğrusu biz وَإِنَّا -
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 en ki أَنْ -
4 nuriyeke gösteririz sana نُرِيَكَ راي
5 ma مَا -
6 neiduhum vaat ettiğimizi onlara نَعِدُهُمْ وعد
7 lekadirune mutlak kadîrleriz لَقَادِرُونَ قدر

Ayet 96

2767|23|96|ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ٱلسَّيِّئَةَ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ
2767|23|96|ادفع بالتي هي احسن السييه نحن اعلم بما يصفون
96. İdfa’ billetî hiye ahsenus seyyieh(seyyiete), nahnu a’lemu bi mâ yasıfûn(yasıfûne).
Def et* -olanla (ki) o** daha güzeldir- kötülüğü; bizler daha iyi bileniz vasıflandırdıklarını1135.
Ahmed Samira: 96 Push/repel the sin/crime with which it is best , We are more knowledgeable with what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 idfea' def et ادْفَعْ دفع
2 billeti olanla (ki) بِالَّتِي -
3 hiye o هِيَ -
4 ehsenu daha güzeldir أَحْسَنُ حسن
5 s-seyyiete kötülüğü السَّيِّئَةَ سوا
6 nehnu bizler نَحْنُ -
7 ea'lemu daha iyi bileniz أَعْلَمُ علم
8 bima بِمَا -
9 yesifune vasıflandırdıklarını يَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1: *İt, uzaklaştır, bertaraf et.**Daha güzel olan şey.

Ayet 97

2768|23|97|وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَٰتِ ٱلشَّيَٰطِينِ
2768|23|97|وقل رب اعوذ بك من همزت الشيطين
97. Ve kul rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn(şeyâtîni).
Ve de ki: "Rabbim! Sığınırım sana şeytânların29 hemezâtından1184."
Ahmed Samira: 97 And say: "My Lord, I seek protection by You from the devils’ urges/suggestions .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 euzu sığınızırm أَعُوذُ عوذ
4 bike sana بِكَ -
5 min مِنْ -
6 hemezati hemezâtından هَمَزَاتِ همز
7 ş-şeyatini şeytânların الشَّيَاطِينِ شطن

Ayet 98

2769|23|98|وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ
2769|23|98|واعوذ بك رب ان يحضرون
98. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn(yahdurûni).
"Ve sığınırım sana Rabbim4 ki gelip katılırlar bana*."
Ahmed Samira: 98 And I seek protection by you, my Lord, that they attend/come to me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve euzu ve sığınırım وَأَعُوذُ عوذ
2 bike sana بِكَ -
3 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
4 en ki أَنْ -
5 yehduruni gelip katılırlar bana يَحْضُرُونِ حضر

Notlar

Not 1: *Şeytânlar.

Ayet 99

2770|23|99|حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَهُمُ ٱلْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ٱرْجِعُونِ
2770|23|99|حتي اذا جا احدهم الموت قال رب ارجعون
99. Hattâ izâ câe ehadehumul mevtu kâle rabbirciûn(rabbirciûni).
Ta ki geldiği zaman birine onlardan ölüm dedi*: "Rabbim4! Geri döndür beni."
Ahmed Samira: 99 Until when the death/lifelessness came to one of them, he said: "My Lord return me."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 ca'e geldiği جَاءَ جيا
4 ehadehumu birine onlardan أَحَدَهُمُ احد
5 l-mevtu ölüm الْمَوْتُ موت
6 kale dedi قَالَ قول
7 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
8 rciuni geri döndür beni ارْجِعُونِ رجع

Notlar

Not 1: *Ölecek olan kimse.

Ayet 100

2771|23|100|لَعَلِّىٓ أَعْمَلُ صَٰلِحًا فِيمَا تَرَكْتُ كَلَّآ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَا وَمِن وَرَآئِهِم بَرْزَخٌ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ
2771|23|100|لعلي اعمل صلحا فيما تركت كلا انها كلمه هو قايلها ومن ورايهم برزخ الي يوم يبعثون
100. Leallî a’melu sâlihan fîmâ terektu kellâ, innehâ kelimetun huve kâiluhâ, ve min verâihim berzahun ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne).
"Belki ben yaparım bir sâlih777 terk ettiğimde*"; hayır! Doğrusu o** bir kelimedir/kelamdır ona*** (ki) dediğidir onu****; ve arkalarındandır bir berzah güne kadar (ki) diriltilirler.
Ahmed Samira: 100 Maybe/perhaps I make/do correct/righteous deeds in what I left. No but it is a word/expression he is saying it, and from behind them (is) a barrier to a day/time they be resurrected/revived .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lealli belki ben لَعَلِّي -
2 ea'melu yaparım أَعْمَلُ عمل
3 salihen bir salih صَالِحًا صلح
4 fima فِيمَا -
5 teraktu terk ettiğimde تَرَكْتُ ترك
6 kella hayır كَلَّا -
7 inneha doğrusu o إِنَّهَا -
8 kelimetun bir kelimedir كَلِمَةٌ كلم
9 huve o هُوَ -
10 kailuha dediği onu قَائِلُهَا قول
11 ve min ve وَمِنْ -
12 veraihim arkalarından وَرَائِهِمْ وري
13 berzehun bir berzah بَرْزَخٌ -
14 ila kadar إِلَىٰ -
15 yevmi güne يَوْمِ يوم
16 yub'asune diriltilirler يُبْعَثُونَ بعث

Notlar

Not 1: *Dünya hayatında.**Söylediği.***Kimseye.****Sözü.

Ayet 101

2772|23|101|فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَلَآ أَنسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَآءَلُونَ
2772|23|101|فاذا نفخ في الصور فلا انساب بينهم يوميذ ولا يتسالون
101. Fe izâ nufiha fis sûri fe lâ ensâbe beynehum yevme izin ve lâ yetesâelûn(yetesâelûne).
Öyle ki üflendiği zaman Sûr'a64*; öyle ki yoktur nesep211 aralarında onların o gün; ve sual edilmezler**.
Ahmed Samira: 101 So if the horn/bugle was blown in, so (there are) no relations/kin between them (on) that day , and nor they ask/question each other.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
2 nufiha üflendiği نُفِخَ نفخ
3 fi فِي -
4 s-suri Sûr'a الصُّورِ صور
5 fela öyle ki yoktur فَلَا -
6 ensabe soylar أَنْسَابَ نسب
7 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
8 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
9 ve la ve وَلَا -
10 yetesa'elune sual edilmezler يَتَسَاءَلُونَ سال

Notlar

Not 1: *İçine.**Sorulmazlar.

Ayet 102

2773|23|102|فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
2773|23|102|فمن ثقلت موزينه فاوليك هم المفلحون
102. Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).
Öyle ki kime ağırlaştı tartıları* onun**; öyle ki işte bunlar; onlardır muflih174.
Ahmed Samira: 102 So who his weights/measures became heavy, so those are the successful/winners.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kime فَمَنْ -
2 sekulet ağırlaştı ثَقُلَتْ ثقل
3 mevazinuhu tartıları onun مَوَازِينُهُ وزن
4 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
5 humu onlardır هُمُ -
6 l-muflihune muflih الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1: *Çoğul. Demek ki çok sayıda tartı koyulacaktır. **Kimsenin.

Ayet 103

2774|23|103|وَمَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فِى جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ
2774|23|103|ومن خفت موزينه فاوليك الذين خسروا انفسهم في جهنم خلدون
103. Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).
Ve kime hafifledi tartıları* onun**; işte bunlar; kimselerdir (ki) hüsrana uğrattılar kendi nefislerini201; cehennemde ölümsüzlerdir185.
Ahmed Samira: 103 And who his weights/measures were reduced/lightened, so those (are) those who lost themselves in Hell immortally/eternally.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vemen ve kime وَمَنْ -
2 haffet hafifledi خَفَّتْ خفف
3 mevazinuhu tartıları onun مَوَازِينُهُ وزن
4 feulaike işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
5 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
6 hasiru hüsrana uğrattılar خَسِرُوا خسر
7 enfusehum kendi nefislerini أَنْفُسَهُمْ نفس
8 fi فِي -
9 cehenneme cehennemde جَهَنَّمَ -
10 halidune ölümsüzlerdir خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1: *Çoğul. Demek ki çok sayıda tartı koyulacaktır. **Kimsenin.

Ayet 104

2775|23|104|تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمْ فِيهَا كَٰلِحُونَ
2775|23|104|تلفح وجوههم النار وهم فيها كلحون
104. Telfehu vucûhehumun nâru ve hum fîhâ kâlihûn(kâlihûne).
Yakar/kavurur yüzlerini ateş834; ve onlar orada* kâlihûdur805.
Ahmed Samira: 104 The fire scorches/burns their faces/fronts, and they are in it gloomy/grim .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 telfehu yakar/kavurur تَلْفَحُ لفح
2 vucuhehumu yüzlerini وُجُوهَهُمُ وجه
3 n-naru ateş النَّارُ نور
4 ve hum ve onlar وَهُمْ -
5 fiha orada فِيهَا -
6 kalihune kâlihûdur كَالِحُونَ كلح

Notlar

Not 1: *Cehennemde.

Ayet 105

2776|23|105|أَلَمْ تَكُنْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ
2776|23|105|الم تكن ايتي تتلي عليكم فكنتم بها تكذبون
105. E lem tekun âyâtî tutlâ aleykum fe kuntum bihâ tukezzibûn(tukezzibûne).
Hiç olmuyor muydu ayetlerim454 (ki) tilâvet874 ediliyordu üzerinize*? Öyle ki oldunuz onu** yalanlıyorlar196.
Ahmed Samira: 105 Were not My verses/evidences read/recited on (to) you, so you were with it lying/denying ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 tekun olmuyor muydu تَكُنْ كون
3 ayati ayetlerim ايَاتِي ايي
4 tutla tilavet ediliyordu تُتْلَىٰ تلو
5 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
6 fe kuntum öyle ki oldunuz فَكُنْتُمْ كون
7 biha ona بِهَا -
8 tukezzibune yalanlıyorlar تُكَذِّبُونَ كذب

Notlar

Not 1: *Çok önemli bir işarettir. Bu kimseler Yüce Allah'ın ayetlerine muhatap olmuş kimselerdir. **Ayeti.

Ayet 106

2777|23|106|قَالُوا۟ رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَآلِّينَ
2777|23|106|قالوا ربنا غلبت علينا شقوتنا وكنا قوما ضالين
106. Kâlû rabbenâ galebet aleynâ şıkvetunâ ve kunnâ kavmen dâllîn(dâllîne).
Dediler: "Rabbimiz4! Galip geldi bizlere şikvetimiz1185; ve olduk dalalet128 (-li) bir kavim/toplum.
Ahmed Samira: 106 They said: "Our Lord our misery/unhappiness defeated/overcame on us, and we were a misguided nation."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
3 galebet galip geldi غَلَبَتْ غلب
4 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
5 şikvetuna şikvetimiz شِقْوَتُنَا شقو
6 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
7 kavmen bir topluluk قَوْمًا قوم
8 dalline dalalet (-li) ضَالِّينَ ضلل

Ayet 107

2778|23|107|رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْهَا فَإِنْ عُدْنَا فَإِنَّا ظَٰلِمُونَ
2778|23|107|ربنا اخرجنا منها فان عدنا فانا ظلمون
107. Rabbenâ ahricnâ minhâ fe in udnâ fe innâ zâlimûn(zâlimûne).
"Rabbimiz4! Çıkar bizi ondan*; öyle ki eğer döndüysek öyle ki doğrusu biz zalimleriz257."
Ahmed Samira: 107 Our Lord, bring us out from it, so if we returned, so we are (then) unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 ehricna çıkar bizi أَخْرِجْنَا خرج
3 minha ondan مِنْهَا -
4 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
5 udna döndüysek عُدْنَا عود
6 feinna öyle ki doğrusu biz فَإِنَّا -
7 zalimune zalimleriz ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1: *Cehennemden.

Ayet 108

2779|23|108|قَالَ ٱخْسَـُٔوا۟ فِيهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ
2779|23|108|قال اخسوا فيها ولا تكلمون
108. Kâlahseû fîhâ ve lâ tukellimûn(tukellimûni).
Dedi*: "Aşağılanarak uzaklaşın** orada***; ve kelam**** etmeyin bana."
Ahmed Samira: 108 He said: "Be despised/humiliated in it, and do not converse/speak (to) me ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 hseu aşağılanarak uzaklaşın اخْسَئُوا خسا
3 fiha orada فِيهَا -
4 ve la ve وَلَا -
5 tukellimuni kelam etmeyin bana تُكَلِّمُونِ كلم

Notlar

Not 1: *Allah.**Bir yerden kovmak, uzaklaştırmak, aşağılayarak sürmek. Yüce Allah'ın rahmetinden.***Cehennemde.****Söz söylemek.

Ayet 109

2780|23|109|إِنَّهُۥ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْ عِبَادِى يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ
2780|23|109|انه كان فريق من عبادي يقولون ربنا امنا فاغفر لنا وارحمنا وانت خير الرحمين
109. İnnehu kâne ferîkun min ibâdî yekûlûne rabbenâ âmennâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn(râhımîne).
Doğrusu ona* (ki) olmuştu bir fırka** kullarımdan907 (ki) diyorlardı: "Rabbimiz4! İman47 ettik; mağfiret319 et bizlere; ve rahmet271 et; ve sen hayırlısısın rahîmlerin2."
Ahmed Samira: 109 That it truly was a group from My worshippers/slaves saying: "Our Lord, we believed, so forgive for us and have mercy upon us, and you are best (of) the merciful."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innehu doğrusu ona (ki) إِنَّهُ -
2 kane olmuştu كَانَ كون
3 ferikun bir fırka فَرِيقٌ فرق
4 min مِنْ -
5 ibadi kullarımdan عِبَادِي عبد
6 yekulune diyorlardı يَقُولُونَ قول
7 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
8 amenna iman ettik امَنَّا امن
9 fegfir mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
10 lena bizlere لَنَا -
11 verhamna ve rahmet et وَارْحَمْنَا رحم
12 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
13 hayru hayırlısısın خَيْرُ خير
14 r-rahimine rahimlerin الرَّاحِمِينَ رحم

Notlar

Not 1: *Cehennemlik kimseye.**Grup, bölük.

Ayet 110

2781|23|110|فَٱتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتَّىٰٓ أَنسَوْكُمْ ذِكْرِى وَكُنتُم مِّنْهُمْ تَضْحَكُونَ
2781|23|110|فاتخذتموهم سخريا حتي انسوكم ذكري وكنتم منهم تضحكون
110. Fettehaztumûhum sıhriyyen hattâ ensevkum zikrî ve kuntum minhum tadhakûn(tadhakûne).
Öyle ki tuttunuz onları* bir alay** (konusu); ta ki unutturdular*** sizlere zikrimi347; ve oldunuz onlardan**** (ki) alaycı gülersiniz*.
Ahmed Samira: 110 So you took/received them mocking/ridiculing until they made you forget My remembrance/reminder and you were laughing/wondering from them.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fettehaztumuhum öyle ki tuttunuz onları فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ اخذ
2 sihriyyen bir alay (konusu) سِخْرِيًّا سخر
3 hatta ta ki حَتَّىٰ -
4 ensevkum unutturdular sizlere أَنْسَوْكُمْ نسي
5 zikri zikrimini ذِكْرِي ذكر
6 ve kuntum ve oldunuz وَكُنْتُمْ كون
7 minhum onlardan مِنْهُمْ -
8 tedhakune alaycı gülersiniz تَضْحَكُونَ ضحك

Notlar

Not 1: *Mümin kulları.**Dalga, maskaralık.***Eril, çoğul 3. şahıslar. Tabi oldukları kendileri gibi insanlar.****Eril, çoğul 3. şahıslar. Tabi oldukları kendileri gibi insanlardan oldunuz.*****Küçümseyerek, dalga geçerek, maskara ederek gülmek.

Ayet 111

2782|23|111|إِنِّى جَزَيْتُهُمُ ٱلْيَوْمَ بِمَا صَبَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ
2782|23|111|اني جزيتهم اليوم بما صبروا انهم هم الفايزون
111. İnnî cezeytuhumul yevme bimâ saberû ennehum humul fâizûn(fâizûne).
Doğrusu ben (ki) cezalandırırım63 onları bugün sabrettikleriyle51 ki onlar; onlardır fevz768 (-li).
Ahmed Samira: 111 That I rewarded/reimbursed them the day/today because (of) what they were patient, that they are, they are the winners/successful .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 cezeytuhumu cezalandırırım onları جَزَيْتُهُمُ جزي
3 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
4 bima بِمَا -
5 saberu sabrettikleriyle صَبَرُوا صبر
6 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
7 humu onlardır هُمُ -
8 l-faizune fevz (-li) الْفَائِزُونَ فوز

Ayet 112

2783|23|112|قَٰلَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ عَدَدَ سِنِينَ
2783|23|112|قل كم لبثتم في الارض عدد سنين
112. Kâle kem lebistum fil ardı adede sinîn(sinîne).
Dedi*: "Ne kadar kaldınız yerde seneler adetince**?"
Ahmed Samira: 112 Say: "How much/many number/numerous years you remained in the earth/Planet Earth?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kem ne kadar? كَمْ -
3 lebistum kaldınız لَبِثْتُمْ لبث
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 adede adetince عَدَدَ عدد
7 sinine seneler سِنِينَ سنو

Notlar

Not 1: *Allah.**Sayısınca.

Ayet 113

2784|23|113|قَالُوا۟ لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَسْـَٔلِ ٱلْعَآدِّينَ
2784|23|113|قالوا لبثنا يوما او بعض يوم فسل العادين
113. Kâlû lebisnâ yevmen ev ba’da yevmin fes’elil âddîn(âddîne).
Dediler*: "Kaldık bir gün ya da bir kısmı bir günün; öyle ki sual et* adetleyenlere**."
Ahmed Samira: 113 They said: "We stayed/remained a day or part (of) a day , so ask/question the counting."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 lebisna kaldık لَبِثْنَا لبث
3 yevmen bir gün يَوْمًا يوم
4 ev ya da أَوْ -
5 bea'de bir kısmı بَعْضَ بعض
6 yevmin bir günün يَوْمٍ يوم
7 feseli öyle ki sual et فَاسْأَلِ سال
8 l-aaddine adetleyenlere الْعَادِّينَ عدد

Notlar

Not 1: *Sor.**Sayanlara.

Ayet 114

2785|23|114|قَٰلَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا لَّوْ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
2785|23|114|قل ان لبثتم الا قليلا لو انكم كنتم تعلمون
114. Kâle in lebistum illâ kalîlen lev ennekum kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).
Dedi*: "Kalmış değilsiniz biraz** dışında; şayet ki sizler oldunuz bilirler."
Ahmed Samira: 114 He said: "That truly that you stayed/remained except little , if that you were knowing."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 in değilsiniz إِنْ -
3 lebistum kalmış لَبِثْتُمْ لبث
4 illa dışında إِلَّا -
5 kalilen biraz قَلِيلًا قلل
6 lev şayet لَوْ -
7 ennekum ki sizler أَنَّكُمْ -
8 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
9 tea'lemune bilirler تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1: *Allah.**Bir günün az bir kısmı. Rabbimizin arşında bir gün bizim göre 1000 yıldır. Ortama 80 yıl yaşayan bir insan için yaklaşık 2 saat bir kalış söz konusudur.

Ayet 115

2786|23|115|أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَٰكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ
2786|23|115|افحسبتم انما خلقنكم عبثا وانكم الينا لا ترجعون
115. E fe hasibtum ennemâ halaknâkum abesen ve ennekum ileynâ lâ turceûn(turceûne).
Öyle mi düşündünüz ancak ki yarattık sizleri bir abesce1186; ve ki sizler bizlere dönmezsiniz?"
Ahmed Samira: 115 Did you think/suppose , that We created you playfully and mockingly , and that you are not being returned to Us?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efehasibtum öyle mi düşündünüz أَفَحَسِبْتُمْ حسب
2 ennema ancak ki أَنَّمَا -
3 haleknakum yarattık sizleri خَلَقْنَاكُمْ خلق
4 abesen bir abes (olarak) عَبَثًا عبث
5 ve ennekum ve ki sizler وَأَنَّكُمْ -
6 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
7 la لَا -
8 turceune dönmezsiniz تُرْجَعُونَ رجع

Ayet 116

2787|23|116|فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْكَرِيمِ
2787|23|116|فتعلي الله الملك الحق لا اله الا هو رب العرش الكريم
116. Fe teâlallâhul melikul hakk(hakku), lâ ilâhe illâ hû(huve), rabbul arşil kerîm(kerîmi).
Öyle ki ululaştı/yüceldi Allah (ki) Melik'tir96; Hakk'tır1114; yoktur ilâh74 O’nun* dışında; Rabbidir4 kerîm** arşın66.
Ahmed Samira: 116 So high, mighty, exalted and dignified (is) God the king/owner/possessor, the truth/just , (there is) no God except Him, Lord (of) the throne , the honoured .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feteaala öyle ki uluşaltı/yüceldi فَتَعَالَى علو
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 l-meliku Melik'tir الْمَلِكُ ملك
4 l-hakku Hakk'tır الْحَقُّ حقق
5 la yoktur لَا -
6 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
7 illa dışında إِلَّا -
8 huve O’nun هُوَ -
9 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
10 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
11 l-kerimi kerîm الْكَرِيمِ كرم

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Asil, seçkin, yüce gönüllü, cömert, eli açık.

Ayet 117

2788|23|117|وَمَن يَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرْهَٰنَ لَهُۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْكَٰفِرُونَ
2788|23|117|ومن يدع مع الله الها اخر لا برهن له به فانما حسابه عند ربه انه لا يفلح الكفرون
117. Ve men yed’u maallâhi ilâhen âhare lâ burhâne lehu bihî fe innemâ hısâbuhu inde rabbih(rabbihi), innehu lâ yuflihul kâfirûn(kâfirûne).
Ve kim kulluk46 eder Allah'la beraber öteki bir ilâha1094 (ki) yoktur bir burhân293 ona* onunla**; öyle ki ancak ki hesabı onun*** indindedir/katındadır Rabbinin4; doğrusu odur**** (ki) iflah***** olmaz kâfirler25.
Ahmed Samira: 117 And who calls with God another god, (he has) no proof/evidence for him with it, so but his242account/calculation (is) at his Lord, that He truly does not make the disbelievers succeed/win.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yed'u kulluk eder يَدْعُ دعو
3 mea beraber مَعَ -
4 llahi Allah اللَّهِ -
5 ilahen bir ilâha إِلَٰهًا اله
6 ahara öteki اخَرَ اخر
7 la yoktur لَا -
8 burhane burhan بُرْهَانَ برهن
9 lehu ona لَهُ -
10 bihi kendisiyle بِهِ -
11 feinnema öyle ki ancak ki فَإِنَّمَا -
12 hisabuhu hesabı onun حِسَابُهُ حسب
13 inde indindedir عِنْدَ عند
14 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
15 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
16 la لَا -
17 yuflihu iflah olmazlar يُفْلِحُ فلح
18 l-kafirune kâfirler الْكَافِرُونَ كفر

Notlar

Not 1: *O kimseye.**Sözde ilâhla ilgili bir ilâhlık kanıtı asla yoktur.***O kimsenin.****O kimse.*****Felaha, kurtuluşa ulaşmaz.

Ayet 118

2789|23|118|وَقُل رَّبِّ ٱغْفِرْ وَٱرْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ
2789|23|118|وقل رب اغفر وارحم وانت خير الرحمين
118. Ve kul rabbigfir verham ve ente hayrur râhımîn(râhımîne).
Ve de ki: "Rabbim4! Mağfiret319 et bana; ve rahmet271 et; ve sensin hayırlısı rahîmlerin2."
Ahmed Samira: 118 And say: "My Lord, forgive and have mercy, and you are best (of) the merciful."243

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
3 gfir mağfiret et bana اغْفِرْ غفر
4 verham ve rahmet et وَارْحَمْ رحم
5 ve ente ve sensin وَأَنْتَ -
6 hayru hayırlısı خَيْرُ خير
7 r-rahimine rahimlerin الرَّاحِمِينَ رحم