Sure 20: Tâ-Hâ/Tâ-Hâ Harfleri

Ayet Sayısı: 72
طه

Ayet 1

2347|20|1|طه
2347|20|1|طه
1. Tâ, hâ.
T H44*
Ahmed Samira: 1 T H .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 th Ta, Ha. طه -

Notlar

Not 1: *Tâ, Hâ.

Ayet 2

2348|20|2|مَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لِتَشْقَىٰٓ
2348|20|2|ما انزلنا عليك القران لتشقي
2. Mâ enzelnâ aleykel kur’âne li teşkâ.
İndirmiş değiliz sana Kur’ân’ı850 mutsuz* olman için.
Ahmed Samira: 2 We did not descend the Koran on you to (to) be miserable/unhappy.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değiliz مَا -
2 enzelna indirmiş أَنْزَلْنَا نزل
3 aleyke sana عَلَيْكَ -
4 l-kurane Kur’ân’ı الْقُرْانَ قرا
5 liteşka mutsuz olman için لِتَشْقَىٰ شقو

Notlar

Not 1: *Şerefli Kur'ân'ın tek bir ayeti bile bir kimseye sıkıntı vermez, o kimseyi mutsuz etmez. Yüce Allah bu şerefli kitabın ayetlerini öyle esnek yapmıştır ki herkes kendi kapasitesine ve gücüne göre bu kitaba tabi olur ve her zaman mutluluk yaşar. Bu nedenle ayetleri tek tanrıcı bir kimsenin mealinden okuruz; anladığımıza ve nefsimize sıkıntı vermeyecek olana uyarız. Ayetleri uyduruk, şeytân öğretileri olan hadisler kalıbına sokmaya çalışanlar şerefli Kur'ân'ı bir mutsuzluk kitabı yapmışlardır. Bunun sevabını da cehenneme yanmak için sunulmalarıyla göreceklerdir.

Ayet 3

2349|20|3|إِلَّا تَذْكِرَةً لِّمَن يَخْشَىٰ
2349|20|3|الا تذكره لمن يخشي
3. İllâ tezkireten li men yahşâ.
Ancak ki bir zikredendir78 kimseye (ki) haşyet53 duyar.
Ahmed Samira: 3 Except (as) a reminder to who fears.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa ancak ki إِلَّا -
2 tezkiraten bir zikir verendir تَذْكِرَةً ذكر
3 limen kimseye لِمَنْ -
4 yehşa haşyet duyar يَخْشَىٰ خشي

Ayet 4

2350|20|4|تَنزِيلًا مِّمَّنْ خَلَقَ ٱلْأَرْضَ وَٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلْعُلَى
2350|20|4|تنزيلا ممن خلق الارض والسموت العلي
4. Tenzîlen mimmen halakal arda ves semâvâtil ulâ.
Bir indirmedir kimseden (ki) yarattı yeri ve ulu/yüce* gökleri162.
Ahmed Samira: 4 Descent from who created the earth/Planet Earth and the skies/space, the high/elevated.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tenzilen bir indirmedir تَنْزِيلًا نزل
2 mimmen kimseden (ki) مِمَّنْ -
3 haleka yaratan خَلَقَ خلق
4 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
5 ve ssemavati ve gökleri وَالسَّمَاوَاتِ سمو
6 l-ula ulu/yüce الْعُلَى علو

Notlar

Not 1: *Gökler her biri milyarlarca yıldız içeren milyarlarca galaksiden, karanlık enerjiden ve karanlık maddeden oluşur. Gökler düzdür. Picard hunisi gibi bir şekli vardır. Yüzey alanı sonsuz ancak hacmi sonludur.

Ayet 5

2351|20|5|ٱلرَّحْمَٰنُ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱسْتَوَىٰ
2351|20|5|الرحمن علي العرش استوي
5. Er rahmânu alel arşistevâ.
Rahmân’dır1 arş66 üzerine (ki) istiva188 etti*.
Ahmed Samira: 5 The merciful on the throne He aimed to/sat on/straightened .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 er-rahmanu Rahmân’dır الرَّحْمَٰنُ رحم
2 ala üzerine عَلَى -
3 l-arşi Arş (ki) الْعَرْشِ عرش
4 steva istiva etti اسْتَوَىٰ سوي

Notlar

Not 1: *Rahmân.

Ayet 6

2352|20|6|لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ
2352|20|6|له ما في السموت وما في الارض وما بينهما وما تحت الثري
6. Lehu mâ fis semâvâti ve mâ fîl ardı ve mâ beynehumâ ve mâ tahtes serâ.
O’nadır* göklerdeki162 ve yerdeki; ve ikisinin arasındaki; ve nemlinin/tavlının** altındaki.
Ahmed Samira: 6 For Him what (is) in the skies/space, and what (is) in the earth/Planet Earth, and what (is) between them (B), and what (is) below/beneath the moist dust/earth .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehu O’nadır لَهُ -
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
5 ve ma ve وَمَا -
6 fi فِي -
7 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
8 ve ma ve وَمَا -
9 beynehuma ikisinin arasındaki بَيْنَهُمَا بين
10 ve ma ve وَمَا -
11 tehte altındaki تَحْتَ تحت
12 s-sera toprağın الثَّرَىٰ ثري

Notlar

Not 1: *Allah'adır.**Nemlenmiş, ekime hazır, bereketli ve tavlı toprak.

Ayet 7

2353|20|7|وَإِن تَجْهَرْ بِٱلْقَوْلِ فَإِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ وَأَخْفَى
2353|20|7|وان تجهر بالقول فانه يعلم السر واخفي
7. Ve in techer bil kavli fe innehu ya’lemus sirre ve ahfâ.
Ve eğer açığa vurursan (da) kavli/sözü; öyle ki doğrusu O* bilir sırrı ve daha hafiyeyi988.
Ahmed Samira: 7 And if you publicize/declare with the saying/word/opinion and belief , so that He truly knows the secret and (what is) more hidden.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 techer açığa vursan تَجْهَرْ جهر
3 bil-kavli kavli/sözü بِالْقَوْلِ قول
4 feinnehu öyle ki doğrusu O فَإِنَّهُ -
5 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
6 s-sirra sırrı السِّرَّ سرر
7 ve ehfa ve daha hafiyeyi وَأَخْفَى خفي

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 8

2354|20|8|ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ
2354|20|8|الله لا اله الا هو له الاسما الحسني
8. Allâhu lâ ilâhe illâ huve, lehul esmâul husnâ.
Allah (ki) yoktur ilâh74 O’nun* dışında; O’nadır** güzel*** esmâ1098.
Ahmed Samira: 8 God, no god except Him, for Him (are) the names the best/most beautiful .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah (ki) اللَّهُ -
2 la yoktur لَا -
3 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
4 illa dışında إِلَّا -
5 huve O’nun هُوَ -
6 lehu O’nadır لَهُ -
7 l-esma'u isimler الْأَسْمَاءُ سمو
8 l-husna güzel الْحُسْنَىٰ حسن

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Allah'adır.***Rabbimiz güzel özelliklere/sıfatlara sahiptir.

Ayet 9

2355|20|9|وَهَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ
2355|20|9|وهل اتيك حديث موسي
9. Ve hel etâke hadîsu mûsâ.
Ve geldi mi sana Mûsâ’nın hadisi89?
Ahmed Samira: 9 And did Moses’, information/speech come to you?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve hel ve وَهَلْ -
2 etake geldi mi sana أَتَاكَ اتي
3 hadisu hadisi حَدِيثُ حدث
4 musa Mûsâ’nın مُوسَىٰ -

Ayet 10

2356|20|10|إِذْ رَءَا نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدًى
2356|20|10|اذ را نارا فقال لاهله امكثوا اني انست نارا لعلي اتيكم منها بقبس او اجد علي النار هدي
10. İz reâ nâren fe kâle li ehlihimkusû innî ânestu nâren leallî âtîkum minhâ bi kabesin ev ecidu alen nâri hudâ(huden).
Gördüğü* zaman bir ateş; öyle ki dedi* ehline568: "Kalın/bekleyin; öyle ki ben sezdim bir ateş; belki ben gelirim sizlere ondan** bir korla ya da bulurum ateşin üzerinde*** bir doğru yola kılavuz."
Ahmed Samira: 10 When he saw a fire, so he said to his family: "Wait/remain/stay, that I , I perceived/saw a fire, maybe/perhaps I come to you from it with a fire’s flame/torch, or I find on (at) the fire guidance."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz إِذْ -
2 raa gördüğü zaman رَأَىٰ راي
3 naran bir ateş نَارًا نور
4 fekale öyle ki dedi فَقَالَ قول
5 liehlihi ehline لِأَهْلِهِ اهل
6 mkusu kalın/bekleyin امْكُثُوا مكث
7 inni öyle ki ben إِنِّي -
8 anestu sezdim انَسْتُ انس
9 naran bir ateş نَارًا نور
10 lealli belki ben لَعَلِّي -
11 atikum gelirim sizlere اتِيكُمْ اتي
12 minha ondan مِنْهَا -
13 bikabesin bir korla بِقَبَسٍ قبس
14 ev ya da أَوْ -
15 ecidu bulurum أَجِدُ وجد
16 ala üzerinde عَلَى -
17 n-nari ateşin النَّارِ نور
18 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Ateşten.***Ateşe vardığımda belki doğru bir yol üzerinde olurum.

Ayet 11

2357|20|11|فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ يَٰمُوسَىٰٓ
2357|20|11|فلما اتيها نودي يموسي
11. Fe lemmâ etâhâ nûdiye yâ mûsâ.
Öyle ki ne zaman ki geldi* ona**; nida edildi*: "Ey Mûsâ!".
Ahmed Samira: 11 So when he came to it, (it) was called: "You Moses."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 etaha geldi ona أَتَاهَا اتي
3 nudiye seslenildi نُودِيَ ندو
4 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Ateşe.***Mûsâ'ya seslenildi.

Ayet 12

2358|20|12|إِنِّىٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى
2358|20|12|اني انا ربك فاخلع نعليك انك بالواد المقدس طوي
12. İnnî ene rabbuke fehla’ na’leyk(na’leyke), inneke bil vâdil mukaddesi tuvâ(tuven).
Doğrusu ben*; benim (senin) Rabbin4; öyle ki çıkar iki nalınını*; doğrusu sen vadiylesin** mukaddes537 (ki) bir tuvâdır1099.
Ahmed Samira: 12 That I, I am your Lord, so take off your two shoes , that you are at the Valley the Holy/Hallowed/Sanctified/Blessed Tuwan/wrapped within (itself) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 ena benim أَنَا -
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 fehlea' öyle ki çıkar فَاخْلَعْ خلع
5 nea'leyke iki nalınını نَعْلَيْكَ نعل
6 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
7 bil-vadi vadiylesin بِالْوَادِ ودي
8 l-mukaddesi mukaddes الْمُقَدَّسِ قدس
9 tuven bir tuvâ طُوًى طوي

Notlar

Not 1: *Yüce Allah bizzat seslenmektedir. Cibrîl olmadan. Mutlak ki yine arada başka bir perde mevcuttur. Aksi düşünülemez. **Sandalet. ***Vadiyle birliktesin. Vadidesin.

Ayet 13

2359|20|13|وَأَنَا ٱخْتَرْتُكَ فَٱسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰٓ
2359|20|13|وانا اخترتك فاستمع لما يوحي
13. Ve enahtertuke festemi’ li mâ yûhâ.
Ve ben* (ki) seçtim seni**; öyle ki işit** vahyolunanı603.
Ahmed Samira: 13 And I, I chose you, so hear/listen to what is inspired/transmitted .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ena ve ben (ki) وَأَنَا -
2 htertuke seçtim seni اخْتَرْتُكَ خير
3 festemia' öyle ki işit فَاسْتَمِعْ سمع
4 lima لِمَا -
5 yuha vahyolunanı يُوحَىٰ وحي

Notlar

Not 1: *Nida eden Rabbimizdir.**Mûsâ.

Ayet 14

2360|20|14|إِنَّنِىٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدْنِى وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكْرِىٓ
2360|20|14|انني انا الله لا اله الا انا فاعبدني واقم الصلوه لذكري
14. İnnenî enallâhu lâ ilâhe illâ ene fa’budnî ve ekımis salâte li zikrî.
Doğrusu ben; benim Allah; yoktur ilâh74 benim dışında; öyle ki kulluk46 et bana; ve kıyam229 et salâtı5 zikrim* için.
Ahmed Samira: 14 That I , I am God, no god except Me, so worship Me, and keep up/start the prayers for mentioning/remembering Me (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inneni doğrusu ben; إِنَّنِي -
2 ena benim أَنَا -
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 la yoktur لَا -
5 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
6 illa dışında إِلَّا -
7 ena benim أَنَا -
8 fea'budni öyle ki kulluk et bana فَاعْبُدْنِي عبد
9 ve ekimi ve dik/ayağa kaldır وَأَقِمِ قوم
10 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
11 lizikri zikrim (Kur’an) için لِذِكْرِي ذكر

Notlar

Not 1: *Kur’ân'ım.

Ayet 15

2361|20|15|إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ
2361|20|15|ان الساعه اتيه اكاد اخفيها لتجزي كل نفس بما تسعي
15. İnnes sâate âtiyetun ekâdu uhfîhâ li tuczâ kullu nefsin bimâ tes’â.
Doğrusu sâat470 bir gelendir; neredeyse* hafiyelik988 ederim** ona***; cezalandırılması63 içindir her bir nefsin201 kovaladığıyla****.
Ahmed Samira: 15 That (E) the Hour/Resurrection is coming, I am about to/almost, I hide it, (so) each self (is) to be rewarded/reimbursed because (of) what it strives/endeavors

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 s-saate saat السَّاعَةَ سوع
3 atiyetun bir gelendir اتِيَةٌ اتي
4 ekadu neredeyse أَكَادُ كود
5 uhfiha hafiyelik ederim ona أُخْفِيهَا خفي
6 litucza cezalandırılması içindir لِتُجْزَىٰ جزي
7 kullu her كُلُّ كلل
8 nefsin bir nefsin نَفْسٍ نفس
9 bima بِمَا -
10 tes'aa kovaladığıyla تَسْعَىٰ سعي

Notlar

Not 1: *Fiil, geniş zaman 1. tekil şahıs, "neredeyse olurum".**Gizlerim onu.***Saate.****İlerlediğiyle, yürüdüğüyle, peşinden koştuğuyla.

Ayet 16

2362|20|16|فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَن لَّا يُؤْمِنُ بِهَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَتَرْدَىٰ
2362|20|16|فلا يصدنك عنها من لا يومن بها واتبع هويه فتردي
16. Fe lâ yesuddenneke anhâ men lâ yu’minu bihâ vettebea hevâhu fe terdâ.
Öyle ki alıkoymasın seni ondan* kimse (ki) iman etmez ona** ve tabi oldu hevâsına278; öyle ki perişan olursun.
Ahmed Samira: 16 So who does not believe with it and he followed his self attraction for desire does not object/prevent/obstruct you from it, so you fall/be destroyed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fela öyle ki فَلَا -
2 yesuddenneke alıkoymasın seni يَصُدَّنَّكَ صدد
3 anha ondan عَنْهَا -
4 men kimse مَنْ -
5 la لَا -
6 yu'minu iman etmez يُؤْمِنُ امن
7 biha ona بِهَا -
8 vettebea ve tabi oldu وَاتَّبَعَ تبع
9 hevahu hevasına هَوَاهُ هوي
10 feterda öyleyse perişan olursun فَتَرْدَىٰ ردي

Notlar

Not 1: *Sâatin mutlaka geleceğinden.**Sâatin mutlaka geleceğine.

Ayet 17

2363|20|17|وَمَا تِلْكَ بِيَمِينِكَ يَٰمُوسَىٰ
2363|20|17|وما تلك بيمينك يموسي
17. Ve mâ tilke bi yemînike yâ mûsâ.
"Ve* nedir şu sağ elindeki ey Mûsâ?"
Ahmed Samira: 17 And what (is) that at your right (hand) you, Moses?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve nedir? وَمَا -
2 tilke şu تِلْكَ -
3 biyeminike sağ elindeki بِيَمِينِكَ يمن
4 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -

Notlar

Not 1: *Rabbimiz en iyi öğretmendir. Soru cevap bir öğretme tekniğidir.

Ayet 18

2364|20|18|قَالَ هِىَ عَصَاىَ أَتَوَكَّؤُا۟ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِى وَلِىَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخْرَىٰ
2364|20|18|قال هي عصاي اتوكوا عليها واهش بها علي غنمي ولي فيها مارب اخري
18. Kâle hiye asây(asâye), etevekkeu aleyhâ ve ehuşşu bihâ alâ ganemî ve liye fîhâ meâribu uhrâ.
Dedi*: "O a'sâmdır1100; dayanırım üzerine ve yaprak silkerim onunla* davarım*** üzerine; ve banadır onda**** başka ihtiyaçlar."
Ahmed Samira: 18 He said: "It is my stick/cane, I lean on/support myself on it, and I hit/move/shake with it on my sheep and goats, and for me in it others needs/purposes."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 hiye O هِيَ -
3 asaye a'sâmdır عَصَايَ عصو
4 etevekkeu dayanırım أَتَوَكَّأُ وكا
5 aleyha üzerine عَلَيْهَا -
6 ve ehuşşu ve silkerim وَأَهُشُّ هشش
7 biha onunla بِهَا -
8 ala üzerine عَلَىٰ -
9 ganemi davarım غَنَمِي غنم
10 veliye ve banadır وَلِيَ -
11 fiha onda فِيهَا -
12 maribu ihtiyaçlar مَارِبُ ارب
13 uhra başka أُخْرَىٰ اخر

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**A'sâyla.***Koyun ve keçiden oluşan küçük baş.****A'sâda.

Ayet 19

2365|20|19|قَالَ أَلْقِهَا يَٰمُوسَىٰ
2365|20|19|قال القها يموسي
19. Kâle elkıhâ yâ mûsâ.
Dedi*: "At onu** ey Mûsâ."
Ahmed Samira: 19 He said: "Throw it away, you Moses."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 elkiha at onu أَلْقِهَا لقي
3 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -

Notlar

Not 1: *Allah. Anlatım tekrar Cibrîl'e döndü.**A'sâyı.

Ayet 20

2366|20|20|فَأَلْقَىٰهَا فَإِذَا هِىَ حَيَّةٌ تَسْعَىٰ
2366|20|20|فالقيها فاذا هي حيه تسعي
20. Fe elkâhâ fe izâ hiye hayyetun tes’â.
Öyle ki attı* onu**; öyle ki (o) zaman o*** bir canlıydı**** (ki) gayret ediyordu*****.
Ahmed Samira: 20 So he threw it away, so then it is (a) quick moving snake/alive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feelkaha öyle ki attı onu فَأَلْقَاهَا لقي
2 fe iza öyle ki (o) aman فَإِذَا -
3 hiye o هِيَ -
4 hayyetun bir canlıydı (ki) حَيَّةٌ حيي
5 tes'aa gayret ediyordu تَسْعَىٰ سعي

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**A'sâyı.***A'sâ.****Hayat dolu, yaşayan.****Belirli bir hedefe, amaca yönelik hareket ediyordu.

Ayet 21

2367|20|21|قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلْأُولَىٰ
2367|20|21|قال خذها ولا تخف سنعيدها سيرتها الاولي
21. Kâle huzhâ ve lâ tehaf se nuîduhâ sîretehel ûlâ.
Dedi*: "Tut onu**; ve korkma; iade edeceğiz onu** ilk/evvel seyrine*** onun****."
Ahmed Samira: 21 He said: "Take it and do not fear, We will return it (to) its form , the first/beginning."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 huzha tut onu خُذْهَا اخذ
3 ve la ve وَلَا -
4 tehaf korkma تَخَفْ خوف
5 senuiyduha iade edeceğiz onu سَنُعِيدُهَا عود
6 sirateha seyrine onun سِيرَتَهَا سير
7 l-ula ilk/evvel الْأُولَىٰ اول

Notlar

Not 1: *Allah.**A'sâyı.***Gidişatına ; Levh-i Mahfûz'dan ilk evvelki gelen bilgi seyrini tekrar yürüteceğiz ki sicimlerin titreşimiyle yeni atomlar oluşacak ve yeniden tahtadan bir a'sâ olacak.

Ayet 22

2368|20|22|وَٱضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخْرَىٰ
2368|20|22|واضمم يدك الي جناحك تخرج بيضا من غير سو ايه اخري
22. Vadmum yedeke ilâ cenâhıke tahruc beydâe min gayri sûin âyeten uhrâ.
Ve topla elini* kanadına doğru; çıkar* beyaz olmaksızın bir kötülük/şer/zarar başka bir ayet (olarak).
Ahmed Samira: 22 And gather/join (fold) your hand to your wing/side, it appears/emerges white with no evil/harm , another evidence/sign .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vedmum ve topla وَاضْمُمْ ضمم
2 yedeke elini يَدَكَ يدي
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 cenahike kanadına جَنَاحِكَ جنح
5 tehruc çıkar تَخْرُجْ خرج
6 beyda'e beyaz بَيْضَاءَ بيض
7 min مِنْ -
8 gayri olmaksızın غَيْرِ غير
9 su'in bir kötülük/şer/zarar سُوءٍ سوا
10 ayeten bir bir ayet ايَةً ايي
11 uhra başka أُخْرَىٰ اخر

Notlar

Not 1: *Daha önce ceyb içinde olan elini kanadına/yanına doğru topla.**El.

Ayet 23

2369|20|23|لِنُرِيَكَ مِنْ ءَايَٰتِنَا ٱلْكُبْرَى
2369|20|23|لنريك من ايتنا الكبري
23. Li nuriyeke min âyâtinel kubrâ.
Göstermek içindir sana* ayetlerimizden237 büyüğünü.
Ahmed Samira: 23 To show you/make you understand (E) from Our evidences/signs the greatest/biggest .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 linuriyeke göstermek içindir لِنُرِيَكَ راي
2 min مِنْ -
3 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
4 l-kubra büyüğünü الْكُبْرَى كبر

Notlar

Not 1: *Mûsâ.

Ayet 24

2370|20|24|ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ
2370|20|24|اذهب الي فرعون انه طغي
24. İzheb ilâ fir’avne innehu tagâ.
Git firavuna711 doğru; doğrusu o tâğûtlaştı442.
Ahmed Samira: 24 Go to Pharaoh, that he truly tyrannized .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 izheb git اذْهَبْ ذهب
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
4 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
5 taga tâğûtlaştı طَغَىٰ طغي

Ayet 25

2371|20|25|قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى
2371|20|25|قال رب اشرح لي صدري
25. Kâle rabbişrah lî sadrî.
Dedi*: "Rabbim4! Aç bana göğsümü**."
Ahmed Samira: 25 He said: "My Lord expand/delight for me, my chest (innermost)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 şrah اشْرَحْ شرح
4 li bana لِي -
5 sadri göğsümü صَدْرِي صدر

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Göğsümün daralmasını, sıkıntısını aç gider.

Ayet 26

2372|20|26|وَيَسِّرْ لِىٓ أَمْرِى
2372|20|26|ويسر لي امري
26. Ve yessir lî emrî.
"Ve kolaylaştır bana* emrimi**."
Ahmed Samira: 26 And ease/make flexible for me my matter/affair.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yessir ve kolaylaştır وَيَسِّرْ يسر
2 li bana لِي -
3 emri emrimi أَمْرِي امر

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Bana verdiğin emri, işi.

Ayet 27

2373|20|27|وَٱحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِى
2373|20|27|واحلل عقده من لساني
27. Vahlul ukdeten min lisânî.
"Ve çöz düğümü* lisanımdan**."
Ahmed Samira: 27 And untie/undo (the) difficulty/knot from my tongue/speech.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vehlul ve çöz وَاحْلُلْ حلل
2 ukdeten düğümünü عُقْدَةً عقد
3 min مِنْ -
4 lisani lisanımdan لِسَانِي لسن

Notlar

Not 1: *Bağ.**Dilimden.

Ayet 28

2374|20|28|يَفْقَهُوا۟ قَوْلِى
2374|20|28|يفقهوا قولي
28. Yefkahû kavlî.
"Fıkıh770 ederler kavlimi/sözümü."
Ahmed Samira: 28 They understand/know my speech .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yefkahu fıkıh ederler يَفْقَهُوا فقه
2 kavli kavlimi/sözümü قَوْلِي قول

Ayet 29

2375|20|29|وَٱجْعَل لِّى وَزِيرًا مِّنْ أَهْلِى
2375|20|29|واجعل لي وزيرا من اهلي
29. Vec’al lî vezîren min ehlî.
"Ve yap bana* bir vezîr1101 ehlimden568."
Ahmed Samira: 29 And make/put for me a minister/supporter from my family/relation .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vec'al ve yap وَاجْعَلْ جعل
2 li bana لِي -
3 veziran bir vezîr وَزِيرًا وزر
4 min مِنْ -
5 ehli ehlimden أَهْلِي اهل

Notlar

Not 1: *Mûsâ.

Ayet 30

2376|20|30|هَٰرُونَ أَخِى
2376|20|30|هرون اخي
30. Hârûne ahî.
"Hârûn'u; kardeşimi."
Ahmed Samira: 30 Aaron, my brother.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 harune Hârûn'u هَارُونَ -
2 ehi kardeşimi أَخِي اخو

Ayet 31

2377|20|31|ٱشْدُدْ بِهِۦٓ أَزْرِى
2377|20|31|اشدد به ازري
31. Uşdud bihî ezrî.
"Şiddetlendir onunla* arkamı."
Ahmed Samira: 31 Strengthen/support with him my power .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 aşdud şiddetlendir اشْدُدْ شدد
2 bihi onunla بِهِ -
3 ezri arkamı أَزْرِي ازر

Notlar

Not 1: *Hârûn'la.

Ayet 32

2378|20|32|وَأَشْرِكْهُ فِىٓ أَمْرِى
2378|20|32|واشركه في امري
32. Ve eşrikhu fî emrî.
Ve ortak* et onu emrimde.
Ahmed Samira: 32 And share him/make him a partner in my matter/affair.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eşrikhu ve ortak et onu وَأَشْرِكْهُ شرك
2 fi فِي -
3 emri emrimde أَمْرِي امر

Notlar

Not 1: *Şirk. Tek olan bir şeye başka bir şeyi veya şeyleri dahil etmek, ortak etmek. Mûsâ görevine Hârûn'un da dahil edilmesini Rabbinden istiyor. Şirk kelimesi burada bize büyük bir işaret veriyor. Kur'an'ın emirlerine, hükümlerine onun astında hadis kitaplarının hükümlerini ortak etmek, dahil etmek de apaçık bir şirktir. En büyük günahtır.

Ayet 33

2379|20|33|كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا
2379|20|33|كي نسبحك كثيرا
33. Key nusebbihake kesîrâ(kesîren).
Tesbih31 ederiz diye seni çokça.
Ahmed Samira: 33 So that/in order that we praise/glorify you much.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 key diye كَيْ -
2 nusebbihake tesbih ederiz seni نُسَبِّحَكَ سبح
3 kesiran çokça كَثِيرًا كثر

Ayet 34

2380|20|34|وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا
2380|20|34|ونذكرك كثيرا
34. Ve nezkureke kesîrâ(kesîren).
"Ve zikrederiz78 seni çokça."
Ahmed Samira: 34 And we mention/remember you much.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nezkurake ve zikrederiz seni وَنَذْكُرَكَ ذكر
2 kesiran çokça كَثِيرًا كثر

Ayet 35

2381|20|35|إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًا
2381|20|35|انك كنت بنا بصيرا
35. İnneke kunte binâ basîrâ(basîren).
"Doğrusu sen; sensin bize bir Basîr513."
Ahmed Samira: 35 That you were/are with us seeing/knowing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
2 kunte sensin كُنْتَ كون
3 bina bize بِنَا -
4 besiran bir Basîr بَصِيرًا بصر

Ayet 36

2382|20|36|قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَٰمُوسَىٰ
2382|20|36|قال قد اوتيت سولك يموسي
36. Kâle kad ûtîte su’leke yâ mûsâ.
Dedi*: "Muhakkak ki verildi sual ettiğin** ey Mûsâ."
Ahmed Samira: 36 He said: "You had been given your request/question, you Moses."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kad muhakkak ki قَدْ -
3 utite verildi أُوتِيتَ اتي
4 su'leke sual ettiğin سُؤْلَكَ سال
5 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -

Notlar

Not 1: *Allah.**Sorduğun.

Ayet 37

2383|20|37|وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰٓ
2383|20|37|ولقد مننا عليك مره اخري
37. Ve lekad menennâ aleyke merreten uhrâ.
Ant olsun minnet982 etmiştik sana* başka bir kere.
Ahmed Samira: 37 And We had blessed on you another time.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ant olsun وَلَقَدْ -
2 menenna minnet etmiştik مَنَنَّا منن
3 aleyke sana عَلَيْكَ -
4 merraten bir kere مَرَّةً مرر
5 uhra başka أُخْرَىٰ اخر

Notlar

Not 1: *Mûsâ.

Ayet 38

2384|20|38|إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ
2384|20|38|اذ اوحينا الي امك ما يوحي
38. İz evhaynâ ilâ ummike mâ yûhâ.
Vahy603 ettiğimiz zaman annene* vahy603 edileni.
Ahmed Samira: 38 When We inspired/transmitted to your mother what is being inspired/transmitted.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 evhayna vahy ettiğimiz أَوْحَيْنَا وحي
3 ila إِلَىٰ -
4 ummike annene أُمِّكَ امم
5 ma مَا -
6 yuha vahyedileni يُوحَىٰ وحي

Notlar

Not 1: *Rabbimiz Mûsâ'nın annesine de vahy etmiştir. Rabbimiz dilediği kimseye ilham eder; bazı şeyleri bildirir veya bazı yönlendirmeler yapar. Mûsâ'nın annesi vahy aldı diye nebi veya resûl olmadı. Çünkü ona verilen vahiy dinde hüküm koyucu bilgiler değildi. Dinde hüküm koyucu vahiyler ancak kutsal kitaplarda yazılı olanlardır. Tilavet edilmemiş vahy olarak nebilere yapılan vahiy dini kaynak olmuş olsaydı mutlaka şerefli kutsal kitaplara girmiş olurdu. Uyduruk hadisleri/söylentileri nebi Muhammed'e verilen tilavet edilmemiş vahiydir diyenler cehennemde yerini hazırlasın.

Ayet 39

2385|20|39|أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ
2385|20|39|ان اقذفيه في التابوت فاقذفيه في اليم فليلقه اليم بالساحل ياخذه عدو لي وعدو له والقيت عليك محبه مني ولتصنع علي عيني
39. Enıkzifîhi fît tâbûti fakzifîhi fîl yemmi felyulkıhil yemmu bis sâhıli ye’huzhu aduvvun lî ve aduvvun leh(lehu), ve elkaytu aleyke mehabbeten minnî ve li tusnea alâ aynî.
Diye (ki) "At onu* tabuta; öyle ki at onu* suya**; öyle ki bırakır onu*** su**** sahile; edinir onu*** bir düşman bana ve düşman ona*****"; ve bıraktım senin****** üzerine bir muhabbet benden; ve işlenmen******* için gözümün önünde.
Ahmed Samira: 39 That throw/hurl him in the box/chest so throw/hurl him in the body of water (sea/river/lake), so the body of water (sea/river/lake) will throw him by the shore/(river) bank/coast. An enemy for Me, and an enemy for him takes/receives him; and I threw on you love/affection from Me, and to be made on My sight/watchfulness/protection.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eni diye أَنِ -
2 kzifihi at onu اقْذِفِيهِ قذف
3 fi فِي -
4 t-tabuti tabuta التَّابُوتِ -
5 fekzifihi öyle ki at onu فَاقْذِفِيهِ قذف
6 fi فِي -
7 l-yemmi suya الْيَمِّ يمم
8 felyulkihi öyle ki bırakır onu فَلْيُلْقِهِ لقي
9 l-yemmu su الْيَمُّ يمم
10 bis-sahili sahile بِالسَّاحِلِ سحل
11 ye'huzhu edinir onu يَأْخُذْهُ اخذ
12 aduvvun bir düşman عَدُوٌّ عدو
13 li bana لِي -
14 ve aduvvun ve düşman وَعَدُوٌّ عدو
15 lehu ona لَهُ -
16 ve elkaytu ve bıraktım وَأَلْقَيْتُ لقي
17 aleyke senin üzerine عَلَيْكَ -
18 mehabbeten bir muhabbet مَحَبَّةً حبب
19 minni benden مِنِّي -
20 velitusnea ve işlenip şekillendirilen için وَلِتُصْنَعَ صنع
21 ala önünde عَلَىٰ -
22 ayni gözümün عَيْنِي عين

Notlar

Not 1: *Mûsâ'yı.**Nil nehrine.***Mûsâ'yı.****Nil nehri.*****Mûsâ'ya.******Mûsâ.*******Sanayi olarak işlenip üretilmen.

Ayet 40

2386|20|40|إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَٰمُوسَىٰ
2386|20|40|اذ تمشي اختك فتقول هل ادلكم علي من يكفله فرجعنك الي امك كي تقر عينها ولا تحزن وقتلت نفسا فنجينك من الغم وفتنك فتونا فلبثت سنين في اهل مدين ثم جيت علي قدر يموسي
40. İz temşî uhtuke fe tekûlu hel edullukum alâ men yekfuluh(yekfuluhu), fe reca’nâke ilâ ummike key takarre aynuhâ ve lâ tahzen(tahzene), ve katelte nefsen fe necceynâke minel gammi ve fetennâke futûnâ(futûnen), fe lebiste sinîne fî ehli medyene summe ci’te alâ kaderin yâ mûsâ.
Yürüdüğü zaman kız kardeşin öyle ki diyordu*: "Delalet1102 edeyim mi sizlere kimseyi (ki) kefil olur ona**?"; öyle ki geri döndürdük seni annene 'sakinleşsin/kararlı olsun gözü ve hüzünlemesin' diye; ve katletmiştin35 bir nefsi201 öyle ki kurtarmıştık seni gamdan; ve fitnelendirdik610 seni bir fitne610 (-le); öyle ki kaldın senelerce Medyen ehlinde568; sonra geldin bir kadere*** ey Mûsâ!
Ahmed Samira: 40 And when your sister walks, so she says: Do I guide/lead you on (to) who maintains him ?" So We returned you to your mother, in order that her eye/sight delight/satisfy , and nor she be saddened/grieved, and you killed a self so We saved/rescued you from the grief/sadness/depression, and We tested you , testfully , so you stayed/remained years in Madya’s people , then you came on a predestiny you Moses."

Notlar

Not 1: *Kız kardeşin.**Mûsâ'ya.***Ölçüye.

Ayet 41

2387|20|41|وَٱصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِى
2387|20|41|واصطنعتك لنفسي
41. Vastana’tuke li nefsî.
Ve işledim* seni** nefsime406.
Ahmed Samira: 41 And I made you for My self.

Notlar

Not 1: *Sanayi olarak işleyip üretmek.**Mûsâ.

Ayet 42

2388|20|42|ٱذْهَبْ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَٰتِى وَلَا تَنِيَا فِى ذِكْرِى
2388|20|42|اذهب انت واخوك بايتي ولا تنيا في ذكري
42. İzheb ente ve ehûke bi âyâtî ve lâ teniyâ fî zikrî.
Git sen* ve kardeşin** ayetlerimle677; ve asla gevşemeyin ikiniz zikrimde78.
Ahmed Samira: 42 Go, you and your brother with My evidences/signs/verses, and do not weaken/relax in mentioning/remembering Me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 izheb git اذْهَبْ ذهب
2 ente sen أَنْتَ -
3 ve ehuke ve kardeşin وَأَخُوكَ اخو
4 biayati ayetlerimle بِايَاتِي ايي
5 ve la ve asla وَلَا -
6 teniya gevşemeyin ikiniz تَنِيَا وني
7 fi فِي -
8 zikri zikrimde ذِكْرِي ذكر

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Hârûn.

Ayet 43

2389|20|43|ٱذْهَبَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ
2389|20|43|اذهبا الي فرعون انه طغي
43. İzhebâ ilâ fir’avne innehu tagâ.
Gidin ikiniz* firavuna678; doğrusu o** tûğyân442 etti.
Ahmed Samira: 43 You (B) go to Pharaoh, that he truly, he tyrannized.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 izheba gidin ikiniz اذْهَبَا ذهب
2 ila إِلَىٰ -
3 fir'avne firavuna doğru فِرْعَوْنَ -
4 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
5 taga tûğyân etti طَغَىٰ طغي

Notlar

Not 1: *Mûsâ ve Hârûn.**Firavun.

Ayet 44

2390|20|44|فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ
2390|20|44|فقولا له قولا لينا لعله يتذكر او يخشي
44. Fe kûlâ lehu kavlen leyyinen leallehu yetezekkeru ev yahşâ.
Öyle ki deyin ikiniz* ona** leyyin1103 bir kavil/söz; belki o zikreder78 ya da haşyet53 duyar.
Ahmed Samira: 44 So you (B) say to him a lenient/flexible saying/opinion and belief, maybe/perhaps he mentions/remembers, or fears.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe kula öyle ki deyin ikiniz فَقُولَا قول
2 lehu ona لَهُ -
3 kavlen bir kavil/söz قَوْلًا قول
4 leyyinen bir leyyin لَيِّنًا لين
5 leallehu belki o لَعَلَّهُ -
6 yetezekkeru zikreder يَتَذَكَّرُ ذكر
7 ev ya da أَوْ -
8 yehşa haşyet duyar يَخْشَىٰ خشي

Notlar

Not 1: *Mûsâ ve Hârûn.**Firavuna.

Ayet 45

2391|20|45|قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ
2391|20|45|قالا ربنا اننا نخاف ان يفرط علينا او ان يطغي
45. Kâlâ rabbenâ innenâ nehâfu en yefruta aleynâ ev en yatgâ.
Dedi ikisi*: "Rabbimiz4! Doğrusu biz korkuyoruz ki ifratlaşır1018** bize ya da ki tûğyân442 eder."
Ahmed Samira: 45 They (B) said: "Our Lord, that we truly fear that he hastens/abuses on us or that he tyrannizes."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kala dedi ikisi قَالَا قول
2 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
3 innena doğrusu biz إِنَّنَا -
4 nehafu korkuyoruz نَخَافُ خوف
5 en ki أَنْ -
6 yefruta ifratlaşır يَفْرُطَ فرط
7 aleyna bize عَلَيْنَا -
8 ev ya da أَوْ -
9 en ki أَنْ -
10 yetga tûğyân eder يَطْغَىٰ طغي

Notlar

Not 1: *Mûsâ ve Hârûn.**Firavun.

Ayet 46

2392|20|46|قَالَ لَا تَخَافَآ إِنَّنِى مَعَكُمَآ أَسْمَعُ وَأَرَىٰ
2392|20|46|قال لا تخافا انني معكما اسمع واري
46. Kâle lâ tehâfâ innenî meakumâ esmau ve erâ.
Dedi*: "Korkmayın**; doğrusu ben beraberim sizinle; işitir ve görürüm."
Ahmed Samira: 46 He said: "Do not fear (B), that I am (E) with you (B), I hear/listen, and I see/understand."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 la لَا -
3 tehafa korkmayın تَخَافَا خوف
4 inneni doğrusu ben إِنَّنِي -
5 meakuma beraberim sizinle مَعَكُمَا -
6 esmeu işitir أَسْمَعُ سمع
7 ve era ve görürüm وَأَرَىٰ راي

Notlar

Not 1: *Allah.**Korku içgüdüsel bir duygudur. Onu yenmenin/bastırmanın yolunu Rabbimiz bize göstermiştir. Müminler evrenleri yaratan, kendisinin bilgisi olmadan 1.65x10-35 metre uzunluğundaki bir sicimin bile titreşemediği Yüce varlığın kendileriyle birlikte olduklarını bilmelidirler. İşiten ve gören Yüce Allah'ın gözünün önünde olduklarını bilen gerçek müminlere korku yoktur.

Ayet 47

2393|20|47|فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ
2393|20|47|فاتياه فقولا انا رسولا ربك فارسل معنا بني اسريل ولا تعذبهم قد جينك بايه من ربك والسلم علي من اتبع الهدي
47. Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike), ves selâmu alâ menittebeal hudâ.
Öyle ki gelin ikiniz* ona**; öyle ki deyin ikiniz*: "Doğrusu biz* iki resûlüyüz418 (senin) Rabbinin4; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını197; ve zulmetme257 onlara***; muhakkak geldik sana bir ayetle287 Rabbinden4; ve selâm748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu doğru yola kılavuza."
Ahmed Samira: 47 So you (B) come to him, so you (B) say: We (E) are your Lord’s two messengers, so send with us Israel’s sons and daughters, and do not torture them, We had come to you with a sign/evidence from your Lord, and the greeting/safety/security on who followed the guidance."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tiyahu öyle ki gelin ona فَأْتِيَاهُ اتي
2 fe kula öyle ki deyin ikiniz فَقُولَا قول
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 rasula iki resûlüyüz رَسُولَا رسل
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 feersil öyle ki gönder فَأَرْسِلْ رسل
7 meana bizimle مَعَنَا -
8 beni oğullarını بَنِي بني
9 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
10 ve la ve وَلَا -
11 tuazzibhum zulmetme onlara تُعَذِّبْهُمْ عذب
12 kad muhakkak قَدْ -
13 ci'nake geldik sana جِئْنَاكَ جيا
14 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
15 min مِنْ -
16 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
17 ve sselamu ve selâm وَالسَّلَامُ سلم
18 ala üzerinedir عَلَىٰ -
19 meni kimse مَنِ -
20 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
21 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1: *Mûsâ ve Hârûn.**Firavuna.***İsrâîloğullarına.

Ayet 48

2394|20|48|إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
2394|20|48|انا قد اوحي الينا ان العذاب علي من كذب وتولي
48. İnnâ kad ûhıye ileynâ ennel azâbe alâ men kezzebe ve tevellâ.
"Doğrusu biz (ki) muhakkak vahyolundu603 üzerimize ki azap yalanlamış ve yüz çevirmiş kimse üzerinedir."
Ahmed Samira: 48 We (E) had been inspired/transmitted to us that the torture (is) on who lied/denied/falsified and turned away.217

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 kad muhakkak قَدْ -
3 uhiye vahyolundu أُوحِيَ وحي
4 ileyna üzerimize إِلَيْنَا -
5 enne ki أَنَّ -
6 l-azabe azap الْعَذَابَ عذب
7 ala üzerinedir عَلَىٰ -
8 men kimsenin مَنْ -
9 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
10 ve tevella ve yüz çevirdi وَتَوَلَّىٰ ولي

Ayet 49

2395|20|49|قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَٰمُوسَىٰ
2395|20|49|قال فمن ربكما يموسي
49. Kâle fe men rabbikumâ yâ mûsâ.
Dedi*: "Öyle ki kimdir ikinizin Rabbi4 ey Mûsâ."
Ahmed Samira: 49 He said: "So who (is) your (B)’s Lord, you Moses?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 femen öyle ki kimdir فَمَنْ -
3 rabbukuma ikinizin Rabbi رَبُّكُمَا ربب
4 ya musa ey Musa يَا مُوسَىٰ -

Notlar

Not 1: *Firavun.

Ayet 50

2396|20|50|قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ
2396|20|50|قال ربنا الذي اعطي كل شي خلقه ثم هدي
50. Kâle rabbunellezî a’tâ kulle şey’in halkahu summe hedâ.
Dedi*: "Rabbimiz4; ki vermiş (olandır) her bir şeye onun* yaratılışını; sonra doğru yola kılavuzlamış*** (olandır)."
Ahmed Samira: 50 He said: "Our Lord (is) who gave/granted every thing its creation then He guided."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
3 llezi ki الَّذِي -
4 ea'ta vermiş (olandır) أَعْطَىٰ عطو
5 kulle her كُلَّ كلل
6 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
7 halkahu yaratılışını خَلْقَهُ خلق
8 summe sonra ثُمَّ -
9 heda doğru yola kılavuzlamış (olandır) هَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Her bir şey kendi yaratılış kuantum bilgisine göre yaratılır.***Rabbimiz her yarattığını doğru yola mutlaka kılavuzlar. Bilinç sahibi insanlar gibi sınava tabi olanlara o kılavuza uymamak izni verilmiştir.

Ayet 51

2397|20|51|قَالَ فَمَا بَالُ ٱلْقُرُونِ ٱلْأُولَىٰ
2397|20|51|قال فما بال القرون الاولي
51. Kâle fe mâ bâlul kurûnil ûlâ.
Dedi*: "Öyle ki nedir durumu** evvelki karınların***?"
Ahmed Samira: 51 He said: "So what (about the) affair/condition (of) the first/beginning generations/centuries ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fema öyle ki nedir فَمَا -
3 balu durumu بَالُ بول
4 l-kuruni karınların الْقُرُونِ قرن
5 l-ula evvelki الْأُولَىٰ اول

Notlar

Not 1: *Firavun.**Önemi.***Nesillerin.

Ayet 52

2398|20|52|قَالَ عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَٰبٍ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى
2398|20|52|قال علمها عند ربي في كتب لا يضل ربي ولا ينسي
52. Kâle ilmuhâ inde rabbî fî kitâb(kitâbin), lâ yadıllu rabbî ve lâ yensâ.
Dedi*: "İlmi onun** Rabbimin4 indindedir/katındadır; bir kitaptadır***; dalalete128 düşmez Rabbim4; ve unutmaz."
Ahmed Samira: 52 He said: "Its knowledge (is) at my Lord in a Book , my Lord does not misguide and nor forgets."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ilmuha ilmi onun عِلْمُهَا علم
3 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
4 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
5 fi فِي -
6 kitabin bir kitaptadır كِتَابٍ كتب
7 la لَا -
8 yedillu dalalete düşmez يَضِلُّ ضلل
9 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
10 ve la ve de وَلَا -
11 yensa unutmaz يَنْسَى نسي

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Firavunun sorduğu sorunun ilmi/bilgisi.***Yazıttadır.

Ayet 53

2399|20|53|ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّن نَّبَاتٍ شَتَّىٰ
2399|20|53|الذي جعل لكم الارض مهدا وسلك لكم فيها سبلا وانزل من السما ما فاخرجنا به ازوجا من نبات شتي
53. Ellezî ceale lekumul arda mehden ve seleke lekum fîhâ subulen ve enzele mines semâi mââ(mâen), fe ahrecnâ bihî ezvâcen min nebâtin şettâ.
Ki yapmış (olandır) sizlere yeri bir beşik1104; ve geçirdi sizlere onda* yollar**; ve indirdi gökten bir su179; ve çıkardık onunla*** zevceler**** bitkiden çeşit çeşit.
Ahmed Samira: 53 Who made/put for you the earth/Planet Earth spread , and He threaded/passed for you in it roads/means , and He descended from the sky water, so We brought out with it pairs/spouses from different/various plants.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezi ki الَّذِي -
2 ceale yapmış (olandır) جَعَلَ جعل
3 lekumu sizlere لَكُمُ -
4 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
5 mehden bir beşik مَهْدًا مهد
6 ve seleke ve geçirdi وَسَلَكَ سلك
7 lekum sizlere لَكُمْ -
8 fiha onda فِيهَا -
9 subulen yollar سُبُلًا سبل
10 ve enzele ve indirdi وَأَنْزَلَ نزل
11 mine مِنَ -
12 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
13 maen bir su مَاءً موه
14 feehracna ve çıkardık فَأَخْرَجْنَا خرج
15 bihi onunla بِهِ -
16 ezvacen bir zevceler أَزْوَاجًا زوج
17 min مِنْ -
18 nebatin bitkiden نَبَاتٍ نبت
19 şetta çeşit çeşit شَتَّىٰ شتت

Notlar

Not 1: *Yerde.**Dağların arasından geçen yollar.***Suyla.****Eşler, çiftler.

Ayet 54

2400|20|54|كُلُوا۟ وَٱرْعَوْا۟ أَنْعَٰمَكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ
2400|20|54|كلوا وارعوا انعمكم ان في ذلك لايت لاولي النهي
54. Kulû ver’av en’âmekum, inne fî zâlike le âyâtin li ulîn nuhâ.
Yiyin ve otlatın en'âmınızı645; doğrusu bundadır mutlaka ayetler237 alıkoyan* sahiplerine.
Ahmed Samira: 54 Eat and graze/pasture your camels/livestock, that truly in that (are) evidences/signs (E) to (owners) of the minds/reasoning/powers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kulu yiyin كُلُوا اكل
2 ver'av ve otlatın وَارْعَوْا رعي
3 en'aamekum enâmınızı أَنْعَامَكُمْ نعم
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 fi فِي -
6 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
7 layatin mutlaka ayetler لَايَاتٍ ايي
8 liuli sahiplerine لِأُولِي اول
9 n-nuha alıkoyan النُّهَىٰ نهي

Notlar

Not 1: *Nuhâ; sağduyu, insanı yanlışlardan alıkoyan/engelleyen, olgun ve sorumlu akıl.

Ayet 56

2402|20|56|وَلَقَدْ أَرَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ
2402|20|56|ولقد ارينه ايتنا كلها فكذب وابي
56. Ve lekad ereynâhu âyâtinâ kullehâ fe kezzebe ve ebâ.
Ve ant olsun gösterdik ona* ayetlerimizi237; hepsini onun**; öyle ki yalanladı*** ve hoşlanmadı/reddetti****.
Ahmed Samira: 56 And We had shown him/made him understand from Our verses/evidences/signs all of it, so he denied/falsified and refused/hated.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 eraynahu gösterdik ona أَرَيْنَاهُ راي
3 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
4 kulleha hepsini onun كُلَّهَا كلل
5 fekezzebe öyle ki yalanladı فَكَذَّبَ كذب
6 ve eba ve hoşlanmadı/reddetti وَأَبَىٰ ابي

Notlar

Not 1: *Firavuna.**Mûsâ'ya verilen 9 ayetin.***Gerçek/hak olanın üzerini örttü, kâfirlik etti ve kabul etmedi.****İblîs'in tarzı. Hak gerçeği değil de nefsine uygun olanı tercih etti.

Ayet 57

2403|20|57|قَالَ أَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ أَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَٰمُوسَىٰ
2403|20|57|قال اجيتنا لتخرجنا من ارضنا بسحرك يموسي
57. Kâle e ci’tenâ li tuhricenâ min ardınâ bi sihrike yâ mûsâ.
Dedi*: "Geldin mi bize çıkarmak için bizi yerimizden** sihrinle*** ey Mûsâ?"
Ahmed Samira: 57 He said: "Did you come to us to bring us out from our land/Earth with your magic/sorcery, you Moses?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 eci'tena geldin mi bize أَجِئْتَنَا جيا
3 lituhricena çıkarmak için bizi لِتُخْرِجَنَا خرج
4 min مِنْ -
5 erdina yerimizden أَرْضِنَا ارض
6 bisihrike sihrinle بِسِحْرِكَ سحر
7 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -

Notlar

Not 1: *Firavun.**Mısır'dan.***Firavun Mûsâ'nın gösterdiği ayetleri sihir sanmaktadır. Sihir diyerek küçümsemektedir. Yalanlamaktadır. Bir şeyin gerçekliğinin hakkını vermemek de yalanlamaktır.

Ayet 58

2404|20|58|فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِهِۦ فَٱجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُهُۥ نَحْنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانًا سُوًى
2404|20|58|فلناتينك بسحر مثله فاجعل بيننا وبينك موعدا لا نخلفه نحن ولا انت مكانا سوي
58. Fe le ne’tiyenneke bi sıhrin mislihî fec’al beynenâ ve beyneke mev’ıden lâ nuhlifuhu nahnu ve lâ ente mekânen suvâ(suven).
"Öyle ki mutlak geliriz* sana** onun*** misli870 bir sihirle283; öyle ki yap aramıza ve arana bir vaat**** (ki) ihtilaf etmez***** ona biz ve ne de sen seviyeli/düzgün bir mekan (olarak)."
Ahmed Samira: 58 So we will come to you, with magic/sorcery equal/alike to it, so make/put between us and between you an appointment we do not break it, we and nor you, a place/position equally distanced/just .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felene'tiyenneke öyle ki mutlak geliriz sana فَلَنَأْتِيَنَّكَ اتي
2 bisihrin bir sihirle بِسِحْرٍ سحر
3 mislihi misli onun مِثْلِهِ مثل
4 fec'al öyle ki yap فَاجْعَلْ جعل
5 beynena aramızla بَيْنَنَا بين
6 ve beyneke ve arana وَبَيْنَكَ بين
7 mev'iden bir vaat yeri مَوْعِدًا وعد
8 la لَا -
9 nuhlifuhu ihtilaf etmez ona نُخْلِفُهُ خلف
10 nehnu biz نَحْنُ -
11 ve la ve ne de وَلَا -
12 ente sen أَنْتَ -
13 mekanen bir mekan مَكَانًا كون
14 suven seviyeli/düzgün سُوًى سوي

Notlar

Not 1: *Firavun ve ahalisi.**Mûsâ.***Ayetin.****Zaman ve yer vaadi.*****Anlaşmazlık etmez.

Ayet 59

2405|20|59|قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحْشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحًى
2405|20|59|قال موعدكم يوم الزينه وان يحشر الناس ضحي
59. Kâle mev’ıdukum yevmuz zîneti ve en yuhşeren nâsu duhâ(duhan).
Dedi*: "Vaadiniz** ziynet856; günüdür; ve ki haşredilir556 insanlar bir aydınlık*** (-la).
Ahmed Samira: 59 He said: "Your appointment (is) day (of) the decoration/beauty/ornament, and that the people be gathered at sunrise/daybreak ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 mev'idukum vaadiniz مَوْعِدُكُمْ وعد
3 yevmu günüdür يَوْمُ يوم
4 z-zineti ziynet الزِّينَةِ زين
5 ve en ve ki وَأَنْ -
6 yuhşera haşredilir يُحْشَرَ حشر
7 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
8 duhen bir aydınlık (-la) ضُحًى ضحو

Notlar

Not 1: *Mûsâ.**Zaman ve yer vaadi.***Güneş'in duhâsı yani Güneş'in ışıklarının ilk aydınlık zamanı.

Ayet 60

2406|20|60|فَتَوَلَّىٰ فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُۥ ثُمَّ أَتَىٰ
2406|20|60|فتولي فرعون فجمع كيده ثم اتي
60. Fe tevellâ fir’avnu fe cemea keydehu summe etâ.
Öyle ki yüz çevirdi firavun678; öyle ki topladı* stratejisini**; sonra geldi*.
Ahmed Samira: 60 So Pharaoh turned away, so he gathered/collected his plot/deceit then he came .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetevella öyle ki yüz çevirdi فَتَوَلَّىٰ ولي
2 fir'avnu firavun فِرْعَوْنُ -
3 fe cemea öyle ki topladı فَجَمَعَ جمع
4 keydehu stratejisini كَيْدَهُ كيد
5 summe sonra ثُمَّ -
6 eta geldi أَتَىٰ اتي

Notlar

Not 1: *Firavun.**Akıllıca entrika kurmak, planlama.

Ayet 70

2416|20|70|فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ
2416|20|70|فالقي السحره سجدا قالوا امنا برب هرون وموسي
70. Fe ulkıyes seharatu succeden kâlû âmennâ bi rabbi hârûne ve mûsâ.
Öyle ki kapandı sihirbazlar secde12 edenler (olarak); dediler: “İman45 ettik Rabbine4 Harun'un ve Musa'nın.”
Ahmed Samira: 70 So the magicians/sorcerers were thrown/thrown away prostrating, they said: "We believed with (in) Aaron’s and Moses’ Lord."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feulkiye öyle ki kapandı فَأُلْقِيَ لقي
2 s-seharatu sihirbazlar السَّحَرَةُ سحر
3 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 amenna iman ettik امَنَّا امن
6 birabbi Rabbine بِرَبِّ ربب
7 harune Harun'un هَارُونَ -
8 ve musa ve Musa'nın وَمُوسَىٰ -

Ayet 115

2461|20|115|وَلَقَدْ عَهِدْنَآ إِلَىٰٓ ءَادَمَ مِن قَبْلُ فَنَسِىَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُۥ عَزْمًا
2461|20|115|ولقد عهدنا الي ادم من قبل فنسي ولم نجد له عزما
115. Ve lekad ahidnâ ilâ âdeme min kablu fe nesîye ve lem necid lehu azmâ(azmen).
Ve ant olsun ahit* yaptık Âdem'e önceden; öyle ki unuttu** ve asla bulmadık onda** bir azim.
Ahmed Samira: 115 And We had promised/recommended to Adam from before so he forgot, and We did not find decisiveness/determination for him.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ahidna ahit verdik عَهِدْنَا عهد
3 ila إِلَىٰ -
4 ademe Adem'e ادَمَ -
5 min مِنْ -
6 kablu önceden قَبْلُ قبل
7 fenesiye öyle ki unuttu فَنَسِيَ نسي
8 velem ve asla وَلَمْ -
9 necid bulmadık نَجِدْ وجد
10 lehu onda لَهُ -
11 azmen bir azim عَزْمًا عزم

Notlar

Not 1: *Misak, antlaşma. **Âdem.

Ayet 116

2462|20|116|وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ
2462|20|116|واذ قلنا للمليكه اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس ابي
116. Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), ebâ.
Ve dediğimiz zaman meleklere48 secde70 edin Âdem'e50; öyle ki secde70 ettiler; ancak iblîs190 reddetti/geri çevirdi.
Ahmed Samira: 116 And when We said to the angels: "Prostrate to Adam." So they prostrated except Satan/Iblis refused/hated.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kulna dediğimiz zaman قُلْنَا قول
3 lilmelaiketi meleklere لِلْمَلَائِكَةِ ملك
4 scudu secde edin اسْجُدُوا سجد
5 liademe Adem'e لِادَمَ -
6 fesecedu öyle ki secde ettiler فَسَجَدُوا سجد
7 illa ancak إِلَّا -
8 iblise İblis إِبْلِيسَ -
9 eba reddetti/geri çevirdi أَبَىٰ ابي

Ayet 117

2463|20|117|فَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَٰذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلْجَنَّةِ فَتَشْقَىٰٓ
2463|20|117|فقلنا يادم ان هذا عدو لك ولزوجك فلا يخرجنكما من الجنه فتشقي
117. Fe kulnâ yâ âdemu inne hâzâ aduvvun leke ve li zevcike fe lâ yuhricennekumâ minel cenneti fe teşkâ.
Öyle ki dedik: "Ey Âdem50! Doğrusu bu* bir düşmandır sana ve eşine; öyle ki çıkarmasın ikinizi cennetten; öyle ki perişan/mutsuz olursun."
Ahmed Samira: 117 So We said: "You Adam, that (E) that (is) an enemy for you and to your wife/spouse, so let him not bring you (B) out from the Paradise, so you (will) be miserable/unhappy."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekulna öyle ki dedik فَقُلْنَا قول
2 ya ademu Ey Âdem يَا ادَمُ -
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 haza bu هَٰذَا -
5 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
6 leke sana لَكَ -
7 velizevcike ve eşine وَلِزَوْجِكَ زوج
8 fela öyle ki فَلَا -
9 yuhricennekuma çıkarmasın ikinizi يُخْرِجَنَّكُمَا خرج
10 mine مِنَ -
11 l-cenneti cennetten الْجَنَّةِ جنن
12 feteşka öyle ki perişan/mutsuz olursun فَتَشْقَىٰ شقو

Notlar

Not 1: *İblîs.

Ayet 118

2464|20|118|إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ
2464|20|118|ان لك الا تجوع فيها ولا تعري
118. İnne leke ellâ tecûa fîhâ ve lâ ta’râ.
Doğrusu sana* ki acıkmazsın orada**; ve çıplak olmazsın/kalmazsın.
Ahmed Samira: 118 That (E) for you, that you do not starve/be hungry in it, and nor naked/obscenely harmed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 leke sana لَكَ -
3 ella ki أَلَّا -
4 tecua acıkmazsın تَجُوعَ جوع
5 fiha orada فِيهَا -
6 ve la ve وَلَا -
7 tea'ra çıplak olmazsın تَعْرَىٰ عري

Notlar

Not 1: *Âdem.**Cennette.

Ayet 119

2465|20|119|وَأَنَّكَ لَا تَظْمَؤُا۟ فِيهَا وَلَا تَضْحَىٰ
2465|20|119|وانك لا تظموا فيها ولا تضحي
119. Ve enneke lâ tazmeu fîhâ ve lâ tadhâ.
Ve ki sen susamazsın orada* ve kavrulmazsın**.
Ahmed Samira: 119 And that you do not be thirsty in it, and nor sun stricken/uncovered

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enneke ve ki sen وَأَنَّكَ -
2 la لَا -
3 tezmeu susamazsın تَظْمَأُ ظما
4 fiha orada فِيهَا -
5 ve la ve وَلَا -
6 tedha kavrulmazsın تَضْحَىٰ ضحو

Notlar

Not 1: *Cennet.**Bir yıldızdan çıkan ışıma/ışık nedeniyle derinin yanması, kavrulması. Dünya için Güneş. Başka bir gezegen için kendi yıldızı.

Ayet 120

2466|20|120|فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ ٱلشَّيْطَٰنُ قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ
2466|20|120|فوسوس اليه الشيطن قال يادم هل ادلك علي شجره الخلد وملك لا يبلي
120. Fe vesvese ileyhiş şeytânu kâle yâ âdemu hel edulluke alâ şeceretil huldi ve mulkin lâ yeblâ.
Öyle ki vesvese verdi ona doğru şeytân; dedi (şeytân): "Ey Âdem! Kılavuz olayım mı sana ölümsüzlük ağacına karşı; ve bir mülke (ki) belalanmaz?256.
Ahmed Samira: 120 So the devil inspired and talked to him, he said: "You Adam, do I guide you on (to) the immortality’s/eternity’s tree, and possession and free will/kingdom (that) does not wear out?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fevesvese öyle ki vesvese verdi فَوَسْوَسَ وسوس
2 ileyhi ona doğru إِلَيْهِ -
3 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
4 kale dedi قَالَ قول
5 ya ademu ey Âdem يَا ادَمُ -
6 hel mi? هَلْ -
7 edulluke kılavuz olayım mı sana أَدُلُّكَ دلل
8 ala عَلَىٰ -
9 şecerati ağacına karşı شَجَرَةِ شجر
10 l-huldi ölümsüzlük الْخُلْدِ خلد
11 ve mulkin ve mülk وَمُلْكٍ ملك
12 la لَا -
13 yebla belalanmaz يَبْلَىٰ بلو

Ayet 121

2467|20|121|فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ
2467|20|121|فاكلا منها فبدت لهما سوتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنه وعصي ادم ربه فغوي
121. Fe ekelâ minhâ fe bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafıkâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneti ve asâ âdemu rabbehu fe gavâ.
Öyle ki yedi ikisi ondan*; öyle ki ortaya çıkıp göründü ikisine kötülükleri**; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üstlerini cennet varağından/yaprağından; ve asileşti1081 Âdem50 Rabbine4; öyle ki saptı/şaşırdı.
Ahmed Samira: 121 So they ate from it, so their (B)’s shameful genital private parts to be covered appeared to them (B), and they (B) started and continued (to) stick (B) on them (B) from the Paradise’s leaves , and Adam disobeyed his Lord, so he was misguided/failed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feekela öyle ki yedi ikisi فَأَكَلَا اكل
2 minha ondan مِنْهَا -
3 febedet öyle ki ortaya çıkıp göründü فَبَدَتْ بدو
4 lehuma o ikisine لَهُمَا -
5 sev'atuhuma kötülükleri ikisini سَوْاتُهُمَا سوا
6 ve tafika ve hemen başlası ikisi وَطَفِقَا طفق
7 yehsifani ilmikleyip/bağlayıp örttü ikisi يَخْصِفَانِ خصف
8 aleyhima üstlerini عَلَيْهِمَا -
9 min مِنْ -
10 veraki varağından/yaprağından وَرَقِ ورق
11 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
12 ve asa ve asi oldu وَعَصَىٰ عصي
13 ademu Âdem ادَمُ -
14 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
15 fe gava öyle ki saptı/şaşırdı فَغَوَىٰ غوي

Notlar

Not 1: *Ağaçtan.**Cinsel organ bölgeleri.

Ayet 122

2468|20|122|ثُمَّ ٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ
2468|20|122|ثم اجتبه ربه فتاب عليه وهدي
122. Summectebâhu rabbuhu fe tâbe aleyhi ve hedâ.
Sonra seçti* onu** Rabbi4; öyle ki tevbe33 etti üzerine (Âdem’in); ve doğru yola kılavuzladı.
Ahmed Samira: 122 Then His Lord chose/purified him, so He forgave on him, and guided.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 ctebahu seçti onu اجْتَبَاهُ جبي
3 rabbuhu Rabbi رَبُّهُ ربب
4 fe tabe öyle ki tevbe etti فَتَابَ توب
5 aleyhi üzerine (Âdem’in) عَلَيْهِ -
6 ve heda ve doğru yola kılavuzladı وَهَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1: *Bir resûl olarak. **Âdem'i.

Ayet 123

2469|20|123|قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ
2469|20|123|قال اهبطا منها جميعا بعضكم لبعض عدو فاما ياتينكم مني هدي فمن اتبع هداي فلا يضل ولا يشقي
123. Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum li ba’dın aduvv(aduvvun), fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.
Dedi (Allah): "İnin ikiniz aşağıya oradan topluca*; bir kısmınız* bir kısma* bir düşman (olarak); öyle ki ne zaman geldi sizlere* benden bir doğru yola kılavuz**; öyle ki kim tabi oldu doğru yola kılavuzuma**; öyle ki dalalete128 düşmez; ve perişan/mutsuz olmaz."
Ahmed Samira: 123 He said: "You (B) descend/drop from it all together , some of you to some (you are to each other) an enemy, so when guidance from Me comes to you, so who followed My guidance, so he does not become misguided and nor become miserable/unhappy.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 hbita inin ikiniz aşağıya اهْبِطَا هبط
3 minha oradan مِنْهَا -
4 cemian topluca جَمِيعًا جمع
5 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
6 libea'din bir kısma لِبَعْضٍ بعض
7 aduvvun bir düşman (olarak) عَدُوٌّ عدو
8 feimma öyle ki ne zaman فَإِمَّا -
9 ye'tiyennekum geldi sizlere يَأْتِيَنَّكُمْ اتي
10 minni benden مِنِّي -
11 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
12 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
13 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
14 hudaye doğru yola kılavuzuma هُدَايَ هدي
15 fela öyle ki فَلَا -
16 yedillu dalalete düşmez يَضِلُّ ضلل
17 ve la ve وَلَا -
18 yeşka perişan/mutsuz olmaz يَشْقَىٰ شقو

Notlar

Not 1: *Muhatap tüm insanlar olmuştur. **Kutsal kitaplar. Sadece kutsal kitaplar.

Ayet 124

2470|20|124|وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِى فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَعْمَىٰ
2470|20|124|ومن اعرض عن ذكري فان له معيشه ضنكا ونحشره يوم القيمه اعمي
124. Ve men a’rada an zikrî fe inne lehu maîşeten danken ve nahşuruhu yevmel kıyâmeti a’mâ.
Ve kim yüz çevirdi/kaçındı zikrimden78*; öyle ki doğrusu onadır dar/zor/zayıf/sefil bir yaşam; ve haşrederiz556 onu kıyamet günü148 âmâ (olarak).
Ahmed Samira: 124 And who objected/turned away from My remembrance/reminder, so then for him (is a) narrow tight/weak life/livelihood , and We gather him (on) the Resurrection Day blind/confused .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ea'rade yüz çevirdi/kaçındı أَعْرَضَ عرض
3 an عَنْ -
4 zikri zikrimden ذِكْرِي ذكر
5 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
6 lehu onadır لَهُ -
7 meiyşeten bir yaşam مَعِيشَةً عيش
8 danken dar/zor/zayıf/sefil ضَنْكًا ضنك
9 ve nehşuruhu ve hasrederiz onu وَنَحْشُرُهُ حشر
10 yevme günü يَوْمَ يوم
11 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
12 ea'ma âmâ (olarak) أَعْمَىٰ عمي

Notlar

Not 1: *Sadece kutsal kitaplar demeyip onlardan yüz çevirenler.

Ayet 130

2476|20|130|فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ
2476|20|130|فاصبر علي ما يقولون وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل غروبها ومن اناي اليل فسبح واطراف النهار لعلك ترضي
130. Fasbir alâ mâ yekûlûne ve sebbih bi hamdi rabbike kable tulûış şemsi ve kable gurûbihâ, ve min ânâil leyli fe sebbih ve etrâfen nehâri lealleke terdâ.
Öyle ki sabret51 üzerine ne derler onlar; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun; ve gece171 vakitlerinden; öyle ki tesbih31 et; ve taraflarında/etrafında gündüzün170; belki sen razı olursun.
Ahmed Samira: 130 So you be patient on what they say, and praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude/thanks, before the sun’s ascent/rising, and before its decline/setting , and from the night’s hours so praise/glorify, and the daytime’s ends/edges, maybe/perhaps you accept/approve.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesbir öyle ki sabret فَاصْبِرْ صبر
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 ma ne مَا -
4 yekulune derler onlar يَقُولُونَ قول
5 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
6 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
7 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
8 kable öncesi قَبْلَ قبل
9 tului doğuşu طُلُوعِ طلع
10 ş-şemsi Güneş’in الشَّمْسِ شمس
11 ve kable ve öncesi وَقَبْلَ قبل
12 gurubiha batışı onun غُرُوبِهَا غرب
13 ve min ve وَمِنْ -
14 ana'i vakitlerinden انَاءِ اني
15 l-leyli gece اللَّيْلِ ليل
16 fe sebbih öyle ki tesbih et فَسَبِّحْ سبح
17 veetrafe ve taraflarında/etfarında وَأَطْرَافَ طرف
18 n-nehari gündüzün النَّهَارِ نهر
19 lealleke belki sen لَعَلَّكَ -
20 terda razı olursun تَرْضَىٰ رضو

Ayet 132

2478|20|132|وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًا نَّحْنُ نَرْزُقُكَ وَٱلْعَٰقِبَةُ لِلتَّقْوَىٰ
2478|20|132|وامر اهلك بالصلوه واصطبر عليها لا نسلك رزقا نحن نرزقك والعقبه للتقوي
132. Ve’mur ehleke bis salâti vastabir aleyhâ, lâ nes’eluke rızkâ(rızkan), nahnu nerzukuk(nerzukuke), vel âkıbetu lit takvâ.
Ve emret ahaline/halkına salâtı5; ve bağlan sabırla51 ona (salâta); sormayız sana bir rızık; biz rızıklandırırız seni; ve akıbet892 takvalılaradır21.
Ahmed Samira: 132 And order/command your family/people with the prayers and endure patience on it, We do not ask/question you (for) a provision/means of livelihood , We provide for you, and the end (result is) to the fear and obedience (of God).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve'mur ve emret وَأْمُرْ امر
2 ehleke ahaline/halkına أَهْلَكَ اهل
3 bis-salati salatı بِالصَّلَاةِ صلو
4 vestabir ve bağlan sabırla وَاصْطَبِرْ صبر
5 aleyha ona (salata) عَلَيْهَا -
6 la لَا -
7 neseluke sormayız sana نَسْأَلُكَ سال
8 rizkan bir rızık رِزْقًا رزق
9 nehnu biz نَحْنُ -
10 nerzukuke rızıklandırırız seni نَرْزُقُكَ رزق
11 vel'aakibetu ve akıbet/son وَالْعَاقِبَةُ عقب
12 littekva takvalılaradır/sakınanlaradır لِلتَّقْوَىٰ وقي