Sure 21: Enbiyâ/Nebiler

Ayet Sayısı: 112
ٱلْأَنْبِيَاء

Ayet 1

2482|21|1|ٱقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ مُّعْرِضُونَ
2482|21|1|اقترب للناس حسابهم وهم في غفله معرضون
1. Ikterebe lin nâsi hisâbuhum ve hum fî gafletin mu’ridûn(mu’ridûne).
Yaklaştı* insanlara hesapları; ve onlar bir gâflette310 yüz çevirenlerdir.
Ahmed Samira: 1 Their account/calculation neared/approached to the people, and they are in negligence/disregard objecting/opposing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ikterabe yaklaştı اقْتَرَبَ قرب
2 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
3 hisabuhum hesapları حِسَابُهُمْ حسب
4 vehum ve onlar وَهُمْ -
5 fi فِي -
6 gafletin bir gaflette غَفْلَةٍ غفل
7 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1: *Ay MS 1969 yılında yarıldı. Sâat yaklaştı. Sâat Yüce Allah'ın izniyle MS 2292 yılının 17 Mayıs günündeki Güneş tutulmasında gerçekleşecektir.

Ayet 2

2483|21|2|مَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّن رَّبِّهِم مُّحْدَثٍ إِلَّا ٱسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَ
2483|21|2|ما ياتيهم من ذكر من ربهم محدث الا استمعوه وهم يلعبون
2. Mâ ye’tîhim min zikrin min rabbihim muhdesin illestemeûhu ve hum yel’abûn(yel’abûne).
Gelir değildir onlara zikirden427; Rablerinden4 bir muhdes1120 (ki) ancak işitirler onu* ve onlar laubalilik669 ederler.
Ahmed Samira: 2 None from a remembrance/reminder initiated/originated from their Lord, comes to them except they heard/listened (to) it and (while) they are playing/amusing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildirمَا -
2 ye'tihim gelir onlara يَأْتِيهِمْ اتي
3 min مِنْ -
4 zikrin zikirden ذِكْرٍ ذكر
5 min مِنْ -
6 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
7 muhdesin bir muhdes مُحْدَثٍ حدث
8 illa ancak إِلَّا -
9 stemeuhu işitirler onu اسْتَمَعُوهُ سمع
10 vehum ve onlar وَهُمْ -
11 yel'abune laubalilik ederler يَلْعَبُونَ لعب

Notlar

Not 1: *Zikri.

Ayet 3

2484|21|3|لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ هَلْ هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ أَفَتَأْتُونَ ٱلسِّحْرَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ
2484|21|3|لاهيه قلوبهم واسروا النجوي الذين ظلموا هل هذا الا بشر مثلكم افتاتون السحر وانتم تبصرون
3. Lâhiyeten kulûbuhum ve eserrûn necvellezîne zalemû hel hâzâ illâ beşerun mislukum, e fe te’tûnes sihre ve entum tubsırûn(tubsırûne).
Bir oyalanmasıdır kalplerinin1121; ve sırlaştırdılar fısıldaşmayı zulmetmiş257 kimseler; "Bu* mu? Ancak ki bir beşerdir432 misli870 sizlerin; öyle ki getirirsiniz** sihri283 ve sizler bakarsınız***."
Ahmed Samira: 3 Their hearts/minds are being distracted and they kept the confidential talk secret, those who caused injustice/oppression, is that except (a) human similar/equal to you? Do you do the magic/sorcery and you are seeing/understanding?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lahiyeten bir oyalanmasıdır لَاهِيَةً لهو
2 kulubuhum kalplerinin قُلُوبُهُمْ قلب
3 ve eserru ve sırlaştırdılar وَأَسَرُّوا سرر
4 n-necva fısıldaşmayı النَّجْوَى نجو
5 ellezine kimseler الَّذِينَ -
6 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
7 hel mu هَلْ -
8 haza bu هَٰذَا -
9 illa ancak إِلَّا -
10 beşerun bir beşerdir بَشَرٌ بشر
11 mislukum misli sizlerin مِثْلُكُمْ مثل
12 efete'tune öyle ki getirirsiniz أَفَتَأْتُونَ اتي
13 s-sihra sihri السِّحْرَ سحر
14 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
15 tubsirune bakarsınız تُبْصِرُونَ بصر

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Kendinizi sihre kaptırırsınız.***Göre göre, baka baka.

Ayet 4

2485|21|4|قَالَ رَبِّى يَعْلَمُ ٱلْقَوْلَ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ
2485|21|4|قال ربي يعلم القول في السما والارض وهو السميع العليم
4. Kâle rabbî ya’lemul kavle fis semâi vel ardı ve huves semîul alîm(alîmu).
Dedi*: "Rabbim4 bilir kavli/sözü gökteki180 ve yerdeki; ve O** Semî’dir41; Alîm’dir8."
Ahmed Samira: 4 He said: "My Lord knows the saying/opinion and belief in the skies/space and the earth/Planet Earth, and He is the hearing/listening, the knowledgeable."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
3 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
4 l-kavle kavli/sözü الْقَوْلَ قول
5 fi فِي -
6 s-semai gökteki السَّمَاءِ سمو
7 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
8 ve huve ve O وَهُوَ -
9 s-semiu Semî’dir السَّمِيعُ سمع
10 l-alimu Alîm’dir الْعَلِيمُ علم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Allah.

Ayet 5

2486|21|5|بَلْ قَالُوٓا۟ أَضْغَٰثُ أَحْلَٰمٍۭ بَلِ ٱفْتَرَىٰهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌ فَلْيَأْتِنَا بِـَٔايَةٍ كَمَآ أُرْسِلَ ٱلْأَوَّلُونَ
2486|21|5|بل قالوا اضغث احلم بل افتريه بل هو شاعر فلياتنا بايه كما ارسل الاولون
5. Bel kâlû adgâsu ahlâmin belifterâhu bel huve şâır(şâırun), fel ye’tinâ bi âyetin kemâ ursilel evvelûn(evvelûne).
Evet! Dediler*: "Karmaşık düşlerdir**; evet! İftira883 atmış onu***; Evet! O**** bir şairdir; öyle ki gelsin bizlere bir ayetle287 evvelki gönderilmiş olan gibi."
Ahmed Samira: 5 But they said: "A confused mixture of dreams with no basis, rather he fabricated/cut and split it, rather he is a poet, so he should come/bring us with a verse/evidence/sign, as/like the first/beginners were sent."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 kalu dediler قَالُوا قول
3 edgasu karmaşık أَضْغَاثُ ضغث
4 ehlamin düşlerdir أَحْلَامٍ حلم
5 beli evet بَلِ -
6 fterahu iftira atmış onu افْتَرَاهُ فري
7 bel evet بَلْ -
8 huve o هُوَ -
9 şairun bir şairdir شَاعِرٌ شعر
10 felye'tina öyle ki gelsin bizlere فَلْيَأْتِنَا اتي
11 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
12 kema gibi كَمَا -
13 ursile gönderilmiş olan أُرْسِلَ رسل
14 l-evvelune evvelki الْأَوَّلُونَ اول

Notlar

Not 1: *Kâfirlik etmiş kimseler.**Ahlâm, gerçek dışı hayaller, ütopyalar, gerçekleşmesi zor düşler. ***Zikri, Kur'ân'ı uydurmuş.****Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 6

2487|21|6|مَآ ءَامَنَتْ قَبْلَهُم مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَآ أَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ
2487|21|6|ما امنت قبلهم من قريه اهلكنها افهم يومنون
6. Mâ âmenet kablehum min karyetin ehleknâhâ, e fe hum yu’minûn(yu’minûne).
İman47 etmiş değildi onlardan önceki hiçbir kent* (ki) helak ettik onu*; öyle ki (şimdi) onlar mı iman47 ederler?
Ahmed Samira: 6 None from a village/urban city before them believed, (that) We made it die/destroyed it , so are they believing?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildi مَا -
2 amenet iman etmiş امَنَتْ امن
3 kablehum ondan önceki قَبْلَهُمْ قبل
4 min مِنْ -
5 karyetin hiç bir kent قَرْيَةٍ قري
6 ehleknaha helak ettik onu أَهْلَكْنَاهَا هلك
7 efehum öyle ki onlar mı أَفَهُمْ -
8 yu'minune iman ederler? يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1: *Kenti.

Ayet 7

2488|21|7|وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
2488|21|7|وما ارسلنا قبلك الا رجالا نوحي اليهم فسلوا اهل الذكر ان كنتم لا تعلمون
7. Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve göndermiş değiliz senden* önce dışında erkekler (ki) vahy603 edildi üzerine onların; öyle ki sual edin** zikir78 ehline568*** eğer olduysanız bilmezler.
Ahmed Samira: 7 And We did not send before you except men, We inspire/transmit to them, so ask/question the reminder’s/remembrance’s people if you were not knowing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 kableke senden önce قَبْلَكَ قبل
4 illa dışında إِلَّا -
5 ricalen erkekler رِجَالًا رجل
6 nuhi vahy edildi نُوحِي وحي
7 ileyhim üzerine onların إِلَيْهِمْ -
8 feselu öyle ki sual edin فَاسْأَلُوا سال
9 ehle ehline أَهْلَ اهل
10 z-zikri zikir الذِّكْرِ ذكر
11 in eğer إِنْ -
12 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
13 la لَا -
14 tea'lemune bilmezler تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Sorun.***Sadece kutsal kitaplar diyen kimseler. Müşrikleşmiş Yahudiler ve Hristiyanlara değil. Şu anda da sadece Kur'an diyen zikir insanlarına.

Ayet 8

2489|21|8|وَمَا جَعَلْنَٰهُمْ جَسَدًا لَّا يَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَمَا كَانُوا۟ خَٰلِدِينَ
2489|21|8|وما جعلنهم جسدا لا ياكلون الطعام وما كانوا خلدين
8. Ve mâ cealnâhum ceseden lâ ye’kulûnet taâme ve mâ kânû hâlidîn(hâlidîne).
Ve yapmış değiliz onları* bir ceset** (ki) yemezler yemek; ve olmuş değillerdi ölümsüzler185.
Ahmed Samira: 8 And We did not make/create them a body, they do not eat the food, and they were not immortal/eternal .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 cealnahum yapmış onları جَعَلْنَاهُمْ جعل
3 ceseden bir ceset جَسَدًا جسد
4 la لَا -
5 ye'kulune yemezler يَأْكُلُونَ اكل
6 t-taaame yemek الطَّعَامَ طعم
7 ve ma ve değillerdi وَمَا -
8 kanu oldular كَانُوا كون
9 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد

Notlar

Not 1: *Önceki gönderilenleri.**Heykel.

Ayet 9

2490|21|9|ثُمَّ صَدَقْنَٰهُمُ ٱلْوَعْدَ فَأَنجَيْنَٰهُمْ وَمَن نَّشَآءُ وَأَهْلَكْنَا ٱلْمُسْرِفِينَ
2490|21|9|ثم صدقنهم الوعد فانجينهم ومن نشا واهلكنا المسرفين
9. Summe sadaknâhumul va’de fe enceynâhum ve men neşâu ve ehleknel musrifîn(musrifîne).
Sonra sadık bulduk onları* vaade; öyle ki kurtardık onları* ve dilediğimiz kimseleri; ve helak ettik müsrifleri784.
Ahmed Samira: 9 Then We were truthful to them (in) the promise, so We saved/rescued them and whom We will/want, and We destroyed the wasters/extravagators .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 sadeknahumu sadık bulduk onları صَدَقْنَاهُمُ صدق
3 l-vea'de vaade الْوَعْدَ وعد
4 fe enceynahum öyle ki kurtardık onları فَأَنْجَيْنَاهُمْ نجو
5 ve men ve kimseleri وَمَنْ -
6 neşa'u dilediğimiz نَشَاءُ شيا
7 ve ehlekna ve helak ettik وَأَهْلَكْنَا هلك
8 l-musrifine müsrifleri الْمُسْرِفِينَ سرف

Notlar

Not 1: *Önceki gönderilenleri.

Ayet 10

2491|21|10|لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
2491|21|10|لقد انزلنا اليكم كتبا فيه ذكركم افلا تعقلون
10. Lekad enzelnâ ileykum kitâben fîhi zikrukum, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).
Ant olsun indirdik sizlere bir kitap*; ondadır** zikriniz78; öyle ki akletmez562 misiniz?
Ahmed Samira: 10 We had descended to you a Book in it (is) your memory/mention , so do you not reason/understand?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 enzelna indirdik أَنْزَلْنَا نزل
3 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
4 kitaben bir kitap (Kur’an) كِتَابًا كتب
5 fihi ondadır فِيهِ -
6 zikrukum zikriniz ذِكْرُكُمْ ذكر
7 efela öyleyse أَفَلَا -
8 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1: *Kur’ân.**Kitaptadır.

Ayet 11

2492|21|11|وَكَمْ قَصَمْنَا مِن قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَأَنشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ
2492|21|11|وكم قصمنا من قريه كانت ظالمه وانشانا بعدها قوما اخرين
11. Ve kem kasamnâ min karyetin kânet zâlimeten ve enşe’nâ ba’dehâ kavmen âharîn(âharîne).
Ve nicesini kırıp geçirdik kentlerden (ki) olmuştu* bir zalim257; ve inşa ettik sonrasında onun** öteki*** bir kavim/toplum.
Ahmed Samira: 11 And how many from a village/urban city We destroyed/broke , (it) was unjust/oppressive, and We created/formed after it a nation (of) others.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kem ve nicesini وَكَمْ -
2 kasamna kırıp geçirdik قَصَمْنَا قصم
3 min مِنْ -
4 karyetin kentlerden قَرْيَةٍ قري
5 kanet olan كَانَتْ كون
6 zalimeten bir zalim ظَالِمَةً ظلم
7 ve enşe'na ve inşa ettik وَأَنْشَأْنَا نشا
8 bea'deha sonrasında onun بَعْدَهَا بعد
9 kavmen bir kavim قَوْمًا قوم
10 aharine öteki اخَرِينَ اخر

Notlar

Not 1: *Kent.**Kentin.***Ötekiler, çoğul.

Ayet 12

2493|21|12|فَلَمَّآ أَحَسُّوا۟ بَأْسَنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَرْكُضُونَ
2493|21|12|فلما احسوا باسنا اذا هم منها يركضون
12. Fe lemmâ ehassû be’senâ izâ hum minhâ yerkudûn(yerkudûne).
Öyle ki ne zaman hissettiler baskımızı* (o) zaman onlar ondan** kaçıyorlardı.
Ahmed Samira: 12 So when they felt with one of their physical senses Our might/power , then they are from it running (fleeing).

Notlar

Not 1: *Yıkıcı güç/kuvvet.**Kentten.

Ayet 13

2494|21|13|لَا تَرْكُضُوا۟ وَٱرْجِعُوٓا۟ إِلَىٰ مَآ أُتْرِفْتُمْ فِيهِ وَمَسَٰكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ
2494|21|13|لا تركضوا وارجعوا الي ما اترفتم فيه ومسكنكم لعلكم تسلون
13. Lâ terkudû verciû ilâ mâ utriftum fîhi ve mesâkinikum leallekum tus’elûn(tus’elûne).
Kaçmayın*; ve dönün* şımartıldığınıza* * doğru kendisinde; ve meskenlerinize; belki sizler sual edilirsiniz***.
Ahmed Samira: 13 Do not run, and return to what you were luxuriated/ungrateful and arrogant in it and your residences, maybe/perhaps you be asked/questioned.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 terkudu kaçmayın تَرْكُضُوا ركض
3 verciu ve dönün وَارْجِعُوا رجع
4 ila doğru إِلَىٰ -
5 ma مَا -
6 utriftum şımartıldığınıza أُتْرِفْتُمْ ترف
7 fihi kendisinde فِيهِ -
8 ve mesakinikum ve meskenlerinize وَمَسَاكِنِكُمْ سكن
9 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
10 tuselune sual edilirsiniz تُسْأَلُونَ سال

Notlar

Not 1: *Zalimlerin kaçışları engellenmelidir; kaçtılarsa da geri döndürülmelidirler. Önce kendi meskenlerine yerleştirilirler ve sonra mutlaka sorgulanırlar. **Lüks içinde yaşatıldığınıza.***Sorulmak, sorgulanmak.

Ayet 14

2495|21|14|قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ
2495|21|14|قالوا يويلنا انا كنا ظلمين
14. Kâlû yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
Dediler*: "Eyvah bize! Doğrusu bizler olmuşuz zalimler257."
Ahmed Samira: 14 They said: "Oh our calam ity that we, we were unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ya veylena eyvah bize يَا وَيْلَنَا -
3 inna doğru bizler إِنَّا -
4 kunna olmuşuz كُنَّا كون
5 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *Zalimler.

Ayet 15

2496|21|15|فَمَا زَالَت تِّلْكَ دَعْوَىٰهُمْ حَتَّىٰ جَعَلْنَٰهُمْ حَصِيدًا خَٰمِدِينَ
2496|21|15|فما زالت تلك دعويهم حتي جعلنهم حصيدا خمدين
15. Fe mâ zâlet tilke da’vâhum hattâ cealnâhum hasîden hâmidîn(hâmidîne).
Öyle ki ayrılmış* değildi işte şu davetleri** ta ki yaptık onları sönmüş*** bir hasat****.
Ahmed Samira: 15 So it was still/continuing that it (was) their call/prayer until We made them uprooted (and) silent/dead .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fema öyle ki değildi فَمَا -
2 zalet ayrılmış زَالَتْ زيل
3 tilke işte şu تِلْكَ -
4 dea'vahum davetleri دَعْوَاهُمْ دعو
5 hatta ta ki حَتَّىٰ -
6 cealnahum yaptık onları جَعَلْنَاهُمْ جعل
7 hasiden bir hasat حَصِيدًا حصد
8 hamidine sönmüş. خَامِدِينَ خمد

Notlar

Not 1: *Sürekli devam etti, kesilmedi.**Çağrıları, azaptan kurtulmak amacıyla yaptıkları çağrıları. Mutlak ki bu zalimler sözde ilâhlarını davet etmektedirler.***Ateşin sönmesi, bitmesi. ****Kökünden koparılıp hasat edilmiş ve canlılığını kaybetmiş.

Ayet 16

2497|21|16|وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَآءَ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ
2497|21|16|وما خلقنا السما والارض وما بينهما لعبين
16. Ve mâ halaknes semâe vel arda ve mâ beynehumâ lâıbîn(lâıbîne).
Ve yaratmış değiliz göğü180 ve yeri ve ikisi arasındakini laubaliliğe669.
Ahmed Samira: 16 And We did not create the skies/space and the earth/Planet Earth and what (is) between them (B) playing/amusing

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 halekna yaratmış خَلَقْنَا خلق
3 s-semae göğü السَّمَاءَ سمو
4 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
5 ve ma ve وَمَا -
6 beynehuma ikisi arasındakini بَيْنَهُمَا بين
7 laibine laubalilik لَاعِبِينَ لعب

Ayet 17

2498|21|17|لَوْ أَرَدْنَآ أَن نَّتَّخِذَ لَهْوًا لَّٱتَّخَذْنَٰهُ مِن لَّدُنَّآ إِن كُنَّا فَٰعِلِينَ
2498|21|17|لو اردنا ان نتخذ لهوا لاتخذنه من لدنا ان كنا فعلين
17. Lev erednâ en nettehıze lehven lettehaznâhu min ledunnâ in kunnâ fâ’ılîn(fâ’ılîne).
Şayet arzu etseydik ki ediniriz bir oyalanma; mutlak edinirdik onu* katımızdan eğer olsaydık failler.
Ahmed Samira: 17 If We wanted that We take a plaything/an amusement , We would have taken it from at Us, if We were making/doing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev şayet لَوْ -
2 eradna arzu etseydik أَرَدْنَا رود
3 en ki أَنْ -
4 nettehize ediniriz نَتَّخِذَ اخذ
5 lehven bir oyalanma لَهْوًا لهو
6 lattehaznahu mutlak edinirdik لَاتَّخَذْنَاهُ اخذ
7 min مِنْ -
8 ledunna katımızdan لَدُنَّا لدن
9 in eğer إِنْ -
10 kunna olduysak كُنَّا كون
11 failine faaliyete geçirenler فَاعِلِينَ فعل

Notlar

Not 1: *Oyalanmayı.

Ayet 18

2499|21|18|بَلْ نَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَى ٱلْبَٰطِلِ فَيَدْمَغُهُۥ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ وَلَكُمُ ٱلْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ
2499|21|18|بل نقذف بالحق علي البطل فيدمغه فاذا هو زاهق ولكم الويل مما تصفون
18. Bel nakzifu bil hakkı alel bâtıli fe yedmeguhu fe izâ huve zâhik(zâhikun), ve lekumul veylu mimmâ tasıfûn(tasıfûne).
Evet! Atarız hakkı1114 batılın199 üzerine; öyle ki ezer* başını onun**; öyle ki (o) zaman o*** bir yok olandır; ve sizleredir (ey) vah**** vasıflandırdıklarınızdan1135.
Ahmed Samira: 18 Rather We throw/hurl with the truth on the falsehood, so it nullifies/eliminates it (the falsehood), so then it(the falsehood) is vanishing/being destroyed , and for you (is) the grief/misfortune from what you describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet! بَلْ -
2 nekzifu atarız نَقْذِفُ قذف
3 bil-hakki hakkı بِالْحَقِّ حقق
4 ala üzerine عَلَى -
5 l-batili batılın الْبَاطِلِ بطل
6 fe yedmeguhu öyle ki ezer başını onun فَيَدْمَغُهُ دمغ
7 feiza öyle ki (o) zaman فَإِذَا -
8 huve o هُوَ -
9 zahikun bir yok olandır زَاهِقٌ زهق
10 velekumu ve sizleredir وَلَكُمُ -
11 l-veylu vahlar الْوَيْلُ -
12 mimma مِمَّا -
13 tesifune vasıflandırdıklarınızdan تَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1: *Hak.**Batılın.***Batıl.****Eyvah.

Ayet 19

2500|21|19|وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَنْ عِندَهُۥ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَ
2500|21|19|وله من في السموت والارض ومن عنده لا يستكبرون عن عبادته ولا يستحسرون
19. Ve lehu men fîs semâvâti vel ard(ardı), ve men indehu lâ yestekbirûne an ıbâdetihî ve lâ yestahsirûn(yestahsirûne).
Ve O'nadır* göklerdeki162 ve yerdeki kimse436; ve O'nun indindeki/katındaki kimse695; kebirlenmezler** kulluk46 etmekten O'na***; ve çekilmezler****.
Ahmed Samira: 19 And for Him whom (is) between the skies/space and the earth/Planet Earth, and whom (are) at Him do not be arrogant from worshipping Him, and they do not grieve/sadden .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve lehu ve O’nadır
2 men kimse مَنْ -
3 fi فِي -
4 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
6 ve men ve kimse وَمَنْ -
7 indehu indinde/katında O’nun عِنْدَهُ عند
8 la لَا -
9 yestekbirune kebirlenmezler يَسْتَكْبِرُونَ كبر
10 an عَنْ -
11 ibadetihi kulluk etmekten O'na عِبَادَتِهِ عبد
12 ve la ve وَلَا -
13 yestehsirune çekilmezler يَسْتَحْسِرُونَ حسر

Notlar

Not 1: *Allah'adır.**Büyüklenme, kibirlenme.***Allah'a.****Yorulmazlar, güçten çekilmezler, umuttan/mutluluktan çekilmezler, iç çekmezler.

Ayet 20

2501|21|20|يُسَبِّحُونَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ
2501|21|20|يسبحون اليل والنهار لا يفترون
20. Yusebbihûnel leyle ven nehâre lâ yefturûn(yefturûne).
Tesbih57 ederler gece171 ve gündüz170; gevşemezler/dinmezler.
Ahmed Samira: 20 They praise/glorify (during) the night and the daytime, they do not subside/abate .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yusebbihune tesbih ederler يُسَبِّحُونَ سبح
2 l-leyle gece اللَّيْلَ ليل
3 ve nnehara ve gündüz وَالنَّهَارَ نهر
4 la لَا -
5 yefturune gevşemezler/dinmezler يَفْتُرُونَ فتر

Ayet 21

2502|21|21|أَمِ ٱتَّخَذُوٓا۟ ءَالِهَةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ هُمْ يُنشِرُونَ
2502|21|21|ام اتخذوا الهه من الارض هم ينشرون
21. Emittehazu âliheten minel ardı hum yunşirûn(yunşirûne).
Ya da edindiler ilâhlar1094 yerden* (ki) onlar** neşrederler923.
Ahmed Samira: 21 Or they took/received gods from the earth/Planet Earth, they are reviving/resurrecting.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 emi ya da أَمِ -
2 ttehazu edindiler mi اتَّخَذُوا اخذ
3 aliheten ilâhlar الِهَةً اله
4 mine مِنَ -
5 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
6 hum onlar هُمْ -
7 yunşirune neşrederler يُنْشِرُونَ نشر

Notlar

Not 1: *Yeryüzünden, yerden yaratılmış. İlâhlaştırılan insanlar, idoller vb.**Sözde ilâhlar.

Ayet 22

2503|21|22|لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ
2503|21|22|لو كان فيهما الهه الا الله لفسدتا فسبحن الله رب العرش عما يصفون
22. Lev kâne fîhimâ âlihetun illâllâhu le fesedetâ, fe subhânallâhi rabbil arşi ammâ yasıfûn(yasıfûne).
Şayet olsaydı ikisinde* ilâhlar1094 Allah'ın dışında mutlak fesada/kargaşaya** uğrardı o ikisi***; öyle ki Subhân'dır7 Allah; arşın66 Rabbidir4; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).
Ahmed Samira: 22 If (there) was in them (B) (the skies and the Earth) gods, except God, they (B) would have been corrupted ,so praise/glory (to) God, Lord (of) the throne about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev şayet لَوْ -
2 kane olsaydı كَانَ كون
3 fihima ikisinde فِيهِمَا -
4 alihetun ilahlar الِهَةٌ اله
5 illa dışında إِلَّا -
6 llahu Allah'ın اللَّهُ -
7 lefesedeta mutlak fesada/kargaşaya uğrardı o ikisi لَفَسَدَتَا فسد
8 fesubhane öyle ki subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir فَسُبْحَانَ سبح
9 llahi Allah اللَّهِ -
10 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
11 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
12 amma عَمَّا -
13 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1: *Gökte ve yerde.**Muhteşem bir delil. Gerçekten de gökte ve yerde düzen varsa bu ancak tek bir ilâhın varlığında olur. Birden çok ilâh asla olamaz. Olsaydı sonsuzlukta mutlak sınırları kesişecektir. Bir ilâhın sınırı olur mu? Olmaz. Demek ki gerçek ilâh varsa o da tek olmalıdır.***Gök ve yer.

Ayet 23

2504|21|23|لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ
2504|21|23|لا يسل عما يفعل وهم يسلون
23. Lâ yus’elu ammâ yef’alu ve hum yus’elûn(yus’elûne).
Sual edilmez* faaliyet ettiğinden; ve onlar sual edilirler**.
Ahmed Samira: 23 (He is) not to be asked/questioned about what He makes/does, and they are being asked/questioned.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yuselu sual edilmez يُسْأَلُ سال
3 amma عَمَّا -
4 yef'alu faaliyet ettiğinden يَفْعَلُ فعل
5 vehum ve onlar وَهُمْ -
6 yuselune sual edilirler يُسْأَلُونَ سال

Notlar

Not 1: *Allah. Sorulmaz.**Yarattığı her şey sorgulanır.

Ayet 24

2505|21|24|أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً قُلْ هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ هَٰذَا ذِكْرُ مَن مَّعِىَ وَذِكْرُ مَن قَبْلِى بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ٱلْحَقَّ فَهُم مُّعْرِضُونَ
2505|21|24|ام اتخذوا من دونه الهه قل هاتوا برهنكم هذا ذكر من معي وذكر من قبلي بل اكثرهم لا يعلمون الحق فهم معرضون
24. Emittehazû min dûnihî âliheh(âliheten), kul hâtû burhânekum, hâzâ zikru men maiye ve zikru men kablî, bel ekseruhum lâ ya’lemûnel hakka fehum mu’ridûn(mu’ridûne).
Ya da edindiler astından O’nun* ilâhlar1094; de ki: "Sunun** burhânınızı293; işte bu, zikirdir78 benimle beraber kimseye; ve zikirdir78 benden önceki kimseye"; evet! Çoğunluğu onların bilmezler hakkı/gerçeği; öyle ki onlar yüz çevirenlerdir.
Ahmed Samira: 24 Or they took/received from other than Him gods, say: "Bring/give your proof/evidence that (is a) reminder/mention what (is) with me, and (a) reminder/mention what (is) before me, but most of them do not know the truth , so they are objecting/opposing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 emi ya da أَمِ -
2 ttehazu edindiler اتَّخَذُوا اخذ
3 min مِنْ -
4 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
5 aliheten ilâhlar الِهَةً اله
6 kul de ki قُلْ قول
7 hatu sunun هَاتُوا هات
8 burhanekum burhânınızı بُرْهَانَكُمْ برهن
9 haza işte budur هَٰذَا -
10 zikru zikir ذِكْرُ ذكر
11 men kimseye مَنْ -
12 meiye benimle beraber مَعِيَ -
13 ve zikru ve zikir وَذِكْرُ ذكر
14 men kimseye مَنْ -
15 kabli benden öncekilerin قَبْلِي قبل
16 bel evet بَلْ -
17 ekseruhum çoğunluğu onların أَكْثَرُهُمْ كثر
18 la لَا -
19 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم
20 l-hakka hakkı الْحَقَّ حقق
21 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
22 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Getir, çıkar ve ortaya koy.

Ayet 25

2506|21|25|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِىٓ إِلَيْهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدُونِ
2506|21|25|وما ارسلنا من قبلك من رسول الا نوحي اليه انه لا اله الا انا فاعبدون
25. Ve mâ erselnâ min kablike min resûlin illâ nûhî ileyhi ennehu lâ ilâhe illâ ene fa’budûn(fa’budûni).
Ve göndermiş değiliz senden* önce hiçbir resûl418 ancak ki vahy603 ettik ona** ki O’dur***; "Yoktur ilâh74 benim dışımda; öyle ki kulluk46 edin bana."
Ahmed Samira: 25 And We did not send from before you from a messenger, except (that) We inspire/transmit to him: "That He is no God except Me, so worship Me."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 min hiçbir مِنْ -
6 rasulin resul رَسُولٍ رسل
7 illa ancak ki إِلَّا -
8 nuhi vahy ettik نُوحِي وحي
9 ileyhi ona إِلَيْهِ -
10 ennehu ki O’dur أَنَّهُ -
11 la yoktur لَا -
12 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
13 illa dışımda إِلَّا -
14 ena benim أَنَا -
15 fea'buduni öyle ki kulluk edin bana فَاعْبُدُونِ عبد

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Resûle.***Allah'tır.

Ayet 26

2507|21|26|وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًا سُبْحَٰنَهُۥ بَلْ عِبَادٌ مُّكْرَمُونَ
2507|21|26|وقالوا اتخذ الرحمن ولدا سبحنه بل عباد مكرمون
26. Ve kâlûttehazer rahmânu veleden subhâneh(subhânehu), bel ıbâdun mukremûn(mukremûne).
Ve dediler: "Edindi Rahmân1 bir velet*"; Subhân’dır7 O**; evet! Kullardır907*** kerîmleştirilmiş****.
Ahmed Samira: 26 And they said: "The merciful took/received a child (son) His praise/glory but honoured worshippers/slaves."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 ttehaze edindi اتَّخَذَ اخذ
3 r-rahmanu Rahman الرَّحْمَٰنُ رحم
4 veleden bir veled وَلَدًا ولد
5 subhanehu Subhan’dır O سُبْحَانَهُ سبح
6 bel evet! بَلْ -
7 ibadun kullardır عِبَادٌ عبد
8 mukramune kerimleştirilmiş مُكْرَمُونَ كرم

Notlar

Not 1: *Çocuk. Melekleri haşa Yüce Allah'ın çocukları olarak tanımlayan sapkınlar olduğunu anlarız.**Allah.***Melekler.****Seçkinleştirilmiş, kendisine cömertçe davranılmış.

Ayet 27

2508|21|27|لَا يَسْبِقُونَهُۥ بِٱلْقَوْلِ وَهُم بِأَمْرِهِۦ يَعْمَلُونَ
2508|21|27|لا يسبقونه بالقول وهم بامره يعملون
27. Lâ yesbikûnehu bil kavli ve hum bi emrihî ya’melûn(ya’melûne).
Önceleyemezler* O’nu** kaville/sözle; ve onlar*** O'nun**** emriyle200 yaparlar.
Ahmed Samira: 27 They do not precede/race Him with the saying/opinion and belief, and they are with His order/command doing/working.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yesbikunehu önceleyemezler O’nu يَسْبِقُونَهُ سبق
3 bil-kavli kaville/sözle بِالْقَوْلِ قول
4 ve hum ve onlar وَهُمْ -
5 biemrihi emriyle onun بِأَمْرِهِ امر
6 yea'melune yaparlar يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1: *Melekler. Hiçbir şey Rabbimizin sözünün önüne geçemez. O'nun sözü/kelamı her şeyin önüne geçer ve O'nun emri derhal yerine getirilir. **Allah'ı.***Melekler.****Allah'ın.

Ayet 28

2509|21|28|يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ٱرْتَضَىٰ وَهُم مِّنْ خَشْيَتِهِۦ مُشْفِقُونَ
2509|21|28|يعلم ما بين ايديهم وما خلفهم ولا يشفعون الا لمن ارتضي وهم من خشيته مشفقون
28. Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yeşfeûne illâ li menirtedâ ve hum min haşyetihî muşfikûn(muşfikûne).
Bilir* elleri arasındakini** ve arkalarındakini**; ve şefaat114 edemezler*** dışında kimseye (ki) razı oldu*; ve onlar*** haşyetlerinden53 O’na işfâklılardır1122.
Ahmed Samira: 28 He knows what (is) between their hands and what (is) behind them, and they do not mediate except to who He accepted/approved, and they are from His fear are guarding/cautious .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
2 ma مَا -
3 beyne arasındakini بَيْنَ بين
4 eydihim ellerinin أَيْدِيهِمْ يدي
5 ve ma ve وَمَا -
6 halfehum arkalarındakini خَلْفَهُمْ خلف
7 ve la ve وَلَا -
8 yeşfeune şefaat edemezler يَشْفَعُونَ شفع
9 illa dışında إِلَّا -
10 limeni kimseye لِمَنِ -
11 rteda razı ارْتَضَىٰ رضو
12 ve hum ve onlar وَهُمْ -
13 min مِنْ -
14 haşyetihi haşyetlerinden O’na خَشْيَتِهِ خشي
15 muşfikune işfâklılardır مُشْفِقُونَ شفق

Notlar

Not 1: *Allah.**Meleklerin.***Melekler. Yüce Allah şefâat ederse onlar da o şefâati yerini getirirler.

Ayet 29

2510|21|29|وَمَن يَقُلْ مِنْهُمْ إِنِّىٓ إِلَٰهٌ مِّن دُونِهِۦ فَذَٰلِكَ نَجْزِيهِ جَهَنَّمَ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلظَّٰلِمِينَ
2510|21|29|ومن يقل منهم اني اله من دونه فذلك نجزيه جهنم كذلك نجزي الظلمين
29. Ve men yekul minhum innî ilâhun min dûnihî fe zâlike neczîhi cehennem(cehenneme), kezâlike neczîz zâlimîn(zâlimîne).
Ve kim der onlardan*: "Doğrusu ben bir ilâhım1094 O’nun** astından"; öyle ki işte budur; cezalandırırız63 onu*** cehennem (-le); işte böyledir**** cezalandırırız63 zalimleri257.
Ahmed Samira: 29 And who says from them: "That I am a god from other than Him." So that/this, We reimburse him Hell, that is how We reimburse the unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yekul der يَقُلْ قول
3 minhum onlardan مِنْهُمْ -
4 inni doğrusu ben إِنِّي -
5 ilahun bir ilâhım إِلَٰهٌ اله
6 min مِنْ -
7 dunihi O’nun astından دُونِهِ دون
8 fezalike öyle ki işte budur فَذَٰلِكَ -
9 neczihi cezalandırırız onu نَجْزِيهِ جزي
10 cehenneme cehennem (-le) جَهَنَّمَ -
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
13 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *Meleklerden.**Allah'ın.***Meleği.****Meleklerin Rablerine karşı ilâhlık iddia etmeleri söz konusu bile olmaz. Olsaydı onlar da cehennemle cezalandırılırlardı. Zalimler cezalandırılır.

Ayet 30

2511|21|30|أَوَلَمْ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَٰهُمَا وَجَعَلْنَا مِنَ ٱلْمَآءِ كُلَّ شَىْءٍ حَىٍّ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ
2511|21|30|اولم ير الذين كفروا ان السموت والارض كانتا رتقا ففتقنهما وجعلنا من الما كل شي حي افلا يومنون
30. E ve lem yerellezîne keferû ennes semâvâti vel arda kânetâ retkan fe fetaknâhuma, ve cealnâ minel mâi kulle şey’in hayy(hayyin), e fe lâ yu’minûn(yu’minûne).
Hiç görmezler mi kâfirlik25 etmiş kimseler ki gökler162 ve yer olmuştu bir retka/ratık387; öyle ki ayırdık* ikisini; ve yaptık sudan388 her bir hayat (-lı) şeyi; öyle ki iman47 etmezler mi?
Ahmed Samira: 30 Did those who disbelieved not see that the skies/space and the earth/Planet Earth, they (B) were joined , so We split/ruptured them (B) , and We made/created from the water every thing alive/living, so do they not believe?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem أَوَلَمْ -
2 yera görmezler mi يَرَ راي
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik ederler كَفَرُوا كفر
5 enne ki أَنَّ -
6 s-semavati gökler السَّمَاوَاتِ سمو
7 vel'erde ve yer وَالْأَرْضَ ارض
8 kaneta olmuştu كَانَتَا كون
9 ratkan bir bitişik/yapışık رَتْقًا رتق
10 fefeteknahuma öyle ki ayırdık o ikisini فَفَتَقْنَاهُمَا فتق
11 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
12 mine -dan مِنَ -
13 l-mai su- الْمَاءِ موه
14 kulle her bir كُلَّ كلل
15 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
16 hayyin canlı حَيٍّ حيي
17 efela öyle ki أَفَلَا -
18 yu'minune iman etmezler mi يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1: *Bitişik olan yani tekillik ('singularity') halinde olan gökler ve yer 13.8 milyar yıl önce büyük patlamayla ayrıldı. Boyutlar oluştu. Tek bir kuvvet ayrılarak 4 temel kuvveti oluşturdu.

Ayet 31

2512|21|31|وَجَعَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
2512|21|31|وجعلنا في الارض روسي ان تميد بهم وجعلنا فيها فجاجا سبلا لعلهم يهتدون
31. Ve cealnâ fîl ardı revâsiye en temîde bihim ve cealnâ fîhâ ficâcen subulen leallehum yehtedûn(yehtedûne).
Ve yaptık yerde revâsiye146 ki sarsar* onları**; ve yaptık orada*** geçitler; yollar; belki onlar**** doğru yola kılavuzlanırlar.
Ahmed Samira: 31 And We made/created in the earth/Planet Earth anchors/mountains , that (E) it sways and leans/moves and unsettles with them, and We made/created in it wide mountain paths (as) roads/paths ,maybe/perhaps they be guided.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 fi فِى -
3 l-erdi yerde/yeryüzünde ٱلْأَرْضِ ارض
4 ravasiye revâsiye رَوَٰسِىَ رسو
5 en ki أَن -
6 temide sarsar (yer) تَمِيدَ ميد
7 bihim onları (insanları) بِهِمْ -
8 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
9 fiha orada (yerde) فِيهَا -
10 ficacen geçitler فِجَاجًۭا فجج
11 subulen yollar سُبُلًۭا سبل
12 leallehum belki onlar لَّعَلَّهُمْ -
13 yehtedune doğru yola kılavuzlanırlar يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1: *Yer.**İnsanları.***Yerde.****İnsanlar.

Ayet 32

2513|21|32|وَجَعَلْنَا ٱلسَّمَآءَ سَقْفًا مَّحْفُوظًا وَهُمْ عَنْ ءَايَٰتِهَا مُعْرِضُونَ
2513|21|32|وجعلنا السما سقفا محفوظا وهم عن ايتها معرضون
32. Ve cealnes semâe sakfen mahfûzâ(mahfûzen), ve hum an âyâtihâ mu’ridûn(mu’ridûne).
Ve yaptık göğü180 korunmuş994 998 bir tavan*; ve onlar ayetlerimizden454 yüz çevirenlerdir.
Ahmed Samira: 32 And We made/created the sky/space a protected/guarded roof/ceiling, and they are from its verses/evidences/signs objecting/opposing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 s-semae göğü السَّمَاءَ سمو
3 sekfen bir tavan سَقْفًا سقف
4 mehfuzen korunmuş مَحْفُوظًا حفظ
5 vehum ve onlar وَهُمْ -
6 an عَنْ -
7 ayatiha ayetlerimizden ايَاتِهَا ايي
8 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1: *Tavanların düz olması (özellikle şerefli Kur'an'ın indiği bölgede) evrenin düz olduğuna bir işarettir. Planck uydu verilerine göre evrenimiz "flat" yani düzdür.

Ayet 33

2514|21|33|وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ فِى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ
2514|21|33|وهو الذي خلق اليل والنهار والشمس والقمر كل في فلك يسبحون
33. Ve huvellezî halakal leyle ven nehâre veş şemse vel kamer(kamere), kullun fî felekin yesbehûn(yesbehûne).
Ve O'dur* ki yaratandır geceyi ve gündüzü**; ve Güneş'i ve Ay'ı; her biri bir yörüngede1123 yüzerler***.
Ahmed Samira: 33 And He is who created the night and the daytime, and the sun and the moon, every/all in (an) orbit/circuit floating.

Notlar

Not 1: *Allah'tır.**Gece ve gündüz Dünya gezegenini işaret eder.***Yüzme eyleminin seçilmesi de asla tesadüf değildir. Evrenin içindeki tüm kozmik yapılar karanlık madde ve karanlık enerji havuzunda yüzerler.

Ayet 34

2515|21|34|وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِّن قَبْلِكَ ٱلْخُلْدَ أَفَإِي۟ن مِّتَّ فَهُمُ ٱلْخَٰلِدُونَ
2515|21|34|وما جعلنا لبشر من قبلك الخلد افاين مت فهم الخلدون
34. Ve mâ cealnâ li beşerin min kablikel huld(hulde), e fe in mitte fe humul hâlidûn(hâlidûne).
Ve yapmış değiliz bir beşere432 senden önce ölümsüzlük185; öyle ki eğer (sen) ölsen*; öyle ki onlar ölümsüzler185 mi?
Ahmed Samira: 34 And We did not make/create to a human from before you the immortality , so if you died so they are the immortals ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 libeşerin bir beşere لِبَشَرٍ بشر
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 l-hulde ölümsüzlük الْخُلْدَ خلد
7 efein öyle ki eğer أَفَإِنْ -
8 mitte ölsen مِتَّ موت
9 fehumu öyle ki onlar فَهُمُ -
10 l-halidune ölümsüzler الْخَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1: *Eğer geçişi önemlidir. 'Öldün, yada ölürsün' şeklinde gelmemiştir; 'eğer ölürsen' şeklinde gelmiştir. Yüce Allah yolunda katledilenler ölü değillerdir. Rableri katında rızıklandırılırlar. Cennete giren insanların ilk ölüm haricinde ölüm tatmadıkları bildirildiğine göre resûllerin ve müminlerin de Yüce Allah yolunda katledilenler gibi ölü olmadıkları anlaşılır. Rableri katında rızıklandırılırlar. 2:154, 3:169 ve 44:56 ayetlerine bakınız.

Ayet 35

2516|21|35|كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِٱلشَّرِّ وَٱلْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
2516|21|35|كل نفس ذايقه الموت ونبلوكم بالشر والخير فتنه والينا ترجعون
35. Kullu nefsin zâikatul mevt(mevti), ve neblûkum biş şerri vel hayri fitneh(fitneten), ve ileynâ turceûn(turceûne).
Her bir nefis201 tadıcıdır ölümü*; ve belalandırırız256 sizleri şerle ve hayırla; bir fitnedir332; ve bize geri döndürülürsünüz.
Ahmed Samira: 35 Every self (is) tasting/experiencing the death/lifelessness, and We test you with the bad/harm and the good/generosity (as) a test , and to Us you are being returned.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kullu her bir كُلُّ كلل
2 nefsin nefis نَفْسٍ نفس
3 zaikatu tadıcıdır ذَائِقَةُ ذوق
4 l-mevti ölümü الْمَوْتِ موت
5 ve neblukum ve belalandırırız sizleri وَنَبْلُوكُمْ بلو
6 biş-şerri şerle بِالشَّرِّ شرر
7 velhayri ve hayırla وَالْخَيْرِ خير
8 fitneten bir fitnedir فِتْنَةً فتن
9 ve ileyna ve bize وَإِلَيْنَا -
10 turceune geri döndürülürsünüz تُرْجَعُونَ رجع

Notlar

Not 1: *İlk cennetten ölerek çıkarıldık. İlk ölümü her insan tattı. İkinci ölümü yani bu evrenden ayrılmayı sadece cehennemlikler tadacaktır. Cennetlere girdirilecek olan Yüce Allah yolunda katledilenler ve müminler 2. ölümü tatmadan selâm diyarına geçeceklerdir. Oradan ahiretteki yargılamaya ve oradan da Rablerinin izniyle cennetlere girdirilecektir.

Ayet 36

2517|21|36|وَإِذَا رَءَاكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِى يَذْكُرُ ءَالِهَتَكُمْ وَهُم بِذِكْرِ ٱلرَّحْمَٰنِ هُمْ كَٰفِرُونَ
2517|21|36|واذا راك الذين كفروا ان يتخذونك الا هزوا اهذا الذي يذكر الهتكم وهم بذكر الرحمن هم كفرون
36. Ve izâ reâkellezîne keferû in yettehızûneke illâ huzuvâ(huzuven), e hâzellezî yezkuru âlihetekum, ve hum bi zikrir rahmâni hum kâfirûn(kâfirûne).
Ve gördükleri zaman kâfirlik25 etmiş kimseler ki edinirler seni* ancak bir istihza361; "Bu mu kimse (ki) zikreder78** ilâhlarınızı1094?"; ve onlar zikriyledir78*** Rahmân'ın1 (ki) onlar kâfirlerdir.
Ahmed Samira: 36 And if those who disbelieved saw you, that they take you except mockingly/making fun, is that who mentions/remembers your gods? And they are with mentioning/remembering the merciful they are225disbelieving.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 rake gördükleri zaman رَاكَ راي
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
5 in ki إِنْ -
6 yettehizuneke edinirler seni يَتَّخِذُونَكَ اخذ
7 illa ancak إِلَّا -
8 huzuven bir istihza هُزُوًا هزا
9 ehaza bu mu أَهَٰذَا -
10 llezi kimse (ki) الَّذِي -
11 yezkuru zikreder يَذْكُرُ ذكر
12 alihetekum ilâhlarınızı الِهَتَكُمْ اله
13 ve hum ve onlar وَهُمْ -
14 bizikri zikriyledir بِذِكْرِ ذكر
15 r-rahmani Rahmân'ın الرَّحْمَٰنِ رحم
16 hum onlar هُمْ -
17 kafirune kâfirlerdir كَافِرُونَ كفر

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Sürekli olumsuz olarak zikreder/hatırlatır.***Sürekli olarak Rahmân'a karşı olumsuz hatırlatma/zikir yaparlar. Günümüzde Rahmân'a kulluk ediyoruz diye şirk içinde hadislere tabi olanların zikri de kâfirlerin zikridir.

Ayet 37

2518|21|37|خُلِقَ ٱلْإِنسَٰنُ مِنْ عَجَلٍ سَأُو۟رِيكُمْ ءَايَٰتِى فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ
2518|21|37|خلق الانسن من عجل ساوريكم ايتي فلا تستعجلون
37. Hulikal insânu min acel(acelin), seurîkum âyâtî fe lâ testa’cilûn(testa’cilûni).
Yaratıldı insan bir aceleden*; "Göstereceğim* size ayetlerimi237; öyle ki acele ettirmeyin beni."
Ahmed Samira: 37 The human/mankind was created from hurry/haste/speed, I will show you My verses/evidences , so do not hurry/hasten .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hulika yaratıldı خُلِقَ خلق
2 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
3 min مِنْ -
4 acelin aceleden عَجَلٍ عجل
5 seurikum size göstereceğim سَأُرِيكُمْ راي
6 ayati ayetlerimi ايَاتِي ايي
7 fela öyle ki فَلَا -
8 testea'ciluni acele ettirmeyin beni تَسْتَعْجِلُونِ عجل

Notlar

Not 1: *İnsan acelecidir.**Gelecek zaman kipi. Rabbimiz günümüzde ayetlerini ufuklarda ve kendi nefsimizde göstermektedir.

Ayet 38

2519|21|38|وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
2519|21|38|ويقولون متي هذا الوعد ان كنتم صدقين
38. Ve yekûlûne metâ hâzel va’du in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).
Ve derler*: "Ne zamandır bu vaat eğer olduysanız sâdıklar182?"
Ahmed Samira: 38 And they say: "When (is) that the promise if you were truthful?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 meta ne zaman? مَتَىٰ -
3 haza bu هَٰذَا -
4 l-vea'du vaat الْوَعْدُ وعد
5 in eğer إِنْ -
6 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
7 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1: *Kâfirlik etmiş kimseler.

Ayet 39

2520|21|39|لَوْ يَعْلَمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ حِينَ لَا يَكُفُّونَ عَن وُجُوهِهِمُ ٱلنَّارَ وَلَا عَن ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
2520|21|39|لو يعلم الذين كفروا حين لا يكفون عن وجوههم النار ولا عن ظهورهم ولا هم ينصرون
39. Lev ya’lemullezîne keferû hîne lâ yekuffûne an vucûhihimun nâre ve lâ an zuhûrihim ve lâ hum yunsarûn(yunsarûne).
Şayet bilselerdi kâfirlik25 etmiş kimseler anı/zamanı (ki) savamazlar yüzlerinden ateşi ve ne de sırtlarından; ve olmaz onlar yardım edilirler.
Ahmed Samira: 39 If those who disbelieved know when they do not prevent/stop the fire from their faces/fronts, and nor from their backs, and nor they, they be given victory/aid.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev şayet لَوْ -
2 yea'lemu bilselerdi يَعْلَمُ علم
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
5 hine anı/zamanı حِينَ حين
6 la لَا -
7 yekuffune savamazlar يَكُفُّونَ كفف
8 an - عَنْ -
9 vucuhihimu yüzlerinden وُجُوهِهِمُ وجه
10 n-nara ateşi النَّارَ نور
11 ve la ve ne de وَلَا -
12 an عَنْ -
13 zuhurihim sırtlarından ظُهُورِهِمْ ظهر
14 ve la ve olmaz وَلَا -
15 hum onlar هُمْ -
16 yunsarune yardım edilirler يُنْصَرُونَ نصر

Ayet 40

2521|21|40|بَلْ تَأْتِيهِم بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
2521|21|40|بل تاتيهم بغته فتبهتهم فلا يستطيعون ردها ولا هم ينظرون
40. Bel te’tîhim bagteten fe tebhetuhum fe lâ yestetî’ûne reddehâ ve lâ hum yunzarûn(yunzarûne).
Evet! Gelir* onlara bir ansızın (ki) şaşırtır* onları; öyle ki itaat** edemezler reddetmeye onu***; ve olmaz onlar göz açtırılırlar.
Ahmed Samira: 40 But it comes to them suddenly/unexpectedly, so it amazes/surprises them, so they are not able (of) its return/returning it, and nor they be given time .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 te'tihim gelir onlara تَأْتِيهِمْ اتي
3 begteten bir ansızın بَغْتَةً بغت
4 fe tebhetuhum şaşırtır onları فَتَبْهَتُهُمْ بهت
5 fela öyle ki فَلَا -
6 yestetiune itaat edemezler يَسْتَطِيعُونَ طوع
7 raddeha reddetmeye onu رَدَّهَا ردد
8 ve la ve olmaz وَلَا -
9 hum onlar هُمْ -
10 yunzerune göz açtırılırlar يُنْظَرُونَ نظر

Notlar

Not 1: *Ateş.**Güç yetirip bir şeye tabi olmak.***Ateşi.

Ayet 41

2522|21|41|وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَحَاقَ بِٱلَّذِينَ سَخِرُوا۟ مِنْهُم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
2522|21|41|ولقد استهزي برسل من قبلك فحاق بالذين سخروا منهم ما كانوا به يستهزون
41. Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe hâka billezîne sehırû minhum mâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).
Ve ant olsun istihza361 edildi resûllerle418 senden* önce; öyle ki kuşattı alay etmiş kimseleri onlardan kendisiyle istihza361 eder oldukları.
Ahmed Samira: 41 And had been mocked/made fun of with messengers from before you, so surrounded with those who mocked from them, what they were with it mocking (so those who mocked were surrounded by their deeds).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekadi ve ant olsun وَلَقَدِ -
2 stuhzie istihza edildi اسْتُهْزِئَ هزا
3 birusulin resûllerle بِرُسُلٍ رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 fehaka öyle ki kuşattı فَحَاقَ حيق
7 biellezine kimseleri بِالَّذِينَ -
8 sehiru alay etmiş سَخِرُوا سخر
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 ma مَا -
11 kanu oldukları كَانُوا كون
12 bihi kendisiyle بِهِ -
13 yestehziune istihza ederler يَسْتَهْزِئُونَ هزا

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 42

2523|21|42|قُلْ مَن يَكْلَؤُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ مِنَ ٱلرَّحْمَٰنِ بَلْ هُمْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِم مُّعْرِضُونَ
2523|21|42|قل من يكلوكم باليل والنهار من الرحمن بل هم عن ذكر ربهم معرضون
42. Kul men yekleukum bil leyli ven nehâri miner rahmân(rahmâni), bel hum an zikri rabbihim mu’ridûn(mu’ridûne).
De ki: "Kim korur* sizleri geceyle ve gündüz (-le) Rahmân’dan1?"; Evet! Onlar Rablerinin4 zikrinden78 yüz çevirenlerdir.
Ahmed Samira: 42 Say: "Who guards/protects you by the night and the daytime from the merciful? But they are from mentioning/remembering their Lord objecting/opposing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kim مَنْ -
3 yekle'ukum korur sizleri يَكْلَؤُكُمْ كلا
4 bil-leyli geceyle بِاللَّيْلِ ليل
5 ve nnehari ve gündüz (-le) وَالنَّهَارِ نهر
6 mine مِنَ -
7 r-rahmani Rahmân’dan? الرَّحْمَٰنِ رحم
8 bel evet! بَلْ -
9 hum onlar هُمْ -
10 an عَنْ -
11 zikri zikrinden ذِكْرِ ذكر
12 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
13 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1: *Rahmân'ın gazabından hiç kimse emin olamaz ve hiç kimse korunamaz.

Ayet 43

2524|21|43|أَمْ لَهُمْ ءَالِهَةٌ تَمْنَعُهُم مِّن دُونِنَا لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَ أَنفُسِهِمْ وَلَا هُم مِّنَّا يُصْحَبُونَ
2524|21|43|ام لهم الهه تمنعهم من دوننا لا يستطيعون نصر انفسهم ولا هم منا يصحبون
43. Em lehum âlihetun temneuhum min dûninâ, lâ yestetîûne nasre enfusihim ve lâ hum minnâ yushabûn(yushabûne).
Ya da onlaradır ilâhlar1094 (ki) mani olur onlara astımızdan*; itaat edemezler** yardıma kendi nefislerine201; ve olmaz onlara bizden (ki) sahiplenilirler.
Ahmed Samira: 43 Or (are) for them gods preventing/protecting them from other than/besides Us, (or are there Gods that protect them from Us), they are not able (of) victory/aid (to) themselves, and nor they are from Us being accompanied/befriended.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 lehum onlaradır لَهُمْ -
3 alihetun ilâhlar الِهَةٌ اله
4 temneuhum mani olur onlara تَمْنَعُهُمْ منع
5 min مِنْ -
6 dunina astımızdan دُونِنَا دون
7 la لَا -
8 yestetiune itaat edemezler يَسْتَطِيعُونَ طوع
9 nesra yardıma نَصْرَ نصر
10 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
11 ve la ve olmaz وَلَا -
12 hum onlara هُمْ -
13 minna bizden مِنَّا -
14 yushabune sahiplenilirler يُصْحَبُونَ صحب

Notlar

Not 1: *Astımızdan gelene.**Sözde ilâhlar. Tabi olmaya güç yetiremezler.

Ayet 44

2525|21|44|بَلْ مَتَّعْنَا هَٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ طَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْعُمُرُ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَآ أَفَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ
2525|21|44|بل متعنا هولا واباهم حتي طال عليهم العمر افلا يرون انا ناتي الارض ننقصها من اطرافها افهم الغلبون
44. Bel metta’nâ hâulâi ve âbâehum hattâ tâle aleyhimul umur(umuru), e fe lâ yerevne ennâ ne’til arda nenkusuhâ min etrâfihâ, e fehumul gâlibûn(gâlibûne).
Evet! Metalandırdık54 bunları ve babalarını/atalarını; ta ki uzadı üzerlerine ömür*; öyle ki görmezler mi ki biz, geliriz yere; eksiltiriz1124 onu** etrafından; öyle ki onlar mı galipler?"
Ahmed Samira: 44 But We gave long life/made those enjoy, and their fathers, until the lifetime became long/lasted long on them, so do they not see/understand that We come/bring (to) the earth/Planet Earth, We reduce/decrease/lessen it from its ends/edges, so are they the defeaters/conquerors?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 mettea'na metalandırdık مَتَّعْنَا متع
3 ha'ula'i bunları هَٰؤُلَاءِ -
4 ve aba'ehum ve babalarını/atalarını وَابَاءَهُمْ ابو
5 hatta ta ki حَتَّىٰ -
6 tale uzadı طَالَ طول
7 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
8 l-umuru ömür الْعُمُرُ عمر
9 efela öyle ki أَفَلَا -
10 yeravne görmezler mi يَرَوْنَ راي
11 enna ki biz أَنَّا -
12 ne'ti geliriz نَأْتِي اتي
13 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
14 nenkusuha eksiltiriz onu نَنْقُصُهَا نقص
15 min مِنْ -
16 etrafiha etrafından onun أَطْرَافِهَا طرف
17 efehumu öyle ki onlar mı أَفَهُمُ -
18 l-galibune galipler الْغَالِبُونَ غلب

Notlar

Not 1: *Ömrünün uzunluğu kadar.**Yeri.

Ayet 45

2526|21|45|قُلْ إِنَّمَآ أُنذِرُكُم بِٱلْوَحْىِ وَلَا يَسْمَعُ ٱلصُّمُّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا مَا يُنذَرُونَ
2526|21|45|قل انما انذركم بالوحي ولا يسمع الصم الدعا اذا ما ينذرون
45. Kul innemâ unzirukum bil vahyi ve lâ yesmeus summud duâe izâ mâ yunzerûn(yunzerûne).
De ki "Ancak ki uyarıyorum sizleri vahiyle603"; ve işitmez sağırlar çağrıyı/daveti (her) ne zaman uyarılırlar.
Ahmed Samira: 45 Say: "Truly I warn/give you notice with the inspiration/transmission , and the deaf does not hear the call/prayer if they are being warned/given notice! ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 unzirukum uyarıyorum sizleri أُنْذِرُكُمْ نذر
4 bil-vehyi vahiyle بِالْوَحْيِ وحي
5 vela ve وَلَا -
6 yesmeu işitmezler يَسْمَعُ سمع
7 s-summu sağırlar الصُّمُّ صمم
8 d-duaa'e çağrıyı/daveti الدُّعَاءَ دعو
9 iza zaman إِذَا -
10 ma مَا -
11 yunzerune uyarılırlar يُنْذَرُونَ نذر

Ayet 46

2527|21|46|وَلَئِن مَّسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِّنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ
2527|21|46|ولين مستهم نفحه من عذاب ربك ليقولن يويلنا انا كنا ظلمين
46. Ve le in messethum nefhatun min azâbi rabbike le yekûlunne yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
Ve eğer temas etse onlara bir esinti (senin) Rabbinin4 azabından; mutlak derler: "Eyvah bizlere! Doğrusu biz olduk zalimler257."
Ahmed Samira: 46 And if a blow/breath from your Lord’s torture touched them, they will say (E): "Oh our calamity , we (E) were unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve eğer وَلَئِنْ -
2 messethum temas etse onlara مَسَّتْهُمْ مسس
3 nefhatun bir esinti نَفْحَةٌ نفح
4 min مِنْ -
5 azabi azabından عَذَابِ عذب
6 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
7 leyekulunne mutlak derler لَيَقُولُنَّ قول
8 ya veylena eyvah bizlere يَا وَيْلَنَا -
9 inna doğrusu biz إِنَّا -
10 kunna olduk كُنَّا كون
11 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Ayet 47

2528|21|47|وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ
2528|21|47|ونضع الموزين القسط ليوم القيمه فلا تظلم نفس شيا وان كان مثقال حبه من خردل اتينا بها وكفي بنا حسبين
47. Ve nedaul mevâzînel kısta li yevmil kıyâmeti fe lâ tuzlemu nefsun şey’â(şey’en) ve in kâne miskâle habbetin min hardelin eteynâ bihâ, ve kefâ binâ hâsibîn(hâsibîne).
Ve koyarız dengeleri/mizanları658* eşitçe230 kıyamet gününe148; öyle ki zulmedilmez257 bir nefse201 bir şey; ve eğer olduysa ağırlığınca hardaldan bir çekirdek/tane geliriz onunla; ve kâfi geldi/yetti bize hesaplayanlar (olarak).
Ahmed Samira: 47 And We put the scales/measures the just/equitable to the Resurrection Day, so a self does not be caused injustice to/oppressed a thing, and (even) if (it) was a seed’s/grain’s weight of mustard/an herb, We brought it and enough/sufficient with Us counting/calculating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nedeu ve koyarız وَنَضَعُ وضع
2 l-mevazine mizanları الْمَوَازِينَ وزن
3 l-kista eşitlikle الْقِسْطَ قسط
4 liyevmi günü için لِيَوْمِ يوم
5 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
6 fela öyle ki فَلَا -
7 tuzlemu zulmedilmez تُظْلَمُ ظلم
8 nefsun bir nefse نَفْسٌ نفس
9 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
10 ve in ve eğer وَإِنْ -
11 kane olduysa كَانَ كون
12 miskale ağırlığınca مِثْقَالَ ثقل
13 habbetin bir tane حَبَّةٍ حبب
14 min مِنْ -
15 hardelin bir hardaldan خَرْدَلٍ خردل
16 eteyna geliriz أَتَيْنَا اتي
17 biha onunla بِهَا -
18 ve kefa ve kafi geldi وَكَفَىٰ كفي
19 bina bize بِنَا -
20 hasibine hesaplayanlar (olarak) حَاسِبِينَ حسب

Notlar

Not 1: *Mütevazin; dengeli.

Ayet 48

2529|21|48|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ٱلْفُرْقَانَ وَضِيَآءً وَذِكْرًا لِّلْمُتَّقِينَ
2529|21|48|ولقد اتينا موسي وهرون الفرقان وضيا وذكرا للمتقين
48. Ve lekad âteynâ mûsâ ve hârûnel furkâne ve dıyâen ve zikren lil muttekîn(muttekîne).
Ve ant olsun verdik Mûsâ’ya ve Hûrûn'a furkânı259; ve bir ışımadır ve bir zikirdir78 muttakilere17.
Ahmed Samira: 48 And We had given/brought (to) Moses and Aaron the Separator of Right and Wrong/Proof , and light/illumination , and a reminder/remembrance to the fearing and obeying.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
4 ve harune ve Hûrûn'a وَهَارُونَ -
5 l-furkane furkûnı الْفُرْقَانَ فرق
6 ve diya'en ve bir ışımadır وَضِيَاءً ضوا
7 ve zikran ve bir zikirdir وَذِكْرًا ذكر
8 lilmuttekine muttakilere لِلْمُتَّقِينَ وقي

Ayet 49

2530|21|49|ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَهُم مِّنَ ٱلسَّاعَةِ مُشْفِقُونَ
2530|21|49|الذين يخشون ربهم بالغيب وهم من الساعه مشفقون
49. Ellezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve hum mines sâati muşfikûn(muşfikûne).
Kimselerdir (ki) haşyet53 duyarlar Rablerine4 gaybla62*; ve onlar sâatten470 işfâklılardır1122.
Ahmed Samira: 49 Those who fear their Lord with the unseen and they are from the Hour/Resurrection they are afraid/guarding .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 yehşevne haşyet duyarlar يَخْشَوْنَ خشي
3 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
4 bil-gaybi gaybla بِالْغَيْبِ غيب
5 ve hum ve onlar وَهُمْ -
6 mine -nden مِنَ -
7 s-saati sâatten السَّاعَةِ سوع
8 muşfikune işfâklılardır مُشْفِقُونَ شفق

Notlar

Not 1: *Gözleriyle görmeseler, kulaklarıyla duymasalar bile.

Ayet 50

2531|21|50|وَهَٰذَا ذِكْرٌ مُّبَارَكٌ أَنزَلْنَٰهُ أَفَأَنتُمْ لَهُۥ مُنكِرُونَ
2531|21|50|وهذا ذكر مبارك انزلنه افانتم له منكرون
50. Ve hâzâ zikrun mubârekun enzelnâh(enzelnâhu), e fe entum lehu munkirûn(munkirûne).
Ve bu* mübarek139** bir zikirdir78 (ki) indirdik onu***; öyle ki sizler misiniz ona münkir1125?
Ahmed Samira: 50 And that (is) a blessed reminder, We descended it, so are you to it denying/objecting ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
2 zikrun bir zikirdir ذِكْرٌ ذكر
3 mubarakun mübarek مُبَارَكٌ برك
4 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
5 efeentum öyle ki sizler misiniz أَفَأَنْتُمْ -
6 lehu ona لَهُ -
7 munkirune münkir مُنْكِرُونَ نكر

Notlar

Not 1: *Şerefli Kur'ân.**Cennetlere girdiren ve cehennemden uzak tutan bir şeyden daha mübarek, daha bereketli ne olabilir?***Şerefli Kur'ân'ı.

Ayet 51

2532|21|51|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَآ إِبْرَٰهِيمَ رُشْدَهُۥ مِن قَبْلُ وَكُنَّا بِهِۦ عَٰلِمِينَ
2532|21|51|ولقد اتينا ابرهيم رشده من قبل وكنا به علمين
51. Ve lekad âteynâ ibrâhîme ruşdehu min kablu ve kunnâ bihî âlimîn(âlimîne).
Ve ant olsun vermiştik İbrahim'e rüştünü61 onun* önceden; ve olduk ona** bilenler.
Ahmed Samira: 51 And We had given Abraham his correct/right guidance from before, and We were with (about) him knowing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
4 ruşdehu rüştünü onun رُشْدَهُ رشد
5 min مِنْ -
6 kablu önceden قَبْلُ قبل
7 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
8 bihi onunla بِهِ -
9 aalimine bilenler عَالِمِينَ علم

Notlar

Not 1: *İbrahim'in.**İbrahim'e.

Ayet 52

2533|21|52|إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا هَٰذِهِ ٱلتَّمَاثِيلُ ٱلَّتِىٓ أَنتُمْ لَهَا عَٰكِفُونَ
2533|21|52|اذ قال لابيه وقومه ما هذه التماثيل التي انتم لها عكفون
52. İz kâle li ebîhi ve kavmihî mâ hâzihit temâsîlulletî entum lehâ âkifûn(âkifûne).
Dediği* zaman babasına ve kavmine/toplumuna: "Nedir bu temsiller** ki sizler ona*** yapışanlarsınız****?"
Ahmed Samira: 52 When he said to his father and to his nation: "What (are) these the statues which you are to it devoting/dedicating ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 kale dediği قَالَ قول
3 liebihi babasına لِأَبِيهِ ابو
4 ve kavmihi ve kavmine وَقَوْمِهِ قوم
5 ma nedir? مَا -
6 hazihi bu هَٰذِهِ -
7 t-temasilu temsiller التَّمَاثِيلُ مثل
8 lleti ki الَّتِي -
9 entum sizler أَنْتُمْ -
10 leha ona لَهَا -
11 aakifune yapışanlarsınız عَاكِفُونَ عكف

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl İbrahim.**Temâs kelimesi temsiller demektir. Sözde ilâhları temsil eden idoller, dikili taşlar, şekiller, resimler vb.***Temsile.****Beynen ve/veya fiziksel yapışma.

Ayet 53

2534|21|53|قَالُوا۟ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا لَهَا عَٰبِدِينَ
2534|21|53|قالوا وجدنا ابانا لها عبدين
53. Kâlû vecednâ âbâenâ lehâ âbidîn(âbidîne).
Dediler: "Bulduk babalarımızı/atalarımızı ona* kulluk46 edenler."
Ahmed Samira: 53 They said: "We found our fathers to it worshipping."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 vecedna bulduk وَجَدْنَا وجد
3 aba'ena babalarımızı/atalarımızı ابَاءَنَا ابو
4 leha ona لَهَا -
5 aabidine kulluk ederler عَابِدِينَ عبد

Notlar

Not 1: *İdollere.

Ayet 54

2535|21|54|قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمْ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
2535|21|54|قال لقد كنتم انتم واباوكم في ضلل مبين
54. Kâle lekad kuntum entum ve âbâukum fî dalâlin mubîn(mubînin).
Dedi*: "Muhakkak ki oldunuz sizler ve babalarınız/atalarınız apaçık bir dalalette128."
Ahmed Samira: 54 He said: "You had been, you and your fathers in clear/evident misguidance."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
3 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
4 entum sizler أَنْتُمْ -
5 ve aba'ukum ve babalarınız/atalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
6 fi فِي -
7 delalin bir dalalette ضَلَالٍ ضلل
8 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1: *İbrahim.

Ayet 55

2536|21|55|قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا بِٱلْحَقِّ أَمْ أَنتَ مِنَ ٱللَّٰعِبِينَ
2536|21|55|قالوا اجيتنا بالحق ام انت من اللعبين
55. Kâlû e ci’tenâ bil hakkı em ente minel lâıbîn(lâıbîne).
Dediler*: "Geldin mi bizlere hakla/gerçekle ya da sen laubalilerdensin669."
Ahmed Samira: 55 They said: "Did you come to us with the truth , or you are from the playing amusing ?"226

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 eci'tena geldin mi bizlere أَجِئْتَنَا جيا
3 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
4 em ya da أَمْ -
5 ente sen أَنْتَ -
6 mine مِنَ -
7 l-laibine laubalilerdensin اللَّاعِبِينَ لعب

Notlar

Not 1: *İbrahim'in kavmi/toplumu.

Ayet 56

2537|21|56|قَالَ بَل رَّبُّكُمْ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلَّذِى فَطَرَهُنَّ وَأَنَا۠ عَلَىٰ ذَٰلِكُم مِّنَ ٱلشَّٰهِدِينَ
2537|21|56|قال بل ربكم رب السموت والارض الذي فطرهن وانا علي ذلكم من الشهدين
56. Kâle bel rabbukum rabbus semâvâti vel ardıllezî fatarahunne ve ene alâ zâlikum mineş şâhidîn(şâhidîne).
Dedi*: "Evet! Rabbiniz4 Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; o ki yarmış** (olandır) ikisini***; ve ben**** işte bunun üzerine şahitlerdenim."
Ahmed Samira: 56 He said: "But your Lord (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord, who created them (B) ,and I am on that from the witnessing/testifying."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 bel evet بَلْ -
3 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
4 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
5 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
7 llezi o ki الَّذِي -
8 fetarahunne yarandır ikisini فَطَرَهُنَّ فطر
9 ve ena ve ben de وَأَنَا -
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 zalikum işte bunun ذَٰلِكُمْ -
12 mine مِنَ -
13 ş-şahidine şahitlerdenim الشَّاهِدِينَ شهد

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Gökler ve yer tekillik halinden yarılarak çıkarılmıştır.***Gökleri ve yeri.****İbrahim.

Ayet 57

2538|21|57|وَتَٱللَّهِ لَأَكِيدَنَّ أَصْنَٰمَكُم بَعْدَ أَن تُوَلُّوا۟ مُدْبِرِينَ
2538|21|57|وتالله لاكيدن اصنمكم بعد ان تولوا مدبرين
57. Ve tallâhi le ekîdenne asnâmekum ba’de en tuvellû mudbirîn(mudbirîne).
"Ve TAllahi1017; mutlak tuzak kurarım* idollerinize sonrasında ki çevirirsiniz** arkanızı."
Ahmed Samira: 57 And by God, I will manipulate/fight/(destroy) (E) your idols/statues , after that you turn giving (your) backs.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tallehi ve TAllahi وَتَاللَّهِ -
2 leekidenne mutlak tuzak kurarım لَأَكِيدَنَّ كيد
3 esnamekum idolerinize أَصْنَامَكُمْ صنم
4 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
5 en ki أَنْ -
6 tuvellu çevirirsiniz تُوَلُّوا ولي
7 mudbirine arkanızı مُدْبِرِينَ دبر

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Yüz çevirmek, sırt çevirmek, ilgilenmemek. Salâtın tam tersi.

Ayet 58

2539|21|58|فَجَعَلَهُمْ جُذَٰذًا إِلَّا كَبِيرًا لَّهُمْ لَعَلَّهُمْ إِلَيْهِ يَرْجِعُونَ
2539|21|58|فجعلهم جذذا الا كبيرا لهم لعلهم اليه يرجعون
58. Fe cealehum cuzâzen illâ kebîren lehum leallehum ileyhi yerciûn(yerciûne).
Öyle ki yaptı* onları** cüz cüz*** dışında bir kebirini**** onların*****; belki onlar****** ona******* müracaat ederler.
Ahmed Samira: 58 So he made them broken/pieces except a big/large (one) for them, maybe/perhaps to it they return.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fecealehum öyle ki yaptı onları فَجَعَلَهُمْ جعل
2 cuzazen cüz cüz جُذَاذًا جذذ
3 illa dışında إِلَّا -
4 kebiran bir kebirini كَبِيرًا كبر
5 lehum onların لَهُمْ -
6 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
7 ileyhi ona إِلَيْهِ -
8 yerciune müracaat ederler يَرْجِعُونَ رجع

Notlar

Not 1: *İbrahim.**İdolleri.***Parça parça.****Büyüğünü.*****İdollerin.******İbrahim'in kavmi/toplumu.*******Büyük olan idole.

Ayet 59

2540|21|59|قَالُوا۟ مَن فَعَلَ هَٰذَا بِـَٔالِهَتِنَآ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
2540|21|59|قالوا من فعل هذا بالهتنا انه لمن الظلمين
59. Kâlû men feale hâzâ bi âlihetinâ innehu le minez zâlimîn(zâlimîne).
Dediler*: "Kim faaliyet etti bunu ilâhlarımıza1094?; doğrusu o** mutlak zalimlerdendir257."
Ahmed Samira: 59 They said: "Who made/did that with our Gods? That he is from (E) the unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 men kim مَنْ -
3 feale faaliyet etti فَعَلَ فعل
4 haza bunu هَٰذَا -
5 bialihetina ilâhlarımıza بِالِهَتِنَا اله
6 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
7 lemine mutlak لَمِنَ -
8 z-zalimine zalimlerdendir الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *İbrahim'in kavmi/toplumu.**Kimse.

Ayet 60

2541|21|60|قَالُوا۟ سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُۥٓ إِبْرَٰهِيمُ
2541|21|60|قالوا سمعنا فتي يذكرهم يقال له ابرهيم
60. Kâlû semi’nâ feten yezkuruhum yukâlu lehû ibrâhîm(ibrâhîmu).
Dediler*: "İşittik bir genç (ki) zikrediyor78** onları***; deniliyor ona İbrahim."
Ahmed Samira: 60 They said: "We heard a youth/adolescent mentioning them, is said to him, Abraham."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
3 feten bir genç (ki) فَتًى فتي
4 yezkuruhum zikrediyor onları يَذْكُرُهُمْ ذكر
5 yukalu deniliyor يُقَالُ قول
6 lehu ona لَهُ -
7 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -

Notlar

Not 1: *İbrahim'in kavmi/toplumu.**Olumsuz olarak hatırlatıyor.***İdolleri.

Ayet 61

2542|21|61|قَالُوا۟ فَأْتُوا۟ بِهِۦ عَلَىٰٓ أَعْيُنِ ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ
2542|21|61|قالوا فاتوا به علي اعين الناس لعلهم يشهدون
61. Kâlû fe’tû bihî alâ a’yunin nâsi leallehum yeşhedûn(yeşhedûne).
Dediler*: "Gelin onunla** insanların gözü önüne; belki onlar*** şahit olurlar."
Ahmed Samira: 61 They said: "So come/bring with him on the people’s eyes/sights, maybe/perhaps they witness/testify."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 fe'tu gelin فَأْتُوا اتي
3 bihi onunla بِهِ -
4 ala önüne عَلَىٰ -
5 ea'yuni gözü أَعْيُنِ عين
6 n-nasi insanların النَّاسِ نوس
7 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
8 yeşhedune şahit olurlar يَشْهَدُونَ شهد

Notlar

Not 1: *İbrahim'in kavmi/toplumu.**İbrahim'le.***İnsanlar.

Ayet 62

2543|21|62|قَالُوٓا۟ ءَأَنتَ فَعَلْتَ هَٰذَا بِـَٔالِهَتِنَا يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ
2543|21|62|قالوا انت فعلت هذا بالهتنا يابرهيم
62. Kâlû e ente fealte hâzâ bi âlihetinâ yâ ibrahîm(ibrahîmu).
Dediler*: "Sen mi faaliyet ettin bunu ilâhlarımıza1094 ey İbrahim?"
Ahmed Samira: 62 They said: "Did you make/do this with our Gods, you Abraham?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 eente sen mi? أَأَنْتَ -
3 fealte faaliyet ettin فَعَلْتَ فعل
4 haza bunu هَٰذَا -
5 bialihetina ilâhlarımıza بِالِهَتِنَا اله
6 ya ibrahimu ey İbrahim يَا إِبْرَاهِيمُ -

Notlar

Not 1: *İbrahim'in kavmi/toplumu.

Ayet 63

2544|21|63|قَالَ بَلْ فَعَلَهُۥ كَبِيرُهُمْ هَٰذَا فَسْـَٔلُوهُمْ إِن كَانُوا۟ يَنطِقُونَ
2544|21|63|قال بل فعله كبيرهم هذا فسلوهم ان كانوا ينطقون
63. Kâle bel fealehu kebîruhum hâzâ fes’elûhum in kânû yentıkûn(yentıkûne).
Dedi*: "Evet! Faaliyet etti onu** kebirleri*** onların****; işte bu; öyle ki sual edin***** onlara eğer oldularsa nutuk atarlar."
Ahmed Samira: 63 He said: "But/rather their oldest/biggest , that, made/did it, so ask/question them, if they were speaking."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 bel evet بَلْ -
3 fealehu faaliyet etti onu فَعَلَهُ فعل
4 kebiruhum kebirleri onların كَبِيرُهُمْ كبر
5 haza işte bu هَٰذَا -
6 feseluhum öyle ki sual edin فَاسْأَلُوهُمْ سال
7 in eğer إِنْ -
8 kanu oldularsa كَانُوا كون
9 yentikune nutuk atarlar يَنْطِقُونَ نطق

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Cüzlere ayırma işlemini.***Büyükleri.****İdollerin.*****Sorun.

Ayet 64

2545|21|64|فَرَجَعُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ فَقَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ أَنتُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ
2545|21|64|فرجعوا الي انفسهم فقالوا انكم انتم الظلمون
64. Fe receû ilâ enfusihim fe kâlû innekum entumuz zâlimûn(zâlimûne).
Öyle ki döndüler kendi nefislerine201; öyle ki dediler*: "Doğrusu sizler (ki) sizlersiniz zalimler257."
Ahmed Samira: 64 So they returned to themselves, so they said: "That you are, you are the unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feraceu öyle ki döndüler فَرَجَعُوا رجع
2 ila إِلَىٰ -
3 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
4 fe kalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
5 innekum doğrusu sizler (ki) إِنَّكُمْ -
6 entumu sizlersiniz أَنْتُمُ -
7 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1: *İbrahim'in kavmi/toplumu kısa süre de olsa şirk içinde olduklarını anlamışlardır.

Ayet 65

2546|21|65|ثُمَّ نُكِسُوا۟ عَلَىٰ رُءُوسِهِمْ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هَٰٓؤُلَآءِ يَنطِقُونَ
2546|21|65|ثم نكسوا علي روسهم لقد علمت ما هولا ينطقون
65. Summe nukisû alâ ruûsihim, lekad alimte mâ hâulâi yentıkûn(yentıkûne).
Sonra tepe taklak döndürüldüler kafaları* üzerine; "muhakkak bildin (sen) (ki) değildir bunlar nutuk atarlar."
Ahmed Samira: 65 Then they were turned upside down on their heads/tops, "You had known those do not speak."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 nukisu tersine döndürüldüler نُكِسُوا نكس
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 ru'usihim kafaları رُءُوسِهِمْ راس
5 lekad muhakkak لَقَدْ -
6 alimte bildin عَلِمْتَ علم
7 ma değildir مَا -
8 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
9 yentikune nutuk atarlar يَنْطِقُونَ نطق

Notlar

Not 1: *Eski kafa yapısına döndüler.

Ayet 66

2547|21|66|قَالَ أَفَتَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُكُمْ شَيْـًٔا وَلَا يَضُرُّكُمْ
2547|21|66|قال افتعبدون من دون الله ما لا ينفعكم شيا ولا يضركم
66. Kâle e fe ta’budûne min dûnillâhi mâ lâ yenfeukum şey’en ve lâ yadurrukum.
Dedi*: "Kulluk46 mu edersiniz Allah’ın astındakine; menfaat sağlayamayana sizlere bir şey; ve ne de zarar veremeyene sizlere."
Ahmed Samira: 66 He said: "Do you worship from other than God what does not benefit you a thing, and nor harm you?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 efetea'budune kulluk mu edersiniz أَفَتَعْبُدُونَ عبد
3 min مِنْ -
4 duni astından دُونِ دون
5 llahi Allah’ın اللَّهِ -
6 ma مَا -
7 la لَا -
8 yenfeukum menfaat sağlayamayana sizlere يَنْفَعُكُمْ نفع
9 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
10 ve la ve ne de وَلَا -
11 yedurrukum zarar veremeyene sizlere يَضُرُّكُمْ ضرر

Notlar

Not 1: *İbrahim.

Ayet 67

2548|21|67|أُفٍّ لَّكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
2548|21|67|اف لكم ولما تعبدون من دون الله افلا تعقلون
67. Uffin lekum ve li mâ ta’budûne min dûnillâh(dûnillâhi), e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).
"Öf1126 sizlere ve kulluk46 ettiklerinize Allah’ın astından; öyle ki akletmez562 misiniz?"
Ahmed Samira: 67 Ugh to you, and to what you worship from other than God, so do you not reason/comprehend ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 uffin Öf! أُفٍّ افف
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 velima ve وَلِمَا -
4 tea'budune kulluk ettiklerinize تَعْبُدُونَ عبد
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 llahi Allah’ın اللَّهِ -
8 efela öyle ki أَفَلَا -
9 tea'kilune akletmez misiniz تَعْقِلُونَ عقل

Ayet 68

2549|21|68|قَالُوا۟ حَرِّقُوهُ وَٱنصُرُوٓا۟ ءَالِهَتَكُمْ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ
2549|21|68|قالوا حرقوه وانصروا الهتكم ان كنتم فعلين
68. Kâlû harrikûhu vansurû âlihetekum in kuntum fâılîn(fâılîne).
Dediler*: "Yakın onu**; ve yardım edin ilâhlarınıza74 eğer olduysanız failler***."
Ahmed Samira: 68 They said: "Burn him, and give victory/aid (to) your gods, if you were making/doing (that)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 harrikuhu yakın onu حَرِّقُوهُ حرق
3 vensuru ve yardım edin وَانْصُرُوا نصر
4 alihetekum ilâhlarınıza الِهَتَكُمْ اله
5 in eğer إِنْ -
6 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
7 failine failler فَاعِلِينَ فعل

Notlar

Not 1: *İbrahim'in kavmindeki insanlar.**Nebi ve resûl İbrahim'i.***Faaliyete geçirenler.

Ayet 69

2550|21|69|قُلْنَا يَٰنَارُ كُونِى بَرْدًا وَسَلَٰمًا عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ
2550|21|69|قلنا ينار كوني بردا وسلما علي ابرهيم
69. Kulnâ yâ nâru kûnî berden ve selâmen alâ ibrahîm(ibrahîme).
Dedik: "Ey ateş*! Ol bir serin ve bir selâm98 İbrahim üzerine."
Ahmed Samira: 69 We said: "You fire, be/become cool/cold and peaceful/safe on Abraham."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kulna dedik قُلْنَا قول
2 ya naru ey ateş! يَا نَارُ نور
3 kuni ol كُونِي كون
4 berden bir serin بَرْدًا برد
5 ve selamen ve bir selam وَسَلَامًا سلم
6 ala üzerine عَلَىٰ -
7 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -

Notlar

Not 1: *Ateş alemlerin Rabbinden gelen bu emirle İbrahim'e karşı serin ve güvenlikli bir hal almıştır. Bu noktada Rabbimizin büyük bir mucizesi gerçekleşmiştir.

Ayet 70

2551|21|70|وَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَخْسَرِينَ
2551|21|70|وارادوا به كيدا فجعلنهم الاخسرين
70. Ve erâdû bihî keyden fe cealnâ humul ahserîn(ahserîne).
Ve arzu ettiler ona* bir tuzak; öyle ki yaptık onları** hüsrana uğrayanlar.
Ahmed Samira: 70 And they intended with him a plot/conspiracy/deceit , so We made them the most losers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eradu ve arzu ettiler وَأَرَادُوا رود
2 bihi ona بِهِ -
3 keyden bir tuzak كَيْدًا كيد
4 fecealnahumu öyle ki yaptık onları فَجَعَلْنَاهُمُ جعل
5 l-ehserine hüsrana uğrayanlar الْأَخْسَرِينَ خسر

Notlar

Not 1: *İbrahim'e.**Tuzak kuranları.

Ayet 71

2552|21|71|وَنَجَّيْنَٰهُ وَلُوطًا إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا لِلْعَٰلَمِينَ
2552|21|71|ونجينه ولوطا الي الارض التي بركنا فيها للعلمين
71. Ve necceynâhu ve lûtan ilel ardılletî bâraknâ fîhâ lil âlemîn(âlemîne).
Ve kurtardık onu* ve Lût'u** bir yere doğru ki bereketlendirdiğimizdir ondakini*** âlemlere203.
Ahmed Samira: 71 And We saved/rescued him and Lot to the Earth/land which We blessed in it to the creations all together/(universes).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve necceynahu ve kurtardık onu وَنَجَّيْنَاهُ نجو
2 veluten ve Lût'u وَلُوطًا -
3 ila doğru إِلَى -
4 l-erdi bir yere الْأَرْضِ ارض
5 lleti الَّتِي -
6 barakna bereketlendirdiğimiz بَارَكْنَا برك
7 fiha onda فِيهَا -
8 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl İbrahim'i.**Anlarız ki İbrahim ateşten kurtulmuş ve Lût ile birlikte Harran'dan ayrılmıştır. Bu bereketli yerin Yahudiya bölgesi olduğu net bir şekilde söylenebilir. Süleyman'ın gemileri bereketli toprakların (Yahudiya) kıyılarında rüzgârlarla yol alıyordu.***O yerdeki bir şey veya şeyler bereketlendirilmiştir.

Ayet 72

2553|21|72|وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةً وَكُلًّا جَعَلْنَا صَٰلِحِينَ
2553|21|72|ووهبنا له اسحق ويعقوب نافله وكلا جعلنا صلحين
72. Ve vehebnâ lehu ishâk(ishâka), ve ya’kûbe nâfileh(nâfileten), ve kullen cealnâ sâlihîn(sâlihîne).
Ve bağışladık ona* İshâk'ı1084 ve Yakûb'u1085 bir nâfile157 (olarak); ve her birini yaptık sâlihler217.
Ahmed Samira: 72 And We granted to him Isaac and Jacob gifts , each/all, We made correct/righteous.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vehebna ve bağışladık وَوَهَبْنَا وهب
2 lehu ona لَهُ -
3 ishaka İshâk'ı إِسْحَاقَ -
4 ve yea'kube ve Yakûb'u وَيَعْقُوبَ -
5 nafileten bir nafile نَافِلَةً نفل
6 ve kullen ve her birini وَكُلًّا كلل
7 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
8 salihine salihler صَالِحِينَ صلح

Notlar

Not 1: *İbrahim'e.

Ayet 73

2554|21|73|وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِمْ فِعْلَ ٱلْخَيْرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِ وَكَانُوا۟ لَنَا عَٰبِدِينَ
2554|21|73|وجعلنهم ايمه يهدون بامرنا واوحينا اليهم فعل الخيرت واقام الصلوه وايتا الزكوه وكانوا لنا عبدين
73. Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâh(zekâti), ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).
Ve yaptık onları emirler200*; doğru yola kılavuzlarlar emrimizle200; ve vahyettik603 onlara faaliyet etmeyi hayırlar/iyilikler; ve ikame572 edenlerdir salâtı5; ve verenlerdir zekâtı10; ve oldular bize kulluk46 edenler.
Ahmed Samira: 73 And We made them leaders/examples guiding with Our order/command, and We inspired/transmitted to them making/doing the goodnesses , and keeping up the prayers, and giving/bringing the charity/purification , and they were to Us worshipping.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
2 eimmeten emirler أَئِمَّةً امم
3 yehdune doğru yola kılavuzlarlar يَهْدُونَ هدي
4 biemrina emrimizle بِأَمْرِنَا امر
5 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
6 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
7 fia'le faaliyet yapmayı فِعْلَ فعل
8 l-hayrati hayırlar/iyilikler الْخَيْرَاتِ خير
9 ve ikame ve ikame edenler/dikenler/ayağa kaldıranlar وَإِقَامَ قوم
10 s-salati salatı الصَّلَاةِ صلو
11 ve ita'e ve verenler وَإِيتَاءَ اتي
12 z-zekati zekâtı الزَّكَاةِ زكو
13 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
14 lena bize لَنَا -
15 aabidine kulluk edenler عَابِدِينَ عبد

Notlar

Not 1: *Buyuranlar.

Ayet 74

2555|21|74|وَلُوطًا ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَٰهُ مِنَ ٱلْقَرْيَةِ ٱلَّتِى كَانَت تَّعْمَلُ ٱلْخَبَٰٓئِثَ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَٰسِقِينَ
2555|21|74|ولوطا اتينه حكما وعلما ونجينه من القريه التي كانت تعمل الخبيث انهم كانوا قوم سو فسقين
74. Ve lûtan âteynâhu hukmen ve ılmen ve necceynâhu minel karyetilletî kânet ta’melul habâis(habâise), innehum kânû kavme sev’in fâsikîn(fâsikîne).
Ve Lût'a; verdik ona bir hüküm* ve bir ilim1143; ve kurtardık onu** bir kentten ki olmuş olandı*** yapıyor*** habis/kötülükler/pislikler; doğrusu onlar**** oldular fâsıklar38, kötü bir kavim/toplum.
Ahmed Samira: 74 And Lot, We gave/brought him judgment/rule and knowledge, and We saved/rescued him from the village/urban city which was making/doing the bad/forbidden , that they truly were a bad/evil nation (of) debauchers .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veluten ve Lût'a وَلُوطًا -
2 ateynahu verdik ona اتَيْنَاهُ اتي
3 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
4 ve ilmen ve bir ilim وَعِلْمًا علم
5 ve necceynahu ve kurtardık onu وَنَجَّيْنَاهُ نجو
6 mine مِنَ -
7 l-karyeti bir kentten الْقَرْيَةِ قري
8 lleti o ki الَّتِي -
9 kanet olmuştu كَانَتْ كون
10 tea'melu yapar تَعْمَلُ عمل
11 l-habaise habis/kötülükler/pislikler الْخَبَائِثَ خبث
12 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
13 kanu olduklar كَانُوا كون
14 kavme bir kavim قَوْمَ قوم
15 sev'in kötü سَوْءٍ سوا
16 fasikine fâsıklar فَاسِقِينَ فسق

Notlar

Not 1: *Hüküm verme yetisi.**Lût'u.***Kent.****Kentin insanları.

Ayet 75

2556|21|75|وَأَدْخَلْنَٰهُ فِى رَحْمَتِنَآ إِنَّهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
2556|21|75|وادخلنه في رحمتنا انه من الصلحين
75. Ve edhalnâhu fî rahmetinâ, innehu mines sâlihîn(sâlihîne).
Ve dahil ettik* onu** rahmetimize271; doğrusu o*** sâlihlerdendi217.
Ahmed Samira: 75 And We entered him in Our mercy, that he truly (is) from the correct/righteous.

Notlar

Not 1: *Soktuk, girdirdik.**Lût.'u***Lût.

Ayet 76

2557|21|76|وَنُوحًا إِذْ نَادَىٰ مِن قَبْلُ فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ
2557|21|76|ونوحا اذ نادي من قبل فاستجبنا له فنجينه واهله من الكرب العظيم
76. Ve nûhan iz nâdâ min kablu festecebnâ lehu fe necceynâhu ve ehlehu minel kerbil azîm(azîmi).
Ve Nûh’u1014; nida ettiği* zaman önceden; öyle ki cevap verdik ona**; öyle ki kurtardık onu*** ve ehlini568 azîm**** kaygı/kederden.
Ahmed Samira: 76 And Noah when he called/cried from before, so We saved/rescued him and his family/people from the grief, hardship and suffering, the great.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nuhen ve Nûh’u; وَنُوحًا -
2 iz zaman إِذْ -
3 nada nida etmişti نَادَىٰ ندو
4 min مِنْ -
5 kablu önceden قَبْلُ قبل
6 festecebna öyle ki cevapverdik فَاسْتَجَبْنَا جوب
7 lehu ona لَهُ -
8 fe necceynahu öyle ki kurtardık onu فَنَجَّيْنَاهُ نجو
9 ve ehlehu ve ehlini وَأَهْلَهُ اهل
10 mine مِنَ -
11 l-kerbi kaygı/kederden الْكَرْبِ كرب
12 l-azimi azîm الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1: *Seslendiği.**Nûh'a.***Nûh'u.****Büyük, azametli.

Ayet 77

2558|21|77|وَنَصَرْنَٰهُ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ أَجْمَعِينَ
2558|21|77|ونصرنه من القوم الذين كذبوا بايتنا انهم كانوا قوم سو فاغرقنهم اجمعين
77. Ve nasarnâhu minel kavmillezîne kezzebû bi âyâtinâ, innehum kânû kavme sev’in fe agraknâhum ecmaîn(ecmaîne).
Ve yardım ettik ona* kavmine/toplumuna karşı; kimselerdir (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; doğrusu onlar olmuşlardı kötü bir kavim/toplum; öyle ki boğduk onları topluca.
Ahmed Samira: 77 And We saved/aided him from the nation, those who lied/denied/falsified with Our verses/evidences , that they truly were a bad/evil nation, so We drowned/sunk them, all/altogether.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nesarnahu ve yardım ettik ona وَنَصَرْنَاهُ نصر
2 mine مِنَ -
3 l-kavmi kavminden (karşı) الْقَوْمِ قوم
4 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
5 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
6 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
7 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
8 kanu oldular كَانُوا كون
9 kavme bir kavim قَوْمَ قوم
10 sev'in kötü سَوْءٍ سوا
11 feegraknahum öyle ki boğduk onları فَأَغْرَقْنَاهُمْ غرق
12 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1: *Nûh'a.

Ayet 78

2559|21|78|وَدَاوُۥدَ وَسُلَيْمَٰنَ إِذْ يَحْكُمَانِ فِى ٱلْحَرْثِ إِذْ نَفَشَتْ فِيهِ غَنَمُ ٱلْقَوْمِ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَٰهِدِينَ
2559|21|78|وداود وسليمن اذ يحكمان في الحرث اذ نفشت فيه غنم القوم وكنا لحكمهم شهدين
78. Ve dâvude ve suleymâne iz yahkumâni fîl harsi iz nefeşet fîhi ganemul kavm(kavmi), ve kunnâ li hukmihim şâhidîn(şâhidîne).
Ve Dâvud ve Süleymân; hükmederken ikisi bir ekinde (ki) yayıldığı zaman orada* bir kavmin/toplumun davarı; ve olmuştuk hükümlerine onların** şahitler***.
Ahmed Samira: 78 And David and Soliman when they (B) judge/rule in the agricultural land/plants, when the nation’s sheep/goats grazed at night/spread in it, and We were to their judgment/rule witnessing/present .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve davude ve Dâvud وَدَاوُودَ -
2 ve suleymane ve Süleymân وَسُلَيْمَانَ -
3 iz إِذْ -
4 yehkumani hükmederken ikisi يَحْكُمَانِ حكم
5 fi فِي -
6 l-harsi bir ekinde الْحَرْثِ حرث
7 iz إِذْ -
8 nefeşet yayıldığı zaman نَفَشَتْ نفش
9 fihi orada فِيهِ -
10 ganemu davarı غَنَمُ غنم
11 l-kavmi bir kavmin/toplumun الْقَوْمِ قوم
12 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
13 lihukmihim hükümlerine onların لِحُكْمِهِمْ حكم
14 şahidine şahitler شَاهِدِينَ شهد

Notlar

Not 1: *Ekinde.**Çoğul. Anlarız ki Dâvud ve Süleymân dışında hüküm veren başka insanlar da vardır.***Bir toplumda hüküm verme yetkisi olan başta hakimler/savcılar olmak üzere tüm yöneticiler bu ayeti iyi okusun. Verdikleri her hükme Yüce Allah tanıklık, şahitlik etmektedir. Hak/gerçek, adalet ve eşitlik dışında hiç bir şeyi gözetmesinler.

Ayet 79

2560|21|79|فَفَهَّمْنَٰهَا سُلَيْمَٰنَ وَكُلًّا ءَاتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُۥدَ ٱلْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَٱلطَّيْرَ وَكُنَّا فَٰعِلِينَ
2560|21|79|ففهمنها سليمن وكلا اتينا حكما وعلما وسخرنا مع داود الجبال يسبحن والطير وكنا فعلين
79. Fe fehhemnâhâ suleymân(suleymâne), ve kullen âteynâ hukmen ve ılmen ve sehharnâ mea dâvudel cibâle yusebbihne vet tayr(tayre), ve kunnâ fâılîn(fâılîne).
Öyle ki kavrattık onu* Süleymân'a; ve her birine verdik bir hüküm67 ve bir ilim1143; ve boyun eğdirdik Dâvud'la birlikte dağları1137 (ki) tesbih57 ediyorlardı; ve kuşu1136 (da); ve olduk failler**.
Ahmed Samira: 79 So We made Soliman understand/realize it , and each/all We gave/brought judgment/rule and knowledge, and We manipulated/subjugated with David the mountains , they praise/glorify, and the birds, and We were making/doing.227

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe fehhemnaha öyle ki, kavrattık onu فَفَهَّمْنَاهَا فهم
2 suleymane Süleyman'a سُلَيْمَانَ -
3 ve kullen ve her birine وَكُلًّا كلل
4 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
5 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
6 ve ilmen ve bir bilgi وَعِلْمًا علم
7 ve sehharna ve boyun eğdirdik وَسَخَّرْنَا سخر
8 mea birlikte مَعَ -
9 davude Davut'la دَاوُودَ -
10 l-cibale dağları الْجِبَالَ جبل
11 yusebbihne tesbih ederler يُسَبِّحْنَ سبح
12 ve ttayra ve kuşu وَالطَّيْرَ طير
13 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
14 failine yapanlar فَاعِلِينَ فعل

Notlar

Not 1: *Hüküm verme yetisini.**Faaliyete geçirenler.

Ayet 80

2561|21|80|وَعَلَّمْنَٰهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَّكُمْ لِتُحْصِنَكُم مِّنۢ بَأْسِكُمْ فَهَلْ أَنتُمْ شَٰكِرُونَ
2561|21|80|وعلمنه صنعه لبوس لكم لتحصنكم من باسكم فهل انتم شكرون
80. Ve allemnâhu san’ate lebûsin lekum li tuhsınekum min be’sikum, fe hel entum şâkirûn(şâkirûne).
Ve öğrettik ona* sizlere (olan) bir giysi** sanatını; sağlamlaştırmak için sizleri yıkıcı gücünüzden***; öyle ki sizler misiniz şükredenler43?
Ahmed Samira: 80 And We taught/instructed him a trade/skill/craft (of) clothes/shields for you, to fortify/protect you from your hardship in war, so are you thankful/grateful?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve allemnahu ve öğrettik ona وَعَلَّمْنَاهُ علم
2 san'ate sanatını صَنْعَةَ صنع
3 lebusin bir giysi لَبُوسٍ لبس
4 lekum sizlere لَكُمْ -
5 lituhsinekum sağlamlaştırmak için sizleri لِتُحْصِنَكُمْ حصن
6 min مِنْ -
7 be'sikum yıkıcı gücünüzden بَأْسِكُمْ باس
8 fehel öyle ki فَهَلْ -
9 entum sizler misiniz أَنْتُمْ -
10 şakirune şükredenler شَاكِرُونَ شكر

Notlar

Not 1: *Süleymân'a.**Zırh.***Müminlerin savaştaki yıkıcı gücünü sağlamlaştırmak içindir. Bu zırlarla yıkım gücü sağlam olur.

Ayet 81

2562|21|81|وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ عَاصِفَةً تَجْرِى بِأَمْرِهِۦٓ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا وَكُنَّا بِكُلِّ شَىْءٍ عَٰلِمِينَ
2562|21|81|ولسليمن الريح عاصفه تجري بامره الي الارض التي بركنا فيها وكنا بكل شي علمين
81. Ve li suleymâner rîha âsıfeten tecrî bi emrihî ilel ardılletî bâreknâ fîhâ ve kunnâ bi kulli şey’in âlimîn(âlimîne).
Ve Süleymân’aydı bir savuran* rüzgar (ki) akıyordu** emriyle*** onun*** yere doğru; o ki bereketlendirdiğimizdi orada****; ve olduk her bir şeyi bilenler.
Ahmed Samira: 81 And to Soliman the wind/breeze stormy/violent it flows/passes with His order/ command to the land/Earth that We blessed in (E), and We were with every thing knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velisuleymane ve Süleymân’aydı وَلِسُلَيْمَانَ -
2 r-riha rüzgar الرِّيحَ روح
3 aasifeten bir savuran عَاصِفَةً عصف
4 tecri akıyordu تَجْرِي جري
5 biemrihi emriyle onun بِأَمْرِهِ امر
6 ila doğru إِلَى -
7 l-erdi yere الْأَرْضِ ارض
8 lleti o ki الَّتِي -
9 barakna bereketlendirdik بَارَكْنَا برك
10 fiha orada فِيهَا -
11 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
12 bikulli her bir بِكُلِّ كلل
13 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
14 aalimine bilenler عَالِمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Güçlü esen.**Rüzgâr.***Buyruğuyla. Rüzgâr gemi yelkenlerinin yönlendirmesiyle Süleymân'ın emrine göre akardı.****Süleymân'ın.****Her türlü bereket verilen yer. Kudüs olma ihtimali çok yüksektir.

Ayet 82

2563|21|82|وَمِنَ ٱلشَّيَٰطِينِ مَن يَغُوصُونَ لَهُۥ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذَٰلِكَ وَكُنَّا لَهُمْ حَٰفِظِينَ
2563|21|82|ومن الشيطين من يغوصون له ويعملون عملا دون ذلك وكنا لهم حفظين
82. Ve mineş şeyâtîni men yegûsûne lehu ve ya’melûne amelen dûne zâlik(zâlike), ve kunnâ lehum hâfızîn(hâfızîne).
Ve şeytânlardan1127 kimse (ki) dalıyorlardı* ona**; ve yapıyorlardı bir amel*** astından**** bunun; ve olduk onlara***** muhafızlar******.
Ahmed Samira: 82 And from the devils who dive for him, and they make/do a work/deed other than that, and We were for them protecting/observing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mine ve وَمِنَ -
2 ş-şeyatini şeytânlardan الشَّيَاطِينِ شطن
3 men kimse مَنْ -
4 yegusune dalıyorlardı يَغُوصُونَ غوص
5 lehu ona لَهُ -
6 ve yea'melune ve yapıyorlardı وَيَعْمَلُونَ عمل
7 amelen bir amel عَمَلًا عمل
8 dune astından دُونَ دون
9 zalike bunun ذَٰلِكَ -
10 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
11 lehum onlara لَهُمْ -
12 hafizine muhafızlar حَافِظِينَ حفظ

Notlar

Not 1: *Dalgıçlık yapmak.**Süleymân için.***Yapılan işler.****Dalgıçlıktan daha kolay işler de yapıyorlardı.*****Şeytânlara.*****Şeytânların şeytânlık yapmalarına engel olma, şeytânlığa karşı Süleymân'ı koruma.

Ayet 83

2564|21|83|وَأَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَسَّنِىَ ٱلضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ
2564|21|83|وايوب اذ نادي ربه اني مسني الضر وانت ارحم الرحمين
83. Ve eyyûbe iz nâdâ rabbehû ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn(râhimîne).
Ve Eyyûb; nida* ettiği zaman Rabbine4 "ki ben**; temas etti bana zarar; ve sensin rahimlerin2 en rahimi2."
Ahmed Samira: 83 And Job, when he called/cried (to) his Lord: "That I, the harm touched me, and you are most merciful (of) the merciful."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eyyube ve eyyûb وَأَيُّوبَ -
2 iz إِذْ -
3 nada nida ettiği zaman نَادَىٰ ندو
4 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
5 enni ki ben أَنِّي -
6 messeniye temas etti bana مَسَّنِيَ مسس
7 d-durru zarar الضُّرُّ ضرر
8 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
9 erhamu en rahmisin أَرْحَمُ رحم
10 r-rahimine rahimlerin الرَّاحِمِينَ رحم

Notlar

Not 1: *Seslendiği.**Eyyûb. Tekil 1. şahıs özne.

Ayet 84

2565|21|84|فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَكَشَفْنَا مَا بِهِۦ مِن ضُرٍّ وَءَاتَيْنَٰهُ أَهْلَهُۥ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَذِكْرَىٰ لِلْعَٰبِدِينَ
2565|21|84|فاستجبنا له فكشفنا ما به من ضر واتينه اهله ومثلهم معهم رحمه من عندنا وذكري للعبدين
84. Festecebnâ lehu fe keşefnâ mâ bihî min durrin ve âteynâhu ehlehu ve mislehum meahum rahmeten min ındinâ ve zikrâ lil âbidîn(âbidîne).
Öyle ki cevap verdik ona*; öyle ki keşfettik neyse onunla** (olan) zarardan; ve verdik ona* ehlini568 onun*** ve mislini870 onların**** onlarla***** beraber; bir rahmettir271 indimizden/katımızdan; ve zikirdir78 kulluk46 edenlere.
Ahmed Samira: 84 So We answered/replied to him, so We removed/uncovered (relieved) what is with him from harm, and We gave/brought him his family/people and equal/alike to them with them, mercy from at Us, and a remembrance/reminder to the worshipping.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 festecebna öyle ki cevap verdik فَاسْتَجَبْنَا جوب
2 lehu ona لَهُ -
3 fe keşefna öyle ki keşfettik فَكَشَفْنَا كشف
4 ma neyse مَا -
5 bihi onunla (olan) بِهِ -
6 min مِنْ -
7 durrin bir zarardan ضُرٍّ ضرر
8 ve ateynahu ve verdik ona وَاتَيْنَاهُ اتي
9 ehlehu ehlini أَهْلَهُ اهل
10 ve mislehum ve mislini onların وَمِثْلَهُمْ مثل
11 meahum onlarla beraber مَعَهُمْ -
12 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
13 min مِنْ -
14 indina indimizden/katımızdan عِنْدِنَا عند
15 ve zikra ve zikir وَذِكْرَىٰ ذكر
16 lil'aabidine kulluk edenlere لِلْعَابِدِينَ عبد

Notlar

Not 1: *Eyyûb'e.**Eyyûb'le.***Eyyûb'ün.****Ehlin/ahalinin.*****Ahaliyle. Eyyûb'ün ahalisinin benzerleri mevcuda katılmıştır.

Ayet 85

2566|21|85|وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِدْرِيسَ وَذَا ٱلْكِفْلِ كُلٌّ مِّنَ ٱلصَّٰبِرِينَ
2566|21|85|واسمعيل وادريس وذا الكفل كل من الصبرين
85. Ve ismâîle ve idrîse ve zelkifl(zelkifli), kullun mines sâbirîn(sâbirîne).
Ve İsmâîl1087; İdrîs; ve Zulkifl1128; her biri sabredenlerdendi51.
Ahmed Samira: 85 And Ishmael, and Idris, and (owner) of the cloth saddle/harness/protection , each/all (are) from the patient.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ismaiyle ve İsmâîl وَإِسْمَاعِيلَ -
2 ve idrise İdrîs وَإِدْرِيسَ -
3 ve za ve zu وَذَا -
4 l-kifli kifl الْكِفْلِ كفل
5 kullun her biri كُلٌّ كلل
6 mine مِنَ -
7 s-sabirine sabredenlerdendi الصَّابِرِينَ صبر

Ayet 86

2567|21|86|وَأَدْخَلْنَٰهُمْ فِى رَحْمَتِنَآ إِنَّهُم مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
2567|21|86|وادخلنهم في رحمتنا انهم من الصلحين
86. Ve edhalnâhum fî rahmetinâ, innehum mines sâlihîn(sâlihîne).
Ve dahil ettik* onları** rahmetimize271; doğrusu onlar*** sâlihlerdendi217.
Ahmed Samira: 86 And We entered them in Our mercy, that they truly (are) from the correct/righteous.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve edhalnahum ve dahil ettik onları وَأَدْخَلْنَاهُمْ دخل
2 fi فِي -
3 rahmetina rahmetimize رَحْمَتِنَا رحم
4 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
5 mine مِنَ -
6 s-salihine salihlerdendi الصَّالِحِينَ صلح

Notlar

Not 1: *Soktuk.**İsimleri zikredilen resûlleri.***İsimleri zikredilen resûller.

Ayet 87

2568|21|87|وَذَا ٱلنُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَٰضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَىٰ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ أَن لَّآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنتَ سُبْحَٰنَكَ إِنِّى كُنتُ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
2568|21|87|وذا النون اذ ذهب مغضبا فظن ان لن نقدر عليه فنادي في الظلمت ان لا اله الا انت سبحنك اني كنت من الظلمين
87. Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).
Ve sahibi NuN*; gittiği zaman kızgın; öyle ki zannetti ki asla güç yetirmeyiz ona; öyle ki nida etti** karanlıklarda ki: “Yoktur ilâh74 senin dışında; Subhân'sın7 sen; doğrusu ben oldum zalimlerden257.”
Ahmed Samira: 87 And (owner of) the whale/fish when he went away angrily, so he thought/assumed that We will never/not become capable on him, so he called/cried in the darknesses: "That (there is) no God except You, Your praise/glory, that I was from the unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve za ve sahibi وَذَا -
2 n-nuni NuN النُّونِ نون
3 iz zaman إِذْ -
4 zehebe gittiği ذَهَبَ ذهب
5 mugadiben kızgın مُغَاضِبًا غضب
6 fe zenne öyle ki zannetti فَظَنَّ ظنن
7 en ki أَنْ -
8 len asla لَنْ -
9 nekdira güç yetirmeyiz نَقْدِرَ قدر
10 aleyhi ona عَلَيْهِ -
11 fenada o durumda nida etti فَنَادَىٰ ندو
12 fi içinde فِي -
13 z-zulumati karanlıklar الظُّلُمَاتِ ظلم
14 en ki أَنْ -
15 la yoktur لَا -
16 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
17 illa dışında إِلَّا -
18 ente senin أَنْتَ -
19 subhaneke subhânsın sen/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirensin sen سُبْحَانَكَ سبح
20 inni doğrusu ben إِنِّي -
21 kuntu oldum كُنْتُ كون
22 mine مِنَ -
23 z-zalimine zalimlerden الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *İki N harfi sahibi. Yunus peygamber işaret edilmiştir. **Seslendi.

Ayet 88

2569|21|88|فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ وَنَجَّيْنَٰهُ مِنَ ٱلْغَمِّ وَكَذَٰلِكَ نُۨجِى ٱلْمُؤْمِنِينَ
2569|21|88|فاستجبنا له ونجينه من الغم وكذلك نجي المومنين
88. Festecebnâ lehu ve necceynâhu minel gamm(gammi), ve kezâlike nuncil mu’minîn(mu’minîne).
Öyle ki cevap verdik ona*; ve kurtardık onu** gamdan; ve işte böyledir; kurtarırız müminleri27.
Ahmed Samira: 88 So We answered/replied to him, and We saved/rescued him from the grief/sadness/depression, as/like that We save/rescue the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 festecebna öyle ki cevab verdik فَاسْتَجَبْنَا جوب
2 lehu ona لَهُ -
3 ve necceynahu ve kurtardık onu وَنَجَّيْنَاهُ نجو
4 mine مِنَ -
5 l-gammi gamdan الْغَمِّ غمم
6 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
7 nunci kurtarırız نُنْجِي نجو
8 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Yunus'a.**Yunus'u.

Ayet 89

2570|21|89|وَزَكَرِيَّآ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ رَبِّ لَا تَذَرْنِى فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْوَٰرِثِينَ
2570|21|89|وزكريا اذ نادي ربه رب لا تذرني فردا وانت خير الورثين
89. Ve zekeriyyâ iz nâdâ rabbehu rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn(vârisîne).
Ve Zekeriyyâ; nida* ettiği zaman Rabbine4: "Rabbim4! Bırakma beni bir ferd** (olarak) ve sen hayırlısısın varislerin."
Ahmed Samira: 89 And Zachary/Zacharias/Zachariah when he called/cried (to) his Lord: "My Lord do not leave me alone , and you are the heirs’/inheritants’ best."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve zekeriyya ve Zekeriyyâ وَزَكَرِيَّا -
2 iz zaman إِذْ -
3 nada nida etti نَادَىٰ ندو
4 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
5 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
6 la لَا -
7 tezerni bırakma beni تَذَرْنِي وذر
8 ferden bir ferd (olarak) فَرْدًا فرد
9 veente ve sen وَأَنْتَ -
10 hayru hayırdır خَيْرُ خير
11 l-varisine varislerin الْوَارِثِينَ ورث

Notlar

Not 1: *Seslendiği.**Tek, yegâne, eşi olmayan.

Ayet 90

2571|21|90|فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ وَوَهَبْنَا لَهُۥ يَحْيَىٰ وَأَصْلَحْنَا لَهُۥ زَوْجَهُۥٓ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا۟ لَنَا خَٰشِعِينَ
2571|21|90|فاستجبنا له ووهبنا له يحيي واصلحنا له زوجه انهم كانوا يسرعون في الخيرت ويدعوننا رغبا ورهبا وكانوا لنا خشعين
90. Festecebnâ leh(lehu), ve vehebnâ lehu yahyâ ve aslahnâ lehu zevceh(zevcehu), innehum kânû yusâriûne fil hayrâti ve yed’ûnenâ regaben ve rehebâ(reheben), ve kânû lenâ hâşiîn(hâşiîne).
Öyle ki cevap verdik ona*; ve bağışladık ona* Yahyâ’yı; ve ıslah316 ettik ona* zevcesini onu**; doğrusu onlar oldular serileşirler*** hayratta****; ve çağırıyorlardı bizi rağbet767 (-le) ve korku (-yla); ve olmuşlardı bize haşyetliler53.
Ahmed Samira: 90 So We answered/replied to him, and We granted to him John/Yahya and We corrected/reconciliated for him his wife , that they truly were speeding/rushing in the goodnesses , and they call Us desiring/wishing and with awe/monastically , and they were for Us humble/submissive .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 festecebna öyle ki cevap verdik فَاسْتَجَبْنَا جوب
2 lehu ona لَهُ -
3 ve vehebna ve bağışladık وَوَهَبْنَا وهب
4 lehu ona لَهُ -
5 yehya Yahyâ’yı يَحْيَىٰ -
6 ve eslehna ve ıslah ettik وَأَصْلَحْنَا صلح
7 lehu ona لَهُ -
8 zevcehu zevcesini onu زَوْجَهُ زوج
9 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
10 kanu oldular كَانُوا كون
11 yusariune serileşiyorlardı يُسَارِعُونَ سرع
12 fi فِي -
13 l-hayrati hayratta الْخَيْرَاتِ خير
14 ve yed'unena ve çağırıyorlardı bize وَيَدْعُونَنَا دعو
15 ragaben rağbet رَغَبًا رغب
16 ve raheben ve korkarak وَرَهَبًا رهب
17 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
18 lena bize لَنَا -
19 haşiiyne haşyetliler خَاشِعِينَ خشع

Notlar

Not 1: *Zekeriyyâ'ya.**Zekeriyyâ'nın.***Süratlenirler.****Hayırda.

Ayet 91

2572|21|91|وَٱلَّتِىٓ أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهَا مِن رُّوحِنَا وَجَعَلْنَٰهَا وَٱبْنَهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ
2572|21|91|والتي احصنت فرجها فنفخنا فيها من روحنا وجعلنها وابنها ايه للعلمين
91. Velletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhâ min rûhinâ ve cealnâhâ vebnehâ âyeten lil âlemîn(âlemîne).
Ve korumuş* olanı* fercini110 öyle ki üfledik içine onun** ruhumuzdan608; ve yaptık onu*** ve oğlunu**** bir ayet287 alemlere203.
Ahmed Samira: 91 And who remained chaste/(protected) her genital parts , so We blew into her from Our Soul/Spirit , and We made/created her and her son (as) an evidence/sign to the creations all together/(universes).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velleti ve olanı وَالَّتِي -
2 ehsanet korumuş أَحْصَنَتْ حصن
3 ferceha fercini فَرْجَهَا فرج
4 fenefehna öyle ki üfledik فَنَفَخْنَا نفخ
5 fiha onda فِيهَا -
6 min مِنْ -
7 ruhina ruhumuzdan رُوحِنَا روح
8 ve cealnaha ve yaptık onu وَجَعَلْنَاهَا جعل
9 vebneha ve oğlunu وَابْنَهَا بني
10 ayeten bir ayet ايَةً ايي
11 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Meryem.**Meryem'in.***Meryem'i.****Îsâ'yı.

Ayet 92

2573|21|92|إِنَّ هَٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَأَنَا۠ رَبُّكُمْ فَٱعْبُدُونِ
2573|21|92|ان هذه امتكم امه وحده وانا ربكم فاعبدون
92. İnne hâzihî ummetukum ummeten vâhıdeten ve ene rabbukum fa’budûn(fa’budûni).
Doğrusu işte bu ümmetinizdir305; tek bir ümmettir305; ve ben (ki) Rabbinizim4 öyle ki kulluk46 edin bana.
Ahmed Samira: 92 That this (is) your nation, one nation, and I am your Lord, so worship Me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 hazihi işte bu هَٰذِهِ -
3 ummetukum ümmetinizdir أُمَّتُكُمْ امم
4 ummeten bir ümmettir أُمَّةً امم
5 vahideten bir tek وَاحِدَةً وحد
6 ve ena ve ben وَأَنَا -
7 rabbukum Rabbinizim رَبُّكُمْ ربب
8 fea'buduni öyle ki kulluk etsin bana فَاعْبُدُونِ عبد

Ayet 93

2574|21|93|وَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ كُلٌّ إِلَيْنَا رَٰجِعُونَ
2574|21|93|وتقطعوا امرهم بينهم كل الينا رجعون
93. Ve tekattaû emrehum beynehum, kullun ileynâ râciûn(râciûne).
Ve kestiler* emirlerini aralarında; her biri bize dönücülerdir.
Ahmed Samira: 93 And they separated/divided their matter/affair between them, all/each to Us are returning.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vetekattau ve kestiler وَتَقَطَّعُوا قطع
2 emrahum emirlerini أَمْرَهُمْ امر
3 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
4 kullun her biri كُلٌّ كلل
5 ileyna bize إِلَيْنَا -
6 raciune dönücülerdir رَاجِعُونَ رجع

Notlar

Not 1: *Kesip parçaladılar, ayırdılar.

Ayet 94

2575|21|94|فَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِهِۦ وَإِنَّا لَهُۥ كَٰتِبُونَ
2575|21|94|فمن يعمل من الصلحت وهو مومن فلا كفران لسعيه وانا له كتبون
94. Fe men ya’mel mines sâlihâti ve huve mu’minun fe lâ kufrâne li sa’yih(sa’yihî), ve innâ lehu kâtibûn(kâtibûne).
Öyle ki kim yapar sâlihattan18 ve o bir mümindir27; öyle ki olmaz kâfirlik25 seyrine* onun** ve doğrusu biz ona*** bir katibiz****.
Ahmed Samira: 94 So who makes/does from the correct/righteous deeds, and he is believing, so (there is) no cover/substitution (denial) for his striving/endeavor , We are for it/him writing/dictating .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kim فَمَنْ -
2 yea'mel yapar يَعْمَلْ عمل
3 mine مِنَ -
4 s-salihati salihattan الصَّالِحَاتِ صلح
5 vehuve ve o وَهُوَ -
6 mu'minun mümindir مُؤْمِنٌ امن
7 fela öyle ki olmaz فَلَا -
8 kufrane kâfirlik كُفْرَانَ كفر
9 lisea'yihi seyrine onun لِسَعْيِهِ سعي
10 ve inna ve doğrusu biz وَإِنَّا -
11 lehu ona لَهُ -
12 katibune bir katibiz كَاتِبُونَ كتب

Notlar

Not 1: *Rotasına.**Kimsenin.***Kimseye.****Yazıcılar, kitaplaştıranlar.

Ayet 95

2576|21|95|وَحَرَٰمٌ عَلَىٰ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَآ أَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ
2576|21|95|وحرم علي قريه اهلكنها انهم لا يرجعون
95. Ve harâmun alâ karyetin ehleknâhâ ennehum lâ yerciûn(yerciûne).
Ve bir haram (oldu) bir kente (ki) helak ettik onu*; ki onlar geri dönemezler.
Ahmed Samira: 95 And forbidden on a village/urban city We made it die/destroyed it , that they do not return.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve haramun ve bir haram (oldu) وَحَرَامٌ حرم
2 ala عَلَىٰ -
3 karyetin bir kente قَرْيَةٍ قري
4 ehleknaha helak ettin onu أَهْلَكْنَاهَا هلك
5 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
6 la لَا -
7 yerciune geri dönemezler يَرْجِعُونَ رجع

Notlar

Not 1: *Kenti.

Ayet 96

2577|21|96|حَتَّىٰٓ إِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُم مِّن كُلِّ حَدَبٍ يَنسِلُونَ
2577|21|96|حتي اذا فتحت ياجوج وماجوج وهم من كل حدب ينسلون
96. Hattâ izâ futihat ye’cûcu ve me’cûcu ve hum min kulli hadebin yensilûn(yensilûne).
Ta ki açıldığı zaman ye'cûc1069 ve me'cûc1069; ve onlar her bir hadebten1129 koparlar*.
Ahmed Samira: 96 Until when Yagog and Magog was opened , and they are for every/each hard/elevated ground, they rush down/separate .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza إِذَا -
3 futihat açıldığı zaman فُتِحَتْ فتح
4 ye'cucu Ye'cuc'un يَأْجُوجُ -
5 ve me'cucu ve Me'cuc'un وَمَأْجُوجُ -
6 ve hum ve onlar وَهُمْ -
7 min مِنْ -
8 kulli her bir كُلِّ كلل
9 hadebin tepeden حَدَبٍ حدب
10 yensilune koparlar يَنْسِلُونَ نسل

Notlar

Not 1: *Bir şeyden ayrılarak çıkmak; çoğalarak yayılmak, üremek, nesil oluşturmak.

Ayet 97

2578|21|97|وَٱقْتَرَبَ ٱلْوَعْدُ ٱلْحَقُّ فَإِذَا هِىَ شَٰخِصَةٌ أَبْصَٰرُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَٰوَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا بَلْ كُنَّا ظَٰلِمِينَ
2578|21|97|واقترب الوعد الحق فاذا هي شخصه ابصر الذين كفروا يويلنا قد كنا في غفله من هذا بل كنا ظلمين
97. Vakterabel va’dul hakku fe izâ hiye şahısatun ebsârullezîne keferû, yâ veylenâ kad kunnâ fî gafletin min hâzâ bel kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
Ve yaklaştı hak/gerçek vaat; öyle ki o zaman bir şahıstır** kâfirlik25 etmiş kimselerin gözleri: "Eyvah bize! Muhakkak olmuştuk gâflette310 bundan; evet! Olduk zalimler257."
Ahmed Samira: 97 And the promise, the truth , neared/approached, so then those who disbelieved’s eye sights it is (are) staring at . "Oh our calamity , we had been in negligence/disregard from this, rather we were unjust/oppressors."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vekterabe ve yaklaştı وَاقْتَرَبَ قرب
2 l-vea'du vaat الْوَعْدُ وعد
3 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
4 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
5 hiye o هِيَ -
6 şahisatun bir şahısdır شَاخِصَةٌ شخص
7 ebsaru gözler أَبْصَارُ بصر
8 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
10 ya veylena eyvah bize يَا وَيْلَنَا -
11 kad muhakkak قَدْ -
12 kunna olduk كُنَّا كون
13 fi فِي -
14 gafletin gaflette غَفْلَةٍ غفل
15 min مِنْ -
16 haza bundan هَٰذَا -
17 bel evet بَلْ -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *Belirginleşmiş, sabitlenmiş / dışa doğru belirginleşmiş.

Ayet 98

2579|21|98|إِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ حَصَبُ جَهَنَّمَ أَنتُمْ لَهَا وَٰرِدُونَ
2579|21|98|انكم وما تعبدون من دون الله حصب جهنم انتم لها وردون
98. İnnekum ve mâ ta’budûne min dûnillâhi hasabu cehennem(cehenneme), entum lehâ vâridûn(vâridûne).
Doğrusu sizler ve kulluk46 ettikleriniz Allah’ın astından; çakıl taşıdır cehennemin968; sizler ona varanlarsınız.
Ahmed Samira: 98 That you, and what you worship from other than God, (are) Hell’s stones/fire fuel , you are to it228nearing/approaching .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
2 ve ma ve وَمَا -
3 tea'budune kulluk ettikleriniz تَعْبُدُونَ عبد
4 min مِنْ -
5 duni astından دُونِ دون
6 llahi Allah’ın اللَّهِ -
7 hasabu çakıl taşıdır حَصَبُ حصب
8 cehenneme cehennemin جَهَنَّمَ -
9 entum sizler أَنْتُمْ -
10 leha ona لَهَا -
11 varidune varanlarsınız وَارِدُونَ ورد

Ayet 99

2580|21|99|لَوْ كَانَ هَٰٓؤُلَآءِ ءَالِهَةً مَّا وَرَدُوهَا وَكُلٌّ فِيهَا خَٰلِدُونَ
2580|21|99|لو كان هولا الهه ما وردوها وكل فيها خلدون
99. Lev kâne hâulâi âliheten mâ veradûhâ, ve kullun fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Şayet olsaydı bunlar* ilâhlar1094; varmış değillerdi ona**; ve her biri orada*** ölümsüzlerdir185.
Ahmed Samira: 99 If those were gods, they would not (have) neared/approached it , and each/all (is) in it immortal/eternal .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev şayet لَوْ -
2 kane olsaydı كَانَ كون
3 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
4 aliheten ilâhlar الِهَةً اله
5 ma değillerdi مَا -
6 veraduha varmış ona وَرَدُوهَا ورد
7 ve kullun ve her biri وَكُلٌّ كلل
8 fiha orada فِيهَا -
9 halidune ölümsüzlerdir خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1: *Anlarız ki insanlardan ve şeytânlardan bazı sözde ilâhlar da cehenneme varacaklardır. **Cehenneme.***Cehennemde.

Ayet 100

2581|21|100|لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَهُمْ فِيهَا لَا يَسْمَعُونَ
2581|21|100|لهم فيها زفير وهم فيها لا يسمعون
100. Lehum fîhâ zefîrun ve hum fîhâ lâ yesmeûn(yesmeûne).
Onlaradır orada* bir zefîr1130; ve onlar orada* işitmezler.
Ahmed Samira: 100 For them in it (is the) sound of blazing or roaring fire , and they (are) in it not hearing/listening.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehum onlaradır لَهُمْ -
2 fiha orada فِيهَا -
3 zefirun bir zefîr زَفِيرٌ زفر
4 ve hum ve onlar وَهُمْ -
5 fiha orada فِيهَا -
6 la لَا -
7 yesmeune işitmezler يَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1: *Cehennemde.

Ayet 101

2582|21|101|إِنَّ ٱلَّذِينَ سَبَقَتْ لَهُم مِّنَّا ٱلْحُسْنَىٰٓ أُو۟لَٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ
2582|21|101|ان الذين سبقت لهم منا الحسني اوليك عنها مبعدون
101. İnnellezîne sebekat lehum minnel husnâ ulâike anhâ mub’adûn(mub’adûne).
Doğrusu kimseler (ki) öncelendi onlara bizden güzellik; bunlar; ondan* uzaklaştırılanlardır.
Ahmed Samira: 101 That those whom the best/goodness from Us preceded for them, those are from it they are being kept far away.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 sebekat öncelendi سَبَقَتْ سبق
4 lehum onlara لَهُمْ -
5 minna bizden مِنَّا -
6 l-husna güzellik الْحُسْنَىٰ حسن
7 ulaike bunlar أُولَٰئِكَ -
8 anha ondan عَنْهَا -
9 mub'adune uzaklaşanlardır مُبْعَدُونَ بعد

Notlar

Not 1: *Cehennemden.

Ayet 102

2583|21|102|لَا يَسْمَعُونَ حَسِيسَهَا وَهُمْ فِى مَا ٱشْتَهَتْ أَنفُسُهُمْ خَٰلِدُونَ
2583|21|102|لا يسمعون حسيسها وهم في ما اشتهت انفسهم خلدون
102. Lâ yesme’ûne hasîsehâ, ve hum fî meştehet enfusuhum hâlidûn(hâlidûne).
İşitmezler* bir hissini** onun***; ve onlar şehvet1131 duyduğunun içindedir nefislerinin201; ölümsüzlerdir185.
Ahmed Samira: 102 They do not hear its sound or noise, and they are in what their selves desired/craved immortal/eternal .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yesmeune işitmezler يَسْمَعُونَ سمع
3 hasiseha uğultusunu onun حَسِيسَهَا حسس
4 ve hum ve onlar وَهُمْ -
5 fi فِي -
6 ma مَا -
7 ştehet şehvet duyduğundadır اشْتَهَتْ شهو
8 enfusuhum nefislerinin أَنْفُسُهُمْ نفس
9 halidune ölümsüzlerdir خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1: *Cennetlikler.**Kulağın algılayabileceği en ufak bir hissetme yaşamazlar.***Cehennemin.

Ayet 103

2584|21|103|لَا يَحْزُنُهُمُ ٱلْفَزَعُ ٱلْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوْمُكُمُ ٱلَّذِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ
2584|21|103|لا يحزنهم الفزع الاكبر وتتلقيهم المليكه هذا يومكم الذي كنتم توعدون
103. Lâ yahzunuhumul fezeul ekberu ve tetelakkâhumul melâikeh(melâiketu), hâzâ yevmukumullezî kuntum tûadûn(tûadûne).
Hüzünlendirmez onları en büyük* dehşetle irkilme**; ve karşılar onları melekler: "İşte bu; gününüzdür; o ki olduğunuzdur vaat edilen."
Ahmed Samira: 103 The fright/terror the greatest/biggest does not sadden/make them grievous, and the angels receive/meet them (and they are told): "This (is) your day/time which you are being promised."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yehzunuhumu hüzünlendirmez onları يَحْزُنُهُمُ حزن
3 l-fezeu dehşetle irkilme الْفَزَعُ فزع
4 l-ekberu en büyük الْأَكْبَرُ كبر
5 ve tetelekkahumu ve karşılar onlara وَتَتَلَقَّاهُمُ لقي
6 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
7 haza işte bu هَٰذَا -
8 yevmukumu gününüzdür يَوْمُكُمُ يوم
9 llezi o ki الَّذِي -
10 kuntum olduğunuzdur كُنْتُمْ كون
11 tuadune vaat edilen تُوعَدُونَ وعد

Notlar

Not 1: *Cehenneme girme korkusu.**Feza; panik/ani dehşet/irkilme.

Ayet 104

2585|21|104|يَوْمَ نَطْوِى ٱلسَّمَآءَ كَطَىِّ ٱلسِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَأْنَآ أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُۥ وَعْدًا عَلَيْنَآ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ
2585|21|104|يوم نطوي السما كطي السجل للكتب كما بدانا اول خلق نعيده وعدا علينا انا كنا فعلين
104. Yevme natvis semâe ke tayyis sicilli lil kutub(kutubi), kemâ bede’nâ evvele halkın nuîduh(nuîduhu), va’den aleynâ, innâ kunnâ fâılîn(fâılîne).
Gündür (ki) düreriz1132 göğü180 dürer1132 gibi tomarını kitapların; başladığımız gibi evvelki bir yaratmaya iade ederiz onu*; bir vaattir üzerimize; doğrusu olduk failler.
Ahmed Samira: 104 A day/time We fold/coil the sky/space as/like the record/register book’s folding/coiling to the books/scriptures (print); as/like We began/initiated (the) first/beginning creation, We repeat/return it, a promise on Us, We (E) were making/doing (it).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
2 netvi düreriz نَطْوِي طوي
3 s-semae göğü السَّمَاءَ سمو
4 ketayyi dürer gibi كَطَيِّ طوي
5 s-sicilli tomarını السِّجِلِّ سجل
6 lilkutubi kitapların لِلْكُتُبِ كتب
7 kema gibi كَمَا -
8 bede'na başladığımız gibi بَدَأْنَا بدا
9 evvele evvelki أَوَّلَ اول
10 halkin bir yaratmaya خَلْقٍ خلق
11 nuiyduhu iade ederiz onu نُعِيدُهُ عود
12 vea'den bir vaattir وَعْدًا وعد
13 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
14 inna doğrusu إِنَّا -
15 kunna olduk كُنَّا كون
16 failine failler فَاعِلِينَ فعل

Notlar

Not 1: *Göğü.

Ayet 105

2586|21|105|وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِى ٱلزَّبُورِ مِنۢ بَعْدِ ٱلذِّكْرِ أَنَّ ٱلْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِىَ ٱلصَّٰلِحُونَ
2586|21|105|ولقد كتبنا في الزبور من بعد الذكر ان الارض يرثها عبادي الصلحون
105. Ve lekad ketebnâ fîz zebûri min ba’diz zikri ennel arda yerisuhâ ıbâdiyes sâlihûn(sâlihûne).
Ve ant olsun yazdık zeburda477* sonrasında zikir** ki yer (ki) varis olur ona*** kullarım907 (ki) sâlihlerdir217.
Ahmed Samira: 105 And We had written/decreed in The Book/Prophet David’s Scripture from after the reminder/remembrance (could also be a sacred scripture or the Koran) that the earth/Planet Earth My worshippers/slaves the correct/righteous inherit it.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ketebna yazdık كَتَبْنَا كتب
3 fi فِي -
4 z-zeburi zeburda الزَّبُورِ زبر
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 z-zikri zikir الذِّكْرِ ذكر
8 enne ki أَنَّ -
9 l-erde yer الْأَرْضَ ارض
10 yerisuha varis olur ona يَرِثُهَا ورث
11 ibadiye kullarım عِبَادِيَ عبد
12 s-salihune salihler الصَّالِحُونَ صلح

Notlar

Not 1: *Davûd'a verilen taş yazıt. **Tevrât. Tevrât bir taş yazıttır. Mûsâ'ya taş levhalar üzerindeki yazılarda verilmiştir. Sonradan kağıtlara geçirilmiştir.***Yere; bu yerin Yahudiya bölgesi olma ihtimali çok yüksektir. Çünkü konu Davûd ve Mûsâ ile ilgili olup İsrâîloğullarının yaşadıkları yerleri işaret etmektedir.

Ayet 106

2587|21|106|إِنَّ فِى هَٰذَا لَبَلَٰغًا لِّقَوْمٍ عَٰبِدِينَ
2587|21|106|ان في هذا لبلغا لقوم عبدين
106. İnne fî hâzâ le belâgan li kavmin âbidîn(âbidîne).
Doğrusu bundadır* mutlak bir belagat515 kulluk46 edenler (olan) bir kavme/topluma.
Ahmed Samira: 106 That in this (is) an information/communication to a nation worshipping.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 haza bundadır هَٰذَا -
4 lebelagan mutlak bir belagat لَبَلَاغًا بلغ
5 likavmin bir kavime/topluma لِقَوْمٍ قوم
6 aabidine kulluk edenler عَابِدِينَ عبد

Notlar

Not 1: *Önceki ayetlerde.

Ayet 107

2588|21|107|وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَٰلَمِينَ
2588|21|107|وما ارسلنك الا رحمه للعلمين
107. Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn(âlemîne).
Ve göndermiş değiliz seni* alemlere203 bir rahmet271 dışında.
Ahmed Samira: 107 And We did not send you except (as) mercy to the creations all together/(universes).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselnake göndermiş seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
3 illa dışında إِلَّا -
4 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
5 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 108

2589|21|108|قُلْ إِنَّمَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ
2589|21|108|قل انما يوحي الي انما الهكم اله وحد فهل انتم مسلمون
108. Kul innemâ yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhid(vâhidun), fe hel entum muslimûn(muslimûne).
De ki: "Ancak ki vahy603 olunuyor bana* ancak ki ilâhınız74 bir tek ilâhtır74; öyle ki sizler müslim45 misiniz?"
Ahmed Samira: 108 Say: "Indeed/but (it) is being transmitted/inspired to me, that your God, (is) one God, so are you submitters/surrenders/Moslems?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 yuha vahy olunuyor يُوحَىٰ وحي
4 ileyye bana إِلَيَّ -
5 ennema ancak ki أَنَّمَا -
6 ilahukum ilâhınız إِلَٰهُكُمْ اله
7 ilahun ilâhtır إِلَٰهٌ اله
8 vahidun bir tek وَاحِدٌ وحد
9 fehel öyle ki فَهَلْ -
10 entum siz misiniz أَنْتُمْ -
11 muslimune müslim مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 109

2590|21|109|فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُلْ ءَاذَنتُكُمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ وَإِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ
2590|21|109|فان تولوا فقل اذنتكم علي سوا وان ادري اقريب ام بعيد ما توعدون
109. Fe in tevellev fe kul âzentukum alâ sevâ’(sevâin), ve in edrî e karîbun em baîdun mâ tûadûn(tûadûne).
Öyle ki eğer yüz çevirdilerse öyle ki de ki: "Ezan752 ettim sizlere bir seviye* üzerine; ve farkında olmam** (ki) bir yakındır ya da bir uzaktır vaat edildiğiniz."
Ahmed Samira: 109 So if they turned away , so say: "I informed you on equality/straightness , and I do not know is what you are being promised, near/close, or distant/far?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 tevellev yüz çevirirlerse تَوَلَّوْا ولي
3 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
4 azentukum ezan ettim اذَنْتُكُمْ اذن
5 ala üzerine عَلَىٰ -
6 seva'in bir seviye سَوَاءٍ سوي
7 ve in ve وَإِنْ -
8 edri farkında olmam أَدْرِي دري
9 ekaribun bir yakın أَقَرِيبٌ قرب
10 em ya da أَمْ -
11 beiydun bir uzak بَعِيدٌ بعد
12 ma مَا -
13 tuadune vaat edildiğiniz تُوعَدُونَ وعد

Notlar

Not 1: *Düzgün bir şekilde.**Bilgi sahibi olmam.

Ayet 110

2591|21|110|إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ
2591|21|110|انه يعلم الجهر من القول ويعلم ما تكتمون
110. İnnehu ya’lemul cehre minel kavli ve ya’lemu mâ tektumûn(tektumûne).
Doğrusu O* bilir açığı** kavilden/sözden; ve bilir ketmettiğinizi***.
Ahmed Samira: 110 That He truly knows the publicized/declared from the saying/opinion and belief , and He knows what you hide/conceal .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
2 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
3 l-cehra açığını الْجَهْرَ جهر
4 mine مِنَ -
5 l-kavli kavilden/sözden الْقَوْلِ قول
6 ve yea'lemu ve bilir وَيَعْلَمُ علم
7 ma مَا -
8 tektumune ketmettiğinizi تَكْتُمُونَ كتم

Notlar

Not 1: *Allah.**Dışa vurulmuş, açıkça söylenmiş, duyurulmuş.***Gizlemek, bildiği halde saklamak.

Ayet 111

2592|21|111|وَإِنْ أَدْرِى لَعَلَّهُۥ فِتْنَةٌ لَّكُمْ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ
2592|21|111|وان ادري لعله فتنه لكم ومتع الي حين
111. Ve in edrî leallehu fitnetun lekum ve metâun ilâ hîn(hînin).
Ve farkında olmam (ki) belki de o* bir fitnedir332 sizlere ve bir metadır54 bir süreye kadar.
Ahmed Samira: 111 And I do not know, maybe/perhaps it (is) a test/seduction for you and enjoyment to a time/period of time .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve وَإِنْ -
2 edri farklında olmam أَدْرِي دري
3 leallehu belki de o لَعَلَّهُ -
4 fitnetun bir fitnedir فِتْنَةٌ فتن
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 ve metaun ve bir metadır وَمَتَاعٌ متع
7 ila إِلَىٰ -
8 hinin bir süreye kadar حِينٍ حين

Notlar

Not 1: *Vaat edildiğiniz ve vaat edilene verilen süre.

Ayet 112

2593|21|112|قَٰلَ رَبِّ ٱحْكُم بِٱلْحَقِّ وَرَبُّنَا ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ
2593|21|112|قل رب احكم بالحق وربنا الرحمن المستعان علي ما تصفون
112. Kâle rabbıhkum bil hakk(hakkı), ve rabbuner rahmânul musteânu alâ mâ tasıfûn(tasıfûne).
Dedi*: "Rabbim4! Hükmet hakla/gerçekle; ve Rabbimiz4 Rahmân’dır1; Müsteân’dır1134 vasıflandırdıklarınıza1135 karşı."
Ahmed Samira: 112 Say: "My Lord, judge/rule with the correct/truth , and our Lord (is) the merciful, the seeked help/assistance from , on (about) what you describe/categorize."229

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 hkum hükmet احْكُمْ حكم
4 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
5 ve rabbuna ve Rabbimiz وَرَبُّنَا ربب
6 r-rahmanu Rahmân’dır الرَّحْمَٰنُ رحم
7 l-musteaanu Müsteân’dır الْمُسْتَعَانُ عون
8 ala karşı عَلَىٰ -
9 ma مَا -
10 tesifune vasıflandırdıklarınıza تَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.